<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>İzmir Son Dakika &amp; Gündem Haberleri &amp; : Dünya</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/rss/category/dunya</link>
<description>İzmir Son Dakika &amp; Gündem Haberleri &amp; : Dünya</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>2025 © MDM Medya Ürünüdür &amp; Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>70 yıl önce hastanede karıştı: DNA testi sitesinde kardeşi ile tanıştı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/70-yil-oence-hastanede-karisti-dna-testi-sitesinde-kardesi-ile-tanisti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/70-yil-oence-hastanede-karisti-dna-testi-sitesinde-kardesi-ile-tanisti</guid>
<description><![CDATA[ Birleşik Krallık&#039;ta, yaşayan 70 yaşındaki Susan&#039;ın yaptırdığı DNA testi tüm hayatının bir hata üzerine kurulu olduğunu öğrenmesine neden oldu. Susan, 1950&#039;lerde doğum sırasında başka bir bebekle karıştırıldığını öğrendi.İngiltere’de 70’li yaşlarında olan Susan, yıllarca doğru bildiği ailesinin aslında kendisiyle hiçbir genetik bağı olmadığını öğrendi.   Bu şok edici gerçek, 2019 yılında yaptırdığı bir DNA testi sayesinde ortaya çıktı. Susan, ailesinin kökenini daha iyi öğrenmek için bir genetik test yaptırdı. DNA testini yaptıran Susan, başlangıçta çok olağandışı bir şeyle karşılaşmadı. Ancak zamanla testin sonuçları, bildiği her şeyin yanlış olduğunu ortaya çıkardı.  GERÇEĞİ DNA TESTİ ORTAYA ÇIKARDI Susan, soyağacı oluşturulmasına yardımcı olan bir DNA testi kitini satın alarak, kendi genetik bilgilerini bir soyağacı şirketine yükledi.Bu test, ona sadece ailesinin geçmişi hakkında bilgi vermekle kalmadı, aynı zamanda daha önce hiç duymadığı bir kişinin, yani biyolojik kardeşinin ona ulaşmasını sağladı.DNA testini yaptırdıktan altı yıl sonra hayatı boyunca varlığını bile bilmediği kardeşinden mesaj aldı.Susan için yabancı olan kadın,  verilerinin kendisiyle aynı olduğunu ve bunun tek bir anlama gelebileceğini söyledi: Kendisi onun biyolojik kardeşiydi.  Susan, DNA verilerinin birbirine çok benzediğini öğrenince büyük bir şaşkınlık yaşadı.İlk başta evlatlık olabileceğini düşünen Susan, araştırmaları sonucu acı gerçekle yüzleşti.  HASTANEDE BEBEKLER KARIŞTI   Susan’ın gerçeği öğrenmesi, 1950’lerde bir hastanede yapılan büyük bir hatayı açığa çıkardı. O dönemde, bebekler doğumdan sonra genellikle ayrı odalarda tutulur ve ebeveynlerden bağımsız bir şekilde bakılırdı. Bunun sonucunda, Susan ve başka bir bebek doğum sırasında yanlışlıkla yer değiştirilmişti.  Susan, sonrasında başvurduğu hukuki süreçle, NHS’den tazminat almaya hak kazandı. Londra merkezli hukuk firması Russell Cooke’dan Jason Tang, bu tür hataların 1950’lerde sağlık sisteminin eksiklikleri nedeniyle meydana geldiğini belirtti. O dönemde bebeklerin doğumdan sonra ayrılarak farklı odalara yerleştirilmesi, yanlış etiketleme ve kartların kaybolması gibi faktörler bu tür karışıklıklara yol açmıştı. Susan, biyolojik ailesini bulduktan sonra hayatında önemli değişiklikler yaşadı. Yeni kardeşiyle tanıştı ve aralarındaki bağ hızla güçlendi. &quot;Birbirimize çok benziyoruz, hatta o bana çok yakın bir insan gibi hissediyorum&quot; diye konuşru.Ancak, biyolojik ailesiyle olan ilişkisi duygusal anlamda biraz daha zorlayıcıydı. Susan, &quot;Onlar biyolojik akrabalarım, ama onlarla büyümedim. Bu yüzden aramızda doğal bir bağ yok&quot; diyerek, yeni aile ilişkilerini anlattı.  Yeni keşfettiği akrabalarıyla tanışması zor olsa da, Susan eski aile bağlarını çok değerli buldu. &quot;Gerçek anne-baba olgusu değişmedi. Onlar hala benim ailem,&quot; diyerek büyüdüğü aileyi sevgiyle andı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hRyWafV08UW43lSBYEzvBg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yıl, önce, hastanede, karıştı:, DNA, testi, sitesinde, kardeşi, ile, tanıştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hRyWafV08UW43lSBYEzvBg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250405065112125" class="type:primaryImage" alt="DNA Testi, doğum hatasını ortaya çıkardı"><p>Birleşik Krallık'ta, yaşayan 70 yaşındaki Susan'ın yaptırdığı DNA testi tüm hayatının bir hata üzerine kurulu olduğunu öğrenmesine neden oldu. Susan, 1950'lerde doğum sırasında başka bir bebekle karıştırıldığını öğrendi.</p><p>İngiltere’de 70’li yaşlarında olan Susan, yıllarca doğru bildiği ailesinin aslında kendisiyle hiçbir genetik bağı olmadığını öğrendi.   Bu şok edici gerçek, 2019 yılında yaptırdığı bir DNA testi sayesinde ortaya çıktı. Susan, ailesinin kökenini daha iyi öğrenmek için bir genetik test yaptırdı. DNA testini yaptıran Susan, başlangıçta çok olağandışı bir şeyle karşılaşmadı. Ancak zamanla testin sonuçları, bildiği her şeyin yanlış olduğunu ortaya çıkardı.  <strong>GERÇEĞİ DNA TESTİ ORTAYA ÇIKARDI </strong></p><p>Susan, soyağacı oluşturulmasına yardımcı olan bir DNA testi kitini satın alarak, kendi genetik bilgilerini bir soyağacı şirketine yükledi.</p><p>Bu test, ona sadece ailesinin geçmişi hakkında bilgi vermekle kalmadı, aynı zamanda daha önce hiç duymadığı bir kişinin, yani biyolojik kardeşinin ona ulaşmasını sağladı.</p><p>DNA testini yaptırdıktan altı yıl sonra hayatı boyunca varlığını bile bilmediği kardeşinden mesaj aldı.</p><p>Susan için yabancı olan kadın,  verilerinin kendisiyle aynı olduğunu ve bunun tek bir anlama gelebileceğini söyledi: Kendisi onun biyolojik kardeşiydi.  </p><p>Susan, DNA verilerinin birbirine çok benzediğini öğrenince büyük bir şaşkınlık yaşadı.</p><p>İlk başta evlatlık olabileceğini düşünen Susan, araştırmaları sonucu acı gerçekle yüzleşti.  </p><p><strong>HASTANEDE BEBEKLER KARIŞTI </strong>  Susan’ın gerçeği öğrenmesi, 1950’lerde bir hastanede yapılan büyük bir hatayı açığa çıkardı. O dönemde, bebekler doğumdan sonra genellikle ayrı odalarda tutulur ve ebeveynlerden bağımsız bir şekilde bakılırdı. Bunun sonucunda, Susan ve başka bir bebek doğum sırasında yanlışlıkla yer değiştirilmişti.  Susan, sonrasında başvurduğu hukuki süreçle, NHS’den tazminat almaya hak kazandı. Londra merkezli hukuk firması Russell Cooke’dan Jason Tang, bu tür hataların 1950’lerde sağlık sisteminin eksiklikleri nedeniyle meydana geldiğini belirtti. O dönemde bebeklerin doğumdan sonra ayrılarak farklı odalara yerleştirilmesi, yanlış etiketleme ve kartların kaybolması gibi faktörler bu tür karışıklıklara yol açmıştı. </p><p>Susan, biyolojik ailesini bulduktan sonra hayatında önemli değişiklikler yaşadı. Yeni kardeşiyle tanıştı ve aralarındaki bağ hızla güçlendi. "Birbirimize çok benziyoruz, hatta o bana çok yakın bir insan gibi hissediyorum" diye konuşru.</p><p>Ancak, biyolojik ailesiyle olan ilişkisi duygusal anlamda biraz daha zorlayıcıydı. Susan, "Onlar biyolojik akrabalarım, ama onlarla büyümedim. Bu yüzden aramızda doğal bir bağ yok" diyerek, yeni aile ilişkilerini anlattı.  Yeni keşfettiği akrabalarıyla tanışması zor olsa da, Susan eski aile bağlarını çok değerli buldu. "Gerçek anne-baba olgusu değişmedi. Onlar hala benim ailem," diyerek büyüdüğü aileyi sevgiyle andı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kökleri Düzce&amp;apos;de, ünü dünyada: Hayaldi gerçek oldu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/koekleri-duzcede-unu-dunyada-hayaldi-gercek-oldu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/koekleri-duzcede-unu-dunyada-hayaldi-gercek-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Düzce Üniversitesi&#039;nde öğrenciler ve akademisyenlerin yıllar süren emeğiyle hayata geçirilen ve &quot;20 yıllık bir hayalin ürünü&quot; olarak anılan botanik bahçesi, uluslararası alanda Türkiye&#039;yi temsil eden 12 botanik bahçesinden biri olarak listelendi. Batı Karadeniz&#039;in tek botanik bahçesi olma özelliğini taşıyan alan, zengin bitki çeşitliliğiyle hem bilim dünyasına hem de doğa eğitimine katkı sunuyor.Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesi (DÜSTBB), Botanic Gardens Conservation International (BGCI) tarafından oluşturulan Dünya Botanik Bahçeleri listesinde Türkçe ve İngilizce isimleriyle yer aldı.BGCI&#039;nin dünya genelinde 3 bin 576 botanik bahçesini içeren veri tabanında, Türkiye&#039;den DÜSTBB&#039;nin katılımıyla birlikte yer alan botanik bahçesi sayısı 12&#039;ye yükseldi. Üniversite bünyesindeki bahçeler arasında ise DÜSTBB, bu listeye giren 6&#039;ncı üniversite botanik bahçesi oldu.Avrupa Birliği ülkelerinden İtalya 103, Almanya 92, Çekya 51, Hollanda 45 ve İspanya 42 botanik bahçesiyle listede yer alıyor. Türkiye&#039;nin komşu ülkelerinden ise Rusya 71, Ukrayna 21, Yunanistan 17, Romanya 12, Bulgaristan 10, Gürcistan 5, İran 5, Moldova 3, Azerbaycan 3 ve Irak 3 botanik bahçesiyle listede bulunuyor.Düzce Üniversitesi kampüsünde 2021 yılında hayata geçirilen ve 60 dönüm alana kurulu olan botanik bahçede, Batı Karadeniz bölgesinde kaybolma riski taşıyan endemik bitki türlerinin korunması hedefleniyor. Şu ana kadar 23 nadir bitki türü çoğaltılarak kayıt altına alındı. Ayrıca Türkiye genelinde, iklim değişikliği nedeniyle kaybolma tehlikesi bulunan yaklaşık 10 endemik bitki türü de peyderpey bahçeye getirilerek koruma altına alınıyor.Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Aksoy, botanik bahçesinin geçmişine ve hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Botanik bahçesinin 20 yıllık rüyanın neticesi olduğunu söyleyen Aksoy, &quot;15 yıldır bizler bu bölgenin bitkilerinin korunması için çalışmalar yapıyoruz. Bu botanik bahçesi bir proje ile ortaya çıktı. Bahçemiz yaklaşık 60 dönümlük bir alanda kurulu. Tüm altyapısı Düzce Üniversitesi Rektörlüğü tarafından oluşturuldu. Türkiye&#039;nin ilk botanik bahçelerinden biri olan bu proje ile bu yıl uluslararası listeye girdik. Bu listedeki 6 botanik bahçesi kamuya aitken, diğer 6&#039;sı özel girişimlere ait. Batı Karadeniz Bölgesi&#039;nden listeye giren tek botanik bahçesi de DÜSTBB oldu&quot; dedi.Aksoy, bahçede 600 farklı bitki türüne ait 10 bin bitki çeşidinin 3 tematik parselde yer aldığını ifade ederek, konuşmasına şöyle devam etti:&quot;Bu bahçenin amacı, öncelikle endemik bitki türlerinin korunması. Ayrıca, Üniversitemizin Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğrencileri burada hocalarıyla birlikte çalışıyor. Doğa eğitimlerinin yapılması, doğanın korunması için projeler üretmektir. Botanik bahçemizin özelliği sis ve tıbbi bitkiler konusundaki bitkilerin yer alması. Tıbbi bitkiler üniversitemizin ihtisaslaşmasıdır. Ülkemizde yaklaşık 12 bin bitki saksonu var ve çok zengin bitki florası var. Dolayısıyla Düzce&#039;nin ayrı bir süs potansiyeli var. Yapraklı ağaç üretiminde Düzce, ülkemizin önde gelen illeri arasında yer alıyor. Amacımız, hem Türkiye&#039;nin hem Batı Karadeniz&#039;in endemik bitki türlerini korumaktır. Düzce yaklaşık 100 civarında endemik bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Bütün bunların kurulmasını burada gerçekleştiriyoruz&quot;Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Müderrisoğlu da botanik bahçesinin eğitimdeki önemine vurgu yaptı. Müderrisoğlu, &quot;Botanik bahçesinde uygulama derslerini veriyoruz. Öğrencilere hem bu işin nasıl yapıldığını anlatıyoruz hem de bitkileri öğretmeye çalışıyoruz. Botanik Bahçesi peyzaj mimarlığı bölümü için çok faydalı bir alan. Burada çalışmak keyifli. Öğrencilerimizde bu güzelliğe katkı sağlıyor&quot; diye konuştu.Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Engin Eroğlu ise bir peyzaj mimarı için botanik bahçesi tasarlamanın hayatlarında yapabilecekleri ender çalışmalardan olduğunu belirterek, öğrencilerinin bu şans ile eğitim aldıklarını belirtti.Prof. Dr. Eroğlu, &quot;Görmüş olduğunuz alan bizim gözbebeğimiz. Bu bahçe, öğrencilerimizle, akademisyenlerimizle ve üniversitemizin katkılarıyla ortaya çıkarttığımız değerli bir ürün. Hem bölgemize hem de ilimize oldukça değerli bir ürün kazandırdığımızı düşünüyoruz. Bizde bu değerin içinde yeni değerler üretiyoruz. Bahçemiz mazisi olan bir alan. Öğrencilerimizin tepkisi ise iki yönlü oluyor. Buraya dokunmak, öğrenci için zor olsa da çalışırken büyük keyif alıyorlar. Özellikle kendileri ürettikten sonra buradaki her fidana ellerinin değdiğini, her bitkiye dokunduklarını görünce çok daha heyecanlı oluyorlar. Burası öğrenciler içinde önemli bir uygulama alanı. Bir peyzaj mimarının ömründe tasarlayabileceği nadir eserlerden bir tanesi botanik bahçesidir. Bir peyzaj mimarına botanik bahçesi tasarlamak ya bir kere denk gelir ya da hiç denk gelmez. Öğrencilerimizde şanslılar&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/svZxkmG1K0eVVZA9miXslw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kökleri, Düzcede, ünü, dünyada:, Hayaldi, gerçek, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/svZxkmG1K0eVVZA9miXslw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kökleri Düzce'de, ünü dünyada: Hayaldi gerçek oldu"><p>Düzce Üniversitesi'nde öğrenciler ve akademisyenlerin yıllar süren emeğiyle hayata geçirilen ve "20 yıllık bir hayalin ürünü" olarak anılan botanik bahçesi, uluslararası alanda Türkiye'yi temsil eden 12 botanik bahçesinden biri olarak listelendi. Batı Karadeniz'in tek botanik bahçesi olma özelliğini taşıyan alan, zengin bitki çeşitliliğiyle hem bilim dünyasına hem de doğa eğitimine katkı sunuyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FfNj-bJ03UOHGF6Bn2axMw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Düzce Üniversitesi Süs ve Tıbbi Bitkiler Botanik Bahçesi (DÜSTBB), Botanic Gardens Conservation International (BGCI) tarafından oluşturulan Dünya Botanik Bahçeleri listesinde Türkçe ve İngilizce isimleriyle yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GHO5Qkmoo0ya16tnHsT5fg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BGCI'nin dünya genelinde 3 bin 576 botanik bahçesini içeren veri tabanında, Türkiye'den DÜSTBB'nin katılımıyla birlikte yer alan botanik bahçesi sayısı 12'ye yükseldi. Üniversite bünyesindeki bahçeler arasında ise DÜSTBB, bu listeye giren 6'ncı üniversite botanik bahçesi oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0f_92kELkUmWeqe678HlJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Avrupa Birliği ülkelerinden İtalya 103, Almanya 92, Çekya 51, Hollanda 45 ve İspanya 42 botanik bahçesiyle listede yer alıyor. Türkiye'nin komşu ülkelerinden ise Rusya 71, Ukrayna 21, Yunanistan 17, Romanya 12, Bulgaristan 10, Gürcistan 5, İran 5, Moldova 3, Azerbaycan 3 ve Irak 3 botanik bahçesiyle listede bulunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZLoGOKzPAUG_mnroFkasOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Düzce Üniversitesi kampüsünde 2021 yılında hayata geçirilen ve 60 dönüm alana kurulu olan botanik bahçede, Batı Karadeniz bölgesinde kaybolma riski taşıyan endemik bitki türlerinin korunması hedefleniyor. Şu ana kadar 23 nadir bitki türü çoğaltılarak kayıt altına alındı. Ayrıca Türkiye genelinde, iklim değişikliği nedeniyle kaybolma tehlikesi bulunan yaklaşık 10 endemik bitki türü de peyderpey bahçeye getirilerek koruma altına alınıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/95n5-hCaFEqRr0vLDbzjGw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Aksoy, botanik bahçesinin geçmişine ve hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Botanik bahçesinin 20 yıllık rüyanın neticesi olduğunu söyleyen Aksoy, "15 yıldır bizler bu bölgenin bitkilerinin korunması için çalışmalar yapıyoruz. Bu botanik bahçesi bir proje ile ortaya çıktı. Bahçemiz yaklaşık 60 dönümlük bir alanda kurulu. Tüm altyapısı Düzce Üniversitesi Rektörlüğü tarafından oluşturuldu. Türkiye'nin ilk botanik bahçelerinden biri olan bu proje ile bu yıl uluslararası listeye girdik. Bu listedeki 6 botanik bahçesi kamuya aitken, diğer 6'sı özel girişimlere ait. Batı Karadeniz Bölgesi'nden listeye giren tek botanik bahçesi de DÜSTBB oldu" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6FkLpczTf0aLaIWi_92RTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aksoy, bahçede 600 farklı bitki türüne ait 10 bin bitki çeşidinin 3 tematik parselde yer aldığını ifade ederek, konuşmasına şöyle devam etti:"Bu bahçenin amacı, öncelikle endemik bitki türlerinin korunması. Ayrıca, Üniversitemizin Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğrencileri burada hocalarıyla birlikte çalışıyor. Doğa eğitimlerinin yapılması, doğanın korunması için projeler üretmektir. Botanik bahçemizin özelliği sis ve tıbbi bitkiler konusundaki bitkilerin yer alması. Tıbbi bitkiler üniversitemizin ihtisaslaşmasıdır. Ülkemizde yaklaşık 12 bin bitki saksonu var ve çok zengin bitki florası var. Dolayısıyla Düzce'nin ayrı bir süs potansiyeli var. Yapraklı ağaç üretiminde Düzce, ülkemizin önde gelen illeri arasında yer alıyor. Amacımız, hem Türkiye'nin hem Batı Karadeniz'in endemik bitki türlerini korumaktır. Düzce yaklaşık 100 civarında endemik bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Bütün bunların kurulmasını burada gerçekleştiriyoruz"</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vI6ZgrCzFUaH5M5l6e5H8g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Müderrisoğlu da botanik bahçesinin eğitimdeki önemine vurgu yaptı. Müderrisoğlu, "Botanik bahçesinde uygulama derslerini veriyoruz. Öğrencilere hem bu işin nasıl yapıldığını anlatıyoruz hem de bitkileri öğretmeye çalışıyoruz. Botanik Bahçesi peyzaj mimarlığı bölümü için çok faydalı bir alan. Burada çalışmak keyifli. Öğrencilerimizde bu güzelliğe katkı sağlıyor" diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mo6JVlWwJkygEaeP1_fDnA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Engin Eroğlu ise bir peyzaj mimarı için botanik bahçesi tasarlamanın hayatlarında yapabilecekleri ender çalışmalardan olduğunu belirterek, öğrencilerinin bu şans ile eğitim aldıklarını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dYvDnmyjoUyuItxMM98HCA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prof. Dr. Eroğlu, "Görmüş olduğunuz alan bizim gözbebeğimiz. Bu bahçe, öğrencilerimizle, akademisyenlerimizle ve üniversitemizin katkılarıyla ortaya çıkarttığımız değerli bir ürün. Hem bölgemize hem de ilimize oldukça değerli bir ürün kazandırdığımızı düşünüyoruz. Bizde bu değerin içinde yeni değerler üretiyoruz. Bahçemiz mazisi olan bir alan. Öğrencilerimizin tepkisi ise iki yönlü oluyor. Buraya dokunmak, öğrenci için zor olsa da çalışırken büyük keyif alıyorlar. Özellikle kendileri ürettikten sonra buradaki her fidana ellerinin değdiğini, her bitkiye dokunduklarını görünce çok daha heyecanlı oluyorlar. Burası öğrenciler içinde önemli bir uygulama alanı. Bir peyzaj mimarının ömründe tasarlayabileceği nadir eserlerden bir tanesi botanik bahçesidir. Bir peyzaj mimarına botanik bahçesi tasarlamak ya bir kere denk gelir ya da hiç denk gelmez. Öğrencilerimizde şanslılar" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya Zelenski&amp;apos;nin doğduğu yeri balistik füzeyle vurdu: Çocuk parkında cansız bedenler</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/rusya-zelenskinin-dogdugu-yeri-balistik-fuzeyle-vurdu-cocuk-parkinda-cansiz-bedenler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/rusya-zelenskinin-dogdugu-yeri-balistik-fuzeyle-vurdu-cocuk-parkinda-cansiz-bedenler</guid>
<description><![CDATA[ Rus güçlerinin, Ukrayna lideri Zelenski&#039;nin doğup büyüdüğü kent olan Kryvyi Rih&#039;e düzenlediği balistik füze saldırısında 18 kişi öldü. Hayatını kaybedenlerin 9&#039;unun çocuk olduğu bildirildi.Yetkililer, Rusya&#039;nın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski&#039;nin memleketi Kryvyi Rih&#039;e düzenlediği balistik füze saldırısında aralarında 9 çocuğun da bulunduğu 18 kişinin öldüğünü açıkladı.
Dnipropetrovsk bölge valisi Sergiy Lysak, 61 kişinin de yaralandığını söyledi.Kryvyi Rih askeri idaresi başkanı Oleksandr Vilkul&#039;a göre füze dün bir çocuk oyun alanının yakınındaki yerleşim bölgesine isabet etti.
Sosyal medyada yer alan doğrulanmamış videolarda bir sokakta yatan cesetler görülürken, bir diğerinde gökyüzüne yükselen bir duman bulutu görülüyor.Olay yerinden sosyal medyada paylaşılan videolarda alevler içinde bir araba dikkat çekerken, insanların bağırdığı duyuluyor.
Lysak Telegram üzerinden yaptığı açıklamada 12 çocuğun yaralandığını belirterek, “Bu, en kötü düşmanınızın başına gelmesini istemeyeceğiniz türden bir acı” dedi.Rusya Savunma Bakanlığı da açıklamasında, kentte birlik komutanlarının ve Batılı eğitmenlerin toplantı yaptığı bir restorana yüksek patlayıcılı füze ile hassas bir saldırı düzenlediğini duyurdu.
Bakanlık ayrıca Rusya&#039;nın hava savunma birimlerinin gece boyunca 49 Ukrayna insansız hava aracını yakalayıp imha ettiğini bildirdi.Zelenski, dün gece yaptığı video konuşmasında, kurtarma çalışmalarının halen devam ettiğini söyledi ve Batı&#039;yı Moskova üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırdı.
Ukrayna lideri, “Rusya&#039;nın verdiği tüm sözler füzeler, insansız hava araçları, bombalar ya da toplarla son buluyor. Diplomasi onlar için hiçbir şey ifade etmiyor” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SmHunJM5O0aFvgVS7XT0rA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya, Zelenskinin, doğduğu, yeri, balistik, füzeyle, vurdu:, Çocuk, parkında, cansız, bedenler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SmHunJM5O0aFvgVS7XT0rA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zelenski'nin doğduğu yer vuruldu"><p>Rus güçlerinin, Ukrayna lideri Zelenski'nin doğup büyüdüğü kent olan Kryvyi Rih'e düzenlediği balistik füze saldırısında 18 kişi öldü. Hayatını kaybedenlerin 9'unun çocuk olduğu bildirildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L0oqh6PMwECqXbvukln5mw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yetkililer, Rusya'nın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin memleketi Kryvyi Rih'e düzenlediği balistik füze saldırısında aralarında 9 çocuğun da bulunduğu 18 kişinin öldüğünü açıkladı.
Dnipropetrovsk bölge valisi Sergiy Lysak, 61 kişinin de yaralandığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AWXDOW6JnkWdZQUhLB6GGw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kryvyi Rih askeri idaresi başkanı Oleksandr Vilkul'a göre füze dün bir çocuk oyun alanının yakınındaki yerleşim bölgesine isabet etti.
Sosyal medyada yer alan doğrulanmamış videolarda bir sokakta yatan cesetler görülürken, bir diğerinde gökyüzüne yükselen bir duman bulutu görülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/40kMRziDU0m_GXYl_njNqQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Olay yerinden sosyal medyada paylaşılan videolarda alevler içinde bir araba dikkat çekerken, insanların bağırdığı duyuluyor.
Lysak Telegram üzerinden yaptığı açıklamada 12 çocuğun yaralandığını belirterek, “Bu, en kötü düşmanınızın başına gelmesini istemeyeceğiniz türden bir acı” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WaNZqa-AlUmf5eLJu0G12A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya Savunma Bakanlığı da açıklamasında, kentte birlik komutanlarının ve Batılı eğitmenlerin toplantı yaptığı bir restorana yüksek patlayıcılı füze ile hassas bir saldırı düzenlediğini duyurdu.
Bakanlık ayrıca Rusya'nın hava savunma birimlerinin gece boyunca 49 Ukrayna insansız hava aracını yakalayıp imha ettiğini bildirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eKmSIuYfgEKqs2g6wGnAwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zelenski, dün gece yaptığı video konuşmasında, kurtarma çalışmalarının halen devam ettiğini söyledi ve Batı'yı Moskova üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırdı.
Ukrayna lideri, “Rusya'nın verdiği tüm sözler füzeler, insansız hava araçları, bombalar ya da toplarla son buluyor. Diplomasi onlar için hiçbir şey ifade etmiyor” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_Qq1X1YCkkaKiOUQKI49qw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze için yeni teklif: İsrail basını duyurdu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazze-icin-yeni-teklif-israil-basini-duyurdu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazze-icin-yeni-teklif-israil-basini-duyurdu</guid>
<description><![CDATA[ İsrail basınının bildirdiğine göre Mısır, Gazze ateşkesi için İsrail ve Hamas&#039;a yeni bir teklif iletti.Gazze Şeridi&#039;nde ateşkes müzakerelerinin arabulucularından Mısır&#039;ın, İsrail ile Hamas&#039;a ateşkes için yeni bir teklif sunduğu belirtildi.İsrail devlet televizyonu KAN&#039;ın haberinde, Mısır&#039;ın geçen hafta Katar&#039;la birlikte önerdiği, Hamas&#039;ın kabul ettiği ancak İsrail&#039;in reddettiği ateşkes önerisinin revize edilmiş halini taraflara ilettiği bildirildi.Haberde, yeni ateşkes önerisinin detaylarına ilişkin bilgi paylaşılmazken, teklifin, arabulucuların geçen hafta sunduğu 5 İsrailli sağ esirin bırakılmasını içeren teklif ile İsrail&#039;in yalnızca 40 günlük ateşkes karşılığında 11 sağ esirin serbest bırakılmasını istediği teklif arasında bir yerde olduğu kaydedildi.Mısır&#039;dan henüz taraflara sunulduğu aktarılan yeni ateşkes teklifine ilişkin açıklama yapılmadı.Mısır ile Katar&#039;ın geçen hafta önerdiği ateşkes teklifini reddeden İsrail, ateşkesi bozmasının ardından Gazze Şeridi&#039;ne yeniden başlattığı saldırıları 2 Nisan&#039;da genişlettiğini duyurmuştu.SALDIRILAR YENİDEN BAŞLADIİsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı. Yeni saldırılarda çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere bin 249 Filistinli hayatını kaybetti, 3 bin 22 kişi yaralandı.İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 609&#039;a, yaralıların sayısı 115 bin 63&#039;e yükseldi.Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas&#039;a karşı &quot;gittikçe artan askeri güçle&quot; hareket edeceğini duyurdu. Hamas ise &quot;İsrail&#039;in verdiği sözlere uymadığını ve ateşkese arabulucu ülkelerin gözü önünde sorumluluklarını yerine getirmeyerek Gazze Şeridi&#039;nde Filistin halkına karşı soykırımı yeniden başlattığını&quot; açıkladı.İsrail&#039;in Gazze&#039;ye saldırıları, Başbakan Binyamin Netanyahu&#039;nun iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü&#039;nü görevden alması gibi tartışmalı siyasi adımlarının gölgesinde başlatması dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5HPwELJkSUGkCTxBRTTxvA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazze, için, yeni, teklif:, İsrail, basını, duyurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5HPwELJkSUGkCTxBRTTxvA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250405080937605" class="type:primaryImage" alt="Gazze için yeni teklif"><p>İsrail basınının bildirdiğine göre Mısır, Gazze ateşkesi için İsrail ve Hamas'a yeni bir teklif iletti.</p><p>Gazze Şeridi'nde ateşkes müzakerelerinin arabulucularından Mısır'ın, İsrail ile Hamas'a ateşkes için yeni bir teklif sunduğu belirtildi.</p><p>İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, Mısır'ın geçen hafta Katar'la birlikte önerdiği, Hamas'ın kabul ettiği ancak İsrail'in reddettiği ateşkes önerisinin revize edilmiş halini taraflara ilettiği bildirildi.</p><p>Haberde, yeni ateşkes önerisinin detaylarına ilişkin bilgi paylaşılmazken, teklifin, arabulucuların geçen hafta sunduğu 5 İsrailli sağ esirin bırakılmasını içeren teklif ile İsrail'in yalnızca 40 günlük ateşkes karşılığında 11 sağ esirin serbest bırakılmasını istediği teklif arasında bir yerde olduğu kaydedildi.</p><p>Mısır'dan henüz taraflara sunulduğu aktarılan yeni ateşkes teklifine ilişkin açıklama yapılmadı.</p><p>Mısır ile Katar'ın geçen hafta önerdiği ateşkes teklifini reddeden İsrail, ateşkesi bozmasının ardından Gazze Şeridi'ne yeniden başlattığı saldırıları 2 Nisan'da genişlettiğini duyurmuştu.</p><p><strong>SALDIRILAR YENİDEN BAŞLADI</strong></p><p>İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı. Yeni saldırılarda çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere bin 249 Filistinli hayatını kaybetti, 3 bin 22 kişi yaralandı.</p><p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 609'a, yaralıların sayısı 115 bin 63'e yükseldi.</p><p>Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas'a karşı "gittikçe artan askeri güçle" hareket edeceğini duyurdu. Hamas ise "İsrail'in verdiği sözlere uymadığını ve ateşkese arabulucu ülkelerin gözü önünde sorumluluklarını yerine getirmeyerek Gazze Şeridi'nde Filistin halkına karşı soykırımı yeniden başlattığını" açıkladı.</p><p>İsrail'in Gazze'ye saldırıları, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Direktörü'nü görevden alması gibi tartışmalı siyasi adımlarının gölgesinde başlatması dikkat çekti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump politikasına yasal darbe: Yanlışlıkla sınır dışı edilen adamın iadesi için 3 gün süre!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trump-politikasina-yasal-darbe-yanlislikla-sinir-disi-edilen-adamin-iadesi-icin-3-gun-sure</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trump-politikasina-yasal-darbe-yanlislikla-sinir-disi-edilen-adamin-iadesi-icin-3-gun-sure</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Cuma günü bir yargıç, Trump yönetiminin El Salvador’a haksız yere sınır dışı ettiği Maryland vatandaşı Kilmar Abrego Garcia’yı üç gün içinde ABD’ye geri göndermesi gerektiğine karar verdi. Bu karar, yönetimin katı sınır dışı etme politikalarına karşı bir başka yasal aksilik olarak kayda geçti.ABD geçtiğimiz ay, şiddet yanlısı çetelerle bağlantıları olduğu iddia edilen göçmenleri El Salvador’a gönderdi. Ancak, bu kişilerden biri olan Kilmar Abrego Garcia, yasal olarak çalışma iznine sahip bir göçmen olarak yanlışlıkla sınır dışı edildi. Hükümet, Abrego Garcia&#039;nın geri getirilmesi için yasal yetkisi olmadığını savundu, ancak bu itiraz mahkemede başarısız oldu.  Abrego Garcia&#039;nın hukuk ekibine katılan ünlü hukuk firması Quinn Emanuel&#039;in avukatı Andrew Rossman, “Onu oraya koydular, geri getirebilirler” diyerek, kararın uygulanması gerektiğini vurguladı.  Duruşma sonrasında ABD Bölge Yargıcı Paula Xinis, hükümete 7 Nisan’a kadar Abrego Garcia’yı geri getirmesi yönünde karar verdi.  ADALET BAKANLIĞI&#039;NDAN KARARA İTİRAZ  Mahkeme kararına karşı Adalet Bakanlığı, 4. ABD Temyiz Mahkemesi&#039;ne itiraz edeceğini duyurdu. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Xinis&#039;in El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ile iletişime geçmesi gerektiğini belirterek, El Salvador’a yönelik yargı yetkisinin olmadığını savundu.  Abrego Garcia&#039;nın avukatı Simon Sandoval-Moshenberg, mahkemede, Garcia&#039;nın sınır dışı edilmesinin yasal bir dayanağının bulunmadığını belirtti. &quot;Onu El Salvador’a göndermek için yasal yetkileri olmadığını kabul ediyorlar,&quot; diyen Moshenberg, ABD hükümetinin yasalara uymak zorunda olduğunu ifade etti.  TRUMP&#039;IN GÖÇ POLİTİKALARI  Trump yönetimi, ABD sınırına askeri birlikler göndererek ve tutuklamaları artırarak göçmen politikalarını sertleştirmişti. Federal ajanlar da bu süreçte, göçmenlerin sınır dışı edilmesi ve tutuklanmalarına yönelik uygulamalara odaklanmıştı. Bu dava, yönetimin göçmenlere yönelik uygulamalarına dair tartışmaları yeniden gündeme getirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O4xZdcQUSEmmubH7uHighg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, politikasına, yasal, darbe:, Yanlışlıkla, sınır, dışı, edilen, adamın, iadesi, için, gün, süre</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O4xZdcQUSEmmubH7uHighg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sınır dışı edilen göçmenin iadesi istendi"><p>ABD'de Cuma günü bir yargıç, Trump yönetiminin El Salvador’a haksız yere sınır dışı ettiği Maryland vatandaşı Kilmar Abrego Garcia’yı üç gün içinde ABD’ye geri göndermesi gerektiğine karar verdi. Bu karar, yönetimin katı sınır dışı etme politikalarına karşı bir başka yasal aksilik olarak kayda geçti.</p><p>ABD geçtiğimiz ay, şiddet yanlısı çetelerle bağlantıları olduğu iddia edilen göçmenleri El Salvador’a gönderdi. Ancak, bu kişilerden biri olan Kilmar Abrego Garcia, yasal olarak çalışma iznine sahip bir göçmen olarak yanlışlıkla sınır dışı edildi. Hükümet, Abrego Garcia'nın geri getirilmesi için yasal yetkisi olmadığını savundu, ancak bu itiraz mahkemede başarısız oldu.  Abrego Garcia'nın hukuk ekibine katılan ünlü hukuk firması Quinn Emanuel'in avukatı Andrew Rossman, “Onu oraya koydular, geri getirebilirler” diyerek, kararın uygulanması gerektiğini vurguladı.  Duruşma sonrasında ABD Bölge Yargıcı Paula Xinis, hükümete 7 Nisan’a kadar Abrego Garcia’yı geri getirmesi yönünde karar verdi.  <strong>ADALET BAKANLIĞI'NDAN KARARA İTİRAZ</strong>  Mahkeme kararına karşı Adalet Bakanlığı, 4. ABD Temyiz Mahkemesi'ne itiraz edeceğini duyurdu. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Xinis'in El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ile iletişime geçmesi gerektiğini belirterek, El Salvador’a yönelik yargı yetkisinin olmadığını savundu.  Abrego Garcia'nın avukatı Simon Sandoval-Moshenberg, mahkemede, Garcia'nın sınır dışı edilmesinin yasal bir dayanağının bulunmadığını belirtti. "Onu El Salvador’a göndermek için yasal yetkileri olmadığını kabul ediyorlar," diyen Moshenberg, ABD hükümetinin yasalara uymak zorunda olduğunu ifade etti.  <strong>TRUMP'IN GÖÇ POLİTİKALARI</strong>  Trump yönetimi, ABD sınırına askeri birlikler göndererek ve tutuklamaları artırarak göçmen politikalarını sertleştirmişti. Federal ajanlar da bu süreçte, göçmenlerin sınır dışı edilmesi ve tutuklanmalarına yönelik uygulamalara odaklanmıştı. Bu dava, yönetimin göçmenlere yönelik uygulamalarına dair tartışmaları yeniden gündeme getirdi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Halk ekonomik krizle boğuşurken lüks geziye gitti: İran Cumhurbaşkanı yardımcısı görevden alındı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/halk-ekonomik-krizle-bogusurken-luks-geziye-gitti-iran-cumhurbaskani-yardimcisi-goerevden-alindi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/halk-ekonomik-krizle-bogusurken-luks-geziye-gitti-iran-cumhurbaskani-yardimcisi-goerevden-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Ekonomik krizle boğuşan İran&#039;da, nevruz tatili sırasında Güney Kutbu&#039;na gittiği ortaya çıkan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Debiri, görevden alındı.Halkın ekonomik sorunlarla boğuştuğu İran&#039;da, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Şehram Debiri&#039;nin kendi kişisel imkanlarıyla Güney Kutbu&#039;na gittiği ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, yayımladığı kararnameyle lüks gezi nedeniyle eleştirilerin hedefi olan Parlamento İşlerinden Sorumlu Debiri&#039;yi görevden aldı.  Cumhurbaşkanlığının açıklamasında Pezeşkiyan&#039;ın şu ifadeleri yer aldı:  &quot;Nevruz sırasında Güney Kutbu&#039;na eğlence amaçlı seyahatte olduğunuz tespit edildi. Dindarların örneğini izlemekle övünen bir hükümette, halk üzerindeki ekonomik baskıların hala yüksek olduğu ve yoksulların çok olduğu bir ülkede, resmi görevlilerin, kişisel harcamalarla bile olsa pahalı eğlence gezileri yapması savunulabilir veya haklı gösterilebilir değildir ve yetkililerin sade yaşam standartlarıyla uyuşmamaktadır.&quot;  Debiri, gezi nedeniyle özellikle muhafazakar medyada eleştirilerin hedefi olmuştu.  Zengin bir doktor olan Debiri, devletin imkanlarıyla değil, kendi parasıyla geziye çıktığını savunmuş, ancak halkın ekonomik sorunlarla mücadele ettiği ülkede tepkileri üzerine çekmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0fsDroTu90y2zkV_aXweQw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Halk, ekonomik, krizle, boğuşurken, lüks, geziye, gitti:, İran, Cumhurbaşkanı, yardımcısı, görevden, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0fsDroTu90y2zkV_aXweQw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250405075552144" class="type:primaryImage" alt="Lüks gezi sonrası görevden alındı"><p>Ekonomik krizle boğuşan İran'da, nevruz tatili sırasında Güney Kutbu'na gittiği ortaya çıkan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Debiri, görevden alındı.</p><p>Halkın ekonomik sorunlarla boğuştuğu İran'da, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Şehram Debiri'nin kendi kişisel imkanlarıyla Güney Kutbu'na gittiği ortaya çıktı. </p><p>Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, yayımladığı kararnameyle lüks gezi nedeniyle eleştirilerin hedefi olan Parlamento İşlerinden Sorumlu Debiri'yi görevden aldı.  <strong>Cumhurbaşkanlığının açıklamasında Pezeşkiyan'ın şu ifadeleri yer aldı:</strong>  "Nevruz sırasında Güney Kutbu'na eğlence amaçlı seyahatte olduğunuz tespit edildi. Dindarların örneğini izlemekle övünen bir hükümette, halk üzerindeki ekonomik baskıların hala yüksek olduğu ve yoksulların çok olduğu bir ülkede, resmi görevlilerin, kişisel harcamalarla bile olsa pahalı eğlence gezileri yapması savunulabilir veya haklı gösterilebilir değildir ve yetkililerin sade yaşam standartlarıyla uyuşmamaktadır."  Debiri, gezi nedeniyle özellikle muhafazakar medyada eleştirilerin hedefi olmuştu.  Zengin bir doktor olan Debiri, devletin imkanlarıyla değil, kendi parasıyla geziye çıktığını savunmuş, ancak halkın ekonomik sorunlarla mücadele ettiği ülkede tepkileri üzerine çekmişti. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O0Y01w9M6kORxKCfkDBBXw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="İRan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Şehram Debiri">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Salgın tehlikesi büyüyor: Kızamık vakaları 500&amp;apos;e ulaştı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/salgin-tehlikesi-buyuyor-kizamik-vakalari-500e-ulasti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/salgin-tehlikesi-buyuyor-kizamik-vakalari-500e-ulasti</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Teksas eyaletinde kızamık vakaları hızla artarken, Lubbock&#039;taki bir kreşte tespit edilen 6 yeni vaka, salgının kontrolden çıkma riski taşıdığı uyarısını gündeme getirdi.ABD’nin Teksas eyaletindeki kızamık vakalarının 500’e ulaştığı bildirildi.  ABD&#039;nin Teksas eyaletindeki kızamık salgınında vaka sayısı artıyor. Teksas’ın Lubbock şehrindeki bir kreşte 6 çocukta kızamık tespit edildiği açıklandı. Yetkililer yeni vakaların, en az iki eyalete daha yayılan ve &#039;kontrolden çıkma riski taşıyan salgını&#039; tetikleyebileceğini belirtti. Yetkililer, salgının yayılmasını kontrol altına almak için yerel sağlık departmanlarıyla çalışmalarını sürdürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tItxeAtJiEmQJF7K421e4A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Salgın, tehlikesi, büyüyor:, Kızamık, vakaları, 500e, ulaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tItxeAtJiEmQJF7K421e4A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Teksas'ta kızamık vaka sayısı 500'e yükseldi"><p>ABD'nin Teksas eyaletinde kızamık vakaları hızla artarken, Lubbock'taki bir kreşte tespit edilen 6 yeni vaka, salgının kontrolden çıkma riski taşıdığı uyarısını gündeme getirdi.</p>ABD’nin Teksas eyaletindeki kızamık vakalarının 500’e ulaştığı bildirildi.  ABD'nin Teksas eyaletindeki kızamık salgınında vaka sayısı artıyor. Teksas’ın Lubbock şehrindeki bir kreşte 6 çocukta kızamık tespit edildiği açıklandı. Yetkililer yeni vakaların, en az iki eyalete daha yayılan ve 'kontrolden çıkma riski taşıyan salgını' tetikleyebileceğini belirtti. Yetkililer, salgının yayılmasını kontrol altına almak için yerel sağlık departmanlarıyla çalışmalarını sürdürüyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Depremin bilançosu artıyor: Can kaybı 3 bin 354&amp;apos;e yükseldi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/depremin-bilancosu-artiyor-can-kaybi-3-bin-354e-yukseldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/depremin-bilancosu-artiyor-can-kaybi-3-bin-354e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Myanmar&#039;da meydana gelen depremlerde 3 bin 354 kişi hayatını kaybetti, 4 bin 508 kişi yaralandı.Myanmar&#039;da 28 Mart&#039;ta meydana gelen depremlerde ölenlerin ve yaralananların sayısı arttı. Depremlerdeki can kaybı sayısı 3 bin 354&#039;e, yaralanan kişi sayısı 4 bin 508&#039;a yükseldi. Kayıp olduğu bildirilen 221&#039;den fazla kişi için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Myanmar&#039;ın orta kesimindeki Sagaing bölgesi yakınlarında, 28 Mart&#039;ta 7.7 ve 6.4 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Depremler, Myanmar&#039;ın yanı sıra komşu Tayland ve Çin&#039;de de şiddetli biçimde hissedildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aq8sg0AsV0KGD16xxeh1Og.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Depremin, bilançosu, artıyor:, Can, kaybı, bin, 354e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aq8sg0AsV0KGD16xxeh1Og.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Myanmar depreminde can kaybı 3 bin 354"><p>Myanmar'da meydana gelen depremlerde 3 bin 354 kişi hayatını kaybetti, 4 bin 508 kişi yaralandı.</p><p>Myanmar'da 28 Mart'ta meydana gelen depremlerde ölenlerin ve yaralananların sayısı arttı. </p><p>Depremlerdeki can kaybı sayısı 3 bin 354'e, yaralanan kişi sayısı 4 bin 508'a yükseldi. </p><p>Kayıp olduğu bildirilen 221'den fazla kişi için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Myanmar'ın orta kesimindeki Sagaing bölgesi yakınlarında, 28 Mart'ta 7.7 ve 6.4 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Depremler, Myanmar'ın yanı sıra komşu Tayland ve Çin'de de şiddetli biçimde hissedildi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kim Jong&amp;un’dan gözdağı: Savaş provasını andıran tatbikat!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kim-jong-undan-goezdagi-savas-provasini-andiran-tatbikat</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kim-jong-undan-goezdagi-savas-provasini-andiran-tatbikat</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, özel kuvvetler eğitim tatbikatını denetleyerek ordunun operasyonel yeteneklerini güçlendirme talimatı verdi. Bu adım, Güney Kore&#039;deki siyasi boşluktan faydalanmak amacıyla bir provokasyon olarak değerlendirildi.Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, özel kuvvetler birliklerinin eğitim tatbikatını denetleyerek ordunun özel operasyon yeteneklerini güçlendirme talimatı verdi.Kuzey Kore&#039;nin adımının Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’un görevden alınmasının ardından gelmesi, &quot;Seul yönetimine gözdağı&quot; olarak yorumlandı.Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ülkesinin özel kuvvetler birliklerinin kapsamlı taktik eğitim tatbikatını denetledi.
Kuzey Kore yönetiminden yapılan açıklamaya göre özel kuvvetlerin savaş kabiliyetleri hakkında üst düzey komutanlardan bilgi alan Kim, keskin nişancıların atış talimlerini izledi.Yeni geliştirilen bir keskin nişancı tüfeğini bizzat test eden Kim, silahın performansından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Yaptığı konuşmada özel kuvvetler birliklerine ordunun özel operasyon yeteneklerini güçlendirme talimatı veren Kim, &quot;Savaş alanında zaferi garantilemek için fiili savaş kabiliyeti yoğun eğitimler yoluyla güçlendirilmelidir.Bu, vatanseverliğin ve ülkeye bağlılığın en canlı ifadesidir&quot; dedi. Pyongyang’ın son adımının, Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’un ilan ettiği sıkıyönetim nedeniyle görevden alınmasının ardından gelmesi Seul yönetimine gözdağı olarak yorumlandı.Güney Kore Geçici Devlet Başkanı Han Duck-soo, dün Yoon’un görevden alınmasının ardından üst düzey hükümet kurmaylarıyla birlikte acil bir Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısı düzenlemişti.Kuzey Kore&#039;nin azil krizi nedeniyle ülkede yaşanan siyasi boşluktan faydalanmak isteyebileceğine dikkat çeken Han, &quot;Kuzey Kore&#039;nin muhtemel provokasyonlarına veya propaganda çabalarına karşı teyakkuzda olmayı sürdürmeliyiz&quot; ifadelerini kullanmıştı.Ülkenin karşı karşıya olduğu güvenlik ortamının &quot;her zamankinden daha zorlu olduğunu&quot; vurgulayan Han, &quot;Güney Kore’nin güvenliği ile vatandaşlarımızın canını ve malını korumak için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız&quot; şeklinde konuşmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wzxtb1q96EiddUMsMQG2TA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kim, Jong-un’dan, gözdağı:, Savaş, provasını, andıran, tatbikat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wzxtb1q96EiddUMsMQG2TA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kuzey Kore liderinden tatbikat denetimi"><p>Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, özel kuvvetler eğitim tatbikatını denetleyerek ordunun operasyonel yeteneklerini güçlendirme talimatı verdi. Bu adım, Güney Kore'deki siyasi boşluktan faydalanmak amacıyla bir provokasyon olarak değerlendirildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BHy31Vl9B0CHeLUuwFM2rQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, özel kuvvetler birliklerinin eğitim tatbikatını denetleyerek ordunun özel operasyon yeteneklerini güçlendirme talimatı verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NBXxRJM39Um0jt5Ix1l29g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey Kore'nin adımının Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’un görevden alınmasının ardından gelmesi, "Seul yönetimine gözdağı" olarak yorumlandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/phWFLGF0FEKzrHYUKLTMKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ülkesinin özel kuvvetler birliklerinin kapsamlı taktik eğitim tatbikatını denetledi.
Kuzey Kore yönetiminden yapılan açıklamaya göre özel kuvvetlerin savaş kabiliyetleri hakkında üst düzey komutanlardan bilgi alan Kim, keskin nişancıların atış talimlerini izledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VERPlfcnLkGY3Z6ZTMFO7A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni geliştirilen bir keskin nişancı tüfeğini bizzat test eden Kim, silahın performansından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Yaptığı konuşmada özel kuvvetler birliklerine ordunun özel operasyon yeteneklerini güçlendirme talimatı veren Kim, "Savaş alanında zaferi garantilemek için fiili savaş kabiliyeti yoğun eğitimler yoluyla güçlendirilmelidir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/l8R732ka3Ea-ISqoJDDcKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu, vatanseverliğin ve ülkeye bağlılığın en canlı ifadesidir" dedi. Pyongyang’ın son adımının, Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’un ilan ettiği sıkıyönetim nedeniyle görevden alınmasının ardından gelmesi Seul yönetimine gözdağı olarak yorumlandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NnDtOuxO0U--zydiPk8W5g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore Geçici Devlet Başkanı Han Duck-soo, dün Yoon’un görevden alınmasının ardından üst düzey hükümet kurmaylarıyla birlikte acil bir Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısı düzenlemişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BhVeiVY8b0yaCvHUD9Q_wQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey Kore'nin azil krizi nedeniyle ülkede yaşanan siyasi boşluktan faydalanmak isteyebileceğine dikkat çeken Han, "Kuzey Kore'nin muhtemel provokasyonlarına veya propaganda çabalarına karşı teyakkuzda olmayı sürdürmeliyiz" ifadelerini kullanmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6TEI0EozckODfSYHW_6HRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ülkenin karşı karşıya olduğu güvenlik ortamının "her zamankinden daha zorlu olduğunu" vurgulayan Han, "Güney Kore’nin güvenliği ile vatandaşlarımızın canını ve malını korumak için elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız" şeklinde konuşmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H6x8kGEC_U2HcDokgggUrg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zilDYjXq8k2gP8egdjqSbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IINxawsuIE6qg8yIaYJcSg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZI575gmr2EmB1DmC2g5gIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BozPNMlNZ0qBGD-K8Ek7Bg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4PT4_43X-UGECtNcoIvpcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TIIjKcSolki-_px28YGtwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qY2P0Yk460GRSo2GakOG6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YQehebGwP0K_BLVc8TCvPA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/swSFkyRB1U2Wpoxwzh6TqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xArE5296o0ui7p6XscUDTw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fpf1AbceZEGpykmH4_Knlw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0R9qm1hlZ0utFTkia5yPOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LeJ1OnwLRUGCqp0Ld5SkaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4ihhhNs9vUmi9jldU0VotQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Ekmek sorununu Türkiye ile çözdük&amp;quot;: Suriye&amp;apos;de yeni dönem inşa ediliyor</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ekmek-sorununu-turkiye-ile-coezduk-suriyede-yeni-doenem-insa-ediliyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ekmek-sorununu-turkiye-ile-coezduk-suriyede-yeni-doenem-insa-ediliyor</guid>
<description><![CDATA[ Deyrizor Valisi Ahmed, terör örgütü PKK/YPG işgalindeki bölgede bulunan petrol sahalarının devletin yönetimine geçeceğini açıkladı. Ahmed ayrıca ekmek sorununu Türkiye&#039;den daha kaliteli beyaz un temin ederek çözdüklerini söyledi.Suriye&#039;de Deyrizor ilinin Valisi Gassan Ahmed, devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi yönünde önemli adımlar atıldığını duyurdu.Fırat Nehri’nin doğusunda terör örgütü PKK/YPG işgalindeki bölgede bulunan petrol sahalarının kontrolünün, Petrol Bakanlığına geçeceğini bildiren Ahmed, vilayetteki nüfus müdürlüğünün faaliyete geçirildiğini ifade etti.Ahmed, müdürlüğün ana binasının, bölgeyi işgal eden PKK/YPG ve devrik Beşar Esad unsurları tarafından yağmalandığını hatırlattı. Tahrip edilen cihazların yenilendiğini ve müdürlüğün tekrar hizmete açıldığını kaydeden Ahmed, &quot;Resmi belgeler güvende. Meyadin, Aşara, Kuriyye ve Şemiyye ilçelerinde de yeni merkezleri faaliyete geçirdik&quot; diye konuştu. Ahmed, nüfus cüzdanı çıkarma hizmetinin henüz başlamadığını ancak iki ay içinde tüm nüfus kayıt merkezlerini tam kapasiteyle çalıştırmayı hedeflediklerini dile getirdi.&quot;TÜRKİYE&#039;DEN KALİTELİ UN TEMİN ETTİK&quot; Ekmek konusunda iyileştirme çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Ahmed, &quot;Göreve geldiğimizde ekmeğin kalitesi oldukça kötüydü.  Türkiye&#039;den daha kaliteli beyaz un temin ederek sorunu çözdük. Yerel üretimi artırmak için iki farklı unu karıştırarak kaliteyi yükseltiyoruz&quot; ifadelerini kullandı.  Vali Ahmed, &quot;Şu anda fırınların önünde uzun kuyruklar oluşmuyor ancak buğday fiyatlarındaki küresel artış nedeniyle bu konuda tam kontrolü sağlamak zorlaşıyor&quot; diye ekledi.YIKILAN KÖPRÜLER ONARILIYORDeyrizor&#039;un en büyük sorunlarından birinin de devrik rejim döneminde, PKK/YPG işgali sırasında yıkılan köprülerin yeniden inşası olduğunu vurgulayan Vali, &quot;Toprak köprünün demir kısmını onardık. Humus&#039;tan yedek parçalar getirerek köprüyü yeniden inşa ettik. Bu köprü 15 gün önce ulaşıma açıldı&quot; dedi.Aşara Köprüsü&#039;nün de restore edildiğini belirten Ahmed, &quot;Fırat Nehri&#039;nin iki yakası arasındaki bütün köprüleri onarıyoruz. Teknik ekipler bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Adanın karşı tarafında dolgu işlemleri yapılıyor. Gerekli koordinasyon sağlanırsa köprüyü 15 gün içinde tamamlamayı hedefliyoruz&quot; ifadelerini kullandı.Ahmed, &quot;Şehirdeki tüm sokak lambalarını yeniledik. Hasar gören doğu mahallelerinde de aydınlatma çalışmaları sürüyor. Elektrik ağını restore ettik&quot; diyerek elektrik kapasitenin artırılmasının beklendiğini kaydetti. Deyrizor Valisi, şu bilgileri paylaştı: &quot;Şehrin 100 megavat elektrik ihtiyacı var. 30&#039;u sağlanıyor. Temizlik hizmetlerinde de iyileştirmeler var. Göreve geldiğimizde sadece bir çöp toplama aracı vardı. Şimdi hem yeni araçlar, sıkıştırma makineleri ve süpürme araçları getirildi hem de var olan araçlar onarıldı. Ancak hizmetlerin tam anlamıyla yeterli seviyeye ulaşması için daha fazla çalışmamız gerekiyor.&quot;TELEKOMÜNİKASYON SIKINTISI Deyrizor&#039;daki en büyük sorunlardan birinin telekomünikasyon olduğuna işaret eden Ahmed, &quot;Deyrizor&#039;un en yakın büyük şehir olan Humus&#039;a uzaklığı oldukça fazla. Mevcut fiber optik kablolar düşük kalitede ve sık sık arızalanıyor. İletişimin tamamen kesilmesine yol açıyor&quot; diye konuştu.Ahmed, bu sorunun çözülmesi için hükümete yeni kablo döşenmesi veya alternatif çözümler üretilmesi yönünde talepte bulunduklarını aktararak &quot;İletişimin kesintisiz sağlanması için gerekli adımların atılmasını bekliyoruz&quot; dedi.&quot;PETROL ÜRETİMİNDE CİDDİ SORUNLAR YAŞANDI&quot; Ahmed, örgütün işgali altındaki bölgede petrol sahalarının uzun süredir bakımsız olduğunu ve üretimde ciddi sorunların yaşandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Ferhat Abdi Şahin arasında yapılan anlaşmayı değerlendiren Vali Ahmed, “Petrol sahaları tamamen Petrol Bakanlığının kontrolüne geçecek. Bu, ülke ekonomisi için büyük bir kazanım olacak&quot; dedi.Deyrizor&#039;un ve Irak sınırının güvenliğine değinen Ahmed, sözlerini şöyle sürdürdü: &quot;Güvenlik, Deyrizor Emniyet Müdürlüğü ve genel güvenlik yönetimi tarafından sağlanıyor. Polis teşkilatı yeniden kuruldu, yeni karakollar açıldı ve devriyeler artırıldı. Irak sınırında ise sıkı kontroller yapılarak kaçakçılık ve organize suçlarla mücadelede önemli ilerlemeler kaydedildi.&quot;&quot;KÜRTLER SURİYE&#039;NİN ASLİ PARÇASI&quot;Deyrizor halkının, devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesini ve ülkenin birliğini istediğini söyleyen Ahmed, &quot;Kürt vatandaşlarımız, Suriye&#039;nin asli parçası” dedi.Ahmed, örgütün anlaşmaya sadık kalarak halkın taleplerini dikkate almasını beklediklerini belirterek terör örgütü DAEŞ tehdidine ilişkin, şunları kaydetti: &quot;Şu ana kadar herhangi bir saldırı girişimi kaydedilmedi. Deyrizor-Humus bağlantı yollarında güvenlik tehditleri bulunmuyor.&quot;Suriye&#039;nin yeniden inşası için devlet ile halkın her zaman birlikte çalışması gerektiğini vurgulayan Ahmed, şunları ekledi: &quot;Ülkemiz yeniden halkımıza dönüyor. Devlet ve halk olarak bir olmalıyız. Sabır, dayanışma ve işbirliği ile kalkınma sürecine katkıda bulunmaya davet ediyorum.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_GXaNaAaCk-0sRXjIzrRlg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ekmek, sorununu, Türkiye, ile, çözdük:, Suriyede, yeni, dönem, inşa, ediliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_GXaNaAaCk-0sRXjIzrRlg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250405085919001" class="type:primaryImage" alt="Suriye'de ekmeğe Türkiye desteği"><p>Deyrizor Valisi Ahmed, terör örgütü PKK/YPG işgalindeki bölgede bulunan petrol sahalarının devletin yönetimine geçeceğini açıkladı. Ahmed ayrıca ekmek sorununu Türkiye'den daha kaliteli beyaz un temin ederek çözdüklerini söyledi.</p><p>Suriye'de Deyrizor ilinin Valisi Gassan Ahmed, devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi yönünde önemli adımlar atıldığını duyurdu.</p><p>Fırat Nehri’nin doğusunda terör örgütü PKK/YPG işgalindeki bölgede bulunan petrol sahalarının kontrolünün, Petrol Bakanlığına geçeceğini bildiren Ahmed, vilayetteki nüfus müdürlüğünün faaliyete geçirildiğini ifade etti.</p><p>Ahmed, müdürlüğün ana binasının, bölgeyi işgal eden PKK/YPG ve devrik Beşar Esad unsurları tarafından yağmalandığını hatırlattı. Tahrip edilen cihazların yenilendiğini ve müdürlüğün tekrar hizmete açıldığını kaydeden Ahmed, "Resmi belgeler güvende. Meyadin, Aşara, Kuriyye ve Şemiyye ilçelerinde de yeni merkezleri faaliyete geçirdik" diye konuştu. </p><p>Ahmed, nüfus cüzdanı çıkarma hizmetinin henüz başlamadığını ancak iki ay içinde tüm nüfus kayıt merkezlerini tam kapasiteyle çalıştırmayı hedeflediklerini dile getirdi.</p><p><strong>"TÜRKİYE'DEN KALİTELİ UN TEMİN ETTİK"</strong> </p><p>Ekmek konusunda iyileştirme çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Ahmed, "Göreve geldiğimizde ekmeğin kalitesi oldukça kötüydü.  Türkiye'den daha kaliteli beyaz un temin ederek sorunu çözdük. Yerel üretimi artırmak için iki farklı unu karıştırarak kaliteyi yükseltiyoruz" ifadelerini kullandı.  Vali Ahmed, "Şu anda fırınların önünde uzun kuyruklar oluşmuyor ancak buğday fiyatlarındaki küresel artış nedeniyle bu konuda tam kontrolü sağlamak zorlaşıyor" diye ekledi.</p><p><strong>YIKILAN KÖPRÜLER ONARILIYOR</strong></p><p>Deyrizor'un en büyük sorunlarından birinin de devrik rejim döneminde, PKK/YPG işgali sırasında yıkılan köprülerin yeniden inşası olduğunu vurgulayan Vali, "Toprak köprünün demir kısmını onardık. Humus'tan yedek parçalar getirerek köprüyü yeniden inşa ettik. Bu köprü 15 gün önce ulaşıma açıldı" dedi.</p><p>Aşara Köprüsü'nün de restore edildiğini belirten Ahmed, "Fırat Nehri'nin iki yakası arasındaki bütün köprüleri onarıyoruz. Teknik ekipler bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Adanın karşı tarafında dolgu işlemleri yapılıyor. Gerekli koordinasyon sağlanırsa köprüyü 15 gün içinde tamamlamayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.</p><p>Ahmed, "Şehirdeki tüm sokak lambalarını yeniledik. Hasar gören doğu mahallelerinde de aydınlatma çalışmaları sürüyor. Elektrik ağını restore ettik" diyerek elektrik kapasitenin artırılmasının beklendiğini kaydetti. Deyrizor Valisi, şu bilgileri paylaştı: "Şehrin 100 megavat elektrik ihtiyacı var. 30'u sağlanıyor. Temizlik hizmetlerinde de iyileştirmeler var. Göreve geldiğimizde sadece bir çöp toplama aracı vardı. Şimdi hem yeni araçlar, sıkıştırma makineleri ve süpürme araçları getirildi hem de var olan araçlar onarıldı. Ancak hizmetlerin tam anlamıyla yeterli seviyeye ulaşması için daha fazla çalışmamız gerekiyor."</p><p><strong>TELEKOMÜNİKASYON SIKINTISI</strong> Deyrizor'daki en büyük sorunlardan birinin telekomünikasyon olduğuna işaret eden Ahmed, "Deyrizor'un en yakın büyük şehir olan Humus'a uzaklığı oldukça fazla. Mevcut fiber optik kablolar düşük kalitede ve sık sık arızalanıyor. İletişimin tamamen kesilmesine yol açıyor" diye konuştu.</p><p>Ahmed, bu sorunun çözülmesi için hükümete yeni kablo döşenmesi veya alternatif çözümler üretilmesi yönünde talepte bulunduklarını aktararak "İletişimin kesintisiz sağlanması için gerekli adımların atılmasını bekliyoruz" dedi.</p><p><strong>"PETROL ÜRETİMİNDE CİDDİ SORUNLAR YAŞANDI"</strong> Ahmed, örgütün işgali altındaki bölgede petrol sahalarının uzun süredir bakımsız olduğunu ve üretimde ciddi sorunların yaşandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Ferhat Abdi Şahin arasında yapılan anlaşmayı değerlendiren Vali Ahmed, “Petrol sahaları tamamen Petrol Bakanlığının kontrolüne geçecek. Bu, ülke ekonomisi için büyük bir kazanım olacak" dedi.</p><p>Deyrizor'un ve Irak sınırının güvenliğine değinen Ahmed, sözlerini şöyle sürdürdü: "Güvenlik, Deyrizor Emniyet Müdürlüğü ve genel güvenlik yönetimi tarafından sağlanıyor. Polis teşkilatı yeniden kuruldu, yeni karakollar açıldı ve devriyeler artırıldı. Irak sınırında ise sıkı kontroller yapılarak kaçakçılık ve organize suçlarla mücadelede önemli ilerlemeler kaydedildi."</p><p><strong>"KÜRTLER SURİYE'NİN ASLİ PARÇASI"</strong></p><p>Deyrizor halkının, devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesini ve ülkenin birliğini istediğini söyleyen Ahmed, "Kürt vatandaşlarımız, Suriye'nin asli parçası” dedi.</p><p>Ahmed, örgütün anlaşmaya sadık kalarak halkın taleplerini dikkate almasını beklediklerini belirterek terör örgütü DAEŞ tehdidine ilişkin, şunları kaydetti: "Şu ana kadar herhangi bir saldırı girişimi kaydedilmedi. Deyrizor-Humus bağlantı yollarında güvenlik tehditleri bulunmuyor."</p><p>Suriye'nin yeniden inşası için devlet ile halkın her zaman birlikte çalışması gerektiğini vurgulayan Ahmed, şunları ekledi: "Ülkemiz yeniden halkımıza dönüyor. Devlet ve halk olarak bir olmalıyız. Sabır, dayanışma ve işbirliği ile kalkınma sürecine katkıda bulunmaya davet ediyorum."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filipinler&amp;apos;de minibüs uçuruma yuvarlandı: 5 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/filipinlerde-minibus-ucuruma-yuvarlandi-5-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/filipinlerde-minibus-ucuruma-yuvarlandi-5-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Filipinlerin’in kuzeyinde turistleri taşıyan bir minibüsün yaklaşık 50 metrelik uçuruma yuvarlanması sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi ise yaralandı.Yetkililer tarafından bugün yapılan açıklamada, aracın henüz belirlenemeyen bir nedenle kayarak uçuruma sürüklendiği ve olay yerinde 3 erkek ve 2 kadın yolcunun yaşamını yitirdiği belirtildi. Kazaya ilişkin soruşturma sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T9A_EOUv1k-9QLnCDLHSgw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Filipinlerde, minibüs, uçuruma, yuvarlandı:, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T9A_EOUv1k-9QLnCDLHSgw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Filipinler'de minibüs kazası: 5 ölü"><p>Filipinlerin’in kuzeyinde turistleri taşıyan bir minibüsün yaklaşık 50 metrelik uçuruma yuvarlanması sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi ise yaralandı.</p>Yetkililer tarafından bugün yapılan açıklamada, aracın henüz belirlenemeyen bir nedenle kayarak uçuruma sürüklendiği ve olay yerinde 3 erkek ve 2 kadın yolcunun yaşamını yitirdiği belirtildi. Kazaya ilişkin soruşturma sürüyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları zaman yolculuğunun basit yolunu açıkladı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/bilim-insanlari-zaman-yolculugunun-basit-yolunu-acikladi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/bilim-insanlari-zaman-yolculugunun-basit-yolunu-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanlarına göre gökyüzüne her baktığımızda, binlerce hatta milyonlarca yıl öncesine tanıklık ediyoruz. Yıldızların ışığı, geçmişin izlerini taşıyor.Zamanda yolculuk yapmak insanlığın yüzyıllardır peşinden koştuğu en büyük hayallerden biri.Bilimkurgu filmlerinde sıklıkla karşılaştığımız bu konsept, devasa makinelerle veya karmaşık düzeneklerle mümkün kılınıyor. Geleceğe Dönüş, Interstellar ve Austin Powers gibi yapımlar, zaman yolculuğunu ilgi çekici şekillerde işliyor. Hatta BBC&#039;nin kült komedi dizisi Blackadder bile basit bir meyve sıkacağı ve tahta parçasıyla zaman makinesi kurguluyor.  Ancak bilim insanlarına göre zamanda yolculuk düşündüğümüzden daha basit. Ve bunun için bir makineye ihtiyacımız yok. Tek yapmamız gereken: gökyüzüne, yıldızlara bakmak. &quot;GÖZLERİMİZLE GEÇMİŞİ GÖRÜYORUZ&quot;New York’taki Cornell Üniversitesi’nden astronom Dr. Michael Boyle’a göre, yıldızlardan gelen ışık gözümüze ulaşana kadar binlerce, hatta milyarlarca yıl süren bir yolculuk yapıyor.“Evrenin ölçeği o kadar büyük ki, evrendeki en hızlı şey olan ışık bile bu mesafeleri kat etmek için uzun süreler harcıyor,” diyor Dr. Boyle.  Bu da şu anlama geliyor: Gökyüzünde gördüğümüz yıldızların aslında geçmişteki hallerine tanıklık ediyoruz. Bazı yıldızlar biz onları seyrederken çoktan yok olmuş olabilir.  BİNLERCE YIL ÖNCESİNİN IŞIĞI BİZE ULAŞIYOR Örneğin, kuzey gökyüzündeki Deneb yıldızı 2  bin 600 ışık yılı uzaklıkta. Yani biz o yıldıza baktığımızda, aslında M.Ö. 6. yüzyıldaki halini görüyoruz. Bu da  Roma monarşisinin sona erdiği, Babil&#039;in Asma Bahçeleri&#039;nin inşa edildiği döneme denk geliyor.   Yine Eta Carinae yıldız sistemi, 7 bin 500 ışık yılı ötede. Bu da ışığının, insanların tarımı yeni keşfettiği dönemde yola çıkmış olması demek.  Çıplak gözle görebildiğimiz en uzak galaksi olan Andromeda’dan gelen ışık ise 2,5 milyon yıl önce yola çıktı. O dönem, dünyada henüz ilkel insanların (Homo habilis) yaşamaya başladığı, son Buzul Çağı&#039;nın başlangıcıydı.  Batı Teksas A&amp;M Üniversitesi&#039;nden fizikçi Prof. Christopher Baird, &quot;Bir yıldızın şu an var olup olmadığını bilmemiz mümkün değil,&quot; diyor. Çünkü yıldızlar süpernova olarak patlayabilir, kara deliklere karışabilir veya yakıtlarını tüketip sönebilirler.  Bugüne kadar keşfedilen en uzak yıldız olan Earendel, tam 28 milyar ışık yılı uzaklıkta. Fakat ışığının bize ulaşması 13 milyar yıl sürdü. Dr. Boyle’a göre, “Bu kadar parlak bir yıldız, muhtemelen çoktan yok oldu.”  Uzaylılar dinozorları izliyor olabilir mi? İşin en ilginç kısmıysa şu: Eğer 65 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir uygarlık yeterince güçlü bir teleskopa sahipse, şu an Dünya’ya baktığında dinozorları görüyor olabilir!  Bilim henüz bu noktaya gelmese de, teorik olarak gelişmiş teleskoplarla geçmişi izlemek mümkün olabilir. Belki de bir gün, geçmişin gerçek görüntülerini yıldızlar aracılığıyla izleyebileceğiz.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oct1Cgq7vEW637f8u-UvLQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, zaman, yolculuğunun, basit, yolunu, açıkladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oct1Cgq7vEW637f8u-UvLQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Geçmişe gitmenin yolu yıldızlardan geçiyor"><p>Bilim insanlarına göre gökyüzüne her baktığımızda, binlerce hatta milyonlarca yıl öncesine tanıklık ediyoruz. Yıldızların ışığı, geçmişin izlerini taşıyor.</p><p>Zamanda yolculuk yapmak insanlığın yüzyıllardır peşinden koştuğu en büyük hayallerden biri.</p><p>Bilimkurgu filmlerinde sıklıkla karşılaştığımız bu konsept, devasa makinelerle veya karmaşık düzeneklerle mümkün kılınıyor. Geleceğe Dönüş, Interstellar ve Austin Powers gibi yapımlar, zaman yolculuğunu ilgi çekici şekillerde işliyor. Hatta BBC'nin kült komedi dizisi Blackadder bile basit bir meyve sıkacağı ve tahta parçasıyla zaman makinesi kurguluyor.  Ancak bilim insanlarına göre zamanda yolculuk düşündüğümüzden daha basit. Ve bunun için bir makineye ihtiyacımız yok. Tek yapmamız gereken: gökyüzüne, yıldızlara bakmak. </p><p><strong>"GÖZLERİMİZLE GEÇMİŞİ GÖRÜYORUZ"</strong></p><p>New York’taki Cornell Üniversitesi’nden astronom Dr. Michael Boyle’a göre, yıldızlardan gelen ışık gözümüze ulaşana kadar binlerce, hatta milyarlarca yıl süren bir yolculuk yapıyor.</p><p>“Evrenin ölçeği o kadar büyük ki, evrendeki en hızlı şey olan ışık bile bu mesafeleri kat etmek için uzun süreler harcıyor,” diyor Dr. Boyle.  Bu da şu anlama geliyor: Gökyüzünde gördüğümüz yıldızların aslında geçmişteki hallerine tanıklık ediyoruz. Bazı yıldızlar biz onları seyrederken çoktan yok olmuş olabilir.  <strong>BİNLERCE YIL ÖNCESİNİN IŞIĞI BİZE ULAŞIYOR </strong></p><p>Örneğin, kuzey gökyüzündeki Deneb yıldızı 2  bin 600 ışık yılı uzaklıkta. Yani biz o yıldıza baktığımızda, aslında M.Ö. 6. yüzyıldaki halini görüyoruz. Bu da  Roma monarşisinin sona erdiği, Babil'in Asma Bahçeleri'nin inşa edildiği döneme denk geliyor.   Yine Eta Carinae yıldız sistemi, 7 bin 500 ışık yılı ötede. Bu da ışığının, insanların tarımı yeni keşfettiği dönemde yola çıkmış olması demek.  Çıplak gözle görebildiğimiz en uzak galaksi olan Andromeda’dan gelen ışık ise 2,5 milyon yıl önce yola çıktı. O dönem, dünyada henüz ilkel insanların (Homo habilis) yaşamaya başladığı, son Buzul Çağı'nın başlangıcıydı.  Batı Teksas A&M Üniversitesi'nden fizikçi Prof. Christopher Baird, "Bir yıldızın şu an var olup olmadığını bilmemiz mümkün değil," diyor. Çünkü yıldızlar süpernova olarak patlayabilir, kara deliklere karışabilir veya yakıtlarını tüketip sönebilirler.  Bugüne kadar keşfedilen en uzak yıldız olan Earendel, tam 28 milyar ışık yılı uzaklıkta. Fakat ışığının bize ulaşması 13 milyar yıl sürdü. Dr. Boyle’a göre, “Bu kadar parlak bir yıldız, muhtemelen çoktan yok oldu.”  Uzaylılar dinozorları izliyor olabilir mi? İşin en ilginç kısmıysa şu: Eğer 65 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir uygarlık yeterince güçlü bir teleskopa sahipse, şu an Dünya’ya baktığında dinozorları görüyor olabilir!  Bilim henüz bu noktaya gelmese de, teorik olarak gelişmiş teleskoplarla geçmişi izlemek mümkün olabilir. Belki de bir gün, geçmişin gerçek görüntülerini yıldızlar aracılığıyla izleyebileceğiz. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenski: Cumhurbaşkanı Erdoğan ile son derece iyi ilişkilerimiz var</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/zelenski-cumhurbaskani-erdogan-ile-son-derece-iyi-iliskilerimiz-var</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/zelenski-cumhurbaskani-erdogan-ile-son-derece-iyi-iliskilerimiz-var</guid>
<description><![CDATA[ Düzenlediği basın toplantısında NTV&#039;nin sorularını yanıtlayan Ukrayna lideri Zelenski, kendisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile son derece iyi ilişkilerinin olduğunu dile getirdi.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Türkiye&#039;nin Ukrayna açısından önemli rol oynadığını söyleyerek, Türkiye&#039;nin savaştan sonra Ukrayna&#039;nın güvenliğinin garantörlerinden biri olmasını istediklerini söyledi.  Dün düzenlediği basın toplantısında NTV adına Deniz Berktay&#039;ın sorularını yanıtlayan Zelenski, kendisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile son derece iyi ilişkilerinin olduğunu dile getirdi.Türkiye&#039;nin Karadeniz güvenliği konusunda önemli girişimlerde bulunduğunu söyleyen Zelenski, 2022 -2023 döneminde Karadeniz limanlarından gıda gemilerinin seyir güvenliğini sağlayan gıda koridorunun Türkiye&#039;nin de girişimiyle oluştuğunu, fakat sonra bu girişimin Rusya tarafından engellendiğini ifade etti.  Kendisinin Türkiye&#039;de Erdoğan ile Türkiye&#039;nin Ukrayna&#039;nın güvenliğinin garanti eden ülkelerden biri olması konusunu görüştüğünü ifade eden Zelenski, Erdoğan&#039;ın da Türkiye&#039;nin Ukrayna&#039;nın güvenliğini garanti eden ülkelerden biri olmayı kabul ettiğini söyledi.  Ukrayna&#039;nın barış anlaşmasına yönelik kırmızı çizgilerinin ne olduğu konusundaki soruya da Zelenski, Ukrayna&#039;nın Rusya ile her şekilde barış masasında bir araya gelmeye hazır olduğunu ifade etti.Ukrauna lideri son olarak, barış istemeyen tarafın Rusya olduğunu dile getirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/upQNFhRj0k2Af6W4Kb5ASw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zelenski:, Cumhurbaşkanı, Erdoğan, ile, son, derece, iyi, ilişkilerimiz, var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/upQNFhRj0k2Af6W4Kb5ASw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zelenski'den Erdoğan açıklaması"><p>Düzenlediği basın toplantısında NTV'nin sorularını yanıtlayan Ukrayna lideri Zelenski, kendisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile son derece iyi ilişkilerinin olduğunu dile getirdi.</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Türkiye'nin Ukrayna açısından önemli rol oynadığını söyleyerek, Türkiye'nin savaştan sonra Ukrayna'nın güvenliğinin garantörlerinden biri olmasını istediklerini söyledi.  Dün düzenlediği basın toplantısında NTV adına Deniz Berktay'ın sorularını yanıtlayan Zelenski, kendisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile son derece iyi ilişkilerinin olduğunu dile getirdi.</p><p>Türkiye'nin Karadeniz güvenliği konusunda önemli girişimlerde bulunduğunu söyleyen Zelenski, 2022 -2023 döneminde Karadeniz limanlarından gıda gemilerinin seyir güvenliğini sağlayan gıda koridorunun Türkiye'nin de girişimiyle oluştuğunu, fakat sonra bu girişimin Rusya tarafından engellendiğini ifade etti.  Kendisinin Türkiye'de Erdoğan ile Türkiye'nin Ukrayna'nın güvenliğinin garanti eden ülkelerden biri olması konusunu görüştüğünü ifade eden Zelenski, Erdoğan'ın da Türkiye'nin Ukrayna'nın güvenliğini garanti eden ülkelerden biri olmayı kabul ettiğini söyledi.  Ukrayna'nın barış anlaşmasına yönelik kırmızı çizgilerinin ne olduğu konusundaki soruya da Zelenski, Ukrayna'nın Rusya ile her şekilde barış masasında bir araya gelmeye hazır olduğunu ifade etti.</p><p>Ukrauna lideri son olarak, barış istemeyen tarafın Rusya olduğunu dile getirdi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzaylılar 23 askeri taşa çevirmiş</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/uzaylilar-23-askeri-tasa-cevirmis</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/uzaylilar-23-askeri-tasa-cevirmis</guid>
<description><![CDATA[ Gizliliği kaldırılan bir CIA dosyasına göre, Sibirya&#039;da düşen bir UFO 23 askeri taşa çevirmiş.Sovyet birliklerinin, Sibirya&#039;daki bir Sovyet askeri birliğinin üzerine UFO düşürdüğü ve ardından bir enerji patlamasına neden olarak yaklaşık 35 yıl önce 23 askeri taşa dönüştürdüğü öne sürüldü.Gizliliği kaldırılan bir CIA dosyasına göre düşen uçan dairenin bütün bir askeri birliği taşa çevirmesinin ardından uzaylılar tarafından yapıldığı iddia edilen bir katliamı ortaya çıkardı.Daily Mail&#039;de yer alan habere göre ABD istihbarat ajanları tarafından ele geçirilen 250 sayfalık çok gizli bir dosyayı özetleyen belgede, görgü tanıkları 5 uzaylının yok edilen araçtan çıktığını, kendilerini tek bir yaratık olarak birleştirdiklerini, yoğun bir enerji patlamasıyla patladıklarını ve 23 askerin kayaya dönüşmesini sağladıklarını söylüyor.CIA savaşı &quot;dünya dışı yaratıkların intikamının korkunç bir resmi, insanın kanını donduran bir resim&quot; olarak tanımladı.Teşkilat, son derece tehditkâr vakanın Dünya&#039;yı ziyaret eden uzaylıların ABD hükümetinin&#039;varsayımlarının çok ötesinde silah ve teknolojiye sahip olduğunu kanıtladığını ve bunun da uzaylıların varlığından zaten haberdar olduklarını gösterdiğini ekledi.Ortaya çıkarılan ve 2000 yılında gizliliği kaldırılan belge, yakın zamanda AI Or Evil podcast&#039;ine konu oldu ve sunucu Josh Hooper, UFO kazası bölgesindeki askerlerden ikisinin karşılaşmadan sağ kurtulduğunu açıkladı.23 askerin kalıntıları ve uzay aracının enkazının Moskova yakınlarında bulunan gizli bir araştırma üssüne taşındığı bildirildi.SOVYETLER BİRLİĞİ&#039;NİN ÇÖKÜŞÜNDEN SONRA ORTAYA ÇIKTIBir Kanada gazetesinin 1989-1990 yılları arasında gerçekleştiğine inandığı olay, ancak Sovyetler Birliği&#039;nin ve onun gizli polis örgütü KGB&#039;nin çöküşünden sonra CIA tarafından ortaya çıkarıldı.CIA belgesi, sözde uzaylı aracının bir eğitim görevi sırasında Sovyetlerin üzerinde alçaktan ve sessizce uçtuğunu açıklıyordu. Yetkililer, &quot;bilinmeyen nedenlerle&quot; Sovyetlerin UFO&#039;ya karadan havaya bir füze fırlatarak birliğin yakınında Dünya&#039;ya çarpmasına neden olduğunu yazdı.Hayatta kalan iki askere göre, askerler araca yaklaştığında 5 uzaylı enkazdan kurtulmuş ve enkazın yakınında toplanmıştı.Birkaç dakika sonra askerler uzaylı grubunun birleşerek küresel bir şekil alan tek bir cisme dönüştüğünü söyledi.Topa benzeyen yeni uzaylının, parlak beyaz bir ışığa dönüşmeden önce vızıldamaya ve tıslamaya başladığı belirtildi. Askerler bakarken, ışık topu dev bir enerji patlaması gibi patladı ve 25 Sovyet&#039;ten 23&#039;ünü &quot;taş direklere&quot; dönüştürdü. Raporda, askerlerden ikisinin hayatta kalmasının tek nedeninin enerji patlaması sırasında gölgelik bir alanda durmaları olduğu belirtildi.&quot;KİREÇ TAŞINA BENZEYEN BİR MADDE&quot;Askerlerin vücutları üzerinde yapılan testler, uzaylı patlamasının canlı dokuyu bir şekilde kireç taşına benzeyen bir maddeye dönüştürdüğünü gösterdi.CIA belgesinde ölümcül patlamadan insanlar tarafından hala bilinmeyen bir enerji kaynağının sorumlu olduğu belirtiliyordu.2025 yılında bile böylesine şok edici bir dönüşümün ardındaki bilimi tıbbi ve teknolojik olarak açıklamak hala zor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vL6a9GzJh0Wksaya3RLg-Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzaylılar, askeri, taşa, çevirmiş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vL6a9GzJh0Wksaya3RLg-Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uzaylılar 23 askeri taşa çevirmiş"><p>Gizliliği kaldırılan bir CIA dosyasına göre, Sibirya'da düşen bir UFO 23 askeri taşa çevirmiş.</p><p>Sovyet birliklerinin, Sibirya'daki bir Sovyet askeri birliğinin üzerine UFO düşürdüğü ve ardından bir enerji patlamasına neden olarak yaklaşık 35 yıl önce 23 askeri taşa dönüştürdüğü öne sürüldü.</p><p>Gizliliği kaldırılan bir CIA dosyasına göre düşen uçan dairenin bütün bir askeri birliği taşa çevirmesinin ardından uzaylılar tarafından yapıldığı iddia edilen bir katliamı ortaya çıkardı.</p><p>Daily Mail'de yer alan habere göre ABD istihbarat ajanları tarafından ele geçirilen 250 sayfalık çok gizli bir dosyayı özetleyen belgede, görgü tanıkları 5 uzaylının yok edilen araçtan çıktığını, kendilerini tek bir yaratık olarak birleştirdiklerini, yoğun bir enerji patlamasıyla patladıklarını ve 23 askerin kayaya dönüşmesini sağladıklarını söylüyor.</p><p>CIA savaşı "dünya dışı yaratıkların intikamının korkunç bir resmi, insanın kanını donduran bir resim" olarak tanımladı.</p><p>Teşkilat, son derece tehditkâr vakanın Dünya'yı ziyaret eden uzaylıların ABD hükümetinin'varsayımlarının çok ötesinde silah ve teknolojiye sahip olduğunu kanıtladığını ve bunun da uzaylıların varlığından zaten haberdar olduklarını gösterdiğini ekledi.</p><p>Ortaya çıkarılan ve 2000 yılında gizliliği kaldırılan belge, yakın zamanda AI Or Evil podcast'ine konu oldu ve sunucu Josh Hooper, UFO kazası bölgesindeki askerlerden ikisinin karşılaşmadan sağ kurtulduğunu açıkladı.</p><p>23 askerin kalıntıları ve uzay aracının enkazının Moskova yakınlarında bulunan gizli bir araştırma üssüne taşındığı bildirildi.</p><p><strong>SOVYETLER BİRLİĞİ'NİN ÇÖKÜŞÜNDEN SONRA ORTAYA ÇIKTI</strong></p><p>Bir Kanada gazetesinin 1989-1990 yılları arasında gerçekleştiğine inandığı olay, ancak Sovyetler Birliği'nin ve onun gizli polis örgütü KGB'nin çöküşünden sonra CIA tarafından ortaya çıkarıldı.</p><p>CIA belgesi, sözde uzaylı aracının bir eğitim görevi sırasında Sovyetlerin üzerinde alçaktan ve sessizce uçtuğunu açıklıyordu. Yetkililer, "bilinmeyen nedenlerle" Sovyetlerin UFO'ya karadan havaya bir füze fırlatarak birliğin yakınında Dünya'ya çarpmasına neden olduğunu yazdı.</p><p>Hayatta kalan iki askere göre, askerler araca yaklaştığında 5 uzaylı enkazdan kurtulmuş ve enkazın yakınında toplanmıştı.</p><p>Birkaç dakika sonra askerler uzaylı grubunun birleşerek küresel bir şekil alan tek bir cisme dönüştüğünü söyledi.</p><p>Topa benzeyen yeni uzaylının, parlak beyaz bir ışığa dönüşmeden önce vızıldamaya ve tıslamaya başladığı belirtildi. Askerler bakarken, ışık topu dev bir enerji patlaması gibi patladı ve 25 Sovyet'ten 23'ünü "taş direklere" dönüştürdü. Raporda, askerlerden ikisinin hayatta kalmasının tek nedeninin enerji patlaması sırasında gölgelik bir alanda durmaları olduğu belirtildi.</p><p><strong>"KİREÇ TAŞINA BENZEYEN BİR MADDE"</strong></p><p>Askerlerin vücutları üzerinde yapılan testler, uzaylı patlamasının canlı dokuyu bir şekilde kireç taşına benzeyen bir maddeye dönüştürdüğünü gösterdi.</p><p>CIA belgesinde ölümcül patlamadan insanlar tarafından hala bilinmeyen bir enerji kaynağının sorumlu olduğu belirtiliyordu.</p><p>2025 yılında bile böylesine şok edici bir dönüşümün ardındaki bilimi tıbbi ve teknolojik olarak açıklamak hala zor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de son durum: Can kaybı 50 bin 669&amp;apos;a yükseldi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-son-durumcan-kaybi-50-bin-669a-yukseldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-son-durumcan-kaybi-50-bin-669a-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusunun Gazze Şeridi&#039;ne 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 50 bin 669&#039;a yükseldi.Ateşkesi bozan İsrail, Gazze&#039;de saldırılarını sürdürüyor. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Gazze Şeridi&#039;nde son 24 saatte 66 can kaybının kayıtlara geçtiği, 162 kişinin ise yaralandığı bildirildi. İsrail&#039;in ateşkesi bozduğu 18 Mart&#039;tan bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının bin 309&#039;a, yaralı sayısının ise 3 bin 184&#039;e yükseldiği aktarıldı.İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne saldırıları başlattığı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana toplam can kaybı ise 50 bin 669&#039;a, yaralı sayısı 115 bin 225&#039;e yükseldi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e1DB9oG320-Osx6gdBUovw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, son, durum: Can, kaybı, bin, 669a, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e1DB9oG320-Osx6gdBUovw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de can kaybı 50 bin 669'a yükseldi"><p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 50 bin 669'a yükseldi.</p><p>Ateşkesi bozan İsrail, Gazze'de saldırılarını sürdürüyor. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Gazze Şeridi'nde son 24 saatte 66 can kaybının kayıtlara geçtiği, 162 kişinin ise yaralandığı bildirildi. İsrail'in ateşkesi bozduğu 18 Mart'tan bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının bin 309'a, yaralı sayısının ise 3 bin 184'e yükseldiği aktarıldı.</p><p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırıları başlattığı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana toplam can kaybı ise 50 bin 669'a, yaralı sayısı 115 bin 225'e yükseldi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İspanya&amp;apos;da şiddetli fırtına: 3 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ispanyada-siddetli-firtina-3-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ispanyada-siddetli-firtina-3-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ İspanya&#039;nın Sevilla kentinde etkili olan şiddetli fırtınada bir deponun yıkılması sonucu 3 kişi hayatını kaybetti.İspanya&#039;nın Endülüs özerk bölgesinin merkezi Sevilla&#039;yı Nuria Fırtınası vurdu. Çatısı uçan bir depo yıkıldı. Bölgeye ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, 3 işçinin hayatını kaybettiğini belirledi. İspanya Çalışma ve Sosyal Ekonomi Bakanlığı, olayla ilgili inceleme başlattı.İspanya&#039;nın ulusal hava durumu ofisi Aemet, dün komşu Portekiz&#039;i de etkileyen Nuria Fırtınası&#039;nın şiddetli rüzgar ve yoğun yağışı beraberinde getireceğini belirterek Endülüs&#039;ün güney bölgesinin büyük bölümü için bir uyarı yayınlamıştı.Meteorolojiye göre bu yıl aylık ortalama yağış miktarının 2.5 katı yağış alan İspanya&#039;da Mart ayının başından bu yana 5. fırtına etkili oldu. Fırtınaların son 3 ölümle birlikte toplam 10 can kaybına yol açtığı belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nb43AIvtFkm67IKEuyjWOQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İspanyada, şiddetli, fırtına:, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nb43AIvtFkm67IKEuyjWOQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İspanya'daki fırtınada 3 kişi öldü"><p>İspanya'nın Sevilla kentinde etkili olan şiddetli fırtınada bir deponun yıkılması sonucu 3 kişi hayatını kaybetti.</p><p>İspanya'nın Endülüs özerk bölgesinin merkezi Sevilla'yı Nuria Fırtınası vurdu. Çatısı uçan bir depo yıkıldı. </p><p>Bölgeye ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, 3 işçinin hayatını kaybettiğini belirledi. İspanya Çalışma ve Sosyal Ekonomi Bakanlığı, olayla ilgili inceleme başlattı.</p><p>İspanya'nın ulusal hava durumu ofisi Aemet, dün komşu Portekiz'i de etkileyen Nuria Fırtınası'nın şiddetli rüzgar ve yoğun yağışı beraberinde getireceğini belirterek Endülüs'ün güney bölgesinin büyük bölümü için bir uyarı yayınlamıştı.</p><p>Meteorolojiye göre bu yıl aylık ortalama yağış miktarının 2.5 katı yağış alan İspanya'da Mart ayının başından bu yana 5. fırtına etkili oldu. Fırtınaların son 3 ölümle birlikte toplam 10 can kaybına yol açtığı belirtildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Satranç tahtası katili&amp;quot; itiraflara hazırlanıyor</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/satranc-tahtasi-katili-itiraflara-hazirlaniyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/satranc-tahtasi-katili-itiraflara-hazirlaniyor</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Satranç tahtası katili&quot; Piçuşkin, Rusya&#039;da 48 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapse mahkûm edildi. Seri katil, 11 cinayeti daha itiraf etmeye hazır olduğunu söyledi.Rusya&#039;da 48 kişiyi öldürdüğü gerekçesiyle ömür boyu hapse mahkûm edilen seri katil, ülkenin cezaevi idaresinden yapılan açıklamaya göre, 11 cinayeti daha itiraf etmeye hazır olduğunu söyledi.Şu anda 50 yaşında olan Aleksandr Piçuşkin, Moskova&#039;daki Bitsevski Parkı civarındaki kurbanlarını hedef aldı. Kurbanların çoğunın evsiz, alkolik veya yaşlı olduğu belirtildi.1992&#039;den 2006&#039;ya kadar süren cinayet serisinin ardından 2007&#039;de yargılandı ve hapse atıldı.Rus medyası ona &quot;satranç tahtası katili&quot; lakabını takmıştı çünkü dedektiflere, kurbanlarının her biri için 64 karelik bir satranç tahtasının her karesine bir madeni para koymayı planladığını söylemişti.Skynews&#039;ün bildirdiğine göre seri katil, cezasının ardından Rusya&#039;nın Arktik bölgesindeki ücra bir hapishane olan Polar Owl Hapishanesi&#039;nde tutuluyor.Rusya Cezaevi Sistemi bugün, Telegram mesajlaşma uygulamasında yaptığı açıklamada, sanığın soruşturmacılara 11 erkek ve kadının daha öldürülmesini itiraf etmeye hazır olduğunu söylediğini belirtti.Önceki yargılanmasında 63 kişiyi öldürdüğünü iddia etmiş, ancak sadece 48 cinayet ve üç cinayete teşebbüsle suçlanmıştı.Eğer 11 ek cinayetten de suçlu bulunursa, Rusya&#039;nın kayıtlara geçen en çok öldüren ikinci seri katili olacak.Eski polis memuru Mihail Popkov, 78 cinayetten hüküm giydi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8srHYeTqd02JiEAZkE1tyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Satranç, tahtası, katili, itiraflara, hazırlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8srHYeTqd02JiEAZkE1tyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" satran tahtas katili><p>"Satranç tahtası katili" Piçuşkin, Rusya'da 48 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapse mahkûm edildi. Seri katil, 11 cinayeti daha itiraf etmeye hazır olduğunu söyledi.</p><p>Rusya'da 48 kişiyi öldürdüğü gerekçesiyle ömür boyu hapse mahkûm edilen seri katil, ülkenin cezaevi idaresinden yapılan açıklamaya göre, 11 cinayeti daha itiraf etmeye hazır olduğunu söyledi.</p><p>Şu anda 50 yaşında olan Aleksandr Piçuşkin, Moskova'daki Bitsevski Parkı civarındaki kurbanlarını hedef aldı. Kurbanların çoğunın evsiz, alkolik veya yaşlı olduğu belirtildi.</p><p>1992'den 2006'ya kadar süren cinayet serisinin ardından 2007'de yargılandı ve hapse atıldı.</p><p>Rus medyası ona "satranç tahtası katili" lakabını takmıştı çünkü dedektiflere, kurbanlarının her biri için 64 karelik bir satranç tahtasının her karesine bir madeni para koymayı planladığını söylemişti.</p><p>Skynews'ün bildirdiğine göre seri katil, cezasının ardından Rusya'nın Arktik bölgesindeki ücra bir hapishane olan Polar Owl Hapishanesi'nde tutuluyor.</p><p>Rusya Cezaevi Sistemi bugün, Telegram mesajlaşma uygulamasında yaptığı açıklamada, sanığın soruşturmacılara 11 erkek ve kadının daha öldürülmesini itiraf etmeye hazır olduğunu söylediğini belirtti.</p><p>Önceki yargılanmasında 63 kişiyi öldürdüğünü iddia etmiş, ancak sadece 48 cinayet ve üç cinayete teşebbüsle suçlanmıştı.</p><p>Eğer 11 ek cinayetten de suçlu bulunursa, Rusya'nın kayıtlara geçen en çok öldüren ikinci seri katili olacak.</p><p>Eski polis memuru Mihail Popkov, 78 cinayetten hüküm giydi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SpaceX tarihi görevi tamamladı: Uzay yolcuları Dünya&amp;apos;ya döndü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/spacex-tarihi-goerevi-tamamladiuzay-yolculari-dunyaya-doendu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/spacex-tarihi-goerevi-tamamladiuzay-yolculari-dunyaya-doendu</guid>
<description><![CDATA[ SpaceX, Dünya&#039;nın kutup yörüngesine yaptığı tarihi insanlı uzay uçuşunda, kripto para milyarderi Chun Wang da dahil olmak üzere 4 sivil astronotu taşıdı. Görev, Kuzey ve Güney Kutbu üzerinde dünyayı dolaşan ilk insanlı uzay yolculuğu oldu.SpaceX, Dünya&#039;nın kutup yörüngesine ilk insanlı uzay uçuşunu gerçekleştirdi. Uçuşta 4 sivil astronotu taşıyan Dragon uzay aracının yolcularından biri de kripto para milyarderi Chun Wang oldu.  Elon Musk&#039;ın sahibi olduğu uzay taşımacılığı şirketi SpaceX, Dünya&#039;nın kutup yörüngesine yapılan ilk insanlı uzay uçuşunu &#039;gerçekleştirdi. Görev komutanı olan kripto para milyarderi Chun Wang ile Norveçli sinematograf Jannicke Mikkelsen, Avustralyalı kutup araştırmacısı Eric Philips ve Alman robotik araştırmacısı Rabea Rogge&#039;nin içinde bulunduğu &#039;Dragon&#039; uzay aracını taşıyan &#039;Falcon-9&#039; roketi, Florida&#039;da bulunan Kennedy Uzay Merkezi&#039;nden fırlatıldı. Falcon 9 roketinin yeniden kullanılabilirlik özelliğine sahip ilk aşama güçlendiricisi, fırlatmadan kısa süre sonra Atlas Okyanusu&#039;nda bulunan &#039;A Shortfall of Gravitas&#039; adlı insansız platforma iniş yaptı.  SpaceX tarafından geri dönen uzay yolcuları ile ilgili yapılan açıklamada, &quot;Dragon ve Fram2 bugün erken saatlerde Kaliforniya kıyılarına iniş yaparak, Dünya&#039;nın kutup bölgelerini keşfetmek için ilk insanlı uzay uçuşu görevini tamamladı&quot; denildi. Yolculuk, hem Kuzey Kutbu hem de Güney Kutbu üzerinde dünyayı dolaşan ilk insanlı uzay yolculuğu olma özelliği taşıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0gHVWm4LrUCPTjCdzuTjcA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>SpaceX, tarihi, görevi, tamamladı: Uzay, yolcuları, Dünyaya, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0gHVWm4LrUCPTjCdzuTjcA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="SpaceX’in uzay yolcuları Dünya'ya döndü"><p>SpaceX, Dünya'nın kutup yörüngesine yaptığı tarihi insanlı uzay uçuşunda, kripto para milyarderi Chun Wang da dahil olmak üzere 4 sivil astronotu taşıdı. Görev, Kuzey ve Güney Kutbu üzerinde dünyayı dolaşan ilk insanlı uzay yolculuğu oldu.</p><p>SpaceX, Dünya'nın kutup yörüngesine ilk insanlı uzay uçuşunu gerçekleştirdi. Uçuşta 4 sivil astronotu taşıyan Dragon uzay aracının yolcularından biri de kripto para milyarderi Chun Wang oldu.  Elon Musk'ın sahibi olduğu uzay taşımacılığı şirketi SpaceX, Dünya'nın kutup yörüngesine yapılan ilk insanlı uzay uçuşunu 'gerçekleştirdi. Görev komutanı olan kripto para milyarderi Chun Wang ile Norveçli sinematograf Jannicke Mikkelsen, Avustralyalı kutup araştırmacısı Eric Philips ve Alman robotik araştırmacısı Rabea Rogge'nin içinde bulunduğu 'Dragon' uzay aracını taşıyan 'Falcon-9' roketi, Florida'da bulunan Kennedy Uzay Merkezi'nden fırlatıldı. </p><p>Falcon 9 roketinin yeniden kullanılabilirlik özelliğine sahip ilk aşama güçlendiricisi, fırlatmadan kısa süre sonra Atlas Okyanusu'nda bulunan 'A Shortfall of Gravitas' adlı insansız platforma iniş yaptı.  SpaceX tarafından geri dönen uzay yolcuları ile ilgili yapılan açıklamada, "Dragon ve Fram2 bugün erken saatlerde Kaliforniya kıyılarına iniş yaparak, Dünya'nın kutup bölgelerini keşfetmek için ilk insanlı uzay uçuşu görevini tamamladı" denildi. Yolculuk, hem Kuzey Kutbu hem de Güney Kutbu üzerinde dünyayı dolaşan ilk insanlı uzay yolculuğu olma özelliği taşıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Okul yemeğinde ölü kertenkele: 65 öğrenci zehirlendi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/okul-yemeginde-oelu-kertenkele-65-oegrenci-zehirlendi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/okul-yemeginde-oelu-kertenkele-65-oegrenci-zehirlendi</guid>
<description><![CDATA[ Hindistan’ın Chhattisgarh eyaletindeki bir ilkokulda, öğle yemeğinde ölü kertenkele bulunan 65 öğrenci zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.Ulusal basındaki haberlere göre Gajadharpur Turripani İlkokulu&#039;nda servis edilen öğle yemeğinde bir öğrenci, tabağında ölü kertenkele olduğunu fark etti.  Görevlilerin uyarılmasıyla tüm öğrencilerden yemeği bırakmaları istendi.  Yemekten yedikleri saptanan 65 öğrencide mide bulantısı, mide ağrısı ve istifra şikayetleri görüldü.  Rahatsızlanan öğrencilerin tamamı, Balrampur-Ramanujganj bölgesindeki hastaneye kaldırıldı.  Tedavi gören öğrencilerden iyileşenlerin taburcu edilmesine başlandı.  Yetkililer, kertenkelenin ilkokuldaki öğle yemeğine nasıl girdiğini belirlemek üzere soruşturma başlatıldığını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/etXRt-FkAEibKpT4VD0SfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Okul, yemeğinde, ölü, kertenkele:, öğrenci, zehirlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/etXRt-FkAEibKpT4VD0SfA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Okul yemeğinde ölü kertenkele çıktı"><p>Hindistan’ın Chhattisgarh eyaletindeki bir ilkokulda, öğle yemeğinde ölü kertenkele bulunan 65 öğrenci zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p>Ulusal basındaki haberlere göre Gajadharpur Turripani İlkokulu'nda servis edilen öğle yemeğinde bir öğrenci, tabağında ölü kertenkele olduğunu fark etti.  Görevlilerin uyarılmasıyla tüm öğrencilerden yemeği bırakmaları istendi.  Yemekten yedikleri saptanan 65 öğrencide mide bulantısı, mide ağrısı ve istifra şikayetleri görüldü.  Rahatsızlanan öğrencilerin tamamı, Balrampur-Ramanujganj bölgesindeki hastaneye kaldırıldı.  Tedavi gören öğrencilerden iyileşenlerin taburcu edilmesine başlandı.  Yetkililer, kertenkelenin ilkokuldaki öğle yemeğine nasıl girdiğini belirlemek üzere soruşturma başlatıldığını duyurdu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;in sağlık çalışanlarını öldürdüğü anlar</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israilin-saglik-calisanlarini-oeldurdugu-anlar</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israilin-saglik-calisanlarini-oeldurdugu-anlar</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusunun, Refah&#039;ta sağlık ve sivil savunma çalışanlarına doğrudan ateş açtığı görüntüler ortaya çıktı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9JkjtNsRQ0yngxa-FN0Rrw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailin, sağlık, çalışanlarını, öldürdüğü, anlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9JkjtNsRQ0yngxa-FN0Rrw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'in sağlık çalışanlarını öldürdüğü anlar"><p>İsrail ordusunun, Refah'ta sağlık ve sivil savunma çalışanlarına doğrudan ateş açtığı görüntüler ortaya çıktı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yüksek ev kiralarına karşı binlerce kişilik protesto</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/yuksek-ev-kiralarina-karsi-binlerce-kisilik-protesto</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/yuksek-ev-kiralarina-karsi-binlerce-kisilik-protesto</guid>
<description><![CDATA[ Binlerce kişi, Madrid ve Barselona&#039;da yüksek ev kiralarını protesto etti. İspanyollar, &quot;Rantçıların pazarlığına son&quot; yazılı pankartlar taşıdı.İspanya&#039;nın Madrid ve Barselona gibi büyük şehirlerinde sokaklara dökülen binlerce İspanyol, konut krizini ve yüksek ev kiralarını protesto etti.   Özellikle son 10 yıldır İspanyolların en çok endişe ettiği konuların başında gelen konut krizi, ilk defa ülke genelinde 40&#039;tan fazla kentte protesto edildi.  Konut krizinin en fazla yaşandığı Madrid ve Katalonya özerk bölgelerindeki kiracı derneklerinin çağrısıyla düzenlenen gösterilerde &quot;Konut krizine son verelim&quot;, &quot;Kiralarda yüzde 50 indirim ve rantçıların pazarlığına son&quot; yazılı pankartlar açıldı.  Binlerce kişinin katıldığı gösterilerin en büyüğü Madrid ve Barselona&#039;da düzenlendi.  Kiracı dernekleri, &quot;ülke genelinde kiraların yüzde 50 düşürülmesini&quot; isterken bu talepleri karşılanmazsa &quot;kira ödemeyerek greve gitme&quot; çağrısı yaptı.  Konut fiyatlarının ve kiraların yüksekliğinden şikayetçi olan Madrid Kiracılar Derneğinin Sözcüsü Valeria Racu, &quot;Süresiz eylem kararı aldık&quot; dedi.Racu, şunları söyledi: Ülke genelinde greve gitmeliyiz. Rantçıların durdurulması ve hükümetin harekete geçmesi gerekiyor. Kimse her 5 ya da 7 yılda bir (sözleşme yenileme zamanı) evini, mahallesini ve şehrini terk etmek zorunda değildir. Madrid&#039;de 2025 yılında sözleşmesi biten yarım milyon haneyi evde kalmaya ve direnmeye çağırıyoruz.&quot;   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IaFUST9WSE2hcXbQ8IhDnA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yüksek, kiralarına, karşı, binlerce, kişilik, protesto</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IaFUST9WSE2hcXbQ8IhDnA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yüksek ev kiraları protesto edildi"><p>Binlerce kişi, Madrid ve Barselona'da yüksek ev kiralarını protesto etti. İspanyollar, "Rantçıların pazarlığına son" yazılı pankartlar taşıdı.</p><p>İspanya'nın Madrid ve Barselona gibi büyük şehirlerinde sokaklara dökülen binlerce İspanyol, konut krizini ve yüksek ev kiralarını protesto etti.   Özellikle son 10 yıldır İspanyolların en çok endişe ettiği konuların başında gelen konut krizi, ilk defa ülke genelinde 40'tan fazla kentte protesto edildi.  Konut krizinin en fazla yaşandığı Madrid ve Katalonya özerk bölgelerindeki kiracı derneklerinin çağrısıyla düzenlenen gösterilerde "Konut krizine son verelim", "Kiralarda yüzde 50 indirim ve rantçıların pazarlığına son" yazılı pankartlar açıldı.  Binlerce kişinin katıldığı gösterilerin en büyüğü Madrid ve Barselona'da düzenlendi.  Kiracı dernekleri, "ülke genelinde kiraların yüzde 50 düşürülmesini" isterken bu talepleri karşılanmazsa "kira ödemeyerek greve gitme" çağrısı yaptı.  Konut fiyatlarının ve kiraların yüksekliğinden şikayetçi olan Madrid Kiracılar Derneğinin Sözcüsü Valeria Racu, "Süresiz eylem kararı aldık" dedi.</p><p>Racu, şunları söyledi: Ülke genelinde greve gitmeliyiz. Rantçıların durdurulması ve hükümetin harekete geçmesi gerekiyor. Kimse her 5 ya da 7 yılda bir (sözleşme yenileme zamanı) evini, mahallesini ve şehrini terk etmek zorunda değildir. Madrid'de 2025 yılında sözleşmesi biten yarım milyon haneyi evde kalmaya ve direnmeye çağırıyoruz."  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;in yalanı 4 gün sürdü: Vahşi infazın görüntüleri ortaya çıktı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israilin-yalani-4-gun-surdu-vahsi-infazin-goeruntuleri-ortaya-cikti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israilin-yalani-4-gun-surdu-vahsi-infazin-goeruntuleri-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in Gazze&#039;deki yaralılara yardıma giden 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını öldürdüğü anın görüntüsü ortaya çıktı. Video, İsrailli bakanın 4 gün önceki iddialarını çürüttü.İsrail&#039;in katliamları bir kez daha belgelendi.İsrail ordusunun Gazze Şeridi&#039;nin güneyindeki Tel es-Sultan&#039;a 23 Mart&#039;ta düzenlediği saldırıda yaralananlara yardıma giden 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını taşıyan ambulans ve bir itfaiye aracını doğrudan hedef alarak ateş açtığı görüntüler ortaya çıktı.The New York Times gazetesi, görüntülerin, İsrail askerlerinin 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını gömdüğü toplu mezarda cansız bedenine ulaşılan bir sağlık görevlisinin cep telefonundan alındığını bildirdi.İsrail&#039;in iddialarının aksine sağlık çalışanlarının kullandığı araçların açıkça ambulans olduğunu ortaya koyan videoda, İsrail saldırısında yaralananlara yardım için giden sağlık ve sivil savunma ekiplerine askerlerin bölgeye ulaşır ulaşmaz ateş açtığı görülüyor.Olay yerine doğru giden sağlık ve sivil savunma ekiplerini taşıyan araçlardan birinin ön gözünden çekilen videoda, konvoydaki araçların ambulans ve bir itfaiye aracı olduğunu gösteren açık işaretler taşıdıkları fark edilebiliyor.Görüntülerde, acil durum farları ve ışıkları yanan ambulanslar ve itfaiye aracından oluşan konvoyun yolun kenarına sapmış, yaralılara yardım için daha önce gönderilen bir ambulans olduğu düşünülen bir aracın önünde durduğu görülüyor.Sağlık çalışanı olduklarını açıkça gösteren üniformalarıyla videoda görülen ilk yardım ekibine doğrudan açılan ateş, görüntülere yansıdığı kadarıyla 5 dakika sürüyor.&quot;BU BENİM SEÇTİĞİM YOL&quot;  Haberde görüntülerin yayınlanmayan kısmında, videoyu çeken sağlık görevlisinin kelime-i şehadet getirdiği ve öleceğini anlayarak, &quot;Beni affet anne. Bu benim seçtiğim yol; insanlara yardım etmek&quot; dediğinin de duyulduğu belirtildi.  Bir süre sağlık çalışanlarının iniltileri ve askerlerin, ne dedikleri anlaşılmamakla birlikte, İbranice sert tonda konuştuğunun arka planda duyulduğu kaydedildi.  Filistin Kızılayı Derneği Sözüsü Nebal Farsakh, basına verdiği röportajda, videoyu çeken sağlık görevlisinin cansız bedeninin toplu mezardan kafasına bir kurşun sıkılmış vaziyette çıkarıldığını aktardı.  Ayrıca haberde, bir BM yetkilisinin, söz konusu sağlık çalışanının isminin İsrail&#039;in Gazze&#039;deki akrabalarını hedef alabilecek olması ihtimalinden ötürü şimdilik gizli tutulduğunu kaydetti.  BAYRAMDA TOPLU MEZARDAN ÇIKARILDILAR  Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi&#039;nin (OCHA) işgal altındaki Filistin topraklarındaki kıdemli insani işler görevlisi Jonathan Whittall, X hesabından, İsrail askerlerinin 15 sağlık ve sivil savunma çalışanının gömüldüğü toplu mezarın başında açıklamalarda bulunmuştu.  Whittall, &quot;Sağlık ve sivil savunma çalışanları birer birer vuruldular. Cesetleri toplandı ve bu toplu mezara gömüldü. Onları üniformalarıyla, eldivenleriyle çıkarıyoruz. Hayat kurtarmak için buradaydılar. Bunun yerine, toplu bir mezara gömüldüler.&quot; ifadelerini kullanmıştı.  8 Filistin Kızılayı, 6 Filistin Sivil Savunma Teşkilatı ve 1 Birleşmiş Milletler personelinin cansız bedenleri Ramazan Bayramı&#039;nın ilk günü olan 30 Mart&#039;ta İsrail askerlerince gömüldükleri yerden çıkarılmıştı.  GÖRÜNTÜLER İSRAİL&#039;İ YALANLIYOR  İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne 7 Ekim&#039;den bu yana düzenlediği saldırılarda sağlık ve sivil savunma personelini sistematik olarak hedef alması uluslararası kamuoyunda büyük tepki uyandırmaya devam ederken, Tel Aviv yönetimi söz konusu saldırıları inkar politikasını sürdürüyor.  Savunma Bakanı Gideon Saar, İsrail askerlerinin &quot;rastgele bir ambulansı hedef almadığını&quot; savunarak &quot;aracın şüpheli bir şekilde askerlere doğru geldiğini&quot; öne sürmüştü.  İsrail Ordu Sözcülüğünden hafta başında yapılan açıklamada, görüntülerin ortaya çıkardığının aksine araçların &quot;farları kapalı veya acil durum sinyalleri olmadan şüpheli bir şekilde ilerlediğinin&quot; tespit edilmesinin üzerine askerlerin ateş açıldığı iddia edilmişti.NE OLMUŞTU?  Filistin Kızılay&#039;ından 23 Mart&#039;ta yapılan açıklamada, Refah&#039;taki saldırıda yaralananları kurtarmak için bölgeye gönderilen 4 ambulansın ve içindeki ekiplerin, İsrail ordusu tarafından kuşatma altına alındığı ve bazı sağlık görevlilerinin saldırıda yaralandığı bildirilmişti.  Gazze&#039;deki Sivil Savunma Birimi de aynı gün Filistin Kızılayı bünyesindeki sağlık görevlilerini kurtarmak için yola çıkan ekipleriyle bağlantıyı kaybetmişti.  Gazze&#039;deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada Refah&#039;ta hedef alınan ve cansız bedenlerine ulaşılan kişilerden bazılarının ellerinin bağlı, başlarına ve göğüslerine ateş açılmış ve derin bir çukura gömülmüş vaziyette bulunduğu belirtilmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_i56t6hSTUK1NUs68ny0DA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailin, yalanı, gün, sürdü:, Vahşi, infazın, görüntüleri, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_i56t6hSTUK1NUs68ny0DA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'in yalanı 4 gün sürdü"><p>İsrail'in Gazze'deki yaralılara yardıma giden 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını öldürdüğü anın görüntüsü ortaya çıktı. Video, İsrailli bakanın 4 gün önceki iddialarını çürüttü.</p><p>İsrail'in katliamları bir kez daha belgelendi.</p><p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Tel es-Sultan'a 23 Mart'ta düzenlediği saldırıda yaralananlara yardıma giden 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını taşıyan ambulans ve bir itfaiye aracını doğrudan hedef alarak ateş açtığı görüntüler ortaya çıktı.</p><p>The New York Times gazetesi, görüntülerin, İsrail askerlerinin 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını gömdüğü toplu mezarda cansız bedenine ulaşılan bir sağlık görevlisinin cep telefonundan alındığını bildirdi.</p><p>İsrail'in iddialarının aksine sağlık çalışanlarının kullandığı araçların açıkça ambulans olduğunu ortaya koyan videoda, İsrail saldırısında yaralananlara yardım için giden sağlık ve sivil savunma ekiplerine askerlerin bölgeye ulaşır ulaşmaz ateş açtığı görülüyor.</p><p>Olay yerine doğru giden sağlık ve sivil savunma ekiplerini taşıyan araçlardan birinin ön gözünden çekilen videoda, konvoydaki araçların ambulans ve bir itfaiye aracı olduğunu gösteren açık işaretler taşıdıkları fark edilebiliyor.</p><p>Görüntülerde, acil durum farları ve ışıkları yanan ambulanslar ve itfaiye aracından oluşan konvoyun yolun kenarına sapmış, yaralılara yardım için daha önce gönderilen bir ambulans olduğu düşünülen bir aracın önünde durduğu görülüyor.</p><p>Sağlık çalışanı olduklarını açıkça gösteren üniformalarıyla videoda görülen ilk yardım ekibine doğrudan açılan ateş, görüntülere yansıdığı kadarıyla 5 dakika sürüyor.</p><strong>"BU BENİM SEÇTİĞİM YOL"</strong>  Haberde görüntülerin yayınlanmayan kısmında, videoyu çeken sağlık görevlisinin kelime-i şehadet getirdiği ve öleceğini anlayarak, "Beni affet anne. Bu benim seçtiğim yol; insanlara yardım etmek" dediğinin de duyulduğu belirtildi.  Bir süre sağlık çalışanlarının iniltileri ve askerlerin, ne dedikleri anlaşılmamakla birlikte, İbranice sert tonda konuştuğunun arka planda duyulduğu kaydedildi.  Filistin Kızılayı Derneği Sözüsü Nebal Farsakh, basına verdiği röportajda, videoyu çeken sağlık görevlisinin cansız bedeninin toplu mezardan kafasına bir kurşun sıkılmış vaziyette çıkarıldığını aktardı.  Ayrıca haberde, bir BM yetkilisinin, söz konusu sağlık çalışanının isminin İsrail'in Gazze'deki akrabalarını hedef alabilecek olması ihtimalinden ötürü şimdilik gizli tutulduğunu kaydetti.  <strong>BAYRAMDA TOPLU MEZARDAN ÇIKARILDILAR</strong>  Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) işgal altındaki Filistin topraklarındaki kıdemli insani işler görevlisi Jonathan Whittall, X hesabından, İsrail askerlerinin 15 sağlık ve sivil savunma çalışanının gömüldüğü toplu mezarın başında açıklamalarda bulunmuştu.  Whittall, "Sağlık ve sivil savunma çalışanları birer birer vuruldular. Cesetleri toplandı ve bu toplu mezara gömüldü. Onları üniformalarıyla, eldivenleriyle çıkarıyoruz. Hayat kurtarmak için buradaydılar. Bunun yerine, toplu bir mezara gömüldüler." ifadelerini kullanmıştı.  8 Filistin Kızılayı, 6 Filistin Sivil Savunma Teşkilatı ve 1 Birleşmiş Milletler personelinin cansız bedenleri Ramazan Bayramı'nın ilk günü olan 30 Mart'ta İsrail askerlerince gömüldükleri yerden çıkarılmıştı.  <strong>GÖRÜNTÜLER İSRAİL'İ YALANLIYOR</strong>  İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim'den bu yana düzenlediği saldırılarda sağlık ve sivil savunma personelini sistematik olarak hedef alması uluslararası kamuoyunda büyük tepki uyandırmaya devam ederken, Tel Aviv yönetimi söz konusu saldırıları inkar politikasını sürdürüyor.  Savunma Bakanı Gideon Saar, İsrail askerlerinin "rastgele bir ambulansı hedef almadığını" savunarak "aracın şüpheli bir şekilde askerlere doğru geldiğini" öne sürmüştü.  İsrail Ordu Sözcülüğünden hafta başında yapılan açıklamada, görüntülerin ortaya çıkardığının aksine araçların "farları kapalı veya acil durum sinyalleri olmadan şüpheli bir şekilde ilerlediğinin" tespit edilmesinin üzerine askerlerin ateş açıldığı iddia edilmişti.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U4X4UnfpXk-WjIAsVT7PFQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>NE OLMUŞTU?</strong>  Filistin Kızılay'ından 23 Mart'ta yapılan açıklamada, Refah'taki saldırıda yaralananları kurtarmak için bölgeye gönderilen 4 ambulansın ve içindeki ekiplerin, İsrail ordusu tarafından kuşatma altına alındığı ve bazı sağlık görevlilerinin saldırıda yaralandığı bildirilmişti.  Gazze'deki Sivil Savunma Birimi de aynı gün Filistin Kızılayı bünyesindeki sağlık görevlilerini kurtarmak için yola çıkan ekipleriyle bağlantıyı kaybetmişti.  Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada Refah'ta hedef alınan ve cansız bedenlerine ulaşılan kişilerden bazılarının ellerinin bağlı, başlarına ve göğüslerine ateş açılmış ve derin bir çukura gömülmüş vaziyette bulunduğu belirtilmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD’de on binlerce kişi Trump ve Musk’ı protesto etti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-on-binlerce-kisi-trump-ve-muski-protesto-etti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-on-binlerce-kisi-trump-ve-muski-protesto-etti</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin birçok kentinde on binlerce kişi, Başkanı Donald Trump ve  Hükümet Verimliliği Departmanı&#039;nın (DOGE) başındaki Elon Musk&#039;ın yürüttüğü politikaları protesto etmek için sokaklara döküldü.ABD’de Başkan Donald Trump ve Hükümet Verimliliği Departmanı&#039;nın (DOGE) başındaki Elon Musk&#039;a tepkiler büyümeye devam ediyor.Başkent Washington ve New York şehirleri başta olmak üzere ülke genelinde &quot;Ellerinizi çekin&quot; adıyla düzenlenen gösterilere on binlerce vatandaş katıldı.
Washington Monument parkında toplanan binlerce kişi, ellerinde ABD bayrağının yanı sıra pankart ve dövizler taşıyarak Trump yönetiminin politikalarına tepki gösterdi.Göstericiler, &quot;Demokrasiden elinizi çekin&quot;, &quot;Trump&#039;ı azledin&quot;, &quot;Elon Musk sen hainsin&quot;, &quot;Nefreti sınır dışı edin&quot; şeklinde Trump yönetimine ve milyarder iş insanı Elon Musk&#039;ın başında olduğu Hükümet Verimlilik Departmanı (DOGE) uygulamalarına tepkilerini dile getirdi.New York şehrinde başta Bryant Park olmak üzere değişik noktalarda binlerce gösterici yer yer yağan şiddetli yağmura rağmen meydanları doldurarak Trump yönetimini protesto etti.
Ayrıca, Trump&#039;ın Hükümet Verimlilik Departmanının (DOGE) başına getirdiği milyarder iş insanı Elon Musk&#039;ın politikalarına tepki gösterildi.New York&#039;taki gösteriye katılanların sayısının 10 bine yakın olduğu öne sürüldü.
ABD medyası, ülke genelinde 150&#039;den fazla grup tarafından organize edilen 1200&#039;den fazla değişik noktada gösteri yapıldığını yazdı ve bu gösterilere katılım için yapılan 600 bine yakın başvuruya işaret ederek söz konusu protestoların Trump&#039;ın ikinci başkanlık döneminde şu ana kadar yapılan en büyük gösteriler olduğuna dikkati çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0wz8D1wU_k-WZoFad8J3hg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD’de, binlerce, kişi, Trump, Musk’ı, protesto, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0wz8D1wU_k-WZoFad8J3hg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD’de Trump ve Musk protestosu"><p>ABD'nin birçok kentinde on binlerce kişi, Başkanı Donald Trump ve  Hükümet Verimliliği Departmanı'nın (DOGE) başındaki Elon Musk'ın yürüttüğü politikaları protesto etmek için sokaklara döküldü.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ErHkFfUMt0igRD90LDriWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’de Başkan Donald Trump ve Hükümet Verimliliği Departmanı'nın (DOGE) başındaki Elon Musk'a tepkiler büyümeye devam ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bES5O7C2gkWyIAeeMGSt1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başkent Washington ve New York şehirleri başta olmak üzere ülke genelinde "Ellerinizi çekin" adıyla düzenlenen gösterilere on binlerce vatandaş katıldı.
Washington Monument parkında toplanan binlerce kişi, ellerinde ABD bayrağının yanı sıra pankart ve dövizler taşıyarak Trump yönetiminin politikalarına tepki gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j39O6Wdwrk6RLRPevDwKUA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Göstericiler, "Demokrasiden elinizi çekin", "Trump'ı azledin", "Elon Musk sen hainsin", "Nefreti sınır dışı edin" şeklinde Trump yönetimine ve milyarder iş insanı Elon Musk'ın başında olduğu Hükümet Verimlilik Departmanı (DOGE) uygulamalarına tepkilerini dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ohvbr-auCUGQwx7rYYakew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New York şehrinde başta Bryant Park olmak üzere değişik noktalarda binlerce gösterici yer yer yağan şiddetli yağmura rağmen meydanları doldurarak Trump yönetimini protesto etti.
Ayrıca, Trump'ın Hükümet Verimlilik Departmanının (DOGE) başına getirdiği milyarder iş insanı Elon Musk'ın politikalarına tepki gösterildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hmiLIo0go0qKC_nQnN6YLw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New York'taki gösteriye katılanların sayısının 10 bine yakın olduğu öne sürüldü.
ABD medyası, ülke genelinde 150'den fazla grup tarafından organize edilen 1200'den fazla değişik noktada gösteri yapıldığını yazdı ve bu gösterilere katılım için yapılan 600 bine yakın başvuruya işaret ederek söz konusu protestoların Trump'ın ikinci başkanlık döneminde şu ana kadar yapılan en büyük gösteriler olduğuna dikkati çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WtQu11BAUke2Klo7iPFy_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nRspTzo_yk2M98jTYnPPlg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ja1pbcDJnUGc-uuRXKlnFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;deki Ukraynalılara &amp;quot;ülkeyi terk et&amp;quot; mesajı: Trump yönetimi, yanlışlıkla gönderdi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abddeki-ukraynalilara-ulkeyi-terk-et-mesajitrump-yoenetimi-yanlislikla-goenderdi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abddeki-ukraynalilara-ulkeyi-terk-et-mesajitrump-yoenetimi-yanlislikla-goenderdi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Trump yönetimi, yanlışlıkla Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle ülkeye iltica eden bazı Ukraynalı göçmenlere ülkeyi acilen terk etmelerini isteyen bir bildirim gönderdi.ABD medyasında yer alan haberlere göre, ABD İç Güvenlik Bakanlığı dün ve önceki gün ülkede yaşayan bazı Ukraynalılara &quot;acil&quot; koduyla mesaj attı.  Mesajda Ukraynalılara ülkelerindeki savaş nedeniyle sağlanan &quot;geçici yasal statülerinin&quot; iptal edildiği belirtilerek, 7 gün içinde ABD&#039;yi &quot;derhal&quot; terk etmeleri çağrısı yapıldı.  Söz konusu mesaj Ukraynalı göçmenler arasında korku ve paniğe neden olurken, İç Güvenlik Bakanlığı daha sonra mesajın &quot;yanlışlıkla&quot; gönderildiğini açıkladı.  İç Güvenlik Bakanlığı Sözcüsü Tricia MacLaughlin, yaptığı yazılı açıklamada, &quot;Bazı Ukraynalılara gönderilen mesaj yanlışlıkla gönderilmiştir. Söz konusu şartlı ikamet statüleri iptal edilmemiştir. Şu an için her hangi bir işlem yapmalarına gerek yoktur.&quot; ifadelerini paylaştı.GEÇİCİ STATÜLERİ EKİM 2026&#039;DA SONA ERİYOR  Eski Başkan Joe Biden yönetimi sırasında, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle şubat 2022&#039;den sonra &quot;Ukrayna için birlik program&quot; kapsamında başlayan ve ABD&#039;ye kabul edilen Ukraynalı göçmenlere sağlanan geçici yasal statü Ekim 2026&#039;da sona eriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j75vn4RUK0GSRoH0Mt6eSg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDdeki, Ukraynalılara, ülkeyi, terk, et, mesajı: Trump, yönetimi, yanlışlıkla, gönderdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j75vn4RUK0GSRoH0Mt6eSg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukraynalılara " terk et mesaj><p>ABD'de Trump yönetimi, yanlışlıkla Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle ülkeye iltica eden bazı Ukraynalı göçmenlere ülkeyi acilen terk etmelerini isteyen bir bildirim gönderdi.</p><p>ABD medyasında yer alan haberlere göre, ABD İç Güvenlik Bakanlığı dün ve önceki gün ülkede yaşayan bazı Ukraynalılara "acil" koduyla mesaj attı.  Mesajda Ukraynalılara ülkelerindeki savaş nedeniyle sağlanan "geçici yasal statülerinin" iptal edildiği belirtilerek, 7 gün içinde ABD'yi "derhal" terk etmeleri çağrısı yapıldı.  Söz konusu mesaj Ukraynalı göçmenler arasında korku ve paniğe neden olurken, İç Güvenlik Bakanlığı daha sonra mesajın "yanlışlıkla" gönderildiğini açıkladı.  İç Güvenlik Bakanlığı Sözcüsü Tricia MacLaughlin, yaptığı yazılı açıklamada, "Bazı Ukraynalılara gönderilen mesaj yanlışlıkla gönderilmiştir. Söz konusu şartlı ikamet statüleri iptal edilmemiştir. Şu an için her hangi bir işlem yapmalarına gerek yoktur." ifadelerini paylaştı.</p><p><strong>GEÇİCİ STATÜLERİ EKİM 2026'DA SONA ERİYOR</strong>  Eski Başkan Joe Biden yönetimi sırasında, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle şubat 2022'den sonra "Ukrayna için birlik program" kapsamında başlayan ve ABD'ye kabul edilen Ukraynalı göçmenlere sağlanan geçici yasal statü Ekim 2026'da sona eriyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pezeşkiyan&amp;apos;dan Trump&amp;apos;a tepki: İran, eşit şartlarda diyalogdan yana</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/pezeskiyandan-trumpa-tepki-iran-esit-sartlarda-diyalogdan-yana</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/pezeskiyandan-trumpa-tepki-iran-esit-sartlarda-diyalogdan-yana</guid>
<description><![CDATA[ İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın &quot;doğrudan müzakere çağrısı&quot; ve İran’a yönelik tehditlerine tepki göstererek, &quot;İran, eşit şartlarda diyalogdan yanadır. Bir yandan İran’ı tehdit edip diğer yandan müzakere çağrısı yapamazsınız.&quot; dedi.İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Nevruz Bayramı dolayısıyla başkent Tahran’da hükümet yetkilileri ve bir grup milletvekili ile bir araya geldi. Pezeşkiyan, görüşmede ABD Başkanı Donald Trump’ın &quot;doğrudan müzakere çağrısı&quot; ve İran’a yönelik tehditleri hakkında açıklamalarda bulundu. Pezeşkiyan, Trump’ın çağrısına tepki göstererek, &quot;İran, eşit şartlarda diyalogdan yanadır. Bir yandan İran’ı tehdit edip diğer yandan müzakere çağrısı yapamazsınız. Eğer gerçekten müzakere istiyorsanız, tehditlerin anlamı nedir.&quot; dedi.  BİRLİK ÇAĞRISI  Pezeşkiyan, ülke içindeki tehditler karşısında birlik çağrısı yaparak, &quot;Eğer içerideki anlaşmazlıkları bir kenara bırakır, birlik içinde olursak düşman bize karşı harekete geçemez ve halkın sorunlarını da çözebiliriz. Hep birlikte el ele vererek halk için çalışmamız gerekiyor. Bazı kişiler ülkedeki her şeyi siyasileştirmiş durumda. Halk için yapılan hizmetleri bile siyasi bir mesele olarak görüyorlar.&quot; ifadelerini kullandı.  &quot;HALKIN EKONOMİK DURUMU İYİ DEĞİL&quot;  Ekonomik duruma da değinen Pezeşkiyan, İran halkının geçim sıkıntısı yaşadığını vurgulayarak, &quot;Halkın ekonomik durumu iyi değil. Bu yıl, geçen yıla göre daha fazla üretime ve kaynakların verimli kullanımına odaklanmalıyız. Sosyal destek programlarına ihtiyacımız var. Hiçbir bireyin İran’da aç kalmaması için, hayırseverlerin desteği ve halkın katılımıyla yeni bir yapı kuruyoruz. Cami ve mahalle odaklı bir hizmet ağı ile bu sorunların üstesinden gelebileceğimize inanıyoruz.&quot; şeklinde konuştu.ABD VE İRAN ARASINDA MEKTUP DİPLOMASİSİ  ABD Başkanı Donald Trump, 7 Mart’ta Fox Business Network’e verdiği röportajda, İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’e hitaben bir mektup gönderdiğini ve İran’la nükleer anlaşma müzakeresi yapmak istediğini açıklamıştı. Trump’ın mektubu, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan’ın Danışmanı Enver Gargaş aracılığıyla Hamaney’e iletilmişti. İran ise 26 Mart’ta Umman üzerinden mektuba yanıt vermişti.  TRUMP&#039;IN SALDIRI TEHDİDİ  ABD Başkanı Donald Trump, 30 martta NBC’ye verdiği röportajda, İran ile nükleer müzakere konusunda anlaşmaya varılamazsa saldırı düzenleyeceklerini ve yeni yaptırımlar uygulayacaklarını söylemişti. İran ve ABD yetkilileri arasında görüşmelerin sürdüğünü öne süren Trump, İran müzakereye yanaşmazsa ülkeyi bombalayabileceklerini ifade etmişti.  DOĞRUDAN GÖRÜŞME MESAJI  Son olarak Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada, İran ile doğrudan görüşmelerin daha etkili olacağını savunarak, &quot;Doğrudan görüşmeler yapmamızın daha iyi olacağını düşünüyorum. Bence daha hızlı ilerliyor ve karşı tarafı aracılar yoluyla gittiğinizden çok daha iyi anlıyorsunuz. Aracıları kullanmak istediler. Bunun artık doğru olduğunu düşünmüyorum.&quot; diye konuşmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c7CMJNEAD0W99rwbdQ36KA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pezeşkiyandan, Trumpa, tepki:, İran, eşit, şartlarda, diyalogdan, yana</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c7CMJNEAD0W99rwbdQ36KA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Pezeşkiyan'dan Trump'a tepki"><p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın "doğrudan müzakere çağrısı" ve İran’a yönelik tehditlerine tepki göstererek, "İran, eşit şartlarda diyalogdan yanadır. Bir yandan İran’ı tehdit edip diğer yandan müzakere çağrısı yapamazsınız." dedi.</p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Nevruz Bayramı dolayısıyla başkent Tahran’da hükümet yetkilileri ve bir grup milletvekili ile bir araya geldi. Pezeşkiyan, görüşmede ABD Başkanı Donald Trump’ın "doğrudan müzakere çağrısı" ve İran’a yönelik tehditleri hakkında açıklamalarda bulundu. Pezeşkiyan, Trump’ın çağrısına tepki göstererek, "İran, eşit şartlarda diyalogdan yanadır. Bir yandan İran’ı tehdit edip diğer yandan müzakere çağrısı yapamazsınız. Eğer gerçekten müzakere istiyorsanız, tehditlerin anlamı nedir." dedi.  <strong>BİRLİK ÇAĞRISI</strong>  Pezeşkiyan, ülke içindeki tehditler karşısında birlik çağrısı yaparak, "Eğer içerideki anlaşmazlıkları bir kenara bırakır, birlik içinde olursak düşman bize karşı harekete geçemez ve halkın sorunlarını da çözebiliriz. Hep birlikte el ele vererek halk için çalışmamız gerekiyor. Bazı kişiler ülkedeki her şeyi siyasileştirmiş durumda. Halk için yapılan hizmetleri bile siyasi bir mesele olarak görüyorlar." ifadelerini kullandı.  <strong>"HALKIN EKONOMİK DURUMU İYİ DEĞİL"</strong>  Ekonomik duruma da değinen Pezeşkiyan, İran halkının geçim sıkıntısı yaşadığını vurgulayarak, "Halkın ekonomik durumu iyi değil. Bu yıl, geçen yıla göre daha fazla üretime ve kaynakların verimli kullanımına odaklanmalıyız. Sosyal destek programlarına ihtiyacımız var. Hiçbir bireyin İran’da aç kalmaması için, hayırseverlerin desteği ve halkın katılımıyla yeni bir yapı kuruyoruz. Cami ve mahalle odaklı bir hizmet ağı ile bu sorunların üstesinden gelebileceğimize inanıyoruz." şeklinde konuştu.<strong>ABD VE İRAN ARASINDA MEKTUP DİPLOMASİSİ</strong>  ABD Başkanı Donald Trump, 7 Mart’ta Fox Business Network’e verdiği röportajda, İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’e hitaben bir mektup gönderdiğini ve İran’la nükleer anlaşma müzakeresi yapmak istediğini açıklamıştı. Trump’ın mektubu, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan’ın Danışmanı Enver Gargaş aracılığıyla Hamaney’e iletilmişti. İran ise 26 Mart’ta Umman üzerinden mektuba yanıt vermişti.  <strong>TRUMP'IN SALDIRI TEHDİDİ</strong>  ABD Başkanı Donald Trump, 30 martta NBC’ye verdiği röportajda, İran ile nükleer müzakere konusunda anlaşmaya varılamazsa saldırı düzenleyeceklerini ve yeni yaptırımlar uygulayacaklarını söylemişti. İran ve ABD yetkilileri arasında görüşmelerin sürdüğünü öne süren Trump, İran müzakereye yanaşmazsa ülkeyi bombalayabileceklerini ifade etmişti.  <strong>DOĞRUDAN GÖRÜŞME MESAJI</strong>  Son olarak Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada, İran ile doğrudan görüşmelerin daha etkili olacağını savunarak, "Doğrudan görüşmeler yapmamızın daha iyi olacağını düşünüyorum. Bence daha hızlı ilerliyor ve karşı tarafı aracılar yoluyla gittiğinizden çok daha iyi anlıyorsunuz. Aracıları kullanmak istediler. Bunun artık doğru olduğunu düşünmüyorum." diye konuşmuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Polonya savaşa hazırlanıyor: Siviller askeri eğitime başladı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/polonya-savasa-hazirlaniyor-siviller-askeri-egitime-basladi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/polonya-savasa-hazirlaniyor-siviller-askeri-egitime-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Rusya-Ukrayna savaşında ateşkese dair çabalar sonuç vermiş değil. Polonya&#039;da hükümet, sivillere askeri eğitim vermeye başladı. Savunma Bakanlığı tarafından uygulanan program kapsamında siviller savunma teknikleri ve silah eğitimi alıyor.Rusya-Ukrayna savaşında ateşkes görüşmeleri henüz sonuç vermiş değil. İki ülke de birbirini hedef almaya devam ediyor.
Polonya hükümeti ise sivillerin askeri eğitim alması için çalışmalarını sürdürüyor.
Sivillerin kimi silah kullanıyor, kimi ise kendini savunmak için antrenman yapıyor.Savunma Bakanlığı ilki 2022 yılında gerçekleştirilen eğitimlerin 6&#039;ncısını başlattı.
&quot;Ordu ile Eğitim&quot; adı verilen programa çok sayıda sivil katılıyor.
Sivillere silah kullanımı, kişisel savunma teknikleri, silah üretimi, hayatta kalma temelleri ve ilk yardım dersleri veriliyor.Programa katılan Polonyalı sivillere eğitim veren uzmanlardan biri, &quot;Bence en önemli ve aynı zamanda öğretilmesi en zor unsur silah kullanımı... Çünkü Polonya&#039;da bu alışılmış bir durum değil. Herkesin evinde silah yok, herkes atış poligonuna gitmiyor. Bu yüzden onlara bu temel becerileri öğretme fırsatımız var.&quot; diye konuştu.Polonya Başbakanı Donald Tusk hükümetin önümüzdeki yıldan itibaren gönüllü askeri eğitim vermek üzere yeni bir program başlatmak istediğini ve 2027&#039;de 100 bin gönüllüyü eğitmeyi hedeflediğini söylemişti.Polonya, Rusya ile Ukrayna arasında 3 yıl önce başlayan savaş nedeniyle gelirinin büyük bir bölümünü savunma bütçesine ayırıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5vw1KgfJ4UCtdKPfJfzw0Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Polonya, savaşa, hazırlanıyor:, Siviller, askeri, eğitime, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5vw1KgfJ4UCtdKPfJfzw0Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Polonya'da siviller askeri eğitime başladı"><p>Rusya-Ukrayna savaşında ateşkese dair çabalar sonuç vermiş değil. Polonya'da hükümet, sivillere askeri eğitim vermeye başladı. Savunma Bakanlığı tarafından uygulanan program kapsamında siviller savunma teknikleri ve silah eğitimi alıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h3pbyW4_m06AWr3jl748XQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya-Ukrayna savaşında ateşkes görüşmeleri henüz sonuç vermiş değil. İki ülke de birbirini hedef almaya devam ediyor.
Polonya hükümeti ise sivillerin askeri eğitim alması için çalışmalarını sürdürüyor.
Sivillerin kimi silah kullanıyor, kimi ise kendini savunmak için antrenman yapıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/880XCG92ZEmWQVqFc2lerA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Savunma Bakanlığı ilki 2022 yılında gerçekleştirilen eğitimlerin 6'ncısını başlattı.
"Ordu ile Eğitim" adı verilen programa çok sayıda sivil katılıyor.
Sivillere silah kullanımı, kişisel savunma teknikleri, silah üretimi, hayatta kalma temelleri ve ilk yardım dersleri veriliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/phZ9J_k1Lk-G6XVQWPysxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Programa katılan Polonyalı sivillere eğitim veren uzmanlardan biri, "Bence en önemli ve aynı zamanda öğretilmesi en zor unsur silah kullanımı... Çünkü Polonya'da bu alışılmış bir durum değil. Herkesin evinde silah yok, herkes atış poligonuna gitmiyor. Bu yüzden onlara bu temel becerileri öğretme fırsatımız var." diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yN3aqiWXlkuHx0pdAHbCLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Polonya Başbakanı Donald Tusk hükümetin önümüzdeki yıldan itibaren gönüllü askeri eğitim vermek üzere yeni bir program başlatmak istediğini ve 2027'de 100 bin gönüllüyü eğitmeyi hedeflediğini söylemişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o15ffcuDzUSnmZac1dqWPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Polonya, Rusya ile Ukrayna arasında 3 yıl önce başlayan savaş nedeniyle gelirinin büyük bir bölümünü savunma bütçesine ayırıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CVs0CNyHEUe3xzYuX9Kilw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ONNr9vrKo0OYXnUeJ9lEJA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna: Rusya Kiev’e saldırdı, 3 kişi yaralandı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ukrayna-rusya-kieve-saldirdi-3-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ukrayna-rusya-kieve-saldirdi-3-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna, Rusya’nın Kiev ve Mykolaiv’e saldırılarında en az altı kişinin yaralandığını açıkladı. Rusya, Ukrayna’ya ait 11 İHA’nın imha edildiğini bildirdi.Ukraynalı yetkililer, Rusya’nın başkent Kiev’e bugün sabah saatlerinde düzenlediği füze saldırısı sebebiyle en az üç kişinin yaralandığını, çok sayıda yangın çıktığını açıkladı. Ukrayna Hava Kuvvetleri&#039;nin Polonya ile sınır bölgeleri de dahil olmak üzere saldırı uyarısı yapmasının ardından tüm ülke için hava saldırısı uyarısı verildi. Kiev Valisi Vitali Kliçko, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, saldırı sebebiyle en az üç bölgede yangın çıktığını bildirdi. Açıklamaya göre, Darnytskyi bölgesinde yaralanan iki sivil hastaneye kaldırıldı. Kliçko, paylaşımında, “Sığınakları terk etmeyin” çağrısında bulundu.   MYKOLAİV’E SALDIRIDA 3 KİŞİ YARALANDI  Reuters haber ajansına konuşan görgü tanıkları da Kiev bölgesinde çok sayıda patlama sesi duyduklarını, bu seslerin hava savunma sistemlerinin faaliyette olmasından kaynaklanmış gibi durduğunu anlattı. Saldırının boyutu netlik kazanmazken, bu saldırının öncesinde Rusya&#039;nın Ukrayna’nın güneyindeki Mykolaiv bölgesine de saldırı düzenlediği açıklanmıştı. Söz konusu saldırıda üç kişinin yaralandığı bilgisi verildi. Bu iki saldırı, Rusya’nın Ukrayna&#039;nın Kryvyi Rih kentine saldırısında aralarında dokuz çocuğun da olduğu en az 19 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından geldi.   RUSYA: 11 UKRAYNA İHA’SI İMHA EDİLDİ  Rusya ve Ukrayna, ABD Başkanı Donald Trump’ın da girişimiyle enerji altyapılarına düzenlenen saldırıları geçici olarak durdurmayı kabul etmişti.   İki ülkenin karşılıklı saldırıları sürerken, Rusya Savunma Bakanlığı, hava savunma birimlerinin gece saatlerinde Ukrayna’ya ait 11 insansız hava aracını (İHA) imha ettiğini açıkladı. Telegram üzerinden yapılan açıklamaya göre, İHA’lar Kursk ve Belgorod ile güneydeki Rostov bölgesi üzerinde etkisiz hale getirildi.   Rostov Bölgesel Vali Vekili Yuri Slyusar, Telegram paylaşımı yaparak saldırıda ölen ya da yaralanan olmadığını belirtmişti. Basına yansıyan haberlerde, İHA’lardan düşen parçaların bölgedeki bir idari binaya isabet ettiği belirtildi.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4CxXTBqDnEyLMOcVy0P8mg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna:, Rusya, Kiev’e, saldırdı, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4CxXTBqDnEyLMOcVy0P8mg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'dan Kiev'e saldırı: 3 yaralı"><p>Ukrayna, Rusya’nın Kiev ve Mykolaiv’e saldırılarında en az altı kişinin yaralandığını açıkladı. Rusya, Ukrayna’ya ait 11 İHA’nın imha edildiğini bildirdi.</p><p>Ukraynalı yetkililer, Rusya’nın başkent Kiev’e bugün sabah saatlerinde düzenlediği füze saldırısı sebebiyle en az üç kişinin yaralandığını, çok sayıda yangın çıktığını açıkladı. </p><p>Ukrayna Hava Kuvvetleri'nin Polonya ile sınır bölgeleri de dahil olmak üzere saldırı uyarısı yapmasının ardından tüm ülke için hava saldırısı uyarısı verildi. Kiev Valisi Vitali Kliçko, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, saldırı sebebiyle en az üç bölgede yangın çıktığını bildirdi. Açıklamaya göre, Darnytskyi bölgesinde yaralanan iki sivil hastaneye kaldırıldı. Kliçko, paylaşımında, “Sığınakları terk etmeyin” çağrısında bulundu.   <strong>MYKOLAİV’E SALDIRIDA 3 KİŞİ YARALANDI</strong>  Reuters haber ajansına konuşan görgü tanıkları da Kiev bölgesinde çok sayıda patlama sesi duyduklarını, bu seslerin hava savunma sistemlerinin faaliyette olmasından kaynaklanmış gibi durduğunu anlattı. Saldırının boyutu netlik kazanmazken, bu saldırının öncesinde Rusya'nın Ukrayna’nın güneyindeki Mykolaiv bölgesine de saldırı düzenlediği açıklanmıştı. Söz konusu saldırıda üç kişinin yaralandığı bilgisi verildi. Bu iki saldırı, Rusya’nın Ukrayna'nın Kryvyi Rih kentine saldırısında aralarında dokuz çocuğun da olduğu en az 19 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından geldi.   <strong>RUSYA: 11 UKRAYNA İHA’SI İMHA EDİLDİ</strong>  Rusya ve Ukrayna, ABD Başkanı Donald Trump’ın da girişimiyle enerji altyapılarına düzenlenen saldırıları geçici olarak durdurmayı kabul etmişti.   İki ülkenin karşılıklı saldırıları sürerken, Rusya Savunma Bakanlığı, hava savunma birimlerinin gece saatlerinde Ukrayna’ya ait 11 insansız hava aracını (İHA) imha ettiğini açıkladı. Telegram üzerinden yapılan açıklamaya göre, İHA’lar Kursk ve Belgorod ile güneydeki Rostov bölgesi üzerinde etkisiz hale getirildi.   Rostov Bölgesel Vali Vekili Yuri Slyusar, Telegram paylaşımı yaparak saldırıda ölen ya da yaralanan olmadığını belirtmişti. Basına yansıyan haberlerde, İHA’lardan düşen parçaların bölgedeki bir idari binaya isabet ettiği belirtildi.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail, İngiliz milletvekillerini ülkeye almadı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-ingiliz-milletvekillerini-ulkeye-almadi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-ingiliz-milletvekillerini-ulkeye-almadi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail, iki İngiliz İşçi Partisi milletvekilinin ülkeye girişini engelledi. İsrail&#039;e karşı sık sık boykot çağrısında bulunduğu bilinen vekillerin ziyaret amacının, orduyu kayıt altına almak ve İsrail karşıtı nefret söylemi yaymak olduğu öne sürüldü.The Times of Israel gazetesinin haberine göre, İşçi Partisi milletvekilleri  Abtisam Mohamed ve Yuan Yang ile iki yardımcısını taşıyan uçak, dün saat 14.30’ta Ben Gurion Havalimanı&#039;na indi.İsrail&#039;e karşı sık sık boykot çağrısında bulunduğu belirtilen Mohamed ve Yang, havalimanındaki sorguları sırasında İngiliz parlamentosu adına İsrail’e resmi ziyaret gerçekleştiren heyetin parçası olduklarını aktardı.İSRAİL&#039;E GİRİŞLERİ ENGELLENDİ  İsrail İçişleri Bakanlığı, ülkeye İngiltere’den resmi ziyaret düzenleyen bir heyetin olmadığını öne sürerek, söz konusu milletvekilleri ve iki yardımcısının ülkeye girişini engelledi.  Bakanlık, Mohamed ve Yang&#039;ın ziyaretinin amacının &quot;İsrail ordusunun (saldırılarını) kayıt altına almak ve İsrail karşıtı nefret söylemi yaymak&quot; olduğunu öne sürdü.  Tel Aviv yönetimi, şubat ayında resmi ziyaret kapsamında ülkeye gelen Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilleri Lynn Boylan ve Rima Hassan&#039;ın da ülkeye girişine izin vermemişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ANqS7fEPU0K6efneLA_FbA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, İngiliz, milletvekillerini, ülkeye, almadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ANqS7fEPU0K6efneLA_FbA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İngiliz vekiller İsrail'e alınmadı"><p>İsrail, iki İngiliz İşçi Partisi milletvekilinin ülkeye girişini engelledi. İsrail'e karşı sık sık boykot çağrısında bulunduğu bilinen vekillerin ziyaret amacının, orduyu kayıt altına almak ve İsrail karşıtı nefret söylemi yaymak olduğu öne sürüldü.</p><p>The Times of Israel gazetesinin haberine göre, İşçi Partisi milletvekilleri  Abtisam Mohamed ve Yuan Yang ile iki yardımcısını taşıyan uçak, dün saat 14.30’ta Ben Gurion Havalimanı'na indi.</p><p>İsrail'e karşı sık sık boykot çağrısında bulunduğu belirtilen Mohamed ve Yang, havalimanındaki sorguları sırasında İngiliz parlamentosu adına İsrail’e resmi ziyaret gerçekleştiren heyetin parçası olduklarını aktardı.</p><p><strong>İSRAİL'E GİRİŞLERİ ENGELLENDİ</strong>  İsrail İçişleri Bakanlığı, ülkeye İngiltere’den resmi ziyaret düzenleyen bir heyetin olmadığını öne sürerek, söz konusu milletvekilleri ve iki yardımcısının ülkeye girişini engelledi.  Bakanlık, Mohamed ve Yang'ın ziyaretinin amacının "İsrail ordusunun (saldırılarını) kayıt altına almak ve İsrail karşıtı nefret söylemi yaymak" olduğunu öne sürdü.  Tel Aviv yönetimi, şubat ayında resmi ziyaret kapsamında ülkeye gelen Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilleri Lynn Boylan ve Rima Hassan'ın da ülkeye girişine izin vermemişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KKTC&amp;apos;de cumhurbaşkanlığı seçimi: UBP&amp;apos;den Ersin Tatar&amp;apos;a destek</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kktcde-cumhurbaskanligi-secimi-ubpden-ersin-tatara-destek</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kktcde-cumhurbaskanligi-secimi-ubpden-ersin-tatara-destek</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel&#039;in partisi Ulusal Birlik Partisi (UBP), Ekim ayında yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar&#039;ı bağımsız aday olarak destekleme kararı aldı.Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#039;nde Ekim ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri için siyasi hareketlilik başladı. Ulusal Birlik Partisi (UBP), başkent Lefkoşa Sarayönü&#039;nde düzenlenen Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu toplantılarının ardından mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar&#039;ı bağımsız aday olarak destekleme kararı aldı. UBP Parti Meclisi, hükümetin anayasal haklar, evrensel değerler, bilim ve toplum hassasiyetleri doğrultusunda sağduyulu kararlar almasını desteklediklerini ifade etti.  &quot;ERSİN TATAR, ULUSAL DAVA UĞRUNA BÜYÜK FEDAKARLIKLAR YAPTI&quot;  Yaklaşık bir saat süren toplantının ardından UBP Genel Başkanı ve KKTC Başbakanı Ünal Üstel açıklama yaptı. Üstel, Tatar&#039;ın Türkiye ile olan güçlü ilişkilerine çekerek, mevcut cumhurbaşkanına seçim sürecinde başarılar diledi. Toplantıda iki ana başlıkta değerlendirme yapıldığını belirten Üstel, &quot;Birincisi, parti meclisi yaşanan olayları gündemine getirdi. İkincisi UBP&#039;nin Genel Başkanı ve Başbakanlığını yapan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar&#039;ı bağımsız aday olarak destekleme kararı aldı.&quot; dedi.  Üstel, Tatar&#039;ın ulusal dava uğruna büyük fedakarlıklar yaptığını vurguladı. İki egemen eşit devlet ve eşit uluslararası statü konularının müzakere sürecinin temelini oluşturduğunu belirten Başbakan Üstel, Tatar&#039;ın Türkiye ile gerçekleştirdiği üst düzey temaslarla süreci bugüne taşıdığını ifade etti.  TATAR&#039;DAN TÜRKİYE VURGUSU  Kararın ardından toplantıya katılan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise yaptığı açıklamada, 4,5 yıl önce olduğu gibi bugün de UBP&#039;nin desteğinden memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Tatar, federal temelli çözüm anlayışının artık geçerliliğini yitirdiğini söyleyerek, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde yürütülen yeni siyasetin uluslararası alanda da ses getirdiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ın da bu yeni siyaseti uluslararası platformlarda savunduğunu hatırlatan Tatar, &quot;Bu seçimi kazanmamızla artık milli siyaset tam yerini almış olacaktır.&quot; diye konuştu.  Seçimlerin kazanılmasıyla birlikte milli siyasetin kökleşeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, aksi takdirde ciddi zaman kayıpları yaşanacağını ve milli siyasetin zarar göreceğini vurguladı. UBP&#039;nin bu mücadelede her zaman arkasında durduğunu aktaran Tatar, Türkiye ile uyumlu ilişkilerin ülkenin refahını artırdığını söyledi. Türkiye ile imzalanan İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması&#039;nın önemine dikkat çeken Tatar, Rum tarafında yaşanan uluslararası gelişmelerin etkileri tartışılırken, KKTC&#039;nin ekonomik gelişimini sürdürdüğünü belirtti.  KKTC&#039;nin konumu itibarıyla önemine dikkat çeken Tatar, Türk Devletleri ile yapılan görüşmelerde KKTC&#039;nin &quot;Akdeniz&#039;e açılan bir pencere&quot; olarak değerlendirildiğini aktardı. Tatar, &quot;Eğer yüreğimizle, gerçek anlamda birlik ve beraberlik içerisinde bu mücadeleyi verdiğimiz takdirde, bana göre bu mücadeleyi biz kazanacağız. Bundan kimsenin de şüphesi olmasın&quot; şeklinde konuştu. Tatar, büyük bir sorumluluk taşıdığının farkında olduğunu belirtti.  TATAR SON SEÇİMLERDE YÜZDE 51.69 OY ALMIŞTI  Ülkede 18 Ekim 2020 tarihinde gerçekleştirilen KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda UBP&#039;nin adayı olarak yarışan Ersin Tatar, yüzde 51.69 oy oranıyla Cumhurbaşkanı seçilmişti. Seçimlere bağımsız aday olarak katılan dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ise yüzde 48.31 oy almıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k_ebXrRh-USwrwFXd3Z4MQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>KKTCde, cumhurbaşkanlığı, seçimi:, UBPden, Ersin, Tatara, destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k_ebXrRh-USwrwFXd3Z4MQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="UBP'den Ersin Tatar'a destek"><p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel'in partisi Ulusal Birlik Partisi (UBP), Ekim ayında yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ı bağımsız aday olarak destekleme kararı aldı.</p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Ekim ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri için siyasi hareketlilik başladı. Ulusal Birlik Partisi (UBP), başkent Lefkoşa Sarayönü'nde düzenlenen Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu toplantılarının ardından mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ı bağımsız aday olarak destekleme kararı aldı. UBP Parti Meclisi, hükümetin anayasal haklar, evrensel değerler, bilim ve toplum hassasiyetleri doğrultusunda sağduyulu kararlar almasını desteklediklerini ifade etti.  <strong>"ERSİN TATAR, ULUSAL DAVA UĞRUNA BÜYÜK FEDAKARLIKLAR YAPTI"</strong>  Yaklaşık bir saat süren toplantının ardından UBP Genel Başkanı ve KKTC Başbakanı Ünal Üstel açıklama yaptı. Üstel, Tatar'ın Türkiye ile olan güçlü ilişkilerine çekerek, mevcut cumhurbaşkanına seçim sürecinde başarılar diledi. Toplantıda iki ana başlıkta değerlendirme yapıldığını belirten Üstel, "Birincisi, parti meclisi yaşanan olayları gündemine getirdi. İkincisi UBP'nin Genel Başkanı ve Başbakanlığını yapan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ı bağımsız aday olarak destekleme kararı aldı." dedi.  Üstel, Tatar'ın ulusal dava uğruna büyük fedakarlıklar yaptığını vurguladı. İki egemen eşit devlet ve eşit uluslararası statü konularının müzakere sürecinin temelini oluşturduğunu belirten Başbakan Üstel, Tatar'ın Türkiye ile gerçekleştirdiği üst düzey temaslarla süreci bugüne taşıdığını ifade etti.  <strong>TATAR'DAN TÜRKİYE VURGUSU</strong>  Kararın ardından toplantıya katılan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise yaptığı açıklamada, 4,5 yıl önce olduğu gibi bugün de UBP'nin desteğinden memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Tatar, federal temelli çözüm anlayışının artık geçerliliğini yitirdiğini söyleyerek, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde yürütülen yeni siyasetin uluslararası alanda da ses getirdiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu yeni siyaseti uluslararası platformlarda savunduğunu hatırlatan Tatar, "Bu seçimi kazanmamızla artık milli siyaset tam yerini almış olacaktır." diye konuştu.  Seçimlerin kazanılmasıyla birlikte milli siyasetin kökleşeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, aksi takdirde ciddi zaman kayıpları yaşanacağını ve milli siyasetin zarar göreceğini vurguladı. UBP'nin bu mücadelede her zaman arkasında durduğunu aktaran Tatar, Türkiye ile uyumlu ilişkilerin ülkenin refahını artırdığını söyledi. Türkiye ile imzalanan İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması'nın önemine dikkat çeken Tatar, Rum tarafında yaşanan uluslararası gelişmelerin etkileri tartışılırken, KKTC'nin ekonomik gelişimini sürdürdüğünü belirtti.  KKTC'nin konumu itibarıyla önemine dikkat çeken Tatar, Türk Devletleri ile yapılan görüşmelerde KKTC'nin "Akdeniz'e açılan bir pencere" olarak değerlendirildiğini aktardı. Tatar, "Eğer yüreğimizle, gerçek anlamda birlik ve beraberlik içerisinde bu mücadeleyi verdiğimiz takdirde, bana göre bu mücadeleyi biz kazanacağız. Bundan kimsenin de şüphesi olmasın" şeklinde konuştu. Tatar, büyük bir sorumluluk taşıdığının farkında olduğunu belirtti.  <strong>TATAR SON SEÇİMLERDE YÜZDE 51.69 OY ALMIŞTI</strong>  Ülkede 18 Ekim 2020 tarihinde gerçekleştirilen KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda UBP'nin adayı olarak yarışan Ersin Tatar, yüzde 51.69 oy oranıyla Cumhurbaşkanı seçilmişti. Seçimlere bağımsız aday olarak katılan dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ise yüzde 48.31 oy almıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ünlü oyuncunun eşini öldüren virüs 3 can daha aldı: Yetkililer endişeli</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/unlu-oyuncunun-esini-oelduren-virus-3-can-daha-aldi-yetkililer-endiseli</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/unlu-oyuncunun-esini-oelduren-virus-3-can-daha-aldi-yetkililer-endiseli</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li aktör Gene Hackman&#039;in eşi Betsy Arakawa, Şubat ayında hantavirüs nedeniyle hayatını kaybetmişti. Kaliforniya&#039;nın Mammoth Lakes kasabasında üç kişinin daha aynı virüs nedeniyle yaşamını yitirmesi, yetkilileri endişelendirdi.New Mexico’daki evinde hayata gözlerini yuman Betsy Arakawa&#039;nın ölüm sebebinin, hantavirüs akciğer sendromu olduğu doğrulandı. Sağlık yetkilileri, Kaliforniya&#039;da bu hafta hantavirüs nedeniyle 3 kişinin daha öldüğünü açıkladı.
Dr. Tom Boo, &quot;Kısa bir süre içinde üç vakaya rastlanması beni endişelendiriyor&quot; ifadelerini kullandı.Hantavirüs, kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşabilen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir RNA virüsüdür. 
Hantavirüs, enfekte kemirgenlerin dışkısı, idrarı veya tükürüğü yoluyla insanlara bulaşabilir. Bu hayvanların atıklarıyla kirlenmiş ortamlarda, özellikle temizlik yaparken veya doğrudan temas halinde risk daha yüksektir. İnsandan insana bulaşma durumu ise nadirdir.Yetkililer, vakalardan birinin, mağdurun kemirgen atıklarını süpürmesiyle enfekte olduğunu, diğerinin ise bir istila sırasında evde bu virüse maruz kalmış olabileceğini belirtti. Ancak son vakada fare enfeksiyonuna dair herhangi bir bulgu bulunmaması, hastalıkla ilgili soru işaretleri yarattı.Hantavirüs enfeksiyonunun belirtileri, enfeksiyonun türüne bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Erken belirtiler arasında yorgunluk, ateş, kas ve baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma bulunur. 4 ila 10 gün sonra nefes darlığı ve akciğer ödemi gibi daha ciddi semptomlar ortaya çıkabilir. ​Şimdilerde hantavirüse karşı spesifik bir tedavi veya aşı yöntemi bulunmuyor ancak erken teşhis, hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyebilir.
Hastalıktan korunabilmek için kemirgenlerin ev ve iş yerlerine girişini engellemek, yiyecekleri kapalı kaplarda saklamak, kemirgen dışkısı ve idrarı bulunan alanları temizlerken dikkatli olmak büyük önem taşır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1nrY0yBgL0SaXWyYQwqiGA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ünlü, oyuncunun, eşini, öldüren, virüs, can, daha, aldı:, Yetkililer, endişeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1nrY0yBgL0SaXWyYQwqiGA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ünlü oyuncunun eşini öldüren virüs 3 can daha aldı"><p>ABD'li aktör Gene Hackman'in eşi Betsy Arakawa, Şubat ayında hantavirüs nedeniyle hayatını kaybetmişti. Kaliforniya'nın Mammoth Lakes kasabasında üç kişinin daha aynı virüs nedeniyle yaşamını yitirmesi, yetkilileri endişelendirdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZtwEIN8clUq6Z9JwoH08uw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New Mexico’daki evinde hayata gözlerini yuman Betsy Arakawa'nın ölüm sebebinin, hantavirüs akciğer sendromu olduğu doğrulandı. Sağlık yetkilileri, Kaliforniya'da bu hafta hantavirüs nedeniyle 3 kişinin daha öldüğünü açıkladı.
Dr. Tom Boo, "Kısa bir süre içinde üç vakaya rastlanması beni endişelendiriyor" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BsfmgSHjCEObHl3rfE3-hQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hantavirüs, kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşabilen ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir RNA virüsüdür. 
Hantavirüs, enfekte kemirgenlerin dışkısı, idrarı veya tükürüğü yoluyla insanlara bulaşabilir. Bu hayvanların atıklarıyla kirlenmiş ortamlarda, özellikle temizlik yaparken veya doğrudan temas halinde risk daha yüksektir. İnsandan insana bulaşma durumu ise nadirdir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mH1INjZb5U-YeUShp8YH9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yetkililer, vakalardan birinin, mağdurun kemirgen atıklarını süpürmesiyle enfekte olduğunu, diğerinin ise bir istila sırasında evde bu virüse maruz kalmış olabileceğini belirtti. Ancak son vakada fare enfeksiyonuna dair herhangi bir bulgu bulunmaması, hastalıkla ilgili soru işaretleri yarattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YaUSNH0pl0W1K9iEijcz5A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hantavirüs enfeksiyonunun belirtileri, enfeksiyonun türüne bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Erken belirtiler arasında yorgunluk, ateş, kas ve baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma bulunur. 4 ila 10 gün sonra nefes darlığı ve akciğer ödemi gibi daha ciddi semptomlar ortaya çıkabilir. ​</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5_FQiuMWUUKZ_yIRRsa7EA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şimdilerde hantavirüse karşı spesifik bir tedavi veya aşı yöntemi bulunmuyor ancak erken teşhis, hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyebilir.
Hastalıktan korunabilmek için kemirgenlerin ev ve iş yerlerine girişini engellemek, yiyecekleri kapalı kaplarda saklamak, kemirgen dışkısı ve idrarı bulunan alanları temizlerken dikkatli olmak büyük önem taşır.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Putin’in gizli savaşı: Nükleer denizaltıları izlemişler</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/putinin-gizli-savasi-nukleer-denizaltilari-izlemisler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/putinin-gizli-savasi-nukleer-denizaltilari-izlemisler</guid>
<description><![CDATA[ Rusya&#039;nın İngiltere karasularında sensörlerle nükleer denizaltıları takip etmeye çalıştığı iddia edildi. Bazı sensörler karaya vurdu, diğerlerini donanma buldu.İngiltere Donanması&#039;na ait nükleer denizaltılara yönelik casuslukluk faaliyetinde bulunan, Rusya tarafından yerleştirilen sensörlerin İngiltere sularında bulunduğu iddia edildi.   The Sunday Times gazetesinin &quot;Putin&#039;in Birleşik Krallık sularındaki gizli savaşı&quot; başlıklı haberine göre, İngiltere ordusunun söz konusu keşfi, ülkenin milli güvenliğine bir tehdit olarak değerlendirildi ve şu ana kadar hiç kamuoyuna açıklanmadı. Habere göre, bu sensörlerden bazıları kıyıya vururken diğerlerinin yerleri ise Kraliyet Donanması tarafından tespit edildi. Söz konusu cihazların İngiltere’ye ait olan ve nükleer füze taşıyan dört Vanguard denizaltısından istihbarat toplamak üzere yerleştirildiğine inanılıyor. Bu denizaltılardan biri “denizde sürekli caydırıcılık” için her zaman denizde bulundurulurken, gazete, sensörlerin yerleri de dahil bazı detayları okurlarıyla paylaşmadı. &quot;SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDEKİ UZAY YARIŞI GİBİ&quot;  Gazete, üç ay süren çalışması kapsamında aralarında eski savunma bakanları, üst düzey silahlı kuvvetler personeli ve askeri uzmanların da olduğu isimler ile konuştu. Bu çalışmayla Rusya’nın “kritik İngiliz altyapısına yönelik haritalandırma, hackleme ve olasılıkla sabotaj yapma” amacıyla denizaltı savaş kapasitesini nasıl kullandığını ortaya koymayı amaçlıyordu. Haberde, üst düzey askeri isimlerin “üstünlük sağlamak için yürütülen teknolojik mücadeleyi” Soğuk Savaş sırasındaki uzay yarışına benzettiği aktarıldı.  PUTİN, KUZEY AKIM VE “GRİ BÖLGE” DOKTRİNİ   Habere göre, İngiltere Kraliyet Donanması’ndan adı verilmeyen isimler, Rusya’nın Soğuk Savaş&#039;ın sonrasında da okyanusların derinliklerinde denizaltılarla devriye faaliyetlerine yatırım yapmayı hiç bırakmadığını aktardı. Buna göre, Rusya, deniz dibinde savaş ve casusluk için özel denizaltı filosuna sahip olan tek ülke olma özelliği taşıyor. Bunların bazılarının kapasitesinin İngiltere ve NATO ülkelerinden daha yüksek olduğu düşünülüyor.Rusya’nın Ukrayna savaşı başlamadan önce NATO ile daha geniş bir çatışma için denizaltı internet bağlantıları, enerji boru hatları ve askeri amaçlarla kullanılan kabloların izleme ve sabotajı da dahil olmak üzere faaliyetlerde bulunmaya hazırlandığına işaret edilen habere göre, tüm bu faaliyetler Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “gri bölge” doktrininin kalbinde yer alıyor. Kuzey Akım gaz boru hattının 2022 yılında patlatılması olayına işaret eden İngiltere Kraliyet Donanması’ndan kaynaklar, saldırının “askeri hassasiyetinin” Kremlin tarafından düzenlenmiş bir gri alan operasyonunun tüm emarelerini taşıdığına işaret etti.   İNGİLİZ DONANMASI, YANTAR’I TAKİPTE  Haberde paylaşılan bilgilere göre, Rusya’nın denizaltı araştırma programı, büyük ölçüde Derin Deniz Araştırma Genel Müdürlüğü’nün (Gugi) denetiminde. En bilinen casus gemisi ise Yantar. Bu gemi, geçen sene de İngiltere açıklarında görülmüştü. Yantar’da insansız hava araçları ve 6 bin metre derinliğe ulaşma kabiliyeti olan iki küçük denizaltı bulunuyor. Tüm bu cihazlar ise geminin ilgili altyapıyı bulup haritalandırmasına, kabloları kesmesine ya da bilgi almak için bunları dinlemesine izin veriyor. Yantar, kasım ayında İrlanda Denizi’nde, Microsoft ve Google için veri taşıyan kabloların yakınlarında tespit edilmişti. Bir savunma kaynağı, İngiliz Proteus da dahil olmak üzere bu gemiyi izlemek için bir dizi araç ve cihazın gönderildiğini anlattı.   Yantar, ocak ayında Manş Denizi’ne geri dönerken, İngiltere Savunma Bakanı John Healey, HMS Somerset ve HMS Tyne gemilerinin Yantar’ı daha yakından izlemesi talimatını verdi. Nükleer bir denizaltı olan HMS Astute ise gemiyi gizlice aşağıdan takip etmeyi sürdürdü.   KITA SAHANLIĞININ BİTTİĞİ YERDE “GUGİ TEHDİDİ BAŞLIYOR&quot;  Habere göre, İngiltere açısından asıl sorun Yantar değil. Buna göre, İngiltere’nin çevresindeki sular, büyük ölçüde Avrupa kıta sahanlığının bir parçası; bu da buradaki derinliğin 300 metreden daha fazla olmadığı anlamına geliyor. Donanmanın buralardaki faaliyetleri izlemek için bir dizi aracı bulunsa da kıta sahanlığının bittiği yerde derinlik binlerce metreye kadar çıkıyor. Bu kadar derin sularda izleme yapma kapasitesine sahip olan deniz üstü tek donanma gemisi ise Proteus olarak öne çıkıyor.Gugi ve ona ait altı küçük nükleer denizaltının ise bu derinlikteki sularda faaliyet gösterme “tehdidi” bulunuyor.  Buna göre, söz konusu “mini denizaltılar” denizin dibine yerleşerek kabloları kesebiliyor, patlayıcı bırakabiliyor ya da hackleme amacıyla fiberoptik kablolar üzerinde faaliyette bulunabiliyor.  Üç üst düzey savunma kaynağının verdiği bilgilere göre, Rusya-Ukrayna savaşı başlamadan önce, Rus oligarkların sahibi olduğu süper yatların İngiltere çevresinde keşif faaliyeti yürüttüğünden şüpheleniliyordu.   “DONANMA ÇOK SAYIDA SENSÖR BULDU”  The Sunday Times’ın araştırmasına göre, İngiltere Donanması, ülkenin çevresindeki denizlerde çok sayıda sens ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/llnhU9I080-ZDXjLkS2t5Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Putin’in, gizli, savaşı:, Nükleer, denizaltıları, izlemişler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/llnhU9I080-ZDXjLkS2t5Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Putin'in " gizli sava><p>Rusya'nın İngiltere karasularında sensörlerle nükleer denizaltıları takip etmeye çalıştığı iddia edildi. Bazı sensörler karaya vurdu, diğerlerini donanma buldu.</p><p>İngiltere Donanması'na ait nükleer denizaltılara yönelik casuslukluk faaliyetinde bulunan, Rusya tarafından yerleştirilen sensörlerin İngiltere sularında bulunduğu iddia edildi.   The Sunday Times gazetesinin "Putin'in Birleşik Krallık sularındaki gizli savaşı" başlıklı haberine göre, İngiltere ordusunun söz konusu keşfi, ülkenin milli güvenliğine bir tehdit olarak değerlendirildi ve şu ana kadar hiç kamuoyuna açıklanmadı. Habere göre, bu sensörlerden bazıları kıyıya vururken diğerlerinin yerleri ise Kraliyet Donanması tarafından tespit edildi. Söz konusu cihazların İngiltere’ye ait olan ve nükleer füze taşıyan dört Vanguard denizaltısından istihbarat toplamak üzere yerleştirildiğine inanılıyor. Bu denizaltılardan biri “denizde sürekli caydırıcılık” için her zaman denizde bulundurulurken, gazete, sensörlerin yerleri de dahil bazı detayları okurlarıyla paylaşmadı. </p><p><strong>"SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDEKİ UZAY YARIŞI GİBİ"</strong>  Gazete, üç ay süren çalışması kapsamında aralarında eski savunma bakanları, üst düzey silahlı kuvvetler personeli ve askeri uzmanların da olduğu isimler ile konuştu. Bu çalışmayla Rusya’nın “kritik İngiliz altyapısına yönelik haritalandırma, hackleme ve olasılıkla sabotaj yapma” amacıyla denizaltı savaş kapasitesini nasıl kullandığını ortaya koymayı amaçlıyordu. Haberde, üst düzey askeri isimlerin “üstünlük sağlamak için yürütülen teknolojik mücadeleyi” Soğuk Savaş sırasındaki uzay yarışına benzettiği aktarıldı.  <strong>PUTİN, KUZEY AKIM VE “GRİ BÖLGE” DOKTRİNİ </strong>  Habere göre, İngiltere Kraliyet Donanması’ndan adı verilmeyen isimler, Rusya’nın Soğuk Savaş'ın sonrasında da okyanusların derinliklerinde denizaltılarla devriye faaliyetlerine yatırım yapmayı hiç bırakmadığını aktardı. Buna göre, Rusya, deniz dibinde savaş ve casusluk için özel denizaltı filosuna sahip olan tek ülke olma özelliği taşıyor. Bunların bazılarının kapasitesinin İngiltere ve NATO ülkelerinden daha yüksek olduğu düşünülüyor.</p><p>Rusya’nın Ukrayna savaşı başlamadan önce NATO ile daha geniş bir çatışma için denizaltı internet bağlantıları, enerji boru hatları ve askeri amaçlarla kullanılan kabloların izleme ve sabotajı da dahil olmak üzere faaliyetlerde bulunmaya hazırlandığına işaret edilen habere göre, tüm bu faaliyetler Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “gri bölge” doktrininin kalbinde yer alıyor. Kuzey Akım gaz boru hattının 2022 yılında patlatılması olayına işaret eden İngiltere Kraliyet Donanması’ndan kaynaklar, saldırının “askeri hassasiyetinin” Kremlin tarafından düzenlenmiş bir gri alan operasyonunun tüm emarelerini taşıdığına işaret etti.   <strong>İNGİLİZ DONANMASI, YANTAR’I TAKİPTE</strong>  Haberde paylaşılan bilgilere göre, Rusya’nın denizaltı araştırma programı, büyük ölçüde Derin Deniz Araştırma Genel Müdürlüğü’nün (Gugi) denetiminde. En bilinen casus gemisi ise Yantar. Bu gemi, geçen sene de İngiltere açıklarında görülmüştü. Yantar’da insansız hava araçları ve 6 bin metre derinliğe ulaşma kabiliyeti olan iki küçük denizaltı bulunuyor. Tüm bu cihazlar ise geminin ilgili altyapıyı bulup haritalandırmasına, kabloları kesmesine ya da bilgi almak için bunları dinlemesine izin veriyor. Yantar, kasım ayında İrlanda Denizi’nde, Microsoft ve Google için veri taşıyan kabloların yakınlarında tespit edilmişti. Bir savunma kaynağı, İngiliz Proteus da dahil olmak üzere bu gemiyi izlemek için bir dizi araç ve cihazın gönderildiğini anlattı.   Yantar, ocak ayında Manş Denizi’ne geri dönerken, İngiltere Savunma Bakanı John Healey, HMS Somerset ve HMS Tyne gemilerinin Yantar’ı daha yakından izlemesi talimatını verdi. Nükleer bir denizaltı olan HMS Astute ise gemiyi gizlice aşağıdan takip etmeyi sürdürdü.   <strong>KITA SAHANLIĞININ BİTTİĞİ YERDE “GUGİ TEHDİDİ BAŞLIYOR"</strong>  Habere göre, İngiltere açısından asıl sorun Yantar değil. Buna göre, İngiltere’nin çevresindeki sular, büyük ölçüde Avrupa kıta sahanlığının bir parçası; bu da buradaki derinliğin 300 metreden daha fazla olmadığı anlamına geliyor. Donanmanın buralardaki faaliyetleri izlemek için bir dizi aracı bulunsa da kıta sahanlığının bittiği yerde derinlik binlerce metreye kadar çıkıyor. Bu kadar derin sularda izleme yapma kapasitesine sahip olan deniz üstü tek donanma gemisi ise Proteus olarak öne çıkıyor.</p><p>Gugi ve ona ait altı küçük nükleer denizaltının ise bu derinlikteki sularda faaliyet gösterme “tehdidi” bulunuyor.  Buna göre, söz konusu “mini denizaltılar” denizin dibine yerleşerek kabloları kesebiliyor, patlayıcı bırakabiliyor ya da hackleme amacıyla fiberoptik kablolar üzerinde faaliyette bulunabiliyor.  Üç üst düzey savunma kaynağının verdiği bilgilere göre, Rusya-Ukrayna savaşı başlamadan önce, Rus oligarkların sahibi olduğu süper yatların İngiltere çevresinde keşif faaliyeti yürüttüğünden şüpheleniliyordu.   <strong>“DONANMA ÇOK SAYIDA SENSÖR BULDU”</strong>  The Sunday Times’ın araştırmasına göre, İngiltere Donanması, ülkenin çevresindeki denizlerde çok sayıda sensör cihazı da buldu. İngiltere Savunma Bakanlığı, bunların Moskova tarafından İngiltere’ye ait dört Vanguard nükleer denizaltısının hareketlerini tespit etmek için yerleştirildiğine inanıyor.   Ne tür sensörlerin bulunduğu netlik kazanmazken, bunların bir kısmının kıyıya vurduğu, daha fazlasının ise Donanma’ya ait mayın gemileri kullanılarak tespit edildiği ifade edildi. Bakanlık, arama çalışmaları kapsamında, donanmanın başka sensörler de bulduğunu aktardı.</p><p>İngiltere’nin başka Rus faaliyetlerine dair kanıt bulup bulmadığının ise “gizli bilgi” olduğu belirtildi. Üst düzey İngiliz bir kaynak, “Bu, bir nevi bir uzay yarışı gibi… Bu, gizlilik ve hile sisi içinde bir dünya; tam anlamıyla netlik kazanması çok zor. Ancak bir şeylerin ateş aldığına işaret edecek kadar duman çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail katletti sonra reddetti: Görüntüleri çıkınca hatayı kabul etti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-katletti-sonra-reddetti-goeruntuleri-cikinca-hatayi-kabul-etti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-katletti-sonra-reddetti-goeruntuleri-cikinca-hatayi-kabul-etti</guid>
<description><![CDATA[ İsrail askerlerinin Gazze&#039;de 15 sağlık görevlisini öldürdüğü anların görüntüleri ortaya çıktı. Video kaydının yayınlanmasının ardından İsrail ordusu, söz konusu saldırılardaki sorumluluğunu kabul etti. İsrailli bakan daha önce katliam iddialarını yalanlayarak askerlerin &quot;şüpheli bir araca&quot; ateş açtığını öne sürmüştü.İsrail güçlerinin ateşkesi bozarak vahşi saldırılarına devam etmesiyle Gazze, siviller için dünyadaki en tehlikeli yerlerden biri haline geldi.İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 23 Mart&#039;ta düzenlediği saldırıda yaralananlara yardıma giden 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını hedef aldı. İsrailli askerlerin ambulans ve bir itfaiye aracını doğrudan hedef aldığı görüntüler dünya basınında büyük ses getirdi.VİDEO KAYDI VAHŞETİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ  İsrail, katliamın ardından 15 sağlıkçıyı toplu bir mezara gömerek izleri yok etmeye çalıştı ancak ortaya çıkan görüntüler vahşetin boyutunu gözler önüne serdi.Tel Aviv yönetimi söz konusu saldırıları günlerce inkar etti. Savunma Bakanı Gideon Saar, İsrail askerlerinin &quot;rastgele bir ambulansı hedef almadığını&quot; savunarak &quot;aracın şüpheli bir şekilde askerlere doğru geldiğini&quot; öne sürdü.İSRAİL ORDUSU SORUMLULUĞU KABUL ETTİOrtaya çıkan video görüntülerinin ardından İsrail ordusundan bir yetkili konuya ilişkin açıklamalarda bulunarak söz konusu saldırıların sorumluluğunu üstlendi.Ordu, askerlerinin hata yaptığını kabul ederek, &quot;araçların ışık olmadan şüpheli şekilde yaklaştığı iddiasının&quot; doğru olmadığını açıkladı.&quot;VAHŞİ HAYVANLARDAN KORUMAK İÇİN GÖMDÜLER&quot;  Yetkili, toplu mezar hakkında da açıklamalarda bulundu. Askerlerin vahşi hayvanlardan korumak amacıyla 15 kişinin cesedini kuma gömdüğünü belirterek, araçların da yolun açılması için gömüldüğünü iddia etti.  İsrail Savunma Kuvvetleri, olayın &quot;kapsamlı bir şekilde inceleneceğini&quot; ve &quot;olayların sırasını anlayacağını&quot; duyurdu.&quot;GERİ DÖNMEYECEĞİNİ ANLAMIŞ GİBİYDİ&quot;Öldürülen sağlık çalışanlarının aileleri, İngiliz gazetesi The Guardian&#039;a konuştu.  Saleh, 22 Mart&#039;ta gece vardiyasına çıkmadan önce karısı, altı çocuğu ve kardeşinin iki çocuğu için büyük miktarda ev eşyası satın aldı.  Bilal, &quot;Gelecekte kendilerine fayda sağlayacağını söyledi. Sanki geri dönmeyeceğini anlamış gibiydi&quot; diye konuştu.  SALDIRIYA GİDEN SÜREÇ  Refah&#039;taki saldırıda yaralananları kurtarmak için bölgeye gönderilen 4 ambulans ve içindeki ekipler, İsrail ordusu tarafından kuşatma altına alındı ve bazı sağlık görevlileri saldırıda yaralandı.  Bunun üzerine Saleh ve ekibi aynı gün Filistin Kızılayı bünyesindeki sağlık görevlilerini kurtarmak için yola çıktı. Kısa süre sonra ekiplerle tüm bağlantı kesildi.  Sağlıkçılar, kayıp meslektaşlarını aramak için bölgeye gitti ve bu, onları canlı olarak gördükleri son seferdi. PARMAĞINDAKİ YÜZÜK SAYESİNDE TANIDILAR  Kayıp ilk müdahale ekiplerinin aileleri, cesetlerin bulunduğu haberini alana kadar bir hafta boyunca beklemek zorunda kaldı.  Saleh&#039;in ailesi, genç adamın kalıntılar arasında olmayacağını umarak Han Yunus&#039;taki Nasır Hastanesi&#039;ne koştu ancak bu umut kısa sürede yerle bir oldu.  Cesetler bir haftadır toprak altında kaldığı için deforme olmuş haldeydi. Ailesi, parmağındaki yüzükten öldürülen kişinin Saleh olduğunu doğruladı.  Bilal, &quot;Ağabeyimin İsrail ordusu tarafından bağlandığı bileklerinde izler vardı. Parmakları da kırılmıştı.&quot; dedi.  Bilal için, ambulansların terörist taşıdığı yönündeki İsrail iddiası büyük bir hakaretti. &quot;Bu sağlık görevlileri insani yardım hizmeti sağlıyordu. Hiçbir tehdit oluşturmuyorlardı veya silah taşımıyorlardı. Bu şekilde öldürülmelerine sebep olan suçları neydi?&quot; diye konuştu.  &quot;CESETLER HALA ÜNİFORMALARIN İÇİNDEYDİ&quot;  Nasır Hastanesi&#039;nin morguna koşan diğer aileler arasında, Kızılay gönüllü sağlık görevlisi oğlu Muhammed&#039;i arayan 63 yaşındaki baba Sobhi Bahloul da vardı.  Oğlunu teşhis etmek zorunda kalan Sobhi, şoka girdiğini ve ağlayamadığını söyleyerek, &quot;Belki de ne olduğunun tam olarak farkında değildim. Cenazeler hala üniformalarının içindeydi, kan ve kir içindeydiler. Mohammad&#039;ın yüz hatlarını zorlukla tanıyabildim. Yüzüm tam önüne gelene kadar yaklaştım ve ancak o zaman onun olduğundan emin oldum. Sonra cebinden kimliğini çıkardık.&quot; diye konuştu.&quot;KENDİNİ KORUMAK İÇİN ELLERİNİ KALDIRMIŞ&quot;  Oğlunun göğsünde ve bileklerinde açık silah yaraları olduğunu aktaran Sobhi, &quot;Kendini korumak için elini kaldırmış gibi görünüyordu. Dörtten fazla kurşun izi vardı. Anında öldüğüne inanıyorum.&quot; ifadelerini kullandı.  Saleh gibi Mohammad da sağlık görevlisi olarak yaptığı işe tutkuyla bağlıydı. El-Ezher Üniversitesi&#039;nden hemşirelik derecesiyle mezun oldu, ardından bir dizi kursa katıldı ve ambulans ehliyeti aldı.  Oğlunu zar zor gördüğünü aktaran acılı baba, &quot;Bunun olacağını hiç beklemiyorduk -en kötü kabuslarımızda bile. Hayat kurtarmaya gittiler, sadece kendileri kurban oldular.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0FDvRekH_UeRB7pO9A_L6A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, katletti, sonra, reddetti:, Görüntüleri, çıkınca, hatayı, kabul, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0FDvRekH_UeRB7pO9A_L6A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail katletti sonra reddetti: Görüntüleri çıkınca hatayı kabul etti"><p>İsrail askerlerinin Gazze'de 15 sağlık görevlisini öldürdüğü anların görüntüleri ortaya çıktı. Video kaydının yayınlanmasının ardından İsrail ordusu, söz konusu saldırılardaki sorumluluğunu kabul etti. İsrailli bakan daha önce katliam iddialarını yalanlayarak askerlerin "şüpheli bir araca" ateş açtığını öne sürmüştü.</p><p>İsrail güçlerinin ateşkesi bozarak vahşi saldırılarına devam etmesiyle Gazze, siviller için dünyadaki en tehlikeli yerlerden biri haline geldi.</p><p>İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 23 Mart'ta düzenlediği saldırıda yaralananlara yardıma giden 15 sağlık ve sivil savunma çalışanını hedef aldı. İsrailli askerlerin ambulans ve bir itfaiye aracını doğrudan hedef aldığı görüntüler dünya basınında büyük ses getirdi.</p><p><strong>VİDEO KAYDI VAHŞETİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ</strong>  İsrail, katliamın ardından 15 sağlıkçıyı toplu bir mezara gömerek izleri yok etmeye çalıştı ancak ortaya çıkan görüntüler vahşetin boyutunu gözler önüne serdi.</p><p>Tel Aviv yönetimi söz konusu saldırıları günlerce inkar etti. Savunma Bakanı Gideon Saar, İsrail askerlerinin "rastgele bir ambulansı hedef almadığını" savunarak "aracın şüpheli bir şekilde askerlere doğru geldiğini" öne sürdü.</p><p><strong>İSRAİL ORDUSU SORUMLULUĞU KABUL ETTİ</strong></p><p>Ortaya çıkan video görüntülerinin ardından İsrail ordusundan bir yetkili konuya ilişkin açıklamalarda bulunarak söz konusu saldırıların sorumluluğunu üstlendi.</p><p>Ordu, askerlerinin hata yaptığını kabul ederek, "araçların ışık olmadan şüpheli şekilde yaklaştığı iddiasının" doğru olmadığını açıkladı.</p><p><strong>"VAHŞİ HAYVANLARDAN KORUMAK İÇİN GÖMDÜLER"</strong>  Yetkili, toplu mezar hakkında da açıklamalarda bulundu. Askerlerin vahşi hayvanlardan korumak amacıyla 15 kişinin cesedini kuma gömdüğünü belirterek, araçların da yolun açılması için gömüldüğünü iddia etti.  İsrail Savunma Kuvvetleri, olayın "kapsamlı bir şekilde inceleneceğini" ve "olayların sırasını anlayacağını" duyurdu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pQpE4G_7cEmRCvyRrnw3pQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>"GERİ DÖNMEYECEĞİNİ ANLAMIŞ GİBİYDİ"</strong></p><p>Öldürülen sağlık çalışanlarının aileleri, İngiliz gazetesi The Guardian'a konuştu.  Saleh, 22 Mart'ta gece vardiyasına çıkmadan önce karısı, altı çocuğu ve kardeşinin iki çocuğu için büyük miktarda ev eşyası satın aldı.  Bilal, "Gelecekte kendilerine fayda sağlayacağını söyledi. Sanki geri dönmeyeceğini anlamış gibiydi" diye konuştu.  <strong>SALDIRIYA GİDEN SÜREÇ</strong>  Refah'taki saldırıda yaralananları kurtarmak için bölgeye gönderilen 4 ambulans ve içindeki ekipler, İsrail ordusu tarafından kuşatma altına alındı ve bazı sağlık görevlileri saldırıda yaralandı.  Bunun üzerine Saleh ve ekibi aynı gün Filistin Kızılayı bünyesindeki sağlık görevlilerini kurtarmak için yola çıktı. Kısa süre sonra ekiplerle tüm bağlantı kesildi.  Sağlıkçılar, kayıp meslektaşlarını aramak için bölgeye gitti ve bu, onları canlı olarak gördükleri son seferdi. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/egZdQRdahUWLgS6xHAbTRA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>PARMAĞINDAKİ YÜZÜK SAYESİNDE TANIDILAR</strong>  Kayıp ilk müdahale ekiplerinin aileleri, cesetlerin bulunduğu haberini alana kadar bir hafta boyunca beklemek zorunda kaldı.  Saleh'in ailesi, genç adamın kalıntılar arasında olmayacağını umarak Han Yunus'taki Nasır Hastanesi'ne koştu ancak bu umut kısa sürede yerle bir oldu.  Cesetler bir haftadır toprak altında kaldığı için deforme olmuş haldeydi. Ailesi, parmağındaki yüzükten öldürülen kişinin Saleh olduğunu doğruladı.  Bilal, "Ağabeyimin İsrail ordusu tarafından bağlandığı bileklerinde izler vardı. Parmakları da kırılmıştı." dedi.  Bilal için, ambulansların terörist taşıdığı yönündeki İsrail iddiası büyük bir hakaretti. "Bu sağlık görevlileri insani yardım hizmeti sağlıyordu. Hiçbir tehdit oluşturmuyorlardı veya silah taşımıyorlardı. Bu şekilde öldürülmelerine sebep olan suçları neydi?" diye konuştu.  <strong>"CESETLER HALA ÜNİFORMALARIN İÇİNDEYDİ"</strong>  Nasır Hastanesi'nin morguna koşan diğer aileler arasında, Kızılay gönüllü sağlık görevlisi oğlu Muhammed'i arayan 63 yaşındaki baba Sobhi Bahloul da vardı.  Oğlunu teşhis etmek zorunda kalan Sobhi, şoka girdiğini ve ağlayamadığını söyleyerek, "Belki de ne olduğunun tam olarak farkında değildim. Cenazeler hala üniformalarının içindeydi, kan ve kir içindeydiler. Mohammad'ın yüz hatlarını zorlukla tanıyabildim. Yüzüm tam önüne gelene kadar yaklaştım ve ancak o zaman onun olduğundan emin oldum. Sonra cebinden kimliğini çıkardık." diye konuştu.</p><p><strong>"KENDİNİ KORUMAK İÇİN ELLERİNİ KALDIRMIŞ"</strong>  Oğlunun göğsünde ve bileklerinde açık silah yaraları olduğunu aktaran Sobhi, "Kendini korumak için elini kaldırmış gibi görünüyordu. Dörtten fazla kurşun izi vardı. Anında öldüğüne inanıyorum." ifadelerini kullandı.  Saleh gibi Mohammad da sağlık görevlisi olarak yaptığı işe tutkuyla bağlıydı. El-Ezher Üniversitesi'nden hemşirelik derecesiyle mezun oldu, ardından bir dizi kursa katıldı ve ambulans ehliyeti aldı.  Oğlunu zar zor gördüğünü aktaran acılı baba, "Bunun olacağını hiç beklemiyorduk -en kötü kabuslarımızda bile. Hayat kurtarmaya gittiler, sadece kendileri kurban oldular." dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İngiliz vekile çocuk istismarı suçlaması: Gözaltına alındı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ingiliz-vekile-cocuk-istismari-suclamasi-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ingiliz-vekile-cocuk-istismari-suclamasi-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere’de cinsel saldırı ve çocuk istismarı suçlamasıyla gözaltına alınan vekil Norris, şartlı kefaletle serbest kaldı. Norris, İşçi Partisi’nden uzaklaştırıldı.İngiltere’de iktidardaki İşçi Partisi’den Kuzey Doğu Somerset ve Hanham Milletvekili Dan Norris, evine düzenlenen polis baskını ile gözaltına alındı. Cinsel saldırı ve çocuk istismarı ile suçlanan Norris, partisinden uzaklaştırıldı.  The Guardian gazetesinin aktardığına göre, aynı zamanda eski bir bakan olan Norris’in evine cuma günü polis tarafından baskın düzenlendi. Polisin açıklamasında, milletvekilinin aynı zamanda “kamu hizmetinde görevi kötüye kullanma” şüphesiyle gözaltına alındığı ifade edildi.   ŞARTLI KEFALETLE SERBEST BIRAKILDI  1997-2010 döneminde Wansdyke Milletvekili olarak görev yapan Norris, 2021 yılında West of England Metro Belediye Başkanı seçilmişti. Norris, aynı zamanda öğretmen ve çocuk koruma görevlisi olarak da hizmet vermişti.   Avon ve Somerset Polisi, konuya ilişkin açıklamasında, 60’lı yaşlarındaki bir erkeğin cuma günü bir kız çocuğa yönelik cinsel suçlar, cinsel saldırı, çocuk kaçırma ve kamu hizmetinde görevi kötüye kullanma şüphesiyle gözaltına alındığını bildirdi. Polisin açıklamasına göre, milletvekili, soruşturmanın sürmesi için şartlı kefaletle serbest bırakıldı. Açıklamada bunun “aktif ve hassas bir soruşturma olduğu” belirtilerek soruşturmanın engelsiz bir şekilde ilerleyebilmesi adına halktan konu hakkında spekülasyonda bulunmamaları istendi.   “İDDİA EDİLEN SUÇLARIN BÜYÜK KISMI 2000’LERDE İŞLENDİ”  Polis, soruşturmanın geçmişi hakkında da bilgi vererek Aralık 2024’te bir başka polis gücünün son dönemde gerçekleşmemiş çocuğun cinsel istismarı suçlarına ilişkin dosyayı kendilerine ilettiğini bildirdi. Buna göre, iddia edilen suçların büyük bir kısmı 2000’li yıllarda işlenmişti. Polis, 2020’li yıllarda işlendiği ileri sürülen bir cinsel saldırı vakasını da soruşturduğunu aktardı. Polisin açıklamasında, mağdura ihtiyacı olan yardım ve desteğin sağlandığı ifade edildi.   İŞÇİ PARTİSİ’NDEN AÇIKLAMA  Konuya ilişkin olarak İşçi Partisi’nden de açıklama yapıldı. Parti Sözcüsü, gece saatlerinde yaptığı açıklamada, “Milletvekili Dan Norris, gözaltı konusunda yapılan bilgilendirme üzerine derhal partiden uzaklaştırıldı. Polisin soruşturması devam ederken konu hakkında daha fazla yorumda bulunamayız” ifadelerini kullandı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lsyeFv2nVU6DhuoPQSa_TQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İngiliz, vekile, çocuk, istismarı, suçlaması:, Gözaltına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lsyeFv2nVU6DhuoPQSa_TQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Vekile çocuk istismarı suçlaması"><p>İngiltere’de cinsel saldırı ve çocuk istismarı suçlamasıyla gözaltına alınan vekil Norris, şartlı kefaletle serbest kaldı. Norris, İşçi Partisi’nden uzaklaştırıldı.</p>İngiltere’de iktidardaki İşçi Partisi’den Kuzey Doğu Somerset ve Hanham Milletvekili Dan Norris, evine düzenlenen polis baskını ile gözaltına alındı. Cinsel saldırı ve çocuk istismarı ile suçlanan Norris, partisinden uzaklaştırıldı.  The Guardian gazetesinin aktardığına göre, aynı zamanda eski bir bakan olan Norris’in evine cuma günü polis tarafından baskın düzenlendi. Polisin açıklamasında, milletvekilinin aynı zamanda “kamu hizmetinde görevi kötüye kullanma” şüphesiyle gözaltına alındığı ifade edildi.   <strong>ŞARTLI KEFALETLE SERBEST BIRAKILDI</strong>  1997-2010 döneminde Wansdyke Milletvekili olarak görev yapan Norris, 2021 yılında West of England Metro Belediye Başkanı seçilmişti. Norris, aynı zamanda öğretmen ve çocuk koruma görevlisi olarak da hizmet vermişti.   Avon ve Somerset Polisi, konuya ilişkin açıklamasında, 60’lı yaşlarındaki bir erkeğin cuma günü bir kız çocuğa yönelik cinsel suçlar, cinsel saldırı, çocuk kaçırma ve kamu hizmetinde görevi kötüye kullanma şüphesiyle gözaltına alındığını bildirdi. Polisin açıklamasına göre, milletvekili, soruşturmanın sürmesi için şartlı kefaletle serbest bırakıldı. Açıklamada bunun “aktif ve hassas bir soruşturma olduğu” belirtilerek soruşturmanın engelsiz bir şekilde ilerleyebilmesi adına halktan konu hakkında spekülasyonda bulunmamaları istendi.   <strong>“İDDİA EDİLEN SUÇLARIN BÜYÜK KISMI 2000’LERDE İŞLENDİ”</strong>  Polis, soruşturmanın geçmişi hakkında da bilgi vererek Aralık 2024’te bir başka polis gücünün son dönemde gerçekleşmemiş çocuğun cinsel istismarı suçlarına ilişkin dosyayı kendilerine ilettiğini bildirdi. Buna göre, iddia edilen suçların büyük bir kısmı 2000’li yıllarda işlenmişti. Polis, 2020’li yıllarda işlendiği ileri sürülen bir cinsel saldırı vakasını da soruşturduğunu aktardı. Polisin açıklamasında, mağdura ihtiyacı olan yardım ve desteğin sağlandığı ifade edildi.   <strong>İŞÇİ PARTİSİ’NDEN AÇIKLAMA</strong>  Konuya ilişkin olarak İşçi Partisi’nden de açıklama yapıldı. Parti Sözcüsü, gece saatlerinde yaptığı açıklamada, “Milletvekili Dan Norris, gözaltı konusunda yapılan bilgilendirme üzerine derhal partiden uzaklaştırıldı. Polisin soruşturması devam ederken konu hakkında daha fazla yorumda bulunamayız” ifadelerini kullandı. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Havalimanında panik: Çöpten tüfek mermileri çıktı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/havalimaninda-panik-coeptentufek-mermileri-cikti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/havalimaninda-panik-coeptentufek-mermileri-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore’nin en büyük havaalanı olan Incheon Uluslararası Havaalanı&#039;nda büyük panik yaşandı. Bir çöp kutusunda 4 adet tüfek mermisi bulunurken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.Güney Kore’nin başkenti Seul yakınlarında bulunan Incheon Uluslararası Havaalanı&#039;nda mermi paniği yaşandı. Ülkenin en büyük havaalanı olan Uluslararası Havaalanı&#039;nda bir çöp kutusunda 5,56 milimetre çapında 4 adet tüfek mermisi bulunduğu bildirildi.Havaalanı polisinden edinilen bilgilere göre, mermiler geçtiğimiz salı günü yerel saatle 08.00 sıralarında 2 numaralı yolcu terminalinde çalışan bir temizlik görevlisi tarafından fark edildi.GÜVENLİK KAMERALARI İNCELENİYORMermilerin kim tarafından bırakıldığını belirlemek üzere güvenlik kamerası görüntüleri incelemeye alınırken, olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldı.Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında, Incheon Uluslararası Havaalanı&#039;nda yapılan bir bagaj kontrolü sırasında Korean Air firmasında çalışan bir kabin görevlisinin el bagajında gerçek mermi bulunmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KpGssA7ItEKVth9AhEBjmg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Havalimanında, panik:, Çöpten tüfek, mermileri, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KpGssA7ItEKVth9AhEBjmg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore'nin en büyük havalimanında tüfek mermileri bulundu"><p>Güney Kore’nin en büyük havaalanı olan Incheon Uluslararası Havaalanı'nda büyük panik yaşandı. Bir çöp kutusunda 4 adet tüfek mermisi bulunurken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p><p>Güney Kore’nin başkenti Seul yakınlarında bulunan Incheon Uluslararası Havaalanı'nda mermi paniği yaşandı. </p><p>Ülkenin en büyük havaalanı olan Uluslararası Havaalanı'nda bir çöp kutusunda 5,56 milimetre çapında 4 adet tüfek mermisi bulunduğu bildirildi.</p><p>Havaalanı polisinden edinilen bilgilere göre, mermiler geçtiğimiz salı günü yerel saatle 08.00 sıralarında 2 numaralı yolcu terminalinde çalışan bir temizlik görevlisi tarafından fark edildi.</p><p><strong>GÜVENLİK KAMERALARI İNCELENİYOR</strong></p><p>Mermilerin kim tarafından bırakıldığını belirlemek üzere güvenlik kamerası görüntüleri incelemeye alınırken, olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldı.</p><p>Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında, Incheon Uluslararası Havaalanı'nda yapılan bir bagaj kontrolü sırasında Korean Air firmasında çalışan bir kabin görevlisinin el bagajında gerçek mermi bulunmuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk vatandaşı Atina’da öldürülmüştü: “Şüpheliler ülkeden kaçtı”</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/turk-vatandasi-atinada-oeldurulmustu-supheliler-ulkeden-kacti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/turk-vatandasi-atinada-oeldurulmustu-supheliler-ulkeden-kacti</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan’da bir Türk vatandaşının öldürülmesiyle bağlantılı olarak dört Türk vatandaşına suçlama yöneltildi. Polis, şüphelilerin ülkeden kaçtığını tespit etti.Yunanistan’ın başkenti Atina’nın Kypseli ilçesinde 5 Kasım 2024’te yaşanan, bir Türk vatandaşının hayatını kaybettiği cinayete ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Yunanistan polisi, 39 yaşındaki kişinin ölümüyle bağlantılı olarak dört diğer Türk vatandaşına suçlama yöneltti. Polisin açıklamasına göre, şüphelilerin ülkeden kaçtığı tespit edildi.  “CİNAYETİ HAPİSTEKİ ŞÜPHELİ ORGANİZE ETTİ”  Kathimerini gazetesinin haberine göre, polis, cinayetin üçüncü bir şüpheliden emir alan iki şüpheli tarafından işlendiğini değerlendiriyor. Söz konusu üçüncü şüpheliyi ise halihazırda Yunanistan’da bir hapishanede tutuklu bulunan dördüncü bir şüphelinin yönlendirdiği düşünülüyor. İddiaya göre, cinayeti bu dördüncü şüpheli organize etti ve yönlendirdi.   Polis, cinayetle ilgili soruşturmasını başkentin kuzeyindeki Oinofyta mülteci kampına yoğunlaştırdı. Haberde, burası faillerin “operasyon üssü” olarak tarif edildi. İfadeler ve video görüntüleri, üçüncü şüphelinin iki silahlı saldırgana burada görev verdiğini gösterdi. Ardından iki şüpheli Kypseli’ye giderek aracına bindiği sırada Türk vatandaşını vurarak öldürdü. Şüpheliler saldırı sonrasında suç aleti silahtan kurtularak yaya olarak olay yerinden kaçtı. Silah daha sonra bulundu.   ŞÜPHELİLER TÜRKİYE’DE DE 4 SUÇTAN ARANIYOR  Yapılan adli analizler de olay yerinde bulunan boş kovanların ele geçirilen silaha ait olduğunu doğruladı. Şüphelilerin “yasadışı sınır geçişi” ve silahlarla bağlantılı ihlaller gibi suç kaydı olduğu ifade edildi. Şüphelilerin suç örgütleriyle bağlantı, hırsızlık, silahlı soygun ve uyuşturucu kaçakçılığı suçlarından Türk makamlarınca da arandığı belirtildi. Olay, daha fazla soruşturma yapılabilmesi için yargı makamlarına iletildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/37_Z-EdVikKA9DFdf-j4mQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, vatandaşı, Atina’da, öldürülmüştü:, “Şüpheliler, ülkeden, kaçtı”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/37_Z-EdVikKA9DFdf-j4mQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Atina'da cinayette yeni gelişme"><p>Yunanistan’da bir Türk vatandaşının öldürülmesiyle bağlantılı olarak dört Türk vatandaşına suçlama yöneltildi. Polis, şüphelilerin ülkeden kaçtığını tespit etti.</p>Yunanistan’ın başkenti Atina’nın Kypseli ilçesinde 5 Kasım 2024’te yaşanan, bir Türk vatandaşının hayatını kaybettiği cinayete ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Yunanistan polisi, 39 yaşındaki kişinin ölümüyle bağlantılı olarak dört diğer Türk vatandaşına suçlama yöneltti. Polisin açıklamasına göre, şüphelilerin ülkeden kaçtığı tespit edildi.  <strong>“CİNAYETİ HAPİSTEKİ ŞÜPHELİ ORGANİZE ETTİ”</strong>  Kathimerini gazetesinin haberine göre, polis, cinayetin üçüncü bir şüpheliden emir alan iki şüpheli tarafından işlendiğini değerlendiriyor. Söz konusu üçüncü şüpheliyi ise halihazırda Yunanistan’da bir hapishanede tutuklu bulunan dördüncü bir şüphelinin yönlendirdiği düşünülüyor. İddiaya göre, cinayeti bu dördüncü şüpheli organize etti ve yönlendirdi.   Polis, cinayetle ilgili soruşturmasını başkentin kuzeyindeki Oinofyta mülteci kampına yoğunlaştırdı. Haberde, burası faillerin “operasyon üssü” olarak tarif edildi. İfadeler ve video görüntüleri, üçüncü şüphelinin iki silahlı saldırgana burada görev verdiğini gösterdi. Ardından iki şüpheli Kypseli’ye giderek aracına bindiği sırada Türk vatandaşını vurarak öldürdü. Şüpheliler saldırı sonrasında suç aleti silahtan kurtularak yaya olarak olay yerinden kaçtı. Silah daha sonra bulundu.   <strong>ŞÜPHELİLER TÜRKİYE’DE DE 4 SUÇTAN ARANIYOR</strong>  Yapılan adli analizler de olay yerinde bulunan boş kovanların ele geçirilen silaha ait olduğunu doğruladı. Şüphelilerin “yasadışı sınır geçişi” ve silahlarla bağlantılı ihlaller gibi suç kaydı olduğu ifade edildi. Şüphelilerin suç örgütleriyle bağlantı, hırsızlık, silahlı soygun ve uyuşturucu kaçakçılığı suçlarından Türk makamlarınca da arandığı belirtildi. Olay, daha fazla soruşturma yapılabilmesi için yargı makamlarına iletildi. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ekonomide Trump kaosu: Otomotiv devi, ABD’ye araç ihracatını askıya aldı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ekonomide-trump-kaosu-otomotiv-devi-abdye-arac-ihracatini-askiya-aldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ekonomide-trump-kaosu-otomotiv-devi-abdye-arac-ihracatini-askiya-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Jaguar Land Rover, ABD Başkanı Trump’ın açıkladığı gümrük vergisi tarifeleri karşısında ülkeye bir ay boyunca araç sevkiyatı yapmayacaklarını açıkladı.ABD Başkanı Donald Trump’ın 2 Nisan “Kurtuluş Günü”nde açıkladığı geniş kapsamlı yeni gümrük vergisi tariflerinin ekonomide yarattığı deprem sürüyor. İngiltere merkezli otomotiv devi Jaguar Land Rover, bir ay boyunca ABD’ye tüm araç sevkiyatını askıya alma kararı verdi.   The Financial Times gazetesinin haberine göre, Jaguar Land Rover, Trump’ın araç ithalatına getirdiği yüzde 25’lik tarife karşısında uzun vadeli yanıtı üzerine çalışırken ABD’ye yapacağı araç ihracatını geçici süreyle durdurdu. Trump’ın açıkladığı söz konusu tarife Meksika ve Kanada için kısmi muafiyetler getirmekle birlikte ABD dışında üretilen tüm araçlar için geçerli.    “KISA SÜRELİ EYLEMLERİMİZİ HAREKETE GEÇİRİYORUZ”  Jaguar Land Rover’dan yapılan açıklamada, ABD’nin şirketin lüks markaları için önemli bir pazar olduğuna işaret edilerek, “İş ortaklarımızla yeni ticaret koşulları ele almak için çalışırken nisan ayında sevkiyat durdurma da dahil olmak üzere kısa süreli eylemlerimizi hayata geçiriyoruz” ifadeleri kullanıldı.   Range Rover ve Land Rover Defender’ın üreticisi, satışlarının yaklaşık dörtte birini ABD’de yapsa da ülkede yerel üretim kapasitesi bulunmadığından Trump’ın yeni tarifesinden büyük ölçüde etkilenecek. Konu hakkında bilgi sahibi kaynaklar, şirketin daha önce ABD’de bir fabrika kurmayı değerlendirdiğini ancak bunun yerine Trump’ın ilk başkanlık döneminin hemen öncesinde Slovakya’da başka bir fabrika kurduğunu anlattı.   Gazetenin değerlendirmesine göre, şirketin bu hamlesi aynı zamanda Trump’ın gümrük vergisi tarifelerinin küresel araç sektöründe yarattığı &quot;kaosu&quot; da gözler önüne serdi.   DİĞER FİRMALAR NE YAPIYOR?  Öte yandan, şirketin son adımı, Chrysler ve Jeep üreticisi Stellantis’in cuma günü ABD’de çalışan 900 işçisini işten çıkarma kararı almasının ardından geldi. Volvo CEO’su perşembe günü yaptığı açıklamada, Güney Carolina’daki fabrikasında bir araç modelini daha üretmeyi düşündüklerini ifade ederken, Japon otomotiv devi Nissan da tarifeler karşısında tedarik zincirlerini yeniden yapılandırma yoluna gidebileceklerine işaret etti. Firma, cuma günü yaptığı açıklamada, Meksika’da üretilen Infiniti lüks aracının iki modeli için ABD&#039;den yeni sipariş almayacaklarını bildirdi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4ArjEX0GOEW2R_MY7ycJXA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ekonomide, Trump, kaosu:, Otomotiv, devi, ABD’ye, araç, ihracatını, askıya, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4ArjEX0GOEW2R_MY7ycJXA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Otomotiv sektöründe Trump kaosu"><p>Jaguar Land Rover, ABD Başkanı Trump’ın açıkladığı gümrük vergisi tarifeleri karşısında ülkeye bir ay boyunca araç sevkiyatı yapmayacaklarını açıkladı.</p>ABD Başkanı Donald Trump’ın 2 Nisan “Kurtuluş Günü”nde açıkladığı geniş kapsamlı yeni gümrük vergisi tariflerinin ekonomide yarattığı deprem sürüyor. İngiltere merkezli otomotiv devi Jaguar Land Rover, bir ay boyunca ABD’ye tüm araç sevkiyatını askıya alma kararı verdi.   The Financial Times gazetesinin haberine göre, Jaguar Land Rover, Trump’ın araç ithalatına getirdiği yüzde 25’lik tarife karşısında uzun vadeli yanıtı üzerine çalışırken ABD’ye yapacağı araç ihracatını geçici süreyle durdurdu. Trump’ın açıkladığı söz konusu tarife Meksika ve Kanada için kısmi muafiyetler getirmekle birlikte ABD dışında üretilen tüm araçlar için geçerli.    <strong>“KISA SÜRELİ EYLEMLERİMİZİ HAREKETE GEÇİRİYORUZ”</strong>  Jaguar Land Rover’dan yapılan açıklamada, ABD’nin şirketin lüks markaları için önemli bir pazar olduğuna işaret edilerek, “İş ortaklarımızla yeni ticaret koşulları ele almak için çalışırken nisan ayında sevkiyat durdurma da dahil olmak üzere kısa süreli eylemlerimizi hayata geçiriyoruz” ifadeleri kullanıldı.   Range Rover ve Land Rover Defender’ın üreticisi, satışlarının yaklaşık dörtte birini ABD’de yapsa da ülkede yerel üretim kapasitesi bulunmadığından Trump’ın yeni tarifesinden büyük ölçüde etkilenecek. Konu hakkında bilgi sahibi kaynaklar, şirketin daha önce ABD’de bir fabrika kurmayı değerlendirdiğini ancak bunun yerine Trump’ın ilk başkanlık döneminin hemen öncesinde Slovakya’da başka bir fabrika kurduğunu anlattı.   Gazetenin değerlendirmesine göre, şirketin bu hamlesi aynı zamanda Trump’ın gümrük vergisi tarifelerinin küresel araç sektöründe yarattığı "kaosu" da gözler önüne serdi.   <strong>DİĞER FİRMALAR NE YAPIYOR?</strong>  Öte yandan, şirketin son adımı, Chrysler ve Jeep üreticisi Stellantis’in cuma günü ABD’de çalışan 900 işçisini işten çıkarma kararı almasının ardından geldi. Volvo CEO’su perşembe günü yaptığı açıklamada, Güney Carolina’daki fabrikasında bir araç modelini daha üretmeyi düşündüklerini ifade ederken, Japon otomotiv devi Nissan da tarifeler karşısında tedarik zincirlerini yeniden yapılandırma yoluna gidebileceklerine işaret etti. Firma, cuma günü yaptığı açıklamada, Meksika’da üretilen Infiniti lüks aracının iki modeli için ABD'den yeni sipariş almayacaklarını bildirdi. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore&amp;apos;de yangın söndürme helikopteri düştü: 1 ölü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/guney-korede-yangin-soendurme-helikopteri-dustu-1-oelu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/guney-korede-yangin-soendurme-helikopteri-dustu-1-oelu</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore’de devam eden orman yangınlarına müdahale eden bir helikopter, Daegu kentinde düştü. Helikopterin pilotu hayatını kaybetti.Güney Kore’de bir yangın söndürme helikopterinin düştüğü açıklandı. Orman yangınlarına müdahale sırasında yaşanan kaza sonucu pilot hayatını kaybetti.   Güney Kore haber ajansı Yonhap’ın haberine göre, kaza, ülkenin güneydoğusundaki Daegu kentinde meydana geldi. Helikopter, kentte devam eden orman yangınına müdahale için havalanmıştı. Helikopterin düşmesi üzerine pilotu yaşamını yitirdi.   ORMAN YANGINLARINDA EN AZ 30 ÖLÜ  Güney Kore’de son haftalarda ülke tarihinin en büyük orman yangını felaketi yaşanıyor. En az 30 kişinin hayatını kaybettiği yangınlarda çok sayıda ev ve bina da zarar gördü. Güney Kore hükümeti, Ulsan şehri, Kuzey Gyeongsang ve Güney Gyeongsang eyaletleri dahil olmak üzere güneydoğu bölgelerinde 21 Mart&#039;ta başlayan orman yangınları nedeniyle ulusal afet durumu ilan etti.  Ülke genelinde 16 farklı noktada orman yangını ihbar edilirken, binlerce hektar ormanlık alanın kül olduğu, binlerce kişinin de tahliye edildiği kaydedildi. Devlet başkanlığına vekalet eden Han Duck-soo, orman yangınlarını &quot;şimdiye kadarki en kötü yangınlar” olarak nitelendirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y_8x8YguBU20Qnj-GUU6bQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Korede, yangın, söndürme, helikopteri, düştü:, ölü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y_8x8YguBU20Qnj-GUU6bQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore'de helikopter düştü"><p>Güney Kore’de devam eden orman yangınlarına müdahale eden bir helikopter, Daegu kentinde düştü. Helikopterin pilotu hayatını kaybetti.</p>Güney Kore’de bir yangın söndürme helikopterinin düştüğü açıklandı. Orman yangınlarına müdahale sırasında yaşanan kaza sonucu pilot hayatını kaybetti.   Güney Kore haber ajansı Yonhap’ın haberine göre, kaza, ülkenin güneydoğusundaki Daegu kentinde meydana geldi. Helikopter, kentte devam eden orman yangınına müdahale için havalanmıştı. Helikopterin düşmesi üzerine pilotu yaşamını yitirdi.   <strong>ORMAN YANGINLARINDA EN AZ 30 ÖLÜ</strong>  Güney Kore’de son haftalarda ülke tarihinin en büyük orman yangını felaketi yaşanıyor. En az 30 kişinin hayatını kaybettiği yangınlarda çok sayıda ev ve bina da zarar gördü. Güney Kore hükümeti, Ulsan şehri, Kuzey Gyeongsang ve Güney Gyeongsang eyaletleri dahil olmak üzere güneydoğu bölgelerinde 21 Mart'ta başlayan orman yangınları nedeniyle ulusal afet durumu ilan etti.  Ülke genelinde 16 farklı noktada orman yangını ihbar edilirken, binlerce hektar ormanlık alanın kül olduğu, binlerce kişinin de tahliye edildiği kaydedildi. Devlet başkanlığına vekalet eden Han Duck-soo, orman yangınlarını "şimdiye kadarki en kötü yangınlar” olarak nitelendirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>7 yaşındaki çocuğun itirafı kan dondurdu: Anneye müebbet hapis cezası</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/7-yasindaki-cocugun-itirafi-kan-dondurdu-anneye-muebbet-hapis-cezasi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/7-yasindaki-cocugun-itirafi-kan-dondurdu-anneye-muebbet-hapis-cezasi</guid>
<description><![CDATA[ 2007 yılında kızı Adrianna Hutto&#039;yu öldürmekten yargılanan Amanda Lewis, 7 yaşındaki oğlunun itirafı sonrası müebbet hapis cezasına çarptırıldı.Florida&#039;nın Esto bölgesinde yaşayan Amanda Lewis, ifadesinde kızı Adriana&#039;yı havuzda yüzüstü yatarken bulduğunu ve hemen sonrasında 911&#039;i aradığını iddia etti. Hava ambulansıyla hastaneye kaldırılan talihsiz çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.Ancak Adriana Hutto&#039;nun üvey kardeşi AJ&#039;nin, &quot;Annem kız kardeşimi suya soktu&#039;&#039; sözleri, olayın seyrini değiştirdi.RESİM ÇİZEREK ANLATTIAmanda Lewis, kızının ölümünden 1 ay sonra cinayetle suçlanarak mahkemeye çıkarıldı. Duruşma sırasında, o sırada yedi yaşında olan AJ, annesine karşı tanıklık etti. &quot;Annem kız kardeşimi öldürdü&#039;&#039; diyen AJ, yaptığı çöp adam çizimiyle, anlattıklarını görselleştirdi. Amanda Lewis&#039;in avukatları, küçük çocuğun savcılık ekibi tarafından yönlendirildiğini ve cevaplarının tutarsız olduğunu savundu. 8 YIL SONRA İNKAR ETTİAmanda Lewis, Şubat 2008&#039;de müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Fakat 2016 yılında verdiği bir röportajda, yapılan suçlamaları reddetti.ŞİMDİLERDE 24 YAŞINDAYaşanan korkunç olay sonrası başka bir aile tarafından evlat edinilen AJ&#039;nin ismi değiştirildi ve gözlerden kayboldu. Yıllar sonra Daily Mail&#039;e konuşan AJ Hutton, &#039;&#039;Beni kimse yönlendirmedi. Gördüklerimi kelimesi kelimesine anlattım&#039;&#039; dedi. Şimdilerde 24 yaşında olan AJ, mahkemeden beri Amanda Lewis ile görüşmediğini ve ona &#039;&#039;anne&#039;&#039; demeyi reddettiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TilcJG8lfUSNTtP6EwlBYw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, çocuğun, itirafı, kan, dondurdu:, Anneye, müebbet, hapis, cezası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TilcJG8lfUSNTtP6EwlBYw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="7 yaşındaki çocuğun itirafı kan dondurdu"><p>2007 yılında kızı Adrianna Hutto'yu öldürmekten yargılanan Amanda Lewis, 7 yaşındaki oğlunun itirafı sonrası müebbet hapis cezasına çarptırıldı.</p><p>Florida'nın Esto bölgesinde yaşayan Amanda Lewis, ifadesinde kızı Adriana'yı havuzda yüzüstü yatarken bulduğunu ve hemen sonrasında 911'i aradığını iddia etti. Hava ambulansıyla hastaneye kaldırılan talihsiz çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p><p>Ancak Adriana Hutto'nun üvey kardeşi AJ'nin, "Annem kız kardeşimi suya soktu'' sözleri, olayın seyrini değiştirdi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MbX9ViFPsUaqWsDTfadzdA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Amanda Lewis"><p><strong>RESİM ÇİZEREK ANLATTI</strong></p><p>Amanda Lewis, kızının ölümünden 1 ay sonra cinayetle suçlanarak mahkemeye çıkarıldı. Duruşma sırasında, o sırada yedi yaşında olan AJ, annesine karşı tanıklık etti. "Annem kız kardeşimi öldürdü'' diyen AJ, yaptığı çöp adam çizimiyle, anlattıklarını görselleştirdi. Amanda Lewis'in avukatları, küçük çocuğun savcılık ekibi tarafından yönlendirildiğini ve cevaplarının tutarsız olduğunu savundu.</p><p><strong></strong> </p><p><strong>8 YIL SONRA İNKAR ETTİ</strong></p><p>Amanda Lewis, Şubat 2008'de müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Fakat 2016 yılında verdiği bir röportajda, yapılan suçlamaları reddetti.</p><p><strong>ŞİMDİLERDE 24 YAŞINDA</strong></p><p>Yaşanan korkunç olay sonrası başka bir aile tarafından evlat edinilen AJ'nin ismi değiştirildi ve gözlerden kayboldu. Yıllar sonra Daily Mail'e konuşan AJ Hutton, ''Beni kimse yönlendirmedi. Gördüklerimi kelimesi kelimesine anlattım'' dedi. Şimdilerde 24 yaşında olan AJ, mahkemeden beri Amanda Lewis ile görüşmediğini ve ona ''anne'' demeyi reddettiğini söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>UCM onların peşinde: Putin ve Netanyahu&amp;apos;nun tutuklanma korkusu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ucm-onlarin-pesinde-putin-ve-netanyahunun-tutuklanma-korkusu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ucm-onlarin-pesinde-putin-ve-netanyahunun-tutuklanma-korkusu</guid>
<description><![CDATA[ Eski Filipinler Devlet Başkanı Duterte&#039;nin geçtiğimiz ay tutuklanması, yeni soruları beraberinde getirdi. Tüm gözler Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından tutuklama emri çıkarılan Putin ve Netanyahu gibi liderlere çevrildi. Duterte&#039;nin tutuklanması, en çok konuşulan liderlerin de yargılanması için emsal teşkil edebilir.Eski Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte&#039;nin mart ayında tutuklanması dünya genelinde şok etkisi yarattı.  Duterte&#039;nin yakalanmasının ardından Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından aranan diğer liderler yeniden ilgi odağı haline geldi.  İnsanlığa karşı işlediği iddia edilen suçlardan dolayı Hollanda&#039;ya götürülen Duterte, mahkemeyi alaya alarak &quot;elinizi çabuk tutun&quot; gibi göndermelerde bulunuyordu.  Şu anda 80 yaşında olan Duterte, polis verilerine göre Filipinler&#039;de 6 binden fazla kişinin ölümüne yol açan vahşi baskınlardan sorumlu tutuluyor.DİĞER LİDERLER İÇİN EMSAL NİTELİĞİNDE  Duterte&#039;nin tutuklanması, mahkeme tarafından aranan ancak tutuklanma olasılığı düşük diğer liderlerin gelecekte yargılanmaları için emsal teşkil edebilecek olduğu için büyük önem taşıyor. Bu liderlerin aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da bulunuyor.   Duterte&#039;nin durumu, tutuklanmanın mümkün olduğunu gösterdi; özellikle de bir lider görevden ayrıldıktan sonra.  Pek çok siyasi faktör, tutuklama emrinin yerine getirilmesini zorlaştırabilir.TUTUKLAMA EMRİNE RAĞMEN GERÇEKLEŞEN SEYAHATLER  Örnek olarak Netanyahu, UCM emrine meydan okuyarak Macaristan&#039;a yaptığı ziyareti tamamladı. Roma Statüsü&#039;nü imzalayan bir ülke olarak Macaristan, UCM tarafından istenen herkesi tutuklamakla yükümlü.  Bunun yerine, Başbakan Viktor Orban Netanyahu&#039;yu açık kollarla karşıladı ve mahkemeden ayrılma sürecini başlatacağını duyurdu.  Macaristan&#039;dan sonra İsrail lideri, Başkan Donald Trump ile görüşmek üzere ABD&#039;ye uçacak. Netanyahu&#039;nun ofisi, diğer gündem maddelerinin yanı sıra &quot;Uluslararası Ceza Mahkemesi&#039;ndeki mücadeleyi&quot; görüşeceklerini söyledi.  ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ&#039;NİN YARGI SÜRECİ  Uluslararası Ceza Mahkemesi, üye devletlerin topraklarına karşı savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırımla suçlanan kişileri soruşturuyor ve yargılıyor.  Mahkeme tutuklamaları tek başına gerçekleştiremez ve tutuklama emirlerini yerine getirmek için ulusal hükümetlerin iş birliğine güvenir; bu da çoğu zaman iç siyasete ve siyasi iradeye dayanır.  Mart 2023&#039;te UCM, Ukraynalı çocukları sınır dışı etme iddiasıyla Rus lider Putin hakkında tutuklama emri çıkardı.  Suçlamalar, Kremlin&#039;in 2022&#039;de Ukrayna&#039;ya yönelik tam kapsamlı işgalinin başlamasından bu yana UCM tarafından Rus yetkililere karşı resmen yöneltilen ilk suçlamalar oldu.  Uzmanlara göre Putin&#039;in tutuklama emri açıkça en zorlu olanı çünkü o iktidardaki bir devlet başkanı ve nereye giderse gitsin dokunulmazlığı olacağından oldukça emin olmadıkça Rusya&#039;yı terk etmeyecek.  Putin Rusya&#039;dan ayrılsa bile, birçok ülke onu tutuklamak istemiyor. Geçtiğimiz yıl Rus lider, ülke UCM üyesi olmasına rağmen, herhangi bir sonuçla karşılaşmadan Moğolistan&#039;a seyahat etti.  NETANYAHU&#039;NUN TUTUKLAMA EMRİ  UCM, Kasım 2024&#039;te Netanyahu için bir tutuklama emri çıkarmıştı. Tarihi tutuklama emri Netanyahu&#039;yu, yetmiş yıldan uzun süredir devam eden çatışmada Filistinlilere karşı eylemleri nedeniyle uluslararası bir mahkeme tarafından aranan ilk İsrail lideri yaptı.  UCM yıllardır, yavaş yargılamalar ve düşük mahkumiyet oranı nedeniyle eleştirilere maruz kalıyor. Mahkeme kurulduğundan beri çıkarılan 60 tutuklama emrinden 31&#039;inde yer alan şüpheli hala firarda. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q2W9CKFMdkCA0jOIQPfdnQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>UCM, onların, peşinde:, Putin, Netanyahunun, tutuklanma, korkusu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q2W9CKFMdkCA0jOIQPfdnQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Putin ve Netanyahu'nun tutuklanma korkusu"><p>Eski Filipinler Devlet Başkanı Duterte'nin geçtiğimiz ay tutuklanması, yeni soruları beraberinde getirdi. Tüm gözler Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından tutuklama emri çıkarılan Putin ve Netanyahu gibi liderlere çevrildi. Duterte'nin tutuklanması, en çok konuşulan liderlerin de yargılanması için emsal teşkil edebilir.</p><p>Eski Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin mart ayında tutuklanması dünya genelinde şok etkisi yarattı.  Duterte'nin yakalanmasının ardından Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından aranan diğer liderler yeniden ilgi odağı haline geldi.  İnsanlığa karşı işlediği iddia edilen suçlardan dolayı Hollanda'ya götürülen Duterte, mahkemeyi alaya alarak "elinizi çabuk tutun" gibi göndermelerde bulunuyordu.  Şu anda 80 yaşında olan Duterte, polis verilerine göre Filipinler'de 6 binden fazla kişinin ölümüne yol açan vahşi baskınlardan sorumlu tutuluyor.</p><p><strong>DİĞER LİDERLER İÇİN EMSAL NİTELİĞİNDE</strong>  Duterte'nin tutuklanması, mahkeme tarafından aranan ancak tutuklanma olasılığı düşük diğer liderlerin gelecekte yargılanmaları için emsal teşkil edebilecek olduğu için büyük önem taşıyor. Bu liderlerin aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da bulunuyor.   Duterte'nin durumu, tutuklanmanın mümkün olduğunu gösterdi; özellikle de bir lider görevden ayrıldıktan sonra.  Pek çok siyasi faktör, tutuklama emrinin yerine getirilmesini zorlaştırabilir.</p><p><strong>TUTUKLAMA EMRİNE RAĞMEN GERÇEKLEŞEN SEYAHATLER</strong>  Örnek olarak Netanyahu, UCM emrine meydan okuyarak Macaristan'a yaptığı ziyareti tamamladı. Roma Statüsü'nü imzalayan bir ülke olarak Macaristan, UCM tarafından istenen herkesi tutuklamakla yükümlü.  Bunun yerine, Başbakan Viktor Orban Netanyahu'yu açık kollarla karşıladı ve mahkemeden ayrılma sürecini başlatacağını duyurdu.  Macaristan'dan sonra İsrail lideri, Başkan Donald Trump ile görüşmek üzere ABD'ye uçacak. Netanyahu'nun ofisi, diğer gündem maddelerinin yanı sıra "Uluslararası Ceza Mahkemesi'ndeki mücadeleyi" görüşeceklerini söyledi.  <strong>ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ'NİN YARGI SÜRECİ</strong>  Uluslararası Ceza Mahkemesi, üye devletlerin topraklarına karşı savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırımla suçlanan kişileri soruşturuyor ve yargılıyor.  Mahkeme tutuklamaları tek başına gerçekleştiremez ve tutuklama emirlerini yerine getirmek için ulusal hükümetlerin iş birliğine güvenir; bu da çoğu zaman iç siyasete ve siyasi iradeye dayanır.  Mart 2023'te UCM, Ukraynalı çocukları sınır dışı etme iddiasıyla Rus lider Putin hakkında tutuklama emri çıkardı.  Suçlamalar, Kremlin'in 2022'de Ukrayna'ya yönelik tam kapsamlı işgalinin başlamasından bu yana UCM tarafından Rus yetkililere karşı resmen yöneltilen ilk suçlamalar oldu.  Uzmanlara göre Putin'in tutuklama emri açıkça en zorlu olanı çünkü o iktidardaki bir devlet başkanı ve nereye giderse gitsin dokunulmazlığı olacağından oldukça emin olmadıkça Rusya'yı terk etmeyecek.  Putin Rusya'dan ayrılsa bile, birçok ülke onu tutuklamak istemiyor. Geçtiğimiz yıl Rus lider, ülke UCM üyesi olmasına rağmen, herhangi bir sonuçla karşılaşmadan Moğolistan'a seyahat etti.  <strong>NETANYAHU'NUN TUTUKLAMA EMRİ</strong>  UCM, Kasım 2024'te Netanyahu için bir tutuklama emri çıkarmıştı. Tarihi tutuklama emri Netanyahu'yu, yetmiş yıldan uzun süredir devam eden çatışmada Filistinlilere karşı eylemleri nedeniyle uluslararası bir mahkeme tarafından aranan ilk İsrail lideri yaptı.  UCM yıllardır, yavaş yargılamalar ve düşük mahkumiyet oranı nedeniyle eleştirilere maruz kalıyor. Mahkeme kurulduğundan beri çıkarılan 60 tutuklama emrinden 31'inde yer alan şüpheli hala firarda.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yüzünü yiyen ayıdan ölü taklidiyle kurtuldu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/yuzunu-yiyen-ayidan-oelu-taklidiyle-kurtuldu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/yuzunu-yiyen-ayidan-oelu-taklidiyle-kurtuldu</guid>
<description><![CDATA[ Rusya&#039;da bir kişi ormanda ayı saldırısına uğradı. Ayının yüzünü yemeye başladığı adam ölü taklidi yaparak kurtuldu. Ardından saatlerce kurtarılmayı bekledi.Rusya’nın başkenti Moskova’da bir kişiye boz ayı saldırdı. Ormanda yaşanan olayda, ayının adamın yüzünü yemeye başladığı, yaralanan adamın ölü taklidi yaparak ayıdan kurtulabildiği ifade edildi.   Rusya basınına yansıyan haberlere göre, olay, Moskova’ya yaklaşık 125 kilometre mesafede bulunan bir ormanda yaşandı. Bölgede son dönemde ayıların daha sık görülmeye başladığı ifade edilirken, adamın geyiklerin döktüğü boynuzları toplamak için ormanda olduğu bilgisi verildi. Saldırıya uğrayan adamın amcası, aynın yeğenine arkadan saldırdığını anlattı. Amca, “(Ayı) kafatasını kemirmeye başladı, sonra yüzünü çevirip yüzünü yemeye başladı. Bir şekilde ölü taklidi yaptı, ayı da onu rahat bıraktı” diye konuştu.   AMBULANSI ARADI, SAATLERCE BULUNMAYI BEKLEDİ  Yaralı kişinin olayın ardından ambulans çağırdığı, acil durum servisleri kendisini Yeremeevo köyü yakınlarındaki ormanın derinliklerinde ararken saatlerce beklemek durumunda kaldığı, ardından helikopterle hastaneye kaldırıldığı belirtildi.   Ayı avına Rusya’nın büyük bir bölümünde izin verilirken Moskova bölgesinde ayı avlamak yasak. Rusya’da bazı kişiler zaman zaman boynuz toplamak için ormana gidiyor, ardından bunları tanesi 15 bin rubleye kadar meblağlarda satabiliyor. Bu, Rusya’daki aylık asgari ücretin yaklaşık üçte ikisine tekabül ediyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PdToWStnIUWTEXINjHriug.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yüzünü, yiyen, ayıdan, ölü, taklidiyle, kurtuldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PdToWStnIUWTEXINjHriug.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ayıdan ölü taklidiyle kurtuldu"><p>Rusya'da bir kişi ormanda ayı saldırısına uğradı. Ayının yüzünü yemeye başladığı adam ölü taklidi yaparak kurtuldu. Ardından saatlerce kurtarılmayı bekledi.</p>Rusya’nın başkenti Moskova’da bir kişiye boz ayı saldırdı. Ormanda yaşanan olayda, ayının adamın yüzünü yemeye başladığı, yaralanan adamın ölü taklidi yaparak ayıdan kurtulabildiği ifade edildi.   Rusya basınına yansıyan haberlere göre, olay, Moskova’ya yaklaşık 125 kilometre mesafede bulunan bir ormanda yaşandı. Bölgede son dönemde ayıların daha sık görülmeye başladığı ifade edilirken, adamın geyiklerin döktüğü boynuzları toplamak için ormanda olduğu bilgisi verildi. Saldırıya uğrayan adamın amcası, aynın yeğenine arkadan saldırdığını anlattı. Amca, “(Ayı) kafatasını kemirmeye başladı, sonra yüzünü çevirip yüzünü yemeye başladı. Bir şekilde ölü taklidi yaptı, ayı da onu rahat bıraktı” diye konuştu.   <strong>AMBULANSI ARADI, SAATLERCE BULUNMAYI BEKLEDİ</strong>  Yaralı kişinin olayın ardından ambulans çağırdığı, acil durum servisleri kendisini Yeremeevo köyü yakınlarındaki ormanın derinliklerinde ararken saatlerce beklemek durumunda kaldığı, ardından helikopterle hastaneye kaldırıldığı belirtildi.   Ayı avına Rusya’nın büyük bir bölümünde izin verilirken Moskova bölgesinde ayı avlamak yasak. Rusya’da bazı kişiler zaman zaman boynuz toplamak için ormana gidiyor, ardından bunları tanesi 15 bin rubleye kadar meblağlarda satabiliyor. Bu, Rusya’daki aylık asgari ücretin yaklaşık üçte ikisine tekabül ediyor. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Havada kriz: Yolcu uçağın kapısını açmaya çalıştı, görevliyi darp etti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/havada-kriz-yolcu-ucagin-kapisini-acmaya-calistigoerevliyidarp-etti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/havada-kriz-yolcu-ucagin-kapisini-acmaya-calistigoerevliyidarp-etti</guid>
<description><![CDATA[ Kuala Lumpur-Sydney seferini yapan uçaktaki bir yolcu, iki kez uçağın acil durum kapısını açmaya çalıştı, müdahale eden kabin memurunu darp etti.Avustralya’da bir yolcunun Malezya-Avustralya uçuşunu gerçekleştiren uçağın kapısını açmaya çalıştığı belirtildi. Avustralya federal polisinin açıklamasına göre, 46 yaşındaki Ürdünlü erkek, 5 Nisan Cumartesi gecesi Kuala Lumpur-Sydney uçuşunu yapan uçağın arka acil çıkış kapısını açmaya çalıştı, olayın ardından şüpheliye resmi olarak suçlama yöneltildi. Shadi Taiseer Alsaaydeh isimli yolcunun pazar günü Parramatta’da yerel mahkemeye çıkarılması bekleniyor.   KAPIDAN UZAKLAŞTIRILDI, BİR BAŞKA KAPIYI AÇMAYA ÇALIŞTI  The Guardian gazetesinin haberine göre, yolcunun uçağın arka kısmında bulunan acil çıkış kapısını açmaya çalışmasının ardından kabin ekibi yolcuyu uçağın orta kısmına doğru götürmeye çalıştı. Yolcu, burada bulunan bir başka acil çıkış kapısına da açmaya çalıştı. Bunun üzerine kabin ekibi ve diğer yolcuların şüpheliyi tutmak durumunda kaldığı, şüphelinin ise bu esnada bir kabin memurunu darp ettiği ifade edildi.   AirAsia havayolu şirketi, “D7220” sefer sayılı uçaktaki “kargaşaya sebep olan” yolcunun karıştığı olayı doğruladı. Şirketten yapılan açıklamada, “Bu tür durumlara müdahale etme konusunda profesyonel olarak eğitim görmüş kabin ekibimiz uçaktaki herkesin güvenliğini sağlamak için gerekli adımları atmıştır” denildi.   UÇAĞA POLİS ÇAĞRILDI, ŞÜPHELİYE 2 SUÇLAMA YÖNELTİLDİ  Olay sırasında yolcuların ya da kabin ekibinin güvenliğini tehlikeye atan bir durum olmadığını belirten şirket, “bu tür uygunsuz davranışlara karşı sıfır tolerans politikalarının olduğunu ve prosedür olarak Avustralya Federal Polisi ve ilgili makamların Sydney’e varışın ardından konuyla ilgili bilgilendirildiğini” kaydetti.   Bunun üzerine polis memurları uçağa gitti. Şüpheliye iki kez “hava aracında güvenliği tehlikeye atma” ve bir kez “kabin ekibine saldırma” suçlaması yöneltildi. Her bir suçun 10 yıla kadar hapis cezası öngördüğü ifade edildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sem9R7yD0kyIm_xzXr2x9g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Havada, kriz:, Yolcu, uçağın, kapısını, açmaya, çalıştı,  görevliyi darp, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sem9R7yD0kyIm_xzXr2x9g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yolcu uçağın kapısını açmaya çalıştı"><p>Kuala Lumpur-Sydney seferini yapan uçaktaki bir yolcu, iki kez uçağın acil durum kapısını açmaya çalıştı, müdahale eden kabin memurunu darp etti.</p>Avustralya’da bir yolcunun Malezya-Avustralya uçuşunu gerçekleştiren uçağın kapısını açmaya çalıştığı belirtildi. Avustralya federal polisinin açıklamasına göre, 46 yaşındaki Ürdünlü erkek, 5 Nisan Cumartesi gecesi Kuala Lumpur-Sydney uçuşunu yapan uçağın arka acil çıkış kapısını açmaya çalıştı, olayın ardından şüpheliye resmi olarak suçlama yöneltildi. Shadi Taiseer Alsaaydeh isimli yolcunun pazar günü Parramatta’da yerel mahkemeye çıkarılması bekleniyor.   <strong>KAPIDAN UZAKLAŞTIRILDI, BİR BAŞKA KAPIYI AÇMAYA ÇALIŞTI</strong>  The Guardian gazetesinin haberine göre, yolcunun uçağın arka kısmında bulunan acil çıkış kapısını açmaya çalışmasının ardından kabin ekibi yolcuyu uçağın orta kısmına doğru götürmeye çalıştı. Yolcu, burada bulunan bir başka acil çıkış kapısına da açmaya çalıştı. Bunun üzerine kabin ekibi ve diğer yolcuların şüpheliyi tutmak durumunda kaldığı, şüphelinin ise bu esnada bir kabin memurunu darp ettiği ifade edildi.   AirAsia havayolu şirketi, “D7220” sefer sayılı uçaktaki “kargaşaya sebep olan” yolcunun karıştığı olayı doğruladı. Şirketten yapılan açıklamada, “Bu tür durumlara müdahale etme konusunda profesyonel olarak eğitim görmüş kabin ekibimiz uçaktaki herkesin güvenliğini sağlamak için gerekli adımları atmıştır” denildi.   <strong>UÇAĞA POLİS ÇAĞRILDI, ŞÜPHELİYE 2 SUÇLAMA YÖNELTİLDİ</strong>  Olay sırasında yolcuların ya da kabin ekibinin güvenliğini tehlikeye atan bir durum olmadığını belirten şirket, “bu tür uygunsuz davranışlara karşı sıfır tolerans politikalarının olduğunu ve prosedür olarak Avustralya Federal Polisi ve ilgili makamların Sydney’e varışın ardından konuyla ilgili bilgilendirildiğini” kaydetti.   Bunun üzerine polis memurları uçağa gitti. Şüpheliye iki kez “hava aracında güvenliği tehlikeye atma” ve bir kez “kabin ekibine saldırma” suçlaması yöneltildi. Her bir suçun 10 yıla kadar hapis cezası öngördüğü ifade edildi. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kahraman sıçan tarihe geçti: Mayın avcısından dünya rekoru!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kahramansican-tarihe-gecti-mayin-avcisindan-dunya-rekoru</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kahramansican-tarihe-gecti-mayin-avcisindan-dunya-rekoru</guid>
<description><![CDATA[ Kamboçya&#039;da Ronin adlı bir sıçan, 100&#039;den fazla kara mayını tespit ederek dünya rekoru kırdı. Ronin, 2021&#039;den bu yana 109 kara mayını ve 15 patlamamış mühimmat ortaya çıkardı. Avokado seven 68 cm uzunluğundaki sıçanın &quot;çalışkan, ancak arkadaş canlısı ve rahat&quot; bir kişiliği olduğu belirtildi.Kamboçya&#039;da kara mayını avcısı bir fare 100&#039;den fazla kara mayını ve patlayıcı tespit ederek dünya rekoru kırdı.  Kâr amacı gütmeyen Apopo kuruluşu, dev keseli sıçanın, 2021&#039;den bu yana 109 kara mayını ve 15 patlamamış mühimmatı ortaya çıkarması nedeniyle en başarılı Mayın Tespit Sıçanı (MDR) olarak adlandırıldığını duyurdu.GUINNES REKORLAR KİTABI&#039;NA GİRDİ  Ronin adlı sıçan, Guinness Dünya Rekorları Kitabı&#039;na girdi. Bu kemirgenin kritik çalışmasının, &quot;günlük hayatlarında attıkları tek bir yanlış adımın sonları olabileceği korkusuyla&quot; yaşamak zorunda kalan insanlar için gerçek bir fark yarattığı belirtildi.KENDİ REKORUNU KIRMAYA DEVAM EDEBİLİR  Apopo&#039;nun açıklamasında, &quot;Ronin&#039;in işi henüz bitmedi. Henüz beş yaşında, önünde iki yıl daha tespit çalışması olabilir ve halihazırda kırdığı rekoru geliştirmeye devam edebilir.&quot; ifadelerine yer verildi.  Ronin, beş yıl boyunca 71 kara mayını ve 38 adet patlamamış mühimmat tespit eden Afrika dev keseli sıçanı Magawa&#039;nın daha önce elinde tuttuğu rekoru kırdı. ÇALIŞKAN VE ARKADAŞ CANLISIAvokado seven farenin 68 cm uzunluğunda, bin 175 gr ağırlığında olduğu ve kişiliğinin &quot;çalışkan, ancak arkadaş canlısı ve rahat&quot; olduğu belirtiliyor.  Apopo kuruluşunun HeroRATS adını verdiği 104 kemirgen üyesi bulunuyor.KAMBOÇYA&#039;DA SAVAŞIN İZLERİ  Onlarca yıl süren iç savaşın izlerini taşıyan Kamboçya, dünyanın en fazla kara mayını bulunan ülkelerinden biri. Bin kilometrekareden fazla arazi hala mayınlarla kaplı durumda.Kişi başına düşen ampute sayısının en yüksek olduğu ülkelerden biri olan ülkede, 40 binden fazla kişi patlayıcılar nedeniyle uzuvlarını kaybetti.MAYIN BULMAK İÇİN EĞİTİLEN SIÇANLAR  Eğitilmiş sıçanların, patlayıcıların içindeki TNT adı verilen kimyasal bileşiği tespit edebildiği ve metal dedektörüyle yapılan geleneksel yöntemlerden farklı olarak hurda metalleri görmezden geldiği belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q6eqZ6pjxk-KbPkbeEj4MQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kahraman sıçan, tarihe, geçti:, Mayın, avcısından, dünya, rekoru</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q6eqZ6pjxk-KbPkbeEj4MQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Mayın avcısı sıçandan dünya rekoru!"><p>Kamboçya'da Ronin adlı bir sıçan, 100'den fazla kara mayını tespit ederek dünya rekoru kırdı. Ronin, 2021'den bu yana 109 kara mayını ve 15 patlamamış mühimmat ortaya çıkardı. Avokado seven 68 cm uzunluğundaki sıçanın "çalışkan, ancak arkadaş canlısı ve rahat" bir kişiliği olduğu belirtildi.</p><p>Kamboçya'da kara mayını avcısı bir fare 100'den fazla kara mayını ve patlayıcı tespit ederek dünya rekoru kırdı.  Kâr amacı gütmeyen Apopo kuruluşu, dev keseli sıçanın, 2021'den bu yana 109 kara mayını ve 15 patlamamış mühimmatı ortaya çıkarması nedeniyle en başarılı Mayın Tespit Sıçanı (MDR) olarak adlandırıldığını duyurdu.</p><p><strong>GUINNES REKORLAR KİTABI'NA GİRDİ</strong>  Ronin adlı sıçan, Guinness Dünya Rekorları Kitabı'na girdi. Bu kemirgenin kritik çalışmasının, "günlük hayatlarında attıkları tek bir yanlış adımın sonları olabileceği korkusuyla" yaşamak zorunda kalan insanlar için gerçek bir fark yarattığı belirtildi.</p><p><strong>KENDİ REKORUNU KIRMAYA DEVAM EDEBİLİR</strong>  Apopo'nun açıklamasında, "Ronin'in işi henüz bitmedi. Henüz beş yaşında, önünde iki yıl daha tespit çalışması olabilir ve halihazırda kırdığı rekoru geliştirmeye devam edebilir." ifadelerine yer verildi.  Ronin, beş yıl boyunca 71 kara mayını ve 38 adet patlamamış mühimmat tespit eden Afrika dev keseli sıçanı Magawa'nın daha önce elinde tuttuğu rekoru kırdı. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k_rRQtAz-0maXt_2vXzzKA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Ronin isimli mayın avcısı sıçan, sahada çalışırken görüntülendi."><p><strong>ÇALIŞKAN VE ARKADAŞ CANLISI</strong></p><p>Avokado seven farenin 68 cm uzunluğunda, bin 175 gr ağırlığında olduğu ve kişiliğinin "çalışkan, ancak arkadaş canlısı ve rahat" olduğu belirtiliyor.  Apopo kuruluşunun HeroRATS adını verdiği 104 kemirgen üyesi bulunuyor.</p><p><strong>KAMBOÇYA'DA SAVAŞIN İZLERİ</strong>  Onlarca yıl süren iç savaşın izlerini taşıyan Kamboçya, dünyanın en fazla kara mayını bulunan ülkelerinden biri. Bin kilometrekareden fazla arazi hala mayınlarla kaplı durumda.</p><p>Kişi başına düşen ampute sayısının en yüksek olduğu ülkelerden biri olan ülkede, 40 binden fazla kişi patlayıcılar nedeniyle uzuvlarını kaybetti.</p><p><strong>MAYIN BULMAK İÇİN EĞİTİLEN SIÇANLAR</strong>  Eğitilmiş sıçanların, patlayıcıların içindeki TNT adı verilen kimyasal bileşiği tespit edebildiği ve metal dedektörüyle yapılan geleneksel yöntemlerden farklı olarak hurda metalleri görmezden geldiği belirtiliyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya’da bir ilk: Aşırı sağcı AfD, seçimin galibi CDU/CSU’yu “yakaladı”</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/almanyada-bir-ilk-asiri-sagci-afd-secimin-galibi-cducsuyu-yakaladi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/almanyada-bir-ilk-asiri-sagci-afd-secimin-galibi-cducsuyu-yakaladi</guid>
<description><![CDATA[ Almanya’da koalisyon görüşmeleri sürerken, yeni bir anket, seçimin galibi Hristiyan Demokratların destek kaybettiğini ve oy oranının AfD ile eşitlendiğini gösterdi.Almanya’da yapılan bir kamuoyu yoklaması, 23 Şubat’taki erken genel seçimde sandıktan birinci çıkan ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile koalisyon görüşmelerine başlayan Hristiyan Birlik partileri CDU/CSU’nun oylarının eridiğini ortaya koydu.   Euronews haber sitesinin aktardığına göre, seçmenlerin çoğu, devam eden koalisyon görüşmeleri karşısında duydukları hayal kırıklığını ifade ederken, Bild gazetesinin Pazar Insa anketine göre, seçimde toplam 28,6 oy alan CDU/CSU’nun oy oranı yüzde 24’e geriledi. Bu, muhafazakar kardeş partiler için şimdiye kadar kayıtlara geçmiş en düşük oran oldu. CDU/CSU’nun 6 puan kaybettiği anketin sonuçlarına göre, seçimi yüzde 20,8’lik oy oranı ile ikinci sırada tamamlayan ancak ülkede İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra geleneksel olarak aşırı sağ partilere çekilen “güvenlik duvarı” sebebiyle koalisyon görüşmelerine davet edilmeyen Almanya için Alternatif’in (AfD) oy oranı da yüzde 24 oldu.   “BÖYLE BİR DESTEK KAYBI GÖRÜLMEDİ”  Yeni Sosyal Yanıtlar Enstitüsü (INSA) Başkanı Hermann Binkert, sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde, bunun “Federal Meclis seçimleri ile hükümetin kurulması arasında geçen süre içinde yaşanan, daha önce görülmemiş bir destek kaybı olduğunu” söyledi.   Anketin sonuçlarına göre, AfD, yapılan son kamuoyu yoklaması ile karşılaştırıldığında oy oranını 1 puan yukarı çekti.   Ankete göre, Almanya’da kurulacak hükümette koalisyon ortağı olmasına kesin gözüyle bakılan SPD’nin oy oranı, seçimde aldığı oranla aynı kaldı. Yüzde 16 ile tarihinin en kötü sonucunu elde eden SPD’nin oy oranı, yapılan son ankette de yüzde 16 oldu. Yeşiller, 1 puan kaybederek yüzde 11’lik oy oranına gerilerken, seçim öncesi hızlı bir ivme yakalayarak Federal Meclis’e girmeye hak kazanan Sol Parti oy oranını 1 puan artırarak yüzde 11’i buldu. Diğer tüm partiler ise yüzde 5’lik seçim barajının altında kalmayı sürdürdü.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/10D-8tB620qsA0BTRpo87w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Almanya’da, bir, ilk:, Aşırı, sağcı, AfD, seçimin, galibi, CDUCSU’yu, “yakaladı”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/10D-8tB620qsA0BTRpo87w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="AfD, seçimin galibini " yakalad><p>Almanya’da koalisyon görüşmeleri sürerken, yeni bir anket, seçimin galibi Hristiyan Demokratların destek kaybettiğini ve oy oranının AfD ile eşitlendiğini gösterdi.</p>Almanya’da yapılan bir kamuoyu yoklaması, 23 Şubat’taki erken genel seçimde sandıktan birinci çıkan ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile koalisyon görüşmelerine başlayan Hristiyan Birlik partileri CDU/CSU’nun oylarının eridiğini ortaya koydu.   Euronews haber sitesinin aktardığına göre, seçmenlerin çoğu, devam eden koalisyon görüşmeleri karşısında duydukları hayal kırıklığını ifade ederken, Bild gazetesinin Pazar Insa anketine göre, seçimde toplam 28,6 oy alan CDU/CSU’nun oy oranı yüzde 24’e geriledi. Bu, muhafazakar kardeş partiler için şimdiye kadar kayıtlara geçmiş en düşük oran oldu. CDU/CSU’nun 6 puan kaybettiği anketin sonuçlarına göre, seçimi yüzde 20,8’lik oy oranı ile ikinci sırada tamamlayan ancak ülkede İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra geleneksel olarak aşırı sağ partilere çekilen “güvenlik duvarı” sebebiyle koalisyon görüşmelerine davet edilmeyen Almanya için Alternatif’in (AfD) oy oranı da yüzde 24 oldu.   <strong>“BÖYLE BİR DESTEK KAYBI GÖRÜLMEDİ”</strong>  Yeni Sosyal Yanıtlar Enstitüsü (INSA) Başkanı Hermann Binkert, sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde, bunun “Federal Meclis seçimleri ile hükümetin kurulması arasında geçen süre içinde yaşanan, daha önce görülmemiş bir destek kaybı olduğunu” söyledi.   Anketin sonuçlarına göre, AfD, yapılan son kamuoyu yoklaması ile karşılaştırıldığında oy oranını 1 puan yukarı çekti.   Ankete göre, Almanya’da kurulacak hükümette koalisyon ortağı olmasına kesin gözüyle bakılan SPD’nin oy oranı, seçimde aldığı oranla aynı kaldı. Yüzde 16 ile tarihinin en kötü sonucunu elde eden SPD’nin oy oranı, yapılan son ankette de yüzde 16 oldu. Yeşiller, 1 puan kaybederek yüzde 11’lik oy oranına gerilerken, seçim öncesi hızlı bir ivme yakalayarak Federal Meclis’e girmeye hak kazanan Sol Parti oy oranını 1 puan artırarak yüzde 11’i buldu. Diğer tüm partiler ise yüzde 5’lik seçim barajının altında kalmayı sürdürdü. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail basını yazdı: Netanyahu’nun ABD ziyaretinin gerçek sebebi ne?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-basini-yazdi-netanyahunun-abd-ziyaretinin-gercek-sebebi-ne</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-basini-yazdi-netanyahunun-abd-ziyaretinin-gercek-sebebi-ne</guid>
<description><![CDATA[ İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesine göre, Netanyahu’nun “aceleci” ABD ziyaretinin asıl sebebi ne rehine meselesi ne de İran’la yaşanan gerilim.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından verilen tutuklama kararına karşın gelecek hafta ikinci kez ABD’ye gitmesi bekleniyor. ABD basınına yansıyan haberlere göre Başkan Donald Trump’la da bir araya gelecek olan Netanyahu’nun Beyaz Saray ziyaretinin yarın gerçekleşmesi beklenirken, İsrail basını Netanyahu’nun “flaş” ABD ziyaretinin ardındaki sebebin ne rehineler ne de İran meselesi olduğunu yazdı.  Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Netanyahu’nun “aceleci” ABD ziyareti, Trump’ın açıkladığı yeni gümrük vergisi tarifeleri ile yakından ilgili.   “GÖRÜŞMENİN DAHA ERKEN YAPILMASINI ABD İSTEDİ”  Gazeteye açıklamada bulunan İsrailli bir yetkili, Netanyahu’nun ziyaretini teyit ederek iki liderin yeni getirilen tarifeleri ele alacağını anlattı. Buna göre, İsrail Başbakanı’nın pazar öğleden sonra Macaristan’dan ayrılarak Washington’a gitmesi, pazartesi gece saatlerinde de İsrail’e dönmesi bekleniyor.   İsmi verilmeyen yetkiliye göre, görüşmenin aciliyeti, Trump’ın küresel tarife stratejisinin bir parçası olarak İsrail’den ithal edilen ürünlere de yüzde 17 gümrük vergisi getirme kararından kaynaklanıyor. Netanyahu’nun konuyu Macaristan Başbakanı Viktor Orban ve Macaristan’daki bir telefon görüşmesi sırasında Trump ile ele aldığı, görüşmenin ardından Trump’ın Netanyahu’yu bizzat konuşmak üzere ABD’ye davet ettiği belirtildi. En erken 7 Nisan Pazartesi günü görüşme talebinin Beyaz Saray’dan geldiği ifade edildi. İsrailli yetkili, “Bu, Beyaz Saray’dan gelen bir talepti. Biz daha ileri tarihler önermiştik” diye konuştu.   “ÖNLEMEYE ÇALIŞTIK AMA…”  Bunun ekonomik ve jeopolitik olarak eşi görülmemiş bir an olduğunu savunan yetkili, “Dünyanın önde gelen gücü, hemen her ülkeye tarife uyguluyor; buna İsrail de dahil. Bir iyi niyet göstergesi olarak ABD ürünlerine yönelik tarifeleri düşürerek bunu engellemeye çalışmıştık ama Trump yine de tarife uygulama kararı verdi. Başbakan (Netanyahu) bunu mümkün olan en hızlı şekilde çözmek istiyor” diye konuştu.   Kaynak, Netanyahu’nun diğer dünya liderlerine kıyasla Trump’a “daha erken erişebilmesinin” iki liderin ilişkilerinin güçlülüğünü yansıttığını ileri sürdü, “Bu, ikisi arasındaki karşılıklı saygı ve yakın bağların bir işareti. Bu, ülke için güzel bir mesaj” dedi.   Öte yandan, habere göre, Netanyahu’nun Gazze’deki İsrailli rehineler, Türkiye ile ilişkiler, İran tehdidi ve Macaristan’ın aldığı UCM’den çekilme kararını da görüşmede gündeme getirmesi bekleniyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uTpYCc462keCpZwmtMOWJQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, basını, yazdı:, Netanyahu’nun, ABD, ziyaretinin, gerçek, sebebi, ne</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uTpYCc462keCpZwmtMOWJQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Netanyahu neden ABD'ye gidiyor?"><p>İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesine göre, Netanyahu’nun “aceleci” ABD ziyaretinin asıl sebebi ne rehine meselesi ne de İran’la yaşanan gerilim.</p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından verilen tutuklama kararına karşın gelecek hafta ikinci kez ABD’ye gitmesi bekleniyor. ABD basınına yansıyan haberlere göre Başkan Donald Trump’la da bir araya gelecek olan Netanyahu’nun Beyaz Saray ziyaretinin yarın gerçekleşmesi beklenirken, İsrail basını Netanyahu’nun “flaş” ABD ziyaretinin ardındaki sebebin ne rehineler ne de İran meselesi olduğunu yazdı.  Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Netanyahu’nun “aceleci” ABD ziyareti, Trump’ın açıkladığı yeni gümrük vergisi tarifeleri ile yakından ilgili.   <strong>“GÖRÜŞMENİN DAHA ERKEN YAPILMASINI ABD İSTEDİ”</strong>  Gazeteye açıklamada bulunan İsrailli bir yetkili, Netanyahu’nun ziyaretini teyit ederek iki liderin yeni getirilen tarifeleri ele alacağını anlattı. Buna göre, İsrail Başbakanı’nın pazar öğleden sonra Macaristan’dan ayrılarak Washington’a gitmesi, pazartesi gece saatlerinde de İsrail’e dönmesi bekleniyor.   İsmi verilmeyen yetkiliye göre, görüşmenin aciliyeti, Trump’ın küresel tarife stratejisinin bir parçası olarak İsrail’den ithal edilen ürünlere de yüzde 17 gümrük vergisi getirme kararından kaynaklanıyor. Netanyahu’nun konuyu Macaristan Başbakanı Viktor Orban ve Macaristan’daki bir telefon görüşmesi sırasında Trump ile ele aldığı, görüşmenin ardından Trump’ın Netanyahu’yu bizzat konuşmak üzere ABD’ye davet ettiği belirtildi. En erken 7 Nisan Pazartesi günü görüşme talebinin Beyaz Saray’dan geldiği ifade edildi. İsrailli yetkili, “Bu, Beyaz Saray’dan gelen bir talepti. Biz daha ileri tarihler önermiştik” diye konuştu.   <strong>“ÖNLEMEYE ÇALIŞTIK AMA…”</strong>  Bunun ekonomik ve jeopolitik olarak eşi görülmemiş bir an olduğunu savunan yetkili, “Dünyanın önde gelen gücü, hemen her ülkeye tarife uyguluyor; buna İsrail de dahil. Bir iyi niyet göstergesi olarak ABD ürünlerine yönelik tarifeleri düşürerek bunu engellemeye çalışmıştık ama Trump yine de tarife uygulama kararı verdi. Başbakan (Netanyahu) bunu mümkün olan en hızlı şekilde çözmek istiyor” diye konuştu.   Kaynak, Netanyahu’nun diğer dünya liderlerine kıyasla Trump’a “daha erken erişebilmesinin” iki liderin ilişkilerinin güçlülüğünü yansıttığını ileri sürdü, “Bu, ikisi arasındaki karşılıklı saygı ve yakın bağların bir işareti. Bu, ülke için güzel bir mesaj” dedi.   Öte yandan, habere göre, Netanyahu’nun Gazze’deki İsrailli rehineler, Türkiye ile ilişkiler, İran tehdidi ve Macaristan’ın aldığı UCM’den çekilme kararını da görüşmede gündeme getirmesi bekleniyor. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Moskova beyaza büründü: Kar fırtınası şehri esir aldı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/moskova-beyaza-burundu-kar-firtinasi-sehri-esir-aldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/moskova-beyaza-burundu-kar-firtinasi-sehri-esir-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Rusya’da başkent Moskova, gece  kar fırtınası nedeniyle beyaza büründü. Kızıl Meydan’da kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı.Rusya’nın başkenti Moskova’da ılıman geçen bir kışın ardından kar yüzünü gösterdi. Başkent gece boyunca etkili olan kar yağışı nedeniyle beyaza büründü. Kızıl Meydan’da kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı. Cuma günü 16 dereceye çıkan sıcaklıklar, sıfırın altına düşerken, hava tahmincileri, kış mevsimi boyunca beklenen kar yağışının bugün ve yarın yağacağını bildirdi.Moskova ulaşım yetkilileri, kış lastiklerini değiştirmiş olan sürücülere yola çıkmamaları konusunda uyarılarda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Iq2f_P03HUagvhk8zxpGWw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Moskova, beyaza, büründü:, Kar, fırtınası, şehri, esir, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Iq2f_P03HUagvhk8zxpGWw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Moskova beyaza büründü: Kar fırtınası şehri esir aldı"><p>Rusya’da başkent Moskova, gece  kar fırtınası nedeniyle beyaza büründü. Kızıl Meydan’da kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı.</p><p>Rusya’nın başkenti Moskova’da ılıman geçen bir kışın ardından kar yüzünü gösterdi. Başkent gece boyunca etkili olan kar yağışı nedeniyle beyaza büründü. </p><p>Kızıl Meydan’da kar kalınlığı 10 santimetreye ulaştı. Cuma günü 16 dereceye çıkan sıcaklıklar, sıfırın altına düşerken, hava tahmincileri, kış mevsimi boyunca beklenen kar yağışının bugün ve yarın yağacağını bildirdi.</p><p>Moskova ulaşım yetkilileri, kış lastiklerini değiştirmiş olan sürücülere yola çıkmamaları konusunda uyarılarda bulundu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD’de şiddetli fırtına: Can kaybı 16’ya yükseldi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-siddetli-firtina-can-kaybi-16ya-yukseldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-siddetli-firtina-can-kaybi-16ya-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’de fırtınanın en fazla etkili olduğu Tennessee’de 10 kişi hayatını kaybetti. Kentucky’de iki, Missouri’de iki, Indiana’da bir ve Arkansas’ta bir kişi öldü.ABD’nin orta ve doğu kesimlerinde etkili olan şiddetli fırtınalar sebebiyle yaşanan can kaybının en az 16’ya yükseldiği açıklandı. Ulusal Hava Durumu Servisi, cumartesi günü şiddetli su baskınları olacağı yönünde uyarı yayınladı.   Arkansas’tan Ohio’ya kadar geniş bir bölgede etkisini sürdüren fırtınalar son günlerde çok sayıda binada hasara sebep oldu, yollar sular altında kaldı, çok sayıda hortum meydana geldi. Şiddetli fırtınalardan en çok etkilenen ise Tennessee oldu. Eyalet yetkilileri, eyaletin batı bölgesinde 10 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Eyalet Valisi Andy Beshear, Kentucky’de iki kişinin öldüğünü, ölenlerin arasında sel sularına kapılan bir çocuğun da olduğunu söyledi. Yerel basına yansıyan haberlere göre, Missouri’de iki, Indiana’da bir kişi fırtınayla bağlantılı olarak yaşamını yitirdi. Arkansas Eyalet Acil Durum Yönetim Kurumu’nın açıklamasına göre, 5 yaşındaki bir çocuk da “devam eden olumsuz hava koşullarıyla bağlantılı olarak” evinde ölü bulundu.   2 EYALETTE 100 BİNDEN FAZLA KİŞİ ELEKTRİKSİZ KALDI  Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde de pek çok eyalette etkili olan şiddetli fırtınanın evlerde büyük hasara sebep olduğu, ağaçları ve elektrik direklerini devirdiği ve araçları ters çevirdiği görüldü.   Ulusal Hava Durumu Servisi’nin açıklamasına göre, pazar günü özellikle bölgenin orta ve doğu kesimlerinde şiddetli ve büyük çaplı su baskınları bekleniyor. Elektrik kesintilerinin listelendiği PowerOutage.us siteine göre, pazar sabahı itibarıyla Arkansas ve Tennessee’de 100 binden fazla kişiye elektrik verilemiyor. 4 Nisan Cuma günü yapılan açıklamada, fırtınalarla bağlantılı olarak yedi kişinin öldüğü açıklanmıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1TMtUJtO50aK_L2nu0eO5Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD’de, şiddetli, fırtına:, Can, kaybı, 16’ya, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1TMtUJtO50aK_L2nu0eO5Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de fırtına: Can kaybı arttı"><p>ABD’de fırtınanın en fazla etkili olduğu Tennessee’de 10 kişi hayatını kaybetti. Kentucky’de iki, Missouri’de iki, Indiana’da bir ve Arkansas’ta bir kişi öldü.</p>ABD’nin orta ve doğu kesimlerinde etkili olan şiddetli fırtınalar sebebiyle yaşanan can kaybının en az 16’ya yükseldiği açıklandı. Ulusal Hava Durumu Servisi, cumartesi günü şiddetli su baskınları olacağı yönünde uyarı yayınladı.   Arkansas’tan Ohio’ya kadar geniş bir bölgede etkisini sürdüren fırtınalar son günlerde çok sayıda binada hasara sebep oldu, yollar sular altında kaldı, çok sayıda hortum meydana geldi. Şiddetli fırtınalardan en çok etkilenen ise Tennessee oldu. Eyalet yetkilileri, eyaletin batı bölgesinde 10 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Eyalet Valisi Andy Beshear, Kentucky’de iki kişinin öldüğünü, ölenlerin arasında sel sularına kapılan bir çocuğun da olduğunu söyledi. Yerel basına yansıyan haberlere göre, Missouri’de iki, Indiana’da bir kişi fırtınayla bağlantılı olarak yaşamını yitirdi. Arkansas Eyalet Acil Durum Yönetim Kurumu’nın açıklamasına göre, 5 yaşındaki bir çocuk da “devam eden olumsuz hava koşullarıyla bağlantılı olarak” evinde ölü bulundu.   <strong>2 EYALETTE 100 BİNDEN FAZLA KİŞİ ELEKTRİKSİZ KALDI</strong>  Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde de pek çok eyalette etkili olan şiddetli fırtınanın evlerde büyük hasara sebep olduğu, ağaçları ve elektrik direklerini devirdiği ve araçları ters çevirdiği görüldü.   Ulusal Hava Durumu Servisi’nin açıklamasına göre, pazar günü özellikle bölgenin orta ve doğu kesimlerinde şiddetli ve büyük çaplı su baskınları bekleniyor. Elektrik kesintilerinin listelendiği PowerOutage.us siteine göre, pazar sabahı itibarıyla Arkansas ve Tennessee’de 100 binden fazla kişiye elektrik verilemiyor. 4 Nisan Cuma günü yapılan açıklamada, fırtınalarla bağlantılı olarak yedi kişinin öldüğü açıklanmıştı. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elon Musk&amp;apos;ın babası: &amp;quot;Putin&amp;apos;e hayran olmamak aptallık olur&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/elon-muskin-babasi-putine-hayran-olmamak-aptallik-olur</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/elon-muskin-babasi-putine-hayran-olmamak-aptallik-olur</guid>
<description><![CDATA[ Milyarder Elon Musk&#039;ın babası Errol Musk, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;e &quot;hayran olmamanın aptallık olacağını&quot; söyledi. Errol Musk, kendisinin ve oğlunun Putin&#039;e ilişkin benzer bir bakış açısına sahip olduğunu aktardı. Amerikan basını daha önce Musk ve Putin&#039;in düzenli olarak görüştüğünü ileri sürmüştü.Dünyanın en zengin insanı Elon Musk&#039;ın babası Errol Musk, yaptığı açıklamada, ailesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;e karşı belli bir hayranlık bulunduğunu söyledi.&quot;ELON MUSK VE PUTİN DOSTLUĞU&quot;  Daha önce Musk&#039;ın Putin ile 2022&#039;ye kadar düzenli iletişim kurduğu bildirilmişti. Wall Street Journal gazetesi, Musk&#039;ın Putin ile sık sık temas halinde olduğunu ve ikilinin kişisel meseleler, ticari çıkarlar ve jeopolitik gerginlikler gibi konuları ele aldığını yazmıştı.&quot;PUTİN&#039;E SAYGI DUYMAMAK ZOR&quot;   BBC Rusya&#039;ya konuşan 79 yaşındaki Errol Musk, &quot;Putin&#039;e hayran olmamak aptallık olur. Konuşmalarını dinliyorum; mantıklı şeyler söylüyor. Onu sadece bir adam olarak görürseniz, uluslararası politika bağlamında değil, Putin&#039;e saygı duymamak zor.&quot; dedi.  Errol Musk, kendisinin ve oğlunun Putin&#039;e ilişkin benzer bir bakış açısına sahip olduğunu aktardı.DİKKAT ÇEKEN SAVAŞ YORUMU  BBC muhabiri, Putin&#039;in Ukrayna&#039;yı işgal edip savaşı başlatmaktan sorumlu olduğunu söylediğinde, Errol konuyu değiştirerek &quot;Zaman savaşı gerçekten kim başlattığını gösterecek&quot; ifadelerini kullandı.  Errol ayrıca Elon&#039;un iş dünyasına ilişkin görüşlerinin siyasi duruşla iç içe geçtiği iddiasını reddederek, tüm ailenin zaten istediği ve ihtiyaç duyduğu her şeye sahip olduğunu söyledi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QfWLEr52Oku7k2kmzco1Kg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Muskın, babası:, Putine, hayran, olmamak, aptallık, olur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QfWLEr52Oku7k2kmzco1Kg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Elon Musk'ın babası: " putin hayran olmamak aptall olur><p>Milyarder Elon Musk'ın babası Errol Musk, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e "hayran olmamanın aptallık olacağını" söyledi. Errol Musk, kendisinin ve oğlunun Putin'e ilişkin benzer bir bakış açısına sahip olduğunu aktardı. Amerikan basını daha önce Musk ve Putin'in düzenli olarak görüştüğünü ileri sürmüştü.</p><p>Dünyanın en zengin insanı Elon Musk'ın babası Errol Musk, yaptığı açıklamada, ailesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e karşı belli bir hayranlık bulunduğunu söyledi.</p><p><strong>"ELON MUSK VE PUTİN DOSTLUĞU"</strong>  Daha önce Musk'ın Putin ile 2022'ye kadar düzenli iletişim kurduğu bildirilmişti. Wall Street Journal gazetesi, Musk'ın Putin ile sık sık temas halinde olduğunu ve ikilinin kişisel meseleler, ticari çıkarlar ve jeopolitik gerginlikler gibi konuları ele aldığını yazmıştı.</p><p><strong>"PUTİN'E SAYGI DUYMAMAK ZOR"</strong>   BBC Rusya'ya konuşan 79 yaşındaki Errol Musk, "Putin'e hayran olmamak aptallık olur. Konuşmalarını dinliyorum; mantıklı şeyler söylüyor. Onu sadece bir adam olarak görürseniz, uluslararası politika bağlamında değil, Putin'e saygı duymamak zor." dedi.  Errol Musk, kendisinin ve oğlunun Putin'e ilişkin benzer bir bakış açısına sahip olduğunu aktardı.</p><p><strong>DİKKAT ÇEKEN SAVAŞ YORUMU</strong>  BBC muhabiri, Putin'in Ukrayna'yı işgal edip savaşı başlatmaktan sorumlu olduğunu söylediğinde, Errol konuyu değiştirerek "Zaman savaşı gerçekten kim başlattığını gösterecek" ifadelerini kullandı.  Errol ayrıca Elon'un iş dünyasına ilişkin görüşlerinin siyasi duruşla iç içe geçtiği iddiasını reddederek, tüm ailenin zaten istediği ve ihtiyaç duyduğu her şeye sahip olduğunu söyledi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2 hafta önce taburcu olan Papa’dan sürpriz: Vatikan&amp;apos;da halkı selamladı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/2-hafta-oence-taburcu-olan-papadan-surprizvatikanda-halki-selamladi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/2-hafta-oence-taburcu-olan-papadan-surprizvatikanda-halki-selamladi</guid>
<description><![CDATA[ Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, zatüre şikayetiyle tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildikten iki hafta sonra Vatikan&#039;da halka hitap etti.Çifte zatürre teşhisiyle 14 Şubat’ta İtalya’nın başkenti Roma’daki Gemelli Hastanesi’ne kaldırılan ve 23 Mart’ta taburcu edilen Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis, taburcu olduğu günden bu yana bugün ilk kez Vatikan’da kamuoyunun karşısına çıktı.  The Associated Press (AP) haber ajansı, Papa’nın Vatikan’da halkı selamlayarak kısa bir konuşma yapmasını “sürpriz” bir şekilde kamuoyunun karşısına çıkması olarak değerlendirdi. Habere göre, taburcu olduktan iki hafta sonra kalabalığın arasına karışan 88 yaşındaki Papa Francis, tekerlekli sandalye ile getirildiği Aziz Petrus Meydanı’nda toplananlara “Herkese iyi pazarlar. Çok teşekkürler” sözleriyle hitap etti. Hastalara ithafen yapılan pazar ayininin ardından konuşan Papa’nın burnunda ince bir solunum tüpünün bulunduğu görüldü. Papa’nın hayati tehlike yaşamasına sebep olan rahatsızlığının ardından iki ay boyunca istirahat etmesi, bu süre içinde hiçbir kamusal etkinliğe katılmaması ve kalabalıklarla temas kurmaması bekleniyordu.   İLK KEZ 23 MART’TA KAMUOYUNUN KARŞISINA ÇIKMIŞTI Papa Francis, hastaneden taburcu edilmesinin ardından beş hafta aradan sonra ilk kez 23 Mart’ta kamuoyunun karşısına çıkmıştı. Papa, Roma&#039;daki Gemelli Hastanesi&#039;nin camından kendisi için dua eden Katoliklere seslenmiş, penceresinin altında toplananlara el sallayarak ve başparmak işareti yaparak, &quot;Teşekkür ederim, teşekkür ederim hepinize&quot; demişti.  Hastanede geçen beş hafta, Francis&#039;in Papalık kariyerinin 12 yılı boyunca hastanede en uzun yatışı olarak tarihe geçmişti. Gençliğinde akciğerinin bir kısmı alınan Papa Francis&#039;in &quot;en az iki aylık&quot; bir iyileşme süreciyle karşı karşıya olduğu tahmin ediliyordu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NBi78YvOh06DpCwQOebNTA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>hafta, önce, taburcu, olan, Papa’dan, sürpriz: Vatikanda, halkı, selamladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NBi78YvOh06DpCwQOebNTA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Papa'dan sürpriz: Vatikan'da konuştu"><p>Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, zatüre şikayetiyle tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildikten iki hafta sonra Vatikan'da halka hitap etti.</p><p>Çifte zatürre teşhisiyle 14 Şubat’ta İtalya’nın başkenti Roma’daki Gemelli Hastanesi’ne kaldırılan ve 23 Mart’ta taburcu edilen Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis, taburcu olduğu günden bu yana bugün ilk kez Vatikan’da kamuoyunun karşısına çıktı.  The Associated Press (AP) haber ajansı, Papa’nın Vatikan’da halkı selamlayarak kısa bir konuşma yapmasını “sürpriz” bir şekilde kamuoyunun karşısına çıkması olarak değerlendirdi. Habere göre, taburcu olduktan iki hafta sonra kalabalığın arasına karışan 88 yaşındaki Papa Francis, tekerlekli sandalye ile getirildiği Aziz Petrus Meydanı’nda toplananlara “Herkese iyi pazarlar. Çok teşekkürler” sözleriyle hitap etti. Hastalara ithafen yapılan pazar ayininin ardından konuşan Papa’nın burnunda ince bir solunum tüpünün bulunduğu görüldü. Papa’nın hayati tehlike yaşamasına sebep olan rahatsızlığının ardından iki ay boyunca istirahat etmesi, bu süre içinde hiçbir kamusal etkinliğe katılmaması ve kalabalıklarla temas kurmaması bekleniyordu.   <strong>İLK KEZ 23 MART’TA KAMUOYUNUN KARŞISINA ÇIKMIŞTI</strong> </p><p>Papa Francis, hastaneden taburcu edilmesinin ardından beş hafta aradan sonra ilk kez 23 Mart’ta kamuoyunun karşısına çıkmıştı. Papa, Roma'daki Gemelli Hastanesi'nin camından kendisi için dua eden Katoliklere seslenmiş, penceresinin altında toplananlara el sallayarak ve başparmak işareti yaparak, "Teşekkür ederim, teşekkür ederim hepinize" demişti.  Hastanede geçen beş hafta, Francis'in Papalık kariyerinin 12 yılı boyunca hastanede en uzun yatışı olarak tarihe geçmişti. Gençliğinde akciğerinin bir kısmı alınan Papa Francis'in "en az iki aylık" bir iyileşme süreciyle karşı karşıya olduğu tahmin ediliyordu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suriye&amp;apos;de korkunç iddia: &amp;quot;100&amp;apos;ü aşkın kimyasal silah deposu var&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/suriyede-korkunc-iddia-100u-askin-kimyasal-silah-deposu-var</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/suriyede-korkunc-iddia-100u-askin-kimyasal-silah-deposu-var</guid>
<description><![CDATA[ Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW), Suriye&#039;de Esad rejiminden kalma 100&#039;ü aşkın kimyasal silah tesisi olduğundan şüpheleniyor. Tesislerden bazılarının mağaralar gibi gizli yerlere inşa edildiği iddia ediliyor.Amerika&#039;nın önde gelen gazetelerinden New York Times&#039;ın haberinde Suriye ile ilgili korkunç bir iddia yer aldı.   Habere göre Esad rejimi kalıntılarını temizleme çalışmaları devam ederken, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) Suriye&#039;de 100&#039;ün üzerinde kimyasal silah tesisi olduğundan şüpheleniyor.DEPOLAR MAĞARALARA GİZLENMİŞ  Bu tesislerin, Esad rejimi altında kimyasal silahların geliştirilmesi ve araştırılması amacıyla kullanıldığı düşünülürken, bazı tesislerin, mağaralarda veya zor tespit edilebilen yerlerde gizlenmiş olabileceği belirtiliyor. Bu tahmin, Esad&#039;ın şimdiye kadar kabul ettiği herhangi bir rakamdan çok daha yüksek.&quot;BİLİNMEYEN PEK ÇOK YER VAR&quot;  Esad, on yıldan fazla süren iç savaş boyunca muhaliflere ve sivillere karşı sarin ve klor gazı gibi silahlar kullandı. Gazete, kimyasal silah stoklarının Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (CWC) ile yasaklanan sarin gazı ile klor ve hardal gazı gibi maddeleri içerebileceğine dikkat çekiyor.  Beyaz Baretliler diye de bilinen Suriye Sivil Savunması&#039;nın başkanı Raid Salih, &quot;Eski yönetim, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü&#039;ne yalan söylediği için bilinmeyen pek çok yer var&quot; dedi.  ESAD HÜKÜMETİ KABUL ETMİŞTİSuriye’de Esad hükümeti, Şam yakınlarında yüzlerce kişinin ölümüne yol açan bir saldırı düzenlemekle suçlanmasının ardından 2013 yılında kimyasal silah stoklarını teslim etmeyi kabul etmişti. Ancak geniş bir kesim tarafından Esad hükümetinin bazı silahları sakladığı ve sonraki yıllarda tekrar kullandığı savunulmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JrDIWgkTe06tbh8iHcHwFA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Suriyede, korkunç, iddia:, 100ü, aşkın, kimyasal, silah, deposu, var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JrDIWgkTe06tbh8iHcHwFA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Suriye'de kimyasal silah alarmı"><p>Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW), Suriye'de Esad rejiminden kalma 100'ü aşkın kimyasal silah tesisi olduğundan şüpheleniyor. Tesislerden bazılarının mağaralar gibi gizli yerlere inşa edildiği iddia ediliyor.</p><p>Amerika'nın önde gelen gazetelerinden New York Times'ın haberinde Suriye ile ilgili korkunç bir iddia yer aldı.   Habere göre Esad rejimi kalıntılarını temizleme çalışmaları devam ederken, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) Suriye'de 100'ün üzerinde kimyasal silah tesisi olduğundan şüpheleniyor.</p><p><strong>DEPOLAR MAĞARALARA GİZLENMİŞ</strong>  Bu tesislerin, Esad rejimi altında kimyasal silahların geliştirilmesi ve araştırılması amacıyla kullanıldığı düşünülürken, bazı tesislerin, mağaralarda veya zor tespit edilebilen yerlerde gizlenmiş olabileceği belirtiliyor. Bu tahmin, Esad'ın şimdiye kadar kabul ettiği herhangi bir rakamdan çok daha yüksek.</p><p><strong>"BİLİNMEYEN PEK ÇOK YER VAR"</strong>  Esad, on yıldan fazla süren iç savaş boyunca muhaliflere ve sivillere karşı sarin ve klor gazı gibi silahlar kullandı. Gazete, kimyasal silah stoklarının Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (CWC) ile yasaklanan sarin gazı ile klor ve hardal gazı gibi maddeleri içerebileceğine dikkat çekiyor.  Beyaz Baretliler diye de bilinen Suriye Sivil Savunması'nın başkanı Raid Salih, "Eski yönetim, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'ne yalan söylediği için bilinmeyen pek çok yer var" dedi.  <strong>ESAD HÜKÜMETİ KABUL ETMİŞTİ</strong></p><p>Suriye’de Esad hükümeti, Şam yakınlarında yüzlerce kişinin ölümüne yol açan bir saldırı düzenlemekle suçlanmasının ardından 2013 yılında kimyasal silah stoklarını teslim etmeyi kabul etmişti. </p><p>Ancak geniş bir kesim tarafından Esad hükümetinin bazı silahları sakladığı ve sonraki yıllarda tekrar kullandığı savunulmuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD hazırlanıyor: Güney Sudan vatandaşlarının vizesi iptal edilecek</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abd-hazirlaniyor-guney-sudan-vatandaslarinin-vizesi-iptal-edilecek</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abd-hazirlaniyor-guney-sudan-vatandaslarinin-vizesi-iptal-edilecek</guid>
<description><![CDATA[ ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Güney Sudan hükümetini &quot;ABD&#039;den faydalanmakla&quot; itham etti. ABD&#039;li bakan, Güney Sudan pasaportu sahiplerinin vizelerinin iptal edilmesi için çalışmalara başladıklarını açıkladı.ABD Dışişleri Bakanlığından Marco Rubio&#039;nun açıklaması yayımlandı.  Açıklamada, &quot;Ülkemizin göçmenlik yasalarını uygulamak, ABD&#039;nin ulusal güvenliği ve halk emniyeti açısından kritik önem taşımaktadır. Her ülke, ABD de dahil olmak üzere başka bir ülke vatandaşlarını sınır dışı ettiğinde, vatandaşlarının dönüşünü zamanında kabul etmelidir.&quot; ifadesine yer verildi.&quot;GÜNEY SUDAN İLKEYE UYMUYOR&quot;  Güney Sudan&#039;ın bu ilkeye uymadığına dikkati çekilen açıklamada, Güney Sudan pasaportu sahiplerinin tüm vizelerinin iptal edilmesi ve ABD&#039;ye girişlerinin önlenmesi için ek düzenlemeler getirilmesi için harekete geçildiği kaydedildi.  Açıklamada, Güney Sudan&#039;ın &quot;tam işbirliği içinde&quot; olduğunda bu eylemlerin gözden geçirileceği belirtildi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3SwOvHH1Dk-EzhZinCKLMg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, hazırlanıyor:, Güney, Sudan, vatandaşlarının, vizesi, iptal, edilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3SwOvHH1Dk-EzhZinCKLMg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD hazırlanıyor: Güney Sudan vatandaşlarının vizesi iptal edilecek"><p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Güney Sudan hükümetini "ABD'den faydalanmakla" itham etti. ABD'li bakan, Güney Sudan pasaportu sahiplerinin vizelerinin iptal edilmesi için çalışmalara başladıklarını açıkladı.</p><p>ABD Dışişleri Bakanlığından Marco Rubio'nun açıklaması yayımlandı.  Açıklamada, "Ülkemizin göçmenlik yasalarını uygulamak, ABD'nin ulusal güvenliği ve halk emniyeti açısından kritik önem taşımaktadır. Her ülke, ABD de dahil olmak üzere başka bir ülke vatandaşlarını sınır dışı ettiğinde, vatandaşlarının dönüşünü zamanında kabul etmelidir." ifadesine yer verildi.</p><p><strong>"GÜNEY SUDAN İLKEYE UYMUYOR"</strong>  Güney Sudan'ın bu ilkeye uymadığına dikkati çekilen açıklamada, Güney Sudan pasaportu sahiplerinin tüm vizelerinin iptal edilmesi ve ABD'ye girişlerinin önlenmesi için ek düzenlemeler getirilmesi için harekete geçildiği kaydedildi.  Açıklamada, Güney Sudan'ın "tam işbirliği içinde" olduğunda bu eylemlerin gözden geçirileceği belirtildi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamas&amp;apos;tan yeni rehine videosu: &amp;quot;Gazze&amp;apos;de ölüyoruz&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/hamastan-yeni-rehine-videosu-gazzede-oeluyoruz</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/hamastan-yeni-rehine-videosu-gazzede-oeluyoruz</guid>
<description><![CDATA[ Hamas&#039;ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, İsraillilerden hükümete baskı yapmalarını isteyen iki rehineye ait görüntüleri yayınladı.Hamas bir kez daha Gazze&#039;de tutulan rehinelere ait görüntüleri yayınladı.  Kassam Tugayları&#039;nın yayımladığı son görüntülerde, elinde bandaj olduğu görülen bir rehine, tutulduğu binanın İsrail tarafından bombalandığını söyledi.  Bombardımanın ardından 30 metre derinlikteki tünele geri döndüğünü anlatan esir, &quot;Gazze&#039;de ölüyoruz.&quot; diyerek İsraillilerden Netanyahu hükümetine baskı yapmalarını istedi.&quot;DEVLETİN SİZE SÖYLEDİKLERİNE İNANMAYIN&quot;  Görüntüdeki diğer rehine ise &quot;Devletin size söylediklerine inanmayın. Onlar, Hamas&#039;a baskı yaptıklarını söylüyorlar ama işte baskının sonucu bu.&quot; diyerek, diğer rehinenin saldırıda aldığı yaraları gösterdi.   Kassam Tugayları, son olarak 24 ve 29 Mart&#039;ta elindeki rehinlerin görüntülerini yayımlamıştı.  İsrail, Hamas ile 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkes ve esir takası anlaşmasının 42 günlük birinci aşamasının sona ermesinin ardından ateşkesi bozmuş ve 18 Mart sabahı Gazze&#039;de şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qVXz3RhWIkWZqu3dv8ga9w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hamastan, yeni, rehine, videosu:, Gazzede, ölüyoruz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qVXz3RhWIkWZqu3dv8ga9w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hamas'tan yeni rehine videosu: " gazze><p>Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, İsraillilerden hükümete baskı yapmalarını isteyen iki rehineye ait görüntüleri yayınladı.</p><p>Hamas bir kez daha Gazze'de tutulan rehinelere ait görüntüleri yayınladı.  Kassam Tugayları'nın yayımladığı son görüntülerde, elinde bandaj olduğu görülen bir rehine, tutulduğu binanın İsrail tarafından bombalandığını söyledi.  Bombardımanın ardından 30 metre derinlikteki tünele geri döndüğünü anlatan esir, "Gazze'de ölüyoruz." diyerek İsraillilerden Netanyahu hükümetine baskı yapmalarını istedi.</p><p><strong>"DEVLETİN SİZE SÖYLEDİKLERİNE İNANMAYIN"</strong>  Görüntüdeki diğer rehine ise "Devletin size söylediklerine inanmayın. Onlar, Hamas'a baskı yaptıklarını söylüyorlar ama işte baskının sonucu bu." diyerek, diğer rehinenin saldırıda aldığı yaraları gösterdi.   Kassam Tugayları, son olarak 24 ve 29 Mart'ta elindeki rehinlerin görüntülerini yayımlamıştı.  İsrail, Hamas ile 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkes ve esir takası anlaşmasının 42 günlük birinci aşamasının sona ermesinin ardından ateşkesi bozmuş ve 18 Mart sabahı Gazze'de şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Malezya&amp;apos;da yolcu, uçağın acil çıkış kapısını açmaya çalıştı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/malezyada-yolcu-ucagin-acil-cikis-kapisini-acmaya-calisti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/malezyada-yolcu-ucagin-acil-cikis-kapisini-acmaya-calisti</guid>
<description><![CDATA[ Kuala Lumpur&#039;dan Avustralya&#039;ya giden uçağın acil çıkış kapısını iki kez açmaya çalışan yolcunun gözaltına alındığı bildirildi.Malezya&#039;nın başkenti Kuala Lumpur&#039;dan Avustralya&#039;nın Sydney kentine giden uçağın acil çıkış kapısını iki kez açmaya çalışan ve müdahalede bulunan kabin memuruna saldıran yolcu gözaltına alındı.  Avustralya Federal Polisi, olaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, 46 yaşındaki yolcunun, uçuş sırasında uçağın arka tarafındaki acil çıkış kapısını açmaya çalıştığı, kabin memurunun müdahalesiyle koltuğuna götürüldüğü kaydedildi. Aynı yolcunun daha sonra uçağın orta kısmındaki acil çıkış kapısını da açmaya çalıştığı, kendisine engel olmaya çalışan hava yolu çalışanına saldırdığı belirtildi.  Açıklamada, uçağın Sydney&#039;e inmesinin ardından kapıyı açmaya çalışan yolcunun gözaltına alındığı, &#039;uçağın güvenliğini tehlikeye atmak ve kabin memuruna saldırmak&#039; suçlamasıyla 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceği aktarıldı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NoGZV3lDDUu49msqz6nXPQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Malezyada, yolcu, uçağın, acil, çıkış, kapısını, açmaya, çalıştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NoGZV3lDDUu49msqz6nXPQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uçağın acil çıkış kapısını açmaya çalıştı"><p>Kuala Lumpur'dan Avustralya'ya giden uçağın acil çıkış kapısını iki kez açmaya çalışan yolcunun gözaltına alındığı bildirildi.</p><p>Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Avustralya'nın Sydney kentine giden uçağın acil çıkış kapısını iki kez açmaya çalışan ve müdahalede bulunan kabin memuruna saldıran yolcu gözaltına alındı.  Avustralya Federal Polisi, olaya ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p><p> Açıklamada, 46 yaşındaki yolcunun, uçuş sırasında uçağın arka tarafındaki acil çıkış kapısını açmaya çalıştığı, kabin memurunun müdahalesiyle koltuğuna götürüldüğü kaydedildi. </p><p>Aynı yolcunun daha sonra uçağın orta kısmındaki acil çıkış kapısını da açmaya çalıştığı, kendisine engel olmaya çalışan hava yolu çalışanına saldırdığı belirtildi.  Açıklamada, uçağın Sydney'e inmesinin ardından kapıyı açmaya çalışan yolcunun gözaltına alındığı, 'uçağın güvenliğini tehlikeye atmak ve kabin memuruna saldırmak' suçlamasıyla 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceği aktarıldı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;deki hamile kadınların yüzde 90&amp;apos;ı yetersiz besleniyor</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazzedeki-hamile-kadinlarin-yuzde-90i-yetersiz-besleniyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazzedeki-hamile-kadinlarin-yuzde-90i-yetersiz-besleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze&#039;de hamile ve emziren kadınların yüzde 90&#039;ının yetersiz beslendiğini açıkladı. Örgüt, tıbbi malzeme eksikliğinin ciddi bir sorun olmaya devam ettiğini ve tedavi olmalarını engellediğini duyurdu.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Margaret Harris, 7-13 Nisan Dünya Sağlık Haftası dolayısıyla İsrail&#039;in yoğun saldırıları altında olan Gazze&#039;deki sağlık durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  Gazze&#039;de 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana özellikle anneler ve bebeklerin sağlığında ciddi bozulmaya tanık olduklarını kaydeden Harris, büyük çoğunluğunun yetersiz beslendiğine işaret etti.HAMİLE KADINLAR VE BEBEKLER AÇLIKLA MÜCADELE EDİYOR  Harris, &quot;Hamile ve emziren kadınların yüzde 90&#039;ı ve binlerce bebek ciddi şekilde yetersiz besleniyor. Birçoğu tedaviye ihtiyaç duyuyor. Şu anda Gazze&#039;ye hiçbir tıbbi malzeme ve yiyecek girmiyor. Zaten anneler ve bebekler acı çekiyor ve durum her gün daha da kötüye gidiyor.&quot; dedi.  Gazze&#039;de yaklaşık 2 ay süren ateşkes sırasında hastanelerin yeniden hizmet verebilmelerinin, uzman ekiplerin gelmesinin, uluslararası toplumun desteğine sahip bulunmalarının olağanüstü olduğunu söyleyen Harris, ateşkesin ardından Nasır Hastanesi dahil birçok sağlık merkezinin yıkıldığını anlattı.TIBBİ MALZEME EKSİKLİĞİ HASTANELERİ ZORA SOKUYOR  Harris, &quot;(Gazze&#039;de) Bir şekilde hizmet veren 20 hastane var ancak tıbbi malzemeler olmadan işlerini yapamıyorlar. Biz de şu anda malzeme getiremiyoruz. Sağlık çalışanları, kendilerini bunalmış hissediyor. Korkunç yaralarla gelen, kanamaları olan ancak tedavi yapacak ekipmanları olmadığı için kan bile veremedikleri çok sayıda hastayla uğraşıyorlar. Onlarla konuştuğunuzda işlerinin zor olmasına rağmen hala insan sağlığı için orada olduklarını söylüyorlar.&quot; ifadelerini kullandı.  Çatışma bölgelerindeki sağlık çalışanlarının inanılmaz derecede zor koşullarda hizmet verdiklerine dikkati çeken Harris, her gün başkalarının hayatlarını kurtarmak, sağlıklarını ve refahlarını iyileştirmek için ellerinden geleni yapan, özveriyle çalışan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UX77rhYAP0aQzKSfuO-Uag.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzedeki, hamile, kadınların, yüzde, 90ı, yetersiz, besleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UX77rhYAP0aQzKSfuO-Uag.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'deki hamile kadınların yüzde 90'ı yetersiz besleniyor"><p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze'de hamile ve emziren kadınların yüzde 90'ının yetersiz beslendiğini açıkladı. Örgüt, tıbbi malzeme eksikliğinin ciddi bir sorun olmaya devam ettiğini ve tedavi olmalarını engellediğini duyurdu.</p><p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Margaret Harris, 7-13 Nisan Dünya Sağlık Haftası dolayısıyla İsrail'in yoğun saldırıları altında olan Gazze'deki sağlık durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  Gazze'de 7 Ekim 2023'ten bu yana özellikle anneler ve bebeklerin sağlığında ciddi bozulmaya tanık olduklarını kaydeden Harris, büyük çoğunluğunun yetersiz beslendiğine işaret etti.</p><p><strong>HAMİLE KADINLAR VE BEBEKLER AÇLIKLA MÜCADELE EDİYOR</strong>  Harris, "Hamile ve emziren kadınların yüzde 90'ı ve binlerce bebek ciddi şekilde yetersiz besleniyor. Birçoğu tedaviye ihtiyaç duyuyor. Şu anda Gazze'ye hiçbir tıbbi malzeme ve yiyecek girmiyor. Zaten anneler ve bebekler acı çekiyor ve durum her gün daha da kötüye gidiyor." dedi.  Gazze'de yaklaşık 2 ay süren ateşkes sırasında hastanelerin yeniden hizmet verebilmelerinin, uzman ekiplerin gelmesinin, uluslararası toplumun desteğine sahip bulunmalarının olağanüstü olduğunu söyleyen Harris, ateşkesin ardından Nasır Hastanesi dahil birçok sağlık merkezinin yıkıldığını anlattı.</p><p><strong>TIBBİ MALZEME EKSİKLİĞİ HASTANELERİ ZORA SOKUYOR</strong>  Harris, "(Gazze'de) Bir şekilde hizmet veren 20 hastane var ancak tıbbi malzemeler olmadan işlerini yapamıyorlar. Biz de şu anda malzeme getiremiyoruz. Sağlık çalışanları, kendilerini bunalmış hissediyor. Korkunç yaralarla gelen, kanamaları olan ancak tedavi yapacak ekipmanları olmadığı için kan bile veremedikleri çok sayıda hastayla uğraşıyorlar. Onlarla konuştuğunuzda işlerinin zor olmasına rağmen hala insan sağlığı için orada olduklarını söylüyorlar." ifadelerini kullandı.  Çatışma bölgelerindeki sağlık çalışanlarının inanılmaz derecede zor koşullarda hizmet verdiklerine dikkati çeken Harris, her gün başkalarının hayatlarını kurtarmak, sağlıklarını ve refahlarını iyileştirmek için ellerinden geleni yapan, özveriyle çalışan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran’dan ABD’ye nükleer müzakereler için şartlı yeşil ışık</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/irandan-abdye-nukleer-muzakereler-icin-sartli-yesil-isik</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/irandan-abdye-nukleer-muzakereler-icin-sartli-yesil-isik</guid>
<description><![CDATA[ İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları kaldırması halinde nükleer programı konusunda müzakerelere hazır olduklarını söyledi.İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, cumartesi günü başkent Tahran’da Nevruz dolayısıyla düzenlenen ve yabancı ülkelerin büyükelçilerini bir aray getiren etkinlikte ABD ile olası nükleer müzakerelerini değerlendirdi.  İran’ın yarı resmi haber ajansı Tesnim’in aktardığına göre, Tahran’ın “uluslararası gelişmeler konusunda sorumlu ve ihtiyatlı bir yaklaşım benimsediğini” söyleyen Arakçi, İran’ın ABD Başkanı Donald Trump’tan gelen mektuba orantılı bir ton ve bağlamla yanıt verdiğini, bu esnada diplomasi şansını muhafaza ettiğini belirtti. Arakçi, İran’ın nükleer faaliyetlerinin barışçıl doğası ile ilgili taahhütlerde bulunmak için bir dizi gönüllü düzenleme yapmış olmalarına karşın ABD’nin 2015 yılında nükleer anlaşmadan çekilmesini kınadı.  “ABD ÇELİŞKİLİ BİR POLİTİKA YÜRÜTÜYOR”  Trump’ın ilk döneminde yaşanan bu olaya atıfla sözlerini sürdüren İran Dışişleri Bakanı Arakçi, “Bu deneyime sahip olarak, şu anda güven inşası temelinde nükleer programımız konusunda müzakerelere ve yaptırımların kaldırılmasına hazırız” diyerek bunun yalnızca “İran’a karşı acımasız yaptırımların kaldırılması karşılığında olabileceğini” vurguladı.   ABD’nin çelişkili bir politika yürüttüğünü de kaydeden İran Dışişleri Bakanı, Trump’ın bir yandan doğrudan müzakere çağrısı yaptığını, diğer yandan güce başvurma tehdidinde bulunduğunu söyledi. Böyle bir hamlenin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nı da ihlal edeceğini savunan Arakçi, İran dolaylı görüşme yolunu test etmeye hâlâ hazırken bu tür bir yaklaşımın manasız olduğunu sözlerine ekledi.   İranlı bakan, Tahran’ın yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak ve farklılıkları ortadan kaldırmak için diplomasiye bağlı olduğunu ancak tüm olası senaryolara hazır olduklarını ve ulusal çıkarları ile egemenliklerini kararlı bir şekilde koruyacaklarını söyledi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ra4SLXveYUiCF4yzjYtlZw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İran’dan, ABD’ye, nükleer, müzakereler, için, şartlı, yeşil, ışık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ra4SLXveYUiCF4yzjYtlZw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'dan ABD'ye " n><p>İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları kaldırması halinde nükleer programı konusunda müzakerelere hazır olduklarını söyledi.</p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, cumartesi günü başkent Tahran’da Nevruz dolayısıyla düzenlenen ve yabancı ülkelerin büyükelçilerini bir aray getiren etkinlikte ABD ile olası nükleer müzakerelerini değerlendirdi.  İran’ın yarı resmi haber ajansı Tesnim’in aktardığına göre, Tahran’ın “uluslararası gelişmeler konusunda sorumlu ve ihtiyatlı bir yaklaşım benimsediğini” söyleyen Arakçi, İran’ın ABD Başkanı Donald Trump’tan gelen mektuba orantılı bir ton ve bağlamla yanıt verdiğini, bu esnada diplomasi şansını muhafaza ettiğini belirtti. Arakçi, İran’ın nükleer faaliyetlerinin barışçıl doğası ile ilgili taahhütlerde bulunmak için bir dizi gönüllü düzenleme yapmış olmalarına karşın ABD’nin 2015 yılında nükleer anlaşmadan çekilmesini kınadı.  <strong>“ABD ÇELİŞKİLİ BİR POLİTİKA YÜRÜTÜYOR”</strong>  Trump’ın ilk döneminde yaşanan bu olaya atıfla sözlerini sürdüren İran Dışişleri Bakanı Arakçi, “Bu deneyime sahip olarak, şu anda güven inşası temelinde nükleer programımız konusunda müzakerelere ve yaptırımların kaldırılmasına hazırız” diyerek bunun yalnızca “İran’a karşı acımasız yaptırımların kaldırılması karşılığında olabileceğini” vurguladı.   ABD’nin çelişkili bir politika yürüttüğünü de kaydeden İran Dışişleri Bakanı, Trump’ın bir yandan doğrudan müzakere çağrısı yaptığını, diğer yandan güce başvurma tehdidinde bulunduğunu söyledi. Böyle bir hamlenin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nı da ihlal edeceğini savunan Arakçi, İran dolaylı görüşme yolunu test etmeye hâlâ hazırken bu tür bir yaklaşımın manasız olduğunu sözlerine ekledi.   İranlı bakan, Tahran’ın yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak ve farklılıkları ortadan kaldırmak için diplomasiye bağlı olduğunu ancak tüm olası senaryolara hazır olduklarını ve ulusal çıkarları ile egemenliklerini kararlı bir şekilde koruyacaklarını söyledi. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Myanmar&amp;apos;daki depremlerde can kaybı 3 bin 471&amp;apos;e yükseldi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/myanmardaki-depremlerde-can-kaybi-3-bin-471e-yukseldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/myanmardaki-depremlerde-can-kaybi-3-bin-471e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Myanmar&#039;da meydana gelen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki iki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 471&#039;e çıktı.Xinhua&#039;nın, Myanmar&#039;da yayın yapan The Mirror gazetesine dayandırdığı haberine göre, ülkede 28 Mart&#039;ta meydana gelen depremlerde ölenlerin sayısı arttı.  Depremlerdeki can kaybı 3 bin 471&#039;e yükselirken 4 bin 671 kişi yaralandı.  Arama kurtarma ekipleri, kayıp olduğu bildirilen 200&#039;ü aşkın kişi için çalışmalarını sürdürüyor.  MYANMAR&#039;DAKİ DEPREMLER  Myanmar&#039;ın orta kesimindeki Sagaing bölgesi yakınlarında 28 Mart&#039;ta 7,7 ve 6,4 büyüklüğünde iki deprem meydana gelmişti.  Komşu ülkeler Tayland ve Çin&#039;de de şiddetli biçimde hissedilen depremler, ülkede büyük yıkıma yol açmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ox3LgmeQDkmD3JKu1ZYOOg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Myanmardaki, depremlerde, can, kaybı, bin, 471e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ox3LgmeQDkmD3JKu1ZYOOg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Myanmar'daki depremlerde can kaybı 3 bin 471'e yükseldi"><p>Myanmar'da meydana gelen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki iki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 471'e çıktı.</p>Xinhua'nın, Myanmar'da yayın yapan The Mirror gazetesine dayandırdığı haberine göre, ülkede 28 Mart'ta meydana gelen depremlerde ölenlerin sayısı arttı.  Depremlerdeki can kaybı 3 bin 471'e yükselirken 4 bin 671 kişi yaralandı.  Arama kurtarma ekipleri, kayıp olduğu bildirilen 200'ü aşkın kişi için çalışmalarını sürdürüyor.  <strong>MYANMAR'DAKİ DEPREMLER</strong>  Myanmar'ın orta kesimindeki Sagaing bölgesi yakınlarında 28 Mart'ta 7,7 ve 6,4 büyüklüğünde iki deprem meydana gelmişti.  Komşu ülkeler Tayland ve Çin'de de şiddetli biçimde hissedilen depremler, ülkede büyük yıkıma yol açmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Devlet başkanının azlediği Güney Kore&amp;apos;de anayasa değişikliği çağrısı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/devlet-baskaninin-azledigi-guney-korede-anayasa-degisikligicagrisi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/devlet-baskaninin-azledigi-guney-korede-anayasa-degisikligicagrisi</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore Meclis Başkanı Woo, devlet başkanını seçmek için erken seçimin yapılacağı gün anayasa değişikliği için de referandum sandığı kurulmasını önerdi.Güney Kore Ulusal Meclisi Başkanı Woo Won-shik, ülkede 60 gün içinde düzenlenmesi gereken erken başkanlık seçimiyle aynı gün, anayasanın revize edilmesi için referandum yapılması önerisinde bulundu.Yonhap&#039;ın haberine göre, Woo, Ulusal Meclis&#039;te düzenlenen basın toplantısında konuştu. Sıkıyönetim ilanı gerekçesiyle Yoon Suk Yeol&#039;un devlet başkanlığından azledilmesinin ardından 2 ay içinde düzenlenmesi gereken erken başkanlık seçimine ilişkin Woo, &quot;Gelecek devlet başkanlığı seçiminin olduğu tarihte, aynı anda anayasanın revize edilmesi için referandum düzenlenmesini öneriyorum&quot; ifadelerini kullandı. Woo, anayasanın &quot;kuvvetler ayrılığının temelinin güçlendirilmesi ve ulusal birliğin sağlanması için&quot; düzenlenmesinin gerekli olduğunu savundu.MUHALEFETTEN &quot;SEÇİM TARİHİ AÇIKLANSIN&quot; TALEBİ  Öte yandan, Güney Kore&#039;de muhalefetteki Demokratik Parti (DP) Genel Sekreteri Kim Yoon-deok, devlet başkanlığı görevine vekalet eden Han Duck-soo&#039;nun erken seçimin yapılacağı tarihi &quot;derhal&quot; duyurmasını talep etti.  Güney Kore&#039;nin 1948&#039;den bu yana 9 kez anayasada düzenlemeye gittiği ifade ediliyor. Ülkede, devlet başkanı ya da parlamentonun anayasa değişikliği önerisinin önce Ulusal Meclis&#039;in üçte ikisinin onayını alması gerekiyor. Ardından seçmenlerin yarısından çoğunun katıldığı referandumda çoğunluğun bu düzenlemeyi onaylaması gerekiyor.  ANAYASA MAHKEMESİ NİHAİ KARARI VERDİ, YOON AZLEDİLDİ  Dönemin Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024&#039;te &quot;muhalefetin devlet karşıtı aktivitelere karıştığı&quot; gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmiş, ancak meclisin oylamasıyla bu kararın kaldırılması ve Bakanlar Kurulunun onayıyla geri adım atmak zorunda kalmıştı.  Ulusal Meclisin 14 Aralık 2024&#039;te yaptığı oylamada azli istenen Yoon, Anayasa Mahkemesinin hakkında vereceği karara dek geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı.  Anayasa Mahkemesi, yargılamanın ardından verdiği kararda Ulusal Meclisin azil istemini kabul ederek Yoon&#039;un sıkıyönetim ilanı nedeniyle görevden alınmasını onaylamıştı.  Azil kararı sonrası Yoon görevinden alınırken, ülkede 60 gün içinde devlet başkanlığı için erken seçim düzenlenecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PWzRF51yTkSXobsvXrDRTw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Devlet, başkanının, azlediği, Güney, Korede, anayasa, değişikliği çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PWzRF51yTkSXobsvXrDRTw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore'de referandum çağrısı"><p>Güney Kore Meclis Başkanı Woo, devlet başkanını seçmek için erken seçimin yapılacağı gün anayasa değişikliği için de referandum sandığı kurulmasını önerdi.</p><p>Güney Kore Ulusal Meclisi Başkanı Woo Won-shik, ülkede 60 gün içinde düzenlenmesi gereken erken başkanlık seçimiyle aynı gün, anayasanın revize edilmesi için referandum yapılması önerisinde bulundu.</p><p>Yonhap'ın haberine göre, Woo, Ulusal Meclis'te düzenlenen basın toplantısında konuştu. Sıkıyönetim ilanı gerekçesiyle Yoon Suk Yeol'un devlet başkanlığından azledilmesinin ardından 2 ay içinde düzenlenmesi gereken erken başkanlık seçimine ilişkin Woo, "Gelecek devlet başkanlığı seçiminin olduğu tarihte, aynı anda anayasanın revize edilmesi için referandum düzenlenmesini öneriyorum" ifadelerini kullandı. Woo, anayasanın "kuvvetler ayrılığının temelinin güçlendirilmesi ve ulusal birliğin sağlanması için" düzenlenmesinin gerekli olduğunu savundu.</p><p><strong>MUHALEFETTEN "SEÇİM TARİHİ AÇIKLANSIN" TALEBİ</strong>  Öte yandan, Güney Kore'de muhalefetteki Demokratik Parti (DP) Genel Sekreteri Kim Yoon-deok, devlet başkanlığı görevine vekalet eden Han Duck-soo'nun erken seçimin yapılacağı tarihi "derhal" duyurmasını talep etti.  Güney Kore'nin 1948'den bu yana 9 kez anayasada düzenlemeye gittiği ifade ediliyor. Ülkede, devlet başkanı ya da parlamentonun anayasa değişikliği önerisinin önce Ulusal Meclis'in üçte ikisinin onayını alması gerekiyor. Ardından seçmenlerin yarısından çoğunun katıldığı referandumda çoğunluğun bu düzenlemeyi onaylaması gerekiyor.  <strong>ANAYASA MAHKEMESİ NİHAİ KARARI VERDİ, YOON AZLEDİLDİ</strong>  Dönemin Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024'te "muhalefetin devlet karşıtı aktivitelere karıştığı" gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmiş, ancak meclisin oylamasıyla bu kararın kaldırılması ve Bakanlar Kurulunun onayıyla geri adım atmak zorunda kalmıştı.  Ulusal Meclisin 14 Aralık 2024'te yaptığı oylamada azli istenen Yoon, Anayasa Mahkemesinin hakkında vereceği karara dek geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı.  Anayasa Mahkemesi, yargılamanın ardından verdiği kararda Ulusal Meclisin azil istemini kabul ederek Yoon'un sıkıyönetim ilanı nedeniyle görevden alınmasını onaylamıştı.  Azil kararı sonrası Yoon görevinden alınırken, ülkede 60 gün içinde devlet başkanlığı için erken seçim düzenlenecek.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail ordusu, Lübnan&amp;apos;ın güneyini vurdu: 2 ölü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-ordusu-lubnanin-guneyini-vurdu-2-oelu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-ordusu-lubnanin-guneyini-vurdu-2-oelu</guid>
<description><![CDATA[ İsrail, Lübnan&#039;ın güneyindeki Sur kentinde bir hafif ticari araç ve iş makinesini hedef aldı. Saldırılarda iki kişi hayatını kaybetti, iki kişi yaralandı.İsrail ordusunun Lübnan&#039;ın güneyinde düzenlediği hava saldırılarında iki kişinin hayatını kaybettiği, iki kişinin yaralandığı bildirildi.Lübnan resmi haber ajansı NNA&#039;da yer alan haberde, İsrail&#039;in güneydeki Sur kentine bağlı Zıbkin beldesinde bir hafif ticari araç ile bir iş makinesini hava saldırısıyla hedef aldığı belirtildi. İnsansız hava araçlarıyla (İHA) gerçekleştirilen saldırılarda iki kişinin yaşamını yitirdiği, iki kişinin yaralandığı aktarıldı. Haberde ayrıca İsrail&#039;in güneydeki Nakura beldesinde de bir hafif ticari aracı İHA&#039;yla hedef aldığı bilgisi paylaşıldı.İSRAİL ORDUSUNDAN &quot;HİZBULLAH&quot; İDDİASIİsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee ise sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, orduya ait İHA&#039;nın Lübnan&#039;ın güneyindeki Zıbkin beldesinde Hizbullah mensubu iki kişiyi hedef aldığını iddia etti.  Adraee, Hizbullah unsurlarının bölgede altyapı inşa etmeye çalıştıkları sırada hedef alındıklarını öne sürdü.  İSRAİL, ATEŞKESİ İHLAL ETMEYİ SÜRDÜRÜYOR  İsrail ile Lübnan arasında 27 Kasım 2024&#039;te yapılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail sıklıkla anlaşmayı ihlal ediyor.  Lübnan makamlarının verilerine göre, İsrail ordusunun ateşkesin sağlanmasının ardından düzenlediği saldırılarda yüzlerce kişi öldü ve yaralandı.  Lübnan&#039;a yönelik kara saldırıları sırasında sınır hattındaki beldelere giren İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasındaki geri çekilme maddesine rağmen Hamamis Tepesi, Aziyye Tepesi, Uveyda Tepesi, Balat Dağı ve Lebbune Tepesi olmak üzere beş noktada varlığını sürdürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/twlWN76YN0S3ksaajmSfhw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, ordusu, Lübnanın, güneyini, vurdu:, ölü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/twlWN76YN0S3ksaajmSfhw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'den Lübnan'a saldırı: 2 ölü"><p>İsrail, Lübnan'ın güneyindeki Sur kentinde bir hafif ticari araç ve iş makinesini hedef aldı. Saldırılarda iki kişi hayatını kaybetti, iki kişi yaralandı.</p><p>İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırılarında iki kişinin hayatını kaybettiği, iki kişinin yaralandığı bildirildi.</p><p>Lübnan resmi haber ajansı NNA'da yer alan haberde, İsrail'in güneydeki Sur kentine bağlı Zıbkin beldesinde bir hafif ticari araç ile bir iş makinesini hava saldırısıyla hedef aldığı belirtildi. İnsansız hava araçlarıyla (İHA) gerçekleştirilen saldırılarda iki kişinin yaşamını yitirdiği, iki kişinin yaralandığı aktarıldı. Haberde ayrıca İsrail'in güneydeki Nakura beldesinde de bir hafif ticari aracı İHA'yla hedef aldığı bilgisi paylaşıldı.</p><p><strong>İSRAİL ORDUSUNDAN "HİZBULLAH" İDDİASI</strong></p><p>İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee ise sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, orduya ait İHA'nın Lübnan'ın güneyindeki Zıbkin beldesinde Hizbullah mensubu iki kişiyi hedef aldığını iddia etti.  Adraee, Hizbullah unsurlarının bölgede altyapı inşa etmeye çalıştıkları sırada hedef alındıklarını öne sürdü.  <strong>İSRAİL, ATEŞKESİ İHLAL ETMEYİ SÜRDÜRÜYOR</strong>  İsrail ile Lübnan arasında 27 Kasım 2024'te yapılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail sıklıkla anlaşmayı ihlal ediyor.  Lübnan makamlarının verilerine göre, İsrail ordusunun ateşkesin sağlanmasının ardından düzenlediği saldırılarda yüzlerce kişi öldü ve yaralandı.  Lübnan'a yönelik kara saldırıları sırasında sınır hattındaki beldelere giren İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasındaki geri çekilme maddesine rağmen Hamamis Tepesi, Aziyye Tepesi, Uveyda Tepesi, Balat Dağı ve Lebbune Tepesi olmak üzere beş noktada varlığını sürdürüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;in Gazze’ye saldırılarında 13 Filistinli öldü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israilin-gazzeye-saldirilarinda-13-filistinli-oeldu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israilin-gazzeye-saldirilarinda-13-filistinli-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusunun Gazze Şeridi&#039;nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda 13 kişi hayatını kaybetti. 7 Ekim&#039;den bu yana can kaybı 50 bin 700&#039;e dayandı.İsrail ordusu, ateşkesi bozarak yeniden saldırı başlattığı Gazze Şeridi’ne saldırılarını sürdürüyor. Son saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu 13 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.  Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre İsrail ordusu, Han Yunus kentinde bir evi ve Filistinlilerin sığındığı bir çadırı hedef aldı. Saldırı sonucu en az 10 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı. İsrail&#039;in, Han Yunus kentindeki mülteci kampında bir evi hedef alması sonucu bir kız çocuğu hayatını kaybetti, olayda yaralananlar da oldu.  İSRAİL İHA’SI ÇİFTÇİLERİ VURDU: 2 FİLİSTİNLİ ÖLDÜ  Han Yunus’un güneyinde İsrail insansız hava aracının (İHA) çiftçileri hedef alması sonucu iki Filistinli yaşamını yitirdi. İsrail, Refah kentinin kuzey bölgelerini yoğun topçu atışıyla hedef alırken, savaş uçaklarıyla da Refah’ın kuzeyindeki binaları bombalamayı sürdürdü.   HAN YUNUS’TA ABDÜLHADİ AİLESİNİN EVİNE SALDIRI  İsrail ordusunun Gazze Şeridi&#039;nin güneyindeki Han Yunus kentinde Abdülhadi ailesine ait eve düzenlediği saldırıda da yaşamını yitirenlerin ve yaralıların olduğu bildirildi. Bölge sakinleri, arama kurtarma çalışması başlattı.  İsrail&#039;in son 24 saatte Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 46&#039;ya ulaştı.  7 EKİM’DEN BU YANA ÖLÜ SAYISI 50 BİN 695’E YÜKSELDİ  İsrail ordusunun 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana Gazze Şeridi&#039;ne düzenlediği saldırılarda can kaybı son 24 saatte 26 artarak 50 bin 695&#039;e çıktı.   Gazze&#039;deki Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail&#039;in Gazze&#039;de devam eden saldırılarında yaşanan can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin son bilgiler paylaşıldı. Son 24 saatte hastanelere 26 ölü, 113 yaralı getirildiği kaydedildi. İsrail ordusunun 19 Ocak&#039;ta varılan ateşkesi bozarak 18 Mart&#039;tan bu yana düzenlediği saldırılarda 1335 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 3 bin 297 Filistinlinin yaralandığı belirtildi.  İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne 7 Ekim 2023&#039;ten beri düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının ise 50 bin 695&#039;e, yaralıların sayısının da 115 bin 338&#039;e yükseldiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, hâlâ enkaz altında ve yol kenarlarında ulaşılamayan çok sayıda cenazenin bulunduğu, İsrail güçlerinin ambulans ve sivil savunma ekiplerinin cenazelere ulaşmasını engellediği aktarıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rpQ1rPd730--yOBifOWpkQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailin, Gazze’ye, saldırılarında, Filistinli, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rpQ1rPd730--yOBifOWpkQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'den Gazze'ye saldırı: 13 ölü"><p>İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda 13 kişi hayatını kaybetti. 7 Ekim'den bu yana can kaybı 50 bin 700'e dayandı.</p>İsrail ordusu, ateşkesi bozarak yeniden saldırı başlattığı Gazze Şeridi’ne saldırılarını sürdürüyor. Son saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu 13 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.  Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre İsrail ordusu, Han Yunus kentinde bir evi ve Filistinlilerin sığındığı bir çadırı hedef aldı. Saldırı sonucu en az 10 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı. İsrail'in, Han Yunus kentindeki mülteci kampında bir evi hedef alması sonucu bir kız çocuğu hayatını kaybetti, olayda yaralananlar da oldu.  <strong>İSRAİL İHA’SI ÇİFTÇİLERİ VURDU: 2 FİLİSTİNLİ ÖLDÜ</strong>  Han Yunus’un güneyinde İsrail insansız hava aracının (İHA) çiftçileri hedef alması sonucu iki Filistinli yaşamını yitirdi. İsrail, Refah kentinin kuzey bölgelerini yoğun topçu atışıyla hedef alırken, savaş uçaklarıyla da Refah’ın kuzeyindeki binaları bombalamayı sürdürdü.   <strong>HAN YUNUS’TA ABDÜLHADİ AİLESİNİN EVİNE SALDIRI</strong>  İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde Abdülhadi ailesine ait eve düzenlediği saldırıda da yaşamını yitirenlerin ve yaralıların olduğu bildirildi. Bölge sakinleri, arama kurtarma çalışması başlattı.  İsrail'in son 24 saatte Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 46'ya ulaştı.  <strong>7 EKİM’DEN BU YANA ÖLÜ SAYISI 50 BİN 695’E YÜKSELDİ</strong>  İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda can kaybı son 24 saatte 26 artarak 50 bin 695'e çıktı.   Gazze'deki Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze'de devam eden saldırılarında yaşanan can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin son bilgiler paylaşıldı. Son 24 saatte hastanelere 26 ölü, 113 yaralı getirildiği kaydedildi. İsrail ordusunun 19 Ocak'ta varılan ateşkesi bozarak 18 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 1335 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 3 bin 297 Filistinlinin yaralandığı belirtildi.  İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten beri düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının ise 50 bin 695'e, yaralıların sayısının da 115 bin 338'e yükseldiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, hâlâ enkaz altında ve yol kenarlarında ulaşılamayan çok sayıda cenazenin bulunduğu, İsrail güçlerinin ambulans ve sivil savunma ekiplerinin cenazelere ulaşmasını engellediği aktarıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Brezilya&amp;apos;da motoru duran uçak otoyola indi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/brezilyada-motoru-duran-ucak-otoyola-indi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/brezilyada-motoru-duran-ucak-otoyola-indi</guid>
<description><![CDATA[ Brezilya&#039;da bir uçağın motor arızası nedeniyle otoyola iniş yapmak zorunda kaldığı bildirildi.Brezilya’da bir uçak motor arızası nedeniyle otoyola acil iniş yapmak zorunda kaldı. Uçakta pilot Mateus Renan Calado (29) ve uçağın sahibi iş insanı Valdemiro Jose Minella&#039;nın (71) olduğu kaydedildi.  Yetkililer, Calado&#039;nun uçağı başarıyla indirdiğini ve kazada kimsenin zarar görmediğini açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tv1a1e7bL06bRvU0BWAC2g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Brezilyada, motoru, duran, uçak, otoyola, indi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tv1a1e7bL06bRvU0BWAC2g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Motoru duran uçak otoyola indi"><p>Brezilya'da bir uçağın motor arızası nedeniyle otoyola iniş yapmak zorunda kaldığı bildirildi.</p><p>Brezilya’da bir uçak motor arızası nedeniyle otoyola acil iniş yapmak zorunda kaldı.</p><p> Uçakta pilot Mateus Renan Calado (29) ve uçağın sahibi iş insanı Valdemiro Jose Minella'nın (71) olduğu kaydedildi.  Yetkililer, Calado'nun uçağı başarıyla indirdiğini ve kazada kimsenin zarar görmediğini açıkladı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya&amp;apos;da kiraz çiçeği sezonu: Sokaklar pembeye büründü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/almanyada-kiraz-cicegi-sezonu-sokaklar-pembeye-burundu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/almanyada-kiraz-cicegi-sezonu-sokaklar-pembeye-burundu</guid>
<description><![CDATA[ Almanya’nın eski başkentlerinden ve ülkenin en eski yerleşim yerleri arasında olan Bonn kentinde kiraz çiçeği mevsimi başladı. Bonn&#039;a gelen yerli ve yabancı turistler ve kent sakinleri, bir kaç hafta süren kiraz çiçeği sezonunun tadını çıkartıyor.Almanya&#039;nın Bonn kentinde kiraz çiçekleri açtı, ağaçlar pembeye büründü. Kente yerli ve yabancı turistler akın etti.Kentte her yıl &quot;Eski Şehir&quot; bölgesinde kiraz çiçeği mevsiminde açan ağaçlar ziyaretçilere görsel bir şölen sunuyor.Yerli ve yabancı turistlerin bölgeye ilgisi oldukça yoğun. Ziyaretçiler gördükleri manzaradan oldukça memnun olduklarını söylüyor.ON BİNLERCE TURİST AKIN EDİYOR  Turistlerden biri, &quot;Ben Bornhaym&#039;dan buraya geliyorum. Buraya çok uzak bi mesafede yaşamasam da bu benim ilk ziyaretim. Açan çiçekleri görmek bu deneyimi yaşamak muhteşem.&quot; dedi.  İlk kez 1986&#039;da dikilen kiraz çiçekleri bölgeyi turistler için bir cazibe merkezi konumuna getirdi. Her yıl on binlerce turist kiraz çiçeklerini görmek için Bonn&#039;a akın ediyor.AÇMA ZAMANI DEĞİŞİYOR  Kiraz çiçeklerinin açma zamanı hava koşullarına bağlı olarak değişebiliyor.  Bonn&#039;da kiraz çiçekleri genelde Mart sonu ile Nisan başı arasında açıyor ve ziyaretçiler yaklaşık 2 hafta boyunca kiraz çiçeklerinin tadını çıkarabiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OV0-02i0ckC7RWGLUptYVg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Almanyada, kiraz, çiçeği, sezonu:, Sokaklar, pembeye, büründü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OV0-02i0ckC7RWGLUptYVg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Almanya'da sokaklar pembeye büründü"><p>Almanya’nın eski başkentlerinden ve ülkenin en eski yerleşim yerleri arasında olan Bonn kentinde kiraz çiçeği mevsimi başladı. Bonn'a gelen yerli ve yabancı turistler ve kent sakinleri, bir kaç hafta süren kiraz çiçeği sezonunun tadını çıkartıyor.</p><p>Almanya'nın Bonn kentinde kiraz çiçekleri açtı, ağaçlar pembeye büründü. Kente yerli ve yabancı turistler akın etti.</p><p>Kentte her yıl "Eski Şehir" bölgesinde kiraz çiçeği mevsiminde açan ağaçlar ziyaretçilere görsel bir şölen sunuyor.</p><p>Yerli ve yabancı turistlerin bölgeye ilgisi oldukça yoğun. Ziyaretçiler gördükleri manzaradan oldukça memnun olduklarını söylüyor.</p><p><strong>ON BİNLERCE TURİST AKIN EDİYOR</strong>  Turistlerden biri, "Ben Bornhaym'dan buraya geliyorum. Buraya çok uzak bi mesafede yaşamasam da bu benim ilk ziyaretim. Açan çiçekleri görmek bu deneyimi yaşamak muhteşem." dedi.  İlk kez 1986'da dikilen kiraz çiçekleri bölgeyi turistler için bir cazibe merkezi konumuna getirdi. Her yıl on binlerce turist kiraz çiçeklerini görmek için Bonn'a akın ediyor.</p><p><strong>AÇMA ZAMANI DEĞİŞİYOR</strong>  Kiraz çiçeklerinin açma zamanı hava koşullarına bağlı olarak değişebiliyor.  Bonn'da kiraz çiçekleri genelde Mart sonu ile Nisan başı arasında açıyor ve ziyaretçiler yaklaşık 2 hafta boyunca kiraz çiçeklerinin tadını çıkarabiliyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kızamık ABD’ye geri döndü: Bir çocuk daha hayatını kaybetti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kizamik-abdye-geri-doendu-bir-cocuk-daha-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kizamik-abdye-geri-doendu-bir-cocuk-daha-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin Teksas eyaletinde son 10 yıl içinde kızamık kaynaklı ikinci çocuk ölümü yaşandı. Eyalet yetkilileri, salgının bir sene daha devam edebileceğini söylüyor.ABD’nin Teksas eyaletindeki kızamık krizi sürüyor. ABD’de son on yıl içinde kızamık kaynaklı ikinci çocuk ölümünün teyit edildiği açıklandı. Salgının mevcut hızında devam etmesi halinde ülkenin, 2000 yılında elde ettiği &quot;kızamığı bertaraf etmiş ülke&quot; statüsünü kaybedebileceğinden endişe ediliyor.  8 YAŞINDAKİ ÇOCUK HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ  The New York Times gazetesinin haberine göre, kızamık Batı Teksas’ta bir çocuğun daha hayatını kaybetmesine sebep oldu. Teksas’a sınırı olan eyaletlerde de onlarca kişinin enfekte olduğu ifade edildi.   Gazetenin ulaştığı belgelere göre, 8 yaşındaki bir kız çocuk, perşembe sabahı Lubbock’taki bir hastanede “kızamık akciğer yetmezliği” sebebiyle yaşamını yitirdi. Kızamıktan yaşanan ilk ölüm, şubat ayında yine Batı Teksas’ta kayıtlara geçmişti. Kızamığa karşı aşılanmamış çocuk, hayatını kaybetmişti. New Mexico’da da bir kişi de kızamık testi pozitif çıktıktan sonra yaşamını yitirmiş, ancak yetkililer ölüm sebebinin kızamık olduğunu doğrulamamıştı. Yaşanan son ölüme ilişkin Başkan Donald Trump yönetiminden bir yetkili, dün gece saatlerinde yaptığı açıklamada çocuğun ölümünün “halen incelendiğini” belirtmişti.   SAĞLIK BAKANI KENNEDY’E ELEŞTİRİ  Kızamık salgınının başladığı ocak ayından bu yana Batı Teksas’ta 480 vaka kayıtlara geçti; bu kişilerin 56’sı hastanede tedavi altına alındı. Kızamık, komşu eyaletlere de sıçradı. New Mexico’da 54 kişi, Oklahoma’da ise 10 kişi kızamığa yakalandı.   Batı Teksas’taki sağlık yetkilileri, eyaletteki salgının bir yıl daha devam edeceğini tahmin ediyor. Aşı karşıtı görüşleriyle bilinen ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. da bu süreçte salgının ele alınış şekli dolayısıyla eleştirilerle karşı karşıya kalıyor. Kennedy, aşılamaya “sessiz” destek vermekle ve test edilmemiş tedavi yöntemlerine vurgu yapmakla eleştiriliyor. Teksas’taki hekimlere göre, bakanın alternatif tedavilere olan desteği, hastaların kritik öneme sahip bakıma erişmesini geciktiriyor ve toksik seviyelerde A vitamini almalarına sebep oluyor. Uzmanlar ayrıca Trump yönetiminin son dönemde uluslararası halk sağlığı güvencelerini ortadan kaldırmasının ve yerel sağlık merkezlerine olan maddi desteği geri çekmesinin birden fazla eyalette etkili olan geniş çaplı bir salgın olasılığını artırdığından endişe ediyor.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vlt8lieF-EGHc2XaM_RqHQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kızamık, ABD’ye, geri, döndü:, Bir, çocuk, daha, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vlt8lieF-EGHc2XaM_RqHQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de kızamıktan 1 çocuk daha öldü"><p>ABD’nin Teksas eyaletinde son 10 yıl içinde kızamık kaynaklı ikinci çocuk ölümü yaşandı. Eyalet yetkilileri, salgının bir sene daha devam edebileceğini söylüyor.</p><p>ABD’nin Teksas eyaletindeki kızamık krizi sürüyor. ABD’de son on yıl içinde kızamık kaynaklı ikinci çocuk ölümünün teyit edildiği açıklandı. Salgının mevcut hızında devam etmesi halinde ülkenin, 2000 yılında elde ettiği "kızamığı bertaraf etmiş ülke" statüsünü kaybedebileceğinden endişe ediliyor.  <strong>8 YAŞINDAKİ ÇOCUK HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ</strong>  The New York Times gazetesinin haberine göre, kızamık Batı Teksas’ta bir çocuğun daha hayatını kaybetmesine sebep oldu. Teksas’a sınırı olan eyaletlerde de onlarca kişinin enfekte olduğu ifade edildi.   Gazetenin ulaştığı belgelere göre, 8 yaşındaki bir kız çocuk, perşembe sabahı Lubbock’taki bir hastanede “kızamık akciğer yetmezliği” sebebiyle yaşamını yitirdi. Kızamıktan yaşanan ilk ölüm, şubat ayında yine Batı Teksas’ta kayıtlara geçmişti. Kızamığa karşı aşılanmamış çocuk, hayatını kaybetmişti. New Mexico’da da bir kişi de kızamık testi pozitif çıktıktan sonra yaşamını yitirmiş, ancak yetkililer ölüm sebebinin kızamık olduğunu doğrulamamıştı. Yaşanan son ölüme ilişkin Başkan Donald Trump yönetiminden bir yetkili, dün gece saatlerinde yaptığı açıklamada çocuğun ölümünün “halen incelendiğini” belirtmişti.   <strong>SAĞLIK BAKANI KENNEDY’E ELEŞTİRİ</strong>  Kızamık salgınının başladığı ocak ayından bu yana Batı Teksas’ta 480 vaka kayıtlara geçti; bu kişilerin 56’sı hastanede tedavi altına alındı. Kızamık, komşu eyaletlere de sıçradı. New Mexico’da 54 kişi, Oklahoma’da ise 10 kişi kızamığa yakalandı.   Batı Teksas’taki sağlık yetkilileri, eyaletteki salgının bir yıl daha devam edeceğini tahmin ediyor. Aşı karşıtı görüşleriyle bilinen ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. da bu süreçte salgının ele alınış şekli dolayısıyla eleştirilerle karşı karşıya kalıyor. Kennedy, aşılamaya “sessiz” destek vermekle ve test edilmemiş tedavi yöntemlerine vurgu yapmakla eleştiriliyor. Teksas’taki hekimlere göre, bakanın alternatif tedavilere olan desteği, hastaların kritik öneme sahip bakıma erişmesini geciktiriyor ve toksik seviyelerde A vitamini almalarına sebep oluyor. </p><p>Uzmanlar ayrıca Trump yönetiminin son dönemde uluslararası halk sağlığı güvencelerini ortadan kaldırmasının ve yerel sağlık merkezlerine olan maddi desteği geri çekmesinin birden fazla eyalette etkili olan geniş çaplı bir salgın olasılığını artırdığından endişe ediyor.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya: Ukrayna, anlaşmaya rağmen enerji altyapımızı vurdu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/rusya-ukrayna-anlasmaya-ragmen-enerji-altyapimizi-vurdu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/rusya-ukrayna-anlasmaya-ragmen-enerji-altyapimizi-vurdu</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna&#039;nın Rus enerji altyapılarına saldırılar düzenlediğini bildirdi. Bakanlık, ABD ile varılan anlaşmanın ihlal edildiğini öne sürdü.Rusya Savunma Bakanlığı&#039;ndan yapılan yazılı açıklamada, Ukrayna&#039;nın son 24 saatte Rusya&#039;nın Bryansk, Rostov ve Voronej bölgeleri ile ilhak edilen Kırım&#039;daki enerji altyapı tesislerine yönelik insansız hava araçları (İHA) ile saldırılar düzenlediği belirtildi.  Saldırılar sonucu doğal gaz boru hatlarının hasar gördüğüne, bazı bölgelerde elektrik kesintilerinin yaşandığına işaret edilen açıklamada, &quot;Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski&#039;nin 18 Mart itibarıyla enerji altyapılarına saldırıların durdurulmasına yönelik anlaşmaya uyacağını duyurmasından bu yana Rusya&#039;nın enerji altyapısı saldırılara maruz kalıyor.&quot; ifadesi kullanıldı.30 GÜN SÜRELİ ANLAŞMAYA VARILMIŞTI  ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;in 18 Mart&#039;ta yaptığı görüşmenin ardından, Rusya ve Ukrayna&#039;nın 30 gün boyunca enerji altyapı tesislerine yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaşmaya vardığı açıklanmıştı.  Kremlin, ABD ile varılan anlaşma kapsamında Rusya ve Ukrayna&#039;da petrol rafinerileri ve enerji boru hatları gibi tesislere yönelik saldırıların durdurulacağını bildirmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8CCXY8b57kCcpuz6sDRPgg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya:, Ukrayna, anlaşmaya, rağmen, enerji, altyapımızı, vurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8CCXY8b57kCcpuz6sDRPgg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya: Ukrayna, anlaşmaya rağmen enerji altyapımızı vurdu"><p>Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın Rus enerji altyapılarına saldırılar düzenlediğini bildirdi. Bakanlık, ABD ile varılan anlaşmanın ihlal edildiğini öne sürdü.</p><p>Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Ukrayna'nın son 24 saatte Rusya'nın Bryansk, Rostov ve Voronej bölgeleri ile ilhak edilen Kırım'daki enerji altyapı tesislerine yönelik insansız hava araçları (İHA) ile saldırılar düzenlediği belirtildi.  Saldırılar sonucu doğal gaz boru hatlarının hasar gördüğüne, bazı bölgelerde elektrik kesintilerinin yaşandığına işaret edilen açıklamada, "Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin 18 Mart itibarıyla enerji altyapılarına saldırıların durdurulmasına yönelik anlaşmaya uyacağını duyurmasından bu yana Rusya'nın enerji altyapısı saldırılara maruz kalıyor." ifadesi kullanıldı.</p><p><strong>30 GÜN SÜRELİ ANLAŞMAYA VARILMIŞTI</strong>  ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 18 Mart'ta yaptığı görüşmenin ardından, Rusya ve Ukrayna'nın 30 gün boyunca enerji altyapı tesislerine yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaşmaya vardığı açıklanmıştı.  Kremlin, ABD ile varılan anlaşma kapsamında Rusya ve Ukrayna'da petrol rafinerileri ve enerji boru hatları gibi tesislere yönelik saldırıların durdurulacağını bildirmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail, Lübnan&amp;apos;da iş makinesini vurdu: 2 kişi yaralandı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-lubnanda-is-makinesini-vurdu-2-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-lubnanda-is-makinesini-vurdu-2-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusunun, Lübnan&#039;ın güneyinde bir iş makinesini hedef aldığı hava saldırısında 2 kişi yaralandı.Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, İsrail ordusu, Nebatiye kentine bağlı Beyt Lif beldesinde insansız hava aracıyla (İHA) bir iş makinesini hedef aldı.  Saldırıda 2 kişi yaralandı.  İsrail ordusu bugün Lübnan&#039;ın güneyindeki Sur kentine bağlı Zıbkin beldesinde bir hafif ticari araç ile bir iş makinesine hava saldırısı düzenlemiş, bombardımanda 2 kişi ölmüş, 2 kişi de yaralanmıştı.  İsrail ile Lübnan arasında 27 Kasım 2024&#039;te yapılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail sıklıkla anlaşmayı ihlal ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dnwsc8rntkqYvf4YqP28iw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, Lübnanda, iş, makinesini, vurdu:, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dnwsc8rntkqYvf4YqP28iw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail, Lübnan'da iş makinesini vurdu: 2 kişi yaralandı"><p>İsrail ordusunun, Lübnan'ın güneyinde bir iş makinesini hedef aldığı hava saldırısında 2 kişi yaralandı.</p>Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, İsrail ordusu, Nebatiye kentine bağlı Beyt Lif beldesinde insansız hava aracıyla (İHA) bir iş makinesini hedef aldı.  Saldırıda 2 kişi yaralandı.  İsrail ordusu bugün Lübnan'ın güneyindeki Sur kentine bağlı Zıbkin beldesinde bir hafif ticari araç ile bir iş makinesine hava saldırısı düzenlemiş, bombardımanda 2 kişi ölmüş, 2 kişi de yaralanmıştı.  İsrail ile Lübnan arasında 27 Kasım 2024'te yapılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail sıklıkla anlaşmayı ihlal ediyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze’de 600 bini aşkın çocuk felç riskiyle karşı karşıya</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-600-bini-askin-cocuk-felc-riskiyle-karsi-karsiya</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-600-bini-askin-cocuk-felc-riskiyle-karsi-karsiya</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi&#039;nde İsrail&#039;in engellemeleri sebebiyle yaklaşık 602 bin çocuğun çocuk felci riskiyle karşı karşıya olduğu açıklandı.Gazze&#039;deki Sağlık Bakanlığı, devam eden İsrail saldırıları ve ablukası nedeniyle yaklaşık 602 bin çocuğun felç riskiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.  Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi&#039;nde devam eden İsrail ablukası ve saldırılarının insani krizi derinleştirdiği belirtildi. Açıklamada, bölgedeki çocuklar için yeni bir sağlık felaketinin kapıda olduğu uyarısında bulunularak İsrail&#039;in, çocuk felci aşılarının Gazze&#039;ye girişini engellemesinin büyük bir salgın tehlikesi oluşturduğu vurgulandı. &quot;TÜM SAĞLIK ÇALIŞMALARI BOŞA GİDEBİLİR&quot;&quot;Gazze Şeridi&#039;nde 602 bin çocuk, kalıcı felç ve kronik engellilik riskiyle karşı karşıya&quot; denilen açıklamada, &quot;Aşıların girişine izin verilmemesi, yalnızca sağlık sisteminde değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik alanda da ciddi yıkımlara yol açacak&quot; ifadeleri kullanıldı. Bakanlık, son 7 ayda yürütülen tüm sağlık çalışmalarının bu engellemeler nedeniyle boşa gitme ihtimalinden söz ederek halihazırda çökme noktasına gelen sağlık sisteminin daha da ağır bir yük altına gireceğini kaydetti.ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRISağlık Bakanlığı, ilgili uluslararası kurumlara ve insani yardım kuruluşlarına çağrıda bulunarak İsrail’e baskı yapılmasını ve aşıların girişine izin verilmesini istedi.Bakanlık ayrıca Gazze Şeridi&#039;nin çeşitli bölgelerindeki çocuklara ulaşımı sağlamak için güvenli insani koridorların açılması gerektiğini vurguladı.Açıklamada son olarak Gazze&#039;de devam eden abluka ve saldırıların can kayıplarının yanı sıra halk sağlığı açısından da yeni krizlerin önünü açtığı belirtilerek aşı krizinin çözülmemesinin, bölgede uzun yıllar sürecek kalıcı sağlık felaketlerine yol açabileceği vurgulandı.DSÖ: DURUM HER GÜN DAHA DA KÖTÜYE GİDİYORDünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Margaret Harris, 7-13 Nisan Dünya Sağlık Haftası dolayısıyla İsrail&#039;in yoğun saldırıları altında olan Gazze&#039;deki sağlık durumuna ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmelerde, Gazze&#039;de 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana özellikle anneler ve bebeklerin sağlığında ciddi bozulmaya tanık olduklarını ve büyük çoğunluğunun yetersiz beslendiğine işaret etmişti.Harris, &quot;Hamile ve emziren kadınların yüzde 90&#039;ı ve binlerce bebek ciddi şekilde yetersiz besleniyor. Birçoğu tedaviye ihtiyaç duyuyor. Şu anda Gazze&#039;ye hiçbir tıbbi malzeme ve yiyecek girmiyor. Zaten anneler ve bebekler acı çekiyor ve durum her gün daha da kötüye gidiyor&quot; demişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eGssiJmq5kCr0taNFRJLqg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazze’de, 600, bini, aşkın, çocuk, felç, riskiyle, karşı, karşıya</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eGssiJmq5kCr0taNFRJLqg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de çocuk felci riski"><p>İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi'nde İsrail'in engellemeleri sebebiyle yaklaşık 602 bin çocuğun çocuk felci riskiyle karşı karşıya olduğu açıklandı.</p><p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, devam eden İsrail saldırıları ve ablukası nedeniyle yaklaşık 602 bin çocuğun felç riskiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.  Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi'nde devam eden İsrail ablukası ve saldırılarının insani krizi derinleştirdiği belirtildi. Açıklamada, bölgedeki çocuklar için yeni bir sağlık felaketinin kapıda olduğu uyarısında bulunularak İsrail'in, çocuk felci aşılarının Gazze'ye girişini engellemesinin büyük bir salgın tehlikesi oluşturduğu vurgulandı. </p><p><strong>"TÜM SAĞLIK ÇALIŞMALARI BOŞA GİDEBİLİR"</strong></p><p>"Gazze Şeridi'nde 602 bin çocuk, kalıcı felç ve kronik engellilik riskiyle karşı karşıya" denilen açıklamada, "Aşıların girişine izin verilmemesi, yalnızca sağlık sisteminde değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik alanda da ciddi yıkımlara yol açacak" ifadeleri kullanıldı. </p><p>Bakanlık, son 7 ayda yürütülen tüm sağlık çalışmalarının bu engellemeler nedeniyle boşa gitme ihtimalinden söz ederek halihazırda çökme noktasına gelen sağlık sisteminin daha da ağır bir yük altına gireceğini kaydetti.</p><p><strong>ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI</strong></p><p>Sağlık Bakanlığı, ilgili uluslararası kurumlara ve insani yardım kuruluşlarına çağrıda bulunarak İsrail’e baskı yapılmasını ve aşıların girişine izin verilmesini istedi.</p><p>Bakanlık ayrıca Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerindeki çocuklara ulaşımı sağlamak için güvenli insani koridorların açılması gerektiğini vurguladı.</p><p>Açıklamada son olarak Gazze'de devam eden abluka ve saldırıların can kayıplarının yanı sıra halk sağlığı açısından da yeni krizlerin önünü açtığı belirtilerek aşı krizinin çözülmemesinin, bölgede uzun yıllar sürecek kalıcı sağlık felaketlerine yol açabileceği vurgulandı.</p><p><strong>DSÖ: DURUM HER GÜN DAHA DA KÖTÜYE GİDİYOR</strong></p><p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Margaret Harris, 7-13 Nisan Dünya Sağlık Haftası dolayısıyla İsrail'in yoğun saldırıları altında olan Gazze'deki sağlık durumuna ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmelerde, Gazze'de 7 Ekim 2023'ten bu yana özellikle anneler ve bebeklerin sağlığında ciddi bozulmaya tanık olduklarını ve büyük çoğunluğunun yetersiz beslendiğine işaret etmişti.</p><p>Harris, "Hamile ve emziren kadınların yüzde 90'ı ve binlerce bebek ciddi şekilde yetersiz besleniyor. Birçoğu tedaviye ihtiyaç duyuyor. Şu anda Gazze'ye hiçbir tıbbi malzeme ve yiyecek girmiyor. Zaten anneler ve bebekler acı çekiyor ve durum her gün daha da kötüye gidiyor" demişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail Başbakanı Netanyahu, Macaristan’dan ayrıldı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-basbakani-netanyahu-macaristandan-ayrildi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-basbakani-netanyahu-macaristandan-ayrildi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, perşembe günü resmi ziyaret çerçevesinde gittiği Macaristan’dan bugün ayrıldı. Netanyahu, havalimanından askeri törenle uğurlandı.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Macaristan ziyareti sona erdi. Hakkında uluslararası yakalama kararı bulunmasına rağmen Budapeşte’ye gelen Netanyahu 4 gün süren ziyaretinin ardından ülkeden ayrıldı. Havalimanından askeri törenle uğurlanan Netanyahu yaptığı açıklamada, &quot;Macaristan&#039;a yaptığım çok önemli bir ziyareti tamamlıyorum. Macaristan İsrail&#039;in çok büyük bir dostudur. Avrupa Birliği&#039;nde (AB), BM&#039;de bizi koruyor. Ayrıca bizim için çok önemli olan, IDF askerleri, komutanları ve İsrail devletine karşı önyargılı olan, yozlaşmış uluslararası mahkeme olan Lahey&#039;deki mahkemede de savunuyor&quot; dedi.Macaristan’ın bu ziyarette uluslararası mahkemeden çekilen ilk ülke olduğuna vurgu yapan Netanyahu, &quot;Bu, gelecekteki gelişmelerin bir işaretidir. Bu, İsrail devletine büyük bir destek sağlamaktadır&quot; diye konuştu.&quot;TRUMP&#039;IN DAVETİ ÜZERİNE ABD&#039;YE GİDİYORUM&quot;  Macaristan temaslarına değinen Netanyahu, &quot;Mühimmat üretimi konusunda iş birliği yapmayı görüştük. Bunlara, yedi cephede süren savaşımızda devam edebilmek ve tam zaferi kazanabilmek için ihtiyacımız var. Tabii ki, Macar rehineler ve İsrail devleti için önemli diğer konuları da görüştük. Buradan, Başkan Trump&#039;ın daveti üzerine ABD&#039;ye gidiyorum, tabii ki onunla bu konuları konuşmak için; esirler, Gazze&#039;deki zaferi kazanmak ve İsrail&#039;e uygulanan gümrük vergisi. Umarım bu konuda bir çözüm bulabilirim. Amaç bu&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ul0qulP4IUe9MY3gjtfFJQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, Başbakanı, Netanyahu, Macaristan’dan, ayrıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ul0qulP4IUe9MY3gjtfFJQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail Başbakanı Netanyahu, Macaristan’dan ayrıldı"><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, perşembe günü resmi ziyaret çerçevesinde gittiği Macaristan’dan bugün ayrıldı. Netanyahu, havalimanından askeri törenle uğurlandı.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Macaristan ziyareti sona erdi. Hakkında uluslararası yakalama kararı bulunmasına rağmen Budapeşte’ye gelen Netanyahu 4 gün süren ziyaretinin ardından ülkeden ayrıldı. </p><p>Havalimanından askeri törenle uğurlanan Netanyahu yaptığı açıklamada, "Macaristan'a yaptığım çok önemli bir ziyareti tamamlıyorum. Macaristan İsrail'in çok büyük bir dostudur. Avrupa Birliği'nde (AB), BM'de bizi koruyor. Ayrıca bizim için çok önemli olan, IDF askerleri, komutanları ve İsrail devletine karşı önyargılı olan, yozlaşmış uluslararası mahkeme olan Lahey'deki mahkemede de savunuyor" dedi.</p><p>Macaristan’ın bu ziyarette uluslararası mahkemeden çekilen ilk ülke olduğuna vurgu yapan Netanyahu, "Bu, gelecekteki gelişmelerin bir işaretidir. Bu, İsrail devletine büyük bir destek sağlamaktadır" diye konuştu.</p><p><strong>"TRUMP'IN DAVETİ ÜZERİNE ABD'YE GİDİYORUM"</strong>  Macaristan temaslarına değinen Netanyahu, "Mühimmat üretimi konusunda iş birliği yapmayı görüştük. Bunlara, yedi cephede süren savaşımızda devam edebilmek ve tam zaferi kazanabilmek için ihtiyacımız var. Tabii ki, Macar rehineler ve İsrail devleti için önemli diğer konuları da görüştük. Buradan, Başkan Trump'ın daveti üzerine ABD'ye gidiyorum, tabii ki onunla bu konuları konuşmak için; esirler, Gazze'deki zaferi kazanmak ve İsrail'e uygulanan gümrük vergisi. Umarım bu konuda bir çözüm bulabilirim. Amaç bu" ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya’dan ABD ile yeni görüşme sinyali</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/rusyadan-abd-ile-yeni-goerusme-sinyali</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/rusyadan-abd-ile-yeni-goerusme-sinyali</guid>
<description><![CDATA[ Washington&#039;a giderek ABD&#039;li yetkililerle görüşen Rusya Ulusal Varlık Fonu Başkanı Dmitriev, iki ülke arasındaki diyaloğun gelecek hafta sürebileceğine işaret etti.Rusya Ulusal Varlık Fonu Başkanı ve Rusya’nın yabancı yatırım ve ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriev, Rusya devlet basınına verdiği demeçte, ABD-Rusya ilişkilerini değerlendirdi. 3 Nisan’da ABD’ye ziyarette bulunan Dmitriev, Moskova ve Washington arasındaki görüşmelerin “en eken gelecek hafta” devam edebileceğini söyledi.   “ABD HÜKÜMETİNDE HALEN ÇOK SAYIDA DÜŞMAN VAR”  Perşembe günü düzenlenen basın toplantısında konuşan Dmitriev, Washington’da ABD Başkanı Donald Trump’ın temsilcileri ile görüşmeler yaptığını, iki tarafın geniş yelpazede bir dizi mesele konusunda “üç adım ileri attığını” söylemişti. Dmitriev, görüştükleri konuların arasında ikili ilişkiler, iş alanında işbirliği ve Ukrayna savaşının da olduğunu belirtmişti.   Channel One kanalının sorularını yanıtlayan Dmitriev, Rusya ve ABD arasında yeni temasların olup olmayacağına dair soruya, “En erken gelecek hafta” sözleriyle yanıt verdi. Enerji sektörü de dahil olmak üzere ABD’li şirketlerden Rusya’ya geri dönmek için çok sayıda talep aldıklarını anlatan Rus yetkili, hafta içinde yaptıkları görüşmeleri “iyi ve saygılı bir diyaloğun başlangıcı” sözleriyle tarif etti, ancak ABD hükümetinde halen Rusya’ya düşman olan çok fazla kişinin olduğunu savundu.   “KIRILGAN BİR UMUT VAR”  Söz konusu “düşmanlara” atıfla sözlerini sürdüren Dmitriev, “Hiçbir yere gitmediler. Derin devlet denilen şey halen orada. Çok sayıda ülke de diyalog teşebbüsünü, Rusya ve ABD arasındaki ilişkileri onarma teşebbüsünü sekteye uğratmaya çalışıyor” diye konuştu. Diyaloğun onarılması konusunda “kırılgan bir umut” olduğunu belirten Rus yetkili, bağların güçlenmesini sekteye uğratma yönündeki çabalara direnilmesi gerektiğini kaydetti. 2’NCİ TRUMP DÖNEMİNDE ABD-RUSYA İLİŞKİLERİ  Donald Trump’ın Ocak 2025’te ikinci kez ABD Başkanı olarak göreve başlamasının ardından, Rusya-Ukrayna savaşının başlaması sonrası iki ülke arasındaki ilk üst düzey resmi görüşme Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve ABD&#039;li mevkidaşı Marco Rubio arasında gerçekleşmişti. Lavrov ve Rubio ile beraberlerindeki heyetler, 18 Şubat’ta Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da bir araya gelmişti. Rubio, görüşmeye dair &quot;Ukrayna çatışması sona ererse ABD-Rusya ilişkileri için olağanüstü fırsatlar doğacak&quot; diye konuşmuştu.  ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de bu süreçte telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. Trump, 12 Şubat’ta bir açıklama yaparak Putin’le telefonda görüştüğünü duyurmuştu. İki lider 18 Mart tarihinde de bir telefon görüşmesi yapmış, 2,5 saat sürdüğü ifade edilen görüşmede Rusya-Ukrayna ateşkes sürecine ilişkin detayların ele alındığı belirtilmişti. Ukrayna ve Rusya, ABD’nin girişimiyle enerji altyapılarına yönelik saldırıları durdurmayı kabul etmiş olsa da iki ülke birbirlerini bu anlaşmayı ihlal etmekle suçlamayı sürdürüyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ueh0lYE7ck64gdNxBdrF-Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya’dan, ABD, ile, yeni, görüşme, sinyali</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ueh0lYE7ck64gdNxBdrF-Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya’dan ABD ile görüşme sinyali"><p>Washington'a giderek ABD'li yetkililerle görüşen Rusya Ulusal Varlık Fonu Başkanı Dmitriev, iki ülke arasındaki diyaloğun gelecek hafta sürebileceğine işaret etti.</p><p>Rusya Ulusal Varlık Fonu Başkanı ve Rusya’nın yabancı yatırım ve ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriev, Rusya devlet basınına verdiği demeçte, ABD-Rusya ilişkilerini değerlendirdi. 3 Nisan’da ABD’ye ziyarette bulunan Dmitriev, Moskova ve Washington arasındaki görüşmelerin “en eken gelecek hafta” devam edebileceğini söyledi.   <strong>“ABD HÜKÜMETİNDE HALEN ÇOK SAYIDA DÜŞMAN VAR”</strong>  Perşembe günü düzenlenen basın toplantısında konuşan Dmitriev, Washington’da ABD Başkanı Donald Trump’ın temsilcileri ile görüşmeler yaptığını, iki tarafın geniş yelpazede bir dizi mesele konusunda “üç adım ileri attığını” söylemişti. Dmitriev, görüştükleri konuların arasında ikili ilişkiler, iş alanında işbirliği ve Ukrayna savaşının da olduğunu belirtmişti.   Channel One kanalının sorularını yanıtlayan Dmitriev, Rusya ve ABD arasında yeni temasların olup olmayacağına dair soruya, “En erken gelecek hafta” sözleriyle yanıt verdi. Enerji sektörü de dahil olmak üzere ABD’li şirketlerden Rusya’ya geri dönmek için çok sayıda talep aldıklarını anlatan Rus yetkili, hafta içinde yaptıkları görüşmeleri “iyi ve saygılı bir diyaloğun başlangıcı” sözleriyle tarif etti, ancak ABD hükümetinde halen Rusya’ya düşman olan çok fazla kişinin olduğunu savundu.   <strong>“KIRILGAN BİR UMUT VAR”</strong>  Söz konusu “düşmanlara” atıfla sözlerini sürdüren Dmitriev, “Hiçbir yere gitmediler. Derin devlet denilen şey halen orada. Çok sayıda ülke de diyalog teşebbüsünü, Rusya ve ABD arasındaki ilişkileri onarma teşebbüsünü sekteye uğratmaya çalışıyor” diye konuştu. Diyaloğun onarılması konusunda “kırılgan bir umut” olduğunu belirten Rus yetkili, bağların güçlenmesini sekteye uğratma yönündeki çabalara direnilmesi gerektiğini kaydetti. </p><p><strong>2’NCİ TRUMP DÖNEMİNDE ABD-RUSYA İLİŞKİLERİ</strong>  Donald Trump’ın Ocak 2025’te ikinci kez ABD Başkanı olarak göreve başlamasının ardından, Rusya-Ukrayna savaşının başlaması sonrası iki ülke arasındaki ilk üst düzey resmi görüşme Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve ABD'li mevkidaşı Marco Rubio arasında gerçekleşmişti. Lavrov ve Rubio ile beraberlerindeki heyetler, 18 Şubat’ta Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da bir araya gelmişti. Rubio, görüşmeye dair "Ukrayna çatışması sona ererse ABD-Rusya ilişkileri için olağanüstü fırsatlar doğacak" diye konuşmuştu.  ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de bu süreçte telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. Trump, 12 Şubat’ta bir açıklama yaparak Putin’le telefonda görüştüğünü duyurmuştu. İki lider 18 Mart tarihinde de bir telefon görüşmesi yapmış, 2,5 saat sürdüğü ifade edilen görüşmede Rusya-Ukrayna ateşkes sürecine ilişkin detayların ele alındığı belirtilmişti. Ukrayna ve Rusya, ABD’nin girişimiyle enerji altyapılarına yönelik saldırıları durdurmayı kabul etmiş olsa da iki ülke birbirlerini bu anlaşmayı ihlal etmekle suçlamayı sürdürüyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>El&amp;Kassam Tugayları&amp;apos;ndan İsrail&amp;apos;e roketli saldırı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/el-kassam-tugaylarindan-israile-roketli-saldiri</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/el-kassam-tugaylarindan-israile-roketli-saldiri</guid>
<description><![CDATA[ Hamas&#039;ın silahlı kanadı İzzeddin El-Kassam Tugayları, Gazze Şeridi çevresindeki İsrail işgali altındaki Aşdod kentine roket saldırısı düzenledi.El-Kassam Tugaylarından yapılan yazılı açıklamada, saldırının İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;nde sivilleri hedef almasına karşılık gerçekleştirildiği kaydedildi.Saldırıda kaç roket kullanıldığı ve tahribata ilişkin bilgi verilmedi.  İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nden 10 roket fırlatıldığını, bunların 5&#039;inin engellendiğini, 5&#039;inin ise farklı noktalara isabet ettiğini bildirdi.Kanal 12 televizyonu, sirenlerin Aşdod, Askalan ve Tel Aviv kentinin güneyindeki Şifla bölgesinde çaldığını aktardı.  Israel Hayom gazetesi, roketlerden birinin Askalan’a doğrudan isabet ettiği ve 1 kişinin yaralanarak hastaneye kaldırıldığı bildirdi. Bölgede maddi hasarın meydana geldiği belirtilen haberde, “şans eseri” ölen olmadığı kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bXzqPT6q9UKTHIxef0uncw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>El-Kassam, Tugaylarından, İsraile, roketli, saldırı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bXzqPT6q9UKTHIxef0uncw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kassam Tugayları'ndan saldırı"><p>Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin El-Kassam Tugayları, Gazze Şeridi çevresindeki İsrail işgali altındaki Aşdod kentine roket saldırısı düzenledi.</p><p>El-Kassam Tugaylarından yapılan yazılı açıklamada, saldırının İsrail'in Gazze Şeridi'nde sivilleri hedef almasına karşılık gerçekleştirildiği kaydedildi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qmEgWA9pbUqR8KYLmdAB8w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Saldırıda kaç roket kullanıldığı ve tahribata ilişkin bilgi verilmedi.  İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nden 10 roket fırlatıldığını, bunların 5'inin engellendiğini, 5'inin ise farklı noktalara isabet ettiğini bildirdi.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ape9xB4wPEmKEsB4G1WhEw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Kanal 12 televizyonu, sirenlerin Aşdod, Askalan ve Tel Aviv kentinin güneyindeki Şifla bölgesinde çaldığını aktardı.  Israel Hayom gazetesi, roketlerden birinin Askalan’a doğrudan isabet ettiği ve 1 kişinin yaralanarak hastaneye kaldırıldığı bildirdi. Bölgede maddi hasarın meydana geldiği belirtilen haberde, “şans eseri” ölen olmadığı kaydedildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>UNRWA: Gazze&amp;apos;de tedarik stokları tükenmek üzere</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/unrwa-gazzede-tedarik-stoklari-tukenmek-uzere</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/unrwa-gazzede-tedarik-stoklari-tukenmek-uzere</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu&#039;daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze&#039;deki tedarik stoklarının tükenmek üzere olduğunu duyurdu.UNRWA&#039;nın X hesabından yapılan yazılı açıklamada, İsrail&#039;in bir ayı aşkın süredir Gazze Şeridi&#039;ne insani yardım ve ticari malzeme girişini engellediğine dikkati çekildi.  Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:  &quot;UNRWA ekipleri elinde kalan malzemelerle yardımları ulaştırmaya devam ediyor ancak stoklar tükenmeye yüz tuttu ve durum daha da kötüleşiyor. Ablukanın kaldırılması ve insani yardımların girişine tekrar izin verilmesi gerekiyor.&quot;  İsrail, Hamas ile sağlanan ateşkes ve esir takası anlaşmasının 42 günlük birinci aşamasının sona ermesinin ardından 2 Mart&#039;tan itibaren Gazze Şeridi&#039;ne insani yardımların girişini durdurma kararı aldı.  İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesi 18 Mart sabahı bozarak şiddetli saldırılarına yeniden başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eGssiJmq5kCr0taNFRJLqg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>UNRWA:, Gazzede, tedarik, stokları, tükenmek, üzere</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eGssiJmq5kCr0taNFRJLqg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="UNRWA'dan Gazze uyarısı"><p>Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze'deki tedarik stoklarının tükenmek üzere olduğunu duyurdu.</p>UNRWA'nın X hesabından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in bir ayı aşkın süredir Gazze Şeridi'ne insani yardım ve ticari malzeme girişini engellediğine dikkati çekildi.  Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:  "UNRWA ekipleri elinde kalan malzemelerle yardımları ulaştırmaya devam ediyor ancak stoklar tükenmeye yüz tuttu ve durum daha da kötüleşiyor. Ablukanın kaldırılması ve insani yardımların girişine tekrar izin verilmesi gerekiyor."  İsrail, Hamas ile sağlanan ateşkes ve esir takası anlaşmasının 42 günlük birinci aşamasının sona ermesinin ardından 2 Mart'tan itibaren Gazze Şeridi'ne insani yardımların girişini durdurma kararı aldı.  İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesi 18 Mart sabahı bozarak şiddetli saldırılarına yeniden başladı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Dışişleri Bakanı Rubio: Güney Sudan vizeleri iptal edilecek</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abd-disisleri-bakani-rubio-guney-sudan-vizeleri-iptal-edilecek</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abd-disisleri-bakani-rubio-guney-sudan-vizeleri-iptal-edilecek</guid>
<description><![CDATA[ ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Güney Sudan vatandaşlarının vizelerinin iptal edilmesi için çalışma başlattıklarını duyurdu.Morco Rubio, Güney Sudan hükümetini ‘ABD&#039;den faydalanmakla’ suçlayarak, Güney Sudan pasaportu sahiplerinin vizelerinin iptal edilmesi için ahrekete geçtiklerini açıkladı.   ABD Dışişleri Bakanlığı, Rubio&#039;nun konuya ilişkin açıklamasını yayımladı.Açıklamada, “Ülkemizin göçmenlik yasalarını uygulamak, ABD&#039;nin ulusal güvenliği ve halk emniyeti açısından kritik önem taşımaktadır. Her ülke, ABD de dahil olmak üzere başka bir ülke vatandaşlarını sınır dışı ettiğinde, vatandaşlarının dönüşünü zamanında kabul etmelidir” ifadeleri kullanıldı.  Açıklamada, Güney Sudan&#039;ın bu ilkeye uymadığına vurgulanarak, Güney Sudan pasaportu sahiplerinin tüm vizelerinin iptal edilmesi ve ABD&#039;ye girişlerinin önlenmesi için ek düzenlemeler getirilmesi için harekete geçildiği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dvoWTSHU-UWayBrZWoLSWA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Dışişleri, Bakanı, Rubio:, Güney, Sudan, vizeleri, iptal, edilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dvoWTSHU-UWayBrZWoLSWA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD G. Sudan vizelerini iptal edecek"><p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Güney Sudan vatandaşlarının vizelerinin iptal edilmesi için çalışma başlattıklarını duyurdu.</p><p>Morco Rubio, Güney Sudan hükümetini ‘ABD'den faydalanmakla’ suçlayarak, Güney Sudan pasaportu sahiplerinin vizelerinin iptal edilmesi için ahrekete geçtiklerini açıkladı.   ABD Dışişleri Bakanlığı, Rubio'nun konuya ilişkin açıklamasını yayımladı.</p><p>Açıklamada, “Ülkemizin göçmenlik yasalarını uygulamak, ABD'nin ulusal güvenliği ve halk emniyeti açısından kritik önem taşımaktadır. Her ülke, ABD de dahil olmak üzere başka bir ülke vatandaşlarını sınır dışı ettiğinde, vatandaşlarının dönüşünü zamanında kabul etmelidir” ifadeleri kullanıldı.  Açıklamada, Güney Sudan'ın bu ilkeye uymadığına vurgulanarak, Güney Sudan pasaportu sahiplerinin tüm vizelerinin iptal edilmesi ve ABD'ye girişlerinin önlenmesi için ek düzenlemeler getirilmesi için harekete geçildiği belirtildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de açlık nedeniyle 52 çocuk öldü, sayı artabilir</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-aclik-nedeniyle-52-cocuk-oeldu-sayi-artabilir</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-aclik-nedeniyle-52-cocuk-oeldu-sayi-artabilir</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in 7 Ekim&#039;den bu yana soykırım uyguladığı işgal altındaki Gazze Şeridi&#039;nde yetersiz beslenme ve açlık nedeniyle 52 çocuk öldü. Gıda tedarikinin sağlanmaması durumunda ölümlerin artmasından endişe ediliyor.Gazze&#039;deki Sağlık Bakan Yardımcısı Yusuf Ebu er-Riş, Gazze&#039;deki insani durum ve sağlık koşullarına ilişkin bilgi verdi. Gazze&#039;de temel ilaçların yüzde 59&#039;u ile tıbbi malzemelerin yüzde 37&#039;si tükendi. Sınır kapılarının kapalı olduğu Gazze&#039;de nakil edilmesi gereken 13 bin hasta ve yaralının sağlık durumunun kötüleştiği ifade edildi.  Çocuklarda yetersiz beslenme ve kansızlığa bağlı ölüm riskini artırdığı belirtilirken yetersiz beslenme nedeniyle 52 çocuğun öldüğü ve gıdaya erişimin olmaması durumunda yeni ölümlerin olacağı aktarıldı. 7 EKİM&#039;DEN SONRA DOĞAN 274 BEBEK ÖLDÜRÜLDÜGazze&#039;de 7 Ekim 2023&#039;ten sonra dünyaya gelen 274 bebeğin İsrail bombardımanlarında katledildiği vurgulandı.Gazze&#039;deki hastanelerin hayati önem taşıyan bölümlerinin yaralı ve hastalara tıbbi bakım sağlamaya devam edebilmesi için acil oksijen istasyonlarına ihtiyacı olduğu, birçok acil müdahalenin, tıbbi ekipmanların bulunmaması nedeniyle yapılamadığı, sağlık hizmetinin; yakıt eksikliği nedeniyle durma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.Ambulanslar ile insani yardım ekiplerinin doğrudan hedef alınmasının, yaralıların tahliyesinin önünde büyük bir engel teşkil ettiği vurgulandı. Su hatlarının tahrip olması ve çevresel risklerin de ishal ile cilt hastalıklarının yayılmasını artırdığı ifade edildi.FİLİSTİNLİLER SAĞLIK HAKLARINDAN MAHRUM Öte yandan Ramallah&#039;taki Filistin Sağlık Bakanlığının &quot;7 Nisan Dünya Sağlık Günü&quot; münasebetiyle yaptığı yazılı açıklamada ise halen milyonlarca Filistinlinin sağlık hakkından mahrum olduğu vurgulandı.  Gazze&#039;de kadın, çocuk, yaşlı ve hastaların, hastane ve ilaç yoksunluğundan ötürü tedavi olamadıkları için ölüm tehlikesiyle karşı karşıya oldukları, sağlık çalışanları ile ilk yardım ekiplerinin sistematik olarak hedef alındığı bir ortamda doktorların, doğrudan vurulan hastanelerde sınırlı imkanlarla ve zorlu koşullarda çalıştığı kaydedildi. Uluslararası topluma seslenilen açıklamada, &quot;Filistinlilerin sağlığı bir lüks değil, uluslararası yasalarla garanti altına alınan ve doğuştan gelen bir haktır. Uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmesinin ve halkımızın maruz kaldığı bu sağlık ve insani felakete son vermesinin zamanı gelmiştir.&quot; ifadesi kullanıldı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m2g4jz7X9UKCdVkdEkkmbg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, açlık, nedeniyle, çocuk, öldü, sayı, artabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m2g4jz7X9UKCdVkdEkkmbg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de 52 çocuk öldü"><p>İsrail'in 7 Ekim'den bu yana soykırım uyguladığı işgal altındaki Gazze Şeridi'nde yetersiz beslenme ve açlık nedeniyle 52 çocuk öldü. Gıda tedarikinin sağlanmaması durumunda ölümlerin artmasından endişe ediliyor.</p><p>Gazze'deki Sağlık Bakan Yardımcısı Yusuf Ebu er-Riş, Gazze'deki insani durum ve sağlık koşullarına ilişkin bilgi verdi. Gazze'de temel ilaçların yüzde 59'u ile tıbbi malzemelerin yüzde 37'si tükendi. Sınır kapılarının kapalı olduğu Gazze'de nakil edilmesi gereken 13 bin hasta ve yaralının sağlık durumunun kötüleştiği ifade edildi.  Çocuklarda yetersiz beslenme ve kansızlığa bağlı ölüm riskini artırdığı belirtilirken yetersiz beslenme nedeniyle 52 çocuğun öldüğü ve gıdaya erişimin olmaması durumunda yeni ölümlerin olacağı aktarıldı. </p><p><strong>7 EKİM'DEN SONRA DOĞAN 274 BEBEK ÖLDÜRÜLDÜ</strong></p><p>Gazze'de 7 Ekim 2023'ten sonra dünyaya gelen 274 bebeğin İsrail bombardımanlarında katledildiği vurgulandı.</p><p>Gazze'deki hastanelerin hayati önem taşıyan bölümlerinin yaralı ve hastalara tıbbi bakım sağlamaya devam edebilmesi için acil oksijen istasyonlarına ihtiyacı olduğu, birçok acil müdahalenin, tıbbi ekipmanların bulunmaması nedeniyle yapılamadığı, sağlık hizmetinin; yakıt eksikliği nedeniyle durma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.</p><p>Ambulanslar ile insani yardım ekiplerinin doğrudan hedef alınmasının, yaralıların tahliyesinin önünde büyük bir engel teşkil ettiği vurgulandı. Su hatlarının tahrip olması ve çevresel risklerin de ishal ile cilt hastalıklarının yayılmasını artırdığı ifade edildi.</p><p><strong>FİLİSTİNLİLER SAĞLIK HAKLARINDAN MAHRUM</strong></p><p> Öte yandan Ramallah'taki Filistin Sağlık Bakanlığının "7 Nisan Dünya Sağlık Günü" münasebetiyle yaptığı yazılı açıklamada ise halen milyonlarca Filistinlinin sağlık hakkından mahrum olduğu vurgulandı.  Gazze'de kadın, çocuk, yaşlı ve hastaların, hastane ve ilaç yoksunluğundan ötürü tedavi olamadıkları için ölüm tehlikesiyle karşı karşıya oldukları, sağlık çalışanları ile ilk yardım ekiplerinin sistematik olarak hedef alındığı bir ortamda doktorların, doğrudan vurulan hastanelerde sınırlı imkanlarla ve zorlu koşullarda çalıştığı kaydedildi. Uluslararası topluma seslenilen açıklamada, "Filistinlilerin sağlığı bir lüks değil, uluslararası yasalarla garanti altına alınan ve doğuştan gelen bir haktır. Uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmesinin ve halkımızın maruz kaldığı bu sağlık ve insani felakete son vermesinin zamanı gelmiştir." ifadesi kullanıldı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamas&amp;apos;tan Gazze&amp;apos;de ateşkesi bozan İsrail&amp;apos;e roket yağmuru</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/hamastan-gazzede-ateskesi-bozan-israile-roket-yagmuru</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/hamastan-gazzede-ateskesi-bozan-israile-roket-yagmuru</guid>
<description><![CDATA[ Hamas, Gazze Şeridi çevresindeki Aşkelon ve Aşdod şehirleri istikametine 10 roket fırlattı. İsrail&#039;den yapılan açıklamada 1 kişinin yaralandığı belirtildi.Hamas’tan Gazze’de ateşkesi bozan İsrail’e misilleme geldi. İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada, Gazze&#039;nin merkezindeki Deir al-Balah bölgesinden İsrail’in kıyı kentleri Aşkelon ve Aşdod istikametine 10 roket fırlatıldığı bildirildi. Roketlerden 5’inin hava savunma sistemi tarafından engellendiği kaydedildi. Aşkelon şehrine düşen bir roketten saçılan şarapnel parçaları nedeniyle yaralanan bir kişinin Barzilai Hastanesi’ne kaldırıldığı belirtildi. Bazı bölge sakinlerinin ise sığınaklara kaçarken yaşanan panik anları sırasında hafif yaralandığı aktarıldı.Saldırı anları ve farklı bölgelerde meydana gelen hasar ise amatör kameralara yansıdı. Hamas’ın askeri kanadı El Kassam Tugayları saldırıyı üstlenerek, bunun &quot;İsrail&#039;in sivillere yönelik katliamlarına yanıt&quot; olduğunu duyurdu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6U5ULla8T0yxenCFwlb7_Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hamastan, Gazzede, ateşkesi, bozan, İsraile, roket, yağmuru</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6U5ULla8T0yxenCFwlb7_Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hamas'tan İsrail'e roket yağmuru"><p>Hamas, Gazze Şeridi çevresindeki Aşkelon ve Aşdod şehirleri istikametine 10 roket fırlattı. İsrail'den yapılan açıklamada 1 kişinin yaralandığı belirtildi.</p><p>Hamas’tan Gazze’de ateşkesi bozan İsrail’e misilleme geldi. İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada, Gazze'nin merkezindeki Deir al-Balah bölgesinden İsrail’in kıyı kentleri Aşkelon ve Aşdod istikametine 10 roket fırlatıldığı bildirildi.</p><p> Roketlerden 5’inin hava savunma sistemi tarafından engellendiği kaydedildi. Aşkelon şehrine düşen bir roketten saçılan şarapnel parçaları nedeniyle yaralanan bir kişinin Barzilai Hastanesi’ne kaldırıldığı belirtildi.</p><p> Bazı bölge sakinlerinin ise sığınaklara kaçarken yaşanan panik anları sırasında hafif yaralandığı aktarıldı.</p><p>Saldırı anları ve farklı bölgelerde meydana gelen hasar ise amatör kameralara yansıdı. </p><p>Hamas’ın askeri kanadı El Kassam Tugayları saldırıyı üstlenerek, bunun "İsrail'in sivillere yönelik katliamlarına yanıt" olduğunu duyurdu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya’da ambulans helikopter düştü: 3 ölü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/japonyada-ambulans-helikopter-dustu-3-oelu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/japonyada-ambulans-helikopter-dustu-3-oelu</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;da 6 kişiyi taşıyan ambulans helikopter denize düştü. 3 kişi sağ olarak kurtarılırken, 3 kişi ise yaşamını yitirdi.Japonya’da içinde 6 kişi bulunan bir ambulans helikopterin denize düştüğü bildirildi.Japonya Sahil Güvenlik Kuvvetleri’nden edinilen bilgilere göre, Nagazaki eyaletine bağlı Tsushima adasından Fukuoka eyaletindeki bir hastaneye giden ambulans helikopterle kalkıştan yaklaşık 10 dakika sonra, saat 13.43 dolaylarında irtibat kesildi.Yapılan ihbar üzerine seyir güzergahında arama çalışması başlatılırken, helikopter deniz yüzeyinde ters dönmüş olarak bulundu. Helikopterdeki 6 kişiden 3’ünün olay yerinden sağ olarak kurtarıldığı açıklandı.86 yaşındaki kadın hasta, kendisine eşlik eden 68 yaşındaki oğlu ve 34 yaşındaki erkek bir doktorun ise hayatını kaybettiği bildirildi.  Denizde bulunan helikopterde ciddi bir hasar olmaması nedeniyle pilotun kaza öncesinde acil iniş yapmayı denediği değerlendirilirken, olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZeoQ6Cfx6UWRbWnGPMlMmg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonya’da, ambulans, helikopter, düştü:, ölü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZeoQ6Cfx6UWRbWnGPMlMmg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Japonya’da ambulans helikopter düştü"><p>Japonya'da 6 kişiyi taşıyan ambulans helikopter denize düştü. 3 kişi sağ olarak kurtarılırken, 3 kişi ise yaşamını yitirdi.</p><p>Japonya’da içinde 6 kişi bulunan bir ambulans helikopterin denize düştüğü bildirildi.</p><p>Japonya Sahil Güvenlik Kuvvetleri’nden edinilen bilgilere göre, Nagazaki eyaletine bağlı Tsushima adasından Fukuoka eyaletindeki bir hastaneye giden ambulans helikopterle kalkıştan yaklaşık 10 dakika sonra, saat 13.43 dolaylarında irtibat kesildi.</p><p>Yapılan ihbar üzerine seyir güzergahında arama çalışması başlatılırken, helikopter deniz yüzeyinde ters dönmüş olarak bulundu. Helikopterdeki 6 kişiden 3’ünün olay yerinden sağ olarak kurtarıldığı açıklandı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d8_vR-fgy0mjf0vXMdNPJQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">86 yaşındaki kadın hasta, kendisine eşlik eden 68 yaşındaki oğlu ve 34 yaşındaki erkek bir doktorun ise hayatını kaybettiği bildirildi.  Denizde bulunan helikopterde ciddi bir hasar olmaması nedeniyle pilotun kaza öncesinde acil iniş yapmayı denediği değerlendirilirken, olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, muhabiri azarladı: Piyasalardaki düşüşe &amp;quot;ilaç&amp;quot; benzetmesi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trump-muhabiri-azarladi-piyasalardaki-dususe-ilac-benzetmesi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trump-muhabiri-azarladi-piyasalardaki-dususe-ilac-benzetmesi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump, 185 ülkeye uyguladığı yeni gümrük vergisi tarifelerinin ardından piyasalardaki düşüşe ilişkin, &quot;Bazen bir şeyi düzeltmek için ilaç almanız gerekir&quot; dedi.Florida&#039;dan Washington&#039;a yaptığı seyahat sırasında Air Force One uçağında basın mensuplarına açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, tarifelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  Bir muhabirin &quot;Piyasalarda, bir noktada tolere etmeyeceğiniz bir acı var mı?&quot; sorusuna Trump, &quot;Bence sorunuz çok aptalca. Hiçbir şeyin kötüye gitmesini istemem, ama bazen bir şeyi düzeltmek için ilaç almanız gerekir.&quot; yanıtını verdi.  &quot;ÇİN İLE TİCARET SORUNUNU ÇÖZMEDİKÇE ANLAŞMAYACAĞIM&quot;   Trump, ABD&#039;nin bazı ülkelerle milyar dolarları aşan ticaret açıkları olduğunu belirterek, Çin ile olan açığın ise trilyon dolar olduğunu söyledi.  ABD&#039;nin Çin ile olan ticaret açığını çözmesi gerektiğini vurgulayan Trump, &quot;Her yıl Çin&#039;e karşı yüz milyarlarca dolar kaybediyoruz ve bu sorunu çözmedikçe bir anlaşma yapmayacağım. Çin ile anlaşmaya hazırım, ama onların bu sorunu çözmeleri gerekiyor. Çin ile çok büyük bir ticaret açığı problemimiz var.&quot; ifadelerini kullandı.  Trump, Çin, Avrupa Birliği (AB) ve diğer ülkelerle yaşadıkları ticaret açığı sorununu çözmek istediklerini dile getirerek, &quot;Eğer bu konuyu konuşmak istiyorlarsa, konuşmaya açığım. Ama aksi takdirde, neden konuşmak isteyeyim ki?&quot; diye konuştu.  ABD Başkanı Trump, &quot;Dünyanın her yerinden, Avrupa&#039;dan, Asya&#039;dan birçok liderle konuştum. Bir anlaşma yapmak için can atıyorlar.&quot; dedi.  &quot;BİR GÜN İNSANLAR ANLAYACAK&quot;Öte yandan Trump, Truth Social sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da Çin, AB ve diğer birçok ülkeyle büyük mali açıkları olduğunu belirtti.  Trump, &quot;Bu sorunu çözmenin tek yolu, şu anda ABD&#039;ye on milyarlarca dolar kazandıran tarifeler. Bunlar halihazırda yürürlükte ve görülmesi güzel bir şey.&quot; ifadelerini kullandı.  ABD&#039;nin bu ülkelerle ticaret açığının Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde arttığını savunan Trump, &quot;Bunu tersine çevireceğiz, hem de çok hızlı bir şekilde. Bir gün insanlar ABD için tariflerin çok güzel bir şey olduğunu anlayacak.&quot; değerlendirmesinde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CxE4prs5dUyeVSMw5N60eA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, muhabiri, azarladı:, Piyasalardaki, düşüşe, ilaç, benzetmesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CxE4prs5dUyeVSMw5N60eA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan piyasaya " ila benzetmesi><p>ABD Başkanı Trump, 185 ülkeye uyguladığı yeni gümrük vergisi tarifelerinin ardından piyasalardaki düşüşe ilişkin, "Bazen bir şeyi düzeltmek için ilaç almanız gerekir" dedi.</p><p>Florida'dan Washington'a yaptığı seyahat sırasında Air Force One uçağında basın mensuplarına açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, tarifelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  Bir muhabirin "Piyasalarda, bir noktada tolere etmeyeceğiniz bir acı var mı?" sorusuna Trump, "Bence sorunuz çok aptalca. Hiçbir şeyin kötüye gitmesini istemem, ama bazen bir şeyi düzeltmek için ilaç almanız gerekir." yanıtını verdi.  <strong>"ÇİN İLE TİCARET SORUNUNU ÇÖZMEDİKÇE ANLAŞMAYACAĞIM" </strong>  Trump, ABD'nin bazı ülkelerle milyar dolarları aşan ticaret açıkları olduğunu belirterek, Çin ile olan açığın ise trilyon dolar olduğunu söyledi.  ABD'nin Çin ile olan ticaret açığını çözmesi gerektiğini vurgulayan Trump, "Her yıl Çin'e karşı yüz milyarlarca dolar kaybediyoruz ve bu sorunu çözmedikçe bir anlaşma yapmayacağım. Çin ile anlaşmaya hazırım, ama onların bu sorunu çözmeleri gerekiyor. Çin ile çok büyük bir ticaret açığı problemimiz var." ifadelerini kullandı.  Trump, Çin, Avrupa Birliği (AB) ve diğer ülkelerle yaşadıkları ticaret açığı sorununu çözmek istediklerini dile getirerek, "Eğer bu konuyu konuşmak istiyorlarsa, konuşmaya açığım. Ama aksi takdirde, neden konuşmak isteyeyim ki?" diye konuştu.  ABD Başkanı Trump, "Dünyanın her yerinden, Avrupa'dan, Asya'dan birçok liderle konuştum. Bir anlaşma yapmak için can atıyorlar." dedi.  <strong>"BİR GÜN İNSANLAR ANLAYACAK"</strong></p><p>Öte yandan Trump, Truth Social sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da Çin, AB ve diğer birçok ülkeyle büyük mali açıkları olduğunu belirtti.  Trump, "Bu sorunu çözmenin tek yolu, şu anda ABD'ye on milyarlarca dolar kazandıran tarifeler. Bunlar halihazırda yürürlükte ve görülmesi güzel bir şey." ifadelerini kullandı.  ABD'nin bu ülkelerle ticaret açığının Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde arttığını savunan Trump, "Bunu tersine çevireceğiz, hem de çok hızlı bir şekilde. Bir gün insanlar ABD için tariflerin çok güzel bir şey olduğunu anlayacak." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD’de yanlışlıklar komedyası: Gizli savaş planları nasıl ifşa oldu?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-yanlisliklar-komedyasi-gizli-savas-planlari-nasil-ifsa-oldu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-yanlisliklar-komedyasi-gizli-savas-planlari-nasil-ifsa-oldu</guid>
<description><![CDATA[ ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı&#039;nın bir gazeteciyi Yemen’e saldırıların konuşulduğu Signal grubuna eklemesine yol açan hataların aylar önce başladığı ortaya çıktı.ABD’deki Başkan Donald Trump yönetiminin üst düzey isimlerinin yer aldığı ve Yemen’deki Husilere yönelik saldırıların konuşulduğu Signal grup sohbetine bir gazetecinin de eklendiğinin ortaya çıkmasının ardından başlayan tartışma sürüyor. ABD basınına “Signalgate” olarak yansıyan olayın detayları da basına yansımaya devam ediyor.   ABD’nin CBS News haber sitesi ve İngiltere’nin The Guardian gazetesine konuşan kaynaklar, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz’ın üst düzey bir sözcüyü Signal grubuna eklemeye çalışırken &quot;kazara&quot; The Atlantic dergisinin editörü Jeffrey Goldberg’ü gruba eklediğini iddia etti. İddiaya göre, konuyu soruşturan yetkililer, gazeteci Goldberg’ün numarasının olaydan aylar önce “kazara” Ulusal Güvenlik Sözcüsü Brian Hughes’un “alternatif iletişim numarası” olarak Güvenlik Danışmanı Waltz’ın telefon rehberine eklendiğini ortaya çıkardı.   “HATALAR AYLAR ÖNCE BAŞLADI”  Goldberg, mart ayında, Husilere yönelik söz konusu saldırıların ardından bir yazı kaleme alarak gruba nasıl eklendiğini, gruptaki varlığının nasıl fark edilmediğini ve grupta Yemen’e yönelik saldırı ve savaş planlarının nasıl paylaşıldığını anlatmıştı. Başta ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Waltz olmak üzere ABD’li yetkililerin grupta gizli bilgilerin ya da savaş planlarının konuşulmadığını iddia etmesinin üzerine Goldberg bu sefer de tüm Signal konuşmalarını haberleştirmişti. Hassas güvenlik konularının bir Signal grubunda konuşulması ise ülkede tartışma başlatmıştı.   CBS’e konuşan kaynaklar, Goldberg’ün Signal grubuna eklenmesine yol açan ilk hataların aylar önce yapıldığını anlattı. Buna göre, Goldberg, Ekim 2024’te Trump’ın başkanlık seçim kampanyasından bir haber için yorum talebinde bulundu. Bu taleple şu anda ABD Ulusal Güvenlik Sözcüsü olan Brian Hughes’un ilgilenmesi istendi. Ardından Hughes, Goldberg’ün iletişim bilgileriyle birlikte Waltz’a mesaj gönderdi. Bu esnada Waltz’ın telefonu bu yeni numarayı kaydetmek isteyip istemediğini sordu. Waltz da bu talebi kabul etti. Kaynakların verdiği bilgiye göre, Goldberg’ün numarası Hughes’un ismiyle kaydedildi.   Waltz Mart 2025’te Yemen’e ilişkin mesajlaşma grubunu kurduğunda Waltz gruba eklediği numaranın Sözcü Hughes’a ait olduğunu düşündü. Ancak, gruba eklediği numara esasında gazeteci Goldberg’e aitti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RV8Z7gD81UOMudnV41vH1Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD’de, yanlışlıklar, komedyası:, Gizli, savaş, planları, nasıl, ifşa, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RV8Z7gD81UOMudnV41vH1Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Savaş planları nasıl ifşa oldu?"><p>ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı'nın bir gazeteciyi Yemen’e saldırıların konuşulduğu Signal grubuna eklemesine yol açan hataların aylar önce başladığı ortaya çıktı.</p>ABD’deki Başkan Donald Trump yönetiminin üst düzey isimlerinin yer aldığı ve Yemen’deki Husilere yönelik saldırıların konuşulduğu Signal grup sohbetine bir gazetecinin de eklendiğinin ortaya çıkmasının ardından başlayan tartışma sürüyor. ABD basınına “Signalgate” olarak yansıyan olayın detayları da basına yansımaya devam ediyor.   ABD’nin CBS News haber sitesi ve İngiltere’nin The Guardian gazetesine konuşan kaynaklar, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz’ın üst düzey bir sözcüyü Signal grubuna eklemeye çalışırken "kazara" The Atlantic dergisinin editörü Jeffrey Goldberg’ü gruba eklediğini iddia etti. İddiaya göre, konuyu soruşturan yetkililer, gazeteci Goldberg’ün numarasının olaydan aylar önce “kazara” Ulusal Güvenlik Sözcüsü Brian Hughes’un “alternatif iletişim numarası” olarak Güvenlik Danışmanı Waltz’ın telefon rehberine eklendiğini ortaya çıkardı.   <strong>“HATALAR AYLAR ÖNCE BAŞLADI”</strong>  Goldberg, mart ayında, Husilere yönelik söz konusu saldırıların ardından bir yazı kaleme alarak gruba nasıl eklendiğini, gruptaki varlığının nasıl fark edilmediğini ve grupta Yemen’e yönelik saldırı ve savaş planlarının nasıl paylaşıldığını anlatmıştı. Başta ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Waltz olmak üzere ABD’li yetkililerin grupta gizli bilgilerin ya da savaş planlarının konuşulmadığını iddia etmesinin üzerine Goldberg bu sefer de tüm Signal konuşmalarını haberleştirmişti. Hassas güvenlik konularının bir Signal grubunda konuşulması ise ülkede tartışma başlatmıştı.   CBS’e konuşan kaynaklar, Goldberg’ün Signal grubuna eklenmesine yol açan ilk hataların aylar önce yapıldığını anlattı. Buna göre, Goldberg, Ekim 2024’te Trump’ın başkanlık seçim kampanyasından bir haber için yorum talebinde bulundu. Bu taleple şu anda ABD Ulusal Güvenlik Sözcüsü olan Brian Hughes’un ilgilenmesi istendi. Ardından Hughes, Goldberg’ün iletişim bilgileriyle birlikte Waltz’a mesaj gönderdi. Bu esnada Waltz’ın telefonu bu yeni numarayı kaydetmek isteyip istemediğini sordu. Waltz da bu talebi kabul etti. Kaynakların verdiği bilgiye göre, Goldberg’ün numarası Hughes’un ismiyle kaydedildi.   Waltz Mart 2025’te Yemen’e ilişkin mesajlaşma grubunu kurduğunda Waltz gruba eklediği numaranın Sözcü Hughes’a ait olduğunu düşündü. Ancak, gruba eklediği numara esasında gazeteci Goldberg’e aitti. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD’de sınır devriyesinin gözaltına aldığı Çinli kadın intihar etti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-sinir-devriyesinin-goezaltina-aldigi-cinli-kadin-intihar-etti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-sinir-devriyesinin-goezaltina-aldigi-cinli-kadin-intihar-etti</guid>
<description><![CDATA[ Demokrat Partili Kongre üyesi Jayapal, sınır devriyesi tarafından vizesinin süresi dolduğu için gözaltına alınan Çinli bir kadının intihar ederek öldüğünü açıkladı.ABD’de Başkan Donald Trump göçmen karşıtı politikalarını sıkılaştırmayı sürdürürken, ABD sınır devriyesi tarafından vizesi bittikten sonra ülkede kalmaya devam ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan Çinli bir kadının intihar ederek hayatını kaybettiği açıklandı. 52 yaşındaki Çinli kadının ölümünü Demokrat Partili Kongre üyesi Pramila Jayapal kamuoyuna duyurdu.  The Guardian gazetesinin aktardığına göre, Jayapal, konuya ilişkin açıklama yaparak, Çin vatandaşı kadının ilk olarak Kaliforniya eyaletinde gözaltına alındığını, gözaltı kararının B1/B2 tipi vizesinin süresinin dolduğunun tespit edilmesi olduğunu belirtti. Kadın, ardından Arizona’daki Yuma sınır devriye merkezine gönderildi; 29 Mart’ta burada hayatını kaybetti.   “GEREKLİ PROSEDÜRLER YERİNE GETİRİLMEDİ”  Kadının ölümünü ilk olarak The Tucson Sentinel haber sitesi kamuoyuna duyurmuştu. Sınır devriye yetkilileri, Sentinel’in konuyla ilgili sorular yöneltmesinin ardından kısa bir açıklama yapmıştı.   Yuma bölgesi sınır devriyesi, sosyal medya paylaşımı yaparak her ikisi de Çin vatandaşı olan 38 yaşındaki bir erkek ile bir kadının 26 Mart’ta Kaliforniya’da bir aracın durdurulmasının ardından gözaltına alındığını bildirdi. Açıklamaya göre, yetkililer ardından iki çantanın içinde alüminyum folyoya sarılı halde 220 bin doların üzerinde para buldu. Yetkililer, bu paranın “yasadışı faaliyetlerden” elde edildiğini ileri sürdü. Kongre üyesi Jayapal, açıklamasında, ilk belirlemelere göre sınır devriye görevlilerinin kadının ölümü öncesinde iyi olup olmadığını kontrol etmediğini söyledi. Jayapal, açıklamasında, “Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) görevlileri bir kişiyi gözaltına aldığında söz konusu kişilerin iyilik halinden sorumludur. Nokta. Gözaltına alınan bu kişi intihar ederek öldü. İlk raporlar, gözaltındaki kişilerin güvenliğini ve iyilik halini sağlamak için belirli Gümrük ve Sınır Koruma prosedürlerinin yerine getirilmediğini gösterdi” ifadelerini kullandı.   “2 SAAT BOYUNCA HİÇBİR TIBBİ MÜDAHALEDE BULUNULMADI”  Temsilciler Meclisi’nin göçle ilgili alt komitesinin bir üyesi olan Jayapal’ın açıklamasına göre, güvenlik kamerası kayıtlarında, hayatını kaybeden kadının bir ilmik oluşturarak boynuna geçirdiği görülüyordu. Fakat kadına yaklaşık 2 saat boyunca hiçbir tıbbi müdahalede bulunulmadı. Jayapal, Gümrük ve Sınır Koruma kurumunun Profesyonel Sorumluluk Ofisi’nin söz konusu ölümü soruştururken gerekli kontrollerin neden yapılmadığı ve yanlış bir şekilde kayıt altına alındığı konusunda cevaplar sunması gerektiğine vurgu yaptı.   The Tuscon Sentinel gazetesine konuşan sınır devriyesinden bir sözcü, kadının 29 Mart’ta Yuma sınır devriye merkezindeki hücresinde bilinci kapalı halde bulunduğunu söyledi. Buradaki çalışanların kadına ilk yardım sağladığı, kadının ardından kaldırıldığı hastanede öldüğü belirtildi. Sözcü, “Gözaltında gerçekleşen tüm ölümler trajiktir, ciddiye alınır ve Gümrük ve Sınır Koruma kurumu tarafından etraflıca soruşturulur” dedi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yJrSLlykhUGm5yTZEngYqg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD’de, sınır, devriyesinin, gözaltına, aldığı, Çinli, kadın, intihar, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yJrSLlykhUGm5yTZEngYqg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250407053452762" class="type:primaryImage" alt="ABD'de gözaltında göçmen ölümü"><p>Demokrat Partili Kongre üyesi Jayapal, sınır devriyesi tarafından vizesinin süresi dolduğu için gözaltına alınan Çinli bir kadının intihar ederek öldüğünü açıkladı.</p>ABD’de Başkan Donald Trump göçmen karşıtı politikalarını sıkılaştırmayı sürdürürken, ABD sınır devriyesi tarafından vizesi bittikten sonra ülkede kalmaya devam ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan Çinli bir kadının intihar ederek hayatını kaybettiği açıklandı. 52 yaşındaki Çinli kadının ölümünü Demokrat Partili Kongre üyesi Pramila Jayapal kamuoyuna duyurdu.  The Guardian gazetesinin aktardığına göre, Jayapal, konuya ilişkin açıklama yaparak, Çin vatandaşı kadının ilk olarak Kaliforniya eyaletinde gözaltına alındığını, gözaltı kararının B1/B2 tipi vizesinin süresinin dolduğunun tespit edilmesi olduğunu belirtti. Kadın, ardından Arizona’daki Yuma sınır devriye merkezine gönderildi; 29 Mart’ta burada hayatını kaybetti.   <strong>“GEREKLİ PROSEDÜRLER YERİNE GETİRİLMEDİ”</strong>  Kadının ölümünü ilk olarak The Tucson Sentinel haber sitesi kamuoyuna duyurmuştu. Sınır devriye yetkilileri, Sentinel’in konuyla ilgili sorular yöneltmesinin ardından kısa bir açıklama yapmıştı.   Yuma bölgesi sınır devriyesi, sosyal medya paylaşımı yaparak her ikisi de Çin vatandaşı olan 38 yaşındaki bir erkek ile bir kadının 26 Mart’ta Kaliforniya’da bir aracın durdurulmasının ardından gözaltına alındığını bildirdi. Açıklamaya göre, yetkililer ardından iki çantanın içinde alüminyum folyoya sarılı halde 220 bin doların üzerinde para buldu. Yetkililer, bu paranın “yasadışı faaliyetlerden” elde edildiğini ileri sürdü. Kongre üyesi Jayapal, açıklamasında, ilk belirlemelere göre sınır devriye görevlilerinin kadının ölümü öncesinde iyi olup olmadığını kontrol etmediğini söyledi. Jayapal, açıklamasında, “Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) görevlileri bir kişiyi gözaltına aldığında söz konusu kişilerin iyilik halinden sorumludur. Nokta. Gözaltına alınan bu kişi intihar ederek öldü. İlk raporlar, gözaltındaki kişilerin güvenliğini ve iyilik halini sağlamak için belirli Gümrük ve Sınır Koruma prosedürlerinin yerine getirilmediğini gösterdi” ifadelerini kullandı.   <strong>“2 SAAT BOYUNCA HİÇBİR TIBBİ MÜDAHALEDE BULUNULMADI”</strong>  Temsilciler Meclisi’nin göçle ilgili alt komitesinin bir üyesi olan Jayapal’ın açıklamasına göre, güvenlik kamerası kayıtlarında, hayatını kaybeden kadının bir ilmik oluşturarak boynuna geçirdiği görülüyordu. Fakat kadına yaklaşık 2 saat boyunca hiçbir tıbbi müdahalede bulunulmadı. Jayapal, Gümrük ve Sınır Koruma kurumunun Profesyonel Sorumluluk Ofisi’nin söz konusu ölümü soruştururken gerekli kontrollerin neden yapılmadığı ve yanlış bir şekilde kayıt altına alındığı konusunda cevaplar sunması gerektiğine vurgu yaptı.   The Tuscon Sentinel gazetesine konuşan sınır devriyesinden bir sözcü, kadının 29 Mart’ta Yuma sınır devriye merkezindeki hücresinde bilinci kapalı halde bulunduğunu söyledi. Buradaki çalışanların kadına ilk yardım sağladığı, kadının ardından kaldırıldığı hastanede öldüğü belirtildi. Sözcü, “Gözaltında gerçekleşen tüm ölümler trajiktir, ciddiye alınır ve Gümrük ve Sınır Koruma kurumu tarafından etraflıca soruşturulur” dedi. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İngiltere sokaklarını sıçanlar bastı: &amp;quot;Kedilerden daha büyükler&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ingiltere-sokaklarini-sicanlar-basti-kedilerden-daha-buyukler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ingiltere-sokaklarini-sicanlar-basti-kedilerden-daha-buyukler</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;nin Birmingham kentinde, işçilerin greve çıkması nedeniyle sokaklarda 17 bin tona yakın çöp birikti. Bu nedenle sokakları sıçanların bastığı bildirildi.İngiltere&#039;nin ikinci büyük kenti Birmingham&#039;ın çöp toplayıcıları, ücretlerini alamadıkları için grevde.Bu nedenle şehrin 1,2 milyon sakininden bazılarının çöpleri haftalardır toplanmadı.CNN International&#039;ın bildirdiğine göre çöp torbası yığınlarının birkaç metre yüksekliğe ulaştığı ve bazı mahallelerde sıçanların yuvalandığı belirtiliyor.Haşere kontrolörü Will Teams, CNN&#039;e yaptığı açıklamada, iş yükünü kaldıramadığını ve bazı işleri rakiplerine devrettiğini söyledi. Teams, çöp işçilerinin grevleri başladığından beri evlerinde fare bulan insanlardan gelen telefonların sayısının yaklaşık yüzde 50 arttığını dile getirdi.Bir mahalle sakini de şunları söyledi: “Her yerde çöp var, her yerde fareler var, kedilerden daha büyükler. Burası Britanya. Burası 2025. Neler oluyor?&quot;&quot;İŞÇİLERİN ÜCRET ARTIŞI ENGELLENDİ&quot;Yaklaşık 400 çöp toplayıcısı, şehir yönetiminin kendi aralarındaki belirli bir rolü ortadan kaldırma kararı üzerine grev yapıyor.İşçileri temsil eden sendika Unite, bu hamlenin işçilerin ücret artışını engellediğini ve bazı personelin rütbelerini düşürdüğünü, bunun da en kötü durumda yıllık maaşlarında 8 bin sterline varan bir kesintiye yol açtığını belirtiyor. . ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CG8j7l7bw0Wi_k5MqGnmZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İngiltere, sokaklarını, sıçanlar, bastı:, Kedilerden, daha, büyükler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CG8j7l7bw0Wi_k5MqGnmZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İngiltere sokaklarını sıçanlar bastı"><p>İngiltere'nin Birmingham kentinde, işçilerin greve çıkması nedeniyle sokaklarda 17 bin tona yakın çöp birikti. Bu nedenle sokakları sıçanların bastığı bildirildi.</p><p>İngiltere'nin ikinci büyük kenti Birmingham'ın çöp toplayıcıları, ücretlerini alamadıkları için grevde.</p><p>Bu nedenle şehrin 1,2 milyon sakininden bazılarının çöpleri haftalardır toplanmadı.</p><p>CNN International'ın bildirdiğine göre çöp torbası yığınlarının birkaç metre yüksekliğe ulaştığı ve bazı mahallelerde sıçanların yuvalandığı belirtiliyor.</p><p>Haşere kontrolörü Will Teams, CNN'e yaptığı açıklamada, iş yükünü kaldıramadığını ve bazı işleri rakiplerine devrettiğini söyledi. Teams, çöp işçilerinin grevleri başladığından beri evlerinde fare bulan insanlardan gelen telefonların sayısının yaklaşık yüzde 50 arttığını dile getirdi.</p><p>Bir mahalle sakini de şunları söyledi: “Her yerde çöp var, her yerde fareler var, kedilerden daha büyükler. Burası Britanya. Burası 2025. Neler oluyor?"</p><p><strong>"İŞÇİLERİN ÜCRET ARTIŞI ENGELLENDİ"</strong></p><p>Yaklaşık 400 çöp toplayıcısı, şehir yönetiminin kendi aralarındaki belirli bir rolü ortadan kaldırma kararı üzerine grev yapıyor.</p><p>İşçileri temsil eden sendika Unite, bu hamlenin işçilerin ücret artışını engellediğini ve bazı personelin rütbelerini düşürdüğünü, bunun da en kötü durumda yıllık maaşlarında 8 bin sterline varan bir kesintiye yol açtığını belirtiyor. .</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s-mFRAP_oUyUGmPA7g1zYA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore&amp;apos;de devlet başkanlığı seçiminin tarihi belli oldu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/guney-korede-devlet-baskanligi-seciminin-tarihi-belli-oldu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/guney-korede-devlet-baskanligi-seciminin-tarihi-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore&#039;de devlet başkanlığı seçiminin 3 Haziran&#039;da yapılacağı bildirildi.Güney Kore ajansı Yonhap&#039;ın hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, söz konusu tarihin, yarın Devlet Başkanlığına vekalet eden Başbakan Han Duck-soo başkanlığında yapılacak kabine toplantısında onaylanması bekleniyor.  Anayasa Mahkemesinin azil kararı sonrası ülkenin en geç 60 gün içinde devlet başkanlığı için erken seçime gitmesi gerekiyor.  Tarih onaylanırsa, seçim takvimine göre adaylar en geç 11 Mayıs&#039;a kadar başvuru yapacak ve seçim kampanyaları 12 Mayıs&#039;ta başlayacak.  Yeni devlet başkanı, 3 Haziran&#039;da yapılacak seçimin ardından göreve başlayacak.  YOON&#039;UN SIKIYÖNETİM İLANI VE AZİL SÜRECİ  Dönemin Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024&#039;te &quot;muhalefetin devlet karşıtı aktivitelere karıştığı&quot; gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmiş, ancak meclisin oylamasıyla bu kararın kaldırılması ve Bakanlar Kurulunun onayıyla geri adım atmak zorunda kalmıştı.  Ulusal Meclisin 14 Aralık 2024&#039;te yaptığı oylamada azli istenen Yoon, Anayasa Mahkemesinin hakkında vereceği karara dek geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı.  Anayasa Mahkemesi, yargılamanın ardından 4 Nisan&#039;da verdiği kararda Ulusal Meclisin azil istemini kabul ederek Yoon&#039;un sıkıyönetim ilanı nedeniyle görevden alınmasını onaylamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JytlA5nnC0CSOUiDtMnGMg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Korede, devlet, başkanlığı, seçiminin, tarihi, belli, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JytlA5nnC0CSOUiDtMnGMg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore'de devlet başkanlığı seçimi 3 Haziran'da"><p>Güney Kore'de devlet başkanlığı seçiminin 3 Haziran'da yapılacağı bildirildi.</p>Güney Kore ajansı Yonhap'ın hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, söz konusu tarihin, yarın Devlet Başkanlığına vekalet eden Başbakan Han Duck-soo başkanlığında yapılacak kabine toplantısında onaylanması bekleniyor.  Anayasa Mahkemesinin azil kararı sonrası ülkenin en geç 60 gün içinde devlet başkanlığı için erken seçime gitmesi gerekiyor.  Tarih onaylanırsa, seçim takvimine göre adaylar en geç 11 Mayıs'a kadar başvuru yapacak ve seçim kampanyaları 12 Mayıs'ta başlayacak.  Yeni devlet başkanı, 3 Haziran'da yapılacak seçimin ardından göreve başlayacak.  <strong>YOON'UN SIKIYÖNETİM İLANI VE AZİL SÜRECİ</strong>  Dönemin Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024'te "muhalefetin devlet karşıtı aktivitelere karıştığı" gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmiş, ancak meclisin oylamasıyla bu kararın kaldırılması ve Bakanlar Kurulunun onayıyla geri adım atmak zorunda kalmıştı.  Ulusal Meclisin 14 Aralık 2024'te yaptığı oylamada azli istenen Yoon, Anayasa Mahkemesinin hakkında vereceği karara dek geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı.  Anayasa Mahkemesi, yargılamanın ardından 4 Nisan'da verdiği kararda Ulusal Meclisin azil istemini kabul ederek Yoon'un sıkıyönetim ilanı nedeniyle görevden alınmasını onaylamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Netanyahu, Trump ile görüşmek için Washington&amp;apos;a gitti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/netanyahu-trump-ile-goerusmek-icin-washingtonagitti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/netanyahu-trump-ile-goerusmek-icin-washingtonagitti</guid>
<description><![CDATA[ 4 günlük Macaristan ziyaretini tamamlayan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, ABD&#039;nin başkenti Washington&#039;a gitti. Netanyahu bugün Başkan Donald Trump ile görüşecek. İki liderin görüşmesindeki önemli başlıklardan biri Trump&#039;ın İsrail&#039;e uyguladığı yüzde 17&#039;lik ek gümrük vergisi olacak.İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, dört günlük Macaristan ziyaretini tamamladı.ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek için Washintgon&#039;a hareket etti. Netanyahu, hareketinden önce yaptığı açıklamada görüşmenin gündemine ilişkin ipuçları verdi.Netanyahu &quot;Rehineler, Gazze&#039;de zafer elde etme ve tabii ki İsrail&#039;e de uygulanan gümrük rejimini görüşmeye gidiyorum&quot; dedi. YÜZDE 17 GÜMRÜK VERGİSİ GÖRÜŞÜLECEK  Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasında serbest ticaret anlaşması 40 yıl önce imzalandı. İsrail, Amerikan mallarının yüzde 98&#039;ine gümrük vergisi uygulamıyor. Yüzde 2&#039;ye uygulanan gümrük tarifesi de Trump&#039;ın, tüm dünyaya ek gümrük vergisi açıklamasından bir gün önce kaldırıldı. Ancak Trump&#039;ın açıkladığı listede yüzde 17 gümrük vergisiyle İsrail de yer aldı.Netanyahu, yola çıkarken yaptığı açıklamada, Trump&#039;la konuyu görüşecek ilk lider olduğuna vurgu yaptı.Trump ile Netanyahu Perşembe günü telefon görüşmesi yapmıştı. İsrailli yetkililere göre Trump&#039;ın sürpriz daveti, Netanyahu gümrük tarifesi konusunu açınca geldi.TRUMP: ORTA DOĞU&#039;DA SUSTURULMASI GEREKEN ÇOK ŞEY OLUYOR  Trump, Netanyahu ile Beyaz Saray&#039;da yapacakları görüşmeye ilişkin açıklamasında, &quot;Şu anda Orta Doğu&#039;da susturulması gereken pek çok şey oluyor.&quot; dedi.  Florida&#039;dan Washington&#039;a dönen Trump, Air Force One uçağında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.  Bir muhabirin yarın Netanyahu ile Beyaz Saray&#039;da yapacakları görüşmede hangi konuların ele alınacağı yönündeki sorusuna Trump, &quot;Ticaret hakkında konuşacağız ve bariz bir konu hakkında konuşacağız. O bariz konunun ne olduğunu biliyor musunuz? Sadece ortalığı yatıştırmak için ticaret yapmaya çalışmak.&quot; yanıtını verdi. NETANYAHU&#039;NUN MACARİSTAN ZİYARETİ  Netanyahu&#039;nun Macaristan ziyaretinin gündeminde ise Uluslararası Ceza Mahkemesi vardı. Macaristan, Lahey merkezli ulusalarası mahkemeden çekilme kararı aldı.Macaristan Başbakanı Victor Orban çekilme kararını, Perşembe günü, Netanyahu ile ortak basın toplantısında duyurmuştu.  Uluslararası Ceza Mahkemesi, Kasım&#039;da, insanlık suçu ve savaş suçu işlediği gerekçesiye İsrail Başbakanı hakkında yakalama kararı çıkartmıştı. Orban, Netanyahu&#039;yu yakalama kararından bir gün sonra ülkesine davet etmişti.Siyasi analistlere göre İsrail Başbakanı, Macaristan ziyaretini, mahkemenin kararının etkilerini azaltmak için kullandı. Netanyahu, dört günlük ziyarette Yahudi cemaatinin temsilcileriyle bir araşa geldi.Tuna Nehri kıyısındaki Soykırım Anıtı&#039;nı ziyaret etti. Bir üniversiteden fahri diploma aldı.  Macaristan, çekilme kararı alsa da süreç bir yılda tamamlanacak. Yani Uluslararası Ceza Mahkemesi&#039;nin kararları hala Budapeşte&#039;yi bağlıyor.Macaristan&#039;ın, Netanyahu&#039;yu yakalayıp Hollanda&#039;daki mahkemeye teslim etmesi gerekiyordu. Orban, haftalık radyo röportajında, &quot;misafirlerimizi tutuklamak gibi bir adetimiz yok&quot; dedi.Macaristan, 2022&#039;de kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi&#039;nin kurucu üyesi. Bugüne kadar iki ülke, Burundi ve Filipinler mahkemeden çekildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/21BK4Tw25kiKEs5eLCiC1A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Netanyahu, Trump, ile, görüşmek, için, Washingtona gitti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/21BK4Tw25kiKEs5eLCiC1A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Netanyahu, Trump ile görüşecek"><p>4 günlük Macaristan ziyaretini tamamlayan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, ABD'nin başkenti Washington'a gitti. Netanyahu bugün Başkan Donald Trump ile görüşecek. İki liderin görüşmesindeki önemli başlıklardan biri Trump'ın İsrail'e uyguladığı yüzde 17'lik ek gümrük vergisi olacak.</p><p>İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, dört günlük Macaristan ziyaretini tamamladı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmek için Washintgon'a hareket etti. Netanyahu, hareketinden önce yaptığı açıklamada görüşmenin gündemine ilişkin ipuçları verdi.</p><p>Netanyahu "Rehineler, Gazze'de zafer elde etme ve tabii ki İsrail'e de uygulanan gümrük rejimini görüşmeye gidiyorum" dedi. </p><p><strong>YÜZDE 17 GÜMRÜK VERGİSİ GÖRÜŞÜLECEK  </strong>Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasında serbest ticaret anlaşması 40 yıl önce imzalandı.<strong> </strong></p><p>İsrail, Amerikan mallarının yüzde 98'ine gümrük vergisi uygulamıyor. Yüzde 2'ye uygulanan gümrük tarifesi de Trump'ın, tüm dünyaya ek gümrük vergisi açıklamasından bir gün önce kaldırıldı. Ancak Trump'ın açıkladığı listede yüzde 17 gümrük vergisiyle İsrail de yer aldı.</p><p>Netanyahu, yola çıkarken yaptığı açıklamada, Trump'la konuyu görüşecek ilk lider olduğuna vurgu yaptı.</p><p>Trump ile Netanyahu Perşembe günü telefon görüşmesi yapmıştı. İsrailli yetkililere göre Trump'ın sürpriz daveti, Netanyahu gümrük tarifesi konusunu açınca geldi.</p><p><strong>TRUMP: ORTA DOĞU'DA SUSTURULMASI GEREKEN ÇOK ŞEY OLUYOR</strong>  Trump, Netanyahu ile Beyaz Saray'da yapacakları görüşmeye ilişkin açıklamasında, "Şu anda Orta Doğu'da susturulması gereken pek çok şey oluyor." dedi.  Florida'dan Washington'a dönen Trump, Air Force One uçağında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.  Bir muhabirin yarın Netanyahu ile Beyaz Saray'da yapacakları görüşmede hangi konuların ele alınacağı yönündeki sorusuna Trump, "Ticaret hakkında konuşacağız ve bariz bir konu hakkında konuşacağız. O bariz konunun ne olduğunu biliyor musunuz? Sadece ortalığı yatıştırmak için ticaret yapmaya çalışmak." yanıtını verdi. </p><p><strong>NETANYAHU'NUN MACARİSTAN ZİYARETİ</strong>  Netanyahu'nun Macaristan ziyaretinin gündeminde ise Uluslararası Ceza Mahkemesi vardı. Macaristan, Lahey merkezli ulusalarası mahkemeden çekilme kararı aldı.</p><p>Macaristan Başbakanı Victor Orban çekilme kararını, Perşembe günü, Netanyahu ile ortak basın toplantısında duyurmuştu.  Uluslararası Ceza Mahkemesi, Kasım'da, insanlık suçu ve savaş suçu işlediği gerekçesiye İsrail Başbakanı hakkında yakalama kararı çıkartmıştı. Orban, Netanyahu'yu yakalama kararından bir gün sonra ülkesine davet etmişti.</p><p>Siyasi analistlere göre İsrail Başbakanı, Macaristan ziyaretini, mahkemenin kararının etkilerini azaltmak için kullandı. Netanyahu, dört günlük ziyarette Yahudi cemaatinin temsilcileriyle bir araşa geldi.</p><p>Tuna Nehri kıyısındaki Soykırım Anıtı'nı ziyaret etti. Bir üniversiteden fahri diploma aldı.  Macaristan, çekilme kararı alsa da süreç bir yılda tamamlanacak. Yani Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kararları hala Budapeşte'yi bağlıyor.</p><p>Macaristan'ın, Netanyahu'yu yakalayıp Hollanda'daki mahkemeye teslim etmesi gerekiyordu. Orban, haftalık radyo röportajında, "misafirlerimizi tutuklamak gibi bir adetimiz yok" dedi.</p><p>Macaristan, 2022'de kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kurucu üyesi. Bugüne kadar iki ülke, Burundi ve Filipinler mahkemeden çekildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Harvardlı uzmanlar açıkladı: İnme, depresyon ve buna riskini aynı anda önlemek mümkün</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/harvardli-uzmanlar-acikladi-inme-depresyon-ve-buna-riskini-ayni-anda-oenlemek-mumkun</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/harvardli-uzmanlar-acikladi-inme-depresyon-ve-buna-riskini-ayni-anda-oenlemek-mumkun</guid>
<description><![CDATA[ Tedavisi olmayan hastalıklarla mücadele, erken önlem almayı gerektiriyor. Yapılan yeni bir araştırma, felç, depresyon ve bunama gibi yaşa bağlı beyin hastalıklarının riskini azaltmanın 17 farklı yolu olduğunu ortaya koydu.Harvard Üniversitesi&#039;ne bağlı Mass General Brigham Hastanesi&#039;ndeki araştırmacılar, 17 değiştirilebilir risk faktörünü belirleyerek, bu faktörlerin düzeltilmesinin bu üç hastalığın riskini nasıl azalttığını gözler önüne serdiler. 59 önceki çalışmanın verileri birleştirilerek yapılan analiz, yaşam kalitesini artıran ve erken ölümleri engelleyen önemli bulgular sundu.Araştırma, en çok felç, depresyon ve bunama gibi hastalıkların ortak paydası olan risk faktörlerini vurguluyor. Bu faktörler arasında yüksek tansiyon, alkol kullanımı, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite eksiklikleri, uyku düzeni ve stres yönetimi gibi davranışsal değişkenler yer alıyor.Araştırma, yüksek tansiyon ve ciddi böbrek hastalıklarının, felç, bunama ve ileri yaş depresyonu üzerindeki etkilerinin çok büyük olduğunu gösterdi. Mass General Hastanesi Beyin Bakım Laboratuvarları&#039;ndan ve Harvard Tıp Fakültesi’nden araştırmacı Jasper Senff, &quot;Felç, depresyon ve bunama arasındaki ilişki oldukça güçlüdür. Bu hastalıklar birbirini tetikleyebilir ve bu yüzden önleyici tedbirler, aynı anda birden fazla hastalığın görülme sıklığını azaltabilir,&quot; dedi.Alkol: Aşırı alkol tüketimi karaciğer, kalp ve ruh sağlığına zarar verir. Ne yapabilirsiniz? Alkolsüz günler geçirebilir veya alkolü tamamen bırakabilirsiniz.Kan Basıncı: Yüksek tansiyon, beyin hasarına yol açarak felç ve bilişsel gerilemeye neden olabilir. Ne yapabilirsiniz? Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenmeyle kan basıncınızı kontrol altında tutabilirsiniz.Vücut Kitle İndeksi (VKİ): Orta yaşta yüksek VKİ, felç ve depresyon riskini artırır. Ne yapabilirsiniz? Dengeli beslenmeye ve düzenli fiziksel aktiviteye odaklanarak sağlıklı bir kiloya ulaşabilirsiniz.Açlık Plazma Glikozu: Yüksek açlık kan şekeri, diyabetin habercisidir ve bunama riskini artırabilir. Ne yapabilirsiniz? Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersizle kan şekeri seviyenizi kontrol edebilirsiniz.Kolesterol Seviyesi: Yüksek kolesterol, beyin fonksiyonlarını etkileyerek felç ve bunamaya yol açabilir. Ne yapabilirsiniz? Daha az yağlı yiyecekler tüketebilir, egzersiz yapabilir ve sigarayı bırakabilirsiniz.Boş Zaman Bilişsel Aktivitesi: Zihinsel aktiviteler, bilişsel gerilemeyi engellemeye yardımcı olabilir. Ne yapabilirsiniz? Okuma, bulmaca çözme gibi aktivitelerle zihninizi aktif tutabilirsiniz.Depresyon Semptomları: Depresyon, beyin sağlığını olumsuz etkiler. Ne yapabilirsiniz? Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve terapi ile depresyonla baş edebilirsiniz.Diyet: Sağlıklı beslenme, pek çok hastalığın önlenmesinde önemli rol oynar. Ne yapabilirsiniz? Meyve, sebze ve tam tahıllardan zengin bir diyet tercih edebilirsiniz.İşitme Kaybı: İşitme kaybı, bilişsel gerilemeyi artırabilir. Ne yapabilirsiniz? Yüksek seslerden korunarak işitme sağlığınıza dikkat edebilirsiniz.Böbrek Fonksiyonu: Kronik böbrek hastalığı, felç ve bunama riskini artırır. Ne yapabilirsiniz? Böbrek sağlığını korumak için sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz yapabilirsiniz.Ağrı: Kronik ağrı, depresyon ve bunama riskini artırabilir. Ne yapabilirsiniz? Ağrıyı yönetmek için düzenli egzersiz ve rahatlama teknikleri uygulayabilirsiniz.Fiziksel Aktivite: Egzersiz eksikliği, beyin sağlığını olumsuz etkiler. Ne yapabilirsiniz? Haftada en az 150 dakika egzersiz yapmayı hedefleyebilirsiniz.Yaşam Amacı: Güçlü bir amaca sahip olmak, ruh sağlığını iyileştirebilir. Ne yapabilirsiniz? Kendi hedeflerinizi belirleyerek, anlamlı aktivitelere katılabilirsiniz.Uyku: Düzenli uyku, genel sağlık için önemlidir. Ne yapabilirsiniz? İyi uyku alışkanlıkları edinerek uyku kalitenizi artırabilirsiniz.Sigara: Sigara içmek, beynin kan dolaşımını engeller ve bunama riskini artırır. Ne yapabilirsiniz? Sigarayı bırakmak için destek alabilirsiniz.Sosyal Katılım: Sosyal izolasyon, depresyon ve bilişsel gerilemeyi artırır. Ne yapabilirsiniz? Sosyal bağlarınızı güçlendirebilir ve toplumsal faaliyetlere katılabilirsiniz.Stres Yönetimi: Kronik stres, bunama ve felç riskini artırır. Ne yapabilirsiniz? Meditasyon ve derin nefes alma gibi rahatlama teknikleriyle stresinizi yönetebilirsiniz.Bu araştırma, yaşa bağlı beyin hastalıklarının riskini aynı anda azaltmak için yaşam tarzı değişikliklerinin önemini bir kez daha vurguluyor. Sağlıklı bir yaşam tarzı, bu hastalıkların gelişme olasılığını ciddi şekilde azaltabilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CuAMkBRczEOQgiHlvoZ1RQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Harvardlı, uzmanlar, açıkladı:, İnme, depresyon, buna, riskini, aynı, anda, önlemek, mümkün</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CuAMkBRczEOQgiHlvoZ1RQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Harvardlı uzmanlar açıkladı: 17 adım tedavisi olmayan hastalıkları önlüyor"><p>Tedavisi olmayan hastalıklarla mücadele, erken önlem almayı gerektiriyor. Yapılan yeni bir araştırma, felç, depresyon ve bunama gibi yaşa bağlı beyin hastalıklarının riskini azaltmanın 17 farklı yolu olduğunu ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oacRTH1GKUG0tJwoQ36rsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Harvard Üniversitesi'ne bağlı Mass General Brigham Hastanesi'ndeki araştırmacılar, 17 değiştirilebilir risk faktörünü belirleyerek, bu faktörlerin düzeltilmesinin bu üç hastalığın riskini nasıl azalttığını gözler önüne serdiler. 59 önceki çalışmanın verileri birleştirilerek yapılan analiz, yaşam kalitesini artıran ve erken ölümleri engelleyen önemli bulgular sundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dpLLudw_zUShUdkPDhKt0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırma, en çok felç, depresyon ve bunama gibi hastalıkların ortak paydası olan risk faktörlerini vurguluyor. Bu faktörler arasında yüksek tansiyon, alkol kullanımı, beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite eksiklikleri, uyku düzeni ve stres yönetimi gibi davranışsal değişkenler yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pCXo9R0QC0eOXSr_xrchag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırma, yüksek tansiyon ve ciddi böbrek hastalıklarının, felç, bunama ve ileri yaş depresyonu üzerindeki etkilerinin çok büyük olduğunu gösterdi. Mass General Hastanesi Beyin Bakım Laboratuvarları'ndan ve Harvard Tıp Fakültesi’nden araştırmacı Jasper Senff, "Felç, depresyon ve bunama arasındaki ilişki oldukça güçlüdür. Bu hastalıklar birbirini tetikleyebilir ve bu yüzden önleyici tedbirler, aynı anda birden fazla hastalığın görülme sıklığını azaltabilir," dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_PJqVIb8wEyZBs9xaGfyIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alkol: Aşırı alkol tüketimi karaciğer, kalp ve ruh sağlığına zarar verir. Ne yapabilirsiniz? Alkolsüz günler geçirebilir veya alkolü tamamen bırakabilirsiniz.Kan Basıncı: Yüksek tansiyon, beyin hasarına yol açarak felç ve bilişsel gerilemeye neden olabilir. Ne yapabilirsiniz? Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenmeyle kan basıncınızı kontrol altında tutabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3cTm8WhgrUaknZJSF2QwZQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Vücut Kitle İndeksi (VKİ): Orta yaşta yüksek VKİ, felç ve depresyon riskini artırır. Ne yapabilirsiniz? Dengeli beslenmeye ve düzenli fiziksel aktiviteye odaklanarak sağlıklı bir kiloya ulaşabilirsiniz.Açlık Plazma Glikozu: Yüksek açlık kan şekeri, diyabetin habercisidir ve bunama riskini artırabilir. Ne yapabilirsiniz? Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersizle kan şekeri seviyenizi kontrol edebilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fURxOXBIO02HNQ78GlagGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kolesterol Seviyesi: Yüksek kolesterol, beyin fonksiyonlarını etkileyerek felç ve bunamaya yol açabilir. Ne yapabilirsiniz? Daha az yağlı yiyecekler tüketebilir, egzersiz yapabilir ve sigarayı bırakabilirsiniz.Boş Zaman Bilişsel Aktivitesi: Zihinsel aktiviteler, bilişsel gerilemeyi engellemeye yardımcı olabilir. Ne yapabilirsiniz? Okuma, bulmaca çözme gibi aktivitelerle zihninizi aktif tutabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gtzXnHFYVEG4iEa6HTrYXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Depresyon Semptomları: Depresyon, beyin sağlığını olumsuz etkiler. Ne yapabilirsiniz? Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve terapi ile depresyonla baş edebilirsiniz.Diyet: Sağlıklı beslenme, pek çok hastalığın önlenmesinde önemli rol oynar. Ne yapabilirsiniz? Meyve, sebze ve tam tahıllardan zengin bir diyet tercih edebilirsiniz.İşitme Kaybı: İşitme kaybı, bilişsel gerilemeyi artırabilir. Ne yapabilirsiniz? Yüksek seslerden korunarak işitme sağlığınıza dikkat edebilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AS55EoUVckWbU99OnZQ48w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Böbrek Fonksiyonu: Kronik böbrek hastalığı, felç ve bunama riskini artırır. Ne yapabilirsiniz? Böbrek sağlığını korumak için sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz yapabilirsiniz.Ağrı: Kronik ağrı, depresyon ve bunama riskini artırabilir. Ne yapabilirsiniz? Ağrıyı yönetmek için düzenli egzersiz ve rahatlama teknikleri uygulayabilirsiniz.Fiziksel Aktivite: Egzersiz eksikliği, beyin sağlığını olumsuz etkiler. Ne yapabilirsiniz? Haftada en az 150 dakika egzersiz yapmayı hedefleyebilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zKAMX2hZU0eyb1au4i7HFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yaşam Amacı: Güçlü bir amaca sahip olmak, ruh sağlığını iyileştirebilir. Ne yapabilirsiniz? Kendi hedeflerinizi belirleyerek, anlamlı aktivitelere katılabilirsiniz.Uyku: Düzenli uyku, genel sağlık için önemlidir. Ne yapabilirsiniz? İyi uyku alışkanlıkları edinerek uyku kalitenizi artırabilirsiniz.Sigara: Sigara içmek, beynin kan dolaşımını engeller ve bunama riskini artırır. Ne yapabilirsiniz? Sigarayı bırakmak için destek alabilirsiniz.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xfaQLPyh1Uq3pLQ4rPLvww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal Katılım: Sosyal izolasyon, depresyon ve bilişsel gerilemeyi artırır. Ne yapabilirsiniz? Sosyal bağlarınızı güçlendirebilir ve toplumsal faaliyetlere katılabilirsiniz.Stres Yönetimi: Kronik stres, bunama ve felç riskini artırır. Ne yapabilirsiniz? Meditasyon ve derin nefes alma gibi rahatlama teknikleriyle stresinizi yönetebilirsiniz.Bu araştırma, yaşa bağlı beyin hastalıklarının riskini aynı anda azaltmak için yaşam tarzı değişikliklerinin önemini bir kez daha vurguluyor. Sağlıklı bir yaşam tarzı, bu hastalıkların gelişme olasılığını ciddi şekilde azaltabilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail güçleri, Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli çocuğu öldürdü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-gucleri-bati-seriada-abd-vatandasi-filistinli-cocugu-oeldurdu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-gucleri-bati-seriada-abd-vatandasi-filistinli-cocugu-oeldurdu</guid>
<description><![CDATA[ İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’da aynı zamanda ABD vatandaşlığı da bulunan 14 yaşındaki bir Filistinliyi “taş attığı” gerekçesiyle üzerine ateş açarak öldürdü.İsrail güçlerinin işgal altındaki Batı Şeria’nın Turmus Ayya bölgesinde ABD vatandaşlığı bulunan Filistinli bir genci öldürdüğü açıklandı. İsrail ordusu ise olaya ilişkin açıklamasında “kayalar fırlatarak sivilleri tehlikeye atan bir ‘teröristi’ öldürdüklerini” savundu.   Turmus Ayya Belediye Başkanı Edib Lafi, dün Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, 14 yaşındaki Omar Mohammad Rabea’nın beraberindeki iki gençle birlikte İsrailli yasadışı bir yerleşimci tarafından vurulduğunu söylemişti. İsrail güçlerinin alıkoyduğu Filistinlinin öldüğü açıklanmıştı. Fakat Filistin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, söz konusu olay, İsrail güçlerinin kasabaya düzenlediği baskın sırasında gerçekleştirdiği “yargısız infaz” olarak tarif edildi, bunun İsrail’e yönelik “devam eden cezasızlığın” bir devamı olduğu belirtildi.   İSRAİL ORDUSUNDAN AÇIKLAMA  İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) de Batı Şeria’da yaşanan olaya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamda, “Turmus Aya bölgesindeki bir terörle mücadele faaliyeti sırasında IDF askerleri otoyola doğru kaya atan ve seyir halindeki sivilleri tehlikeye atan üç teröristi tespit etmiştir” iddiasında bulunuldu. Ordunun açıklamasında, askerlerin ardından bu üç kişinin üzerine ateş açtığı, bu kişilerden birini öldürdüğü, diğer ikisini ise yaraladığı ifade edildi.   Ateşkesi bozan İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları devam ederken, 7 Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik baskın, saldırı ve baskıda da artış gözleniyor. Filistin topraklarındaki yasadışı İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet olaylarında da artış yaşanıyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_DSbrCHHw0yUVhpe_rezMQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, güçleri, Batı, Şeria’da, ABD, vatandaşı, Filistinli, çocuğu, öldürdü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_DSbrCHHw0yUVhpe_rezMQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail, Filistinli çocuğu öldürdü"><p>İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’da aynı zamanda ABD vatandaşlığı da bulunan 14 yaşındaki bir Filistinliyi “taş attığı” gerekçesiyle üzerine ateş açarak öldürdü.</p>İsrail güçlerinin işgal altındaki Batı Şeria’nın Turmus Ayya bölgesinde ABD vatandaşlığı bulunan Filistinli bir genci öldürdüğü açıklandı. İsrail ordusu ise olaya ilişkin açıklamasında “kayalar fırlatarak sivilleri tehlikeye atan bir ‘teröristi’ öldürdüklerini” savundu.   Turmus Ayya Belediye Başkanı Edib Lafi, dün Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, 14 yaşındaki Omar Mohammad Rabea’nın beraberindeki iki gençle birlikte İsrailli yasadışı bir yerleşimci tarafından vurulduğunu söylemişti. İsrail güçlerinin alıkoyduğu Filistinlinin öldüğü açıklanmıştı. Fakat Filistin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, söz konusu olay, İsrail güçlerinin kasabaya düzenlediği baskın sırasında gerçekleştirdiği “yargısız infaz” olarak tarif edildi, bunun İsrail’e yönelik “devam eden cezasızlığın” bir devamı olduğu belirtildi.   <strong>İSRAİL ORDUSUNDAN AÇIKLAMA</strong>  İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) de Batı Şeria’da yaşanan olaya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamda, “Turmus Aya bölgesindeki bir terörle mücadele faaliyeti sırasında IDF askerleri otoyola doğru kaya atan ve seyir halindeki sivilleri tehlikeye atan üç teröristi tespit etmiştir” iddiasında bulunuldu. Ordunun açıklamasında, askerlerin ardından bu üç kişinin üzerine ateş açtığı, bu kişilerden birini öldürdüğü, diğer ikisini ise yaraladığı ifade edildi.   Ateşkesi bozan İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları devam ederken, 7 Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik baskın, saldırı ve baskıda da artış gözleniyor. Filistin topraklarındaki yasadışı İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet olaylarında da artış yaşanıyor. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doktorlar belirtileri geçiştirdi ve iyi olduğunu söyledi: 59 yaşındaki adam 10 hafta sonra kanserden öldü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/doktorlar-belirtileri-gecistirdi-ve-iyi-oldugunu-soeyledi-59-yasindaki-adam-10-hafta-sonra-kanserden-oeldu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/doktorlar-belirtileri-gecistirdi-ve-iyi-oldugunu-soeyledi-59-yasindaki-adam-10-hafta-sonra-kanserden-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Gary Buesnel, yıllarca süren mide ağrıları ve rahatsızlıklarla mücadele etti. Ancak, defalarca gittiği doktorlar ona &quot;iyi&quot; olduğunu söyleyerek semptomlarını fıtık ve safra kesesi taşına bağladılar. 59 yaşındaki Gary&#039;nin, bu süreçte yaşadığı şikayetler ve gösterdiği belirtiler, aslında pankreas kanserinin belirtileriymiş; ancak hastalık çok geç fark edildi.Gary, nihayetinde hastaneye sevk edildikten günler sonra gerçek teşhisi öğrendi. Pankreas kanseri, İngiltere’deki en ölümcül kanser türlerinden biri olarak biliniyor ve hastaların yalnızca %7,3&#039;ü beş yıl sağ kalabiliyor. Gary&#039;nin hastalığı, çok geç evrede olduğu için tedaviye hemen başlanamadı ve on hafta sonra yaşamını yitirdi.Gary&#039;nin kızı Leah Buesnel-Sharpe, babasının hastalığının başından itibaren doktorların teşhislerini gözden geçirmediğinden yakınarak, Sun Health’e şu sözleri söyledi: “Babamın karnı ağrıyordu, çok kilo kaybetmişti ve iştahı yoktu. Bu, onun tarzı değildi. Ama doktorlar sürekli olarak onun &#039;iyi&#039; olduğunu söylediler.”İngiltere&#039;de her yıl yaklaşık 10.800 pankreas kanseri vakası görülüyor ve bu hastalık, birçok kişinin hayatını kısa bir süre içinde alıyor. Gary Buesnel da bu trajik kayıplardan biriydi.Leah, “Yaklaşık bir yıldır iyi değildi. Doktora gitmişti, fıtık teşhisi konmuştu. Belirtiler kötüleşince Acil Servis&#039;e gitmişti ama onu evine gönderip &#039;iyi&#039; olduğunu söylediler. Sonra, birkaç gün sonra hastaneye sevk edildi ve sonunda pankreas kanseri teşhisi kondu,&quot; diyerek babasının hastalığının nasıl göz ardı edildiğini anlattı.Gary’nin hastalığı, başlangıçta safra kesesinde taş olduğu düşünüldü, fakat yapılan testlerde karaciğerinde bir sorun olduğu fark edildi. Kısa bir süre sonra, Gary’nin pankreas kanseri olduğu kesinleşti ve hastalık dört evreye yayılmıştı. Tedavi seçeneği kalmadığı için, Gary&#039;nin ailesi ve doktorları bir çıkış yolu aradı. Ancak tedavi imkânları tükenmişti.Leah, babasını hayatta tutabilmek için her yolu denediğini ancak durumun hızla kötüleştiğini vurguladı. &quot;Ağrısını hafifletmek için özel bir doktora başvurduk, fakat doktor bize çok geç olduğunu söyledi. &#039;Sekiz ila 12 hafta süren bir yaşamın var&#039; dedi,” diyerek babasının son dönemindeki çaresizliği dile getirdi.Covid-19 salgını sırasında Gary’nin durumu daha da kötüleşti. Leah, “Bilirubin seviyeleri çok yüksek oluyordu ve rengi sararmıştı. Safra kanalı tıkalı olduğu için İngiltere’ye stent taktırmaya gitmek zorunda kaldık. Ama Covid nedeniyle geri döndüğünde karantinaya girmesi gerekti,” diyerek, salgının hastalığın seyrini nasıl daha zorlaştırdığını anlattı.Gary, yaşamının son haftalarını bir bakımevinde geçirdi. Leah, &quot;Son zamanlarında yemek yemiyor ya da içmiyordu, iğneleri bile yutmuyordu. Covid kısıtlamaları nedeniyle ona son ana kadar uğrayamadım. Son üç gününde yanındaydım,&quot; dedi. Gary, 60. doğum gününden sadece bir ay önce hayatını kaybetti.Gary’nin cenazesi, pandemi nedeniyle sadece 10 kişiyle küçük bir törenle yapıldı. Ancak tabutunu taşırken, sokaklar 400&#039;ün üzerinde kişiyle doldu ve motosikletli bir konvoy onu uğurladı. Leah, babasının ne kadar sevildiğini anlatırken, “O büyük, nazik bir dev gibiydi. Kimse ondan kötü söz söylemezdi. Herkes onu çok severdi,” diyerek, babasının hayatındaki derin izleri vurguladı.Gary&#039;nin ailesi, pankreas kanseriyle mücadele etmeye devam ediyor. Leah, her yıl Pancreatic Cancer UK gibi derneklere para topluyor ve ailesi olarak Gary’yi hiç unutmuyorlar. “Oğlum babasını hatırlamıyor, çünkü o doğduğunda babam vefat etti. Ama doğum günlerinde hep bir şeyler yaparız, ve her zaman ondan bahsederim,&quot; diyor Leah.Pankreas kanseri İngiltere&#039;de kanserle bağlantılı ölümlerin beşinci en yaygın sebebidir. Semptomları genellikle belirsiz olup, çoğu zaman başka hastalıklarla karıştırılabilir. Bu nedenle, erken teşhis hayat kurtarıcı olabilir. Leah, bu deneyimi paylaşarak diğer insanlara mesaj gönderiyor: “Bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyorsanız, doktorlara baskı yapın, zorlayın. Belirtiler çoğu zaman başka şeylerle karışabilir ama bu kanser vücudun içinde saklıdır ve erken teşhis hayatı değiştirebilir.”Leah son olarak, &quot;Babam çok şakacıydı. Çocukken su savaşları yapar, annemle birbirimize şaka yapardık. O çok eğlenceli bir insandı. Herkes onu sevdi. Onun ölümü büyük bir kayıp,&quot; diyerek, babasının hayatındaki neşeyi ve sevgi dolu anıları anıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jJV4NkuGKEeIJq29Yu01KQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doktorlar, belirtileri, geçiştirdi, iyi, olduğunu, söyledi:, yaşındaki, adam, hafta, sonra, kanserden, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jJV4NkuGKEeIJq29Yu01KQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Doktorlar iyi olduğunu söyledi: 59 yaşındaki adam kanserden öldü"><p>Gary Buesnel, yıllarca süren mide ağrıları ve rahatsızlıklarla mücadele etti. Ancak, defalarca gittiği doktorlar ona "iyi" olduğunu söyleyerek semptomlarını fıtık ve safra kesesi taşına bağladılar. 59 yaşındaki Gary'nin, bu süreçte yaşadığı şikayetler ve gösterdiği belirtiler, aslında pankreas kanserinin belirtileriymiş; ancak hastalık çok geç fark edildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OHCyXA9QGku9Onh7h6L9mQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gary, nihayetinde hastaneye sevk edildikten günler sonra gerçek teşhisi öğrendi. Pankreas kanseri, İngiltere’deki en ölümcül kanser türlerinden biri olarak biliniyor ve hastaların yalnızca %7,3'ü beş yıl sağ kalabiliyor. Gary'nin hastalığı, çok geç evrede olduğu için tedaviye hemen başlanamadı ve on hafta sonra yaşamını yitirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t_Te8vLBwkypmavNFDxsOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gary'nin kızı Leah Buesnel-Sharpe, babasının hastalığının başından itibaren doktorların teşhislerini gözden geçirmediğinden yakınarak, Sun Health’e şu sözleri söyledi: “Babamın karnı ağrıyordu, çok kilo kaybetmişti ve iştahı yoktu. Bu, onun tarzı değildi. Ama doktorlar sürekli olarak onun 'iyi' olduğunu söylediler.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_5XZT8wSNkO-B24QkjDYOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere'de her yıl yaklaşık 10.800 pankreas kanseri vakası görülüyor ve bu hastalık, birçok kişinin hayatını kısa bir süre içinde alıyor. Gary Buesnel da bu trajik kayıplardan biriydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FCLSAZyrmUu1gwODqB8rtw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Leah, “Yaklaşık bir yıldır iyi değildi. Doktora gitmişti, fıtık teşhisi konmuştu. Belirtiler kötüleşince Acil Servis'e gitmişti ama onu evine gönderip 'iyi' olduğunu söylediler. Sonra, birkaç gün sonra hastaneye sevk edildi ve sonunda pankreas kanseri teşhisi kondu," diyerek babasının hastalığının nasıl göz ardı edildiğini anlattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9fnweGt8JUC7Dd4SQmZVYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gary’nin hastalığı, başlangıçta safra kesesinde taş olduğu düşünüldü, fakat yapılan testlerde karaciğerinde bir sorun olduğu fark edildi. Kısa bir süre sonra, Gary’nin pankreas kanseri olduğu kesinleşti ve hastalık dört evreye yayılmıştı. Tedavi seçeneği kalmadığı için, Gary'nin ailesi ve doktorları bir çıkış yolu aradı. Ancak tedavi imkânları tükenmişti.Leah, babasını hayatta tutabilmek için her yolu denediğini ancak durumun hızla kötüleştiğini vurguladı. "Ağrısını hafifletmek için özel bir doktora başvurduk, fakat doktor bize çok geç olduğunu söyledi. 'Sekiz ila 12 hafta süren bir yaşamın var' dedi,” diyerek babasının son dönemindeki çaresizliği dile getirdi.Covid-19 salgını sırasında Gary’nin durumu daha da kötüleşti. Leah, “Bilirubin seviyeleri çok yüksek oluyordu ve rengi sararmıştı. Safra kanalı tıkalı olduğu için İngiltere’ye stent taktırmaya gitmek zorunda kaldık. Ama Covid nedeniyle geri döndüğünde karantinaya girmesi gerekti,” diyerek, salgının hastalığın seyrini nasıl daha zorlaştırdığını anlattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ccuUez7QNUGqYFoGAZQOeA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gary, yaşamının son haftalarını bir bakımevinde geçirdi. Leah, "Son zamanlarında yemek yemiyor ya da içmiyordu, iğneleri bile yutmuyordu. Covid kısıtlamaları nedeniyle ona son ana kadar uğrayamadım. Son üç gününde yanındaydım," dedi. Gary, 60. doğum gününden sadece bir ay önce hayatını kaybetti.Gary’nin cenazesi, pandemi nedeniyle sadece 10 kişiyle küçük bir törenle yapıldı. Ancak tabutunu taşırken, sokaklar 400'ün üzerinde kişiyle doldu ve motosikletli bir konvoy onu uğurladı. Leah, babasının ne kadar sevildiğini anlatırken, “O büyük, nazik bir dev gibiydi. Kimse ondan kötü söz söylemezdi. Herkes onu çok severdi,” diyerek, babasının hayatındaki derin izleri vurguladı.Gary'nin ailesi, pankreas kanseriyle mücadele etmeye devam ediyor. Leah, her yıl Pancreatic Cancer UK gibi derneklere para topluyor ve ailesi olarak Gary’yi hiç unutmuyorlar. “Oğlum babasını hatırlamıyor, çünkü o doğduğunda babam vefat etti. Ama doğum günlerinde hep bir şeyler yaparız, ve her zaman ondan bahsederim," diyor Leah.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dhgrITOZzUuyrSyGwb3yCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pankreas kanseri İngiltere'de kanserle bağlantılı ölümlerin beşinci en yaygın sebebidir. Semptomları genellikle belirsiz olup, çoğu zaman başka hastalıklarla karıştırılabilir. Bu nedenle, erken teşhis hayat kurtarıcı olabilir. Leah, bu deneyimi paylaşarak diğer insanlara mesaj gönderiyor: “Bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyorsanız, doktorlara baskı yapın, zorlayın. Belirtiler çoğu zaman başka şeylerle karışabilir ama bu kanser vücudun içinde saklıdır ve erken teşhis hayatı değiştirebilir.”Leah son olarak, "Babam çok şakacıydı. Çocukken su savaşları yapar, annemle birbirimize şaka yapardık. O çok eğlenceli bir insandı. Herkes onu sevdi. Onun ölümü büyük bir kayıp," diyerek, babasının hayatındaki neşeyi ve sevgi dolu anıları anıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sınırı olmayan savaş: &amp;quot;Girilemez bölge&amp;quot;de insanlık ölüyor</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/siniri-olmayan-savas-girilemez-boelgede-insanlik-oeluyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/siniri-olmayan-savas-girilemez-boelgede-insanlik-oeluyor</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in saldırıları ve insani yardımlara yönelik ablukasının devam ettiği Gazze Şeridi&#039;nin üçte ikisi &quot;girilemez bölge&quot; haline geldi. Filistinliler, kelimenin tam anlamıyla buldukları her yerde yaşama tutunmaya çalışıyor.İsrail hükümeti bir ay önce Gazze Şeridi&#039;ne insani yardımları kesme kararı aldı. Yardım kuruluşları bölgedeki yoğun İsrail saldırıları nedeniyle iki milyon sivilin durumunun daha da kötüleştiğini söylüyor.  Amerikan yayın kuruluşu CNN&#039;e konuşan Gazze&#039;deki siviller, açlığın yayıldığını, temiz suya erişimin azaldığını ve kamplarda pirelerin çoğaldığını söylüyor.  Son 18 aydır bölge halkını kaosa sürükleyen sorunlar, İsrail ordusunun Mart ayında başlattığı ve çok sayıda tahliye emri içeren yeni saldırılarla daha da ağırlaştı.  İsrail hükümeti, Hamas&#039;ı daha fazla rehineyi serbest bırakmaya zorlamak ve ateşkes için yeni koşullar dayatmak amacıyla saldırı öncesinde Gazze&#039;ye gıda ve diğer insani yardımların tedarikini durdurdu.day unu, birkaç hafta öncesine göre yüzde 450 daha pahalı.GAZZE TOPRAKLARININ ÜÇTE İKİSİ GİRİLEMEZ BÖLGE  BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi&#039;nin (OCHA) verilerine göre, son iki haftada 280 binden fazla kişi yerinden edildi ve Gazze topraklarının üçte ikisi artık girilemez bölge haline geldi.  Gazze Belediyesi Sözcüsü Assem Al-Nabeeh, son tahliye emirlerinin ardından insanların kelimenin tam anlamıyla her yerde, ana yollarda, halka açık parklarda, çöplüklerin yakınında, meydanlarda ve hatta çökmek üzere olan binalarda uyuduğunu aktardı.  &quot;SINIRLARI OLMAYAN BİR SAVAŞ&quot;  Yetkililere göre en son tahliye emirlerinden önce bile şehrin sadece yüzde 40&#039;ının suya erişimi vardı. Şehir genelinde 175 bin ton atığın biriktiği tahmin ediliyor.  Filistin toprakları için kıdemli OCHA yetkilisi Jonathan Whittall, bu haftanın başlarında Gazze&#039;de &quot;sınırları olmayan bir savaş&quot; sürdüğünü söyledi.  Cuma günü yayınlanan bir raporda, &quot;Gazze, şu anda ikinci ayına giren tam kargo ablukası neredeyse tüm un dağıtımını durdurduğu ve tüm fırınları kapattığı için açlık ve yetersiz beslenme riskiyle karşı karşıya.&quot; ifadelerine yer verildi.   GAZZE&#039;NİN KAPISINA YIĞILAN YARDIMLAR  Bu arada Gazze&#039;nin dışında da büyük miktarda yardım bekliyor.  Yardım kuruluşları, Gazze&#039;nin dışında yaklaşık 89 bin ton gıdanın beklediğini, içerideki gıda kıtlığının ise fiyatları önemli ölçüde artırdığını söylüyor. Bir torba buğ ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4baOlAajHEGma1ytyCGNBA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sınırı, olmayan, savaş:, Girilemez, bölgede, insanlık, ölüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4baOlAajHEGma1ytyCGNBA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250407062448018" class="type:primaryImage" alt="" girilemez b insanl><p>İsrail'in saldırıları ve insani yardımlara yönelik ablukasının devam ettiği Gazze Şeridi'nin üçte ikisi "girilemez bölge" haline geldi. Filistinliler, kelimenin tam anlamıyla buldukları her yerde yaşama tutunmaya çalışıyor.</p><p>İsrail hükümeti bir ay önce Gazze Şeridi'ne insani yardımları kesme kararı aldı. Yardım kuruluşları bölgedeki yoğun İsrail saldırıları nedeniyle iki milyon sivilin durumunun daha da kötüleştiğini söylüyor.  Amerikan yayın kuruluşu CNN'e konuşan Gazze'deki siviller, açlığın yayıldığını, temiz suya erişimin azaldığını ve kamplarda pirelerin çoğaldığını söylüyor.  Son 18 aydır bölge halkını kaosa sürükleyen sorunlar, İsrail ordusunun Mart ayında başlattığı ve çok sayıda tahliye emri içeren yeni saldırılarla daha da ağırlaştı.  İsrail hükümeti, Hamas'ı daha fazla rehineyi serbest bırakmaya zorlamak ve ateşkes için yeni koşullar dayatmak amacıyla saldırı öncesinde Gazze'ye gıda ve diğer insani yardımların tedarikini durdurdu.day unu, birkaç hafta öncesine göre yüzde 450 daha pahalı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1Purt3W9KUK7Wt0_Nq5lNQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>GAZZE TOPRAKLARININ ÜÇTE İKİSİ GİRİLEMEZ BÖLGE</strong>  BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) verilerine göre, son iki haftada 280 binden fazla kişi yerinden edildi ve Gazze topraklarının üçte ikisi artık girilemez bölge haline geldi.  Gazze Belediyesi Sözcüsü Assem Al-Nabeeh, son tahliye emirlerinin ardından insanların kelimenin tam anlamıyla her yerde, ana yollarda, halka açık parklarda, çöplüklerin yakınında, meydanlarda ve hatta çökmek üzere olan binalarda uyuduğunu aktardı.  <strong>"SINIRLARI OLMAYAN BİR SAVAŞ"</strong>  Yetkililere göre en son tahliye emirlerinden önce bile şehrin sadece yüzde 40'ının suya erişimi vardı. Şehir genelinde 175 bin ton atığın biriktiği tahmin ediliyor.  Filistin toprakları için kıdemli OCHA yetkilisi Jonathan Whittall, bu haftanın başlarında Gazze'de "sınırları olmayan bir savaş" sürdüğünü söyledi.  Cuma günü yayınlanan bir raporda, "Gazze, şu anda ikinci ayına giren tam kargo ablukası neredeyse tüm un dağıtımını durdurduğu ve tüm fırınları kapattığı için açlık ve yetersiz beslenme riskiyle karşı karşıya." ifadelerine yer verildi.   <strong>GAZZE'NİN KAPISINA YIĞILAN YARDIMLAR</strong>  Bu arada Gazze'nin dışında da büyük miktarda yardım bekliyor.  Yardım kuruluşları, Gazze'nin dışında yaklaşık 89 bin ton gıdanın beklediğini, içerideki gıda kıtlığının ise fiyatları önemli ölçüde artırdığını söylüyor. Bir torba buğ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kayıp kardeşini &amp;quot;cehennem&amp;quot;deki fotoğrafta fark etti: Boynundaki dövmeden tanıdı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kayip-kardesini-cehennemdeki-fotografta-fark-etti-boynundaki-doevmeden-tanidi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kayip-kardesini-cehennemdeki-fotografta-fark-etti-boynundaki-doevmeden-tanidi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin göçmen avı tüm hızıyla devam ediyor. El Salvador&#039;daki kötü şöhretli hapishaneye gönderilen göçmenlerden birinin kardeşi, tek suçunun Venezuelalı olmak ve dövme yaptırmak olduğunu ileri sürdü. Genç adam, kardeşinin El Salvador&#039;a gönderilenler arasında olduğunu, elleri ve ayakları kelepçeli bir grup mahkumun fotoğrafından öğrendi. Dünya basınında büyük ses getiren fotoğraflardan birinde gördüğü kardeşini, boynundaki sinek kuşu dövmesinden tanıdı.Arturo Suarez isimli göçmen, beş hafta öncesine kadar profesyonel bir şarkıcıydı. Sığınma talebinin işleme alınmasını beklerken Amerika Birleşik Devletleri&#039;nde sahne alıyordu.
Aslen Venezuelalı olan bu kişi, ABD&#039;ye yasal yollardan girmişti.Ancak şu anda Trump yönetimi tarafından gönderildiği El Salvador&#039;da bulunan ve &quot;yeryüzündeki cehennem&quot; olarak bilinen hapishanede tutuklu.
Beyaz Saray onun bir çete üyesi olduğunu iddia ediyor ancak bu iddiayı destekleyecek bir kanıt bulunmuyor.Kardeşi Nelson Suarez, Sky News&#039;e yaptığı açıklamada, kardeşinin tek &quot;suçunun&quot; Venezuelalı olması ve dövme yaptırması olduğuna inandığını söyledi.
Nelson, kardeşinin çete üyesi olmadığı konusunda ısrar ederek, &quot;Dövmeler yüzünden olduğu sonucuna vardım. Eğer sabıka kaydınız yoksa, ABD&#039;de hiçbir suç işlemediyseniz, başka ne sebep olabilir? Çünkü Venezuelalısınız?&quot; ifadelerini kullandı.34 yaşındaki Arturo, mart ayında müzik videosu çekerken göçmenlik görevlileri tarafından tutuklandı.
Önce Teksas&#039;ın El Paso kentindeki bir sınır dışı merkezine götürüldü, ardından da askeri bir uçağa bindirilerek El Salvador&#039;a nakledildi.
Ailesi o zamandan beri genç adamdan haber alamadı. Avukatlar ve göçmen hakları grupları, CECOT hapishanesine gönderilen 200&#039;den fazla Venezuelalı erkekten hiçbiriyle iletişim kuramadı.Nelson, kardeşinin büyük ihtimalle CECOT&#039;ta olduğunu, bir haber sitesinde gördüğü fotoğraf sayesinde öğrendi.
Genç adam, elleri ve ayakları kelepçeli, başları tıraşlı ve vücutları birbirine zincirlenmiş bir grup tutuklunun fotoğrafındaki ayrıntıyı fark etti.Fotoğrafta bulunan genç adamın boynundaki dövmeyi işaret eden Nelson, &quot;Boynunda sinek kuşu dövmesi görebilirsiniz.&quot; diye konuştu.
Kardeşi, Arturo&#039;nun sinek kuşu dövmesini ölen annelerinin anısına yaptırdığını aktardı.
Arturo&#039;nun toplamda 33 dövmesi var, bunların arasında bir piyano, şiirler ve İncil&#039;den dizeler var.
Bu dövmelerin onu Trump&#039;ın göçmen karşıtı hareketinin merkezine yerleştirmiş olması mümkün.Göçmenlik görevlileri belirli dövmelerin çete sembolleri olduğuna odaklandı. Göçmenlik görevlilerine &quot;Alien Enemy Validation Guide&quot; adlı bir belge verildi.
Belge, gözaltındaki bir göçmenin çete üyesi olarak &quot;onaylanıp onaylanmayacağını&quot; belirlemek için puan tabanlı bir sistem sağlıyor.
Belgeye göre altı puan ve üzeri puan alan göçmenler Tren de Aragua çetesinin üyeleri olarak belirleniyor.&quot;Sembolizm&quot; kategorisine giren dövmeler dört puan alırken, çete sembollerini &quot;gösteren&quot; sosyal medya paylaşımları iki puan alıyor.
Belgeye göre şüpheli olarak değerlendirilen dövmeler arasında özellikle taçlar ve yıldızlar yer alıyor.Mart ayında ABD Başkanı Donald Trump, savaş zamanında sadece üç kez uygulanan 1798 tarihli Yabancı Düşmanlar Yasası&#039;nı imzaladı.
Bu yasa, başkanın ABD&#039;de yasal olarak yaşayan göçmenleri, hükümetin &quot;düşmanı&quot; olarak görülen ülkelerden geliyorlarsa, gözaltına almasına ve sınır dışı etmesine izin veriyor.
Trump, Venezuelalı Tren de Aragua çetesinin &quot;ABD&#039;ye sızdığını&quot; ve &quot;savaş yürüttüğünü&quot; iddia etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K23MaP-rwEW0gkRXgK6ZBg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kayıp, kardeşini, cehennemdeki, fotoğrafta, fark, etti:, Boynundaki, dövmeden, tanıdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K23MaP-rwEW0gkRXgK6ZBg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kayıp kardeşini " cehennem foto tan><p>ABD'nin göçmen avı tüm hızıyla devam ediyor. El Salvador'daki kötü şöhretli hapishaneye gönderilen göçmenlerden birinin kardeşi, tek suçunun Venezuelalı olmak ve dövme yaptırmak olduğunu ileri sürdü. Genç adam, kardeşinin El Salvador'a gönderilenler arasında olduğunu, elleri ve ayakları kelepçeli bir grup mahkumun fotoğrafından öğrendi. Dünya basınında büyük ses getiren fotoğraflardan birinde gördüğü kardeşini, boynundaki sinek kuşu dövmesinden tanıdı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SFsc_O9MpECLPHOHQ6RFew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arturo Suarez isimli göçmen, beş hafta öncesine kadar profesyonel bir şarkıcıydı. Sığınma talebinin işleme alınmasını beklerken Amerika Birleşik Devletleri'nde sahne alıyordu.
Aslen Venezuelalı olan bu kişi, ABD'ye yasal yollardan girmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0lII9CQBb0CvwriYR_Cx8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak şu anda Trump yönetimi tarafından gönderildiği El Salvador'da bulunan ve "yeryüzündeki cehennem" olarak bilinen hapishanede tutuklu.
Beyaz Saray onun bir çete üyesi olduğunu iddia ediyor ancak bu iddiayı destekleyecek bir kanıt bulunmuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kRE4_wF7sEC_GSm95snC-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kardeşi Nelson Suarez, Sky News'e yaptığı açıklamada, kardeşinin tek "suçunun" Venezuelalı olması ve dövme yaptırması olduğuna inandığını söyledi.
Nelson, kardeşinin çete üyesi olmadığı konusunda ısrar ederek, "Dövmeler yüzünden olduğu sonucuna vardım. Eğer sabıka kaydınız yoksa, ABD'de hiçbir suç işlemediyseniz, başka ne sebep olabilir? Çünkü Venezuelalısınız?" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L_lcHOqUPUumf9YRH3JPAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>34 yaşındaki Arturo, mart ayında müzik videosu çekerken göçmenlik görevlileri tarafından tutuklandı.
Önce Teksas'ın El Paso kentindeki bir sınır dışı merkezine götürüldü, ardından da askeri bir uçağa bindirilerek El Salvador'a nakledildi.
Ailesi o zamandan beri genç adamdan haber alamadı. Avukatlar ve göçmen hakları grupları, CECOT hapishanesine gönderilen 200'den fazla Venezuelalı erkekten hiçbiriyle iletişim kuramadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W7gtGZVoBUuxmRAbumKK-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nelson, kardeşinin büyük ihtimalle CECOT'ta olduğunu, bir haber sitesinde gördüğü fotoğraf sayesinde öğrendi.
Genç adam, elleri ve ayakları kelepçeli, başları tıraşlı ve vücutları birbirine zincirlenmiş bir grup tutuklunun fotoğrafındaki ayrıntıyı fark etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H4GMscJoxUy2kt2lCXxjqQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fotoğrafta bulunan genç adamın boynundaki dövmeyi işaret eden Nelson, "Boynunda sinek kuşu dövmesi görebilirsiniz." diye konuştu.
Kardeşi, Arturo'nun sinek kuşu dövmesini ölen annelerinin anısına yaptırdığını aktardı.
Arturo'nun toplamda 33 dövmesi var, bunların arasında bir piyano, şiirler ve İncil'den dizeler var.
Bu dövmelerin onu Trump'ın göçmen karşıtı hareketinin merkezine yerleştirmiş olması mümkün.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jfn9Gb9Zq0mMgKtI54wp7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Göçmenlik görevlileri belirli dövmelerin çete sembolleri olduğuna odaklandı. Göçmenlik görevlilerine "Alien Enemy Validation Guide" adlı bir belge verildi.
Belge, gözaltındaki bir göçmenin çete üyesi olarak "onaylanıp onaylanmayacağını" belirlemek için puan tabanlı bir sistem sağlıyor.
Belgeye göre altı puan ve üzeri puan alan göçmenler Tren de Aragua çetesinin üyeleri olarak belirleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iFqsXr7hy0CneLRmEIokqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Sembolizm" kategorisine giren dövmeler dört puan alırken, çete sembollerini "gösteren" sosyal medya paylaşımları iki puan alıyor.
Belgeye göre şüpheli olarak değerlendirilen dövmeler arasında özellikle taçlar ve yıldızlar yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sTniV0v5gEO7OBVYLIt-0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mart ayında ABD Başkanı Donald Trump, savaş zamanında sadece üç kez uygulanan 1798 tarihli Yabancı Düşmanlar Yasası'nı imzaladı.
Bu yasa, başkanın ABD'de yasal olarak yaşayan göçmenleri, hükümetin "düşmanı" olarak görülen ülkelerden geliyorlarsa, gözaltına almasına ve sınır dışı etmesine izin veriyor.
Trump, Venezuelalı Tren de Aragua çetesinin "ABD'ye sızdığını" ve "savaş yürüttüğünü" iddia etti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hastanedeki korkunç hata genç kadının hayatını değiştirdi: Acile gitti, uyandığında bacağı yoktu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/hastanedeki-korkunc-hata-genc-kadinin-hayatini-degistirdi-acile-gitti-uyandiginda-bacagi-yoktu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/hastanedeki-korkunc-hata-genc-kadinin-hayatini-degistirdi-acile-gitti-uyandiginda-bacagi-yoktu</guid>
<description><![CDATA[ Korkunç bir sağlık hatası, 26 yaşındaki Molly Harbron’ın hayatını değiştirdi. Genç kadın, Acil Servis’te 16 saat süren acı dolu bir bekleyişin ardından, uyanıp bacağının kesildiğini öğrendi. O andan önce hiçbir şey hatırlamayan Molly, hayatının en karanlık dönemine adım atmıştı.Molly Harbron, 25 Nisan 2020’de, ayağı uyuşmuş, bacağı soğumuş ve rengini kaybetmiş bir şekilde Acil Servis&#039;e başvurdu. Genç kadın, o dönemde henüz 22 yaşındaydı ve büyük bir acı içinde hastaneye geldi. Sağlık görevlileri, bacağındaki derin ven trombozu (DVT) şüphesini taşısalar da gerekli testleri yapmadan, Molly’nin acı içinde 16 saat beklemesine neden oldular.Sağlık yetkilileri, bacakta kan akışının geri sağlanması için yeterli zamanın geçmesine izin verdi ve Molly&#039;nin bacağına müdahale etmeyi ertelendi. 16 saatlik gecikme, bacağın kesilmesiyle sonuçlandı. Hastane yönetimi, eğer bacak 21:00’a kadar ameliyat edilseydi, Molly&#039;nin bacağının kesilmesinin önlenebileceğini kabul etti. Ancak, bir gün daha beklemek zorunda kalan genç kadın, bacağı olmadan uyanarak büyük bir travma yaşadı.Bacağının kaybı, Molly için sadece fiziksel değil, psikolojik bir yıkım da oldu. Fiziksel olarak zorlayıcı bir işte çalışan ve haftada üç gün koşan bir genç kadınken, artık tek bacakla hayatını devam ettirme fikri ona dayanılmaz geliyordu. Ancak, zamanla kendini toparladı ve hayatına yeni bir yön verme kararı aldı.Molly, hastaneden çıktıktan sonra bir ay kadar sonra sevgilisi Daniel’le tanıştı. Çift, evlendi ve Molly, protez bacağıyla nikah masasına oturmayı başardı. Ancak ilk protez, vücuduna uygun olmadığı için büyük bir rahatsızlık veriyordu. Zamanla özel olarak tasarlanmış bir protez kullanmaya başlayan Molly, eski hayatına dönmeye başladı. Artık rahatça yürüyebiliyor, alışveriş yapabiliyor ve araba kullanabiliyor.Molly, yaşadığı travmanın ardından tıbbi ihmalkarlık konusunda dava açtı. Avukatlar, Molly’nin bakımını yeniden incelemeye aldı. Avukat Ashlee Coates, &quot;Molly&#039;nin davası, hastaların karşılaşabileceği hayat değiştiren sonuçları gözler önüne seriyor. Molly, fiziksel ve psikolojik olarak büyük bir mücadele verdi, ancak her zaman iyileşmek için çaba sarf etti&quot; dedi.Richard Robinson ise, &quot;Molly&#039;nin başına gelenlerden dolayı çok üzgünüz. Aldığı bakımın hak ettiği standartların altında kaldığını kabul ediyoruz. Özür dilerim&quot; ifadelerini kullandı.Molly’nin hikayesi, hem sağlık sistemindeki büyük eksiklikleri gözler önüne seriyor hem de benzer bir durumda olanlara umut veriyor. Hayatını yeniden kurmayı başaran Molly, başkalarının aynı hatalarla karşılaşmaması için mücadele etmeye devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E5_vXF5ihEe3j0JCPn-_gQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hastanedeki, korkunç, hata, genç, kadının, hayatını, değiştirdi:, Acile, gitti, uyandığında, bacağı, yoktu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E5_vXF5ihEe3j0JCPn-_gQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hastanede korkunç hata: Acile gitti, 16 saat sonra bacağı kesilmişti"><p>Korkunç bir sağlık hatası, 26 yaşındaki Molly Harbron’ın hayatını değiştirdi. Genç kadın, Acil Servis’te 16 saat süren acı dolu bir bekleyişin ardından, uyanıp bacağının kesildiğini öğrendi. O andan önce hiçbir şey hatırlamayan Molly, hayatının en karanlık dönemine adım atmıştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eYdHaT9laEGOsoLxTcjYFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Molly Harbron, 25 Nisan 2020’de, ayağı uyuşmuş, bacağı soğumuş ve rengini kaybetmiş bir şekilde Acil Servis'e başvurdu. Genç kadın, o dönemde henüz 22 yaşındaydı ve büyük bir acı içinde hastaneye geldi. Sağlık görevlileri, bacağındaki derin ven trombozu (DVT) şüphesini taşısalar da gerekli testleri yapmadan, Molly’nin acı içinde 16 saat beklemesine neden oldular.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8aRbEgst0UmWA9xNe5X0Vg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sağlık yetkilileri, bacakta kan akışının geri sağlanması için yeterli zamanın geçmesine izin verdi ve Molly'nin bacağına müdahale etmeyi ertelendi. 16 saatlik gecikme, bacağın kesilmesiyle sonuçlandı. Hastane yönetimi, eğer bacak 21:00’a kadar ameliyat edilseydi, Molly'nin bacağının kesilmesinin önlenebileceğini kabul etti. Ancak, bir gün daha beklemek zorunda kalan genç kadın, bacağı olmadan uyanarak büyük bir travma yaşadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L10ELidrMUqzzHytBpDMvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bacağının kaybı, Molly için sadece fiziksel değil, psikolojik bir yıkım da oldu. Fiziksel olarak zorlayıcı bir işte çalışan ve haftada üç gün koşan bir genç kadınken, artık tek bacakla hayatını devam ettirme fikri ona dayanılmaz geliyordu. Ancak, zamanla kendini toparladı ve hayatına yeni bir yön verme kararı aldı.Molly, hastaneden çıktıktan sonra bir ay kadar sonra sevgilisi Daniel’le tanıştı. Çift, evlendi ve Molly, protez bacağıyla nikah masasına oturmayı başardı. Ancak ilk protez, vücuduna uygun olmadığı için büyük bir rahatsızlık veriyordu. Zamanla özel olarak tasarlanmış bir protez kullanmaya başlayan Molly, eski hayatına dönmeye başladı. Artık rahatça yürüyebiliyor, alışveriş yapabiliyor ve araba kullanabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NNqkTz3FXEa49tErfG15Tg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Molly, yaşadığı travmanın ardından tıbbi ihmalkarlık konusunda dava açtı. Avukatlar, Molly’nin bakımını yeniden incelemeye aldı. Avukat Ashlee Coates, "Molly'nin davası, hastaların karşılaşabileceği hayat değiştiren sonuçları gözler önüne seriyor. Molly, fiziksel ve psikolojik olarak büyük bir mücadele verdi, ancak her zaman iyileşmek için çaba sarf etti" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w0rjaKJ0VU2F5sPF3e2HSQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Richard Robinson ise, "Molly'nin başına gelenlerden dolayı çok üzgünüz. Aldığı bakımın hak ettiği standartların altında kaldığını kabul ediyoruz. Özür dilerim" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Nn2cxH0FdUOK8-zAA55axQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Molly’nin hikayesi, hem sağlık sistemindeki büyük eksiklikleri gözler önüne seriyor hem de benzer bir durumda olanlara umut veriyor. Hayatını yeniden kurmayı başaran Molly, başkalarının aynı hatalarla karşılaşmaması için mücadele etmeye devam ediyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en fazla boşanma oranına sahip ülkeleri: Türkiye kaçıncı sırada?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/dunyanin-en-fazla-bosanma-oranina-sahip-ulkeleri-turkiye-kacinci-sirada</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/dunyanin-en-fazla-bosanma-oranina-sahip-ulkeleri-turkiye-kacinci-sirada</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en fazla boşanma oranına sahip ülkeleri listesi, 2025 yılı itibarıyla güncellendi ve yeni sıralama belli oldu. Divorce kaynaklı ajans tarafından boşanma ile ilgili yapılan kapsamlı araştırma sonucunda, en fazla boşanma oranına sahip ülkeler listesi belirlendi. Bu sıralama oluşturulurken yalnızca boşanma oranları değil, çeşitli sosyal ve ekonomik faktörlerin etkilerinden de faydalanıldı. Peki, dünyanın en fazla boşanma oranına sahip ülkeleri listesinde Türkiye kaçıncı sırada?Modern toplumlarda evlilik ve aile kavramında yaşanan değişimler, boşanma oranlarının da artmasına neden oluyor. Yapılan araştırmalar sonucunda uzman isimler, ekonomik krizler, bireyselleşme, değişen toplumsal normlar ve dijitalleşmenin ilişkiler üzerindeki etkilerini bu artışın temel sebepleri arasında gösteriyor.Dünyada en fazla boşanma oranının yüksek olduğu 30 ülke açıklandı. Divorce verilerine göre boşanma oranlarının en yüksek olduğu 30 ülke şu şekilde: ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_lkK7-eeTEumyRKkcw7mEQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, fazla, boşanma, oranına, sahip, ülkeleri:, Türkiye, kaçıncı, sırada</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_lkK7-eeTEumyRKkcw7mEQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın en fazla boşanma oranına sahip ülkeleri: Türkiye kaçıncı sırada?"><p>Dünyanın en fazla boşanma oranına sahip ülkeleri listesi, 2025 yılı itibarıyla güncellendi ve yeni sıralama belli oldu. Divorce kaynaklı ajans tarafından boşanma ile ilgili yapılan kapsamlı araştırma sonucunda, en fazla boşanma oranına sahip ülkeler listesi belirlendi. Bu sıralama oluşturulurken yalnızca boşanma oranları değil, çeşitli sosyal ve ekonomik faktörlerin etkilerinden de faydalanıldı. Peki, dünyanın en fazla boşanma oranına sahip ülkeleri listesinde Türkiye kaçıncı sırada?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BJWVQTfl3kO57qTqm3GoAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Modern toplumlarda evlilik ve aile kavramında yaşanan değişimler, boşanma oranlarının da artmasına neden oluyor. Yapılan araştırmalar sonucunda uzman isimler, ekonomik krizler, bireyselleşme, değişen toplumsal normlar ve dijitalleşmenin ilişkiler üzerindeki etkilerini bu artışın temel sebepleri arasında gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QpZhYi7KRUS6PF0C05RdRA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünyada en fazla boşanma oranının yüksek olduğu 30 ülke açıklandı. Divorce verilerine göre boşanma oranlarının en yüksek olduğu 30 ülke şu şekilde:</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lEwCdLVG-E-R2CuUDY99Sw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZEzDr6aES0q-Wi1K1NQNLw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y3638XuTy0SlqPlQWv-rDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/69pR3axQN0G5fSUERu_q3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gQPx3Bom_0GEPGjQYxtpMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dM8scPlFIE-_SzdGCN1LHQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yUMKM5SopUWKkxdq55D5hg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4Aup99KdbESbHzhz63Hl3Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZeIap1GnMUS9cQn29ba82w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3UuvB8p_z0KbxMReJNYRbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8I_DcWtq4UG-4sh1fUwYXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/idzXJKw1UEi-ICVxEs_TaQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eWnAVFlVB0ODXhWMZrxZ0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eMWvdEvkjUCxFWMtrc61Cg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TiLaA2Ws2ESb13C9gFSg_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hk7rIpTSCki057Fmh3I9RA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pqXnEsHx6EO7t_pTS4Xb3Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nVT7mz7v50y9GVhrrSSQ3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W6entbYMhkuRnInL5AtcTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Crk3FyuT50WC9MUYXwH40g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ap5rU889dUKocoWYVMawuw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U7ZZd-W690-wzea_lcETSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RHkuVYmAt0W6wX1e8x6b6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P_luFQN-ZUePoIWN_-rd_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DfR8-F70tUC5mMdJ8HUeXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Na8QZ9v0P0GEvV59YVdi8w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gA9XiKTHWE21NyYngSSxWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BKe-fQgos0inNxP6wV4Ihw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DuWVEQucfkSWgN1I2er9_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XU2OnsKkyEKMkAbqvyfHHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;den skandal plan: Suriye topraklarına turistik tur düzenleyecek</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israilden-skandal-plan-suriye-topraklarinaturistik-tur-duzenleyecek</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israilden-skandal-plan-suriye-topraklarinaturistik-tur-duzenleyecek</guid>
<description><![CDATA[ İsrail, Suriye sınırları içindeki bölgelerde ordunun gözetiminde turistik turlar düzenlemeye hazırlanıyor. Geziler, işgal altındaki Golan Tepeleri&#039;nde bulunan yerleşimlerle gerçekleştirilecek.İsrail ordusu ile Golan Bölge Konseyi&#039;nin Suriye&#039;de işgal edilen bölgeler için İsraillilere &quot;turistik tur&quot; düzenleyeceği belirtildi.  Haaretz gazetesinde yayınlanan haberde, Suriye sınırları içerisinde bulunan bölgelerde İsrail ordusunun gözetiminde turlar düzenleneceği ifade edildi.  İsrail vatandaşlarına yönelik &quot;turistik turların&quot; daha önce sivillerin &quot;nadiren ziyaret etmesine izin verilen bölgeleri&quot; kapsayacağı kaydedildi.  Tur kapsamında İsrail, Lübnan, Suriye sınırının birleşiminde yer alan Rukkad Vadisi&#039;nin yanı sıra Hermon Dağı (Cebel eş-Şeyh), Cebel er-Rus ve Yermuk Nehri yakınlarında yer alan Hicaz demir yolu tünelinin de gezilebileceği ifade edildi.  Haberde ayrıca, Suriye&#039;deki bu bölgelere İsrail ordusunun gözetiminde &quot;ilk defa gezi düzenleneceği&quot; ve bu gezilerin Golan Tepeleri&#039;nde bulunan yerleşim birimleriyle işbirliği halinde gerçekleştirileceği belirtildi.  GOLAN TEPELERİ&#039;NDE İŞGALİN TARİHİ  İsrail, Suriye&#039;ye ait Golan Tepeleri&#039;ni 1967&#039;den beri işgal altında tutuyor.  İsrail, Baas rejiminin yıkıldığı 8 Aralık 2024&#039;ten bu yana hem Suriye topraklarını işgal ediyor hem de bazı noktalara hava saldırıları düzenliyor.  İsrail ordusu, 2 Nisan&#039;da Hama Havalimanı ve çevresindeki noktalara 14&#039;ten fazla hava saldırısının yanı sıra Humus iline bağlı T4 Askeri Havaalanı ve başkent Şam&#039;daki bir askeri altyapıya hava saldırıları, Dera ilinin batısına ise havan ve topçu saldırıları düzenlemişti.  Suriye resmi ajansı SANA&#039;nın haberinde İsrail&#039;in Dera&#039;ya yönelik saldırılarında 9 sivilin yaşamını yitirdiği, çok sayıda sivilin yaralandığı bildirilmişti.  İsrail, 3 Nisan&#039;da da Şam&#039;ın Kisva Mahallesi&#039;ni hava saldırısıyla hedef almıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y71CghzHdUaH9bJpmaUnZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailden, skandal, plan:, Suriye, topraklarına turistik, tur, düzenleyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y71CghzHdUaH9bJpmaUnZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'den Suriye'de turizm planı"><p>İsrail, Suriye sınırları içindeki bölgelerde ordunun gözetiminde turistik turlar düzenlemeye hazırlanıyor. Geziler, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan yerleşimlerle gerçekleştirilecek.</p>İsrail ordusu ile Golan Bölge Konseyi'nin Suriye'de işgal edilen bölgeler için İsraillilere "turistik tur" düzenleyeceği belirtildi.  Haaretz gazetesinde yayınlanan haberde, Suriye sınırları içerisinde bulunan bölgelerde İsrail ordusunun gözetiminde turlar düzenleneceği ifade edildi.  İsrail vatandaşlarına yönelik "turistik turların" daha önce sivillerin "nadiren ziyaret etmesine izin verilen bölgeleri" kapsayacağı kaydedildi.  Tur kapsamında İsrail, Lübnan, Suriye sınırının birleşiminde yer alan Rukkad Vadisi'nin yanı sıra Hermon Dağı (Cebel eş-Şeyh), Cebel er-Rus ve Yermuk Nehri yakınlarında yer alan Hicaz demir yolu tünelinin de gezilebileceği ifade edildi.  Haberde ayrıca, Suriye'deki bu bölgelere İsrail ordusunun gözetiminde "ilk defa gezi düzenleneceği" ve bu gezilerin Golan Tepeleri'nde bulunan yerleşim birimleriyle işbirliği halinde gerçekleştirileceği belirtildi.  <strong>GOLAN TEPELERİ'NDE İŞGALİN TARİHİ</strong>  İsrail, Suriye'ye ait Golan Tepeleri'ni 1967'den beri işgal altında tutuyor.  İsrail, Baas rejiminin yıkıldığı 8 Aralık 2024'ten bu yana hem Suriye topraklarını işgal ediyor hem de bazı noktalara hava saldırıları düzenliyor.  İsrail ordusu, 2 Nisan'da Hama Havalimanı ve çevresindeki noktalara 14'ten fazla hava saldırısının yanı sıra Humus iline bağlı T4 Askeri Havaalanı ve başkent Şam'daki bir askeri altyapıya hava saldırıları, Dera ilinin batısına ise havan ve topçu saldırıları düzenlemişti.  Suriye resmi ajansı SANA'nın haberinde İsrail'in Dera'ya yönelik saldırılarında 9 sivilin yaşamını yitirdiği, çok sayıda sivilin yaralandığı bildirilmişti.  İsrail, 3 Nisan'da da Şam'ın Kisva Mahallesi'ni hava saldırısıyla hedef almıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail ablukası sürüyor: &amp;quot;Gazze&amp;apos;ye bir buğday tanesi bile girmeyecek&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-ablukasi-suruyor-gazzeye-bir-bugday-tanesi-bile-girmeyecek</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-ablukasi-suruyor-gazzeye-bir-bugday-tanesi-bile-girmeyecek</guid>
<description><![CDATA[ İsrail hükümeti 2 Mart&#039;tan bu yana Gazze&#039;ye yardım girişlerini engelliyor. Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Gazze Şeridi&#039;ne &quot;bir buğday tanesinin bile&quot; girişine izin vermeyeceklerini belirtti.İsrail&#039;in 2 Mart&#039;tan bu yana yardım girişlerini durdurduğu Gazze&#039;de yaşayan yaklaşık 2,3 milyon Filistinli açlıkla mücadele ediyor.  Yardım girişlerinin engellenmesinin ardından yaşanan un ve yakıt sıkıntısı nedeniyle Gazze&#039;de bu ayın başından beri fırınlar üretim yapamıyor.İSRAİL BASINI GELECEK HAFTALARI İŞARET ETTİ  İsrail basını, ordunun &quot;gelecek haftalarda&quot; Gazze&#039;ye bazı insani yardımların girişine izin vereceğini iddia etti.  Aşırı sağcı Bakan Smotrich, katıldığı bir konferansta, İsrail ordusunun Gazze&#039;ye bazı insani yardımların girişine izin vereceği yönündeki iddiaya değindi.&quot;BİR BUĞDAY TANESİ BİLE GİRMEYECEK&quot;  Smotrich, haberlerin aksine Gazze&#039;ye &quot;bir buğday tanesinin bile girişine izin verilmeyeceğini&quot; söyledi.  İsrail, Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası anlaşmasının birinci aşamasının sona ermesinin ardından 2 Mart&#039;ta Gazze Şeridi&#039;ne insani yardım girişlerini durdurmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bx9-oFxMAkC1QzVw-OqpxQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, ablukası, sürüyor:, Gazzeye, bir, buğday, tanesi, bile, girmeyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bx9-oFxMAkC1QzVw-OqpxQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrailli bakan: Gazze'ye bir buğday tanesi bile girmeyecek"><p>İsrail hükümeti 2 Mart'tan bu yana Gazze'ye yardım girişlerini engelliyor. Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Gazze Şeridi'ne "bir buğday tanesinin bile" girişine izin vermeyeceklerini belirtti.</p><p>İsrail'in 2 Mart'tan bu yana yardım girişlerini durdurduğu Gazze'de yaşayan yaklaşık 2,3 milyon Filistinli açlıkla mücadele ediyor.  Yardım girişlerinin engellenmesinin ardından yaşanan un ve yakıt sıkıntısı nedeniyle Gazze'de bu ayın başından beri fırınlar üretim yapamıyor.</p><p><strong>İSRAİL BASINI GELECEK HAFTALARI İŞARET ETTİ</strong>  İsrail basını, ordunun "gelecek haftalarda" Gazze'ye bazı insani yardımların girişine izin vereceğini iddia etti.  Aşırı sağcı Bakan Smotrich, katıldığı bir konferansta, İsrail ordusunun Gazze'ye bazı insani yardımların girişine izin vereceği yönündeki iddiaya değindi.</p><p><strong>"BİR BUĞDAY TANESİ BİLE GİRMEYECEK"</strong>  Smotrich, haberlerin aksine Gazze'ye "bir buğday tanesinin bile girişine izin verilmeyeceğini" söyledi.  İsrail, Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasının birinci aşamasının sona ermesinin ardından 2 Mart'ta Gazze Şeridi'ne insani yardım girişlerini durdurmuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail ordusunda savaşan 10 İngilize Gazze&amp;apos;de savaş suçu suçlaması</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-ordusunda-savasan-10-ingilize-gazzede-savas-sucu-suclamasi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-ordusunda-savasan-10-ingilize-gazzede-savas-sucu-suclamasi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusuna mensup 10 İngiliz hakkında Gazze&#039;de işledikleri savaş suçları ve insanlığa karşı suçları belgelendiren bir rapor hazırlandı.Ateşkesi bozarak Gazze’ye saldırılarını sürdüren İsrail ordusunda savaşan 10 İngilize “savaş suçu” suçlaması yöneltildi. İngiltere’deki insan hakları avukatlarının bu bağlamda Metropolitan Polisi’ne başvurarak suç duyurusunda bulunacağı belirtildi. 10 isme yöneltilen suçlamalar arasında sivillerin ve yardım çalışanlarının öldürülmesi de bulunuyor.  240 SAYFALIK RAPOR: CİNAYET, ZORLA YERİNDEN ETME…  The Guardian gazetesinin haberine göre, 10 İngiliz hakkındaki suç duyurusunun bugün ilgili makamlara iletilmesi bekleniyor. Aralarında Michael Mansfield KC’nin de bulunduğu bir grup avukatın emniyetin savaş suçları birimine ileteceği dosyada 240 sayfalık bir rapor bulunuyor. Şüphelilerin keskin nişancı ateşiyle de olmak üzere sivilleri ve yardım çalışanlarını öldürdüğü ve hastaneler de dahil olmak üzere sivillerin olduğu bölgelere rastgele saldırılar düzenlediği belirtiliyor.   Bir grup İngiliz avukat ve Lahey’deki araştırmacıların hazırladığı söz konusu raporda şüphelilere ayrıca tarihi anıtlar ve dini alanlar da dahil olmak üzere koruma altındaki alanlara koordineli saldırılar düzenleme ve sivilleri zorla yerinden etme suçlaması yönetiliyor. Hukuki gerekçelerden ötürü şüphelilerin isimleri paylaşılmazken, raporun tamamı da kamuoyuna sunulmadı.   “EN AZINDAN KENDİ VATANDAŞLARIMIZI DURDURABİLİRİZ”  İnsan hakları avukatı Mansfield, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Eğer vatandaşlarımızdan biri bir suç işlediyse, bununla ilgili bir şey yapmamız gerekiyor. Yabancı ülkelerin hükümetlerini kötü davranmaktan alıkoyamasak da en azından kendi vatandaşlarımızın kötü davranmasını engelleyebiliriz. İngiliz vatandaşlarının Filistin’de işlenen suçlara iştirak etmeme konusunda hukuki bir yükümlülüğü bulunuyor. Hiç kimse kanunun üzerinde değil” diye konuştu.   Ekim 2023-Mayıs 2024 arasında işlenen suçları kapsayan rapor, Gazze merkezli Filistin İnsan Hakları Merkezi ve İngiltere merkezli Kamu Yararı Hukuk Merkezi adına teslim edildi. Rapora göre, bazıları çifte vatandaş olan 10 şüpheliye atfedilen suçların her biri savaş suçu ya da insanlığa karşı suç teşkil ediyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HjN_JZPipkOMla9b_ktIJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, ordusunda, savaşan, İngilize, Gazzede, savaş, suçu, suçlaması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HjN_JZPipkOMla9b_ktIJw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="10 İngilize savaş suçu suçlaması"><p>İsrail ordusuna mensup 10 İngiliz hakkında Gazze'de işledikleri savaş suçları ve insanlığa karşı suçları belgelendiren bir rapor hazırlandı.</p>Ateşkesi bozarak Gazze’ye saldırılarını sürdüren İsrail ordusunda savaşan 10 İngilize “savaş suçu” suçlaması yöneltildi. İngiltere’deki insan hakları avukatlarının bu bağlamda Metropolitan Polisi’ne başvurarak suç duyurusunda bulunacağı belirtildi. 10 isme yöneltilen suçlamalar arasında sivillerin ve yardım çalışanlarının öldürülmesi de bulunuyor.  <strong>240 SAYFALIK RAPOR: CİNAYET, ZORLA YERİNDEN ETME…</strong>  The Guardian gazetesinin haberine göre, 10 İngiliz hakkındaki suç duyurusunun bugün ilgili makamlara iletilmesi bekleniyor. Aralarında Michael Mansfield KC’nin de bulunduğu bir grup avukatın emniyetin savaş suçları birimine ileteceği dosyada 240 sayfalık bir rapor bulunuyor. Şüphelilerin keskin nişancı ateşiyle de olmak üzere sivilleri ve yardım çalışanlarını öldürdüğü ve hastaneler de dahil olmak üzere sivillerin olduğu bölgelere rastgele saldırılar düzenlediği belirtiliyor.   Bir grup İngiliz avukat ve Lahey’deki araştırmacıların hazırladığı söz konusu raporda şüphelilere ayrıca tarihi anıtlar ve dini alanlar da dahil olmak üzere koruma altındaki alanlara koordineli saldırılar düzenleme ve sivilleri zorla yerinden etme suçlaması yönetiliyor. Hukuki gerekçelerden ötürü şüphelilerin isimleri paylaşılmazken, raporun tamamı da kamuoyuna sunulmadı.   <strong>“EN AZINDAN KENDİ VATANDAŞLARIMIZI DURDURABİLİRİZ”</strong>  İnsan hakları avukatı Mansfield, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Eğer vatandaşlarımızdan biri bir suç işlediyse, bununla ilgili bir şey yapmamız gerekiyor. Yabancı ülkelerin hükümetlerini kötü davranmaktan alıkoyamasak da en azından kendi vatandaşlarımızın kötü davranmasını engelleyebiliriz. İngiliz vatandaşlarının Filistin’de işlenen suçlara iştirak etmeme konusunda hukuki bir yükümlülüğü bulunuyor. Hiç kimse kanunun üzerinde değil” diye konuştu.   Ekim 2023-Mayıs 2024 arasında işlenen suçları kapsayan rapor, Gazze merkezli Filistin İnsan Hakları Merkezi ve İngiltere merkezli Kamu Yararı Hukuk Merkezi adına teslim edildi. Rapora göre, bazıları çifte vatandaş olan 10 şüpheliye atfedilen suçların her biri savaş suçu ya da insanlığa karşı suç teşkil ediyor. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Netanyahu&amp;apos;nun tutuklanma korkusu: ABD rotasını uzattı!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/netanyahunun-tutuklanma-korkusu-abd-rotasini-uzatti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/netanyahunun-tutuklanma-korkusu-abd-rotasini-uzatti</guid>
<description><![CDATA[ Macaristan ziyaretini tamamlayan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sonraki durağı olan ABD&#039;ye uçtu. İsrail lideri, bazı Avrupa ülkelerinin Uluslararası Ceza Mahkemesi&#039;nin (UCM) tutuklama emrini uygulaması endişesiyle rotasını uzattı.İsrail&#039;in Haaretz gazetesinin haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bazı Avrupa ülkelerinin, Gazze&#039;de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan dolayı UCM&#039;nin hakkında verdiği kararı acil iniş durumunda uygulama ihtimali nedeniyle rotasını uzatmayı tercih etti.  Netanyahu, Macaristan&#039;ın başkenti Budapeşte&#039;den ABD&#039;nin başkenti Washington&#039;a gidişi sırasında 400 kilometre daha uzun bir rotadan uçtu.ROTASINI TAMAMEN DEĞİŞTİRDİ  İsrail&#039;in İrlanda, İzlanda ve Hollanda&#039;nın UCM kararını uygulama beklentisinden dolayı Netanyahu&#039;nun uçağı Washington&#039;a Hırvatistan, İtalya ve Fransa üzerinden uçtu.  Haaretz&#039;in haberinde, İsrail&#039;in Gazze&#039;ye şiddetli saldırılara başlamasından bu yana Netanyahu&#039;nun tüm ABD uçuşlarının Yunanistan, İtalya ve Fransa üzerinden gerçekleştirildiği kaydedildi.NETANYAHU&#039;NUN MACARİSTAN ZİYARETİ  Macaristan ziyareti, Netanyahu&#039;nun hakkındaki tutuklama kararının ardından UCM&#039;ye taraf bir ülkeye gerçekleştirdiği ilk ziyaret olarak kayıtlara geçmişti.  Macaristan hükümeti, UCM&#039;den ayrılma kararı aldığını bildirmişti.  UCM, 21 Kasım 2024&#039;te açıkladığı kararda, Gazze&#039;de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan ötürü İsrail Başbakanı Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkardığını duyurmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JZJ35CsrsEWHVSqZDjaf-A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Netanyahunun, tutuklanma, korkusu:, ABD, rotasını, uzattı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JZJ35CsrsEWHVSqZDjaf-A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Netanyahu tutuklanma korkusuyla rota değiştirdi"><p>Macaristan ziyaretini tamamlayan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sonraki durağı olan ABD'ye uçtu. İsrail lideri, bazı Avrupa ülkelerinin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) tutuklama emrini uygulaması endişesiyle rotasını uzattı.</p><p>İsrail'in Haaretz gazetesinin haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bazı Avrupa ülkelerinin, Gazze'de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan dolayı UCM'nin hakkında verdiği kararı acil iniş durumunda uygulama ihtimali nedeniyle rotasını uzatmayı tercih etti.  Netanyahu, Macaristan'ın başkenti Budapeşte'den ABD'nin başkenti Washington'a gidişi sırasında 400 kilometre daha uzun bir rotadan uçtu.</p><p><strong>ROTASINI TAMAMEN DEĞİŞTİRDİ</strong>  İsrail'in İrlanda, İzlanda ve Hollanda'nın UCM kararını uygulama beklentisinden dolayı Netanyahu'nun uçağı Washington'a Hırvatistan, İtalya ve Fransa üzerinden uçtu.  Haaretz'in haberinde, İsrail'in Gazze'ye şiddetli saldırılara başlamasından bu yana Netanyahu'nun tüm ABD uçuşlarının Yunanistan, İtalya ve Fransa üzerinden gerçekleştirildiği kaydedildi.</p><p><strong>NETANYAHU'NUN MACARİSTAN ZİYARETİ</strong>  Macaristan ziyareti, Netanyahu'nun hakkındaki tutuklama kararının ardından UCM'ye taraf bir ülkeye gerçekleştirdiği ilk ziyaret olarak kayıtlara geçmişti.  Macaristan hükümeti, UCM'den ayrılma kararı aldığını bildirmişti.  UCM, 21 Kasım 2024'te açıkladığı kararda, Gazze'de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan ötürü İsrail Başbakanı Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkardığını duyurmuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ermenistan askerleri Azerbaycan mevzilerine ateş açtı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ermenistanaskerleri-azerbaycan-mevzilerine-ates-acti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ermenistanaskerleri-azerbaycan-mevzilerine-ates-acti</guid>
<description><![CDATA[ Bakü yönetiminden yapılan açıklamada, Ermenistan askerlerinin Azerbaycan mevzilerine belirli aralıklarla ateş açtığı bildirildi.Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Ermenistan birliklerinin, sınırdaki Azerbaycan mevzilerine ateş açtığını duyurdu.Savunma Bakanlığından yapılan açıklamalarda, 6 Nisan akşamından 7 Nisan saat 04.30&#039;a kadar, Gorus, Karakilise, Başargeçer, Keşişkend, Tovuzgala ve Çemberek istikametindeki Ermenistan mevzilerinden Azerbaycan mevzilerine belirli aralıklarla ateş açıldığı belirtildi.Açıklamada, Azerbaycan birliklerinin ateşe karşılık verdiği ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s5wqzWlswEG4gZT7Tb0MJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ermenistan askerleri, Azerbaycan, mevzilerine, ateş, açtı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s5wqzWlswEG4gZT7Tb0MJw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Azerbaycan mevzilerine ateş açtılar"><p>Bakü yönetiminden yapılan açıklamada, Ermenistan askerlerinin Azerbaycan mevzilerine belirli aralıklarla ateş açtığı bildirildi.</p><p>Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Ermenistan birliklerinin, sınırdaki Azerbaycan mevzilerine ateş açtığını duyurdu.</p><p>Savunma Bakanlığından yapılan açıklamalarda, 6 Nisan akşamından 7 Nisan saat 04.30'a kadar, Gorus, Karakilise, Başargeçer, Keşişkend, Tovuzgala ve Çemberek istikametindeki Ermenistan mevzilerinden Azerbaycan mevzilerine belirli aralıklarla ateş açıldığı belirtildi.</p><p>Açıklamada, Azerbaycan birliklerinin ateşe karşılık verdiği ifade edildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vahşi infazdan kurtulan tek sağlıkçı anlattı: &amp;quot;3 büyük çukura gömdüler&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/vahsi-infazdan-kurtulan-tek-saglikci-anlatti-3-buyuk-cukura-goemduler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/vahsi-infazdan-kurtulan-tek-saglikci-anlatti-3-buyuk-cukura-goemduler</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ordusunun sağlıkçılara yönelik saldırısından sağ kurtulan tek kişi olan Münzir Abid, yaşadıklarını anlattı. Öldürülen arkadaşlarının üç büyük çukura gömüldüğünü aktaran Abid, son nefeslerini verişlerine şahit olduğunu söyledi.İsrail ordusunun ilk yardım ve sivil savunma çalışanlarına yönelik saldırısından sağ kurtulan tek kişi olan Münzir Abid, olayla ilgili ayrıntıları ve yaşadıklarını anlattı.Kullandıkları araçların üzerinde Filistin Kızılayı logosu bulunduğunu, ikaz ve acil durum farlarının yandığını aktaran Abid, saldırının olduğu yere ulaştıklarında birden araçlarına yoğun şekilde ateş açılmaya başlandığını söyledi.ARKADAŞLARININ ÖLÜMÜNE ŞAHİT OLDUAteş açılmaya başlanmasıyla ambulansın arkasında sedyenin yan tarafına yüzüstü yattığını belirten Abid, &quot;Arkadaşlarımın tek bir kelime ettiğini bile duymadım, sadece son nefeslerini verişlerini duydum. Aracın arkasına yüzüstü yatmasaydım ben de ölmüştüm.&quot; dedi.  Abid, daha sonra ambulansa İsrail özel kuvvetlerinden askeri üniformalı kişilerin geldiğini ve İbranice konuşmaya başladıklarını ancak İbranice bilmediği için konuşmaları anlamadığını dile getirdi.  Askerlerin onu aracın dışına çıkardığını anlatan Abid, &quot;Arkadaşlarıma ne olduğunu görmeyeyim, yaralılar mı, yaşıyorlar mı, öldüler mi bilmemeyim diye ellerim başımın üstünde beni yere yatırdılar.&quot; diye konuştu.ÖLMEK İSTEYECEK KADAR İŞKENCE GÖRDÜİsrail askerlerinin kendisine çok şiddetli işkenceler yaptığını belirten Abid, yaşadıklarını şöyle anlattı:  &quot;Beni tüfek dipçikleriyle dövüp işkence ettiler. Adımı, adresimi, yaşımı ve 7 Ekim&#039;de nerde olduğumu sordular. &#039;Buraya neden geldin, burası askeri bölge&#039; dediler. Ama orası &#039;kırmızı bölge&#039; değil insanların normal bir şekilde hareket ettiği &#039;yeşil bölge&#039; idi.  Cevap verdikçe dipçiklerle darbediyorlar ve &#039;sus, konuşma&#039; diyorlardı. İşkence o kadar şiddetliydi ki ölüp kurtulmayı istedim.&quot;CENAZELERİ VE AMBULANSLARI KUMA GÖMDÜLERSaldırının gerçekleştiği akşam saatlerinde bölgede sadece İsrail özel kuvvetleri olduğunu, orduya ait tank ve buldozerlerin ertesi sabah geldiğini söyleyerek Tel Aviv yönetiminin anlatısını da yalanladı.Sabah tanklar ve buldozerler alana girince bir tarafa büyük tek bir çukur, karşısına da 3 çukur kazıldığını ifade eden Abid, &quot;Büyük olana ambulansları, diğer 3 çukura da sağlıkçıları gömdüler. Araçlarda kimsenin olduğunu görmedim.&quot; dedi.SAĞLIKÇILAR REFAH&#039;TA HEDEF ALINDIFilistin Kızılayından 23 Mart&#039;ta yapılan açıklamada, Refah&#039;taki saldırıda yaralananlar için bölgeye gönderilen ekiplerin, İsrail ordusu tarafından kuşatma altına alındığı bildirilmişti.  Gazze&#039;deki Sivil Savunma Birimi de aynı gün kurtarma çalışmaları için yola çıkan ekiplerle bağlantıyı kaybettiğini duyurmuştu.  Filistin Kızılayından 30 Mart&#039;ta yapılan açıklamada, İsrail&#039;in Refah&#039;ta hedef aldığı ilk yardım ve sivil savunma ekiplerinden 8&#039;i ilk yardım, 5&#039;i sivil savunma çalışanı ve 1&#039;i de BM görevlisi olmak üzere 14 kişinin cenazesine ulaşıldığı ancak 9&#039;uncu ilk yardım görevlisinin hala kayıp olduğu ifade edilmişti.  Gazze&#039;deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada ise Refah&#039;ta hedef alınan ve cansız bedenlerine ulaşılan kişilerden bazılarının ellerinin bağlı, başlarına ve göğüslerine ateş açılmış ve derin bir çukura gömülmüş vaziyette bulunduğu belirtilmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0vxFXTbVlUqRWz-x4NCoOg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Apr 2025 12:09:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vahşi, infazdan, kurtulan, tek, sağlıkçı, anlattı:, büyük, çukura, gömdüler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0vxFXTbVlUqRWz-x4NCoOg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İnfazdan kurtulan sağlıkçı konuştu"><p>İsrail ordusunun sağlıkçılara yönelik saldırısından sağ kurtulan tek kişi olan Münzir Abid, yaşadıklarını anlattı. Öldürülen arkadaşlarının üç büyük çukura gömüldüğünü aktaran Abid, son nefeslerini verişlerine şahit olduğunu söyledi.</p><p>İsrail ordusunun ilk yardım ve sivil savunma çalışanlarına yönelik saldırısından sağ kurtulan tek kişi olan Münzir Abid, olayla ilgili ayrıntıları ve yaşadıklarını anlattı.</p><p>Kullandıkları araçların üzerinde Filistin Kızılayı logosu bulunduğunu, ikaz ve acil durum farlarının yandığını aktaran Abid, saldırının olduğu yere ulaştıklarında birden araçlarına yoğun şekilde ateş açılmaya başlandığını söyledi.</p><p><strong>ARKADAŞLARININ ÖLÜMÜNE ŞAHİT OLDU</strong></p><p>Ateş açılmaya başlanmasıyla ambulansın arkasında sedyenin yan tarafına yüzüstü yattığını belirten Abid, "Arkadaşlarımın tek bir kelime ettiğini bile duymadım, sadece son nefeslerini verişlerini duydum. Aracın arkasına yüzüstü yatmasaydım ben de ölmüştüm." dedi.  Abid, daha sonra ambulansa İsrail özel kuvvetlerinden askeri üniformalı kişilerin geldiğini ve İbranice konuşmaya başladıklarını ancak İbranice bilmediği için konuşmaları anlamadığını dile getirdi.  Askerlerin onu aracın dışına çıkardığını anlatan Abid, "Arkadaşlarıma ne olduğunu görmeyeyim, yaralılar mı, yaşıyorlar mı, öldüler mi bilmemeyim diye ellerim başımın üstünde beni yere yatırdılar." diye konuştu.</p><p><strong>ÖLMEK İSTEYECEK KADAR İŞKENCE GÖRDÜ</strong></p><p>İsrail askerlerinin kendisine çok şiddetli işkenceler yaptığını belirten Abid, yaşadıklarını şöyle anlattı:  "Beni tüfek dipçikleriyle dövüp işkence ettiler. Adımı, adresimi, yaşımı ve 7 Ekim'de nerde olduğumu sordular. 'Buraya neden geldin, burası askeri bölge' dediler. Ama orası 'kırmızı bölge' değil insanların normal bir şekilde hareket ettiği 'yeşil bölge' idi.  Cevap verdikçe dipçiklerle darbediyorlar ve 'sus, konuşma' diyorlardı. İşkence o kadar şiddetliydi ki ölüp kurtulmayı istedim."</p><p><strong>CENAZELERİ VE AMBULANSLARI KUMA GÖMDÜLER</strong></p><p>Saldırının gerçekleştiği akşam saatlerinde bölgede sadece İsrail özel kuvvetleri olduğunu, orduya ait tank ve buldozerlerin ertesi sabah geldiğini söyleyerek Tel Aviv yönetiminin anlatısını da yalanladı.</p><p>Sabah tanklar ve buldozerler alana girince bir tarafa büyük tek bir çukur, karşısına da 3 çukur kazıldığını ifade eden Abid, "Büyük olana ambulansları, diğer 3 çukura da sağlıkçıları gömdüler. Araçlarda kimsenin olduğunu görmedim." dedi.</p><p><strong>SAĞLIKÇILAR REFAH'TA HEDEF ALINDI</strong></p><p>Filistin Kızılayından 23 Mart'ta yapılan açıklamada, Refah'taki saldırıda yaralananlar için bölgeye gönderilen ekiplerin, İsrail ordusu tarafından kuşatma altına alındığı bildirilmişti.  Gazze'deki Sivil Savunma Birimi de aynı gün kurtarma çalışmaları için yola çıkan ekiplerle bağlantıyı kaybettiğini duyurmuştu.  Filistin Kızılayından 30 Mart'ta yapılan açıklamada, İsrail'in Refah'ta hedef aldığı ilk yardım ve sivil savunma ekiplerinden 8'i ilk yardım, 5'i sivil savunma çalışanı ve 1'i de BM görevlisi olmak üzere 14 kişinin cenazesine ulaşıldığı ancak 9'uncu ilk yardım görevlisinin hala kayıp olduğu ifade edilmişti.  Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada ise Refah'ta hedef alınan ve cansız bedenlerine ulaşılan kişilerden bazılarının ellerinin bağlı, başlarına ve göğüslerine ateş açılmış ve derin bir çukura gömülmüş vaziyette bulunduğu belirtilmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Kedi ilişkileri danışmanı&amp;quot; Palmerston, seçimler için oy kullandı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kedi-iliskileri-danismani-palmerston-secimler-icin-oy-kullandi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kedi-iliskileri-danismani-palmerston-secimler-icin-oy-kullandi</guid>
<description><![CDATA[ Bermuda Valisi Andrew Murdoch&#039;un &quot;kedi ilişkileri danışmanı&quot; Palmerston, ülkede yapılacak genel seçimler için oy kullandı.İngiltere Dışişleri Bakanlığı&#039;nın eski kedisi Palmerston, Bermuda Valisi Andrew Murdoch&#039;un &quot;kedi ilişkileri danışmanı&quot; olarak yeni görevine başladı. Palmerston, 2016&#039;da İngiltere Dışişleri Bakanlığı&#039;nda &quot;fare avlama&quot; göreviyle sosyal medyada büyük ilgi gördü. Palmerston’un sosyal medya hesabından Bermuda’da yapılacak seçimler öncesi oy kullandığı görüntüler paylaşılarak, “Yarın Bermuda&#039;da genel seçimler var. Oy kullanma hakkınızı kullanın! Kendi yerel seçimime katılıyorum” açıklaması yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aI_GR4Rkc0SXivtzXhoVqg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kedi, ilişkileri, danışmanı, Palmerston, seçimler, için, kullandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aI_GR4Rkc0SXivtzXhoVqg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" kedi ili dan palmerston se i oy kulland><p>Bermuda Valisi Andrew Murdoch'un "kedi ilişkileri danışmanı" Palmerston, ülkede yapılacak genel seçimler için oy kullandı.</p><p>İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın eski kedisi Palmerston, Bermuda Valisi Andrew Murdoch'un "kedi ilişkileri danışmanı" olarak yeni görevine başladı. Palmerston, 2016'da İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nda "fare avlama" göreviyle sosyal medyada büyük ilgi gördü.</p><p> Palmerston’un sosyal medya hesabından Bermuda’da yapılacak seçimler öncesi oy kullandığı görüntüler paylaşılarak, “Yarın Bermuda'da genel seçimler var.</p><p> Oy kullanma hakkınızı kullanın! Kendi yerel seçimime katılıyorum” açıklaması yapıldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kızamık vakaları artıyor: Teksas&amp;apos;ta 48 vaka tespit edildi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kizamik-vakalari-artiyor-teksasta-48-vaka-tespit-edildi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kizamik-vakalari-artiyor-teksasta-48-vaka-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin Teksas eyaletinde kızamık vakalarında artış yaşanıyor. Vaka sayısı 48&#039;e yükselirken 13 kişi hastanede tedavi altına alındı.Sağlık yetkilileri, Teksas&#039;taki salgının hızla yayıldığını ve yakın eyaletlerde vakaların doğrulandığını belirterek, kızamığın ABD genelinde yayılmaya devam ettiğini aktardı. Eyalet Sağlık Hizmetleri Departmanı&#039;na (DSHS) göre, batı Teksas&#039;ta kızamık salgını vakası 48&#039;e yükseldi. DSHS sözcüsü, yaşanan vakaların eyaletteki 30 yıldan uzun süredir görülen en büyük kızamık salgını olduğunu bildirdi. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri&#039;ne göre bu yıl Alaska, Georgia, New York ve Rhode Island&#039;da da kızamık vakaları görüldü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X2Jka9enr0uHqc0Zy7sq6g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kızamık, vakaları, artıyor:, Teksasta, vaka, tespit, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X2Jka9enr0uHqc0Zy7sq6g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kızamık vakaları artıyor: Teksas'ta 48 vaka tespit edildi"><p>ABD’nin Teksas eyaletinde kızamık vakalarında artış yaşanıyor. Vaka sayısı 48'e yükselirken 13 kişi hastanede tedavi altına alındı.</p><p>Sağlık yetkilileri, Teksas'taki salgının hızla yayıldığını ve yakın eyaletlerde vakaların doğrulandığını belirterek, kızamığın ABD genelinde yayılmaya devam ettiğini aktardı. </p><p>Eyalet Sağlık Hizmetleri Departmanı'na (DSHS) göre, batı Teksas'ta kızamık salgını vakası 48'e yükseldi. DSHS sözcüsü, yaşanan vakaların eyaletteki 30 yıldan uzun süredir görülen en büyük kızamık salgını olduğunu bildirdi. </p><p>Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'ne göre bu yıl Alaska, Georgia, New York ve Rhode Island'da da kızamık vakaları görüldü.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Venedik Karnavalı, Büyük Kanal’da renkli başlangıç yaptı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/venedik-karnavali-buyuk-kanalda-renkli-baslangic-yapti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/venedik-karnavali-buyuk-kanalda-renkli-baslangic-yapti</guid>
<description><![CDATA[ Venedik Karnavalı, bu yıl da renkli geçit töreniyle coşkuyla başladı. Büyük Kanal’da düzenlenen etkinlik, 100&#039;den fazla gondol ve salın geçişiyle izleyicilere görsel bir şölen sundu. Konfeti yağmuru eşliğinde gerçekleşen açılış törenine binlerce kişi katıldı.  Karnavala bu yıl 3 milyon kişinin katılması bekleniyor.Venedik karnavalı, Büyük Kanal&#039;da düzenlenen renkli bir geçit töreniyle başladı.Bu yılki karnavalın teması, ünlü Venedikli maceracı ve yazar Giacomo Casanova’nın 300. doğum günü dolayısıyla &quot;Casanova Zamanı&quot; olarak belirlendi.Etkinlik, Venedik’in tarihine ve kültürüne ışık tutan temasıyla büyük ilgi gördü.Büyük galada, en iyi kostüm ve en güzel süslenmiş gondola sahip üç ekibe ödüller verildi.Birinciliği, arı kostümüyle dikkat çeken ekip kazandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I_4A4Mou1kq6g2la_lN8bw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Venedik, Karnavalı, Büyük, Kanal’da, renkli, başlangıç, yaptı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I_4A4Mou1kq6g2la_lN8bw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Venedik Karnavalı, Büyük Kanal’da renkli başlangıç yaptı"><p>Venedik Karnavalı, bu yıl da renkli geçit töreniyle coşkuyla başladı. Büyük Kanal’da düzenlenen etkinlik, 100'den fazla gondol ve salın geçişiyle izleyicilere görsel bir şölen sundu. Konfeti yağmuru eşliğinde gerçekleşen açılış törenine binlerce kişi katıldı.  Karnavala bu yıl 3 milyon kişinin katılması bekleniyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lo0yU5LEVkifePRFN2YLWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Venedik karnavalı, Büyük Kanal'da düzenlenen renkli bir geçit töreniyle başladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wdUeEbljw065gXl_6yweHA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu yılki karnavalın teması, ünlü Venedikli maceracı ve yazar Giacomo Casanova’nın 300. doğum günü dolayısıyla "Casanova Zamanı" olarak belirlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TBSnwf5SukKrR5vq6H8xdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Etkinlik, Venedik’in tarihine ve kültürüne ışık tutan temasıyla büyük ilgi gördü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jU4bmgG69E2zDCtmBpx1yg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Büyük galada, en iyi kostüm ve en güzel süslenmiş gondola sahip üç ekibe ödüller verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4VJFgtHxLk2Tma-16p1QVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birinciliği, arı kostümüyle dikkat çeken ekip kazandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZwRFWeflNk2t42MKXYU3PA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N1HuWcE7YEupdOhM3h96Ug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DPBC3MibNUq3VJPKV6LXxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d9Bb64AZmka7G-ksS847-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Donanması paylaştı: &amp;quot;Beşiktaş&amp;quot;ın çarptığı uçak gemisinin son hali!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abd-donanmasi-paylasti-besiktasin-carptigi-ucak-gemisinin-son-hali</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abd-donanmasi-paylasti-besiktasin-carptigi-ucak-gemisinin-son-hali</guid>
<description><![CDATA[ ABD Donanması’na ait uçak gemisi USS Harry S. Truman, geçtiğimiz günlerde Akdeniz’de Beşiktaş-M isimli ticaret gemisiyle çarpıştı. Çarpışmanın iki gemi için de tehlike oluşturmadığı ifade edilirken, uçak gemisinde hasarın boyutu ortaya çıktı. ABD Donanması, &quot;Beşiktaş&quot;ın çarptığı geminin son halini paylaştı. Donanma açıklamasında, geminin muharebe kabiliyetini etkileyen herhangi bir hasar bulunmadığı belirtildi.ABD Donanması’na ait uçak gemisi USS Harry S. Truman, Akdeniz’de Panama bandıralı “Beşiktaş-M” isimli ticaret gemisiyle çarpıştı.
Kaza geçtiğimiz hafta Mısır’ın Port Said kenti yakınlarında gerçekleşti.Çarpışmanın ardından yapılan açıklamada uçak gemisi için tehlike oluşmadığı ve herhangi bir hasar olmadığı kaydedilerek, kazanın araştırıldığı vurgulandı.
USS Harry S. Truman savaş gemisi, hafta sonu onarım için Yunanistan&#039;ın Suda Körfezi&#039;ndeki bir ABD deniz tesisine yanaştı.Donanma&#039;nın cumartesi günü yayınladığı fotoğraflar, bin 100 metre uzunluğundaki nükleer enerjili uçak gemisinin sancak tarafındaki dış kısmında meydana gelen hasarı gösteriyor.
Donanma yaptığı açıklamada, hasar gören alanlar arasında &quot;iki depolama odasının dış duvarı ve bir bakım alanı,  bir hat elleçleme alanı, kıç güverte ve depolama alanlarından birinin üzerindeki platformun&quot; yer aldığını belirtti.Açıklamada, geminin muharebe kabiliyetini etkileyen herhangi bir hasar bulunmadığı belirtilirken, kazadan bu yana uçuş operasyonlarının sürdürüldüğü kaydedildi.Donanma, kalabalık bir alanda meydana gelen çarpışmanın ardından ticaret gemisinde de hasar meydana geldiğini, ancak her iki gemide de yaralanan olmadığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CLcOlsp9-EKi8KHqH1BNyw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Donanması, paylaştı:, Beşiktaşın, çarptığı, uçak, gemisinin, son, hali</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CLcOlsp9-EKi8KHqH1BNyw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD Donanması paylaştı: " be u gemisinin son hali><p>ABD Donanması’na ait uçak gemisi USS Harry S. Truman, geçtiğimiz günlerde Akdeniz’de Beşiktaş-M isimli ticaret gemisiyle çarpıştı. Çarpışmanın iki gemi için de tehlike oluşturmadığı ifade edilirken, uçak gemisinde hasarın boyutu ortaya çıktı. ABD Donanması, "Beşiktaş"ın çarptığı geminin son halini paylaştı. Donanma açıklamasında, geminin muharebe kabiliyetini etkileyen herhangi bir hasar bulunmadığı belirtildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5tDhYgws2keF-PW-r1DWKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Donanması’na ait uçak gemisi USS Harry S. Truman, Akdeniz’de Panama bandıralı “Beşiktaş-M” isimli ticaret gemisiyle çarpıştı.
Kaza geçtiğimiz hafta Mısır’ın Port Said kenti yakınlarında gerçekleşti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-zhrCnd2pUO8y6fkIJdGUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çarpışmanın ardından yapılan açıklamada uçak gemisi için tehlike oluşmadığı ve herhangi bir hasar olmadığı kaydedilerek, kazanın araştırıldığı vurgulandı.
USS Harry S. Truman savaş gemisi, hafta sonu onarım için Yunanistan'ın Suda Körfezi'ndeki bir ABD deniz tesisine yanaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L30fChhfB0-XHXcjdKAKqQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donanma'nın cumartesi günü yayınladığı fotoğraflar, bin 100 metre uzunluğundaki nükleer enerjili uçak gemisinin sancak tarafındaki dış kısmında meydana gelen hasarı gösteriyor.
Donanma yaptığı açıklamada, hasar gören alanlar arasında "iki depolama odasının dış duvarı ve bir bakım alanı,  bir hat elleçleme alanı, kıç güverte ve depolama alanlarından birinin üzerindeki platformun" yer aldığını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zUfRGXNU0EyUuDc0G8hbcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Açıklamada, geminin muharebe kabiliyetini etkileyen herhangi bir hasar bulunmadığı belirtilirken, kazadan bu yana uçuş operasyonlarının sürdürüldüğü kaydedildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W5DaaUAR-EWx1Yz5vM4xkg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donanma, kalabalık bir alanda meydana gelen çarpışmanın ardından ticaret gemisinde de hasar meydana geldiğini, ancak her iki gemide de yaralanan olmadığını bildirdi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tepetaklak olan uçaktan mucize kurtuluş: &amp;quot;Alev topu vardı, yarasalar gibi sallanıyorduk&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/tepetaklak-olan-ucaktan-mucize-kurtulus-alev-topu-vardi-yarasalar-gibi-sallaniyorduk</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/tepetaklak-olan-ucaktan-mucize-kurtulus-alev-topu-vardi-yarasalar-gibi-sallaniyorduk</guid>
<description><![CDATA[ Son haftalarda farklı ülkelerde art arda yaşanan uçak kazalarına bir yenisi eklendi. ABD’nin Minneapolis kentinden Kanada’nın Toronto kentine sefer yapan Delta Air Lines’a ait yolcu uçağı, iniş yaptığı Toronto Pearson Uluslararası Havalimanı&#039;nda ters döndü. Mucize şekilde can kaybının olmadığı kaza sırasında uçakta bulunan yolcular o anları anlattı.ABD’nin Minneapolis kentinden Kanada’nın Toronto kentine sefer yapan Delta Air Lines’a ait yolcu uçağı, iniş yaptığı Toronto Pearson Uluslararası Havalimanı&#039;nda ters döndü.
Kazada mucize eseri hayatını kaybeden olmazken 18 kişi yaralandı. Uçakta 4 mürettebat ve 76 yolcu vardı.
Biri çocuk üç kişinin ciddi şekilde yaralandığı bildirdi.
Uçaktan kurtulan yolcular, o anları anlattı.Uçaktaki yolculardan John Nelson, “Uçağımız düştü. Baş aşağı duruyor” dedi.
Nelson, kazadan kısa bir süre sonra Facebook&#039;ta yayınlanan bir videoda, “Çoğu insan iyi görünüyor. Hepimiz iniyoruz” dedi.
Daha sonra CNN International’a yaptığı açıklamada, inişten önce olağandışı bir şey olduğuna dair hiçbir belirti olmadığını söyledi.
Nelson, “Yan yattık, sonra sırt üstü döndük. Uçağın sol tarafında büyük bir alev topu vardı” diye ekledi.Yolcular koltuklarında baş aşağı asılı kaldı.
Uçakta bulunan Peter Koukov CNN&#039;e yaptığı açıklamada, “Baş aşağı yarasalar gibi sallanıyorduk” dedi.
Nelson, kemerini çözerek kendini yere itebildiğini belirtti ve “Bazı insanlar asılı gibiydi ve yardıma ihtiyaçları vardı. Diğerleri kendi başlarına aşağı inebildiler” diye konuştu.
Sosyal medyada paylaşılan video görüntülerinde, itfaiye ekiplerinin köpük sıktığı devrilen uçaktan insanların tırmanarak çıktığı görülüyor.
Yolcular ayrıca havaalanı personeli tarafından uçağın kapılarından çıkarıldı ve bazıları daha sonra uçağın girişinden koşarak uzaklaştı.Uçağın pistte takla atmasına rağmen Diane Perry, kazayı bagajlarını kontrol etmek için sırada beklerken ailesinin kendisini aramasıyla öğrendiğini söyledi.
BBC&#039;ye konuşan Perry, “Havaalanında olmamız ve dışarıda bir kaza olduğunu bilmememiz biraz ironikti” dedi.
Kazanın nedeni henüz belli değil. 
İki pist soruşturma için birkaç gün kapalı kalacak ve yolculara bazı gecikmeler beklemeleri söylendi.
Nelson, “Hâlâ burada olmamız inanılmaz” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OKBADFkBS0G8LlMPfqLKzQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tepetaklak, olan, uçaktan, mucize, kurtuluş:, Alev, topu, vardı, yarasalar, gibi, sallanıyorduk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OKBADFkBS0G8LlMPfqLKzQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tepetaklak olan uçaktan mucize kurtuluş: " alev topu vard yarasalar gibi sallan><p>Son haftalarda farklı ülkelerde art arda yaşanan uçak kazalarına bir yenisi eklendi. ABD’nin Minneapolis kentinden Kanada’nın Toronto kentine sefer yapan Delta Air Lines’a ait yolcu uçağı, iniş yaptığı Toronto Pearson Uluslararası Havalimanı'nda ters döndü. Mucize şekilde can kaybının olmadığı kaza sırasında uçakta bulunan yolcular o anları anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BK4zJr06DUCInEJO09OLFQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’nin Minneapolis kentinden Kanada’nın Toronto kentine sefer yapan Delta Air Lines’a ait yolcu uçağı, iniş yaptığı Toronto Pearson Uluslararası Havalimanı'nda ters döndü.
Kazada mucize eseri hayatını kaybeden olmazken 18 kişi yaralandı. Uçakta 4 mürettebat ve 76 yolcu vardı.
Biri çocuk üç kişinin ciddi şekilde yaralandığı bildirdi.
Uçaktan kurtulan yolcular, o anları anlattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C8KZazUWNEqfzNQDVy0RwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uçaktaki yolculardan John Nelson, “Uçağımız düştü. Baş aşağı duruyor” dedi.
Nelson, kazadan kısa bir süre sonra Facebook'ta yayınlanan bir videoda, “Çoğu insan iyi görünüyor. Hepimiz iniyoruz” dedi.
Daha sonra CNN International’a yaptığı açıklamada, inişten önce olağandışı bir şey olduğuna dair hiçbir belirti olmadığını söyledi.
Nelson, “Yan yattık, sonra sırt üstü döndük. Uçağın sol tarafında büyük bir alev topu vardı” diye ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pOvpkkNo5EelIDSCnFMn4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yolcular koltuklarında baş aşağı asılı kaldı.
Uçakta bulunan Peter Koukov CNN'e yaptığı açıklamada, “Baş aşağı yarasalar gibi sallanıyorduk” dedi.
Nelson, kemerini çözerek kendini yere itebildiğini belirtti ve “Bazı insanlar asılı gibiydi ve yardıma ihtiyaçları vardı. Diğerleri kendi başlarına aşağı inebildiler” diye konuştu.
Sosyal medyada paylaşılan video görüntülerinde, itfaiye ekiplerinin köpük sıktığı devrilen uçaktan insanların tırmanarak çıktığı görülüyor.
Yolcular ayrıca havaalanı personeli tarafından uçağın kapılarından çıkarıldı ve bazıları daha sonra uçağın girişinden koşarak uzaklaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lfkw51naaUy_g_C1LP-2hA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uçağın pistte takla atmasına rağmen Diane Perry, kazayı bagajlarını kontrol etmek için sırada beklerken ailesinin kendisini aramasıyla öğrendiğini söyledi.
BBC'ye konuşan Perry, “Havaalanında olmamız ve dışarıda bir kaza olduğunu bilmememiz biraz ironikti” dedi.
Kazanın nedeni henüz belli değil. 
İki pist soruşturma için birkaç gün kapalı kalacak ve yolculara bazı gecikmeler beklemeleri söylendi.
Nelson, “Hâlâ burada olmamız inanılmaz” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eGXfmUMNH0yOfb3lR-NDrQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mali&amp;apos;de kaçak altın madeni çöktü: 50 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/malide-kacak-altin-madeni-coektu-50-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/malide-kacak-altin-madeni-coektu-50-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Mali&#039;nin batısındaki kaçak altın madeninde göçük meydana geldi. Meydana gelen kazada 50 kişi hayatını kaybetti.Batı Afrika ülkesi Mali&#039;nin Kayes bölgesine bağlı Kenieba ilçesinde kaçak olarak işletilen bir altın madeninde cumartesi günü çökme meydana geldi. Yetkililer, yürütülen arama-kurtarma çalışmalarının sona ermesinin ardından 49&#039;u kadın olmak üzere 50 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Mali Başbakanı Abdoulaye Maiga, hükümetin maden felaketinin ardından &quot;kararlı&quot; önlemler alacağını ifade etti.Afrika&#039;nın en büyük altın üreticilerinden biri olan Mali&#039;de yetkililer yasa dışı madencilik faaliyetlerini düzenlemekte zorlanıyor. Madenciler genellikle tehlikeli şartlar altında çalışırken, bu durum sık sık ve çoğu zaman ölümcül maden kazalarına yol açıyor.29 Ocak&#039;ta Koulikoro bölgesindeki Kangaba ilçesinde altın madeninin çökmesi sonucu 13 kişi hayatını kaybetmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CorBVLr_FkGkCnxfF8TEjg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Malide, kaçak, altın, madeni, çöktü:, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CorBVLr_FkGkCnxfF8TEjg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Mali'de kaçak altın madeni çöktü: 50 kişi hayatını kaybetti"><p>Mali'nin batısındaki kaçak altın madeninde göçük meydana geldi. Meydana gelen kazada 50 kişi hayatını kaybetti.</p><p>Batı Afrika ülkesi Mali'nin Kayes bölgesine bağlı Kenieba ilçesinde kaçak olarak işletilen bir altın madeninde cumartesi günü çökme meydana geldi.</p><p> Yetkililer, yürütülen arama-kurtarma çalışmalarının sona ermesinin ardından 49'u kadın olmak üzere 50 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Mali Başbakanı Abdoulaye Maiga, hükümetin maden felaketinin ardından "kararlı" önlemler alacağını ifade etti.</p><p>Afrika'nın en büyük altın üreticilerinden biri olan Mali'de yetkililer yasa dışı madencilik faaliyetlerini düzenlemekte zorlanıyor. Madenciler genellikle tehlikeli şartlar altında çalışırken, bu durum sık sık ve çoğu zaman ölümcül maden kazalarına yol açıyor.</p><p>29 Ocak'ta Koulikoro bölgesindeki Kangaba ilçesinde altın madeninin çökmesi sonucu 13 kişi hayatını kaybetmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de ateşkes: İkinci aşama için görüşmeler başlıyor</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-ateskes-ikinci-asama-icin-goerusmeler-basliyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-ateskes-ikinci-asama-icin-goerusmeler-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Gazze Şeridi’nde İsrail ile Hamas arasında 19 Ocak’ta yürürlüğe giren ateşkes ve rehine takası anlaşmasının devam edip etmeyeceği merak konusu. İsrail siyasi ve güvenlik kabinesi, anlaşmanın ikinci aşamasını görüşmek için toplandı.Gazze&#039;de devam eden ateşkes ve esir takası anlaşmasının ikinci aşamasına dair müzakereler, İsrail hükümetinin yeni şartlar öne sürmesiyle zora girdi.İsrail siyasi ve güvenlik kabinesi, anlaşmanın ikinci aşamasını görüşmek için toplandı.MÜZAKERE SÜRECİ BAŞLIYORİsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, anlaşmanın ikinci aşaması için müzakerelerin başlayacağını duyurarak, &quot;Gazze&#039;nin tamamen askerden arındırılmasını talep ediyoruz.&quot; dedi.Saar, &quot;Gazze&#039;de kontrolün Hamas ya da Filistin yönetimine geçtiği bir planı desteklemeeyceğiz.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3hckNZDSzUigoqErCOsB-A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, ateşkes:, İkinci, aşama, için, görüşmeler, başlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3hckNZDSzUigoqErCOsB-A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de ateşkes: İkinci aşama için görüşmeler başlıyor"><p>Gazze Şeridi’nde İsrail ile Hamas arasında 19 Ocak’ta yürürlüğe giren ateşkes ve rehine takası anlaşmasının devam edip etmeyeceği merak konusu. İsrail siyasi ve güvenlik kabinesi, anlaşmanın ikinci aşamasını görüşmek için toplandı.</p><p>Gazze'de devam eden ateşkes ve esir takası anlaşmasının ikinci aşamasına dair müzakereler, İsrail hükümetinin yeni şartlar öne sürmesiyle zora girdi.</p><p>İsrail siyasi ve güvenlik kabinesi, anlaşmanın ikinci aşamasını görüşmek için toplandı.</p><p><strong>MÜZAKERE SÜRECİ BAŞLIYOR</strong></p><p>İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, anlaşmanın ikinci aşaması için müzakerelerin başlayacağını duyurarak, "Gazze'nin tamamen askerden arındırılmasını talep ediyoruz." dedi.</p><p>Saar, "Gazze'de kontrolün Hamas ya da Filistin yönetimine geçtiği bir planı desteklemeeyceğiz." ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Papalık sineması: Beyaz perdeye yansıyan hikayeler</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/papalik-sinemasi-beyaz-perdeye-yansiyan-hikayeler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/papalik-sinemasi-beyaz-perdeye-yansiyan-hikayeler</guid>
<description><![CDATA[ Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francis, Vatikan tarafından &quot;karmaşık bir klinik tablo&quot; olarak tanımlanan kötüleşen bir solunum yolu enfeksiyonu ile mücadele ediyor. Sağlık durumunun gelecekteki liderliği nasıl etkileyeceği belirsizliğini korurken, yeni bir papanın seçimi ihtimali de gündeme geliyor.


Papalık, yalnızca dini ve siyasi bir makam değil, aynı zamanda sinemanın da ilham kaynaklarından biri oldu. İşte papalık kavramını beyaz perdeye taşıyan üç dikkat çekici film.Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis’in sağlık durumu dünya gündeminde. Yeni bir Papa seçimi ihtimali konuşulurken, papalık makamı sinemaya da ilham verdi. İşte beyaz perdede Vatikan entrikalarını anlatan üç çarpıcı film.16. yüzyılın savaşçı ve sanata değer veren lideri Papa II. Julius, adını ölümsüzleştirmek için ünlü heykeltıraş Michelangelo’yu Sistine Şapeli’nin tavanına görkemli bir fresk yapmaya zorlar.
Ancak idealist sanatçı ve pragmatist hükümdar arasındaki gerilim, sanatın doğasını ve iktidarın sanata müdahalesini sorgulayan bir çatışmaya dönüşür.
Rex Harrison’ın Papa II. Julius’u canlandırdığı film, sanat ve güç dengesi üzerine unutulmaz bir hikaye sunuyor.Anthony Hopkins ve Jonathan Pryce’ın başrollerinde yer aldığı film, Katolik Kilisesi’nin son iki lideri 16. Benedict ve Francis’in farklı görüşlerini çarpıcı bir şekilde yansıtıyor. Vatikan, gelenek ve reform arasında bir mücadeleye sahne olurken, bu iki güçlü adamın rekabeti ve iç hesaplaşmaları sinema perdesine taşınıyor.Yeni Papa seçilirken perde arkasında neler yaşanıyor? Ralph Fiennes’in Kardinal Lawrence’ı canlandırdığı bu yapım, Papalık seçim sürecinin zorluklarını, Vatikan’da dönen entrikaları ve ölen Papa&#039;nın saklı sırlarını mercek altına alıyor.Yeni Papa&#039;nın seçilip seçilmediği 600 yıldır Sistine Şapeli&#039;nin bacasından çıkan duman ile duyuruluyor. 
Bacadan çıkan siyah duman Papa seçilemedi, beyazsa seçildi anlamına geliyor.
Henüz net bir halef belirlenmese de, Kardinal Pietro Parolin, Kardinal Luis Antonio Tagle ve Kardinal Robert Sarah gibi birkaç önemli kardinal potansiyel aday olarak tahmin ediliyor. Karar nihayetinde Kardinaller Koleji tarafından verilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nTBMsfdKake2A9eji1w00A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Papalık, sineması:, Beyaz, perdeye, yansıyan, hikayeler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nTBMsfdKake2A9eji1w00A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Papalık sineması: Beyaz perdeye yansıyan hikayeler"><p>Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francis, Vatikan tarafından "karmaşık bir klinik tablo" olarak tanımlanan kötüleşen bir solunum yolu enfeksiyonu ile mücadele ediyor. Sağlık durumunun gelecekteki liderliği nasıl etkileyeceği belirsizliğini korurken, yeni bir papanın seçimi ihtimali de gündeme geliyor.


Papalık, yalnızca dini ve siyasi bir makam değil, aynı zamanda sinemanın da ilham kaynaklarından biri oldu. İşte papalık kavramını beyaz perdeye taşıyan üç dikkat çekici film.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/54_UctpWikulM9fOliNaRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis’in sağlık durumu dünya gündeminde. Yeni bir Papa seçimi ihtimali konuşulurken, papalık makamı sinemaya da ilham verdi. İşte beyaz perdede Vatikan entrikalarını anlatan üç çarpıcı film.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fJk9roufGkaQOJ8jv4eXZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>16. yüzyılın savaşçı ve sanata değer veren lideri Papa II. Julius, adını ölümsüzleştirmek için ünlü heykeltıraş Michelangelo’yu Sistine Şapeli’nin tavanına görkemli bir fresk yapmaya zorlar.
Ancak idealist sanatçı ve pragmatist hükümdar arasındaki gerilim, sanatın doğasını ve iktidarın sanata müdahalesini sorgulayan bir çatışmaya dönüşür.
Rex Harrison’ın Papa II. Julius’u canlandırdığı film, sanat ve güç dengesi üzerine unutulmaz bir hikaye sunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2T7RmNAxfUSTcvrGrZhMHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Anthony Hopkins ve Jonathan Pryce’ın başrollerinde yer aldığı film, Katolik Kilisesi’nin son iki lideri 16. Benedict ve Francis’in farklı görüşlerini çarpıcı bir şekilde yansıtıyor. Vatikan, gelenek ve reform arasında bir mücadeleye sahne olurken, bu iki güçlü adamın rekabeti ve iç hesaplaşmaları sinema perdesine taşınıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QzVj9rs9eUupiUjo-uWaeQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni Papa seçilirken perde arkasında neler yaşanıyor? Ralph Fiennes’in Kardinal Lawrence’ı canlandırdığı bu yapım, Papalık seçim sürecinin zorluklarını, Vatikan’da dönen entrikaları ve ölen Papa'nın saklı sırlarını mercek altına alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o6InOYhFb0uzOHPd6kP12Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni Papa'nın seçilip seçilmediği 600 yıldır Sistine Şapeli'nin bacasından çıkan duman ile duyuruluyor. 
Bacadan çıkan siyah duman Papa seçilemedi, beyazsa seçildi anlamına geliyor.
Henüz net bir halef belirlenmese de, Kardinal Pietro Parolin, Kardinal Luis Antonio Tagle ve Kardinal Robert Sarah gibi birkaç önemli kardinal potansiyel aday olarak tahmin ediliyor. Karar nihayetinde Kardinaller Koleji tarafından verilecek.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;li uzmanlar anlattı: Otizm
tanısı konan yetişkin sayısı artıyor | Peki belirtileri neler?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdli-uzmanlar-anlatti-otizmtanisi-konan-yetiskin-sayisi-artiyor-peki-belirtileri-neler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdli-uzmanlar-anlatti-otizmtanisi-konan-yetiskin-sayisi-artiyor-peki-belirtileri-neler</guid>
<description><![CDATA[ Otizmin yaygın belirtileri arasında sosyal iletişimde sorun ve belirli rutinlere veya konulara takılma yer alıyor ve bunlar kişinin çocukluğu boyunca fark edilmeyebiliyor. Bu nedenle daha fazla yetişkin otizmli olup olmadığını merak ediyor. Peki otizm nedir ve belirtileri nelerdir? ABD&#039;li uzmanlar anlattı...ABD’nin Georgia eyaletinde yaşayan 35 yaşındaki girişimci Natasha Nelson, sosyal normlar konusunda doğuştan gelen bir anlayışa sahip değildi.
İlk kez tanışan insanların neden derin sohbetler yerine küçük konuşmalar yapmayı tercih ettiklerini ya da insanların neden yataklarını toplamayı sevdiklerini bilmiyordu.
Nelson’a birkaç yıl önce, en küçük kızının da aynı teşhisi almasının hemen ardından otizm teşhisi kondu.
Nelson, “Hayatınız her zaman kaos içindeymiş gibi hissettiyseniz ve kendinizi rahat hissetmiyorsanız, geliştiğinizi hissetmiyorsanız, sadece sürekli hayatta kalıyormuş ve bir şeyden diğerine geçiyormuş gibi hissediyorsanız, kaybedecek neyiniz var?” dedi.Otizmin yaygın belirtileri arasında sosyal iletişimde sorun ve belirli rutinlere veya konulara takılma yer alıyor kişinin çocukluğu boyunca fark edilmeyebiliyor.
Nelson, “İnsanlar artık benim özel ilgi alanım haline geldi” diyor.  
Ancak, özellikle yetişkinlerle çalışmak üzere eğitilmiş tıp uzmanlarının azlığı nedeniyle, yaşamın ilerleyen dönemlerinde otizm teşhisi koymak maliyetli ve zor olabilir.
İşte Associated Press haber ajansına göre yetişkin otizm tanıları hakkında bilmemiz gerekenler.Otizm spektrum bozukluğu, rutinleri katı bir şekilde takip etmek, sabit veya takıntılı ilgi alanlarına sahip olmak ve göz teması kurmakta veya sözsüz iletişimi anlamakta zorlanmak gibi bir dizi zihinsel, dil ve sosyal zorluktur.
Otizm tipik olarak çocukluk döneminde teşhis edilir. Amerikan Pediatri Akademisi, tüm çocukların 18 ay gibi erken bir dönemde taranmasını öneriyor.
Son on yılda daha fazla yetişkin, genellikle çocuklarına tanı konulduktan sonra veya sosyal medya paylaşımlarını gördükten sonra kendi nöroçeşitlilikleri hakkında fikir edinmeye çalıştı.
Geçen yıl JAMA Network Open&#039;da yayınlanan bir çalışma, 2011&#039;den 2022&#039;ye kadar 26 ile 34 yaş arasındaki yetişkinler arasında otizm teşhisinde yüzde 452&#039;lik bir artış olduğunu gösterdi.Otizmin bazı özellikleri, yeni sosyal taleplerin ortaya çıktığı yetişkinlik dönemine kadar fark edilmeyebilir. Diğerleri ise maskeleme olarak bilinen belirli davranışları nasıl gizleyeceklerini öğrenmiş olabilirler.
Kaliforniya San Francisco Üniversitesi&#039;nde otistik yetişkinlerle çalışan bir psikolog olan Whitney Ence, “Yetişkinler zaman içinde telafi etmeyi öğrendi. &#039;Bunu toplum içinde sergileyemem, bu yüzden bunu özel olarak yapıyorum&#039; gibi bir şey öğrenmiş olabilirler” dedi.
DEHB ve OKB gibi çeşitli bozukluklar arasındaki semptomların örtüşmesi de sözel olmayan sosyal ipuçları veya dikkat süresi, çalışma belleği ve problem çözme gibi yürütücü işlevlerle ilgili zorluklar nedeniyle otizm teşhisini zorlaştırabilir.
Belirtiler herkes için farklı seyrediyor ve rutinlerden hoşlanmak veya tavşan deliklerinde bilgi edinmekten hoşlanmak gibi özelliklerin çoğu otizmi olmayan kişiler için de ortak.
Ancak Texas Üniversitesi Güneybatı Tıp Merkezi&#039;nde otizm konusunda uzmanlaşmış bir psikiyatrist olan Dr. Arthur Westover, otizmin teşhis tanımını karşılamak için semptomların önemli bir bozulmaya neden olması gerektiğini söyledi.
Westover, “Bizler genel olarak insanız. Rutinleri severiz... sadece biraz zevk almak ve rutinlerle daha iyi hissetmek otistik olduğunuz anlamına gelmez” dedi.34 yaşındaki Russell Lehmann, 20 yılı aşkın süredir otizm teşhisiyle yaşıyor. Aynı yemekleri yemenin ve aynı market alışverişlerini yapmanın onu rahatlattığını söylüyor. Ancak her gün bir buçuk saat spor salonuna gitmezse, depresyon ve başarısızlık duygularıyla boğuşmaya başlıyor.
Çeşitli çevrimiçi tarama araçları olsa da, otizm karmaşık bir tanıdır, bu nedenle uzmanlar bir psikiyatri sevki için birinci basamak doktoru ile konuşmayı öneriyor.
Bu psikiyatrist, erken çocukluk döneminizde mevcut olan aile ve arkadaşlar gibi, o dönemde semptomların mevcut olduğunu kanıtlayabilecek kişilerle görüşmek isteyebilir.
Bazı psikiyatristler, standart bir otizm tanı testi uygulayabilecek veya kendi klinik yargılarını kullanacak bir psikoloğa yönlendirebilir. Otizm için beyin taraması veya kan testi yok.
Bir yetişkin olarak otizm tanısı almak maliyetli olabilir ve biraz zaman alabilir. Westover, otistik yetişkinlerle çalışan uzmanlarda büyük bir eksiklik olduğunu söyledi. Nelson&#039;ın teşhisi üç yıl sürmüş ve 3 bin dolardan fazla para ödemiş. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yeo4hWXXJUiM8n6CSLWeAQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDli, uzmanlar, anlattı:, Otizm
tanısı, konan, yetişkin, sayısı, artıyor, Peki, belirtileri, neler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yeo4hWXXJUiM8n6CSLWeAQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'li uzmanlar anlattı: Otizm tanısı konan yetişkin sayısı artıyor | Peki belirtileri neler?"><p>Otizmin yaygın belirtileri arasında sosyal iletişimde sorun ve belirli rutinlere veya konulara takılma yer alıyor ve bunlar kişinin çocukluğu boyunca fark edilmeyebiliyor. Bu nedenle daha fazla yetişkin otizmli olup olmadığını merak ediyor. Peki otizm nedir ve belirtileri nelerdir? ABD'li uzmanlar anlattı...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0ozQ8tJHJ0yzjmnfYO7E-A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’nin Georgia eyaletinde yaşayan 35 yaşındaki girişimci Natasha Nelson, sosyal normlar konusunda doğuştan gelen bir anlayışa sahip değildi.
İlk kez tanışan insanların neden derin sohbetler yerine küçük konuşmalar yapmayı tercih ettiklerini ya da insanların neden yataklarını toplamayı sevdiklerini bilmiyordu.
Nelson’a birkaç yıl önce, en küçük kızının da aynı teşhisi almasının hemen ardından otizm teşhisi kondu.
Nelson, “Hayatınız her zaman kaos içindeymiş gibi hissettiyseniz ve kendinizi rahat hissetmiyorsanız, geliştiğinizi hissetmiyorsanız, sadece sürekli hayatta kalıyormuş ve bir şeyden diğerine geçiyormuş gibi hissediyorsanız, kaybedecek neyiniz var?” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o0xUSBlRbkyc6shYenjjjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Otizmin yaygın belirtileri arasında sosyal iletişimde sorun ve belirli rutinlere veya konulara takılma yer alıyor kişinin çocukluğu boyunca fark edilmeyebiliyor.
Nelson, “İnsanlar artık benim özel ilgi alanım haline geldi” diyor.  
Ancak, özellikle yetişkinlerle çalışmak üzere eğitilmiş tıp uzmanlarının azlığı nedeniyle, yaşamın ilerleyen dönemlerinde otizm teşhisi koymak maliyetli ve zor olabilir.
İşte Associated Press haber ajansına göre yetişkin otizm tanıları hakkında bilmemiz gerekenler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6QgA_dGR5kSG24_Gi7vv-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Otizm spektrum bozukluğu, rutinleri katı bir şekilde takip etmek, sabit veya takıntılı ilgi alanlarına sahip olmak ve göz teması kurmakta veya sözsüz iletişimi anlamakta zorlanmak gibi bir dizi zihinsel, dil ve sosyal zorluktur.
Otizm tipik olarak çocukluk döneminde teşhis edilir. Amerikan Pediatri Akademisi, tüm çocukların 18 ay gibi erken bir dönemde taranmasını öneriyor.
Son on yılda daha fazla yetişkin, genellikle çocuklarına tanı konulduktan sonra veya sosyal medya paylaşımlarını gördükten sonra kendi nöroçeşitlilikleri hakkında fikir edinmeye çalıştı.
Geçen yıl JAMA Network Open'da yayınlanan bir çalışma, 2011'den 2022'ye kadar 26 ile 34 yaş arasındaki yetişkinler arasında otizm teşhisinde yüzde 452'lik bir artış olduğunu gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QG7zAHD9rUqt0oyu8QKe0A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Otizmin bazı özellikleri, yeni sosyal taleplerin ortaya çıktığı yetişkinlik dönemine kadar fark edilmeyebilir. Diğerleri ise maskeleme olarak bilinen belirli davranışları nasıl gizleyeceklerini öğrenmiş olabilirler.
Kaliforniya San Francisco Üniversitesi'nde otistik yetişkinlerle çalışan bir psikolog olan Whitney Ence, “Yetişkinler zaman içinde telafi etmeyi öğrendi. 'Bunu toplum içinde sergileyemem, bu yüzden bunu özel olarak yapıyorum' gibi bir şey öğrenmiş olabilirler” dedi.
DEHB ve OKB gibi çeşitli bozukluklar arasındaki semptomların örtüşmesi de sözel olmayan sosyal ipuçları veya dikkat süresi, çalışma belleği ve problem çözme gibi yürütücü işlevlerle ilgili zorluklar nedeniyle otizm teşhisini zorlaştırabilir.
Belirtiler herkes için farklı seyrediyor ve rutinlerden hoşlanmak veya tavşan deliklerinde bilgi edinmekten hoşlanmak gibi özelliklerin çoğu otizmi olmayan kişiler için de ortak.
Ancak Texas Üniversitesi Güneybatı Tıp Merkezi'nde otizm konusunda uzmanlaşmış bir psikiyatrist olan Dr. Arthur Westover, otizmin teşhis tanımını karşılamak için semptomların önemli bir bozulmaya neden olması gerektiğini söyledi.
Westover, “Bizler genel olarak insanız. Rutinleri severiz... sadece biraz zevk almak ve rutinlerle daha iyi hissetmek otistik olduğunuz anlamına gelmez” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p8JpGttgZ0uDHwVqmQ9Ncg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>34 yaşındaki Russell Lehmann, 20 yılı aşkın süredir otizm teşhisiyle yaşıyor. Aynı yemekleri yemenin ve aynı market alışverişlerini yapmanın onu rahatlattığını söylüyor. Ancak her gün bir buçuk saat spor salonuna gitmezse, depresyon ve başarısızlık duygularıyla boğuşmaya başlıyor.
Çeşitli çevrimiçi tarama araçları olsa da, otizm karmaşık bir tanıdır, bu nedenle uzmanlar bir psikiyatri sevki için birinci basamak doktoru ile konuşmayı öneriyor.
Bu psikiyatrist, erken çocukluk döneminizde mevcut olan aile ve arkadaşlar gibi, o dönemde semptomların mevcut olduğunu kanıtlayabilecek kişilerle görüşmek isteyebilir.
Bazı psikiyatristler, standart bir otizm tanı testi uygulayabilecek veya kendi klinik yargılarını kullanacak bir psikoloğa yönlendirebilir. Otizm için beyin taraması veya kan testi yok.
Bir yetişkin olarak otizm tanısı almak maliyetli olabilir ve biraz zaman alabilir. Westover, otistik yetişkinlerle çalışan uzmanlarda büyük bir eksiklik olduğunu söyledi. Nelson'ın teşhisi üç yıl sürmüş ve 3 bin dolardan fazla para ödemiş.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vatikan&amp;apos;da acı bekleyiş: Papa Francis ölürse ne olacak?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/vatikanda-aci-bekleyis-papa-francis-oelurse-ne-olacak</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/vatikanda-aci-bekleyis-papa-francis-oelurse-ne-olacak</guid>
<description><![CDATA[ Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, sağlık sorunları nedeniyle istifa ederse veya bir gün yaşamını yitirirse yeni bir papa seçmek Vatikan&#039;ın en önemli sorunu olacak. Papalık makamının geleceği hakkında spekülasyonlar artarken, olası halefler hakkındaki tartışmalar yeniden gündeme geldi. Sistine Şapeli&#039;nde toplanan kardinaller, bir araya gelerek bir sonraki papa&#039;nın kim olacağını belirleyecek. Yeni papa&#039;nın seçilip seçilmediği 600 yıldır Sistine Şapeli&#039;nin bacasından çıkan duman ile duyuruluyor. Bacadan çıkan siyah duman, papa seçilemedi, beyazsa seçildi anlamına geliyor.Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, Vatikan&#039;ın &quot;karmaşık bir klinik tablo&quot; olarak tanımladığı kötüleşen bir solunum yolu enfeksiyonu ile mücadele ediyor.
88 yaşındaki Papa, ek tıbbi müdahale gerektiren bir haftalık bronşit mücadelesinin ardından Gemelli Hastanesi&#039;ne kaldırıldı.
Vatikan sözcüsü Matteo Bruni, Francis&#039;in ilaç tedavisinde değişiklik gerektiren bir durumda olduğunu doğruladı.Papa, hastaneye yatırılmasını gerektiren ciddi bir solunum yolu enfeksiyonuyla mücadele ediyor.
Roma&#039;daki Gemelli Hastanesi&#039;ndeki doktorlar tedavisini denetliyor ve tedavi planı komplikasyonları ele alacak şekilde ayarlandı.
Papa, geçmişte kronik diz ağrısı, siyatik ve geçmiş ameliyatlar dahil olmak üzere birden fazla sağlık sorunuyla karşı karşıya kaldı.17 Aralık 1936&#039;da doğan Papa Francis 88 yaşında. Yakın tarihin en yaşlı papası olan Francis&#039;in yaşı, devam eden sağlık sorunlarının bir faktörü oldu.
Papa Francis, ilerleyen yaşına rağmen son sağlık sorunlarına kadar papalık görevlerinde aktif olarak kalmıştır.
Papa Leo XIII, görevdeki en yaşlı papa olma rekorunu elinde tutuyor. Şubat 1878&#039;den Temmuz 1903&#039;te 93 yaşında ölümüne kadar Katolik Kilisesi&#039;nin başı olarak görev yaptı.Papa Francis, Papa Benedict XVI&#039;nin istifasının ardından 13 Mart 2013&#039;te Katolik Kilisesi&#039;nin lideri olarak seçildi.
Papalık dönemi, kiliseyi modernize etme, sosyal adalet sorunlarını ele alma ve dinler arası diyaloğu teşvik etme çabalarıyla damgasını vurdu.Papa Francis sağlık sorunları nedeniyle liderliğini sürdüremezse, yeni bir papanın seçimi geleneksel konsey sürecini takip edecek.
Dünyanın dört bir yanından kardinaller, Sistine Şapeli&#039;nde oylarını kullanmak için Vatikan Şehri&#039;nde toplanacak.Yeni Papa&#039;nın seçilip seçilmediği 600 yıldır Sistine Şapeli&#039;nin bacasından çıkan duman ile duyuruluyor. 
Bacadan çıkan siyah duman Papa seçilemedi, beyazsa seçildi anlamına geliyor.
Henüz net bir halef belirlenmese de, Kardinal Pietro Parolin, Kardinal Luis Antonio Tagle ve Kardinal Robert Sarah gibi birkaç önemli kardinal potansiyel aday olarak tahmin ediliyor. Karar nihayetinde Kardinaller Koleji tarafından verilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8QiMf8vZ0EijaPLIAs5BHA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vatikanda, acı, bekleyiş:, Papa, Francis, ölürse, olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8QiMf8vZ0EijaPLIAs5BHA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250218091530456" class="type:primaryImage" alt="Vatikan'da acı bekleyiş: Papa Francis ölürse ne olacak?"><p>Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, sağlık sorunları nedeniyle istifa ederse veya bir gün yaşamını yitirirse yeni bir papa seçmek Vatikan'ın en önemli sorunu olacak. Papalık makamının geleceği hakkında spekülasyonlar artarken, olası halefler hakkındaki tartışmalar yeniden gündeme geldi. Sistine Şapeli'nde toplanan kardinaller, bir araya gelerek bir sonraki papa'nın kim olacağını belirleyecek. Yeni papa'nın seçilip seçilmediği 600 yıldır Sistine Şapeli'nin bacasından çıkan duman ile duyuruluyor. Bacadan çıkan siyah duman, papa seçilemedi, beyazsa seçildi anlamına geliyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VNO_HoQDWkC_bIk74UpVsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, Vatikan'ın "karmaşık bir klinik tablo" olarak tanımladığı kötüleşen bir solunum yolu enfeksiyonu ile mücadele ediyor.
88 yaşındaki Papa, ek tıbbi müdahale gerektiren bir haftalık bronşit mücadelesinin ardından Gemelli Hastanesi'ne kaldırıldı.
Vatikan sözcüsü Matteo Bruni, Francis'in ilaç tedavisinde değişiklik gerektiren bir durumda olduğunu doğruladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_MUl6seawkC-1V8iY7fa-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Papa, hastaneye yatırılmasını gerektiren ciddi bir solunum yolu enfeksiyonuyla mücadele ediyor.
Roma'daki Gemelli Hastanesi'ndeki doktorlar tedavisini denetliyor ve tedavi planı komplikasyonları ele alacak şekilde ayarlandı.
Papa, geçmişte kronik diz ağrısı, siyatik ve geçmiş ameliyatlar dahil olmak üzere birden fazla sağlık sorunuyla karşı karşıya kaldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EVW4abWT7EaZXFXnSdimRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>17 Aralık 1936'da doğan Papa Francis 88 yaşında. Yakın tarihin en yaşlı papası olan Francis'in yaşı, devam eden sağlık sorunlarının bir faktörü oldu.
Papa Francis, ilerleyen yaşına rağmen son sağlık sorunlarına kadar papalık görevlerinde aktif olarak kalmıştır.
Papa Leo XIII, görevdeki en yaşlı papa olma rekorunu elinde tutuyor. Şubat 1878'den Temmuz 1903'te 93 yaşında ölümüne kadar Katolik Kilisesi'nin başı olarak görev yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/10RplU6SeUiCLZ_DBlxRXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Papa Francis, Papa Benedict XVI'nin istifasının ardından 13 Mart 2013'te Katolik Kilisesi'nin lideri olarak seçildi.
Papalık dönemi, kiliseyi modernize etme, sosyal adalet sorunlarını ele alma ve dinler arası diyaloğu teşvik etme çabalarıyla damgasını vurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1tGAO9lDZkegENe_JLMdvA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Papa Francis sağlık sorunları nedeniyle liderliğini sürdüremezse, yeni bir papanın seçimi geleneksel konsey sürecini takip edecek.
Dünyanın dört bir yanından kardinaller, Sistine Şapeli'nde oylarını kullanmak için Vatikan Şehri'nde toplanacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t1WURnejq0-9aww8U2-0SQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni Papa'nın seçilip seçilmediği 600 yıldır Sistine Şapeli'nin bacasından çıkan duman ile duyuruluyor. 
Bacadan çıkan siyah duman Papa seçilemedi, beyazsa seçildi anlamına geliyor.
Henüz net bir halef belirlenmese de, Kardinal Pietro Parolin, Kardinal Luis Antonio Tagle ve Kardinal Robert Sarah gibi birkaç önemli kardinal potansiyel aday olarak tahmin ediliyor. Karar nihayetinde Kardinaller Koleji tarafından verilecek.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Nutella&amp;apos;nın Babası&amp;quot; Francesco Rivella, Sevgililer Günü&amp;apos;nde öldü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/nutellanin-babasi-francesco-rivella-sevgililer-gununde-oeldu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/nutellanin-babasi-francesco-rivella-sevgililer-gununde-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Dünyaca ünlü fındık kremasının mucidi olarak tanınan &quot;Nutella&#039;nın babası&quot; İtalyan kimyager Francesco Rivella, 97 yaşında hayatını kaybetti. Rivella, 14 Şubat Cuma günü, Sevgililer Günü&#039;nde vefat etti.Dünyaca ünlü fındıklı kremanın mucidi olarak tanınan İtalyan kimyager Francesco Rivella, 97 yaşında hayatını kaybetti. Çikolata ürünleri şirketi Ferrero’da uzun yıllar çalışarak, Nutella’nın bugünkü formuna ulaşmasına katkı sağlayan isimlerden biri olarak tarihe geçen Rivella, &quot;Nutella&#039;nın babası&quot; olarak da biliniyor. İtalyan kimyagerin 14 Şubat Sevgililer Günü&#039;nde yaşamını yitirdiği bildirildi.  Nutella’nın doğuşuna tanıklık eden ve markanın en önemli isimlerinden biri olan Rivella, Ferrero&#039;nun ilk yıllarından itibaren tatlı dünyasına önemli bir katkı sundu.  NUTELLA&#039;NIN İLK ADIMLARI  Francesco Rivella, 1952 yılında, henüz 25 yaşındayken, Ferrero&#039;da işe başladı. Torino&#039;da bromatolojik kimya eğitimi alan Rivella, Ferrero’nun laboratuvarında, tatlıların temel bileşenlerini inceleyen ve karışımları oluşturan ekibin başlıca üyelerindendi. İşte bu dönemde, Nutella’nın ilk kıvamına ulaşabilmek için yapılan denemeler ve formül geliştirme süreci başladı.  Nutella&#039;nın doğuşu ise, 1946’da üretilen “Giandujot” adlı fındık ve çikolata karışımına dayanıyor. Bu ürün, dilimlenebilir yapısı ile dikkat çekerken, 1951’de daha kremsi bir hale gelerek “SuperCrema” adıyla piyasaya sunuldu. Nihayetinde, 1964 yılında yapılan son tarif değişiklikleriyle Nutella&#039;nın bugünkü formülü şekillendi.NUTELLA&#039;NIN İÇİNDE NE VAR?   İtalyan gazeteci Gigi Padovani, Mondo Nutella (Nutella Dünyası) adlı kitabında, Francesco Rivella ve Ferrero&#039;nun yöneticisi Michele Ferrero&#039;nun dünya çapında tatlıları araştırarak, sadece taklit etmek değil, onları daha da iyileştirmek için çalışmalar yaptıklarını anlatıyor.  Ferrero’nun internet sitesine göre Nutella, yedi temel bileşenden oluşuyor: şeker, palm yağı, fındık, süt, kakao, lesitin ve vanilin.  Francesco Rivella, emekli olduktan sonra Alba&#039;ya yerleşti ve burada tarıma yönelerek meyve yetiştiriciliğiyle ilgilenmeye başladı. Aynı zamanda, geleneksel İtalyan sporu pallapugno’nun gelişimine de katkı sağladı.  Geride, üç oğlu, bir kızı ve yedi torunu kalan Rivella&#039;nın ölümü, Ferrero&#039;nun kurucusu Michele Ferrero’nun ölümünün onuncu yıldönümüne denk gelmesiyle de dikkat çekti. Bu trajik benzerlik, Rivella ve Ferrero&#039;nun birlikte inşa ettikleri efsanevi markanın ölümsüzleşen mirasını bir kez daha hatırlatıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I9oH7Y0Qg0eX2BOk2tSFYQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nutellanın, Babası, Francesco, Rivella, Sevgililer, Gününde, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I9oH7Y0Qg0eX2BOk2tSFYQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" nutella babas francesco rivella sevgililer g><p>Dünyaca ünlü fındık kremasının mucidi olarak tanınan "Nutella'nın babası" İtalyan kimyager Francesco Rivella, 97 yaşında hayatını kaybetti. Rivella, 14 Şubat Cuma günü, Sevgililer Günü'nde vefat etti.</p><p>Dünyaca ünlü fındıklı kremanın mucidi olarak tanınan İtalyan kimyager Francesco Rivella, 97 yaşında hayatını kaybetti. Çikolata ürünleri şirketi Ferrero’da uzun yıllar çalışarak, Nutella’nın bugünkü formuna ulaşmasına katkı sağlayan isimlerden biri olarak tarihe geçen Rivella, "Nutella'nın babası" olarak da biliniyor. İtalyan kimyagerin 14 Şubat Sevgililer Günü'nde yaşamını yitirdiği bildirildi.  Nutella’nın doğuşuna tanıklık eden ve markanın en önemli isimlerinden biri olan Rivella, Ferrero'nun ilk yıllarından itibaren tatlı dünyasına önemli bir katkı sundu.  <strong>NUTELLA'NIN İLK ADIMLARI</strong>  Francesco Rivella, 1952 yılında, henüz 25 yaşındayken, Ferrero'da işe başladı. Torino'da bromatolojik kimya eğitimi alan Rivella, Ferrero’nun laboratuvarında, tatlıların temel bileşenlerini inceleyen ve karışımları oluşturan ekibin başlıca üyelerindendi. İşte bu dönemde, Nutella’nın ilk kıvamına ulaşabilmek için yapılan denemeler ve formül geliştirme süreci başladı.  Nutella'nın doğuşu ise, 1946’da üretilen “Giandujot” adlı fındık ve çikolata karışımına dayanıyor. Bu ürün, dilimlenebilir yapısı ile dikkat çekerken, 1951’de daha kremsi bir hale gelerek “SuperCrema” adıyla piyasaya sunuldu. Nihayetinde, 1964 yılında yapılan son tarif değişiklikleriyle Nutella'nın bugünkü formülü şekillendi.</p><p><strong>NUTELLA'NIN İÇİNDE NE VAR? </strong>  İtalyan gazeteci Gigi Padovani, Mondo Nutella (Nutella Dünyası) adlı kitabında, Francesco Rivella ve Ferrero'nun yöneticisi Michele Ferrero'nun dünya çapında tatlıları araştırarak, sadece taklit etmek değil, onları daha da iyileştirmek için çalışmalar yaptıklarını anlatıyor.  Ferrero’nun internet sitesine göre Nutella, yedi temel bileşenden oluşuyor: şeker, palm yağı, fındık, süt, kakao, lesitin ve vanilin.  Francesco Rivella, emekli olduktan sonra Alba'ya yerleşti ve burada tarıma yönelerek meyve yetiştiriciliğiyle ilgilenmeye başladı. Aynı zamanda, geleneksel İtalyan sporu pallapugno’nun gelişimine de katkı sağladı.  Geride, üç oğlu, bir kızı ve yedi torunu kalan Rivella'nın ölümü, Ferrero'nun kurucusu Michele Ferrero’nun ölümünün onuncu yıldönümüne denk gelmesiyle de dikkat çekti. Bu trajik benzerlik, Rivella ve Ferrero'nun birlikte inşa ettikleri efsanevi markanın ölümsüzleşen mirasını bir kez daha hatırlatıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna lideri Zelenski Anıtkabir&amp;apos;i ziyaret etti, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya geldi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ukrayna-lideri-zelenski-anitkabiri-ziyaret-etti-cumhurbaskani-erdogan-ile-bir-araya-geldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ukrayna-lideri-zelenski-anitkabiri-ziyaret-etti-cumhurbaskani-erdogan-ile-bir-araya-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek üzere eşi Olena Zelenska ile bilrikte Ankara&#039;ya geldi. Anıtkabir&#039;i ziyaret eden Zelenski, Erdoğan ile Beştepe&#039;de bir araya geldi. Görüşmede Rusya-Ukrayna savaşı ele alınacak.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere dün Ankara&#039;ya ulaştı.
Erdoğan-Zelenski görüşmesi Beştepe&#039;de başladı.
İki liderin görüşmesinde, Türkiye-Ukrayna arasındaki ilişkilerle birlikte bölgesel ve küresel meseleler ele alınacak.Zelenski, görüşmeden önce eşi Olena Zelenski ile birlikte, Ukrayna&#039;nın Ankara Büyükelçiliği Hizmet Binasının açılış törenine katıldı.
Ardından Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#039;ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir&#039;i ziyaret etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QXyYkf3pkUq1nK7oVI9M1A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna, lideri, Zelenski, Anıtkabiri, ziyaret, etti, Cumhurbaşkanı, Erdoğan, ile, bir, araya, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QXyYkf3pkUq1nK7oVI9M1A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna lideri Zelenski Ankara'da: Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme başladı"><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek üzere eşi Olena Zelenska ile bilrikte Ankara'ya geldi. Anıtkabir'i ziyaret eden Zelenski, Erdoğan ile Beştepe'de bir araya geldi. Görüşmede Rusya-Ukrayna savaşı ele alınacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xrgl_BnDXkK7cKTX4QmEbQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere dün Ankara'ya ulaştı.
Erdoğan-Zelenski görüşmesi Beştepe'de başladı.
İki liderin görüşmesinde, Türkiye-Ukrayna arasındaki ilişkilerle birlikte bölgesel ve küresel meseleler ele alınacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_7sz48biykePtSHHak_WPQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zelenski, görüşmeden önce eşi Olena Zelenski ile birlikte, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçiliği Hizmet Binasının açılış törenine katıldı.
Ardından Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir'i ziyaret etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V-Hc-E2uzUaV_H6uQugqIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_7ZYnUiDykq9aw1lecXLLg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tatil köyünde sahte kar skandalı: &amp;quot;Zekama hakaret edildi&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/tatil-koeyunde-sahte-kar-skandali-zekama-hakaret-edildi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/tatil-koeyunde-sahte-kar-skandali-zekama-hakaret-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Çin’in güneybatısındaki Siçuan eyaletinde bulunan Çengdu Kar Köyü adlı tatil köyü, kullandığı sahte karla büyük tepki topladı. Tatil köyü, köpüklü su ve pamuk karışımından ürettiği karları kullanarak ziyaretçilere &quot;karlı bir atmosfer&quot; sunmayı amaçladı. Sahte kar kullandığı ortaya çıkan tatil köyü, ziyaretçilerden özür diledi.Çin&#039;in güneybatısındaki Çengdu şehrinde bulunan bir tatil köyü, sahte kar kullandığı öğrenilince ziyaretçilerden tepki topladı ve ardından özür diledi.  Çengdu&#039;daki yeni tesis, Çin Yeni Yılı etkinlikleri için kapılarını açtı. Ancak, ocak ayında faaliyete geçen tatil köyünde misafirler sahte karı fark etti ve bu durumu sosyal medyada paylaştı. Yapılan paylaşımlarda, birçok ziyaretçi kandırıldıklarını belirtti. Bir kullanıcı, &quot;İnternet çağında tatil tesisleri doğru bilgi paylaşmalı ve yanlış reklamdan kaçınmalı. Aksi takdirde, sadece kendi imajlarını zedelemiş olurlar&quot; şeklinde tepki gösterdi. Başka bir turist ise, &quot;Kandırıldım, zekama hakaret edildi!&quot; ifadesini kullandı.  Sahte karla karşılaşan bir diğer ziyaretçi ise, &quot;Kar görmek için geldim ama pamuk gösterdiniz. Ne diyeceğimi bilmiyorum,&quot; diyerek hayal kırıklığını dile getirdi.  Tatil köyü, 8 Şubat&#039;ta yaptığı açıklamada, &quot;Karlı bir atmosfer yaratmak amacıyla pamuk satın aldık. Ancak beklenen etkiyi oluşturmadı ve ziyaretçiler üzerinde kötü bir izlenim bıraktı&quot; dedi. Tesis, durumdan dolayı özür dileyerek ziyaretçilerin ücretlerinin geri ödeneceğini duyurdu. Ayrıca, şikayetler üzerine geçici olarak kapatıldığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VP7vw3Osk0O-_3R9VJ7QUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tatil, köyünde, sahte, kar, skandalı:, Zekama, hakaret, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VP7vw3Osk0O-_3R9VJ7QUw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tatil köyünde sahte kar skandalı: " zekama hakaret edildi><p>Çin’in güneybatısındaki Siçuan eyaletinde bulunan Çengdu Kar Köyü adlı tatil köyü, kullandığı sahte karla büyük tepki topladı. Tatil köyü, köpüklü su ve pamuk karışımından ürettiği karları kullanarak ziyaretçilere "karlı bir atmosfer" sunmayı amaçladı. Sahte kar kullandığı ortaya çıkan tatil köyü, ziyaretçilerden özür diledi.</p>Çin'in güneybatısındaki Çengdu şehrinde bulunan bir tatil köyü, sahte kar kullandığı öğrenilince ziyaretçilerden tepki topladı ve ardından özür diledi.  Çengdu'daki yeni tesis, Çin Yeni Yılı etkinlikleri için kapılarını açtı. Ancak, ocak ayında faaliyete geçen tatil köyünde misafirler sahte karı fark etti ve bu durumu sosyal medyada paylaştı. Yapılan paylaşımlarda, birçok ziyaretçi kandırıldıklarını belirtti. Bir kullanıcı, "İnternet çağında tatil tesisleri doğru bilgi paylaşmalı ve yanlış reklamdan kaçınmalı. Aksi takdirde, sadece kendi imajlarını zedelemiş olurlar" şeklinde tepki gösterdi. Başka bir turist ise, "Kandırıldım, zekama hakaret edildi!" ifadesini kullandı.  Sahte karla karşılaşan bir diğer ziyaretçi ise, "Kar görmek için geldim ama pamuk gösterdiniz. Ne diyeceğimi bilmiyorum," diyerek hayal kırıklığını dile getirdi.  Tatil köyü, 8 Şubat'ta yaptığı açıklamada, "Karlı bir atmosfer yaratmak amacıyla pamuk satın aldık. Ancak beklenen etkiyi oluşturmadı ve ziyaretçiler üzerinde kötü bir izlenim bıraktı" dedi. Tesis, durumdan dolayı özür dileyerek ziyaretçilerin ücretlerinin geri ödeneceğini duyurdu. Ayrıca, şikayetler üzerine geçici olarak kapatıldığını bildirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Avrupa
Ordusu” hayal mi gerçek mi?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/avrupaordusu-hayal-mi-gercek-mi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/avrupaordusu-hayal-mi-gercek-mi</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa, Trump-Putin yakınlaşması nedeniyle telaş içinde. Bazı Batılı liderler Ukrayna&#039;ya asker göndermeye yönelik açıklamalar yapıyor.  Diğerleri ise Rusya-Ukrayna Savaşı&#039;na doğrudan dahil olma konusunda çekimser. Peki son zamanlarda tartışılmaya başlanan Avrupa Ordusu&#039;nun kurulması mümkün mü? Avrupa buna hazır mı?Ukrayna&#039;da yaklaşık üç yıldır devam eden savaşın sona ermesinin uzak bir ihtimal olduğu düşünülse de ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın geçtiğimiz hafta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le telefonda görüşmesi, Avrupa&#039;da telaşa yol açtı.
Suudi Arabistan&#039;daki Rusya-ABD görüşmesi de telaşı ikiye katladı ve Avrupalı liderler, acil toplantıyla Paris&#039;te bir araya geldi.
The Guardian gazetesi, Avrupa&#039;da Rusya Ukrayna Savaşı&#039;na ilişkin yaşanan krizi değerlendirdi.
Royal United Services Institute (Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü) adlı düşünce kuruluşunun askeri bilimler direktörü Matthew Savill, Ukrayna&#039;da bir ateşkesin ardından konuşlandırılabilecek çeşitli güç seviyeleri olduğunu savunuyor.
Bunlardan ilki, Rusya&#039;nın yeniden işgal etmesi halinde teorik olarak savaşabilecek büyük bir kara caydırıcı gücü. Bu muhtemelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin istediği 100 bin ile 150 bin askeri kapsayabilir.Ancak ABD&#039;nin katılmayı reddetmesiyle birlikte personel kısıtlamaları Avrupa&#039;nın böyle bir sayıyı sağlayabileceği anlamına gelmiyor ve Savill daha inandırıcı bir alternatifin cephe hattının bazı bölümlerinde Avrupalı tugaylarla birlikte on binlerce kişilik daha küçük bir güç olacağına inanıyor.
Bu daha sınırlı bir yardım olacaktır ancak Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;ya tekrar saldırması halinde Avrupa ülkelerinin de çatışmanın içine çekileceği anlamına gelebilir.
Daha sınırlı bir model ise “büyük bir eğitim gücü” olacaktır ki bu da caydırıcı olabilir çünkü Avrupalı birlikler Ukrayna&#039;da üslenecek, askeri bir krizde savaşabilecek ve destek sağlayabileceklerdir.
Ancak bu, en az 900 kilometre kareden fazla aktif bir cephe boyunca yaklaşık 600 bin Rus askeriyle karşı karşıya olan Ukrayna&#039;ya sadece sınırlı bir yardım olacaktır.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü&#039;nde askeri uzman olan Ben Barry, Ukrayna&#039;ya gelecekte verilecek herhangi bir destek için “hava ve deniz unsurunun” da gerekli olduğunu belirtiyor.Ukrayna&#039;ya konuşlandırılacak herhangi bir Avrupalı gücün barışı koruma misyonu olması pek olası değil.
Bu tür misyonlar Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenir ve bir temas hattının her iki tarafında devriye gezerek eşit bir şekilde çalışmayı içerir.
Geçmişte, özellikle de Temmuz 1995&#039;te Bosna&#039;da Sırp güçlerinin Srebrenitsa’da sözde BM koruması altında olan yaklaşık 8 bin Bosnalı Müslümanı katlettiği olayda olduğu gibi, bu misyonların etkisiz olduğu ortaya çıktı.
Güç ne büyüklükte olursa olsun, büyük olasılıkla bir tür Avrupa komutası altında olacak.
Geçtiğimiz çarşamba günü ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bu tür birliklerin NATO güvenlik garantisi kapsamında olmayacağını, yani Rusya ile yeni bir çatışma çıkması halinde ilgili ülkelerin kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalacaklarını söyledi.Rusya Şubat 2022&#039;de Ukrayna&#039;ya başlattığı işgali, en azından kısmen, küçük komşusunun NATO&#039;ya katılmak da dahil olmak üzere Batı&#039;nın bir parçası olmasını önlemek için başlattı.
Ukrayna&#039;yı askerden arındırma arzusu da dahil olmak üzere genel hedefleri değişmedi ve ülke içinde Avrupa birliklerinin varlığına karşı çıkması muhtemel.
Kremlin, Avrupa ülkelerini ABD ile görüşmelerinin dışında tutmak istiyor.
Eğer Ukrayna&#039;ya bir Avrupa gücü konuşlandırılacak olursa, bu güç ülkede kalmaya istekli olup olmadıklarını test etmek üzere tasarlanmış düşük seviyeli provokatif saldırılara maruz kalabilir.Fransa, Ukrayna&#039;ya askeri birlik gönderme konusunda en hevesli ülke İngiltere Başbakanı Keir Starmer da gerekirse kendi birliklerini sahada konuşlandırmaya istekli olduğunu söyledi.
İsveç de askerlerinin katılımının bir olasılık olduğunu belirtti.
Ancak Almanya&#039;da bu hafta sonu seçime gidecek olan Şansölye Olaf Scholz, ABD-Rusya görüşmelerinin nereye varacağı konusundaki belirsizlik göz önüne alındığında bu tür tartışmaların erken olduğunu söyledi.
Bu arada, yoğun bir şekilde yeniden silahlanan Polonya, komşusuna asker göndermeyi reddetti. Bu da yeni başlayan çok uluslu çabaya bir darbe oldu.ABD&#039;li politikacılar kara birlikleri gönderilmesini reddetse de hava desteği sağlamayı henüz reddetmedi. Ukrayna üzerinde uçuşa yasak bir bölge oluşturulması Kiev&#039;e önemli bir yardım olacaktır ancak Beyaz Saray Ukrayna’ya ilgisini yitirmiş görünüyor.
Bu nedenle bu adımı atmayı düşünüp düşünmeyeceği bile belli değil.
Daha olası senaryo ise Avrupa ülkelerinin Ukrayna&#039;ya tam bir güvenlik garantisi vermek zorunda kalmasıdır ki bu da Avrupa&#039;nın ne kadar ileri gitmeye hazır olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
İngiltere ve Fransa&#039;nın nükleer silahları var ancak Rusya&#039;nın daha büyük bir nükleer cephaneliğe sahip olduğu düşünüldüğünde, Ukrayna&#039;yı savunmak için bu silahlardan vazgeçmeleri pek olası değil.
Ukrayna&#039;da ağır kayıplar veren ve 2022&#039;de ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H41lNwC9t0yjJ3XgEdGrnA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>“Avrupa
Ordusu”, hayal, gerçek, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/H41lNwC9t0yjJ3XgEdGrnA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="“Avrupa Ordusu” hayal mi gerçek mi?"><p>Avrupa, Trump-Putin yakınlaşması nedeniyle telaş içinde. Bazı Batılı liderler Ukrayna'ya asker göndermeye yönelik açıklamalar yapıyor.  Diğerleri ise Rusya-Ukrayna Savaşı'na doğrudan dahil olma konusunda çekimser. Peki son zamanlarda tartışılmaya başlanan Avrupa Ordusu'nun kurulması mümkün mü? Avrupa buna hazır mı?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ms2WuBPKmE2cu3U8HYYd8w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna'da yaklaşık üç yıldır devam eden savaşın sona ermesinin uzak bir ihtimal olduğu düşünülse de ABD Başkanı Donald Trump'ın geçtiğimiz hafta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le telefonda görüşmesi, Avrupa'da telaşa yol açtı.
Suudi Arabistan'daki Rusya-ABD görüşmesi de telaşı ikiye katladı ve Avrupalı liderler, acil toplantıyla Paris'te bir araya geldi.
The Guardian gazetesi, Avrupa'da Rusya Ukrayna Savaşı'na ilişkin yaşanan krizi değerlendirdi.
Royal United Services Institute (Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü) adlı düşünce kuruluşunun askeri bilimler direktörü Matthew Savill, Ukrayna'da bir ateşkesin ardından konuşlandırılabilecek çeşitli güç seviyeleri olduğunu savunuyor.
Bunlardan ilki, Rusya'nın yeniden işgal etmesi halinde teorik olarak savaşabilecek büyük bir kara caydırıcı gücü. Bu muhtemelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin istediği 100 bin ile 150 bin askeri kapsayabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y9oWHoAl5kiwDywz1HMrLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak ABD'nin katılmayı reddetmesiyle birlikte personel kısıtlamaları Avrupa'nın böyle bir sayıyı sağlayabileceği anlamına gelmiyor ve Savill daha inandırıcı bir alternatifin cephe hattının bazı bölümlerinde Avrupalı tugaylarla birlikte on binlerce kişilik daha küçük bir güç olacağına inanıyor.
Bu daha sınırlı bir yardım olacaktır ancak Rusya'nın Ukrayna'ya tekrar saldırması halinde Avrupa ülkelerinin de çatışmanın içine çekileceği anlamına gelebilir.
Daha sınırlı bir model ise “büyük bir eğitim gücü” olacaktır ki bu da caydırıcı olabilir çünkü Avrupalı birlikler Ukrayna'da üslenecek, askeri bir krizde savaşabilecek ve destek sağlayabileceklerdir.
Ancak bu, en az 900 kilometre kareden fazla aktif bir cephe boyunca yaklaşık 600 bin Rus askeriyle karşı karşıya olan Ukrayna'ya sadece sınırlı bir yardım olacaktır.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nde askeri uzman olan Ben Barry, Ukrayna'ya gelecekte verilecek herhangi bir destek için “hava ve deniz unsurunun” da gerekli olduğunu belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bFrMaRElv0GXdkGO1U41wQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna'ya konuşlandırılacak herhangi bir Avrupalı gücün barışı koruma misyonu olması pek olası değil.
Bu tür misyonlar Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenir ve bir temas hattının her iki tarafında devriye gezerek eşit bir şekilde çalışmayı içerir.
Geçmişte, özellikle de Temmuz 1995'te Bosna'da Sırp güçlerinin Srebrenitsa’da sözde BM koruması altında olan yaklaşık 8 bin Bosnalı Müslümanı katlettiği olayda olduğu gibi, bu misyonların etkisiz olduğu ortaya çıktı.
Güç ne büyüklükte olursa olsun, büyük olasılıkla bir tür Avrupa komutası altında olacak.
Geçtiğimiz çarşamba günü ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bu tür birliklerin NATO güvenlik garantisi kapsamında olmayacağını, yani Rusya ile yeni bir çatışma çıkması halinde ilgili ülkelerin kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kalacaklarını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hUoDP2b9-0-9f4I9921AZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya Şubat 2022'de Ukrayna'ya başlattığı işgali, en azından kısmen, küçük komşusunun NATO'ya katılmak da dahil olmak üzere Batı'nın bir parçası olmasını önlemek için başlattı.
Ukrayna'yı askerden arındırma arzusu da dahil olmak üzere genel hedefleri değişmedi ve ülke içinde Avrupa birliklerinin varlığına karşı çıkması muhtemel.
Kremlin, Avrupa ülkelerini ABD ile görüşmelerinin dışında tutmak istiyor.
Eğer Ukrayna'ya bir Avrupa gücü konuşlandırılacak olursa, bu güç ülkede kalmaya istekli olup olmadıklarını test etmek üzere tasarlanmış düşük seviyeli provokatif saldırılara maruz kalabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b6AFOrJz80y1_VZPZ8Wl-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fransa, Ukrayna'ya askeri birlik gönderme konusunda en hevesli ülke İngiltere Başbakanı Keir Starmer da gerekirse kendi birliklerini sahada konuşlandırmaya istekli olduğunu söyledi.
İsveç de askerlerinin katılımının bir olasılık olduğunu belirtti.
Ancak Almanya'da bu hafta sonu seçime gidecek olan Şansölye Olaf Scholz, ABD-Rusya görüşmelerinin nereye varacağı konusundaki belirsizlik göz önüne alındığında bu tür tartışmaların erken olduğunu söyledi.
Bu arada, yoğun bir şekilde yeniden silahlanan Polonya, komşusuna asker göndermeyi reddetti. Bu da yeni başlayan çok uluslu çabaya bir darbe oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7bQXclnw-UCxok5H4xj9hQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'li politikacılar kara birlikleri gönderilmesini reddetse de hava desteği sağlamayı henüz reddetmedi. Ukrayna üzerinde uçuşa yasak bir bölge oluşturulması Kiev'e önemli bir yardım olacaktır ancak Beyaz Saray Ukrayna’ya ilgisini yitirmiş görünüyor.
Bu nedenle bu adımı atmayı düşünüp düşünmeyeceği bile belli değil.
Daha olası senaryo ise Avrupa ülkelerinin Ukrayna'ya tam bir güvenlik garantisi vermek zorunda kalmasıdır ki bu da Avrupa'nın ne kadar ileri gitmeye hazır olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
İngiltere ve Fransa'nın nükleer silahları var ancak Rusya'nın daha büyük bir nükleer cephaneliğe sahip olduğu düşünüldüğünde, Ukrayna'yı savunmak için bu silahlardan vazgeçmeleri pek olası değil.
Ukrayna'da ağır kayıplar veren ve 2022'den sonra toprak kazanmakta zorlanan Rusya, başka bir açık çatışmanın içine çekilmek istemeyebilir.
Ancak ABD'nin müdahil olmama taahhüdüyle birlikte Kremlin, Ukrayna'daki Batılı güçleri Avrupa'nın geri kalanında NATO şemsiyesi altında olanlara kıyasla daha yumuşak bir hedef olarak görebilir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD’den tarihi adım: Asker sayısı ilk kez azaldı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdden-tarihi-adim-asker-sayisi-ilk-kez-azaldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdden-tarihi-adim-asker-sayisi-ilk-kez-azaldi</guid>
<description><![CDATA[ ABD, Japonya’daki 105 denizciyi farklı bir üsse sevk ederek Okinawa’daki asker sayısını ilk kez düşürdü. Küçük görünen bu değişiklik, ABD ve Japonya arasındaki 2013 anlaşmasının hayata geçirilmesi adına önemli bir adım olarak yorumlanıyor. Ancak yeni üslerin inşası ve Çin’in bölgedeki artan etkisi, sürecin belirsizliğini koruduğunu gösteriyor.ABD, Japonya’nın Okinawa Adası’ndaki askeri varlığını azaltmaya yönelik önemli bir adım attı. New York Times’ın (NYT) haberine göre, Noel’den önce Okinawa’ya gönderilecek olan 105 kişilik ABD Deniz Piyadesi birliği, Okinawa yerine ABD’nin Guam adasında bulunan yeni bir üsse yönlendirildi. Bu değişiklik, Okinawa’daki askeri varlığın ilk kez azalması anlamına geliyor.  Okinawa’daki ABD üssünde toplamda yaklaşık 18 bin askeri personel bulunuyor. Washington ve Tokyo arasında 2013’te imzalanan anlaşma uyarınca, en az 9 bin Amerikan piyadesinin Okinawa’dan ayrılması planlanıyor. Ancak, haberde Okinawa&#039;da yeni üsler inşa edildiği ve geri çekilme sürecinin en az 10 yıl daha sürebileceği belirtiliyor.  New York Times, bu değişikliğin Çin’in bölgedeki etkisini engellemeye yönelik strateji için önemli bir adım olmadığına dikkat çekiyor. Özellikle Çin’in Tayvan’ı işgal etmesi durumunda Okinawa’nın “ön cephe” olacağına vurgu yapılıyor.  2013’teki anlaşmanın müzakerelerinde yer alan eski ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi Christopher B. Johnstone, anlaşmanın üzerinden yıllar geçmesine rağmen sadece 100 civarında piyadenin yer değiştirdiğini ve sürecin ilerlemediğini belirtiyor.  ABD, 1950&#039;lerden bu yana Japonya’da çeşitli üslerle varlığını sürdürüyor. Ancak, Okinawa’daki askeri üslerle ilgili gerilimler geçmişte büyük protestolara yol açmıştı. 1995’te Okinawa’da üç Amerikan askerinin işlediği suç, Japon halkı arasında geniş tepki uyandırmıştı. 2004’te ise bir ABD helikopteri, Okinawa Uluslararası Üniversitesi kampüsüne düşmüş ve ciddi endişelere neden olmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8V6aNH_2TU6xpcQc4bt0wA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD’den, tarihi, adım:, Asker, sayısı, ilk, kez, azaldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8V6aNH_2TU6xpcQc4bt0wA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD’den tarihi adım: Asker sayısı ilk kez azaldı"><p>ABD, Japonya’daki 105 denizciyi farklı bir üsse sevk ederek Okinawa’daki asker sayısını ilk kez düşürdü. Küçük görünen bu değişiklik, ABD ve Japonya arasındaki 2013 anlaşmasının hayata geçirilmesi adına önemli bir adım olarak yorumlanıyor. Ancak yeni üslerin inşası ve Çin’in bölgedeki artan etkisi, sürecin belirsizliğini koruduğunu gösteriyor.</p>ABD, Japonya’nın Okinawa Adası’ndaki askeri varlığını azaltmaya yönelik önemli bir adım attı. New York Times’ın (NYT) haberine göre, Noel’den önce Okinawa’ya gönderilecek olan 105 kişilik ABD Deniz Piyadesi birliği, Okinawa yerine ABD’nin Guam adasında bulunan yeni bir üsse yönlendirildi. Bu değişiklik, Okinawa’daki askeri varlığın ilk kez azalması anlamına geliyor.  Okinawa’daki ABD üssünde toplamda yaklaşık 18 bin askeri personel bulunuyor. Washington ve Tokyo arasında 2013’te imzalanan anlaşma uyarınca, en az 9 bin Amerikan piyadesinin Okinawa’dan ayrılması planlanıyor. Ancak, haberde Okinawa'da yeni üsler inşa edildiği ve geri çekilme sürecinin en az 10 yıl daha sürebileceği belirtiliyor.  New York Times, bu değişikliğin Çin’in bölgedeki etkisini engellemeye yönelik strateji için önemli bir adım olmadığına dikkat çekiyor. Özellikle Çin’in Tayvan’ı işgal etmesi durumunda Okinawa’nın “ön cephe” olacağına vurgu yapılıyor.  2013’teki anlaşmanın müzakerelerinde yer alan eski ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi Christopher B. Johnstone, anlaşmanın üzerinden yıllar geçmesine rağmen sadece 100 civarında piyadenin yer değiştirdiğini ve sürecin ilerlemediğini belirtiyor.  ABD, 1950'lerden bu yana Japonya’da çeşitli üslerle varlığını sürdürüyor. Ancak, Okinawa’daki askeri üslerle ilgili gerilimler geçmişte büyük protestolara yol açmıştı. 1995’te Okinawa’da üç Amerikan askerinin işlediği suç, Japon halkı arasında geniş tepki uyandırmıştı. 2004’te ise bir ABD helikopteri, Okinawa Uluslararası Üniversitesi kampüsüne düşmüş ve ciddi endişelere neden olmuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Santorini artık depremi bekliyor: Yumurtanın akı kabuğu kırmak istiyor</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/santorini-artik-depremi-bekliyor-yumurtanin-aki-kabugu-kirmak-istiyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/santorini-artik-depremi-bekliyor-yumurtanin-aki-kabugu-kirmak-istiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yaklaşık bir aydır deprem fırtınası yaşayan Santorini&#039;de, denizaltında yapılan incelemelerin ardından, bölgenin 6 şiddetinde bir depreme hazır olması gerektiği belirlendi. Denizaltındaki magmanın üst katmanlara baskı yaparak son depremleri yarattığı anlaşıldı ve durum, &quot;Yumurtanın akının kabuğunu kırmak&quot; istemesine benzetildi.Yunanistan&#039;ın Kathimeri Gazetesi&#039;nde, Tania Georgiopoulou imzalı haberde, Santori ve çevresindeki son duruma ilişkin uzman görüşlerine yer verildi. Haberde, sismologlar Dimitris Papanikolaou ve Kostas Papazachos&#039;un görüşleri aktarıldı.Sismolog Kostas Papazachos, bölgedeki durumu anlatırken, Ege Denizi&#039;nin kabuğuna magmadan bir baskı olduğunu ve bu magmanın kabuğu zorladığını belirtirken, &quot;Bir yumurta olduğunu hayal edelim. Üzerinde yaşadığımız kabuk Ege Denizi&#039;nin kabuğudur ve yumurta akının içinde birçok yerde yüzeye ulaşmak isteyen sıcak bir madde olduğunu söyleyebiliriz.&quot; dedi.Papazachos, olayı, &quot;Daha önce hiç yaşamadığımız, benzeri görülmemiş bir olay. Daha önce bu bölgede ölçebildiğimiz ve izleyebildiğimiz büyüklükte bir magma sokulmasıyla karşılaşmamıştık.&quot; sözleriyle tanımlarken, yaşanan son depremleri, &quot;Yunanistan&#039;da sürekli tektonik depremler yaşanıyor. Şimdi incelediğimiz farklı bir olgu var, o da magmanın sokulumuyla ilgili ve bu yüzden tektono-magmatizma diyoruz.&quot; sözleriyle özetledi. Sismolog Dimitris Papanikolaou ise açıklamalarında, bölgedeki bir magma kesitinin bilinmeyen bir nedenle tetiklendiğini söyledi. Yunanlı sismolog durumu şöyle anlatı:&quot;Yaklaşık 8-10 kilometre derinlikte Anhidro yakınlarında magmatik malzemeden oluşan bir kesit var. Bu, bilinmeyen bir nedenden dolayı tetiklendi ve tam da meselenin özüne iniyor. Ama bu, şu aşamada başarılı olacağı anlamına gelmiyor, çünkü Anydros&#039;un kabuğu çok sert kayalardan oluşan kalın bir kabuktur. Magmanın uyarımı bölgede mevcut tektonik kuvvetlerle birleşmiştir. Yani magma faylara baskı yapıyor ve faylar kırılıyor.&quot;Şu anda en önemli sorunun, &quot;Magmanın basıncı Richter ölçeğine göre 5 büyüklüğünde, küçük-orta şiddette depremler yaratmaya ne kadar daha devam edecek?&quot; olduğunu belirten Papanikolaou, 6 şiddetinde bir deprem ihtimalini gümdeme getirdi ve &quot;Daha önce kırılmış olan diğer fayların yanında bulunan Anydros fayı da kırılırsa Richter ölçeğine göre 6, hatta belki 6.1 büyüklüğünde bir deprem meydana gelecek.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AFTwBBy5t06Q45rR_SyF2A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Santorini, artık, depremi, bekliyor:, Yumurtanın, akı, kabuğu, kırmak, istiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AFTwBBy5t06Q45rR_SyF2A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Santorini artık depremi bekliyor: Yumurtanın akı kabuğu kırmak istiyor"><p>Yaklaşık bir aydır deprem fırtınası yaşayan Santorini'de, denizaltında yapılan incelemelerin ardından, bölgenin 6 şiddetinde bir depreme hazır olması gerektiği belirlendi. Denizaltındaki magmanın üst katmanlara baskı yaparak son depremleri yarattığı anlaşıldı ve durum, "Yumurtanın akının kabuğunu kırmak" istemesine benzetildi.</p><p>Yunanistan'ın Kathimeri Gazetesi'nde, Tania Georgiopoulou imzalı haberde, Santori ve çevresindeki son duruma ilişkin uzman görüşlerine yer verildi. </p><p>Haberde, sismologlar Dimitris Papanikolaou ve Kostas Papazachos'un görüşleri aktarıldı.</p><p>Sismolog Kostas Papazachos, bölgedeki durumu anlatırken, Ege Denizi'nin kabuğuna magmadan bir baskı olduğunu ve bu magmanın kabuğu zorladığını belirtirken, "Bir yumurta olduğunu hayal edelim. Üzerinde yaşadığımız kabuk Ege Denizi'nin kabuğudur ve yumurta akının içinde birçok yerde yüzeye ulaşmak isteyen sıcak bir madde olduğunu söyleyebiliriz." dedi.</p><p>Papazachos, olayı, "Daha önce hiç yaşamadığımız, benzeri görülmemiş bir olay. Daha önce bu bölgede ölçebildiğimiz ve izleyebildiğimiz büyüklükte bir magma sokulmasıyla karşılaşmamıştık." sözleriyle tanımlarken, yaşanan son depremleri, "Yunanistan'da sürekli tektonik depremler yaşanıyor. Şimdi incelediğimiz farklı bir olgu var, o da magmanın sokulumuyla ilgili ve bu yüzden tektono-magmatizma diyoruz." sözleriyle özetledi. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0WYiP_AG8UGafKuVXqjMlA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="2023 yılında hazırlanan rapor, Santorini" nin g deniz taban kayma riski bulundu ve depremin tetiklemesi halinde tsunami ya ortaya koydu.><p>Sismolog Dimitris Papanikolaou ise açıklamalarında, bölgedeki bir magma kesitinin bilinmeyen bir nedenle tetiklendiğini söyledi. Yunanlı sismolog durumu şöyle anlatı:</p><p>"Yaklaşık 8-10 kilometre derinlikte Anhidro yakınlarında magmatik malzemeden oluşan bir kesit var. Bu, bilinmeyen bir nedenden dolayı tetiklendi ve tam da meselenin özüne iniyor. Ama bu, şu aşamada başarılı olacağı anlamına gelmiyor, çünkü Anydros'un kabuğu çok sert kayalardan oluşan kalın bir kabuktur. Magmanın uyarımı bölgede mevcut tektonik kuvvetlerle birleşmiştir. Yani magma faylara baskı yapıyor ve faylar kırılıyor."</p><p>Şu anda en önemli sorunun, "Magmanın basıncı Richter ölçeğine göre 5 büyüklüğünde, küçük-orta şiddette depremler yaratmaya ne kadar daha devam edecek?" olduğunu belirten Papanikolaou, 6 şiddetinde bir deprem ihtimalini gümdeme getirdi ve "Daha önce kırılmış olan diğer fayların yanında bulunan Anydros fayı da kırılırsa Richter ölçeğine göre 6, hatta belki 6.1 büyüklüğünde bir deprem meydana gelecek." dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doktorların yanlış teşhisi hayatını alt üst etti: 3 çocuğundan ayrılmak zorunda kaldı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/doktorlarin-yanlis-teshisi-hayatini-alt-ust-etti-3-cocugundan-ayrilmak-zorunda-kaldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/doktorlarin-yanlis-teshisi-hayatini-alt-ust-etti-3-cocugundan-ayrilmak-zorunda-kaldi</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;nin Londra kentinde yaşayan 31 yaşındaki Charley Jayne Law&#039;a, yanlış teşhis konuldu. Doktorlar yaşadığı semptomların bir regl düzensizliği olduğunu söyledi. Ancak bir süre sonra genç kadının rahim ağzı kanseri olduğu ortaya çıktı. Rahim ağzı kanseri nedeniyle çocuklarına bakamayacak kadar hastalanması üzerine üç çocuğunu koruyucu aile yanına vermek zorunda kaldı .Charley Jayne Law, ağır kanama ve avuç içi kadar büyük pıhtılar nedeniyle iki ay boyunca Londra&#039;daki hastanelerde tedavi arayışına girdi. Ancak, gittiği tüm doktorlar semptomlarını regl ile ilişkilendirerek ciddi bir inceleme yapmadı. 27 Ocak 2025 tarihinde kendisine dördüncü evre rahim ağzı kanseri teşhisi konuldu.27 Ocak&#039;ta aldığım haber dünyamı yerle bir etti,&quot; diyen Law, hastalığın ileri safhada olması nedeniyle tedaviye hemen başlamak zorunda kaldı.Hastalığı ilerledikçe fiziksel olarak zorluk çeken ve hastaneye yatırılması gereken Law, çocuklarından ayrı kalmanın kendisi için en zor karar olduğunu belirtti. &quot;Vücudum pes etmek üzereydi. Buna rağmen hala annelik görevlerimi yerine getirmeye çalışıyordum. Ancak, eğer hastaneye gitmezsem ertesi gün burada olmayacağımı biliyordum,&quot; dedi.Law, şu anda tedavi görüyor. Doktorlar hastalığın tedavi edilemez olduğunu söylese de, belirli tedavi yöntemleriyle semptomların hafifletilebileceği belirtildi.Üc çocuk annesi Law&#039;un ailesi, ona maddi ve manevi destek sağlamak için bir bağış kampanyası başlattı. Law, &quot;Bir şeylerin yolunda gitmediğini biliyordum. Ancak doktorlar basit muayeneleri bile yapmaktan kaçındı. Erken teşhis konulsaydı, belki bugün bu durumda olmazdım,&quot; diyerek yaşadıklarına tepki gösterdi.Şimdi, hastalığına rağmen gücünü toplayarak tedaviye başlamaya hazırlanıyor ve ailesiyle daha fazla zaman geçirebilmeyi umuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CrioYpFMk0S2sm2x_SF5sQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doktorların, yanlış, teşhisi, hayatını, alt, üst, etti:, çocuğundan, ayrılmak, zorunda, kaldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CrioYpFMk0S2sm2x_SF5sQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Doktorların yanlış teşhisi hayatını alt üst etti: 3 çocuğundan ayrılmak zorunda kaldı"><p>İngiltere'nin Londra kentinde yaşayan 31 yaşındaki Charley Jayne Law'a, yanlış teşhis konuldu. Doktorlar yaşadığı semptomların bir regl düzensizliği olduğunu söyledi. Ancak bir süre sonra genç kadının rahim ağzı kanseri olduğu ortaya çıktı. Rahim ağzı kanseri nedeniyle çocuklarına bakamayacak kadar hastalanması üzerine üç çocuğunu koruyucu aile yanına vermek zorunda kaldı .</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d2g4b5C540aAjhMQlcdglg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Charley Jayne Law, ağır kanama ve avuç içi kadar büyük pıhtılar nedeniyle iki ay boyunca Londra'daki hastanelerde tedavi arayışına girdi. Ancak, gittiği tüm doktorlar semptomlarını regl ile ilişkilendirerek ciddi bir inceleme yapmadı. 27 Ocak 2025 tarihinde kendisine dördüncü evre rahim ağzı kanseri teşhisi konuldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9v2xLZ1MZEGz81QxaVfcxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>27 Ocak'ta aldığım haber dünyamı yerle bir etti," diyen Law, hastalığın ileri safhada olması nedeniyle tedaviye hemen başlamak zorunda kaldı.Hastalığı ilerledikçe fiziksel olarak zorluk çeken ve hastaneye yatırılması gereken Law, çocuklarından ayrı kalmanın kendisi için en zor karar olduğunu belirtti. "Vücudum pes etmek üzereydi. Buna rağmen hala annelik görevlerimi yerine getirmeye çalışıyordum. Ancak, eğer hastaneye gitmezsem ertesi gün burada olmayacağımı biliyordum," dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2x_am8qmRkO8hZW8Hh4EvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Law, şu anda tedavi görüyor. Doktorlar hastalığın tedavi edilemez olduğunu söylese de, belirli tedavi yöntemleriyle semptomların hafifletilebileceği belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WHEW_xfA20GtBvHGqCtUiQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Üc çocuk annesi Law'un ailesi, ona maddi ve manevi destek sağlamak için bir bağış kampanyası başlattı. Law, "Bir şeylerin yolunda gitmediğini biliyordum. Ancak doktorlar basit muayeneleri bile yapmaktan kaçındı. Erken teşhis konulsaydı, belki bugün bu durumda olmazdım," diyerek yaşadıklarına tepki gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kZwna4cdFEmPUuY70zeVBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şimdi, hastalığına rağmen gücünü toplayarak tedaviye başlamaya hazırlanıyor ve ailesiyle daha fazla zaman geçirebilmeyi umuyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Zelenski&amp;apos;ye sert eleştiriler: Üç yıl önce bunu bitirmeliydiniz</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-zelenskiye-sert-elestiriler-uc-yil-oence-bunu-bitirmeliydiniz</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-zelenskiye-sert-elestiriler-uc-yil-oence-bunu-bitirmeliydiniz</guid>
<description><![CDATA[ Suudi Arabistan&#039;da dün yapılan ve 4,5 saat süren tarihi zirvede ABD ve Rusya heyetleri, savaşı en kısa sürede bitirmek için çalışmalara başlamak konusunda anlaştı. ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan&#039;daki ABD-Rusya görüşmelerine davet edilmeyen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski&#039;yi savaşı bitirmemekle suçladı. Trump, &quot;Bugün duydum ki &quot;biz davet edilmedik&quot; diyorlarmış. Üç yıldır oradasınız, üç yıl önce bunu bitirmeliydiniz. Hiç başlamamalıydınız. Daha önce bir anlaşma yapabilirdiniz.&quot; ifadelerini kullandı.Donald Trump bir basın toplantısı düzenleyerek Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeleri ve ateşkes sürecini değerlendirdi.   Suudi Arabistan&#039;daki görüşmelerin iyi başladığını ve sürecin iyi gideceğini umduğunu belirten Trump, savaşta yüz binlerce askerin öldüğünü ve bunun artık sona ermesi gerektiğini söyledi.  Toplantıda kendisinden önceki Joe Biden yönetimini suçlayan Trump, Ukrayna&#039;nın Suudi Arabistan&#039;daki ABD-Rusya görüşmelerine neden davet edilmediği konusuna bir açıklama yaptı.   Ukrayna&#039;nın savaşı daha önce bitirme imkanına sahip olduğu halde Joe Biden yönetiminin de desteğiyle savaşı sürdürmeyi tercih ettiğini savunan Trump, &quot;Bugün duydum ki &quot;biz davet edilmedik&quot; diyorlarmış. Üç yıldır oradasınız, üç yıl önce bunu bitirmeliydiniz. Hiç başlamamalıydınız. Daha önce bir anlaşma yapabilirdiniz. Ukrayna için öyle bir anlaşma yapabilirdim ki, onlara neredeyse tüm topraklarını verebilirdim. Ama onlar bu şekilde yapmamayı tercih ettiler. Ve Başkan Biden, bu konuda ne kadar yanlış hareket ettiğine dair en ufak bir fikri bile yok. Çok kötü ve üzücü.&quot; ifadelerini kullandı.  Savaşın nedeni konusunda Rusya ile ilgili net bir değerlendirme yapmayan Trump, zayıf liderlik gösterdikleri için hem Biden&#039;ın hem de Zelenski&#039;nin &quot;hiç başlamaması gereken&quot; bir savaşın kapısını araladığını savundu.  &quot;AVRUPA BARIŞ GÜCÜ&#039;NE VARIM&quot;  Öte yandan Trump bazı Avrupa liderlerinin destekleyip bazılarının çekimser kaldığı barış planının bir parçası olarak Avrupa barış gücü askerlerinin Ukrayna&#039;da konuşlanması ihtimaline sıcak baktığını ve böyle bir öneriyi desteklediğini açıkladı. Trump, Avrupa barış gücü askerlerinin Ukrayna&#039;da konuşlanması fikrine nasıl baktığı sorusuna, &quot;Eğer bunu yapmak istiyorlarsa bu harika. Ben buna varım. Eğer bunu yapmak istiyorlarsa bu iyi olur.&quot; diye yanıt verdi.  Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin bu fikirden bahsettiğini hatırlatan Trump, &quot;Eğer bir barış anlaşması yaparsak, bence Avrupa açısından oraya asker göndermemiz gerekmeyecek çünkü biz çok uzaktayız ama orada asker bulundurmak iyi olur. Buna hiç itirazım olmaz.&quot; değerlendirmesini yaptı.  Özellikle Fransa&#039;nın buna istekli olduğunu bildiğini belirten Trump, böyle bir adımın &quot;güzel bir jest&quot; olacağını kaydetti.  &quot;UKRAYNA&#039;NIN ŞEHİRLERİ GAZZE&#039;YE BENZİYOR&quot;  Ukrayna&#039;da halen savaş yasalarının geçerli olduğunu belirten Trump, ülkede uzun zamandır seçim yapılmadığını halkın Zelenski&#039;den pek de memnun olmadığını söyledi.  Trump, &quot;Seçim yapmayalı uzun zaman oldu. Bu Rusya ile ilgili bir şey değil. Bu düşünce benden ve diğer birçok ülkeden geliyor. Ukrayna&#039;daki şehirler kelimenin tam anlamıyla Gazze&#039;ye benziyor. İnsanlar bundan bıktı. İnsanlar bir şeylerin olduğunu görmek istiyor.&quot; ifadesini kullandı.   Trump, bir soru üzerine, Avrupa&#039;daki ABD askerlerini geri çekme gibi bir düşüncesinin olmadığını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ocH_ihTuE0GXd1ZMmweImg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Zelenskiye, sert, eleştiriler:, Üç, yıl, önce, bunu, bitirmeliydiniz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ocH_ihTuE0GXd1ZMmweImg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Zelenski'ye sert eleştiriler: Üç yıl önce bunu bitirmeliydiniz"><p>Suudi Arabistan'da dün yapılan ve 4,5 saat süren tarihi zirvede ABD ve Rusya heyetleri, savaşı en kısa sürede bitirmek için çalışmalara başlamak konusunda anlaştı. ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan'daki ABD-Rusya görüşmelerine davet edilmeyen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'yi savaşı bitirmemekle suçladı. Trump, "Bugün duydum ki "biz davet edilmedik" diyorlarmış. Üç yıldır oradasınız, üç yıl önce bunu bitirmeliydiniz. Hiç başlamamalıydınız. Daha önce bir anlaşma yapabilirdiniz." ifadelerini kullandı.</p>Donald Trump bir basın toplantısı düzenleyerek Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeleri ve ateşkes sürecini değerlendirdi.   Suudi Arabistan'daki görüşmelerin iyi başladığını ve sürecin iyi gideceğini umduğunu belirten Trump, savaşta yüz binlerce askerin öldüğünü ve bunun artık sona ermesi gerektiğini söyledi.  Toplantıda kendisinden önceki Joe Biden yönetimini suçlayan Trump, Ukrayna'nın Suudi Arabistan'daki ABD-Rusya görüşmelerine neden davet edilmediği konusuna bir açıklama yaptı.   Ukrayna'nın savaşı daha önce bitirme imkanına sahip olduğu halde Joe Biden yönetiminin de desteğiyle savaşı sürdürmeyi tercih ettiğini savunan Trump, "Bugün duydum ki "biz davet edilmedik" diyorlarmış. Üç yıldır oradasınız, üç yıl önce bunu bitirmeliydiniz. Hiç başlamamalıydınız. Daha önce bir anlaşma yapabilirdiniz. Ukrayna için öyle bir anlaşma yapabilirdim ki, onlara neredeyse tüm topraklarını verebilirdim. Ama onlar bu şekilde yapmamayı tercih ettiler. Ve Başkan Biden, bu konuda ne kadar yanlış hareket ettiğine dair en ufak bir fikri bile yok. Çok kötü ve üzücü." ifadelerini kullandı.  Savaşın nedeni konusunda Rusya ile ilgili net bir değerlendirme yapmayan Trump, zayıf liderlik gösterdikleri için hem Biden'ın hem de Zelenski'nin "hiç başlamaması gereken" bir savaşın kapısını araladığını savundu.  <strong>"AVRUPA BARIŞ GÜCÜ'NE VARIM"</strong>  Öte yandan Trump bazı Avrupa liderlerinin destekleyip bazılarının çekimser kaldığı barış planının bir parçası olarak Avrupa barış gücü askerlerinin Ukrayna'da konuşlanması ihtimaline sıcak baktığını ve böyle bir öneriyi desteklediğini açıkladı. Trump, Avrupa barış gücü askerlerinin Ukrayna'da konuşlanması fikrine nasıl baktığı sorusuna, "Eğer bunu yapmak istiyorlarsa bu harika. Ben buna varım. Eğer bunu yapmak istiyorlarsa bu iyi olur." diye yanıt verdi.  Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin bu fikirden bahsettiğini hatırlatan Trump, "Eğer bir barış anlaşması yaparsak, bence Avrupa açısından oraya asker göndermemiz gerekmeyecek çünkü biz çok uzaktayız ama orada asker bulundurmak iyi olur. Buna hiç itirazım olmaz." değerlendirmesini yaptı.  Özellikle Fransa'nın buna istekli olduğunu bildiğini belirten Trump, böyle bir adımın "güzel bir jest" olacağını kaydetti.  <strong>"UKRAYNA'NIN ŞEHİRLERİ GAZZE'YE BENZİYOR"</strong>  Ukrayna'da halen savaş yasalarının geçerli olduğunu belirten Trump, ülkede uzun zamandır seçim yapılmadığını halkın Zelenski'den pek de memnun olmadığını söyledi.  Trump, "Seçim yapmayalı uzun zaman oldu. Bu Rusya ile ilgili bir şey değil. Bu düşünce benden ve diğer birçok ülkeden geliyor. Ukrayna'daki şehirler kelimenin tam anlamıyla Gazze'ye benziyor. İnsanlar bundan bıktı. İnsanlar bir şeylerin olduğunu görmek istiyor." ifadesini kullandı.   Trump, bir soru üzerine, Avrupa'daki ABD askerlerini geri çekme gibi bir düşüncesinin olmadığını belirtti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamas, 6 İsrailli esiri serbest bırakacak</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/hamas-6-israilli-esiri-serbest-birakacak</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/hamas-6-israilli-esiri-serbest-birakacak</guid>
<description><![CDATA[ Hamas, esir takasının yedinci turunda 22 Şubat Cumartesi günü 3 yerine 6 İsrailli esiri sağ olarak serbest bırakmayı kabul ettiğini açıkladı. Hamas&#039;ın Siyasi Büro Üyesi Halil el-Hayye ayrıca 20 Şubat&#039;ta 4 İsrailli esirin cenazelerinin Kızılhaç&#039;a teslim edileceğini ifade etti.Hamas&#039;ın Siyasi Büro Üyesi Halil el-Hayye, İsrail ile yapılan ateşkes kapsamında Hamas&#039;ın 20 Şubat&#039;ta 4 İsrailli esirin cenazesini Kızılhaç&#039;a teslim edeceğini açıkladı. Hayye ayrıca Cumartesi yapılacak esir takasının yedinci turunda planlananın aksine 3 değil 6 İsrailli sağ esirin serbest bırakılacağını açıkladı.  Hamas&#039;ın ateşkesin ikinci aşamasını da uygulamaya hazır olduğunu belirten Hayye, İsrail&#039;in ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesi için yapılacak müzakerelere başlamaktan kaçındığını kaydetti.  İsrail Başbakanlık Ofisi&#039;nden yapılan açıklamada ise Kahire&#039;deki müzakerelerde Hamas&#039;ın 22 Şubat&#039;ta 6 İsrailli sağ esiri serbest bırakma konusunda uzlaşıya varıldığı, Hamas&#039;ın 6 sağ esirin yanı sıra 20 Şubat 4, gelecek hafta da 4 olmak üzere toplam 8 İsrailli esirin cenazesini de teslim edeceği aktarıldı.  Yerel basında çıkan haberlerde, İsrail yönetiminin konteyner evler ve iş makinalarının Gazze&#039;ye girişine izin vermek için 22 Şubat&#039;ta 3 yerine 6 İsrailli esirin serbest bırakılmasını talep ettiği bildirilmişti. Hamas&#039;ın ateşkes şartlarını ihlal ederek karavan evler ve iş makinalarını girişine izin vermeyen İsrail&#039;in bu kararını değiştirip değiştirmeyeceği ise henüz bilinmiyor.  ATEŞKESİN İLK AŞAMASI SONA ERECEK  Hamas&#039;ın 6 İsrailli sağ esir ve 8 esirin de cenazesini teslim etmesiyle birlikte ateşkes anlaşmasının ilk aşamasındaki esir takası süreci sona ermiş olacak.  Hamas, şu ana kadar 19 sağ İsrailli esiri serbest bıraktı.  Katar, 15 Ocak&#039;ta İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurmuştu, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15&#039;te yürürlüğe giren anlaşma üç aşamadan oluşacak. Ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde, İsrailli 33 esir ve 1900&#039;ün üzerinde Filistinli esirin serbest bırakılması kararlaştırılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K2l4AFV0jECHXmAIBZVRRw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hamas, İsrailli, esiri, serbest, bırakacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K2l4AFV0jECHXmAIBZVRRw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hamas, 6 İsrailli esiri serbest bırakacak"><p>Hamas, esir takasının yedinci turunda 22 Şubat Cumartesi günü 3 yerine 6 İsrailli esiri sağ olarak serbest bırakmayı kabul ettiğini açıkladı. Hamas'ın Siyasi Büro Üyesi Halil el-Hayye ayrıca 20 Şubat'ta 4 İsrailli esirin cenazelerinin Kızılhaç'a teslim edileceğini ifade etti.</p>Hamas'ın Siyasi Büro Üyesi Halil el-Hayye, İsrail ile yapılan ateşkes kapsamında Hamas'ın 20 Şubat'ta 4 İsrailli esirin cenazesini Kızılhaç'a teslim edeceğini açıkladı. Hayye ayrıca Cumartesi yapılacak esir takasının yedinci turunda planlananın aksine 3 değil 6 İsrailli sağ esirin serbest bırakılacağını açıkladı.  Hamas'ın ateşkesin ikinci aşamasını da uygulamaya hazır olduğunu belirten Hayye, İsrail'in ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesi için yapılacak müzakerelere başlamaktan kaçındığını kaydetti.  İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada ise Kahire'deki müzakerelerde Hamas'ın 22 Şubat'ta 6 İsrailli sağ esiri serbest bırakma konusunda uzlaşıya varıldığı, Hamas'ın 6 sağ esirin yanı sıra 20 Şubat 4, gelecek hafta da 4 olmak üzere toplam 8 İsrailli esirin cenazesini de teslim edeceği aktarıldı.  Yerel basında çıkan haberlerde, İsrail yönetiminin konteyner evler ve iş makinalarının Gazze'ye girişine izin vermek için 22 Şubat'ta 3 yerine 6 İsrailli esirin serbest bırakılmasını talep ettiği bildirilmişti. Hamas'ın ateşkes şartlarını ihlal ederek karavan evler ve iş makinalarını girişine izin vermeyen İsrail'in bu kararını değiştirip değiştirmeyeceği ise henüz bilinmiyor.  <strong>ATEŞKESİN İLK AŞAMASI SONA ERECEK</strong>  Hamas'ın 6 İsrailli sağ esir ve 8 esirin de cenazesini teslim etmesiyle birlikte ateşkes anlaşmasının ilk aşamasındaki esir takası süreci sona ermiş olacak.  Hamas, şu ana kadar 19 sağ İsrailli esiri serbest bıraktı.  Katar, 15 Ocak'ta İsrail ile Hamas arasında Gazze'de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurmuştu, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15'te yürürlüğe giren anlaşma üç aşamadan oluşacak. Ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde, İsrailli 33 esir ve 1900'ün üzerinde Filistinli esirin serbest bırakılması kararlaştırılmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vatikan&amp;apos;dan Papa Francis açıklaması: Zatürre gelişti ve klinik durumu karmaşık</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/vatikandan-papa-francis-aciklamasi-zaturre-gelisti-veklinik-durumu-karmasik</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/vatikandan-papa-francis-aciklamasi-zaturre-gelisti-veklinik-durumu-karmasik</guid>
<description><![CDATA[ Vatikan, solunum yollarındaki enfeksiyon sebebiyle bir süredir hastanede tedavi gören Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis&#039;te zatürre geliştiğini ve klinik durumunun karmaşık bir tablo çizmeyi sürdürdüğünü bildirdi.Bronşit geçirdiği için 14 Şubat&#039;tan bu yana Roma&#039;daki Gemelli Hastanesi&#039;nde tedavi gören 88 yaşındaki Papa Francis&#039;in sağlık durumuna ilişkin Vatikan Basın Ofisinden akşam saatlerinde yazılı açıklama yapıldı.  Bugünkü laboratuvar testleri ile göğüs röntgeni sonuçlarına göre Papa&#039;nın klinik durumunun karmaşık bir tablo çizmeye devam ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:  &quot;Bronşektazi ve astmatik bronşit zemininde gelişen polimikrobiyal enfeksiyon nedeniyle kortikosteroid ve antibiyotik tedavisi uygulanmakta olup, bu durum tedavi sürecini daha da karmaşık hale getirmektedir. Göğüs tomografisi, iki taraflı zatürre geliştiğini ortaya koymuş ve ek bir farmakolojik tedavi gerektirmiştir. Buna rağmen Papa Franciscus&#039;un morali iyi.&quot;  Açıklamada, Papa&#039;nın, dua ederek ve bazı metinleri okuyarak vakit geçirdiği, kendisine gösterilen destek için teşekkür ettiği ifade edildi.HAFTA SONU TÜM ETKİNLER İPTAL EDİLDİ  Bu arada Vatikan, karmaşık klinik durumunun sürmesi sebebiyle Papa Franciscus&#039;un bu hafta sonu için öngörülen tüm etkinliklerinin iptal edildiğini bildirdi.  Papa Francis, 9 ve 12 Şubat&#039;ta halka açık iki etkinlikte, bronşit geçirdiğini ve nefes almakta güçlük çektiğini belirterek konuşma yapamamış ve yardımcılarından konuşma metinlerini okumalarını istemişti.2021 VE 2023&#039;TE OPERASYON GEÇİRDİ  Papa, son olarak 2023&#039;te biri nefes darlığı şikayeti, biri de karın duvarına protez yerleştirilmesi operasyonu olmak üzere iki kez Gemelli Hastanesi&#039;nde tedavi görmüştü.  2013 yılından bu yana Katoliklerin ruhani lideri olan Papa Francis, ilk kez 2021&#039;de Gemelli Hastanesi&#039;ne yatmış ve kalın bağırsak ameliyatı geçirmişti.  HASTA YATAĞINDA İSTİSMARLA SUÇLANAN BİR PİSKOPOSU GREVDEN ALDI  Vatikan&#039;dan yapılan bir başka açıklamada da Papa&#039;nın Kanada&#039;nın Quebec kentine bağlı Baie-Comeau Piskoposluğu&#039;nun yönetiminde yer alan Monsenyör Jean-Pierre Blais&#039;i görevden aldığı bildirildi.  İtalyan basınında da çıkan haberlerde 75 yaşındaki Blais&#039;nin, Quebec Başpiskoposluğu&#039;na karşı açılan toplu dava kapsamında istismarcılar listesinde yer aldığı ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XMCAwWYJU0OQBnqUnbUopA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vatikandan, Papa, Francis, açıklaması:, Zatürre, gelişti, ve klinik, durumu, karmaşık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XMCAwWYJU0OQBnqUnbUopA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Vatikan'dan Papa Francis açıklaması: Zatürre gelişti ve klinik durumu karmaşık"><p>Vatikan, solunum yollarındaki enfeksiyon sebebiyle bir süredir hastanede tedavi gören Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis'te zatürre geliştiğini ve klinik durumunun karmaşık bir tablo çizmeyi sürdürdüğünü bildirdi.</p><p>Bronşit geçirdiği için 14 Şubat'tan bu yana Roma'daki Gemelli Hastanesi'nde tedavi gören 88 yaşındaki Papa Francis'in sağlık durumuna ilişkin Vatikan Basın Ofisinden akşam saatlerinde yazılı açıklama yapıldı.  Bugünkü laboratuvar testleri ile göğüs röntgeni sonuçlarına göre Papa'nın klinik durumunun karmaşık bir tablo çizmeye devam ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:  "Bronşektazi ve astmatik bronşit zemininde gelişen polimikrobiyal enfeksiyon nedeniyle kortikosteroid ve antibiyotik tedavisi uygulanmakta olup, bu durum tedavi sürecini daha da karmaşık hale getirmektedir. Göğüs tomografisi, iki taraflı zatürre geliştiğini ortaya koymuş ve ek bir farmakolojik tedavi gerektirmiştir. Buna rağmen Papa Franciscus'un morali iyi."  Açıklamada, Papa'nın, dua ederek ve bazı metinleri okuyarak vakit geçirdiği, kendisine gösterilen destek için teşekkür ettiği ifade edildi.</p><p><strong>HAFTA SONU TÜM ETKİNLER İPTAL EDİLDİ</strong>  Bu arada Vatikan, karmaşık klinik durumunun sürmesi sebebiyle Papa Franciscus'un bu hafta sonu için öngörülen tüm etkinliklerinin iptal edildiğini bildirdi.  Papa Francis, 9 ve 12 Şubat'ta halka açık iki etkinlikte, bronşit geçirdiğini ve nefes almakta güçlük çektiğini belirterek konuşma yapamamış ve yardımcılarından konuşma metinlerini okumalarını istemişti.</p><strong>2021 VE 2023'TE OPERASYON GEÇİRDİ</strong>  Papa, son olarak 2023'te biri nefes darlığı şikayeti, biri de karın duvarına protez yerleştirilmesi operasyonu olmak üzere iki kez Gemelli Hastanesi'nde tedavi görmüştü.  2013 yılından bu yana Katoliklerin ruhani lideri olan Papa Francis, ilk kez 2021'de Gemelli Hastanesi'ne yatmış ve kalın bağırsak ameliyatı geçirmişti.  <strong>HASTA YATAĞINDA İSTİSMARLA SUÇLANAN BİR PİSKOPOSU GREVDEN ALDI</strong>  Vatikan'dan yapılan bir başka açıklamada da Papa'nın Kanada'nın Quebec kentine bağlı Baie-Comeau Piskoposluğu'nun yönetiminde yer alan Monsenyör Jean-Pierre Blais'i görevden aldığı bildirildi.  İtalyan basınında da çıkan haberlerde 75 yaşındaki Blais'nin, Quebec Başpiskoposluğu'na karşı açılan toplu dava kapsamında istismarcılar listesinde yer aldığı ifade edildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarihi görüşme 4,5 saat sürdü: ABD ve Rusya anlaştı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/tarihi-goerusme-45-saat-surdu-abd-ve-rusya-anlasti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/tarihi-goerusme-45-saat-surdu-abd-ve-rusya-anlasti</guid>
<description><![CDATA[ Suudi Arabistan bugün tarihi bir zirveye ev sahipliği yapıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna savaşının geleceği için masaya oturdu. Barış müzakerelerinden dışlanan Avrupa&#039;nın gözü kulağı bugün Riyad&#039;daydı. Tarihi görüşme 4,5 saat sürdü. ABD Dışişleri Bakanlığı, Rubio ve Lavrov&#039;un savaşı mümkün olan en kısa sürede sona erdirmek için çalışmaya başlamak üzere üst düzey ekipler atama konusunda anlaştığını açıkladı. ABD&#039;li bakan, &quot;Ukrayna çatışması sona ererse ABD-Rusya ilişkileri için olağanüstü fırsatlar doğacak&quot; dedi. Rus bakan da  mümkün olan en kısa sürede iki ülkenin elçiler atayacağınıu duyurdu. İşte kritik zirvenin ayrıntıları...Suudi Arabistan&#039;ın başkenti Riyad bugün tarihi bir zirveye ev sahipliği yapıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna&#039;daki savaşın gidişatı için masaya oturdu.
Önceki gün İsrail&#039;e giden Rubio, bugün Suudi Arabistan&#039;da Rus mevkidaşı ile ikili ilişkileri ve Ukrayna&#039;daki savaşı ele aldı.
Rus TASS ajansına göre toplantı 4,5 saat sürdü. Kremlin, görüşmenin iyi gittiğini açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Rubio ve Lavrov&#039;un savaşı mümkün olan en kısa sürede sona erdirmek için çalışmaya başlamak üzere üst düzey ekipler atama konusunda anlaştığını açıkladı. 
Sözcü, Rubio ve Lavrov’un ABD-Rusya ilişkilerindeki “tahrı̇k edici unsurları ele almak üzere istişare mekanizması kurma ve karşılıklı jeopolitik çıkarlar, Ukrayna&#039;daki çatışmanın sona ermesinden doğacak tarihi ekonomı̇k ve yatırım fırsatları konularında gelecekte işbirliği yapma konusunda anlaştığını bildirdi.Ukrayna’daki ihtilafa dahil olan herkesin ihtilafı sona erdirecek bir çözümü kabul etmesi gerektiğini belirten Rubio, “Hedef Ukrayna savaşına adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir son vermek” dedi.
Avrupa Birliği&#039;nin bir noktada müdahil olması gerektiğini söyleyen ABD’li bakan, şunları ekledi: Burada kimse kenara itilmiyor. Ukrayna&#039;daki çatışmanın sona ermesi Ukrayna, Avrupa ve Rusya dahil tüm taraflar için kabul edilebilir olmalı. Ruslar ciddi bir sürece katılmaya hazır. Sonraki adımlar arasında ABD ve Rusya arasında canlı diplomatik misyonların kurulması yer alıyor.&quot;
Rubio, Rusya&#039;nın Ukrayna savaşını sona erdirmek için “ciddi bir sürece” girmeye istekli olduğuna ikna olduğunu ifade etti. 
Ukrayna çatışması sona ererse ABD-Rusya ilişkileri için olağanüstü fırsatlar doğacağını sözlerine ekledi.Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da toplantının ardından yaptığı açıklamada, “Konuşmalar faydalıydı, birbirimizi dinledik ve duyduk. Mümkün olan en kısa sürede elçiler atamak konusunda anlaştık. Diplomatik misyonların önündeki engelleri kaldırmayı kabul ettik. Ukrayna anlaşmazlığının çözümü için bir süreç oluşturmayı kabul ettik” dedi.
Lavrov, “İşbirliğimizi tam olarak yeniden tesis etmek için gerekli koşulları yaratma konusunda da anlaştık” dedi ve “Ekonomik işbirliğinin önündeki engellerin kaldırılmasına da yüksek ilgi vardı. Çözüm bulmak için iki taraflı kararlılık gösterdik” diye konuştu.
Rus bakan, ABD heyetine NATO&#039;nun genişlemesinin Rusya&#039;ya doğrudan tehdit olduğunu açıkladıklarını da ifade etti.
Bugünkü toplantının büyük bir başarı olduğunu söyleyen Lavrov, Zelenki’nin Rusya-ABD görüşmelerine katılımına lişkin gazzetecilerin sorusuna şöyle yanıt verdi: “Detaylara girmeye gerek yok, Putin zaten bu konuda yorum yaptı.”
Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya asker göndermesi olasılığına ilişkin soruyu ise “NATO birliklerinn başka bayraklar altında da olsa Ukrayna&#039;da konuşlandırılmasının Rusya için kabul edilemez olduğunu söyledik” şeklinde yanıtladı.Görüşmelerden dışlanan Avrupalı liderler, bu toplantıya tepki olarak dün Paris&#039;te bir araya geldi ve Rusya Ukrayna Savaşı&#039;nda olası bir barışa ilişkin görüşlerini paylaştı.
ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta NATO ve Ukrayna&#039;daki Avrupalı müttefiklerine danışmadan Putin ile bir telefon görüşmesi yaptığını ve bir barış süreci başlatacağını açıklayarak onları şaşkına çevirmişti.
Bunun üzerine Trump&#039;ın Ukrayna temsilcisi Keith Kellogg, Ukrayna ve diğer Avrupalı liderlerin barış görüşmelerinde yeri olmayacağını öne sürmüştü.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio dün Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ile bir araya geldi.
Görüşmede Gazze Şeridi&#039;ndeki sorunlar ve ABD&#039;nin planları ele alındı.ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Gazze&#039;deki Filistinlileri Arap ülkelerine sürgün etme ve Gazze&#039;yi &quot;devralma&quot; önerisi, Arap ülkelerinden büyük tepki toplamıştı.
Rubio, Trump&#039;ın bu açıklamasının ardından görüşmelerde bulunmak üzere Ortadoğu ziyaretine başladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tammy Bruce, &quot;Bakan, Gazze&#039;de bölge güvenliğine de katkıda bulunacak bir düzen kurulmasının önemini vurguladı&quot; dedi.
Bruce, Rubio ile Salman&#039;ın İsrail ile Hamas arasında geçen ay imzalanan ateşkesin sürdürülmesi konusundaki kararlılıklarınıifade ettiklerini ve Suriye, Lübnan ve Kızıldeniz konularını ele aldıklarını söyledi.Interfax haber ajansı, Rusya&#039;nın devlet varlık fonu başkanı Kirill Dmitriev&#039;in bugün yaptığı açıklamaya dayanarak, Rusy ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jc7xzTmpR0W70k6873iSwQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tarihi, görüşme, 4, 5, saat, sürdü:, ABD, Rusya, anlaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jc7xzTmpR0W70k6873iSwQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tarihi görüşme 4,5 saat sürdü: ABD ve Rusya anlaştı"><p>Suudi Arabistan bugün tarihi bir zirveye ev sahipliği yapıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna savaşının geleceği için masaya oturdu. Barış müzakerelerinden dışlanan Avrupa'nın gözü kulağı bugün Riyad'daydı. Tarihi görüşme 4,5 saat sürdü. ABD Dışişleri Bakanlığı, Rubio ve Lavrov'un savaşı mümkün olan en kısa sürede sona erdirmek için çalışmaya başlamak üzere üst düzey ekipler atama konusunda anlaştığını açıkladı. ABD'li bakan, "Ukrayna çatışması sona ererse ABD-Rusya ilişkileri için olağanüstü fırsatlar doğacak" dedi. Rus bakan da  mümkün olan en kısa sürede iki ülkenin elçiler atayacağınıu duyurdu. İşte kritik zirvenin ayrıntıları...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lpuEMPJzxkmoyOCpQMl42g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad bugün tarihi bir zirveye ev sahipliği yapıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna'daki savaşın gidişatı için masaya oturdu.
Önceki gün İsrail'e giden Rubio, bugün Suudi Arabistan'da Rus mevkidaşı ile ikili ilişkileri ve Ukrayna'daki savaşı ele aldı.
Rus TASS ajansına göre toplantı 4,5 saat sürdü. Kremlin, görüşmenin iyi gittiğini açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Rubio ve Lavrov'un savaşı mümkün olan en kısa sürede sona erdirmek için çalışmaya başlamak üzere üst düzey ekipler atama konusunda anlaştığını açıkladı. 
Sözcü, Rubio ve Lavrov’un ABD-Rusya ilişkilerindeki “tahrı̇k edici unsurları ele almak üzere istişare mekanizması kurma ve karşılıklı jeopolitik çıkarlar, Ukrayna'daki çatışmanın sona ermesinden doğacak tarihi ekonomı̇k ve yatırım fırsatları konularında gelecekte işbirliği yapma konusunda anlaştığını bildirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fx2JlcF-yU61SM90kjNmlw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna’daki ihtilafa dahil olan herkesin ihtilafı sona erdirecek bir çözümü kabul etmesi gerektiğini belirten Rubio, “Hedef Ukrayna savaşına adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir son vermek” dedi.
Avrupa Birliği'nin bir noktada müdahil olması gerektiğini söyleyen ABD’li bakan, şunları ekledi: Burada kimse kenara itilmiyor. Ukrayna'daki çatışmanın sona ermesi Ukrayna, Avrupa ve Rusya dahil tüm taraflar için kabul edilebilir olmalı. Ruslar ciddi bir sürece katılmaya hazır. Sonraki adımlar arasında ABD ve Rusya arasında canlı diplomatik misyonların kurulması yer alıyor."
Rubio, Rusya'nın Ukrayna savaşını sona erdirmek için “ciddi bir sürece” girmeye istekli olduğuna ikna olduğunu ifade etti. 
Ukrayna çatışması sona ererse ABD-Rusya ilişkileri için olağanüstü fırsatlar doğacağını sözlerine ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y7ZlLu8p-U6dUs669YEMSA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da toplantının ardından yaptığı açıklamada, “Konuşmalar faydalıydı, birbirimizi dinledik ve duyduk. Mümkün olan en kısa sürede elçiler atamak konusunda anlaştık. Diplomatik misyonların önündeki engelleri kaldırmayı kabul ettik. Ukrayna anlaşmazlığının çözümü için bir süreç oluşturmayı kabul ettik” dedi.
Lavrov, “İşbirliğimizi tam olarak yeniden tesis etmek için gerekli koşulları yaratma konusunda da anlaştık” dedi ve “Ekonomik işbirliğinin önündeki engellerin kaldırılmasına da yüksek ilgi vardı. Çözüm bulmak için iki taraflı kararlılık gösterdik” diye konuştu.
Rus bakan, ABD heyetine NATO'nun genişlemesinin Rusya'ya doğrudan tehdit olduğunu açıkladıklarını da ifade etti.
Bugünkü toplantının büyük bir başarı olduğunu söyleyen Lavrov, Zelenki’nin Rusya-ABD görüşmelerine katılımına lişkin gazzetecilerin sorusuna şöyle yanıt verdi: “Detaylara girmeye gerek yok, Putin zaten bu konuda yorum yaptı.”
Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya asker göndermesi olasılığına ilişkin soruyu ise “NATO birliklerinn başka bayraklar altında da olsa Ukrayna'da konuşlandırılmasının Rusya için kabul edilemez olduğunu söyledik” şeklinde yanıtladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dtU8xEbMq0i87jc_EUC_qw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görüşmelerden dışlanan Avrupalı liderler, bu toplantıya tepki olarak dün Paris'te bir araya geldi ve Rusya Ukrayna Savaşı'nda olası bir barışa ilişkin görüşlerini paylaştı.
ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta NATO ve Ukrayna'daki Avrupalı müttefiklerine danışmadan Putin ile bir telefon görüşmesi yaptığını ve bir barış süreci başlatacağını açıklayarak onları şaşkına çevirmişti.
Bunun üzerine Trump'ın Ukrayna temsilcisi Keith Kellogg, Ukrayna ve diğer Avrupalı liderlerin barış görüşmelerinde yeri olmayacağını öne sürmüştü.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio dün Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ile bir araya geldi.
Görüşmede Gazze Şeridi'ndeki sorunlar ve ABD'nin planları ele alındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NfGKie5GeUqwcgChZ2sZpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki Filistinlileri Arap ülkelerine sürgün etme ve Gazze'yi "devralma" önerisi, Arap ülkelerinden büyük tepki toplamıştı.
Rubio, Trump'ın bu açıklamasının ardından görüşmelerde bulunmak üzere Ortadoğu ziyaretine başladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tammy Bruce, "Bakan, Gazze'de bölge güvenliğine de katkıda bulunacak bir düzen kurulmasının önemini vurguladı" dedi.
Bruce, Rubio ile Salman'ın İsrail ile Hamas arasında geçen ay imzalanan ateşkesin sürdürülmesi konusundaki kararlılıklarınıifade ettiklerini ve Suriye, Lübnan ve Kızıldeniz konularını ele aldıklarını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eC5apUsPMEiDUFE2_9S84w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Interfax haber ajansı, Rusya'nın devlet varlık fonu başkanı Kirill Dmitriev'in bugün yaptığı açıklamaya dayanarak, Rusya'nın ABD'nin Suudi Arabistan'da Ukrayna ile ilgili görüşmelerde Moskova'nın pozisyonunu dinleyeceğini umduğunu belirtti.
ABD'de eğitim görmüş eski bir Goldman Sachs bankacısı olan Dmitriev, Trump'ın 2016-2020 yılları arasındaki ilk başkanlık döneminde Moskova ve Washington arasındaki ilk temaslarda rol oynamıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuzey Kore&amp;apos;ye giden ilk Amerikalı turist: Binlerce dolar ödedi, seyahat yasağını deldi!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kuzey-koreye-giden-ilk-amerikali-turist-binlerce-dolar-oededi-seyahat-yasagini-deldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kuzey-koreye-giden-ilk-amerikali-turist-binlerce-dolar-oededi-seyahat-yasagini-deldi</guid>
<description><![CDATA[ Dünya genelinde pandeminin patlak verdiği 2020 yılından beri ilk kez bir Amerikalı turist Kuzey Kore topraklarına ayak bastı.  Pandemi tüm ziyaretçileri engellese de, Amerikalılar corona salgınından çok önce Kuzey Kore&#039;ye girmekten men edilmişti. O zamana kadar Kuzey Kore&#039;yi 11 kez ziyaret eden Justin Martell, yasağın yürürlüğe girdiği sırada ülkede bulunuyordu. Kuzey Kore&#039;ye girebilmenin bedelinin 250 bin doları geçtiğini aktaran Martell, tur rehberlerinin çoğu konu hakkında bilgi sahibi olduğunu ancak politik meselelerde sessiz kalmayı tercih ettiklerini aktarıyor.Dünyanın çoğu için Covid-19&#039;un karanlık günleri uzak bir anı gibi geliyor ancak Kuzey Kore&#039;de öyle değil.
Justin Martell isimli turist, 2020 yılında başlayan salgından bu yana ülkeye adım atan ilk Amerikalı oldu.Maske takma ve ateş ölçümü gibi sıkı sağlık önlemleri hala rutin olarak uygulanırken, yerel pazarlar da dahil olmak üzere popüler turistik yerler, virüsün bulaşmasına ilişkin devam eden korkular nedeniyle kapalı kalmaya devam ediyor.
Connecticut doğumlu film yapımcısı Martell, &quot;Covid-19&#039;un Güney Kore&#039;den gönderilen bir balon aracılığıyla ülkeye girdiğine dair bir söylenti var gibi görünüyor&quot; dedi.Kuzey Kore&#039;nin başkenti Pyongyang, Moskova ile ilişkilerin derinleşmesi nedeniyle geçen yıldan bu yana Rus turistlerin girişine izin verilmesine rağmen Batılı ziyaretçilere kapalı kalmaya devam ediyor.
Pandemi tüm ziyaretçileri engellese de, Amerikalılar coronavirüs pandemisinden çok önce Kuzey Kore&#039;ye girmekten men edilmişti.ABD Dışişleri Bakanlığı, Kuzey Kore&#039;de hapsedilen 22 yaşındaki Amerikalı öğrenci Otto Warmbier&#039;in ölümünün ardından 1 Eylül 2017&#039;de seyahat yasağı koydu.
O zamana kadar Kuzey Kore&#039;yi 11 kez ziyaret eden Martell, yasağın yürürlüğe girdiği sırada ülkede bulunuyordu.Martell, &quot;Rusların ikinci pasaport almaları nedeniyle fiyatlar iki ve üç katına çıktı. Şimdi insanlar 250 bin dolar kadar ödüyor. Ben bundan çok daha az ödedim.&quot; dedi.Ukrayna ve Batı hükümetleri, Pyongyang&#039;ın Rusya&#039;nın yanında savaşmak üzere Kuzey Kore askerlerini gönderdiğini, birçok birliğin ağır kayıplar verdiğini söylüyor.
Kuzey Koreli rehberler arasında ABD siyaseti konuşulurken, Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;daki savaşı konusu sessizlikle ya da dikkatli bir ağır başlılıkla ele alınıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HKJUd1j7EkKJRNf2Yx0poA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Koreye, giden, ilk, Amerikalı, turist:, Binlerce, dolar, ödedi, seyahat, yasağını, deldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HKJUd1j7EkKJRNf2Yx0poA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250219072516081" class="type:primaryImage" alt="Kuzey Kore'ye giden ilk Amerikalı turist: Binlerce dolar ödedi, seyahat yasağını deldi!"><p>Dünya genelinde pandeminin patlak verdiği 2020 yılından beri ilk kez bir Amerikalı turist Kuzey Kore topraklarına ayak bastı.  Pandemi tüm ziyaretçileri engellese de, Amerikalılar corona salgınından çok önce Kuzey Kore'ye girmekten men edilmişti. O zamana kadar Kuzey Kore'yi 11 kez ziyaret eden Justin Martell, yasağın yürürlüğe girdiği sırada ülkede bulunuyordu. Kuzey Kore'ye girebilmenin bedelinin 250 bin doları geçtiğini aktaran Martell, tur rehberlerinin çoğu konu hakkında bilgi sahibi olduğunu ancak politik meselelerde sessiz kalmayı tercih ettiklerini aktarıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bfDqi40Si0S3gtM53rZQWA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünyanın çoğu için Covid-19'un karanlık günleri uzak bir anı gibi geliyor ancak Kuzey Kore'de öyle değil.
Justin Martell isimli turist, 2020 yılında başlayan salgından bu yana ülkeye adım atan ilk Amerikalı oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3RMnpnu3BkieHEWgIxZwdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Maske takma ve ateş ölçümü gibi sıkı sağlık önlemleri hala rutin olarak uygulanırken, yerel pazarlar da dahil olmak üzere popüler turistik yerler, virüsün bulaşmasına ilişkin devam eden korkular nedeniyle kapalı kalmaya devam ediyor.
Connecticut doğumlu film yapımcısı Martell, "Covid-19'un Güney Kore'den gönderilen bir balon aracılığıyla ülkeye girdiğine dair bir söylenti var gibi görünüyor" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tnayVMifukm6QqB-rsUCIA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang, Moskova ile ilişkilerin derinleşmesi nedeniyle geçen yıldan bu yana Rus turistlerin girişine izin verilmesine rağmen Batılı ziyaretçilere kapalı kalmaya devam ediyor.
Pandemi tüm ziyaretçileri engellese de, Amerikalılar coronavirüs pandemisinden çok önce Kuzey Kore'ye girmekten men edilmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WP8ytTnbXUq6qhbCk5z9ew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Dışişleri Bakanlığı, Kuzey Kore'de hapsedilen 22 yaşındaki Amerikalı öğrenci Otto Warmbier'in ölümünün ardından 1 Eylül 2017'de seyahat yasağı koydu.
O zamana kadar Kuzey Kore'yi 11 kez ziyaret eden Martell, yasağın yürürlüğe girdiği sırada ülkede bulunuyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OWbevWNW0Eu-_4-LKuAuSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Martell, "Rusların ikinci pasaport almaları nedeniyle fiyatlar iki ve üç katına çıktı. Şimdi insanlar 250 bin dolar kadar ödüyor. Ben bundan çok daha az ödedim." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3XBVwMYhdkadInSrYPcavQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna ve Batı hükümetleri, Pyongyang'ın Rusya'nın yanında savaşmak üzere Kuzey Kore askerlerini gönderdiğini, birçok birliğin ağır kayıplar verdiğini söylüyor.
Kuzey Koreli rehberler arasında ABD siyaseti konuşulurken, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı konusu sessizlikle ya da dikkatli bir ağır başlılıkla ele alınıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>En son 100 yıl önce bulunmuştu: Tutankhamun&amp;apos;dan sonra 3 bin 500 yıllık kral mezarı keşfedildi!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/en-son-100-yil-oence-bulunmustu-tutankhamundan-sonra-3-bin-500-yillik-kral-mezari-kesfedildi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/en-son-100-yil-oence-bulunmustu-tutankhamundan-sonra-3-bin-500-yillik-kral-mezari-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Arkeologlar, Tutankhamun&#039;un mezarının keşfinden 100 yıl sonra ilk kez  bir kral mezarı keşfetti. Yaklaşık 3 bin 500 yıl önce hüküm süren Kral II. Tutmosis&#039;e ait mezar Mısır&#039;da bulunan Batı Luksor Krallar Vadisi&#039;nde bulundu.  Son yılların en önemli keşfi olarak nitelendirilen kalıntılar firavunlar dönemi hakkında önemli ipuçları sunuyor!Mısır&#039;da arkeologlar, 100 yıl sonra ilk kez bir kraliyet mezarının keşfedildiğini duyurdu. Yaklaşık 3 bin 500 yıl önce hüküm süren Kral II. Tutmosis&#039;e ait mezar, Batı Luksor’daki ünlü Krallar Vadisi’nde bulundu.
Tutankhamun&#039;un mezarının 1922’de ortaya çıkarılmasından sonra, Mısır&#039;da keşfedilen ilk kraliyet mezarı olan bu yapının girişi ve ana geçidi 2022 yılında tespit edilmişti. Son kazılarda ise mezarın Kral II. Tutmosis’e ait olduğunu kanıtlayan yeni bulgulara ulaşıldı.Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Dr. Muhammed İsmail Halid, mezarda bulunan kap parçalarında Tutmosis II&#039;nin “ölen kral” olarak tanımlandığını ve ünlü Kraliçe Hatşepsut’un adının da yer aldığını açıkladı.Ancak Kral II. Tutmosis’in mumyası, 19. yüzyılda mezardan çok uzak olmayan bir bölgede bulunmuştu. Uzmanlar, kralın kalıntılarının mezar yağmalandıktan sonra taşınmış olabileceğini düşünüyor.Mezarın yapısının, kralın ölümünden kısa süre sonra meydana gelen seller nedeniyle zarar gördüğü belirtiliyor. Yapı içinde dini kitap “IImydwat”tan alıntılar , mavi yazıtlar ve sarı yıldız süslemeleri de keşfedildi.
Kral II. Tutmosis, Mısır’ın On Sekizinci Hanedanlığı’nın dördüncü firavunu olarak MÖ 1493-1479 yılları arasında hüküm sürdü. Babası I. Tutmosis ve oğlu III. Tutmosis gibi güçlü liderlerle kıyaslandığında daha az bilinen bir figür olsa da, Nubia’daki bir ayaklanmayı bastırdığı ve Levant’taki isyanları durdurduğu biliniyor.Bu keşif, Tutmosis hanedanlığı ve dönemin kayıp krallarına dair önemli bilgiler sunuyor. Mezarın Kraliçe Hatşepsut’un mezarına yakınlığı nedeniyle ilk etapta kralın oğlunun eşine ait olabileceği düşünülmüştü. Ancak son bulgular, yapının doğrudan II. Tutmosis’e ait olduğunu ortaya koydu.Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi, keşfi son yılların en önemli arkeolojik buluşlarından biri olarak nitelendiriyor.Arkeologlar, bu keşfi 1922’de ünlü arkeolog Howard Carter tarafından bulunan Tutankhamun&#039;un mezarıyla da kıyasladı. Genç firavunun mezarı, 5 bin eşyayla dolu bir hazine niteliğindeydi. Som altından cenaze ayakkabıları, heykeller ve oyunlar gibi eşyalar, Tutankhamun&#039;un öbür dünyaya yolculuğunda ona eşlik etmesi için gömülmüştü.
Ancak II. Tutmosis’in mezarında daha sade bir yapı görülüyor. Arkeologlar, mezardaki eserlerin, dönemin kültürel ve tarihi yapısını anlamak açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gklxeT0s3UiHwWsu514zeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>son, 100, yıl, önce, bulunmuştu:, Tutankhamundan, sonra, bin, 500, yıllık, kral, mezarı, keşfedildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gklxeT0s3UiHwWsu514zeQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="En son 100 yıl önce bulunmuştu: Tutankhamun'dan sonra 3 bin 500 yıllık kral mezarı keşfedildi!"><p>Arkeologlar, Tutankhamun'un mezarının keşfinden 100 yıl sonra ilk kez  bir kral mezarı keşfetti. Yaklaşık 3 bin 500 yıl önce hüküm süren Kral II. Tutmosis'e ait mezar Mısır'da bulunan Batı Luksor Krallar Vadisi'nde bulundu.  Son yılların en önemli keşfi olarak nitelendirilen kalıntılar firavunlar dönemi hakkında önemli ipuçları sunuyor!</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kHvc9xRo9UCipk6Agc2qUw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mısır'da arkeologlar, 100 yıl sonra ilk kez bir kraliyet mezarının keşfedildiğini duyurdu. Yaklaşık 3 bin 500 yıl önce hüküm süren Kral II. Tutmosis'e ait mezar, Batı Luksor’daki ünlü Krallar Vadisi’nde bulundu.
Tutankhamun'un mezarının 1922’de ortaya çıkarılmasından sonra, Mısır'da keşfedilen ilk kraliyet mezarı olan bu yapının girişi ve ana geçidi 2022 yılında tespit edilmişti. Son kazılarda ise mezarın Kral II. Tutmosis’e ait olduğunu kanıtlayan yeni bulgulara ulaşıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rbdGsfUWM0SdSsC1D3Jj9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Dr. Muhammed İsmail Halid, mezarda bulunan kap parçalarında Tutmosis II'nin “ölen kral” olarak tanımlandığını ve ünlü Kraliçe Hatşepsut’un adının da yer aldığını açıkladı.Ancak Kral II. Tutmosis’in mumyası, 19. yüzyılda mezardan çok uzak olmayan bir bölgede bulunmuştu. Uzmanlar, kralın kalıntılarının mezar yağmalandıktan sonra taşınmış olabileceğini düşünüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o8TZya1LCk6EiSsvt8tVXw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mezarın yapısının, kralın ölümünden kısa süre sonra meydana gelen seller nedeniyle zarar gördüğü belirtiliyor. Yapı içinde dini kitap “IImydwat”tan alıntılar , mavi yazıtlar ve sarı yıldız süslemeleri de keşfedildi.
Kral II. Tutmosis, Mısır’ın On Sekizinci Hanedanlığı’nın dördüncü firavunu olarak MÖ 1493-1479 yılları arasında hüküm sürdü. Babası I. Tutmosis ve oğlu III. Tutmosis gibi güçlü liderlerle kıyaslandığında daha az bilinen bir figür olsa da, Nubia’daki bir ayaklanmayı bastırdığı ve Levant’taki isyanları durdurduğu biliniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8xwqmQXQukuK3LuYkojnJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu keşif, Tutmosis hanedanlığı ve dönemin kayıp krallarına dair önemli bilgiler sunuyor. Mezarın Kraliçe Hatşepsut’un mezarına yakınlığı nedeniyle ilk etapta kralın oğlunun eşine ait olabileceği düşünülmüştü. Ancak son bulgular, yapının doğrudan II. Tutmosis’e ait olduğunu ortaya koydu.Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi, keşfi son yılların en önemli arkeolojik buluşlarından biri olarak nitelendiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_OOpuAP-xkqwQF3uUm-8_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arkeologlar, bu keşfi 1922’de ünlü arkeolog Howard Carter tarafından bulunan Tutankhamun'un mezarıyla da kıyasladı. Genç firavunun mezarı, 5 bin eşyayla dolu bir hazine niteliğindeydi. Som altından cenaze ayakkabıları, heykeller ve oyunlar gibi eşyalar, Tutankhamun'un öbür dünyaya yolculuğunda ona eşlik etmesi için gömülmüştü.
Ancak II. Tutmosis’in mezarında daha sade bir yapı görülüyor. Arkeologlar, mezardaki eserlerin, dönemin kültürel ve tarihi yapısını anlamak açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2040 yılına kadar görülmeyecek: 7 gezegen son kez hizalanıyor!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/2040-yilina-kadar-goerulmeyecek-7-gezegen-son-kez-hizalaniyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/2040-yilina-kadar-goerulmeyecek-7-gezegen-son-kez-hizalaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Bu ayın sonunda yedi gezegen gökyüzünde son kez bir araya geliyor. Tam gezegen geçidi olarak adlandırılan bu olay, 2040 yılına kadar son kez gerçekleşecek. Tam gezegen dizilimi Mars, Jüpiter, Uranüs, Venüs, Neptün, Merkür ve Satürn&#039;ün aynı hizaya gelmesini sağlayacak. Beş ya da daha fazla gezegenin bir sonraki hizalanması Ekim 2028&#039;in sonlarında ve ardından Şubat 2034&#039;te gerçekleşecek. Ancak 7 gezegen bu ayın sonunda 15 yıl boyunca son kez bir araya gelmiş olacak.Nadir görülen bir gök olayı sonucunda şubatın sonunda kısa süreliğine tüm gezegenler aynı anda gece gökyüzünde hizalanacak.  28 Şubat&#039;ta gün batımından hemen sonra gerçekleşecek olan ve gezegen geçidi olarak adlandırılan bu olay, 2040 yılına kadar son kez gerçekleşiyor.SON TAM GEZEGEN DİZİLİMİ  Tam gezegen dizilimi Mars, Jüpiter, Uranüs, Venüs, Neptün, Merkür ve Satürn&#039;ün aynı hizaya gelmesini sağlayacak, ancak tüm gezegenler çıplak gözle görülemeyecek.  Çoğu en parlak yıldızlardan daha parlak görünse de, Neptün ve Uranüs&#039;ü görebilmek için dürbün veya teleskop kullanmak gerekecek.  Dört veya beş gezegenin bir araya gelmesi nispeten düzenli olarak gerçekleşir, ancak altı veya yedi gezegenin bir araya gelmesi oldukça nadirdir.  Uzmanlar bu gök olayına tanıklık etmek için en iyi zamanın gün batımından hemen sonra, yıldızların gökyüzünde belirmeye başlaması olduğunu belirtti.&quot;TÜM GEZEGENLER ÇIPLAK GÖZLE GÖRÜLEBİLECEK&quot;  Derby Üniversitesi&#039;nde kıdemli öğretim görevlisi olan Dr. Christopher Barnes, The Independent&#039;a yaptığı açıklamada, “Şehirlerde ve ışık kirliliği olan bölgelerde yaşayanlar bile gezegenlerin çoğunu görebilecekler, ancak en iyi manzaralar için daha karanlık bir yer bulmanız önerilir. Uranüs ve Neptün hariç neredeyse tüm gezegenler çıplak gözle görülebilecek, onlar için dürbün veya teleskop gerekecek.” dedi.  Beş ya da daha fazla gezegenin bir sonraki hizalanması Ekim 2028&#039;in sonlarında ve ardından Şubat 2034&#039;te gerçekleşecek. Bir başka yedi gezegenli hizalanmaysa 15 yıl daha gerçekleşmeyecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mDn1JP2J2Eq-oMC0fCIfzA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>2040, yılına, kadar, görülmeyecek:, gezegen, son, kez, hizalanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mDn1JP2J2Eq-oMC0fCIfzA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="2040 yılına kadar görülmeyecek: 7 gezegen son kez hizalanıyor!"><p>Bu ayın sonunda yedi gezegen gökyüzünde son kez bir araya geliyor. Tam gezegen geçidi olarak adlandırılan bu olay, 2040 yılına kadar son kez gerçekleşecek. Tam gezegen dizilimi Mars, Jüpiter, Uranüs, Venüs, Neptün, Merkür ve Satürn'ün aynı hizaya gelmesini sağlayacak. Beş ya da daha fazla gezegenin bir sonraki hizalanması Ekim 2028'in sonlarında ve ardından Şubat 2034'te gerçekleşecek. Ancak 7 gezegen bu ayın sonunda 15 yıl boyunca son kez bir araya gelmiş olacak.</p><p>Nadir görülen bir gök olayı sonucunda şubatın sonunda kısa süreliğine tüm gezegenler aynı anda gece gökyüzünde hizalanacak.  28 Şubat'ta gün batımından hemen sonra gerçekleşecek olan ve gezegen geçidi olarak adlandırılan bu olay, 2040 yılına kadar son kez gerçekleşiyor.</p><p><strong>SON TAM GEZEGEN DİZİLİMİ</strong>  Tam gezegen dizilimi Mars, Jüpiter, Uranüs, Venüs, Neptün, Merkür ve Satürn'ün aynı hizaya gelmesini sağlayacak, ancak tüm gezegenler çıplak gözle görülemeyecek.  Çoğu en parlak yıldızlardan daha parlak görünse de, Neptün ve Uranüs'ü görebilmek için dürbün veya teleskop kullanmak gerekecek.  Dört veya beş gezegenin bir araya gelmesi nispeten düzenli olarak gerçekleşir, ancak altı veya yedi gezegenin bir araya gelmesi oldukça nadirdir.  Uzmanlar bu gök olayına tanıklık etmek için en iyi zamanın gün batımından hemen sonra, yıldızların gökyüzünde belirmeye başlaması olduğunu belirtti.</p><p><strong>"TÜM GEZEGENLER ÇIPLAK GÖZLE GÖRÜLEBİLECEK"</strong>  Derby Üniversitesi'nde kıdemli öğretim görevlisi olan Dr. Christopher Barnes, The Independent'a yaptığı açıklamada, “Şehirlerde ve ışık kirliliği olan bölgelerde yaşayanlar bile gezegenlerin çoğunu görebilecekler, ancak en iyi manzaralar için daha karanlık bir yer bulmanız önerilir. Uranüs ve Neptün hariç neredeyse tüm gezegenler çıplak gözle görülebilecek, onlar için dürbün veya teleskop gerekecek.” dedi.  Beş ya da daha fazla gezegenin bir sonraki hizalanması Ekim 2028'in sonlarında ve ardından Şubat 2034'te gerçekleşecek. Bir başka yedi gezegenli hizalanmaysa 15 yıl daha gerçekleşmeyecek.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuzey Kore’nin kundağı motorlu obüsü vuruldu! Kim Jong Un&amp;apos;un &amp;quot;Koksan&amp;quot; silahları hedefte</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kuzey-korenin-kundagi-motorlu-obusu-vuruldukim-jong-unun-koksan-silahlari-hedefte</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kuzey-korenin-kundagi-motorlu-obusu-vuruldukim-jong-unun-koksan-silahlari-hedefte</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Ukrayna Savaşı&#039;nda karşılıklı saldırılar sürerken Kuzey Kore&#039;ye ait kundağı motorlu bir obüs, Kiev ordusu tarafından vuruldu. &quot;M-1978 Koksan&quot; topçu silahı Rusya tarafından tedarik edilmişti.Ukrayna ordusuna ait bir insansız hava aracı, Luhansk bölgesinde Kuzey Kore&#039;ye ait kundağı motorlu bir obüsü vurdu.   Açıklamayı yapan Ukrayna ordusu, savaşın başlamasından bu yana ilk kez “çok nadir” bir Kuzey Kore M-1978 Koksan obüsünün bir Ukrayna insansız hava aracı tarafından vurulduğunu ifade etti.  Moskova&#039;nın savaşta Kuzey Kore birliklerini kullanmasının yanı sıra, Güney Kore istihbaratı ve diğer kaynaklar Kim Jong-un rejiminin Koksan kundağı motorlu topçu silahlarını tedarik ettiğini bildirdi.Ukrayna, ABD ve Güney Kore&#039;nin değerlendirmelerine göre Kuzey Kore, Ukrayna&#039;da savaşan Rus güçlerini desteklemek üzere binlerce asker konuşlandırdı. Bu, Pyongyang&#039;ın 1950&#039;lerden bu yana bir savaşa ilk büyük katılımı oldu.KİEV&#039;E GÖRE 3 BİN KUZEYLİ ASKER ÖLDÜ  ABD&#039;nin Birleşmiş Milletler Büyükelçi Yardımcısı Dorothy Camille Shea, Ocak 2025&#039;te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi&#039;ne yaptığı açıklamada 12 binden fazla Kuzey Kore askerinin Rusya&#039;da bulunduğunu ve Kursk sınır bölgesinde Ukrayna güçlerine karşı savaştığını söyledi.  Moskova ve Pyongyang başlangıçta konuşlanma haberlerini reddetti, ancak Ekim 2024&#039;te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kuzey Kore birliklerinin Rusya&#039;da olduğunu inkar etmedi ve bir Kuzey Koreli yetkili böyle bir hareketin yasal olacağını dile getirdi.  Kiev&#039;e göre Ocak 2025 başına kadar Rusya&#039;da 3 binden fazla Kuzey Kore askeri öldürüldü ya da yaralandı.  Aynı ay Ukrayna ordusu, özel harekat güçlerinin Kursk&#039;taki savaş alanında yaklaşık üç haftadır Kuzey Kore birliklerini görmediğini ve ağır kayıplar verdikten sonra geri çekilmek zorunda kaldıklarını öne sürdüğünü söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0BSDTNZxRkqipnjhU8ImEA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Kore’nin, kundağı, motorlu, obüsü, vuruldu Kim, Jong, Unun, Koksan, silahları, hedefte</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0BSDTNZxRkqipnjhU8ImEA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kuzey Kore’nin kundağı motorlu obüsü vuruldu! Kim Jong Un'un " koksan silahlar hedefte><p>Rusya Ukrayna Savaşı'nda karşılıklı saldırılar sürerken Kuzey Kore'ye ait kundağı motorlu bir obüs, Kiev ordusu tarafından vuruldu. "M-1978 Koksan" topçu silahı Rusya tarafından tedarik edilmişti.</p><p>Ukrayna ordusuna ait bir insansız hava aracı, Luhansk bölgesinde Kuzey Kore'ye ait kundağı motorlu bir obüsü vurdu.   Açıklamayı yapan Ukrayna ordusu, savaşın başlamasından bu yana ilk kez “çok nadir” bir Kuzey Kore M-1978 Koksan obüsünün bir Ukrayna insansız hava aracı tarafından vurulduğunu ifade etti.  Moskova'nın savaşta Kuzey Kore birliklerini kullanmasının yanı sıra, Güney Kore istihbaratı ve diğer kaynaklar Kim Jong-un rejiminin Koksan kundağı motorlu topçu silahlarını tedarik ettiğini bildirdi.</p><p>Ukrayna, ABD ve Güney Kore'nin değerlendirmelerine göre Kuzey Kore, Ukrayna'da savaşan Rus güçlerini desteklemek üzere binlerce asker konuşlandırdı. Bu, Pyongyang'ın 1950'lerden bu yana bir savaşa ilk büyük katılımı oldu.</p><p><strong>KİEV'E GÖRE 3 BİN KUZEYLİ ASKER ÖLDÜ</strong>  ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçi Yardımcısı Dorothy Camille Shea, Ocak 2025'te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne yaptığı açıklamada 12 binden fazla Kuzey Kore askerinin Rusya'da bulunduğunu ve Kursk sınır bölgesinde Ukrayna güçlerine karşı savaştığını söyledi.  Moskova ve Pyongyang başlangıçta konuşlanma haberlerini reddetti, ancak Ekim 2024'te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kuzey Kore birliklerinin Rusya'da olduğunu inkar etmedi ve bir Kuzey Koreli yetkili böyle bir hareketin yasal olacağını dile getirdi.  Kiev'e göre Ocak 2025 başına kadar Rusya'da 3 binden fazla Kuzey Kore askeri öldürüldü ya da yaralandı.  Aynı ay Ukrayna ordusu, özel harekat güçlerinin Kursk'taki savaş alanında yaklaşık üç haftadır Kuzey Kore birliklerini görmediğini ve ağır kayıplar verdikten sonra geri çekilmek zorunda kaldıklarını öne sürdüğünü söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Papa ölümü hissediyor: Vatikan&amp;apos;da koltuk savaşı başladı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/papa-oelumu-hissediyor-vatikanda-koltuk-savasi-basladi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/papa-oelumu-hissediyor-vatikanda-koltuk-savasi-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, Vatikan&#039;ın &quot;karmaşık bir klinik tablo&quot; olarak tanımladığı sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. Şiddetli ağrılar çeken Papa&#039;nın, &quot;Bu sefer hayatta kalamayacağını&quot; söylediği bildirildi. Papa&#039;nın kötüleşen sağlığı, Vatikan&#039;da başlamak üzere olan halefiyet mücadelesi konusunda soru işaretleri doğuruyor. Papa Francis&#039;in beklenen ölümünün ardından Papalık koltuğuna kimin oturacağı en önemli soru olmaya devam ediyor.Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, Vatikan&#039;ın &quot;karmaşık bir klinik tablo&quot; olarak tanımladığı kötüleşen bir solunum yolu enfeksiyonu ile mücadele ediyor.  Göğüs röntgeni sonuçlarına göre Papa&#039;nın klinik durumunun karmaşık bir tablo çizmeye devam ettiği belirtilirken, akciğerinde zatürre geliştiği aktarıldı.&quot;BU SEFER HAYATTA KALAMAYACAĞIM&quot;Politico&#039;nun haberine göre Vatikan, Papa&#039;nın gerektiği kadar hastanede kalacağını söylese de konuya yakın iki kişi, Papa&#039;nın yoğun ağrılar çektiğini ve özel olarak &quot;bu sefer hayatta kalamayacağını&quot; söylediğini aktardı. Başka bir kişi de Papa&#039;nın sağlığı kötüleşmeye başlayınca hastaneye gitmeyi ilk başta reddettiğini belirtti. Ancak, Vatikan&#039;daki odasında kalırsa ölme riski altında olduğu açıkça söylendi.ÖLÜMÜ BEKLİYOR, GÖREV DAĞILIMI YAPIYOR  Papa Francis, son bir aydır sağlık sorunları yaşadığı için, Vatikan&#039;da kendisine yakın isimlerin önemli görevlere atanması gibi girişimleri tamamlamak için harekete geçmişti.Papa, mirasını savunacak kişi rolünü dost bir yüzün üstlenmesini sağlamak amacıyla 6 Şubat&#039;ta İtalyan Kardinal Gioavanni Battista Re&#039;nin Kardinaller Heyeti dekanı olarak görev süresini uzatmıştı.YENİ PAPA&#039;NIN BELİRLENECEĞİ GİZLİ TOPLANTIDekanın, yeni papanın seçilmesini belirleyecek gizli toplantıyı denetlediği biliniyor. Uzun yıllardır Vatikan&#039;da görev yapan Re, toplantıya katılmak için çok yaşlı olmasına rağmen, toplantı öncesinde sıklıkla gerçekleşen kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde önemli bir rol oynayacak.Olaylara yakın bir kaynak, &quot;Konsey öncesi dönem daha önemli, çünkü lobi faaliyetleri orada yapılıyor&quot; dedi.PAPA FRANCIS&#039;İN SAĞLIK DURUMUVatikan, 88 yaşındaki Papa&#039;nın çift taraflı zatürreye yakalandığını, bunun da kırılgan sağlık durumunun kötüleştiğini gösterdiğini duyurdu.  İki taraflı zatürre, her iki akciğerde iltihaplanmaya ve yara izine neden olabilen, nefes almayı çok daha zor hale getiren ciddi bir enfeksiyon. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M3Xxr4daOEWq45k8d-u_EQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Papa, ölümü, hissediyor:, Vatikanda, koltuk, savaşı, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M3Xxr4daOEWq45k8d-u_EQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250219060506482" class="type:primaryImage" alt="Papa ölümü hissediyor: Vatikan'da koltuk savaşı başladı"><p>Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, Vatikan'ın "karmaşık bir klinik tablo" olarak tanımladığı sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. Şiddetli ağrılar çeken Papa'nın, "Bu sefer hayatta kalamayacağını" söylediği bildirildi. Papa'nın kötüleşen sağlığı, Vatikan'da başlamak üzere olan halefiyet mücadelesi konusunda soru işaretleri doğuruyor. Papa Francis'in beklenen ölümünün ardından Papalık koltuğuna kimin oturacağı en önemli soru olmaya devam ediyor.</p><p>Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, Vatikan'ın "karmaşık bir klinik tablo" olarak tanımladığı kötüleşen bir solunum yolu enfeksiyonu ile mücadele ediyor.  </p><p>Göğüs röntgeni sonuçlarına göre Papa'nın klinik durumunun karmaşık bir tablo çizmeye devam ettiği belirtilirken, akciğerinde zatürre geliştiği aktarıldı.</p><p><strong>"BU SEFER HAYATTA KALAMAYACAĞIM"</strong></p><p>Politico'nun haberine göre Vatikan, Papa'nın gerektiği kadar hastanede kalacağını söylese de konuya yakın iki kişi, Papa'nın yoğun ağrılar çektiğini ve özel olarak "bu sefer hayatta kalamayacağını" söylediğini aktardı. </p><p>Başka bir kişi de Papa'nın sağlığı kötüleşmeye başlayınca hastaneye gitmeyi ilk başta reddettiğini belirtti. Ancak, Vatikan'daki odasında kalırsa ölme riski altında olduğu açıkça söylendi.</p><p><strong>ÖLÜMÜ BEKLİYOR, GÖREV DAĞILIMI YAPIYOR</strong>  Papa Francis, son bir aydır sağlık sorunları yaşadığı için, Vatikan'da kendisine yakın isimlerin önemli görevlere atanması gibi girişimleri tamamlamak için harekete geçmişti.</p><p>Papa, mirasını savunacak kişi rolünü dost bir yüzün üstlenmesini sağlamak amacıyla 6 Şubat'ta İtalyan Kardinal Gioavanni Battista Re'nin Kardinaller Heyeti dekanı olarak görev süresini uzatmıştı.</p><p><strong>YENİ PAPA'NIN BELİRLENECEĞİ GİZLİ TOPLANTI</strong></p><p>Dekanın, yeni papanın seçilmesini belirleyecek gizli toplantıyı denetlediği biliniyor. Uzun yıllardır Vatikan'da görev yapan Re, toplantıya katılmak için çok yaşlı olmasına rağmen, toplantı öncesinde sıklıkla gerçekleşen kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde önemli bir rol oynayacak.</p><p>Olaylara yakın bir kaynak, "Konsey öncesi dönem daha önemli, çünkü lobi faaliyetleri orada yapılıyor" dedi.</p><p><strong>PAPA FRANCIS'İN SAĞLIK DURUMU</strong></p><p>Vatikan, 88 yaşındaki Papa'nın çift taraflı zatürreye yakalandığını, bunun da kırılgan sağlık durumunun kötüleştiğini gösterdiğini duyurdu.  İki taraflı zatürre, her iki akciğerde iltihaplanmaya ve yara izine neden olabilen, nefes almayı çok daha zor hale getiren ciddi bir enfeksiyon.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sahte katil balinalar kıyıya vurdu! 1947&amp;apos;ten bu yana ilk kez yaşandı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/sahte-katil-balinalar-kiyiya-vurdu-1947ten-bu-yana-ilk-kez-yasandi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/sahte-katil-balinalar-kiyiya-vurdu-1947ten-bu-yana-ilk-kez-yasandi</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya&#039;nın Tazmanya sahilinde 150&#039;den fazla sahte katil balina kıyıya vurdu. Kurtarma ekipleri, balinalardan 90&#039;ına ötanazi uygulanacağını ve onları vurmak zorunda kalaacaklarını bildirdi. Bu olayın 1974 yılından bu yana Tazmanya&#039;da bu türün karaya vurduğu ilk olay olduğu bildirildi.Avustralyalı çevre yetkilileri, 150&#039;den fazla sahte katil balinanın Tazmanya eyaletindeki bir sahilde karaya vurduğunu ve kurtarma ekiplerinin hala hayatta olanları kurtarmak için çabaladığını söyledi.
Tazmanya Parklar ve Vahşi Yaşam Servisi irtibat görevlisi Brendon Clark, “Tahminimize göre 24 ile 48 saattir karaya vurmuş durumdalar” dedi.
Vahşi yaşam korucuları, stres altındaki canlıları yeniden yüzdürme girişimlerinin başarısız olmasının ardından ötenazi uygulanacağını söyledi. hayatta kalan 90 yunusun vurulacağı bildirildi.Bir basın toplantısında konuşan Clark, karaya vuran 157 sahte katil balinadan sadece 90&#039;ının hala hayatta göründüğünü söyledi. Clark, yetkililerin balinalardan herhangi birinin yeniden yüzdürülüp yüzdürülemeyeceğini henüz belirleyemediğini de sözlerine ekledi.,
Görevli şu açıklamayı yaptı: “Hayvanları doğrudan o dalgaların içine geri yüzdürmeye çalışmak zor olacaktır ve tabii ki bu da personelimiz ve çalışanlarımız için çok büyük güvenlik riskleri doğuracaktır” dedi.
Sahilin erişilmezliği, okyanus koşulları ve uzman ekipmanın uzak sahile ulaştırılmasıyla ilgili zorlukların kurtarma müdahalesini zorlaştırdığını açıkladı.Sahte katil balinalar, görünüş olarak katil balinalara benzeyen, nesli tükenmekte olan bir okyanus yunusu türü olarak biliniyor.
Boyları 6.1 metreye kadar uzayabilyor ve ağırlıkları 500 kg ile 3 ton arasında değişebiliyor.
Clark bu olayın, 160&#039;tan fazla sürünün adanın kuzeybatı kıyısındaki Stanley yakınlarında bir sahile vurduğu 1974 yılından bu yana Tazmanya&#039;da bu türün karaya vurduğu ilk olay olduğunu söyledi.
Balinaların karaya vurmasına yol açabilecek çeşitli nedenler var. Örneğin; yönlerini şaşırma, hastalık, yaşlılık, yaralanma, yırtıcı hayvanlardan kaçma ve şiddetli hava koşulları gibi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ewFLAYnD-EOjaFj6GPzT4A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sahte, katil, balinalar, kıyıya, vurdu, 1947ten, yana, ilk, kez, yaşandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ewFLAYnD-EOjaFj6GPzT4A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sahte katil balinalar kıyıya vurdu! 1947'ten bu yana ilk kez yaşandı"><p>Avustralya'nın Tazmanya sahilinde 150'den fazla sahte katil balina kıyıya vurdu. Kurtarma ekipleri, balinalardan 90'ına ötanazi uygulanacağını ve onları vurmak zorunda kalaacaklarını bildirdi. Bu olayın 1974 yılından bu yana Tazmanya'da bu türün karaya vurduğu ilk olay olduğu bildirildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ak7wjiZFJkCb0LpAXECMUw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Avustralyalı çevre yetkilileri, 150'den fazla sahte katil balinanın Tazmanya eyaletindeki bir sahilde karaya vurduğunu ve kurtarma ekiplerinin hala hayatta olanları kurtarmak için çabaladığını söyledi.
Tazmanya Parklar ve Vahşi Yaşam Servisi irtibat görevlisi Brendon Clark, “Tahminimize göre 24 ile 48 saattir karaya vurmuş durumdalar” dedi.
Vahşi yaşam korucuları, stres altındaki canlıları yeniden yüzdürme girişimlerinin başarısız olmasının ardından ötenazi uygulanacağını söyledi. hayatta kalan 90 yunusun vurulacağı bildirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6KLu2IvdRkCoN1i8zDPouA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir basın toplantısında konuşan Clark, karaya vuran 157 sahte katil balinadan sadece 90'ının hala hayatta göründüğünü söyledi. Clark, yetkililerin balinalardan herhangi birinin yeniden yüzdürülüp yüzdürülemeyeceğini henüz belirleyemediğini de sözlerine ekledi.,
Görevli şu açıklamayı yaptı: “Hayvanları doğrudan o dalgaların içine geri yüzdürmeye çalışmak zor olacaktır ve tabii ki bu da personelimiz ve çalışanlarımız için çok büyük güvenlik riskleri doğuracaktır” dedi.
Sahilin erişilmezliği, okyanus koşulları ve uzman ekipmanın uzak sahile ulaştırılmasıyla ilgili zorlukların kurtarma müdahalesini zorlaştırdığını açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_VOI6VVzeUm497v9k26UpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sahte katil balinalar, görünüş olarak katil balinalara benzeyen, nesli tükenmekte olan bir okyanus yunusu türü olarak biliniyor.
Boyları 6.1 metreye kadar uzayabilyor ve ağırlıkları 500 kg ile 3 ton arasında değişebiliyor.
Clark bu olayın, 160'tan fazla sürünün adanın kuzeybatı kıyısındaki Stanley yakınlarında bir sahile vurduğu 1974 yılından bu yana Tazmanya'da bu türün karaya vurduğu ilk olay olduğunu söyledi.
Balinaların karaya vurmasına yol açabilecek çeşitli nedenler var. Örneğin; yönlerini şaşırma, hastalık, yaşlılık, yaralanma, yırtıcı hayvanlardan kaçma ve şiddetli hava koşulları gibi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_YvUorQsE068yvzgoFwoWA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pakistan&amp;apos;da otobüsten zorla indirilen 7 kişi vurularak öldürüldü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/pakistanda-otobusten-zorla-indirilen-7-kisi-vurularak-oelduruldu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/pakistanda-otobusten-zorla-indirilen-7-kisi-vurularak-oelduruldu</guid>
<description><![CDATA[ Pakistan&#039;ın Belucistan eyaletinde Lahor&#039;a giden bir otobüsten indirilen 7 yolcu, silahlı şahıslar tarafından vurularak öldürüldü. Eyaletin başkenti Ketta&#039;dan kalkan otobüs, doğudaki Pencap eyaletine bağlı Faysalabad&#039;a gidiyordu.Pakistan&#039;ın güneybatısındaki Belucistan eyaletinin Barkhan bölgesindeki otoyolda yaklaşık 11 kişilik silahlı grup, bir yolcu otobüsünü durdurdu.Silahlı şahıslar, kimlik kontrolü yaptıktan sonra 7 kişiyi otobüsten zorla indirip vurarak öldürdü. Saldırganlar daha sonra olay yerinden kaçarken, polis bölgeyi kordon altına aldı.Saldırının sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı. Cinayetlerin nedeni de henüz bilinmiyor.Eyaletin başkenti Ketta&#039;dan kalkan otobüs, doğudaki Pencap eyaletine bağlı Faysalabad&#039;a gidiyordu.  BELUCİSTANAfganistan ve İran sınırında yer alan Belucistan eyaleti, Pakistan&#039;ın daha fazla özerklik ve bölgenin doğal kaynaklarından pay isteyen ayrılıkçı isyancılara karşı onlarca yıldır mücadele verdiği önemli bir savaş alanı olarak biliniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UAn8OWg_l0qnBA8zYzW0NQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pakistanda, otobüsten, zorla, indirilen, kişi, vurularak, öldürüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UAn8OWg_l0qnBA8zYzW0NQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Pakistan'da otobüsten zorla indirilen 7 kişi vurularak öldürüldü"><p>Pakistan'ın Belucistan eyaletinde Lahor'a giden bir otobüsten indirilen 7 yolcu, silahlı şahıslar tarafından vurularak öldürüldü. Eyaletin başkenti Ketta'dan kalkan otobüs, doğudaki Pencap eyaletine bağlı Faysalabad'a gidiyordu.</p><p>Pakistan'ın güneybatısındaki Belucistan eyaletinin Barkhan bölgesindeki otoyolda yaklaşık 11 kişilik silahlı grup, bir yolcu otobüsünü durdurdu.</p><p>Silahlı şahıslar, kimlik kontrolü yaptıktan sonra 7 kişiyi otobüsten zorla indirip vurarak öldürdü. Saldırganlar daha sonra olay yerinden kaçarken, polis bölgeyi kordon altına aldı.</p><p>Saldırının sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı. Cinayetlerin nedeni de henüz bilinmiyor.</p><p>Eyaletin başkenti Ketta'dan kalkan otobüs, doğudaki Pencap eyaletine bağlı Faysalabad'a gidiyordu.  <strong>BELUCİSTAN</strong></p><p>Afganistan ve İran sınırında yer alan Belucistan eyaleti, Pakistan'ın daha fazla özerklik ve bölgenin doğal kaynaklarından pay isteyen ayrılıkçı isyancılara karşı onlarca yıldır mücadele verdiği önemli bir savaş alanı olarak biliniyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransa&amp;apos;da başörtüsüne yeni yasak: &amp;quot;Müslüman kadınlar damgalanıyor&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/fransada-basoertusune-yeni-yasak-musluman-kadinlar-damgalaniyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/fransada-basoertusune-yeni-yasak-musluman-kadinlar-damgalaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Fransa&#039;da spor müsabakalarında başörütüsü yasaklanıyor. Karar parlamentonun üst kanadı olan senatodan geçti. Solcu senatörler, merkez sağcı partili senatörleri Müslüman kadınları damgalamakla suçladı.Fransa&#039;da spor müsabakalarında başörütüsü yasaklayan karar senatodan geçti.  Oylamada, 81 &quot;Hayır&quot; oyuna karşılık 210 evet oyu kullanıldı. 38 senatör ise çekimser kaldı.   Tasarı kapsamında kamuya ait spor alanlarında toplu ibadetlerin yasaklanması da öngörülüyor. Tasarıyla, havuzlarda tesettürlü mayo gibi dini aidiyet ifade eden kıyafetlere de yasak getiriliyor. &quot;MÜSLÜMAN KADINLAR DAMGALANIYOR&quot;  Senato&#039;daki görüşmeler sırasında solcu ve merkez sağcı senatörler arasında gerginlik oluştu. Solcu senatörler, merkez sağcı partili senatörleri Müslüman kadınları damlgalamakla suçladı.   Tasarı, parlamentonun alt kanadını oluşturan Ulusal Meclis&#039;te de görüşülecek.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bfKwnXlGNk-UpDLIBP7Ktg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fransada, başörtüsüne, yeni, yasak:, Müslüman, kadınlar, damgalanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bfKwnXlGNk-UpDLIBP7Ktg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250219075422209" class="type:primaryImage" alt="Fransa'da başörtüsüne yeni yasak: " m kad damgalan><p>Fransa'da spor müsabakalarında başörütüsü yasaklanıyor. Karar parlamentonun üst kanadı olan senatodan geçti. Solcu senatörler, merkez sağcı partili senatörleri Müslüman kadınları damgalamakla suçladı.</p><p>Fransa'da spor müsabakalarında başörütüsü yasaklayan karar senatodan geçti.  Oylamada, 81 "Hayır" oyuna karşılık 210 evet oyu kullanıldı. 38 senatör ise çekimser kaldı.   Tasarı kapsamında kamuya ait spor alanlarında toplu ibadetlerin yasaklanması da öngörülüyor. Tasarıyla, havuzlarda tesettürlü mayo gibi dini aidiyet ifade eden kıyafetlere de yasak getiriliyor.</p><p><strong> "MÜSLÜMAN KADINLAR DAMGALANIYOR"</strong>  Senato'daki görüşmeler sırasında solcu ve merkez sağcı senatörler arasında gerginlik oluştu. Solcu senatörler, merkez sağcı partili senatörleri Müslüman kadınları damlgalamakla suçladı.   Tasarı, parlamentonun alt kanadını oluşturan Ulusal Meclis'te de görüşülecek. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları uyku hilesini keşfetti: Rüyalarınızı hatırlamıyor musunuz?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/bilim-insanlari-uyku-hilesini-kesfetti-ruyalarinizi-hatirlamiyor-musunuz</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/bilim-insanlari-uyku-hilesini-kesfetti-ruyalarinizi-hatirlamiyor-musunuz</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, rüyaların hatırlanmasını artıran bir &quot;uyku hilesi&quot; keşfetti. İtalyan araştırmacılar, rüya görmek ve hayal kurmanın, uyku sırasında bilinçaltında bulunan detayları hatırlama yeteneğinizi geliştirdiğini ortaya koydu.200 katılımcıyla yapılan deneyler, yaş, mevsim gibi çeşitli faktörlerin insanların rüyalarını hatırlama yeteneği üzerinde nasıl etkiler yarattığını gözler önüne serdi. IMT İleri Araştırmalar Okulu Lucca’dan bilim insanları, katılımcılara uyku izleme cihazları takarak ve 15 gün boyunca rüya anılarını kaydederek deneyi gerçekleştirdi. Katılımcılar, aynı zamanda psikolojik testlere tabi tutuldu; testlerde kaygı düzeyleri, rüyaya olan ilgi ve hayal kurma eğilimleri gibi faktörler değerlendirildi.Araştırmalar, zihnin dalıp gitmesinin, hayal kurma gibi rüya hatırlamayı artıran bir etken olabileceğini gösterdi. Rüyaları hatırlama konusunda daha başarılı olanlar arasında, rüyaları sağlık açısından faydalı görenler ve sıkça zihinleri başka yerlere kayan kişiler bulundu.Deneyde, daha derin uyuyan katılımcıların rüyalarını hatırlamakta zorlandığı, buna karşın hafif uyku aşamasında olanların daha iyi hatırlama yeteneği gösterdiği tespit edildi.Ayrıca, gençlerin rüyalarını hatırlamada daha başarılı oldukları, yaşlıların ise genellikle belirli detayları hatırlayamayan &quot;beyaz rüyalar&quot; yaşadıkları gözlemlendi. Bu durumun, yaşa bağlı hafıza değişimlerinden kaynaklanabileceği belirtildi.Mevsimsel etkiler de araştırma kapsamında dikkat çekti. İlkbaharda uyku deneyine katılan bireylerin, kışa kıyasla daha iyi rüya hatırladığı görüldü. Bilim insanları, güneş ışığına daha fazla maruz kalmanın rüya hatırlama yeteneğini etkileyebileceğini öne sürdü.Çalışmanın yazarı, psikoloji uzmanı Profesör Giulio Bernardi, elde edilen bulguların, rüyaları hatırlama yeteneğinin kişisel tutumlar, bilişsel özellikler ve uyku dinamiklerinin birleşiminden etkilenen karmaşık bir süreç olduğunu gösterdiğini söyledi. Araştırma, rüyaların hatırlanmasını anlamaya yönelik gelecekteki çalışmalara temel oluşturmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dKrU-R71HUy7_BLhTp2nrQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, uyku, hilesini, keşfetti:, Rüyalarınızı, hatırlamıyor, musunuz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dKrU-R71HUy7_BLhTp2nrQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bilim insanları uyku hilesini keşfetti: Rüyalarınızı hatırlamıyor musunuz?"><p>Bilim insanları, rüyaların hatırlanmasını artıran bir "uyku hilesi" keşfetti. İtalyan araştırmacılar, rüya görmek ve hayal kurmanın, uyku sırasında bilinçaltında bulunan detayları hatırlama yeteneğinizi geliştirdiğini ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7kDtqH_X1kSF4hxCGu9RvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>200 katılımcıyla yapılan deneyler, yaş, mevsim gibi çeşitli faktörlerin insanların rüyalarını hatırlama yeteneği üzerinde nasıl etkiler yarattığını gözler önüne serdi. IMT İleri Araştırmalar Okulu Lucca’dan bilim insanları, katılımcılara uyku izleme cihazları takarak ve 15 gün boyunca rüya anılarını kaydederek deneyi gerçekleştirdi. Katılımcılar, aynı zamanda psikolojik testlere tabi tutuldu; testlerde kaygı düzeyleri, rüyaya olan ilgi ve hayal kurma eğilimleri gibi faktörler değerlendirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hXIXfxDzqkmqEqBqLYwZxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmalar, zihnin dalıp gitmesinin, hayal kurma gibi rüya hatırlamayı artıran bir etken olabileceğini gösterdi. Rüyaları hatırlama konusunda daha başarılı olanlar arasında, rüyaları sağlık açısından faydalı görenler ve sıkça zihinleri başka yerlere kayan kişiler bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xw04-2YDtUGuyPlwEdMgyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Deneyde, daha derin uyuyan katılımcıların rüyalarını hatırlamakta zorlandığı, buna karşın hafif uyku aşamasında olanların daha iyi hatırlama yeteneği gösterdiği tespit edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8kWnUGs1TUyOEf46mV0bAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ayrıca, gençlerin rüyalarını hatırlamada daha başarılı oldukları, yaşlıların ise genellikle belirli detayları hatırlayamayan "beyaz rüyalar" yaşadıkları gözlemlendi. Bu durumun, yaşa bağlı hafıza değişimlerinden kaynaklanabileceği belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tp0-hyS49Ee1UKFb6S7p1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mevsimsel etkiler de araştırma kapsamında dikkat çekti. İlkbaharda uyku deneyine katılan bireylerin, kışa kıyasla daha iyi rüya hatırladığı görüldü. Bilim insanları, güneş ışığına daha fazla maruz kalmanın rüya hatırlama yeteneğini etkileyebileceğini öne sürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/71HAGIsB8k2_yehwLDIUXw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışmanın yazarı, psikoloji uzmanı Profesör Giulio Bernardi, elde edilen bulguların, rüyaları hatırlama yeteneğinin kişisel tutumlar, bilişsel özellikler ve uyku dinamiklerinin birleşiminden etkilenen karmaşık bir süreç olduğunu gösterdiğini söyledi. Araştırma, rüyaların hatırlanmasını anlamaya yönelik gelecekteki çalışmalara temel oluşturmayı hedefliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Haftada 100 saat işe gitti: Aşırı çalışmanın sonu ölümle sonuçlandı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/haftada-100-saat-ise-gitti-asiri-calismanin-sonu-oelumle-sonuclandi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/haftada-100-saat-ise-gitti-asiri-calismanin-sonu-oelumle-sonuclandi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de 28 yaşındaki Carter McIntosh, 27 Ocak&#039;ta Dallas&#039;taki evinde ölü bulundu. Ölüm nedeni uyuşturucu olarak değerlendirilen McIntosh’un, yüksek performans için dikkat eksikliği ilacı kullandığı öne sürüldü.ABD&#039;nin Dallas şehrinde yaşayan 28 yaşındaki bankacı Carter McIntosh , 27 Ocak&#039;ta evinde ölü bulundu. Haftada 100 saat çalıştığı belirtilen McIntosh’un ölüm nedeni olarak uyuşturucu kullanımı değerlendiriliyor. Ancak arkadaşları, McIntosh&#039;un yüksek performans gösterme amacıyla dikkat eksikliğine karşı bir ilaç kullandığını ifade etti.  The Post’un haberine göre,  McIntosh&#039;un kazara aşırı dozda uyuşturucu aldığı düşünülüyor.  Olayla ilgili polis raporunda, McIntosh&#039;un cesedinin, evinde bir kanepenin altında battaniye ile örtülü halde bulunduğu bilgisi yer aldı. Olay yerine gelen polis memurları, &quot;uyuşturucu kullanma araçları&quot; bulduklarını ve &quot;olası bir aşırı doz&quot; ve &quot;yasadışı uyuşturucu kullanımı geçmişi&quot;ni araştırdıklarını açıkladı.  McIntosh’un babası Scott, oğlunun dikkat eksikliği bozukluğu için ilaç kullandığını belirtti. Babası, McIntosh&#039;un uyuşturucu veya alkol kullanımı hakkında bilgisinin olmadığını söyledi. Olay yerinde bulunan beyaz madde henüz tanımlanmadı; ancak Adderall gibi dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) için sıkça reçete edilen bir ilaç olabileceği düşünülüyor.  Wall Street’te stresli çalışma saatleri ve aşırı iş yükü, genç bankacıların tükenmişlik sendromu yaşamasına neden oluyor. Jefferies&#039;den bir kaynak, bu yöntemin şirkette yaygın olduğunu belirtirken, Wall Street&#039;teki diğer bankalarda da çalışanların zorlu iş yükü ile başa çıkmakta zorlandığını ifade etti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kkxVwIn4dkOi9pSCjqa9Sw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Haftada, 100, saat, işe, gitti:, Aşırı, çalışmanın, sonu, ölümle, sonuçlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kkxVwIn4dkOi9pSCjqa9Sw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250219075352547" class="type:primaryImage" alt="Haftada 100 saat işe gitti: Aşırı çalışmanın sonu ölümle sonuçlandı"><p>ABD'de 28 yaşındaki Carter McIntosh, 27 Ocak'ta Dallas'taki evinde ölü bulundu. Ölüm nedeni uyuşturucu olarak değerlendirilen McIntosh’un, yüksek performans için dikkat eksikliği ilacı kullandığı öne sürüldü.</p><p>ABD'nin Dallas şehrinde yaşayan 28 yaşındaki bankacı Carter McIntosh , 27 Ocak'ta evinde ölü bulundu. Haftada 100 saat çalıştığı belirtilen McIntosh’un ölüm nedeni olarak uyuşturucu kullanımı değerlendiriliyor. Ancak arkadaşları, McIntosh'un yüksek performans gösterme amacıyla dikkat eksikliğine karşı bir ilaç kullandığını ifade etti.  The Post’un haberine göre,  McIntosh'un kazara aşırı dozda uyuşturucu aldığı düşünülüyor.  </p><p>Olayla ilgili polis raporunda, McIntosh'un cesedinin, evinde bir kanepenin altında battaniye ile örtülü halde bulunduğu bilgisi yer aldı. Olay yerine gelen polis memurları, "uyuşturucu kullanma araçları" bulduklarını ve "olası bir aşırı doz" ve "yasadışı uyuşturucu kullanımı geçmişi"ni araştırdıklarını açıkladı.  McIntosh’un babası Scott, oğlunun dikkat eksikliği bozukluğu için ilaç kullandığını belirtti. Babası, McIntosh'un uyuşturucu veya alkol kullanımı hakkında bilgisinin olmadığını söyledi. Olay yerinde bulunan beyaz madde henüz tanımlanmadı; ancak Adderall gibi dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) için sıkça reçete edilen bir ilaç olabileceği düşünülüyor.  Wall Street’te stresli çalışma saatleri ve aşırı iş yükü, genç bankacıların tükenmişlik sendromu yaşamasına neden oluyor. Jefferies'den bir kaynak, bu yöntemin şirkette yaygın olduğunu belirtirken, Wall Street'teki diğer bankalarda da çalışanların zorlu iş yükü ile başa çıkmakta zorlandığını ifade etti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail, İran nükleerini vuracak! “Ortadoğu’daki
yangının boyutunu hayal bile edemeyeceksiniz”</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-iran-nukleerini-vuracak-ortadogudakiyanginin-boyutunu-hayal-bile-edemeyeceksiniz</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-iran-nukleerini-vuracak-ortadogudakiyanginin-boyutunu-hayal-bile-edemeyeceksiniz</guid>
<description><![CDATA[ İran basınının Avrupalı bir diplomata dayandırdığı habere göre Tahran yönetimi, ekim ayından önce ABD ile bir anlaşmaya varamazsa İsrail, İran’ın nükleer gücünü vuracak. İran Devrim Muhafızları Ordusu&#039;nun üst düzey komutan Emir Ali Hacızade, İran&#039;ın nükleer tesislerine yapılacak herhangi bir saldırının daha önce benzeri görülmemiş bir bölgesel yangına yol açacağını söyledi. Hacızade ayrıca İran&#039;ın İsrail&#039;e üçüncü saldırısı Gerçek Vaat 3’ün “kesinlikle” gerçekleşeceğini açıkladı. “Yetkililer bunu planladı ve stratejik olarak kullanacak. Bunu boşa harcamayacağız” dedi. (Haber: Derya Doğan)Al-Hadath&#039;ın üst düzey bir Avrupalı diplomata dayandırdığı haberine göre, Tahran yönetimi ekim ayından önce Trump yönetimiyle bir anlaşmaya varamazsa İsrail, İran&#039;a askeri bir saldırı düzenleyecek.
Diplomat, İran’ın her zamankinden daha zayıf olduğunu ve müzakere için çaresiz olduğunuöne sürdü.
“İran yaptırımların kaldırılmasını içeren herhangi bir anlaşmayı kabul edecektir” diyen diplomat, Tahran&#039;ın Trump yönetiminin bir müzakereci atamasını beklediğini belirtti. Ayrıca ABD&#039;nin İran ile doğrudan ve gizli müzakereler yürütmek istediğini söyledi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu&#039;nun üst düzey komutan Emir Ali Hacızade ise İran&#039;ın nükleer tesislerine yapılacak herhangi bir saldırının daha önce benzeri görülmemiş bir bölgesel yangına yol açacağını söyledi ve İsrail ile ABD&#039;ye yönelik ayrıntılı misilleme tehditlerinde bulundu.Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Hacızade, ABD gazetelerinin İsrail&#039;in bu yıl içinde saldırı planladığını yazmasından günler sonra yaptığı açıklamada “İran&#039;ın nükleer tesislerine saldırılması halinde bölgede hayal bile edilemeyecek boyutlarda bir yangın patlak verecektir” dedi.
Iran International haber sitesine göre bu açıklamalar, ABD istihbarat değerlendirmelerinin Tahran&#039;ın askeri gerilemelerinin ardından İsrail&#039;in gerçekleştirmeye daha istekli olduğunu düşündüğü bir saldırıya olası bir yanıtın üst düzey bir İranlı askeri yetkili tarafından aylardır en net şekilde tanımlanmasıydı.
Hacızade, “ABD ile çatışmaya girersek, bölgede düşük maliyetli füzelerle vurabileceğimiz yeterince hedefimiz var. 150 insansız hava aracı yerine 500 hatta 1000 insansız hava aracı kullanırsak ne yapabilirler ki?” ifadelerini kullandı.Amerikan Wall Street Journal ve Washington Post gazeteleri geçen hafta ABD istihbaratının geçen ay elde ettiği bulgulara dayanarak İsrail&#039;in bu yılın ilk aylarında İran&#039;ın nükleer tesislerine yönelik bir saldırı için fırsat gördüğünü bildirmişti.
Gazeteler İsrail&#039;in bu değerlendirmesini, 26 Ekim&#039;de İsrail&#039;in hava savunma sistemlerinin büyük bölümünü devre dışı bırakan saldırısından sonra İran&#039;ın zayıflamasına ve ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın askeri harekâta daha açık hale gelmesine dayandırdığını yazdı.Hacızade, İran Dini Lideri Ali Hamaney&#039;in, İran&#039;ın yakında hazır olacağını söylediği anti-balistik füze savunma sistemlerini defalarca bizzat takip ettiğini de belirtti.
“Bazıları müzakere etmezsek saldırabileceklerini söylüyor. Kimse endişelenmesin; kesinlikle hiçbir şey yapamazlar” diyen Hacızade, İran&#039;ın füze menzilini 2 bin kilometreye çıkarmak için çalıştığını ve ABD çıkarlarının daha az yüksek teknolojili mühimmatla kolayca vurulabileceğini söyledi.
İranlı komutan, “ABD&#039;nin etrafımızda düşük maliyetli füzelerle vurulabilecek yakın hedefleri var, buradan kıtalararası füze kullanmaya gerek yok” diye ekledi.İranlı komutan aynı zamanda son günlerde İsrail&#039;e doğrudan saldırı sözü veren ikinci üst düzey Devrim Muhafızları yetkilisi oldu ve Ortadoğu&#039;daki düşmanına karşı söylemini sertleştirdi.
Hacızade, “İran&#039;ın İsrail&#039;e üçüncü saldırısı, Gerçek Vaat 3, kesinlikle gerçekleşecek, ancak yetkililer bunu planladı ve stratejik olarak kullanacak. Bunu boşa harcamayacağız” diye ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wwH7vx1kjEq0s-FtgTJ4UA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, İran, nükleerini, vuracak, “Ortadoğu’daki
yangının, boyutunu, hayal, bile, edemeyeceksiniz”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wwH7vx1kjEq0s-FtgTJ4UA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail, İran nükleerini vuracak! “Ortadoğu’daki yangının boyutunu hayal bile edemeyeceksiniz”"><p>İran basınının Avrupalı bir diplomata dayandırdığı habere göre Tahran yönetimi, ekim ayından önce ABD ile bir anlaşmaya varamazsa İsrail, İran’ın nükleer gücünü vuracak. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun üst düzey komutan Emir Ali Hacızade, İran'ın nükleer tesislerine yapılacak herhangi bir saldırının daha önce benzeri görülmemiş bir bölgesel yangına yol açacağını söyledi. Hacızade ayrıca İran'ın İsrail'e üçüncü saldırısı Gerçek Vaat 3’ün “kesinlikle” gerçekleşeceğini açıkladı. “Yetkililer bunu planladı ve stratejik olarak kullanacak. Bunu boşa harcamayacağız” dedi. (Haber: Derya Doğan)</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xuy0j1n08Ua4Sht0XPvmLg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Al-Hadath'ın üst düzey bir Avrupalı diplomata dayandırdığı haberine göre, Tahran yönetimi ekim ayından önce Trump yönetimiyle bir anlaşmaya varamazsa İsrail, İran'a askeri bir saldırı düzenleyecek.
Diplomat, İran’ın her zamankinden daha zayıf olduğunu ve müzakere için çaresiz olduğunuöne sürdü.
“İran yaptırımların kaldırılmasını içeren herhangi bir anlaşmayı kabul edecektir” diyen diplomat, Tahran'ın Trump yönetiminin bir müzakereci atamasını beklediğini belirtti. Ayrıca ABD'nin İran ile doğrudan ve gizli müzakereler yürütmek istediğini söyledi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun üst düzey komutan Emir Ali Hacızade ise İran'ın nükleer tesislerine yapılacak herhangi bir saldırının daha önce benzeri görülmemiş bir bölgesel yangına yol açacağını söyledi ve İsrail ile ABD'ye yönelik ayrıntılı misilleme tehditlerinde bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fb9PVwQp5ESU2tgrvCWWNw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Hacızade, ABD gazetelerinin İsrail'in bu yıl içinde saldırı planladığını yazmasından günler sonra yaptığı açıklamada “İran'ın nükleer tesislerine saldırılması halinde bölgede hayal bile edilemeyecek boyutlarda bir yangın patlak verecektir” dedi.
Iran International haber sitesine göre bu açıklamalar, ABD istihbarat değerlendirmelerinin Tahran'ın askeri gerilemelerinin ardından İsrail'in gerçekleştirmeye daha istekli olduğunu düşündüğü bir saldırıya olası bir yanıtın üst düzey bir İranlı askeri yetkili tarafından aylardır en net şekilde tanımlanmasıydı.
Hacızade, “ABD ile çatışmaya girersek, bölgede düşük maliyetli füzelerle vurabileceğimiz yeterince hedefimiz var. 150 insansız hava aracı yerine 500 hatta 1000 insansız hava aracı kullanırsak ne yapabilirler ki?” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6q2NS2lZPUqo2z40B2QCUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan Wall Street Journal ve Washington Post gazeteleri geçen hafta ABD istihbaratının geçen ay elde ettiği bulgulara dayanarak İsrail'in bu yılın ilk aylarında İran'ın nükleer tesislerine yönelik bir saldırı için fırsat gördüğünü bildirmişti.
Gazeteler İsrail'in bu değerlendirmesini, 26 Ekim'de İsrail'in hava savunma sistemlerinin büyük bölümünü devre dışı bırakan saldırısından sonra İran'ın zayıflamasına ve ABD Başkanı Donald Trump'ın askeri harekâta daha açık hale gelmesine dayandırdığını yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1VvM-pj20E6zr9wvE9Gxqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hacızade, İran Dini Lideri Ali Hamaney'in, İran'ın yakında hazır olacağını söylediği anti-balistik füze savunma sistemlerini defalarca bizzat takip ettiğini de belirtti.
“Bazıları müzakere etmezsek saldırabileceklerini söylüyor. Kimse endişelenmesin; kesinlikle hiçbir şey yapamazlar” diyen Hacızade, İran'ın füze menzilini 2 bin kilometreye çıkarmak için çalıştığını ve ABD çıkarlarının daha az yüksek teknolojili mühimmatla kolayca vurulabileceğini söyledi.
İranlı komutan, “ABD'nin etrafımızda düşük maliyetli füzelerle vurulabilecek yakın hedefleri var, buradan kıtalararası füze kullanmaya gerek yok” diye ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ntTZlAjTrEGVinve1_otdw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İranlı komutan aynı zamanda son günlerde İsrail'e doğrudan saldırı sözü veren ikinci üst düzey Devrim Muhafızları yetkilisi oldu ve Ortadoğu'daki düşmanına karşı söylemini sertleştirdi.
Hacızade, “İran'ın İsrail'e üçüncü saldırısı, Gerçek Vaat 3, kesinlikle gerçekleşecek, ancak yetkililer bunu planladı ve stratejik olarak kullanacak. Bunu boşa harcamayacağız” diye ekledi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Putin&amp;Trump görüşmesi için ABD ve Rusya tarih verdi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/putin-trump-goerusmesi-icin-abd-ve-rusya-tarih-verdi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/putin-trump-goerusmesi-icin-abd-ve-rusya-tarih-verdi</guid>
<description><![CDATA[ ABD başkanının ardından Kremlin de Putin ve Trump&#039;ın beklenen görüşmesinin bu ay içinde gerçekleşebileceğini açıkladı.Moskova yönetimi, Rusya Devlet Başkanı Putin ve ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın şubat ayı sonundan önce görüşebileceğini açıkladı.  Trump da bugün yaptığı açıklamada, bu ay içinde Putin’le görüşebileceğini söyledi.  Kremlin’den yapılan açıklamada, Putin-Trump görüşmesinin hazırlanmasının zaman alacağı belirtildi.  Rusya’nın TASS haber ajansına göre açıklamada, “Önce Rusya-ABD ilişkilerinin yeniden canlandırılması, sonra restorasyon gerekecek” denildi.  Kremlin, Rusya ve ABD’nin dün Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki toplantıda, ağırlıklı olarak kendi ilişkilerini görüştüğünü de belirtti.   Riyad&#039;daki görüşmelerin Ukrayna krizinin çözümüne yönelik önemli bir adım olduğu belirtilirken, Putin&#039;in ABD&#039;nin atayacağı kişiye bağlı olarak Rusya&#039;nın Ukrayna müzakerecisini atayacağı ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OrLu_J37FUut2dGknPctaQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Putin-Trump, görüşmesi, için, ABD, Rusya, tarih, verdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OrLu_J37FUut2dGknPctaQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Putin-Trump görüşmesi için ABD ve Rusya tarih verdi"><p>ABD başkanının ardından Kremlin de Putin ve Trump'ın beklenen görüşmesinin bu ay içinde gerçekleşebileceğini açıkladı.</p>Moskova yönetimi, Rusya Devlet Başkanı Putin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın şubat ayı sonundan önce görüşebileceğini açıkladı.  Trump da bugün yaptığı açıklamada, bu ay içinde Putin’le görüşebileceğini söyledi.  Kremlin’den yapılan açıklamada, Putin-Trump görüşmesinin hazırlanmasının zaman alacağı belirtildi.  Rusya’nın TASS haber ajansına göre açıklamada, “Önce Rusya-ABD ilişkilerinin yeniden canlandırılması, sonra restorasyon gerekecek” denildi.  Kremlin, Rusya ve ABD’nin dün Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki toplantıda, ağırlıklı olarak kendi ilişkilerini görüştüğünü de belirtti.   Riyad'daki görüşmelerin Ukrayna krizinin çözümüne yönelik önemli bir adım olduğu belirtilirken, Putin'in ABD'nin atayacağı kişiye bağlı olarak Rusya'nın Ukrayna müzakerecisini atayacağı ifade edildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Otobüsten zorla indirildiler, silahla vurarak öldürdüler</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/otobusten-zorla-indirildilersilahla-vurarak-oeldurduler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/otobusten-zorla-indirildilersilahla-vurarak-oeldurduler</guid>
<description><![CDATA[ Pakistan&#039;ın Belucistan eyaletinde Lahor&#039;a giden bir otobüsten indirilen 7 yolcu, silahlı şahıslar tarafından vurularak öldürüldü.Pakistan&#039;ın güneybatısındaki Belucistan eyaletinin Barkhan bölgesindeki otoyolda yaklaşık 11 kişilik silahlı grup, bir yolcu otobüsünü durdurdu.Silahlı şahıslar, kimlik kontrolü yaptıktan sonra 7 kişiyi otobüsten zorla indirip vurarak öldürdü. Saldırganlar daha sonra olay yerinden kaçarken, polis bölgeyi kordon altına aldı.Saldırının sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı. Cinayetlerin nedeni de henüz bilinmiyor.Eyaletin başkenti Ketta&#039;dan kalkan otobüs, doğudaki Pencap eyaletine bağlı Faysalabad&#039;a gidiyordu.  Afganistan ve İran sınırında yer alan Belucistan eyaleti, Pakistan&#039;ın daha fazla özerklik ve bölgenin doğal kaynaklarından pay isteyen ayrılıkçı isyancılara karşı onlarca yıldır mücadele verdiği önemli bir savaş alanı olarak biliniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4SMfFzVcVkSmCfy6QoMQmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Otobüsten, zorla, indirildiler,  silahla, vurarak, öldürdüler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4SMfFzVcVkSmCfy6QoMQmw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Otobüsten zorla indirildiler, silahla vurarak öldürdüler"><p>Pakistan'ın Belucistan eyaletinde Lahor'a giden bir otobüsten indirilen 7 yolcu, silahlı şahıslar tarafından vurularak öldürüldü.</p><p>Pakistan'ın güneybatısındaki Belucistan eyaletinin Barkhan bölgesindeki otoyolda yaklaşık 11 kişilik silahlı grup, bir yolcu otobüsünü durdurdu.</p><p>Silahlı şahıslar, kimlik kontrolü yaptıktan sonra 7 kişiyi otobüsten zorla indirip vurarak öldürdü. Saldırganlar daha sonra olay yerinden kaçarken, polis bölgeyi kordon altına aldı.</p><p>Saldırının sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı. Cinayetlerin nedeni de henüz bilinmiyor.</p><p>Eyaletin başkenti Ketta'dan kalkan otobüs, doğudaki Pencap eyaletine bağlı Faysalabad'a gidiyordu.  Afganistan ve İran sınırında yer alan Belucistan eyaleti, Pakistan'ın daha fazla özerklik ve bölgenin doğal kaynaklarından pay isteyen ayrılıkçı isyancılara karşı onlarca yıldır mücadele verdiği önemli bir savaş alanı olarak biliniyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Esir düşmüştü: Kuzey Kore askeri &amp;quot;baş düşmana&amp;quot; sığınmak istiyor</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/esir-dusmustu-kuzey-kore-askeri-bas-dusmana-siginmak-istiyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/esir-dusmustu-kuzey-kore-askeri-bas-dusmana-siginmak-istiyor</guid>
<description><![CDATA[ Rusya saflarında savaşırken Ukrayna tarafından esir alınan Kuzey Koreli askerlerden biri, Güney Kore’ye sığınmak istediğini açıkladı. Kendisine eğitim için Rusya&#039;ya gönderildiğinin söylendiğini belirten Kuzey Koreli asker, &quot;Çatışmaya katılacağımı bilmiyordum&quot; dedi. Yaklaşık 10 yıldır ailesini görmediğini belirten asker, &quot;Gelecek ile ilgili planın ne sorusuna ise&quot;, &quot;Aklımda çok şey var&quot; cevabını verdi.Rusya&#039;nın Kursk bölgesindeki çatışmalar sırasında Ukrayna tarafından esir alınan 2 Kuzey Koreli askerden biri, Güney Kore meydasına konuştu. Adı açıklanmayan ve esir kampında tutulan &quot;Ri&quot; soy isimli asker, Kuzey Kore güçlerinin cepheye nasıl gönderildiğinden savaştaki zorluklara kadar bir çok konuda çarpıcı bilgiler verdi.Ri, 10 Ekim&#039;de Kuzey Kore’den ayrıldıklarını ifade ederek, &quot;Bana oraya eğitim için öğrenci olarak gittiğim söylendi. Çatışmaya katılacağımı bilmiyordum&quot; dedi.  &quot;SAVAŞACAĞIMIZI KURSK&#039;TA ÖĞRENDİK&quot;Rusya&#039;nın Vladivostok şehrinde eğitim aldıktan sonra aralık ayı ortasında Kursk bölgesine gönderildiklerini söyleyen Ri, &quot;Savaşacağınızı ilk ne zaman öğrendiniz?&quot; sorusuna, &quot;Kursk bölgesine vardığımızda bir kamp alanına yerleştirildik. O zaman bilgilendirildik&quot; cevabını verdi. Güney Kore askerlerine karşı savaşacağını düşündüğünü belirten Ri, &quot;Kuzey Kore Devlet Güvenlik Bakanlığı yetkilileri, Ukrayna ordusunun insansız hava aracı pilotlarının hepsinin Güney Kore askeri olduğunu söyledi&quot; ifadelerini kullandı.  &quot;ÇEVİRİ UYGULAMALARIYLA İLETİŞİM KURDUK&quot;Kendisi ile birlikte 2 bin 500 Kuzey Kore askerinin Kursk’a gönderildiği bilgisini paylaşan Ri, cephe hattında Rusya askerleri ile nasıl iletişim kurduklarına da değindi. Alt rütbeli askerler arasında çok az etkileşim olduğunu vurgulayan Ri, &quot;Her şey üst düzeyler askerler tarafından hallediliyordu. Mühimmat, erzak, giyim gibi. Kuzey Kore ve Rusya askerleri arasında çok fazla doğrudan iletişim yoktu&quot; dedi. Gerekli olması durumunda iletişim için teknolojiden yararlandıklarını belirten Ri, &quot;Akıllı telefon çeviri uygulamalarını kullandık. Bu, bir çeviri uygulamasını ilk kullanışımdı. Daha önce hiç yabancılarla etkileşime girmemiştim&quot; şeklinde konuştu.  &quot;GÜNEY KORE&#039;YE GİTMEYİ DÜŞÜNÜYORUM&quot;Yaklaşık 10 yıldır ailesini görmediğini belirten Ri, &quot;Gelecek ile ilgili planın ne sorusuna ise&quot;, &quot;Aklımda çok şey var&quot; cevabını verdi. Güney Kore’ye iltica etmek istediğini söyleyen Ri, &quot;Kararımı yüzde 80 oranında verdim. Her şeyden önce sığınma talebinde bulunacağım. Güney Kore’ye gitmeyi düşünüyorum. Sığınma başvurusunda bulunursam beni kabul ederler mi?&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CeQCrBN4bU-US4MGxgYk7w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Esir, düşmüştü:, Kuzey, Kore, askeri, baş, düşmana, sığınmak, istiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CeQCrBN4bU-US4MGxgYk7w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250219102701868" class="type:primaryImage" alt="Esir düşmüştü: Kuzey Kore askeri " ba d s istiyor><p>Rusya saflarında savaşırken Ukrayna tarafından esir alınan Kuzey Koreli askerlerden biri, Güney Kore’ye sığınmak istediğini açıkladı. Kendisine eğitim için Rusya'ya gönderildiğinin söylendiğini belirten Kuzey Koreli asker, "Çatışmaya katılacağımı bilmiyordum" dedi. Yaklaşık 10 yıldır ailesini görmediğini belirten asker, "Gelecek ile ilgili planın ne sorusuna ise", "Aklımda çok şey var" cevabını verdi.</p><p>Rusya'nın Kursk bölgesindeki çatışmalar sırasında Ukrayna tarafından esir alınan 2 Kuzey Koreli askerden biri, Güney Kore meydasına konuştu.</p><p> Adı açıklanmayan ve esir kampında tutulan "Ri" soy isimli asker, Kuzey Kore güçlerinin cepheye nasıl gönderildiğinden savaştaki zorluklara kadar bir çok konuda çarpıcı bilgiler verdi.</p><p>Ri, 10 Ekim'de Kuzey Kore’den ayrıldıklarını ifade ederek, "Bana oraya eğitim için öğrenci olarak gittiğim söylendi. Çatışmaya katılacağımı bilmiyordum" dedi.  "SAVAŞACAĞIMIZI KURSK'TA ÖĞRENDİK"</p><p>Rusya'nın Vladivostok şehrinde eğitim aldıktan sonra aralık ayı ortasında Kursk bölgesine gönderildiklerini söyleyen Ri, "Savaşacağınızı ilk ne zaman öğrendiniz?" sorusuna, "Kursk bölgesine vardığımızda bir kamp alanına yerleştirildik. O zaman bilgilendirildik" cevabını verdi. </p><p>Güney Kore askerlerine karşı savaşacağını düşündüğünü belirten Ri, "Kuzey Kore Devlet Güvenlik Bakanlığı yetkilileri, Ukrayna ordusunun insansız hava aracı pilotlarının hepsinin Güney Kore askeri olduğunu söyledi" ifadelerini kullandı.  "ÇEVİRİ UYGULAMALARIYLA İLETİŞİM KURDUK"</p><p>Kendisi ile birlikte 2 bin 500 Kuzey Kore askerinin Kursk’a gönderildiği bilgisini paylaşan Ri, cephe hattında Rusya askerleri ile nasıl iletişim kurduklarına da değindi. </p><p>Alt rütbeli askerler arasında çok az etkileşim olduğunu vurgulayan Ri, "Her şey üst düzeyler askerler tarafından hallediliyordu. Mühimmat, erzak, giyim gibi. Kuzey Kore ve Rusya askerleri arasında çok fazla doğrudan iletişim yoktu" dedi. </p><p>Gerekli olması durumunda iletişim için teknolojiden yararlandıklarını belirten Ri, "Akıllı telefon çeviri uygulamalarını kullandık. Bu, bir çeviri uygulamasını ilk kullanışımdı. Daha önce hiç yabancılarla etkileşime girmemiştim" şeklinde konuştu.  <strong>"GÜNEY KORE'YE GİTMEYİ DÜŞÜNÜYORUM"</strong></p><p>Yaklaşık 10 yıldır ailesini görmediğini belirten Ri, "Gelecek ile ilgili planın ne sorusuna ise", "Aklımda çok şey var" cevabını verdi. </p><p>Güney Kore’ye iltica etmek istediğini söyleyen Ri, "Kararımı yüzde 80 oranında verdim. Her şeyden önce sığınma talebinde bulunacağım. Güney Kore’ye gitmeyi düşünüyorum. Sığınma başvurusunda bulunursam beni kabul ederler mi?" ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna lideri Zelenski: Trump&amp;apos;ın daha çok yanımızda olmasını isterim</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ukrayna-lideri-zelenski-trumpin-daha-cok-yanimizda-olmasini-isterim</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ukrayna-lideri-zelenski-trumpin-daha-cok-yanimizda-olmasini-isterim</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, Trump&#039;ın da daha çok yanlarında olmasını istediklerini belirtti. Zelenski, &quot;Hem Cumhuriyetçiler hem Demokratların birçoğu bizi destekliyor. Desteği kaybetmek istemiyorum&quot; diye konuştu.Suudi Arabistan&#039;da yapılan Rusya-ABD görüşmesi sırasında Ankara&#039;yı ziyaret eden Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Türkiye’den ayrılmadan önce medya kuruluşlarının sorularını yanıtladı.ABD&#039;nin Rusya ile ilişki kurmasının ABD&#039;nin kendi kararı olduğunu dile getiren Zelenski, &quot;Onların Putin&#039;i politik izolasyondan çıkardıklarını gözlemliyoruz ama bu onların kararı, görüşüyorlar&quot; dedi.Ukrayna&#039;nın savaşın bitmesi için yapılan müzakerelerde yer almamasını eleştirerek, &quot;Savaşın bitmesine ilişkin planlarımız bunlar dendiğinde, bu bizde sorular yaratıyor. Biz neredeyiz? Bu müzakere masasının neresindeyiz? Bu savaş Ukrayna&#039;nın içinde gerçekleşiyor. Putin, Ukraynalıları öldürüyor, ABD&#039;lileri değil. Avrupalılar da değil, Ukraynalılar ölüyor&quot; diye konuştu. &quot;BİZ YOKSAK KABUL ETMEYECEĞİZ&quot;Ukrayna olmadan müzakere yapılamayacağının altını çizen Zelenski, &quot;Siz istediğinizi görüşebilirsiniz ancak biz olmaksızın bizim hakkımızda görüşürseniz bunu kabul etmeyeceğiz diye net bir şekilde ifade ediyoruz&quot; ifadelerini kullandı.  Zelenski, ABD&#039;nin Ukrayna&#039;nın yanında olduğunu düşündüğünü paylaşarak, &quot;Sayın Trump&#039;ın da daha çok yanımızda olmasını isterim. ABD&#039;den hem Cumhuriyetçiler hem Demokratların birçoğu iki partili sistemde bizi destekliyorlar. Elbette bu desteği kaybetmek istemiyorum.&quot; dedi.  Trump&#039;ın savaşı bitireceğine ilişkin vaadinin gerçekleşmesini istediklerini dile getiren Zelenski, süreci gözlemleyeceklerini söyledi.  &quot;HERHANGİ BİR KITA İÇİN HAMMADDE OLMAK İSTEMİYORUZ&quot;Zelenski, Ukrayna&#039;nın işgal altındaki bölgelerinin kurtarılması ve doğal kaynak yataklarının korunması durumunda yatırımlara açık olacaklarını vurgulayarak, &quot;Biz herhangi bir kıta için ham madde merkezi olmak istemiyoruz. Burada dost, partner olmak bir etken olmayacak. Bizim anayasamızda yazıyor. Ben Cumhurbaşkanı olarak anayasayı ihlal etmek istemiyorum. Ben topraklarımı, çıkarlarımızı koruyacağım&quot; diye konuştu.Ukrayna lideri dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile düzenlediği ortak basın toplantısında, savaşı bitirecek süreci ele aldıklarını söyleyerek &quot;Barış masasında Türkiye ve Avrupa da olmalı&quot; demişti. Zelenski, her ne olursa olsun uluslararası hukuk, egemenlik ve toprak bütünlüğünün her zaman desteklenmesi gerektiğine işaret ederek, &quot;Söz konusu, on binlerce, yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesi, yetimlerin olması, evlerin yıkılmasıdır. Bu nedenle bu vesileyle aslında evinizde ülkenizde Ukraynalı yetim çocukların ağırlanmasından dolayı teşekkür etmek isterim&quot; diye konuştu.  &quot;ÖLÜMÜN TEKRAR ÜLKEMİZE GELMESİNİ İSTEMİYORUZ&quot;Ukrayna lideri, en yakın zamanda savaşın bitmesini istediklerini belirterek, şunları söyledi:  &quot;Biz adil bir barış, kalıcı bir barış, sürdürülebilir bir barış istiyoruz. Ölümün tekrar ülkemize gelmesini istemiyoruz. Yeni Suriye olmasını istemiyoruz. Bütün katiller cezalandırılmalıdır. Bütün bu noktalarda en önemli şeylerden biri bize gerçekten de güvenlik garantileri verebilecek insanlarla, ülkelerle ilerlemeliyiz. Eğer bu savaşın bitmesi değil, ateşkesin yaşanmasıysa, bu da elbette savaşın sıcak evresinin tamamlanmasına ilişkin önemli bir adım.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qFfe7y9W1E2VKo3jD4Q-dA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna, lideri, Zelenski:, Trumpın, daha, çok, yanımızda, olmasını, isterim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qFfe7y9W1E2VKo3jD4Q-dA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna lideri Zelenski: Trump'ın daha çok yanımızda olmasını isterim"><p>Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, Trump'ın da daha çok yanlarında olmasını istediklerini belirtti. Zelenski, "Hem Cumhuriyetçiler hem Demokratların birçoğu bizi destekliyor. Desteği kaybetmek istemiyorum" diye konuştu.</p><p>Suudi Arabistan'da yapılan Rusya-ABD görüşmesi sırasında Ankara'yı ziyaret eden Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Türkiye’den ayrılmadan önce medya kuruluşlarının sorularını yanıtladı.</p><p>ABD'nin Rusya ile ilişki kurmasının ABD'nin kendi kararı olduğunu dile getiren Zelenski, "Onların Putin'i politik izolasyondan çıkardıklarını gözlemliyoruz ama bu onların kararı, görüşüyorlar" dedi.</p><p>Ukrayna'nın savaşın bitmesi için yapılan müzakerelerde yer almamasını eleştirerek, "Savaşın bitmesine ilişkin planlarımız bunlar dendiğinde, bu bizde sorular yaratıyor. Biz neredeyiz? Bu müzakere masasının neresindeyiz? Bu savaş Ukrayna'nın içinde gerçekleşiyor. Putin, Ukraynalıları öldürüyor, ABD'lileri değil. Avrupalılar da değil, Ukraynalılar ölüyor" diye konuştu. </p><p><strong>"BİZ YOKSAK KABUL ETMEYECEĞİZ"</strong></p><p>Ukrayna olmadan müzakere yapılamayacağının altını çizen Zelenski, "Siz istediğinizi görüşebilirsiniz ancak biz olmaksızın bizim hakkımızda görüşürseniz bunu kabul etmeyeceğiz diye net bir şekilde ifade ediyoruz" ifadelerini kullandı.  Zelenski, ABD'nin Ukrayna'nın yanında olduğunu düşündüğünü paylaşarak, "Sayın Trump'ın da daha çok yanımızda olmasını isterim. ABD'den hem Cumhuriyetçiler hem Demokratların birçoğu iki partili sistemde bizi destekliyorlar. Elbette bu desteği kaybetmek istemiyorum." dedi.  Trump'ın savaşı bitireceğine ilişkin vaadinin gerçekleşmesini istediklerini dile getiren Zelenski, süreci gözlemleyeceklerini söyledi.  <strong>"HERHANGİ BİR KITA İÇİN HAMMADDE OLMAK İSTEMİYORUZ"</strong></p><p>Zelenski, Ukrayna'nın işgal altındaki bölgelerinin kurtarılması ve doğal kaynak yataklarının korunması durumunda yatırımlara açık olacaklarını vurgulayarak, "Biz herhangi bir kıta için ham madde merkezi olmak istemiyoruz. Burada dost, partner olmak bir etken olmayacak. Bizim anayasamızda yazıyor. Ben Cumhurbaşkanı olarak anayasayı ihlal etmek istemiyorum. Ben topraklarımı, çıkarlarımızı koruyacağım" diye konuştu.</p><p>Ukrayna lideri dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile düzenlediği ortak basın toplantısında, savaşı bitirecek süreci ele aldıklarını söyleyerek "Barış masasında Türkiye ve Avrupa da olmalı" demişti. </p><p>Zelenski, her ne olursa olsun uluslararası hukuk, egemenlik ve toprak bütünlüğünün her zaman desteklenmesi gerektiğine işaret ederek, "Söz konusu, on binlerce, yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesi, yetimlerin olması, evlerin yıkılmasıdır. Bu nedenle bu vesileyle aslında evinizde ülkenizde Ukraynalı yetim çocukların ağırlanmasından dolayı teşekkür etmek isterim" diye konuştu.  <strong>"ÖLÜMÜN TEKRAR ÜLKEMİZE GELMESİNİ İSTEMİYORUZ"</strong></p><p>Ukrayna lideri, en yakın zamanda savaşın bitmesini istediklerini belirterek, şunları söyledi:  "Biz adil bir barış, kalıcı bir barış, sürdürülebilir bir barış istiyoruz. Ölümün tekrar ülkemize gelmesini istemiyoruz. Yeni Suriye olmasını istemiyoruz. Bütün katiller cezalandırılmalıdır. Bütün bu noktalarda en önemli şeylerden biri bize gerçekten de güvenlik garantileri verebilecek insanlarla, ülkelerle ilerlemeliyiz. Eğer bu savaşın bitmesi değil, ateşkesin yaşanmasıysa, bu da elbette savaşın sıcak evresinin tamamlanmasına ilişkin önemli bir adım."</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzayda yaşam olasılığı artıyor: &amp;quot;Sanılandan daha mümkün&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/uzayda-yasam-olasiligi-artiyor-sanilandan-daha-mumkun</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/uzayda-yasam-olasiligi-artiyor-sanilandan-daha-mumkun</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları tarafından yapılan yeni bir araştırma uzayda yaşamın sanılandan daha mümkün ve yakın olduğunu iddia eden bir araştırmaya imza attı. Araştırmaya göre, Dünya&#039;daki yaşam düşündüğümüzden çok daha az sıra dışı olabilir.Bilim insanları, uzayda yaşamın sanılandan çok daha mümkün olabileceğini ortaya koyan yeni bir araştırmaya imza attı.Uzun yıllardır, “zor adımlar” teorisi, akıllı yaşamın varlığı için bir dizi olasılık dışı olayın gerçekleşmesi gerektiğini savunuyordu. Ancak yeni bulgular, bu süreçlerin ilk bakışta o kadar da imkansız ya da zor olmadığını gösteriyor; aslında yaşamın evrimsel gelişiminin daha basit olabileceği belirtiliyor.Pennsylvania Eyalet Üniversitesi’nden yer bilimleri profesörü ve çalışmanın ortak yazarı Jennifer Macalady, “Bu, yaşamın tarihi hakkında düşünme şeklimizde önemli bir değişim” ifadesinde bulundu. Macalady, karmaşık yaşamın evriminin şansa değil, yaşam ile çevresi arasındaki etkileşimle ilgili olabileceğini savunarak, evrendeki yerimizi anlama çabasında heyecan verici yeni araştırma yolları açtıklarını vurguladı. Araştırmacılar, geleneksel görüşün aksine, yaşamın küresel çevre koşulları uygun olduğunda meydana geldiğini iddia ediyor. Bu süreç, gezegen yaşamının gelişimi sırasında nispeten öngörülebilir bir süreç olarak değerlendiriliyor.  Pennsylvania Üniversitesi’nde Macalady’nin astrobiyoloji laboratuvarında çalışan Mills, akıllı yaşamın var olması için bir dizi şanslı olaya ihtiyaç duymayabileceğini belirtti. “İnsanlar Dünya tarihinde ‘erken’ ya da ‘geç’ değil, koşullar uygun olduğunda ‘tam zamanında’ evrimleşti. Belki de bu sadece bir zaman meselesi ve diğer gezegenler bu koşullara daha hızlı ulaşabilirken, bazıları daha uzun sürebilir” dedi.Yeni çalışmanın arkasındaki araştırmacılar, bu inançlarını test etmek için bir dizi yöntem öneriyor. Diğer gezegenleri inceleyerek bu zor adımların gezegenimize özgü olup olmadığını araştırmak veya bu süreçlerin Dünya&#039;da birden fazla kez gerçekleşip gerçekleşmediğini görmek için gezegenimizi yeniden gözden geçirmek gibi yaklaşımlar üzerinde duruluyor.  Çalışma, Science Advances dergisinde yayımlanan &quot;A reassessment of the &#039;hard-steps&#039; model for the evolution of intelligent life&quot; (Akıllı yaşamın evrimi için &#039;zor adımlar&#039; modelinin yeniden değerlendirilmesi) başlıklı makale ile kamuoyuna duyuruldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/veSjk3__BEiU24iuBzXtGA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzayda, yaşam, olasılığı, artıyor:, Sanılandan, daha, mümkün</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/veSjk3__BEiU24iuBzXtGA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uzayda yaşam olasılığı artıyor: " san daha m><p>Bilim insanları tarafından yapılan yeni bir araştırma uzayda yaşamın sanılandan daha mümkün ve yakın olduğunu iddia eden bir araştırmaya imza attı. Araştırmaya göre, Dünya'daki yaşam düşündüğümüzden çok daha az sıra dışı olabilir.</p><p>Bilim insanları, uzayda yaşamın sanılandan çok daha mümkün olabileceğini ortaya koyan yeni bir araştırmaya imza attı.</p><p>Uzun yıllardır, “zor adımlar” teorisi, akıllı yaşamın varlığı için bir dizi olasılık dışı olayın gerçekleşmesi gerektiğini savunuyordu. Ancak yeni bulgular, bu süreçlerin ilk bakışta o kadar da imkansız ya da zor olmadığını gösteriyor; aslında yaşamın evrimsel gelişiminin daha basit olabileceği belirtiliyor.</p><p>Pennsylvania Eyalet Üniversitesi’nden yer bilimleri profesörü ve çalışmanın ortak yazarı Jennifer Macalady, “Bu, yaşamın tarihi hakkında düşünme şeklimizde önemli bir değişim” ifadesinde bulundu. Macalady, karmaşık yaşamın evriminin şansa değil, yaşam ile çevresi arasındaki etkileşimle ilgili olabileceğini savunarak, evrendeki yerimizi anlama çabasında heyecan verici yeni araştırma yolları açtıklarını vurguladı. </p><p>Araştırmacılar, geleneksel görüşün aksine, yaşamın küresel çevre koşulları uygun olduğunda meydana geldiğini iddia ediyor. Bu süreç, gezegen yaşamının gelişimi sırasında nispeten öngörülebilir bir süreç olarak değerlendiriliyor.  Pennsylvania Üniversitesi’nde Macalady’nin astrobiyoloji laboratuvarında çalışan Mills, akıllı yaşamın var olması için bir dizi şanslı olaya ihtiyaç duymayabileceğini belirtti. “İnsanlar Dünya tarihinde ‘erken’ ya da ‘geç’ değil, koşullar uygun olduğunda ‘tam zamanında’ evrimleşti. Belki de bu sadece bir zaman meselesi ve diğer gezegenler bu koşullara daha hızlı ulaşabilirken, bazıları daha uzun sürebilir” dedi.</p><p>Yeni çalışmanın arkasındaki araştırmacılar, bu inançlarını test etmek için bir dizi yöntem öneriyor. Diğer gezegenleri inceleyerek bu zor adımların gezegenimize özgü olup olmadığını araştırmak veya bu süreçlerin Dünya'da birden fazla kez gerçekleşip gerçekleşmediğini görmek için gezegenimizi yeniden gözden geçirmek gibi yaklaşımlar üzerinde duruluyor.  Çalışma, Science Advances dergisinde yayımlanan "A reassessment of the 'hard-steps' model for the evolution of intelligent life" (Akıllı yaşamın evrimi için 'zor adımlar' modelinin yeniden değerlendirilmesi) başlıklı makale ile kamuoyuna duyuruldu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir çizgi film 1.9 milyar dolar hasılat yaparak devleri yıktı. Ne Zha 2&amp;apos;yi 160 milyon kişi izledi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/bir-cizgi-film-19-milyar-dolar-hasilat-yaparak-devleri-yikti-ne-zha-2yi-160-milyon-kisi-izledi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/bir-cizgi-film-19-milyar-dolar-hasilat-yaparak-devleri-yikti-ne-zha-2yi-160-milyon-kisi-izledi</guid>
<description><![CDATA[ Fantezi türündeki animasyon filmi &quot;Ne Zha 2&quot;, gişedeki başarısıyla tüm zamanların en çok hasılat elde eden ilk 10 filminden biri oldu. 1 milyar 900 milyon dolar hasılat yapan Çin filmini, bugüne değin 160 milyon kişi izledi.Çin&#039;in gişe rekorları kıran animasyon filmi &quot;Ne Zha 2&quot;, bilet satış platformu Maoyan&#039;ın verilerine göre Salı günü Pixar&#039;ın &quot;Ters Yüz 2&quot; filmini geride bırakarak küresel çapta en yüksek hasılat yapan animasyon filmi oldu.“Ne Zha 2”, 2019 hiti “Nezha”nın devamı niteliğinde. Film, Chentangguan adlı bir kale kasabasını savunmaya çalışan sihirli güce sahip bir kahraman çocuğu anlatan 16. yüzyıl Çin romanı Tanrıların Tayini&#039;nden uyarlandı.Ne Zha 2, 16. yüzyılda kaleme alınan &quot;Fıngşın Yanyi (Tanrıların Tayini)&quot; adlı klasik romanın bir uyarlaması olan fantezi türündeki animasyon filmi, Çin Budizmi&#039;ndeki &quot;Ne Zha&quot; (Nı Ca) adlı koruyucu tanrının çocukluk serüvenlerini anlatıyor.“Ne Zha 2”nin gişe gelirinin yüzde 99’undan fazlası Çin gişesi. Ne Zha 2, Avatar ve Avengers gibi filmlerin arkada bıraktı.Ne Zha 2, 6 Şubat&#039;ta 5 milyar 770 milyon yuan (804 milyon dolar) gişe hasılatına ulaşarak &quot;en fazla gişe hasılatı yapan sinema filmi&quot; olmuştu.Film, önceki gişe rekortmeni, 2021 yapımı &quot;Çangcin Gölü Muharebesi&quot;ni geride bırakmıştı. 7 Şubat&#039;ta 6 milyar 790 milyon yuan (947 milyon dolar) gişe hasılatına ulaşan film, 2015 yapımı &quot;Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor&quot; filminin ABD&#039;deki gişe hasılatını geride bırakarak &quot;tek bir pazarda en fazla gişe hasılatı yapan film&quot; olarak kayıtlara geçmişti. Film, 8 Şubat&#039;ta 1 milyar dolar gişe hasılatına ulaşarak, bu eşiği aşabilen ilk Hollywood dışı yapım olmuştu. İzleyici sayısı 10 Şubat&#039;ta 160 milyonu aşan Ne Zha 2, 159 milyon kişinin izlediği 2017 yapımı &quot;Kurt Savaşçısı 2&quot; filmini geride bırakarak, Çin&#039;de &quot;tüm zamanların en fazla izlenen filmi&quot; ünvanını kazanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9ttvM5ymkEKpZhZbh_Ff0w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bir, çizgi, film, 1.9, milyar, dolar, hasılat, yaparak, devleri, yıktı., Zha, 2yi, 160, milyon, kişi, izledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9ttvM5ymkEKpZhZbh_Ff0w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bir çizgi film 1.9 milyar dolar hasılat yaparak devleri yıktı. Nezha2'yi 160 milyon kişi izledi"><p>Fantezi türündeki animasyon filmi "Ne Zha 2", gişedeki başarısıyla tüm zamanların en çok hasılat elde eden ilk 10 filminden biri oldu. 1 milyar 900 milyon dolar hasılat yapan Çin filmini, bugüne değin 160 milyon kişi izledi.</p><p>Çin'in gişe rekorları kıran animasyon filmi "Ne Zha 2", bilet satış platformu Maoyan'ın verilerine göre Salı günü Pixar'ın "Ters Yüz 2" filmini geride bırakarak küresel çapta en yüksek hasılat yapan animasyon filmi oldu.</p><p>“Ne Zha 2”, 2019 hiti “Nezha”nın devamı niteliğinde. Film, Chentangguan adlı bir kale kasabasını savunmaya çalışan sihirli güce sahip bir kahraman çocuğu anlatan 16. yüzyıl Çin romanı Tanrıların Tayini'nden uyarlandı.</p><p>Ne Zha 2, 16. yüzyılda kaleme alınan "Fıngşın Yanyi (Tanrıların Tayini)" adlı klasik romanın bir uyarlaması olan fantezi türündeki animasyon filmi, Çin Budizmi'ndeki "Ne Zha" (Nı Ca) adlı koruyucu tanrının çocukluk serüvenlerini anlatıyor.</p><p>“Ne Zha 2”nin gişe gelirinin yüzde 99’undan fazlası Çin gişesi. </p><p>Ne Zha 2, Avatar ve Avengers gibi filmlerin arkada bıraktı.</p><p>Ne Zha 2, 6 Şubat'ta 5 milyar 770 milyon yuan (804 milyon dolar) gişe hasılatına ulaşarak "en fazla gişe hasılatı yapan sinema filmi" olmuştu.</p><p>Film, önceki gişe rekortmeni, 2021 yapımı "Çangcin Gölü Muharebesi"ni geride bırakmıştı. 7 Şubat'ta 6 milyar 790 milyon yuan (947 milyon dolar) gişe hasılatına ulaşan film, 2015 yapımı "Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor" filminin ABD'deki gişe hasılatını geride bırakarak "tek bir pazarda en fazla gişe hasılatı yapan film" olarak kayıtlara geçmişti. Film, 8 Şubat'ta 1 milyar dolar gişe hasılatına ulaşarak, bu eşiği aşabilen ilk Hollywood dışı yapım olmuştu. İzleyici sayısı 10 Şubat'ta 160 milyonu aşan Ne Zha 2, 159 milyon kişinin izlediği 2017 yapımı "Kurt Savaşçısı 2" filmini geride bırakarak, Çin'de "tüm zamanların en fazla izlenen filmi" ünvanını kazanmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>20 metre genişliğinde obruk oluştu: Evin bahçesini yuttu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/20-metre-genisliginde-obruk-olustu-evin-bahcesini-yuttu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/20-metre-genisliginde-obruk-olustu-evin-bahcesini-yuttu</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de bir sokakta meydana gelen 20 metre genişliğindeki obruk bir bahçeyi yutarken bölgedeki 30 ev tahliye edildi.İngiltere&#039;nin güneyindeki Godstone köyünde büyük bir obruk meydana geldi. Pazartesi gecesi meydana gelen ve Salı sabah saatlerine kadar genişleyen obruk, bir bahçeyi yutarken çevresinde bulunan yaklaşık 30 evde yaşayanlar tahliye edildi.Yetkililer, obruğun en az 20 metreye kadar genişlediğini kaydederken bölge halkı tahliye edilen evlerin yaklaşık 3 yıl önce eski bir kum ocağı alanında inşa edildiğini söyledi.Bölge sakinlerinden Noosh Miri, tahliye edildiklerini söyleyerek kapının şiddetle çalındığını açtığında ise bir şelalenin içindeymiş gibi hissettiğini dile getirdi. Bir başka bölge sakini Rez Mira ise bahçesinin obruğun içine düştüğünü ifade ederek, &quot;Çöktü, duvarın yıkılacağı kesin. Çok korkuyoruz&quot; dedi.Yetkililerin olaya ilişkin incelemesi sürerken bölge halkının olay yerinden uzak durması uyarısı yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kZbm7uP4KEWaw97fnJbT6Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>metre, genişliğinde, obruk, oluştu:, Evin, bahçesini, yuttu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kZbm7uP4KEWaw97fnJbT6Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="20 metre genişliğinde obruk oluştu: Evin bahçesini yuttu"><p>İngiltere'de bir sokakta meydana gelen 20 metre genişliğindeki obruk bir bahçeyi yutarken bölgedeki 30 ev tahliye edildi.</p><p>İngiltere'nin güneyindeki Godstone köyünde büyük bir obruk meydana geldi. Pazartesi gecesi meydana gelen ve Salı sabah saatlerine kadar genişleyen obruk, bir bahçeyi yutarken çevresinde bulunan yaklaşık 30 evde yaşayanlar tahliye edildi.</p><p>Yetkililer, obruğun en az 20 metreye kadar genişlediğini kaydederken bölge halkı tahliye edilen evlerin yaklaşık 3 yıl önce eski bir kum ocağı alanında inşa edildiğini söyledi.</p><p>Bölge sakinlerinden Noosh Miri, tahliye edildiklerini söyleyerek kapının şiddetle çalındığını açtığında ise bir şelalenin içindeymiş gibi hissettiğini dile getirdi. Bir başka bölge sakini Rez Mira ise bahçesinin obruğun içine düştüğünü ifade ederek, "Çöktü, duvarın yıkılacağı kesin. Çok korkuyoruz" dedi.</p><p>Yetkililerin olaya ilişkin incelemesi sürerken bölge halkının olay yerinden uzak durması uyarısı yapıldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Etna
Yanardağı patladı, turistler akın etti! Lavların dibinde “vahşi” turizm</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/etnayanardagi-patladi-turistler-akin-etti-lavlarin-dibinde-vahsi-turizm</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/etnayanardagi-patladi-turistler-akin-etti-lavlarin-dibinde-vahsi-turizm</guid>
<description><![CDATA[ Sicilya bölgesinde yer alan Etna Yanardağı&#039;ndaki &quot;muhteşem&quot; patlamaları izlemek için İtalya&#039;ya akın eden turistler, yerel yetkililerin uyarılarına aldırış etmedi. Lav akıntısının yanı başında fotoğraf ve video çekmek için yarışan turistler, ciddi tehlikelerle karşı karşıya.Yerel yetkililer, binlerce turistin yanardağdaki “muhteşem” patlamaları izlemek için Etna Yanardağı&#039;na akın ettiğini açıkladı.
Ancak bazı insanların sokakları kapatarak kurtarma hizmetlerinin yardıma ihtiyacı olanlara ulaşmasını engellediği bildirildi.
Sicilya&#039;nın bölgesel sivil savunma başkanı Salvo Cocina, Etna&#039;da son günlerde yaşanan turizmi “vahşi” ve “son derece tehlikeli” olarak nitelendirerek, olağanüstü manzaraların cazibesine kapılan günübirlikçilerin arabalarını dar sokaklara park ederek kurtarma araçlarını engelledikleri uyarısında bulundu.Cocina, pazar günü Facebook&#039;ta yaptığı paylaşımda, insan akışının “dar yolları dolduran arabalar, trafiğin durması ve kurtarma araçlarının geçememesi ile vahşi bir sahne” yarattığını söyledi. “Karanlık çöktükçe durum son derece tehlikeli bir hal alıyor, düşme riskleri artıyor ve insanlar kara gömülüyor” diye ekledi.
Ancak bu uyarı kulak ardı edilmiş gibi görünüyor.
Aralarında iki çocuğun da bulunduğu sekiz kişi pazartesi günü bir gezi sırasında kaybolmuş ve ancak birkaç saat sonra bulunabilmiş, bu gelişme üzerine itfaiyeye haber verilmişti.
Pazar günü 48 yaşındaki bir adam düşerek ayağını kırarken dört kişi de önceki gece kaybolmuştu.Yerel halka yardım etmek ve Sicilya ve ötesinden gelen turistlerin ve günübirlikçilerin aşırı kalabalık sokaklardan akışını engellemek için itfaiyeciler getirilirken, yanardağın yamaçlarındaki kasabaların belediye başkanları ziyaretçilere lavlardan en az 500 metre uzakta durmalarını emretti. Ancak bu direktif göz ardı edildi.
Bölgeye ulaşan günübirlikçilerin yer aldığı yüzlerce video, hafta sonu boyunca viral oldu.
Videoda ziyaretçiler kardan sadece birkaç santimetre uzakta görünüyordu. Bir TikTok klibinde çok sayıda turist, karlı yamaçtan yavaşça inen ve karı eriterek bir akarsu oluşturan lav akıntısının yakınında görülüyor.Yakınlardaki bir kasaba olan Belpasso&#039;nun Belediye Başkanı Carlo Caputo, şu açıklamayı yaptı: “Cepheye tehlikeli bir şekilde yaklaşan, hatta kayak yapan birçok insan fotoğrafı ve videosu gördüm. Görsel olarak çarpıcı olsa da bu durum onları ciddi risklere maruz bırakıyor, çünkü karla etkileşime giren lav onu anında buharlaştırabilir ve açığa çıkan termal enerjiyle şiddetli bir şekilde parçalar veya kayalar fırlatabilir.”Dünyanın en çok Unesco mirasına ev sahipliği yapan İtalya, aşırı turizm olaylarına bıkkınlık verecek şekilde alışmaya başladı.
Geçtiğimiz ay, İtalya&#039;nın popüler kayak merkezlerinden Roccaraso&#039;nun belediye başkanı, bir TikTok yıldızı ve ucuz biletlerin cazibesine kapılan Napoli ve çevresindeki Campania bölgesinden 10 binden fazla ziyaretçiyi taşıyan 260 otobüsün kasabayı istila etmesinin ardından günübirlik turistlere göz açtırmadı.
Hatta benzeri görülmemiş bir turist istilasıyla başa çıkmak için orduyu göreve çağıracağını ima etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zOk9qJLLqkevpF6yIPqqGw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Etna
Yanardağı, patladı, turistler, akın, etti, Lavların, dibinde, “vahşi”, turizm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zOk9qJLLqkevpF6yIPqqGw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Etna Yanardağı patladı, turistler akın etti! Lavların dibinde “vahşi” turizm"><p>Sicilya bölgesinde yer alan Etna Yanardağı'ndaki "muhteşem" patlamaları izlemek için İtalya'ya akın eden turistler, yerel yetkililerin uyarılarına aldırış etmedi. Lav akıntısının yanı başında fotoğraf ve video çekmek için yarışan turistler, ciddi tehlikelerle karşı karşıya.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qq4RgRov3USWlEfx-uMwgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yerel yetkililer, binlerce turistin yanardağdaki “muhteşem” patlamaları izlemek için Etna Yanardağı'na akın ettiğini açıkladı.
Ancak bazı insanların sokakları kapatarak kurtarma hizmetlerinin yardıma ihtiyacı olanlara ulaşmasını engellediği bildirildi.
Sicilya'nın bölgesel sivil savunma başkanı Salvo Cocina, Etna'da son günlerde yaşanan turizmi “vahşi” ve “son derece tehlikeli” olarak nitelendirerek, olağanüstü manzaraların cazibesine kapılan günübirlikçilerin arabalarını dar sokaklara park ederek kurtarma araçlarını engelledikleri uyarısında bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dnCBBek-aESd6_TfbnXv9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cocina, pazar günü Facebook'ta yaptığı paylaşımda, insan akışının “dar yolları dolduran arabalar, trafiğin durması ve kurtarma araçlarının geçememesi ile vahşi bir sahne” yarattığını söyledi. “Karanlık çöktükçe durum son derece tehlikeli bir hal alıyor, düşme riskleri artıyor ve insanlar kara gömülüyor” diye ekledi.
Ancak bu uyarı kulak ardı edilmiş gibi görünüyor.
Aralarında iki çocuğun da bulunduğu sekiz kişi pazartesi günü bir gezi sırasında kaybolmuş ve ancak birkaç saat sonra bulunabilmiş, bu gelişme üzerine itfaiyeye haber verilmişti.
Pazar günü 48 yaşındaki bir adam düşerek ayağını kırarken dört kişi de önceki gece kaybolmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3FON4S8xfEWhZCuYYw_Vqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yerel halka yardım etmek ve Sicilya ve ötesinden gelen turistlerin ve günübirlikçilerin aşırı kalabalık sokaklardan akışını engellemek için itfaiyeciler getirilirken, yanardağın yamaçlarındaki kasabaların belediye başkanları ziyaretçilere lavlardan en az 500 metre uzakta durmalarını emretti. Ancak bu direktif göz ardı edildi.
Bölgeye ulaşan günübirlikçilerin yer aldığı yüzlerce video, hafta sonu boyunca viral oldu.
Videoda ziyaretçiler kardan sadece birkaç santimetre uzakta görünüyordu. Bir TikTok klibinde çok sayıda turist, karlı yamaçtan yavaşça inen ve karı eriterek bir akarsu oluşturan lav akıntısının yakınında görülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bTlTJ2fXyU2fvt4_yd75sg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yakınlardaki bir kasaba olan Belpasso'nun Belediye Başkanı Carlo Caputo, şu açıklamayı yaptı: “Cepheye tehlikeli bir şekilde yaklaşan, hatta kayak yapan birçok insan fotoğrafı ve videosu gördüm. Görsel olarak çarpıcı olsa da bu durum onları ciddi risklere maruz bırakıyor, çünkü karla etkileşime giren lav onu anında buharlaştırabilir ve açığa çıkan termal enerjiyle şiddetli bir şekilde parçalar veya kayalar fırlatabilir.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lNfiOUcETkSjrypEfJR68A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünyanın en çok Unesco mirasına ev sahipliği yapan İtalya, aşırı turizm olaylarına bıkkınlık verecek şekilde alışmaya başladı.
Geçtiğimiz ay, İtalya'nın popüler kayak merkezlerinden Roccaraso'nun belediye başkanı, bir TikTok yıldızı ve ucuz biletlerin cazibesine kapılan Napoli ve çevresindeki Campania bölgesinden 10 binden fazla ziyaretçiyi taşıyan 260 otobüsün kasabayı istila etmesinin ardından günübirlik turistlere göz açtırmadı.
Hatta benzeri görülmemiş bir turist istilasıyla başa çıkmak için orduyu göreve çağıracağını ima etti.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğum sonrası anne şok yaşadı: Anne baba beyaz bebek ise siyahi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/dogum-sonrasi-anne-sok-yasadi-anne-baba-beyaz-bebek-ise-siyahi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/dogum-sonrasi-anne-sok-yasadi-anne-baba-beyaz-bebek-ise-siyahi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de sperm bankasından aldığı embriyo ile hamile kalan beyaz kadın, doğum sonrası şoka uğradı. &quot;Beyaz tenli kirli saçlı ve mavi gözlü erkek&quot; bir donörden bebek beklerken, bebeğin siyahi olduğu anlaşıldı. 5 ay boyunca bebeğe bakan kadın, olayın anlaşılmasının ardından bebeğin velayetini biyolojik ebeveynlerine vermek zorunda kaldı.ABD&#039;deki 38 yaşındaki bir kadın, kendisine yanlış embriyonun nakledilmesinin ardından üreme kliniğine dava açtı.Davaya göre, bebeğin doğumuyla birlikte şok edici bir gerçek ortaya çıktı.  Krystena Murray&#039;in isimli kadın, kendisine benzeyen bir sperm donörü seçtiğini sanıyordu. Tercihe göre, donör kirli sarı saçlı ve mavi gözlü bir beyazdı. 2023 yılında Murray&#039;e bir embriyo transfer edildi. Murray, 2023 yılı aralık ayında doğum yaptığında &quot;bir şeylerin çok yanlış olduğunu anladı&quot; çünkü doğurduğu çocuk &quot;koyu tenli, Afro-Amerikan bir bebekti.&quot;Murray, bu durumun ardından üreme kliniği hakkında hemen dava açtı. Salı günü Georgia eyalet mahkemesinde açılan davada, Krystena Murray&#039;ın &quot;bilmeden ve istemeden, kendisiyle biyolojik olarak akraba olmayan bir çocuğu hamilelik boyunca taşıdığını&quot; iddia ediiyor. Murray, bu durumu ancak bebeği doğurduktan sonra öğrendi. Murray, bu durum anladıktan sonra beş ay sonra da bebeğin velayetini biyolojik ebeveynlerine vermek zorunda da kaldı.Murray, NBC News&#039;e verdiği röportajda, &quot;Bunun sadece bir sperm karışıklığı olmasını umuyordum, embriyo karışıklığı değil.&quot; dedi. Ancak DNA sonuçları, bebeğin biyolojik olarak onunla akraba olmadığını doğruladı.Klinik daha sonra davada adı geçmeyen bebeğin biyolojik ebeveynlerini tespit etti ve onlarla iletişime geçti. Bu aile,  yaptıkları bir DNA testiyle çocuğun kendilerine ait olduğunu doğruladılar ve ardından velayet için dava açtılar, bebeği Murray&#039;dan istediler.Murray, acı dolu bir günde mahkemede bebeğini gönüllü olarak biyolojik anne ve babasına teslim etti.Murray, NBC News&#039;e yaptığı açıklamada, &quot;Bir çocuğu olan, beni seven, benimle bağı olan bir bebekle, bir anne olarak mahkeme sayonunu girdim ve binadan çıktım ve onlar da oğlumla birlikte ayrıldılar&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vIAo-6nzoEKiRzRr5wRwlg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğum, sonrası, anne, şok, yaşadı:, Anne, baba, beyaz, bebek, ise, siyahi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vIAo-6nzoEKiRzRr5wRwlg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Doğum sonrası anne şok yaşadı: Anne baba beyaz bebek ise siyahi"><p>ABD'de sperm bankasından aldığı embriyo ile hamile kalan beyaz kadın, doğum sonrası şoka uğradı. "Beyaz tenli kirli saçlı ve mavi gözlü erkek" bir donörden bebek beklerken, bebeğin siyahi olduğu anlaşıldı. 5 ay boyunca bebeğe bakan kadın, olayın anlaşılmasının ardından bebeğin velayetini biyolojik ebeveynlerine vermek zorunda kaldı.</p><p>ABD'deki 38 yaşındaki bir kadın, kendisine yanlış embriyonun nakledilmesinin ardından üreme kliniğine dava açtı.</p><p>Davaya göre, bebeğin doğumuyla birlikte şok edici bir gerçek ortaya çıktı.  Krystena Murray'in isimli kadın, kendisine benzeyen bir sperm donörü seçtiğini sanıyordu. Tercihe göre, donör kirli sarı saçlı ve mavi gözlü bir beyazdı. 2023 yılında Murray'e bir embriyo transfer edildi. Murray, 2023 yılı aralık ayında doğum yaptığında "bir şeylerin çok yanlış olduğunu anladı" çünkü doğurduğu çocuk "koyu tenli, Afro-Amerikan bir bebekti."</p><p>Murray, bu durumun ardından üreme kliniği hakkında hemen dava açtı. Salı günü Georgia eyalet mahkemesinde açılan davada, Krystena Murray'ın "bilmeden ve istemeden, kendisiyle biyolojik olarak akraba olmayan bir çocuğu hamilelik boyunca taşıdığını" iddia ediiyor. Murray, bu durumu ancak bebeği doğurduktan sonra öğrendi. Murray, bu durum anladıktan sonra beş ay sonra da bebeğin velayetini biyolojik ebeveynlerine vermek zorunda da kaldı.</p><p>Murray, NBC News'e verdiği röportajda, "Bunun sadece bir sperm karışıklığı olmasını umuyordum, embriyo karışıklığı değil." dedi. Ancak DNA sonuçları, bebeğin biyolojik olarak onunla akraba olmadığını doğruladı.</p><p>Klinik daha sonra davada adı geçmeyen bebeğin biyolojik ebeveynlerini tespit etti ve onlarla iletişime geçti. Bu aile,  yaptıkları bir DNA testiyle çocuğun kendilerine ait olduğunu doğruladılar ve ardından velayet için dava açtılar, bebeği Murray'dan istediler.</p><p>Murray, acı dolu bir günde mahkemede bebeğini gönüllü olarak biyolojik anne ve babasına teslim etti.</p><p>Murray, NBC News'e yaptığı açıklamada, "Bir çocuğu olan, beni seven, benimle bağı olan bir bebekle, bir anne olarak mahkeme sayonunu girdim ve binadan çıktım ve onlar da oğlumla birlikte ayrıldılar" dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenski&amp;apos;den Trump&amp;apos;a yanıt: &amp;quot;Putin&amp;apos;in yalnızlığını ABD bitirdi&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/zelenskiden-trumpa-yanit-putinin-yalnizligini-abd-bitirdi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/zelenskiden-trumpa-yanit-putinin-yalnizligini-abd-bitirdi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan&#039;daki ABD-Rusya görüşmelerine davet edilmeyen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski&#039;yi savaşı bitirmemekle suçladı. Sert eleştirilerle Zelenski&#039;yi hedef alan Trump&#039;a, Ukraynalı liderden yanıt gecikmedi. Zelenski, ABD hükümetinin &quot;Rus lider Putin&#039;in izolasyondan çıkmasına yardımcı olduğunu&quot; ileri sürdü.ABD Başkanı Donald Trump bir basın toplantısı düzenleyerek Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeleri ve ateşkes sürecini değerlendirdi.  Trump, Suudi Arabistan&#039;daki ABD-Rusya görüşmelerine davet edilmeyen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski&#039;yi savaşı bitirmemekle suçladı. ZELENSKİ SERT ELEŞTİRİLERE YANIT VERDİ  Zelenski, Trump&#039;ın sert eleştirilerine yanıt verdi.  Zelenski, ABD&#039;nin &quot;Putin&#039;in izolasyondan çıkmasına yardımcı olduğunu&quot; ileri sürdü. Ukraynalı lider, Trump&#039;ın Ukrayna&#039;ya desteğin büyük kısmının ABD&#039;den geldiği yönündeki açıklamalarına da tepki gösterdi.  Trump’ın Ukrayna halkının devlet başkanına destek oranının yüzde 4’e düştüğüne ilişkin ifadelerine cevap veren Zelenski, yapılan bir ankete göre Ukrayna halkının yüzde 58&#039;inin kendisine lider olarak güvendiğini söyledi.   Bu oranın Rusya kaynaklı bir dezenformasyon olduğunu belirten Zelenski, &quot;Bir ulusun lideri olarak çok saygı duyduğumuz Başkan Trump, ne yazık ki bir dezenformasyon alanında yaşıyor&quot; dedi.  Trump&#039;ın ekibinin daha gerçekçi olmasını beklediğini vurgulayan Zelenski, &quot;Tüm bunlar Ukrayna&#039;yı kesinlikle olumlu yönde etkilemiyor. Bence Putin ve Ruslar gerçekten mutlu. Çünkü görüşmelere dahil oldular&quot; dedi.&quot;UKRAYNA&#039;YI KORUYORUM, ÜLKEMİ SATAMAM&quot;  Trump’ın Ukrayna&#039;ya yaptıkları yardımların karşılığında 500 milyar dolar değerinde nadir toprak elementi istemesine ilişkin konuşan Zelenski, bu teklifi reddettiğini çünkü teklifin taslağına göre Ukrayna&#039;nın ABD&#039;ye minerallerin yüzde 50&#039;sini vermesi gerektiği ve Zelenski&#039;nin talep ettiği güvenlik garantilerinden hiç bahsedilmediğini ifade ederek, &quot;Ukrayna&#039;yı koruyorum, onu satamam, devletimizi satamam&quot; şeklinde konuştu.   Trump’ın teklifinin ciddi olmadığını söyleyen Zelenski, ancak güvenlik garantileri içeren &quot;ciddi bir belge&quot; üzerinde çalışabileceğini belirtti. Zelenski, Ukrayna için en iyi garantiyi ise NATO’nun sağlayabileceğini ifade etti.&quot;SAVAŞIN MALİYETİ 320 MİLYAR DOLARA ULAŞTI&quot;  Ukrayna&#039;daki savaşın maliyetinin şu ana kadar 320 milyar dolara ulaştığını açıklayan Zelenski, Kiev ile ABD&#039;nin bu konuda farklı verilere sahip olduğunu söyledi.   Ukraynalı kaynaklardan yaklaşık 120 milyar dolar, ABD ve Avrupa Birliği&#039;nden ise 200 milyar dolar geldiğini belirten Zelenski, ABD&#039;nin bütçe desteğinin yanı sıra 67 milyar dolarlık silah yardımı sağladığını söyledi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NE9R2wHSS0Ckgs6tI3SxZg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zelenskiden, Trumpa, yanıt:, Putinin, yalnızlığını, ABD, bitirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NE9R2wHSS0Ckgs6tI3SxZg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zelenski'den Trump'a yanıt: " putin yaln abd bitirdi><p>ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan'daki ABD-Rusya görüşmelerine davet edilmeyen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'yi savaşı bitirmemekle suçladı. Sert eleştirilerle Zelenski'yi hedef alan Trump'a, Ukraynalı liderden yanıt gecikmedi. Zelenski, ABD hükümetinin "Rus lider Putin'in izolasyondan çıkmasına yardımcı olduğunu" ileri sürdü.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump bir basın toplantısı düzenleyerek Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeleri ve ateşkes sürecini değerlendirdi.  Trump, Suudi Arabistan'daki ABD-Rusya görüşmelerine davet edilmeyen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'yi savaşı bitirmemekle suçladı. </p><p><strong>ZELENSKİ SERT ELEŞTİRİLERE YANIT VERDİ</strong>  Zelenski, Trump'ın sert eleştirilerine yanıt verdi.  Zelenski, ABD'nin "Putin'in izolasyondan çıkmasına yardımcı olduğunu" ileri sürdü. Ukraynalı lider, Trump'ın Ukrayna'ya desteğin büyük kısmının ABD'den geldiği yönündeki açıklamalarına da tepki gösterdi.  Trump’ın Ukrayna halkının devlet başkanına destek oranının yüzde 4’e düştüğüne ilişkin ifadelerine cevap veren Zelenski, yapılan bir ankete göre Ukrayna halkının yüzde 58'inin kendisine lider olarak güvendiğini söyledi.   Bu oranın Rusya kaynaklı bir dezenformasyon olduğunu belirten Zelenski, "Bir ulusun lideri olarak çok saygı duyduğumuz Başkan Trump, ne yazık ki bir dezenformasyon alanında yaşıyor" dedi.  Trump'ın ekibinin daha gerçekçi olmasını beklediğini vurgulayan Zelenski, "Tüm bunlar Ukrayna'yı kesinlikle olumlu yönde etkilemiyor. Bence Putin ve Ruslar gerçekten mutlu. Çünkü görüşmelere dahil oldular" dedi.</p><p><strong>"UKRAYNA'YI KORUYORUM, ÜLKEMİ SATAMAM"</strong>  Trump’ın Ukrayna'ya yaptıkları yardımların karşılığında 500 milyar dolar değerinde nadir toprak elementi istemesine ilişkin konuşan Zelenski, bu teklifi reddettiğini çünkü teklifin taslağına göre Ukrayna'nın ABD'ye minerallerin yüzde 50'sini vermesi gerektiği ve Zelenski'nin talep ettiği güvenlik garantilerinden hiç bahsedilmediğini ifade ederek, "Ukrayna'yı koruyorum, onu satamam, devletimizi satamam" şeklinde konuştu.   Trump’ın teklifinin ciddi olmadığını söyleyen Zelenski, ancak güvenlik garantileri içeren "ciddi bir belge" üzerinde çalışabileceğini belirtti. Zelenski, Ukrayna için en iyi garantiyi ise NATO’nun sağlayabileceğini ifade etti.</p><p><strong>"SAVAŞIN MALİYETİ 320 MİLYAR DOLARA ULAŞTI"</strong>  Ukrayna'daki savaşın maliyetinin şu ana kadar 320 milyar dolara ulaştığını açıklayan Zelenski, Kiev ile ABD'nin bu konuda farklı verilere sahip olduğunu söyledi.   Ukraynalı kaynaklardan yaklaşık 120 milyar dolar, ABD ve Avrupa Birliği'nden ise 200 milyar dolar geldiğini belirten Zelenski, ABD'nin bütçe desteğinin yanı sıra 67 milyar dolarlık silah yardımı sağladığını söyledi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meksika açmazı: Devlet başkanından Google&amp;apos;a dava tehdidi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/meksika-acmazi-devlet-baskanindan-googlea-dava-tehdidi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/meksika-acmazi-devlet-baskanindan-googlea-dava-tehdidi</guid>
<description><![CDATA[ Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, Google Haritalar&#039;da &quot;Meksika Körfezi&quot;nin &quot;Amerika Körfezi&quot; olarak etiketlenmeye devam etmesi halinde Google&#039;a karşı yasal işlem başlatacaklarını duyurdu.Google geçtiğimiz günlerde Meksika Körfezi&#039;nin yerini Amerika Körfezi&#039;nin alacağı aktarmış ancak bu değişikliğin Meksika&#039;daki kullanıcılara yansımayacağı belirtmişti.  Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, Google&#039;ın ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın başkanlık kararnamesine uyarak tüm Meksika Körfezi&#039;nin adını Amerika Körfezi olarak değiştirmeye hakkı olmadığını söyledi.  rump&#039;ın kararnamesinin sadece ABD&#039;nin kıta sahanlığı için geçerli olduğunu hatırlatan Sheinbaum, Meksika ve Küba&#039;nın da körfezde karasularının bulunduğunu vurguladı ve bu nedenle dünya genelinde harita hizmetleri sunan arama motorunun tüm körfezin adını değiştirme yetkisine sahip olmadığını belirtti.  Meksika hükümeti, Google&#039;ın bu konuda resmi bir yanıt vermesini beklerken, adım atılmaması halinde hukuki sürecin başlatılacağını açıkladı. Sheinbaum, Google&#039;ın Hükümet İşleri ve Kamu Politikaları Başkan Yardımcısı Cris Turner&#039;ın Meksika hükümetine hitaben yazdığı mektubu paylaştı. Turner&#039;ın mektubunda, şirketin &quot;uzun süredir devam eden harita politikalarını tüm bölgelerde tarafsız ve tutarlı bir şekilde uyguladığı&quot; ifade edildi.  Ancak Meksika yetkilileri, böyle bir değişikliği kabul etmeyeceklerini açık bir şekilde belirterek &quot;Meksika, hiçbir koşulda kendi topraklarında ve yargı yetkisi altında bulunan bir coğrafi bölgenin adının değiştirilmesini kabul etmeyecektir&quot; şeklinde bir açıklama yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bo2Tnu36m0G9sUJTUPxvWw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Meksika, açmazı:, Devlet, başkanından, Googlea, dava, tehdidi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bo2Tnu36m0G9sUJTUPxvWw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Meksika açmazı: Devlet başkanından Google'a dava tehdidi"><p>Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, Google Haritalar'da "Meksika Körfezi"nin "Amerika Körfezi" olarak etiketlenmeye devam etmesi halinde Google'a karşı yasal işlem başlatacaklarını duyurdu.</p>Google geçtiğimiz günlerde Meksika Körfezi'nin yerini Amerika Körfezi'nin alacağı aktarmış ancak bu değişikliğin Meksika'daki kullanıcılara yansımayacağı belirtmişti.  Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, Google'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık kararnamesine uyarak tüm Meksika Körfezi'nin adını Amerika Körfezi olarak değiştirmeye hakkı olmadığını söyledi.  rump'ın kararnamesinin sadece ABD'nin kıta sahanlığı için geçerli olduğunu hatırlatan Sheinbaum, Meksika ve Küba'nın da körfezde karasularının bulunduğunu vurguladı ve bu nedenle dünya genelinde harita hizmetleri sunan arama motorunun tüm körfezin adını değiştirme yetkisine sahip olmadığını belirtti.  Meksika hükümeti, Google'ın bu konuda resmi bir yanıt vermesini beklerken, adım atılmaması halinde hukuki sürecin başlatılacağını açıkladı. Sheinbaum, Google'ın Hükümet İşleri ve Kamu Politikaları Başkan Yardımcısı Cris Turner'ın Meksika hükümetine hitaben yazdığı mektubu paylaştı. Turner'ın mektubunda, şirketin "uzun süredir devam eden harita politikalarını tüm bölgelerde tarafsız ve tutarlı bir şekilde uyguladığı" ifade edildi.  Ancak Meksika yetkilileri, böyle bir değişikliği kabul etmeyeceklerini açık bir şekilde belirterek "Meksika, hiçbir koşulda kendi topraklarında ve yargı yetkisi altında bulunan bir coğrafi bölgenin adının değiştirilmesini kabul etmeyecektir" şeklinde bir açıklama yaptı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pentagon: DOGE binlerce kişiyi işten çıkarabilir</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/pentagon-doge-binlerce-kisiyi-isten-cikarabilir</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/pentagon-doge-binlerce-kisiyi-isten-cikarabilir</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de başında Elon Musk&#039;ın bulunduğu Verimlilik Departmanı&#039;nın (DOGE) yakında Savunma Bakanlığı&#039;nda işten çıkarmalara başlayabileceği belirtiliyor. Pentagon&#039;da, çeşitli alanlarda, aralarında eski aralarında da bulunduğu 950 bin sivil çalışan istihdam ediliyor.ABD&#039;nin önde gelen Washington Post gazetesinde yayımlanan haberde, Verimlilik Departmanı (DOGE) yetkililerinin Pentagon&#039;a yaptığı ziyaret sonrası binlerce kişinin işten çıkarılmasının muhtemel olduğu belirtildi.   Habere göre Pentagon&#039;a bağlı kurumlarına, bünyelerinde çalışan ve &quot;henüz deneme süresini doldurmamış kişilerin&quot; listelerini sunmaları talimatı iletildi.   840 milyar dolardan fazla bütçesi olan Savunma Bakanlığının, ABD&#039;nin en büyük federal kurumu olduğu, Pentagon&#039;da, çeşitli alanlarda, aralarında eski aralarında da bulunduğu 950 bin sivil çalışanın istihdam edildiği kaydedildi.   MİLYONLARCA COVID TESTİ İMHA EDİLECEK  Öte yandan bir başka tasarruf adımı da ücretsiz dağıtılan COVID testleriyle ilgili atıldı.   Washington yönetimi ücretsiz COVID testi dağıtımı programını sonlandırmaya ve elde kalan milyonlarca testi imha etmeye hazırlanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MHUi-IejHkyaggDv-tGZIA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pentagon:, DOGE, binlerce, kişiyi, işten, çıkarabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MHUi-IejHkyaggDv-tGZIA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Pentagon: DOGE binlerce kişiyi işten çıkarabilir"><p>ABD'de başında Elon Musk'ın bulunduğu Verimlilik Departmanı'nın (DOGE) yakında Savunma Bakanlığı'nda işten çıkarmalara başlayabileceği belirtiliyor. Pentagon'da, çeşitli alanlarda, aralarında eski aralarında da bulunduğu 950 bin sivil çalışan istihdam ediliyor.</p>ABD'nin önde gelen Washington Post gazetesinde yayımlanan haberde, Verimlilik Departmanı (DOGE) yetkililerinin Pentagon'a yaptığı ziyaret sonrası binlerce kişinin işten çıkarılmasının muhtemel olduğu belirtildi.   Habere göre Pentagon'a bağlı kurumlarına, bünyelerinde çalışan ve "henüz deneme süresini doldurmamış kişilerin" listelerini sunmaları talimatı iletildi.   840 milyar dolardan fazla bütçesi olan Savunma Bakanlığının, ABD'nin en büyük federal kurumu olduğu, Pentagon'da, çeşitli alanlarda, aralarında eski aralarında da bulunduğu 950 bin sivil çalışanın istihdam edildiği kaydedildi.   <strong>MİLYONLARCA COVID TESTİ İMHA EDİLECEK</strong>  Öte yandan bir başka tasarruf adımı da ücretsiz dağıtılan COVID testleriyle ilgili atıldı.   Washington yönetimi ücretsiz COVID testi dağıtımı programını sonlandırmaya ve elde kalan milyonlarca testi imha etmeye hazırlanıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İspanya Başbakanı Sanchez: Trump&amp;apos;ın Gazze planı ahlak dışı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ispanya-basbakani-sanchez-trumpin-gazze-plani-ahlak-disi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ispanya-basbakani-sanchez-trumpin-gazze-plani-ahlak-disi</guid>
<description><![CDATA[ İspanya Başbakanı Sanchez, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Gazze&#039;yi &quot;devralma&quot; ve Filistinlileri yerlerinde etme planını &quot;ahlak dışı&quot; olarak değerlendirdi.İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İspanya&#039;ya resmi ziyarette bulunan Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Madrid&#039;deki Başbakanlık konutu Moncloa&#039;da yaptıkları görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.  ABD Başkanı Trump&#039;ın Gazze planına bir kez daha açıkça tepki gösteren Sanchez, &quot;Bu ahlak dışıdır ve uluslararası hukuka aykırıdır. Gazze Filistinlilere aittir ve gelecekteki Filistin Devletinin bir parçasıdır&quot; dedi.  Sanchez, Filistinlileri yerlerinden edecek herhangi bir girişimin, &quot;bölgesel ve küresel boyutta istikrarsızlaştırıcı bir etki&quot; yapacağını vurguladı.  İspanya Başbakanı, &quot;Gazze&#039;de Arap ülkelerinin liderliğinin temel olması gerektiğini&quot; ifade etti.  Mısır Cumhurbaşkanı Sisi de Gazzelilerin zorla yerlerinden edilmesine karşı olduklarını söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pgmZMtis3UiTRfsjaNG77w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İspanya, Başbakanı, Sanchez:, Trumpın, Gazze, planı, ahlak, dışı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pgmZMtis3UiTRfsjaNG77w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İspanya Başbakanı Sanchez: Trump'ın Gazze planı ahlak dışı"><p>İspanya Başbakanı Sanchez, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'yi "devralma" ve Filistinlileri yerlerinde etme planını "ahlak dışı" olarak değerlendirdi.</p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İspanya'ya resmi ziyarette bulunan Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Madrid'deki Başbakanlık konutu Moncloa'da yaptıkları görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.  ABD Başkanı Trump'ın Gazze planına bir kez daha açıkça tepki gösteren Sanchez, "Bu ahlak dışıdır ve uluslararası hukuka aykırıdır. Gazze Filistinlilere aittir ve gelecekteki Filistin Devletinin bir parçasıdır" dedi.  Sanchez, Filistinlileri yerlerinden edecek herhangi bir girişimin, "bölgesel ve küresel boyutta istikrarsızlaştırıcı bir etki" yapacağını vurguladı.  İspanya Başbakanı, "Gazze'de Arap ülkelerinin liderliğinin temel olması gerektiğini" ifade etti.  Mısır Cumhurbaşkanı Sisi de Gazzelilerin zorla yerlerinden edilmesine karşı olduklarını söyledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de can kaybı 48 bin 297&amp;apos;ye yükseldi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-can-kaybi-48-bin-297ye-yukseldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-can-kaybi-48-bin-297ye-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;nde son 24 saatte düzenlediği saldırılarda 3 sivilin hayatını kaybetmesi, daha önce yaralanan 1 kişinin yaşamını yitirmesi ve yıkılan binaların enkazından 2 kişinin cansız bedeninin çıkarılması sonucu toplam can kaybı 48 bin 297&#039;ye yükseldi.İsrail, Gazze Şeridi&#039;nde ateşkes ihlalini sürdürüyor. Filistin Sağlık Bakanlığı&#039;ndan yapılan açıklamada, İsrail&#039;in son 24 saatte gerçekleştirdiği saldırılarda 3 sivilin hayatını kaybettiği, 11 kişinin de yaralandığı belirtildi. Ayrıca daha önce yaralanan 1 kişinin yaşamını yitirdiği, enkaz altındakileri arama çalışmaları çerçevesinde 2 sivilin daha cansız bedenine ulaşıldığı aktarıldı. Son verilerle birlikte İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne saldırılarını başlattığı 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 48 bin 297&#039;ye, yaralı sayısının da 111 bin 733&#039;e yükseldiği kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mCVyhOBtMk-C-p57j4o9rQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, can, kaybı, bin, 297ye, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mCVyhOBtMk-C-p57j4o9rQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de can kaybı 48 bin 297'ye yükseldi"><p>İsrail'in Gazze Şeridi'nde son 24 saatte düzenlediği saldırılarda 3 sivilin hayatını kaybetmesi, daha önce yaralanan 1 kişinin yaşamını yitirmesi ve yıkılan binaların enkazından 2 kişinin cansız bedeninin çıkarılması sonucu toplam can kaybı 48 bin 297'ye yükseldi.</p><p>İsrail, Gazze Şeridi'nde ateşkes ihlalini sürdürüyor. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İsrail'in son 24 saatte gerçekleştirdiği saldırılarda 3 sivilin hayatını kaybettiği, 11 kişinin de yaralandığı belirtildi.</p><p> Ayrıca daha önce yaralanan 1 kişinin yaşamını yitirdiği, enkaz altındakileri arama çalışmaları çerçevesinde 2 sivilin daha cansız bedenine ulaşıldığı aktarıldı. </p><p>Son verilerle birlikte İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarını başlattığı 7 Ekim 2023'ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 48 bin 297'ye, yaralı sayısının da 111 bin 733'e yükseldiği kaydedildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;in işkence üssü: Tecavüzcü askerler hakkında iddianame hazır</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israilin-iskence-ussu-tecavuzcu-askerler-hakkinda-iddianame-hazir</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israilin-iskence-ussu-tecavuzcu-askerler-hakkinda-iddianame-hazir</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in güneyindeki Sde Teiman gözaltı merkezinde alıkonulan bir Gazzeliye keskin bir cisimle tecavüz eden 5 İsrail askeri hakkında iddianame hazırlandı. Geçtiğimiz aylarda, İsrail askerlerinin alıkonulan Filistinliye tecavüz ettiği anları gösteren güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıkmıştı. İsrailli bazı aşırı sağcı bakan ve milletvekilleri, tecavüzcü askerlerin gözaltına alınmasına tepki göstermişti.Yerel basında çıkan haberde, haklarında iddianame hazırlanan 5 İsrailli yedek askerin, Gazze Şeridi&#039;nde alıkonularak Sde Teiman gözaltı merkezine getirilen bir Filistinliye 5 Temmuz 2024&#039;te keskin bir cisimle tecavüz ettiği kaydedildi.  İsrailli askerlerin adı açıklanmayan Gazzelinin anüsüne yakın bir noktaya keskin bir cisimle tecavüz etmek dahil ağır işkence yaptığı ifade edildi.  İşkence gören Filistinlinin kaburgalarında kırık ve rektumunda yırtık oluştuğu kaydedildi.TECAVÜZ ANININ GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKMIŞTI  Tecavüz olayıyla ilgili 10 asker 29 Temmuz 2024&#039;te gözaltına alınmıştı. İsrailli bazı aşırı sağcı bakan ve milletvekilleri, tecavüzcü askerlerin gözaltına alınmasına tepki göstermişti. Aralarında milletvekillerinin de olduğu çok sayıda aşırı sağcı İsrailli, Sde Teiman&#039;ı ve gözaltına alınan askerlerin bulunduğu üssü basmıştı.  Öte yandan İsrail askerlerinin alıkonulan Filistinliye tecavüz ettiği anları gösteren güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıkmıştı.  Gözaltına alınan askerlerden 5&#039;i serbest bırakılarken, diğerleri 29 Temmuz&#039;dan bu yana gözaltında bulunuyor.SDE TEİMAN GÖZALTI MERKEZİ İŞKENCEYLE GÜNDEMDE  İsrail&#039;in güneyinde yer alan ve alıkonulan Gazzelilerin tutulduğu Sde Teiman gözaltı merkezi sık sık işkencelerle gündeme geliyor.  New York Times gazetesinde geçen ay çıkan haberde, Sde Teiman gözaltı merkezinde alıkonulan Gazzelilerin etrafı açık bir alanda gözleri bağlı olarak günde 18 saate kadar elleri kelepçeli şekilde yerde sessiz şekilde oturtulduğu belirtilmişti.  Haberde, gözaltı merkezine getirilen Filistinlilerin burada 3 aya kadar kaldığı ve sorgulama süreçlerinde birçok kişinin insanlık dışı muameleye ve işkenceye maruz bırakıldığı kaydedilmişti.  Burada tutulan ve daha sonra serbest bırakılan bazı Gazzeliler, Sde Teiman&#039;da maruz kaldıkları işkenceleri dile getirmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5z4Zwxli2EeZ4YaZtiqjWw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailin, işkence, üssü:, Tecavüzcü, askerler, hakkında, iddianame, hazır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5z4Zwxli2EeZ4YaZtiqjWw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'in işkence üssü: Tecavüzcü askerler hakkında iddianame hazır"><p>İsrail'in güneyindeki Sde Teiman gözaltı merkezinde alıkonulan bir Gazzeliye keskin bir cisimle tecavüz eden 5 İsrail askeri hakkında iddianame hazırlandı. Geçtiğimiz aylarda, İsrail askerlerinin alıkonulan Filistinliye tecavüz ettiği anları gösteren güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıkmıştı. İsrailli bazı aşırı sağcı bakan ve milletvekilleri, tecavüzcü askerlerin gözaltına alınmasına tepki göstermişti.</p><p>Yerel basında çıkan haberde, haklarında iddianame hazırlanan 5 İsrailli yedek askerin, Gazze Şeridi'nde alıkonularak Sde Teiman gözaltı merkezine getirilen bir Filistinliye 5 Temmuz 2024'te keskin bir cisimle tecavüz ettiği kaydedildi.  İsrailli askerlerin adı açıklanmayan Gazzelinin anüsüne yakın bir noktaya keskin bir cisimle tecavüz etmek dahil ağır işkence yaptığı ifade edildi.  İşkence gören Filistinlinin kaburgalarında kırık ve rektumunda yırtık oluştuğu kaydedildi.</p><p><strong>TECAVÜZ ANININ GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKMIŞTI</strong>  Tecavüz olayıyla ilgili 10 asker 29 Temmuz 2024'te gözaltına alınmıştı. İsrailli bazı aşırı sağcı bakan ve milletvekilleri, tecavüzcü askerlerin gözaltına alınmasına tepki göstermişti. Aralarında milletvekillerinin de olduğu çok sayıda aşırı sağcı İsrailli, Sde Teiman'ı ve gözaltına alınan askerlerin bulunduğu üssü basmıştı.  Öte yandan İsrail askerlerinin alıkonulan Filistinliye tecavüz ettiği anları gösteren güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıkmıştı.  Gözaltına alınan askerlerden 5'i serbest bırakılarken, diğerleri 29 Temmuz'dan bu yana gözaltında bulunuyor.</p><p><strong>SDE TEİMAN GÖZALTI MERKEZİ İŞKENCEYLE GÜNDEMDE</strong>  İsrail'in güneyinde yer alan ve alıkonulan Gazzelilerin tutulduğu Sde Teiman gözaltı merkezi sık sık işkencelerle gündeme geliyor.  New York Times gazetesinde geçen ay çıkan haberde, Sde Teiman gözaltı merkezinde alıkonulan Gazzelilerin etrafı açık bir alanda gözleri bağlı olarak günde 18 saate kadar elleri kelepçeli şekilde yerde sessiz şekilde oturtulduğu belirtilmişti.  Haberde, gözaltı merkezine getirilen Filistinlilerin burada 3 aya kadar kaldığı ve sorgulama süreçlerinde birçok kişinin insanlık dışı muameleye ve işkenceye maruz bırakıldığı kaydedilmişti.  Burada tutulan ve daha sonra serbest bırakılan bazı Gazzeliler, Sde Teiman'da maruz kaldıkları işkenceleri dile getirmişti.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ucYc7afQGk-s3EkZBmCIfw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;in yeni hedefi Batı Şeria: &amp;quot;Gazze&amp;apos;deki taktikler uygulanıyor&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israilin-yeni-hedefi-bati-seria-gazzedeki-taktikler-uygulaniyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israilin-yeni-hedefi-bati-seria-gazzedeki-taktikler-uygulaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Batı Şeria&#039;da İsrail ordusunun operasyonları nedeniyle son haftalarda on binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bunun, 1967 Arap-İsrail savaşından bu yana en büyük yerinden edilme olduğuna dikkat çekiliyor. Uzmanlar, İsrail ordusunun Batı Şeria&#039;daki taktiklerinin Gazze&#039;dekinden farksız hale geldiğini söylüyor. İsrail ordusuysa Batı Şeria&#039;da toplu tahliye emirleri vermediğini iddia ediyor.İsrail ordusununu hedefinde Gazze&#039;den sonra Batı Şeria var.
Gazze&#039;de ateşkes sağlanmasından iki gün sonra 21 Ocak&#039;ta Batı Şeria&#039;da geniş çaplı operasyonlar başlatıldı.İlk hedefte Cenin kenti vardı. Önceki operasyonların aksine Cenin yakınlarındaki kasabalara da geniş çaplı saldırılar düzenlendi.
Son haftalarda on binlerce Batı Şerialı evlerini terk etmek zorunda kaldı.Aileler yerinden edilirken İsrail&#039;in 1948&#039;de kuruluşunda yaşananların Filistinlilerin hafızasında yeniden canlandığına dikkat çekiliyor
Uzmanlar, İsrail ordusunun Batı Şeria&#039;daki taktiklerinin Gazze&#039;dekinden farksız hale geldiğini söylüyor.ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Gazzelileri sürme planının, İsrail&#039;de aşırı sağcıların Batı Şeria&#039;nın ilhak edilmesi yönündeki çağrılarını güçlendirdiği belirtiliyor.
İsrail ordusuysa Batı Şeria&#039;da toplu tahliye emirleri vermediğini iddia ediyor. Sadece ayrılmak isteyenlere güvenli geçiş sağlandığı belirtiliyor.
Ancak Batı Şerilalılar korkuya kapılarak değil İsrail ordusunun talimatı nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını anlatıyor.Filistinliler, askerlerin bazen kendilerine silah doğrultuğunu belirtiyor.
Evinden edilen bir Filistinli, &quot;İsrail ordusunun baskınlarında askerlerin ilk yaptığı alt yapıyı tahrip etmek ve çocuklarla yaşlıları terörize edip korkutmak. Bir eve girerken izin istemiyorlar. kapısında patlayacı infilak ettirip öyle içeri giriyorlar. Kapının arkasında o anda birilerinin olması onlar için önemli değil.&quot; diye konuştu.Evlerini terk etmek zorunda kalanlar Batı Şeria&#039;nın farklı bölgelerindeki hükümet binaları ve camilere sığındı.
Evlerini kaçan ailelere açanlar da oldu. Terk edilen evlerin İsrail askerleri tarafından kullanıldığına dair de haberler geliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sC1lfysm_0aZazuIGuZX8Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailin, yeni, hedefi, Batı, Şeria:, Gazzedeki, taktikler, uygulanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sC1lfysm_0aZazuIGuZX8Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'in yeni hedefi Batı Şeria: " gazze taktikler uygulan><p>Batı Şeria'da İsrail ordusunun operasyonları nedeniyle son haftalarda on binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bunun, 1967 Arap-İsrail savaşından bu yana en büyük yerinden edilme olduğuna dikkat çekiliyor. Uzmanlar, İsrail ordusunun Batı Şeria'daki taktiklerinin Gazze'dekinden farksız hale geldiğini söylüyor. İsrail ordusuysa Batı Şeria'da toplu tahliye emirleri vermediğini iddia ediyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3bxCyOOd1kWmMYacoZWhFw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ordusununu hedefinde Gazze'den sonra Batı Şeria var.
Gazze'de ateşkes sağlanmasından iki gün sonra 21 Ocak'ta Batı Şeria'da geniş çaplı operasyonlar başlatıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XUYKE105jk6wf6l14qqAHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlk hedefte Cenin kenti vardı. Önceki operasyonların aksine Cenin yakınlarındaki kasabalara da geniş çaplı saldırılar düzenlendi.
Son haftalarda on binlerce Batı Şerialı evlerini terk etmek zorunda kaldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GBN7UBLxMkiD1XFbTQUvzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aileler yerinden edilirken İsrail'in 1948'de kuruluşunda yaşananların Filistinlilerin hafızasında yeniden canlandığına dikkat çekiliyor
Uzmanlar, İsrail ordusunun Batı Şeria'daki taktiklerinin Gazze'dekinden farksız hale geldiğini söylüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M1aNPblqhkiDvCXiijQBjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazzelileri sürme planının, İsrail'de aşırı sağcıların Batı Şeria'nın ilhak edilmesi yönündeki çağrılarını güçlendirdiği belirtiliyor.
İsrail ordusuysa Batı Şeria'da toplu tahliye emirleri vermediğini iddia ediyor. Sadece ayrılmak isteyenlere güvenli geçiş sağlandığı belirtiliyor.
Ancak Batı Şerilalılar korkuya kapılarak değil İsrail ordusunun talimatı nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını anlatıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vx1eisD_R0qsapc_OqDiHA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Filistinliler, askerlerin bazen kendilerine silah doğrultuğunu belirtiyor.
Evinden edilen bir Filistinli, "İsrail ordusunun baskınlarında askerlerin ilk yaptığı alt yapıyı tahrip etmek ve çocuklarla yaşlıları terörize edip korkutmak. Bir eve girerken izin istemiyorlar. kapısında patlayacı infilak ettirip öyle içeri giriyorlar. Kapının arkasında o anda birilerinin olması onlar için önemli değil." diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2lOTNRQDykKiz0_F0Y7ltQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Evlerini terk etmek zorunda kalanlar Batı Şeria'nın farklı bölgelerindeki hükümet binaları ve camilere sığındı.
Evlerini kaçan ailelere açanlar da oldu. Terk edilen evlerin İsrail askerleri tarafından kullanıldığına dair de haberler geliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyin kanserinin alışılmadık belirtisini fark etti: Doktorları bile şaşırttı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/beyin-kanserinin-alisilmadik-belirtisini-fark-etti-doktorlari-bile-sasirtti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/beyin-kanserinin-alisilmadik-belirtisini-fark-etti-doktorlari-bile-sasirtti</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de yaşayan 32 yaşındaki Jade Collett, doktorların tahminlerini altüst ederek on yıldır ölümcül beyin tümörüyle yaşamını sürdürüyor. Genellikle teşhisten sonra 18 ay içinde ölüme yol açan glioblastoma nedeniyle hayatta kalması, tıp dünyasında şaşkınlık yarattı.İngiltere&#039;de yaşayan 32 yaşındaki Jade Collett, doktorların tahminlerini altüst ederek on yıldır ölümcül beyin tümörüyle yaşamını sürdürüyor. Genellikle teşhisten sonra 18 ay içinde ölüme yol açan glioblastoma nedeniyle hayatta kalması, tıp dünyasında şaşkınlık yarattı.DailyMail&#039;de yer alan habere göre; Collett, hastalığını erken fark etmesini sağlayan ilk belirtinin, 22 yaşındayken arkadaşlarıyla dışarı çıktığı bir gece ortaya çıktığını söyledi. Ayağında ani bir bükülme fark etti. O an, arkadaşları bu durumu önemsemedi ve sarhoş olduğunu düşündü. Ancak ağrısı zamanla dayanılmaz hale gelince doktora başvurdu. Yapılan MRI taraması ve testler sonucunda, beynin hareketi kontrol eden bir tümör tespit edildi.Biyopsi sonuçları, tümörün en agresif beyin kanseri türü olan 4. derece glioblastoma olduğunu gösterdi. Doktorlar, Collett&#039;e sadece iki yıl ömrü kaldığını söyledi. Henüz bir yaşında olan kızı Grace’e veda etmeye hazırlanırken kemoterapi ve radyoterapiye başladı.Tedaviye rağmen tümörün ameliyat edilemeyecek bir noktada olduğu belirtildi. Ancak Collett, doktorların tahminlerinin aksine, kanserle mücadelede 10 yılı geride bıraktı. O günden bu yana ek bir tedaviye ihtiyaç duymadı ve tümörü aynı boyutta kaldı.Collett, &#039;İlk iki yılı atlatmak benim için en zor dönemdi. Kendi cenazemi planladım, vasiyetimi hazırladım. Ama her zaman kızım için yaşamaya devam etmek istedim. Bugün buradayım ve doktorlar nasıl olduğunu hâlâ açıklayamıyor. Bana mucize diyorlar&#039; dedi.Her yıl yaklaşık 2.500 İngiliz ve 12.000 Amerikalıya glioblastoma teşhisi konuyor. Baş ağrısı, nöbetler, mide bulantısı, görme bozuklukları ve kişilik değişiklikleri en yaygın belirtileri arasında yer alıyor.Ameliyat, radyoterapi ve kemoterapi yaygın tedavi yöntemleri olsa da, çoğu vakada hastalığı sadece kısa bir süre kontrol altında tutabiliyor. Glioblastoma teşhisi konulan hastaların yüzde birinden azı, Collett gibi uzun süre hayatta kalmayı başarıyor.Collett, &#039;Ayağımdaki bu alışılmadık belirti sayesinde hastalığı erken fark ettim. Bugün hayatta olduğum için çok şanslı ve minnettarım&#039; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AlQX0v7eaUyUYHcRRQSlVA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beyin, kanserinin, alışılmadık, belirtisini, fark, etti:, Doktorları, bile, şaşırttı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AlQX0v7eaUyUYHcRRQSlVA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Beyin kanserinin alışılmadık belirtisini fark etti: Doktorları bile şaşırttı"><p>İngiltere'de yaşayan 32 yaşındaki Jade Collett, doktorların tahminlerini altüst ederek on yıldır ölümcül beyin tümörüyle yaşamını sürdürüyor. Genellikle teşhisten sonra 18 ay içinde ölüme yol açan glioblastoma nedeniyle hayatta kalması, tıp dünyasında şaşkınlık yarattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oQvAW4jpdkCn3vCue7ysuQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere'de yaşayan 32 yaşındaki Jade Collett, doktorların tahminlerini altüst ederek on yıldır ölümcül beyin tümörüyle yaşamını sürdürüyor. Genellikle teşhisten sonra 18 ay içinde ölüme yol açan glioblastoma nedeniyle hayatta kalması, tıp dünyasında şaşkınlık yarattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GhJLDkxtRkqB-l1S5d4GNQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>DailyMail'de yer alan habere göre; Collett, hastalığını erken fark etmesini sağlayan ilk belirtinin, 22 yaşındayken arkadaşlarıyla dışarı çıktığı bir gece ortaya çıktığını söyledi. Ayağında ani bir bükülme fark etti. O an, arkadaşları bu durumu önemsemedi ve sarhoş olduğunu düşündü. Ancak ağrısı zamanla dayanılmaz hale gelince doktora başvurdu. Yapılan MRI taraması ve testler sonucunda, beynin hareketi kontrol eden bir tümör tespit edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DKydQBBpfkqVfxFTxxLQhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biyopsi sonuçları, tümörün en agresif beyin kanseri türü olan 4. derece glioblastoma olduğunu gösterdi. Doktorlar, Collett'e sadece iki yıl ömrü kaldığını söyledi. Henüz bir yaşında olan kızı Grace’e veda etmeye hazırlanırken kemoterapi ve radyoterapiye başladı.Tedaviye rağmen tümörün ameliyat edilemeyecek bir noktada olduğu belirtildi. Ancak Collett, doktorların tahminlerinin aksine, kanserle mücadelede 10 yılı geride bıraktı. O günden bu yana ek bir tedaviye ihtiyaç duymadı ve tümörü aynı boyutta kaldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cpra7TSr-UaxRH6V8DwevA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Collett, 'İlk iki yılı atlatmak benim için en zor dönemdi. Kendi cenazemi planladım, vasiyetimi hazırladım. Ama her zaman kızım için yaşamaya devam etmek istedim. Bugün buradayım ve doktorlar nasıl olduğunu hâlâ açıklayamıyor. Bana mucize diyorlar' dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/48xjZQPC-UK-TAUZYdGHSQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Her yıl yaklaşık 2.500 İngiliz ve 12.000 Amerikalıya glioblastoma teşhisi konuyor. Baş ağrısı, nöbetler, mide bulantısı, görme bozuklukları ve kişilik değişiklikleri en yaygın belirtileri arasında yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/av_DHHxjhE-LBtIJDFOBTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ameliyat, radyoterapi ve kemoterapi yaygın tedavi yöntemleri olsa da, çoğu vakada hastalığı sadece kısa bir süre kontrol altında tutabiliyor. Glioblastoma teşhisi konulan hastaların yüzde birinden azı, Collett gibi uzun süre hayatta kalmayı başarıyor.Collett, 'Ayağımdaki bu alışılmadık belirti sayesinde hastalığı erken fark ettim. Bugün hayatta olduğum için çok şanslı ve minnettarım' dedi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ateşkes&amp;apos;te 2. aşamaya geçilecek mi? Hamas bugün 4 rehinenin cansız bedenini teslim edecek</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ateskeste-2-asamaya-gecilecek-mi-hamas-bugun-4-rehinenin-cansiz-bedenini-teslim-edecek</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ateskeste-2-asamaya-gecilecek-mi-hamas-bugun-4-rehinenin-cansiz-bedenini-teslim-edecek</guid>
<description><![CDATA[ Hamas bugün 4 rehinenin cansız bedenini İsrail&#039;e teslim edecek. Cumartesi ise 6 rehine serbest bırakılacak ve buna karşılık Filistinli mahkumlar da salıverilecek. Ancak ateşkes ve rehine ile mahkum takası anlaşmasının ikinci aşamasına yönelik belirsizlikse sürüyor.Hamas, İsrail&#039;e bugün teslim edecek 4 rehinenin cansız bedeni için,  &quot;Hepsi, siyonist işgal uçaklarının bombalarıyla öldürüldü.&quot; ifadelerini kullandı.   İsimler ise anne Shiri Bibas ve 9 aylık bebeği Ariel ile 4 yaşındaki Kfir Bibas olarak açıklandı. Bibas ailesinin yanında Oded Lisfhitz&#039;in de olduğu belirtildi.   İsrail Başbakanlığı ise isim listesini aldıklarını doğruladı.   Ancak Bibas ailesinin yakınları isimlerin açıklanmasını onaylamadıklarını duyurdu. İsrail Başbakanlığı ise bu durumdan orduyu sorumlu tuttu.   İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da konuya ilişkin açıklama yaparak, &quot;İsrail Devleti için çok zor bir gün olacak&quot; dedi.   6 MAHKUM CUMARTESİ BIRAKILACAK  Hamas, rehinelerin cansız bedenlerine karşılık salıverilecek Filistinli mahkumların da cumartesi bırakılacağını duyurdu.   Ayrıca Hamas hayatta olan rehinelerin kalanını da cumartesi bırakacak. İsrail basınına göre, bu 6 kişinin de isimleri Tel Aviv&#039;e iletildi.   Buna karşılık olarak İsrail de Filistinli mahkumları serbest bırakacak.İKİNCİ AŞAMA BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR  Ancak ateşkes, rehine ve mahkum takası anlaşmasının ikinci aşaması belirsizliğini koruyor. İsrail&#039;in talebi Hamas&#039;ın Gazze Şeridi&#039;nden tam anlamıyla tasfiyesi. Hamas ise Gazze&#039;nin silahsızlanması ve Gazze&#039;den çıkmayı kabul etmeyeceğini açıkladı.   Hamas yetkilisi İsmail Rıdvan, &quot;Hiç kimse bizleri Gazze&#039;den çıkaramaz. Burası babalarımızın ve atalarımızın toprağıdır.&quot; ifadelerini kullandı.ATEŞKESİN İLK AŞAMASI SONA ERECEK  Hamas&#039;ın 6 İsrailli sağ esir ve 8 esirin de cenazesini teslim etmesiyle birlikte ateşkes anlaşmasının ilk aşamasındaki esir takası süreci sona ermiş olacak.  Hamas, şu ana kadar 19 sağ İsrailli esiri serbest bıraktı.  Katar, 15 Ocak&#039;ta İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurmuştu, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15&#039;te yürürlüğe giren anlaşma üç aşamadan oluşacak. Ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde, İsrailli 33 esir ve 1900&#039;ün üzerinde Filistinli esirin serbest bırakılması kararlaştırılmıştı.Anlaşmaya göre ilk aşama başarıyla tamamlanırsa ikinci aşamada geri kalan rehineler serbest bırakılacak. İsrail ise Gazze&#039;den tamamen çekilecek.  Üçüncü aşamada, Gazze&#039;deki ateşkes kalıcı hale gelecek. Gazze&#039;nin yeniden inşası başlayacak.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7MROFSOfmU2QB8U-fHBc7g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ateşkeste, aşamaya, geçilecek, mi, Hamas, bugün, rehinenin, cansız, bedenini, teslim, edecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7MROFSOfmU2QB8U-fHBc7g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ateşkes'te 2. aşamaya geçilecek mi? Hamas bugün 4 rehinenin cansız bedenini teslim edecek"><p>Hamas bugün 4 rehinenin cansız bedenini İsrail'e teslim edecek. Cumartesi ise 6 rehine serbest bırakılacak ve buna karşılık Filistinli mahkumlar da salıverilecek. Ancak ateşkes ve rehine ile mahkum takası anlaşmasının ikinci aşamasına yönelik belirsizlikse sürüyor.</p><p>Hamas, İsrail'e bugün teslim edecek 4 rehinenin cansız bedeni için,  "Hepsi, siyonist işgal uçaklarının bombalarıyla öldürüldü." ifadelerini kullandı.   İsimler ise anne Shiri Bibas ve 9 aylık bebeği Ariel ile 4 yaşındaki Kfir Bibas olarak açıklandı. Bibas ailesinin yanında Oded Lisfhitz'in de olduğu belirtildi.   İsrail Başbakanlığı ise isim listesini aldıklarını doğruladı.   Ancak Bibas ailesinin yakınları isimlerin açıklanmasını onaylamadıklarını duyurdu. İsrail Başbakanlığı ise bu durumdan orduyu sorumlu tuttu.   İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da konuya ilişkin açıklama yaparak, "İsrail Devleti için çok zor bir gün olacak" dedi.   <strong>6 MAHKUM CUMARTESİ BIRAKILACAK</strong>  Hamas, rehinelerin cansız bedenlerine karşılık salıverilecek Filistinli mahkumların da cumartesi bırakılacağını duyurdu.   Ayrıca Hamas hayatta olan rehinelerin kalanını da cumartesi bırakacak. İsrail basınına göre, bu 6 kişinin de isimleri Tel Aviv'e iletildi.   Buna karşılık olarak İsrail de Filistinli mahkumları serbest bırakacak.</p><p><strong>İKİNCİ AŞAMA BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR</strong>  Ancak ateşkes, rehine ve mahkum takası anlaşmasının ikinci aşaması belirsizliğini koruyor. </p><p>İsrail'in talebi Hamas'ın Gazze Şeridi'nden tam anlamıyla tasfiyesi. Hamas ise Gazze'nin silahsızlanması ve Gazze'den çıkmayı kabul etmeyeceğini açıkladı.   Hamas yetkilisi İsmail Rıdvan, "Hiç kimse bizleri Gazze'den çıkaramaz. Burası babalarımızın ve atalarımızın toprağıdır." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>ATEŞKESİN İLK AŞAMASI SONA ERECEK</strong>  Hamas'ın 6 İsrailli sağ esir ve 8 esirin de cenazesini teslim etmesiyle birlikte ateşkes anlaşmasının ilk aşamasındaki esir takası süreci sona ermiş olacak.  Hamas, şu ana kadar 19 sağ İsrailli esiri serbest bıraktı.  Katar, 15 Ocak'ta İsrail ile Hamas arasında Gazze'de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurmuştu, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15'te yürürlüğe giren anlaşma üç aşamadan oluşacak. Ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde, İsrailli 33 esir ve 1900'ün üzerinde Filistinli esirin serbest bırakılması kararlaştırılmıştı.</p><p>Anlaşmaya göre ilk aşama başarıyla tamamlanırsa ikinci aşamada geri kalan rehineler serbest bırakılacak. İsrail ise Gazze'den tamamen çekilecek.  Üçüncü aşamada, Gazze'deki ateşkes kalıcı hale gelecek. Gazze'nin yeniden inşası başlayacak. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Zelenski&amp;apos;ye &amp;quot;diktatör&amp;quot; eleştirisi: Avrupa ülkelerinden tepki aldı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-zelenskiye-diktatoer-elestirisi-avrupa-ulkelerinden-tepki-aldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-zelenskiye-diktatoer-elestirisi-avrupa-ulkelerinden-tepki-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Bazı Avrupalı liderler, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski&#039;ye &quot;diktatör&quot; demesi ve &quot;berbat bir iş çıkardığını&quot; söylemesine tepki gösterdi.Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, &quot;Komşu bir nükleer gücün saldırısına 3 yıldır direnen ülkede yapılacak seçimin değeri ne olabilir? Topraklarının beşte biri işgalci askerler tarafından işgal edilmiş ve tüm ülke her gün bombardıman altındayken seçimler nasıl organize edilir? Böyle bir ülkenin Devlet Başkanını diktatör olarak nitelendirmek büyük bir alaycılık gerektirir.&quot; ifadelerini kullandı.  YLE haber ajansına göre, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, katıldığı bir etkinlikte Trump&#039;ın sözlerini reddederek, ülkesinin Ukrayna Anayasası&#039;nı ve &quot;demokratik yollarla seçilmiş Devlet Başkanı Zelenski&#039;yi desteklediğini&quot; belirtti.  Stubb ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşını &quot;Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;in başlattığını ve istediğini elde etmesi halinde bunun sonuçlarını Trump ile görüşmek&quot; gerektiğini kaydetti.  Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, NRK televizyonuna yaptığı açıklamada, Trump&#039;ın Zelenski hakkındaki yorumlarını &quot;tamamen yanlış iddialar&quot; olarak niteleyerek, &quot;Böyle bir şey söylemek son derece mantıksız.&quot; değerlendirmesinde bulundu.TRUMP&#039;IN &quot;DİKTATÖR&quot; ÇIKIŞI  Trump, Truth Social isimli sosyal medya platformundaki paylaşımında, Zelenski&#039;yle ilgili olarak, &quot;Ukrayna&#039;yı seviyorum ama Zelenski berbat bir iş çıkardı. Ülkesi paramparça oldu ve milyonlarca kişi gereksiz yere öldü. Seçim yapmayan bir diktatör olan Zelenski, elini çabuk tutsa iyi olur yoksa ülkesini kaybedecek.&quot; ifadelerini kullanmıştı.  Bunun üzerine, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Zelenski&#039;yle yaptığı telefon görüşmesinde kendisine &quot;Ukrayna&#039;nın demokratik yollarla seçilmiş devlet başkanı&quot; olarak destek verdiğini belirtmişti.  Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski hakkındaki yorumlarını &quot;yanlış ve tehlikeli&quot; olarak nitelendirmişti.  Sosyal medya hesabındaki paylaşımda ABD Başkanı&#039;nın savaşı bitirme hedefini paylaştıklarını belirten Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron&#039;un, Zelenski’nin ismini kullanmaması ise dikkati çekmişti. Bunun yerine Macron, Ukrayna’nın yanında olduklarını ve Kiev yönetiminin müzakere masasında olması gerektiğini ifade etmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NE9R2wHSS0Ckgs6tI3SxZg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Zelenskiye, diktatör, eleştirisi:, Avrupa, ülkelerinden, tepki, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NE9R2wHSS0Ckgs6tI3SxZg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Zelenski'ye " diktat ele avrupa tepki ald><p>Bazı Avrupalı liderler, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'ye "diktatör" demesi ve "berbat bir iş çıkardığını" söylemesine tepki gösterdi.</p><p>Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, "Komşu bir nükleer gücün saldırısına 3 yıldır direnen ülkede yapılacak seçimin değeri ne olabilir? Topraklarının beşte biri işgalci askerler tarafından işgal edilmiş ve tüm ülke her gün bombardıman altındayken seçimler nasıl organize edilir? Böyle bir ülkenin Devlet Başkanını diktatör olarak nitelendirmek büyük bir alaycılık gerektirir." ifadelerini kullandı.  YLE haber ajansına göre, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, katıldığı bir etkinlikte Trump'ın sözlerini reddederek, ülkesinin Ukrayna Anayasası'nı ve "demokratik yollarla seçilmiş Devlet Başkanı Zelenski'yi desteklediğini" belirtti.  Stubb ayrıca, Rusya-Ukrayna savaşını "Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in başlattığını ve istediğini elde etmesi halinde bunun sonuçlarını Trump ile görüşmek" gerektiğini kaydetti.  Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, NRK televizyonuna yaptığı açıklamada, Trump'ın Zelenski hakkındaki yorumlarını "tamamen yanlış iddialar" olarak niteleyerek, "Böyle bir şey söylemek son derece mantıksız." değerlendirmesinde bulundu.</p><strong>TRUMP'IN "DİKTATÖR" ÇIKIŞI</strong>  Trump, Truth Social isimli sosyal medya platformundaki paylaşımında, Zelenski'yle ilgili olarak, "Ukrayna'yı seviyorum ama Zelenski berbat bir iş çıkardı. Ülkesi paramparça oldu ve milyonlarca kişi gereksiz yere öldü. Seçim yapmayan bir diktatör olan Zelenski, elini çabuk tutsa iyi olur yoksa ülkesini kaybedecek." ifadelerini kullanmıştı.  Bunun üzerine, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Zelenski'yle yaptığı telefon görüşmesinde kendisine "Ukrayna'nın demokratik yollarla seçilmiş devlet başkanı" olarak destek verdiğini belirtmişti.  Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski hakkındaki yorumlarını "yanlış ve tehlikeli" olarak nitelendirmişti.  Sosyal medya hesabındaki paylaşımda ABD Başkanı'nın savaşı bitirme hedefini paylaştıklarını belirten Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, Zelenski’nin ismini kullanmaması ise dikkati çekmişti. Bunun yerine Macron, Ukrayna’nın yanında olduklarını ve Kiev yönetiminin müzakere masasında olması gerektiğini ifade etmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump kendini kral ilan etti: &amp;quot;Kralımız çok yaşa!&amp;quot; paylaşımı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trump-kendini-kral-ilan-etti-kralimiz-cok-yasa-paylasimi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trump-kendini-kral-ilan-etti-kralimiz-cok-yasa-paylasimi</guid>
<description><![CDATA[ New York&#039;ta trafik sıkışıklığına göre ayarlanan fiyat tarifelerini kaldıran ABD Başkanı Donald Trump, kendisi için &quot;Kralımız çok yaşa!&quot; ifadesini kullanırken, Beyaz Saray da Trump&#039;ı &quot;kral&quot; olarak resmeden bir dergi kapağı paylaştı.ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, son düzenlemesini övgüyle duyurdu.  New York&#039;ta trafik sıkışıklığına göre ayarlanan fiyat tarifelerini kaldırdığını açıklayan Trump, &quot;Trafik sıkışıklığı fiyatlandırması öldü. Manhattan ve tüm New York kurtuldu. Kralımız çok yaşa!&quot; ifadesini kullandı.Beyaz Saray&#039;ın resmi X hesabı, bu açıklama sonrası Trump&#039;ı başında taçla kral olarak betimleyen bir dergi kapağını paylaştı.  Trump ile Beyaz Saray&#039;ın &quot;kral&quot; temalı paylaşımları, sosyal medyada ilgi odağı oldu.Beyaz Saray Özel Kalem Müdür Yardımcısı ve Kabine Sekreteri Taylor Budowich de Trump&#039;ın paylaşımına destek vererek, yapay zeka ile yaratılmış Trump&#039;ın başka bir kral görselini paylaştı. Trump&#039;a en büyük tepkiyi New York Valisi Kathy Hochul gösterdi. Amerikan Başkanını kendini Kral olarak tanımlaması üzerine &quot;Biz yasalar ulusuyuz, kral tarafından yönetilmiyoruz&quot; ifadesini kullandı. Hochul New York&#039;ta trafik sıkışıklığına göre uygulanan fiyat tarifelerinin olumlu sonuçları olduğunu savundu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lrSL2cdbDkmiA_O__TQFoQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, kendini, kral, ilan, etti:, Kralımız, çok, yaşa, paylaşımı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lrSL2cdbDkmiA_O__TQFoQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump kendini kral ilan etti: " kral ya payla><p>New York'ta trafik sıkışıklığına göre ayarlanan fiyat tarifelerini kaldıran ABD Başkanı Donald Trump, kendisi için "Kralımız çok yaşa!" ifadesini kullanırken, Beyaz Saray da Trump'ı "kral" olarak resmeden bir dergi kapağı paylaştı.</p>ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, son düzenlemesini övgüyle duyurdu.  New York'ta trafik sıkışıklığına göre ayarlanan fiyat tarifelerini kaldırdığını açıklayan Trump, "Trafik sıkışıklığı fiyatlandırması öldü. Manhattan ve tüm New York kurtuldu. Kralımız çok yaşa!" ifadesini kullandı.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8h2WJjhawU6juhbGbmMeiQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Beyaz Saray'ın resmi X hesabı, bu açıklama sonrası Trump'ı başında taçla kral olarak betimleyen bir dergi kapağını paylaştı.  Trump ile Beyaz Saray'ın "kral" temalı paylaşımları, sosyal medyada ilgi odağı oldu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rv-5Pw21vUexGuQupEjFDw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p>Beyaz Saray Özel Kalem Müdür Yardımcısı ve Kabine Sekreteri Taylor Budowich de Trump'ın paylaşımına destek vererek, yapay zeka ile yaratılmış Trump'ın başka bir kral görselini paylaştı. </p><p>Trump'a en büyük tepkiyi New York Valisi Kathy Hochul gösterdi. Amerikan Başkanını kendini Kral olarak tanımlaması üzerine "Biz yasalar ulusuyuz, kral tarafından yönetilmiyoruz" ifadesini kullandı. </p><p>Hochul New York'ta trafik sıkışıklığına göre uygulanan fiyat tarifelerinin olumlu sonuçları olduğunu savundu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump Zelenski&amp;apos;ye hakaret etti, &amp;quot;Diktatör&amp;quot; dedi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trump-zelenskiye-hakaret-etti-diktatoer-dedi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trump-zelenskiye-hakaret-etti-diktatoer-dedi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski hakkında çok sert eleştirilerde bulundu. Zelenski&#039;nin &quot;Seçime gitmemiş bir diktatör&quot; olduğunu iddia eden Trump, &quot;Hızlı hareket ederse iyi olur, yoksa geride sahip olduğu bir ülke kalmayacak&quot; dedi.Zelenski&#039;nin &quot;Seçime gitmemiş bir diktatör&quot; olduğunu iddia eden Trump, Zelenski&#039;nin amacının &#039;kolay yoldan para kazanma trenini yürütmek&#039; olduğunu ifade etti.Trump ayrıca &quot;Zelenski hızlı hareket ederse iyi olur, yoksa geride sahip olduğu bir ülke kalmayacak.&quot; dedi.ABD&#039;nin Ukrayna&#039;ya yaptığı yardımların bir geri dönüşü olmayacağını belirten Trump &quot;Bizimle onlar arasında güzel bir okyanus var. Savaş Avrupa için daha önemli. Biden niçin, eşitlik talep etmedi?&quot; diyerek savaşın yükünü ABD&#039;nin çektiğini işaret etti.Trump&#039;ın açıklaması şöyle devam etti:&quot;Bir düşünün, Volodimir Zelenski adında mütevazı derecede başarılı bir komedyen, Amerika Birleşik Devletleri&#039;ni 350 Milyar Dolar harcamaya, kazanılamayacak, hiç başlaması gerekmeyen ama ABD ve ‘TRUMP’ olmadan kendisinin asla çözemeyeceği bir savaşa girmeye ikna etti. Amerika Birleşik Devletleri Avrupa&#039;dan 200 Milyar Dolar daha fazla harcadı ve Avrupa&#039;nın parası garanti altındayken, Amerika Birleşik Devletleri hiçbir şeyi geri alamayacak.&quot; &quot;SAVAŞIN BAŞLAMA SEBEBİ ZELENSKİ VE BİDEN&quot;  Rusya-Ukrayna savaşını bitirmenin çok önemli olduğunu ve bu konuda çok çaba gösterdiklerini kaydeden Trump, savaşın başlama ve devam etme nedenlerini büyük oranda Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile önceki ABD Başkanı Joe Biden&#039;a bağladı.  &quot;Ukrayna&#039;yı seviyorum ama Zelenski berbat bir iş çıkardı. Ülkesi paramparça oldu ve milyonlarca insan gereksiz yere öldü&quot; diyen Trump, &quot;Her iki tarafla da konuşmazsanız savaşı bitiremezsiniz, ancak üç yıldır konuşmuyorlar.&quot; yorumunu yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ocH_ihTuE0GXd1ZMmweImg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Zelenskiye, hakaret, etti, Diktatör, dedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ocH_ihTuE0GXd1ZMmweImg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump Zelenski'ye hakaret etti, " diktat dedi><p>ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski hakkında çok sert eleştirilerde bulundu. Zelenski'nin "Seçime gitmemiş bir diktatör" olduğunu iddia eden Trump, "Hızlı hareket ederse iyi olur, yoksa geride sahip olduğu bir ülke kalmayacak" dedi.</p><p>Zelenski'nin "Seçime gitmemiş bir diktatör" olduğunu iddia eden Trump, Zelenski'nin amacının 'kolay yoldan para kazanma trenini yürütmek' olduğunu ifade etti.</p><p>Trump ayrıca "Zelenski hızlı hareket ederse iyi olur, yoksa geride sahip olduğu bir ülke kalmayacak." dedi.</p><p>ABD'nin Ukrayna'ya yaptığı yardımların bir geri dönüşü olmayacağını belirten Trump "Bizimle onlar arasında güzel bir okyanus var. Savaş Avrupa için daha önemli. Biden niçin, eşitlik talep etmedi?" diyerek savaşın yükünü ABD'nin çektiğini işaret etti.</p><p>Trump'ın açıklaması şöyle devam etti:</p><p>"Bir düşünün, Volodimir Zelenski adında mütevazı derecede başarılı bir komedyen, Amerika Birleşik Devletleri'ni 350 Milyar Dolar harcamaya, kazanılamayacak, hiç başlaması gerekmeyen ama ABD ve ‘TRUMP’ olmadan kendisinin asla çözemeyeceği bir savaşa girmeye ikna etti. Amerika Birleşik Devletleri Avrupa'dan 200 Milyar Dolar daha fazla harcadı ve Avrupa'nın parası garanti altındayken, Amerika Birleşik Devletleri hiçbir şeyi geri alamayacak." </p><strong>"SAVAŞIN BAŞLAMA SEBEBİ ZELENSKİ VE BİDEN"</strong>  Rusya-Ukrayna savaşını bitirmenin çok önemli olduğunu ve bu konuda çok çaba gösterdiklerini kaydeden Trump, savaşın başlama ve devam etme nedenlerini büyük oranda Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile önceki ABD Başkanı Joe Biden'a bağladı.  "Ukrayna'yı seviyorum ama Zelenski berbat bir iş çıkardı. Ülkesi paramparça oldu ve milyonlarca insan gereksiz yere öldü" diyen Trump, "Her iki tarafla da konuşmazsanız savaşı bitiremezsiniz, ancak üç yıldır konuşmuyorlar." yorumunu yaptı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Putin: Riyad görüşmeleri olumlu geçti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/putin-riyad-goerusmeleri-olumlu-gecti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/putin-riyad-goerusmeleri-olumlu-gecti</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD ile Rusya heyetleri arasında gerçekleşen Riyad görüşmelerinin olumlu geçtiğini söyledi. Putin, Ukrayna&#039;nın müzakerelere katılacağını da belirtti.Suudi Arabistan&#039;ın başkenti Riyad dün tarihi bir zirveye ev sahipliği yaptı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna&#039;daki savaşın gidişatı için masaya oturdu. Rus TASS ajansına göre toplantı 4,5 saat sürdü. Kremlin, görüşmenin iyi gittiğini açıkladı.PUTİN: GÖRÜŞMELER OLUMLU GEÇTİRusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD ile Rusya heyetleri arasında gerçekleşen Riyad görüşmelerinin olumlu geçtiğini söyledi. Ukrayna&#039;nın müzakerelere katılacağını da belirtti. Putin ayrıca ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmekten mutlu olacağını sözlerine ekledi. Ancak bu görüşmenin gerçekleşmesi için iki ülke heyetlerinin karşılıklı kabul edilebilir çözümler hazırlaması gerektiğini belirtti.UKRAYNA BARIŞ MÜZAKERELERİNE KATILACAK MI? Putin, Trump ile görüşmesinde ABD Başkanı&#039;nın kendisine Ukrayna&#039;nın da barış müzakerelerinde bulunacağını söylediğini ifade etti. Rus lider önümüzdeki günlerde Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed Bin Selman ile de telefon görüşmesi gerçekleştireceğini söyledi. ABD-Rusya-Suudi Arabistan arasında enerji konusunda da görüşme gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Savaşta son duruma dair de konuşan Vladimir Putin, Rus birliklerin Kursk&#039;tan Ukrayna topraklarına geçiş yaptığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OILkIOJ_2kyQBU5CsQvqLg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Putin:, Riyad, görüşmeleri, olumlu, geçti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OILkIOJ_2kyQBU5CsQvqLg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Putin: Riyad görüşmeleri olumlu geçti"><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD ile Rusya heyetleri arasında gerçekleşen Riyad görüşmelerinin olumlu geçtiğini söyledi. Putin, Ukrayna'nın müzakerelere katılacağını da belirtti.</p><p>Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad dün tarihi bir zirveye ev sahipliği yaptı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna'daki savaşın gidişatı için masaya oturdu. Rus TASS ajansına göre toplantı 4,5 saat sürdü. Kremlin, görüşmenin iyi gittiğini açıkladı.</p><p><strong>PUTİN: GÖRÜŞMELER OLUMLU GEÇTİ</strong></p><p>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD ile Rusya heyetleri arasında gerçekleşen Riyad görüşmelerinin olumlu geçtiğini söyledi. Ukrayna'nın müzakerelere katılacağını da belirtti. </p><p>Putin ayrıca ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmekten mutlu olacağını sözlerine ekledi. Ancak bu görüşmenin gerçekleşmesi için iki ülke heyetlerinin karşılıklı kabul edilebilir çözümler hazırlaması gerektiğini belirtti.</p><p><strong>UKRAYNA BARIŞ MÜZAKERELERİNE KATILACAK MI?</strong></p><p> </p><p>Putin, Trump ile görüşmesinde ABD Başkanı'nın kendisine Ukrayna'nın da barış müzakerelerinde bulunacağını söylediğini ifade etti. </p><p>Rus lider önümüzdeki günlerde Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed Bin Selman ile de telefon görüşmesi gerçekleştireceğini söyledi. </p><p>ABD-Rusya-Suudi Arabistan arasında enerji konusunda da görüşme gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. </p><p>Savaşta son duruma dair de konuşan Vladimir Putin, Rus birliklerin Kursk'tan Ukrayna topraklarına geçiş yaptığını açıkladı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölümden sonra 90 saniye süren enerji patlaması: &amp;quot;Ruh bedenden ayrılıyor&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/olumden-sonra-90-saniye-suren-enerji-patlamasi-ruh-bedenden-ayriliyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/olumden-sonra-90-saniye-suren-enerji-patlamasi-ruh-bedenden-ayriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, ölüm anında ruhun bedeni terk ettiğini gösteren bulgulara ulaştıklarını iddia etti. Uzmanlar, klinik olarak ölmüş hastaların beyinlerinde, kalp atışı ve tansiyon olmadığında ortaya çıkan enerji patlamalarının ruhun bedeni terk ettiğine dair bir kanıt olabileceğini öne sürüyor.Bilim insanları yaptıkları son araştırmada, klinik olarak ölmüş hastaların beyin aktivitelerini inceledi.  Araştırma sırasında, sadece birkaç dakikası kalan yedi hastanın beynine küçük sensörler yerleştirildi. Karmaşık cihazlar, her hastanın kan basıncını ve kalp atış hızını, hayati fonksiyonlar sıfıra düşene kadar ölçtü.  Uzmanlar, ölmekte olan bir hastanın beyninde &quot;tansiyonu&quot; veya &quot;kalp ritmi&quot; olmayan bir enerji patlamasının, ölümden sonra ruhun bedeni terk ettiğinin kanıtı olabileceğini öne sürdü. Arizona Üniversitesi&#039;nden Dr. Stuart Hameroff, klinik olarak ölmüş hastalarda yaptığı çalışmada, elektroensefalogram (EEG) sensörleriyle ölümden sonraki garip enerji patlamalarının kaydedildiğini belirtti.  Hameroff, &quot;Her şeyin yok olduğu, kan basıncı ve kalp atış hızının olmadığı anda bu patlama ortaya çıktı&quot; dedi. Gama senkronizasyonu adı verilen bu beyin dalgası aktivitesinin, hastanın klinik olarak ölmeden önce &quot;30 ila 90 saniye&quot; sürdüğünü vurguladı.  Bilincin, diğer beyin aktivitelerine göre daha az enerji tüketebileceğini ve &quot;daha derin bir seviyede&quot; var olabileceğini savunan Hameroff, bu durumu bilincin bedeni terk etmesiyle ilişkilendiriyor.  Ayrıca, uyuşturucuların ruh sağlığı üzerindeki etkilerini inceleyen Dr. Robin Lester Carhart-Harris&#039;in çalışmasına atıfta bulunarak, MRI taramalarının komada olan deneklerde beyin aktivitesi göstermediğini söyledi.  Bu bulgular, ölüm ve bilinç konusundaki tartışmalara yeni bir boyut kazandırırken, bilim insanları bu alandaki araştırmaların devam edeceğini vurguladı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lNImhWd8dUO_1DjYMTt7nw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ölümden, sonra, saniye, süren, enerji, patlaması:, Ruh, bedenden, ayrılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lNImhWd8dUO_1DjYMTt7nw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ölümden sonra 90 saniye süren enerji patlaması: " ruh bedenden ayr><p>Bilim insanları, ölüm anında ruhun bedeni terk ettiğini gösteren bulgulara ulaştıklarını iddia etti. Uzmanlar, klinik olarak ölmüş hastaların beyinlerinde, kalp atışı ve tansiyon olmadığında ortaya çıkan enerji patlamalarının ruhun bedeni terk ettiğine dair bir kanıt olabileceğini öne sürüyor.</p><p>Bilim insanları yaptıkları son araştırmada, klinik olarak ölmüş hastaların beyin aktivitelerini inceledi.  Araştırma sırasında, sadece birkaç dakikası kalan yedi hastanın beynine küçük sensörler yerleştirildi. Karmaşık cihazlar, her hastanın kan basıncını ve kalp atış hızını, hayati fonksiyonlar sıfıra düşene kadar ölçtü.  Uzmanlar, ölmekte olan bir hastanın beyninde "tansiyonu" veya "kalp ritmi" olmayan bir enerji patlamasının, ölümden sonra ruhun bedeni terk ettiğinin kanıtı olabileceğini öne sürdü. Arizona Üniversitesi'nden Dr. Stuart Hameroff, klinik olarak ölmüş hastalarda yaptığı çalışmada, elektroensefalogram (EEG) sensörleriyle ölümden sonraki garip enerji patlamalarının kaydedildiğini belirtti.  Hameroff, "Her şeyin yok olduğu, kan basıncı ve kalp atış hızının olmadığı anda bu patlama ortaya çıktı" dedi. Gama senkronizasyonu adı verilen bu beyin dalgası aktivitesinin, hastanın klinik olarak ölmeden önce "30 ila 90 saniye" sürdüğünü vurguladı.  Bilincin, diğer beyin aktivitelerine göre daha az enerji tüketebileceğini ve "daha derin bir seviyede" var olabileceğini savunan Hameroff, bu durumu bilincin bedeni terk etmesiyle ilişkilendiriyor.  Ayrıca, uyuşturucuların ruh sağlığı üzerindeki etkilerini inceleyen Dr. Robin Lester Carhart-Harris'in çalışmasına atıfta bulunarak, MRI taramalarının komada olan deneklerde beyin aktivitesi göstermediğini söyledi.  Bu bulgular, ölüm ve bilinç konusundaki tartışmalara yeni bir boyut kazandırırken, bilim insanları bu alandaki araştırmaların devam edeceğini vurguladı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Tam
cephe ilerleyiş”: Rus askerleri durdurulamıyor!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/tamcephe-ilerleyis-rus-askerleri-durdurulamiyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/tamcephe-ilerleyis-rus-askerleri-durdurulamiyor</guid>
<description><![CDATA[ Rus ordusu, Ağustos 2024&#039;teki sürpriz sınır ötesi saldırısının ardından Kuzey Kore askerlerinin de savaştığı Kursk bölgesindeki Ukrayna güçlerini geri püskürtüyor. Putin, Rus askerlerinin Kursk&#039;ta savunma hatlarını aştığını, bu yönde tam cephe ilerleme sağladığını ve Ukrayna topraklarına geçtiğini söyledi. Albay Sergei Rudskoi, de “800 kilometrekareden fazla alan kurtarıldı&quot; dedi. Dördüncü yılına girmek üzere olan Rusya Ukrayna Savaşı&#039;nda son durum... (Haber: Derya Doğan)Basında yer alan haberlere göre Rus ordusu, Ağustos 2024&#039;teki sürpriz sınır ötesi saldırısının ardından Kursk bölgesindeki Ukrayna güçlerini geri püskürtüyor.
Üst düzey bir Rus general, Rus güçlerinin Rusya&#039;nın batısındaki Kursk bölgesinde Ukrayna&#039;dan 800 km kareden fazla bir alanı geri aldığını açıkladı.
Krasnaya Zvezda gazetesine konuşan Genelkurmay&#039;ın ana operasyon müdürlüğü başkanı Albay General Sergei Rudskoi, “800 kilometrekareden fazla alan kurtarıldı, bu da başlangıçta düşman tarafından işgal edilen bölgenin (1268 kilometrekare) yaklaşık yüzde 64&#039;üne tekabül ediyor” dedi.
Kursk bölgesi yaklaşık 12 bin Kuzey Kore askerinin Rus ordusu saflarına katıldığı en sıcak cephe hattı.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün yaptığı açıklamada, Rus askerlerinin Kursk bölgesinde Ukrayna savunma hatlarını aştığını, bu yönde tam cephe ilerleme sağladığını ve Ukrayna topraklarına geçtiğini söyledi.
Buna karşılık Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı bu iddiaları “dezenformasyon” olarak nitelendirerek reddetti ve Ukrayna kuvvetlerinin bölgedeki savunma pozisyonlarını korumaya devam ettiğini öne sürdü.Rusya Savunma Bakanlığı, Rus güçlerinin dün Ukrayna askeri havaalanı altyapısını, drone montaj tesislerini ve askeri-endüstriyel kompleksi destekleyen Ukrayna enerji tesislerini vurduğunu bildirdi.
Bakanlık ayrıca Rus hava savunma birimlerinin aynı gün bir Ukrayna MIG-29 savaş uçağını düşürdüğünü ve çok sayıda roket, hava bombası ve 100&#039;den fazla insansız hava aracını engellediğini kaydetti.Öte yandan Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı dün öğleden sonraya kadar cephe hattı boyunca onlarca çatışmanın meydana geldiğini açıkladı,
Bu çatışmalar sırasında Ukrayna güçlerinin Harkov ve Pokrovsk yönlerinde çok sayıda Rus saldırısını başarıyla püskürttüğü belirtildi.
Ukraynalı enerji firması DTEK, bugün yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna&#039;nın güneyindeki Odesa bölgesinde enerji altyapısına saldırdığını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2McYsi-kWkmIrkheTSAoxA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>“Tam
cephe, ilerleyiş”:, Rus, askerleri, durdurulamıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2McYsi-kWkmIrkheTSAoxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250220062806894" class="type:primaryImage" alt="“Tam cephe ilerleyiş”: Rus askerleri durdurulamıyor!"><p>Rus ordusu, Ağustos 2024'teki sürpriz sınır ötesi saldırısının ardından Kuzey Kore askerlerinin de savaştığı Kursk bölgesindeki Ukrayna güçlerini geri püskürtüyor. Putin, Rus askerlerinin Kursk'ta savunma hatlarını aştığını, bu yönde tam cephe ilerleme sağladığını ve Ukrayna topraklarına geçtiğini söyledi. Albay Sergei Rudskoi, de “800 kilometrekareden fazla alan kurtarıldı" dedi. Dördüncü yılına girmek üzere olan Rusya Ukrayna Savaşı'nda son durum... (Haber: Derya Doğan)</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x_zz4hQwgUO9xNJZloqAuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Basında yer alan haberlere göre Rus ordusu, Ağustos 2024'teki sürpriz sınır ötesi saldırısının ardından Kursk bölgesindeki Ukrayna güçlerini geri püskürtüyor.
Üst düzey bir Rus general, Rus güçlerinin Rusya'nın batısındaki Kursk bölgesinde Ukrayna'dan 800 km kareden fazla bir alanı geri aldığını açıkladı.
Krasnaya Zvezda gazetesine konuşan Genelkurmay'ın ana operasyon müdürlüğü başkanı Albay General Sergei Rudskoi, “800 kilometrekareden fazla alan kurtarıldı, bu da başlangıçta düşman tarafından işgal edilen bölgenin (1268 kilometrekare) yaklaşık yüzde 64'üne tekabül ediyor” dedi.
Kursk bölgesi yaklaşık 12 bin Kuzey Kore askerinin Rus ordusu saflarına katıldığı en sıcak cephe hattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DjktodemOU24WfqvyU_1KA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dün yaptığı açıklamada, Rus askerlerinin Kursk bölgesinde Ukrayna savunma hatlarını aştığını, bu yönde tam cephe ilerleme sağladığını ve Ukrayna topraklarına geçtiğini söyledi.
Buna karşılık Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı bu iddiaları “dezenformasyon” olarak nitelendirerek reddetti ve Ukrayna kuvvetlerinin bölgedeki savunma pozisyonlarını korumaya devam ettiğini öne sürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fArWnWexZU-ZKsFoXjF7CQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya Savunma Bakanlığı, Rus güçlerinin dün Ukrayna askeri havaalanı altyapısını, drone montaj tesislerini ve askeri-endüstriyel kompleksi destekleyen Ukrayna enerji tesislerini vurduğunu bildirdi.
Bakanlık ayrıca Rus hava savunma birimlerinin aynı gün bir Ukrayna MIG-29 savaş uçağını düşürdüğünü ve çok sayıda roket, hava bombası ve 100'den fazla insansız hava aracını engellediğini kaydetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F-pPVh6Ip0GscP05eV__MA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Öte yandan Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı dün öğleden sonraya kadar cephe hattı boyunca onlarca çatışmanın meydana geldiğini açıkladı,
Bu çatışmalar sırasında Ukrayna güçlerinin Harkov ve Pokrovsk yönlerinde çok sayıda Rus saldırısını başarıyla püskürttüğü belirtildi.
Ukraynalı enerji firması DTEK, bugün yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin Ukrayna'nın güneyindeki Odesa bölgesinde enerji altyapısına saldırdığını duyurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6P7zXywQBk6TNYzwHz-aBw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Papa Francis&amp;apos;in cenazesi prova ediliyor: İsviçreli Muhafızlar hazır!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/papa-francisin-cenazesi-prova-ediliyor-isvicreli-muhafizlar-hazir</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/papa-francisin-cenazesi-prova-ediliyor-isvicreli-muhafizlar-hazir</guid>
<description><![CDATA[ Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis&#039;in çift taraflı zatürreye yakalanmasının ardından cenaze töreni için provalar başladı. Papa&#039;nın güvenliğinden sorumlu İsviçreli Muhafızlar, sıkı bir sokağa çıkma yasağıyla birlikte protokolleri prova ediyor. İddiaya göre son yıllarda çok fazla sağlık sorunu yaşayan Papa, bu sefer &quot;başaramayabileceğini&quot; düşünüyor. Öte yandan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, çarşamba günü Papa&#039;yı hastanede 20 dakika ziyaret etti.88 yaşındaki Papa Francis&#039;in zatürreye yakalanıp hayatta kalamayacağı yönündeki endişelerin ardından cenaze töreni için provaların başladığı bildirildi.İsviçre gazetesi Blick&#039;in haberine göre, Papa&#039;nın güvenliğinden sorumlu İsviçreli Muhafızlar, Papa&#039;nın vefat ihtimaline karşı cenaze protokollerini prova ediyor ve sıkı bir sokağa çıkma yasağı uyguluyor.Papa Francis, birkaç gün boyunca Vatikan&#039;ı terk etmesi yönündeki çağrılara direnmesinin ardından, şiddetli göğüs ağrısı nedeniyle Roma&#039;daki Gemelli Hastanesi&#039;ne kaldırıldı. Vatikan, Papa&#039;ya çift taraflı zatürre teşhisi konduğunu doğruladı.Papa&#039;nın durumu hakkında konuşan İtalyan Kardinal Angelo Comastri yaptığı açıklamada, &quot;Francis çok sakin. Dümeni Tanrı&#039;nın ellerinde.&quot; dedi.
Politico&#039;nun haberine göre Papa&#039;ya yakın iki kişi, Francis&#039;in kendilerine &quot;bu sefer başaramayabileceğini&quot; söylediğini iddia etti.İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, çarşamba günü Papa&#039;yı hastanede 20 dakika ziyaret etti ve bilincinin yerinde olduğunu söyledi.
Ofisi tarafından yapılan açıklamada, &quot;Her zamanki gibi şakalaşıyorduk. O meşhur mizah anlayışını kaybetmemiş&quot; ifadeleri yer aldı.Meloni, hastaneye kaldırılmasından bu yana Papa Francis ile görüşen ilk onaylanmış ziyaretçi oldu.
Papa, hastanenin 10. katındaki papalara ayrılmış özel bir süitte tedavi görüyor.
Hastanede kaldığı süre boyunca yalnızca Papa&#039;nın sekreterleri ve tıbbi ekibi ona erişebiliyordu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gNq51IgNKkWN8dMzKF86Bg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Papa, Francisin, cenazesi, prova, ediliyor:, İsviçreli, Muhafızlar, hazır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gNq51IgNKkWN8dMzKF86Bg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Papa Francis'in cenazesi prova ediliyor: İsviçreli Muhafızlar hazır!"><p>Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis'in çift taraflı zatürreye yakalanmasının ardından cenaze töreni için provalar başladı. Papa'nın güvenliğinden sorumlu İsviçreli Muhafızlar, sıkı bir sokağa çıkma yasağıyla birlikte protokolleri prova ediyor. İddiaya göre son yıllarda çok fazla sağlık sorunu yaşayan Papa, bu sefer "başaramayabileceğini" düşünüyor. Öte yandan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, çarşamba günü Papa'yı hastanede 20 dakika ziyaret etti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lX8427JQYEm_UZsQMqroXw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>88 yaşındaki Papa Francis'in zatürreye yakalanıp hayatta kalamayacağı yönündeki endişelerin ardından cenaze töreni için provaların başladığı bildirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sYr6fG2htke7VC1r2jnE1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsviçre gazetesi Blick'in haberine göre, Papa'nın güvenliğinden sorumlu İsviçreli Muhafızlar, Papa'nın vefat ihtimaline karşı cenaze protokollerini prova ediyor ve sıkı bir sokağa çıkma yasağı uyguluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4h3OoCKOI0Scv5wZupyV8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Papa Francis, birkaç gün boyunca Vatikan'ı terk etmesi yönündeki çağrılara direnmesinin ardından, şiddetli göğüs ağrısı nedeniyle Roma'daki Gemelli Hastanesi'ne kaldırıldı. Vatikan, Papa'ya çift taraflı zatürre teşhisi konduğunu doğruladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5mEifhdADUG5HVKka3z-dA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Papa'nın durumu hakkında konuşan İtalyan Kardinal Angelo Comastri yaptığı açıklamada, "Francis çok sakin. Dümeni Tanrı'nın ellerinde." dedi.
Politico'nun haberine göre Papa'ya yakın iki kişi, Francis'in kendilerine "bu sefer başaramayabileceğini" söylediğini iddia etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rOQcHdjXS0KQkHwmvye-eQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, çarşamba günü Papa'yı hastanede 20 dakika ziyaret etti ve bilincinin yerinde olduğunu söyledi.
Ofisi tarafından yapılan açıklamada, "Her zamanki gibi şakalaşıyorduk. O meşhur mizah anlayışını kaybetmemiş" ifadeleri yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gY0_WrlkQEOMWh8iXo9hqw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meloni, hastaneye kaldırılmasından bu yana Papa Francis ile görüşen ilk onaylanmış ziyaretçi oldu.
Papa, hastanenin 10. katındaki papalara ayrılmış özel bir süitte tedavi görüyor.
Hastanede kaldığı süre boyunca yalnızca Papa'nın sekreterleri ve tıbbi ekibi ona erişebiliyordu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuzey Kore&amp;apos;nin demir kalkanı: Ülkenin en büyük savaş gemisi inşa ediliyor!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kuzey-korenin-demir-kalkani-ulkenin-en-buyuk-savas-gemisi-insa-ediliyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kuzey-korenin-demir-kalkani-ulkenin-en-buyuk-savas-gemisi-insa-ediliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Kore, ülkenin &quot;en büyük&quot; ​​savaş gemisini inşa ediyor. On yıldan uzun süredir açık hava tersanelerinde büyük bir gemi inşa faaliyeti gözlemlenmedi. İnşaat halindeki geminin en dikkat çeken özelliğinin ise kafes benzeri metal bir kamuflaj olduğu aktarılıyor. Uzmanlara göre bu &quot;demir kalkan&quot; inşaat faaliyetlerini gizlemek ve radar sensörü tespitini bozmak için tasarlandı. Savaş gemisinin inşası, Kuzey Kore&#039;nin deniz kabiliyetlerinin benzeri görülmemiş bir şekilde güçlendiriyor.Yeni uydu görüntülerine göre Kuzey Kore, muhtemelen ülkenin en büyük savaş gemisi olan ikinci büyük deniz muharebe gemisini Chongjin Tersanesi&#039;nde inşa ediyor.
Uzmanlar, bunun Kuzey Kore&#039;nin Rusya ile işbirliği içinde konvansiyonel deniz kabiliyetlerini güçlendirdiğini gösterdiğini söylüyor.
Ancak, on yıldan uzun süredir açık hava tersanelerinde büyük bir gemi inşa faaliyeti gözlemlenmedi.Güney Koreli analistler, blok bölümlerinin montajının Mayıs 2024&#039;te başladığını, geminin alt gövdesinin yaklaşık 117 metre uzunluğunda ve 16 metre genişliğinde olduğunu, ayrıca ek blokların gemiyi daha da uzatabileceğini belirtti.
En dikkat çekici gözlemlerden biri, inşa halindeki gemiyi kaplayan, sert, kafes benzeri metal bir kamuflaj olan alışılmadık bir güvenlik önleminin uygulanması.İlk olarak aralık ayında geminin yakınında görülen örtü tamamlanmaya yaklaşıyordu. Geleneksel kanvas brandaların aksine, metalik yapı inşaat faaliyetlerini gizlemek ve potansiyel olarak radar sensörü tespitini bozmak için tasarlanmış gibi görünüyordu.
Bir analist, &quot;Bu tür metal kamuflaj, geminin yapısını gözetlemelerden korumak için kasıtlı bir çaba olduğunu gösteriyor. Bu, Kuzey Kore&#039;nin askeri ilerlemeler etrafındaki gizliliği artırma yönündeki daha geniş stratejisiyle örtüşüyor.&quot; dedi.Uydu görüntüleri, şubat ayının başında yağan yoğun kar yağışına rağmen tersanenin açık alandaki inşaat alanının hala temiz olduğunu, bunun da projeye verilen yüksek önceliği gösterdiğini ortaya koydu.Tersane ziyaretinde Kim Jong-Un, deniz kuvvetlerinin güçlendirilmesinin &quot;ülkenin deniz egemenliğini kararlılıkla savunmak ve şu anda savaşa hazırlığı artırmak için en önemli konu&quot; olduğunu
İkinci büyük savaş gemisinin inşası, Kuzey Kore&#039;nin deniz kabiliyetlerinin benzeri görülmemiş bir şekilde güçlendiriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R6I8NhZOuUClGY85-2tH2A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Korenin, demir, kalkanı:, Ülkenin, büyük, savaş, gemisi, inşa, ediliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/R6I8NhZOuUClGY85-2tH2A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kuzey Kore'nin demir kalkanı: Ülkenin en büyük savaş gemisi inşa ediliyor!"><p>Kuzey Kore, ülkenin "en büyük" ​​savaş gemisini inşa ediyor. On yıldan uzun süredir açık hava tersanelerinde büyük bir gemi inşa faaliyeti gözlemlenmedi. İnşaat halindeki geminin en dikkat çeken özelliğinin ise kafes benzeri metal bir kamuflaj olduğu aktarılıyor. Uzmanlara göre bu "demir kalkan" inşaat faaliyetlerini gizlemek ve radar sensörü tespitini bozmak için tasarlandı. Savaş gemisinin inşası, Kuzey Kore'nin deniz kabiliyetlerinin benzeri görülmemiş bir şekilde güçlendiriyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K51c2CqP4UixC6TCu1TkAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni uydu görüntülerine göre Kuzey Kore, muhtemelen ülkenin en büyük savaş gemisi olan ikinci büyük deniz muharebe gemisini Chongjin Tersanesi'nde inşa ediyor.
Uzmanlar, bunun Kuzey Kore'nin Rusya ile işbirliği içinde konvansiyonel deniz kabiliyetlerini güçlendirdiğini gösterdiğini söylüyor.
Ancak, on yıldan uzun süredir açık hava tersanelerinde büyük bir gemi inşa faaliyeti gözlemlenmedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RC0LSLCJmkKJGXOKlBg20Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Koreli analistler, blok bölümlerinin montajının Mayıs 2024'te başladığını, geminin alt gövdesinin yaklaşık 117 metre uzunluğunda ve 16 metre genişliğinde olduğunu, ayrıca ek blokların gemiyi daha da uzatabileceğini belirtti.
En dikkat çekici gözlemlerden biri, inşa halindeki gemiyi kaplayan, sert, kafes benzeri metal bir kamuflaj olan alışılmadık bir güvenlik önleminin uygulanması.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qQbFkgIos0-FmF1lx3lT9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlk olarak aralık ayında geminin yakınında görülen örtü tamamlanmaya yaklaşıyordu. Geleneksel kanvas brandaların aksine, metalik yapı inşaat faaliyetlerini gizlemek ve potansiyel olarak radar sensörü tespitini bozmak için tasarlanmış gibi görünüyordu.
Bir analist, "Bu tür metal kamuflaj, geminin yapısını gözetlemelerden korumak için kasıtlı bir çaba olduğunu gösteriyor. Bu, Kuzey Kore'nin askeri ilerlemeler etrafındaki gizliliği artırma yönündeki daha geniş stratejisiyle örtüşüyor." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YMXQ06KSGEKS2GDZ2If69g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uydu görüntüleri, şubat ayının başında yağan yoğun kar yağışına rağmen tersanenin açık alandaki inşaat alanının hala temiz olduğunu, bunun da projeye verilen yüksek önceliği gösterdiğini ortaya koydu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fLQ3BtKiFU6g0QMSFhix7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tersane ziyaretinde Kim Jong-Un, deniz kuvvetlerinin güçlendirilmesinin "ülkenin deniz egemenliğini kararlılıkla savunmak ve şu anda savaşa hazırlığı artırmak için en önemli konu" olduğunu
İkinci büyük savaş gemisinin inşası, Kuzey Kore'nin deniz kabiliyetlerinin benzeri görülmemiş bir şekilde güçlendiriyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Büyük Santorini depremi yanardağı tetikleyecek mi? Bilim insanlarından“10 bin yıl” tahmini</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/buyuk-santorini-depremi-yanardagi-tetikleyecek-mi-bilim-insanlarindan10-bin-yil-tahmini</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/buyuk-santorini-depremi-yanardagi-tetikleyecek-mi-bilim-insanlarindan10-bin-yil-tahmini</guid>
<description><![CDATA[ Yunan adaları Santorini ve Amargos arasında büyük bir deprem meydana gelmesi olasılığı tartışılmaya devam ediyor. Depremin bölgedeki Kolumbo Yanardağı&#039;nı harekete geçirmesine yönelik endişelere ilişkin Atina Üniversitesi Disiplinlerarası Risk ve Kriz Yönetimi Komitesi&#039;nden yeni bir açıklama geldi. Ege Denizi&#039;nde beklenen fay hareketliliğine ilişkin son durum...Atina Üniversitesi Disiplinlerarası Risk ve Kriz Yönetimi Komitesi, Santorini ve Amorgos arasındaki sismik hareketliliğin geçen haftaya göre daha düşük olduğunu bildirdi.
Açıklamada hareketliliğin, 18 Şubat&#039;ta saat 06:46’da 4.9 büyüklüğünde depremin meydana geldiği Anudros&#039;un doğusunda yeni bir uzaysal kümeye geçiş gösterdiği ifade edildi.Komitenin koordinatörü Efthimios Lekkas, bölgedeki en olası senaryonun sallantıların kademeli olarak azalması olduğunu söyledi.
Lekkas ikinci senaryo için ise “Büyüklüğü 6 ya da biraz daha büyük bir depremin tetiklenmesi” dedi ve şunları ekledi: “Bu durumda kalderada 200-300 binanın çökme ihtimali yüzde 4&#039;tür. Operasyonel ekipler bu riskle başa çıkmaya hazırdır ve tehlikeli bölgelere yaklaşmaktan kaçınmak ve kalabalığı sınırlamak için önlemler alınmaktadır.”Bir diğer olasılık olan volkanik faaliyete ilişkin ise “Yakın gelecekte herhangi bir volkanik patlama beklenmemektedir” diyen Lekkas, “Kolumbo&#039;un önümüzdeki 10 bin yıl boyunca patlaması beklenmemektedir ve meydana gelebilecek yeni bir yanardağ hakkındaki tartışmalar 200 bin yıl içinde olabilecek bir şeyle ilgilidir. Sonuç olarak, bu senaryoların operasyonel planlamada yeri yoktur” ifadelerini kullandı.Jeolojik değişiklikleri de değerlendiren Yunan bilim insanı, adanın kuzey kesiminde 8 santimetre, güney kesiminde ise 4 santimetre kayma ile birlikte yer hareketleri kaydedildiğini dile getitdi. Lekkas, “Bu değişiklikler jeolojik zaman içinde gelişmektedir ve operasyonel yönetimi etkilememektedir” diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gG42op0rjUmd1HVlKzFvRw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Büyük, Santorini, depremi, yanardağı, tetikleyecek, mi, Bilim, insanlarından“10, bin, yıl”, tahmini</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gG42op0rjUmd1HVlKzFvRw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Büyük Santorini depremi yanardağı tetikleyecek mi? Bilim insanlarından“10 bin yıl” tahmini"><p>Yunan adaları Santorini ve Amargos arasında büyük bir deprem meydana gelmesi olasılığı tartışılmaya devam ediyor. Depremin bölgedeki Kolumbo Yanardağı'nı harekete geçirmesine yönelik endişelere ilişkin Atina Üniversitesi Disiplinlerarası Risk ve Kriz Yönetimi Komitesi'nden yeni bir açıklama geldi. Ege Denizi'nde beklenen fay hareketliliğine ilişkin son durum...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i0haI3yumkK6ikbt_CRuzw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Atina Üniversitesi Disiplinlerarası Risk ve Kriz Yönetimi Komitesi, Santorini ve Amorgos arasındaki sismik hareketliliğin geçen haftaya göre daha düşük olduğunu bildirdi.
Açıklamada hareketliliğin, 18 Şubat'ta saat 06:46’da 4.9 büyüklüğünde depremin meydana geldiği Anudros'un doğusunda yeni bir uzaysal kümeye geçiş gösterdiği ifade edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kWPkIx36I0SMM-X4tHdvMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Komitenin koordinatörü Efthimios Lekkas, bölgedeki en olası senaryonun sallantıların kademeli olarak azalması olduğunu söyledi.
Lekkas ikinci senaryo için ise “Büyüklüğü 6 ya da biraz daha büyük bir depremin tetiklenmesi” dedi ve şunları ekledi: “Bu durumda kalderada 200-300 binanın çökme ihtimali yüzde 4'tür. Operasyonel ekipler bu riskle başa çıkmaya hazırdır ve tehlikeli bölgelere yaklaşmaktan kaçınmak ve kalabalığı sınırlamak için önlemler alınmaktadır.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/M2JO5USiJkSCeAX6a_2XQA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir diğer olasılık olan volkanik faaliyete ilişkin ise “Yakın gelecekte herhangi bir volkanik patlama beklenmemektedir” diyen Lekkas, “Kolumbo'un önümüzdeki 10 bin yıl boyunca patlaması beklenmemektedir ve meydana gelebilecek yeni bir yanardağ hakkındaki tartışmalar 200 bin yıl içinde olabilecek bir şeyle ilgilidir. Sonuç olarak, bu senaryoların operasyonel planlamada yeri yoktur” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mEfDGiLguEi_2O0BQlA2hg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jeolojik değişiklikleri de değerlendiren Yunan bilim insanı, adanın kuzey kesiminde 8 santimetre, güney kesiminde ise 4 santimetre kayma ile birlikte yer hareketleri kaydedildiğini dile getitdi. Lekkas, “Bu değişiklikler jeolojik zaman içinde gelişmektedir ve operasyonel yönetimi etkilememektedir” diye konuştu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uçak ters dönmüştü: Yolcularına 30 bin dolar verilecek!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ucak-ters-doenmustu-yolcularina-30-bin-dolar-verilecek</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ucak-ters-doenmustu-yolcularina-30-bin-dolar-verilecek</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li havayolu şirketi Delta, Toronto&#039;da düştükten sonra ters dönen uçağın yolcularına 30 bin dolarlık tazminat teklif etti. Havayolu şirketi, bu paranın uçakta bulunan 76 yolcunun tamamına verileceğini ve hiçbir ön koşul gerektirmediğini duyurdu.ABD merkezli Delta Havayolları, Kanada&#039;nın Toronto şehrine inmeye çalışırken düşüp ters dönen uçaktaki yolcuların tamamına 30 bin dolar verileceğini duyurdu.  Şirket sözcüsünün e-posta yoluyla yaptığı açıklamaya göre yolculara teklifin &quot;hiçbir koşula bağlı olmadığı&quot; belirtildi.KANADA&#039;DA UÇAĞIN TERS DÖNDÜĞÜ KAZA  Hafta başında Toronto Pearson Uluslararası Havalimanı&#039;nda sert iniş yapan uçak devrilerek ters döndü ve sağ kanadı koptu.  Delta 4819 sefer sayılı uçakta bulunan 80 kişinin (76 yolcu ve 4 mürettebat) tamamı hayatta kalmayı başardı.21 YOLCU HASTANEYE KALDIRILDI  Hastaneye kaldırılan 21 yolcudan biri hariç hepsi taburcu edildi. Uçakta bulunan yolcuların hiçbiri hayati tehlike arz eden bir şekilde yaralanmadı.  Enkaz temizleme çalışmalarının başladığı havalimanında ise operasyonlar normale döndü.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mG2B1edeUke8EXYvZuKUxA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uçak, ters, dönmüştü:, Yolcularına, bin, dolar, verilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mG2B1edeUke8EXYvZuKUxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uçak ters dönmüştü: Yolcularına 30 bin dolar verilecek!"><p>ABD'li havayolu şirketi Delta, Toronto'da düştükten sonra ters dönen uçağın yolcularına 30 bin dolarlık tazminat teklif etti. Havayolu şirketi, bu paranın uçakta bulunan 76 yolcunun tamamına verileceğini ve hiçbir ön koşul gerektirmediğini duyurdu.</p><p>ABD merkezli Delta Havayolları, Kanada'nın Toronto şehrine inmeye çalışırken düşüp ters dönen uçaktaki yolcuların tamamına 30 bin dolar verileceğini duyurdu.  Şirket sözcüsünün e-posta yoluyla yaptığı açıklamaya göre yolculara teklifin "hiçbir koşula bağlı olmadığı" belirtildi.</p><p><strong>KANADA'DA UÇAĞIN TERS DÖNDÜĞÜ KAZA</strong>  Hafta başında Toronto Pearson Uluslararası Havalimanı'nda sert iniş yapan uçak devrilerek ters döndü ve sağ kanadı koptu.  Delta 4819 sefer sayılı uçakta bulunan 80 kişinin (76 yolcu ve 4 mürettebat) tamamı hayatta kalmayı başardı.</p><p><strong>21 YOLCU HASTANEYE KALDIRILDI</strong>  Hastaneye kaldırılan 21 yolcudan biri hariç hepsi taburcu edildi. Uçakta bulunan yolcuların hiçbiri hayati tehlike arz eden bir şekilde yaralanmadı.  Enkaz temizleme çalışmalarının başladığı havalimanında ise operasyonlar normale döndü. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon, hakim karşısına çıktı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/guney-kore-devlet-baskani-yoon-hakim-karsisina-cikti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/guney-kore-devlet-baskani-yoon-hakim-karsisina-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, ayaklanma suçlaması ile açılan ceza davasının ilk duruşmasında katılım zorunluluğu bulunmamasına rağmen hakim karşısına çıktı.Güney Kore&#039;de Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol&#039;un yetkilerinin askıya alınmasıyla sonuçlanan sıkıyönetim krizi ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Anayasa Mahkemesi&#039;nde hakkında başlatılan azil sürecinin değerlendirmesi devam eden Yoon, bu kez ayaklanma suçlaması ile açılan ceza davasının ilk duruşmasında hakim karşısına çıktı. Yoon, katılım zorunluluğu bulunmamasına rağmen, yerel saatle 10.00&#039;da Seul Merkez Bölge Mahkemesi&#039;nde yapılan duruşmada hazır bulundu. Yoon&#039;un tutukluluğa itiraz talebinin değerlendirmeye alındığı ve iddia makamı ile Yoon&#039;un avukatlarının usul tartışmaları yaptığı duruşma 13 dakika sürdü. Mahkeme 2&#039;nci duruşmanın 24 Mart&#039;ta yapılmasına karar verdi. Bugün başlayan dava ile birlikte Yoon, görevi başındayken bir ceza davasında yargılanan ilk Güney Kore devlet başkanı oldu.  GÖREVLERİ ASKIYA ALINMIŞTI Güney Kore Devlet Başkanı Yoon, 3 Aralık&#039;ta &quot;Muhalefetin devlet karşıtı faaliyetlerde bulunduğu&quot; iddiasıyla 6 saat süren bir sıkıyönetim ilan etmiş, Ulusal Meclis&#039;te yapılan oylama ile Yoon hakkında azil süreci başlatılmıştı. Yetkileri askıya alınan Yoon hakkında soruşturma açılırken, Yoon soruşturma komisyonun ifade verme çağrılarını uzun süre yanıtsız bırakmıştı.  TUTUKLANMIŞTI 15 Ocak&#039;ta tutuklanarak ifade vermeye götürülen Yoon, kendisine yönelik soruşturmayı &quot;yasadışı&quot; olarak niteleyerek, polis ve Başkanlık Güvenlik Servisi (PSS) arasında yaşanacak muhtemel bir çatışmada &quot;kan dökülmesini önlemek&quot; için soruşturmacılarla iş birliği yaptığını açıklamıştı. Anasaya Mahkemesi&#039;nin, an itibariyle gözaltı merkezinde tutulan Yoon&#039;un görevden alınıp alınmayacağına dair nihai kararı, Mart ayında vereceği kamuoyuna yansımıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XplTghJbXkyNc_DF-pC_mA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Kore, Devlet, Başkanı, Yoon, hakim, karşısına, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XplTghJbXkyNc_DF-pC_mA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore Devlet Başkanı Yoon, hakim karşısına çıktı"><p>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, ayaklanma suçlaması ile açılan ceza davasının ilk duruşmasında katılım zorunluluğu bulunmamasına rağmen hakim karşısına çıktı.</p><p>Güney Kore'de Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol'un yetkilerinin askıya alınmasıyla sonuçlanan sıkıyönetim krizi ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. </p><p>Anayasa Mahkemesi'nde hakkında başlatılan azil sürecinin değerlendirmesi devam eden Yoon, bu kez ayaklanma suçlaması ile açılan ceza davasının ilk duruşmasında hakim karşısına çıktı. Yoon, katılım zorunluluğu bulunmamasına rağmen, yerel saatle 10.00'da Seul Merkez Bölge Mahkemesi'nde yapılan duruşmada hazır bulundu.</p><p> Yoon'un tutukluluğa itiraz talebinin değerlendirmeye alındığı ve iddia makamı ile Yoon'un avukatlarının usul tartışmaları yaptığı duruşma 13 dakika sürdü. Mahkeme 2'nci duruşmanın 24 Mart'ta yapılmasına karar verdi. Bugün başlayan dava ile birlikte Yoon, görevi başındayken bir ceza davasında yargılanan ilk Güney Kore devlet başkanı oldu.  <strong>GÖREVLERİ ASKIYA ALINMIŞTI </strong></p><p>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon, 3 Aralık'ta "Muhalefetin devlet karşıtı faaliyetlerde bulunduğu" iddiasıyla 6 saat süren bir sıkıyönetim ilan etmiş, Ulusal Meclis'te yapılan oylama ile Yoon hakkında azil süreci başlatılmıştı. Yetkileri askıya alınan Yoon hakkında soruşturma açılırken, Yoon soruşturma komisyonun ifade verme çağrılarını uzun süre yanıtsız bırakmıştı.  <strong>TUTUKLANMIŞTI </strong></p><p>15 Ocak'ta tutuklanarak ifade vermeye götürülen Yoon, kendisine yönelik soruşturmayı "yasadışı" olarak niteleyerek, polis ve Başkanlık Güvenlik Servisi (PSS) arasında yaşanacak muhtemel bir çatışmada "kan dökülmesini önlemek" için soruşturmacılarla iş birliği yaptığını açıklamıştı. Anasaya Mahkemesi'nin, an itibariyle gözaltı merkezinde tutulan Yoon'un görevden alınıp alınmayacağına dair nihai kararı, Mart ayında vereceği kamuoyuna yansımıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SpaceX roketinin enkazı Polonya&amp;apos;ya düştü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/spacex-roketinin-enkazi-polonyaya-dustu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/spacex-roketinin-enkazi-polonyaya-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Polonya’da SpaceX’e ait Falcon 9 roketine ait enkaz bulundu. Uzmanlar, roket parçalarının Ukrayna’ya da düşmüş olabileceğini belirtirken, roketin motor arızası nedeniyle kontrolsüz bir şekilde atmosfere girdiği açıklandı.Polonya’da SpaceX’e ait bir Falcon 9 roketine ait enkaz bulundu. Yetkililer, parçaların Ukrayna’ya da düşmüş olabileceğini belirtti.  Çarşamba günü GMT ile 03.30 sıralarında, kuzey Avrupa’nın gökyüzü alevler içinde hızla ilerleyen bir cisimle aydınlandı.  O anları anlatan İsveç’in Malmö kentinden işçi Simon Eriksson, &quot;Hemen bir bilim kurgu filmindeki saldırıya geçen birlikleri düşündüm&quot; dedi. Bölgeden Danimarka, İsveç ve İngiltere’de de benzer görüldü.  Uzmanlar, bu olayın SpaceX’in Falcon 9 roketinin Dünya atmosferine yeniden girmesi nedeniyle yaşandığını açıkladı.  Yerel saatle 10.00 (GMT 09.00) civarında Polonya&#039;nın Komorniki kasabasında bir depo sahibi olan Adam Borucki, deposunun arkasında yaklaşık 1,5 metreye 1 metre büyüklüğünde yanmış bir tank buldu. Enkazın, depoya ait bir aydınlatma sistemine de zarar verdiği tespit edildi.  Borucki, durumu polise bildirdi. Polis ekipleri, Polonya Uzay Ajansı (Polsa) ile yaptığı incelemelerde, cismin Elon Musk’ın şirketi SpaceX tarafından üretilen bir Falcon 9 roketine ait olduğunu belirledi.  Polis sözcüsü Andrzej Borowiak, &quot;Nesnenin buraya nasıl düştüğünü araştırıyoruz ancak önemli olan kimsenin zarar görmemesi,&quot; dedi.  Polonya polisi, benzer bir enkazın Wiry köyü yakınlarındaki bir ormanda da bulunduğunu açıkladı.  Polsa, &quot;Falcon 9 roketinin ikinci aşamasının 19 Şubat 2025 tarihinde 04.46 ile 04.48 saatleri arasında Polonya üzerinde kontrolsüz şekilde atmosfere girdiğini&quot; doğruladı.  ROKET ARIZASI NEDENİYLE PASİFİK&#039;E DÜŞMEDİ SpaceX’in Falcon 9 roketi, insanları ve yükleri uzaya taşımak için kullanılan, tekrar kullanılabilir bir sistem olarak tasarlandı. Ancak bu sefer beklenmedik bir durum yaşandı.  1 Şubat’ta ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Vandenberg Hava Kuvvetleri Üssü’nden fırlatılan roket, normalde kontrollü bir şekilde atmosfere yeniden girerek Pasifik Okyanusu’na düşmeliydi.  Harvard Üniversitesi’nden astrofizikçi Dr. Jonathan McDowell, &quot;Ancak motor arızası nedeniyle bu mümkün olmadı. Son haftalarda roketin yörüngede dolaştığını görüyorduk ve kontrolsüz bir şekilde atmosfere gireceğini tahmin ediyorduk. İnsanların gökyüzünde yanan bir cisim olarak gördüğü şey de buydu,&quot; dedi.  Enkazın İngiltere üzerinden saatte 27 bin kilometre hızla geçtiği, ardından İskandinavya üzerinden ilerleyerek doğu Avrupa’ya birkaç yüz kilometre hızla düştüğü tespit edildi. UZAY ENKAZI RİSKİ BÜYÜYOR Roket ve uydu parçalarının atmosfere yeniden girişi ayda birkaç kez gerçekleşiyor. Ancak genellikle bu parçalar tamamen yanarak yok oluyor. Daha büyük parçaların Dünya&#039;ya düşmesi ise nadir bir durum.  Dr. McDowell, kontrolsüz büyük roket enkazlarının tehlikeli olabileceğini belirterek, &quot;Şu ana kadar şanslıydık ve kimse zarar görmedi ancak yörüngeye daha fazla şey gönderdikçe şansımız tükenebilir,&quot; dedi.  Uzman, SpaceX Falcon roketleriyle ilgili yaşanan bu tür olayların endişe verici hale geldiğini de vurgulayarak, &quot;Bu, son dönemde dördüncü kez yaşanıyor ve motor arızası gibi hataların daha sık görüldüğüne dair işaretler var,&quot; dedi.  McDowell ayrıca, Polonya’da büyük enkaz parçalarının bulunduğunu ancak batı Ukrayna’ya da parçaların düşmüş olabileceğini ifade etti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bXfKPHb7R0-VaDFvkP-KPQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>SpaceX, roketinin, enkazı, Polonyaya, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bXfKPHb7R0-VaDFvkP-KPQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="SpaceX roketinin enkazı Polonya'ya düştü"><p>Polonya’da SpaceX’e ait Falcon 9 roketine ait enkaz bulundu. Uzmanlar, roket parçalarının Ukrayna’ya da düşmüş olabileceğini belirtirken, roketin motor arızası nedeniyle kontrolsüz bir şekilde atmosfere girdiği açıklandı.</p><p>Polonya’da SpaceX’e ait bir Falcon 9 roketine ait enkaz bulundu. Yetkililer, parçaların Ukrayna’ya da düşmüş olabileceğini belirtti.  Çarşamba günü GMT ile 03.30 sıralarında, kuzey Avrupa’nın gökyüzü alevler içinde hızla ilerleyen bir cisimle aydınlandı.  O anları anlatan İsveç’in Malmö kentinden işçi Simon Eriksson, "Hemen bir bilim kurgu filmindeki saldırıya geçen birlikleri düşündüm" dedi. Bölgeden Danimarka, İsveç ve İngiltere’de de benzer görüldü.  Uzmanlar, bu olayın SpaceX’in Falcon 9 roketinin Dünya atmosferine yeniden girmesi nedeniyle yaşandığını açıkladı.  Yerel saatle 10.00 (GMT 09.00) civarında Polonya'nın Komorniki kasabasında bir depo sahibi olan Adam Borucki, deposunun arkasında yaklaşık 1,5 metreye 1 metre büyüklüğünde yanmış bir tank buldu. Enkazın, depoya ait bir aydınlatma sistemine de zarar verdiği tespit edildi.  Borucki, durumu polise bildirdi. Polis ekipleri, Polonya Uzay Ajansı (Polsa) ile yaptığı incelemelerde, cismin Elon Musk’ın şirketi SpaceX tarafından üretilen bir Falcon 9 roketine ait olduğunu belirledi.  Polis sözcüsü Andrzej Borowiak, "Nesnenin buraya nasıl düştüğünü araştırıyoruz ancak önemli olan kimsenin zarar görmemesi," dedi.  Polonya polisi, benzer bir enkazın Wiry köyü yakınlarındaki bir ormanda da bulunduğunu açıkladı.  Polsa, "Falcon 9 roketinin ikinci aşamasının 19 Şubat 2025 tarihinde 04.46 ile 04.48 saatleri arasında Polonya üzerinde kontrolsüz şekilde atmosfere girdiğini" doğruladı.  <strong>ROKET ARIZASI NEDENİYLE PASİFİK'E DÜŞMEDİ </strong></p><p>SpaceX’in Falcon 9 roketi, insanları ve yükleri uzaya taşımak için kullanılan, tekrar kullanılabilir bir sistem olarak tasarlandı. Ancak bu sefer beklenmedik bir durum yaşandı.  1 Şubat’ta ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Vandenberg Hava Kuvvetleri Üssü’nden fırlatılan roket, normalde kontrollü bir şekilde atmosfere yeniden girerek Pasifik Okyanusu’na düşmeliydi.  Harvard Üniversitesi’nden astrofizikçi Dr. Jonathan McDowell, "Ancak motor arızası nedeniyle bu mümkün olmadı. Son haftalarda roketin yörüngede dolaştığını görüyorduk ve kontrolsüz bir şekilde atmosfere gireceğini tahmin ediyorduk. İnsanların gökyüzünde yanan bir cisim olarak gördüğü şey de buydu," dedi.  Enkazın İngiltere üzerinden saatte 27 bin kilometre hızla geçtiği, ardından İskandinavya üzerinden ilerleyerek doğu Avrupa’ya birkaç yüz kilometre hızla düştüğü tespit edildi. </p><p><strong>UZAY ENKAZI RİSKİ BÜYÜYOR </strong></p><p>Roket ve uydu parçalarının atmosfere yeniden girişi ayda birkaç kez gerçekleşiyor. Ancak genellikle bu parçalar tamamen yanarak yok oluyor. Daha büyük parçaların Dünya'ya düşmesi ise nadir bir durum.  Dr. McDowell, kontrolsüz büyük roket enkazlarının tehlikeli olabileceğini belirterek, "Şu ana kadar şanslıydık ve kimse zarar görmedi ancak yörüngeye daha fazla şey gönderdikçe şansımız tükenebilir," dedi.  Uzman, SpaceX Falcon roketleriyle ilgili yaşanan bu tür olayların endişe verici hale geldiğini de vurgulayarak, "Bu, son dönemde dördüncü kez yaşanıyor ve motor arızası gibi hataların daha sık görüldüğüne dair işaretler var," dedi.  McDowell ayrıca, Polonya’da büyük enkaz parçalarının bulunduğunu ancak batı Ukrayna’ya da parçaların düşmüş olabileceğini ifade etti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de bir uçak kazası daha: Uçaklar havada çarpıştı, 2 kişi öldü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-bir-ucak-kazasi-daha-ucaklar-havada-carpisti-2kisi-oeldu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-bir-ucak-kazasi-daha-ucaklar-havada-carpisti-2kisi-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Arizona eyaletinde iki küçük uçağın havada çarpışması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti. &quot;Kontrolsüz alan&quot; olarak nitelendirilen bölgede hava trafik kontrol kulesi bulunmuyor. Pilotlar, konumlarını diğer uçaklara bildirmek için Ortak Trafik Uyarı Frekansını kullanıyor.ABD&#039;de bir uçak kazası daha meydana geldi. Arizona&#039;da eyaletinde Marana Bölgesel Havalimanı&#039;nda Lancair 360 MK II tipi uçak ile Cessna 172S tipi uçak, havada çarpıştı.Marana Polis Departmanı, uçaklarda 2&#039;şer kişi olduğunu belirterek kazada 2 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.ABD Ulusal Ulaştırma Güvenliği Kurulu (NTSB), kazanın ardından Cessna uçağının iniş yapabildiğini, diğer uçağın ise pist yanındaki araziye düştüğünü ve alev aldığını belirtti.Havalimanı geçici olarak kapatılırken, ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) ve NTSB kazaya ilişkin inceleme başlattı.  HAVA TRAFİK KULESİ YOK&quot;Kontrolsüz alan&quot; olarak nitelendirilen Marana Bölgesel Havalimanında hava trafik kontrol kulesi bulunmuyor. Pilotlar, konumlarını diğer uçaklara bildirmek için Ortak Trafik Uyarı Frekansını kullanıyor. PEŞ PEŞE UÇAK KAZALARIABD&#039;de 30 Ocak&#039;ta Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı&#039;nda askeri helikopterle American Airlines yolcu uçağı havada çarpışmış, 67 kişi hayatını kaybetmişti.Philadelphia şehrinde ise 1 Şubat&#039;ta ambulans uçağın düşmesi sonucu 7 kişi, Alaska&#039;da 7 Şubat&#039;ta küçük bir uçağın düşmesi sonucu 10 kişi hayatını kaybetmişti.11 Şubat&#039;ta Arizona eyaletindeki Scottsdale Havalimanı&#039;nda pistten çıkan özel jetin park halindeki başka bir jete çarptığı kazada 1 kişi yaşamını yitirmiş, 4 kişi yaralanmıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iR6Fyh6hZ06XjpvnGjrzPA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, bir, uçak, kazası, daha:, Uçaklar, havada, çarpıştı, 2 kişi, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iR6Fyh6hZ06XjpvnGjrzPA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de bir uçak kazası daha: Uçaklar havada çarpıştı, 2 kişi öldü"><p>ABD'nin Arizona eyaletinde iki küçük uçağın havada çarpışması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti. "Kontrolsüz alan" olarak nitelendirilen bölgede hava trafik kontrol kulesi bulunmuyor. Pilotlar, konumlarını diğer uçaklara bildirmek için Ortak Trafik Uyarı Frekansını kullanıyor.</p><p>ABD'de bir uçak kazası daha meydana geldi. Arizona'da eyaletinde Marana Bölgesel Havalimanı'nda Lancair 360 MK II tipi uçak ile Cessna 172S tipi uçak, havada çarpıştı.</p><p>Marana Polis Departmanı, uçaklarda 2'şer kişi olduğunu belirterek kazada 2 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.</p><p>ABD Ulusal Ulaştırma Güvenliği Kurulu (NTSB), kazanın ardından Cessna uçağının iniş yapabildiğini, diğer uçağın ise pist yanındaki araziye düştüğünü ve alev aldığını belirtti.</p><p>Havalimanı geçici olarak kapatılırken, ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) ve NTSB kazaya ilişkin inceleme başlattı.  <strong>HAVA TRAFİK KULESİ YOK</strong></p><p>"Kontrolsüz alan" olarak nitelendirilen Marana Bölgesel Havalimanında hava trafik kontrol kulesi bulunmuyor. Pilotlar, konumlarını diğer uçaklara bildirmek için Ortak Trafik Uyarı Frekansını kullanıyor. </p><p><strong>PEŞ PEŞE UÇAK KAZALARI</strong></p><p>ABD'de 30 Ocak'ta Ronald Reagan Washington Ulusal Havalimanı'nda askeri helikopterle American Airlines yolcu uçağı havada çarpışmış, 67 kişi hayatını kaybetmişti.</p><p>Philadelphia şehrinde ise 1 Şubat'ta ambulans uçağın düşmesi sonucu 7 kişi, Alaska'da 7 Şubat'ta küçük bir uçağın düşmesi sonucu 10 kişi hayatını kaybetmişti.</p><p>11 Şubat'ta Arizona eyaletindeki Scottsdale Havalimanı'nda pistten çıkan özel jetin park halindeki başka bir jete çarptığı kazada 1 kişi yaşamını yitirmiş, 4 kişi yaralanmıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>53 yaşındaki kadın bir anda kör oldu: 20 yıldır lens kullanıyordu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/53-yasindaki-kadin-bir-anda-koer-oldu-20-yildir-lens-kullaniyordu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/53-yasindaki-kadin-bir-anda-koer-oldu-20-yildir-lens-kullaniyordu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de 53 yaşındaki yüzme öğretmeni Maureen Cronin, kontakt lens kullanımı sırasında yaptığı bir hata nedeniyle korneasına yerleşen parazitler sonucu görme yetisini kaybetti. Yaşadığı sıkıntılar nedeniyle mesleğini de bırakmak zorunda kaldı.Olay, Haziran 2024&#039;te, bir grup çocuğa yüzme dersleri verdiği sırada gerçekleşti. Daha önce de defalarca yaptığı gibi lensleri takılı halde suyun altına girerek öğrencilerine yüzme teknikleri gösteriyordu. Ancak kısa süre içinde sağ gözünde dayanılmaz bir ağrı hissetmeye başladı.Cronin, başlangıçta gözüne &quot;kum kaçtığını&quot; düşünerek doktora başvurdu. Doktor, korneada yırtık olduğunu düşünerek göz damlası yazdı. Ancak rahatsızlığı gün geçtikçe kötüleşti ve farklı uzmanlara gitmesine rağmen yanlış teşhisler alarak farklı ilaçlarla tedavi edilmeye çalışıldı.Bir ay sonrasında nihayet bir uzman, Cronin&#039;e &quot;akantamoeba keratiti (AK)&quot; tanısı koydu. Bu, tatlı su, havuz ve toprak gibi ortamlarda bulunan tek hücreli bir amibin neden olduğu ciddi bir göz enfeksiyonuydu.Uzmanlar, yüzme, duş alma veya sıcak su banyosu yaparken kontakt lens kullanmanın amibin lens ile kornea arasında sıkışmasına ve göze zarar vermesine neden olabileceğini belirtiyor. Parazit, korneada bir aşınma veya çizik yoluyla göze girerek zamanla görme kaybına yol açabiliyor.Teşhisin ardından Cronin, 7 Ağustos 2024&#039;te New York&#039;taki Stony Brook Üniversitesi Hastanesi&#039;nde 48 gün boyunca tedavi gördü ve Eylül 2024&#039;te kornea nakli oldu. Ancak vücudu nakli reddetti ve görme kaybı devam etti. Şu anda ikinci bir kornea nakli bekliyor.Gözüne ait görüntüler, bir zamanlar açık mavi olan gözünün enfeksiyon nedeniyle bulanıklaştığını ve göz bebeğinin büyüdüğünü gösteriyor.Yaşadıklarını anlatan Cronin, &quot;Yeni insanlarla tanışmak istemiyorum, insanlar gözümü gördüklerinde ne düşünüyorlar diye kaygı duyuyorum. Artık suyun yakınında olmaktan korkuyorum, hatta duşa bile gözlüklerimle giriyorum&quot; dedi.Doktorlar, korneasında yüksek seviyede parazit aktivitesi tespit etti ve bu nedenle bir an önce naklin yenilenmesi gerektiğini açıkladı.Yaklaşık 20 yıldır kontakt lens kullandığını belirten Cronin, &quot;Havuzda lens takmamam gerektiğini bana kimse söylemedi&quot; diyerek farkındalık oluşturmak istediğini belirtti.Cronin, şu uyarıda bulundu: &quot;Bu hastalık yaygın olarak bilinmiyor ve çoğu zaman yanlış teşhis ediliyor. Kontakt lens kullanan herkesin suya temas konusunda dikkatli olması gerekiyor. Yağmur yağdığında bile lens kullanmamaya özen gösterin.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/avN8-v3SLEmuoiH3llWCvQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, kadın, bir, anda, kör, oldu:, yıldır, lens, kullanıyordu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/avN8-v3SLEmuoiH3llWCvQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="53 yaşındaki kadın bir anda kör oldu: 20 yıldır lens kullanıyordu"><p>ABD'de 53 yaşındaki yüzme öğretmeni Maureen Cronin, kontakt lens kullanımı sırasında yaptığı bir hata nedeniyle korneasına yerleşen parazitler sonucu görme yetisini kaybetti. Yaşadığı sıkıntılar nedeniyle mesleğini de bırakmak zorunda kaldı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4oqfpV3LHEavS-RWGrwD0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Olay, Haziran 2024'te, bir grup çocuğa yüzme dersleri verdiği sırada gerçekleşti. Daha önce de defalarca yaptığı gibi lensleri takılı halde suyun altına girerek öğrencilerine yüzme teknikleri gösteriyordu. Ancak kısa süre içinde sağ gözünde dayanılmaz bir ağrı hissetmeye başladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c2MQx1EeSEu4HPhUebya8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cronin, başlangıçta gözüne "kum kaçtığını" düşünerek doktora başvurdu. Doktor, korneada yırtık olduğunu düşünerek göz damlası yazdı. Ancak rahatsızlığı gün geçtikçe kötüleşti ve farklı uzmanlara gitmesine rağmen yanlış teşhisler alarak farklı ilaçlarla tedavi edilmeye çalışıldı.Bir ay sonrasında nihayet bir uzman, Cronin'e "akantamoeba keratiti (AK)" tanısı koydu. Bu, tatlı su, havuz ve toprak gibi ortamlarda bulunan tek hücreli bir amibin neden olduğu ciddi bir göz enfeksiyonuydu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nY8ryREWnUCCRUM09P5uwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, yüzme, duş alma veya sıcak su banyosu yaparken kontakt lens kullanmanın amibin lens ile kornea arasında sıkışmasına ve göze zarar vermesine neden olabileceğini belirtiyor. Parazit, korneada bir aşınma veya çizik yoluyla göze girerek zamanla görme kaybına yol açabiliyor.Teşhisin ardından Cronin, 7 Ağustos 2024'te New York'taki Stony Brook Üniversitesi Hastanesi'nde 48 gün boyunca tedavi gördü ve Eylül 2024'te kornea nakli oldu. Ancak vücudu nakli reddetti ve görme kaybı devam etti. Şu anda ikinci bir kornea nakli bekliyor.Gözüne ait görüntüler, bir zamanlar açık mavi olan gözünün enfeksiyon nedeniyle bulanıklaştığını ve göz bebeğinin büyüdüğünü gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hB1TciDntUm08988LF6PIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yaşadıklarını anlatan Cronin, "Yeni insanlarla tanışmak istemiyorum, insanlar gözümü gördüklerinde ne düşünüyorlar diye kaygı duyuyorum. Artık suyun yakınında olmaktan korkuyorum, hatta duşa bile gözlüklerimle giriyorum" dedi.Doktorlar, korneasında yüksek seviyede parazit aktivitesi tespit etti ve bu nedenle bir an önce naklin yenilenmesi gerektiğini açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O-V-l6l4WUaAuurMvCwEjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yaklaşık 20 yıldır kontakt lens kullandığını belirten Cronin, "Havuzda lens takmamam gerektiğini bana kimse söylemedi" diyerek farkındalık oluşturmak istediğini belirtti.Cronin, şu uyarıda bulundu: "Bu hastalık yaygın olarak bilinmiyor ve çoğu zaman yanlış teşhis ediliyor. Kontakt lens kullanan herkesin suya temas konusunda dikkatli olması gerekiyor. Yağmur yağdığında bile lens kullanmamaya özen gösterin."</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de esir takası: İsrailli rehinelerin cansız bedenleri teslim edildi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-esir-takasi-israilli-rehinelerin-cansiz-bedenleri-teslim-edildi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-esir-takasi-israilli-rehinelerin-cansiz-bedenleri-teslim-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Hamas, ateşkes ve esir takası anlaşması kapsamında bugün 4 rehinenin cansız bedenini İsrail&#039;e teslim etti. Teslim edilen cenazelerden birinin Hamas&#039;ın elindeki en küçük rehine olan 9 aylık bir bebek olduğu aktarıldı. Takasın gerçekleştiği sahnenin arkaplanında ise, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu&#039;nun vampir olarak tasvir edildiği bir görsel kullanıldı. Ateşkes ve rehine ile mahkum takası anlaşmasının ikinci aşamasına yönelik belirsizlik devam ediyor.Hamas, ateşkes ve esir takası anlaşması kapsamında bugün 4 rehinenin cansız bedenini İsrail&#039;e teslim etti.
Rehinelerin teslim edildiği sahnede dört siyah tabut olduğu görüldü.Hamas, İsrail&#039;e bugün teslim edilen 4 rehinenin cansız bedeni için,  &quot;Hepsi, siyonist işgal uçaklarının bombalarıyla öldürüldü.&quot; ifadelerini kullandı. 
Takasın gerçekleştiği sahnenin arkaplanında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu&#039;nun vampir olarak tasvir edildiği bir görsel kullanıldı.Teslim edilen cenazelerin isimleri ise anne Shiri Bibas ve 9 aylık bebeği Ariel ile 4 yaşındaki Kfir Bibas olarak açıklandı.
Bibas ailesinin yanında Oded Lisfhitz&#039;in de olduğu belirtildi.Platformdaki pankartlardan birine İsrail&#039;in saldırılarında hayatını kaybeden ve yaralanan Filistinlilerin sayılarının yazıldığı görüldü.
Diğerinde ise İsrail bayraklarına sarılı tabutlar ve &quot;Savaşın dönüşü=Esirlerinizin tabutlarda dönüşü&quot; mesajı yer aldı.
Bir diğer pankartta ise, &quot;Savaş suçlusu Netanyahu ve Nazi ordusu, onları (İsrailli esirleri) Siyonist savaş uçaklarından atılan füzelerle öldürdü&quot; ifadesi kullanıldı.Teslim töreninin ardından cenazeler Kızılhaç aracına konularak Gazze&#039;deki İsrail güçlerine teslim edilmek üzere yola çıkarıldı.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Kızılhaç&#039;ın 4 cenazeyi teslim aldığına dair orduyu bilgilendirdiğini duyurdu.
Cenazeler Gazze&#039;deki İsrail güçlerine teslim edildikten sonra kısa bir askeri tören düzenlenecek.Hamas, rehinelerin cansız bedenlerine karşılık salıverilecek Filistinli mahkumların da cumartesi bırakılacağını duyurdu.
Ayrıca Hamas hayatta olan rehinelerin kalanını da cumartesi bırakacak. İsrail basınına göre, bu 6 kişinin de isimleri Tel Aviv&#039;e iletildi.
Buna karşılık olarak İsrail de Filistinli mahkumları serbest bırakacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2gmIZoJE8Uy4Taq-_iD-aQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, esir, takası:, İsrailli, rehinelerin, cansız, bedenleri, teslim, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2gmIZoJE8Uy4Taq-_iD-aQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de esir takası: İsrailli rehinelerin cansız bedenleri teslim edildi"><p>Hamas, ateşkes ve esir takası anlaşması kapsamında bugün 4 rehinenin cansız bedenini İsrail'e teslim etti. Teslim edilen cenazelerden birinin Hamas'ın elindeki en küçük rehine olan 9 aylık bir bebek olduğu aktarıldı. Takasın gerçekleştiği sahnenin arkaplanında ise, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun vampir olarak tasvir edildiği bir görsel kullanıldı. Ateşkes ve rehine ile mahkum takası anlaşmasının ikinci aşamasına yönelik belirsizlik devam ediyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZXIYMi9LFk2rjOIYvsGHXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas, ateşkes ve esir takası anlaşması kapsamında bugün 4 rehinenin cansız bedenini İsrail'e teslim etti.
Rehinelerin teslim edildiği sahnede dört siyah tabut olduğu görüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XKRuxoRNdUqyykdgkz4jgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas, İsrail'e bugün teslim edilen 4 rehinenin cansız bedeni için,  "Hepsi, siyonist işgal uçaklarının bombalarıyla öldürüldü." ifadelerini kullandı. 
Takasın gerçekleştiği sahnenin arkaplanında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun vampir olarak tasvir edildiği bir görsel kullanıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xV21kQZ4R0mLSfZShicLxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teslim edilen cenazelerin isimleri ise anne Shiri Bibas ve 9 aylık bebeği Ariel ile 4 yaşındaki Kfir Bibas olarak açıklandı.
Bibas ailesinin yanında Oded Lisfhitz'in de olduğu belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zXMVhqQX4USR894a-Dd4Cg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Platformdaki pankartlardan birine İsrail'in saldırılarında hayatını kaybeden ve yaralanan Filistinlilerin sayılarının yazıldığı görüldü.
Diğerinde ise İsrail bayraklarına sarılı tabutlar ve "Savaşın dönüşü=Esirlerinizin tabutlarda dönüşü" mesajı yer aldı.
Bir diğer pankartta ise, "Savaş suçlusu Netanyahu ve Nazi ordusu, onları (İsrailli esirleri) Siyonist savaş uçaklarından atılan füzelerle öldürdü" ifadesi kullanıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/emohMK2LQ0i2ifP7si8j7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Teslim töreninin ardından cenazeler Kızılhaç aracına konularak Gazze'deki İsrail güçlerine teslim edilmek üzere yola çıkarıldı.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Kızılhaç'ın 4 cenazeyi teslim aldığına dair orduyu bilgilendirdiğini duyurdu.
Cenazeler Gazze'deki İsrail güçlerine teslim edildikten sonra kısa bir askeri tören düzenlenecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TMKGkhgGqkSvBrvj17MUew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas, rehinelerin cansız bedenlerine karşılık salıverilecek Filistinli mahkumların da cumartesi bırakılacağını duyurdu.
Ayrıca Hamas hayatta olan rehinelerin kalanını da cumartesi bırakacak. İsrail basınına göre, bu 6 kişinin de isimleri Tel Aviv'e iletildi.
Buna karşılık olarak İsrail de Filistinli mahkumları serbest bırakacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u0w0AYakxk6LJSiepq0ReQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>5 yıldızlı esaret: Panama&amp;apos;nın en lüks oteli göçmen merkezi oldu!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/5-yildizli-esaret-panamanin-en-luks-oteli-goecmen-merkezi-oldu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/5-yildizli-esaret-panamanin-en-luks-oteli-goecmen-merkezi-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Panama&#039;nın göçmen krizinde &quot;köprü ülke&quot; olacağını açıklamasının ardından yüzlerce belgesiz göçmen ülkeye giriş yaptı. Ülkenin en lüks otellerinden biri, ABD&#039;den sınır dışı edilen 299 belgesiz göçmenin tutulduğu bir &quot;geçici gözaltı merkezine&quot; dönüştürüldü. Bazı göçmenler otelin camlarına astıkları kağıtlar ile 5 yıldızlı esaretlerine tepki gösterdi.ABD&#039;de Donald Trump yönetimi, ülkeye yasa dışı yollardan giren milyonlarca insanı sınır dışı etme sözü verdi.
Lüks Decápolis Oteli, Panama&#039;nın sınır dışı edilenler için bir &quot;köprü&quot; ülke olacağını kabul etmesinin ardından yüzlerce göçmenin tutulduğu bir merkez haline geldi.Otel müşterilerine deniz manzaralı odalar sunuyor. İki özel restoranı, bir yüzme havuzu, bir spası ve özel ulaşım imkanı da var.
Ancak Panama hükümeti salı günü yaptığı açıklamada, otelin ABD&#039;den sınır dışı edilen 299 belgesiz göçmenin tutulduğu bir &quot;geçici gözaltı merkezine&quot; dönüştüğünü duyurdu.Otelin bir odasında, iki kız pencereye üzerinde yazılı bir mesaj bulunan bir kağıt parçası tutarken görüntülendi. Kağıtta, &quot;Lütfen bize yardım edin&quot; yazıyor.Bazı göçmenler kollarını kaldırıp bileklerinden çaprazlayarak özgürlüklerinden mahrum bırakıldıklarını belirtiyor.
Bazıları ise &quot;Ülkemizde güvende değiliz&quot; gibi başka mesajlar içeren küçük tabelalar asıyor.Hindistan, Çin, Özbekistan, İran, Vietnam, Nepal, Pakistan, Afganistan ve Sri Lanka&#039;dan gelen 299 belgesiz göçmenden yalnızca 171&#039;i memleketlerine dönmeyi kabul etti.
Geriye kalanlar ise belirsiz bir gelecekle karşı karşıya ve bundan sonra ne olacağını kontrol edecek olan da Panama yetkilileri.
Hükümet, bu grubun, ABD&#039;ye doğru yola çıkan göçmenlerin geçici olarak barındığı bir kampa nakledileceğini açıkladı.Normal bir günde turistler Decápolis Oteli&#039;ne rahatlıkla girip çıkabiliyor, ancak şu anda Panama Ulusal Deniz Kuvvetleri Komutanlığı&#039;nın ağır silahlı mensupları binanın içinde ve dışında sıkı güvenlik önlemleri uyguluyor.Sokaktan bakıldığında pencerede asılı çamaşırlar görülebiliyor. Eşyalardan biri de efsanevi oyuncu Kobe Bryant&#039;ın giydiği 24 numaralı sarı Los Angeles Lakers basketbol forması. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dz4234NQs0GceQlA2Mdy4Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yıldızlı, esaret:, Panamanın, lüks, oteli, göçmen, merkezi, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dz4234NQs0GceQlA2Mdy4Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="5 yıldızlı esaret: Panama'nın en lüks oteli göçmen merkezi oldu!"><p>Panama'nın göçmen krizinde "köprü ülke" olacağını açıklamasının ardından yüzlerce belgesiz göçmen ülkeye giriş yaptı. Ülkenin en lüks otellerinden biri, ABD'den sınır dışı edilen 299 belgesiz göçmenin tutulduğu bir "geçici gözaltı merkezine" dönüştürüldü. Bazı göçmenler otelin camlarına astıkları kağıtlar ile 5 yıldızlı esaretlerine tepki gösterdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rx-Yu3PvIkisy5jFaFo5uA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de Donald Trump yönetimi, ülkeye yasa dışı yollardan giren milyonlarca insanı sınır dışı etme sözü verdi.
Lüks Decápolis Oteli, Panama'nın sınır dışı edilenler için bir "köprü" ülke olacağını kabul etmesinin ardından yüzlerce göçmenin tutulduğu bir merkez haline geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hl3Kej8HVEK1XgawEvOjlQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Otel müşterilerine deniz manzaralı odalar sunuyor. İki özel restoranı, bir yüzme havuzu, bir spası ve özel ulaşım imkanı da var.
Ancak Panama hükümeti salı günü yaptığı açıklamada, otelin ABD'den sınır dışı edilen 299 belgesiz göçmenin tutulduğu bir "geçici gözaltı merkezine" dönüştüğünü duyurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QeU77e0zPkuwb2AoFwNPLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Otelin bir odasında, iki kız pencereye üzerinde yazılı bir mesaj bulunan bir kağıt parçası tutarken görüntülendi. Kağıtta, "Lütfen bize yardım edin" yazıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mSHzaajCO0iuI_CRx6_Xig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bazı göçmenler kollarını kaldırıp bileklerinden çaprazlayarak özgürlüklerinden mahrum bırakıldıklarını belirtiyor.
Bazıları ise "Ülkemizde güvende değiliz" gibi başka mesajlar içeren küçük tabelalar asıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PtZ4fBhrx0mp8RK75tE7rw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hindistan, Çin, Özbekistan, İran, Vietnam, Nepal, Pakistan, Afganistan ve Sri Lanka'dan gelen 299 belgesiz göçmenden yalnızca 171'i memleketlerine dönmeyi kabul etti.
Geriye kalanlar ise belirsiz bir gelecekle karşı karşıya ve bundan sonra ne olacağını kontrol edecek olan da Panama yetkilileri.
Hükümet, bu grubun, ABD'ye doğru yola çıkan göçmenlerin geçici olarak barındığı bir kampa nakledileceğini açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lfu5IOp_80inxVGGmjJgig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Normal bir günde turistler Decápolis Oteli'ne rahatlıkla girip çıkabiliyor, ancak şu anda Panama Ulusal Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın ağır silahlı mensupları binanın içinde ve dışında sıkı güvenlik önlemleri uyguluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/txNFqfEU7kO3pobVbRP0cw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sokaktan bakıldığında pencerede asılı çamaşırlar görülebiliyor. Eşyalardan biri de efsanevi oyuncu Kobe Bryant'ın giydiği 24 numaralı sarı Los Angeles Lakers basketbol forması.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Kim Jong Un ile birleşeceğiz”: Komplo
teorileri yayılıyor!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kim-jong-un-ile-birlesecegiz-komploteorileri-yayiliyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kim-jong-un-ile-birlesecegiz-komploteorileri-yayiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Güney Koreliler arasında ülkenin Kim Jong Un liderliğindeki Kuzey Kore ile birleşeceği iddiaları endişe yaratıyor. Yargılanan Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, iktidarda kalmak için insanların tarihi korkularını istismar etmekle suçlanıyor.Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol ifade verirken, başarısız sıkıyönetim girişiminden bu yana onun etrafında toplanan yüzlerce öfkeli ve endişeli destekçisi dışarda sloganlarla bekledi.
BBC’ye konuşan Yoon’un destekçilerinden Shin Jeong-min, “Başkan görevden alınır ve muhalefet lideri seçilirse, ülkemiz Kuzey Kore ve Kim Jong Un ile bir olacak”dedi.
Shin, Devlet Başkanı Yoon&#039;un en fanatik takipçileri arasında popüler olan bir teoriye atıfta bulundu: Sol eğilimli muhalefet partisi, Kuzey ile birleşmek ve Güney Kore&#039;yi komünist bir ülkeye dönüştürmek istiyor.22 yaşındaki Jeong-min, Kuzey&#039;den her zaman korkmuş ve nefret etmiş olan ve bu aşırı sağcı ve komplocu inançlara sahip olanların büyük bölümünü oluşturan yaşlı Koreliler arasından sıyrılıyor.
Şu anda 60&#039;lı ve 70&#039;li yaşlarında olan bu Koreli nesil, Soğuk Savaşı yaşadı ve 1950&#039;lerde Kuzey Kore&#039;nin işgalinin yıkıcı sonuçlarını acı bir şekilde hatırlıyor.
Yoon aralık ayı başında sıkıyönetim ilan ettiğinde, iktidarı ele geçirmesini meşrulaştırmak için bu korkulara oynadı.
Kanıt göstermeden, “Kuzey Kore komünist güçlerinin” muhalefet partisine sızdığını ve ülkeyi devirmeye çalıştığını iddia etti. Siyasi faaliyetleri yasaklamak ve orduyu yönetime getirmek için hızla harekete geçerken bunların “kökünün kazınması” gerektiğini söyledi.Devlet başkanı, insanların tarihi korkularını istismar etmekle suçlanıyor.
DestekçiLerinden Shin şunları söylüyor: “Yoon&#039;un söylemi geçmişteki diktatörlerin söylemiyle neredeyse tamamen örtüşüyor ve Kore&#039;nin 1987&#039;de demokrasiye geçmesinden bu yana bu anti-komünist ideolojiyi bu kadar bariz kullanan ilk başkan.”
Yoon, muhalefetteki Demokrat Parti liderliğindeki parlamentoyu Pyongyang sempatizanlarıyla dolu olmakla suçlamakla kalmadı, aynı zamanda Kuzey Kore&#039;nin Çin&#039;in yardımıyla geçen yılki parlamento seçimlerine hile karıştırdığı fikrini  ortaya attı.
Demokrat Parti milletvekillerinden Wi Sung-lac BBC&#039;ye yaptığı açıklamada “Bu, Yoon&#039;un muhalefeti şeytanlaştırmak ve tamamen antidemokratik hareketini haklı göstermek için uydurduğu sahte bir haber” dedi.Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü&#039;nde anket uzmanı olan Lee Sangsin, bu tür fikirlerin daha önce aşırı muhafazakar gruplar tarafından ortaya atıldığını söyledi.
Lee, “Bu gruplar izole edilmişti. İnsanlar pek dikkate almıyordu. Ancak Yoon başkan olduğu için sözlerinin bir ağırlığı var ve pek çok kişi söylediklerini kabul etti” diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zbA7ZRw83kaC79V3MBD7dw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>“Kim, Jong, ile, birleşeceğiz”:, Komplo
teorileri, yayılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zbA7ZRw83kaC79V3MBD7dw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="“Kim Jong Un ile birleşeceğiz”: Komplo teorileri yayılıyor!"><p>Güney Koreliler arasında ülkenin Kim Jong Un liderliğindeki Kuzey Kore ile birleşeceği iddiaları endişe yaratıyor. Yargılanan Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, iktidarda kalmak için insanların tarihi korkularını istismar etmekle suçlanıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YHOdBkbGYkGkHyOaZapoDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol ifade verirken, başarısız sıkıyönetim girişiminden bu yana onun etrafında toplanan yüzlerce öfkeli ve endişeli destekçisi dışarda sloganlarla bekledi.
BBC’ye konuşan Yoon’un destekçilerinden Shin Jeong-min, “Başkan görevden alınır ve muhalefet lideri seçilirse, ülkemiz Kuzey Kore ve Kim Jong Un ile bir olacak”dedi.
Shin, Devlet Başkanı Yoon'un en fanatik takipçileri arasında popüler olan bir teoriye atıfta bulundu: Sol eğilimli muhalefet partisi, Kuzey ile birleşmek ve Güney Kore'yi komünist bir ülkeye dönüştürmek istiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lO4wOTF08Uu6l2jskPVrhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>22 yaşındaki Jeong-min, Kuzey'den her zaman korkmuş ve nefret etmiş olan ve bu aşırı sağcı ve komplocu inançlara sahip olanların büyük bölümünü oluşturan yaşlı Koreliler arasından sıyrılıyor.
Şu anda 60'lı ve 70'li yaşlarında olan bu Koreli nesil, Soğuk Savaşı yaşadı ve 1950'lerde Kuzey Kore'nin işgalinin yıkıcı sonuçlarını acı bir şekilde hatırlıyor.
Yoon aralık ayı başında sıkıyönetim ilan ettiğinde, iktidarı ele geçirmesini meşrulaştırmak için bu korkulara oynadı.
Kanıt göstermeden, “Kuzey Kore komünist güçlerinin” muhalefet partisine sızdığını ve ülkeyi devirmeye çalıştığını iddia etti. Siyasi faaliyetleri yasaklamak ve orduyu yönetime getirmek için hızla harekete geçerken bunların “kökünün kazınması” gerektiğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zqUrnzety0W97eO8SF8rXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Devlet başkanı, insanların tarihi korkularını istismar etmekle suçlanıyor.
DestekçiLerinden Shin şunları söylüyor: “Yoon'un söylemi geçmişteki diktatörlerin söylemiyle neredeyse tamamen örtüşüyor ve Kore'nin 1987'de demokrasiye geçmesinden bu yana bu anti-komünist ideolojiyi bu kadar bariz kullanan ilk başkan.”
Yoon, muhalefetteki Demokrat Parti liderliğindeki parlamentoyu Pyongyang sempatizanlarıyla dolu olmakla suçlamakla kalmadı, aynı zamanda Kuzey Kore'nin Çin'in yardımıyla geçen yılki parlamento seçimlerine hile karıştırdığı fikrini  ortaya attı.
Demokrat Parti milletvekillerinden Wi Sung-lac BBC'ye yaptığı açıklamada “Bu, Yoon'un muhalefeti şeytanlaştırmak ve tamamen antidemokratik hareketini haklı göstermek için uydurduğu sahte bir haber” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1j8pqA1--E-apJfVyL_XDg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kore Ulusal Birleşme Enstitüsü'nde anket uzmanı olan Lee Sangsin, bu tür fikirlerin daha önce aşırı muhafazakar gruplar tarafından ortaya atıldığını söyledi.
Lee, “Bu gruplar izole edilmişti. İnsanlar pek dikkate almıyordu. Ancak Yoon başkan olduğu için sözlerinin bir ağırlığı var ve pek çok kişi söylediklerini kabul etti” diye konuştu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>11 gündür kayıp olan İngiliz gazeteciden yeni ipucu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/11-gundur-kayip-olan-ingiliz-gazeteciden-yeni-ipucu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/11-gundur-kayip-olan-ingiliz-gazeteciden-yeni-ipucu</guid>
<description><![CDATA[ Brezilya polisi, 8 Şubat&#039;tan beri kayıp olan 32 yaşındaki gazeteci Charlotte Peet&#039;in telefonunun hala açık olduğunu bildirdi. Peet, Sao Paulo&#039;dan Rio de Janeiro&#039;ya gittiğini belirtirken, Brezilya’daki yabancı muhabirler derneği, yetkililere arama çalışmalarını hızlandırma çağrısında bulundu.Independent, Times, Telegraph ve Al Jazeera gibi medya kuruluşlarında bağımsız gazeteci olarak çalışan Charlotte Alice Peet&#039;ten 8 Şubat&#039;tan beri haber alınamıyor.Brezilya&#039;ya giden İngiliz gazeteci için Brezilya’daki yabancı muhabirler derneği, Peet&#039;in 11 gündür kayıp olduğunu duyurarak yetkililere arama çalışmalarını hızlandırma çağrısında bulundu.  Arama çalışmaları devam ederken 32 yaşındaki gazeteci ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Brezilya polisi, Peet&#039;in telefonunun hala açık olduğunu açıkladı.  Peet, 8 Şubat&#039;ta bir arkadaşı tarafından kayıp olarak bildirildi. Arkadaşına mesaj atarak São Paulo&#039;da olduğunu ancak 200 mil kuzeye, Rio de Janeiro&#039;ya doğru gittiğini ve kalacak bir yer aradığını söyledi. Peet&#039;in babası Derek ise &quot;çok endişeli&quot; olduğunu belirtirken, &quot;Bunun normal olduğunu söyleyemem, aklında belli ki bir şeyler vardı, yoksa bize haber verirdi.&quot; dedi.  Peet’in Portekizceyi akıcı şekilde konuştuğu ve son dönemde Brezilya’da yaşadığı belirtiliyor. Bağımsız gazeteci olarak Independent, Times, Telegraph ve Al Jazeera gibi medya kuruluşları için çalıştığı biliniyor.  ACIE, yetkililere yaptığı açıklamada &quot;İngiliz gazetecinin en kısa sürede bulunması için çalışmaların yoğunlaştırılması&quot; çağrısında bulundu.  İngiltere’nin Brezilya Büyükelçiliği de Peet’in ailesine destek verdiklerini ve yerel yetkililerle temas halinde olduklarını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tLARCTsxKE29wKZf1hsMow.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>gündür, kayıp, olan, İngiliz, gazeteciden, yeni, ipucu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tLARCTsxKE29wKZf1hsMow.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="11 gündür kayıp olan İngiliz gazeteciden yeni ipucu"><p>Brezilya polisi, 8 Şubat'tan beri kayıp olan 32 yaşındaki gazeteci Charlotte Peet'in telefonunun hala açık olduğunu bildirdi. Peet, Sao Paulo'dan Rio de Janeiro'ya gittiğini belirtirken, Brezilya’daki yabancı muhabirler derneği, yetkililere arama çalışmalarını hızlandırma çağrısında bulundu.</p><p>Independent, Times, Telegraph ve Al Jazeera gibi medya kuruluşlarında bağımsız gazeteci olarak çalışan Charlotte Alice Peet'ten 8 Şubat'tan beri haber alınamıyor.</p><p>Brezilya'ya giden İngiliz gazeteci için Brezilya’daki yabancı muhabirler derneği, Peet'in 11 gündür kayıp olduğunu duyurarak yetkililere arama çalışmalarını hızlandırma çağrısında bulundu.  Arama çalışmaları devam ederken 32 yaşındaki gazeteci ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Brezilya polisi, Peet'in telefonunun hala açık olduğunu açıkladı.  Peet, 8 Şubat'ta bir arkadaşı tarafından kayıp olarak bildirildi. Arkadaşına mesaj atarak São Paulo'da olduğunu ancak 200 mil kuzeye, Rio de Janeiro'ya doğru gittiğini ve kalacak bir yer aradığını söyledi. </p><p>Peet'in babası Derek ise "çok endişeli" olduğunu belirtirken, "Bunun normal olduğunu söyleyemem, aklında belli ki bir şeyler vardı, yoksa bize haber verirdi." dedi.  Peet’in Portekizceyi akıcı şekilde konuştuğu ve son dönemde Brezilya’da yaşadığı belirtiliyor. Bağımsız gazeteci olarak Independent, Times, Telegraph ve Al Jazeera gibi medya kuruluşları için çalıştığı biliniyor.  ACIE, yetkililere yaptığı açıklamada "İngiliz gazetecinin en kısa sürede bulunması için çalışmaların yoğunlaştırılması" çağrısında bulundu.  İngiltere’nin Brezilya Büyükelçiliği de Peet’in ailesine destek verdiklerini ve yerel yetkililerle temas halinde olduklarını bildirdi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, Ukrayna&amp;apos;da seçim istiyor: Zelenski devrilecek mi?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trump-ukraynada-secim-istiyor-zelenski-devrilecek-mi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trump-ukraynada-secim-istiyor-zelenski-devrilecek-mi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski&#039;yi eleştiri yağmuruna tuttu. Zelenski&#039;nin &quot;Seçime gitmemiş bir diktatör&quot; olduğunu iddia eden Trump, &quot;Hızlı hareket ederse iyi olur, yoksa geride sahip olduğu bir ülke kalmayacak&quot; dedi. Peki savaşın başlangıcından bu yana sıkıyönetimle yönetilen ülkede seçimler yapılırsa, Zelenski iktidarda kalacak mı? Onay oranının yüzde 4&#039;e kadar gerilediğini söyleyen Trump&#039;ın iddialarının aksine Zelenski hala ülkesinde güvenilen bir figür olmaya devam ediyor. Ancak ülke içerisinde yükselen bazı sesler Ukraynalı liderin güçlü rakipleri olduğunu da gösteriyor...Kiev Uluslararası Sosyoloji Enstitüsü&#039;nün son yaptığı kamuoyu yoklamalarına göre, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski&#039;nin yeniden seçilme şansı yüksek.  Zelenski, Rusya&#039;nın 2022&#039;de işgal etmesinden bu yana Ukrayna&#039;nın direnişinde merkezi bir figür oldu.  2019&#039;da başkan seçilen Zelenski&#039;nin 2024 yılında yeniden seçime gitmesi gerekiyordu ancak ülke savaşın başlangıcından beri sıkıyönetim altında.YÜZDE 80&#039;DEN YÜZDE 50&#039;YE DÜŞTÜ  Anketler, Zelenski&#039;nin onay oranının 2019&#039;da göreve gelmesinden bu yana düştüğünü gösteriyor. Zelenski&#039;nin Ukrayna&#039;daki popüleritesi bir zamanlar yüzde 90&#039;lardaydı, o zamandan bu yana yüzde 50&#039;lere kadar düştü.  2022&#039;de savaşın patlak vermesinin ardından yapılan anketler, Ukraynalıların büyük çoğunluğunun Zelenski&#039;nin Rusya ile yaşanan çatışmayı ele alış biçimini onayladığını gösteriyor.ZELENSKİ&#039;NİN EN BÜYÜK RAKİBİ  Ukraine Elections Polls and Ratings platformu, 2024 sonlarında yürüttüğü Ukrayna&#039;nın potansiyel lider adaylarına ilişkin son anketini yayınladı.   2 bin katılımcının katıldığı anket, Zelenski&#039;nin oyların yüzde 24,3&#039;ünü aldığını gösterdi.  Oyların yüzde 36,1&#039;i ise eski Ukrayna askeri şefi Valeriy Zalujni&#039;nin oldu. YILLARDIR SIKIYÖNETİM ALTINDA  Kiev, Rusya&#039;nın işgalinden kısa bir süre sonra sıkıyönetim ilan etti ve ülkenin yasaları, sıkıyönetim yürürlükteyken ülkede seçimlerin yapılamayacağını belirtiyor.  ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan&#039;da Rusya ve ABD arasındaki barış görüşmeleri sırasında Ukrayna&#039;yı seçim yapmaya çağırdı.TRUMP SEÇİM İSTİYOR  Zelenski&#039;nin &quot;yüzde 4&#039;lük bir onay oranına düştüğünü&quot; ve &quot;seçim yapalı uzun zaman olduğunu&quot; söyledi.  Zelenski&#039;nin &quot;Seçime gitmemiş bir diktatör&quot; olduğunu iddia eden Trump, Zelenski&#039;nin amacının &#039;kolay yoldan para kazanma trenini yürütmek&#039; olduğunu ifade etti.  Trump ayrıca &quot;Zelenski hızlı hareket ederse iyi olur, yoksa geride sahip olduğu bir ülke kalmayacak.&quot; dedi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mtAxGU0MMkufrTQUKfxd5Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Ukraynada, seçim, istiyor:, Zelenski, devrilecek, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mtAxGU0MMkufrTQUKfxd5Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump, Ukrayna'da seçim istiyor: Zelenski devrilecek mi?"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'yi eleştiri yağmuruna tuttu. Zelenski'nin "Seçime gitmemiş bir diktatör" olduğunu iddia eden Trump, "Hızlı hareket ederse iyi olur, yoksa geride sahip olduğu bir ülke kalmayacak" dedi. Peki savaşın başlangıcından bu yana sıkıyönetimle yönetilen ülkede seçimler yapılırsa, Zelenski iktidarda kalacak mı? Onay oranının yüzde 4'e kadar gerilediğini söyleyen Trump'ın iddialarının aksine Zelenski hala ülkesinde güvenilen bir figür olmaya devam ediyor. Ancak ülke içerisinde yükselen bazı sesler Ukraynalı liderin güçlü rakipleri olduğunu da gösteriyor...</p><p>Kiev Uluslararası Sosyoloji Enstitüsü'nün son yaptığı kamuoyu yoklamalarına göre, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin yeniden seçilme şansı yüksek.  Zelenski, Rusya'nın 2022'de işgal etmesinden bu yana Ukrayna'nın direnişinde merkezi bir figür oldu.  2019'da başkan seçilen Zelenski'nin 2024 yılında yeniden seçime gitmesi gerekiyordu ancak ülke savaşın başlangıcından beri sıkıyönetim altında.</p><p><strong>YÜZDE 80'DEN YÜZDE 50'YE DÜŞTÜ</strong>  Anketler, Zelenski'nin onay oranının 2019'da göreve gelmesinden bu yana düştüğünü gösteriyor. Zelenski'nin Ukrayna'daki popüleritesi bir zamanlar yüzde 90'lardaydı, o zamandan bu yana yüzde 50'lere kadar düştü.  2022'de savaşın patlak vermesinin ardından yapılan anketler, Ukraynalıların büyük çoğunluğunun Zelenski'nin Rusya ile yaşanan çatışmayı ele alış biçimini onayladığını gösteriyor.</p><p><strong>ZELENSKİ'NİN EN BÜYÜK RAKİBİ</strong>  Ukraine Elections Polls and Ratings platformu, 2024 sonlarında yürüttüğü Ukrayna'nın potansiyel lider adaylarına ilişkin son anketini yayınladı.   2 bin katılımcının katıldığı anket, Zelenski'nin oyların yüzde 24,3'ünü aldığını gösterdi.  Oyların yüzde 36,1'i ise eski Ukrayna askeri şefi Valeriy Zalujni'nin oldu.</p><p><strong> YILLARDIR SIKIYÖNETİM ALTINDA</strong>  Kiev, Rusya'nın işgalinden kısa bir süre sonra sıkıyönetim ilan etti ve ülkenin yasaları, sıkıyönetim yürürlükteyken ülkede seçimlerin yapılamayacağını belirtiyor.  ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan'da Rusya ve ABD arasındaki barış görüşmeleri sırasında Ukrayna'yı seçim yapmaya çağırdı.</p><p><strong>TRUMP SEÇİM İSTİYOR</strong>  Zelenski'nin "yüzde 4'lük bir onay oranına düştüğünü" ve "seçim yapalı uzun zaman olduğunu" söyledi.  Zelenski'nin "Seçime gitmemiş bir diktatör" olduğunu iddia eden Trump, Zelenski'nin amacının 'kolay yoldan para kazanma trenini yürütmek' olduğunu ifade etti.  Trump ayrıca "Zelenski hızlı hareket ederse iyi olur, yoksa geride sahip olduğu bir ülke kalmayacak." dedi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deniz seviyesi 18 mm yükseldi: Buzullar dünya haritasından siliniyor mu?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/deniz-seviyesi-18-mm-yukseldi-buzullar-dunya-haritasindan-siliniyor-mu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/deniz-seviyesi-18-mm-yukseldi-buzullar-dunya-haritasindan-siliniyor-mu</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir bilimsel araştırmaya göre 23 yıl içinde dünya çapında 6 bin 542 milyar ton buz kütlesi kaybedildi. Bu kayıp, deniz seviyelerinin 18 milimetre yükselmesine yol açtı.Grönland ve Antarktika&#039;daki buz tabakaları hariç buzullar, 2020 yılında küresel olarak 121 bin 728 milyar ton buz içeriyordu. O zamandan beri her yıl buz kütlelerinin yaklaşık yüzde 5&#039;ini kaybediyorlar.Antarktika buzullarının yerel olarak yüzde 2&#039;si ve Orta Avrupa&#039;daki buzulların yüzde 9&#039;u her yıl kayboluyor.  İsviçre&#039;deki Zürih Üniversitesi&#039;nde bulunan Dünya Buzul İzleme Servisi (WGMS) tarafından koordine edilen ve uluslararası bir araştırma ekibi tarafından yürütülen yeni bir çalışma, dünya genelindeki buzul değişimlerine ilişkin en kapsamlı bilgileri sunuyor.   GlaMBIE (Buzul Kütle Dengesi Karşılaştırma Çalışması) projesini yürüten araştırmacılar, 2000-2023 dönemi için farklı saha yöntemleri ve uydu gözlemleri kullanarak buzul genişliğindeki değişiklikleri topladı, birleştirdi ve analiz etti.  Araştırmacılar özellikle 450 veri kaynağından 233 yerel buzul kütlesi değişikliği tahmini derledi.   KÜTLELERDE 6 BİN TONDAN FAZLA KAYIP  GlaMBIE&#039;nin bulgularına göre, 2000 yılından 2023 yılına kadar küresel buzul kütlesinde 6 bin 542 milyar tonluk bir kayıp kaydedildi. Bu kayıp, deniz seviyesinin 18 milimetre yükselmesine katkıda bulundu. Yıllık artış oranı 0,75 mm olarak belirtildi. Bu sonuçlar, buzulları küresel deniz seviyesinin yükselmesinden sorumlu faktörler arasında okyanus ısınmasından sonra ikinci sıraya yerleştiriyor.  BUZ KAYBINDA YÜZDE 36 ARTIŞ  Yıllık bazda, buzullar 273 milyar ton buz kaybetti; bu da analiz döneminin ilk yarısından (2000-2011) ikinci yarısına (2012-2023) kadar yüzde 36&#039;lık bir artış anlamına geliyor. Buz kütlesi kaybı Grönland buz tabakasının kaybına kıyasla yaklaşık yüzde 18 daha fazla ve Antarktika buz tabakasının kaybının iki katından daha fazla oldu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IJPylH2t8kaEoH2Qd2VQeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Deniz, seviyesi, yükseldi:, Buzullar, dünya, haritasından, siliniyor, mu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IJPylH2t8kaEoH2Qd2VQeQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250220081151497" class="type:primaryImage" alt="Deniz seviyesi 18 mm yükseldi: Buzullar dünya haritasından siliniyor mu?"><p>Yeni bir bilimsel araştırmaya göre 23 yıl içinde dünya çapında 6 bin 542 milyar ton buz kütlesi kaybedildi. Bu kayıp, deniz seviyelerinin 18 milimetre yükselmesine yol açtı.</p><p>Grönland ve Antarktika'daki buz tabakaları hariç buzullar, 2020 yılında küresel olarak 121 bin 728 milyar ton buz içeriyordu. O zamandan beri her yıl buz kütlelerinin yaklaşık yüzde 5'ini kaybediyorlar.</p><p>Antarktika buzullarının yerel olarak yüzde 2'si ve Orta Avrupa'daki buzulların yüzde 9'u her yıl kayboluyor.  İsviçre'deki Zürih Üniversitesi'nde bulunan Dünya Buzul İzleme Servisi (WGMS) tarafından koordine edilen ve uluslararası bir araştırma ekibi tarafından yürütülen yeni bir çalışma, dünya genelindeki buzul değişimlerine ilişkin en kapsamlı bilgileri sunuyor.   GlaMBIE (Buzul Kütle Dengesi Karşılaştırma Çalışması) projesini yürüten araştırmacılar, 2000-2023 dönemi için farklı saha yöntemleri ve uydu gözlemleri kullanarak buzul genişliğindeki değişiklikleri topladı, birleştirdi ve analiz etti.  Araştırmacılar özellikle 450 veri kaynağından 233 yerel buzul kütlesi değişikliği tahmini derledi.   <strong>KÜTLELERDE 6 BİN TONDAN FAZLA KAYIP</strong>  GlaMBIE'nin bulgularına göre, 2000 yılından 2023 yılına kadar küresel buzul kütlesinde 6 bin 542 milyar tonluk bir kayıp kaydedildi. Bu kayıp, deniz seviyesinin 18 milimetre yükselmesine katkıda bulundu. Yıllık artış oranı 0,75 mm olarak belirtildi. Bu sonuçlar, buzulları küresel deniz seviyesinin yükselmesinden sorumlu faktörler arasında okyanus ısınmasından sonra ikinci sıraya yerleştiriyor.  <strong>BUZ KAYBINDA YÜZDE 36 ARTIŞ</strong>  Yıllık bazda, buzullar 273 milyar ton buz kaybetti; bu da analiz döneminin ilk yarısından (2000-2011) ikinci yarısına (2012-2023) kadar yüzde 36'lık bir artış anlamına geliyor. Buz kütlesi kaybı Grönland buz tabakasının kaybına kıyasla yaklaşık yüzde 18 daha fazla ve Antarktika buz tabakasının kaybının iki katından daha fazla oldu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Putin’in gizli silahı: Baltık Denizi’nin dibindeki
kabloları “gölge gemi” mi kopardı?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/putinin-gizli-silahi-baltik-denizinin-dibindekikablolari-goelge-gemi-mi-kopardi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/putinin-gizli-silahi-baltik-denizinin-dibindekikablolari-goelge-gemi-mi-kopardi</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa, Baltık Denizi’nin altında elektrik ve internet trafiğini yürüten kabloların Rusya&#039;nın &quot;gölge filosu” tarafından koparıldığını iddia ediyor. Sabotaj eylemlerini, ambargolu Rus petrol ürünlerini taşımak için kullanıldığı düşünülen yaşlı Eagle S gemisi ile gerçekleştirdiği belirtiliyor. Rusların binlerce metre derinlikte çalışabilen ve manipülatif silahlarla donatılmış, titanyum gövdeli denizaltılar da dahil olmak üzere çok çeşitli kabiliyetlere sahip olması, okları Putin&#039;in gizli silahına çeviriyor.Finlandiya elektrik şirketi Fingrid&#039;in çalışanları, 2024 Noel günü yerel saatle öğleden kısa bir süre sonra Finlandiya&#039;yı Estonya&#039;ya bağlayan ana denizaltı elektrik kablosunun hasar gördüğünü ve Estonya&#039;nın elektrik arzının önemli ölçüde azaldığını fark etti.
BBC, kablolara yönelik sabotaj ihtimaline ilişkin tartışmaları haberleştirdi.
O akşam, Fingrid&#039;in şebeke operasyonları müdürü Arto Pahkin, Finlandiya&#039;nın ulusal yayın kuruluşu tarafından şöyle aktarıldı: “Sabotajdan teknik bir arızaya kadar çeşitli soruşturma hatlarımız var ve henüz hiçbir şey göz ardı edilmedi. Karışıklık sırasında en az iki gemi kablonun yakınında hareket ediyordu.”
Saatler sonra bir Fin sahil güvenlik ekibi, Rus gemisi Eagle S&#039;e çıktı ve onu Finlandiya sularına yönlendirdi. Bu geminin Estlink 2 adlı ana güç kablosuna kasten zarar verdiğinden şüpheleniliyordu.
Avrupa Birliği, Cook Adaları&#039;na kayıtlı geminin aslında “Rusya&#039;nın gölge filosunun” bir parçası olduğunu söylüyor. Yaşlanan tankerin ambargolu Rus petrol ürünlerini taşımak için kullanıldığı düşünülüyor.Finlandiya polisi Eagle S&#039;nin çapasını deniz dibinde sürüklemiş olabileceğine inanıyor. Eagle S&#039;nin rotası boyunca 80 metreye kadar derinlikte bir çapa bulunduğu bildirilirken, olaydan sonra çekilen fotoğraflarda geminin iskele tarafındaki çapasının eksik olduğu görüldü.
Finlandiya polisi kablo hasarıyla ilgili olarak yürütülen cezai soruşturmada dokuz şüphelinin bulunduğunu açıkladı.
170 kilometre uzunluğundaki Estlink 2 kablosunda meydana gelen hasar, Rusya&#039;nın üç yıl önce Ukrayna&#039;yı işgal etmesinden bu yana Baltık bölgesindeki su altı kablolarının hasar gördüğü ya da tamamen koptuğu bir dizi olayın sonuncusuna işaret ediyor.
Estlink 2 olayının ardından NATO Baltık Denizi&#039;ndeki askeri varlığını arttırma sözü verirken Estonya da Estlink 1 denizaltı elektrik kablosunu korumak üzere bir devriye gemisi gönderdi. AB, denizaltı kablosundaki arızanın “kritik altyapıya yönelik bir dizi şüpheli saldırının sonuncusu” olduğunu söyledi.Yaklaşık 600 denizaltı kablosu uçsuz bucaksız okyanuslar ve denizler boyunca elektrik ve bilgi taşıyor.
Genellikle gizli yerlerde karaya çıkan bu kabloların 1.4 milyon kilometresi insanları birbirine bağlıyor. Bunların çoğunluğu veri kabloları ve internet trafiğinin neredeyse tamamından sorumlu.
Analistler kazara hasar ya da insan hatası olasılığının her zaman mevcut olduğunu söylüyor, ancak sabotaj ihtimali de masada. 
Moskova-Avrupa düşmanlığı, Batılı hükümetleri, Rusya&#039;nın askeri istihbarat teşkilatının Ukrayna&#039;ya yardım eden ülkelere yönelik sistematik bir gizli saldırı kampanyası başlatmış olabileceği sonucuna götürüyor.Whitehall merkezli Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü&#039;nde deniz gücü alanında kıdemli araştırma görevlisi olan Dr Sidharth Kaushal, “Derin dalış yapan denizaltılar, onarımı son derece zorlaştıran derinliklerdeki kabloları koparabilir. Ayrıca hassas denizaltı kablolarını da dinleyebilirler” dedi.
Kaushal, “NATO ile bir çatışmada karadaki altyapının hedef alınmasıyla birlikte denizdeki altyapıya zarar verilmesi, Rusya&#039;nın Batı&#039;daki halk desteğini kademeli olarak aşındırmayı amaçlayan genel savaş çabasının önemli bir parçası olacaktır” diye ekledi.Rus ordusu, Kaushal&#039;ın deyimiyle “oldukça katmanlı bir yapıya” sahip.
Kaushal&#039;a göre daha sığ sularda görev Spetsnaz (Özel Kuvvetler), GRU (Askeri İstihbarat) ve Rus Donanması&#039;na düşüyor. Ancak derin deniz istihbarat toplama ve sabotaj operasyonları görevi, doğrudan savunma bakanlığına ve Başkan Putin&#039;in kendisine bağlı olan Derin Deniz Araştırmaları Ana Müdürlüğü (GUGI) tarafından üstleniliyor.
Kaushal, GUGI&#039;nin açık deniz rüzgar çiftliklerinin yerlerini ya da kabloların karaya çıktığı noktaları haritalamak gibi gözetleme ve istihbarat toplama faaliyetleri için su üstü gemilerini kullandığını söylüyor. Ancak derin deniz operasyonları için Belgorod gibi eski nükleer balistik füze ve seyir füzesi denizaltıları şeklindeki “ana gemileri” kullandıklarını belirtiyor.Ruslar binlerce metre derinlikte çalışabilen ve manipülatif silahlarla donatılmış titanyum gövdeli denizaltılar da dahil olmak üzere çok çeşitli kabiliyetlere sahip.
Bu üç kişilik mürettebat, genellikle kozmonotlar kadar sıkı bir eğitimden geçen son derece deneyimli eski deniz subaylarından oluşuyor.
Bu gibi derinliklerde, deniz tabanına tam olarak ne yerleştirildiğini ya da bu derin deniz dalgıçlarının ne yaptığını bilmek ABD Donanması için bile son derece zor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1yhM54wGykKUS6qMKOKyDg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Putin’in, gizli, silahı:, Baltık, Denizi’nin, dibindeki
kabloları, “gölge, gemi”, kopardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1yhM54wGykKUS6qMKOKyDg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Putin’in gizli silahı: Baltık Denizi’nin dibindeki kabloları “gölge gemi” mi kopardı?"><p>Avrupa, Baltık Denizi’nin altında elektrik ve internet trafiğini yürüten kabloların Rusya'nın "gölge filosu” tarafından koparıldığını iddia ediyor. Sabotaj eylemlerini, ambargolu Rus petrol ürünlerini taşımak için kullanıldığı düşünülen yaşlı Eagle S gemisi ile gerçekleştirdiği belirtiliyor. Rusların binlerce metre derinlikte çalışabilen ve manipülatif silahlarla donatılmış, titanyum gövdeli denizaltılar da dahil olmak üzere çok çeşitli kabiliyetlere sahip olması, okları Putin'in gizli silahına çeviriyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I1HPuI2q506UF5dc2u_jfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Finlandiya elektrik şirketi Fingrid'in çalışanları, 2024 Noel günü yerel saatle öğleden kısa bir süre sonra Finlandiya'yı Estonya'ya bağlayan ana denizaltı elektrik kablosunun hasar gördüğünü ve Estonya'nın elektrik arzının önemli ölçüde azaldığını fark etti.
BBC, kablolara yönelik sabotaj ihtimaline ilişkin tartışmaları haberleştirdi.
O akşam, Fingrid'in şebeke operasyonları müdürü Arto Pahkin, Finlandiya'nın ulusal yayın kuruluşu tarafından şöyle aktarıldı: “Sabotajdan teknik bir arızaya kadar çeşitli soruşturma hatlarımız var ve henüz hiçbir şey göz ardı edilmedi. Karışıklık sırasında en az iki gemi kablonun yakınında hareket ediyordu.”
Saatler sonra bir Fin sahil güvenlik ekibi, Rus gemisi Eagle S'e çıktı ve onu Finlandiya sularına yönlendirdi. Bu geminin Estlink 2 adlı ana güç kablosuna kasten zarar verdiğinden şüpheleniliyordu.
Avrupa Birliği, Cook Adaları'na kayıtlı geminin aslında “Rusya'nın gölge filosunun” bir parçası olduğunu söylüyor. Yaşlanan tankerin ambargolu Rus petrol ürünlerini taşımak için kullanıldığı düşünülüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9ACKUUqQr06knQQ3VVCJfg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Finlandiya polisi Eagle S'nin çapasını deniz dibinde sürüklemiş olabileceğine inanıyor. Eagle S'nin rotası boyunca 80 metreye kadar derinlikte bir çapa bulunduğu bildirilirken, olaydan sonra çekilen fotoğraflarda geminin iskele tarafındaki çapasının eksik olduğu görüldü.
Finlandiya polisi kablo hasarıyla ilgili olarak yürütülen cezai soruşturmada dokuz şüphelinin bulunduğunu açıkladı.
170 kilometre uzunluğundaki Estlink 2 kablosunda meydana gelen hasar, Rusya'nın üç yıl önce Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana Baltık bölgesindeki su altı kablolarının hasar gördüğü ya da tamamen koptuğu bir dizi olayın sonuncusuna işaret ediyor.
Estlink 2 olayının ardından NATO Baltık Denizi'ndeki askeri varlığını arttırma sözü verirken Estonya da Estlink 1 denizaltı elektrik kablosunu korumak üzere bir devriye gemisi gönderdi. AB, denizaltı kablosundaki arızanın “kritik altyapıya yönelik bir dizi şüpheli saldırının sonuncusu” olduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mj3X5WNV0EuwwR54vbgGIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yaklaşık 600 denizaltı kablosu uçsuz bucaksız okyanuslar ve denizler boyunca elektrik ve bilgi taşıyor.
Genellikle gizli yerlerde karaya çıkan bu kabloların 1.4 milyon kilometresi insanları birbirine bağlıyor. Bunların çoğunluğu veri kabloları ve internet trafiğinin neredeyse tamamından sorumlu.
Analistler kazara hasar ya da insan hatası olasılığının her zaman mevcut olduğunu söylüyor, ancak sabotaj ihtimali de masada. 
Moskova-Avrupa düşmanlığı, Batılı hükümetleri, Rusya'nın askeri istihbarat teşkilatının Ukrayna'ya yardım eden ülkelere yönelik sistematik bir gizli saldırı kampanyası başlatmış olabileceği sonucuna götürüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mbQMXybbI0CeM-MqwsrDaQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Whitehall merkezli Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü'nde deniz gücü alanında kıdemli araştırma görevlisi olan Dr Sidharth Kaushal, “Derin dalış yapan denizaltılar, onarımı son derece zorlaştıran derinliklerdeki kabloları koparabilir. Ayrıca hassas denizaltı kablolarını da dinleyebilirler” dedi.
Kaushal, “NATO ile bir çatışmada karadaki altyapının hedef alınmasıyla birlikte denizdeki altyapıya zarar verilmesi, Rusya'nın Batı'daki halk desteğini kademeli olarak aşındırmayı amaçlayan genel savaş çabasının önemli bir parçası olacaktır” diye ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3zN7RDyPEUqQLaQWi4qljg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus ordusu, Kaushal'ın deyimiyle “oldukça katmanlı bir yapıya” sahip.
Kaushal'a göre daha sığ sularda görev Spetsnaz (Özel Kuvvetler), GRU (Askeri İstihbarat) ve Rus Donanması'na düşüyor. Ancak derin deniz istihbarat toplama ve sabotaj operasyonları görevi, doğrudan savunma bakanlığına ve Başkan Putin'in kendisine bağlı olan Derin Deniz Araştırmaları Ana Müdürlüğü (GUGI) tarafından üstleniliyor.
Kaushal, GUGI'nin açık deniz rüzgar çiftliklerinin yerlerini ya da kabloların karaya çıktığı noktaları haritalamak gibi gözetleme ve istihbarat toplama faaliyetleri için su üstü gemilerini kullandığını söylüyor. Ancak derin deniz operasyonları için Belgorod gibi eski nükleer balistik füze ve seyir füzesi denizaltıları şeklindeki “ana gemileri” kullandıklarını belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XVc1fR4NJU62CZkhH7gQOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ruslar binlerce metre derinlikte çalışabilen ve manipülatif silahlarla donatılmış titanyum gövdeli denizaltılar da dahil olmak üzere çok çeşitli kabiliyetlere sahip.
Bu üç kişilik mürettebat, genellikle kozmonotlar kadar sıkı bir eğitimden geçen son derece deneyimli eski deniz subaylarından oluşuyor.
Bu gibi derinliklerde, deniz tabanına tam olarak ne yerleştirildiğini ya da bu derin deniz dalgıçlarının ne yaptığını bilmek ABD Donanması için bile son derece zor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2025&amp;apos;in ilk Ay tutulması için heyecan dorukta: Ay tutulması ne zaman, hangi tarihte gerçekleşecek?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/2025in-ilk-ay-tutulmasi-icin-heyecan-dorukta-ay-tutulmasi-ne-zaman-hangi-tarihte-gerceklesecek</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/2025in-ilk-ay-tutulmasi-icin-heyecan-dorukta-ay-tutulmasi-ne-zaman-hangi-tarihte-gerceklesecek</guid>
<description><![CDATA[ Yılın ilk Ay tutulması için geri sayım sürüyor. Gök olayları yıllığına göre, 2025&#039;te Türkiye&#039;den görülebilecek iki Ay tutulması gerçekleşecek. Peki,  Ay tutulması ne zaman, hangi tarihte gerçekleşecek? Yılın ilk Ay tutulması Türkiye&#039;den görülebilecek mi?2025 yılında Türkiye&#039;den gözlemlenebilecek iki Ay tutulması gerçekleşecek. Bunlardan ilki, 14 Mart tarihinde meydana gelecek olan yarı gölgeli Ay tutulması olacak. Bu tür tutulmalar, Ay&#039;ın Dünya&#039;nın gölgesinin dış kısmı olan yarı gölge (penumbra) bölgesinden geçmesiyle oluşur.Yarı gölgeli tutulmalarda Ay’ın yüzeyi tamamen kararmadığı için parlaklığında belirgin bir değişim gözlemlenmez. Bu nedenle, tam veya parçalı Ay tutulmalarına kıyasla daha az dikkat çekici olabilir. Ancak, Ay’ın yüzeyinde hafif bir kararma fark edilebilir. Özellikle gökyüzü gözlemine ilgi duyanlar ve astrofotoğrafçılar için bu tutulma yine de takip edilmeye değer bir olaydır.Türkiye&#039;de tutulma süreci, Ay batarken devam edeceği için tam olarak izlenemeyecek. Gözlem koşulları bölgeden bölgeye değişiklik gösterecek olsa da, özellikle batı bölgelerinde gözlemciler tutulmanın başlangıcını görebilecekler. Tutulma sırasında hava şartlarının açık olması, gözlem deneyimini olumlu yönde etkileyebilir.Bu tür gök olayları, Ay’ın hareketlerini ve Dünya’nın gölgesinin etkilerini gözlemlemek açısından önemli bir fırsat sunar. Aynı zamanda, gökyüzü meraklıları için astronomiye olan ilgiyi artıran etkileyici doğa olaylarından biri olarak kabul edilir.Eğer hava koşulları elverişli olursa, gece gökyüzüne bakarak bu nadir doğa olayına tanıklık edebilirsiniz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/slvITfsEVUm6GnxZwKumRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>2025in, ilk, tutulması, için, heyecan, dorukta:, tutulması, zaman, hangi, tarihte, gerçekleşecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/slvITfsEVUm6GnxZwKumRg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="2025'in ilk Ay tutulması için heyecan dorukta: Ay tutulması ne zaman, hangi tarihte gerçekleşecek?"><p>Yılın ilk Ay tutulması için geri sayım sürüyor. Gök olayları yıllığına göre, 2025'te Türkiye'den görülebilecek iki Ay tutulması gerçekleşecek. Peki,  Ay tutulması ne zaman, hangi tarihte gerçekleşecek? Yılın ilk Ay tutulması Türkiye'den görülebilecek mi?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjosM1TFsU2gXObCSv8pnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2025 yılında Türkiye'den gözlemlenebilecek iki Ay tutulması gerçekleşecek. Bunlardan ilki, 14 Mart tarihinde meydana gelecek olan yarı gölgeli Ay tutulması olacak. Bu tür tutulmalar, Ay'ın Dünya'nın gölgesinin dış kısmı olan yarı gölge (penumbra) bölgesinden geçmesiyle oluşur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V8Tk_6YUykG-3wPm72vcdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yarı gölgeli tutulmalarda Ay’ın yüzeyi tamamen kararmadığı için parlaklığında belirgin bir değişim gözlemlenmez. Bu nedenle, tam veya parçalı Ay tutulmalarına kıyasla daha az dikkat çekici olabilir. Ancak, Ay’ın yüzeyinde hafif bir kararma fark edilebilir. Özellikle gökyüzü gözlemine ilgi duyanlar ve astrofotoğrafçılar için bu tutulma yine de takip edilmeye değer bir olaydır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tJMJriheJUS9sv38DuPdmQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkiye'de tutulma süreci, Ay batarken devam edeceği için tam olarak izlenemeyecek. Gözlem koşulları bölgeden bölgeye değişiklik gösterecek olsa da, özellikle batı bölgelerinde gözlemciler tutulmanın başlangıcını görebilecekler. Tutulma sırasında hava şartlarının açık olması, gözlem deneyimini olumlu yönde etkileyebilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gX1O4r7fRU6ox8gJNsDwKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu tür gök olayları, Ay’ın hareketlerini ve Dünya’nın gölgesinin etkilerini gözlemlemek açısından önemli bir fırsat sunar. Aynı zamanda, gökyüzü meraklıları için astronomiye olan ilgiyi artıran etkileyici doğa olaylarından biri olarak kabul edilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xxuJ2eTAkUuhZOxISv5cJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eğer hava koşulları elverişli olursa, gece gökyüzüne bakarak bu nadir doğa olayına tanıklık edebilirsiniz.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Berlin’de toplu taşımada 48 saatlik grev başladı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/berlinde-toplu-tasimada-48-saatlik-grev-basladi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/berlinde-toplu-tasimada-48-saatlik-grev-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Almanya’nın başkenti Berlin’de işveren ile çalışanları temsil eden Ver.di sendikası arasında devam eden görüşmelerde uzlaşma sağlanamayınca toplu taşımada 48 saatlik grev başladı, başkentte otobüs, metro ve tramvay seferleri iptal oldu.Almanya’nın başkenti Berlin’de toplu taşımada 48 saatlik grev başladı. Berlin Ulaşım İşletmeleri (BVG) çalışanlarının bugün saat 03:00’te başlayan iş bırakma eylemi nedeniyle başkentte otobüs, metro ve tramvay seferleri iptal oldu. Berlinliler metro (U-Bahn), tramvay (Straenbahn) ve otobüs hatlarını kullanamayacağı grev, 22 Şubat cumartesi günü saat 03:00’te sona erecek.BVG yönetiminin sunduğu ikinci teklifin de çalışanlar tarafından yetersiz bulunduğunu açıklayan Ver.di sendikası, 16 bin çalışan için aylık 750 euro maaş zammı, 13. maaş ödemesi, şoförler için 300 euro ek ödeme, vardiya çalışanları için 200 euro ek ödeme talep ediyor. BVG yönetimi ise maaş artışını 2028 yılına kadar kademeli olarak yüzde 17,6’ya çıkarmayı teklif etti ve vardiya çalışanları ile şoförler için 200 euro ek ödeme önerdi. BVG yönetimi, Ver.di’nin grev kararını &quot;abartılı&quot; olarak nitelendirdi. Çalışanların taleplerinin şirkete yıllık 250 milyon euro ek yük getireceğini belirtti. Ver.di sendikası, 21 Mart’taki müzakerelerde anlaşma sağlanmazsa süresiz grev başlatabileceklerini duyurdu.Berlin’de BVG’nin son büyük grevi 2008’de gerçekleşmiş ve 6 hafta sürmüştü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QLJCNid-SUiRMgJ5xEEiwg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Berlin’de, toplu, taşımada, saatlik, grev, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QLJCNid-SUiRMgJ5xEEiwg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Berlin’de toplu taşımada 48 saatlik grev başladı"><p>Almanya’nın başkenti Berlin’de işveren ile çalışanları temsil eden Ver.di sendikası arasında devam eden görüşmelerde uzlaşma sağlanamayınca toplu taşımada 48 saatlik grev başladı, başkentte otobüs, metro ve tramvay seferleri iptal oldu.</p><p>Almanya’nın başkenti Berlin’de toplu taşımada 48 saatlik grev başladı. Berlin Ulaşım İşletmeleri (BVG) çalışanlarının bugün saat 03:00’te başlayan iş bırakma eylemi nedeniyle başkentte otobüs, metro ve tramvay seferleri iptal oldu. </p><p>Berlinliler metro (U-Bahn), tramvay (Straenbahn) ve otobüs hatlarını kullanamayacağı grev, 22 Şubat cumartesi günü saat 03:00’te sona erecek.</p><p>BVG yönetiminin sunduğu ikinci teklifin de çalışanlar tarafından yetersiz bulunduğunu açıklayan Ver.di sendikası, 16 bin çalışan için aylık 750 euro maaş zammı, 13. maaş ödemesi, şoförler için 300 euro ek ödeme, vardiya çalışanları için 200 euro ek ödeme talep ediyor. </p><p>BVG yönetimi ise maaş artışını 2028 yılına kadar kademeli olarak yüzde 17,6’ya çıkarmayı teklif etti ve vardiya çalışanları ile şoförler için 200 euro ek ödeme önerdi. BVG yönetimi, Ver.di’nin grev kararını "abartılı" olarak nitelendirdi.</p><p> Çalışanların taleplerinin şirkete yıllık 250 milyon euro ek yük getireceğini belirtti. Ver.di sendikası, 21 Mart’taki müzakerelerde anlaşma sağlanmazsa süresiz grev başlatabileceklerini duyurdu.</p><p>Berlin’de BVG’nin son büyük grevi 2008’de gerçekleşmiş ve 6 hafta sürmüştü.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NATO&amp;apos;dan Rusya&amp;apos;ya gövde gösterisi: &amp;quot;İttifak topraklarının her karışı korunacak&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/natodan-rusyaya-goevde-goesterisi-ittifak-topraklarinin-her-karisi-korunacak</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/natodan-rusyaya-goevde-goesterisi-ittifak-topraklarinin-her-karisi-korunacak</guid>
<description><![CDATA[ Rusya tehdidine karşı NATO&#039;nun doğu kanadını güçlendirmek için kurulan &quot;Müttefik Mukabele Gücü&quot; ilk büyük çaplı tatbikatını gerçekleştiriyor. Steadfast Dart isimli tatbikatta, Türkiye&#039;nin de aralarında bulunduğu 9 ülke yaklaşık 10 bin askerle yer alıyor. Tatbikat, NATO&#039;nun doğu kanadını güçlendirmek için hızla kuvvet konuşlandırma yeteneğini göstermeyi amaçlıyor.Binlerce asker, yüzlerce zırhlı araç, helikopterler, gemiler... 9 ülkeden yaklaşık 10 bin NATO askeri, Romanya&#039;da düzenlenen Steadfast Dart tatbikatında yer alıyor.Türkiye, Bulgaristan, Fransa, Yunanistan, İtalya, Romanya, İspanya, Slovenya ve Birleşik Krallık orduları NATO&#039;nun Müttefik Mukabele Gücü&#039;nün ilk büyük çaplı tatbikatına katılıyor.Tatbikat, NATO&#039;nun doğu kanadını güçlendirmek için hızla kuvvet konuşlandırma yeteneğini göstermeyi amaçlıyor.
Steadfast Dart adlı bu tatbikat, NATO ittifak topraklarının her karışını savunacak olan yeni gücü gösteriyor.Pazartesi Paris&#039;te bir araya gelen Avrupa liderleri, Mukabele gücünün takviye edilmesi amacıyla ek fonlama için anlaşmıştı.İngiltere, İsveç ve Almanya gibi ülkeler Ukrayna&#039;ya barış gücü askerleri gönderilmesine sıcak baktıklarını söylerken, birçok yetkili ABD&#039;nin güvenlik garantisi vermesi şartıyla asker göndermeyi düşünebileceklerini söylüyor.ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth Polonya&#039;da düzenlediği basın toplantısında NATO müttefiklerinin ABD&#039;nin Avrupa&#039;da sonsuza kadar var olacağını varsaymasının mümkün olmadığını açıklamıştı.Avrupa ülkelerinin ABD&#039;nin yokluğunda kıta güvenliğinin sağlanması için hangi adımları atacağı merak ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sAdT3IcHUUmCoe84iG_sKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NATOdan, Rusyaya, gövde, gösterisi:, İttifak, topraklarının, her, karışı, korunacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sAdT3IcHUUmCoe84iG_sKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="NATO'dan Rusya'ya gövde gösterisi: " topraklar her kar korunacak><p>Rusya tehdidine karşı NATO'nun doğu kanadını güçlendirmek için kurulan "Müttefik Mukabele Gücü" ilk büyük çaplı tatbikatını gerçekleştiriyor. Steadfast Dart isimli tatbikatta, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 9 ülke yaklaşık 10 bin askerle yer alıyor. Tatbikat, NATO'nun doğu kanadını güçlendirmek için hızla kuvvet konuşlandırma yeteneğini göstermeyi amaçlıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O0dynDDenU2pgz2v79puVA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Binlerce asker, yüzlerce zırhlı araç, helikopterler, gemiler... 9 ülkeden yaklaşık 10 bin NATO askeri, Romanya'da düzenlenen Steadfast Dart tatbikatında yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u4RPHc6d9ky3KJt_NP0Gtg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Türkiye, Bulgaristan, Fransa, Yunanistan, İtalya, Romanya, İspanya, Slovenya ve Birleşik Krallık orduları NATO'nun Müttefik Mukabele Gücü'nün ilk büyük çaplı tatbikatına katılıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1r6NX0bYaEidO-L1NTGrWA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tatbikat, NATO'nun doğu kanadını güçlendirmek için hızla kuvvet konuşlandırma yeteneğini göstermeyi amaçlıyor.
Steadfast Dart adlı bu tatbikat, NATO ittifak topraklarının her karışını savunacak olan yeni gücü gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZpriY12i90m4uTHKFkXpoA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pazartesi Paris'te bir araya gelen Avrupa liderleri, Mukabele gücünün takviye edilmesi amacıyla ek fonlama için anlaşmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9vR9KIv6CEOoH5SPpnUEzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere, İsveç ve Almanya gibi ülkeler Ukrayna'ya barış gücü askerleri gönderilmesine sıcak baktıklarını söylerken, birçok yetkili ABD'nin güvenlik garantisi vermesi şartıyla asker göndermeyi düşünebileceklerini söylüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2lUGVFkR60u7a6IZMJh9nw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth Polonya'da düzenlediği basın toplantısında NATO müttefiklerinin ABD'nin Avrupa'da sonsuza kadar var olacağını varsaymasının mümkün olmadığını açıklamıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sLJWc3ICakqMrnzI3Vy5aw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Avrupa ülkelerinin ABD'nin yokluğunda kıta güvenliğinin sağlanması için hangi adımları atacağı merak ediliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yanlış adres, kanlı sonuç: Kapısını çalan siyahi genci vuran adam cezasını beklerken hayatını kaybetti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/yanlis-adres-kanli-sonuc-kapisini-calan-siyahi-genci-vuran-adam-cezasini-beklerken-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/yanlis-adres-kanli-sonuc-kapisini-calan-siyahi-genci-vuran-adam-cezasini-beklerken-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Kansas City’de  yanlış adrese giden 16 yaşındaki Ralph Yarl’ı hırsız sanarak başından ve kolundan vurarak ağır yaralayan Andrew Lester, mahkeme kararını beklerken yaşamını yitirdi. Suçunu kabul eden 86 yaşındaki Lester, ikinci derece saldırıdan suçlu bulunmuştu.ABD&#039;nin Kansas City kentinde, yanlışlıkla kapısını çalan siyahi genç Ralph Yarl’ı vurarak ağır yaralayan Andrew Lester, mahkeme kararını beklerken hayatını kaybetti. 86 yaşındaki Lester, geçtiğimiz Cuma günü ikinci derece ağır saldırı suçundan suçlu bulunmuştu ve 7 Mart’ta cezasının açıklanması bekleniyordu.  Clay County Savcısı Zachary Thompson, Lester’ın ölüm haberini doğrulayarak, &quot;Bu zor zamanlarda ailesine içten taziyelerimizi iletiyoruz. Yasal süreç artık sona ermiş olsa da, Bay Lester’ın suçunu kabul ederek eylemlerinin sorumluluğunu üstlendiğini kabul ediyoruz. Bu trajik olaydan etkilenen her iki ailenin de iyileşme süreçlerinde düşüncelerimiz onlarla birlikte&quot; dedi.  YANLIŞ ADRES, KANLI SONUÇ   16 yaşındaki Ralph Yarl, 13 Nisan 2023&#039;te ikiz kardeşlerini almak için Kansas City’de yanlış adrese giderek Lester’ın kapısını çaldı. Lester, Yarl’ın evine girmeye çalıştığını düşündüğünü iddia ederek genci başından ve sağ kolundan vurdu. Olay, ABD genelinde büyük tepki çekerken, bireysel silahlanma ve ırkçılık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.  Lester, olay sonrası suçsuz olduğunu iddia ederek 200 bin dolarlık kefaletle serbest bırakılmış, ancak mahkeme süreci devam etmişti. Savcılık, ikinci derece saldırı suçlamasının en fazla yedi yıl hapis cezası gerektirdiğini belirtmişti.&quot;TEN RENGİNİN ENDİŞE GEREKTİRMEDİĞİ BİR DÜNYA&quot;    Yarl’ın ailesi, Andrew Lester’ın ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada, &quot;Bu haber karışık duygulara yol açıyor ama adaletin sağlandığını düşünmüyoruz,&quot; ifadelerini kullandı. Aile, “Hiçbir çocuğun sadece ten rengi nedeniyle hayatından endişe etmek zorunda kalmadığı bir dünya için mücadelemize devam edeceğiz. Ralph’in hikayesi henüz bitmedi ve adalet arayışımız da sona ermedi&quot; dedi.  Yarl’ın annesi Cleo Nagbe ise, Lester’ın suçunu kabul etmesinin geciktiğini belirterek, “Yaklaşık iki yıl önce Bay Lester’ın suçlu olduğunu biliyorduk. Ona istediğini yapması için zaman tanındı. İki yıl sonra gelip &#039;Daha hafif suçlamayı kabul edeceğim&#039; dedi.  SAĞLIK DURUMU VE MAHKEME SÜRECİ   Lester’ın avukatı Steve Salmon, müvekkilinin zihinsel ve fiziksel sağlık sorunlarının davada etkili olduğunu öne sürerek, ilk duruşma tarihini Ekim 2024’ten Şubat 2025’e ertelemişti. Avukatı, Lester’ın kalp ve hafıza sorunları yaşadığını, kalça kırığı geçirdiğini ve ciddi kilo kaybına uğradığını açıklamıştı. Ancak Kasım ayında hakim, Lester’ın yargılanmaya uygun olduğuna karar vermişti.  &quot;HAYATTA KALMAK MUCİZEYDİ&quot;  Temmuz 2023&#039;te &quot;Good Morning America&quot; programına katılan Ralph Yarl, yaşadığı korku dolu anları anlatmıştı. &quot;Silahı bana doğrulttu... başımı çevirdim ve kendimi hazırladım,&quot; diyen Yarl, vurulduktan sonra camın üzerine düştüğünü ve parçalanmış camlar içinde kaçmaya çalıştığını söylemişti.  Yarl’ın yaşadığı olay, ABD’de bireysel silahlanma yasalarının yeniden tartışılmasına neden olurken, yüzlerce kişi protestolar düzenlemiş ve gencin tıbbi masrafları için 1.7 milyon dolardan fazla bağış toplanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FodYS_pL70eRXa2ciGpSqg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yanlış, adres, kanlı, sonuç:, Kapısını, çalan, siyahi, genci, vuran, adam, cezasını, beklerken, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FodYS_pL70eRXa2ciGpSqg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yanlış adres, kanlı sonuç: Kapısını çalan siyahi genci vuran adam hayatını kaybetti"><p>Kansas City’de  yanlış adrese giden 16 yaşındaki Ralph Yarl’ı hırsız sanarak başından ve kolundan vurarak ağır yaralayan Andrew Lester, mahkeme kararını beklerken yaşamını yitirdi. Suçunu kabul eden 86 yaşındaki Lester, ikinci derece saldırıdan suçlu bulunmuştu.</p>ABD'nin Kansas City kentinde, yanlışlıkla kapısını çalan siyahi genç Ralph Yarl’ı vurarak ağır yaralayan Andrew Lester, mahkeme kararını beklerken hayatını kaybetti. 86 yaşındaki Lester, geçtiğimiz Cuma günü ikinci derece ağır saldırı suçundan suçlu bulunmuştu ve 7 Mart’ta cezasının açıklanması bekleniyordu.  Clay County Savcısı Zachary Thompson, Lester’ın ölüm haberini doğrulayarak, "Bu zor zamanlarda ailesine içten taziyelerimizi iletiyoruz. Yasal süreç artık sona ermiş olsa da, Bay Lester’ın suçunu kabul ederek eylemlerinin sorumluluğunu üstlendiğini kabul ediyoruz. Bu trajik olaydan etkilenen her iki ailenin de iyileşme süreçlerinde düşüncelerimiz onlarla birlikte" dedi.  <strong>YANLIŞ ADRES, KANLI SONUÇ </strong>  16 yaşındaki Ralph Yarl, 13 Nisan 2023'te ikiz kardeşlerini almak için Kansas City’de yanlış adrese giderek Lester’ın kapısını çaldı. Lester, Yarl’ın evine girmeye çalıştığını düşündüğünü iddia ederek genci başından ve sağ kolundan vurdu. Olay, ABD genelinde büyük tepki çekerken, bireysel silahlanma ve ırkçılık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.  Lester, olay sonrası suçsuz olduğunu iddia ederek 200 bin dolarlık kefaletle serbest bırakılmış, ancak mahkeme süreci devam etmişti. Savcılık, ikinci derece saldırı suçlamasının en fazla yedi yıl hapis cezası gerektirdiğini belirtmişti.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k2RSQZ7bFEiQfmQvewG6CA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>"TEN RENGİNİN ENDİŞE GEREKTİRMEDİĞİ BİR DÜNYA"  </strong>  Yarl’ın ailesi, Andrew Lester’ın ölümüyle ilgili yaptığı açıklamada, "Bu haber karışık duygulara yol açıyor ama adaletin sağlandığını düşünmüyoruz," ifadelerini kullandı. Aile, “Hiçbir çocuğun sadece ten rengi nedeniyle hayatından endişe etmek zorunda kalmadığı bir dünya için mücadelemize devam edeceğiz. Ralph’in hikayesi henüz bitmedi ve adalet arayışımız da sona ermedi" dedi.  Yarl’ın annesi Cleo Nagbe ise, Lester’ın suçunu kabul etmesinin geciktiğini belirterek, “Yaklaşık iki yıl önce Bay Lester’ın suçlu olduğunu biliyorduk. Ona istediğini yapması için zaman tanındı. İki yıl sonra gelip 'Daha hafif suçlamayı kabul edeceğim' dedi.  <strong>SAĞLIK DURUMU VE MAHKEME SÜRECİ </strong>  Lester’ın avukatı Steve Salmon, müvekkilinin zihinsel ve fiziksel sağlık sorunlarının davada etkili olduğunu öne sürerek, ilk duruşma tarihini Ekim 2024’ten Şubat 2025’e ertelemişti. Avukatı, Lester’ın kalp ve hafıza sorunları yaşadığını, kalça kırığı geçirdiğini ve ciddi kilo kaybına uğradığını açıklamıştı. Ancak Kasım ayında hakim, Lester’ın yargılanmaya uygun olduğuna karar vermişti.  <strong>"HAYATTA KALMAK MUCİZEYDİ"</strong>  Temmuz 2023'te "Good Morning America" programına katılan Ralph Yarl, yaşadığı korku dolu anları anlatmıştı. "Silahı bana doğrulttu... başımı çevirdim ve kendimi hazırladım," diyen Yarl, vurulduktan sonra camın üzerine düştüğünü ve parçalanmış camlar içinde kaçmaya çalıştığını söylemişti.  Yarl’ın yaşadığı olay, ABD’de bireysel silahlanma yasalarının yeniden tartışılmasına neden olurken, yüzlerce kişi protestolar düzenlemiş ve gencin tıbbi masrafları için 1.7 milyon dolardan fazla bağış toplanmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fas ile İspanya arasında &amp;quot;uyuşturucu tüneli&amp;quot; bulundu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/fas-ile-ispanya-arasinda-uyusturucu-tuneli-bulundu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/fas-ile-ispanya-arasinda-uyusturucu-tuneli-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ İspanya&#039;nın Kuzey Afrika&#039;daki toprağı Ceuta bölgesi ile Fas arasında uyuşturucu kaçakçılığı için kullanılan 12 metre derinlikte tünel ortaya çıkarıldı.İspanyol polisi tarafından yapılan açıklamada, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele operasyonu kapsamında Fas topraklarından İspanya&#039;nın Kuzey Afrika&#039;daki toprağı Ceuta bölgesine uzanan bir tünel bulunduğu ifade edildi. Sanayi bölgesindeki bir depoda yapılan arama sırasında ortaya çıkarılan ve temel aydınlatma sistemiyle donatıldığı tespit edilen tünelin 12 metre derinliğinde olduğu belirtilirken, henüz uzunluğu tespit edilemedi.OPERASYONA HADES ADI VERİLDİ  &quot;Hades&quot; adı verilen operasyonda son 3 haftada 2&#039;si polis memuru da dahil olmak üzere 14 kişinin gözaltına alındığı, 6 bin kilogram uyuşturucu ele geçirildiği kaydedildi.  Kuzey Afrika ile Avrupa arasında uyuşturucu kaçakçılığında geçiş noktası olan Ceuta, uzun zamandır kaçakçılık operasyonlarının merkezinde. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wqJQfQw0TESgfgvKTNwXcQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fas, ile, İspanya, arasında, uyuşturucu, tüneli, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wqJQfQw0TESgfgvKTNwXcQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250220125051883" class="type:primaryImage" alt="Fas ile İspanya arasında " uyu t bulundu><p>İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta bölgesi ile Fas arasında uyuşturucu kaçakçılığı için kullanılan 12 metre derinlikte tünel ortaya çıkarıldı.</p><p>İspanyol polisi tarafından yapılan açıklamada, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele operasyonu kapsamında Fas topraklarından İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta bölgesine uzanan bir tünel bulunduğu ifade edildi. </p><p>Sanayi bölgesindeki bir depoda yapılan arama sırasında ortaya çıkarılan ve temel aydınlatma sistemiyle donatıldığı tespit edilen tünelin 12 metre derinliğinde olduğu belirtilirken, henüz uzunluğu tespit edilemedi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aF1da-_Go0ufCJgwZsUnNg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>OPERASYONA HADES ADI VERİLDİ</strong>  "Hades" adı verilen operasyonda son 3 haftada 2'si polis memuru da dahil olmak üzere 14 kişinin gözaltına alındığı, 6 bin kilogram uyuşturucu ele geçirildiği kaydedildi.  Kuzey Afrika ile Avrupa arasında uyuşturucu kaçakçılığında geçiş noktası olan Ceuta, uzun zamandır kaçakçılık operasyonlarının merkezinde.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su borusu patladı, araçlar &amp;quot;dondu&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/su-borusu-patladi-araclar-dondu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/su-borusu-patladi-araclar-dondu</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin Detroit kentindeki bir mahallede 1930’larda yapılmış ana su hattı patladı.Henüz bilinmeyen bir nedenle yaşanan patlamanın ardından mahalle su altında kaldı. Hava sıcaklığının da -21’lere kadar düşmesi sonucu sokakları basan su dondu. Sokakta park eden araçların da donan suyun içinde kalmasıyla ortaya ilginç görüntüler çıktı. 17 Şubat’ta yaşanan olayın ardından belediye görevlilerinin sorunu çözmek üzere çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UfZbs4GnekuRpbCWJy_41Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>borusu, patladı, araçlar, dondu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UfZbs4GnekuRpbCWJy_41Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Su borusu patladı, araçlar " dondu><p>ABD’nin Detroit kentindeki bir mahallede 1930’larda yapılmış ana su hattı patladı.Henüz bilinmeyen bir nedenle yaşanan patlamanın ardından mahalle su altında kaldı. Hava sıcaklığının da -21’lere kadar düşmesi sonucu sokakları basan su dondu. Sokakta park eden araçların da donan suyun içinde kalmasıyla ortaya ilginç görüntüler çıktı. 17 Şubat’ta yaşanan olayın ardından belediye görevlilerinin sorunu çözmek üzere çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları açıkladı: Gençlerde risk 7 kat arttı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-genclerde-risk-7-kat-artti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-genclerde-risk-7-kat-artti</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, genç ve sağlıklı erkeklerde felç riskinin artışında sigaranın büyük bir rol oynayabileceğini ortaya koydu. Son yıllarda 50 yaş altındaki bireylerde felç vakalarında gizemli bir artış gözlemlenirken, bu durum uzmanları şaşkına çevirdi. Şimdi ise İngiliz araştırmacılar, sigaranın bu artışın önemli bir nedeni olabileceğini gösteren çarpıcı bulgular elde etti.18 ila 49 yaş arasındaki 500&#039;den fazla felç hastasını inceleyen bilim insanları, sigara içen erkeklerin felç geçirme riskinin yedi kat daha fazla olduğunu tespit etti. Resmi verilere göre, İngiltere&#039;de sigara kullanımının en yaygın olduğu yaş grubu 25-34 yaş aralığı. Bu yaş grubundaki her altı kişiden biri sigara içiyor. Dahası, İngiltere&#039;nin bazı bölgelerinde erkek çocukları arasında sigara kullanımının arttığı da gözlemlendi.Keele Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu verilerin sigarayı bırakmaya yönelik çabaların ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtladığını vurguladı. &quot;Son araştırmalar, genç yaşlarda felç geçiren bireylerin sayısının arttığını gösteriyor. Çalışmamız, sigaranın bu artışın önemli bir faktörü olduğunu ortaya koyuyor&quot; diyorDailyMail&#039;de yer alan habere göre; NHS verileri üzerinde yapılan analiz, 39 yaş altı erkeklerde felç oranlarının son yirmi yılda dörtte bir oranında arttığını gösteriyor. Buna karşılık, aynı yaş grubundaki kadınlarda felç oranı yalnızca yüzde 1 arttı. Neurology dergisinde yayımlanan araştırmada uzmanlar, belirgin bir nedeni olmayan felç geçiren 546 kişiyi yaş ve cinsiyetleri bakımından benzer özellikler taşıyan ancak felç geçirmemiş bireylerle karşılaştırdı. Araştırma, sigara içen bireylerde felç riskinin iki kat arttığını, ancak ağır sigara tiryakileri için bu oranın dört kata kadar çıktığını ortaya koydu.Özellikle sigara içen erkeklerde risk çok daha yüksek. Sigara içen erkeklerin felç geçirme ihtimali sigara içmeyenlere göre üç kat daha fazla. 45-49 yaş aralığında sigara içen erkek ve kadınlarda ise bu oran dört kata kadar çıkıyor. Yılda 20 paket veya daha fazla sigara tüketen bireylerde ise felç riski en yüksek seviyeye ulaşıyor.Uzmanlara göre sigara, atardamarları daraltarak beyne giden kan akışını kısıtlıyor. Bu durum, kan pıhtılarının oluşmasını kolaylaştırarak felç riskini artırıyor. Sigarayı bırakmak bu riski zamanla azaltabilir, ancak araştırmalar, sigarayı bırakan bireylerin beş yıl boyunca sigara içmeyenlere kıyasla daha yüksek felç riski taşıdığını gösteriyor.2004-2005 yıllarında 39 yaş altındaki felç vakalarının yüzde 52,8’ini erkekler oluştururken, bu oran 2023-2024 yıllarında neredeyse üçte ikiye yükseldi. Kadınların oranı ise yüzde 42,3’e düştü.Felç, dünya çapında en büyük ölüm ve sakatlık nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. İngiltere’de her yıl 100.000’den fazla felç vakası yaşanıyor ve her beş dakikada bir yeni bir felç vakası meydana geliyor. Yılda 38.000 kişi felç nedeniyle hayatını kaybediyor. ABD’de ise bu rakam 795.000 felç vakasına ve 137.000 ölüme ulaşıyor.Uzmanlar, sigarayı bırakmayı teşvik eden kamu sağlığı politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle gençler arasında sigara kullanımını önlemeye yönelik çalışmaların artırılması, felç vakalarının azaltılmasında kritik bir rol oynayabilir. Sigaranın felç üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, sağlıklı bir gelecek için sigara tüketimiyle mücadele her zamankinden daha önemli hale geliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bUlhNHd9IUuPLryxco9JMw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, açıkladı:, Gençlerde, risk, kat, arttı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bUlhNHd9IUuPLryxco9JMw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bilim insanları açıkladı: Gençlerde risk 7 kat arttı"><p>Bilim insanları, genç ve sağlıklı erkeklerde felç riskinin artışında sigaranın büyük bir rol oynayabileceğini ortaya koydu. Son yıllarda 50 yaş altındaki bireylerde felç vakalarında gizemli bir artış gözlemlenirken, bu durum uzmanları şaşkına çevirdi. Şimdi ise İngiliz araştırmacılar, sigaranın bu artışın önemli bir nedeni olabileceğini gösteren çarpıcı bulgular elde etti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OKcbOkO4FUGG7oqTNGoYsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>18 ila 49 yaş arasındaki 500'den fazla felç hastasını inceleyen bilim insanları, sigara içen erkeklerin felç geçirme riskinin yedi kat daha fazla olduğunu tespit etti. Resmi verilere göre, İngiltere'de sigara kullanımının en yaygın olduğu yaş grubu 25-34 yaş aralığı. Bu yaş grubundaki her altı kişiden biri sigara içiyor. Dahası, İngiltere'nin bazı bölgelerinde erkek çocukları arasında sigara kullanımının arttığı da gözlemlendi.Keele Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu verilerin sigarayı bırakmaya yönelik çabaların ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtladığını vurguladı. "Son araştırmalar, genç yaşlarda felç geçiren bireylerin sayısının arttığını gösteriyor. Çalışmamız, sigaranın bu artışın önemli bir faktörü olduğunu ortaya koyuyor" diyor</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DYe_arA1ekyvwJc-zGl9EA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>DailyMail'de yer alan habere göre; NHS verileri üzerinde yapılan analiz, 39 yaş altı erkeklerde felç oranlarının son yirmi yılda dörtte bir oranında arttığını gösteriyor. Buna karşılık, aynı yaş grubundaki kadınlarda felç oranı yalnızca yüzde 1 arttı. Neurology dergisinde yayımlanan araştırmada uzmanlar, belirgin bir nedeni olmayan felç geçiren 546 kişiyi yaş ve cinsiyetleri bakımından benzer özellikler taşıyan ancak felç geçirmemiş bireylerle karşılaştırdı. Araştırma, sigara içen bireylerde felç riskinin iki kat arttığını, ancak ağır sigara tiryakileri için bu oranın dört kata kadar çıktığını ortaya koydu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gD4BluE6NUOELzeobexu8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özellikle sigara içen erkeklerde risk çok daha yüksek. Sigara içen erkeklerin felç geçirme ihtimali sigara içmeyenlere göre üç kat daha fazla. 45-49 yaş aralığında sigara içen erkek ve kadınlarda ise bu oran dört kata kadar çıkıyor. Yılda 20 paket veya daha fazla sigara tüketen bireylerde ise felç riski en yüksek seviyeye ulaşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x__hjTWzyUeEF_M7dygXgw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlara göre sigara, atardamarları daraltarak beyne giden kan akışını kısıtlıyor. Bu durum, kan pıhtılarının oluşmasını kolaylaştırarak felç riskini artırıyor. Sigarayı bırakmak bu riski zamanla azaltabilir, ancak araştırmalar, sigarayı bırakan bireylerin beş yıl boyunca sigara içmeyenlere kıyasla daha yüksek felç riski taşıdığını gösteriyor.2004-2005 yıllarında 39 yaş altındaki felç vakalarının yüzde 52,8’ini erkekler oluştururken, bu oran 2023-2024 yıllarında neredeyse üçte ikiye yükseldi. Kadınların oranı ise yüzde 42,3’e düştü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fD3HK192-Eq_czBTH14Wng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Felç, dünya çapında en büyük ölüm ve sakatlık nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. İngiltere’de her yıl 100.000’den fazla felç vakası yaşanıyor ve her beş dakikada bir yeni bir felç vakası meydana geliyor. Yılda 38.000 kişi felç nedeniyle hayatını kaybediyor. ABD’de ise bu rakam 795.000 felç vakasına ve 137.000 ölüme ulaşıyor.Uzmanlar, sigarayı bırakmayı teşvik eden kamu sağlığı politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle gençler arasında sigara kullanımını önlemeye yönelik çalışmaların artırılması, felç vakalarının azaltılmasında kritik bir rol oynayabilir. Sigaranın felç üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, sağlıklı bir gelecek için sigara tüketimiyle mücadele her zamankinden daha önemli hale geliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yüz yıllık su borusu patladı, araçlar donan suyun içinde kaldı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/yuz-yillik-su-borusu-patladi-araclar-donan-suyun-icinde-kaldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/yuz-yillik-su-borusu-patladi-araclar-donan-suyun-icinde-kaldi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin Detroit kentinde bir mahallede 1930’larda yapılmış ana su hattı patlamasıyla sokak sular altında kaldı. Sokakta park eden araçlar, hava sıcaklığının da -21’lere kadar düşmesi sonucu donan suyun içinde kaldı.ABD’nin Michigan eyaletinin Detroit kentinin güneybatısında bir mahallede 1930’larda yapılmış ana su hattı patladı.Henüz bilinmeyen bir nedenle yaşanan patlamanın ardından mahalle su altında kaldı. Hava sıcaklığının da -21’lere kadar düşmesi sonucu sokakları basan su dondu.Sokakta park eden araçların da donan suyun içinde kalmasıyla ortaya ilginç görüntüler çıktı. 
17 Şubat’ta yaşanan olayın ardından belediye görevlilerinin sorunu çözmek üzere çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.Donan suyun içinde kalan araçların görüntüsü sosyal medyada 35 binden fazla kişi tarafından izlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3z2gQ-lUrE2BYH8fL8Kr4g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yüz, yıllık, borusu, patladı, araçlar, donan, suyun, içinde, kaldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3z2gQ-lUrE2BYH8fL8Kr4g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yüz yıllık su borusu patladı, araçlar donan suyun içinde kaldı"><p>ABD’nin Detroit kentinde bir mahallede 1930’larda yapılmış ana su hattı patlamasıyla sokak sular altında kaldı. Sokakta park eden araçlar, hava sıcaklığının da -21’lere kadar düşmesi sonucu donan suyun içinde kaldı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o9I9fCd9Skq3WyODGO2nKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’nin Michigan eyaletinin Detroit kentinin güneybatısında bir mahallede 1930’larda yapılmış ana su hattı patladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cPIXjNGR4EOSJ1yF-9BnTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Henüz bilinmeyen bir nedenle yaşanan patlamanın ardından mahalle su altında kaldı. Hava sıcaklığının da -21’lere kadar düşmesi sonucu sokakları basan su dondu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gu4QdMlhykaXkFe8B_ZHzw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sokakta park eden araçların da donan suyun içinde kalmasıyla ortaya ilginç görüntüler çıktı. 
17 Şubat’ta yaşanan olayın ardından belediye görevlilerinin sorunu çözmek üzere çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DeGX1Fs_b0uFLCyeSFh3WA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donan suyun içinde kalan araçların görüntüsü sosyal medyada 35 binden fazla kişi tarafından izlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LRat3qOGCE2LG69aBCBfBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hawaii adasındaki Kilauea Yanardağı&amp;apos;nda 10&amp;apos;ncu patlama</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/hawaii-adasindaki-kilauea-yanardaginda-10ncu-patlama</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/hawaii-adasindaki-kilauea-yanardaginda-10ncu-patlama</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en aktif volkanlarından biri olarak bilinen Hawaii&#039;deki Kilauea Yanardağı, aralık ayından bu yana 10&#039;uncu kez patladı.ABD&#039;nin Hawaii adasında bulunan Kilauea Yanardağı&#039;nda 23 Aralık&#039;tan bu yana volkanik hareketlilik sürüyor. Hawaii Volkan Gözlemevi&#039;nden yapılan açıklamaya göre Hawaii Yanardağlar Milli Parkı&#039;nın içindeki yanardağın zirve kraterinde yerel saatle 20.22&#039;de patlama meydana geldi. Yanardağ, Aralık&#039;tan bu yana onuncu patlamanın ardından bir kez daha metrelerce yüksekliğe lav püskürttü. Patlamanın milli park ile sınırlı olduğu, yakınlardaki bölgeler için tehdit oluşturmadığı belirtildi.  700&#039;Ü AŞKIN EVİ YOK ETMİŞTİÖte yandan 1924 ile 1952 yılları arasındaki sessiz dönem haricinde düzenli volkanik patlamaların meydana geldiği Kilauea Yanardağı&#039;nda 2018 yılında yaşanan ve yaklaşık 3 ay süren patlamalar 700&#039;den fazla evi yok etmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hQpWaEuQCUqJa6_AO0hJiA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hawaii, adasındaki, Kilauea, Yanardağında, 10ncu, patlama</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hQpWaEuQCUqJa6_AO0hJiA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hawaii adasındaki Kilauea Yanardağı'nda 10'ncu patlama"><p>Dünyanın en aktif volkanlarından biri olarak bilinen Hawaii'deki Kilauea Yanardağı, aralık ayından bu yana 10'uncu kez patladı.</p><p>ABD'nin Hawaii adasında bulunan Kilauea Yanardağı'nda 23 Aralık'tan bu yana volkanik hareketlilik sürüyor. </p><p>Hawaii Volkan Gözlemevi'nden yapılan açıklamaya göre Hawaii Yanardağlar Milli Parkı'nın içindeki yanardağın zirve kraterinde yerel saatle 20.22'de patlama meydana geldi. </p><p>Yanardağ, Aralık'tan bu yana onuncu patlamanın ardından bir kez daha metrelerce yüksekliğe lav püskürttü. Patlamanın milli park ile sınırlı olduğu, yakınlardaki bölgeler için tehdit oluşturmadığı belirtildi.  <strong>700'Ü AŞKIN EVİ YOK ETMİŞTİ</strong></p><p>Öte yandan 1924 ile 1952 yılları arasındaki sessiz dönem haricinde düzenli volkanik patlamaların meydana geldiği Kilauea Yanardağı'nda 2018 yılında yaşanan ve yaklaşık 3 ay süren patlamalar 700'den fazla evi yok etmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Macron&amp;apos;dan Trump&amp;apos;a çağrı: Putin&amp;apos;e karşı zayıf olamazsın</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/macrondan-trumpa-cagri-putine-karsi-zayif-olamazsin</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/macrondan-trumpa-cagri-putine-karsi-zayif-olamazsin</guid>
<description><![CDATA[ Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump&#039;a yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Macron, &quot;Putin&#039;e karşı zayıf olamazsın. Bu sen değilsin, bu senin kumaşın değil, bu senin çıkarına değil&quot; dedi. Macron, Ukrayna&#039;nın NATO&#039;ya üyeliği konusunda da &quot;Hiç kimsenin Ukrayna&#039;nın, &#039;AB&#039;ye veya NATO&#039;ya girme hakkı yok&#039; demeye hakkı yok&quot; diye konuştu.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medyada yaptığı canlı yayında, Ukrayna’ya ilişkin soruları yanıtladı.  Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı &quot;Avrupa’daki seçimleri manipüle ederek, Kuzey Kore askerlerini sahaya sürerek, siber saldırılar düzenleyerek, İran’la işbirliği yaparak&quot; halihazırda &quot;küreselleştirdiğini&quot; ileri süren Macron, Ukrayna’daki barış sürecinin Avrupa için önemli olduğunu bir kez daha vurguladı.  &quot;Biz barış istiyoruz ancak Ukrayna’nın teslim olması anlamına gelen bir ateşkes istemiyoruz.&quot; ifadesini kullanan Macron, bu konuda Rusya lehine ödün verilmemesi gerektiğine işaret etti.&quot;PUTİN&#039;E KARŞI ZAYIF OLAMAZSIN&quot;  Macron, Rusya-ABD arasında artan ve Avrupalı devletlerin masa dışında kalmak istemediği Ukrayna müzakerelerine ilişkin daha sıkı pazarlıkların yapılması gerektiğini belirterek, &quot;(ABD Başkanı Donald Trump&#039;a) Şunu söyleyeceğim: Putin&#039;e karşı zayıf olamazsın. Bu sen değilsin, bu senin kumaşın değil, bu senin çıkarına değil. Putin karşısında zayıf olursan, Çin&#039;e karşı nasıl inandırıcı olabilirsin?&quot; dedi.Öte yandan Ukrayna’da barış koşullarının Avrupa güvenliği için önemli olduğunu ve Rusya’nın bir başka Avrupa ülkesine daha saldırmaması konusunda caydırıcı güvenlik tedbirleri alınması gerektiğini vurgulayan Macron, Ukrayna’nın Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyeliği konusuna da değindi.  Macron, &quot;Şu an içinde bulunduğumuz durumda hiç kimsenin Ukrayna&#039;nın, &#039;AB&#039;ye veya NATO&#039;ya girme hakkı yok&#039; demeye hakkı yok.&quot; ifadelerini kullandı.NE OLMUŞTU?  Macron&#039;un açıklamaları, ABD yönetiminin Ukrayna’nın NATO’ya üye olmaması gerektiğini savunduğu, Ukrayna’da barış müzakerelerine ilişkin diplomatik temasların arttığı ve olası bir ateşkes durumunda Ukrayna’ya verilecek güvenlik garantilerinin Avrupalı devletlerin gündeminde olduğu bir dönemde geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KqzXSpTfHk-DNUGziRe74Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Macrondan, Trumpa, çağrı:, Putine, karşı, zayıf, olamazsın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KqzXSpTfHk-DNUGziRe74Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Macron'dan Trump'a çağrı: Putin'e karşı zayıf olamazsın"><p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Macron, "Putin'e karşı zayıf olamazsın. Bu sen değilsin, bu senin kumaşın değil, bu senin çıkarına değil" dedi. Macron, Ukrayna'nın NATO'ya üyeliği konusunda da "Hiç kimsenin Ukrayna'nın, 'AB'ye veya NATO'ya girme hakkı yok' demeye hakkı yok" diye konuştu.</p><p>Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medyada yaptığı canlı yayında, Ukrayna’ya ilişkin soruları yanıtladı.  Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı "Avrupa’daki seçimleri manipüle ederek, Kuzey Kore askerlerini sahaya sürerek, siber saldırılar düzenleyerek, İran’la işbirliği yaparak" halihazırda "küreselleştirdiğini" ileri süren Macron, Ukrayna’daki barış sürecinin Avrupa için önemli olduğunu bir kez daha vurguladı.  "Biz barış istiyoruz ancak Ukrayna’nın teslim olması anlamına gelen bir ateşkes istemiyoruz." ifadesini kullanan Macron, bu konuda Rusya lehine ödün verilmemesi gerektiğine işaret etti.</p><p><strong>"PUTİN'E KARŞI ZAYIF OLAMAZSIN"</strong>  Macron, Rusya-ABD arasında artan ve Avrupalı devletlerin masa dışında kalmak istemediği Ukrayna müzakerelerine ilişkin daha sıkı pazarlıkların yapılması gerektiğini belirterek, "(ABD Başkanı Donald Trump'a) Şunu söyleyeceğim: Putin'e karşı zayıf olamazsın. Bu sen değilsin, bu senin kumaşın değil, bu senin çıkarına değil. Putin karşısında zayıf olursan, Çin'e karşı nasıl inandırıcı olabilirsin?" dedi.</p><p>Öte yandan Ukrayna’da barış koşullarının Avrupa güvenliği için önemli olduğunu ve Rusya’nın bir başka Avrupa ülkesine daha saldırmaması konusunda caydırıcı güvenlik tedbirleri alınması gerektiğini vurgulayan Macron, Ukrayna’nın Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyeliği konusuna da değindi.  Macron, "Şu an içinde bulunduğumuz durumda hiç kimsenin Ukrayna'nın, 'AB'ye veya NATO'ya girme hakkı yok' demeye hakkı yok." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>NE OLMUŞTU?</strong>  Macron'un açıklamaları, ABD yönetiminin Ukrayna’nın NATO’ya üye olmaması gerektiğini savunduğu, Ukrayna’da barış müzakerelerine ilişkin diplomatik temasların arttığı ve olası bir ateşkes durumunda Ukrayna’ya verilecek güvenlik garantilerinin Avrupalı devletlerin gündeminde olduğu bir dönemde geldi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakan Fidan&amp;apos;dan Filistin mesajı: İki devletli çözüm barışa giden tek yol</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/bakan-fidandan-filistin-mesajiiki-devletli-coezum-barisa-giden-tek-yol</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/bakan-fidandan-filistin-mesajiiki-devletli-coezum-barisa-giden-tek-yol</guid>
<description><![CDATA[ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı&#039;nda Filistin&#039;de iki devletli çözüm mesajı verdi. Bakan Fidan, &quot;Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın yolu, milyonlarca Filistinlinin topraklarından sürülmesi değildir&quot; dedi.Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Güney Afrika Cumhuriyeti&#039;nin Johannesburg şehrinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı&#039;nın &quot;Küresel Jeopolitik Durum&quot; konulu oturumunda hitap etti.  Çatışmaların, yakın tarihin herhangi bir noktasında olduğundan daha uzun süreli, yıkıcı ve yaygın hale geldiğini kaydeden Fidan, milyonlarca insanın yerlerinden edilmesinin, insani yardım sistemlerinin aşırı yük altında kalmasının ve ekonomik aksaklıkların yarattığı küresel kırılganlıkların devam ettiğini vurguladı.  Fidan, eş zamanlı olarak, özellikle yapay zeka ve robot teknolojisi alanındaki hızlı atılımların dünyayı yeniden tanımladığını ve çok taraflı kurumların değişen güç dinamikleri karşısında etkin kalabilmek için mücadele ettiğini belirterek, &quot;Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, son derece kutuplaşmış bir küresel ortamda barış ve güvenliği koruma sorumluluğunu yerine getirememektedir.&quot; dedi.  Bakan Fidan, &quot;Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın yolu, milyonlarca Filistinlinin topraklarından sürülmesi değildir. Filistinlilerin uğruna büyük fedakarlıklarda bulunduğu topraklar, müzakere konusu değildir. İki devletli çözüm gecikmiş ve kalıcı barışa giden tek yol olmaya devam etmektedir. Bu çözümün hayata geçirilmemesi, yalnızca çatışma döngüsünü devam ettirecektir.&quot; diye konuştu.  &quot;SURİYE&#039;YE YAPTIRIMLARIN ÖN KOŞULSUZ KALDIRILMASI GEREKMEKTEDİR&quot;  Öte yandan Suriye&#039;deki son gelişmelerin &quot;umut verdiğini&quot; kaydeden Fidan, Suriye&#039;de kapsayıcı ve temsili bir geçiş sürecine yönelik anlamlı adımların atıldığını dile getirdi.  Fidan, şunları kaydetti:  &quot;Tüm etnik ve dini gruplara eşit muamele edilmesi konusunda kesin bir kararlılık söz konusudur. ⁠Terörizmle mücadeledeki kararlılık, sarsılmaz bir şekilde devam etmektedir. Bölge ülkelerinin endişeleri ele alınmaktadır. Kimyasal silahların kontrolü bir öncelik olmaya devam etmektedir. Suriye&#039;nin toparlanmasının anlamlı bir şekilde ilerleyebilmesi için yaptırımların ön koşulsuz kaldırılması gerekmektedir.&quot;  Ukrayna&#039;da diplomasinin &quot;tek yol&quot; olmaya devam ettiğini vurgulayan Fidan, Türkiye&#039;nin bir taraftan diplomatik çözümü savunurken, aynı zamanda Ukrayna&#039;nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan desteğini sürdürdüğünü dile getirdi.  Fidan, Afrika&#039;nın siyasi, ekonomik, sosyal, güvenlik ve insani alanlarda yapılan önemli yatırımlarla Türkiye&#039;nin dış politikasının temel taşlarından biri haline geldiğini belirterek, Afrika&#039;nın artan küresel etkisini memnuniyetle karşıladıklarını ve Türkiye&#039;nin Afrika Birliğiyle stratejik ortaklığına olan bağlılığını bir kez daha teyit ettiklerini ifade etti.  Bakan Fidan, &quot;Türkiye, Afrika&#039;nın küresel düzende hak ettiği yeri savunmaya ve çok taraflı sistemde sesinin daha çok duyulmasını sağlamaya devam edecektir.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cSHG6yf7CEyu9MOKQW4vUQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Fidandan, Filistin, mesajı: İki, devletli, çözüm, barışa, giden, tek, yol</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cSHG6yf7CEyu9MOKQW4vUQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bakan Fidan'dan Filistin mesajı: İki devletli çözüm barışa giden tek yol"><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda Filistin'de iki devletli çözüm mesajı verdi. Bakan Fidan, "Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın yolu, milyonlarca Filistinlinin topraklarından sürülmesi değildir" dedi.</p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Johannesburg şehrinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın "Küresel Jeopolitik Durum" konulu oturumunda hitap etti.  Çatışmaların, yakın tarihin herhangi bir noktasında olduğundan daha uzun süreli, yıkıcı ve yaygın hale geldiğini kaydeden Fidan, milyonlarca insanın yerlerinden edilmesinin, insani yardım sistemlerinin aşırı yük altında kalmasının ve ekonomik aksaklıkların yarattığı küresel kırılganlıkların devam ettiğini vurguladı.  Fidan, eş zamanlı olarak, özellikle yapay zeka ve robot teknolojisi alanındaki hızlı atılımların dünyayı yeniden tanımladığını ve çok taraflı kurumların değişen güç dinamikleri karşısında etkin kalabilmek için mücadele ettiğini belirterek, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, son derece kutuplaşmış bir küresel ortamda barış ve güvenliği koruma sorumluluğunu yerine getirememektedir." dedi.  Bakan Fidan, "Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın yolu, milyonlarca Filistinlinin topraklarından sürülmesi değildir. Filistinlilerin uğruna büyük fedakarlıklarda bulunduğu topraklar, müzakere konusu değildir. İki devletli çözüm gecikmiş ve kalıcı barışa giden tek yol olmaya devam etmektedir. Bu çözümün hayata geçirilmemesi, yalnızca çatışma döngüsünü devam ettirecektir." diye konuştu.  <strong>"SURİYE'YE YAPTIRIMLARIN ÖN KOŞULSUZ KALDIRILMASI GEREKMEKTEDİR"</strong>  Öte yandan Suriye'deki son gelişmelerin "umut verdiğini" kaydeden Fidan, Suriye'de kapsayıcı ve temsili bir geçiş sürecine yönelik anlamlı adımların atıldığını dile getirdi.  <strong>Fidan, şunları kaydetti:</strong>  "Tüm etnik ve dini gruplara eşit muamele edilmesi konusunda kesin bir kararlılık söz konusudur. ⁠Terörizmle mücadeledeki kararlılık, sarsılmaz bir şekilde devam etmektedir. Bölge ülkelerinin endişeleri ele alınmaktadır. Kimyasal silahların kontrolü bir öncelik olmaya devam etmektedir. Suriye'nin toparlanmasının anlamlı bir şekilde ilerleyebilmesi için yaptırımların ön koşulsuz kaldırılması gerekmektedir."  Ukrayna'da diplomasinin "tek yol" olmaya devam ettiğini vurgulayan Fidan, Türkiye'nin bir taraftan diplomatik çözümü savunurken, aynı zamanda Ukrayna'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan desteğini sürdürdüğünü dile getirdi.  Fidan, Afrika'nın siyasi, ekonomik, sosyal, güvenlik ve insani alanlarda yapılan önemli yatırımlarla Türkiye'nin dış politikasının temel taşlarından biri haline geldiğini belirterek, Afrika'nın artan küresel etkisini memnuniyetle karşıladıklarını ve Türkiye'nin Afrika Birliğiyle stratejik ortaklığına olan bağlılığını bir kez daha teyit ettiklerini ifade etti.  Bakan Fidan, "Türkiye, Afrika'nın küresel düzende hak ettiği yeri savunmaya ve çok taraflı sistemde sesinin daha çok duyulmasını sağlamaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kira gelmeyince fark etti, Google yorumlarını okuyunca gerçeği öğrendi: Kiralık ev skandalı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kira-gelmeyince-fark-etti-google-yorumlarini-okuyunca-gercegi-oegrendi-kiralik-ev-skandali</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kira-gelmeyince-fark-etti-google-yorumlarini-okuyunca-gercegi-oegrendi-kiralik-ev-skandali</guid>
<description><![CDATA[ Güney Londra&#039;da, Imperial Property Group adlı kiralama acentesinin, NHS (Ulusal Sağlık Sistemi) çalışanlarına ev kiraladığını iddia etmesiyle başlayan bir skandal, sayısız evin kenevir çiftliğine dönüştürülmesiyle sonuçlandı. Mülk sahipleri, büyük maddi hasarlarla karşı karşıya kalırken, suçluların adalete teslim edilmemesi büyük bir tartışma yarattı.Güney Londra&#039;da, Imperial Property Group adlı kiralama acentesinin NHS (Ulusal Sağlık Sistemi) çalışanlarına ev kiraladığını iddia etmesi, sayısız evin kenevir çiftliğine dönüşmesine yol açan bir skandalın başlangıcı oldu.  2020 yazında, 79 yaşındaki emekli garaj sahibi Hajaj Hajaj, kızı Kinda Jackson’ın tavsiyesi üzerine Imperial Property Group ile iletişime geçti. Acentenin, mülkü yönetme, kiracılarla ilgilenme ve onarımları üstlenme gibi taahhütleri vardı. Ancak, Hajaj&#039;ın emekli maaşıyla karısının bakımını karşılamak için kiraladığı ev, aslında bir uyuşturucu fabrikasına dönüştürüldü.  Hajaj, Covid-19’a yakalanıp hastaneye kaldırıldıktan sonra mülkü kontrol etmek için Imperial ile iletişime geçti. Acentenin yöneticisi, mülkün düzenli olarak kontrol edildiğini ve iyi durumda olduğunu bildirdi. Ancak Kasım 2022’de kira ödemeleri durdu ve Hajaj, mülküne gitmek zorunda kaldığında durumu fark etti: Evi, kenevir bitkileriyle dolup taşmıştı.  Benzer bir deneyimi yaşayan Michelle Chen, Google yorumlarını kontrol ettiğinde, Hajaj&#039;ın kızı tarafından yazılan &quot;Evimiz bir kenevir çiftliğine dönüştürüldü&quot; yorumunu gördü. Kendi evinin de kenevir çiftliğine dönüştüğünü öğrenince büyük bir panik yaşadı.KENEVİR ÜRETİMİNDE ARTIŞ Hajaj&#039;ın evinde 160 kenevir bitkisi bulundu ve kiracı Niazi Hysa, uyuşturucu suçlamasıyla hapse girdi. Ancak, polis teşkilatının organize çetelerin izini sürme konusunda yetersiz kaynaklara sahip olduğu belirtildi. Kenevir çiftlikleri, yasadışı göçmenlerin zorla çalıştırıldığı yerler haline gelirken, suçluların yakalanması için daha fazla önlem alınması gerektiği vurgulandı.  The Guardian’ın haberine göre, Metropolitan Police, 2015-2024 yılları arasında kenevir çiftçiliği ile ilgili 8 bin suç kaydı tutmasına rağmen, sadece üçte birine suçlama getirildi. Uzmanlar, bu rakamın ülkedeki yasadışı kenevir ekiminin küçük bir kısmını temsil ettiğini belirtti. Pandemi döneminde, kenevir üretiminin yüzde 70 oranında arttığı gözlemlenirken, bu artışın çoğunlukla amatör yetiştiriciler tarafından yapıldığı ifade ediliyor.  Londra&#039;da kenevir çiftliklerinin yoğunluğu dikkat çekerken, bu çiftliklerin barlarda, eski okul binalarında ve hatta kapalı nükleer sığınaklarda bulunduğu bildirildi.  Kiralama şirketinin,  mülklerde kenevir çiftliği kurulduğunu öğrenen ev sahipleri, dolandırıcılığın farkına vardıktan sonra polise başvursa da çoğunlukla bir çözüm bulamadan geri dönüyorlar.  Kenevir çiftçiliği ve kiralama dolandırıcılığı, İngiltere&#039;deki konut piyasasında ciddi bir sorun haline gelirken, mağdurlar adalet arayışındalar. Bu sorunların çözülmesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguluyorlar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U_9PS2PRvUmbI0oEZWIbOg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kira, gelmeyince, fark, etti, Google, yorumlarını, okuyunca, gerçeği, öğrendi:, Kiralık, skandalı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/U_9PS2PRvUmbI0oEZWIbOg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kira gelmeyince fark etti, Google yorumlarını okuyunca gerçeği öğrendi: Kiralık ev skandalı"><p>Güney Londra'da, Imperial Property Group adlı kiralama acentesinin, NHS (Ulusal Sağlık Sistemi) çalışanlarına ev kiraladığını iddia etmesiyle başlayan bir skandal, sayısız evin kenevir çiftliğine dönüştürülmesiyle sonuçlandı. Mülk sahipleri, büyük maddi hasarlarla karşı karşıya kalırken, suçluların adalete teslim edilmemesi büyük bir tartışma yarattı.</p><p>Güney Londra'da, Imperial Property Group adlı kiralama acentesinin NHS (Ulusal Sağlık Sistemi) çalışanlarına ev kiraladığını iddia etmesi, sayısız evin kenevir çiftliğine dönüşmesine yol açan bir skandalın başlangıcı oldu.  2020 yazında, 79 yaşındaki emekli garaj sahibi Hajaj Hajaj, kızı Kinda Jackson’ın tavsiyesi üzerine Imperial Property Group ile iletişime geçti. Acentenin, mülkü yönetme, kiracılarla ilgilenme ve onarımları üstlenme gibi taahhütleri vardı. Ancak, Hajaj'ın emekli maaşıyla karısının bakımını karşılamak için kiraladığı ev, aslında bir uyuşturucu fabrikasına dönüştürüldü.  Hajaj, Covid-19’a yakalanıp hastaneye kaldırıldıktan sonra mülkü kontrol etmek için Imperial ile iletişime geçti. Acentenin yöneticisi, mülkün düzenli olarak kontrol edildiğini ve iyi durumda olduğunu bildirdi. Ancak Kasım 2022’de kira ödemeleri durdu ve Hajaj, mülküne gitmek zorunda kaldığında durumu fark etti: Evi, kenevir bitkileriyle dolup taşmıştı.  Benzer bir deneyimi yaşayan Michelle Chen, Google yorumlarını kontrol ettiğinde, Hajaj'ın kızı tarafından yazılan "Evimiz bir kenevir çiftliğine dönüştürüldü" yorumunu gördü. Kendi evinin de kenevir çiftliğine dönüştüğünü öğrenince büyük bir panik yaşadı.</p><p><strong>KENEVİR ÜRETİMİNDE ARTIŞ</strong> </p><p>Hajaj'ın evinde 160 kenevir bitkisi bulundu ve kiracı Niazi Hysa, uyuşturucu suçlamasıyla hapse girdi. Ancak, polis teşkilatının organize çetelerin izini sürme konusunda yetersiz kaynaklara sahip olduğu belirtildi. Kenevir çiftlikleri, yasadışı göçmenlerin zorla çalıştırıldığı yerler haline gelirken, suçluların yakalanması için daha fazla önlem alınması gerektiği vurgulandı.  The Guardian’ın haberine göre, Metropolitan Police, 2015-2024 yılları arasında kenevir çiftçiliği ile ilgili 8 bin suç kaydı tutmasına rağmen, sadece üçte birine suçlama getirildi. Uzmanlar, bu rakamın ülkedeki yasadışı kenevir ekiminin küçük bir kısmını temsil ettiğini belirtti. Pandemi döneminde, kenevir üretiminin yüzde 70 oranında arttığı gözlemlenirken, bu artışın çoğunlukla amatör yetiştiriciler tarafından yapıldığı ifade ediliyor.  Londra'da kenevir çiftliklerinin yoğunluğu dikkat çekerken, bu çiftliklerin barlarda, eski okul binalarında ve hatta kapalı nükleer sığınaklarda bulunduğu bildirildi.  Kiralama şirketinin,  mülklerde kenevir çiftliği kurulduğunu öğrenen ev sahipleri, dolandırıcılığın farkına vardıktan sonra polise başvursa da çoğunlukla bir çözüm bulamadan geri dönüyorlar.  Kenevir çiftçiliği ve kiralama dolandırıcılığı, İngiltere'deki konut piyasasında ciddi bir sorun haline gelirken, mağdurlar adalet arayışındalar. Bu sorunların çözülmesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguluyorlar.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Santorini&amp;apos;de yanardağ &amp;quot;yeniden şarj oldu:&amp;quot; Ege Denizi&amp;apos;nde beklenen deprem için yeni tahmin</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/santorinide-yanardag-yeniden-sarj-oldu-ege-denizinde-beklenen-deprem-icin-yeni-tahmin</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/santorinide-yanardag-yeniden-sarj-oldu-ege-denizinde-beklenen-deprem-icin-yeni-tahmin</guid>
<description><![CDATA[ Hollandalı bilim insanı Emily Hoeft, Yunanistan basınına yaptığı değerlendirmede, Santorini adasındaki deprem ve yanardağ hareketliliğini yorumladı. Yanardağın “yeniden şarj olduğunu” söyleyen Hoeft, &quot;Kül emisyonu olması halinde, külün miktarına ve dağılımına bağlı olarak havacılık belli koşullar altında etkilenebilir” dedi. Küllerin ayrıca solunum sorunlarına da neden olabileceğini ifade etti.Oregon Üniversitesi&#039;nde jeofizikçi olan Emily Hoeft, yıllardır Santorini yanardağının nefesini dinliyor.
Dünyanın dört bir yanındaki yanardağların incelenmesinde öncü olan seçkin bilim insanı, magmanın yüzeye çıktığı ve patlamaya neden olduğu koşulları belirlemek üzere ölçümler yapmak için kendi metodolojisini icat etti.
Şu anda Kiklad adasındaki gelişmeleri yakından izliyor ve sahadaki meslektaşlarından aldığı verileri inceliyor. Hoeft, Kathimerini’ye yaptığı açıklamada, Kolumba Yanardağı’ndaki son durumu anlattı.Yanardağın “yeniden şarj olduğunu” söyleyen Hoeft, verilerin Santorini&#039;den değil, kuzeydoğudan kaynaklanan olası bir derin kabuk magma hareketini gösterdiğini belirtti.
Hoeft, şunları aktardı: “Küçük Anydros adasının bulunduğu kurak sırtın altında yer almaktadır. Amorgos&#039;a doğru olan bu hareket, kabuğu dışa doğru çeken büyük bir gerilim ve genişleme olduğu için meydana gelir. Böylece magmanın kabuğun içine girmesi için alan yaratılır. Ve bu gerçekleşmeden önce, Santorini&#039;de son altı ay boyunca izlediğimiz küçük bir yanardağ şişmesi yaşadık.&quot;Ancak Anydros yakınlarındaki magmanın bu son hareketinin yarattığı depremlerin, Santorini adasının altındaki basıncı hafiflettiğini söyleyen Hoeft, “Magma hareket ettiğinde yer kabuğunu kırar ve bu da küçük depremlere neden olur. Ama aynı zamanda, bölgede gerilim olduğu için, bazı faylar kendilerini yeniden ayarlamak için küçük hareketler yaparlar. Dolayısıyla, bu orta büyüklükteki depremlerin bazıları faylarla ve bölgedeki gerilme, çekme gerilmeleriyle ilgilidir. Bu da yoğun sismik ve volkanik faaliyetlere neden oluyor” diye konuştu.Hollandalı bilim insanı, Kathimeri’nin “En olası senaryo nedir” sorusunu şöyle yanıtladı: “Anydro yakınlarındaki bu yanal magma enjeksiyonunun durma ihtimali var. Çoğu zaman volkanlar magmayı kabuğun içine doğru iter ve magma asla yüzeye çıkmaz. Aslında çoğu zaman bu gerçekleşir. Magmanın bu tümsek boyunca bir noktada yüzeye ulaşması için küçük bir şans var ve bir olayımız var.”
Bunun şu anda gerçekleşmesi için en muhtemel yerin Anchor Adası&#039;nın güneybatısındaki deniz yatağı olacağını ifade eden Hoeft, “Bu muhtemelen bir olay olarak çok dramatik olmayacaktır” diye ekledi.Hoeft, kül emisyonu olması halinde, külün miktarına ve dağılımına bağlı olarak havacılığın belirli koşullar altında etkilenebileceğini de kaydetti.
Devamında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ancak şu anda önemli bir volkanik faaliyet olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır. Kül ayrıca solunum sorunlarına da neden olmaktadır. Ancak küçük bir ihtimal de olsa Kolumbo&#039;da bir şeyler olabilir. Şu anda bu en olası senaryo gibi görünmüyor. Mevcut veri analizi, Santorini&#039;de gözlemlenen zemin deformasyonunun azaldığını göstermektedir, ancak gelişimini değerlendirmek için sürekli izleme gereklidir” ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0qfkzdwjgkuBGvGNvTeeqw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Santorinide, yanardağ, yeniden, şarj, oldu:, Ege, Denizinde, beklenen, deprem, için, yeni, tahmin</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0qfkzdwjgkuBGvGNvTeeqw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Santorini'de yanardağ " yeniden oldu: ege denizi beklenen deprem i yeni tahmin><p>Hollandalı bilim insanı Emily Hoeft, Yunanistan basınına yaptığı değerlendirmede, Santorini adasındaki deprem ve yanardağ hareketliliğini yorumladı. Yanardağın “yeniden şarj olduğunu” söyleyen Hoeft, "Kül emisyonu olması halinde, külün miktarına ve dağılımına bağlı olarak havacılık belli koşullar altında etkilenebilir” dedi. Küllerin ayrıca solunum sorunlarına da neden olabileceğini ifade etti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ym41WA1i5U6zP6LpRzQFtQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oregon Üniversitesi'nde jeofizikçi olan Emily Hoeft, yıllardır Santorini yanardağının nefesini dinliyor.
Dünyanın dört bir yanındaki yanardağların incelenmesinde öncü olan seçkin bilim insanı, magmanın yüzeye çıktığı ve patlamaya neden olduğu koşulları belirlemek üzere ölçümler yapmak için kendi metodolojisini icat etti.
Şu anda Kiklad adasındaki gelişmeleri yakından izliyor ve sahadaki meslektaşlarından aldığı verileri inceliyor. Hoeft, Kathimerini’ye yaptığı açıklamada, Kolumba Yanardağı’ndaki son durumu anlattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oU_mpFliWUCCZmJfyj3HaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yanardağın “yeniden şarj olduğunu” söyleyen Hoeft, verilerin Santorini'den değil, kuzeydoğudan kaynaklanan olası bir derin kabuk magma hareketini gösterdiğini belirtti.
Hoeft, şunları aktardı: “Küçük Anydros adasının bulunduğu kurak sırtın altında yer almaktadır. Amorgos'a doğru olan bu hareket, kabuğu dışa doğru çeken büyük bir gerilim ve genişleme olduğu için meydana gelir. Böylece magmanın kabuğun içine girmesi için alan yaratılır. Ve bu gerçekleşmeden önce, Santorini'de son altı ay boyunca izlediğimiz küçük bir yanardağ şişmesi yaşadık."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t4V6GtBON0iOrUDsjgZIXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak Anydros yakınlarındaki magmanın bu son hareketinin yarattığı depremlerin, Santorini adasının altındaki basıncı hafiflettiğini söyleyen Hoeft, “Magma hareket ettiğinde yer kabuğunu kırar ve bu da küçük depremlere neden olur. Ama aynı zamanda, bölgede gerilim olduğu için, bazı faylar kendilerini yeniden ayarlamak için küçük hareketler yaparlar. Dolayısıyla, bu orta büyüklükteki depremlerin bazıları faylarla ve bölgedeki gerilme, çekme gerilmeleriyle ilgilidir. Bu da yoğun sismik ve volkanik faaliyetlere neden oluyor” diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WycIUXBlJU6p43ppqQzXBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hollandalı bilim insanı, Kathimeri’nin “En olası senaryo nedir” sorusunu şöyle yanıtladı: “Anydro yakınlarındaki bu yanal magma enjeksiyonunun durma ihtimali var. Çoğu zaman volkanlar magmayı kabuğun içine doğru iter ve magma asla yüzeye çıkmaz. Aslında çoğu zaman bu gerçekleşir. Magmanın bu tümsek boyunca bir noktada yüzeye ulaşması için küçük bir şans var ve bir olayımız var.”
Bunun şu anda gerçekleşmesi için en muhtemel yerin Anchor Adası'nın güneybatısındaki deniz yatağı olacağını ifade eden Hoeft, “Bu muhtemelen bir olay olarak çok dramatik olmayacaktır” diye ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qpj86BzoGkGzmHsXoSdK1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hoeft, kül emisyonu olması halinde, külün miktarına ve dağılımına bağlı olarak havacılığın belirli koşullar altında etkilenebileceğini de kaydetti.
Devamında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ancak şu anda önemli bir volkanik faaliyet olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır. Kül ayrıca solunum sorunlarına da neden olmaktadır. Ancak küçük bir ihtimal de olsa Kolumbo'da bir şeyler olabilir. Şu anda bu en olası senaryo gibi görünmüyor. Mevcut veri analizi, Santorini'de gözlemlenen zemin deformasyonunun azaldığını göstermektedir, ancak gelişimini değerlendirmek için sürekli izleme gereklidir” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>35 yaşındaki kadının gözden kaçırdığı 2 belirti vardı: Doktora gitti, 18 gün sonra hayatını kaybetti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/35-yasindaki-kadinin-goezden-kacirdigi-2-belirti-vardi-doktora-gitti-18-gun-sonra-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/35-yasindaki-kadinin-goezden-kacirdigi-2-belirti-vardi-doktora-gitti-18-gun-sonra-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere&#039;de yaşayan üç çocuk annesi Sian Ashcroft, mide ağrıları nedeniyle gıda zehirlenmesi veya safra kesesi taşı olduğu düşünülerek tedavi edilmeye çalışıldı. Ancak aslında ölümcül bir karaciğer kanseri türü olan kolanjiyokarsinom hastasıydı. Ne yazık ki, teşhis konulduktan sadece 18 gün sonra, 35 yaşında hayatını kaybetti.2023 yılında Ashcroft’un vücudundaki ilk uyarı sinyali, bir sağlık çalışanının fark ettiği demir eksikliğiydi. Karaciğer kanserinin bilinen bir komplikasyonu olan bu durum, kanın pıhtılaşmasını etkileyerek küçük yaralanmalarla kanamaya ve demir kaybına yol açabiliyor. Ancak Ashcroft, durumu önemsemeyerek demir takviyesi kullanmaya başladı.Ağustos 2023’te şiddetlenen mide ağrıları nedeniyle gıda zehirlenmesi şüphesiyle doktora başvurdu. Yapılan tetkiklerde safra kesesi taşlarından şüphelenildi ve safra kanalının genişletilmesi için ameliyat yapıldı. Ancak kısa süre sonra doktorlar, taramalarda karaciğerinde 2 cm’lik bir büyüme ve birkaç küçük lezyon tespit ettiklerini açıkladı.Hastalığın belirtilerine ve doktorların endişelerine rağmen, Ashcroft’a iki ay boyunca kesin bir teşhis konulmadı. Nihayet Ocak 2024’te kolanjiyokarsinom teşhisi aldı. Ancak kanser son evredeydi ve doktorlar yalnızca iki aylık ömrü kaldığını belirtti. Ashcroft, teşhisten 18 gün sonra yaşamını yitirdi.Annesi Sue Dowling, BBC’ye yaptığı açıklamada, &quot;Sian’ın teşhisi hepimiz için büyük bir şok oldu. Hastalığı giderek kötüleşmesine rağmen teşhis çok geç konuldu ve onu kurtarmak mümkün olmadı&quot; dedi.NHS&#039;ye göre CCA belirtileri arasında yorgunluk, yüksek ateş, sarılık, iştahsızlık, mide bulantısı ve karın ağrısı bulunuyor. Cancer Research’e göre her yıl İngiltere’de yaklaşık 3.100 kişiye bu hastalık teşhisi konuyor ve hastaların yalnızca %2 ila %9’u beş yıl veya daha uzun süre hayatta kalabiliyor.Kolanjiyokarsinom vakalarının genellikle ileri evrede teşhis edildiğini belirten belirtilior, doktorların bazen mevcut tedavi yöntemlerinden habersiz olabileceğini ve bu yüzden hastaların yarısından fazlasının herhangi bir kanser tedavisi alamadığını vurguluyor.Diğer karaciğer kanseri türlerinden farklı olarak, bu hastalığın siroz, viral hepatit veya alkol gibi yaşam tarzı faktörleriyle doğrudan bir bağlantısı olmayabilir, hastalığın daha iyi tanınması gerekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PTSNP2yivk2llwUdDgQ8xw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, kadının, gözden, kaçırdığı, belirti, vardı:, Doktora, gitti, gün, sonra, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PTSNP2yivk2llwUdDgQ8xw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="35 yaşındaki kadının gözden kaçırdığı 2 belirti vardı: Doktora gitti, 18 gün sonra hayatını kaybetti"><p>İngiltere'de yaşayan üç çocuk annesi Sian Ashcroft, mide ağrıları nedeniyle gıda zehirlenmesi veya safra kesesi taşı olduğu düşünülerek tedavi edilmeye çalışıldı. Ancak aslında ölümcül bir karaciğer kanseri türü olan kolanjiyokarsinom hastasıydı. Ne yazık ki, teşhis konulduktan sadece 18 gün sonra, 35 yaşında hayatını kaybetti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KIOkJtnTGUyaa54stA0oOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2023 yılında Ashcroft’un vücudundaki ilk uyarı sinyali, bir sağlık çalışanının fark ettiği demir eksikliğiydi. Karaciğer kanserinin bilinen bir komplikasyonu olan bu durum, kanın pıhtılaşmasını etkileyerek küçük yaralanmalarla kanamaya ve demir kaybına yol açabiliyor. Ancak Ashcroft, durumu önemsemeyerek demir takviyesi kullanmaya başladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TUFlxlfn9kKw8lcmWNpNoQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ağustos 2023’te şiddetlenen mide ağrıları nedeniyle gıda zehirlenmesi şüphesiyle doktora başvurdu. Yapılan tetkiklerde safra kesesi taşlarından şüphelenildi ve safra kanalının genişletilmesi için ameliyat yapıldı. Ancak kısa süre sonra doktorlar, taramalarda karaciğerinde 2 cm’lik bir büyüme ve birkaç küçük lezyon tespit ettiklerini açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XXO-ZNUwiEqrAeB76Qde9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hastalığın belirtilerine ve doktorların endişelerine rağmen, Ashcroft’a iki ay boyunca kesin bir teşhis konulmadı. Nihayet Ocak 2024’te kolanjiyokarsinom teşhisi aldı. Ancak kanser son evredeydi ve doktorlar yalnızca iki aylık ömrü kaldığını belirtti. Ashcroft, teşhisten 18 gün sonra yaşamını yitirdi.Annesi Sue Dowling, BBC’ye yaptığı açıklamada, "Sian’ın teşhisi hepimiz için büyük bir şok oldu. Hastalığı giderek kötüleşmesine rağmen teşhis çok geç konuldu ve onu kurtarmak mümkün olmadı" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sa6Z82EJuECHpNl2dPTbog.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NHS'ye göre CCA belirtileri arasında yorgunluk, yüksek ateş, sarılık, iştahsızlık, mide bulantısı ve karın ağrısı bulunuyor. Cancer Research’e göre her yıl İngiltere’de yaklaşık 3.100 kişiye bu hastalık teşhisi konuyor ve hastaların yalnızca %2 ila %9’u beş yıl veya daha uzun süre hayatta kalabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/n1LBA3Ze9UW1U4CE1kZ2Ow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kolanjiyokarsinom vakalarının genellikle ileri evrede teşhis edildiğini belirten belirtilior, doktorların bazen mevcut tedavi yöntemlerinden habersiz olabileceğini ve bu yüzden hastaların yarısından fazlasının herhangi bir kanser tedavisi alamadığını vurguluyor.Diğer karaciğer kanseri türlerinden farklı olarak, bu hastalığın siroz, viral hepatit veya alkol gibi yaşam tarzı faktörleriyle doğrudan bir bağlantısı olmayabilir, hastalığın daha iyi tanınması gerekiyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elon Musk&amp;apos;tan altın testereli şov</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/elon-musktan-altin-testereli-sov</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/elon-musktan-altin-testereli-sov</guid>
<description><![CDATA[ Amerikalı milyarder Elon Musk, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei tarafından kendisine hediye edilen altından yapılmış elektrikli testere ile sahnede şov yaptı. Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, kripto para LIBRA krizinden sonra ülkede muhalefetin hedefi heline gelmişti.ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın danışmanı Musk, Washington yakınlarındaki Muhafazakar Siyasi Eylem Komitesi (CPAC) 2025 Yıllık Toplantısı&#039;nda şov yaptı. Konferansa katılan Arjantin Devlet Başkanı Milei tarafından kendisine hediye edilen altından yapılmış büyük bir elektrikli testere ile sahnede poz veren Musk, &quot;Bu testere bürokrasi için&quot; diye bağırdı.  Milei tarafından &quot;ABD yönetimindeki bürokratik fazlalıkları kesmesi için kendisine hediye edilen&quot; altın testere ile birçok kez poz veren Musk, katılımcılar tarafından büyük alkış topladı.  Elon Musk, fotoğrafı &quot;Bu gerçek fotoğraf&quot; mesajıyla X sosyal medya hesabından paylaştı, ayrıca fotoğrafı kendi X sosyal medya profil fotoğrafı yaptı.  KOLTUĞU SALLANIYOR  Arjantin Devlet Başkanı Milei LIBRA isimli kripto paraya desteğini açıklamış ardından bu paylaşımı silmişti. LIBRA&#039;nın değeri bir anda 4 dolara çıkıp ardından 50 sente düştü.   Muhalefet, Milei&#039;yi dolandırıcılıkla suçladı, Milei&#039;nin azil sürecinin başlatacağını açıkladı, hakkında etik ihlali suçlamasıyla onlarca dava açıldı. Arjantin borsası çakıldı, peso değer kaybetti.LIBRA isimli kripto paranın daha sonra Melania Trump ile de bağlantısı olduğu iddia edildi. Olay Milei&#039;nin Aralık 2023&#039;te göreve gelmesinden sonra en büyük kriz olarak nitelendirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LK37uiqe_0m2NGVCI6uAiw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Musktan, altın, testereli, şov</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LK37uiqe_0m2NGVCI6uAiw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Elon Musk'tan altın testereli şov"><p>Amerikalı milyarder Elon Musk, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei tarafından kendisine hediye edilen altından yapılmış elektrikli testere ile sahnede şov yaptı. Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, kripto para LIBRA krizinden sonra ülkede muhalefetin hedefi heline gelmişti.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanı Musk, Washington yakınlarındaki Muhafazakar Siyasi Eylem Komitesi (CPAC) 2025 Yıllık Toplantısı'nda şov yaptı. Konferansa katılan Arjantin Devlet Başkanı Milei tarafından kendisine hediye edilen altından yapılmış büyük bir elektrikli testere ile sahnede poz veren Musk, "Bu testere bürokrasi için" diye bağırdı.  Milei tarafından "ABD yönetimindeki bürokratik fazlalıkları kesmesi için kendisine hediye edilen" altın testere ile birçok kez poz veren Musk, katılımcılar tarafından büyük alkış topladı.  Elon Musk, fotoğrafı "Bu gerçek fotoğraf" mesajıyla X sosyal medya hesabından paylaştı, ayrıca fotoğrafı kendi X sosyal medya profil fotoğrafı yaptı.  <strong>KOLTUĞU SALLANIYOR</strong>  Arjantin Devlet Başkanı Milei LIBRA isimli kripto paraya desteğini açıklamış ardından bu paylaşımı silmişti. LIBRA'nın değeri bir anda 4 dolara çıkıp ardından 50 sente düştü.   Muhalefet, Milei'yi dolandırıcılıkla suçladı, Milei'nin azil sürecinin başlatacağını açıkladı, hakkında etik ihlali suçlamasıyla onlarca dava açıldı. Arjantin borsası çakıldı, peso değer kaybetti.</p><p>LIBRA isimli kripto paranın daha sonra Melania Trump ile de bağlantısı olduğu iddia edildi. Olay Milei'nin Aralık 2023'te göreve gelmesinden sonra en büyük kriz olarak nitelendirildi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x40DsfYJ-Um-lzi2uhk1pg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;den Zelenski açıklaması: Trump, büyük hayal kırıklığı içinde</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdden-zelenski-aciklamasi-trump-buyuk-hayal-kirikligi-icinde</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdden-zelenski-aciklamasi-trump-buyuk-hayal-kirikligi-icinde</guid>
<description><![CDATA[ ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, Başkan Donald Trump&#039;ın, Ukrayna lideri Volodimir Zelenski&#039;nin Rusya ile barış konusundaki tutumu hakkında büyük hayal kırıklığı içinde olduğunu belirtti. Waltz, Kiev yönetiminin ABD&#039;nin bugüne kadarki destekleri karşısında yeterince minnettar olmadığını sözlerine ekledi.Beyaz Saray&#039;da düzenlenen basın brifinginde Rusya-Ukrayna Savaşı&#039;na ilişkin gündemi değerlendiren ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Walt, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski&#039;ye yüklendi.  Waltz, 3 yıldır süren savaşın hiç başlamaması ve bugünlere gelmemesi gerektiğini belirterek, savaşın bu kadar uzamasında Ukrayna yönetiminin büyük rolü olduğunu savundu.  ABD Başkanı Trump&#039;ın tek amacının savaşı sona erdirmek olduğunu ifade eden Waltz, savaşın bitmesinin tüm tarafların lehine olduğunu belirtti.&quot;TRUMP, BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI İÇİNDE&quot;  Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski&#039;ye yüklenen Waltz, &quot;Başkan Trump, Zelenski&#039;nin masaya gelmemesinden ve bu fırsatı değerlendirmeye yanaşmamasından dolayı büyük bir hayal kırıklığı içinde. Zelenski eninde sonunda bu noktaya gelecektir ve umarım bu hızlı bir şekilde gerçekleşir.&quot; değerlendirmesini yaptı.  Kiev yönetiminin ABD&#039;nin bugüne kadarki destekleri karşısında yeterince &quot;minnettar&quot; olmadığını söyleyen Waltz, &quot;Başkan Trump&#039;ın Zelenski&#039;ye karşı duyduğu hayal kırıklığı çok yönlü. Ukrayna&#039;nın, Amerikan vergi mükelleflerinin ve Başkan Trump&#039;ın ilk döneminde yaptıklarına ve o zamandan bu yana yaptıklarımıza derin bir takdir göstermesi gerekiyor. Dolayısıyla Kiev&#039;den gelen bazı söylemler, açıkçası Başkan Trump&#039;a yönelik hakaretler kabul edilemezdi.&quot; ifadelerini kullandı.  TRUMP, ZELENSKİ&#039;YE &quot;DİKTATÖR&quot; DEMİŞTİ  Trump, Truth Social isimli sosyal medya platformundaki paylaşımında, Zelenski&#039;yle ilgili olarak, &quot;Ukrayna&#039;yı seviyorum ama Zelenski berbat bir iş çıkardı. Ülkesi paramparça oldu ve milyonlarca kişi gereksiz yere öldü. Seçim yapmayan bir diktatör olan Zelenski, elini çabuk tutsa iyi olur yoksa ülkesini kaybedecek.&quot; ifadelerini kullanmıştı.  Bunun üzerine, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Zelenski&#039;yle yaptığı telefon görüşmesinde kendisine &quot;Ukrayna&#039;nın demokratik yollarla seçilmiş devlet başkanı&quot; olarak destek verdiğini belirtmişti.  Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski hakkındaki yorumlarını &quot;yanlış ve tehlikeli&quot; olarak nitelendirmişti.  Sosyal medya hesabındaki paylaşımda ABD Başkanı&#039;nın savaşı bitirme hedefini paylaştıklarını belirten Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron&#039;un, Zelenski’nin ismini kullanmaması ise dikkati çekmişti. Bunun yerine Macron, Ukrayna’nın yanında olduklarını ve Kiev yönetiminin müzakere masasında olması gerektiğini ifade etmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZFHL7joqWEWeHnUxPLvDJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDden, Zelenski, açıklaması:, Trump, büyük, hayal, kırıklığı, içinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZFHL7joqWEWeHnUxPLvDJw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'den Zelenski açıklaması: Trump, büyük hayal kırıklığı içinde"><p>ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, Başkan Donald Trump'ın, Ukrayna lideri Volodimir Zelenski'nin Rusya ile barış konusundaki tutumu hakkında büyük hayal kırıklığı içinde olduğunu belirtti. Waltz, Kiev yönetiminin ABD'nin bugüne kadarki destekleri karşısında yeterince minnettar olmadığını sözlerine ekledi.</p><p>Beyaz Saray'da düzenlenen basın brifinginde Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin gündemi değerlendiren ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Walt, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'ye yüklendi.  Waltz, 3 yıldır süren savaşın hiç başlamaması ve bugünlere gelmemesi gerektiğini belirterek, savaşın bu kadar uzamasında Ukrayna yönetiminin büyük rolü olduğunu savundu.  ABD Başkanı Trump'ın tek amacının savaşı sona erdirmek olduğunu ifade eden Waltz, savaşın bitmesinin tüm tarafların lehine olduğunu belirtti.</p><p><strong>"TRUMP, BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI İÇİNDE"</strong>  Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'ye yüklenen Waltz, "Başkan Trump, Zelenski'nin masaya gelmemesinden ve bu fırsatı değerlendirmeye yanaşmamasından dolayı büyük bir hayal kırıklığı içinde. Zelenski eninde sonunda bu noktaya gelecektir ve umarım bu hızlı bir şekilde gerçekleşir." değerlendirmesini yaptı.  Kiev yönetiminin ABD'nin bugüne kadarki destekleri karşısında yeterince "minnettar" olmadığını söyleyen Waltz, "Başkan Trump'ın Zelenski'ye karşı duyduğu hayal kırıklığı çok yönlü. Ukrayna'nın, Amerikan vergi mükelleflerinin ve Başkan Trump'ın ilk döneminde yaptıklarına ve o zamandan bu yana yaptıklarımıza derin bir takdir göstermesi gerekiyor. Dolayısıyla Kiev'den gelen bazı söylemler, açıkçası Başkan Trump'a yönelik hakaretler kabul edilemezdi." ifadelerini kullandı.  <strong>TRUMP, ZELENSKİ'YE "DİKTATÖR" DEMİŞTİ</strong>  Trump, Truth Social isimli sosyal medya platformundaki paylaşımında, Zelenski'yle ilgili olarak, "Ukrayna'yı seviyorum ama Zelenski berbat bir iş çıkardı. Ülkesi paramparça oldu ve milyonlarca kişi gereksiz yere öldü. Seçim yapmayan bir diktatör olan Zelenski, elini çabuk tutsa iyi olur yoksa ülkesini kaybedecek." ifadelerini kullanmıştı.  Bunun üzerine, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Zelenski'yle yaptığı telefon görüşmesinde kendisine "Ukrayna'nın demokratik yollarla seçilmiş devlet başkanı" olarak destek verdiğini belirtmişti.  Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski hakkındaki yorumlarını "yanlış ve tehlikeli" olarak nitelendirmişti.  Sosyal medya hesabındaki paylaşımda ABD Başkanı'nın savaşı bitirme hedefini paylaştıklarını belirten Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, Zelenski’nin ismini kullanmaması ise dikkati çekmişti. Bunun yerine Macron, Ukrayna’nın yanında olduklarını ve Kiev yönetiminin müzakere masasında olması gerektiğini ifade etmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Takla atan uçak kadın düşmanlığını neden ateşledi?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/takla-atan-ucak-kadin-dusmanligini-neden-atesledi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/takla-atan-ucak-kadin-dusmanligini-neden-atesledi</guid>
<description><![CDATA[ Toronto&#039;da iniş sırasında tamamen ters dönen uçak, havayolu şirketinin politikası gereği tamamen kadınlar tarafından uçuruluyordu. Uçağın pilotlarının ve ekibinin tamamı kadındı. Bu durum, sosyal medyada kadınlara yönelik saldırgan ve anlamsız bir tartışmayı da tetikledi.Pazartesi günü Toronto Pearson Uluslararası Havalimanı&#039;nda meydana gelen olayda Delta tarafından işletilen Bombardier CRJ900 tipi bir uçak, iniş denemesi sırasında ters dönerek 21 kişinin yaralanmasına neden oldu.Endişe yaratıcı kazayla birlikte, kadınların tepkisini çekecek bir tartışmada da başladı.Havayolu şirketi Delta&#039;ya, bu uçuşta hizmet veren Endeavor havacılık &quot;erkeksiz&quot; uçuş sloganıyla, kadınları öne çıkartıcı, eşitlik vurgulu bir politika izliyor ve bunun reklamını yapıyor. Bu uçuşta da pilotların tümü kadındı ve uçuş ekibinde erkek bulunmuyordu.  Delta&#039;ya bağlı bölgesel bir havayolu şirketi olan Endeavor havacılık tarafından işlektilen uçak Minneapolis-St. Paul seferini yapıyordu ve uçakta mürettebat dahil 80 kişi bulunuyordu. Kaza sonrası ters gelen uçak, soruşturma konusu. Kazanın ardından pilotun kimliği ve havacılıkta çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) politikalarının rolü etrafında yoğun inceleme ve tartışmalara yol açtı. EŞİTLİKÇİ POLİTİKALAR HEDEF ALINDIPilotların uçağı yavaşlatmak ve daha yumuşak bir iniş sağlamak için inişten hemen önce uçağın burnunu yukarı çektiği olağan “flare” manevrasının yapılmaması, havacılık uzmanları arasında pilotun iniş sırasındaki kararlarıyla ilgili soruları gündeme getirdi.   Tartışma sosyal medyada kazanın teknik ayrıntılarından çok, pilotların kimliklerine yöneldi. İnternetteki spekülasyonlarda pilotun kimliğine, eşitlikçi ve katılımcı politikanın (DEI) işe alım uygulamaları hedef alınıyor.  Endeavor Air, kadınları öne çıkartan politikalarını gösteren videoları sürekli TikTok&#039;ta yayınlıyordu ve bu videolar şimdi tamamen kadınlardan oluşan “erkeksiz” uçuşlara yönelik saldırganlar tarafından yayılıyor.  Bazı sosyal medya kullanıcıları kazaya karışan pilotların, yetersiz deneyimine rağmen, Delta&#039;nın işgücünü çeşitlendirme çabalarının bir parçası olarak işe alınıp alınmadığını sorguluyor.  Bu tür işe alımların, bireylerin nitelikleri ve deneyimleri yerine çeşitlilik kotalarını doldurmak için işe alınabileceklerini ima etmek için kullanıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xoVBtMy0a0-L6Ohf7XyIfg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Takla, atan, uçak, kadın, düşmanlığını, neden, ateşledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xoVBtMy0a0-L6Ohf7XyIfg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Takla atan uçak kadın düşmanlığını neden ateşledi?"><p>Toronto'da iniş sırasında tamamen ters dönen uçak, havayolu şirketinin politikası gereği tamamen kadınlar tarafından uçuruluyordu. Uçağın pilotlarının ve ekibinin tamamı kadındı. Bu durum, sosyal medyada kadınlara yönelik saldırgan ve anlamsız bir tartışmayı da tetikledi.</p><p>Pazartesi günü Toronto Pearson Uluslararası Havalimanı'nda meydana gelen olayda Delta tarafından işletilen Bombardier CRJ900 tipi bir uçak, iniş denemesi sırasında ters dönerek 21 kişinin yaralanmasına neden oldu.</p><p>Endişe yaratıcı kazayla birlikte, kadınların tepkisini çekecek bir tartışmada da başladı.</p><p>Havayolu şirketi Delta'ya, bu uçuşta hizmet veren Endeavor havacılık "erkeksiz" uçuş sloganıyla, kadınları öne çıkartıcı, eşitlik vurgulu bir politika izliyor ve bunun reklamını yapıyor. Bu uçuşta da pilotların tümü kadındı ve uçuş ekibinde erkek bulunmuyordu.  </p><p>Delta'ya bağlı bölgesel bir havayolu şirketi olan Endeavor havacılık tarafından işlektilen uçak Minneapolis-St. Paul seferini yapıyordu ve uçakta mürettebat dahil 80 kişi bulunuyordu. Kaza sonrası ters gelen uçak, soruşturma konusu. </p><p>Kazanın ardından pilotun kimliği ve havacılıkta çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DEI) politikalarının rolü etrafında yoğun inceleme ve tartışmalara yol açtı. </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TyMqVIPfhk2wL3cEqXauow.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Endeavor havacılık tamamen kadın ekiplerin görev yaptığı uçuşları destekliyordu"><p><strong>EŞİTLİKÇİ POLİTİKALAR HEDEF ALINDI</strong></p><p>Pilotların uçağı yavaşlatmak ve daha yumuşak bir iniş sağlamak için inişten hemen önce uçağın burnunu yukarı çektiği olağan “flare” manevrasının yapılmaması, havacılık uzmanları arasında pilotun iniş sırasındaki kararlarıyla ilgili soruları gündeme getirdi.   Tartışma sosyal medyada kazanın teknik ayrıntılarından çok, pilotların kimliklerine yöneldi. İnternetteki spekülasyonlarda pilotun kimliğine, eşitlikçi ve katılımcı politikanın (DEI) işe alım uygulamaları hedef alınıyor.  Endeavor Air, kadınları öne çıkartan politikalarını gösteren videoları sürekli TikTok'ta yayınlıyordu ve bu videolar şimdi tamamen kadınlardan oluşan “erkeksiz” uçuşlara yönelik saldırganlar tarafından yayılıyor.  Bazı sosyal medya kullanıcıları kazaya karışan pilotların, yetersiz deneyimine rağmen, Delta'nın işgücünü çeşitlendirme çabalarının bir parçası olarak işe alınıp alınmadığını sorguluyor.  Bu tür işe alımların, bireylerin nitelikleri ve deneyimleri yerine çeşitlilik kotalarını doldurmak için işe alınabileceklerini ima etmek için kullanıldı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hxLyJqEBC0ONFmes8Kj6-g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ünlü şefin restoranında hırsızlık: 500 kedisi çalındı!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/unlu-sefin-restoraninda-hirsizlik-500-kedisi-calindi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/unlu-sefin-restoraninda-hirsizlik-500-kedisi-calindi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyaca ünlü ingiliz şef Gordon Ramsay, Londra’daki yeni restoranında beklenmedik bir hırsızlık olayıyla karşı karşıya kaldı.Japon kültüründe şans getirdiğine inanılan maneki-neko kedi figürlerinden yaklaşık 500 tanesi, sadece bir hafta içinde kayboldu. Ramsay, çalınan biblolar nedeniyle 2 bin sterlinden fazla zarar ettiğini açıkladı.Dünyaca ünlü şef Gordon Ramsay&#039;nin Londra’daki Lucky Cat 22 Bishopsgate adlı mekanından, sadece bir hafta içinde yaklaşık 500 maneki-neko kedi biblosunun çalındığını açıkladı.   ITV’de yayımlanan The Jonathan Ross Show’da konuşan Ramsay, restoranındaki Japon şans kedilerinin hızla kaybolduğunu belirterek, “Geçen hafta tam 477 kedi çalındı, her biri 4,50 sterline mal oldu” dedi. Ünlü şefin hesaplamalarına göre, bu durum ona bir haftada 2 bin sterlinlik bir kayba mal oldu.  POLİSE BAŞVURU YAPILMADI Londra Şehri Polisi, restorandan herhangi bir hırsızlık ihbarı almadıklarını belirtti. Japon kültüründe şans getirdiğine inanılan maneki-neko figürleri, Lucky Cat restoranlarının sembolik bir parçası olarak biliniyor.  Dünyada 80’den fazla restoranı bulunan Ramsay, kariyerinin geldiği noktayı şu sözlerle değerlendirdi: “1998’de Restaurant Gordon Ramsay’i açarken, bugünlere geleceğimi asla düşünmezdim. Bu yıl, üç Michelin yıldızımızla 24. yılımızı kutluyoruz.”  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1fGUoV7IuU-cLkEMWAJuJw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ünlü, şefin, restoranında, hırsızlık:, 500, kedisi, çalındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1fGUoV7IuU-cLkEMWAJuJw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ünlü şefin restoranında hırsızlık: 500 kedisi çalındı!"><p>Dünyaca ünlü ingiliz şef Gordon Ramsay, Londra’daki yeni restoranında beklenmedik bir hırsızlık olayıyla karşı karşıya kaldı.Japon kültüründe şans getirdiğine inanılan maneki-neko kedi figürlerinden yaklaşık 500 tanesi, sadece bir hafta içinde kayboldu. Ramsay, çalınan biblolar nedeniyle 2 bin sterlinden fazla zarar ettiğini açıkladı.</p><p>Dünyaca ünlü şef Gordon Ramsay'nin Londra’daki Lucky Cat 22 Bishopsgate adlı mekanından, sadece bir hafta içinde yaklaşık 500 maneki-neko kedi biblosunun çalındığını açıkladı.   </p><p>ITV’de yayımlanan The Jonathan Ross Show’da konuşan Ramsay, restoranındaki Japon şans kedilerinin hızla kaybolduğunu belirterek, “Geçen hafta tam 477 kedi çalındı, her biri 4,50 sterline mal oldu” dedi. </p><p>Ünlü şefin hesaplamalarına göre, bu durum ona bir haftada 2 bin sterlinlik bir kayba mal oldu.  <strong>POLİSE BAŞVURU YAPILMADI </strong></p><p>Londra Şehri Polisi, restorandan herhangi bir hırsızlık ihbarı almadıklarını belirtti. Japon kültüründe şans getirdiğine inanılan maneki-neko figürleri, Lucky Cat restoranlarının sembolik bir parçası olarak biliniyor.  Dünyada 80’den fazla restoranı bulunan Ramsay, kariyerinin geldiği noktayı şu sözlerle değerlendirdi: “1998’de Restaurant Gordon Ramsay’i açarken, bugünlere geleceğimi asla düşünmezdim. Bu yıl, üç Michelin yıldızımızla 24. yılımızı kutluyoruz.” </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GlPKJz5EnkavCnNnicP_fQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Felaketin habercisi: Meksika&amp;apos;da &amp;quot;kıyamet balığı&amp;quot; kıyıya vurdu!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/felaketin-habercisi-meksikada-kiyamet-baligi-kiyiya-vurdu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/felaketin-habercisi-meksikada-kiyamet-baligi-kiyiya-vurdu</guid>
<description><![CDATA[ Halk arasında felaket habercisi olarak bilinen kıyamet balığı bir kez daha ortaya çıktı. Nadir görülen kürek balığı, son zamanlarda sıklıkla insanlar tarafından gözlemleniyor. Balık son olarak Meksika&#039;da kıyıya vurdu. Geçen yıl 7.0 büyüklüğündeki depremle sarsılmadan bir ay önce Kaliforniya&#039;da görülmüştü.Halk arasında felaket habercisi olarak bilinmesi nedeniyle &quot;kıyamet balığı&quot; olarak anılan kürek balığı, Meksika&#039;da kıyıya vurdu.  Bölgeyi ziyaret eden bir grup insan, 9 Şubat&#039;ta bir plajın yakınında yüzen balığı gördü.İNSANLAR TARAFINDAN 20 KEZ KAYDEDİLDİ  Kürek balıklarının yılan balığına benzer ince bir gövdesi ve kocaman bir ağzı var, ancak deniz canavarı benzeri yaratıklar insanlar tarafından nadiren görülüyor.  Scripps Oşinografi Enstitüsü&#039;ne göre, Ağustos itibarıyla 1901&#039;den beri Kaliforniya kıyılarına vuran kürek balıklarından sadece 20 tanesi kaydedildi.FELAKETİN HABERCİSİ BALIK  Büyük bir depremin ya da tsunami gibi bir felaketin habercisi olduğuna inanılan kıyamet balığı yüz binlerce kişi tarafından izlendi ve yorum aldı.  Japon mitolojisinde de kürek balıkları yaklaşan depremleri haber veren felaket habercileri olarak görülüyor.  Meksika&#039;daki balık ilk kez 2025&#039;te görülürken, geçen yıl 7.0 büyüklüğündeki depremle sarsılmasından bir ay önce Kaliforniya&#039;da bir balık daha görülmüştü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vCv7YMEogkG5Cngk7iv_2A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Felaketin, habercisi:, Meksikada, kıyamet, balığı, kıyıya, vurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vCv7YMEogkG5Cngk7iv_2A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Felaketin habercisi: Meksika'da " k bal vurdu><p>Halk arasında felaket habercisi olarak bilinen kıyamet balığı bir kez daha ortaya çıktı. Nadir görülen kürek balığı, son zamanlarda sıklıkla insanlar tarafından gözlemleniyor. Balık son olarak Meksika'da kıyıya vurdu. Geçen yıl 7.0 büyüklüğündeki depremle sarsılmadan bir ay önce Kaliforniya'da görülmüştü.</p><p>Halk arasında felaket habercisi olarak bilinmesi nedeniyle "kıyamet balığı" olarak anılan kürek balığı, Meksika'da kıyıya vurdu.  Bölgeyi ziyaret eden bir grup insan, 9 Şubat'ta bir plajın yakınında yüzen balığı gördü.</p><p><strong>İNSANLAR TARAFINDAN 20 KEZ KAYDEDİLDİ</strong>  Kürek balıklarının yılan balığına benzer ince bir gövdesi ve kocaman bir ağzı var, ancak deniz canavarı benzeri yaratıklar insanlar tarafından nadiren görülüyor.  Scripps Oşinografi Enstitüsü'ne göre, Ağustos itibarıyla 1901'den beri Kaliforniya kıyılarına vuran kürek balıklarından sadece 20 tanesi kaydedildi.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mus1CWYIbEyxTGURjzw8tQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>FELAKETİN HABERCİSİ BALIK</strong>  Büyük bir depremin ya da tsunami gibi bir felaketin habercisi olduğuna inanılan kıyamet balığı yüz binlerce kişi tarafından izlendi ve yorum aldı.  Japon mitolojisinde de kürek balıkları yaklaşan depremleri haber veren felaket habercileri olarak görülüyor.  Meksika'daki balık ilk kez 2025'te görülürken, geçen yıl 7.0 büyüklüğündeki depremle sarsılmasından bir ay önce Kaliforniya'da bir balık daha görülmüştü.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Turizm etkinliğinde felaket: Hidrojen balonları alev aldı, belediye başkanının yüzü yandı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/turizm-etkinliginde-felaket-hidrojen-balonlari-alev-aldi-belediye-baskaninin-yuzu-yandi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/turizm-etkinliginde-felaket-hidrojen-balonlari-alev-aldi-belediye-baskaninin-yuzu-yandi</guid>
<description><![CDATA[ Nepal’in turizm cenneti Pokhara’da düzenlenen &quot;Visit Pokhara Year 2025&quot; etkinliği, büyük bir faciaya sahne oldu. Açılış töreninde gökyüzüne bırakılmak istenen hidrojen dolu balonlar, bir anda alev topuna dönüşerek patladı.Olayda Nepal Başbakan Yardımcısı Bishnu Paudel ve Pokhara Belediye Başkanı Dhanraj Acharya’nın yanı sıra birçok kişi yaralandı.Nepal’in ünlü turizm merkezi Pokhara’da düzenlenen &quot;Visit Pokhara Year 2025&quot; etkinliği, büyük bir faciayla başladı. Açılış töreninde gökyüzüne bırakılmak istenen hidrojen dolu balonlar patlayarak alev topuna dönüştü.    FELAKET ANI: KIVILCIMLAR BALONLARI ATEŞLEDİ  Olay, 15 Şubat’ta Paudel ve Acharya’nın tören alanında hidrojenle doldurulmuş balonları serbest bırakırken, aynı anda bir elektrik düğmesiyle tören mumlarını yakması sırasında meydana geldi. Balonlardan yükselen hidrojen, kıvılcım ile temas edince büyük bir patlamaya neden oldu. Görgü tanıklarının aktardığına göre, sahne bir anda alevlere teslim oldu ve yetkililer hızla tahliye edildi.  BALONLARI ŞİŞİREN KİŞİ TUTUKLANDI   Patlamanın ardından polis, hidrojen dolu balonları şişirmekle görevli Hindistan vatandaşı Kamlesh Kumar’ı gözaltına aldı. 41 yaşındaki Kumar, ihmalkarlık nedeniyle Nepal polisi tarafından Kaski bölge mahkemesine sevk edildi. Emniyet yetkilileri, patlamanın sebebinin güvenlik ihlalleri olabileceğini değerlendiriyor.  YETKİLİLER TEDAVİ ALTINDA   Yüzü ve ellerinde yanıklar oluşan Başbakan Yardımcısı Paudel, Katmandu’daki Kirtipur Yanık Hastanesi’nde tedavi gördükten sonra taburcu edildi. Pokhara Belediye Başkanı Acharya’nın ise yüzündeki yanıklar nedeniyle hala müşahede altında olduğu bildirildi.  TURİZM HEDEFLERİNE GÖLGE DÜŞTÜ   Nepal İçişleri Bakanı Ramesh Lekhak, olayın nedenlerini araştırmak ve güvenlik önlemlerindeki eksiklikleri belirlemek için bir soruşturma komitesi kurulduğunu açıkladı.  Her şeye rağmen organizatörler, etkinliğin planlandığı şekilde devam ettiğini duyurdu. Turizm yetkilileri, Visit Pokhara Year 2025’in yaklaşık iki milyon turisti çekmeyi hedeflediğini belirtirken, güvenlik önlemlerinin artırılacağını garanti etti.  Patlama anına ait görüntüler, sosyal medyada hızla yayılarak geniş yankı uyandırdı. Olay, Nepal’de turizm etkinliklerindeki güvenlik protokollerinin sorgulanmasına neden oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OrUboUh7QUawHLL3ZHzF4w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Turizm, etkinliğinde, felaket:, Hidrojen, balonları, alev, aldı, belediye, başkanının, yüzü, yandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OrUboUh7QUawHLL3ZHzF4w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Turizm etkinliğinde felaket: Hidrojen balonları alev aldı, belediye başkanının yüzü yandı"><p>Nepal’in turizm cenneti Pokhara’da düzenlenen "Visit Pokhara Year 2025" etkinliği, büyük bir faciaya sahne oldu. Açılış töreninde gökyüzüne bırakılmak istenen hidrojen dolu balonlar, bir anda alev topuna dönüşerek patladı.Olayda Nepal Başbakan Yardımcısı Bishnu Paudel ve Pokhara Belediye Başkanı Dhanraj Acharya’nın yanı sıra birçok kişi yaralandı.</p>Nepal’in ünlü turizm merkezi Pokhara’da düzenlenen "Visit Pokhara Year 2025" etkinliği, büyük bir faciayla başladı. Açılış töreninde gökyüzüne bırakılmak istenen hidrojen dolu balonlar patlayarak alev topuna dönüştü.    <strong>FELAKET ANI: KIVILCIMLAR BALONLARI ATEŞLEDİ</strong>  Olay, 15 Şubat’ta Paudel ve Acharya’nın tören alanında hidrojenle doldurulmuş balonları serbest bırakırken, aynı anda bir elektrik düğmesiyle tören mumlarını yakması sırasında meydana geldi. Balonlardan yükselen hidrojen, kıvılcım ile temas edince büyük bir patlamaya neden oldu. Görgü tanıklarının aktardığına göre, sahne bir anda alevlere teslim oldu ve yetkililer hızla tahliye edildi.  <strong>BALONLARI ŞİŞİREN KİŞİ TUTUKLANDI </strong>  Patlamanın ardından polis, hidrojen dolu balonları şişirmekle görevli Hindistan vatandaşı Kamlesh Kumar’ı gözaltına aldı. 41 yaşındaki Kumar, ihmalkarlık nedeniyle Nepal polisi tarafından Kaski bölge mahkemesine sevk edildi. Emniyet yetkilileri, patlamanın sebebinin güvenlik ihlalleri olabileceğini değerlendiriyor.  <strong>YETKİLİLER TEDAVİ ALTINDA </strong>  Yüzü ve ellerinde yanıklar oluşan Başbakan Yardımcısı Paudel, Katmandu’daki Kirtipur Yanık Hastanesi’nde tedavi gördükten sonra taburcu edildi. Pokhara Belediye Başkanı Acharya’nın ise yüzündeki yanıklar nedeniyle hala müşahede altında olduğu bildirildi.  <strong>TURİZM HEDEFLERİNE GÖLGE DÜŞTÜ </strong>  Nepal İçişleri Bakanı Ramesh Lekhak, olayın nedenlerini araştırmak ve güvenlik önlemlerindeki eksiklikleri belirlemek için bir soruşturma komitesi kurulduğunu açıkladı.  Her şeye rağmen organizatörler, etkinliğin planlandığı şekilde devam ettiğini duyurdu. Turizm yetkilileri, Visit Pokhara Year 2025’in yaklaşık iki milyon turisti çekmeyi hedeflediğini belirtirken, güvenlik önlemlerinin artırılacağını garanti etti.  Patlama anına ait görüntüler, sosyal medyada hızla yayılarak geniş yankı uyandırdı. Olay, Nepal’de turizm etkinliklerindeki güvenlik protokollerinin sorgulanmasına neden oldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tel Aviv&amp;apos;de zaman ayarlı saldırı: Otobüsler patladı, hükümet alarma geçti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/tel-avivde-zaman-ayarli-saldiri-otobusler-patladi-hukumet-alarma-gecti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/tel-avivde-zaman-ayarli-saldiri-otobusler-patladi-hukumet-alarma-gecti</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;de park halindeki otobüslerde art arda patlamalar meydana geldi. Patlamaların ardından yapılan incelemede 5 otobüse zaman ayarlı patlayıcı düzenek yerleştirildiği ortaya çıktı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, otobüslerde meydana gelen patlamaların ardından işgal altındaki Batı Şeria&#039;ya yönelik geniş çaplı operasyon talimatı verdi.İsrail&#039;in Bat Yam kentinde park halindeki yolcu otobüslerinde meydana gelen patlamaların ardından soruşturma devam ederken, 5 otobüse zaman ayarlı patlayıcı düzenek yerleştirildiği ortaya çıktı.Güvenlik kaynakları, ilk 2 otobüste bir kaç dakika ara ile patlama yaşandığını, yaklaşık 15 dakika sonra ise 3&#039;üncü bir otobüste patlama meydana geldiğini belirterek, 2 otobüsteki patlayıcı düzeneğin ise etkisiz hale getirildiğini belirtti.
Kaynaklar, olayın &quot;stratejik bir terör saldırısı&quot; olduğunu aktardı.İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev, patlamaların ardından Toplu Taşıma İdaresi Başkanı&#039;na &quot;tüm otobüslerin, trenlerin ve hafif raylı trenlerin durdurulup kontrol edilmesi ve Şin Bet talimatları doğrultusunda hareket edilmesi&quot; emri verdi.
Patlamalarda şu ana kadar ölen ya da yaralanan olmadığı açıklandı.Patlamalar İsrail hükümetini alarma geçirdi. İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Savunma Bakanı Israel Katz, Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi, İsrail İç İstihbarat Teşkilâtı Şin Bet Başkanı Ronen Bar ve Polis Müdürü Daniel Levy ile bir araya gelerek durum değerlendirmesi yaptığı bildirildi.Netanyahu’nun işgal altındaki Batı Şeria bölgesine yönelik operasyon talimatı verdiği belirtildi.
Açıklamada, &quot;Başbakan, İsrail Savunma Kuvvetleri’ne Yahudiye ve Samarya Bölgesi’ne karşı geniş çaplı operasyon başlatma talimatı verdi. Başbakan ayrıca İsrail polisi ve Şin Bet&#039;e İsrail şehirlerinde gerçekleşebilecek yeni saldırılara karşı önleyici faaliyetleri arttırma talimatı verdi&quot; denildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pFzXvFn4aUyfZ4KnAHg7Nw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tel, Avivde, zaman, ayarlı, saldırı:, Otobüsler, patladı, hükümet, alarma, geçti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pFzXvFn4aUyfZ4KnAHg7Nw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tel Aviv'de zaman ayarlı saldırı: Otobüsler patladı, hükümet alarma geçti"><p>İsrail'de park halindeki otobüslerde art arda patlamalar meydana geldi. Patlamaların ardından yapılan incelemede 5 otobüse zaman ayarlı patlayıcı düzenek yerleştirildiği ortaya çıktı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, otobüslerde meydana gelen patlamaların ardından işgal altındaki Batı Şeria'ya yönelik geniş çaplı operasyon talimatı verdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VvCVkqbs0kaMIbHDEddiZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'in Bat Yam kentinde park halindeki yolcu otobüslerinde meydana gelen patlamaların ardından soruşturma devam ederken, 5 otobüse zaman ayarlı patlayıcı düzenek yerleştirildiği ortaya çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PBz-6c8dvUeLPiUPMQY7DA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güvenlik kaynakları, ilk 2 otobüste bir kaç dakika ara ile patlama yaşandığını, yaklaşık 15 dakika sonra ise 3'üncü bir otobüste patlama meydana geldiğini belirterek, 2 otobüsteki patlayıcı düzeneğin ise etkisiz hale getirildiğini belirtti.
Kaynaklar, olayın "stratejik bir terör saldırısı" olduğunu aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3ZMSVimKqEq9UozbD3xgQg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev, patlamaların ardından Toplu Taşıma İdaresi Başkanı'na "tüm otobüslerin, trenlerin ve hafif raylı trenlerin durdurulup kontrol edilmesi ve Şin Bet talimatları doğrultusunda hareket edilmesi" emri verdi.
Patlamalarda şu ana kadar ölen ya da yaralanan olmadığı açıklandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/REyOuDKCrEyTyuuT3eDsiw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Patlamalar İsrail hükümetini alarma geçirdi. İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Savunma Bakanı Israel Katz, Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi, İsrail İç İstihbarat Teşkilâtı Şin Bet Başkanı Ronen Bar ve Polis Müdürü Daniel Levy ile bir araya gelerek durum değerlendirmesi yaptığı bildirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dyG47CoR2kiZNfvGVJ-KgA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Netanyahu’nun işgal altındaki Batı Şeria bölgesine yönelik operasyon talimatı verdiği belirtildi.
Açıklamada, "Başbakan, İsrail Savunma Kuvvetleri’ne Yahudiye ve Samarya Bölgesi’ne karşı geniş çaplı operasyon başlatma talimatı verdi. Başbakan ayrıca İsrail polisi ve Şin Bet'e İsrail şehirlerinde gerçekleşebilecek yeni saldırılara karşı önleyici faaliyetleri arttırma talimatı verdi" denildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SWzmuoDoekqsxBrlENNPCQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8XWAFf405Ua0KIXzSN2pgw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de rehine krizi: &amp;quot;Kimliği belirsiz ceset verdiler&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-rehine-krizi-kimligi-belirsiz-ceset-verdiler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-rehine-krizi-kimligi-belirsiz-ceset-verdiler</guid>
<description><![CDATA[ Hamas, rehine ve mahkum takası anlaşması kapsamında dün 4 rehinenin cansız bedenini İsrail&#039;e teslim etti. İsrail ordusu, teslim edilen cenazelerden birinin Shiri Bibas&#039;a ait olmadığını öne sürerek bunun ateşkes anlaşmasının &quot;son derece ciddi bir ihlali&quot; olduğunu söyledi. Ordu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, &quot;Bu isimsiz, kimliği belirsiz bir ceset&quot; ifadelerini kullandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise iddia edilen ihlal nedeniyle &quot;Hamas&#039;a bedel ödeteceğini&quot; söyledi.Hamas, rehine ve mahkum takası kapsamında dün 4 rehinenin cansız bedenini İsrail&#039;e teslim etti.  Cenazelerden üçünün kimlikleri, anne Shiri Bibas ve bebekleri Ariel ve Kfir olarak açıklanmıştı.  İsrail ordusu, bebeklerin cenazelerinin kimliklerinin doğrulandığını duyurdu. Ölüm tarihi ise 2023 yılının kasım ayı olarak belirtildi. ANNE BİBAS&#039;IN DNA&#039;SI İLE UYUŞMUYOR  Ancak Hamas&#039;ın gönderdiği diğer cesedin anne Shiri Bibas&#039;ın DNA örnekleriyle uyuşmadığı açıklandı.   Ordu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, &quot;Kimlik belirleme sürecinde, alınan cesetlerden birinin Shiri Bibas&#039;a ait olmadığı belirlendi ve başka bir rehineyle eşleşme bulunamadı. Bu isimsiz, kimliği belirsiz bir ceset&quot; ifadelerini kullandı.  Hamas&#039;ın bu şekilde anlaşmayı ihlal ettiği vurgulandı. Yetkililer, yarın bırakılması planlanan 6 rehinenin takvime uygun bir şekilde iade edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.  NETANYAHU&#039;DAN İLK AÇIKLAMA  İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yaptığı açıklamada İsrail&#039;in, rehine Shiri Bibas&#039;ın cenazesini &quot;anlaşmaya uygun olarak serbest bırakmadığı için Hamas&#039;a bedel ödeteceğini&quot; söyledi.  Netanyahu video açıklamasında, “Shiri&#039;yi hem canlı hem de ölü tüm rehinelerimizle birlikte eve getirmek için kararlılıkla hareket edeceğiz ve Hamas&#039;ın anlaşmanın ihlalinin bedelini tam olarak ödemesini sağlayacağız” dedi.  YARIN İLK AŞAMANIN SON TAKASI YAPILACAK  Hamas ile İsrail arasında yarın rehine ve mahkum takasının ilk aşamasında belirlenen son takas yapılacak.  Hamas&#039;ın elindeki 6 rehineye karşılık İsrail hapishanelerindeki çok sayıda Filistinli mahkum özgürlüğüne kavuşacak.  Ateşkes ve takası içeren anlaşmanın ikinci aşamasıysa belirsizliğini koruyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oWAexLyhDEasT54ZZOGufw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, rehine, krizi:, Kimliği, belirsiz, ceset, verdiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oWAexLyhDEasT54ZZOGufw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de rehine krizi: " kimli belirsiz ceset verdiler><p>Hamas, rehine ve mahkum takası anlaşması kapsamında dün 4 rehinenin cansız bedenini İsrail'e teslim etti. İsrail ordusu, teslim edilen cenazelerden birinin Shiri Bibas'a ait olmadığını öne sürerek bunun ateşkes anlaşmasının "son derece ciddi bir ihlali" olduğunu söyledi. Ordu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bu isimsiz, kimliği belirsiz bir ceset" ifadelerini kullandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise iddia edilen ihlal nedeniyle "Hamas'a bedel ödeteceğini" söyledi.</p><p>Hamas, rehine ve mahkum takası kapsamında dün 4 rehinenin cansız bedenini İsrail'e teslim etti.  Cenazelerden üçünün kimlikleri, anne Shiri Bibas ve bebekleri Ariel ve Kfir olarak açıklanmıştı.  İsrail ordusu, bebeklerin cenazelerinin kimliklerinin doğrulandığını duyurdu. Ölüm tarihi ise 2023 yılının kasım ayı olarak belirtildi.</p><p><strong> ANNE BİBAS'IN DNA'SI İLE UYUŞMUYOR</strong>  Ancak Hamas'ın gönderdiği diğer cesedin anne Shiri Bibas'ın DNA örnekleriyle uyuşmadığı açıklandı.   Ordu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kimlik belirleme sürecinde, alınan cesetlerden birinin Shiri Bibas'a ait olmadığı belirlendi ve başka bir rehineyle eşleşme bulunamadı. Bu isimsiz, kimliği belirsiz bir ceset" ifadelerini kullandı.  Hamas'ın bu şekilde anlaşmayı ihlal ettiği vurgulandı. Yetkililer, yarın bırakılması planlanan 6 rehinenin takvime uygun bir şekilde iade edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.  </p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mgG85swoqEKZ8CFOB6_cjg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>NETANYAHU'DAN İLK AÇIKLAMA</strong>  İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yaptığı açıklamada İsrail'in, rehine Shiri Bibas'ın cenazesini "anlaşmaya uygun olarak serbest bırakmadığı için Hamas'a bedel ödeteceğini" söyledi.  Netanyahu video açıklamasında, “Shiri'yi hem canlı hem de ölü tüm rehinelerimizle birlikte eve getirmek için kararlılıkla hareket edeceğiz ve Hamas'ın anlaşmanın ihlalinin bedelini tam olarak ödemesini sağlayacağız” dedi.  <strong>YARIN İLK AŞAMANIN SON TAKASI YAPILACAK</strong>  Hamas ile İsrail arasında yarın rehine ve mahkum takasının ilk aşamasında belirlenen son takas yapılacak.  Hamas'ın elindeki 6 rehineye karşılık İsrail hapishanelerindeki çok sayıda Filistinli mahkum özgürlüğüne kavuşacak.  Ateşkes ve takası içeren anlaşmanın ikinci aşamasıysa belirsizliğini koruyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TikTok fenomeninin feci ölümü: Saatlerce kaynar suyun altında kaldı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/tiktok-fenomeninin-feci-oelumu-saatlerce-kaynar-suyun-altinda-kaldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/tiktok-fenomeninin-feci-oelumu-saatlerce-kaynar-suyun-altinda-kaldi</guid>
<description><![CDATA[ Rus rapçi ve TikTok fenomeni Victoria Lerman, evinin banyosunda feci şekilde hayatını kaybetti. 32 yaşındaki genç kadın,  evinin banyosunda kaynar suyun altında bilincini kaybettikten sonra feci şekilde hayatını kaybetti.Rusya’nın Krasnoyarsk Krayı bölgesinde yaşayan 32 yaşındaki rapçi ve TikToker Victoria Lerman, evinin banyosunda korkunç bir şekilde hayatını kaybetti. Aşırı sıcak suya maruz kalan genç kadının, bilincini kaybettikten sonra saatlerce kaynar suyun altında kaldığı ve bu nedenle vücudunda ciddi yanıklar oluştuğu bildirildi.  Olay, Rusya&#039;nın Krasnoyarsk Krai bölgesine bağlı Achinsk şehrinde meydana geldi. Victoria’nın ismi açıklanmayan partneri, genç kadının banyoya girdikten saatler sonra hala çıkmadığını fark edince içeri girerek cansız bedeniyle karşılaştığını söyledi. Hemen acil servise haber veren adam, genç kadının vücudunun ağır şekilde yandığını bildirdi. KAYNAR SU ÖLÜME GÖTÜRDÜÖn soruşturmalara göre, 9 Şubat gecesi sıcak bir banyo yapmak isteyen Victoria, aşırı sıcak suya girmesinin ardından yanıkların şiddetiyle acı içinde bayıldı. Bilincini kaybeden genç kadının yüzü, musluktan akan kaynar suyun altına düştü ve saatlerce aşırı sıcaklığa maruz kaldı. Ağır yanıklar nedeniyle tanınmaz hale gelen Victoria, sağlık ekipleri olay yerine ulaştığında çoktan hayatını kaybetmişti.  CİNAYET ŞÜPHESİ GÜNDEMDE Yetkililer, olayın şüpheli bir ölüm olup olmadığını araştırıyor. Victoria&#039;nın yakın çevresi, genç kadının ölümünün bir kaza olmayabileceğini öne sürüyor. Soruşturmayı yürüten yetkililer, olayın yaşandığı evde uyuşturucu madde izlerine rastlandığını açıkladı.Krasnoyarsk Krai Soruşturma Komitesi, Victoria’nın partnerinin uyuşturucu kullandığını ve cenazeye katılmadığını belirtti. Ayrıca, genç kadının daha önce kalp rahatsızlığı olduğu iddia edilse de, bunun ölümüne etkisi olup olmadığı henüz bilinmiyor.  Polis, olayın detaylarını aydınlatmak için soruşturmayı derinleştirirken, cinayet ihtimalinin dışlanmadığını ve kesin ölüm nedeninin otopsi sonucuyla netleşeceğini duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hU3d-f8FjEuPlr11nZJBSA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TikTok, fenomeninin, feci, ölümü:, Saatlerce, kaynar, suyun, altında, kaldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hU3d-f8FjEuPlr11nZJBSA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="TikTok fenomeninin feci ölümü: Saatlerce kaynar suyun altındAa kaldı"><p>Rus rapçi ve TikTok fenomeni Victoria Lerman, evinin banyosunda feci şekilde hayatını kaybetti. 32 yaşındaki genç kadın,  evinin banyosunda kaynar suyun altında bilincini kaybettikten sonra feci şekilde hayatını kaybetti.</p><p>Rusya’nın Krasnoyarsk Krayı bölgesinde yaşayan 32 yaşındaki rapçi ve TikToker Victoria Lerman, evinin banyosunda korkunç bir şekilde hayatını kaybetti. Aşırı sıcak suya maruz kalan genç kadının, bilincini kaybettikten sonra saatlerce kaynar suyun altında kaldığı ve bu nedenle vücudunda ciddi yanıklar oluştuğu bildirildi.  Olay, Rusya'nın Krasnoyarsk Krai bölgesine bağlı Achinsk şehrinde meydana geldi. Victoria’nın ismi açıklanmayan partneri, genç kadının banyoya girdikten saatler sonra hala çıkmadığını fark edince içeri girerek cansız bedeniyle karşılaştığını söyledi. Hemen acil servise haber veren adam, genç kadının vücudunun ağır şekilde yandığını bildirdi. </p><p><strong>KAYNAR SU ÖLÜME GÖTÜRDÜ</strong></p><p>Ön soruşturmalara göre, 9 Şubat gecesi sıcak bir banyo yapmak isteyen Victoria, aşırı sıcak suya girmesinin ardından yanıkların şiddetiyle acı içinde bayıldı. Bilincini kaybeden genç kadının yüzü, musluktan akan kaynar suyun altına düştü ve saatlerce aşırı sıcaklığa maruz kaldı. Ağır yanıklar nedeniyle tanınmaz hale gelen Victoria, sağlık ekipleri olay yerine ulaştığında çoktan hayatını kaybetmişti.  <strong>CİNAYET ŞÜPHESİ GÜNDEMDE </strong></p><p>Yetkililer, olayın şüpheli bir ölüm olup olmadığını araştırıyor. Victoria'nın yakın çevresi, genç kadının ölümünün bir kaza olmayabileceğini öne sürüyor. Soruşturmayı yürüten yetkililer, olayın yaşandığı evde uyuşturucu madde izlerine rastlandığını açıkladı.</p><p>Krasnoyarsk Krai Soruşturma Komitesi, Victoria’nın partnerinin uyuşturucu kullandığını ve cenazeye katılmadığını belirtti. Ayrıca, genç kadının daha önce kalp rahatsızlığı olduğu iddia edilse de, bunun ölümüne etkisi olup olmadığı henüz bilinmiyor.  Polis, olayın detaylarını aydınlatmak için soruşturmayı derinleştirirken, cinayet ihtimalinin dışlanmadığını ve kesin ölüm nedeninin otopsi sonucuyla netleşeceğini duyurdu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump hızlı başladı: İlgisiz açıklamalar ve gerçek dışı bilgiler</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trump-hizli-basladi-ilgisiz-aciklamalar-ve-gercek-disi-bilgiler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trump-hizli-basladi-ilgisiz-aciklamalar-ve-gercek-disi-bilgiler</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkan Donald Trump, Beyaz Saray&#039;a geri döndüğü ilk ayda inanılmaz kararları yaşama geçirmeye çalışırken, bir dizi konuda gerçekle ilgisiz açıklamalar yaptı. Örneğin, Hamas&#039;a 100 milyon dolarlık prezervatif yardımı ve Panama Kanalı&#039;nı Çin&#039;in işletmesi gibi. Trump, Ukrayna Savaşı konusunda da yanıltıcı bilgiler veriyor ve Rus işgalinin ardından tetiklenen bu savaşı bile Kiev&#039;in başlattığını ileri sürüyor. Trump, bir ara eski Başkan Obama&#039;nın Endonezya doğumlu olduğunu ileri sürmekten bile çekinmemişti. Trump, bu garip açıklamalarından Türkiye şimdilik etkilenmedi.ABD Başkanı Trump, muhtemelen kendi politikalarına dikkat çekmek için abartılı açıklamalar yapıyor. Ancak Trump&#039;ın bazı sözlerinin tamamen gerçeklikle ilgisi yok. Trump&#039;ın bu belirli bir temele dayanmayan bazı açıklamaları Türkiye çevresindeki siyasi gelişmelerle ilgili. Trump, savaş ve insanların yaşamını yitirdiği olay olup bakmaksızın, sorunları kendi bildiği gibi yorumlamaktan da çekinmiyor. Trump&#039;ın gerçekdışı açıklamalarına yakından bakalım:- Hamas için 50 milyon dolarlık prezervatif hikayesi:Basın sekreteri Karoline Leavitt ilk resmi Beyaz Saray brifinginde Trump&#039;ın “Gazze&#039;deki prezervatifleri finanse etmek için” 50 milyon dolar harcama planını engellediğini açıkladığında, iddianın son derece şüpheli olduğu hemen anlaşıldı; Trump yönetiminin elinde bunu doğrulayacak hiçbir kanıt yoktu. Ancak Trump ertesi gün 50 milyon dolar rakamını tekrarlamakla kalmadı, prezervatiflerin “Hamas için” olduğuna dair kışkırtıcı bir iddiayı da ekledi. Ardından, 50 milyon dolarlık rakamın tamamen uydurma olduğunun ortaya çıkmasından günler sonra, bu rakamı “100 milyon dolara” çıkardı. Bu durum, Trump&#039;ın binlerce insanın yaşamını yitirdiği savaşa ve İsrail&#039;in insanlığın tepkisini çeken saldırganlığına rağmen gerçek dışı bilgi vermekten çekinmediğini gösteriyor. - Ukrayna&#039;yı savaş başlatmakla suçlamak:Bu savaş, Rusya&#039;nın 2022&#039;de Ukrayna&#039;yı işgal ettiğinde başladı. Ancak geçtiğimiz Salı günü Trump, Ukraynalıların savaşı sona erdirmeye yönelik ABD-Rusya müzakerelerinden dışlandıkları yönündeki şikayetlerini reddederken, Ukrayna&#039;yı yanlış bir şekilde savaşı başlatmakla suçladı ve “Bunu hiç başlatmamalıydınız. Bir anlaşma yapabilirdiniz.” dedi.- Trans boksörler masalı:Bir zamanlar eski Başkan Barack Obama&#039;nın doğum yeri ile ilgili gerçekdışı bilgileri yayan Trump, yeni yönetiminde de bu taktiği izliyor. Trump, babası Kenya asıllı olan Obama&#039;nın Kenya&#039;da, ya da çocukluğunu geçirdiği Endonezya&#039;da doğduğunu öne sürüp; bu nedenle başkan olamayacağını iddia edenleri destekliyordu, benzer açıklamalar yapıyordu. Bu konudaki söylentileri Cumhuriyetçilerin Başkan adayı olmaya soyunan Donald Trump bilerek alevlendirilmişti. Trump, trans bireylere karşı olan politikasını ve transseksüel sporcuların Olimpiyatlardan men edilmesine yönelik çabasını desteklemek için, geçen yıl Paris&#039;teki Oyunlarda kadınlar boksunda altın madalya kazanan iki sporcunun “geçiş yapan” erkekler olduğunu anlattı. Uluslararası Olimpiyat Komitesi&#039;nin Olimpiyatlar sırasında defalarca belirttiği gibi, Trump ve diğerleri bu tür iddialarda bulunduklarında, şampiyonlardan hiçbiri geçiş yapmamıştı; her ikisi de kadın olarak doğmuş ve her zaman kadın müsabakalarında yarışmışlardı.- Kanada&#039;ya asılsız suçlamalar: Trump göreve gelmeden önce, Kanada&#039;nın ABD&#039;nin 51. eyaleti olması fikrinin Kanada halkı tarafından “sevildiğini” rahatlıkla iddia etti. Bu gerçeğin tam tersiydi; bu fikir Kanada halkı tarafından hiç sevilmiyor. Trump göreve geldikten sonra da Kanada hakkında bir şeyler uydurmaya devam etti; bir ara sosyal medyada Kanada&#039;nın ABD bankalarının orada iş yapmasını yasakladığını yüksek sesle söyledi. “Buna inanabiliyor musunuz?” diye de ekledi. - Helikopter kazasında Biden&#039;i suçladı:Trump eski yönhetim döneminde başlatılan bir program için eski ABD Başkanı Biden&#039;a yüklendi. Ocak ayında askeri bir helikopter ile bir yolcu uçağının ölümcül bir şekilde çarpışmasının ardından Trump, ulusal havacılık idaresinin, engellilerin işe alınmasının kazayla bir ilgisi olduğuna dair herhangi bir kanıt sunmadan Biden yönetiminin Federal Havacılık İdaresi&#039;ndeki kararlarıyla suçladı. Hava trafik kontrolörü olarak önemli engelleri olan kişileri işe almanın Biden&#039;ın son dakikada yaptığı çılgınca bir girişim olduğunu ileri sürdü. Bu uygulama aslında kendisinin bir önceki yönetimi döneminde başlamıştı.- Çin&#039;in Panama Kanalı&#039;nı işlettiğini iddia etti: Trump&#039;ın bu tür tür gerçekle uyumsuz açıklamalarının bazılarını gelişigüzel bazılarını da bilinçli yaptığı tahmin ediliyor. Trump, ocak ayındaki açılış konuşmasında şöyle demişti: “Her şeyden önce Panama Kanalı&#039;nı Çin işletiyor. Kanalı Çin&#039;e vermedik, Panama&#039;ya verdik ve geri alıyoruz.”  Oysa Panama Kanalı&#039;nı Çin işletmiyor ve hiç işletmedi. Trumph, Çin&#039;in bölgedeki etkinliğini sorgulamak için bu tür ilgisiz bilgileri yaydığı tahmin ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lrSL2cdbDkmiA_O__TQFoQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:46:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, hızlı, başladı:, İlgisiz, açıklamalar, gerçek, dışı, bilgiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lrSL2cdbDkmiA_O__TQFoQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump hızlı başladı: İlgisiz açıklamalar ve gerçek dışı bilgiler"><p>ABD Başkan Donald Trump, Beyaz Saray'a geri döndüğü ilk ayda inanılmaz kararları yaşama geçirmeye çalışırken, bir dizi konuda gerçekle ilgisiz açıklamalar yaptı. Örneğin, Hamas'a 100 milyon dolarlık prezervatif yardımı ve Panama Kanalı'nı Çin'in işletmesi gibi. Trump, Ukrayna Savaşı konusunda da yanıltıcı bilgiler veriyor ve Rus işgalinin ardından tetiklenen bu savaşı bile Kiev'in başlattığını ileri sürüyor. Trump, bir ara eski Başkan Obama'nın Endonezya doğumlu olduğunu ileri sürmekten bile çekinmemişti. Trump, bu garip açıklamalarından Türkiye şimdilik etkilenmedi.</p><p>ABD Başkanı Trump, muhtemelen kendi politikalarına dikkat çekmek için abartılı açıklamalar yapıyor. Ancak Trump'ın bazı sözlerinin tamamen gerçeklikle ilgisi yok. Trump'ın bu belirli bir temele dayanmayan bazı açıklamaları Türkiye çevresindeki siyasi gelişmelerle ilgili. Trump, savaş ve insanların yaşamını yitirdiği olay olup bakmaksızın, sorunları kendi bildiği gibi yorumlamaktan da çekinmiyor. Trump'ın gerçekdışı açıklamalarına yakından bakalım:</p><p><strong>- Hamas için 50 milyon dolarlık prezervatif hikayesi:</strong></p><p>Basın sekreteri Karoline Leavitt ilk resmi Beyaz Saray brifinginde Trump'ın “Gazze'deki prezervatifleri finanse etmek için” 50 milyon dolar harcama planını engellediğini açıkladığında, iddianın son derece şüpheli olduğu hemen anlaşıldı; Trump yönetiminin elinde bunu doğrulayacak hiçbir kanıt yoktu. Ancak Trump ertesi gün 50 milyon dolar rakamını tekrarlamakla kalmadı, prezervatiflerin “Hamas için” olduğuna dair kışkırtıcı bir iddiayı da ekledi. Ardından, 50 milyon dolarlık rakamın tamamen uydurma olduğunun ortaya çıkmasından günler sonra, bu rakamı “100 milyon dolara” çıkardı. Bu durum, Trump'ın binlerce insanın yaşamını yitirdiği savaşa ve İsrail'in insanlığın tepkisini çeken saldırganlığına rağmen gerçek dışı bilgi vermekten çekinmediğini gösteriyor. </p><p><strong>- Ukrayna'yı savaş başlatmakla suçlamak:</strong></p><p>Bu savaş, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgal ettiğinde başladı. Ancak geçtiğimiz Salı günü Trump, Ukraynalıların savaşı sona erdirmeye yönelik ABD-Rusya müzakerelerinden dışlandıkları yönündeki şikayetlerini reddederken, Ukrayna'yı yanlış bir şekilde savaşı başlatmakla suçladı ve “Bunu hiç başlatmamalıydınız. Bir anlaşma yapabilirdiniz.” dedi.</p><p><strong>- Trans boksörler masalı:</strong></p><p>Bir zamanlar eski Başkan Barack Obama'nın doğum yeri ile ilgili gerçekdışı bilgileri yayan Trump, yeni yönetiminde de bu taktiği izliyor. Trump, babası Kenya asıllı olan Obama'nın Kenya'da, ya da çocukluğunu geçirdiği Endonezya'da doğduğunu öne sürüp; bu nedenle başkan olamayacağını iddia edenleri destekliyordu, benzer açıklamalar yapıyordu. Bu konudaki söylentileri Cumhuriyetçilerin Başkan adayı olmaya soyunan Donald Trump bilerek alevlendirilmişti. Trump, trans bireylere karşı olan politikasını ve transseksüel sporcuların Olimpiyatlardan men edilmesine yönelik çabasını desteklemek için, geçen yıl Paris'teki Oyunlarda kadınlar boksunda altın madalya kazanan iki sporcunun “geçiş yapan” erkekler olduğunu anlattı. Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin Olimpiyatlar sırasında defalarca belirttiği gibi, Trump ve diğerleri bu tür iddialarda bulunduklarında, şampiyonlardan hiçbiri geçiş yapmamıştı; her ikisi de kadın olarak doğmuş ve her zaman kadın müsabakalarında yarışmışlardı.</p><p><strong>- Kanada'ya asılsız suçlamalar: </strong></p><p>Trump göreve gelmeden önce, Kanada'nın ABD'nin 51. eyaleti olması fikrinin Kanada halkı tarafından “sevildiğini” rahatlıkla iddia etti. Bu gerçeğin tam tersiydi; bu fikir Kanada halkı tarafından hiç sevilmiyor. Trump göreve geldikten sonra da Kanada hakkında bir şeyler uydurmaya devam etti; bir ara sosyal medyada Kanada'nın ABD bankalarının orada iş yapmasını yasakladığını yüksek sesle söyledi. “Buna inanabiliyor musunuz?” diye de ekledi. </p><p><strong>- Helikopter kazasında Biden'i suçladı:</strong></p><p>Trump eski yönhetim döneminde başlatılan bir program için eski ABD Başkanı Biden'a yüklendi. Ocak ayında askeri bir helikopter ile bir yolcu uçağının ölümcül bir şekilde çarpışmasının ardından Trump, ulusal havacılık idaresinin, engellilerin işe alınmasının kazayla bir ilgisi olduğuna dair herhangi bir kanıt sunmadan Biden yönetiminin Federal Havacılık İdaresi'ndeki kararlarıyla suçladı. Hava trafik kontrolörü olarak önemli engelleri olan kişileri işe almanın Biden'ın son dakikada yaptığı çılgınca bir girişim olduğunu ileri sürdü. Bu uygulama aslında kendisinin bir önceki yönetimi döneminde başlamıştı.</p><p><strong>- Çin'in Panama Kanalı'nı işlettiğini iddia etti: </strong></p><p>Trump'ın bu tür tür gerçekle uyumsuz açıklamalarının bazılarını gelişigüzel bazılarını da bilinçli yaptığı tahmin ediliyor. Trump, ocak ayındaki açılış konuşmasında şöyle demişti: “Her şeyden önce Panama Kanalı'nı Çin işletiyor. Kanalı Çin'e vermedik, Panama'ya verdik ve geri alıyoruz.”  Oysa Panama Kanalı'nı Çin işletmiyor ve hiç işletmedi. Trumph, Çin'in bölgedeki etkinliğini sorgulamak için bu tür ilgisiz bilgileri yaydığı tahmin ediliyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın ziyareti öncesi Los Angeles&amp;apos;ta yeni yangın</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trumpin-ziyareti-oencesi-los-angelesta-yeni-yangin</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trumpin-ziyareti-oencesi-los-angelesta-yeni-yangin</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın, yangınlarla mücadelenin sürdüğü California eyaletini ziyaret etmesi beklenirken Los Angeles kentinde yeni bir yangının çıktığı belirtildi.Trump&#039;ın cuma günü ziyaret edeceğini duyurduğu Los Angeles&#039;ta yetkililer, Castaic Gölü çevresinde yeni bir yangının çıktığını ve kısmi tahliyelerin başladığını açıkladı.California Ormancılık ve Yangından Korunma Departmanından, bu sabah başlayan yangının büyüklüğünün 500 dönümlük bir alanı kapsadığı bilgisi paylaşıldı.Yangın nedeniyle bölgedeki bir ilkokulun ve hapishanenin tahliye edilmesine karar verildiğini belirten yerel yetkililer, bölgedeki bazı otoyolların da geçici olarak trafiğe kapatıldığını söyledi.Ulusal Hava Durumu Servisinden yapılan açıklamada, hafta sonu bölgede yağmur beklendiği ancak bunun devam eden yangınları söndürmeye yetmeyeceği, düşük de olsa heyelan riskinin de bulunduğu belirtildi.California Ormancılık ve Yangın Koruma Departmanı&#039;na göre, Los Angeles&#039;ta iki haftadan uzun süre önce 6 ayrı bölgede başlayan yangınlardan Palisades bölgesindekinin bugün itibariyle yüzde 68&#039;inin, Eaton&#039;dakinin ise yüzde 91&#039;inin kontrol altına alındığı kaydedildi.Başkan Donald Trump, 19 Ocak&#039;ta yaptığı açıklamada, Beyaz Saray&#039;a döndükten sonra yapacağı ilk ziyaretin 24 Ocak&#039;ta, tarihi orman yangınlarının etkilediği Güney California&#039;yı kapsayacağını belirtmişti.ABD&#039;nin California eyaletindeki orman yangınlarında, 1980&#039;li yıllardan bu yana çıkan bir yangından daha fazla yerleşim alanının küle döndüğü belirtildi.Los Angeles&#039;ta 7 Ocak&#039;ta sabah saatlerinde Pacific Palisades bölgesinde başlayan, Eaton, Hurst, Sunset, Woodley bölgeleri başta olmak üzere hızla çevreye yayılan orman yangınlarında bugüne kadar en az 25 kişi yaşamını yitirdi.Binlerce dönüm alanın kül olmasına yol açan yangınların neden olduğu toplam hasar ve ekonomik kaybın 250 ila 275 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yl7yyZcJTkGVLsz34pM4mA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, ziyareti, öncesi, Los, Angelesta, yeni, yangın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yl7yyZcJTkGVLsz34pM4mA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın ziyareti öncesi Los Angeles'ta yeni yangın"><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın, yangınlarla mücadelenin sürdüğü California eyaletini ziyaret etmesi beklenirken Los Angeles kentinde yeni bir yangının çıktığı belirtildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oDz617PZ6EuoNVkTVThWzQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'ın cuma günü ziyaret edeceğini duyurduğu Los Angeles'ta yetkililer, Castaic Gölü çevresinde yeni bir yangının çıktığını ve kısmi tahliyelerin başladığını açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CMkySHUyg0KWEKxmFY3zJA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>California Ormancılık ve Yangından Korunma Departmanından, bu sabah başlayan yangının büyüklüğünün 500 dönümlük bir alanı kapsadığı bilgisi paylaşıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lTC8WzWrMkWJoAodpVQ8Aw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yangın nedeniyle bölgedeki bir ilkokulun ve hapishanenin tahliye edilmesine karar verildiğini belirten yerel yetkililer, bölgedeki bazı otoyolların da geçici olarak trafiğe kapatıldığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F07DhFdG10OvzKUzeCz0IQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ulusal Hava Durumu Servisinden yapılan açıklamada, hafta sonu bölgede yağmur beklendiği ancak bunun devam eden yangınları söndürmeye yetmeyeceği, düşük de olsa heyelan riskinin de bulunduğu belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YkKKrNVbgEahsIsTm73RJA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>California Ormancılık ve Yangın Koruma Departmanı'na göre, Los Angeles'ta iki haftadan uzun süre önce 6 ayrı bölgede başlayan yangınlardan Palisades bölgesindekinin bugün itibariyle yüzde 68'inin, Eaton'dakinin ise yüzde 91'inin kontrol altına alındığı kaydedildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VpPDuoIyJkeexm8zGdx9jg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başkan Donald Trump, 19 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Beyaz Saray'a döndükten sonra yapacağı ilk ziyaretin 24 Ocak'ta, tarihi orman yangınlarının etkilediği Güney California'yı kapsayacağını belirtmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yUM-rTRJFEa_dLI3a0V20A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin California eyaletindeki orman yangınlarında, 1980'li yıllardan bu yana çıkan bir yangından daha fazla yerleşim alanının küle döndüğü belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f-LtjtgAZEGfnUgDNJybzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Los Angeles'ta 7 Ocak'ta sabah saatlerinde Pacific Palisades bölgesinde başlayan, Eaton, Hurst, Sunset, Woodley bölgeleri başta olmak üzere hızla çevreye yayılan orman yangınlarında bugüne kadar en az 25 kişi yaşamını yitirdi.Binlerce dönüm alanın kül olmasına yol açan yangınların neden olduğu toplam hasar ve ekonomik kaybın 250 ila 275 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/c4uFPQv3c0Cfm7KbHEx3EQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0UXlpO9FKEKDb3HrYVQ4ng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P0MC2tgzxkKV3JJbwcGDNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3QKh5Bc_XEaPe1DFjVduVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fc17_YD6iEq5PIlnsEu2pA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V3r1aI0mckWZL1EpDQm1kA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fotoğraf için poz verirken raylara düştü! Kaza anı güvenlik kamerasında</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/fotograf-icin-poz-verirken-raylara-dustu-kaza-ani-guvenlik-kamerasinda</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/fotograf-icin-poz-verirken-raylara-dustu-kaza-ani-guvenlik-kamerasinda</guid>
<description><![CDATA[ Tayvan&#039;da hareket halindeki trenin önünde fotoğraf çektiren Filipinli bir turist raylara düştü. Kadının kafasında kesik oluştuğu ve hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Tayvan polisi, Keelung Chang Gung&#039;un demir yoluna izinsiz girdiğini ve bunun sonucunda para cezasına çarptırılabileceğini belirtti.Tayvan&#039;da yaklaşmakta olan bir trenin önünde fotoğraf çektiren Filipinli bir turist, raylara düştü.
Yüzünde derin bir kesik oluşan Keelung Chang Gung&#039;un demir yoluna izinsiz girdiği için para cezasına çarptırılacağı belirtiliyor.
Yerel medyada yer alan haberlere göre, olay 20 Ocak&#039;ta, Yeni Taipei Şehri&#039;nin Pingxi bölgesindeki popüler bir turizm merkezi olan Shifen Eski Caddesi&#039;nde gökyüzü feneri satan mağazaların önünde meydana geldi.Yakındaki bir mağazadan alınan kamera görüntülerinde, kadının bir fotoğraf için poz vermek üzere kollarını uzattığı ve bir trenin koluna çarptığı görülüyor. Çarpma sonucu yere düşüyor ve neredeyse trenin altına yuvarlanıyor. 
Tayvan Merkezi Haber Ajansı&#039;nın (CNA) aktardığına göre, New Taipei Şehir İtfaiye Departmanı, 30&#039;lu yaşlardaki turistin kafasında 3 ila 5 santimetre uzunluğunda bir kesik oluştuğunu söyledi.Polis, turistin kafasında, göğsünde ve pelvisinde çok sayıda yaralanma olduğunu söyledi. Bilinci yerinde olarak Keelung Chang Gung, hastaneye kaldırıldı.
Filipinler&#039;in Tayvan&#039;daki temsilciliği Manila Ekonomi Kültür Ofisi, 21 Ocak&#039;ta kadının durumunun stabil olduğunu ancak yaraları için ameliyata alınması gerektiğini bildirdi.
Tayvan polisi, kadının kamuya açık olmayan demir yoluna izinsiz girdiğini ve bunun sonucunda para cezasına çarptırılabileceğini belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PRkha5_wPkuKeb3qQ-H-Ag.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fotoğraf, için, poz, verirken, raylara, düştü, Kaza, anı, güvenlik, kamerasında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PRkha5_wPkuKeb3qQ-H-Ag.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fotoğraf için poz verirken raylara düştü! Kaza anı güvenlik kamerasında"><p>Tayvan'da hareket halindeki trenin önünde fotoğraf çektiren Filipinli bir turist raylara düştü. Kadının kafasında kesik oluştuğu ve hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Tayvan polisi, Keelung Chang Gung'un demir yoluna izinsiz girdiğini ve bunun sonucunda para cezasına çarptırılabileceğini belirtti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TQj4MqTsxECLJIQSgfTcmQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tayvan'da yaklaşmakta olan bir trenin önünde fotoğraf çektiren Filipinli bir turist, raylara düştü.
Yüzünde derin bir kesik oluşan Keelung Chang Gung'un demir yoluna izinsiz girdiği için para cezasına çarptırılacağı belirtiliyor.
Yerel medyada yer alan haberlere göre, olay 20 Ocak'ta, Yeni Taipei Şehri'nin Pingxi bölgesindeki popüler bir turizm merkezi olan Shifen Eski Caddesi'nde gökyüzü feneri satan mağazaların önünde meydana geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kr5ueVqjMkKL-AZHnWE2Pg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yakındaki bir mağazadan alınan kamera görüntülerinde, kadının bir fotoğraf için poz vermek üzere kollarını uzattığı ve bir trenin koluna çarptığı görülüyor. Çarpma sonucu yere düşüyor ve neredeyse trenin altına yuvarlanıyor. 
Tayvan Merkezi Haber Ajansı'nın (CNA) aktardığına göre, New Taipei Şehir İtfaiye Departmanı, 30'lu yaşlardaki turistin kafasında 3 ila 5 santimetre uzunluğunda bir kesik oluştuğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-VFQGDwb4EGgQrAc6-22Jw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Polis, turistin kafasında, göğsünde ve pelvisinde çok sayıda yaralanma olduğunu söyledi. Bilinci yerinde olarak Keelung Chang Gung, hastaneye kaldırıldı.
Filipinler'in Tayvan'daki temsilciliği Manila Ekonomi Kültür Ofisi, 21 Ocak'ta kadının durumunun stabil olduğunu ancak yaraları için ameliyata alınması gerektiğini bildirdi.
Tayvan polisi, kadının kamuya açık olmayan demir yoluna izinsiz girdiğini ve bunun sonucunda para cezasına çarptırılabileceğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GAprWRcW0UexzBspYFh0Zw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Google’dan yarım Ay&amp;apos;ın yükselişine özel Doodle! Ay döngüsü nedir, nasıl gerçekleşir?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/googledan-yarim-ayin-yukselisine-oezel-doodle-ay-doengusu-nedir-nasil-gerceklesir</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/googledan-yarim-ayin-yukselisine-oezel-doodle-ay-doengusu-nedir-nasil-gerceklesir</guid>
<description><![CDATA[ 23 Ocak 2025 tarihinde Google, kullanıcılarını Ay’ın evrelerini vurgulayan interaktif ve dikkat çekici bir Doodle ile karşıladı. Google &quot;Yarım Ay&#039;ın Yükselişi&quot; isimli doodle tasarımı ile, Ay’ın döngüsüne dair farkındalığı artırmayı hedeflerken eğitici ve eğlenceli bir oyun deneyimi sundu. Peki, Ay döngüsü nedir, nasıl gerçekleşir?Google Ay döngüsünü özel bir oyun hazırlayarak doodle&#039;a taşıdı. Oyunun içeriğinde, kullanıcılar Ay’ın evrelerini sıralamak, Ay’ın gökyüzündeki döngüsünü tamamlamasına yardımcı olmak gibi eğlenceli görevlerle karşılaştılar.Hem çocuklar hem de yetişkinler için tasarlanan bu interaktif deneyim, Ay’ın evrensel bir doğal fenomen olarak yaşamımızdaki önemini hatırlattı. Google’ın bu yaratıcı yaklaşımı, bilimle sanatı buluşturan, eğlendirirken eğiten bir platform sunarak kullanıcılarından büyük ilgi gördü. Ay’ın döngüsüne dair farkındalığı artırmayı amaçlayan bu anlamlı Doodle, gökyüzüne ve doğal olaylara olan merakın yeniden canlanmasına katkı sağladı.Ay döngüsü, Ay&#039;ın Dünya etrafındaki hareketi sırasında farklı şekillerde görünen evrelerinin tamamını kapsayan yaklaşık 29,5 günlük bir süreçtir. Bu döngü, Ay’ın Güneş ışığını nasıl yansıttığına ve Dünya&#039;dan nasıl göründüğüne bağlı olarak şekillenir. Ay döngüsü, hem antik kültürlerde hem de modern yaşamda takvimlerin oluşturulmasında ve doğa olaylarının takibinde önemli bir rol oynamıştır. Aynı zamanda gelgitler ve doğal olaylar üzerinde de etkisi olduğu bilinmektedir. Ay&#039;ın hareketi sırasında dört ana evre ve dört ara evre meydana gelir:Ana Evreler:Yeni Ay (Yeniay):Ay, Dünya ile Güneş arasında yer alır ve Güneş ışığını doğrudan alamadığı için gökyüzünde görünmez. Bu evre, döngünün başlangıcı olarak kabul edilir.İlk Dördün:Ay, Dünya etrafındaki yolculuğunun dörtte birini tamamlar. Bu evrede, Ay’ın sağ yarısı (kuzey yarımküreden bakıldığında) aydınlanmış olarak görünür.Dolunay:Ay, Dünya’nın tam zıt tarafında yer alır ve Güneş ışığını tam olarak alır. Bu evrede, Ay’ın tamamı parlak bir şekilde gözlemlenir. Gece gökyüzünde en parlak olduğu andır.Son Dördün:Ay, döngüsünün dörtte üçünü tamamlar ve bu kez sol yarısı (kuzey yarımküreden bakıldığında) aydınlanmış olarak görünür. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DKi8fZ9k9kiq9oFJzFextA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Google’dan, yarım, Ayın, yükselişine, özel, Doodle, döngüsü, nedir, nasıl, gerçekleşir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DKi8fZ9k9kiq9oFJzFextA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Google’dan yarım Ay'ın yükselişine özel Doodle! Ay döngüsü nedir, nasıl gerçekleşir?"><p>23 Ocak 2025 tarihinde Google, kullanıcılarını Ay’ın evrelerini vurgulayan interaktif ve dikkat çekici bir Doodle ile karşıladı. Google "Yarım Ay'ın Yükselişi" isimli doodle tasarımı ile, Ay’ın döngüsüne dair farkındalığı artırmayı hedeflerken eğitici ve eğlenceli bir oyun deneyimi sundu. Peki, Ay döngüsü nedir, nasıl gerçekleşir?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wwzMFZmRK0aWOjSQVmzlSg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Google Ay döngüsünü özel bir oyun hazırlayarak doodle'a taşıdı. Oyunun içeriğinde, kullanıcılar Ay’ın evrelerini sıralamak, Ay’ın gökyüzündeki döngüsünü tamamlamasına yardımcı olmak gibi eğlenceli görevlerle karşılaştılar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bviAbksKBE6H-Z5kJLMh7A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hem çocuklar hem de yetişkinler için tasarlanan bu interaktif deneyim, Ay’ın evrensel bir doğal fenomen olarak yaşamımızdaki önemini hatırlattı. Google’ın bu yaratıcı yaklaşımı, bilimle sanatı buluşturan, eğlendirirken eğiten bir platform sunarak kullanıcılarından büyük ilgi gördü. Ay’ın döngüsüne dair farkındalığı artırmayı amaçlayan bu anlamlı Doodle, gökyüzüne ve doğal olaylara olan merakın yeniden canlanmasına katkı sağladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EcFYvQ9zWU6-4JaSctzKMA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ay döngüsü, Ay'ın Dünya etrafındaki hareketi sırasında farklı şekillerde görünen evrelerinin tamamını kapsayan yaklaşık 29,5 günlük bir süreçtir. Bu döngü, Ay’ın Güneş ışığını nasıl yansıttığına ve Dünya'dan nasıl göründüğüne bağlı olarak şekillenir. Ay döngüsü, hem antik kültürlerde hem de modern yaşamda takvimlerin oluşturulmasında ve doğa olaylarının takibinde önemli bir rol oynamıştır. Aynı zamanda gelgitler ve doğal olaylar üzerinde de etkisi olduğu bilinmektedir. Ay'ın hareketi sırasında dört ana evre ve dört ara evre meydana gelir:</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DpNwLYlua02gnZaaAsJFaw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ana Evreler:Yeni Ay (Yeniay):Ay, Dünya ile Güneş arasında yer alır ve Güneş ışığını doğrudan alamadığı için gökyüzünde görünmez. Bu evre, döngünün başlangıcı olarak kabul edilir.İlk Dördün:Ay, Dünya etrafındaki yolculuğunun dörtte birini tamamlar. Bu evrede, Ay’ın sağ yarısı (kuzey yarımküreden bakıldığında) aydınlanmış olarak görünür.Dolunay:Ay, Dünya’nın tam zıt tarafında yer alır ve Güneş ışığını tam olarak alır. Bu evrede, Ay’ın tamamı parlak bir şekilde gözlemlenir. Gece gökyüzünde en parlak olduğu andır.Son Dördün:Ay, döngüsünün dörtte üçünü tamamlar ve bu kez sol yarısı (kuzey yarımküreden bakıldığında) aydınlanmış olarak görünür.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de bu kez Nashville sarsıldı | Lisede silahlı saldırı: 2 öğrenci öldü, 1 öğrenci yaralandı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-bu-kez-nashville-sarsildi-lisede-silahli-saldiri-2-oegrenci-oeldu-1-oegrenci-yaralandi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-bu-kez-nashville-sarsildi-lisede-silahli-saldiri-2-oegrenci-oeldu-1-oegrenci-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin Nashville kentindeki bir lisede düzenlenen silahlı saldırıda 2 öğrenci hayatını kaybetti, 1 öğrenci yaralandı. Saldırı nedeniyle okulda eğitime ara verildi.ABD yine bir lisede düzenlenen silahlı saldırı haberiyle sarsıldı. Nashville kentindeki  Antioch Lisesi’nde silahlı saldırı yaşandı. Yerel saat ile 11.09’da okul kafeteryasına gelen 17 yaşındaki Solomon Henderson adlı bir öğrenci, silahla 2 öğrenciyi yaraladıktan sonra kendisini vurdu. Saldırganın olay yerinde hayatını kaybetti.Saldırıda ağır yaralanan 16 yaşındaki Josselin Corea Escalante, Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi&#039;ne nakledildikten sonra yaşamını yitirdi. Saldırıda yaralanan bir diğer öğrencinin ise hayati tehlikesinin bulunmadığı açıklandı.Polis Şefi John Drake, silahlı saldırının nedenini ve 17 yaşındaki saldırganın silaha nasıl ulaştığını henüz bilmediklerini belirterek, &quot;Federal ortaklarımızla yakın bir şekilde çalışıyoruz ve şu anda silahın izini sürüyorlar&quot; açıklamasında bulundu.Antioch Lisesi’nden yapılan açıklamada ise, yaşanan olay nedeniyle okulda eğitime 2 gün ara verildiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KNwlIfwqK0Ga5ON_Vd2CQA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, kez, Nashville, sarsıldı, Lisede, silahlı, saldırı:, öğrenci, öldü, öğrenci, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KNwlIfwqK0Ga5ON_Vd2CQA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de bu kez Nashville sarsıldı | Lisede silahlı saldırı: 2 öğrenci öldü, 1 öğrenci yaralandı"><p>ABD’nin Nashville kentindeki bir lisede düzenlenen silahlı saldırıda 2 öğrenci hayatını kaybetti, 1 öğrenci yaralandı. Saldırı nedeniyle okulda eğitime ara verildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cq0WDJ_eD0qqD9itBFf2Zw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD yine bir lisede düzenlenen silahlı saldırı haberiyle sarsıldı. Nashville kentindeki  Antioch Lisesi’nde silahlı saldırı yaşandı. Yerel saat ile 11.09’da okul kafeteryasına gelen 17 yaşındaki Solomon Henderson adlı bir öğrenci, silahla 2 öğrenciyi yaraladıktan sonra kendisini vurdu. Saldırganın olay yerinde hayatını kaybetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wu45hyUzPk-glmJ3M3oE_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Saldırıda ağır yaralanan 16 yaşındaki Josselin Corea Escalante, Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi'ne nakledildikten sonra yaşamını yitirdi. Saldırıda yaralanan bir diğer öğrencinin ise hayati tehlikesinin bulunmadığı açıklandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vZ2uHQ0FpEG28SMUsoUkrA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Polis Şefi John Drake, silahlı saldırının nedenini ve 17 yaşındaki saldırganın silaha nasıl ulaştığını henüz bilmediklerini belirterek, "Federal ortaklarımızla yakın bir şekilde çalışıyoruz ve şu anda silahın izini sürüyorlar" açıklamasında bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Cg6kW67efEyYaer1IuQMsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Antioch Lisesi’nden yapılan açıklamada ise, yaşanan olay nedeniyle okulda eğitime 2 gün ara verildiği bildirildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Danimarkalı üye, Trump&amp;apos;a AP kürsüsünden küfretti: &amp;quot;Defolun gidin&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/danimarkali-uye-trumpa-ap-kursusunden-kufretti-defolun-gidin</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/danimarkali-uye-trumpa-ap-kursusunden-kufretti-defolun-gidin</guid>
<description><![CDATA[ Danimarka&#039;nın Avrupa Parlamentosu (AP) Üyesi Anders Vistisen, ABD&#039;de 20 Ocak&#039;ta başkanlık koltuğuna oturan Donald Trump&#039;ın &quot;Uluslararası güvenlik için Grönland’a ihtiyacımız var.&quot; sözlerine sert yanıt vererek &quot;Defolun gidin&quot; dedi.Anders Vistisen, Grönland’ı satın almak isteyen Donald Trump’a sert tepki gösterdi. Vistisen, AP Genel Kurul oturumunda Grönland’ı ABD topraklarına katmak isteyen Trump’a parlamento kürsüsünden küfretti.     İngilizce başladığı konuşmasında Vistisen, “Sevgili Başkan Trump, lütfen iyi dinleyin. Grönland, 800 yıldır Danimarka Krallığı’nın bir parçası oldu. Burası ülkemizin ayrılmaz bir parçasıdır. Satılık değildir. Bunu sizin anlayabileceğiniz şekilde ifade etmeme izin verin. Sayın Trump, defolun gidin&quot; dedi.     Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Nicolae Stefanuta, Vistisen’in konuşmasını tamamlamasının ardından Vistisen’in kullandığı ifadelerin kabul edilemez bulduğunu söyledi. Stefanuta, “Eğer tercüme doğruysa, kullandığınız ifade bu mecliste kabul edilemez ve kullanımının sonuçları olacaktır. Bu demokrasi meclisinde böyle bir şey kabul edilemez. Teşekkür ederim. Sayın Trump hakkında ne düşünürsek düşünelim, böyle bir dil kullanmak mümkün değildir” dedi.     SOSYAL MEDYADAN SİTEM ETTİ    Vistisen, daha sonra sosyal medya üzerinden yayınladığı açıklamada, Avrupa Parlamentosu’nun küfürlü dil kullandığı için kendisini para cezası vermekle tehdit ettiğini ifade ederek, “Yabancılar ve suç hakkında bir gerçeği ifade ettiğinizde cezayla karşılaşıyorsunuz. Grönlandlılar hakkında bir gerçeği ifade ettiğinizde cezayla karşılaşıyorsunuz. Trump hakkında gerçeği ifade ettiğinizde cezayla karşılaşıyorsunuz&quot; dedi.    TRUMP NE DEMİŞTİ?    ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump, Danimarka’ya bağlı yarı özerk bir bölge olan Grönland’ı ABD’nin bir parçası yapmanın ülkesi için bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu söylemiş, bunun için güç kullanma ve ekonomik baskı uygulama seçeneklerini göz ardı etmeyeceğini açıklamıştı. Trump, görevi devraldıktan sonra gazetecilerden Grönland’a ilişkin sorusu üzerine “Grönland harika bir yer. Uluslararası güvenlik için Grönland’a ihtiyacımız var. Danimarka’nın buna rıza göstereceğine eminim. Oranın bakımı ve muhafazası onlara çok paraya mal oluyor” ifadelerini kullanmıştı.    &quot;ÜLKEMİZ VE HALKIMIZ KARAR VERECEK&quot;    Grönland Başbakanı Mute Egede ise dün yaptığı açıklamada, &quot;Biz Grönlandlıyız. ABD’li olmak istemiyoruz. Danimarkalı olmak da istemiyoruz. Grönland’ın geleceğine ilişkin karar, Grönlandlılar tarafından verilecektir. Grönland’a ne olacağına ülkemiz ve halkımız karar verecek&quot; demişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O7kQ0g_du02CYvarsApuaQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Danimarkalı, üye, Trumpa, kürsüsünden, küfretti:, Defolun, gidin</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O7kQ0g_du02CYvarsApuaQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Danimarkalı üye, Trump'a AP kürsüsünden küfretti: " defolun gidin><p>Danimarka'nın Avrupa Parlamentosu (AP) Üyesi Anders Vistisen, ABD'de 20 Ocak'ta başkanlık koltuğuna oturan Donald Trump'ın "Uluslararası güvenlik için Grönland’a ihtiyacımız var." sözlerine sert yanıt vererek "Defolun gidin" dedi.</p>Anders Vistisen, Grönland’ı satın almak isteyen Donald Trump’a sert tepki gösterdi. Vistisen, AP Genel Kurul oturumunda Grönland’ı ABD topraklarına katmak isteyen Trump’a parlamento kürsüsünden küfretti.     İngilizce başladığı konuşmasında Vistisen, “Sevgili Başkan Trump, lütfen iyi dinleyin. Grönland, 800 yıldır Danimarka Krallığı’nın bir parçası oldu. Burası ülkemizin ayrılmaz bir parçasıdır. Satılık değildir. Bunu sizin anlayabileceğiniz şekilde ifade etmeme izin verin. Sayın Trump, defolun gidin" dedi.     Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Nicolae Stefanuta, Vistisen’in konuşmasını tamamlamasının ardından Vistisen’in kullandığı ifadelerin kabul edilemez bulduğunu söyledi. Stefanuta, “Eğer tercüme doğruysa, kullandığınız ifade bu mecliste kabul edilemez ve kullanımının sonuçları olacaktır. Bu demokrasi meclisinde böyle bir şey kabul edilemez. Teşekkür ederim. Sayın Trump hakkında ne düşünürsek düşünelim, böyle bir dil kullanmak mümkün değildir” dedi.     <strong>SOSYAL MEDYADAN SİTEM ETTİ</strong>    Vistisen, daha sonra sosyal medya üzerinden yayınladığı açıklamada, Avrupa Parlamentosu’nun küfürlü dil kullandığı için kendisini para cezası vermekle tehdit ettiğini ifade ederek, “Yabancılar ve suç hakkında bir gerçeği ifade ettiğinizde cezayla karşılaşıyorsunuz. Grönlandlılar hakkında bir gerçeği ifade ettiğinizde cezayla karşılaşıyorsunuz. Trump hakkında gerçeği ifade ettiğinizde cezayla karşılaşıyorsunuz" dedi.    <strong>TRUMP NE DEMİŞTİ?</strong>    ABD'nin yeni başkanı Donald Trump, Danimarka’ya bağlı yarı özerk bir bölge olan Grönland’ı ABD’nin bir parçası yapmanın ülkesi için bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu söylemiş, bunun için güç kullanma ve ekonomik baskı uygulama seçeneklerini göz ardı etmeyeceğini açıklamıştı. Trump, görevi devraldıktan sonra gazetecilerden Grönland’a ilişkin sorusu üzerine “Grönland harika bir yer. Uluslararası güvenlik için Grönland’a ihtiyacımız var. Danimarka’nın buna rıza göstereceğine eminim. Oranın bakımı ve muhafazası onlara çok paraya mal oluyor” ifadelerini kullanmıştı.    <strong>"ÜLKEMİZ VE HALKIMIZ KARAR VERECEK"</strong>    Grönland Başbakanı Mute Egede ise dün yaptığı açıklamada, "Biz Grönlandlıyız. ABD’li olmak istemiyoruz. Danimarkalı olmak da istemiyoruz. Grönland’ın geleceğine ilişkin karar, Grönlandlılar tarafından verilecektir. Grönland’a ne olacağına ülkemiz ve halkımız karar verecek" demişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kartalkaya yangını: 3 ülke liderinden Cumhurbaşkanı Erdoğan&amp;apos;a taziye telefonu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kartalkaya-yangini-3-ulke-liderinden-cumhurbaskani-erdogana-taziye-telefonu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kartalkaya-yangini-3-ulke-liderinden-cumhurbaskani-erdogana-taziye-telefonu</guid>
<description><![CDATA[ Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;ı arayarak Bolu Kartalkaya&#039;daki yangın faciası nedeniyle baş sağlığı dileklerini iletti.Üç ülkenin lideri, Bolu Kartalkaya&#039;daki bir kayak merkezindeki otelde yaşanan facia nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ı aradı.Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Erdoğan ile telefonda görüştü. Görüşmelerde liderler, Bolu Kartalkaya’daki otelde gerçekleşen yangın faciası ile ilgili taziye dileklerini ve Türkiye’ye desteklerini ifade etti.Adalet Bakanlığı&#039;nın güncel açıklamasına göre kayak merkezindeki bir otelde gerçekleşen yangında 78 kişi hayatını kaybetti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S4OVPOAFcUCPKC7tPo81WQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kartalkaya, yangını:, ülke, liderinden, Cumhurbaşkanı, Erdoğana, taziye, telefonu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S4OVPOAFcUCPKC7tPo81WQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kartalkaya yangını: 3 ülke liderinden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a taziye telefonu"><p>Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı arayarak Bolu Kartalkaya'daki yangın faciası nedeniyle baş sağlığı dileklerini iletti.</p><p>Üç ülkenin lideri, Bolu Kartalkaya'daki bir kayak merkezindeki otelde yaşanan facia nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı aradı.</p><p>Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Erdoğan ile telefonda görüştü. </p><p>Görüşmelerde liderler, Bolu Kartalkaya’daki otelde gerçekleşen yangın faciası ile ilgili taziye dileklerini ve Türkiye’ye desteklerini ifade etti.</p><p>Adalet Bakanlığı'nın güncel açıklamasına göre kayak merkezindeki bir otelde gerçekleşen yangında 78 kişi hayatını kaybetti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2 bin yıllık Yunan heykeli çöp poşetinden çıktı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/2-bin-yillik-yunan-heykeli-coep-posetinden-cikti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/2-bin-yillik-yunan-heykeli-coep-posetinden-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;ın Selanik kenti yakınlarında, yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait bir mermer kadın heykeli çöp poşetinin içinden çıktı.  Yunan polisi, çarşamba günü yaptığı açıklamada, heykelin bir çöp konteynerinin yanında bulunduğunu duyurdu.Yunanistan&#039;ın Selanik kenti yakınlarında çöp poşetine konulmuş halde bir kadın heykeli keşfedildi.  Neoi Epivates bölgesinde yaşayan bir kişi, 80 santimetre uzunluğundaki başsız heykeli fark etti ve yetkililere teslim etti. Yerel yönetim, heykelin tarihi önemini değerlendirebilmek için arkeologlarla temasa geçti. İlk incelemelere göre, heykelin MÖ 320-30 yıllarına, yani Helenistik döneme ait olduğu belirtildi. Bu dönemin, Büyük İskender’in fetihlerinin ardından sanat ve kültürün geliştiği bir zaman dilimi olduğu kaydedildi.ARKEOLOGLARA TESLİM EDİLDİ Heykel, detaylı bir inceleme için arkeologlara teslim edilerek, korunması ve incelenmesi amacıyla yerel antik eserler kurumu tarafından muhafaza edilecek.  SORUŞTURMA BAŞLATILDI Yunan polisi, heykelin çöp poşetine atılmasının ardındaki kişiyi belirlemek için soruşturma başlattı ve kısa süreliğine bir kişiyi gözaltına aldı. Ancak şüpheli, herhangi bir suçlama yöneltilmeden serbest bırakıldı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZTtG_yBaRUWFhmiJfL6jHg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>bin, yıllık, Yunan, heykeli, çöp, poşetinden, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZTtG_yBaRUWFhmiJfL6jHg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="2 bin yıllık Yunan heykeli çöp poşetinden çıktı"><p>Yunanistan'ın Selanik kenti yakınlarında, yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait bir mermer kadın heykeli çöp poşetinin içinden çıktı.  Yunan polisi, çarşamba günü yaptığı açıklamada, heykelin bir çöp konteynerinin yanında bulunduğunu duyurdu.</p><p>Yunanistan'ın Selanik kenti yakınlarında çöp poşetine konulmuş halde bir kadın heykeli keşfedildi.  Neoi Epivates bölgesinde yaşayan bir kişi, 80 santimetre uzunluğundaki başsız heykeli fark etti ve yetkililere teslim etti. Yerel yönetim, heykelin tarihi önemini değerlendirebilmek için arkeologlarla temasa geçti. İlk incelemelere göre, heykelin MÖ 320-30 yıllarına, yani Helenistik döneme ait olduğu belirtildi. Bu dönemin, Büyük İskender’in fetihlerinin ardından sanat ve kültürün geliştiği bir zaman dilimi olduğu kaydedildi.</p><p><strong>ARKEOLOGLARA TESLİM EDİLDİ </strong></p><p>Heykel, detaylı bir inceleme için arkeologlara teslim edilerek, korunması ve incelenmesi amacıyla yerel antik eserler kurumu tarafından muhafaza edilecek.  <strong>SORUŞTURMA BAŞLATILDI </strong></p><p>Yunan polisi, heykelin çöp poşetine atılmasının ardındaki kişiyi belirlemek için soruşturma başlattı ve kısa süreliğine bir kişiyi gözaltına aldı. Ancak şüpheli, herhangi bir suçlama yöneltilmeden serbest bırakıldı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Mahkemesi&amp;apos;nden ilginç açıklama: &amp;quot;Filler insan değil&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abd-mahkemesinden-ilginc-aciklama-filler-insan-degil</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abd-mahkemesinden-ilginc-aciklama-filler-insan-degil</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin Colorado eyaletinde bulunan Cheyenne Mountain Hayvanat Bahçesi’nde yaşayan beş filin özgürlüğü için açılan dava, Yüksek Mahkeme tarafından reddedildi. Mahkeme, fillerinin hukuken “insan” olarak kabul edilemeyeceğine hükmetti.ABD’nin Colorado eyaletinde hayvan hakları mücadelesi yargıya taşındı.Beş filin özgürlüğü için açılan dava, mahkemenin ret kararıyla sonuçlandı. Hayvan hakları savunucusu grup Nonhuman Rights Project (NRP), Missy, Kimba, Lucky, LouLou ve Jambo isimli fillerin hayvanat bahçesinde esaret altında tutulduğunu savunarak, bir fil barınağına taşınmaları talebiyle dava açmıştı.Grup, fillerin duygusal ve bilişsel olarak gelişmiş canlılar olduğunu belirterek, özgürlüklerinin insanlara tanınan &quot;habeas corpus&quot; ilkesi kapsamında sağlanmasını istedi.  Ancak Colorado Yüksek Mahkemesi, 6’ya 0 oyla filler için habeas corpus ilkesinin uygulanamayacağına karar verdi. Mahkeme yargıçlarından Maria Berkenkotter, fillerinin ne kadar zeki veya sosyal varlıklar olursa olsun, hukuken kişi statüsünde olmadığını ifade etti.&quot;ÖZGÜRLÜK HAKLARI YOK&quot;   NRP, fillerin kronik stres, travma ve beyin hasarı gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını savunarak, hayvanat bahçesinin koşullarını eleştirdi. Grup, bu zeki hayvanların doğal ortamlarına uygun bir barınağa taşınmasının zorunlu olduğunu belirtti.  Hayvanat bahçesi yönetimi ise fillerin esaret altında olduğu iddialarını reddetti. Mahkemeye sunulan belgelerde, fillerin &quot;olağanüstü bakım ve sevgi&quot; gördüğü savunuldu. Yüksek Mahkeme&#039;nin kararını memnuniyetle karşılayan hayvanat bahçesi yetkilileri, davayı “temelsiz” olarak nitelendirerek, bunun zaman ve mali kaynakların israfına neden olduğunu belirtti.TARTIŞMALAR DEVAM EDİYORNRP, kararın hayvanların özgürlük hakları için verilen mücadeleyi sonlandırmayacağını açıkladı. Grup, “Bu, köklü statükoya karşı mücadelemizin bir aşaması. İnsan dışındaki bireylerin özgürlük hakkını tanımak için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.  Daha önce New York’taki Bronx Hayvanat Bahçesi’nde bulunan Happy isimli fil için benzer bir dava açan NRP, o davada da başarısız olmuştu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_ETmVQWNZ0C0ElfGsiNbKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Mahkemesinden, ilginç, açıklama:, Filler, insan, değil</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_ETmVQWNZ0C0ElfGsiNbKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD Mahkemesi'nden ilginç açıklama: " filler insan de><p>ABD’nin Colorado eyaletinde bulunan Cheyenne Mountain Hayvanat Bahçesi’nde yaşayan beş filin özgürlüğü için açılan dava, Yüksek Mahkeme tarafından reddedildi. Mahkeme, fillerinin hukuken “insan” olarak kabul edilemeyeceğine hükmetti.</p><p>ABD’nin Colorado eyaletinde hayvan hakları mücadelesi yargıya taşındı.</p><p>Beş filin özgürlüğü için açılan dava, mahkemenin ret kararıyla sonuçlandı. </p><p>Hayvan hakları savunucusu grup Nonhuman Rights Project (NRP), Missy, Kimba, Lucky, LouLou ve Jambo isimli fillerin hayvanat bahçesinde esaret altında tutulduğunu savunarak, bir fil barınağına taşınmaları talebiyle dava açmıştı.</p><p>Grup, fillerin duygusal ve bilişsel olarak gelişmiş canlılar olduğunu belirterek, özgürlüklerinin insanlara tanınan "habeas corpus" ilkesi kapsamında sağlanmasını istedi.  Ancak Colorado Yüksek Mahkemesi, 6’ya 0 oyla filler için habeas corpus ilkesinin uygulanamayacağına karar verdi. Mahkeme yargıçlarından Maria Berkenkotter, fillerinin ne kadar zeki veya sosyal varlıklar olursa olsun, hukuken kişi statüsünde olmadığını ifade etti.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vPDeDdZT7ka1Iao9NaKHNA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><strong>"ÖZGÜRLÜK HAKLARI YOK" </strong>  NRP, fillerin kronik stres, travma ve beyin hasarı gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını savunarak, hayvanat bahçesinin koşullarını eleştirdi. Grup, bu zeki hayvanların doğal ortamlarına uygun bir barınağa taşınmasının zorunlu olduğunu belirtti.  Hayvanat bahçesi yönetimi ise fillerin esaret altında olduğu iddialarını reddetti. Mahkemeye sunulan belgelerde, fillerin "olağanüstü bakım ve sevgi" gördüğü savunuldu. Yüksek Mahkeme'nin kararını memnuniyetle karşılayan hayvanat bahçesi yetkilileri, davayı “temelsiz” olarak nitelendirerek, bunun zaman ve mali kaynakların israfına neden olduğunu belirtti.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ukWlw42ZvUWUemikQ5vc1g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>TARTIŞMALAR DEVAM EDİYOR</strong></p><p>NRP, kararın hayvanların özgürlük hakları için verilen mücadeleyi sonlandırmayacağını açıkladı. Grup, “Bu, köklü statükoya karşı mücadelemizin bir aşaması. İnsan dışındaki bireylerin özgürlük hakkını tanımak için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.  Daha önce New York’taki Bronx Hayvanat Bahçesi’nde bulunan Happy isimli fil için benzer bir dava açan NRP, o davada da başarısız olmuştu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuzey Kore askerleri &amp;quot;kıyma makinesine&amp;quot; atılıyor: Rusya’daki birliklerde kayıplar yüzde 40’a çıktı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kuzey-kore-askerleri-kiyma-makinesine-atiliyor-rusyadaki-birliklerde-kayiplar-yuzde-40a-cikti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kuzey-kore-askerleri-kiyma-makinesine-atiliyor-rusyadaki-birliklerde-kayiplar-yuzde-40a-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Rus ordusu saflarında savaşan Kuzey Kore askerlerinin Kursk&#039;taki kayıpları artıyor. BBC&#039;ye konuşan yetkililer, Kuzeyli birliklerin çatışmalarda sadece 3 ay içinde yüzde 40&#039;a yakın kayıp verdiğini söyledi. Yetkililer 4 bin askerden yaklaşık 1000&#039;inin ocak ayı ortasına kadar öldürüldüğüne inanıyor.İngiliz yayın kuruluşu BBC&#039;ye konuşan Batılı yetkililer, Kuzey Kore birliklerinin Rusya&#039;nın batısındaki Kursk bölgesindeki çatışmalarda sadece üç ay içinde yüzde 40&#039;a yakın kayıp verdiğini söyledi.
Adlarının açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkililer, Kuzey Kore&#039;den gönderilen tahmini 11 bin askerden 4 binin savaş zayiatı olduğunu dile getirdi.
Yetkililer 4 bin askerden yaklaşık 1000&#039;inin ocak ayı ortasına kadar öldürüldüğüne inanıyor.
Yaralıların ise nerede tedavi edildiği, ne zaman ve ne ölçüde değiştirilecekleri belli değil.Ukrayna geçtiğimiz ağustos ayında Rusya&#039;nın Kursk bölgesine yıldırım harekatı düzenleyerek Rus sınır muhafızlarını gafil avlamıştı.
Kiev hükümeti o dönemde ele geçirdiği toprakları elinde tutmaya niyeti olmadığını, sadece gelecekteki barış görüşmelerinde bir pazarlık kozu olarak kullanacağını açıkça ifade etmişti.
Ukrayna&#039;nın Kursk&#039;taki ilk kazanımları, Kuzey Korelilerin ekim ayında Rusya&#039;ya gitmeleri nedeniyle, o zamandan bu yana sürekli olarak  geri püskürtüldü. 
Ancak Ukrayna hala birkaç yüz kilometrekarelik Rus toprağını elinde tutuyor.“Fırtına Kolordusu” adı verilen elit bir birlik olduğu bildirilen Kuzey Koreli birliklerin, nispeten az eğitim ya da korumayla savaşa atıldığı belirtiliyor.
İngiliz Ordusu tank komutanı Albay Hamish de Bretton-Gordon, “Bunlar, anlamadıkları Rus subaylar tarafından yönetilen zar zor eğitilmiş birlikler. Açıkçası hiç şansları yok. Kıyma makinesine atılıyorlar. Onlar birer top yemi ve Rus subaylar onları kendi adamlarından bile daha az önemsiyor” ifadelerini kullandı.Güney Kore istihbaratına atfedilen raporlar Kuzey Korelilerin modern savaşın gerçeklerine hazırlıksız olduklarını ve özellikle Ukrayna&#039;nın Donbas bölgesinde yıllardır savaş alanının tanıdık bir parçası olan Ukraynalı Birinci Şahıs Görüşlü (FPV) insansız hava araçları tarafından hedef alınmaya karşı savunmasız göründüklerini bildiriyor.
Buna rağmen Ukrayna Genelkurmay Başkanı General Oleksandr Sırski bu hafta başında Kuzey Koreli askerlerin cephe hattındaki Ukraynalı savaşçılar için önemli bir sorun teşkil ettiği uyarısında bulundu.
TSN Tyzhden televizyonuna konuşan Sırski, “Sayıları çok fazla. Saldırı eylemleri gerçekleştiren 11 bin ile 12 bin arası yüksek motivasyonlu ve iyi hazırlanmış asker. Sovyet taktiklerine göre hareket ediyorlar. Müfrezeler, bölükler halinde hareket ediyorlar. Sayılarına güveniyorlar” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k_B9yP7i80SKeduiWbGuxw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Kore, askerleri, kıyma, makinesine, atılıyor:, Rusya’daki, birliklerde, kayıplar, yüzde, 40’a, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k_B9yP7i80SKeduiWbGuxw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kuzey Kore askerleri " k makinesine at rusya birliklerde kay y><p>Rus ordusu saflarında savaşan Kuzey Kore askerlerinin Kursk'taki kayıpları artıyor. BBC'ye konuşan yetkililer, Kuzeyli birliklerin çatışmalarda sadece 3 ay içinde yüzde 40'a yakın kayıp verdiğini söyledi. Yetkililer 4 bin askerden yaklaşık 1000'inin ocak ayı ortasına kadar öldürüldüğüne inanıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LDDg58Ozl0yuIlmD9hVKyg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye konuşan Batılı yetkililer, Kuzey Kore birliklerinin Rusya'nın batısındaki Kursk bölgesindeki çatışmalarda sadece üç ay içinde yüzde 40'a yakın kayıp verdiğini söyledi.
Adlarının açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkililer, Kuzey Kore'den gönderilen tahmini 11 bin askerden 4 binin savaş zayiatı olduğunu dile getirdi.
Yetkililer 4 bin askerden yaklaşık 1000'inin ocak ayı ortasına kadar öldürüldüğüne inanıyor.
Yaralıların ise nerede tedavi edildiği, ne zaman ve ne ölçüde değiştirilecekleri belli değil.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mTERS_OHckSh1b6aVuBdKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna geçtiğimiz ağustos ayında Rusya'nın Kursk bölgesine yıldırım harekatı düzenleyerek Rus sınır muhafızlarını gafil avlamıştı.
Kiev hükümeti o dönemde ele geçirdiği toprakları elinde tutmaya niyeti olmadığını, sadece gelecekteki barış görüşmelerinde bir pazarlık kozu olarak kullanacağını açıkça ifade etmişti.
Ukrayna'nın Kursk'taki ilk kazanımları, Kuzey Korelilerin ekim ayında Rusya'ya gitmeleri nedeniyle, o zamandan bu yana sürekli olarak  geri püskürtüldü. 
Ancak Ukrayna hala birkaç yüz kilometrekarelik Rus toprağını elinde tutuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZlgPunjXn0GFT8C0g4e4-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Fırtına Kolordusu” adı verilen elit bir birlik olduğu bildirilen Kuzey Koreli birliklerin, nispeten az eğitim ya da korumayla savaşa atıldığı belirtiliyor.
İngiliz Ordusu tank komutanı Albay Hamish de Bretton-Gordon, “Bunlar, anlamadıkları Rus subaylar tarafından yönetilen zar zor eğitilmiş birlikler. Açıkçası hiç şansları yok. Kıyma makinesine atılıyorlar. Onlar birer top yemi ve Rus subaylar onları kendi adamlarından bile daha az önemsiyor” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/krBEwKbaPk-rZ3th1DojAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore istihbaratına atfedilen raporlar Kuzey Korelilerin modern savaşın gerçeklerine hazırlıksız olduklarını ve özellikle Ukrayna'nın Donbas bölgesinde yıllardır savaş alanının tanıdık bir parçası olan Ukraynalı Birinci Şahıs Görüşlü (FPV) insansız hava araçları tarafından hedef alınmaya karşı savunmasız göründüklerini bildiriyor.
Buna rağmen Ukrayna Genelkurmay Başkanı General Oleksandr Sırski bu hafta başında Kuzey Koreli askerlerin cephe hattındaki Ukraynalı savaşçılar için önemli bir sorun teşkil ettiği uyarısında bulundu.
TSN Tyzhden televizyonuna konuşan Sırski, “Sayıları çok fazla. Saldırı eylemleri gerçekleştiren 11 bin ile 12 bin arası yüksek motivasyonlu ve iyi hazırlanmış asker. Sovyet taktiklerine göre hareket ediyorlar. Müfrezeler, bölükler halinde hareket ediyorlar. Sayılarına güveniyorlar” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wZKr793YgEGen0Pk2MZ3_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump Beyaz Saray&amp;apos;a geri döndü: Diyet kola düğmesi yeniden masada!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trump-beyaz-saraya-geri-doendu-diyet-kola-dugmesi-yeniden-masada</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trump-beyaz-saraya-geri-doendu-diyet-kola-dugmesi-yeniden-masada</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de başkanlık koltuğuna yeniden oturan Donald Trump, Beyaz Saray&#039;daki ofisine yerleşti. Wall Street Journal&#039;in haberine göre 20 Ocak&#039;ta göreve başlayan Trump, eski başkanlık döneminde gündem olan diyet cola düğmesini oval ofise geri getirdi.Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, dört yıl aradan sonra Beyaz Saray&#039;a döndü.ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesi 20 Ocak&#039;ta göreve başlayan Trump&#039;ın, eski ABD Başkanı Joe Biden&#039;dan devraldığı Oval Ofis&#039;te yaptığı değişiklikleri yazdı.Daha önce de sağlıksız beslenme alışkanlıklarıyla gündeme gelen Trump&#039;ın, kola bağımlısı olduğu biliniyor. Trump, 2017-2021 yılları arasında ofisinde yer alan, daha sonra Joe Biden tarafından kaldırılan diyet kola düğmesini Beyaz Saray&#039;daki Oval Ofis masasına yeniden yerleştirdi.Trump&#039;ın diyet kola içmek istediğinde &quot;vale düğmesine&quot; basarak çalışanlarını çağırabildiği belirtildi.Fast food&#039;a düşkünlüğüyle tanınan Trump&#039;ın, günde 12 kutu kola içmesi de gündem olmuştu. Cumhuriyetçi lider, seçim kampanyasında McDonald&#039;s&#039;ta müşterilere patates kızartması da servis etmişti.Geçtiğimiz aylarda Trump&#039;a yakın kaynaklar, 78 yaşındaki başkanın diyet listesini sızdırmış ve Trump&#039;ın yemek alışkanlıkları sertçe eleştirilmişti. 
Başkan Trump&#039;ın günlük diyet programı ise şöyle:KAHVALTI: Genellikle kahvaltı yapmaz. Çok aç olursa pastırma ve yumurta yer.ÖĞLE: Çoğunlukla öğle yemeklerini de atlar. Yemek isterse köfteli sandviç tercih eder.
AKŞAM: 2 adet hamburger, 2 adet balıklı sandviç ve çikolatalı milkshake.İÇECEKLER: Çoğunlukla kola, sık olarak alkol oranı yüksek soğuk içecekler tüketir.WSJ, Trump&#039;ın Oval Ofis&#039;e Amerikan ordusundaki birimlere ait askeri bayrakları yerleştirdiğini de aktarıyor. Biden döneminde bu bayraklar ofiste yer almıyordu.Meta, Amazon, Walmart ve McDonald&#039;s gibi dev Amerikan şirketleri, yeni Trump yönetimine yakın durabilmek için tartışmalı politika değişikliklerine gitmişti.Ayrıca Coca-Cola CEO&#039;su James Quincey, geçen hafta Trump&#039;la buluşarak 47. ABD Başkanı&#039;na yemin töreni temalı özel bir diyet kola hediye etmişti.Trump&#039;ın yemin törenine, Amazon ve Meta&#039;dan birer milyon dolarlık bağış yapılmıştı. Yapay zeka destekli sohbet robotu ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI şirketinin CEO&#039;su Sam Altman da 1 milyon dolar bağış yaptığını açıklamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/swfiwnvIFEKanLD99OVEPg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Beyaz, Saraya, geri, döndü:, Diyet, kola, düğmesi, yeniden, masada</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/swfiwnvIFEKanLD99OVEPg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump Beyaz Saray'a geri döndü: Diyet kola düğmesi yeniden masada!"><p>ABD'de başkanlık koltuğuna yeniden oturan Donald Trump, Beyaz Saray'daki ofisine yerleşti. Wall Street Journal'in haberine göre 20 Ocak'ta göreve başlayan Trump, eski başkanlık döneminde gündem olan diyet cola düğmesini oval ofise geri getirdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WnBqy78X2USkzDxtl_9pQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, dört yıl aradan sonra Beyaz Saray'a döndü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ufphCOv6NUGbOkh3ZTgwnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesi 20 Ocak'ta göreve başlayan Trump'ın, eski ABD Başkanı Joe Biden'dan devraldığı Oval Ofis'te yaptığı değişiklikleri yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/41Wi3-eYiUGqCNgv03GOcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha önce de sağlıksız beslenme alışkanlıklarıyla gündeme gelen Trump'ın, kola bağımlısı olduğu biliniyor. Trump, 2017-2021 yılları arasında ofisinde yer alan, daha sonra Joe Biden tarafından kaldırılan diyet kola düğmesini Beyaz Saray'daki Oval Ofis masasına yeniden yerleştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m_IKJrsDVES40GAaFo_zZQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'ın diyet kola içmek istediğinde "vale düğmesine" basarak çalışanlarını çağırabildiği belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZGA5bmVAo06Ia5EsWXLvjg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fast food'a düşkünlüğüyle tanınan Trump'ın, günde 12 kutu kola içmesi de gündem olmuştu. Cumhuriyetçi lider, seçim kampanyasında McDonald's'ta müşterilere patates kızartması da servis etmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yFBBEWVxMUK1EqAbNsUxEg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz aylarda Trump'a yakın kaynaklar, 78 yaşındaki başkanın diyet listesini sızdırmış ve Trump'ın yemek alışkanlıkları sertçe eleştirilmişti. 
Başkan Trump'ın günlük diyet programı ise şöyle:KAHVALTI: Genellikle kahvaltı yapmaz. Çok aç olursa pastırma ve yumurta yer.ÖĞLE: Çoğunlukla öğle yemeklerini de atlar. Yemek isterse köfteli sandviç tercih eder.
AKŞAM: 2 adet hamburger, 2 adet balıklı sandviç ve çikolatalı milkshake.İÇECEKLER: Çoğunlukla kola, sık olarak alkol oranı yüksek soğuk içecekler tüketir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gfY9PR2yWk6Bp4RTp135ug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>WSJ, Trump'ın Oval Ofis'e Amerikan ordusundaki birimlere ait askeri bayrakları yerleştirdiğini de aktarıyor. Biden döneminde bu bayraklar ofiste yer almıyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5xhD9TeF8UeUrt9EedU5kw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meta, Amazon, Walmart ve McDonald's gibi dev Amerikan şirketleri, yeni Trump yönetimine yakın durabilmek için tartışmalı politika değişikliklerine gitmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HMXOp3h_LESLyBKEqLzCOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ayrıca Coca-Cola CEO'su James Quincey, geçen hafta Trump'la buluşarak 47. ABD Başkanı'na yemin töreni temalı özel bir diyet kola hediye etmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k4K_qkcIZU-fuPpcNmDBUA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'ın yemin törenine, Amazon ve Meta'dan birer milyon dolarlık bağış yapılmıştı. Yapay zeka destekli sohbet robotu ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI şirketinin CEO'su Sam Altman da 1 milyon dolar bağış yaptığını açıklamıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bermuda şeytan üçgeninde Rusya Ukrayna Savaşı: “Ya ateşkes ya yok oluş”</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/bermuda-seytan-ucgeninde-rusya-ukrayna-savasi-ya-ateskes-ya-yok-olus</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/bermuda-seytan-ucgeninde-rusya-ukrayna-savasi-ya-ateskes-ya-yok-olus</guid>
<description><![CDATA[ Gazze’de Hamas ve İsrail arasında varılan anlaşmanın ardından “Ukrayna’da da ateşkes olur mu?” sorusu daha fazla sorulmaya başladı. Rusya-Ukrayna arasında 3 yıldır devam eden savaş, ABD’nin 47. Başkanı Trump’ın başlıca gündemlerinden. Bir yandan Putin’le dostluk mesajları veren Trump, diğer yandan ateşkesi kabul etmezse Rusya’ya vergi ve yaptırım tehdidinde bulunuyor. NATO üyeliği ısrarını sürdüren Ukrayna lideri Zelenski ise Kim Jong Un’un askerlerini saflarına katan Moskova’ya karşı cepheye birlik göndermeye meyilli olan Avrupa’yı kışkırtmaya devam ediyor. Kuzey Kore askerlerinin, en sıcak ateş hattı olan Kursk bölgesindeki durumu ise tartışma konusu. ABD, Avrupa ve Kuzey Kore üçgeninde Rusya Ukrayna savaşında son durum… (Haber: Derya Doğan)Amerika Birleşik Devletleri’nin 47. Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e bu “saçma savaşı” bitirmesi çağrısında bulundu.
Trump, aksi takdirde Rusya’ya daha fazla vergi ve yaptırım uygulayacağını söyledi. 
Rusya&#039;ya zarar vermek istemediğini, Rus halkını sevdiğini, Putin ile her zaman çok iyi bir ilişkisi olduğunu ifade etti. “Putin, Ukrayna ile ateşkes anlaşması yapmayı reddederek Rusya’yı yok ediyor” dedi.  
Trump, ABD’nin Ukrayna’ya silah göndermeyi düşündüğünü, Avrupa Birliği’nin Kiev’i desteklemek için daha fazlasını yapması gerektiğini belirtti.Bir yandan Rusya’ya tehditlerini sürdüren Trump, diğer yandan Putin’le görüşmeyi planladığını duyurdu. Ayrıca Moskova’nın ekonomisi için endişeli olduğunu, “Rusya’nın başının büyük belaya gireceğini” öne sürdü. Trump’ın son açıklamaları, seçim kampanyası süresince Rusya ile ilişkilere yeşil ışık yaktığı sözlerinin önüne geçti. 
Putin ise bu haftaki Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, yeni ABD yönetimiyle Ukrayna&#039;daki mevcut durumla ilgili iletişime açık olduklarını söyledi.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, iki liderin görüşmesine ilişkin iç hazırlıkların sürdüğünü, Washington’dan teyit beklediklerini belirtti ve ABD ile yeniden ilişki kurma konusunda az da olsa imkân olduğunu dile getirdi. Ryabkov, Trump&#039;ın iktidara gelmesinin ardından Rusya ile ABD arasındaki ilişkileri bir belirsizlik döneminin beklediğini de sözlerine ekledi. 
Kremlin dış politika yardımcısı Yuri Ushakov ise daha açık şekilde “Biz hazırız” dedi.ABD basınına göre Trump, Ukrayna özel temsilcisi Keith Kellogg&#039;a 100 gün içinde Ukrayna ihtilafını sona erdirme görevini verdi. 
Ancak Trump&#039;ın seçim kampanyası sırasında göreve gelmeden önce çatışmayı sona erdireceğini vaat ettiğini hatırlatan önde gelen Amerikan gazetelerinden Wall Street Journal’a göre Putin’le anlaşma yapmak, Trump’ın düşündüğünden çok daha zor olacak. 
WSJ, Trump&#039;ın barış görüşmelerini bizzat kontrol etmeye kararlı olduğunu belirtiyor.Rus basınında yer alan haberlere göre ABD eski başkanlarından Ronald Reagan döneminin eski Hazine Bakan Yardımcısı Paul Craig Roberts, Trump&#039;ın Rusya ile rekabetini değerlendirdi. 
Roberts, ABD ve Rusya arasında sonu gelmez bir sürtüşmeyi kimsenin istemeyeceğini çünkü Rusya&#039;nın stratejik kabiliyetlerinin rakipsiz olduğunu söyledi.
Roberts, &quot;Rusya ile başka bir nükleer yarışa girerseniz, er ya da geç bir patlama olacaktır. Umalım da Trump, Amerikan istisnacılığı konusundaki çelişkili fikirlerin farkına varsın” diye konuştu.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise Rusya ile bir anlaşmaya varılması halinde “uluslararası barışı korumak için” 200 bin Avrupalı asker istedi. “Bu asgari bir rakam, aksi takdirde hiçbir şey” dedi.  
Zelenski herhangi bir ateşkes anlaşmasının Batı’nın güvenlik konusunda vereceği güvencelere bağlı olduğunu söyledi. En iyi güvencenin ise NATO üyeliği olduğunu savundu.Her ne kadar kışkırtıcı açıklamalarla gündeme gelseler de Rusya ile NATO’yu resmen karşı karşıya getirmek Avrupa ülkelerinin şu anda göze alabileceği bir risk değil.  
Ukrayna lideri Zelenski, 22 Ocak&#039;ta İsviçre&#039;nin Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu&#039;nda yaptığı açıklamada, Ukrayna&#039;nın NATO&#039;ya üye olmasının ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın iradesine bağlı olduğunu söyledi. 
Zelenski ayrıca Ukrayna&#039;nın askeri ittifaka katılmasını istemeyen dört ülkenin adını verdi: Almanya, Macaristan, Slovakya ve ABD. 
Politico’ya göre seslerini daha az çıkarıyor olsalar da Belçika, Slovenya ve İspanya gibi diğer ülkeler de Ukrayna’nın NATO’ya katılmasına sıcak bakmıyor. 
Yeni Trump yönetiminin de Ukrayna&#039;yı NATO&#039;ya kabul etmeye, Biden&#039;dan daha açık olacağına pek olası bakılmıyor. Hatta Trump, daha önce Kiev&#039;in isteklerine destek verdiği iddiasıyla Biden&#039;a yüklenmiş ve bunun Rusya&#039;nın işgalini kışkırttığını söylemişti.Putin, geçen haziran ayında yaptığı açıklamada Ukrayna&#039;nın birliklerini Donetsk, Luhansk, Herson ve Avrupa’nın en büyük nükleer santralinin bulunduğu Zaporijya&#039;dan çekmesi ve NATO&#039;ya katılma isteğinden vazgeçmesi koşuluyla Kiev ile müzakerelere başlayabileceklerini söylemişti. 
Rusya Dışişleri Sergey Lavrov da dünkü konuşmasında, Ukrayna’daki “özel askeri operasyonun” hedeflerine ulaşma ve “Ukrayna krizinin nedenl ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ido95oJVukaQ8i5eaMpy3Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bermuda, şeytan, üçgeninde, Rusya, Ukrayna, Savaşı:, “Ya, ateşkes, yok, oluş”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ido95oJVukaQ8i5eaMpy3Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bermuda şeytan üçgeninde Rusya Ukrayna Savaşı: “Ya ateşkes ya yok oluş”"><p>Gazze’de Hamas ve İsrail arasında varılan anlaşmanın ardından “Ukrayna’da da ateşkes olur mu?” sorusu daha fazla sorulmaya başladı. Rusya-Ukrayna arasında 3 yıldır devam eden savaş, ABD’nin 47. Başkanı Trump’ın başlıca gündemlerinden. Bir yandan Putin’le dostluk mesajları veren Trump, diğer yandan ateşkesi kabul etmezse Rusya’ya vergi ve yaptırım tehdidinde bulunuyor. NATO üyeliği ısrarını sürdüren Ukrayna lideri Zelenski ise Kim Jong Un’un askerlerini saflarına katan Moskova’ya karşı cepheye birlik göndermeye meyilli olan Avrupa’yı kışkırtmaya devam ediyor. Kuzey Kore askerlerinin, en sıcak ateş hattı olan Kursk bölgesindeki durumu ise tartışma konusu. ABD, Avrupa ve Kuzey Kore üçgeninde Rusya Ukrayna savaşında son durum… (Haber: Derya Doğan)</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ODy_X5US80-3yDJuME4kTQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerika Birleşik Devletleri’nin 47. Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e bu “saçma savaşı” bitirmesi çağrısında bulundu.
Trump, aksi takdirde Rusya’ya daha fazla vergi ve yaptırım uygulayacağını söyledi. 
Rusya'ya zarar vermek istemediğini, Rus halkını sevdiğini, Putin ile her zaman çok iyi bir ilişkisi olduğunu ifade etti. “Putin, Ukrayna ile ateşkes anlaşması yapmayı reddederek Rusya’yı yok ediyor” dedi.  
Trump, ABD’nin Ukrayna’ya silah göndermeyi düşündüğünü, Avrupa Birliği’nin Kiev’i desteklemek için daha fazlasını yapması gerektiğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ucwklhs8lECtd-UCddWSLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir yandan Rusya’ya tehditlerini sürdüren Trump, diğer yandan Putin’le görüşmeyi planladığını duyurdu. Ayrıca Moskova’nın ekonomisi için endişeli olduğunu, “Rusya’nın başının büyük belaya gireceğini” öne sürdü. Trump’ın son açıklamaları, seçim kampanyası süresince Rusya ile ilişkilere yeşil ışık yaktığı sözlerinin önüne geçti. 
Putin ise bu haftaki Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, yeni ABD yönetimiyle Ukrayna'daki mevcut durumla ilgili iletişime açık olduklarını söyledi.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, iki liderin görüşmesine ilişkin iç hazırlıkların sürdüğünü, Washington’dan teyit beklediklerini belirtti ve ABD ile yeniden ilişki kurma konusunda az da olsa imkân olduğunu dile getirdi. Ryabkov, Trump'ın iktidara gelmesinin ardından Rusya ile ABD arasındaki ilişkileri bir belirsizlik döneminin beklediğini de sözlerine ekledi. 
Kremlin dış politika yardımcısı Yuri Ushakov ise daha açık şekilde “Biz hazırız” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jnK6TCw1-EGMnpNJOewxcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD basınına göre Trump, Ukrayna özel temsilcisi Keith Kellogg'a 100 gün içinde Ukrayna ihtilafını sona erdirme görevini verdi. 
Ancak Trump'ın seçim kampanyası sırasında göreve gelmeden önce çatışmayı sona erdireceğini vaat ettiğini hatırlatan önde gelen Amerikan gazetelerinden Wall Street Journal’a göre Putin’le anlaşma yapmak, Trump’ın düşündüğünden çok daha zor olacak. 
WSJ, Trump'ın barış görüşmelerini bizzat kontrol etmeye kararlı olduğunu belirtiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vX9AV6eP_k2ZXFGwyVY9Mw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus basınında yer alan haberlere göre ABD eski başkanlarından Ronald Reagan döneminin eski Hazine Bakan Yardımcısı Paul Craig Roberts, Trump'ın Rusya ile rekabetini değerlendirdi. 
Roberts, ABD ve Rusya arasında sonu gelmez bir sürtüşmeyi kimsenin istemeyeceğini çünkü Rusya'nın stratejik kabiliyetlerinin rakipsiz olduğunu söyledi.
Roberts, "Rusya ile başka bir nükleer yarışa girerseniz, er ya da geç bir patlama olacaktır. Umalım da Trump, Amerikan istisnacılığı konusundaki çelişkili fikirlerin farkına varsın” diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qwLz3ODz10yrSwXbRpN2pQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise Rusya ile bir anlaşmaya varılması halinde “uluslararası barışı korumak için” 200 bin Avrupalı asker istedi. “Bu asgari bir rakam, aksi takdirde hiçbir şey” dedi.  
Zelenski herhangi bir ateşkes anlaşmasının Batı’nın güvenlik konusunda vereceği güvencelere bağlı olduğunu söyledi. En iyi güvencenin ise NATO üyeliği olduğunu savundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FqtWryqeskSnqLiXIJSwmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Her ne kadar kışkırtıcı açıklamalarla gündeme gelseler de Rusya ile NATO’yu resmen karşı karşıya getirmek Avrupa ülkelerinin şu anda göze alabileceği bir risk değil.  
Ukrayna lideri Zelenski, 22 Ocak'ta İsviçre'nin Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın NATO'ya üye olmasının ABD Başkanı Donald Trump'ın iradesine bağlı olduğunu söyledi. 
Zelenski ayrıca Ukrayna'nın askeri ittifaka katılmasını istemeyen dört ülkenin adını verdi: Almanya, Macaristan, Slovakya ve ABD. 
Politico’ya göre seslerini daha az çıkarıyor olsalar da Belçika, Slovenya ve İspanya gibi diğer ülkeler de Ukrayna’nın NATO’ya katılmasına sıcak bakmıyor. 
Yeni Trump yönetiminin de Ukrayna'yı NATO'ya kabul etmeye, Biden'dan daha açık olacağına pek olası bakılmıyor. Hatta Trump, daha önce Kiev'in isteklerine destek verdiği iddiasıyla Biden'a yüklenmiş ve bunun Rusya'nın işgalini kışkırttığını söylemişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wHh3LpE-TUe2X4SRBmaa1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Putin, geçen haziran ayında yaptığı açıklamada Ukrayna'nın birliklerini Donetsk, Luhansk, Herson ve Avrupa’nın en büyük nükleer santralinin bulunduğu Zaporijya'dan çekmesi ve NATO'ya katılma isteğinden vazgeçmesi koşuluyla Kiev ile müzakerelere başlayabileceklerini söylemişti. 
Rusya Dışişleri Sergey Lavrov da dünkü konuşmasında, Ukrayna’daki “özel askeri operasyonun” hedeflerine ulaşma ve “Ukrayna krizinin nedenlerinin” ortadan kaldırılarak çözülmesi gerektiğini dile getirdi.  
Putin, Trump’ın yemin töreninden saatler sonra sıkı müttefiki Çin lideri Şi Cinping ile görüntülü konuşma yaptı. Kremlin dış politika yardımcısı Yuri Ushakov, ikilinin Ukrayna ile olan savaşı sona erdirecek olası bir barış anlaşmasının görünümünü ele aldığını açıkladı. Ancak başka detay verilmedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z5Z47W-fvEme9c7HjdAo9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, geçtiğimiz yaz Pyongyang'da, iki ülkeden birine yönelik bir saldırı durumunda karşılıklı savunma maddesini de içeren kapsamlı bir stratejik ortaklık anlaşması imzaladı.  
Kim, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşına tam destek de dahil olmak üzere Rusya'nın tüm politikalarına koşulsuz destek verdiğini ifade etti. Putin de Rusya'nın Kuzey Kore'nin uydu inşa etmesine yardımcı olacağını söyledi. 
ABD ve Güney Kore, Kuzey’in Rusya'nın savaşta kullanması için balistik füzeler, tanksavar roketleri ve milyonlarca mermi gönderdiğini söylüyor. Moskova ve Pyongyang ise silah transferlerini reddediyor. 
Kim, bir kısmını Ukrayna'nın ele geçirdiği batı Kursk bölgesinde Rus ordusu saflarında savaşmak üzere 11 bin asker gönderdi. Ukrayna, yaklaşık 4 bin Kuzey Koreli askerin öldürüldüğünü ve yaralandığını söylüyor. İki Kuzey askeri ise Ukrayna birlikleri tarafından geçtiğimiz haftalarda yaralı olarak ele geçirildi. 
Kuzey Kore’nin kısa zaman içindeki ağır kayıplarının nedenleri olarak Rusça bilmemeleri, bu yüzden komutları net şekilde anlamamaları, bölgeye hakim olmamaları ve savaş tecrübelerinin bulunmaması gösteriliyor. 
En dikkat çekici nokta ise Rusya ve Kuzey Kore’den şimdiye kadar cepheye seferber edilen bu askerlere ilişkin hiçbir açıklama gelmemesi. ABD ve Güney Kore, Kuzeyli askerleri yakın takipte.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SD-grYpA8EyMCM7O_SYhgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya’nın dostu Macaristan’dan Avrupa Birliği dönem başkanlığını alan Polonya Başbakanı Donald Tusk, birliğin “belirsiz durumdan” çıkması için çalışacağını söyledi. Sınırdaki savaşa dikkat çekti ve Avrupalılara şöyle dedi: “Başınızı dik tutun.”  
Ancak Polonya lideri, “rahatlık döneminin bittiğini” de söyleyerek ayrı bir mesaj verdi. 
Tusk, ülkesinin dönem başkanlığı görevini, Ukrayna’nın AB üyeliği için kullanacağını belirtti. 
Diğer yandan iki ülkenin güçlü ilişkilerinin bir yansıması olarak Ukrayna ile Polonya arasında yakın zamanda önemli bir anlaşma imzalandı. Anlaşmaya göre Ukrayna, Ukraynalı milliyetçiler tarafından İkinci Dünya Savaşı’nda gerçekleştirilen katliamların Polonyalı kurbanlarının mezarlarının açılmasına izin verecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XmNpzK5-m0Opt_hPOdcrtg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu hafta Alman basında yer alan bir haber ise Rusya ile NATO çatışmasının tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini gösterdi. Önde gelen bir Alman askeri yetkili, Putin'in NATO'ya saldırmak için koşulları yarattığını iddia etti. Moskova’nın, Ukrayna'daki savaşta imha edilen binlerce tank ve füzenin yerini çoktan doldurduğunu da belirtti. 
Bu askeri yetkili Tümgeneral Christian Freuding, Rusya'nın silahlı kuvvetlerinin “sadece muazzam personel ve maddi kayıplarını telafi etmekle kalmadığını, aynı zamanda başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını” söyledi. 
Freuding, önde gelen Alman gazetelerinden Die Welt'e yaptığı açıklamada Putin'in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0LKakXYIaEeacnHzmVBGjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna’ya desteğini her fırsatta görmekten sakınmayan İngiltere Başbakanı Keir Starmer da günler önce Zelenski ile 100 yıllık ortaklık anlaşması imzaladı.  
Anlaşmanın Baltık Denizi, Karadeniz ve Azak Denizi güvenliğini güçlendirmek ve “devam eden Rus saldırganlığını” caydırması umuluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nOWmQ5vO-Ue9DUJhx7BYPA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna lideri Zelenski ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçtiğimiz hafta Batılı birliklerin Ukrayna'ya konuşlandırılması fikrini görüştü. 
Macron daha önce, Ukrayna'ya Fransız askerinin gönderilebileciğinin mesajını vermiş, Polonya Başbakanı Donald Tusk ile ateşkes durumunda “barış gücü” konuşlandırılması olasılığını görüşmüştü. 
Intelligence Online internet sitesine göre Fransa'nın Ukrayna'ya asker gönderme senaryosuna ilişkin sonbaharda gizli bir tatbikat yaptığı öne sürüldü. Tatbikat sırasında ise Çin dronları kullanıldığı, bazı askerlerin bu duruma şaşırdığı belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zDxVwy0maUOYTBZCYsg5NA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya’nın kuzey komşusu olan ve geçen yıl NATO ittifakına katılan Finlandiya, NATO'nun Baltık Sentinel misyonu kapsamında Baltık Denizi'ne bir füze botu göndereceğini duyurdu . 
Önümüzdeki haftalarda “duruma” ve “operasyonel gereksinimlere” göre değişiklik gösterecek olan ortak operasyona çok sayıda Finlandiya deniz biriminin katılacağı belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7GHn3OCgo0CoSJsaOQdHOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güneş Sistemi&amp;apos;nin yörüngesini bozan ziyaretçi: 4 milyar yıllık gizem çözüldü mü?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gunes-sisteminin-yoerungesini-bozan-ziyaretci-4-milyar-yillik-gizem-coezuldu-mu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gunes-sisteminin-yoerungesini-bozan-ziyaretci-4-milyar-yillik-gizem-coezuldu-mu</guid>
<description><![CDATA[ Bilim dünyası, Güneş Sistemi&#039;ndeki dev gezegenlerin yörüngelerindeki gizemli sapmayı çözmek için dikkat çekici bir hipotezi tartışıyor; 4 milyar yıl önce sistemin yakınından geçen devasa bir gökcismi, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ün yörüngelerini değiştirmiş olabilir.Bilim insanları 4 milyar yıl önce Güneş Sistemi&#039;ne uğrayan devasa bir gökcisminin 4 gezegenin yörüngelerini değiştirmiş olabileceğini öne sürdü.Arizona Üniversitesi’nden astrofizikçi Renu Malhotra ve ekibi tarafından yürütülen araştırmaya göre, Güneş Sistemi&#039;nin ilk dönemlerindeki dev gezegenlerin yörüngeleri daireye daha yakın bir biçimdeydi.
Ancak bugün bu gezegenlerin yörüngelerinde belirgin bir eğiklik ve sapma görülüyor. Bilim insanları, bu durumu açıklamak için milyarlarca yıl önce Güneş Sistemi’nin yakınından geçen bir gökcismi hipotezini geliştirdi.Henüz hakem değerlendirmesinden geçmeyen ve ön baskı platformu arXiv&#039;de yayımlanan çalışmada, devasa bir gökcisminin Güneş Sistemi’nden geçişi simüle edildi. Araştırmacılar, gökcisminin kütlesi, hızı ve geçiş mesafesini dikkate alarak tam 50 binden fazla bilgisayar simülasyonu gerçekleştirdi. Her simülasyon 20 milyon yıllık bir dönemi kapsıyordu.Simülasyonların çoğu, Güneş Sistemi&#039;nin mevcut yapısından çok farklı sonuçlar verirken, yaklaşık yüzde 1’lik bir kısmı dev gezegenlerin bugünkü yörüngelerine yakın sonuçlar ortaya koydu. Bu senaryolarda ziyaretçi cismin kütlesi, Jüpiter’in 2 ila 50 katı arasında değişiyordu ve bazıları Merkür kadar yakından geçiş yapmıştı.Araştırmanın sonraki aşamasında daha detaylı simülasyonlar yapıldı. Buna göre, Jüpiter’in 8 katı kütleye sahip bir cismin, Mars’ın bugünkü yörüngesi kadar yakın bir noktadan geçmesi, dev gezegenlerin mevcut yörüngelerine ulaşmasını sağlamış olabilir. Bilim insanları, yıldızdan daha az kütleye sahip bir gökcisminin bu değişikliğe neden olma ihtimalini daha yüksek görüyor.Yeni çalışma, dev gezegenlerin yörüngelerindeki gizemli sapmaya kesin bir cevap sunmasa da bu senaryonun olasılıklar arasında güçlü bir aday olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, bu tür gökcisimlerinin yıldızlardan daha fazla olduğunu ve bu tür bir geçişin Güneş Sistemi’ni etkileme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu vurguluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nb0VL3eI6UCMVaY-YrdVpw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güneş, Sisteminin, yörüngesini, bozan, ziyaretçi:, milyar, yıllık, gizem, çözüldü, mü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nb0VL3eI6UCMVaY-YrdVpw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güneş Sistemi'nin yörüngesini bozan ziyaretçi: 4 milyar yıllık gizem çözüldü mü?"><p>Bilim dünyası, Güneş Sistemi'ndeki dev gezegenlerin yörüngelerindeki gizemli sapmayı çözmek için dikkat çekici bir hipotezi tartışıyor; 4 milyar yıl önce sistemin yakınından geçen devasa bir gökcismi, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ün yörüngelerini değiştirmiş olabilir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xql_DacDSUq7PNO6FB_Itg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim insanları 4 milyar yıl önce Güneş Sistemi'ne uğrayan devasa bir gökcisminin 4 gezegenin yörüngelerini değiştirmiş olabileceğini öne sürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2xCR98hh_UWnE6gTJYjtiQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arizona Üniversitesi’nden astrofizikçi Renu Malhotra ve ekibi tarafından yürütülen araştırmaya göre, Güneş Sistemi'nin ilk dönemlerindeki dev gezegenlerin yörüngeleri daireye daha yakın bir biçimdeydi.
Ancak bugün bu gezegenlerin yörüngelerinde belirgin bir eğiklik ve sapma görülüyor. Bilim insanları, bu durumu açıklamak için milyarlarca yıl önce Güneş Sistemi’nin yakınından geçen bir gökcismi hipotezini geliştirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6wmNfAmwSUCv6wjxFVxBYA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Henüz hakem değerlendirmesinden geçmeyen ve ön baskı platformu arXiv'de yayımlanan çalışmada, devasa bir gökcisminin Güneş Sistemi’nden geçişi simüle edildi. Araştırmacılar, gökcisminin kütlesi, hızı ve geçiş mesafesini dikkate alarak tam 50 binden fazla bilgisayar simülasyonu gerçekleştirdi. Her simülasyon 20 milyon yıllık bir dönemi kapsıyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lN2rva4_0USVabZ-QVCYRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Simülasyonların çoğu, Güneş Sistemi'nin mevcut yapısından çok farklı sonuçlar verirken, yaklaşık yüzde 1’lik bir kısmı dev gezegenlerin bugünkü yörüngelerine yakın sonuçlar ortaya koydu. Bu senaryolarda ziyaretçi cismin kütlesi, Jüpiter’in 2 ila 50 katı arasında değişiyordu ve bazıları Merkür kadar yakından geçiş yapmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J7EUNyVPvEGftX9UE0oMaQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmanın sonraki aşamasında daha detaylı simülasyonlar yapıldı. Buna göre, Jüpiter’in 8 katı kütleye sahip bir cismin, Mars’ın bugünkü yörüngesi kadar yakın bir noktadan geçmesi, dev gezegenlerin mevcut yörüngelerine ulaşmasını sağlamış olabilir. Bilim insanları, yıldızdan daha az kütleye sahip bir gökcisminin bu değişikliğe neden olma ihtimalini daha yüksek görüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/auo2BCjnT0qXoD9XfLUT1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni çalışma, dev gezegenlerin yörüngelerindeki gizemli sapmaya kesin bir cevap sunmasa da bu senaryonun olasılıklar arasında güçlü bir aday olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, bu tür gökcisimlerinin yıldızlardan daha fazla olduğunu ve bu tür bir geçişin Güneş Sistemi’ni etkileme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu vurguluyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Köstebek oyunu&amp;quot;nda sıkışıp kaldı: İsrail, Hamas&amp;apos;ı yok edemedi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/koestebek-oyununda-sikisip-kaldi-israil-hamasi-yok-edemedi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/koestebek-oyununda-sikisip-kaldi-israil-hamasi-yok-edemedi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail’in Gazze’de bıraktığı yıkım kıyamet sahnelerini andırsa da Netanyahu, geçen 15 ayda Hamas’ı &quot;tamamen ortadan kaldırma&quot; hedefine ulaşamadı. 3 İsrailli kadın rehinenin Kızıl Haç’a teslim edildiği anlarda üniformalı Hamas güçleri, bir kez daha “Buradayız” mesajı verdi. Ortadoğu uzmanları, “İsrail&#039;in bir köstebek oyununda sıkışıp kaldığını” anlattı.Tüm dünya geçen pazar günü Hamas&#039;ın üç İsrailli rehineyi Kızıl Haç&#039;a teslim edişini izlerken, Gazze Şehri&#039;nin hınca hınç dolu meydanında üniformalı Hamas savaşçıları ortaya çıktı.
Ertesi gün Hamas&#039;ın bölgeden sorumlu içişleri bakan yardımcısı Gazze’deydi ve Gazzelilerin “bir zafer anı yaşadığını” ilan etti.
Hamas sokaklara geri dönerken, İsrail güçleri de bölgenin yoğun nüfuslu bölgelerinden çekiliyordu.
İsrail, 15 aylık savaşta Başbakan Binyamin Netanyahu’nun “Hamas’ı tamamen ortadan kaldırma” hedefine ulaşamadı.AFP haber ajansına konuşan Chatham House&#039;da Ortadoğu uzmanı olan Yossi Mekelberg, “Kendinize (bir hedef olarak) tamamen ortadan kaldırmayı koyduğunuzda, eğer bir kişi bile ayakta kalırsa bu başarısızlık olarak kabul edilebilir” dedi.
Bu durum, Hamas&#039;ın 7 Ekim 2023&#039;te İsrail&#039;e düzenlediği saldırının ardından Filistinli grubu yok etme sözü veren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için bir sorun teşkil edebilir.
Mekelberg, “Böyle bir örgütün dayanabileceği en şiddetli bombardıman altındaydılar ve hala oradalar, hala üye topluyorlar” dedi.İsrail, İsmail Haniye ve halefi Yahya Sinvar da dahil olmak üzere Hamas’ın birçok üst düzey liderini öldürdü. İsrail Genelkurmay Başkanı salı günü yaptığı açıklamada yaklaşık 20 bin Hamas mensubunun öldürüldüğünü öne sürdü.
Mekelberg, Hamas&#039;ın genel durumunu değerlendirmek için henüz erken olduğunu söyledi ve ağır kayıplar verdiğini kabul etti, ancak “Televizyonunuzda, bandanaları ve tüm maskeleriyle hala orada olduklarını görüyorsunuz” diye ekledi.AFP’ye konuşan Avrupa Dış İlişkiler Konseyi&#039;nden Muhammad Shehada, İsrail&#039;in Hamas&#039;ın yönetim kabiliyetini ortadan kaldırma çabalarının bir parçası olarak özellikle devlet memurları, polis ve bakanları hedef aldığını söyledi.
Shehada, “Bu yetkililerin ve güçlerin varlığını sürdürmesi, saldırıya rağmen operasyonel olmaya devam ettiklerini gösteren bir meydan okuma sembolüdür” dedi.Hamas, pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Gazze, büyük halkı ve direnciyle, işgalin yıktıklarını yeniden inşa etmek için yeniden ayağa kalkacak ve işgal yenilgiye uğratılana kadar kararlılık yolunda ilerlemeye devam edecektir” açıklamasını yaptı.
Ateşkes henüz başlangıç aşamasında ve Gazze Şeridi ile Hamas&#039;ın geleceğine ilişkin pek çok soru işareti var. Netanyahu, Ramallah merkezli Filistin Yönetimi&#039;nin Gazze Şeridi&#039;nde hiçbir rolü olmadığında defalarca ısrar etti.
Güvenlik danışmanlık şirketi Le Beck&#039;in Ortadoğu analisti Michael Horowitz, “Bu sadece güvenlik odaklı vizyon, İsrail&#039;in bir köstebek oyununda sıkışıp kaldığı anlamına geliyor” dedi.Hamas tarafından yönetilen bölgedeki sağlık bakanlığına göre 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de en az 47 bin 100 Filistinli öldürüldü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wHVhOzsvHEu1MqOcCdFQsw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Köstebek, oyununda, sıkışıp, kaldı:, İsrail, Haması, yok, edemedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wHVhOzsvHEu1MqOcCdFQsw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" k oyunu s kald hamas yok edemedi><p>İsrail’in Gazze’de bıraktığı yıkım kıyamet sahnelerini andırsa da Netanyahu, geçen 15 ayda Hamas’ı "tamamen ortadan kaldırma" hedefine ulaşamadı. 3 İsrailli kadın rehinenin Kızıl Haç’a teslim edildiği anlarda üniformalı Hamas güçleri, bir kez daha “Buradayız” mesajı verdi. Ortadoğu uzmanları, “İsrail'in bir köstebek oyununda sıkışıp kaldığını” anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QOh6-zp9oUO3S2kK2P-5tg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tüm dünya geçen pazar günü Hamas'ın üç İsrailli rehineyi Kızıl Haç'a teslim edişini izlerken, Gazze Şehri'nin hınca hınç dolu meydanında üniformalı Hamas savaşçıları ortaya çıktı.
Ertesi gün Hamas'ın bölgeden sorumlu içişleri bakan yardımcısı Gazze’deydi ve Gazzelilerin “bir zafer anı yaşadığını” ilan etti.
Hamas sokaklara geri dönerken, İsrail güçleri de bölgenin yoğun nüfuslu bölgelerinden çekiliyordu.
İsrail, 15 aylık savaşta Başbakan Binyamin Netanyahu’nun “Hamas’ı tamamen ortadan kaldırma” hedefine ulaşamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HxvjSBiUqU2rqF3fRqw73w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>AFP haber ajansına konuşan Chatham House'da Ortadoğu uzmanı olan Yossi Mekelberg, “Kendinize (bir hedef olarak) tamamen ortadan kaldırmayı koyduğunuzda, eğer bir kişi bile ayakta kalırsa bu başarısızlık olarak kabul edilebilir” dedi.
Bu durum, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırının ardından Filistinli grubu yok etme sözü veren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için bir sorun teşkil edebilir.
Mekelberg, “Böyle bir örgütün dayanabileceği en şiddetli bombardıman altındaydılar ve hala oradalar, hala üye topluyorlar” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZcDy6qNjeUKVgIjurY0p1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail, İsmail Haniye ve halefi Yahya Sinvar da dahil olmak üzere Hamas’ın birçok üst düzey liderini öldürdü. İsrail Genelkurmay Başkanı salı günü yaptığı açıklamada yaklaşık 20 bin Hamas mensubunun öldürüldüğünü öne sürdü.
Mekelberg, Hamas'ın genel durumunu değerlendirmek için henüz erken olduğunu söyledi ve ağır kayıplar verdiğini kabul etti, ancak “Televizyonunuzda, bandanaları ve tüm maskeleriyle hala orada olduklarını görüyorsunuz” diye ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pK2pgN85tkOHPK3WFFzcQg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>AFP’ye konuşan Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden Muhammad Shehada, İsrail'in Hamas'ın yönetim kabiliyetini ortadan kaldırma çabalarının bir parçası olarak özellikle devlet memurları, polis ve bakanları hedef aldığını söyledi.
Shehada, “Bu yetkililerin ve güçlerin varlığını sürdürmesi, saldırıya rağmen operasyonel olmaya devam ettiklerini gösteren bir meydan okuma sembolüdür” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WcvSxM4CqU26ABmXbiuICg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas, pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Gazze, büyük halkı ve direnciyle, işgalin yıktıklarını yeniden inşa etmek için yeniden ayağa kalkacak ve işgal yenilgiye uğratılana kadar kararlılık yolunda ilerlemeye devam edecektir” açıklamasını yaptı.
Ateşkes henüz başlangıç aşamasında ve Gazze Şeridi ile Hamas'ın geleceğine ilişkin pek çok soru işareti var. Netanyahu, Ramallah merkezli Filistin Yönetimi'nin Gazze Şeridi'nde hiçbir rolü olmadığında defalarca ısrar etti.
Güvenlik danışmanlık şirketi Le Beck'in Ortadoğu analisti Michael Horowitz, “Bu sadece güvenlik odaklı vizyon, İsrail'in bir köstebek oyununda sıkışıp kaldığı anlamına geliyor” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zN4QqLGlBkCfua_RnOPkkw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas tarafından yönetilen bölgedeki sağlık bakanlığına göre 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de en az 47 bin 100 Filistinli öldürüldü.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meksika Körfezi&amp;apos;nin adı değişiyor: ABD Sahil Güvenliği ve Florida, &amp;quot;Amerika Körfezi&amp;quot; dedi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/meksika-koerfezinin-adi-degisiyor-abd-sahil-guvenligi-ve-florida-amerika-koerfezi-dedi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/meksika-koerfezinin-adi-degisiyor-abd-sahil-guvenligi-ve-florida-amerika-koerfezi-dedi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Sahil Güvenliği ve Florida, Trump’ın desteğiyle Meksika Körfezi’ni &quot;Amerika Körfezi&quot; olarak adlandırmaya başladı. Ancak bölgenin resmi adı henüz değişmiş değil.ABD Sahil Güvenliği (USCG) ve Florida eyaleti, Donald Trump’ın başkanlık döneminde desteklediği yeni bir isimlendirme ile Meksika Körfezi’ni &quot;Amerika Körfezi&quot; olarak adlandırmaya başladı. Ancak bölgenin resmi adı henüz değişmiş değil. TARİHİ İSİM DEĞİŞİKLİĞİ   Trump, başkanlık koltuğuna oturduktan sonra imzaladığı başkanlık kararnamesi ile bölgenin adını değiştirmeyi amaçladı. USCG, Salı günü yaptığı açıklamada, Teksas ile Meksika arasındaki deniz sınırının “Amerika Körfezi” olarak adlandırılacağını belirtti. Florida Valisi Ron DeSantis de geçtiğimiz pazartesi, resmi bir kararnamede bu adı kullandı ve kış fırtınasının &quot;Amerika Körfezi&quot; üzerinden geçtiğini duyurdu. RESMİ KAYITLAR İÇİN ADIM Kararname gereği, İçişleri Bakanı&#039;nın, 617.800 mil karelik deniz havzasının adını 30 gün içinde değiştirebilmesi için gerekli tüm adımları atması talep ediliyor. Ayrıca, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) ve Coğrafi İsimler Bilgi Sistemi (GNIS) de güncellenerek “Gulf of Mexico” ifadesi resmi kayıtlardan çıkarılacak.  ULUSLARARASI KABUL ZORUNLU OLMAYACAK Uluslararası düzeyde deniz alanlarının isimlendirilmesine ilişkin bağlayıcı bir protokol bulunmuyor. Bu nedenle, Trump’ın kararnamesi sadece ABD içindeki resmi belgelerde isim değişikliğine yol açabilecek; ancak diğer ülkeler bu değişikliği kabul etmek zorunda kalmayacak. ABD Jeolojik İsimler Kurulu, isim değişikliklerinin yalnızca tarihi anlam taşıması gerektiğini belirterek, bu tür değişikliklerin teşvik edilmediğini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A8i2xyXVN06_hpD4LzRUXw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Meksika, Körfezinin, adı, değişiyor:, ABD, Sahil, Güvenliği, Florida, Amerika, Körfezi, dedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A8i2xyXVN06_hpD4LzRUXw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Meksika Körfezi'nin adı değişiyor: ABD Sahil Güvenliği ve Florida, " amerika k dedi><p>ABD Sahil Güvenliği ve Florida, Trump’ın desteğiyle Meksika Körfezi’ni "Amerika Körfezi" olarak adlandırmaya başladı. Ancak bölgenin resmi adı henüz değişmiş değil.</p><p>ABD Sahil Güvenliği (USCG) ve Florida eyaleti, Donald Trump’ın başkanlık döneminde desteklediği yeni bir isimlendirme ile Meksika Körfezi’ni "Amerika Körfezi" olarak adlandırmaya başladı. Ancak bölgenin resmi adı henüz değişmiş değil. </p><p><strong>TARİHİ İSİM DEĞİŞİKLİĞİ </strong>  Trump, başkanlık koltuğuna oturduktan sonra imzaladığı başkanlık kararnamesi ile bölgenin adını değiştirmeyi amaçladı. USCG, Salı günü yaptığı açıklamada, Teksas ile Meksika arasındaki deniz sınırının “Amerika Körfezi” olarak adlandırılacağını belirtti. Florida Valisi Ron DeSantis de geçtiğimiz pazartesi, resmi bir kararnamede bu adı kullandı ve kış fırtınasının "Amerika Körfezi" üzerinden geçtiğini duyurdu. </p><p><strong>RESMİ KAYITLAR İÇİN ADIM</strong> </p><p>Kararname gereği, İçişleri Bakanı'nın, 617.800 mil karelik deniz havzasının adını 30 gün içinde değiştirebilmesi için gerekli tüm adımları atması talep ediliyor. Ayrıca, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) ve Coğrafi İsimler Bilgi Sistemi (GNIS) de güncellenerek “Gulf of Mexico” ifadesi resmi kayıtlardan çıkarılacak.  <strong>ULUSLARARASI KABUL ZORUNLU OLMAYACAK </strong></p><p>Uluslararası düzeyde deniz alanlarının isimlendirilmesine ilişkin bağlayıcı bir protokol bulunmuyor. Bu nedenle, Trump’ın kararnamesi sadece ABD içindeki resmi belgelerde isim değişikliğine yol açabilecek; ancak diğer ülkeler bu değişikliği kabul etmek zorunda kalmayacak. ABD Jeolojik İsimler Kurulu, isim değişikliklerinin yalnızca tarihi anlam taşıması gerektiğini belirterek, bu tür değişikliklerin teşvik edilmediğini vurguladı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kremlin&amp;apos;den Trump&amp;apos;ın ateşkes tehdidine yanıt: Yeni bir şey değil, o bu yöntemi seviyor</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kremlinden-trumpin-ateskes-tehdidine-yanit-yeni-bir-sey-degil-o-bu-yoentemi-seviyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kremlinden-trumpin-ateskes-tehdidine-yanit-yeni-bir-sey-degil-o-bu-yoentemi-seviyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump&#039;ın, Ukrayna&#039;da ateşkes yapmaması durumunda Rusya&#039;ya yönelttiği vergi ve gümrük tarifesi tehditlerine Moskova&#039;dan açıklama geldi. Kremlin sözcüsü Peskov, &quot;Bu tehditler yeni değil&quot; dedi ve Trump&#039;ın başkanlığının ilk döneminde yaptırım yöntemlerine en sık başvuran Amerikan başkanı olduğunu söyledi. Peskov ayrıca Moskova&#039;nın Washington ile karşılıklı saygıya dayalı bir diyalog için  hazır olduğunu belirtti.Kremlin, Ukrayna&#039;daki çatışmaları sona erdirecek bir anlaşmaya varılmaması halinde Moskova&#039;yı yeni yaptırımlarla tehdit etmesinden bir gün sonra ABD Başkanı Donald Trump&#039;tan gelen tüm “açıklama ve söylemleri” yakından izlediklerini açııkladı.
Truth Social sitesinde yaptığı bir paylaşımda Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;i “şimdi anlaşmaya varmaya ve bu saçma savaşı durdurmaya” çağırdı.
Trump, yaptırımları genişletmekten ve Rus mallarına uygulanan gümrük vergilerini arttırmaktan başka çaresi kalmayacağını söyledi.Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov bu sabah gazetecilere yaptığı açıklamada, bu tehditlerin yeni bir şey olmadığını söyledi ve “Trump, başkanlığının ilk döneminde yaptırım yöntemlerine en sık başvuran Amerikan başkanıydı. Kendisi de bu yöntemleri seviyor” diye ekledi. 
Peskov Moskova&#039;nın “karşılıklı saygıya dayalı bir diyalog” için  hazır olduğunu da belirtti.
Kremlin’in açıklamasında, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Ukrayna&#039;daki savaşı sona erdirmeyi kabul etmemesi halinde Rusya&#039;yı yeni yaptırımlar ve gümrük vergileriyle vurma tehdidinde özellikle yeni bir şey görmediğini söyledi.Trump dün Rusya&#039;ya ve savaşa atıfta bulunarak şunları söylemişti: “Eğer yakın zamanda bir &#039;anlaşma&#039; yapmazsak, Rusya tarafından ABD&#039;ye ve diğer çeşitli katılımcı ülkelere satılan her şeye yüksek düzeyde vergi, gümrük tarifesi ve yaptırım uygulamaktan başka seçeneğim yok.”
Trump, “bu saçma savaşa” son vermelerini sağlayarak Rusya ve Putin&#039;e çok büyük bir iyilik yapmış olacağını savundu.
Bu hafta başında Ukrayna çatışmasının Rusya&#039;yı yok ettiğini söyleyen Trump, Putin&#039;le yakında konuşmayı planladığını dile getirmişti. Peskov, Moskova&#039;nın hala ABD tarafından gelecek “sinyalleri” beklediğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_7gvsUQoaEu4m8lucLXF9A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kremlinden, Trumpın, ateşkes, tehdidine, yanıt:, Yeni, bir, şey, değil, yöntemi, seviyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_7gvsUQoaEu4m8lucLXF9A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kremlin'den Trump'ın ateşkes tehdidine yanıt: Yeni bir şey değil, o bu yöntemi seviyor"><p>ABD Başkanı Trump'ın, Ukrayna'da ateşkes yapmaması durumunda Rusya'ya yönelttiği vergi ve gümrük tarifesi tehditlerine Moskova'dan açıklama geldi. Kremlin sözcüsü Peskov, "Bu tehditler yeni değil" dedi ve Trump'ın başkanlığının ilk döneminde yaptırım yöntemlerine en sık başvuran Amerikan başkanı olduğunu söyledi. Peskov ayrıca Moskova'nın Washington ile karşılıklı saygıya dayalı bir diyalog için  hazır olduğunu belirtti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/j5FMbUjSm0-5DMHQIcQ3-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kremlin, Ukrayna'daki çatışmaları sona erdirecek bir anlaşmaya varılmaması halinde Moskova'yı yeni yaptırımlarla tehdit etmesinden bir gün sonra ABD Başkanı Donald Trump'tan gelen tüm “açıklama ve söylemleri” yakından izlediklerini açııkladı.
Truth Social sitesinde yaptığı bir paylaşımda Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i “şimdi anlaşmaya varmaya ve bu saçma savaşı durdurmaya” çağırdı.
Trump, yaptırımları genişletmekten ve Rus mallarına uygulanan gümrük vergilerini arttırmaktan başka çaresi kalmayacağını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WTzQFy3gbEGPoX16aBL6dg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov bu sabah gazetecilere yaptığı açıklamada, bu tehditlerin yeni bir şey olmadığını söyledi ve “Trump, başkanlığının ilk döneminde yaptırım yöntemlerine en sık başvuran Amerikan başkanıydı. Kendisi de bu yöntemleri seviyor” diye ekledi. 
Peskov Moskova'nın “karşılıklı saygıya dayalı bir diyalog” için  hazır olduğunu da belirtti.
Kremlin’in açıklamasında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna'daki savaşı sona erdirmeyi kabul etmemesi halinde Rusya'yı yeni yaptırımlar ve gümrük vergileriyle vurma tehdidinde özellikle yeni bir şey görmediğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m9l_5sVtIEaHwrA_R49tEQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump dün Rusya'ya ve savaşa atıfta bulunarak şunları söylemişti: “Eğer yakın zamanda bir 'anlaşma' yapmazsak, Rusya tarafından ABD'ye ve diğer çeşitli katılımcı ülkelere satılan her şeye yüksek düzeyde vergi, gümrük tarifesi ve yaptırım uygulamaktan başka seçeneğim yok.”
Trump, “bu saçma savaşa” son vermelerini sağlayarak Rusya ve Putin'e çok büyük bir iyilik yapmış olacağını savundu.
Bu hafta başında Ukrayna çatışmasının Rusya'yı yok ettiğini söyleyen Trump, Putin'le yakında konuşmayı planladığını dile getirmişti. Peskov, Moskova'nın hala ABD tarafından gelecek “sinyalleri” beklediğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dJG2PBb1FU6DwdXFAkiLpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Üçüncü Dünya Savaşı&amp;apos;na hazırlık: &amp;quot;Kıyametten&amp;quot; koruyan sığınak 2026&amp;apos;da açılıyor! Fiyatı 700 milyon Türk Lirası</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ucuncu-dunya-savasina-hazirlik-kiyametten-koruyan-siginak-2026da-aciliyor-fiyati-700-milyon-turk-lirasi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ucuncu-dunya-savasina-hazirlik-kiyametten-koruyan-siginak-2026da-aciliyor-fiyati-700-milyon-turk-lirasi</guid>
<description><![CDATA[ ABD merkezli bir güvenlik şirketinin 2026 yılında açmayı planladığı &quot;kıyamet günü&quot; sığınağı, dünyanın en zengin 625 insanını kabul etmek için hazırlanıyor. Özel üyelik sistemiyle öne çıkan sığınakta, her bir üyenin 20 milyon dolar (yaklaşık 700 milyon Türk Lirası) ödemesi gerekecek. Sığınak, yapay zeka destekli tıbbi bakım, yüzme havuzları ve gurme restoranlar gibi olanaklarla dikkat çekiyor. İşte görkemli &quot;kıyamet&quot; sığınağının içi ve özellikleri.ABD merkezli güvenlik şirketi SAFE, 2026 yılında açmayı planladığı 300 milyon dolarlık (yaklaşık 11 milyar Türk Lirası) bir yeraltı sığınağı inşa ediyor. Aerie adı verilen bu lüks sığınak, dünyanın en zengin 625 kişisini kabul edecek ve onları olası felaket senaryolarına karşı koruyacak.Sığınak, felaket senaryolarına karşı maksimum güvenlik sağlarken, aynı zamanda üyelerine konforlu bir yaşam alanı sunmayı vaat ediyor. 
İçerisinde yüzme havuzları, yapay zeka destekli sağlık hizmetleri, gurme restoranlar, serum terapi odaları, soğuk dalma merkezleri, bowling salonu ve tırmanma duvarı gibi pek çok lüks olanak bulunacak.Ancak bu lüks yaşamın bedeli oldukça yüksek. Her bir üyenin sığınağa giriş yapabilmesi için 20 milyon dolar (yaklaşık 700 milyon Türk Lirası) ödemesi gerekecek.
Sığınak, yalnızca güvenliği değil, aynı zamanda mahremiyeti de ön planda tutacak. SAFE&#039;nin tıbbi hazırlık direktörü Naomi Corbi, bu sığınağın, üyelere en yüksek düzeyde gizlilik sunacağını ve &quot;aşılmaz&quot; duvarlar ardında işlerini güvenle yürütebileceklerini belirtti.Aerie, diğer benzer projelerden farklı olarak, üyelerine sadece güvenlik değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam sunmayı vaat ediyor. Bu sığınak, aynı zamanda üyelerine sürekli sağlık profesyonellerinin erişiminde olma imkanı tanıyan yapay zeka destekli tıbbi suitler de sunacak.Son yıllarda ünlülerin de benzer güvenlik sığınakları yaptırmaları, bu tür projelere olan ilgiyi artırmış durumda. Kim Kardashian, Mark Zuckerberg ve Tom Cruise gibi isimlerin kendi sığınaklarını inşa ettiklerini veya lüks güvenlik çukurlarında yer aldıklarını açıklamaları, bu projelere olan talebi artıran unsurlar arasında yer alıyor.Sığınağa sadece en yüksek ödeme yapanlar değil, belirli üyelik kategorisinde olanlar üyelik alabilecek. Aerie, dört kademeli bir üyelik sistemi sunacak. En yüksek kademe üyeliği yalnızca davetle sunulacak.Aerie&#039;nin inşaatı birkaç yıl sürecek olsa da, 2026 yılında potansiyel üyeler sığınağın bir &quot;deneyim&quot; sürümünü ziyaret edebilecek ve üyelik için karar verebilecek. Bu benzersiz sığınak, yüksek fiyatına rağmen dünya çapında büyük ilgi görüyor ve SAFE şirketi sığınak için binlerce talep aldığını bildiriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vuqAK9YNSkOKLXHVVinsmQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Üçüncü, Dünya, Savaşına, hazırlık:, Kıyametten, koruyan, sığınak, 2026da, açılıyor, Fiyatı, 700, milyon, Türk, Lirası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vuqAK9YNSkOKLXHVVinsmQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Üçüncü Dünya Savaşı'na hazırlık: " k koruyan s a fiyat milyon t liras><p>ABD merkezli bir güvenlik şirketinin 2026 yılında açmayı planladığı "kıyamet günü" sığınağı, dünyanın en zengin 625 insanını kabul etmek için hazırlanıyor. Özel üyelik sistemiyle öne çıkan sığınakta, her bir üyenin 20 milyon dolar (yaklaşık 700 milyon Türk Lirası) ödemesi gerekecek. Sığınak, yapay zeka destekli tıbbi bakım, yüzme havuzları ve gurme restoranlar gibi olanaklarla dikkat çekiyor. İşte görkemli "kıyamet" sığınağının içi ve özellikleri.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x5Gp4gzgE0KNizP20sb2SQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD merkezli güvenlik şirketi SAFE, 2026 yılında açmayı planladığı 300 milyon dolarlık (yaklaşık 11 milyar Türk Lirası) bir yeraltı sığınağı inşa ediyor. Aerie adı verilen bu lüks sığınak, dünyanın en zengin 625 kişisini kabul edecek ve onları olası felaket senaryolarına karşı koruyacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ByUQryr8VEC8cpA760kbaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sığınak, felaket senaryolarına karşı maksimum güvenlik sağlarken, aynı zamanda üyelerine konforlu bir yaşam alanı sunmayı vaat ediyor. 
İçerisinde yüzme havuzları, yapay zeka destekli sağlık hizmetleri, gurme restoranlar, serum terapi odaları, soğuk dalma merkezleri, bowling salonu ve tırmanma duvarı gibi pek çok lüks olanak bulunacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2qwDeBruNUmy8xrgBojcYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak bu lüks yaşamın bedeli oldukça yüksek. Her bir üyenin sığınağa giriş yapabilmesi için 20 milyon dolar (yaklaşık 700 milyon Türk Lirası) ödemesi gerekecek.
Sığınak, yalnızca güvenliği değil, aynı zamanda mahremiyeti de ön planda tutacak. SAFE'nin tıbbi hazırlık direktörü Naomi Corbi, bu sığınağın, üyelere en yüksek düzeyde gizlilik sunacağını ve "aşılmaz" duvarlar ardında işlerini güvenle yürütebileceklerini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8Cbf_XDCOkqwAdRw2pJ9gg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aerie, diğer benzer projelerden farklı olarak, üyelerine sadece güvenlik değil, aynı zamanda sağlıklı bir yaşam sunmayı vaat ediyor. Bu sığınak, aynı zamanda üyelerine sürekli sağlık profesyonellerinin erişiminde olma imkanı tanıyan yapay zeka destekli tıbbi suitler de sunacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yEka6H2j0U68_s4yeohRLg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Son yıllarda ünlülerin de benzer güvenlik sığınakları yaptırmaları, bu tür projelere olan ilgiyi artırmış durumda. Kim Kardashian, Mark Zuckerberg ve Tom Cruise gibi isimlerin kendi sığınaklarını inşa ettiklerini veya lüks güvenlik çukurlarında yer aldıklarını açıklamaları, bu projelere olan talebi artıran unsurlar arasında yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3jqp70NHIky4ZhKo7HQveA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sığınağa sadece en yüksek ödeme yapanlar değil, belirli üyelik kategorisinde olanlar üyelik alabilecek. Aerie, dört kademeli bir üyelik sistemi sunacak. En yüksek kademe üyeliği yalnızca davetle sunulacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eJcWdmQXUkCqZauvUDSWgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aerie'nin inşaatı birkaç yıl sürecek olsa da, 2026 yılında potansiyel üyeler sığınağın bir "deneyim" sürümünü ziyaret edebilecek ve üyelik için karar verebilecek. Bu benzersiz sığınak, yüksek fiyatına rağmen dünya çapında büyük ilgi görüyor ve SAFE şirketi sığınak için binlerce talep aldığını bildiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zM7xo_9uZEq8v1phTuJg-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Los Angeles&amp;apos;ta son durum: Yangınlar yeniden alevlendi, 50 bin kişiye tahliye uyarısı yapıldı!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/los-angelesta-son-durum-yanginlar-yeniden-alevlendi-50-bin-kisiye-tahliye-uyarisi-yapildi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/los-angelesta-son-durum-yanginlar-yeniden-alevlendi-50-bin-kisiye-tahliye-uyarisi-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ Amerika Birleşik Devletleri bir kez daha alevlerle mücadele ediyor. Alevler bu kez de 28 kişinin ölümüne neden olan önceki yangınların kuzeyinde yükseldi. Kaliforniya eyaletine bağlı Los Angeles kentindeki Castaic Gölü çevresinde çıkan Hughes yangını, kısa sürede geniş bir alana yayıldı. 3 bin hektardan fazla alanı kaplayan yangında, bölgedeki 50 binden fazla kişi tahliye emri veya uyarısı aldı.Amerika Birleşik Devletleri, bir kez daha büyük bir yangınla mücadele ediyor. Los Angeles’ın 80 kilometre kuzeyinde başlayan Hughes Yangını, saatler içinde 3 bin hektardan fazla alana yayıldı.Yangın, yeni yılın ilk günlerinde çıkan ve günlerce süren Eaton Yangını’nın üçte ikisi kadar büyük bir alana hızla yayıldı.Kaliforniya’nın güneyinde yüksek yangın riski nedeniyle kırmızı bayrak uyarısı da devam ediyor.Yetkililer, yangının Castaic kentini tehdit ettiğini bildirerek 31 bin kişiye tahliye emri verdi. 23 bin kişiye ise her an tahliye emri için hazırlıklı olmaları yönünde uyarı yapıldı.The Angeles Ulusal Ormanı’ndaki San Gabriel Dağları, alevler nedeniyle ziyaretçilere kapatıldı.Bölgeye hem karadan hem de havadan müdahale ediliyor, ancak yangın henüz kontrol altına alınabilmiş değil.Yangın yerleşim alanlarına henüz ulaşmış değil ve can kaybı ya da yaralı bilgisi verilmedi.Ulusal Meteoroloji Servisi, hafta sonu için yağmur beklendiğini duyurdu. Bu durumun, alevlerle mücadeleyi önemli ölçüde kolaylaştırması bekleniyor.ABD Başkanı Donald Trump, 19 Ocak&#039;ta yaptığı açıklamada, Beyaz Saray&#039;a döndükten sonra yapacağı ilk ziyaretin 24 Ocak&#039;ta, yangınların etkilediği Güney California&#039;yı kapsayacağını belirtmişti.Los Angeles&#039;ta 7 Ocak&#039;ta sabah saatlerinde Pacific Palisades bölgesinde başlayan, Eaton, Hurst, Sunset, Woodley bölgeleri başta olmak üzere hızla çevreye yayılan orman yangınlarında bugüne kadar en az 28 kişi yaşamını yitirdi.Los Angeles&#039;ta 7 Ocak&#039;ta sabah saatlerinde Pacific Palisades bölgesinde başlayan, Eaton, Hurst, Sunset, Woodley bölgeleri başta olmak üzere hızla çevreye yayılan orman yangınlarında bugüne kadar en az 25 kişi yaşamını yitirdi.Binlerce dönüm alanın kül olmasına yol açan yangınların neden olduğu toplam hasar ve ekonomik kaybın 250 ila 275 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wr6Wro61jUK9arjienK2rQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Los, Angelesta, son, durum:, Yangınlar, yeniden, alevlendi, bin, kişiye, tahliye, uyarısı, yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wr6Wro61jUK9arjienK2rQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Los Angeles'ta son durum: Yangınlar yeniden alevlendi, 50 bin kişiye tahliye uyarısı yapıldı!"><p>Amerika Birleşik Devletleri bir kez daha alevlerle mücadele ediyor. Alevler bu kez de 28 kişinin ölümüne neden olan önceki yangınların kuzeyinde yükseldi. Kaliforniya eyaletine bağlı Los Angeles kentindeki Castaic Gölü çevresinde çıkan Hughes yangını, kısa sürede geniş bir alana yayıldı. 3 bin hektardan fazla alanı kaplayan yangında, bölgedeki 50 binden fazla kişi tahliye emri veya uyarısı aldı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OU-mdLPfFUiMgiOvgAHVeg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerika Birleşik Devletleri, bir kez daha büyük bir yangınla mücadele ediyor. Los Angeles’ın 80 kilometre kuzeyinde başlayan Hughes Yangını, saatler içinde 3 bin hektardan fazla alana yayıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kqCuXK5Hq0qpcuW9s_k1Pg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yangın, yeni yılın ilk günlerinde çıkan ve günlerce süren Eaton Yangını’nın üçte ikisi kadar büyük bir alana hızla yayıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m3kgu-he0EutCDfnI16XtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaliforniya’nın güneyinde yüksek yangın riski nedeniyle kırmızı bayrak uyarısı da devam ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8_6giqSNuE6CGotFqGma2g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yetkililer, yangının Castaic kentini tehdit ettiğini bildirerek 31 bin kişiye tahliye emri verdi. 23 bin kişiye ise her an tahliye emri için hazırlıklı olmaları yönünde uyarı yapıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uTpRGx3k7UWk0I-ufCtxGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>The Angeles Ulusal Ormanı’ndaki San Gabriel Dağları, alevler nedeniyle ziyaretçilere kapatıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AQlvR2p-zku42Hlu_pxbIg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bölgeye hem karadan hem de havadan müdahale ediliyor, ancak yangın henüz kontrol altına alınabilmiş değil.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4biGCaF67USTNBQTQQG8fg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yangın yerleşim alanlarına henüz ulaşmış değil ve can kaybı ya da yaralı bilgisi verilmedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8WxijnY_FEG8zw2OGQMCyg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ulusal Meteoroloji Servisi, hafta sonu için yağmur beklendiğini duyurdu. Bu durumun, alevlerle mücadeleyi önemli ölçüde kolaylaştırması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t5KlS98PukeRR773Gt69Mw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump, 19 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Beyaz Saray'a döndükten sonra yapacağı ilk ziyaretin 24 Ocak'ta, yangınların etkilediği Güney California'yı kapsayacağını belirtmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1IqKN3yTvUmRw6APHBI7gQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Los Angeles'ta 7 Ocak'ta sabah saatlerinde Pacific Palisades bölgesinde başlayan, Eaton, Hurst, Sunset, Woodley bölgeleri başta olmak üzere hızla çevreye yayılan orman yangınlarında bugüne kadar en az 28 kişi yaşamını yitirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fgjTgMpUWESBIzpqcOqNKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Los Angeles'ta 7 Ocak'ta sabah saatlerinde Pacific Palisades bölgesinde başlayan, Eaton, Hurst, Sunset, Woodley bölgeleri başta olmak üzere hızla çevreye yayılan orman yangınlarında bugüne kadar en az 25 kişi yaşamını yitirdi.Binlerce dönüm alanın kül olmasına yol açan yangınların neden olduğu toplam hasar ve ekonomik kaybın 250 ila 275 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Savaş alanı değişmek üzere: Batı Şeria’da soykırım korkusu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/savas-alani-degismek-uzere-bati-seriada-soykirim-korkusu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/savas-alani-degismek-uzere-bati-seriada-soykirim-korkusu</guid>
<description><![CDATA[ Gazze’de ateşkesi kabul eden İsrail, gözünü Batı Şeria&#039;ya dikti. Yerleşimci saldırıları ve İsrail ordusunun baskınlarındaki ani artış, Filistinliler’de korkuyu tetikledi. İsrail ayrıca işgal altındaki topraklarda Filistinlileri tecrit etmek için yeni kontrol noktaları kurdu. El Cezire’ye konuşan gazeteci ve insan hakları aktivisti Shady Abdullah, “14 ay boyunca Gazze&#039;de bir soykırımın yaşandığını izledik. Burada bazı insanlar bizim de benzer bir kaderi paylaşacağımızı düşünüyor” dedi.Yerleşimci saldırıları ve İsrail askeri operasyonlarındaki ani artış, işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinlileri korkuttu.
Batı Şeria’daki Filistinliler, Gazze&#039;de halkına uygulanan şiddetin aynısıyla karşı karşıya kalabileceklerini düşünüyor.
İsrail, Ekim 2023&#039;te Gazze&#039;de başlattığı savaşta 46 bin 900&#039;den fazla Filistinliyi öldürdü.Tulkarem&#039;den gazeteci ve insan hakları aktivisti Shady Abdullah, “14 ay boyunca Gazze&#039;de bir soykırımın yaşandığını izledik ve dünyada hiç kimse bunu durdurmak için bir şey yapmadı. Burada bazı insanlar bizim de benzer bir kaderi paylaşacağımızı düşünüyor” dedi.
El Cezire’ye konuşan Abdullah, “Hepimiz Batı Şeria&#039;da durumun çok daha kötüye gidebileceğinden korktuğumuzu biliyoruz” diye ekledi.Gazze&#039;de 19 Ocak&#039;ta ateşkesin başlamasından saatler sonra İsrail, Filistinlilerin toplanmasını ve İsrailli esirlere karşılık serbest bırakılan Filistinli siyasi tutukluların özgürlük kutlamalarını engellemek için Batı Şeria&#039;da onlarca yeni kontrol noktası inşa etmeye başladı.
Kontrol noktaları aynı zamanda çiftçilerin tarım arazilerine ulaşmasını engelledi ve El Halil ve Beytüllahim gibi şehirlerin tamamında sivilleri tecrit etti.
İsrailli yerleşimciler daha sonra Batı Şeria&#039;daki yasadışı karakolları genişletmeye ve Filistin köylerine saldırmaya başladı.İşgal altındaki Batı Şeria&#039;daki İsrail yerleşimleri, uluslararası hukuka göre yasadışı konumda ve gelişigüzel inşa edilen karakolların çoğu İsrail yasalarına göre bile yasadışı.
Uluslararası Kriz Grubu&#039;nda İsrail-Filistin uzmanı olan Tahani Mustafa, “Şiddetin sonuçları, doğrudan veya bağlantılı olarak yerinden edilmeye yol açmasıdır ve bu, İsrail&#039;in kendi topraklarında herhangi bir Filistin devletini önleme hedefiyle uyumludur” dedi.Buna ek olarak, İsrail ordusu Batı Şeria&#039;da büyük operasyonlar gerçekleştirmeyi planladığını duyurdu ve bu operasyonlar 21 Ocak&#039;ta Cenin kampına, İsrail’e göre “terör operasyonu” olan büyük bir baskınla başladı. İki günlük baskında en az 12 Filistinli öldürüldü.
İsrail&#039;in Batı Şeria&#039;daki saldırıları Gazze savaşından önce de vardı ancak savaşın başlamasıyla birlikte şiddeti ve yoğunluğu arttı.
Mustafa, “Gördüğümüz yerleşimci şiddeti ve saldırıları şu anda nereye doğru gittiğimizin bir göstergesi” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EqFHw5Bqo0eSgY5U5Gww5A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Savaş, alanı, değişmek, üzere:, Batı, Şeria’da, soykırım, korkusu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EqFHw5Bqo0eSgY5U5Gww5A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Savaş alanı değişmek üzere: Batı Şeria’da soykırım korkusu"><p>Gazze’de ateşkesi kabul eden İsrail, gözünü Batı Şeria'ya dikti. Yerleşimci saldırıları ve İsrail ordusunun baskınlarındaki ani artış, Filistinliler’de korkuyu tetikledi. İsrail ayrıca işgal altındaki topraklarda Filistinlileri tecrit etmek için yeni kontrol noktaları kurdu. El Cezire’ye konuşan gazeteci ve insan hakları aktivisti Shady Abdullah, “14 ay boyunca Gazze'de bir soykırımın yaşandığını izledik. Burada bazı insanlar bizim de benzer bir kaderi paylaşacağımızı düşünüyor” dedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lMZsQ1NaMEOJmtc-HEKYag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yerleşimci saldırıları ve İsrail askeri operasyonlarındaki ani artış, işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinlileri korkuttu.
Batı Şeria’daki Filistinliler, Gazze'de halkına uygulanan şiddetin aynısıyla karşı karşıya kalabileceklerini düşünüyor.
İsrail, Ekim 2023'te Gazze'de başlattığı savaşta 46 bin 900'den fazla Filistinliyi öldürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z7fA-3sVI0KdOZssNqPQpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tulkarem'den gazeteci ve insan hakları aktivisti Shady Abdullah, “14 ay boyunca Gazze'de bir soykırımın yaşandığını izledik ve dünyada hiç kimse bunu durdurmak için bir şey yapmadı. Burada bazı insanlar bizim de benzer bir kaderi paylaşacağımızı düşünüyor” dedi.
El Cezire’ye konuşan Abdullah, “Hepimiz Batı Şeria'da durumun çok daha kötüye gidebileceğinden korktuğumuzu biliyoruz” diye ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yU5iBK8gr0WcvVevl-0Q1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'de 19 Ocak'ta ateşkesin başlamasından saatler sonra İsrail, Filistinlilerin toplanmasını ve İsrailli esirlere karşılık serbest bırakılan Filistinli siyasi tutukluların özgürlük kutlamalarını engellemek için Batı Şeria'da onlarca yeni kontrol noktası inşa etmeye başladı.
Kontrol noktaları aynı zamanda çiftçilerin tarım arazilerine ulaşmasını engelledi ve El Halil ve Beytüllahim gibi şehirlerin tamamında sivilleri tecrit etti.
İsrailli yerleşimciler daha sonra Batı Şeria'daki yasadışı karakolları genişletmeye ve Filistin köylerine saldırmaya başladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HCWG2vL9k0aNKogLEwGK8w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İşgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşimleri, uluslararası hukuka göre yasadışı konumda ve gelişigüzel inşa edilen karakolların çoğu İsrail yasalarına göre bile yasadışı.
Uluslararası Kriz Grubu'nda İsrail-Filistin uzmanı olan Tahani Mustafa, “Şiddetin sonuçları, doğrudan veya bağlantılı olarak yerinden edilmeye yol açmasıdır ve bu, İsrail'in kendi topraklarında herhangi bir Filistin devletini önleme hedefiyle uyumludur” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2GxsQw3JOky244yWlIlMAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Buna ek olarak, İsrail ordusu Batı Şeria'da büyük operasyonlar gerçekleştirmeyi planladığını duyurdu ve bu operasyonlar 21 Ocak'ta Cenin kampına, İsrail’e göre “terör operasyonu” olan büyük bir baskınla başladı. İki günlük baskında en az 12 Filistinli öldürüldü.
İsrail'in Batı Şeria'daki saldırıları Gazze savaşından önce de vardı ancak savaşın başlamasıyla birlikte şiddeti ve yoğunluğu arttı.
Mustafa, “Gördüğümüz yerleşimci şiddeti ve saldırıları şu anda nereye doğru gittiğimizin bir göstergesi” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e-_8L1H0JEKXa6rrABKCoA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Netanyahu&amp;apos;dan Musk&amp;apos;a destek: &amp;quot;Elon, İsrail&amp;apos;in büyük bir dostudur&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/netanyahudan-muska-destek-elon-israilin-buyuk-bir-dostudur</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/netanyahudan-muska-destek-elon-israilin-buyuk-bir-dostudur</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Nazi selamına benzetilen hareketi tartışma konusu olan Amerikalı milyarder Elon Musk&#039;a destek verdi.İsrail Başbakanı Netanyahu, X hesabından Musk&#039;ın &quot;Nazi&quot; olmakla suçlanmasına ilişkin yaptığı paylaşımı alıntılayarak destek çıktı.  &quot;Elon, İsrail&#039;in büyük bir dostudur.&quot; diye yazan Netanyahu, Musk&#039;ın 7 Ekim 2023&#039;ten sonra İsrail&#039;i ziyaret ettiğini hatırlattı.  Netanyahu, Musk&#039;ın İsrail&#039;i her zaman &quot;güçlü şekilde&quot; desteklediğini öne sürerek teşekkür etti.  NAZİ SELAMINA BENZETİLMİŞTİ  Amerikalı milyarder Elon Musk, yemin ederek resmen ABD&#039;nin 47. Başkanı olan Donald Trump&#039;ın destekçilerine hitabında Nazi selamına benzetilen bir hareket yapmıştı.  Musk&#039;ın bu hareketi tartışma konusu olmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ITfbehpUwkimDqRFEXufbQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Netanyahudan, Muska, destek:, Elon, İsrailin, büyük, bir, dostudur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ITfbehpUwkimDqRFEXufbQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Netanyahu'dan Musk'a destek: " elon b bir dostudur><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Nazi selamına benzetilen hareketi tartışma konusu olan Amerikalı milyarder Elon Musk'a destek verdi.</p>İsrail Başbakanı Netanyahu, X hesabından Musk'ın "Nazi" olmakla suçlanmasına ilişkin yaptığı paylaşımı alıntılayarak destek çıktı.  "Elon, İsrail'in büyük bir dostudur." diye yazan Netanyahu, Musk'ın 7 Ekim 2023'ten sonra İsrail'i ziyaret ettiğini hatırlattı.  Netanyahu, Musk'ın İsrail'i her zaman "güçlü şekilde" desteklediğini öne sürerek teşekkür etti.  <strong>NAZİ SELAMINA BENZETİLMİŞTİ</strong>  Amerikalı milyarder Elon Musk, yemin ederek resmen ABD'nin 47. Başkanı olan Donald Trump'ın destekçilerine hitabında Nazi selamına benzetilen bir hareket yapmıştı.  Musk'ın bu hareketi tartışma konusu olmuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meksika sınırına 10 bin Amerikan askeri gidecek: &amp;quot;Bizi avlıyorlar&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/meksika-sinirina-10-bin-amerikan-askeri-gidecek-bizi-avliyorlar</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/meksika-sinirina-10-bin-amerikan-askeri-gidecek-bizi-avliyorlar</guid>
<description><![CDATA[ ABD basını, ABD&#039;de Trump yönetiminin, güney sınırına 10 bin kadar Amerikan askerini konuşlandırılabileceğini öne sürdü. Kaliforniya Göçmen Politikaları Merkezi &#039;nden Masih Fouladi, Trump&#039;ın katı göçmen politikasının sığınma arayan insanları şey Sınır dışı edilen göçmenlerden arlos Macias, hgözaltı merkezindeki muameleye tepki göstererek &quot;Bize davranış şekilleri, bizi getirme şekilleri çok çirkin. Bizi avlıyorlar&quot; diye konuştu.ABD’nin 47. Başkanı Donald Trump, göreve gelir gelmez göçmen politikasını hayata geçirmeye başladı.
Dün akşam 1500 ABD askerinin güney sınırına konuşlandırılacağı ve bariyerlerin kurulmasına yardımcı olacakları belirtildi.
Amerikan CBS News’in aktardığına göre bu sayıda bir güncelleme yapıldı ve 10 bin kadar askerin konuşlandırılabileceği öne sürüldü.Trump&#039;ın göreve başlamasından bir gün sonra 21 Ocak tarihinde yayınlanan Gümrük ve Sınır Koruma yazısında, teşkilata yardımcı olmak üzere 10 bin asker gönderilmesi planlanıyor.
İlk etapta Kaliforniya&#039;daki San Diego ve Teksas&#039;taki El Paso&#039;ya gönderilecek olan 1500 asker, halihazırda sınırda görev yapan 2 bin 500 askere katılacak.
Notta ayrıca ABD Savunma Bakanlığı üslerinin sınır dışı edilmeyi bekleyen göçmenler için “bekletme tesisleri” olarak kullanılabileceği de belirtiliyor.Trump, yasadışı göçmenleri sınır dışı etmenin yanı sıra, mültecilerin ABD&#039;ye yerleşmesine olanak tanıyan Mülteci Kabul Programını da askıya aldı.
Mülteci başvurularını işleme koyan ABD kurumundan gelen bir notta, mültecilerin ABD&#039;ye önceden planlanmış tüm seyahatlerinin iptal edildiği de belirtildi.
Kaliforniya Göçmen Politikaları Merkezi İcra Direktörü Masih Fouladi BBC&#039;ye yaptığı açıklamada “Bu, Trump&#039;ın güvenlik, sığınma ve iltica arayan insanları şeytanlaştırmaya yönelik klasik bir oyun kitabıdır” dedi.
Fouladi, uçuşları iptal edilen 150 binden fazla Afgan olduğunu da söyledi.Sınır dışı edilen göçmenlerden biri olan Carlos Macias, 22 Ocak Çarşamba sabahı ABD&#039;den sınır dışı edilen bir grupla birlikte Tijuana&#039;ya gitti ve burada sınır dışı edilmesi sırasında ABD makamlarının kendisine yönelik muamelesini kınadı.
Reuters’a konuşan Macias, 10 yıldır Colorado&#039;da yaşıyor, ev boyacısı olarak çalışıyor ve Meksika&#039;nın Durango eyaletindeki memleketinde yaşayan anne-babası ve kardeşlerine maddi destek gönderiyordu.Meksikalı göçmen 6 Aralık 2024&#039;te, hala Joe Biden&#039;ın yetkisi altında gözaltına alındı ve 21 Ocak&#039;a kadar bir göçmen gözaltı merkezinde tutuldu; bu tarihte sabahın erken saatlerinde San Diego&#039;ya giden bir uçakla gönderildi ve nihayet Tijuana&#039;daki Chaparral sınır kapısında Meksika göçmenlik kurumuna teslim edildi.
Macias, “Sanki en kötüsüymüşüz gibi bizi bağlayıp getiriyorlar. Bize davranış şekilleri, bizi getirme şekilleri çok çirkin. Bizi avlıyorlar” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1WYqDZWJu0e_F_UanxCqPA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Meksika, sınırına, bin, Amerikan, askeri, gidecek:, Bizi, avlıyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1WYqDZWJu0e_F_UanxCqPA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Meksika sınırına 10 bin Amerikan askeri gidecek: " bizi avl><p>ABD basını, ABD'de Trump yönetiminin, güney sınırına 10 bin kadar Amerikan askerini konuşlandırılabileceğini öne sürdü. Kaliforniya Göçmen Politikaları Merkezi 'nden Masih Fouladi, Trump'ın katı göçmen politikasının sığınma arayan insanları şey Sınır dışı edilen göçmenlerden arlos Macias, hgözaltı merkezindeki muameleye tepki göstererek "Bize davranış şekilleri, bizi getirme şekilleri çok çirkin. Bizi avlıyorlar" diye konuştu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_M4HqubDsEWSsZALb7n7_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’nin 47. Başkanı Donald Trump, göreve gelir gelmez göçmen politikasını hayata geçirmeye başladı.
Dün akşam 1500 ABD askerinin güney sınırına konuşlandırılacağı ve bariyerlerin kurulmasına yardımcı olacakları belirtildi.
Amerikan CBS News’in aktardığına göre bu sayıda bir güncelleme yapıldı ve 10 bin kadar askerin konuşlandırılabileceği öne sürüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K8oyusKbD0C0tkmzNHVLXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'ın göreve başlamasından bir gün sonra 21 Ocak tarihinde yayınlanan Gümrük ve Sınır Koruma yazısında, teşkilata yardımcı olmak üzere 10 bin asker gönderilmesi planlanıyor.
İlk etapta Kaliforniya'daki San Diego ve Teksas'taki El Paso'ya gönderilecek olan 1500 asker, halihazırda sınırda görev yapan 2 bin 500 askere katılacak.
Notta ayrıca ABD Savunma Bakanlığı üslerinin sınır dışı edilmeyi bekleyen göçmenler için “bekletme tesisleri” olarak kullanılabileceği de belirtiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IG5y8n4V-EWHfKq_KzpxNQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, yasadışı göçmenleri sınır dışı etmenin yanı sıra, mültecilerin ABD'ye yerleşmesine olanak tanıyan Mülteci Kabul Programını da askıya aldı.
Mülteci başvurularını işleme koyan ABD kurumundan gelen bir notta, mültecilerin ABD'ye önceden planlanmış tüm seyahatlerinin iptal edildiği de belirtildi.
Kaliforniya Göçmen Politikaları Merkezi İcra Direktörü Masih Fouladi BBC'ye yaptığı açıklamada “Bu, Trump'ın güvenlik, sığınma ve iltica arayan insanları şeytanlaştırmaya yönelik klasik bir oyun kitabıdır” dedi.
Fouladi, uçuşları iptal edilen 150 binden fazla Afgan olduğunu da söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iYitQGmLvUGleEN8lWkVgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sınır dışı edilen göçmenlerden biri olan Carlos Macias, 22 Ocak Çarşamba sabahı ABD'den sınır dışı edilen bir grupla birlikte Tijuana'ya gitti ve burada sınır dışı edilmesi sırasında ABD makamlarının kendisine yönelik muamelesini kınadı.
Reuters’a konuşan Macias, 10 yıldır Colorado'da yaşıyor, ev boyacısı olarak çalışıyor ve Meksika'nın Durango eyaletindeki memleketinde yaşayan anne-babası ve kardeşlerine maddi destek gönderiyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sep2x38G70u6PLVk7ExJQA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meksikalı göçmen 6 Aralık 2024'te, hala Joe Biden'ın yetkisi altında gözaltına alındı ve 21 Ocak'a kadar bir göçmen gözaltı merkezinde tutuldu; bu tarihte sabahın erken saatlerinde San Diego'ya giden bir uçakla gönderildi ve nihayet Tijuana'daki Chaparral sınır kapısında Meksika göçmenlik kurumuna teslim edildi.
Macias, “Sanki en kötüsüymüşüz gibi bizi bağlayıp getiriyorlar. Bize davranış şekilleri, bizi getirme şekilleri çok çirkin. Bizi avlıyorlar” dedi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail Eurovision&amp;apos;a katılmakta ısrarlı: Temsilci, 7 Ekim saldırılarından kurtulanlardan</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-eurovisiona-katilmakta-israrli-temsilci-7-ekim-saldirilarindan-kurtulanlardan</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-eurovisiona-katilmakta-israrli-temsilci-7-ekim-saldirilarindan-kurtulanlardan</guid>
<description><![CDATA[ İsrail, geçen yılki tepkilere rağmen Eurovision şarkı yarışmasına katılmakta ısrarlı. Ülkeyi bu sene yarışmada temsil edecek isim, 7 Ekim saldırılarından kurtulanlardan biri olacak.İsrail&#039;in geçen yılki Eurovision macerası, Gazze&#039;ye yönelik saldırıları nedeniyle protestoların gölgesinde geçmişti.  Tepkilere rağmen yarışmaya katılan İsrail, bu yılki temsilcisini 7 Ekim saldırılarından kurtulanlar arasından seçti.  İSRAİL&#039;iN TEMSİLCİSİ YUVAL RAPHAEL  İsrail’in Eurovision temsilcisi, 24 yaşındaki Yuval Raphael olacak. Raphael, televizyon ekranlarında yayınlanan “Rising Star” adlı yarışmada birinci olarak Eurovision’a katılmaya hak kazandı. Yarışma sürecinde seslendirdiği şarkıları, 7 Ekim’de hayatını kaybedenlere adadığını belirten Raphael, bu yılki performansına büyük bir anlam yüklüyor.  7 Ekim&#039;deki saldırılar sırasında festivalde olan kadın, yol kenarındaki bir sığınağa saklanmış ve 8 saat boyunca kurtarılmayı beklemişti.   Şarkıcının Eurovision&#039;da seslendireceği şarkı Mart ayında belirlenecek.  PROTESTOLARININ GÖLGESİNDE EUROVİSİON 2024 Geçen yıl Eurovision öncesi birçok ülke, İsrail’in yarışmadan çıkarılmasını talep etmişti. Ancak Avrupa Yayın Birliği, İsrail’in diskalifiye edilmesi yönündeki çağrıları dikkate almadı. Tek isteği, şarkının sözlerinin gözden geçirilmesi oldu. Bunun üzerine İsrail, &quot;October Rain&quot; (Ekim Yağmuru) adlı şarkının adını ve sözlerini değiştirerek yarışmaya katıldı.  Yarışma sırasında Avrupa Yayın Birliği salona davetlilerin Filistin bayrağı ile alınmasına izin vermemiş, İsrail yarışmada hazır bulunsa da salonun dışında binlerce kişinin katılımıyla protesto edilmişti.   2025 Eurovision Şarkı Yarışması, İsviçre&#039;nin ev sahipliğinde düzenlenecek.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ucz6riFnF0aJan7EM4n1wQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, Eurovisiona, katılmakta, ısrarlı:, Temsilci, Ekim, saldırılarından, kurtulanlardan</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ucz6riFnF0aJan7EM4n1wQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail Eurovision'a katılmakta ısrarlı: Temsilci, 7 Ekim saldırılarından kurtulanlardan"><p>İsrail, geçen yılki tepkilere rağmen Eurovision şarkı yarışmasına katılmakta ısrarlı. Ülkeyi bu sene yarışmada temsil edecek isim, 7 Ekim saldırılarından kurtulanlardan biri olacak.</p><p>İsrail'in geçen yılki Eurovision macerası, Gazze'ye yönelik saldırıları nedeniyle protestoların gölgesinde geçmişti.  Tepkilere rağmen yarışmaya katılan İsrail, bu yılki temsilcisini 7 Ekim saldırılarından kurtulanlar arasından seçti.  <strong>İSRAİL'iN TEMSİLCİSİ YUVAL RAPHAEL</strong>  İsrail’in Eurovision temsilcisi, 24 yaşındaki Yuval Raphael olacak. Raphael, televizyon ekranlarında yayınlanan “Rising Star” adlı yarışmada birinci olarak Eurovision’a katılmaya hak kazandı. Yarışma sürecinde seslendirdiği şarkıları, 7 Ekim’de hayatını kaybedenlere adadığını belirten Raphael, bu yılki performansına büyük bir anlam yüklüyor.  7 Ekim'deki saldırılar sırasında festivalde olan kadın, yol kenarındaki bir sığınağa saklanmış ve 8 saat boyunca kurtarılmayı beklemişti.   Şarkıcının Eurovision'da seslendireceği şarkı Mart ayında belirlenecek.  <strong>PROTESTOLARININ GÖLGESİNDE EUROVİSİON 2024 </strong></p><p>Geçen yıl Eurovision öncesi birçok ülke, İsrail’in yarışmadan çıkarılmasını talep etmişti. Ancak Avrupa Yayın Birliği, İsrail’in diskalifiye edilmesi yönündeki çağrıları dikkate almadı. Tek isteği, şarkının sözlerinin gözden geçirilmesi oldu. Bunun üzerine İsrail, "October Rain" (Ekim Yağmuru) adlı şarkının adını ve sözlerini değiştirerek yarışmaya katıldı.  Yarışma sırasında Avrupa Yayın Birliği salona davetlilerin Filistin bayrağı ile alınmasına izin vermemiş, İsrail yarışmada hazır bulunsa da salonun dışında binlerce kişinin katılımıyla protesto edilmişti.   2025 Eurovision Şarkı Yarışması, İsviçre'nin ev sahipliğinde düzenlenecek. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ateşkesi unuttular! İsrail tankları Gazze&amp;apos;nin kuzeyindeki Refah&amp;apos;ta 2 Filistinli&amp;apos;yi öldürdü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ateskesi-unuttular-israil-tanklari-gazzenin-kuzeyindeki-refahta-2-filistinliyi-oeldurdu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ateskesi-unuttular-israil-tanklari-gazzenin-kuzeyindeki-refahta-2-filistinliyi-oeldurdu</guid>
<description><![CDATA[ Gazze Sivil Savunması, İsrail güçlerinin Gazze&#039;nin kuzeyindeki Refah&#039;ta 2 Filistinli’yi öldürdüğünü açıkladı. Saldırı pazar günü uygulamaya geçen ateşkese rağmen gerçekleşti.Reuters haber ajansının bildirdiğine göre Gazze Sivil Savunması, İsrail tankının Gazze&#039;nin kuzeyindeki Refah bölgesinde 2 Filistinli’yi öldürdüğünü açıkladı.
Saldırı, İsrail ve Hamas, arasında geçtiğimiz pazar günü yürürlüğe giren bir ateşkes anlaşmasına rağmen gerçekleşti.Filistinli Wafa haber ajansının bildirdiğine göre, İsrail ordusu bugün işgal altındaki Batı Şeria&#039;nın Cenin kentine baskınlarını da sürdürdü.
İsrail askerleri bölgedeki evleri ateşe verdi.
Kundaklama saldırıları Cenin mülteci kampındaki birkaç evi ve El Asir Camii yakınlarındaki bir evi kapsıyor.Saldırılar, İsrail&#039;in 12 kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına neden olan Cenin ve çevresindeki bölgelere düzenlediği baskının üçüncü gününde meydana geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SXFR71FjY066I2AWgg26bQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 20:33:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ateşkesi, unuttular, İsrail, tankları, Gazzenin, kuzeyindeki, Refahta, Filistinliyi, öldürdü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SXFR71FjY066I2AWgg26bQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ateşkesi unuttular! İsrail tankları Gazze'nin kuzeyindeki Refah'ta 2 Filistinli'yi öldürdü"><p>Gazze Sivil Savunması, İsrail güçlerinin Gazze'nin kuzeyindeki Refah'ta 2 Filistinli’yi öldürdüğünü açıkladı. Saldırı pazar günü uygulamaya geçen ateşkese rağmen gerçekleşti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ezOXXd14u0mSrF7eKlVelA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Reuters haber ajansının bildirdiğine göre Gazze Sivil Savunması, İsrail tankının Gazze'nin kuzeyindeki Refah bölgesinde 2 Filistinli’yi öldürdüğünü açıkladı.
Saldırı, İsrail ve Hamas, arasında geçtiğimiz pazar günü yürürlüğe giren bir ateşkes anlaşmasına rağmen gerçekleşti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ulJfSrCF_EO5QUf0HMoizg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Filistinli Wafa haber ajansının bildirdiğine göre, İsrail ordusu bugün işgal altındaki Batı Şeria'nın Cenin kentine baskınlarını da sürdürdü.
İsrail askerleri bölgedeki evleri ateşe verdi.
Kundaklama saldırıları Cenin mülteci kampındaki birkaç evi ve El Asir Camii yakınlarındaki bir evi kapsıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9Gy2n5Hhdkewm1Cgqk1NKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Saldırılar, İsrail'in 12 kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına neden olan Cenin ve çevresindeki bölgelere düzenlediği baskının üçüncü gününde meydana geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DTYQPhi1e0K8z9Yd_4vipA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail ordusunun Refah&amp;apos;ta bıraktığı yıkım görüntülendi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-ordusunun-refahta-biraktigi-yikim-goeruntulendi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-ordusunun-refahta-biraktigi-yikim-goeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de tam 471 gün sonra silahlar sustu. Ateşkes planlanan zamandan yaklaşık 3 saat sonra, dün saat 12.15&#039;te resmen başladı. Ateşkesin ardından Refah kentinin saldırılardan önceki ve sonraki hali, yıkımın boyutunu ortaya koydu.... ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jx0Su7nrdkef4rnLo8-eZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, ordusunun, Refahta, bıraktığı, yıkım, görüntülendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jx0Su7nrdkef4rnLo8-eZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail ordusunun Refah'ta bıraktığı yıkım görüntülendi"><p>Gazze'de tam 471 gün sonra silahlar sustu. Ateşkes planlanan zamandan yaklaşık 3 saat sonra, dün saat 12.15'te resmen başladı. Ateşkesin ardından Refah kentinin saldırılardan önceki ve sonraki hali, yıkımın boyutunu ortaya koydu....</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Los Angeles yangınlarında itfaiyeci kılığına giren iki kişi gözaltına alındı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/los-angeles-yanginlarinda-itfaiyeci-kiligina-giren-iki-kisi-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/los-angeles-yanginlarinda-itfaiyeci-kiligina-giren-iki-kisi-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Oregon eyaletinden iki kişi, Los Angeles&#039;taki Palisades yangınında itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındı. Yetkililer, araçlarındaki sahte itfaiye ekipmanları ve yanlış bilgi verdikleri için ikiliye suç duyurusunda bulundu.ABD’nin Oregon eyaletinde 2 kişi Los Angeles yangınlarında itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındı.Los Angeles polisinden yapılan açıklamada, Palisades yangınında 2 kişinin itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındığı ifade edildi.Açıklamada, “Bir devriye birimi, itfaiye personeliyle birlikte Palisades yangın alanından geçiyordu ve meşru görünmeyen bir itfaiye aracı gözlemledi.Kamyonun iki yolcusuyla temas kuran şerif yardımcıları, her ikisinin de koruma kıyafeti giydiğini fark etti. Araçtakiler Oregon&#039;daki ‘Roaring River İtfaiye Departmanı’ndan olduklarını iddia ettiler.Ekipler, departman adının yasal bir kurum olmadığını ve kamyonun bir açık artırmadan satın alındığını öğrendi. Araçtaki iki kişinin üzerinde CAL-Fire tişörtleri, kaskları ve telsizleri vardı.İkili 17 Ocak 2025 Cuma günü tahliye bölgesinde olduklarını itiraf etti. Polis memurları 31 yaşındaki Dustin Nehl ve 44 yaşındaki Jennifer Nehl&#039;i itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına aldı” denildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PNKOcBC9LEOKv6apXfqhuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Los, Angeles, yangınlarında, itfaiyeci, kılığına, giren, iki, kişi, gözaltına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PNKOcBC9LEOKv6apXfqhuA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Los Angeles yangınlarında itfaiyeci kılığına giren iki kişi gözaltına alındı"><p>ABD'nin Oregon eyaletinden iki kişi, Los Angeles'taki Palisades yangınında itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındı. Yetkililer, araçlarındaki sahte itfaiye ekipmanları ve yanlış bilgi verdikleri için ikiliye suç duyurusunda bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/de4rKx9FckSE4seB_rmt3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’nin Oregon eyaletinde 2 kişi Los Angeles yangınlarında itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wZPXBcNcUECwqGijj77K7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Los Angeles polisinden yapılan açıklamada, Palisades yangınında 2 kişinin itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındığı ifade edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vGXueT8T20inSoZm3HfkQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Açıklamada, “Bir devriye birimi, itfaiye personeliyle birlikte Palisades yangın alanından geçiyordu ve meşru görünmeyen bir itfaiye aracı gözlemledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rwNEYf88KkCpFhlubVIy3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kamyonun iki yolcusuyla temas kuran şerif yardımcıları, her ikisinin de koruma kıyafeti giydiğini fark etti. Araçtakiler Oregon'daki ‘Roaring River İtfaiye Departmanı’ndan olduklarını iddia ettiler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6RA8CBj-QkapUSEUL3h5yw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ekipler, departman adının yasal bir kurum olmadığını ve kamyonun bir açık artırmadan satın alındığını öğrendi. Araçtaki iki kişinin üzerinde CAL-Fire tişörtleri, kaskları ve telsizleri vardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/agnsn_RkKU-dmP6fCI2pQg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İkili 17 Ocak 2025 Cuma günü tahliye bölgesinde olduklarını itiraf etti. Polis memurları 31 yaşındaki Dustin Nehl ve 44 yaşındaki Jennifer Nehl'i itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına aldı” denildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sınırda gerilim büyüyor: Kuzey Kore korkusu &amp;quot;Demir Kubbe&amp;quot; geliştirtti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/sinirda-gerilim-buyuyor-kuzey-kore-korkusu-demir-kubbe-gelistirtti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/sinirda-gerilim-buyuyor-kuzey-kore-korkusu-demir-kubbe-gelistirtti</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi (DAPA), Kuzey Kore tehdidine karşı İsrail&#039;in Demir Kubbe&#039;sine benzer bir yerli füze savunma sisteminin geliştirilmeye başlandığını açıkladı. Kuzey Kore, geçtiğimiz ağustos ayında 250 yeni tip taktik balistik füze rampasının sınır bölgesindeki askeri birliklere konuşlandırıldığını açıklamıştı.Kuzey Kore’nin ardı ardına gerçekleştirdiği füze denemeleri Kore Yarımadası ve çevresinde güvenlik endişelerini artırırken, Güney Kore’den yeni bir savunma hamlesi geldi.Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi’nden (DAPA) yapılan açıklamada, İsrail&#039;in Demir Kubbe&#039;sine benzer bir yerli füze savunma sisteminin geliştirilmeye başlandığı bildirildi.Pyongyang’ın saldırılarını önlemeyi amaçlayan Alçak İrtifa Füze Savunma Sistemi (LAMD) için 2028&#039;e kadar 479,8 milyar won (yaklaşık 329 milyon dolar) harcanacağı belirtilen açıklamada, projeye devlete ait Savunma Geliştirme Ajansı’nın (ADD) yanı sıra LIG Nex1, Hanwha Aerospace ve Hanwha Systems gibi savunma şirketlerinin destek vereceği aktarıldı.LAMD’in, kullanıma girdiğinde önemli askeri tesislerin Kuzey Kore tehdidine karşı savunulmasına yardımcı olacağı kaydedildi.  KUZEY KORE SINIRA FÜZE YIĞDIKuzey Kore, geçtiğimiz Ağustos ayında 250 yeni tip taktik balistik füze rampasının sınır bölgesindeki askeri birliklere konuşlandırıldığını açıklamıştı.Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, gelişmeyi “ülkenin prestijini önemli ölçüde arttıran bir başka kararlı adım” olarak nitelendirerek silah sistemlerinin ülkesinin egemenliğini ve barışı savunma görevini layıkıyla yerine getireceğini söylemişti.Kuzey Kore’nin adımının başkent Seul bölgesi için güvenlik riski oluşturduğu yorumları yapılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ngx-sEAEukOwllIoiielyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sınırda, gerilim, büyüyor:, Kuzey, Kore, korkusu, Demir, Kubbe, geliştirtti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ngx-sEAEukOwllIoiielyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sınırda gerilim büyüyor: Kuzey Kore korkusu " demir kubbe geli><p>Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi (DAPA), Kuzey Kore tehdidine karşı İsrail'in Demir Kubbe'sine benzer bir yerli füze savunma sisteminin geliştirilmeye başlandığını açıkladı. Kuzey Kore, geçtiğimiz ağustos ayında 250 yeni tip taktik balistik füze rampasının sınır bölgesindeki askeri birliklere konuşlandırıldığını açıklamıştı.</p><p>Kuzey Kore’nin ardı ardına gerçekleştirdiği füze denemeleri Kore Yarımadası ve çevresinde güvenlik endişelerini artırırken, Güney Kore’den yeni bir savunma hamlesi geldi.</p><p>Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi’nden (DAPA) yapılan açıklamada, İsrail'in Demir Kubbe'sine benzer bir yerli füze savunma sisteminin geliştirilmeye başlandığı bildirildi.</p><p>Pyongyang’ın saldırılarını önlemeyi amaçlayan Alçak İrtifa Füze Savunma Sistemi (LAMD) için 2028'e kadar 479,8 milyar won (yaklaşık 329 milyon dolar) harcanacağı belirtilen açıklamada, projeye devlete ait Savunma Geliştirme Ajansı’nın (ADD) yanı sıra LIG Nex1, Hanwha Aerospace ve Hanwha Systems gibi savunma şirketlerinin destek vereceği aktarıldı.</p><p>LAMD’in, kullanıma girdiğinde önemli askeri tesislerin Kuzey Kore tehdidine karşı savunulmasına yardımcı olacağı kaydedildi.  <strong>KUZEY KORE SINIRA FÜZE YIĞDI</strong></p><p>Kuzey Kore, geçtiğimiz Ağustos ayında 250 yeni tip taktik balistik füze rampasının sınır bölgesindeki askeri birliklere konuşlandırıldığını açıklamıştı.</p><p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, gelişmeyi “ülkenin prestijini önemli ölçüde arttıran bir başka kararlı adım” olarak nitelendirerek silah sistemlerinin ülkesinin egemenliğini ve barışı savunma görevini layıkıyla yerine getireceğini söylemişti.</p><p>Kuzey Kore’nin adımının başkent Seul bölgesi için güvenlik riski oluşturduğu yorumları yapılmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kapıdan geçmek hafızayı siliyor: &amp;quot;Kapı Eşiği Etkisi&amp;quot; nedir?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kapidan-gecmek-hafizayi-siliyor-kapi-esigi-etkisi-nedir</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kapidan-gecmek-hafizayi-siliyor-kapi-esigi-etkisi-nedir</guid>
<description><![CDATA[ Hiç başka bir odaya geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz oldu mu? Mutfakta bir şey almak için kalktınız, ancak mutfağa vardığınızda neden orada olduğunuzu hatırlamıyorsunuz. Bilim insanları bu durumu, “kapı eşiği etkisi” ya da “konum güncelleme etkisi” adı verilen ilginç bir nörolojik durumla açıklıyor.  Peki &quot;Kapı Eşiği Etkisi&quot; nedir?Bir odadan diğerine geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz anlar, bilimsel bir açıklamaya dayanıyor. &quot;Kapı aralığı etkisi&quot; adı verilen bu durum, beynimizin hafızayı nasıl işlediğine dair çarpıcı detaylar sunuyor.Notre Dame Üniversitesi&#039;nde 2011 yılında yapılan bir araştırma, kapı aralığı etkisinin hafızamızı nasıl etkilediğini anlamaya yönelik önemli bulgular ortaya koydu.
Araştırmaya göre, bir odadan diğerine geçtiğimizde, beynimiz o anda taşıdığı bilgileri yeni bir bölüme ayırıyor. Bu, “olay ufku modeli” olarak adlandırılan bir mekanizmanın devreye girmesiyle gerçekleşiyor.
Araştırmacılardan Gabriel Radvansky, kapılardan geçmenin zihnimizde bir “olay sınırı” işlevi gördüğünü ve anıları farklı bölümlere ayırdığını belirtiyor. Bu, o anda yaptığınız işi unutmanıza neden olabiliyor.2014 yılında yapılan bir başka çalışmada, ilginç bir bulgu daha ortaya çıktı: Kapı aralığı etkisi, fiziksel bir kapı olmasa bile ortaya çıkabiliyor. Araştırmacılar, sadece bir kapı aralığından geçtiğinizi hayal etmenin bile hafızayı etkilediğini keşfetti. Bu, beynimizin algısal bilgiye değil, zihinsel bağlam değişikliklerine göre çalıştığını gösteriyor.Ancak, kapı aralığı etkisi her zaman tutarlı bir şekilde görülmeyebilir. 2021 yılında yapılan bir başka çalışmada, katılımcılar sanal bir ortamda odalar arasında gezinirken hafıza testlerine tabi tutuldu. İlk deneyde, kapıların hafıza üzerinde bir etkisi olmadığı gözlemlendi.
Ancak ikinci deneyde, katılımcılar bir yandan sayma gibi ek bir görevle meşgul edildiğinde kapı aralığı etkisi daha sık ortaya çıktı.
Bu, hafızanın sadece bağlam değişikliğiyle değil, zihinsel yükle de doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.Psikolog Tom Stafford, bu etkilerin yalnızca fiziksel geçişlerden değil, zihinsel ortam değişikliklerinden de kaynaklandığını belirtiyor. Ona göre, bir odadan diğerine geçerken bir planın parçalarını hatırlamaya çalışmak, dikkatin dağılmasına neden oluyor.
&quot;Kapı eşiği etkisi, çevirdiğiniz tabaklardan birinin düştüğü o an gibidir,&quot; diyen Stafford, dikkatimizin bölünmesiyle küçük ama önemli detayların unutulabileceğine dikkat çekiyor.
Bir dahaki sefere, bir kapıdan geçerken aklınızdakini unuttuğunuzda, belki de beyninizin bağlam değiştirmeye çalıştığını hatırlayın! ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjpIpjxYZUS4ISmgavUiRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kapıdan, geçmek, hafızayı, siliyor:, Kapı, Eşiği, Etkisi, nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjpIpjxYZUS4ISmgavUiRg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kapıdan geçmek hafızayı siliyor: " kap e etkisi nedir><p>Hiç başka bir odaya geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz oldu mu? Mutfakta bir şey almak için kalktınız, ancak mutfağa vardığınızda neden orada olduğunuzu hatırlamıyorsunuz. Bilim insanları bu durumu, “kapı eşiği etkisi” ya da “konum güncelleme etkisi” adı verilen ilginç bir nörolojik durumla açıklıyor.  Peki "Kapı Eşiği Etkisi" nedir?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/su70al8BokuUvopxvkEuoA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir odadan diğerine geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz anlar, bilimsel bir açıklamaya dayanıyor. "Kapı aralığı etkisi" adı verilen bu durum, beynimizin hafızayı nasıl işlediğine dair çarpıcı detaylar sunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SjT_Z1tehk6qMP3vUnIxJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Notre Dame Üniversitesi'nde 2011 yılında yapılan bir araştırma, kapı aralığı etkisinin hafızamızı nasıl etkilediğini anlamaya yönelik önemli bulgular ortaya koydu.
Araştırmaya göre, bir odadan diğerine geçtiğimizde, beynimiz o anda taşıdığı bilgileri yeni bir bölüme ayırıyor. Bu, “olay ufku modeli” olarak adlandırılan bir mekanizmanın devreye girmesiyle gerçekleşiyor.
Araştırmacılardan Gabriel Radvansky, kapılardan geçmenin zihnimizde bir “olay sınırı” işlevi gördüğünü ve anıları farklı bölümlere ayırdığını belirtiyor. Bu, o anda yaptığınız işi unutmanıza neden olabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EH6Ge9a9x0irDx3sZcDtXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2014 yılında yapılan bir başka çalışmada, ilginç bir bulgu daha ortaya çıktı: Kapı aralığı etkisi, fiziksel bir kapı olmasa bile ortaya çıkabiliyor. Araştırmacılar, sadece bir kapı aralığından geçtiğinizi hayal etmenin bile hafızayı etkilediğini keşfetti. Bu, beynimizin algısal bilgiye değil, zihinsel bağlam değişikliklerine göre çalıştığını gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IGpGuZbrlU-z30YOs2Gizg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak, kapı aralığı etkisi her zaman tutarlı bir şekilde görülmeyebilir. 2021 yılında yapılan bir başka çalışmada, katılımcılar sanal bir ortamda odalar arasında gezinirken hafıza testlerine tabi tutuldu. İlk deneyde, kapıların hafıza üzerinde bir etkisi olmadığı gözlemlendi.
Ancak ikinci deneyde, katılımcılar bir yandan sayma gibi ek bir görevle meşgul edildiğinde kapı aralığı etkisi daha sık ortaya çıktı.
Bu, hafızanın sadece bağlam değişikliğiyle değil, zihinsel yükle de doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ENIOyquxb0-vCJZDvt9wNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Psikolog Tom Stafford, bu etkilerin yalnızca fiziksel geçişlerden değil, zihinsel ortam değişikliklerinden de kaynaklandığını belirtiyor. Ona göre, bir odadan diğerine geçerken bir planın parçalarını hatırlamaya çalışmak, dikkatin dağılmasına neden oluyor.
"Kapı eşiği etkisi, çevirdiğiniz tabaklardan birinin düştüğü o an gibidir," diyen Stafford, dikkatimizin bölünmesiyle küçük ama önemli detayların unutulabileceğine dikkat çekiyor.
Bir dahaki sefere, bir kapıdan geçerken aklınızdakini unuttuğunuzda, belki de beyninizin bağlam değiştirmeye çalıştığını hatırlayın!</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Koyun sürüsü gibi değiller”: Acemi Kuzey Kore askerleri, Ukrayna birlikleri karşısında nasıl bir sınav veriyor?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/koyun-surusu-gibi-degiller-acemi-kuzey-kore-askerleri-ukrayna-birlikleri-karsisinda-nasil-bir-sinav-veriyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/koyun-surusu-gibi-degiller-acemi-kuzey-kore-askerleri-ukrayna-birlikleri-karsisinda-nasil-bir-sinav-veriyor</guid>
<description><![CDATA[ Ukraynalı askerler, Rus ordusu saflarında savaşa dahil olan Kuzeey Kore birlikleri ile karşılaşma anlarını anlattı. Öldürülen Kuzey Kore askerlerinin üzerinden çıkan notlar, birliklerin ağır kayıplar verseler de yüksek motivasyonlu, organize, iyi eğitimli ve Rus piyadelerinden daha iyi donanımlı olduklarına dair bir resim çiziyor.“Direnmek nafile.” “Teslim olun.” “Etrafınız sarıldı.”
Bu ifadeler, Ukraynalı askerlerin bu ay ölen bir Kuzey Koreli askerin üzerinden çıkardıkları yıpranmış bir kâğıt parçasının üzerine kaba Rusça çevirileriyle birlikte Korece olarak basılmıştı.
Kağıtlar, Rusya&#039;nın yeni müttefiklerini cephede saldırıları sırasında Ukraynalı esirleri almaya nasıl hazırladığına dair dikkate değer bir fikir veriyor.
Ukraynalı askerler, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın son küresel tırmanışında, son haftalarda mevzilerine saldıran binlerce Kuzey Koreli askeri daha iyi anlamak için bu tür belgeleri ve savaş alanından kurtardıkları diğer eşyaları kullanıyorlar.Bu belgeler ve Ukraynalı askerlerin Kuzey Kore güçleriyle karşılaşmalarına ilişkin anlattıkları, Kuzey Kore birliklerinin, ağır kayıplar verseler de yüksek motivasyonlu, organize, iyi eğitimli ve Rus piyadelerinden daha iyi donanımlı olduklarına dair bir resim çiziyor.
Amerikan The Washington Post’a konuşan Ukrayna özel kuvvetler birlikleri, Kim&#039;e atfedilen el yazması yeni yıl mektuplarının yanı sıra son haftalarda ölen Kuzey Koreli askerlerden alınan vücut zırhı, ekipman, ilk yardım kitleri, askeri kimlikler, bir kürek, Ukrayna yapımı bir bıçak ve iki modern Rus saldırı tüfeği ile birlikte 23 Korece ve Rusça ifadenin listesini gösterdi.
Ukrayna 8. Özel Harekat Kuvvetleri Alayı 1. Tabur üyesi 31 yaşındaki Vlad, Rusya&#039;nın müttefiklerini savaşa hazırlarken “misafir için en iyisi” zihniyetini izlediğini söyledi.
Vlad, “Rusların donanımı çok daha zayıftı. Ruslar Kuzey Korelilere hava atmaya çalıştılar” dedi.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, bu ay yaptığı açıklamada son haftalarda 4 bin kadar Kuzey Kore askerinin öldürüldüğünü ya da yaralandığını ve sadece iki kişinin sağ ele geçirildiğini söyledi. Her iki kişi de yaralı olarak Kiev&#039;de gözetim altına alındı ve Zelenski, yaralıların sorgulanmakta ve tedavi edilmekte olduğunu söyledi.
Kuzey Kore saldırıları şu ana kadar Rusya&#039;nın batısındaki Kursk bölgesinde, Ukrayna birliklerinin geçen yılın ağustos ayından bu yana kontrol ettiği küçük bir bölgede sınırlı kaldı.
Ukraynalı birlikler, haftalar süren aralıksız saldırıların ardından son günlerde Kuzey Kore birliklerinin, Rus saldırıları devam ederken bile savaş alanında neredeyse hiç görünmediğini söylüyor.
Geçen ay Kuzey Kore birlikleriyle sekiz saat süren bir çatışmaya giren özel kuvvetler taburundaki bir başka asker olan 25 yaşındaki Vitalii, “Yaralarını sarıyorlar” dedi.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un&#039;un mesajlarını içeren el yazısıyla yazılmış iki sayfa 31 Aralık ve 1 Ocak tarihlerini taşıyor.Mesajlardan birinde “Anavatandan çok uzakta, yürek parçalayıcı fedakârlıklar ve pahalı savaş zaferlerinin sevinçlerini, birçok asil savaş deneyimini, gerçek yoldaşlık ve vatanseverliğin paha biçilmez duygusunu yaşadınız” deniyordu.
Mektupta ayrıca şu ifadeler yer alıyordu: “Adanmışlığınız ve yorulmak bilmeyen çabalarınız için minnettarlığımı ifade edecek ve sizi cesaretlendirecek kelimeleri nasıl bulacağımı bile bilmiyorum. Sizi gerçekten özlüyorum yoldaşlar.”
Geçtiğimiz hafta bir askerde bulunan ayrı bir küçük kitapçık, vatansever Kuzey Kore şarkılarının el yazısıyla yazılmış sözleriyle doluydu. Sözlerden birinde &quot;Kaderim her zaman anavatanla paylaşılır&quot; yazıyordu.Askerlerin görev sırasında ceplerinde bu mesajları taşımaları, Ukraynalı askerlere, çoğunlukla yüksek maaşlar karşılığında sözleşmeli olarak savaşan Rus askerlerinden çok daha ideolojik olarak motive olduklarını düşündürdü.
Kuzey Kore birlikleri geçen ay ilk kez savaş alanına çıktığında, Ukraynalı askerler büyük gruplar halinde nasıl hareket ettikleri ve Ukraynalı insansız hava araçlarından saklanmaya bile çalışmadıkları karşısında şaşkına dönmüştü. Birçoğu bu ilk dalgalarda kolayca öldürüldü, ancak Ukraynalılar, sonraki çatışmalarda yeni gelenlerin savaşa hazır, fiziksel olarak formda ve yetenekli nişancılar olduğunu kanıtladıklarını söyledi.Aralık ayının ortalarında Vitalii ve taburundan sekiz asker, iki görevle Kursk&#039;a gönderildi: birincisi, ağaç hattı boyunca Ukrayna mevzilerinin kontrolünü sağlamak; diğeri ise bir Kuzey Koreliyi esir almaktı.
İçeri giren 24 yaşındaki Dmytro, 20 metre uzaklıktaki Kuzey Kore birlikleriyle görsel temas kurdu ve ateş etti.
Sonraki sekiz saat boyunca, karla uyum sağlamak için beyaz kamuflaj giyen Kuzey Korelilerin karşılık vermeyi bırakmadıklarını söyledi.
Ukraynalılar, Korece emir veren belirgin bir ses duyabiliyorlardı, “Tonu zaman zaman daha da çaresizleşiyordu” dediler. Sadece bir kez, &quot;Dur! Gitme!&quot; diye bağıran bir Rus sesi duydular.
Savaşa katılan askerler, daha önce Kursk&#039;ta başka Ukrayna mevzilerini ele geçiren Kuzey Kore birliklerinin, mevzideki 9 Ukr ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/biwQsh_6NEauX4_YE0IThw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>“Koyun, sürüsü, gibi, değiller”:, Acemi, Kuzey, Kore, askerleri, Ukrayna, birlikleri, karşısında, nasıl, bir, sınav, veriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/biwQsh_6NEauX4_YE0IThw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="“Koyun sürüsü gibi değiller”: Acemi Kuzey Kore askerleri, Ukrayna birlikleri karşısında nasıl bir sınav veriyor?"><p>Ukraynalı askerler, Rus ordusu saflarında savaşa dahil olan Kuzeey Kore birlikleri ile karşılaşma anlarını anlattı. Öldürülen Kuzey Kore askerlerinin üzerinden çıkan notlar, birliklerin ağır kayıplar verseler de yüksek motivasyonlu, organize, iyi eğitimli ve Rus piyadelerinden daha iyi donanımlı olduklarına dair bir resim çiziyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mjU3kVESrUe83X3MpK2aYA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Direnmek nafile.” “Teslim olun.” “Etrafınız sarıldı.”
Bu ifadeler, Ukraynalı askerlerin bu ay ölen bir Kuzey Koreli askerin üzerinden çıkardıkları yıpranmış bir kâğıt parçasının üzerine kaba Rusça çevirileriyle birlikte Korece olarak basılmıştı.
Kağıtlar, Rusya'nın yeni müttefiklerini cephede saldırıları sırasında Ukraynalı esirleri almaya nasıl hazırladığına dair dikkate değer bir fikir veriyor.
Ukraynalı askerler, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın son küresel tırmanışında, son haftalarda mevzilerine saldıran binlerce Kuzey Koreli askeri daha iyi anlamak için bu tür belgeleri ve savaş alanından kurtardıkları diğer eşyaları kullanıyorlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wv6Kd--BH0-TOBpEAZAMKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu belgeler ve Ukraynalı askerlerin Kuzey Kore güçleriyle karşılaşmalarına ilişkin anlattıkları, Kuzey Kore birliklerinin, ağır kayıplar verseler de yüksek motivasyonlu, organize, iyi eğitimli ve Rus piyadelerinden daha iyi donanımlı olduklarına dair bir resim çiziyor.
Amerikan The Washington Post’a konuşan Ukrayna özel kuvvetler birlikleri, Kim'e atfedilen el yazması yeni yıl mektuplarının yanı sıra son haftalarda ölen Kuzey Koreli askerlerden alınan vücut zırhı, ekipman, ilk yardım kitleri, askeri kimlikler, bir kürek, Ukrayna yapımı bir bıçak ve iki modern Rus saldırı tüfeği ile birlikte 23 Korece ve Rusça ifadenin listesini gösterdi.
Ukrayna 8. Özel Harekat Kuvvetleri Alayı 1. Tabur üyesi 31 yaşındaki Vlad, Rusya'nın müttefiklerini savaşa hazırlarken “misafir için en iyisi” zihniyetini izlediğini söyledi.
Vlad, “Rusların donanımı çok daha zayıftı. Ruslar Kuzey Korelilere hava atmaya çalıştılar” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xUEs4upKZUqh6IiLMh_GEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, bu ay yaptığı açıklamada son haftalarda 4 bin kadar Kuzey Kore askerinin öldürüldüğünü ya da yaralandığını ve sadece iki kişinin sağ ele geçirildiğini söyledi. Her iki kişi de yaralı olarak Kiev'de gözetim altına alındı ve Zelenski, yaralıların sorgulanmakta ve tedavi edilmekte olduğunu söyledi.
Kuzey Kore saldırıları şu ana kadar Rusya'nın batısındaki Kursk bölgesinde, Ukrayna birliklerinin geçen yılın ağustos ayından bu yana kontrol ettiği küçük bir bölgede sınırlı kaldı.
Ukraynalı birlikler, haftalar süren aralıksız saldırıların ardından son günlerde Kuzey Kore birliklerinin, Rus saldırıları devam ederken bile savaş alanında neredeyse hiç görünmediğini söylüyor.
Geçen ay Kuzey Kore birlikleriyle sekiz saat süren bir çatışmaya giren özel kuvvetler taburundaki bir başka asker olan 25 yaşındaki Vitalii, “Yaralarını sarıyorlar” dedi.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un mesajlarını içeren el yazısıyla yazılmış iki sayfa 31 Aralık ve 1 Ocak tarihlerini taşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-TN6PZzHrkKoeBkeQzxP1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mesajlardan birinde “Anavatandan çok uzakta, yürek parçalayıcı fedakârlıklar ve pahalı savaş zaferlerinin sevinçlerini, birçok asil savaş deneyimini, gerçek yoldaşlık ve vatanseverliğin paha biçilmez duygusunu yaşadınız” deniyordu.
Mektupta ayrıca şu ifadeler yer alıyordu: “Adanmışlığınız ve yorulmak bilmeyen çabalarınız için minnettarlığımı ifade edecek ve sizi cesaretlendirecek kelimeleri nasıl bulacağımı bile bilmiyorum. Sizi gerçekten özlüyorum yoldaşlar.”
Geçtiğimiz hafta bir askerde bulunan ayrı bir küçük kitapçık, vatansever Kuzey Kore şarkılarının el yazısıyla yazılmış sözleriyle doluydu. Sözlerden birinde "Kaderim her zaman anavatanla paylaşılır" yazıyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ynxhM8ZYakWS7iKmPOjVsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Askerlerin görev sırasında ceplerinde bu mesajları taşımaları, Ukraynalı askerlere, çoğunlukla yüksek maaşlar karşılığında sözleşmeli olarak savaşan Rus askerlerinden çok daha ideolojik olarak motive olduklarını düşündürdü.
Kuzey Kore birlikleri geçen ay ilk kez savaş alanına çıktığında, Ukraynalı askerler büyük gruplar halinde nasıl hareket ettikleri ve Ukraynalı insansız hava araçlarından saklanmaya bile çalışmadıkları karşısında şaşkına dönmüştü. Birçoğu bu ilk dalgalarda kolayca öldürüldü, ancak Ukraynalılar, sonraki çatışmalarda yeni gelenlerin savaşa hazır, fiziksel olarak formda ve yetenekli nişancılar olduğunu kanıtladıklarını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2gGepB6K4kWr3vhxGVjLNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aralık ayının ortalarında Vitalii ve taburundan sekiz asker, iki görevle Kursk'a gönderildi: birincisi, ağaç hattı boyunca Ukrayna mevzilerinin kontrolünü sağlamak; diğeri ise bir Kuzey Koreliyi esir almaktı.
İçeri giren 24 yaşındaki Dmytro, 20 metre uzaklıktaki Kuzey Kore birlikleriyle görsel temas kurdu ve ateş etti.
Sonraki sekiz saat boyunca, karla uyum sağlamak için beyaz kamuflaj giyen Kuzey Korelilerin karşılık vermeyi bırakmadıklarını söyledi.
Ukraynalılar, Korece emir veren belirgin bir ses duyabiliyorlardı, “Tonu zaman zaman daha da çaresizleşiyordu” dediler. Sadece bir kez, "Dur! Gitme!" diye bağıran bir Rus sesi duydular.
Savaşa katılan askerler, daha önce Kursk'ta başka Ukrayna mevzilerini ele geçiren Kuzey Kore birliklerinin, mevzideki 9 Ukraynalı özel kuvvet askeri ve dört piyadenin direnişi karşısında şaşkın göründüklerini söyledi. Ancak Kuzey Koreliler de şiddetli ve saldırgan bir şekilde savaşarak gelişmiş savaş taktikleri sergilediler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pBL_OUjAtE-KJTcbttWjKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukraynalı askerler Vitalii ve Volodymyr, sonunda yakalayabileceklerine inandıkları bir askeri tespit ettiler. Onu vurup yaraladılar, sonra Vitalii onu Ukrayna mevzisine sürükledi, burada bir sağlık görevlisi onu stabilize etti. Dört saat boyunca onu hayatta tuttular, ilk Kuzey Koreli savaş esirleri olmasını umdular.
Ancak Ukraynalılar o günün ilerleyen saatlerinde geri çekilirken, Kuzey Koreliler tekrar saldırdı. İnsansız hava araçları, top mermileri ve silah ateşi altında kaotik bir geri çekilme sırasında, esirleri ve Ukraynalı askerlerden biri öldürüldü. 
Askerler, cesedin yerli ve yabancı yetkililer tarafından ilgiyle incelendiğini belirterek, hem İngiliz hem de Güney Koreli yetkililerin, Kuzey Kore'nin savaş alanındaki varlığına dair DNA kanıtı bulmak için cesetten örnek aldığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HcePFrkMtUWPlNlwOvgvnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Savaşa katılan özel kuvvetler grubunun komutanı 30 yaşındaki Viktor, gruplarının o zamandan beri doğrudan Kuzey Kore askerleriyle karşılaşmadığını ancak savaş alanına nasıl "uyum sağladıklarını" görebildiklerini söyledi.
Viktor, "Daha akıllı olmaya çalışıyorlar, bir noktada koyun sürüsü gibi olmaya çalışmıyorlar" dedi.
Kuzey Kore belgelerinin ayrı bir bölümü, birliklerin savaş deneyimlerini ayrıntılı olarak kaydettiğini ve savaş alanındaki deneyimlerini yeni teknolojileri daha iyi anlamak için kullandıklarını gösteriyor. Ukrayna, Pyongyang'ın bu fırsatı Batı ile olası gelecekteki çatışmalar için pratik savaş alanı deneyimi kazanma şansı olarak değerlendirdiği konusunda uyardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EBpjfRdpOEuyKeuuwdH1zg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belgelerden birinde, "Gerçek zamanlı keşif ve insansız hava aracı saldırılarının gerçekleştirildiği modern savaşta, muharebe ekiplerinin iki veya üç kişilik daha küçük birimlere dağıtılmaması, düşman insansız hava araçları ve topçularından önemli kayıplara yol açabilir" ifadeleri yer alıyor.
Belgeler ayrıca bazı Kuzey Kore birliklerinin davranışlarını eleştirel bir şekilde anlatarak, teslim olmaya çalışan bazı Ukraynalı askerleri öldürdüklerini, bunun Ukraynalıları kızdıran ve nihayetinde "savaşı uzatan" bir taktik olduğunu ortaya koydu.
Belgelerde, bazı Kuzey Kore birliklerinin, düşman saldırıları riskine rağmen yaralı askerlerini kurtarmak için defalarca koştukları ve daha fazla can kaybına neden oldukları belirtildi.
Ayrıca bazı Kuzey Kore askerlerinin "düşman kaleleri, insansız hava aracı fırlatma üsleri veya topçu mevzileri gibi kritik bilgilerin kendilerine verilmemesi ve bu nedenle savaş alanına hazırlıksız girmeleri" nedeniyle zorluk yaşadıkları belirtiliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Taliban&amp;apos;da kadın çatışması: &amp;quot;İslam hukuku değil, insan doğası&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/talibanda-kadin-catismasi-islam-hukuku-degil-insan-dogasi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/talibanda-kadin-catismasi-islam-hukuku-degil-insan-dogasi</guid>
<description><![CDATA[ Afganistan&#039;daki Taliban yönetimi, yıllardır kadınlara yönelik art arda getirdiği katı yasaklarla adından söz ettiriyor. Kadınların önce eğitim hakkını elinden alan, daha sonra ise seslerini yükseltmesini ve erkeklere bakmasını yasaklayan kurallar, ilk kez içeriden bir ses tarafından eleştirildi. Üst düzey bir Taliban yetkilisi, ülkenin her yerinde hissedilen eşi benzeri görülmemiş baskı ortamına karşı nadir görülen bir tepki ile tarihe geçti. Kız çocuklarını hedef alan eğitim yasaklarının hiçbir mazereti olmadığını söyleyen yetkili, grup liderine çağrıda bulunarak bu yasakların kaldırılmasını istedi.Taliban&#039;ın üst düzey isimlerinden Dışişleri Bakanlığı Siyasi Yardımcısı Abbas Stanikzai, Afgan kadın ve kız çocuklarına yönelik eğitim yasaklarının hiçbir mazereti olmadığını söyleyerek, grup liderinden bu yasakların kaldırılmasını istedi.
Bu istek, hükümet politikalarına karşı nadir görülen bir tepki olarak tarihe geçti.Dini bir okul töreninde yaptığı konuşmada, kadınlara ve kız çocuklarına eğitim hakkının reddedilmesi için ne geçmişte ne de günümüzde hiçbir neden olmadığını söyledi.
Afganistan&#039;da Taliban yönetimi, kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra eğitim almasını yasakladı.Geçtiğimiz eylül ayında ise, kadınlar için tıbbi eğitim ve kursların durdurulduğuna dair raporlar yayınlandı.
Afganistan&#039;da kadınlar ve kız çocukları yalnızca kadın doktorlar ve sağlık profesyonelleri tarafından tedavi edilebiliyor. Yetkililer henüz tıbbi eğitim yasağını doğrulamadı.Stanikzai, sosyal medya platformu X&#039;teki resmi hesabından paylaştığı bir videoda, &quot;Liderliği eğitimin kapılarını tekrar açmaya çağırıyoruz. 40 milyonluk bir nüfusun 20 milyonuna karşı haksızlık yapıyoruz, onları tüm haklarından mahrum bırakıyoruz. Bu İslam hukukunda değil, kişisel tercihimizde veya doğamızda var.&quot; ifadelerini kuulandı.
Stanikzai, bir zamanlar Afganistan&#039;daki yabancı birliklerin tamamen çekilmesine yol açan görüşmelerde Taliban ekibinin başında yer alıyordu.
Siyasetçinin son açıklamaları, Taliban&#039;ın politikasında değişiklik yapılması yönündeki ilk çağrı oldu.Afganistan&#039;da son olarak kadınlara hem sivil toplum kuruluşu, hem de pencere yasağı geldi.
Taliban yönetimi, kadınları istihdam eden tüm yerli ve yabancı sivil toplum kuruluşlarının kapatılacağını duyurdu.Taliban yönetimi, binaların çoğunlukla kadınların bulunduğu oda ve alanlarına pencere yapılmasını yasakladı.
Karara gerekçe olarak erkeklerin ev içi alanlardaki kadınları görmesinden kaynaklanabilecek &quot;ahlak dışı ve müstehcen eylemlerden endişe duyulduğu&quot; gösterildi.Taliban yönetimi, geçtiğimiz aylarda kadınlara sokakta yüksek sesle konuşmayı da yasaklamıştı.
Memurlar, otobüs duraklarında ve alışveriş merkezlerinde dolaşarak kıyafet yönetmeliği ihlal edenleri veya seslerini yükseltebilecek kadınları arıyor.
Artan baskı ve art arda getirilen kısıtlamalarla Taliban kendi içinden gelen tüm çağrılara rağmen, dini kadınlara karşı bir silah olarak kullanmaya devam edecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DeF9nvrGdUym3ujDZ-Gg7A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Talibanda, kadın, çatışması:, İslam, hukuku, değil, insan, doğası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DeF9nvrGdUym3ujDZ-Gg7A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Taliban'da kadın çatışması: " hukuku de insan do><p>Afganistan'daki Taliban yönetimi, yıllardır kadınlara yönelik art arda getirdiği katı yasaklarla adından söz ettiriyor. Kadınların önce eğitim hakkını elinden alan, daha sonra ise seslerini yükseltmesini ve erkeklere bakmasını yasaklayan kurallar, ilk kez içeriden bir ses tarafından eleştirildi. Üst düzey bir Taliban yetkilisi, ülkenin her yerinde hissedilen eşi benzeri görülmemiş baskı ortamına karşı nadir görülen bir tepki ile tarihe geçti. Kız çocuklarını hedef alan eğitim yasaklarının hiçbir mazereti olmadığını söyleyen yetkili, grup liderine çağrıda bulunarak bu yasakların kaldırılmasını istedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RbRj2FzpW0qIPykIGaJRwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Taliban'ın üst düzey isimlerinden Dışişleri Bakanlığı Siyasi Yardımcısı Abbas Stanikzai, Afgan kadın ve kız çocuklarına yönelik eğitim yasaklarının hiçbir mazereti olmadığını söyleyerek, grup liderinden bu yasakların kaldırılmasını istedi.
Bu istek, hükümet politikalarına karşı nadir görülen bir tepki olarak tarihe geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kZkN3DjBNkqnKyroGFu9cg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dini bir okul töreninde yaptığı konuşmada, kadınlara ve kız çocuklarına eğitim hakkının reddedilmesi için ne geçmişte ne de günümüzde hiçbir neden olmadığını söyledi.
Afganistan'da Taliban yönetimi, kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra eğitim almasını yasakladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lu5mII0RyUCPHbwYB3UbTw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz eylül ayında ise, kadınlar için tıbbi eğitim ve kursların durdurulduğuna dair raporlar yayınlandı.
Afganistan'da kadınlar ve kız çocukları yalnızca kadın doktorlar ve sağlık profesyonelleri tarafından tedavi edilebiliyor. Yetkililer henüz tıbbi eğitim yasağını doğrulamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2QI0Hk9gp02HvSBos9akYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Stanikzai, sosyal medya platformu X'teki resmi hesabından paylaştığı bir videoda, "Liderliği eğitimin kapılarını tekrar açmaya çağırıyoruz. 40 milyonluk bir nüfusun 20 milyonuna karşı haksızlık yapıyoruz, onları tüm haklarından mahrum bırakıyoruz. Bu İslam hukukunda değil, kişisel tercihimizde veya doğamızda var." ifadelerini kuulandı.
Stanikzai, bir zamanlar Afganistan'daki yabancı birliklerin tamamen çekilmesine yol açan görüşmelerde Taliban ekibinin başında yer alıyordu.
Siyasetçinin son açıklamaları, Taliban'ın politikasında değişiklik yapılması yönündeki ilk çağrı oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iB_8P3aYbE6qi5GL9z45Tg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Afganistan'da son olarak kadınlara hem sivil toplum kuruluşu, hem de pencere yasağı geldi.
Taliban yönetimi, kadınları istihdam eden tüm yerli ve yabancı sivil toplum kuruluşlarının kapatılacağını duyurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HAIb-1nYiUK-xfZckoDglw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Taliban yönetimi, binaların çoğunlukla kadınların bulunduğu oda ve alanlarına pencere yapılmasını yasakladı.
Karara gerekçe olarak erkeklerin ev içi alanlardaki kadınları görmesinden kaynaklanabilecek "ahlak dışı ve müstehcen eylemlerden endişe duyulduğu" gösterildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-GWaL336Mk6lZquObyt4dQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Taliban yönetimi, geçtiğimiz aylarda kadınlara sokakta yüksek sesle konuşmayı da yasaklamıştı.
Memurlar, otobüs duraklarında ve alışveriş merkezlerinde dolaşarak kıyafet yönetmeliği ihlal edenleri veya seslerini yükseltebilecek kadınları arıyor.
Artan baskı ve art arda getirilen kısıtlamalarla Taliban kendi içinden gelen tüm çağrılara rağmen, dini kadınlara karşı bir silah olarak kullanmaya devam edecek.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;den geriye enkaz kaldı! Cibaliye Mülteci Kampı görüntülendi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israilden-geriye-enkaz-kaldi-cibaliye-multeci-kampi-goeruntulendi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israilden-geriye-enkaz-kaldi-cibaliye-multeci-kampi-goeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze’de İsrail ile Hamas arasında ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Reuters’ın drone ile çektiği görüntüler, Cibaliye Mülteci Kampındaki büyük yıkımı gözler önüne serdi. Yerle bir olmuş binalar arasında yürüyen Filistinliler, İsrail’in 15 aylık bombardımanları sonucu enkaz haline gelen mahallelerine dönüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ANj26iiPeUudKDMpgbCaPg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailden, geriye, enkaz, kaldı, Cibaliye, Mülteci, Kampı, görüntülendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ANj26iiPeUudKDMpgbCaPg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'den geriye enkaz kaldı! Cibaliye Mülteci Kampı görüntülendi"><p>Gazze’de İsrail ile Hamas arasında ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Reuters’ın drone ile çektiği görüntüler, Cibaliye Mülteci Kampındaki büyük yıkımı gözler önüne serdi. Yerle bir olmuş binalar arasında yürüyen Filistinliler, İsrail’in 15 aylık bombardımanları sonucu enkaz haline gelen mahallelerine dönüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Joe Biden hafızalara gaflarıyla kazındı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/joe-biden-hafizalara-gaflariyla-kazindi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/joe-biden-hafizalara-gaflariyla-kazindi</guid>
<description><![CDATA[ Bazen ülkeleri karıştırdı bazen de isimleri... Joe Biden&#039;ın başkanlığı peş peşe yaptığı gaflarıyla da hafızalara kazındı. Biden&#039;ın başkanlık koltuğunda geçirdiği dört yılda akılda kalanlar... ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IXJVGiFeA0uotJn5rZTSuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Joe, Biden, hafızalara, gaflarıyla, kazındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IXJVGiFeA0uotJn5rZTSuA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Joe Biden hafızalara gaflarıyla kazındı"><p>Bazen ülkeleri karıştırdı bazen de isimleri... Joe Biden'ın başkanlığı peş peşe yaptığı gaflarıyla da hafızalara kazındı. Biden'ın başkanlık koltuğunda geçirdiği dört yılda akılda kalanlar...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meyve bahçelerinden molozlara: Gazze’nin kuzeyine dönüş | “Kalbimi evde bıraktım”</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/meyve-bahcelerinden-molozlara-gazzenin-kuzeyine-doenus-kalbimi-evde-biraktim</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/meyve-bahcelerinden-molozlara-gazzenin-kuzeyine-doenus-kalbimi-evde-biraktim</guid>
<description><![CDATA[ Gazze’de ateşkesin sağlanmasının ardından yerinden edilen Filisinliler kuzeydeki evlerine dönmeye başladı. İsrail’in 15 ayda yarattığı yıkım sonucu bölge enkaza dönerken, çok sayıda meyve bahçesi moloz yığınlarıyla kaplandı. Ancak Filistinliler umutlarını yitirmedi. Gazzeliler, aylar sonra eve dönmenin hissettirdiklerini anlattı...İsrail ile Hamas arasında uzun zamandır beklenen ateşkes dün başladı.
İngiliz The Guardian gazetesi, Gazze&#039;nin kuzeyindeki Beyt Hanun&#039;u en son 7 Ekim 2023&#039;teki İsrail saldırıları başlamadan üç gün önce ziyaret etmişti. O zaman bölgedeki çok sayıda meyve bahçesi guava ve sezonun son narlarıyla doluydu.
15 ay sonra Beyt Hanun&#039;dan geriye kalan tek şey beyaz molozların üzerinde yükselen siyah dumanlar oldu.
Yine de bunca ölüm, acı ve yıkımın ortasında ateşkesin, Gazze halkının yaşadığı kabusların nihayet sona erdirmesi bekleniyor.
GAZZE&#039;DEKİ YIKIMIN DRON GÖRÜNTÜLERİ“Kalbimi evde, kuzeyde bıraktım. Her gün kalbime &#039;Eve döneceğim&#039; diye fısıldıyordum” diyen Gazzeli öğretmen Asma Mustafa, şu anda iki kızıyla birlikte Nuseyrat mülteci kampında yaşıyor.
38 yaşındaki kadın, “Her şeyimi kaybettim; arabamı, evimi, işimi, paramı. İyi beslenemiyorum, iyi uyuyamıyorum, temiz su içemiyorum, yiyecek bulmakta zorlanıyorum... Hayatta kaldığıma inanamıyorum. Kendimi Filistin tarihine bir satır yazmış gibi hissediyorum” diye konuştu.
Mustafa, bir çadırda yaşadığı günleri saymış: Çocuklarıyla birlikte beşinci kez İsrail kara birliklerinden kaçarak Gazze&#039;nin merkezindeki Nuseyrat&#039;a 115 gün önce ulaşmışlar.Mustafa&#039;nın hikayesi Gazze Şeridi boyunca defalarca tekrarlandı.
2,3 milyonluk nüfusun yüzde 90&#039;ı evlerinden oldu ve İsrail saldırılarında yaklaşık 47 bin Filistin kişi öldürüldü.
Açlık, kalacak yer yetersizliği ve sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle ölenler henüz resmi rakamlara dahil edilmedi.İsrail&#039;in ateşkes sonrası Gazze Şeridi&#039;ne düzenlediği hava saldırıları nedeniyle sonraki birkaç saat içinde en az 19 kişi hayatını kaybetti.
Daha sonra anlaşmanın yürürlüğe girdiği açıklandı.
Ardından 28 yaşındaki Damari, 24 yaşındaki Romi Gonen ve 31 yaşındaki Doron Steinbrecher&#039;in serbest bırakılacak ilk rehineler olarak isimlerinin yer aldığı liste teslim edildi.Ateşkesin uygulanmasındaki gecikmeden habersiz olan Gazze&#039;deki bazı insanlar dün erken saatlerde kutlamalara başladı.
Bölge sakinleri, erkek, kadın ve çocukların ağlayıp şarkı söylediğini, şeker dağıttığını ve harap olmuş evlerine dönmek için eşyalarını toplamaya başladığını söyledi.
Öğleden sonra, ateşkes resmen başladıktan sonra şeritte coşku hakimdi.Merkezdeki Deyr el-Belah kasabasında bulunan El Aksa Şehitleri hastanesi çalışanları, kutlamalara katılmak için dışarı çıktı.
Tesisin 10 saatten fazla süredir tek bir yaralı kabul etmediğini söylediler. Bu, savaşın başlamasından bu yana yaralı kabul edilmeyen en uzun süre.Gece çökerken Doğu Kudüs ve Batı Şeria da kutlamalara hazırlanıyordu.
Üç rehine karşılığında İsrail hapishanelerinden salıverilecek 90 kadın ve çocuğun aileleri Ramallah&#039;ta onları karşılamak için heyecanla toplandı.Evi yıkılan ve ailesiyle birlikte geçen aralıktan beri çadırda yaşayan Deyr el-Belahlı muhasebeci 34 yaşındaki Nasser Qudeimat, şunları söyledi: “Çok fazla şey hissediyorum. Artık geceleri çocuklarımı nasıl güvende tutacağım konusunda endişelenmeme gerek kalmadığı için çok mutluyum... Ama şimdi onlara nasıl bir hayat verebileceğimi bilmiyorum”Ateşkes anlaşmasının birinci aşaması, Gazze Şeridi&#039;ne insani yardımların kapsamlı şekilde ulaşmasının yanı sıra yerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine geri dönebilmelerini içeriyor.
İkinci ve üçüncü aşamaların detayları ise birinci aşamanın tamamlanmasıyla açıklanacak.
Üç aşamalı karmaşık anlaşmanın, altı haftalık ilk aşamadan sonra uluslararası arabulucuların savaşa kalıcı bir ateşkes getirmesine yetecek kadar uzun süre devam edip etmeyeceği henüz belli değil. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T7ujxs9vdEGoMZ1YC5-eqA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Meyve, bahçelerinden, molozlara:, Gazze’nin, kuzeyine, dönüş, “Kalbimi, evde, bıraktım”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T7ujxs9vdEGoMZ1YC5-eqA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Meyve bahçelerinden molozlara: Gazze’nin kuzeyine dönüş | “Kalbimi evde bıraktım”"><p>Gazze’de ateşkesin sağlanmasının ardından yerinden edilen Filisinliler kuzeydeki evlerine dönmeye başladı. İsrail’in 15 ayda yarattığı yıkım sonucu bölge enkaza dönerken, çok sayıda meyve bahçesi moloz yığınlarıyla kaplandı. Ancak Filistinliler umutlarını yitirmedi. Gazzeliler, aylar sonra eve dönmenin hissettirdiklerini anlattı...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6I82Ab0KM0221BphmhB-Hg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ile Hamas arasında uzun zamandır beklenen ateşkes dün başladı.
İngiliz The Guardian gazetesi, Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Hanun'u en son 7 Ekim 2023'teki İsrail saldırıları başlamadan üç gün önce ziyaret etmişti. O zaman bölgedeki çok sayıda meyve bahçesi guava ve sezonun son narlarıyla doluydu.
15 ay sonra Beyt Hanun'dan geriye kalan tek şey beyaz molozların üzerinde yükselen siyah dumanlar oldu.
Yine de bunca ölüm, acı ve yıkımın ortasında ateşkesin, Gazze halkının yaşadığı kabusların nihayet sona erdirmesi bekleniyor.
GAZZE'DEKİ YIKIMIN DRON GÖRÜNTÜLERİ</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N40MEj4TU0CmR0Y9vJ0L8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Kalbimi evde, kuzeyde bıraktım. Her gün kalbime 'Eve döneceğim' diye fısıldıyordum” diyen Gazzeli öğretmen Asma Mustafa, şu anda iki kızıyla birlikte Nuseyrat mülteci kampında yaşıyor.
38 yaşındaki kadın, “Her şeyimi kaybettim; arabamı, evimi, işimi, paramı. İyi beslenemiyorum, iyi uyuyamıyorum, temiz su içemiyorum, yiyecek bulmakta zorlanıyorum... Hayatta kaldığıma inanamıyorum. Kendimi Filistin tarihine bir satır yazmış gibi hissediyorum” diye konuştu.
Mustafa, bir çadırda yaşadığı günleri saymış: Çocuklarıyla birlikte beşinci kez İsrail kara birliklerinden kaçarak Gazze'nin merkezindeki Nuseyrat'a 115 gün önce ulaşmışlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-m_Pk3U4OEmBvhsYNUtoTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mustafa'nın hikayesi Gazze Şeridi boyunca defalarca tekrarlandı.
2,3 milyonluk nüfusun yüzde 90'ı evlerinden oldu ve İsrail saldırılarında yaklaşık 47 bin Filistin kişi öldürüldü.
Açlık, kalacak yer yetersizliği ve sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle ölenler henüz resmi rakamlara dahil edilmedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IcXc6H2uvkqKsi3U2sX3iA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'in ateşkes sonrası Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırıları nedeniyle sonraki birkaç saat içinde en az 19 kişi hayatını kaybetti.
Daha sonra anlaşmanın yürürlüğe girdiği açıklandı.
Ardından 28 yaşındaki Damari, 24 yaşındaki Romi Gonen ve 31 yaşındaki Doron Steinbrecher'in serbest bırakılacak ilk rehineler olarak isimlerinin yer aldığı liste teslim edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QWNE5T37FUKv7IQy7-txcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkesin uygulanmasındaki gecikmeden habersiz olan Gazze'deki bazı insanlar dün erken saatlerde kutlamalara başladı.
Bölge sakinleri, erkek, kadın ve çocukların ağlayıp şarkı söylediğini, şeker dağıttığını ve harap olmuş evlerine dönmek için eşyalarını toplamaya başladığını söyledi.
Öğleden sonra, ateşkes resmen başladıktan sonra şeritte coşku hakimdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NSKNMeDPqkua8KeMmSqi5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Merkezdeki Deyr el-Belah kasabasında bulunan El Aksa Şehitleri hastanesi çalışanları, kutlamalara katılmak için dışarı çıktı.
Tesisin 10 saatten fazla süredir tek bir yaralı kabul etmediğini söylediler. Bu, savaşın başlamasından bu yana yaralı kabul edilmeyen en uzun süre.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b3t-CBwhEU20smhCMpDtsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gece çökerken Doğu Kudüs ve Batı Şeria da kutlamalara hazırlanıyordu.
Üç rehine karşılığında İsrail hapishanelerinden salıverilecek 90 kadın ve çocuğun aileleri Ramallah'ta onları karşılamak için heyecanla toplandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OKTFR2wcWkyul9Cs1-hkpg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Evi yıkılan ve ailesiyle birlikte geçen aralıktan beri çadırda yaşayan Deyr el-Belahlı muhasebeci 34 yaşındaki Nasser Qudeimat, şunları söyledi: “Çok fazla şey hissediyorum. Artık geceleri çocuklarımı nasıl güvende tutacağım konusunda endişelenmeme gerek kalmadığı için çok mutluyum... Ama şimdi onlara nasıl bir hayat verebileceğimi bilmiyorum”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SzaBcbK2bEWWthTIM17fZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkes anlaşmasının birinci aşaması, Gazze Şeridi'ne insani yardımların kapsamlı şekilde ulaşmasının yanı sıra yerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine geri dönebilmelerini içeriyor.
İkinci ve üçüncü aşamaların detayları ise birinci aşamanın tamamlanmasıyla açıklanacak.
Üç aşamalı karmaşık anlaşmanın, altı haftalık ilk aşamadan sonra uluslararası arabulucuların savaşa kalıcı bir ateşkes getirmesine yetecek kadar uzun süre devam edip etmeyeceği henüz belli değil.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kC-Yg7XYnkmWm0neYqZLlQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>First Lady&amp;apos;yi giydirmek: Melania Trump&amp;apos;ın kıyafetleri ne anlatıyor?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/first-ladyyi-giydirmek-melania-trumpin-kiyafetleri-ne-anlatiyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/first-ladyyi-giydirmek-melania-trumpin-kiyafetleri-ne-anlatiyor</guid>
<description><![CDATA[ Amerikan başkanının eşi olmak, tarih boyunca bazı sorumlulukları ve meraklı gözleri beraberinde getirdi. First Lady&#039;ler için moda, bireysel olarak arkasında durdukları değerleri gösteren önemli bir iletişim aracı oldu. Michelle Obama, kıyafetleri moda dünyasında çeşitliliği desteklemek için bir araç olarak kullanırken, son başkan Joe Biden&#039;ın eşi Jill Biden, daha geleneksel bir duruş benimsedi. Yakında First Lady olarak görevine geri dönecek olan Melania Trump&#039;ın ise giydikleriyle bu kez hangi hikayeyi anlatacağı belirsizliğini koruyor. Kocasının ilk döneminde, birkaç istisna dışında, gardırop seçimlerinde pek fazla hikaye derinliği yoktu: Amerikan moda devlerinin ise Trump ile çalışıp çalışmayacağı merak konusu.Amerika Birleşik Devletleri&#039;nde First Lady&#039;ler için moda, uzun yıllardır bireysel olarak neyi temsil ettiklerini gösteren önemli bir iletişim aracı oldu.Tek bir fotoğrafla bir tasarımcının kariyerini değiştirebilen Michelle Obama, kıyafetleri moda dünyasında çeşitliliği desteklemek için bir araç olarak kullandı.
Eski Başkan Barack Obama&#039;nın döneminde, Jason Wu, Fe Noel, Jonathan Simkhai, Pyer Moss ve Isabel Toledo (Küba asıllı Amerikalı tasarımcı, Obama&#039;nın 2009&#039;daki yemin töreni elbisesini tasarladıktan sonra herkesin bildiği bir isim haline geldi) gibi gelecek vaat eden yeteneklerin görünümlerini giydi.Doktor Jill Biden son dört yılda daha geleneksel markalara yönelmiş olsa da (Oscar de la Renta, Tom Ford ve Ralph Lauren bunlardan birkaçı) sembolizm, zaman zaman kıyafetlerine tam anlamıyla işlendi.2021&#039;de kocasının yemin töreni sırasında Biden, ABD&#039;nin her eyaletinden ve bölgesinden federal çiçeklerle işlenmiş özel bir Gabriela Hearst elbisesi giydi.Yakında First Lady olarak görevine geri dönecek olan Melania Trump, henüz giyim tarzıyla hikaye anlatma konusunda aynı yolu izlemedi.
Başkan seçilen Donald Trump&#039;ın ilk döneminde, Slovenya doğumlu eski model, Louboutin stilettoları ve özel dikim Christian Dior takımlarıyla heykel gibi görünüyordu.Birkaç istisna dışında, gardırop seçimlerinde pek fazla hikaye derinliği yoktu.
ABD-Meksika sınırındaki bir göçmen çocuk sığınma evini ziyaret etmek için giydiği &quot;Gerçekten Umurumda Değil, Ya Senin?&quot; yazılı ceketi büyük tartışmaları tetikledi.First Lady&#039;yi giydirmek, çoğu Amerikan markasının ancak hayalini kurabileceği, kariyer tanımlayan bir başarı.
Sekiz yıl sonra moda endüstrisi Melania Trump hakkında ne düşünüyor sorusu ise henüz cevapsız.Tarih boyunca, First Lady&#039;ler kıyafet seçimleriyle herkesi memnun etmek için mücadele etti.
Her biri en az bir First Lady giydirmiş olan birkaç üst düzey Amerikalı tasarımcı, Trump ile çalışmaya açık olup olmadıkları üzerine yorum yapmayı reddediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/52QiFn9pGU6Al7LZ-X9Lmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>First, Ladyyi, giydirmek:, Melania, Trumpın, kıyafetleri, anlatıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/52QiFn9pGU6Al7LZ-X9Lmw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="First Lady'yi giydirmek: Melania Trump'ın kıyafetleri ne anlatıyor?"><p>Amerikan başkanının eşi olmak, tarih boyunca bazı sorumlulukları ve meraklı gözleri beraberinde getirdi. First Lady'ler için moda, bireysel olarak arkasında durdukları değerleri gösteren önemli bir iletişim aracı oldu. Michelle Obama, kıyafetleri moda dünyasında çeşitliliği desteklemek için bir araç olarak kullanırken, son başkan Joe Biden'ın eşi Jill Biden, daha geleneksel bir duruş benimsedi. Yakında First Lady olarak görevine geri dönecek olan Melania Trump'ın ise giydikleriyle bu kez hangi hikayeyi anlatacağı belirsizliğini koruyor. Kocasının ilk döneminde, birkaç istisna dışında, gardırop seçimlerinde pek fazla hikaye derinliği yoktu: Amerikan moda devlerinin ise Trump ile çalışıp çalışmayacağı merak konusu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ikngULXvw0-EO8DBnJJHgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerika Birleşik Devletleri'nde First Lady'ler için moda, uzun yıllardır bireysel olarak neyi temsil ettiklerini gösteren önemli bir iletişim aracı oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fCLw4CFMDkCGwAexKxuUiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tek bir fotoğrafla bir tasarımcının kariyerini değiştirebilen Michelle Obama, kıyafetleri moda dünyasında çeşitliliği desteklemek için bir araç olarak kullandı.
Eski Başkan Barack Obama'nın döneminde, Jason Wu, Fe Noel, Jonathan Simkhai, Pyer Moss ve Isabel Toledo (Küba asıllı Amerikalı tasarımcı, Obama'nın 2009'daki yemin töreni elbisesini tasarladıktan sonra herkesin bildiği bir isim haline geldi) gibi gelecek vaat eden yeteneklerin görünümlerini giydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KL5YyrWkhUyJBhM3e4-oVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doktor Jill Biden son dört yılda daha geleneksel markalara yönelmiş olsa da (Oscar de la Renta, Tom Ford ve Ralph Lauren bunlardan birkaçı) sembolizm, zaman zaman kıyafetlerine tam anlamıyla işlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mEGxnUTA_U-pPGXlyHLSWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2021'de kocasının yemin töreni sırasında Biden, ABD'nin her eyaletinden ve bölgesinden federal çiçeklerle işlenmiş özel bir Gabriela Hearst elbisesi giydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KobcNlNUzEODxSy-TngkxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yakında First Lady olarak görevine geri dönecek olan Melania Trump, henüz giyim tarzıyla hikaye anlatma konusunda aynı yolu izlemedi.
Başkan seçilen Donald Trump'ın ilk döneminde, Slovenya doğumlu eski model, Louboutin stilettoları ve özel dikim Christian Dior takımlarıyla heykel gibi görünüyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjS9ou9J9USzFc4CJtsn_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birkaç istisna dışında, gardırop seçimlerinde pek fazla hikaye derinliği yoktu.
ABD-Meksika sınırındaki bir göçmen çocuk sığınma evini ziyaret etmek için giydiği "Gerçekten Umurumda Değil, Ya Senin?" yazılı ceketi büyük tartışmaları tetikledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QR0cp-J3aUC-uESoCMiG5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>First Lady'yi giydirmek, çoğu Amerikan markasının ancak hayalini kurabileceği, kariyer tanımlayan bir başarı.
Sekiz yıl sonra moda endüstrisi Melania Trump hakkında ne düşünüyor sorusu ise henüz cevapsız.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i_M70CqyiUyqFwdiDZBJgw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tarih boyunca, First Lady'ler kıyafet seçimleriyle herkesi memnun etmek için mücadele etti.
Her biri en az bir First Lady giydirmiş olan birkaç üst düzey Amerikalı tasarımcı, Trump ile çalışmaya açık olup olmadıkları üzerine yorum yapmayı reddediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CNi6PRE6xUOhcqlqP5jH3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MMejZl4BFESXYLa8N8CoMw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rcnoR4FMbE260t-ZJn3D4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD harcamaları dünyanın en zengin insanına emanet: Yeni hükümette Musk neler yapacak?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abd-harcamalari-dunyanin-en-zengin-insanina-emanet-yeni-hukumette-musk-neler-yapacak</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abd-harcamalari-dunyanin-en-zengin-insanina-emanet-yeni-hukumette-musk-neler-yapacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump,  hükümetinde dünyanın en zengin insanı Elon Musk&#039;a da kritik bir görev verdi. Elon Musk, hükümet harcamalarındaki aşırılığı ortadan kaldırmak için çalışacak.ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, hükümet harcamalarındaki aşırılığı ortadan kaldırmak amacıyla dünyaca ünlü iş insanı Elon Musk’ı kritik bir görevle görevlendirdi.Musk, yeni kurulan &quot;Hükümet Verimliliği Bakanlığı&quot;nı yönetecek ve hükümetin daha verimli, bürokrasiden arındırılmış bir şekilde çalışması için çalışacak.Bakanlık, hükümetin iç işleyişini yeniden düzenlemeyi ve federal kurumlarda personel azaltmayı hedefliyor.
Elon Musk’a, aynı zamanda biyoteknoloji girişimcisi ve milyarder iş insanı 39 yaşındaki Vivek Ramaswamy de eşlik edecek.Ancak, hükümetin bu yeni girişiminin nasıl finanse edileceği veya tam olarak nasıl uygulanacağı henüz netleşmedi.
Yine de, Musk’ın “DOGE” adıyla bilinen kripto para birimi ve girişimcilik kariyerinde sağladığı verimlilik, bu projede de önemli bir rol oynayabilir.
Trump yönetimi, daha verimli bir hükümet yapısı için adımlar atmayı ve federal harcamaları azaltmayı amaçlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eA4XNT6AokSgeRF8prHhdg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, harcamaları, dünyanın, zengin, insanına, emanet:, Yeni, hükümette, Musk, neler, yapacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eA4XNT6AokSgeRF8prHhdg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD harcamaları dünyanın en zengin insanına emanet: Yeni hükümette Musk neler yapacak?"><p>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump,  hükümetinde dünyanın en zengin insanı Elon Musk'a da kritik bir görev verdi. Elon Musk, hükümet harcamalarındaki aşırılığı ortadan kaldırmak için çalışacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dO9_I9P3ik69enaO_ZnzKQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, hükümet harcamalarındaki aşırılığı ortadan kaldırmak amacıyla dünyaca ünlü iş insanı Elon Musk’ı kritik bir görevle görevlendirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3vjaTgd7ekKRJARVEL9jjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Musk, yeni kurulan "Hükümet Verimliliği Bakanlığı"nı yönetecek ve hükümetin daha verimli, bürokrasiden arındırılmış bir şekilde çalışması için çalışacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DK5RkyiSCEWpFAG9Ol6eXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bakanlık, hükümetin iç işleyişini yeniden düzenlemeyi ve federal kurumlarda personel azaltmayı hedefliyor.
Elon Musk’a, aynı zamanda biyoteknoloji girişimcisi ve milyarder iş insanı 39 yaşındaki Vivek Ramaswamy de eşlik edecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J97l1NqtqUKCHjuo7JuARQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak, hükümetin bu yeni girişiminin nasıl finanse edileceği veya tam olarak nasıl uygulanacağı henüz netleşmedi.
Yine de, Musk’ın “DOGE” adıyla bilinen kripto para birimi ve girişimcilik kariyerinde sağladığı verimlilik, bu projede de önemli bir rol oynayabilir.
Trump yönetimi, daha verimli bir hükümet yapısı için adımlar atmayı ve federal harcamaları azaltmayı amaçlıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Reuters analizi: Esad sonrası Suriye&amp;apos;de Türkiye neden bu kadar etkili?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/reuters-analizi-esad-sonrasi-suriyede-turkiye-neden-bu-kadar-etkili</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/reuters-analizi-esad-sonrasi-suriyede-turkiye-neden-bu-kadar-etkili</guid>
<description><![CDATA[ Muhalif güçlerin geçen ay Beşar Esad&#039;ı devirerek rejime son vermesinin ardından Türkiye, Suriye&#039;deki en etkili güç odaklarından biri olarak ortaya çıktı.

NATO üyesi Türkiye, komşusunun geleceğini diplomatik, ekonomik ve askeri olarak etkileyebilecek bir konumda. İngiltere merkezli Reuters haber ajansı, Türkiye&#039;nin Suriye&#039;nin yeni dönemindeki rolüne ilişkin analizini paylaştı.Suriye ile 911 kilometrelik bir sınırı paylaşan Türkiye, Esad&#039;a karşı 14 yıl süren ayaklanma sırasında Suriye Milli Ordusu bayrağı altında savaşan muhalif grupları destekliyordu. Türkiye, 2012 yılında Şam ile diplomatik ilişkilerini kesmişti.
Reuters’a göre Suriye&#039;nin yeni yönetimiyle güçlü bağları olan Türkiye, yeniden yapılanma, enerji ve savunma gibi alanlarda yoğunlaşan ticaret ve işbirliğinden fayda sağlayabilir.
Esad&#039;ın düşüşü Ankara&#039;ya, sınırları boyunca terör örgütü PKK/YPG’nin varlığını sona erdirmek için yeni bir alan açtı. 
Türkiye, iç savaştan kaçan Suriyelilere ev sahipliği yapan en büyük ülke, yaklaşık 3 milyon kişiyi kabul ediyor ve yardımların ana giriş noktası.
Türkiye, 2016&#039;dan bu yana Suriyeli müttefikleriyle birlikte, Suriye&#039;nin kuzeydoğusundaki terör noktalarına karşı birçok sınır ötesi askeri harekât düzenledi.Suriye&#039;nin Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) liderliğindeki yeni yönetimi Ankara&#039;ya dostça yaklaşıyor.
Öte yandan Washington&#039;un uzun zamandır terör örgütü YPG’ye verdiği destek Ankara ile arasında bir gerilim kaynağı oldu ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump&#039;ın farklı bir yaklaşım sergileyeceğine inandığını söyledi.
Trump planlarının ne olabileceğini kamuoyuna açıklamadı ancak “Türkiye&#039;nin Suriye&#039;nin anahtarını elinde tutacağını” düşündüğünü söyledi.
HTŞ&#039;nin başındaki Suriye&#039;nin fiili lideri Ahmed El Şara, Suriye&#039;nin terör örgütü PKK&#039;nın Türkiye&#039;ye karşı saldırılar düzenleyebileceği bir platform haline gelmesini istemediğini belirtti.Şara liderliğindeki muhalifler, geçen ay Şam&#039;ın kontrolünü ele geçirirken, kuzeydoğuda Türkiye destekli güçler ile terör örgütü liderliğindeki gruplar arasında çatışmalar alevlendi.
PKK/YPG’nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Ankara&#039;nın ateşkesi kabul etmesi halinde terör örgütü PKK üyeleri de dahil olmak üzere yabancı grupların Suriye&#039;yi terk edeceğini söyledi.
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Esad&#039;ın devrilmesinden günler sonra Şam&#039;daydı ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Şam&#039;ı ziyaret eden ilk Dışişleri bakanıydı. Türkiye aynı zamanda Suriye’deki büyükelçiliğini yeniden açan ilk ülke oldu.
Fidan, Türkiye&#039;nin Suriye&#039;de “tarihin doğru tarafında” yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.Ankara, Suriye&#039;nin yeniden inşasını destekleme sözü vererek altyapının yeniden inşasına, yeni bir anayasa hazırlanmasına, elektrik sağlanmasına ve uçuşların yeniden başlatılmasına yardımcı olmayı teklif etti.
Türkiye, ev sahipliği yaptığı Suriyelilerin evlerine dönmeye başlamasını umuyor ancak onları gitmeye zorlamayacağını vurguluyor.
Türkiye ayrıca terör örgütü YPG&#039;nin dağıtılması için defalarca çağrıda bulunurken, Şam&#039;daki yetkililerin konuyu ele almaması halinde yeni bir askeri saldırı uyarısında bulundu. Yetkililer konuyla ilgili olarak ABD&#039;li ve Suriyeli muhataplarıyla defalarca bir araya geldi.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Ocak&#039;ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG&#039;nin kendini feshetmemesi durumunda askeri operasyon mesajı verdi.
Şam&#039;daki yeni yönetimin savaşmaktan korkan bir yönetim olmadığını belirten Fidan, &quot;Eğer askeri harekat olmasını istemiyorsanız bizim tarafımızdan ya da Suriye&#039;deki yeni yönetim tarafından bunun şartları bellidir. Uluslararası başka ülkelerden gelen teröristlerin ülkeyi, Suriye&#039;yi terk etmesi gerek&quot; diye konuştu.
Fidan ayrıca gereğinin yapılmadığı takdirde askeri harekat yapılacağını söyledi. da Türkiye&#039;nin Suriye halkının &quot;zorlu yolunu kolaylaştırmak&quot; için üzerine düşeni yapacağını söylemişti.
SDG, Suriye Savunma Bakanlığı ile bütünleşmeye istekli olduğunu ancak bunu sadece “askeri bir blok” olarak yapabileceğini söyledi.
Ancak bakanlık bu öneriyi reddetti.Suriye&#039;deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, geçtiğimiz hafta TRT Haber&#039;e konuşmuştu.
Türkiye&#039;nin, tutumundan dolayı 2011 den bu yana &quot;tarihi miras&quot; olduğunu söyleyen Şeybani, şunlraı söylemişti: &quot;Türkiye bazı sıkıntılar yaşadı. Ancak Suriye&#039;nin kurtuluşu her iki halkın da yararına olacaktır.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DNQqxIxKxEO-GkWRAhsY0A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Reuters, analizi:, Esad, sonrası, Suriyede, Türkiye, neden, kadar, etkili</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DNQqxIxKxEO-GkWRAhsY0A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Reuters analizi: Esad sonrası Suriye'de Türkiye neden bu kadar etkili?"><p>Muhalif güçlerin geçen ay Beşar Esad'ı devirerek rejime son vermesinin ardından Türkiye, Suriye'deki en etkili güç odaklarından biri olarak ortaya çıktı.

NATO üyesi Türkiye, komşusunun geleceğini diplomatik, ekonomik ve askeri olarak etkileyebilecek bir konumda. İngiltere merkezli Reuters haber ajansı, Türkiye'nin Suriye'nin yeni dönemindeki rolüne ilişkin analizini paylaştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_pnx0eIxZUmZ8GzfO7Yn_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye ile 911 kilometrelik bir sınırı paylaşan Türkiye, Esad'a karşı 14 yıl süren ayaklanma sırasında Suriye Milli Ordusu bayrağı altında savaşan muhalif grupları destekliyordu. Türkiye, 2012 yılında Şam ile diplomatik ilişkilerini kesmişti.
Reuters’a göre Suriye'nin yeni yönetimiyle güçlü bağları olan Türkiye, yeniden yapılanma, enerji ve savunma gibi alanlarda yoğunlaşan ticaret ve işbirliğinden fayda sağlayabilir.
Esad'ın düşüşü Ankara'ya, sınırları boyunca terör örgütü PKK/YPG’nin varlığını sona erdirmek için yeni bir alan açtı. 
Türkiye, iç savaştan kaçan Suriyelilere ev sahipliği yapan en büyük ülke, yaklaşık 3 milyon kişiyi kabul ediyor ve yardımların ana giriş noktası.
Türkiye, 2016'dan bu yana Suriyeli müttefikleriyle birlikte, Suriye'nin kuzeydoğusundaki terör noktalarına karşı birçok sınır ötesi askeri harekât düzenledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ho9Broog9UaB2Ec2YKrK-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye'nin Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) liderliğindeki yeni yönetimi Ankara'ya dostça yaklaşıyor.
Öte yandan Washington'un uzun zamandır terör örgütü YPG’ye verdiği destek Ankara ile arasında bir gerilim kaynağı oldu ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'nin yeni başkanı Donald Trump'ın farklı bir yaklaşım sergileyeceğine inandığını söyledi.
Trump planlarının ne olabileceğini kamuoyuna açıklamadı ancak “Türkiye'nin Suriye'nin anahtarını elinde tutacağını” düşündüğünü söyledi.
HTŞ'nin başındaki Suriye'nin fiili lideri Ahmed El Şara, Suriye'nin terör örgütü PKK'nın Türkiye'ye karşı saldırılar düzenleyebileceği bir platform haline gelmesini istemediğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VK2RP1-B3UCgG9109IM0QA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şara liderliğindeki muhalifler, geçen ay Şam'ın kontrolünü ele geçirirken, kuzeydoğuda Türkiye destekli güçler ile terör örgütü liderliğindeki gruplar arasında çatışmalar alevlendi.
PKK/YPG’nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Ankara'nın ateşkesi kabul etmesi halinde terör örgütü PKK üyeleri de dahil olmak üzere yabancı grupların Suriye'yi terk edeceğini söyledi.
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Esad'ın devrilmesinden günler sonra Şam'daydı ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Şam'ı ziyaret eden ilk Dışişleri bakanıydı. Türkiye aynı zamanda Suriye’deki büyükelçiliğini yeniden açan ilk ülke oldu.
Fidan, Türkiye'nin Suriye'de “tarihin doğru tarafında” yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PTJfARAfTEinFJdU2MrWeg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ankara, Suriye'nin yeniden inşasını destekleme sözü vererek altyapının yeniden inşasına, yeni bir anayasa hazırlanmasına, elektrik sağlanmasına ve uçuşların yeniden başlatılmasına yardımcı olmayı teklif etti.
Türkiye, ev sahipliği yaptığı Suriyelilerin evlerine dönmeye başlamasını umuyor ancak onları gitmeye zorlamayacağını vurguluyor.
Türkiye ayrıca terör örgütü YPG'nin dağıtılması için defalarca çağrıda bulunurken, Şam'daki yetkililerin konuyu ele almaması halinde yeni bir askeri saldırı uyarısında bulundu. Yetkililer konuyla ilgili olarak ABD'li ve Suriyeli muhataplarıyla defalarca bir araya geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wUa8QgU05Ey3in3-x4WMhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Ocak'ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG'nin kendini feshetmemesi durumunda askeri operasyon mesajı verdi.
Şam'daki yeni yönetimin savaşmaktan korkan bir yönetim olmadığını belirten Fidan, "Eğer askeri harekat olmasını istemiyorsanız bizim tarafımızdan ya da Suriye'deki yeni yönetim tarafından bunun şartları bellidir. Uluslararası başka ülkelerden gelen teröristlerin ülkeyi, Suriye'yi terk etmesi gerek" diye konuştu.
Fidan ayrıca gereğinin yapılmadığı takdirde askeri harekat yapılacağını söyledi. da Türkiye'nin Suriye halkının "zorlu yolunu kolaylaştırmak" için üzerine düşeni yapacağını söylemişti.
SDG, Suriye Savunma Bakanlığı ile bütünleşmeye istekli olduğunu ancak bunu sadece “askeri bir blok” olarak yapabileceğini söyledi.
Ancak bakanlık bu öneriyi reddetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/knbndU0Tl0upN5_aiqY4pw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye'deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, geçtiğimiz hafta TRT Haber'e konuşmuştu.
Türkiye'nin, tutumundan dolayı 2011 den bu yana "tarihi miras" olduğunu söyleyen Şeybani, şunlraı söylemişti: "Türkiye bazı sıkıntılar yaşadı. Ancak Suriye'nin kurtuluşu her iki halkın da yararına olacaktır."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tsl_A9pqSEug2Z7vrCtIMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sırbistan’da huzurevi kundaklandı: 8 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/sirbistanda-huzurevi-kundaklandi-8-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/sirbistanda-huzurevi-kundaklandi-8-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Sırbistan&#039;da bir huzurevi kundaklandı. Kundaklama sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı bildirildi.Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a bağlı Barajevo’da yer alan bir huzurevinde yerel saatle 03.30 sıralarında yangın çıktı.Yangında 8 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı belirtildi.Acil Durumlar İdaresi Başkanı Luka Causevic yaptığı açıklamada, 30 kişinin bulunduğu huzurevinde çıkan yangının kısa süre içerisinde söndürüldüğünü söyledi.Causevic, yangında yaralananların hastaneye kaldırıldığını ve bir kadının durumunun ağır olduğunu ifade etti.Savcılık tarafından yapılan açıklamada, yangını huzurevinde yaşayan bir kişinin kasıtlı olarak çıkardığı ve hayatını kaybettiği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kIpr2tltZkKhPG0F1z2XeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sırbistan’da, huzurevi, kundaklandı:, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kIpr2tltZkKhPG0F1z2XeQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sırbistan’da huzurevi kundaklandı: 8 kişi hayatını kaybetti"><p>Sırbistan'da bir huzurevi kundaklandı. Kundaklama sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı bildirildi.</p><p>Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a bağlı Barajevo’da yer alan bir huzurevinde yerel saatle 03.30 sıralarında yangın çıktı.</p><p>Yangında 8 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı belirtildi.</p><p>Acil Durumlar İdaresi Başkanı Luka Causevic yaptığı açıklamada, 30 kişinin bulunduğu huzurevinde çıkan yangının kısa süre içerisinde söndürüldüğünü söyledi.</p><p>Causevic, yangında yaralananların hastaneye kaldırıldığını ve bir kadının durumunun ağır olduğunu ifade etti.</p><p>Savcılık tarafından yapılan açıklamada, yangını huzurevinde yaşayan bir kişinin kasıtlı olarak çıkardığı ve hayatını kaybettiği belirtildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin’de ölümcül saldırı düzenleyen iki kişi idam edildi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/cinde-oelumcul-saldiri-duzenleyen-iki-kisi-idam-edildi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/cinde-oelumcul-saldiri-duzenleyen-iki-kisi-idam-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Çin’de Kasım ayında bir haftada yaşanan iki ölümcül saldırıyı gerçekleştiren iki kişi idam edildi.Çin&#039;in Zhuhai kentindeki Zhuhai Spor Merkezi&#039;nin dışında aracını kalabalığa süren ve 35 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan 62 yaşındaki Fan Weiqiu ile söz konusu olaydan günler sonra Wuxi şehrinde bir üniversitenin kampüsüne saldırarak 8 kişiyi öldüren ve 17 kişiyi de yaralayan 21 yaşındaki Xu Jiajin’ın bugün idam edildiği açıklandı.Saldırıyı gerçekleştirdiği 11 Kasım’da olay yerinde gözaltına alınan ve Aralık ayında “kamu güvenliğini tehlikeye atmaktan” suçlu bulunan Fan’ın aldığı idam cezası bir ay sonra yerine getirildi. Fan’ın gerçekleştirdiği saldırının son yıllarda Çin topraklarında gerçekleştirilen en ölümcül saldırı olduğu ifade ediliyor.Suçunu 16 Kasım’da tereddüt etmeden itiraf eden Xu, 17 Aralık’ta idam cezasına çarptırılmıştı.  ÜÇÜNCÜ SALDIRGANA ERTELENMİŞ İDAM CEZASI Söz konusu iki saldırıdan günler sonra ülkenin Hunan eyaletindeki Changde şehrinde yer alan bir ilkokulun önünde araç kalabalığa dalmış, 30 kişinin yaralanmasına neden olmuştu. Huang Wen adlı saldırgan, maddi kayıplar ve ailesi ile yaşadığı tartışmanın ardından öfkesini atmak için aracını kalabalığa sürdüğünü itiraf etmişti. Huang&#039;a geçen ay verilen ertelenmiş bir idam cezası önümüzdeki 2 yıl içinde başka bir suç işlememesi durumunda ömür boyu hapis cezasına dönüştürülebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uco8Aax5sU-u-yhflOhZ-g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çin’de, ölümcül, saldırı, düzenleyen, iki, kişi, idam, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uco8Aax5sU-u-yhflOhZ-g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çin’de ölümcül saldırı düzenleyen iki kişi idam edildi"><p>Çin’de Kasım ayında bir haftada yaşanan iki ölümcül saldırıyı gerçekleştiren iki kişi idam edildi.</p><p>Çin'in Zhuhai kentindeki Zhuhai Spor Merkezi'nin dışında aracını kalabalığa süren ve 35 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan 62 yaşındaki Fan Weiqiu ile söz konusu olaydan günler sonra Wuxi şehrinde bir üniversitenin kampüsüne saldırarak 8 kişiyi öldüren ve 17 kişiyi de yaralayan 21 yaşındaki Xu Jiajin’ın bugün idam edildiği açıklandı.</p><p>Saldırıyı gerçekleştirdiği 11 Kasım’da olay yerinde gözaltına alınan ve Aralık ayında “kamu güvenliğini tehlikeye atmaktan” suçlu bulunan Fan’ın aldığı idam cezası bir ay sonra yerine getirildi. </p><p>Fan’ın gerçekleştirdiği saldırının son yıllarda Çin topraklarında gerçekleştirilen en ölümcül saldırı olduğu ifade ediliyor.</p><p>Suçunu 16 Kasım’da tereddüt etmeden itiraf eden Xu, 17 Aralık’ta idam cezasına çarptırılmıştı.  <strong>ÜÇÜNCÜ SALDIRGANA ERTELENMİŞ İDAM CEZASI </strong></p><p>Söz konusu iki saldırıdan günler sonra ülkenin Hunan eyaletindeki Changde şehrinde yer alan bir ilkokulun önünde araç kalabalığa dalmış, 30 kişinin yaralanmasına neden olmuştu. </p><p>Huang Wen adlı saldırgan, maddi kayıplar ve ailesi ile yaşadığı tartışmanın ardından öfkesini atmak için aracını kalabalığa sürdüğünü itiraf etmişti. </p><p>Huang'a geçen ay verilen ertelenmiş bir idam cezası önümüzdeki 2 yıl içinde başka bir suç işlememesi durumunda ömür boyu hapis cezasına dönüştürülebilir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Time dergisinden dikkat çeken kapak: &amp;quot;Trump geri döndü&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/time-dergisinden-dikkat-ceken-kapak-trump-geri-doendu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/time-dergisinden-dikkat-ceken-kapak-trump-geri-doendu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump&#039;ın dört yıl sürecek ikinci başkanlık döneminin ilk günü. Time dergisinin animasyonunda, Trump oval ofisteki masanın üzerinde ne varsa, adeta elinin tersiyle iterken resmedildi. Time&#039;ın animasyonu ve kullandığı son kapak, ABD&#039;nin önümüzdeki dört yılına ilişkin ipuçları veriyor. Peki Trump&#039;ın yeniden başkanlık koltuğuna oturacak olmasına Amerikan basını ne diyor?Amerikan Time dergisi, sosyal medya hesabından bir animasyon paylaştı.
Animasyonda, ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, oval ofisteki masasının üzerinde ne varsa elinin tersiyle iterken görülüyor.
Time&#039;ın animasyonu, ABD&#039;nin  önümüzdeki dört yılına ilişkin ipuçları veriyor.Trump, 35 kelimeden oluşan yemin metnini, Yüksek Yargıç karşısında İncil&#039;e el basıp tekrarlayarak göreve başlayacak.
Time, George Washington&#039;dan bu yana başkanların, değişimin öngörülemez gücüne karşı hukukun üstünlüğüne bağlılık yemini ettiğine dikkat çekti.
Ancak Trump&#039;ın bizzat kendisinin &quot;değişimin öngörülemez gücü&quot; olduğu yorumunu yaptı.Time&#039;a göre Trump, Amerika Birleşik Devletleri&#039;ni, 10 yıl önce hayal dahi edilemeyecek şekilde değiştirdi.
Önceki başkanlar, seçilmiş liderlerin gücünü kişisel çıkarları için kullanmasından koruduğu için yargı bağımsızlığına riayet ediyordu.75 yıl boyunca Başkomutan olarak Amerika Birleşik Devletleri&#039;nin NATO müttefikleriyle karşılıklı savunma vaadinin arkasında durdular.
Ancak Trump bu normları bir kenara attı ve sonuçları tüm dünyaya yayılıyor.
Dergi, Trump&#039;ın Roosevelt&#039;ten bu yana Beyaz Saray&#039;a yerleşen en etkili değişim aktörü olduğunu iddia etti.Washington Post, Trump&#039;ı imzalaması beklenen başkanlık kararnamelerini manşetine taşıdı.
Gazete, &quot;Trump&#039;ın ilk kararnameleri muhtemelen sınır, sondaj ve cinsiyet politikalarını kapsayacak&quot; başlığını attı.New York Times gazetesi ise &quot;Trump İktidara Geri Dönerken Güç Gösterisi Yapmayı Hedefliyor&quot; yorumunu yaptı.
Yeni başkanın ilk döneminde yaptığı yanlışlardan kaçınmak istediğine dikkat çekildi.Wall Street Journal gazetesi, yemin töreni arifesinde Washington&#039;da yaptığı mitingi manşetine taşıdı.
&quot;Trump ikinci döneminde geniş ölçekli değişim sözü verdi&quot; başlığını attı.USA Today gazetesi de mitingi manşetine taşıdı.
Trump&#039;ın &quot;kazanmayı seviyoruz&quot; sözünü başlığa çıkaran gazete, yeni Başkan&#039;ın hızlı icraat sözü verdiğine vurgu yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dC4XZ1wA00-iDgVMeEqJCQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Time, dergisinden, dikkat, çeken, kapak:, Trump, geri, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dC4XZ1wA00-iDgVMeEqJCQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Time dergisinden dikkat çeken kapak: " trump geri d><p>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump'ın dört yıl sürecek ikinci başkanlık döneminin ilk günü. Time dergisinin animasyonunda, Trump oval ofisteki masanın üzerinde ne varsa, adeta elinin tersiyle iterken resmedildi. Time'ın animasyonu ve kullandığı son kapak, ABD'nin önümüzdeki dört yılına ilişkin ipuçları veriyor. Peki Trump'ın yeniden başkanlık koltuğuna oturacak olmasına Amerikan basını ne diyor?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RlNAeQRoo0epkE_COksX1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan Time dergisi, sosyal medya hesabından bir animasyon paylaştı.
Animasyonda, ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, oval ofisteki masasının üzerinde ne varsa elinin tersiyle iterken görülüyor.
Time'ın animasyonu, ABD'nin  önümüzdeki dört yılına ilişkin ipuçları veriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8vsTDsP4hU2yObZ_5gtowg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, 35 kelimeden oluşan yemin metnini, Yüksek Yargıç karşısında İncil'e el basıp tekrarlayarak göreve başlayacak.
Time, George Washington'dan bu yana başkanların, değişimin öngörülemez gücüne karşı hukukun üstünlüğüne bağlılık yemini ettiğine dikkat çekti.
Ancak Trump'ın bizzat kendisinin "değişimin öngörülemez gücü" olduğu yorumunu yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rs-oUy5wl0ifZaXYtlrlrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Time'a göre Trump, Amerika Birleşik Devletleri'ni, 10 yıl önce hayal dahi edilemeyecek şekilde değiştirdi.
Önceki başkanlar, seçilmiş liderlerin gücünü kişisel çıkarları için kullanmasından koruduğu için yargı bağımsızlığına riayet ediyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0FLJQjsLakaIXLm3iR9_2A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>75 yıl boyunca Başkomutan olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin NATO müttefikleriyle karşılıklı savunma vaadinin arkasında durdular.
Ancak Trump bu normları bir kenara attı ve sonuçları tüm dünyaya yayılıyor.
Dergi, Trump'ın Roosevelt'ten bu yana Beyaz Saray'a yerleşen en etkili değişim aktörü olduğunu iddia etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9AwG7Y5umkG3hyyDdwLKCg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Washington Post, Trump'ı imzalaması beklenen başkanlık kararnamelerini manşetine taşıdı.
Gazete, "Trump'ın ilk kararnameleri muhtemelen sınır, sondaj ve cinsiyet politikalarını kapsayacak" başlığını attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lo1Xj8Wu90mrFeEChgLcig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New York Times gazetesi ise "Trump İktidara Geri Dönerken Güç Gösterisi Yapmayı Hedefliyor" yorumunu yaptı.
Yeni başkanın ilk döneminde yaptığı yanlışlardan kaçınmak istediğine dikkat çekildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P8bLkmg8A0WOHWjhiAb7Og.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Wall Street Journal gazetesi, yemin töreni arifesinde Washington'da yaptığı mitingi manşetine taşıdı.
"Trump ikinci döneminde geniş ölçekli değişim sözü verdi" başlığını attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h-Qt-KmD-k2oc0hgR36BaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>USA Today gazetesi de mitingi manşetine taşıdı.
Trump'ın "kazanmayı seviyoruz" sözünü başlığa çıkaran gazete, yeni Başkan'ın hızlı icraat sözü verdiğine vurgu yaptı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Piyango hilesini buldular; 6 milyon dolarlık vurgun yaptılar: Şans mı, strateji mi?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/piyango-hilesini-buldular-6-milyon-dolarlik-vurgun-yaptilar-sans-mi-strateji-mi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/piyango-hilesini-buldular-6-milyon-dolarlik-vurgun-yaptilar-sans-mi-strateji-mi</guid>
<description><![CDATA[ Princeton Üniversitesi mezunu 4 girişimci, piyango sistemini çözerek 6 milyon dolarlık ( yaklaşık 215 milyon Türk Lirası)  büyük bir kazanç elde etti. Dört eyaletten binlerce bilet alan grup, yalnızca şans ile değil, aynı zamanda akılcı stratejileri ile de konuşuluyor.ABD&#039;de Princeton Üniversitesi’nden dört mezun, piyango sistemini yenerek 6 milyon dolardan fazla kazanç sağladı. Manuel Montori IV, Matthew Gibbons, Hannah Davinroy ve Zoë Buonaiuto, sıra dışı bir yöntemle milyoner olmayı başardı.
Grup, kazı kazan biletlerinde kazananları belirlemeye yarayan bir sistem geliştirdi. Eylül 2020’de Montori, bir günde tam 61 kazanan bileti nakde çevirdi ve bu başarı dikkatleri üzerlerine çekmesine neden oldu.Grup, Indiana, Missouri, Washington ve District of Columbia gibi eyaletlerdeki farklı mağaza ve benzin istasyonlarından topladığı biletlerle toplam 6 milyon dolar kazandı.
Ancak işin sırrı sadece şans değil gibi görünüyor. Cal Berkeley Üniversitesi’nden İstatistik Profesörü Philip Stark, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:“Ya dünyanın en şanslı insanlarıyla karşı karşıyayız ya da piyango sistemini yenmenin bir yolunu buldular.”Grup, kazı kazan biletlerini toplamak için mağazalardaki tüm stokları satın aldı. Bazı kaynaklara göre bu süreçte 2 milyon dolardan fazla yatırım yaptıkları tahmin ediliyor. Indiana’daki bir mağaza sahibi, grubun bilet almak için kendi dükkânında toplam 48 bin dolar harcadığını belirtti.Uzmanlar, grubun kazanma olasılığını artırmak için kamuya açık piyango verilerini analiz etmiş olabileceğini öne sürüyor. Bir diğer teori ise, grubun büyük ödül çıkma ihtimali yüksek olan serilere odaklandığı yönünde.
YASAL MI? Kazançlarının kaynağı merak konusu olan grup, yöntemlerini açıklamaktan kaçındı. Ancak şu ana kadar herhangi bir yasayı ihlal ettiklerine dair bir bulguya rastlanmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C6A82HQ53E-8HBJirIVP5w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Piyango, hilesini, buldular, milyon, dolarlık, vurgun, yaptılar:, Şans, mı, strateji, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C6A82HQ53E-8HBJirIVP5w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Piyango hilesini buldular; 6 milyon dolarlık vurgun yaptılar: Şans mı, strateji mi?"><p>Princeton Üniversitesi mezunu 4 girişimci, piyango sistemini çözerek 6 milyon dolarlık ( yaklaşık 215 milyon Türk Lirası)  büyük bir kazanç elde etti. Dört eyaletten binlerce bilet alan grup, yalnızca şans ile değil, aynı zamanda akılcı stratejileri ile de konuşuluyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a7ZSSDYkRkS7lc-n_Ovcag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de Princeton Üniversitesi’nden dört mezun, piyango sistemini yenerek 6 milyon dolardan fazla kazanç sağladı. Manuel Montori IV, Matthew Gibbons, Hannah Davinroy ve Zoë Buonaiuto, sıra dışı bir yöntemle milyoner olmayı başardı.
Grup, kazı kazan biletlerinde kazananları belirlemeye yarayan bir sistem geliştirdi. Eylül 2020’de Montori, bir günde tam 61 kazanan bileti nakde çevirdi ve bu başarı dikkatleri üzerlerine çekmesine neden oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ua3iip3AskCocSFwaVIJAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Grup, Indiana, Missouri, Washington ve District of Columbia gibi eyaletlerdeki farklı mağaza ve benzin istasyonlarından topladığı biletlerle toplam 6 milyon dolar kazandı.
Ancak işin sırrı sadece şans değil gibi görünüyor. Cal Berkeley Üniversitesi’nden İstatistik Profesörü Philip Stark, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:“Ya dünyanın en şanslı insanlarıyla karşı karşıyayız ya da piyango sistemini yenmenin bir yolunu buldular.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tWwvDfjOV0OW3SZYtLxEQQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Grup, kazı kazan biletlerini toplamak için mağazalardaki tüm stokları satın aldı. Bazı kaynaklara göre bu süreçte 2 milyon dolardan fazla yatırım yaptıkları tahmin ediliyor. Indiana’daki bir mağaza sahibi, grubun bilet almak için kendi dükkânında toplam 48 bin dolar harcadığını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dq_NmWHQwUuydIx3mfX0dg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, grubun kazanma olasılığını artırmak için kamuya açık piyango verilerini analiz etmiş olabileceğini öne sürüyor. Bir diğer teori ise, grubun büyük ödül çıkma ihtimali yüksek olan serilere odaklandığı yönünde.
YASAL MI? Kazançlarının kaynağı merak konusu olan grup, yöntemlerini açıklamaktan kaçındı. Ancak şu ana kadar herhangi bir yasayı ihlal ettiklerine dair bir bulguya rastlanmadı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünya Hamas&amp;apos;ı konuşuyor: &amp;quot;Tünellerden çıktı, kontrolü sağladı&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/dunya-hamasi-konusuyor-tunellerden-cikti-kontrolu-sagladi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/dunya-hamasi-konusuyor-tunellerden-cikti-kontrolu-sagladi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de ateşkes anlaşması, dünden itibaren yürürlüğe girdi. Anlaşma kapsamında üç İsrailli rehine Filistinli mahkumlar karşılığında serbest bırakıldı. Dikkat çeken ayrıntı, İsrail&#039;in 15 ay süren saldırılarına rağmen onlarca Hamas üyesinin, ellerinde silahlarla, adeta gövde gösterisi yapması oldu. Bu görüntü, İsrail&#039;de büyük yankı uyandırdı. Hamas&#039;ın medya organları da binlerce Hamas polisinin güvenliği ve düzeni sağlamak üzere sokaklara konuşlandırıldıklarını duyurdu. İsrail basını, Hamas&#039;ın tünellerden çıkarak Gazze&#039;de kontrolü yeniden sağladığını yazdı, &quot;Hamas nasıl yok edilemedi?&quot; sorusuna yanıt aradı.Ateşkes yürürlüğe girdi. Maskeli Hamas üyeleri araçlarla Gazze sokaklarında tur atmaya başladı.
Üç İsrailli rehinenin teslimi sırasında bölgede çok sayıda bulunan Hamas üyeleri dikkat çekti.İsrail ve ABD basını Hamas&#039;ın gövde gösterisi yaptığı yorumunu yaptı.
Amerikan New York Times gazetesi Hamas&#039;ın 15 ay süren savaşta ağır kayıplar vermesine rağmen Gazze&#039;de hala hakim güç olduğunu kanıtladığını yazdı.
Hamas&#039;ın Gazze&#039;nin geleceğinin bir parçası olması gerektiği mesajını da iletmeye çalıştığı belirtildi.Hamas&#039;ın medya organları da binlerce Hamas polisinin güvenliği ve düzeni sağlamak üzere sokaklara konuşlandırıldıklarını duyurdu.
Bakanlıkların ve kurumların savaş sonrası hayatın normale dönmesi için çalışmaya başladıkları vurgulandı.
Peki Hamas, 15 ay boyunca İsrail&#039;in karadan ve havadan yoğun saldırılarına karşın nasıl ayakta kalabildi?İsrail&#039;de yayınlanan Jerusalem Post gazetesi, bu konuyla ilgili analizinde, &quot;Hamas tünellerden çıkarak Gazze&#039;de kontrolü hiçbir zaman kaybetmediğini gösterdi&quot; başlığını kullandı.
Gazete, Hamas&#039;ın Gazze&#039;de yerel medya, hastane ve okullar dahil hayatın her alanını hakimiyeti altında tuttuğunu ve bunun sayesinde kendini savaşın galibi olarak gösterebildiğini yazdı.Jerusalem Post gazetesi, Hamas&#039;ın kaybettiği üyelerinin yerine yenilerinin aldığını ve komuta kontrol yapısını koruyabildiğini belirtti.
Haberde, İsrail&#039;in Hamas üyelerinin saklandığı Gazze&#039;deki tünneleri tam olarak yok edemediğine dikkat çekildi.
Hamas, Gazze&#039;nin genç nüfusu arasından kendine yeni üyeler bulmakta zorlanmadığının altı çizildi.Amerikan New York Times gazetesi, Hamas&#039;ın Gazze&#039;yi hala kontrol altında tutmasına karşın geleceğinin belirsiz olduğu değerlendirmesine yer verdi.İsrail&#039;in Hamas&#039;ı yok etme hedefini bırakmadığı ve bazı rehinelerin serbest kalmasının ardından savaşı yeniden başlatabileceği vurgulandı.İsrail&#039;de yayımlanan Haarezt gazetesi bu noktada serbest bırakılan rehinelerin anlatacaklarının kilit önem taşıdığını yazdı.
Bu rehinelerin yaşadıklarını anlatmalarıyla İsrail kamouyunda tüm rehinelerin kurtarılması için yoğun baskı oluşabileceği, ateşkesin diğer aşamalarının bozulmadan yürütülmesinin oluşacak bu baskıya bağlı olduğu belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oH0EPxmsTU6Zwyg8rIYMsQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, Haması, konuşuyor:, Tünellerden, çıktı, kontrolü, sağladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oH0EPxmsTU6Zwyg8rIYMsQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünya Hamas'ı konuşuyor: " t kontrol sa><p>Gazze'de ateşkes anlaşması, dünden itibaren yürürlüğe girdi. Anlaşma kapsamında üç İsrailli rehine Filistinli mahkumlar karşılığında serbest bırakıldı. Dikkat çeken ayrıntı, İsrail'in 15 ay süren saldırılarına rağmen onlarca Hamas üyesinin, ellerinde silahlarla, adeta gövde gösterisi yapması oldu. Bu görüntü, İsrail'de büyük yankı uyandırdı. Hamas'ın medya organları da binlerce Hamas polisinin güvenliği ve düzeni sağlamak üzere sokaklara konuşlandırıldıklarını duyurdu. İsrail basını, Hamas'ın tünellerden çıkarak Gazze'de kontrolü yeniden sağladığını yazdı, "Hamas nasıl yok edilemedi?" sorusuna yanıt aradı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k9KmAw_mNkOcmvNP-YJu4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkes yürürlüğe girdi. Maskeli Hamas üyeleri araçlarla Gazze sokaklarında tur atmaya başladı.
Üç İsrailli rehinenin teslimi sırasında bölgede çok sayıda bulunan Hamas üyeleri dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BCZ210Lyp0epBMb1BxvVbQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ve ABD basını Hamas'ın gövde gösterisi yaptığı yorumunu yaptı.
Amerikan New York Times gazetesi Hamas'ın 15 ay süren savaşta ağır kayıplar vermesine rağmen Gazze'de hala hakim güç olduğunu kanıtladığını yazdı.
Hamas'ın Gazze'nin geleceğinin bir parçası olması gerektiği mesajını da iletmeye çalıştığı belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eTRQkCJhcEKsGFW6WUjccw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas'ın medya organları da binlerce Hamas polisinin güvenliği ve düzeni sağlamak üzere sokaklara konuşlandırıldıklarını duyurdu.
Bakanlıkların ve kurumların savaş sonrası hayatın normale dönmesi için çalışmaya başladıkları vurgulandı.
Peki Hamas, 15 ay boyunca İsrail'in karadan ve havadan yoğun saldırılarına karşın nasıl ayakta kalabildi?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/swD2SS_5DkugIhhV069d3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'de yayınlanan Jerusalem Post gazetesi, bu konuyla ilgili analizinde, "Hamas tünellerden çıkarak Gazze'de kontrolü hiçbir zaman kaybetmediğini gösterdi" başlığını kullandı.
Gazete, Hamas'ın Gazze'de yerel medya, hastane ve okullar dahil hayatın her alanını hakimiyeti altında tuttuğunu ve bunun sayesinde kendini savaşın galibi olarak gösterebildiğini yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BhScTIG_FkiZUe6jx12v9Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jerusalem Post gazetesi, Hamas'ın kaybettiği üyelerinin yerine yenilerinin aldığını ve komuta kontrol yapısını koruyabildiğini belirtti.
Haberde, İsrail'in Hamas üyelerinin saklandığı Gazze'deki tünneleri tam olarak yok edemediğine dikkat çekildi.
Hamas, Gazze'nin genç nüfusu arasından kendine yeni üyeler bulmakta zorlanmadığının altı çizildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aPggQROJkk6QRPODISt67w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan New York Times gazetesi, Hamas'ın Gazze'yi hala kontrol altında tutmasına karşın geleceğinin belirsiz olduğu değerlendirmesine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IaYAhWm6fkad-fvYYAjRAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'in Hamas'ı yok etme hedefini bırakmadığı ve bazı rehinelerin serbest kalmasının ardından savaşı yeniden başlatabileceği vurgulandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kT1MD0NP-02t_MTKDM1jOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'de yayımlanan Haarezt gazetesi bu noktada serbest bırakılan rehinelerin anlatacaklarının kilit önem taşıdığını yazdı.
Bu rehinelerin yaşadıklarını anlatmalarıyla İsrail kamouyunda tüm rehinelerin kurtarılması için yoğun baskı oluşabileceği, ateşkesin diğer aşamalarının bozulmadan yürütülmesinin oluşacak bu baskıya bağlı olduğu belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zxtdUg1sOEyYpqanC061hg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ateşkesle serbest bırakılan Filistinli mahkumlara baskı: Sevinirlerse tutuklanabilirler!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ateskesle-serbest-birakilan-filistinli-mahkumlara-baski-sevinirlerse-tutuklanabilirler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ateskesle-serbest-birakilan-filistinli-mahkumlara-baski-sevinirlerse-tutuklanabilirler</guid>
<description><![CDATA[ Ateşkesin 6 haftalık ilk aşamasında, 3 İsrailli kadın rehineye karşılık 90 Filistinli mahkum serbest bırakıldı. bazılarının sağlık durumlarının kötü olduğu, solgun ve çok zayıf göründükleri belirtildi. İsrail, serbest bırakılan Filistinlilerin, evlerine döndüklerinde kutlama yapmamalarını söyledi.  (Haber: Derya Doğan)Gazze&#039;de 15 ay süren İsrail bombardımanının ardından nihayet beklenen ateşkes sağlandı.
İsrail, 417 gün boyunca Gazze&#039;de büyük bir yıkım yaratırken, 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana en az 47 bin Filistinli&#039;yi öldürdü.
Ateşkesin altı haftalık ilk aşaması başladı. Dün, 3 İsrailli kadın rehineye karşılık 90 Filistinli mahkum serbest bırakıldı.
Peki Filistinliler, İsrail hapishanelerinde ne yaşadı?7 ay sonra serbest bırakılan Filistinli kadın akademisyen Hedil Şattara, özgürlüğün bedelini Gazze halkının ağır şekilde ödediğini, bu nedenle sevinç ve hüzün arasında karmaşık duygular yaşadıklarını belirtti.
AA’ya konuşan Şattara İsrail cezavlerindeki durumlara ilişkin şunları anlattı:
&quot;Hapishanelerdeki şartlar çok kötü. Kaldığımız odadaki herşey elimizden alındı. Kıyafetlerimizden başka hiçbir şey kalmadı. Cezaevindeki diğer Filistinli kadınlar da benzer sıkıntıları yaşıyor. Ama bunlar bizim gücümüzü ve direncimizi daha da artırdı.&quot;İşgal altındaki Batı Şeria&#039;da Aralık 2023&#039;te gözaltına alınan Yasemin ise şunları söyledi:
&quot;İsrail serbest bırakılana kadar sinirlerimizle oynadı. Bir haftadır haber alamıyoruz, dışarıda neler olup bittiğini bilmiyoruz. Öyle ki bu sabahın (dün sabah) bizim için özgürlük günü olduğunu da bilmiyorduk.&quot;
AA&#039;ya göre Yasemin de İsrail hapishanesinde tutulan diğer kadınlar gibi, herhangi bir sevinç gösterisinde bulunma durumunda İsrail istihbaratınca yeniden tutuklanma tehdidiyle karşı karşıya.Batı Şeria&#039;daki Birzeit Üniversitesi&#039;nden araştırmacı Basil Farraj, Filistinli mahkumların Ofer Cezaevi&#039;nden teslim alınışına ve aile üyeleriyle sevinçli buluşmalarına katıldı.
El Cezire&#039;ye konuşan Farraj, otobüslerden inen mahkumların sağlık durumlarının kötü olduğunu söyledi.&quot;Solgun ve çok zayıf göründüklerini gördük&quot; diyen Farraj, &quot;Bence bu, İsraillilerin Filistinlileri uzun süredir hangi koşullarda tuttuğunun bir kanıtı” dedi.
İsrailli yetkililerin savaş öncesinden bu yana mahkumların aileleriyle her türlü iletişimi yasakladığını vurgulayan Farraj, &quot;Dolayısıyla pek çok kişi savaşın başlamasından bu yana sevdiklerini ilk kez görmüş oldular” diye ekledi.Farraj, İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs&#039;te yaşayan bazı mahkum yakınlarının İsrailli yetkililer tarafından arandığını ve serbest bırakılan aile üyelerinin evlerine döndüklerinde kutlama yapmamalarının söylendiğini belirtti.
Serbest bırakılan 90 mahkûmun çoğu kadın ve çocuktu.
İsrail askeri mahkemelerinin çocuklara çocuk muamelesi yapmadığını belirten Farraj, &quot;Onlara yetişkin muamelesi yapıyorlar. Bir çocuk olarak bu kadar ağır koşullarda 15 aydan fazla hapsedilmenin ne demek olduğunu tahmin edebilirsiniz” ifadelerini kullandı.Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) dün Gazze&#039;den İsrail&#039;e üç esirin ve İsrail&#039;den işgal altındaki Filistin topraklarına 90 Filistinli tutuklunun serbest bırakıldığı ve transfer edildiği operasyonda yer aldı.
ICRC operasyonu “karmaşık” ve “titiz güvenlik önlemleri” gerektiren bir operasyon olarak tanımladı.
Kızılhaç, şu bilgileri paylaştı: “Büyük kalabalıklar ve artan duygular arasında gezinmek transferler sırasında zorluklar yarattı ve Gazze&#039;de ICRC ekipleri patlamamış mühimmat ve tahrip edilmiş altyapının yarattığı tehlikeleri yönetmek zorunda kaldı” diye ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FAAy_KmxbkKSxwndiTSgaQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ateşkesle, serbest, bırakılan, Filistinli, mahkumlara, baskı:, Sevinirlerse, tutuklanabilirler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FAAy_KmxbkKSxwndiTSgaQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ateşkesle serbest bırakılan Filistinli mahkumlara baskı: Sevinirlerse tutuklanabilirler!"><p>Ateşkesin 6 haftalık ilk aşamasında, 3 İsrailli kadın rehineye karşılık 90 Filistinli mahkum serbest bırakıldı. bazılarının sağlık durumlarının kötü olduğu, solgun ve çok zayıf göründükleri belirtildi. İsrail, serbest bırakılan Filistinlilerin, evlerine döndüklerinde kutlama yapmamalarını söyledi.  (Haber: Derya Doğan)</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sv-f7CIqPEqDB1j_9KPVkg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'de 15 ay süren İsrail bombardımanının ardından nihayet beklenen ateşkes sağlandı.
İsrail, 417 gün boyunca Gazze'de büyük bir yıkım yaratırken, 7 Ekim 2023'ten bu yana en az 47 bin Filistinli'yi öldürdü.
Ateşkesin altı haftalık ilk aşaması başladı. Dün, 3 İsrailli kadın rehineye karşılık 90 Filistinli mahkum serbest bırakıldı.
Peki Filistinliler, İsrail hapishanelerinde ne yaşadı?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BeWTRsm4wE2Q02sfqidx1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>7 ay sonra serbest bırakılan Filistinli kadın akademisyen Hedil Şattara, özgürlüğün bedelini Gazze halkının ağır şekilde ödediğini, bu nedenle sevinç ve hüzün arasında karmaşık duygular yaşadıklarını belirtti.
AA’ya konuşan Şattara İsrail cezavlerindeki durumlara ilişkin şunları anlattı:
"Hapishanelerdeki şartlar çok kötü. Kaldığımız odadaki herşey elimizden alındı. Kıyafetlerimizden başka hiçbir şey kalmadı. Cezaevindeki diğer Filistinli kadınlar da benzer sıkıntıları yaşıyor. Ama bunlar bizim gücümüzü ve direncimizi daha da artırdı."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5_slk93ZoUCpmikdOYyyZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İşgal altındaki Batı Şeria'da Aralık 2023'te gözaltına alınan Yasemin ise şunları söyledi:
"İsrail serbest bırakılana kadar sinirlerimizle oynadı. Bir haftadır haber alamıyoruz, dışarıda neler olup bittiğini bilmiyoruz. Öyle ki bu sabahın (dün sabah) bizim için özgürlük günü olduğunu da bilmiyorduk."
AA'ya göre Yasemin de İsrail hapishanesinde tutulan diğer kadınlar gibi, herhangi bir sevinç gösterisinde bulunma durumunda İsrail istihbaratınca yeniden tutuklanma tehdidiyle karşı karşıya.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VbebJEzq5Em6tV0sSxinow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Batı Şeria'daki Birzeit Üniversitesi'nden araştırmacı Basil Farraj, Filistinli mahkumların Ofer Cezaevi'nden teslim alınışına ve aile üyeleriyle sevinçli buluşmalarına katıldı.
El Cezire'ye konuşan Farraj, otobüslerden inen mahkumların sağlık durumlarının kötü olduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aH1ZbGO0LEml1J7eN9nNnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Solgun ve çok zayıf göründüklerini gördük" diyen Farraj, "Bence bu, İsraillilerin Filistinlileri uzun süredir hangi koşullarda tuttuğunun bir kanıtı” dedi.
İsrailli yetkililerin savaş öncesinden bu yana mahkumların aileleriyle her türlü iletişimi yasakladığını vurgulayan Farraj, "Dolayısıyla pek çok kişi savaşın başlamasından bu yana sevdiklerini ilk kez görmüş oldular” diye ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ISZNxkNZpESlEWO5AUDcOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Farraj, İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaşayan bazı mahkum yakınlarının İsrailli yetkililer tarafından arandığını ve serbest bırakılan aile üyelerinin evlerine döndüklerinde kutlama yapmamalarının söylendiğini belirtti.
Serbest bırakılan 90 mahkûmun çoğu kadın ve çocuktu.
İsrail askeri mahkemelerinin çocuklara çocuk muamelesi yapmadığını belirten Farraj, "Onlara yetişkin muamelesi yapıyorlar. Bir çocuk olarak bu kadar ağır koşullarda 15 aydan fazla hapsedilmenin ne demek olduğunu tahmin edebilirsiniz” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1bF0sSEBy0O_y9Xk4nAgrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) dün Gazze'den İsrail'e üç esirin ve İsrail'den işgal altındaki Filistin topraklarına 90 Filistinli tutuklunun serbest bırakıldığı ve transfer edildiği operasyonda yer aldı.
ICRC operasyonu “karmaşık” ve “titiz güvenlik önlemleri” gerektiren bir operasyon olarak tanımladı.
Kızılhaç, şu bilgileri paylaştı: “Büyük kalabalıklar ve artan duygular arasında gezinmek transferler sırasında zorluklar yarattı ve Gazze'de ICRC ekipleri patlamamış mühimmat ve tahrip edilmiş altyapının yarattığı tehlikeleri yönetmek zorunda kaldı” diye ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zG6l0oA8eEalzqCZFyD-Hg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ateşkeste 2. gün: Yardım tırları Gazze&amp;apos;nin kuzeyinde</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ateskeste-2-gun-yardim-tirlari-gazzenin-kuzeyinde</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ateskeste-2-gun-yardim-tirlari-gazzenin-kuzeyinde</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ile Hamas arasında dün başlayan ateşkesin ilk gününde 630&#039;dan fazla insani yardım taşıyan tırın Gazze Şeridi&#039;ne girdiğini bildirdi. Ateşkes kapsamında her gün Gazze&#039;ye insani yardım taşıyan 600 tırın ulaştırılması hedefleniyor.Birleşmiş Milletler İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Gazze&#039;ye yönelik insani yardım çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı.Fletcher, ateşkesin ilk gününde Gazze&#039;ye 630&#039;dan fazla insani yardım taşıyan tırın gönderildiğini belirtti.
Bu yardım tırlarından en az 300&#039;ünün Gazze&#039;nin kuzeyine gönderileceğini ve yardımların bir an önce bölgeye ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Fletcher, &quot;15 ay süren amansız savaştan sonra insani ihtiyaçlar şaşırtıcı boyutlara ulaştı. Kaybedecek zaman yok&quot; dedi.İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de esir takası ve ateşkes içerenanlaşma dün 12.15&#039;te yürürlüğe girmişti.
İsrail&#039;in 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana devam eden saldırıları ve Tel Aviv&#039;in çıkardığı zorluklar nedeniyle Gazze&#039;de yaşayan 2,3 milyon Filistinli açlık ve gıda kriziyle karşı karşıya kalmıştı.
Ateşkes kapsamında her gün Gazze&#039;ye insani yardım taşıyan 600 tırın ulaştırılması hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ctxgHpbzYEOIctwlnkyyZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ateşkeste, gün:, Yardım, tırları, Gazzenin, kuzeyinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ctxgHpbzYEOIctwlnkyyZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ateşkeste 2. gün: Yardım tırları Gazze'nin kuzeyinde"><p>Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ile Hamas arasında dün başlayan ateşkesin ilk gününde 630'dan fazla insani yardım taşıyan tırın Gazze Şeridi'ne girdiğini bildirdi. Ateşkes kapsamında her gün Gazze'ye insani yardım taşıyan 600 tırın ulaştırılması hedefleniyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QHjgFYOAEk-2uKUwn0HXeA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birleşmiş Milletler İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Gazze'ye yönelik insani yardım çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6q3fIvFTG0CJBGx6tc3dKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fletcher, ateşkesin ilk gününde Gazze'ye 630'dan fazla insani yardım taşıyan tırın gönderildiğini belirtti.
Bu yardım tırlarından en az 300'ünün Gazze'nin kuzeyine gönderileceğini ve yardımların bir an önce bölgeye ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Fletcher, "15 ay süren amansız savaştan sonra insani ihtiyaçlar şaşırtıcı boyutlara ulaştı. Kaybedecek zaman yok" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZCoTlXFyCE2Gt0fmClDFWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ile Hamas arasında Gazze'de esir takası ve ateşkes içerenanlaşma dün 12.15'te yürürlüğe girmişti.
İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırıları ve Tel Aviv'in çıkardığı zorluklar nedeniyle Gazze'de yaşayan 2,3 milyon Filistinli açlık ve gıda kriziyle karşı karşıya kalmıştı.
Ateşkes kapsamında her gün Gazze'ye insani yardım taşıyan 600 tırın ulaştırılması hedefleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KuO-5BotFki3dZWD-D53mA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore&amp;apos;de sıkıyönetim krizi: Üst düzey komutanlar görevden alındı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/guney-korede-sikiyoenetim-krizi-ust-duzey-komutanlar-goerevden-alindi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/guney-korede-sikiyoenetim-krizi-ust-duzey-komutanlar-goerevden-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore&#039;de devlet başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve dün resmen tutuklanan Yoon Suk Yeol&#039;un 3 Aralık 2024&#039;teki başarısız sıkıyönetim ilanında rol oynamakla suçlanan 4 üst düzey komutan görevden alındı.Yonhap&#039;ın haberine göre, Güney Kore Savunma Bakanlığı&#039;nın disiplin komitesi, görevden alınan devlet başkanı Yoon Suk Yeol&#039;un 3 Aralık 2024&#039;te başarısızlıkla sonuçlanan sıkıyönetim girişiminde yer aldığından şüphelenilen komutanlara karşı harekete geçti.  Bakanlık, Yeo In-hyung, Moon Sang-ho, Lee Jin-woo ve Kwak Jong-keun isimli 4 üst düzey komutanın resmi olarak görevden alındığını duyurdu.  Başarısız sıkıyönetim ilanı sırasında, &quot;sıkıyönetim komutanı&quot; olarak atanan Genelkurmay Başkanı Park An-su için de disiplin süreci devam ediyor.YOON TUTUKLANMIŞTIGüney Kore Ulusal Meclisinin, sıkıyönetim ilanının anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle azlini istediği ve bu sebeple görevden uzaklaştırılan Yoon, sıkıyönetim soruşturması kapsamında 15 Ocak&#039;ta gözaltına alınmıştı.  İlk gün 10 saatten fazla sorgulanan Yoon&#039;un ifade vermeyi reddettiği bildirilmişti. Güney Kore tarihinde gözaltına alınan ilk devlet başkanı olan Yoon, sorgunun ardından gözaltı merkezine nakledilmişti.  Yoon, dün Seul Batı Bölge Mahkemesinin kararı üzerine, &quot;ayaklanmaya liderlik etme&quot; ve &quot;yetkisini kötüye kullanma&quot; suçlarından tutuklanmıştı.  Yoon hakkındaki 3 Aralık 2024&#039;teki sıkıyönetim ilanı nedeniyle başlatılan soruşturma sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GyUOL8yn3kiBjxHz3A5SnQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Korede, sıkıyönetim, krizi:, Üst, düzey, komutanlar, görevden, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GyUOL8yn3kiBjxHz3A5SnQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore'de sıkıyönetim krizi: Üst düzey komutanlar görevden alındı"><p>Güney Kore'de devlet başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve dün resmen tutuklanan Yoon Suk Yeol'un 3 Aralık 2024'teki başarısız sıkıyönetim ilanında rol oynamakla suçlanan 4 üst düzey komutan görevden alındı.</p><p>Yonhap'ın haberine göre, Güney Kore Savunma Bakanlığı'nın disiplin komitesi, görevden alınan devlet başkanı Yoon Suk Yeol'un 3 Aralık 2024'te başarısızlıkla sonuçlanan sıkıyönetim girişiminde yer aldığından şüphelenilen komutanlara karşı harekete geçti.  Bakanlık, Yeo In-hyung, Moon Sang-ho, Lee Jin-woo ve Kwak Jong-keun isimli 4 üst düzey komutanın resmi olarak görevden alındığını duyurdu.  Başarısız sıkıyönetim ilanı sırasında, "sıkıyönetim komutanı" olarak atanan Genelkurmay Başkanı Park An-su için de disiplin süreci devam ediyor.</p><p><strong>YOON TUTUKLANMIŞTI</strong></p><p>Güney Kore Ulusal Meclisinin, sıkıyönetim ilanının anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle azlini istediği ve bu sebeple görevden uzaklaştırılan Yoon, sıkıyönetim soruşturması kapsamında 15 Ocak'ta gözaltına alınmıştı.  İlk gün 10 saatten fazla sorgulanan Yoon'un ifade vermeyi reddettiği bildirilmişti. Güney Kore tarihinde gözaltına alınan ilk devlet başkanı olan Yoon, sorgunun ardından gözaltı merkezine nakledilmişti.  Yoon, dün Seul Batı Bölge Mahkemesinin kararı üzerine, "ayaklanmaya liderlik etme" ve "yetkisini kötüye kullanma" suçlarından tutuklanmıştı.  Yoon hakkındaki 3 Aralık 2024'teki sıkıyönetim ilanı nedeniyle başlatılan soruşturma sürüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir gecede yeni ada oluştu: Jeologlar bile şaşkına döndü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/bir-gecede-yeni-ada-olustu-jeologlar-bile-saskina-doendu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/bir-gecede-yeni-ada-olustu-jeologlar-bile-saskina-doendu</guid>
<description><![CDATA[ &#039;&#039;Kumani Bank&#039;&#039; adıyla da bilinen çamur volkanları, su yüzeyinde kısa sürede ada oluşmasına neden olabilir. &#039;&#039;Hayalet ada&#039;&#039; şeklinde tanımlanabilen bu doğa olayına özellikle İtalya, Japonya ve Azerbaycan gibi tektonik ülkelerde rastlanır. Daha önce Hazar Denizi yüzeyinde de ortaya çıkan Kumani Bank, jeologları bile heyecanlandırmıştı. Peki bu çamur volkanları nasıl oluşur?Dünya üzerinde volkanlar, kırmızı ve gri olmak üzere iki ana grupta incelenir. Kırmızı volkanlar, lavların akışkanlığı nedeniyle sürekli aktifken; gri volkanlar, daha patlayıcı türdeki volkanlar arasında yer alır. Gri volkanlara Washington&#039;daki St. Helens Dağı örnek gösterilebilir. Bazı gezegen uydularında sıvı su, amonyak ve hidrokarbonlar püskürten &quot;kriyovolkanlar&quot; da bulunur. Ancak, bu volkanik etkinlikler arasında çamur volkanları, en hafif ve sakin olanlarıdır. Çamur volkanları Kuzey Amerika&#039;da nadiren görülseler de, İtalya, Japonya, Trinidad ve Azerbaycan gibi tektonik plaka sınırlarına yakın bölgelerde daha yaygındır.Çamur volkanları genelde sakin bir şekilde patlar ancak büyük bir yıkım gücüne sahiptirler. Çamur, gaz ve sıvılardan oluşan bu püskürmeler, yerin derinliklerinde basınç birikmesi sonucu meydana gelir. Yer kabuğunda bir &quot;delik&quot; oluştuğunda, bu basınç hızla dışarı çıkarak patlamalara yol açar. Teksas Üniversitesi&#039;nden jeolog Michael Hudec, bu durumu, içinde hava bulunan bir araba lastiğine benzetiyor. Hudec, lastiğin sağlam olduğu sürece içindeki havanın güvenle tutulduğunu fakat lastik patladığında havanın hızla dışarı çıkmaya başladığını ifade ediyor.Adelaide Üniversitesi&#039;nden jeolog Mark Tingay, 2014 yılında Kumani Bank adlı çamur volkanının &quot;hayalet ada&quot; şeklinde beliren görüntülerini paylaştı. Hazar Denizi&#039;nde, Azerbaycan&#039;ın doğu kıyısından yaklaşık 25 kilometre açıkta bulunan bu volkan, uydu görüntülerine göre Ocak ile Şubat 2023 arasında ortaya çıkmış olabilir.Kumani Bank, normalde deniz seviyesinin birkaç metre altında bulunur ancak şiddetli bir patlama sırasında zirvesi yüzeye çıkacak kadar büyük bir malzeme püskürebilir. Bu patlamalar kısa sürse de son derece güçlüdür ve Azerbaycan&#039;daki patlamalar, genellikle alev sütunlarıyla ilişkilendirilir.NASA, geçtiğimiz hafta Kumani Bank&#039;ın gelişimini gösteren uydu görüntülerini paylaştı. OLI-2, Landsat 8 ve Landsat 9 uyduları, Kumani Bank&#039;ın 2023 başında su yüzeyine çıkarak 400 metreye kadar genişlediğini ve 2024&#039;ün sonlarına doğru kaybolduğunu gösterdi. Daha önce kaydedilen verilere göre, Kumani Bank&#039;ta en büyük patlama 1950&#039;de gerçekleşmişti ve bu patlama, 700 metre genişliğinde, 6 metre yüksekliğinde bir ada oluşturmuştu.Jeolog Mark Tingay, şaşırtıcı doğa olayı hakkında &#039;&#039;Yaklaşık 400 metre genişliğinde bir adanın birkaç saat içinde ortaya çıkması gerçekten şaşırtıcı. Birçok balıkçı, &#039;Dün burada bir ada yoktu&#039; diye hayret edebilir çünkü bir anda 10 hektarlık bir ada belirebiliyor&#039;&#039; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lWonVpfCUE-PYul3KRLPEQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bir, gecede, yeni, ada, oluştu:, Jeologlar, bile, şaşkına, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lWonVpfCUE-PYul3KRLPEQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bir gecede yeni ada oluştu: Jeologlar bile şaşkına döndü"><p>''Kumani Bank'' adıyla da bilinen çamur volkanları, su yüzeyinde kısa sürede ada oluşmasına neden olabilir. ''Hayalet ada'' şeklinde tanımlanabilen bu doğa olayına özellikle İtalya, Japonya ve Azerbaycan gibi tektonik ülkelerde rastlanır. Daha önce Hazar Denizi yüzeyinde de ortaya çıkan Kumani Bank, jeologları bile heyecanlandırmıştı. Peki bu çamur volkanları nasıl oluşur?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pmKcjOa15UucW3irnU3Qmw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya üzerinde volkanlar, kırmızı ve gri olmak üzere iki ana grupta incelenir. Kırmızı volkanlar, lavların akışkanlığı nedeniyle sürekli aktifken; gri volkanlar, daha patlayıcı türdeki volkanlar arasında yer alır. Gri volkanlara Washington'daki St. Helens Dağı örnek gösterilebilir. Bazı gezegen uydularında sıvı su, amonyak ve hidrokarbonlar püskürten "kriyovolkanlar" da bulunur. Ancak, bu volkanik etkinlikler arasında çamur volkanları, en hafif ve sakin olanlarıdır. Çamur volkanları Kuzey Amerika'da nadiren görülseler de, İtalya, Japonya, Trinidad ve Azerbaycan gibi tektonik plaka sınırlarına yakın bölgelerde daha yaygındır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hZBZR1BFiEy76NJ1TPfOEg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çamur volkanları genelde sakin bir şekilde patlar ancak büyük bir yıkım gücüne sahiptirler. Çamur, gaz ve sıvılardan oluşan bu püskürmeler, yerin derinliklerinde basınç birikmesi sonucu meydana gelir. Yer kabuğunda bir "delik" oluştuğunda, bu basınç hızla dışarı çıkarak patlamalara yol açar. Teksas Üniversitesi'nden jeolog Michael Hudec, bu durumu, içinde hava bulunan bir araba lastiğine benzetiyor. Hudec, lastiğin sağlam olduğu sürece içindeki havanın güvenle tutulduğunu fakat lastik patladığında havanın hızla dışarı çıkmaya başladığını ifade ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8az66t4zqkydomWSNa4ADg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Adelaide Üniversitesi'nden jeolog Mark Tingay, 2014 yılında Kumani Bank adlı çamur volkanının "hayalet ada" şeklinde beliren görüntülerini paylaştı. Hazar Denizi'nde, Azerbaycan'ın doğu kıyısından yaklaşık 25 kilometre açıkta bulunan bu volkan, uydu görüntülerine göre Ocak ile Şubat 2023 arasında ortaya çıkmış olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1MqJHTm59ESpumV8GgzgFg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kumani Bank, normalde deniz seviyesinin birkaç metre altında bulunur ancak şiddetli bir patlama sırasında zirvesi yüzeye çıkacak kadar büyük bir malzeme püskürebilir. Bu patlamalar kısa sürse de son derece güçlüdür ve Azerbaycan'daki patlamalar, genellikle alev sütunlarıyla ilişkilendirilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZjoaQcQY4Uiu_vwVun_cIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA, geçtiğimiz hafta Kumani Bank'ın gelişimini gösteren uydu görüntülerini paylaştı. OLI-2, Landsat 8 ve Landsat 9 uyduları, Kumani Bank'ın 2023 başında su yüzeyine çıkarak 400 metreye kadar genişlediğini ve 2024'ün sonlarına doğru kaybolduğunu gösterdi. Daha önce kaydedilen verilere göre, Kumani Bank'ta en büyük patlama 1950'de gerçekleşmişti ve bu patlama, 700 metre genişliğinde, 6 metre yüksekliğinde bir ada oluşturmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I-8GHIEjlE6buFs1ttxAcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jeolog Mark Tingay, şaşırtıcı doğa olayı hakkında ''Yaklaşık 400 metre genişliğinde bir adanın birkaç saat içinde ortaya çıkması gerçekten şaşırtıcı. Birçok balıkçı, 'Dün burada bir ada yoktu' diye hayret edebilir çünkü bir anda 10 hektarlık bir ada belirebiliyor'' ifadelerini kullandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Esad rejimi el koymuştu: Binlerce araç sahiplerini bekliyor!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/esad-rejimi-el-koymustu-binlerce-arac-sahiplerini-bekliyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/esad-rejimi-el-koymustu-binlerce-arac-sahiplerini-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Suriye&#039;de vatandaşlarını hapse atarak binlerce aracı bir bölgede toplayan Esad rejimi askerleri, araçları kullanılamayacak hale getirdi. Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte vatandaşların araçlarına bulmasına imkan tanıyan yeni yönetim, evrakların sunulmasıyla araçları sahiplerine teslim etmeye başladı. Binlerce otomobil, pikap, motosiklet ve kamyonetin bulunduğu garaj ise dronla havadan görüntülendi.Suriye&#039;de 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası vatandaşlarına zulmeden Esad rejimi tarafından vatandaşların sivil araçlarına da çeşitli bahanelerle el konulmuştu.Rejimin devrilmesinin ardından özgürlüğüne kavuşan Suriyeli siviller, rejim askerleri tarafından hapse atılan yakınlarının yanı sıra rejimin el koyduğu eşyalarına, mallarına da kavuşuyor.
Yol uygulama noktalarında durdurularak rejim askerleri tarafından el konan araçlar konuldukları garajda sahiplerini bekliyor.Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte vatandaşların araçlarına bulmasına imkan tanıyan yeni yönetim, evrakların sunulmasıyla araçları sahiplerine teslim etmeye başladı.
Binlerce otomobil, pikap, motosiklet ve kamyonetin bulunduğu garaj ise dronla havadan görüntülendi.Kardeşlerinin araçlarını aramak için geldiğini ifade eden Ramazan İbrahim Süleyman, “2013 yılında kontrol noktasında 2 kardeşimi de alıp cezaevine attılar ve araçlarına el koydular Sednaya ve tüm cezaevlerine baktım ama onları bulamadım. Şimdi ise belki araçları bulurum diye araçların toplandığı yere geldim ama araçları da bulamadım. Alıkonulan araçların tüm parçalarını söküp satmışlar. Aracı bulsam dahi araçların tüm parçalarını sökmüşler. Gidip yeni bir araç alsam daha karlıyım” dedi.Alıkonulan araçların tutulduğu garajın kontrolünü sağlayan Abu El Bara, “Buradaki araçların çoğu, kontrol noktasında insanları suçsuz yere alıp cezaevine attıkları kimselerin araçları. Sahiplerini cezaevine atıp araçlarını askeri birliklerde kullanmışlar. Araç sahiplerinin çoğu şehit olmuş, bu nedenle genelde eşi veya kardeşi gelip araçları teslim alıyor. &quot; dedi.Suriye özgürleştikten sonra garajın kapılarını açtıklarını kaydeden Abu El Bara, &quot;Getirilen evrakları kontrol ettikten sonra araçları yakınlarına teslim ediyoruz. Burada nöbet tutan askerler araçlardaki parçaları söküp satıyorlardı” ifadelerine yer verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bI8PkdJfb0iVPDUyDMjrxA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Esad, rejimi, koymuştu:, Binlerce, araç, sahiplerini, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bI8PkdJfb0iVPDUyDMjrxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Esad rejimi el koymuştu: Binlerce araç sahiplerini bekliyor!"><p>Suriye'de vatandaşlarını hapse atarak binlerce aracı bir bölgede toplayan Esad rejimi askerleri, araçları kullanılamayacak hale getirdi. Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte vatandaşların araçlarına bulmasına imkan tanıyan yeni yönetim, evrakların sunulmasıyla araçları sahiplerine teslim etmeye başladı. Binlerce otomobil, pikap, motosiklet ve kamyonetin bulunduğu garaj ise dronla havadan görüntülendi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/srLHU_1gj06uP6l9e6pUCQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye'de 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası vatandaşlarına zulmeden Esad rejimi tarafından vatandaşların sivil araçlarına da çeşitli bahanelerle el konulmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-iTOPpe_ZUOwVXMAKfwHaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rejimin devrilmesinin ardından özgürlüğüne kavuşan Suriyeli siviller, rejim askerleri tarafından hapse atılan yakınlarının yanı sıra rejimin el koyduğu eşyalarına, mallarına da kavuşuyor.
Yol uygulama noktalarında durdurularak rejim askerleri tarafından el konan araçlar konuldukları garajda sahiplerini bekliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/doUHTRn3s0-zj6ghpdmM1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte vatandaşların araçlarına bulmasına imkan tanıyan yeni yönetim, evrakların sunulmasıyla araçları sahiplerine teslim etmeye başladı.
Binlerce otomobil, pikap, motosiklet ve kamyonetin bulunduğu garaj ise dronla havadan görüntülendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EPYTr1zt2UmP5duMjtNTHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kardeşlerinin araçlarını aramak için geldiğini ifade eden Ramazan İbrahim Süleyman, “2013 yılında kontrol noktasında 2 kardeşimi de alıp cezaevine attılar ve araçlarına el koydular Sednaya ve tüm cezaevlerine baktım ama onları bulamadım. Şimdi ise belki araçları bulurum diye araçların toplandığı yere geldim ama araçları da bulamadım. Alıkonulan araçların tüm parçalarını söküp satmışlar. Aracı bulsam dahi araçların tüm parçalarını sökmüşler. Gidip yeni bir araç alsam daha karlıyım” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g7AKOTKqUU-ine-iu36TGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alıkonulan araçların tutulduğu garajın kontrolünü sağlayan Abu El Bara, “Buradaki araçların çoğu, kontrol noktasında insanları suçsuz yere alıp cezaevine attıkları kimselerin araçları. Sahiplerini cezaevine atıp araçlarını askeri birliklerde kullanmışlar. Araç sahiplerinin çoğu şehit olmuş, bu nedenle genelde eşi veya kardeşi gelip araçları teslim alıyor. " dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6QQopoL0WU-MeBoeQQsZCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye özgürleştikten sonra garajın kapılarını açtıklarını kaydeden Abu El Bara, "Getirilen evrakları kontrol ettikten sonra araçları yakınlarına teslim ediyoruz. Burada nöbet tutan askerler araçlardaki parçaları söküp satıyorlardı” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wREdMlYjskK312zBUuOrIA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kcOIqHh6tE2NaeEFfsGMWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8At0v_LPFkap2jdbjZkYcw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ar9Nt7Cv-kmWW52F7xGHhQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ateşkesin ardından Gazze’de can kaybı 47 bin 35’e yükseldi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ateskesin-ardindan-gazzede-can-kaybi-47-bin-35e-yukseldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ateskesin-ardindan-gazzede-can-kaybi-47-bin-35e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ile Hamas’ın vardığı ateşkes anlaşmasının dün yürürlüğe girdiği Gazze Şeridi’nde İsrail saldırıları nedeniyle hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 47 bin 35’e, yaralananların sayısı 111 bin 91’e yükseldi.İsrail ile Hamas arasında uzun müzakereler sonucu varılan ateşkes ve esir anlaşması dün yaklaşık 3 saat gecikmeyle TSİ 12.15’te yürürlüğe girdi. Hamas’ın serbest bırakılacak esirlerin listesini iletmediğini belirterek ateşkesin olmayacağını açıklayan İsrail, anlaşma yürürlüğe girene dek Gazze Şeridi’nde saldırılarına devam etti.Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada son 24 saatte Gazze Şeridi’ndeki hastanelere 60 kişinin cansız bedeni ve 341 yaralının getirildiğini getirildi. Ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından enkaz altında kalanları çıkarma çalışmalarına başlanmasıyla 62 kişinin cansız bedeni de enkaz altından çıkarıldı.İsrail’in 7 Ekim 2023’te bölgede başlattığı saldırıların toplam bilançosunun da aktarıldığı açıklamada, can kaybının 47 bin 35’e, yaralı sayısının da 111 bin 91’e yükseldiği ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NXcOBIrlBEWLoXbtXBUeMQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ateşkesin, ardından, Gazze’de, can, kaybı, bin, 35’e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NXcOBIrlBEWLoXbtXBUeMQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ateşkesin ardından Gazze’de can kaybı 47 bin 35’e yükseldi"><p>İsrail ile Hamas’ın vardığı ateşkes anlaşmasının dün yürürlüğe girdiği Gazze Şeridi’nde İsrail saldırıları nedeniyle hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 47 bin 35’e, yaralananların sayısı 111 bin 91’e yükseldi.</p><p>İsrail ile Hamas arasında uzun müzakereler sonucu varılan ateşkes ve esir anlaşması dün yaklaşık 3 saat gecikmeyle TSİ 12.15’te yürürlüğe girdi. </p><p>Hamas’ın serbest bırakılacak esirlerin listesini iletmediğini belirterek ateşkesin olmayacağını açıklayan İsrail, anlaşma yürürlüğe girene dek Gazze Şeridi’nde saldırılarına devam etti.</p><p>Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada son 24 saatte Gazze Şeridi’ndeki hastanelere 60 kişinin cansız bedeni ve 341 yaralının getirildiğini getirildi. </p><p>Ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından enkaz altında kalanları çıkarma çalışmalarına başlanmasıyla 62 kişinin cansız bedeni de enkaz altından çıkarıldı.</p><p>İsrail’in 7 Ekim 2023’te bölgede başlattığı saldırıların toplam bilançosunun da aktarıldığı açıklamada, can kaybının 47 bin 35’e, yaralı sayısının da 111 bin 91’e yükseldiği ifade edildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;da hava kirliliği 50 bin can aldı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/iranda-hava-kirliligi-50-bin-can-aldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/iranda-hava-kirliligi-50-bin-can-aldi</guid>
<description><![CDATA[ İran’da geçen yıl hava kirliliği nedeniyle ülkede yaklaşık 50 bin kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.İran Sağlık Bakanı Muhammed Rıza Zaferkandi, Ulusal Temiz Hava Günü Konferansı&#039;nda konuştu. Zaferkandi, hava kirliliğinin geçen yıl ülkede yaklaşık 50 bin kişinin ölümüne neden olduğunu belirterek, hava kirliliğinin yol açtığı ekonomik zararın 12 milyar dolar civarında olduğunu söyledi.  Uluslararası standartların, her metreküp havada 5 mikrogramdan fazla partiküllerin varlığını kirlilik olarak kabul ettiğini vurgulayan Zaferkandi, “Biz bunu 12 mikrogram olarak belirliyoruz. Kendi kriterlerimize göre bile ülkemizdeki şehirler yılda ortalama 247 gün kirli hava solumaktadır. Bu süre, başkent Tahran için 353 güne kadar çıkmaktadır.” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eMpkD5cqOEe1rSJ4MdZeow.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İranda, hava, kirliliği, bin, can, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eMpkD5cqOEe1rSJ4MdZeow.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'da hava kirliliği 50 bin can aldı"><p>İran’da geçen yıl hava kirliliği nedeniyle ülkede yaklaşık 50 bin kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p><p>İran Sağlık Bakanı Muhammed Rıza Zaferkandi, Ulusal Temiz Hava Günü Konferansı'nda konuştu. </p><p>Zaferkandi, hava kirliliğinin geçen yıl ülkede yaklaşık 50 bin kişinin ölümüne neden olduğunu belirterek, hava kirliliğinin yol açtığı ekonomik zararın 12 milyar dolar civarında olduğunu söyledi.  Uluslararası standartların, her metreküp havada 5 mikrogramdan fazla partiküllerin varlığını kirlilik olarak kabul ettiğini vurgulayan Zaferkandi, “Biz bunu 12 mikrogram olarak belirliyoruz. Kendi kriterlerimize göre bile ülkemizdeki şehirler yılda ortalama 247 gün kirli hava solumaktadır. Bu süre, başkent Tahran için 353 güne kadar çıkmaktadır.” dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filistinli kadın esir anlattı: &amp;quot;Serbest bırakmadan önce saçımızdan sürüklediler&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/filistinli-kadin-esir-anlatti-serbest-birakmadan-oence-sacimizdan-suruklediler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/filistinli-kadin-esir-anlatti-serbest-birakmadan-oence-sacimizdan-suruklediler</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ile Hamas arasında varılan esir takası kapsamında serbest bırakılan Filistinli Rağad Amru, İsrail güçlerinin Filistinli kadınları serbest bırakmadan hemen önce saçlarından sürükleyerek darbettiğini söyledi. Amru, İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğunu da anlattı.Esir takasının ilk gününde İsrail&#039;in serbest bıraktığı Filistinlilerden 23 yaşındaki Rağad Amru,  Filistinli kadınların serbest bırakılmadan önce İsrail güçlerince maruz kaldıkları kötü muameleyi ve hapishane şartlarını anlattı.
Amru, serbest bırakıldıkları günün sabahı, İsrail hapishane müdürünün 14 gün boyunca hiç kimsenin serbest bırakılmayacağını söylediğini, öğleden sonra ise müdür yardımcısının gelerek kendilerine hakaretler ettiğini dile getirdi.Amru şunları söyledi:
&quot;Öğle vaktinde hapishane müdür yardımcısı geldi, saldırgan ifadelerle &#039;Beni bir daha denemeyin, herhangi bir tesettürlü elbise giymeniz yasak&#039; dedi ve sonrasında darp, küfürler ve saatlerce süren sorgu başladı.&quot;
Amru, İsrail&#039;in Damon Hapishanesi&#039;nden demir kafesli otobüslere bindirilerek 4 saat bekletildiklerini, ardından da Ofer Hapishanesi&#039;ne götürüldüklerini aktardı.
&quot;Otobüs, hapishaneden daha kötüydü. Klimaları soğuk çalıştırdılar. Ofer Hapishanesi&#039;ne vardık, İsrailli gardiyanların Filistinli esirleri çığlık çığlığa saçlarından sürüklediğini gördük. Başımızı kaldırmamıza dahi müsaade etmediler&quot; diyen Amru, Ofer Hapishanesi&#039;ne vardıklarında İsrail güçlerinin Filistinlileri otobüsten sürükleyerek çakıl taşlarıyla dolu bir alana fırlattığını söyledi.Ofer Hapishanesi&#039;nde yarı çıplak vaziyette darbedildiklerini ve hakarete uğradıklarını anlatan Amru, ardından yanlarına durumları çok kötü halde olan bir grup Filistinli çocuğun getirildiğini ifade etti.
Amru, &quot;Bütün bu acılar halkımız ve Gazze uğruna yaşanıyor, Allah bunların ecrini bize yazsın. Filistinli direnişçiler İsrailli kadın esirlere hediyeler sunarken biz saçımızdan, başörtümüzden sürüklendik&quot; ifadelerini kullandı.
Amru, İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğuna dikkat çekerek, &quot;(İsrail) hapishanelerinde iyi bir şeyin olması mümkün değil. Yemekler miktar ve kalite olarak çok kötü ve muamele şekli son derece kötü&quot; dedi.Arabulucu ülkelerden Katar, 15 Ocak&#039;ta İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Anlaşma, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15&#039;te yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde İsrailli 33 esir serbest bırakılacak.
Anlaşma, Gazze Şeridi&#039;ne insani yardımların kapsamlı şekilde ulaşmasının yanı sıra yerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine geri dönebilmelerini içeriyor.
İkinci ve üçüncü aşamaların detayları ise birinci aşamanın tamamlanmasıyla açıklanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OnN4ZA8-k0Cc5XNnPMO_JA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Filistinli, kadın, esir, anlattı:, Serbest, bırakmadan, önce, saçımızdan, sürüklediler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OnN4ZA8-k0Cc5XNnPMO_JA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Filistinli kadın esir anlattı: " serbest b sa s><p>İsrail ile Hamas arasında varılan esir takası kapsamında serbest bırakılan Filistinli Rağad Amru, İsrail güçlerinin Filistinli kadınları serbest bırakmadan hemen önce saçlarından sürükleyerek darbettiğini söyledi. Amru, İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğunu da anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dXjYYfRd70uyvmMhlrkrLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Esir takasının ilk gününde İsrail'in serbest bıraktığı Filistinlilerden 23 yaşındaki Rağad Amru,  Filistinli kadınların serbest bırakılmadan önce İsrail güçlerince maruz kaldıkları kötü muameleyi ve hapishane şartlarını anlattı.
Amru, serbest bırakıldıkları günün sabahı, İsrail hapishane müdürünün 14 gün boyunca hiç kimsenin serbest bırakılmayacağını söylediğini, öğleden sonra ise müdür yardımcısının gelerek kendilerine hakaretler ettiğini dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UcCouCXS5EGTf6mC16SbKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amru şunları söyledi:
"Öğle vaktinde hapishane müdür yardımcısı geldi, saldırgan ifadelerle 'Beni bir daha denemeyin, herhangi bir tesettürlü elbise giymeniz yasak' dedi ve sonrasında darp, küfürler ve saatlerce süren sorgu başladı."
Amru, İsrail'in Damon Hapishanesi'nden demir kafesli otobüslere bindirilerek 4 saat bekletildiklerini, ardından da Ofer Hapishanesi'ne götürüldüklerini aktardı.
"Otobüs, hapishaneden daha kötüydü. Klimaları soğuk çalıştırdılar. Ofer Hapishanesi'ne vardık, İsrailli gardiyanların Filistinli esirleri çığlık çığlığa saçlarından sürüklediğini gördük. Başımızı kaldırmamıza dahi müsaade etmediler" diyen Amru, Ofer Hapishanesi'ne vardıklarında İsrail güçlerinin Filistinlileri otobüsten sürükleyerek çakıl taşlarıyla dolu bir alana fırlattığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EFcYLEPj10qo2mKdpLx-xQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ofer Hapishanesi'nde yarı çıplak vaziyette darbedildiklerini ve hakarete uğradıklarını anlatan Amru, ardından yanlarına durumları çok kötü halde olan bir grup Filistinli çocuğun getirildiğini ifade etti.
Amru, "Bütün bu acılar halkımız ve Gazze uğruna yaşanıyor, Allah bunların ecrini bize yazsın. Filistinli direnişçiler İsrailli kadın esirlere hediyeler sunarken biz saçımızdan, başörtümüzden sürüklendik" ifadelerini kullandı.
Amru, İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğuna dikkat çekerek, "(İsrail) hapishanelerinde iyi bir şeyin olması mümkün değil. Yemekler miktar ve kalite olarak çok kötü ve muamele şekli son derece kötü" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7881uKiGQ0OVNrEx1l1XiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arabulucu ülkelerden Katar, 15 Ocak'ta İsrail ile Hamas arasında Gazze'de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Anlaşma, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15'te yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde İsrailli 33 esir serbest bırakılacak.
Anlaşma, Gazze Şeridi'ne insani yardımların kapsamlı şekilde ulaşmasının yanı sıra yerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine geri dönebilmelerini içeriyor.
İkinci ve üçüncü aşamaların detayları ise birinci aşamanın tamamlanmasıyla açıklanacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yiBOnfpN_kKBhYn1mvpLdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tahran&amp;apos;da 2 yargıç öldürüldü: Cenaze namazını Hamaney kıldırdı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/tahranda-2-yargic-oelduruldu-cenaze-namazini-hamaney-kildirdi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/tahranda-2-yargic-oelduruldu-cenaze-namazini-hamaney-kildirdi</guid>
<description><![CDATA[ İran&#039;da cumartesi günü Yüksek Mahkeme binasının önünde öldürülen iki yargıç için cenaze töreni düzenlendi. Hakimlerin cenaze namazlarını İran&#039;ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı. Yargıçların neden öldürüldükleri araştırılıyor.İran&#039;da cumartesi günü Yüksek Mahkeme binasının önünde iki yargıç suikaste uğradı. Yargıçların öldürülmesinin ardından posterleri meydana asıldı, cenaze namazlarını ise İran&#039;ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı  İran halkı ise Yüksek Mahkeme yargıçlarına düzenlenen saldırının şokunda.  Yüksek Mahkeme&#039;nin önünde düzenlenen saldırıda ölen iki yargıç Ali Razini ve Muhammed Mukise için cenaze töreni yapıldı.   Yargıçların cenaze namazını İran&#039;ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı.ADLİYE ÇAYCISI İNTİHAR ETTİ  İki yargıcı vurarak öldüren adliye çaycısı intihar etmişti. Saldırıyı neden gerçekleştirdiği araştırılıyor.  Razini ve Mukise, &quot;ulusal güvenliğe karşı işlenen suçlar, casusluk ve terörizmle mücadele&quot; davalarına bakıyordu.  İki yargıcın fotoğrafının bulunduğu dev poster meydanlara asıldı.  Yargıçlardan birinin 10 yıl önce de saldırıya uğradığı, bu saldırıdan kurtulduğu belirtiliyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CHPtPTE8sEmtlOLupjJCjg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tahranda, yargıç, öldürüldü:, Cenaze, namazını, Hamaney, kıldırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CHPtPTE8sEmtlOLupjJCjg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tahran'da 2 yargıç öldürüldü: Cenaze namazını Hamaney kıldırdı"><p>İran'da cumartesi günü Yüksek Mahkeme binasının önünde öldürülen iki yargıç için cenaze töreni düzenlendi. Hakimlerin cenaze namazlarını İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı. Yargıçların neden öldürüldükleri araştırılıyor.</p><p>İran'da cumartesi günü Yüksek Mahkeme binasının önünde iki yargıç suikaste uğradı. Yargıçların öldürülmesinin ardından posterleri meydana asıldı, cenaze namazlarını ise İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı  İran halkı ise Yüksek Mahkeme yargıçlarına düzenlenen saldırının şokunda.  Yüksek Mahkeme'nin önünde düzenlenen saldırıda ölen iki yargıç Ali Razini ve Muhammed Mukise için cenaze töreni yapıldı.   Yargıçların cenaze namazını İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı.</p><p><strong>ADLİYE ÇAYCISI İNTİHAR ETTİ</strong>  İki yargıcı vurarak öldüren adliye çaycısı intihar etmişti. Saldırıyı neden gerçekleştirdiği araştırılıyor.  Razini ve Mukise, "ulusal güvenliğe karşı işlenen suçlar, casusluk ve terörizmle mücadele" davalarına bakıyordu.  İki yargıcın fotoğrafının bulunduğu dev poster meydanlara asıldı.  Yargıçlardan birinin 10 yıl önce de saldırıya uğradığı, bu saldırıdan kurtulduğu belirtiliyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;dan vatandaşlarına &amp;quot;Suriye&amp;apos;ye seyahat etmeyin&amp;quot; çağrısı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/irandan-vatandaslarina-suriyeye-seyahat-etmeyin-cagrisi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/irandan-vatandaslarina-suriyeye-seyahat-etmeyin-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını, şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye gitmesini tavsiye etmediklerini söyledi.İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine ve İran&#039;dan ithalata yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını ancak şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye gitmesini tavsiye etmediklerini söyledi.  Bekayi, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen haftalık basın toplantısında, ülkesinin dış politika gündemi ve bölgesel gelişmelere ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Nükleer anlaşmanın Avrupalı taraflarının Birleşmiş Milletler yaptırımlarının geri getirilmesini sağlayacak &quot;tetik mekanizmasını&quot; hayata geçirmesi halinde İran&#039;ın atacağı adımların sorulması üzerine Bekayi, bu durumda İran&#039;ın bazı anlaşmalarda kalmasının bir anlamı olmayacağını belirtti.  Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine ve İran&#039;dan ithalata yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını ancak şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye seyahat etmesini tavsiye etmediklerini dile getirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xC3d9viYAU-4eioqEGTupw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İrandan, vatandaşlarına, Suriyeye, seyahat, etmeyin, çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xC3d9viYAU-4eioqEGTupw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'dan vatandaşlarına " suriye seyahat etmeyin><p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını, şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye gitmesini tavsiye etmediklerini söyledi.</p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine ve İran'dan ithalata yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını ancak şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye gitmesini tavsiye etmediklerini söyledi.  Bekayi, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen haftalık basın toplantısında, ülkesinin dış politika gündemi ve bölgesel gelişmelere ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Nükleer anlaşmanın Avrupalı taraflarının Birleşmiş Milletler yaptırımlarının geri getirilmesini sağlayacak "tetik mekanizmasını" hayata geçirmesi halinde İran'ın atacağı adımların sorulması üzerine Bekayi, bu durumda İran'ın bazı anlaşmalarda kalmasının bir anlamı olmayacağını belirtti.  Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine ve İran'dan ithalata yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını ancak şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye seyahat etmesini tavsiye etmediklerini dile getirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Slovakya Başbakanı Fico ile bir araya geldi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-slovakya-basbakani-fico-ile-bir-araya-geldi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-slovakya-basbakani-fico-ile-bir-araya-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Slovak Başbakanı Robert Fico’yu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#039;nde resmi törenle karşıladı. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından imza töreni ile ortak basın toplantısı düzenlenecek.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#039;nde, Slovak Cumhuriyeti Başbakanı Robert Fico&#039;yu resmi törenle karşıladı.İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından anlaşmaların imza töreni ile ortak basın toplantısı düzenlenecek.  BÖLGESEL VE KÜRSEL KONULAR ELE ALINACAK  Ayrıca Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri dahil olmak üzere güncel bölgesel ve küresel konularda görüş alışverişinde bulunulacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7-S0zcbhoUqr55DKXAY8vw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Cumhurbaşkanı, Erdoğan, Slovakya, Başbakanı, Fico, ile, bir, araya, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7-S0zcbhoUqr55DKXAY8vw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250120130632923" class="type:primaryImage" alt="Cumhurbaşkanı Erdoğan, Slovakya Başbakanı Fico ile bir araya geldi"><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Slovak Başbakanı Robert Fico’yu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından imza töreni ile ortak basın toplantısı düzenlenecek.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Slovak Cumhuriyeti Başbakanı Robert Fico'yu resmi törenle karşıladı.</p><p>İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından anlaşmaların imza töreni ile ortak basın toplantısı düzenlenecek.  <strong>BÖLGESEL VE KÜRSEL KONULAR ELE ALINACAK</strong>  Ayrıca Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri dahil olmak üzere güncel bölgesel ve küresel konularda görüş alışverişinde bulunulacak.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bazen ülkeleri, bazen isimleri karıştırdı: Biden&amp;apos;ın başkanlık dönemindeki unutulmaz gafları</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/bazen-ulkeleri-bazen-isimleri-karistirdi-bidenin-baskanlik-doenemindeki-unutulmaz-gaflari</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/bazen-ulkeleri-bazen-isimleri-karistirdi-bidenin-baskanlik-doenemindeki-unutulmaz-gaflari</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Joe Biden, dört yıl boyunca devam eden görev süresince yaptığı gaflarla adından sıkça söz ettirdi. Karıştırdığı ülkeler, yanlış telaffuzlar ve şaşkınlık yaratan anlarla başkanlık dönemini unutulmaz kıldı. İşte Joe Biden’ın başkanlık döneminde akıllarda kalan bazı unutulmaz anları.ABD Başkanı Joe Biden, Başkanlık koltuğunda geçirdiği dört yılda, imzaladığı tasarılar kadar yaptığı gaflarla da hafızalara kazındı. Biden&#039;ın, sıkça yaptığı dil sürçmeleri ve hatalı açıklamaları zaman zaman gündeme geldi. İşte Joe Biden’ın Başkanlık döneminde akıllarda kalan bazı unutulmaz anlar.Birçok kez ülkeleri ve isimleri karıştıran Biden&#039;ın, en dikkat çeken gaflarından biri, Ukrayna’daki savaşa “Irak’taki savaş” demesiydi. 
Konuşmasında “Enflasyon, Irak savaşı nedeniyle dünya genelinde bir sorun ve petrol üzerindeki etkisiyle Rusya’nın yaptığı... Affedersiniz, Ukrayna’daki savaş,” diyerek düzeltmişti eski başkan. Öte yandan daha önce Ukrayna&#039;yla İran&#039;ı karıştırmıştı,.ABD&#039;nin 46. Başkanı&#039;nın ölmüş bir parlamentere seslendiği de oldu. Biden, Kongre üyesi Jackie Walorski’ye, “Jackie burada mı? Jackie nerede? Sanırım burada olacaktı” şeklinde seslendi. Ancak Walorski, Biden’ın seslenişinden bir ay önce bir trafik kazasında hayatını kaybetmişti.
Joe Biden, prompterdan konuşma yaptığı sırada hızını alamadı ve kendisi için düşülen notları da okudu.Biden’ın gafları, başkanlık döneminin sonlarına doğru daha sık hale geldi. Bir konuşmasında Başkan Yardımcısı Kamala Harris’e “Başkan” diye hitap etti.
Ayrıca Beyaz Saray’da bir toplantı sırasında elinde görüntülenen notlar, Amerikan basınında geniş yankı uyandırdı. Notlarda, Biden’a yapması gereken her şeyin adım adım yazıldığı görüldü: “Merhaba de”, “Otur”, “Kısa açıklama yap” gibi net talimatların yanı sıra soru soracağı kişiye kadar her şeyin yazılı olduğu notlar dikkat çekti.Biden, zaman zaman konuşmalarında zorlandı. Bir keresinde, kürsüden inememesi ve birkaç kez aynı şeyi tekrarlaması sosyal medyada dalga konusu oldu. Ayrıca yönünü şaşırarak sahneden inmek için merdiveni bulamadı.Bisiklet sürerken dengesini kaybedip düşmesi de, görev süresinin unutulmaz anlarından biri oldu. Biden’ın sağlık sorunları ve yaşı gündeme gelince, bazı kişiler onun demans hastası olduğunu iddia etti.
Bu iddialar, Biden’a büyük bir baskı yarattı ve sağlık durumu nedeniyle adaylıktan çekilmesi istendi.Biden’ın ev sahipliği yaptığı NATO zirvesi de dikkat çekti. Burada, Ukrayna Devlet Başkanı ile Rusya liderini karıştırması ve yardımcısı Kamala Harris’i “Trump” diye çağırması büyük şaşkınlık yarattı. “Şimdi sözü, kararlılığı kadar cesareti de olan Ukrayna Devlet Başkanı’na bırakıyorum. Bayanlar ve baylar, Başkan Putin,” diyerek bir gaf daha yaptı.Biden’ın seçim yarışındaki rakibi Donald Trump’la yaptığı ilk münazara da büyük bir yankı uyandırdı. Biden’ın anlamsız sözleri ve zaman zaman duraksaması, sadece Trump’ın değil, kamuoyunun da tepkisini çekti.
Münazaradaki belirsiz ifadeleri, “Tam bir inisiyatif, sınır devriyeleri ve daha fazla sığınma görevlisi konusunda…” gibi cümleler, izleyiciler tarafından anlaşılmadı.Joe Biden’ın başkanlık dönemindeki gafları, pek çok kişiye göre, onun zayıflığını ve zihinsel kapasitesini sorgulatan anlar arasında yer aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8lSiByWSEUuOvVJnpyvGeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bazen, ülkeleri, bazen, isimleri, karıştırdı:, Bidenın, başkanlık, dönemindeki, unutulmaz, gafları</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8lSiByWSEUuOvVJnpyvGeQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bazen ülkeleri, bazen isimleri karıştırdı: Biden'ın başkanlık dönemindeki unutulmaz gafları"><p>ABD Başkanı Joe Biden, dört yıl boyunca devam eden görev süresince yaptığı gaflarla adından sıkça söz ettirdi. Karıştırdığı ülkeler, yanlış telaffuzlar ve şaşkınlık yaratan anlarla başkanlık dönemini unutulmaz kıldı. İşte Joe Biden’ın başkanlık döneminde akıllarda kalan bazı unutulmaz anları.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_DeGDqEHKE2ZGfQG8xzuKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Joe Biden, Başkanlık koltuğunda geçirdiği dört yılda, imzaladığı tasarılar kadar yaptığı gaflarla da hafızalara kazındı. Biden'ın, sıkça yaptığı dil sürçmeleri ve hatalı açıklamaları zaman zaman gündeme geldi. İşte Joe Biden’ın Başkanlık döneminde akıllarda kalan bazı unutulmaz anlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/atNksXBOt0Chkxi98RPfbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birçok kez ülkeleri ve isimleri karıştıran Biden'ın, en dikkat çeken gaflarından biri, Ukrayna’daki savaşa “Irak’taki savaş” demesiydi. 
Konuşmasında “Enflasyon, Irak savaşı nedeniyle dünya genelinde bir sorun ve petrol üzerindeki etkisiyle Rusya’nın yaptığı... Affedersiniz, Ukrayna’daki savaş,” diyerek düzeltmişti eski başkan. Öte yandan daha önce Ukrayna'yla İran'ı karıştırmıştı,.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Eng7k3Vh-kWcOc18MeNDvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin 46. Başkanı'nın ölmüş bir parlamentere seslendiği de oldu. Biden, Kongre üyesi Jackie Walorski’ye, “Jackie burada mı? Jackie nerede? Sanırım burada olacaktı” şeklinde seslendi. Ancak Walorski, Biden’ın seslenişinden bir ay önce bir trafik kazasında hayatını kaybetmişti.
Joe Biden, prompterdan konuşma yaptığı sırada hızını alamadı ve kendisi için düşülen notları da okudu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wwv_TrnJTkOu3GfFCZPjfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden’ın gafları, başkanlık döneminin sonlarına doğru daha sık hale geldi. Bir konuşmasında Başkan Yardımcısı Kamala Harris’e “Başkan” diye hitap etti.
Ayrıca Beyaz Saray’da bir toplantı sırasında elinde görüntülenen notlar, Amerikan basınında geniş yankı uyandırdı. Notlarda, Biden’a yapması gereken her şeyin adım adım yazıldığı görüldü: “Merhaba de”, “Otur”, “Kısa açıklama yap” gibi net talimatların yanı sıra soru soracağı kişiye kadar her şeyin yazılı olduğu notlar dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Eu3f_9QFE2RCcpG9mDYfA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden, zaman zaman konuşmalarında zorlandı. Bir keresinde, kürsüden inememesi ve birkaç kez aynı şeyi tekrarlaması sosyal medyada dalga konusu oldu. Ayrıca yönünü şaşırarak sahneden inmek için merdiveni bulamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S_f7XOALykeH6ippbwiQ_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bisiklet sürerken dengesini kaybedip düşmesi de, görev süresinin unutulmaz anlarından biri oldu. Biden’ın sağlık sorunları ve yaşı gündeme gelince, bazı kişiler onun demans hastası olduğunu iddia etti.
Bu iddialar, Biden’a büyük bir baskı yarattı ve sağlık durumu nedeniyle adaylıktan çekilmesi istendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/49BKSI9wQk-kUFSHNn_vAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden’ın ev sahipliği yaptığı NATO zirvesi de dikkat çekti. Burada, Ukrayna Devlet Başkanı ile Rusya liderini karıştırması ve yardımcısı Kamala Harris’i “Trump” diye çağırması büyük şaşkınlık yarattı. “Şimdi sözü, kararlılığı kadar cesareti de olan Ukrayna Devlet Başkanı’na bırakıyorum. Bayanlar ve baylar, Başkan Putin,” diyerek bir gaf daha yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wnDPye9vUUaqS3N9ZMJZ1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden’ın seçim yarışındaki rakibi Donald Trump’la yaptığı ilk münazara da büyük bir yankı uyandırdı. Biden’ın anlamsız sözleri ve zaman zaman duraksaması, sadece Trump’ın değil, kamuoyunun da tepkisini çekti.
Münazaradaki belirsiz ifadeleri, “Tam bir inisiyatif, sınır devriyeleri ve daha fazla sığınma görevlisi konusunda…” gibi cümleler, izleyiciler tarafından anlaşılmadı.Joe Biden’ın başkanlık dönemindeki gafları, pek çok kişiye göre, onun zayıflığını ve zihinsel kapasitesini sorgulatan anlar arasında yer aldı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sıradışı bir liderin portresi: Geçmişten bugüne Donald Trump kimdir?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/siradisi-bir-liderin-portresi-gecmisten-bugune-donald-trump-kimdir</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/siradisi-bir-liderin-portresi-gecmisten-bugune-donald-trump-kimdir</guid>
<description><![CDATA[ ABD tarihinin en sıradışı başkanlık dönemlerinden birine imza atan Donald Trump, bugün yemin ederek Beyaz Saray&#039;da ikinci kez göreve başlayacak. &quot;Amerika&#039;yı yeniden büyük yapalım&quot; sloganını benimseyen Trump&#039;ın 2017-2020 yılları arasındaki liderliği, tartışmalı birçok olaya sahne oldu. Yeni dönem için de birçok tartışmalı vaatte bulundu. İşte ABD&#039;nin 47&#039;inci başkanı Donald Trump&#039;ın portresi...Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri&#039;nin 45&#039;inci başkanı olarak Beyaz Saray&#039;a çıktığında 70 yaşındaydı.
Siyasette hiçbir kariyeri olmayan Trump, ABD&#039;nin gördüğü en zengin başkan oldu.
Halefi Barack Obama&#039;nın umut veren &quot;evet yapabiliriz&quot; sloganını, &quot;Amerika&#039;yı yeniden büyük yapalım&quot; sloganıyla değiştirdi.
 ABD dış politikasını &quot;Önce Amerika&quot; eksenine oturttu. İç siyasette azledilme noktasına kadar geldi.
Trump, ülke tarihinin en sıradışı başkanlık dönemlerinden birine imza attı.Donald Trump, 1946&#039;da New York&#039;ta doğdu. Babası emlak ve inşaat işleriyle uğraşıyordu. Gençlik yıllarından itibaren o da emlak dünyasına merak saldı.
İnşa ettiği otellerle kısa sürede adını duyurdu. Oteller zinciri ve eğlence sektöründeki atılımlarıyla bir imparatorluk kurdu.
İmparatorluğunun başkenti de Manhattan beşinci caddedeki Trump Tower&#039;dı.Trump&#039;ın aklı hep başkanlıktaydı.
1987&#039;de Cumhuriyetçi Parti&#039;ye kaydoldu ama siyasi duruşu çok istikrarlı değildi. Beş kere parti üyeliği değiştirdi. Üye oldukları arasında Demokrat Parti de vardı.
2000&#039;de yapılan seçimlere Reform Partisi başkan adayı olarak katıldı fakat kısa süre sonra adaylıktan çekildi.
2009&#039;da yeniden Cumhuriyetçi Parti eksenine döndü.Trump&#039;ın hayatında dönüm noktalarından biri, 2004 yılında yayınlanmaya başlayan &quot;Çırak&quot; adlı yarışma programıydı.
Ününe ün, servetine servet kattı. 14 sezon süren programla binlerce Amerikalının evine girdi. &quot;Kovuldun&quot; sözü fenomene dönüştü.
Bu popülerliği başkanlık yarışında avantaj olarak kullandı.
Kimilerine göre başkanlık için &quot;çıraklığı&quot; siyaset sahnesinden önce televizyon dünyasında yaptı.Donald Trump&#039;ın Başkanlığı protestolarla başladı.
Onu Beyaz Saray&#039;da görmek istemeyenler günlerce eylem yaptı.
Seçilmesinden kısa süre sonra göçmenlikle ilgili düzenlemeleri sıkılaştırdı, nüfusununun büyük bir bölümü Müslüman olan bazı ülke vatandaşlarının ABD&#039;ye girişini yasakladı.
İlk yurt dışı seyahatini Suudi Arabistan&#039;a yaptı.
O ziyarette 350 milyar dolarlık askeri anlaşma imzalandı.
Trump, gazeteci Cemal Kaşıkçı&#039;nın Suudi Arabistan Konsolosluğunda öldürülmesiyle ilgili açıklamalar yapsa da Veliaht Prensi hep korudu.Başkanlığı döneminde bazı uluslararası anlaşmalardan çekildi.
İran ile yapılan nükleer anlaşma ve iklim değişikliğiyle ilgili 2015 yılında imzalanan Paris Anlaşması onlar arasındaydı.
ABD&#039;nin İsrail Büyükelçiliği&#039;ni Tel Aviv&#039;den Kudüs&#039;e taşıdı.
İsrail&#039;in Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Sudan ile diplomatik ilişkiler kurmasını öngören anlaşmaların da arabulucusuydu.
Belki de en büyük sürprizi, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile masaya oturarak yaptı. 
Başkanlığının ilk döneminde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un&#039;a hakaretler yağdıran Trump, Temmuz 2019&#039;da Kuzey Kore toprağına ayak basan görevdeki ilk Amerikan Başkanı oldu.İç siyasette ona yöneltilen eleştirilerin başında göçmenlere yönelik sert politikaları yer aldı.
&quot;Siyahların hayatı değerlidir&quot; eylemleri dalga dalga yayılırken, ırkçılığı açık bir dille kınamaması tepki çekti.
Donald Trump, başkanlığında azil süreciyle de karşı karşıya kaldı.  Hakkındaki suçlamalar &quot;görevi kötüye kullanmak&quot; ve &quot;kongrenin işleyişini engellemek&quot;ti.
Tıpkı eski başkanlar Andrew Johnson ve Bill Clinton gibi azil sürecini atlattı. Donald Trump, medyayla da savaş halindeydi.
&quot;Fake news&quot; yani &quot;yalan haber&quot; ifadesini dilinden hiç düşürmedi.
CNN muhabiriyle yaşadığı polemik unutulmazlar arasına girdi.Başkanlığının son yılında ise koronavirüs salgınıyla uğraştı.
Yüzbinlerce Amerikalının öldüğü, kendisi de dahil milyonlarca kişinin virüs kaptığı salgınla yeterince mücadele etmemekle eleştirildi.
Trump, koltuğa oturmadan önce dünyanın en zenginlerinden biriydi; sonra da en güçlü ülkesinin lideri oldu.
Üç evliliğinden beş çocuğu bulunan Trump, umursamaz tavırlarıyla ve özellikle de Twitter&#039;dan polemiğe yol açan açıklamalarıyla sıradışı bir profil olarak Amerikan başkanlık tarihine geçti.Trump Beyaz Saray&#039;dan ayrıldıktan sonra da ülke gündeminden hiç düşmedi. En çok da hakkında açılan davalarla konuşuldu.
Eski porno yıldızına sus payı vermekle itham edildiği davada suçlu bulundu.
Donald Trump,, Beyaz Saray&#039;da ikinci dönemi için yarışırken, kurşunların da hedefi oldu.
Pensilvanya&#039;daki bir mitingi sırasında, çatıdan açılan ateşle kulağından yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4VDIHfNMlkO-9KcQFYNpUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sıradışı, bir, liderin, portresi:, Geçmişten, bugüne, Donald, Trump, kimdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4VDIHfNMlkO-9KcQFYNpUw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sıradışı bir liderin portresi: Geçmişten bugüne Donald Trump kimdir?"><p>ABD tarihinin en sıradışı başkanlık dönemlerinden birine imza atan Donald Trump, bugün yemin ederek Beyaz Saray'da ikinci kez göreve başlayacak. "Amerika'yı yeniden büyük yapalım" sloganını benimseyen Trump'ın 2017-2020 yılları arasındaki liderliği, tartışmalı birçok olaya sahne oldu. Yeni dönem için de birçok tartışmalı vaatte bulundu. İşte ABD'nin 47'inci başkanı Donald Trump'ın portresi...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/10kvkZ5cm0y_oqYCL-5rCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri'nin 45'inci başkanı olarak Beyaz Saray'a çıktığında 70 yaşındaydı.
Siyasette hiçbir kariyeri olmayan Trump, ABD'nin gördüğü en zengin başkan oldu.
Halefi Barack Obama'nın umut veren "evet yapabiliriz" sloganını, "Amerika'yı yeniden büyük yapalım" sloganıyla değiştirdi.
 ABD dış politikasını "Önce Amerika" eksenine oturttu. İç siyasette azledilme noktasına kadar geldi.
Trump, ülke tarihinin en sıradışı başkanlık dönemlerinden birine imza attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0L8nKRO0rUC-hjoP2g0cKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump, 1946'da New York'ta doğdu. Babası emlak ve inşaat işleriyle uğraşıyordu. Gençlik yıllarından itibaren o da emlak dünyasına merak saldı.
İnşa ettiği otellerle kısa sürede adını duyurdu. Oteller zinciri ve eğlence sektöründeki atılımlarıyla bir imparatorluk kurdu.
İmparatorluğunun başkenti de Manhattan beşinci caddedeki Trump Tower'dı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T563YEKvmU-OV6izCjFFZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'ın aklı hep başkanlıktaydı.
1987'de Cumhuriyetçi Parti'ye kaydoldu ama siyasi duruşu çok istikrarlı değildi. Beş kere parti üyeliği değiştirdi. Üye oldukları arasında Demokrat Parti de vardı.
2000'de yapılan seçimlere Reform Partisi başkan adayı olarak katıldı fakat kısa süre sonra adaylıktan çekildi.
2009'da yeniden Cumhuriyetçi Parti eksenine döndü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qzRotJu0ykuaO4tc4VcRnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'ın hayatında dönüm noktalarından biri, 2004 yılında yayınlanmaya başlayan "Çırak" adlı yarışma programıydı.
Ününe ün, servetine servet kattı. 14 sezon süren programla binlerce Amerikalının evine girdi. "Kovuldun" sözü fenomene dönüştü.
Bu popülerliği başkanlık yarışında avantaj olarak kullandı.
Kimilerine göre başkanlık için "çıraklığı" siyaset sahnesinden önce televizyon dünyasında yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e8xHTsWJKkSIetos615tpg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump'ın Başkanlığı protestolarla başladı.
Onu Beyaz Saray'da görmek istemeyenler günlerce eylem yaptı.
Seçilmesinden kısa süre sonra göçmenlikle ilgili düzenlemeleri sıkılaştırdı, nüfusununun büyük bir bölümü Müslüman olan bazı ülke vatandaşlarının ABD'ye girişini yasakladı.
İlk yurt dışı seyahatini Suudi Arabistan'a yaptı.
O ziyarette 350 milyar dolarlık askeri anlaşma imzalandı.
Trump, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan Konsolosluğunda öldürülmesiyle ilgili açıklamalar yapsa da Veliaht Prensi hep korudu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h0ZELOvCy0mWut3CQaCeUg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başkanlığı döneminde bazı uluslararası anlaşmalardan çekildi.
İran ile yapılan nükleer anlaşma ve iklim değişikliğiyle ilgili 2015 yılında imzalanan Paris Anlaşması onlar arasındaydı.
ABD'nin İsrail Büyükelçiliği'ni Tel Aviv'den Kudüs'e taşıdı.
İsrail'in Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Sudan ile diplomatik ilişkiler kurmasını öngören anlaşmaların da arabulucusuydu.
Belki de en büyük sürprizi, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile masaya oturarak yaptı. 
Başkanlığının ilk döneminde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'a hakaretler yağdıran Trump, Temmuz 2019'da Kuzey Kore toprağına ayak basan görevdeki ilk Amerikan Başkanı oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XSkn4mbRMk-mtSgBWKdMog.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İç siyasette ona yöneltilen eleştirilerin başında göçmenlere yönelik sert politikaları yer aldı.
"Siyahların hayatı değerlidir" eylemleri dalga dalga yayılırken, ırkçılığı açık bir dille kınamaması tepki çekti.
Donald Trump, başkanlığında azil süreciyle de karşı karşıya kaldı.  Hakkındaki suçlamalar "görevi kötüye kullanmak" ve "kongrenin işleyişini engellemek"ti.
Tıpkı eski başkanlar Andrew Johnson ve Bill Clinton gibi azil sürecini atlattı. Donald Trump, medyayla da savaş halindeydi.
"Fake news" yani "yalan haber" ifadesini dilinden hiç düşürmedi.
CNN muhabiriyle yaşadığı polemik unutulmazlar arasına girdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DTVmBb_LqUqKTvOsxpxNfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başkanlığının son yılında ise koronavirüs salgınıyla uğraştı.
Yüzbinlerce Amerikalının öldüğü, kendisi de dahil milyonlarca kişinin virüs kaptığı salgınla yeterince mücadele etmemekle eleştirildi.
Trump, koltuğa oturmadan önce dünyanın en zenginlerinden biriydi; sonra da en güçlü ülkesinin lideri oldu.
Üç evliliğinden beş çocuğu bulunan Trump, umursamaz tavırlarıyla ve özellikle de Twitter'dan polemiğe yol açan açıklamalarıyla sıradışı bir profil olarak Amerikan başkanlık tarihine geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jz_SfM_57ki5TJ2G0btOEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump Beyaz Saray'dan ayrıldıktan sonra da ülke gündeminden hiç düşmedi. En çok da hakkında açılan davalarla konuşuldu.
Eski porno yıldızına sus payı vermekle itham edildiği davada suçlu bulundu.
Donald Trump,, Beyaz Saray'da ikinci dönemi için yarışırken, kurşunların da hedefi oldu.
Pensilvanya'daki bir mitingi sırasında, çatıdan açılan ateşle kulağından yaralandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuzey Kore&amp;apos;nin gizli oyunu: Nükleer silahlar ülkeye nasıl sokuldu?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kuzey-korenin-gizli-oyunu-nukleer-silahlar-ulkeye-nasil-sokuldu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kuzey-korenin-gizli-oyunu-nukleer-silahlar-ulkeye-nasil-sokuldu</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Kore&#039;nin silah programına yönelik uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için karmaşık bir oyun oynadığı iddia ediliyor.  Buna göre ülke, nükleer silah üretiminde kullanılan önemli ve tehlikeli bir aracı üç ayrı ülke üzerinden geçirerek topraklarına soktu. Kuzey Kore&#039;ye ihracatı yasak olan aracın, &quot;nükleer silah programının temel direği&quot; olabileceği belirtiliyor. Kuzey&#039;in gizli oyunu kapsamında İspanya&#039;dan yola çıkan sevkiyatın, önce Meksika&#039;ya ardından da Güney Afrika ve Çin&#039;e gönderilerek gizlice ülkeye sokulduğu öne sürülüyor.ABD&#039;li bir düşünce kuruluşuna göre Kuzey Kore, ülkenin silah programına yönelik uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için karmaşık bir oyun oynadı.
Buna göre ülke, nükleer savaş başlıklarının üretiminde kullanılan önemli bir aracı üç ayrı ülke üzerinden nakletmek suretiyle ele geçirdi.İddiaya göre Meksika, Güney Afrika ve Çin&#039;deki yetkililer, nükleer savaş başlıkları için uranyum yakıtı üretmede kullanılabilen bir vakum fırını için sahte belgeleri tespit edemedi.
Bu durum, Kuzey Kore&#039;ye karşı uluslararası yaptırımları uygulamanın giderek zorlaştığını gösteriyor.Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü&#039;nün ismi açıklanmayan hükümet kaynaklarına dayandırdığı raporunda, vakum fırınının 2022 yılında İspanya&#039;dan gönderildiği belirtiliyor.
Bu tür ekipmanlar, Birleşmiş Milletler yaptırımları uyarınca &quot;çift kullanımlı&quot; olarak sınıflandırılıyor.
Yani meşru sivil kullanımları olmasına rağmen nükleer silah üretiminde de önemli bir işlevi var ve Kuzey Kore&#039;ye ihracatı yasak.Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı&#039;nın eski silah müfettişi ve fizikçi David Albright raporda, &quot;Bu tür fırınlar, özellikle Kuzey Kore&#039;nin patlayıcı madde olarak silah sınıfı uranyum kullandığı bir nükleer silah programının temel direğidir.&quot; ifadelerini kullandı.Kuzey&#039;in gizli oyunu kapsamında sevkiyat Meksika&#039;ya ulaştı ve burada uluslararası ticareti yapılan ürünleri etiketlemek için kullanılan &quot;uyumlu sistem&quot; kapsamında yeni bir kod verildi.Sevkiyat daha sonra Güney Afrika&#039;ya gönderildi ve burada &quot;hurda metal&quot; olarak yeniden adlandırıldı.
Ardından Çin&#039;e gönderildi ve oradan da Kuzey Kore&#039;ye geçti.Pekin, BM Güvenlik Konseyi&#039;nin (BMGK) Kuzey Kore&#039;ye yönelik yaptırımlarını kabul etmesine rağmen, Batı ile ilişkilerinin kötüleşmesi nedeniyle yaptırımları uygulama konusunda daha hoşgörülü davranmaya başladı.Düşünce kuruluşunun raporunda, &quot;Çin&#039;in yasaklanan ihracatların Kuzey Kore , Rusya ve diğer yaptırım uygulanan ülkelere gitmesini engelleme konusundaki zayıf sicili göz önüne alındığında, Çin&#039;e yapılan her türlü ihracat şüpheli kabul edilmeli ve ek incelemeye tabi tutulmalıdır.&quot; uyarısı yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fKdutO27AEqxFSLTDwlZSw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Korenin, gizli, oyunu:, Nükleer, silahlar, ülkeye, nasıl, sokuldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fKdutO27AEqxFSLTDwlZSw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kuzey Kore'nin gizli oyunu: Nükleer silahlar ülkeye nasıl sokuldu?"><p>Kuzey Kore'nin silah programına yönelik uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için karmaşık bir oyun oynadığı iddia ediliyor.  Buna göre ülke, nükleer silah üretiminde kullanılan önemli ve tehlikeli bir aracı üç ayrı ülke üzerinden geçirerek topraklarına soktu. Kuzey Kore'ye ihracatı yasak olan aracın, "nükleer silah programının temel direği" olabileceği belirtiliyor. Kuzey'in gizli oyunu kapsamında İspanya'dan yola çıkan sevkiyatın, önce Meksika'ya ardından da Güney Afrika ve Çin'e gönderilerek gizlice ülkeye sokulduğu öne sürülüyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K1SFqnib1UWQhG-6o2gBCA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'li bir düşünce kuruluşuna göre Kuzey Kore, ülkenin silah programına yönelik uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için karmaşık bir oyun oynadı.
Buna göre ülke, nükleer savaş başlıklarının üretiminde kullanılan önemli bir aracı üç ayrı ülke üzerinden nakletmek suretiyle ele geçirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ARvRl2sXwkmStjXiQ9EGSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İddiaya göre Meksika, Güney Afrika ve Çin'deki yetkililer, nükleer savaş başlıkları için uranyum yakıtı üretmede kullanılabilen bir vakum fırını için sahte belgeleri tespit edemedi.
Bu durum, Kuzey Kore'ye karşı uluslararası yaptırımları uygulamanın giderek zorlaştığını gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WbIhfmh6X0y2FtI8fkIiPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü'nün ismi açıklanmayan hükümet kaynaklarına dayandırdığı raporunda, vakum fırınının 2022 yılında İspanya'dan gönderildiği belirtiliyor.
Bu tür ekipmanlar, Birleşmiş Milletler yaptırımları uyarınca "çift kullanımlı" olarak sınıflandırılıyor.
Yani meşru sivil kullanımları olmasına rağmen nükleer silah üretiminde de önemli bir işlevi var ve Kuzey Kore'ye ihracatı yasak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xQB1s7nDL0atsi2amh5cBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın eski silah müfettişi ve fizikçi David Albright raporda, "Bu tür fırınlar, özellikle Kuzey Kore'nin patlayıcı madde olarak silah sınıfı uranyum kullandığı bir nükleer silah programının temel direğidir." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/duUfDCdBZ0OnOmmelgrHfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey'in gizli oyunu kapsamında sevkiyat Meksika'ya ulaştı ve burada uluslararası ticareti yapılan ürünleri etiketlemek için kullanılan "uyumlu sistem" kapsamında yeni bir kod verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1e3l6tzrY0m0tyqkllsZ-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sevkiyat daha sonra Güney Afrika'ya gönderildi ve burada "hurda metal" olarak yeniden adlandırıldı.
Ardından Çin'e gönderildi ve oradan da Kuzey Kore'ye geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/blWrwmL-lkKoUBEfyrYmhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pekin, BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Kuzey Kore'ye yönelik yaptırımlarını kabul etmesine rağmen, Batı ile ilişkilerinin kötüleşmesi nedeniyle yaptırımları uygulama konusunda daha hoşgörülü davranmaya başladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sFepAi7m7ka6_DZdE-4uqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Düşünce kuruluşunun raporunda, "Çin'in yasaklanan ihracatların Kuzey Kore , Rusya ve diğer yaptırım uygulanan ülkelere gitmesini engelleme konusundaki zayıf sicili göz önüne alındığında, Çin'e yapılan her türlü ihracat şüpheli kabul edilmeli ve ek incelemeye tabi tutulmalıdır." uyarısı yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4m3hZf1lcEKAUUvf7G6clQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın açılış konuşmasından alıntılar: &amp;quot;Sağduyu devrimini başlatacağım!&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trumpin-acilis-konusmasindan-alintilar-sagduyu-devrimini-baslatacagim</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trumpin-acilis-konusmasindan-alintilar-sagduyu-devrimini-baslatacagim</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin yeni Başkanı Donald Trump, bir dizi kararname imzalayacağını söyledi ve açılış konuşmasından alıntılara göre “Amerika&#039;nın tam restorasyonunu ve sağduyu devrimini” başlatma sözü verdi.ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump, bu akşam yemin ederek göreve başlayacak.
Trump&#039;ın Washington&#039;daki yemin törenine eski ABD başkanları ve çok sayıda tanınmış isim katılacak.Açılış konuşmasından yapılan alıntılara göre Trump bir dizi kararname imzalayacağını belirtti.
Trump, “Amerika&#039;nın tam restorasyonuna ve sağduyu devrimine” başlayacağını söyledİ.Trump bugün başkent Washington’da büyük bir miting düzenleyerek yasadışı göçle mücadele kapsamında büyük sınır dışı operasyonları başlatacağını duyurdu.
Hayata geçirilirse bu plan, ülke tarihinin en kapsamlı sınır dışı etme girişimi olacak. Planlanan girişimin ABD sınırlarındaki milyonlarca göçmeni etkilemesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gWEgqQ4vzUGCW24COqDoTw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, açılış, konuşmasından, alıntılar:, Sağduyu, devrimini, başlatacağım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gWEgqQ4vzUGCW24COqDoTw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250120130909511" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın açılış konuşmasından alıntılar: " sa devrimini ba><p>ABD'nin yeni Başkanı Donald Trump, bir dizi kararname imzalayacağını söyledi ve açılış konuşmasından alıntılara göre “Amerika'nın tam restorasyonunu ve sağduyu devrimini” başlatma sözü verdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/n1gXMeKKQkKMcYhYIA3QsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin yeni başkanı Donald Trump, bu akşam yemin ederek göreve başlayacak.
Trump'ın Washington'daki yemin törenine eski ABD başkanları ve çok sayıda tanınmış isim katılacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RBu4FISyUkiQlK7_7E6f2Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Açılış konuşmasından yapılan alıntılara göre Trump bir dizi kararname imzalayacağını belirtti.
Trump, “Amerika'nın tam restorasyonuna ve sağduyu devrimine” başlayacağını söyledİ.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HNnGWz9bTkWGE5b0Wbwhwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump bugün başkent Washington’da büyük bir miting düzenleyerek yasadışı göçle mücadele kapsamında büyük sınır dışı operasyonları başlatacağını duyurdu.
Hayata geçirilirse bu plan, ülke tarihinin en kapsamlı sınır dışı etme girişimi olacak. Planlanan girişimin ABD sınırlarındaki milyonlarca göçmeni etkilemesi bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zhajLmpotECal5ydwvR3RQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk bayrağı göndere çekildi: Türkiye&amp;apos;nin Halep Başkonsolosluğu 13 yıl sonra yeniden açıldı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/turk-bayragi-goendere-cekildi-turkiyenin-halep-baskonsoloslugu-13-yil-sonra-yeniden-acildi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/turk-bayragi-goendere-cekildi-turkiyenin-halep-baskonsoloslugu-13-yil-sonra-yeniden-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Suriye&#039;de Beşar Esad rejiminin devrilmesi sonrası yeni dönem inşa ediliyor. Halep&#039;teki Türkiye Başkonsolosluğu 13 yıl aranın ardından yeniden açıldı.2012&#039;de iç savaş sırasında faaliyetleri durdurulan Türkiye&#039;nin Halep Başkonsolosluğu, Türk bayrağının göndere çekilmesiyle diplomatik faaliyetlerine yeniden başladı.Türkiye&#039;nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Büyükelçi Burhan Köroğlu, törenin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Halep Başkonsolosluğunun açılmasının Türkiye için gurur verici olduğunu belirterek, Suriye halkına ve Türk vatandaşlığı alan Suriyelilere hizmet sağlayacağını söyledi.Türkiye&#039;nin, tarih içinde çok önemli ilişkileri olan Halep kentinin kalkınması için Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Türk Kızılay, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarla faaliyetler yürüteceğini belirten Köroğlu, elektrik, su, okul, hastane gibi altyapı sorunlarının çözülmesi için çalışılacağını vurguladı.ŞAM BÜYÜKELÇİLİĞİ DE ARALIKTA AÇILDI2012&#039;de faaliyetleri durdurulan Türkiye&#039;nin Şam Büyükelçiliği de 14 Aralık 2024&#039;de faaliyetlerine yeniden başlamıştı. Büyükelçilik, rejimin barışçıl göstericilere karşı şiddete başvurduğu süreçte hizmet vermeye bir süre devam etmiş, ancak 26 Mart 2012&#039;de günlük faaliyetlerini durdurmuştu.Büyükelçilik çalışanları ve aileleri de bu kararla Türkiye&#039;ye dönmüştü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tss0T8QquE6FpfR9ICgKgg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, bayrağı, göndere, çekildi:, Türkiyenin, Halep, Başkonsolosluğu, yıl, sonra, yeniden, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tss0T8QquE6FpfR9ICgKgg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Türk bayrağı göndere çekildi: Türkiye'nin Halep Başkonsolosluğu 13 yıl sonra yeniden açıldı"><p>Suriye'de Beşar Esad rejiminin devrilmesi sonrası yeni dönem inşa ediliyor. Halep'teki Türkiye Başkonsolosluğu 13 yıl aranın ardından yeniden açıldı.</p><p>2012'de iç savaş sırasında faaliyetleri durdurulan Türkiye'nin Halep Başkonsolosluğu, Türk bayrağının göndere çekilmesiyle diplomatik faaliyetlerine yeniden başladı.</p><p>Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Büyükelçi Burhan Köroğlu, törenin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Halep Başkonsolosluğunun açılmasının Türkiye için gurur verici olduğunu belirterek, Suriye halkına ve Türk vatandaşlığı alan Suriyelilere hizmet sağlayacağını söyledi.</p><p>Türkiye'nin, tarih içinde çok önemli ilişkileri olan Halep kentinin kalkınması için Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Türk Kızılay, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarla faaliyetler yürüteceğini belirten Köroğlu, elektrik, su, okul, hastane gibi altyapı sorunlarının çözülmesi için çalışılacağını vurguladı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uKSp_a_9f02-nzh6Xv-onw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>ŞAM BÜYÜKELÇİLİĞİ DE ARALIKTA AÇILDI</strong></p><p>2012'de faaliyetleri durdurulan Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği de 14 Aralık 2024'de faaliyetlerine yeniden başlamıştı.</p><p> Büyükelçilik, rejimin barışçıl göstericilere karşı şiddete başvurduğu süreçte hizmet vermeye bir süre devam etmiş, ancak 26 Mart 2012'de günlük faaliyetlerini durdurmuştu.Büyükelçilik çalışanları ve aileleri de bu kararla Türkiye'ye dönmüştü.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump göreve başladı: İlk başkanlık kararnamelerini imzaladı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trump-goereve-basladi-ilk-baskanlik-kararnamelerini-imzaladi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trump-goereve-basladi-ilk-baskanlik-kararnamelerini-imzaladi</guid>
<description><![CDATA[ Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, 4 yıl aradan sonra Beyaz Saray&#039;a döndü. Oval Ofis&#039;te gazetecilerin sorularını yanıtlarken; çok sayıda kararname imzaladı. Biden döneminden 78 kararnameyi iptal eden Trump, Kongre baskınına karışmaktan ceza alan yaklaşık 1600 kişi için af çıkardıABD Başkanı Trump, Kongrede gerçekleştirilen yemin töreninin ardından gittiği Capital One Arena spor kompleksinde, binlerce destekçisiyle bir araya geldi.
Soğuk hava nedeniyle dış mekanda düzenlenecek geçit törenini kapalı alana aldıran Trump, burada yaptığı teşekkür konuşmasının ardından bazı başkanlık kararnamelerine imza attı.ABD Başkanı Donald Trump, görevinin ilk gününde eski başkan Joe Biden yönetiminin iç politikadan dış politikaya kadar birçok alandaki icraatlarını geçersiz kılan çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı.
Biden&#039;ın son saatlerinde kendi aile üyelerini affetmesine de tepki gösteren Trump, bu konu hakkında daha çok eleştiri yapacağını söyledi.Trump, seçim kampanyaları sırasında dile getirdiği vaadini tutarak, 6 Ocak Kongre baskını olaylarına karışmakla suçlanarak yargılanması devam eden veya ceza almış yaklaşık 1600 kişi için af kararnamesi çıkardı.
6 Ocak olaylarıyla ilgili suçlanan kişiler için “bunlar rehine” diyen Trump, kararnameyi imzalarken “Açıkçası, bu geceden itibaren dışarı çıkmalarını umuyoruz, onlar da bunu bekliyor.” diye konuştu.Trump’ın af çıkardığı mahkumlar arasında 22 yıl hapis cezası alan Proud Boys adlı grubun lideri Enrique Tarrio da bulunuyor.
42 yaşındaki Tarrio, Kongre baskınındaki rolü nedeniyle kışkırtıcı komplo ve diğer suçlardan yargılanarak 22 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Tarrio, 6 Ocak baskını davalarında en uzun hapis cezası alan kişi olarak kayıtlara geçmişti.Trump, konuşmasının bir bölümünde Biden yönetiminin Ukrayna ve İsrail politikalarını da eleştirerek kendisi başkan olsaydı, Ukrayna savaşının ve 7 Ekim 2023 saldırılarının hiç yaşanmayacağını ileri sürdü.Beyaz Saray&#039;a geçince Oval Ofis&#039;te çok sayıda başka kararnameleri de imzalayacağını söyleyen Trump&#039;ın imza koyduğu kararnameler şöyle:
- Biden dönemine ait 78 idari eylem, kararname ve genelgenin iptali
- Paris İklim Anlaşması&#039;ndan çekilme kararnamesi ve anlaşmadan çekilindiğine dair Birleşmiş Milletlere iletilecek mektup
- Hükümetin kontrolü tamamen alınana kadar bürokratların daha fazla düzenleme yapmasını engellemeye yönelik düzenlemelerin durdurulması kararı- Hükümetin tam kontrolü sağlanana ve ileriye dönük hedefler anlaşılana kadar, ordu ve diğer bazı istisnai kategoriler hariç tüm federal işe alımların dondurulması
- Federal çalışanların derhal tam zamanlı fiziki olarak işlerine dönmeleri şartı
- Amerikalıların hayat pahalılığı krizini ele almak için federal hükümetteki her bakanlık ve kuruma yönelik talimat- Federal hükümette ifade özgürlüğünün yeniden tesis edilmesini ve bundan böyle ifade özgürlüğünün hükümet tarafından sansürlenmesinin önlenmesine yönelik talimat
- Federal hükümette, önceki yönetimin siyasi muhaliflerine karşı hükümetin &quot;silahlandırılmasına&quot; son verilmesi yönünde talimat.Söz konusu kararnamelerden birinde Biden, işgal altındaki Batı Şeria&#039;da Filistinlilere şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım uygulanmasını öngörüyordu.
Biden&#039;ın bu kararnamesini iptal eden Trump, böylece görevinin ilk gününde aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yönelik ABD yaptırımlarını tamamen kaldırmış oldu.
Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024&#039;te, işgal altındaki Batı Şeria&#039;da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria&#039;daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimciye yaptırım kararı almıştı.-Trump, güney sınırında ulusal acil durum ilan etti. Suç çetelerini uluslararası terör organizasyonu olarak tanıdı.
-Video uygulaması TikTok&#039;un yasaklanmasını engelleyen kararnameyi de imzaladı.Yeni Amerikan Başkanı, &quot;İlk günden diktatör mü oldunuz?&quot; sorusuna &quot;Hayır&quot; yanıtını verdi.Trump, annesi babası vatandaş olmayıp ABD’de doğan çocuklara vatandaşlık hakkı tanıyan uygulamayı da imzaladığı başkanlık kararnamesi ile sonlandırdı.
İmza sırasında bir gazetecinin, Anayasa&#039;nın 14. Ek Maddesindeki “ABD sınırları içinde doğan her kişi ABD vatandaşıdır” hükmünce bu kararnamenin yasal engellerle karşılaşabileceğini hatırlatması üzerine Trump, &quot;Haklı olabilirsiniz ama bizim de itirazlara karşı iyi gerekçelerimiz var.” şeklinde cevap verdi.Oval Ofis&#039;teki konuşmasında, Meksika ve Kanada&#039;nın sınırdan çok sayıda insanın geçmesine izin verdiğini öne süren Trump, &quot;Meksika ve Kanada için yüzde 25&#039;lik (tarife) bir oran düşünüyoruz. 1 Şubat&#039;ta uygulayacağımızı düşünüyorum.&quot; dedi.
Trump, BRICS ülkelerine de yüzde 100 tarife uygulama planına dair sözlerini yinelerken dünyanın her yerinden gelen mallara evrensel bir gümrük vergisi uygulamaya henüz hazır olmadığını kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3gwqCj1lR0GfORbgZFrkSg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, göreve, başladı:, İlk, başkanlık, kararnamelerini, imzaladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3gwqCj1lR0GfORbgZFrkSg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump göreve başladı: İlk başkanlık kararnamelerini imzaladı"><p>Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, 4 yıl aradan sonra Beyaz Saray'a döndü. Oval Ofis'te gazetecilerin sorularını yanıtlarken; çok sayıda kararname imzaladı. Biden döneminden 78 kararnameyi iptal eden Trump, Kongre baskınına karışmaktan ceza alan yaklaşık 1600 kişi için af çıkardı</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TSP6IseI3Eqin_s2lB1TWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Trump, Kongrede gerçekleştirilen yemin töreninin ardından gittiği Capital One Arena spor kompleksinde, binlerce destekçisiyle bir araya geldi.
Soğuk hava nedeniyle dış mekanda düzenlenecek geçit törenini kapalı alana aldıran Trump, burada yaptığı teşekkür konuşmasının ardından bazı başkanlık kararnamelerine imza attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a7KbfYIgyEGPdfr5WYeXCA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump, görevinin ilk gününde eski başkan Joe Biden yönetiminin iç politikadan dış politikaya kadar birçok alandaki icraatlarını geçersiz kılan çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı.
Biden'ın son saatlerinde kendi aile üyelerini affetmesine de tepki gösteren Trump, bu konu hakkında daha çok eleştiri yapacağını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/60LVJ9K07UW1N8mx-jJ8OQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, seçim kampanyaları sırasında dile getirdiği vaadini tutarak, 6 Ocak Kongre baskını olaylarına karışmakla suçlanarak yargılanması devam eden veya ceza almış yaklaşık 1600 kişi için af kararnamesi çıkardı.
6 Ocak olaylarıyla ilgili suçlanan kişiler için “bunlar rehine” diyen Trump, kararnameyi imzalarken “Açıkçası, bu geceden itibaren dışarı çıkmalarını umuyoruz, onlar da bunu bekliyor.” diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dlqOiijdSk6Vvgs_OVcagw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump’ın af çıkardığı mahkumlar arasında 22 yıl hapis cezası alan Proud Boys adlı grubun lideri Enrique Tarrio da bulunuyor.
42 yaşındaki Tarrio, Kongre baskınındaki rolü nedeniyle kışkırtıcı komplo ve diğer suçlardan yargılanarak 22 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Tarrio, 6 Ocak baskını davalarında en uzun hapis cezası alan kişi olarak kayıtlara geçmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B5nEEOkr6kSObRP1acbsVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, konuşmasının bir bölümünde Biden yönetiminin Ukrayna ve İsrail politikalarını da eleştirerek kendisi başkan olsaydı, Ukrayna savaşının ve 7 Ekim 2023 saldırılarının hiç yaşanmayacağını ileri sürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2v7fnOBUXES5iPdG44F53w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beyaz Saray'a geçince Oval Ofis'te çok sayıda başka kararnameleri de imzalayacağını söyleyen Trump'ın imza koyduğu kararnameler şöyle:
- Biden dönemine ait 78 idari eylem, kararname ve genelgenin iptali
- Paris İklim Anlaşması'ndan çekilme kararnamesi ve anlaşmadan çekilindiğine dair Birleşmiş Milletlere iletilecek mektup
- Hükümetin kontrolü tamamen alınana kadar bürokratların daha fazla düzenleme yapmasını engellemeye yönelik düzenlemelerin durdurulması kararı</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Va5Tcrof20KhEIc18atbug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>- Hükümetin tam kontrolü sağlanana ve ileriye dönük hedefler anlaşılana kadar, ordu ve diğer bazı istisnai kategoriler hariç tüm federal işe alımların dondurulması
- Federal çalışanların derhal tam zamanlı fiziki olarak işlerine dönmeleri şartı
- Amerikalıların hayat pahalılığı krizini ele almak için federal hükümetteki her bakanlık ve kuruma yönelik talimat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/konDb1kqt0CxZbmkWRLNgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>- Federal hükümette ifade özgürlüğünün yeniden tesis edilmesini ve bundan böyle ifade özgürlüğünün hükümet tarafından sansürlenmesinin önlenmesine yönelik talimat
- Federal hükümette, önceki yönetimin siyasi muhaliflerine karşı hükümetin "silahlandırılmasına" son verilmesi yönünde talimat.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m1hkQNHIU0-_gdrClKYYXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Söz konusu kararnamelerden birinde Biden, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım uygulanmasını öngörüyordu.
Biden'ın bu kararnamesini iptal eden Trump, böylece görevinin ilk gününde aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yönelik ABD yaptırımlarını tamamen kaldırmış oldu.
Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024'te, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria'daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimciye yaptırım kararı almıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S7b8hAlLXEqKGrEqvHs6tg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>-Trump, güney sınırında ulusal acil durum ilan etti. Suç çetelerini uluslararası terör organizasyonu olarak tanıdı.
-Video uygulaması TikTok'un yasaklanmasını engelleyen kararnameyi de imzaladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UGLNo74eW0eywJ3Rihcakg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni Amerikan Başkanı, "İlk günden diktatör mü oldunuz?" sorusuna "Hayır" yanıtını verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t1OWA-4uP0iGUY9GwSZ5ZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, annesi babası vatandaş olmayıp ABD’de doğan çocuklara vatandaşlık hakkı tanıyan uygulamayı da imzaladığı başkanlık kararnamesi ile sonlandırdı.
İmza sırasında bir gazetecinin, Anayasa'nın 14. Ek Maddesindeki “ABD sınırları içinde doğan her kişi ABD vatandaşıdır” hükmünce bu kararnamenin yasal engellerle karşılaşabileceğini hatırlatması üzerine Trump, "Haklı olabilirsiniz ama bizim de itirazlara karşı iyi gerekçelerimiz var.” şeklinde cevap verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s1ZYIyzKP0m_RYWwmEEK3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oval Ofis'teki konuşmasında, Meksika ve Kanada'nın sınırdan çok sayıda insanın geçmesine izin verdiğini öne süren Trump, "Meksika ve Kanada için yüzde 25'lik (tarife) bir oran düşünüyoruz. 1 Şubat'ta uygulayacağımızı düşünüyorum." dedi.
Trump, BRICS ülkelerine de yüzde 100 tarife uygulama planına dair sözlerini yinelerken dünyanın her yerinden gelen mallara evrensel bir gümrük vergisi uygulamaya henüz hazır olmadığını kaydetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9BgC7IpCwkCNnUtJaXryMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elon Musk&amp;apos;ın Trump&amp;apos;ın yemin töreninde Nazi selamı mı verdi?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/elon-muskin-trumpin-yemin-toereninde-nazi-selami-mi-verdi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/elon-muskin-trumpin-yemin-toereninde-nazi-selami-mi-verdi</guid>
<description><![CDATA[ Donald Trump yemin ederek ABD&#039;nin 47. Başkanı olarak yeniden koltuğuna oturdu. Törende, X, SpaceX ve Tesla&#039;nın sahibi Amerikalı milyarder Elon Musk, Donald Trump&#039;ın destekçilerine hitabında Nazi selamına benzetilen hareketi tartışma konusu oldu. Peki Elon Musk&#039;un bu hareketi Nazi selamı mıydı?ABD&#039;de 5 Kasım 2024 seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek ABD&#039;nin başkanlık koltuğuna oturdu.
ABD&#039;DE İKİNCİ TRUMP DÖNEMİYemin töreninin ardından Trump&#039;ın kabinesinde yer alacak isimlerden biri olan milyarder iş insanı Elon Musk, Washington&#039;da bulunan Capital One Arena Spor Salonu&#039;nda düzenlenen etkinlikte konuştu.&quot;(Seçim zaferi) Bunun gerçekleşmesini sağladığınız için teşekkür ederim&quot; diyen ve sonrasında Nazi selamına benzetilen bir hareket yapan Musk, &quot;Kalbim sizinle.&quot; dedi.Musk, &quot;Medeniyetin geleceğini güvence altında aldığınız için teşekkür ederiz.&quot; ifadesini kullandı.
Bu hareketin ardından sosyal medyada birçok kullanıcı Musk&#039;ı Nazi selamı yapmakla suçlayarak tepki gösterdi.ABD ve İsrail basınında yer alan haberlerde bunun Nazi selamından çok bir Roma selamı olduğu belirtildi.Hitler selamı olarak da bilinen bu hareket, &quot;avuç içi aşağı bakacak şekilde sağ kolun yatay bir şekilde öne çıkarılması&quot; diye tanımlıyor.
Nazi selamı, Hitler döneminde genelde &quot;Heil Hitler&quot; veya &quot;Sieg Heil&quot; sloganıyla yapılıyordu. İkinci Dünya Savaşı&#039;ndan sonra ise neo-Nazi gruplar tarafından sıklıkla kullanıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6GKd6G8V_EWhTVddQN0mZw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Muskın, Trumpın, yemin, töreninde, Nazi, selamı, mı, verdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6GKd6G8V_EWhTVddQN0mZw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Elon Musk'ın Trump'ın yemin töreninde Nazi selamı mı verdi?"><p>Donald Trump yemin ederek ABD'nin 47. Başkanı olarak yeniden koltuğuna oturdu. Törende, X, SpaceX ve Tesla'nın sahibi Amerikalı milyarder Elon Musk, Donald Trump'ın destekçilerine hitabında Nazi selamına benzetilen hareketi tartışma konusu oldu. Peki Elon Musk'un bu hareketi Nazi selamı mıydı?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yjiIi_eDp0Gv9I7c4Q8NPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de 5 Kasım 2024 seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek ABD'nin başkanlık koltuğuna oturdu.
ABD'DE İKİNCİ TRUMP DÖNEMİ</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/95ZscLXatU6EswElniKmhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yemin töreninin ardından Trump'ın kabinesinde yer alacak isimlerden biri olan milyarder iş insanı Elon Musk, Washington'da bulunan Capital One Arena Spor Salonu'nda düzenlenen etkinlikte konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8HIAx9KP4Eub7x5xICRc4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"(Seçim zaferi) Bunun gerçekleşmesini sağladığınız için teşekkür ederim" diyen ve sonrasında Nazi selamına benzetilen bir hareket yapan Musk, "Kalbim sizinle." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uftugzZqxE2yeLyty5r6_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Musk, "Medeniyetin geleceğini güvence altında aldığınız için teşekkür ederiz." ifadesini kullandı.
Bu hareketin ardından sosyal medyada birçok kullanıcı Musk'ı Nazi selamı yapmakla suçlayarak tepki gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/syOGNBekTUq2Zz9C5Tk0OA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD ve İsrail basınında yer alan haberlerde bunun Nazi selamından çok bir Roma selamı olduğu belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZL3lzXKOrEmKbTuglV-juQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hitler selamı olarak da bilinen bu hareket, "avuç içi aşağı bakacak şekilde sağ kolun yatay bir şekilde öne çıkarılması" diye tanımlıyor.
Nazi selamı, Hitler döneminde genelde "Heil Hitler" veya "Sieg Heil" sloganıyla yapılıyordu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ise neo-Nazi gruplar tarafından sıklıkla kullanıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xNoAum_dOE67NplVFAXeIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G2YUMweA20yc8REq6iJiTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yg3Z-L9vLEGb5XxaguUKIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ro0R4mrUZEqQsMibkZnnRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın yemin töreni ne zaman, saat kaçta olacak? Trump göreve ne zaman başlayacak? ABD&amp;apos;nin 47. Başkanı Donald Trump&amp;apos;ın göreve başlayağı tarih</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trumpin-yemin-toereni-ne-zaman-saat-kacta-olacak-trump-goereve-ne-zaman-baslayacak-abdnin-47-baskani-donald-trumpin-goereve-baslayagi-tarih</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trumpin-yemin-toereni-ne-zaman-saat-kacta-olacak-trump-goereve-ne-zaman-baslayacak-abdnin-47-baskani-donald-trumpin-goereve-baslayagi-tarih</guid>
<description><![CDATA[ Trump&#039;ın yemin töreni tüm dünya kamuoyunda ilgiyle takip ediliyor. ABD&#039;de 5 Kasım 2024&#039;te seçimlerinde zafer kazanarak 47. başkanı olmaya hak kazanan Trump, saatler sonra yapacağı yemin ardından ikinci kez Beyaz Saray&#039;a başkan olarak dönecek. Peki, Trump&#039;ın yemin töreni ne zaman, saat kaçta başlayacak? Trump göreve ne zaman başlayacak?ABD&#039;de geçtiğimiz kasım ayında yapılan seçimleri kazanan Donald Trump, yemin töreniyle başkanlık koltuğuna tekrar oturacak. ABD&#039;nin eski başkanları, dünya liderleri ve milyarderler gibi birçok önemli ismin yemin törenine katılması bekleniyor.Trump ve seçilmiş Başkan Yardımcısı JD Vance&#039;in yemin töreni 20 Ocak Pazartesi günü yapılacak.Trump, 20 Ocak Pazartesi günü Washington saati ile saat 12.00&#039;de (TSİ ile 20.00) yemin edecek.20 Ocak’ta öğlen saatlerinde yapılacak yemin töreninden bir gün önce saat 15.00&#039;te Capital One Arena&#039;da Zafer Mitingi gerçekleştirilecek, yemin töreni günü akşamı da üç ayrı açılış balosu yapılacak.ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, 20 Ocak&#039;ta yapılacak Başkanlık yemin töreninin, o tarihte beklenen aşırı soğuk hava tahminleri nedeniyle ABD Kongre binası içinde yapılacağını duyurdu.Trump, Truth Social adlı sosyal media platformundan yemin törenine ilişkin açıklama yaptı.&quot;Daha başkanlığa başlamadan yemin törenini düşünerek, ülkemizin insanlarını korumak benim görevim&quot; ifadelerini kullanan Trump, yemin töreninin yapılacağı gün Washington DC&#039;de rüzgarın da etkisiyle hava sıcaklığının ciddi derecede düşeceğine yönelik hava tahmini raporlarına dikkati çekti.Trump, &quot;Ülkeyi kasıp kavuran bir Arktik soğuk hava patlaması var. İnsanların herhangi bir şekilde incinmesini veya yaralanmasını istemiyorum. 20 Ocak&#039;ta saatlerce dışarıda olacak on binlerce kolluk kuvveti, ilk müdahale ekibi, polis köpekleri ve hatta atlar ve yüz binlerce destekçi için tehlikeli koşullar var.&quot; değerlendirmesinde bulundu.Soğuk hava şartları nedeniyle törendeki dua ve açılış konuşmalarının ABD Kongre binası içindeki Rotunda kısmında yapılacağını belirten Trump, bunun herkes için ve özellikle de geniş TV izleyicileri için çok güzel bir deneyim olacağını belirtti.Trump, 20 Ocak&#039;ta gündüz yapılacak yemin töreni dışındaki etkinliklerde ise bir değişiklik olmadığını kaydederek, &quot;Her halükarda, yemin törenine katılmayı düşünenler iyi giyinsin.&quot; şeklinde uyarıda bulundu.ABD&#039;de en son 1985&#039;te aşırı soğuk hava koşulları nedeniyle eski Başkan Ronald Reagan&#039;ın yemin töreni Kongre binası içindeki Rotunda kısmında yapılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QG3-nSLO6Uy11G2ecwWIOw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, yemin, töreni, zaman, saat, kaçta, olacak, Trump, göreve, zaman, başlayacak, ABDnin, 47., Başkanı, Donald, Trumpın, göreve, başlayağı, tarih</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QG3-nSLO6Uy11G2ecwWIOw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın yemin töreni ne zaman, saat kaçta olacak? Trump göreve ne zaman başlayacak? ABD'nin 47. Başkanı Donald Trump'ın göreve başlayağı tarih"><p>Trump'ın yemin töreni tüm dünya kamuoyunda ilgiyle takip ediliyor. ABD'de 5 Kasım 2024'te seçimlerinde zafer kazanarak 47. başkanı olmaya hak kazanan Trump, saatler sonra yapacağı yemin ardından ikinci kez Beyaz Saray'a başkan olarak dönecek. Peki, Trump'ın yemin töreni ne zaman, saat kaçta başlayacak? Trump göreve ne zaman başlayacak?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5ouFNlhChkStl5slNPIC0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de geçtiğimiz kasım ayında yapılan seçimleri kazanan Donald Trump, yemin töreniyle başkanlık koltuğuna tekrar oturacak. ABD'nin eski başkanları, dünya liderleri ve milyarderler gibi birçok önemli ismin yemin törenine katılması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o5EgMj0aPEuygC5yzlYlaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump ve seçilmiş Başkan Yardımcısı JD Vance'in yemin töreni 20 Ocak Pazartesi günü yapılacak.Trump, 20 Ocak Pazartesi günü Washington saati ile saat 12.00'de (TSİ ile 20.00) yemin edecek.20 Ocak’ta öğlen saatlerinde yapılacak yemin töreninden bir gün önce saat 15.00'te Capital One Arena'da Zafer Mitingi gerçekleştirilecek, yemin töreni günü akşamı da üç ayrı açılış balosu yapılacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kaf4xVNmXE6oxNGP2AX8gQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, 20 Ocak'ta yapılacak Başkanlık yemin töreninin, o tarihte beklenen aşırı soğuk hava tahminleri nedeniyle ABD Kongre binası içinde yapılacağını duyurdu.Trump, Truth Social adlı sosyal media platformundan yemin törenine ilişkin açıklama yaptı."Daha başkanlığa başlamadan yemin törenini düşünerek, ülkemizin insanlarını korumak benim görevim" ifadelerini kullanan Trump, yemin töreninin yapılacağı gün Washington DC'de rüzgarın da etkisiyle hava sıcaklığının ciddi derecede düşeceğine yönelik hava tahmini raporlarına dikkati çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C5DCy7xRbUa9mmikhthWAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, "Ülkeyi kasıp kavuran bir Arktik soğuk hava patlaması var. İnsanların herhangi bir şekilde incinmesini veya yaralanmasını istemiyorum. 20 Ocak'ta saatlerce dışarıda olacak on binlerce kolluk kuvveti, ilk müdahale ekibi, polis köpekleri ve hatta atlar ve yüz binlerce destekçi için tehlikeli koşullar var." değerlendirmesinde bulundu.Soğuk hava şartları nedeniyle törendeki dua ve açılış konuşmalarının ABD Kongre binası içindeki Rotunda kısmında yapılacağını belirten Trump, bunun herkes için ve özellikle de geniş TV izleyicileri için çok güzel bir deneyim olacağını belirtti.Trump, 20 Ocak'ta gündüz yapılacak yemin töreni dışındaki etkinliklerde ise bir değişiklik olmadığını kaydederek, "Her halükarda, yemin törenine katılmayı düşünenler iyi giyinsin." şeklinde uyarıda bulundu.ABD'de en son 1985'te aşırı soğuk hava koşulları nedeniyle eski Başkan Ronald Reagan'ın yemin töreni Kongre binası içindeki Rotunda kısmında yapılmıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de ikinci Trump dönemi başladı: Donald Trump yemin edip başkanlık koltuğuna oturdu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-ikinci-trump-doenemi-basladi-donald-trump-yemin-edip-baskanlik-koltuguna-oturdu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdde-ikinci-trump-doenemi-basladi-donald-trump-yemin-edip-baskanlik-koltuguna-oturdu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Donald Trump 4 yıllık aranın ardından yemin ederek ABD&#039;nin 47. Başkanı olarak koltuğuna oturdu. Trump ve eşi Melania Trump törenden önce kilisede dua etti. Ardından Trump çifti Beyaz Saray&#039;a geçti. Beyaz Saray&#039;da Joe Biden Donald Trump&#039;ı kapıda karşıladı. Beyaz Saray&#039;da Biden ile çay içen Trump ardından ABD Kongre Binası&#039;na geçti. Burada yapılan yemin töreniyle Trump, ABD Başkanlık koltuğuna oturdu.  ABD&#039;nin yeni başkanı Trump&#039;ın merakla beklenen konuşması &quot;ABD&#039;nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek&quot; sözleriyle başladı. İlk icraatlarına ilişkin açıklama yapan Trump, Kongre baskını sanıklarına başkanlık affı getireceğini söyledi.ABD&#039;de 5 Kasım 2024 seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek ABD&#039;nin başkanlık koltuğuna oturdu.ABD&#039;de 5 Kasım seçimlerinde Demokrat rakibi Kamala Harris&#039;e üstünlük sağlayarak seçimleri kazanan Trump, bugün Beyaz Saray&#039;a yeniden döndü. Trump&#039;ın eşi Melani Trump&#039;ın tuttuğu İncil&#039;e yemin ederken el basmaması dikkat çekti. Konuyla ilgili resmi makamlardan bir açıklama henüz yapılmadı. Trump&#039;ın bu hareketi sosyal medyada tartışma yarattı.ABD&#039;de başkanlık yemini sırasında İncil kullanılması bir gelenek ancak zorunlu değil. Sadece başkanların yemini Anayasa tarafından zorunlu tutuluyor.Törende önce JD Vance, yemin ederek resmen ABD&#039;nin yeni Başkan Yardımcısı oldu.Trump merakla beklenen konuşmasına, &quot;ABD&#039;nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek&quot; sözleriyle başladı. &quot;Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı&quot; dedi.Donald Trump&#039;ın yemin töreni, Kongre’de sıcaklıkların eksi 11 dereceye kadar düşmesi yüzünden 1985’te Ronald Reagan’ın yemin töreninden sonra ilk kez kapalı mekanda yapıldı.Trump, &quot;Ben, Donald J. Trump, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı görevini sadakatle yerine getireceğime ve Amerika Birleşik Devletleri Anayasasını tüm gücümle muhafaza edeceğime, koruyacağıma ve savunacağıma yemin ederim.&quot; ifadeleriyle yemin etti.ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump konuşmasında kendisine düzenlenen suikast girişimini hatırlatarak, “ABD’yi yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı” dedi. Konuşmasının başında “ABD’nin altın çağı şu anda başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek” ifadelerini kullandı.Donald Trump Kongre&#039;deki yemin töreninden sonra yaptığı konuşmasında ABD-Meksika sınırında Ulusal Acil Durum ilan edeceğini açıkladı.ülkedeki düzensiz göçmen sorununa dikkati çeken Trump, 2019’daki gibi yine ABD-Meksika sınırına ilişkin Ulusal Acil Durum ilan edip, yasadışı göçleri engelleyeceğini ve bu kişileri sınır dışı edeceğini açıkladı.Trump Cumhuriyetçilerin &quot;yakala ve serbest bırak&quot; diye tarif ettiği uygulamayı sona erdiren bir yürütme emri çıkaracağını kaydetti. Konuşmasında düzensiz göçmenler için &quot;suçlu&quot; nitelemesi yapan Trump ayrıca, ABD’nin güney sınırına asker göndereceğini kaydetti.Konuşması sık sık partililerin alkışları ile kesilen Trump &quot;Yakında Meksika Körfezi&#039;nin adını Amerika Körfezi olarak değiştireceğiz&quot; ifadesini kullandı.
&quot;Bundan böyle Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin resmi politikası, kadın ve erkek olmak üzere sadece iki cinsiyetin var olduğudur.&quot; dedi.ABD Başkanı Donald Trump, yemin töreni sorası yaptığı açıklamada, eski Başkan Joe Biden yönetiminin çok fazla suçluyu affettiğini belirtti. “Tüm savaşları bitireceğiz” ifadesini kullandı.ABD Başkanı Donald Trump, Panama Kanalı’nı Çin’in yönettiğini belirterek, “Panama Kanalı’nı geri alacağız” dedi.Trump ilk başkanlık döneminde aşı karşıtı oldukları için ordudan ihraç edilenlerin geri alınacağını açıklayarak, &quot;Silahlı kuvvetlerimiz tek görevi olan ABD&#039;nin düşmanlarını yok etmeye odaklanacaklar&quot; diye konuştu.Trump otomotiv endüstrisi ile ilgili olarak ise, elektrikli araç kanununu iptal edeceğini açıkladı. Enflasyonla mücadele kapsamında ulusal enerji acil durum ilan edeceğini belirtti. Trump, çıkaracağı kararname ile kartellerin yabancı terör örgütü olarak tanınacağını açıkladı.Törenden saatler önce Biden Trump tarafından hedef alınabileceği endişesiyle erkek kardeşleri James ve Frank ile kız kardeşi Valerie ve eşlerini affetti.Beyaz Saray&#039;ın resmi web sitesi ana sayfada Trump&#039;ın fotosuyla güncellendi. &quot;Her gün, vücudumdaki her nefesle sizin için savaşacağım. Çocuklarımızın hak ettiği ve sizin de hak ettiğiniz güçlü, güvenli ve müreffeh Amerika&#039;yı teslim edene kadar dinlenmeyeceğim. Bu gerçekten Amerika&#039;nın altın çağı olacak.&quot; ifadeleri dikkat çekti.ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Trump yemin töreni öncesi Beyaz Saray yakınındaki bir kilise ayine katıldı. Trump çifti daha sonra Beyaz Saray&#039;a doğru yola çıktı.Trump çifti, Beyaz Saray kapısında Joe Biden ve eşi tarafından karşılandı.ABD&#039;nin 46. Başkanı Joe Biden ve seçilmiş yeni başkanı Donald Trump bir süre ayaküstü konuştu.İki lider fotoğraf çekiminden sonra Oval Ofis&#039;e geçti. 
Karşılamada Melania Trump&#039;ın Beyaz Saray&#039;a girerken gülümseyerek şapkasını tutması dikkatlerden kaçmadı.Donald Trump yemin töreni öncesi Beyaz Saray&#039;a doğru giderken yoğun güvenlik önlemi alındı.Yemin t ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uRyqdEh85Uem8XslMCtDYQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, ikinci, Trump, dönemi, başladı:, Donald, Trump, yemin, edip, başkanlık, koltuğuna, oturdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uRyqdEh85Uem8XslMCtDYQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de ikinci Trump dönemi başladı: Donald Trump yemin edip başkanlık koltuğuna oturdu"><p>ABD'de Donald Trump 4 yıllık aranın ardından yemin ederek ABD'nin 47. Başkanı olarak koltuğuna oturdu. Trump ve eşi Melania Trump törenden önce kilisede dua etti. Ardından Trump çifti Beyaz Saray'a geçti. Beyaz Saray'da Joe Biden Donald Trump'ı kapıda karşıladı. Beyaz Saray'da Biden ile çay içen Trump ardından ABD Kongre Binası'na geçti. Burada yapılan yemin töreniyle Trump, ABD Başkanlık koltuğuna oturdu.  ABD'nin yeni başkanı Trump'ın merakla beklenen konuşması "ABD'nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek" sözleriyle başladı. İlk icraatlarına ilişkin açıklama yapan Trump, Kongre baskını sanıklarına başkanlık affı getireceğini söyledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4saWV4bMWUmUb931Z7QOMQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de 5 Kasım 2024 seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek ABD'nin başkanlık koltuğuna oturdu.ABD'de 5 Kasım seçimlerinde Demokrat rakibi Kamala Harris'e üstünlük sağlayarak seçimleri kazanan Trump, bugün Beyaz Saray'a yeniden döndü. Trump'ın eşi Melani Trump'ın tuttuğu İncil'e yemin ederken el basmaması dikkat çekti. Konuyla ilgili resmi makamlardan bir açıklama henüz yapılmadı. Trump'ın bu hareketi sosyal medyada tartışma yarattı.ABD'de başkanlık yemini sırasında İncil kullanılması bir gelenek ancak zorunlu değil. Sadece başkanların yemini Anayasa tarafından zorunlu tutuluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X6Zak9UD1EiNXETCV_ileg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Törende önce JD Vance, yemin ederek resmen ABD'nin yeni Başkan Yardımcısı oldu.Trump merakla beklenen konuşmasına, "ABD'nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek" sözleriyle başladı. "Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RJw5jRfvS0O2ybaSMHdHlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump'ın yemin töreni, Kongre’de sıcaklıkların eksi 11 dereceye kadar düşmesi yüzünden 1985’te Ronald Reagan’ın yemin töreninden sonra ilk kez kapalı mekanda yapıldı.Trump, "Ben, Donald J. Trump, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı görevini sadakatle yerine getireceğime ve Amerika Birleşik Devletleri Anayasasını tüm gücümle muhafaza edeceğime, koruyacağıma ve savunacağıma yemin ederim." ifadeleriyle yemin etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WvNezFU0kEe27H37UG_m6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin yeni başkanı Donald Trump konuşmasında kendisine düzenlenen suikast girişimini hatırlatarak, “ABD’yi yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı” dedi. Konuşmasının başında “ABD’nin altın çağı şu anda başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek” ifadelerini kullandı.Donald Trump Kongre'deki yemin töreninden sonra yaptığı konuşmasında ABD-Meksika sınırında Ulusal Acil Durum ilan edeceğini açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tnVE9pRTUUmoWTeeucZvPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ülkedeki düzensiz göçmen sorununa dikkati çeken Trump, 2019’daki gibi yine ABD-Meksika sınırına ilişkin Ulusal Acil Durum ilan edip, yasadışı göçleri engelleyeceğini ve bu kişileri sınır dışı edeceğini açıkladı.Trump Cumhuriyetçilerin "yakala ve serbest bırak" diye tarif ettiği uygulamayı sona erdiren bir yürütme emri çıkaracağını kaydetti. Konuşmasında düzensiz göçmenler için "suçlu" nitelemesi yapan Trump ayrıca, ABD’nin güney sınırına asker göndereceğini kaydetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9k0I4X6Gw0a0lSkVwpW_Iw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Konuşması sık sık partililerin alkışları ile kesilen Trump "Yakında Meksika Körfezi'nin adını Amerika Körfezi olarak değiştireceğiz" ifadesini kullandı.
"Bundan böyle Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin resmi politikası, kadın ve erkek olmak üzere sadece iki cinsiyetin var olduğudur." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VeEqqjRzQ0mcW6mBFltl3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump, yemin töreni sorası yaptığı açıklamada, eski Başkan Joe Biden yönetiminin çok fazla suçluyu affettiğini belirtti. “Tüm savaşları bitireceğiz” ifadesini kullandı.ABD Başkanı Donald Trump, Panama Kanalı’nı Çin’in yönettiğini belirterek, “Panama Kanalı’nı geri alacağız” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/77xL3vWBpESytVaB9Xm0ww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump ilk başkanlık döneminde aşı karşıtı oldukları için ordudan ihraç edilenlerin geri alınacağını açıklayarak, "Silahlı kuvvetlerimiz tek görevi olan ABD'nin düşmanlarını yok etmeye odaklanacaklar" diye konuştu.Trump otomotiv endüstrisi ile ilgili olarak ise, elektrikli araç kanununu iptal edeceğini açıkladı. Enflasyonla mücadele kapsamında ulusal enerji acil durum ilan edeceğini belirtti. Trump, çıkaracağı kararname ile kartellerin yabancı terör örgütü olarak tanınacağını açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/heKVWDFwMEmAVR8FNhEdnA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Törenden saatler önce Biden Trump tarafından hedef alınabileceği endişesiyle erkek kardeşleri James ve Frank ile kız kardeşi Valerie ve eşlerini affetti.Beyaz Saray'ın resmi web sitesi ana sayfada Trump'ın fotosuyla güncellendi. "Her gün, vücudumdaki her nefesle sizin için savaşacağım. Çocuklarımızın hak ettiği ve sizin de hak ettiğiniz güçlü, güvenli ve müreffeh Amerika'yı teslim edene kadar dinlenmeyeceğim. Bu gerçekten Amerika'nın altın çağı olacak." ifadeleri dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IJ52qw_lWUarbvIiY4-9YA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin seçilmiş başkanı Trump yemin töreni öncesi Beyaz Saray yakınındaki bir kilise ayine katıldı. Trump çifti daha sonra Beyaz Saray'a doğru yola çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pIM_cGnf60-yY89JUwB1-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump çifti, Beyaz Saray kapısında Joe Biden ve eşi tarafından karşılandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vf1l0vKVmEi0YtAOx_inkg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin 46. Başkanı Joe Biden ve seçilmiş yeni başkanı Donald Trump bir süre ayaküstü konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hx1JAbL3dEif9zPMZJqy3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İki lider fotoğraf çekiminden sonra Oval Ofis'e geçti. 
Karşılamada Melania Trump'ın Beyaz Saray'a girerken gülümseyerek şapkasını tutması dikkatlerden kaçmadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6ZMZR0QUdUe24rA31fyRhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump yemin töreni öncesi Beyaz Saray'a doğru giderken yoğun güvenlik önlemi alındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KpDdWQwaOk6bf88kF-T3SA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yemin törenine Joe Biden'ın yanı sıra eski başkanlar Barack Obama, George W. Bush ve Bill Clinton da katıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7vKTPz4vQ02C03Y8_jxqJA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mark Zuckerberg, Jeff Bezos, Sundar Pichai ve Elon Musk'un da aralarında bulunduğu iş dünyasından ünlü konuklar, Kongre Binası'ndaki törene katıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2y8bpf4AV0K4oYpXtz04uw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump, Başkanlık yemin töreni için dün Washington'a geldi. Trump'ın uçağı Washington Dulles Uluslararası Havaalanı'na indi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QgCm8RlAZEGN2cZ_BibqNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump ve Melania Trump'ın ev sahipliği yaptığı kutlamada ABD'li vatandaşlar havai fişek gösterisini izlemek için Trump Ulusal Golf Kulübü (Trump National Golf Club) dışında toplandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FRg4Om52tU2zEss0NCdBPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zoS5jT9cLEmM9nqeVAS2zA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oVM1cmheTkGxHuPR9GAUOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5oNAPQUc4keA7O-U9Eny0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aCf4BwCQfkattjaseiizow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ItkgWsLo2k2obSx0DQivJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yV9yD1iCzE-5pHFnHa_5Zw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k7qJQlGs7UKe16Ut42_56w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WDepd09qa0qqpInK_A7mbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zoIcttYOeUys2b0xeXBDsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1ogV-8c2p0a-dPyg7NfN0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BFKb-1kk6kmx8UpxM0mn9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TikTok fenomeninden dört yıl süren şiddet: Eşini bayıltıp bacağını kesti!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/tiktok-fenomeninden-doert-yil-suren-siddet-esini-bayiltip-bacagini-kesti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/tiktok-fenomeninden-doert-yil-suren-siddet-esini-bayiltip-bacagini-kesti</guid>
<description><![CDATA[ TikTok&#039;ta 25 binden fazla takipçisi olan Hollie Hanson, dört yıldır evli olduğu Lauren Hanson’a yıllar süren dehşeti yaşattı. Cani fenomen genç kadını boğmaya çalıştı, cam şişeyle yaraladı ve bayılınca bacağını kesti. TikTok fenomeni, suçlarını itiraf ettikten sonra dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hapis cezasının yanı sıra yıllarca şiddet uyguladığı mağdurla görüşmesini engellenmek amacıyla uzaklaştırma kararı da çıkarıldı.TikTok fenomeninin akıl almaz istismarı sosyal medyaya damga vurdu. 26 yaşındaki Hollie Hanson, partneri Lauren Hanson&#039;a dört yıl boyunca fiziksel ve duygusal şiddet uyguladı.
TikTok&#039;ta 25 binden fazla takipçisi bulunan fenomenin, eşini iki dakika boyunca boğduğu anlar kameraya yansıdı.Hanson ayrıca genç kadının telefonunu kullanmasını, sevdikleriyle görüşmesini engelledi ve ortak banka hesaplarını kontrol altına aldı.
Eşine sistematik olarak şiddet uyguladığı aktarılan fenomen, genç kadına alkol şişesiyle saldırdı ve bayılınca bacağını kesti.Hanson ayrıca partnerinin üzerine benzin döküp sigara yaktı. Bu sırada genç kadının vücudunda yanıklar oluştu ve giysileri alev aldı.
TikTok fenomeni, suçlarını itiraf ettikten sonra dört yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Dava dosyalarına göre TikTok fenomeni, 2020-2024 yılları arasında &quot;saplantılı&quot; davranışlar sergileyerek partnerine istismar uyguladı.Mahkemede ifade veren mağdur Lauren, &quot;Hayatımda asla geçmeyecek bir iz bıraktı. Beni bir insan olarak mahvetti. Savunmasız ve kırgın bir insanım ve bu Hollie Hanson&#039;dan kaynaklanıyor.&quot; diye konuştu.
Sonunda sevgilisinin kendisini hiç sevmediğini anladığını söyleyen genç kadın, &quot;Hollie Hanson benim tacizcim. Bana çektirdiği acının üstesinden asla gelemeyeceğim. Umarım onu ​​bir daha asla görmem.&quot; ifadelerini kullandı.Fiziksel şiddetin yanı sıra Lauren&#039;ın kendi çocuğuyla görüşmesini engelledi ve bebeğin kıyafetlerini yaktı.
TikTok fenomenine hapis cezasının yanı sıra yıllarca şiddet uyguladığı mağdurla görüşmesinin engellenmesi yönünde bir uzaklaştırma kararı da verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J3b4e75dv0yaMoLq_7ceWQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TikTok, fenomeninden, dört, yıl, süren, şiddet:, Eşini, bayıltıp, bacağını, kesti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J3b4e75dv0yaMoLq_7ceWQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="TikTok fenomeninden dört yıl süren şiddet: Eşini bayıltıp bacağını kesti!"><p>TikTok'ta 25 binden fazla takipçisi olan Hollie Hanson, dört yıldır evli olduğu Lauren Hanson’a yıllar süren dehşeti yaşattı. Cani fenomen genç kadını boğmaya çalıştı, cam şişeyle yaraladı ve bayılınca bacağını kesti. TikTok fenomeni, suçlarını itiraf ettikten sonra dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hapis cezasının yanı sıra yıllarca şiddet uyguladığı mağdurla görüşmesini engellenmek amacıyla uzaklaştırma kararı da çıkarıldı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3qwMKWW-hEuh4Ok0M5j3bQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>TikTok fenomeninin akıl almaz istismarı sosyal medyaya damga vurdu. 26 yaşındaki Hollie Hanson, partneri Lauren Hanson'a dört yıl boyunca fiziksel ve duygusal şiddet uyguladı.
TikTok'ta 25 binden fazla takipçisi bulunan fenomenin, eşini iki dakika boyunca boğduğu anlar kameraya yansıdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uTGgDhqyWEadGXZJwKWzxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hanson ayrıca genç kadının telefonunu kullanmasını, sevdikleriyle görüşmesini engelledi ve ortak banka hesaplarını kontrol altına aldı.
Eşine sistematik olarak şiddet uyguladığı aktarılan fenomen, genç kadına alkol şişesiyle saldırdı ve bayılınca bacağını kesti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AwFBOof9TUWg3C6Xs9PboA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hanson ayrıca partnerinin üzerine benzin döküp sigara yaktı. Bu sırada genç kadının vücudunda yanıklar oluştu ve giysileri alev aldı.
TikTok fenomeni, suçlarını itiraf ettikten sonra dört yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Dava dosyalarına göre TikTok fenomeni, 2020-2024 yılları arasında "saplantılı" davranışlar sergileyerek partnerine istismar uyguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hPo1dYQhZkO7l7vWym2ntw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mahkemede ifade veren mağdur Lauren, "Hayatımda asla geçmeyecek bir iz bıraktı. Beni bir insan olarak mahvetti. Savunmasız ve kırgın bir insanım ve bu Hollie Hanson'dan kaynaklanıyor." diye konuştu.
Sonunda sevgilisinin kendisini hiç sevmediğini anladığını söyleyen genç kadın, "Hollie Hanson benim tacizcim. Bana çektirdiği acının üstesinden asla gelemeyeceğim. Umarım onu ​​bir daha asla görmem." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bfQTeiH82U2y3YeE0qRd7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fiziksel şiddetin yanı sıra Lauren'ın kendi çocuğuyla görüşmesini engelledi ve bebeğin kıyafetlerini yaktı.
TikTok fenomenine hapis cezasının yanı sıra yıllarca şiddet uyguladığı mağdurla görüşmesinin engellenmesi yönünde bir uzaklaştırma kararı da verildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;nin yeni Dışişleri Bakanı belli oldu: &amp;quot;Çin şahini&amp;quot; Marco Rubio kimdir?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdnin-yeni-disisleri-bakani-belli-oldu-cin-sahini-marco-rubio-kimdir</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdnin-yeni-disisleri-bakani-belli-oldu-cin-sahini-marco-rubio-kimdir</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Trump&#039;ın başkan olmasıyla Dışişleri&#039;nde Blinken dönemi bitti. Marco Rubio, ABD&#039;nin yeni Dışişleri Bakanı olarak atandı. Peki Çin&#039;e girişi yasak olan ve &quot;Çin şahini&quot; olarak tanımlanan Rubio kimdir?Marco Rubio Senato’da 99 oyun tamamını alarak ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı oldu ve Antony Blinken dönemi sona erdi.
2011 yılından bu yana Senato&#039;da Florida&#039;yı temsil eden Rubio, Trump&#039;ın göreve başlaması üzerine dün istifa etti. 53 yaşındaki Rubio’nun, geniş bir dış politika deneyimine sahip olduğu biliniyor.
Çin, İran, Venezuela ve Küba konusunda sert tutumlar sergileyen Rubio, Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;daki savaşı, Ortadoğu&#039;da devam eden çatışmalar, Çin ile Tayvan&#039;a arasındaki ihtilaf ve Çin-ABD ilişkisi gibi bir dizi küresel zorlukla karşı karşıya olan görevi devralıyor.Kanada&#039;yı 51. eyalet olarak ilhak etmeyi gündeme getiren Rubio, ABD müttefikleri ile ticaret savaşları tehdidinde bulundu.
Rubio, seçilirken Senato&#039;daki meslektaşlarına “21. Yüzyıl ABD ve Çin arasında yaşananlarla tanımlanacak” diyerek ABD&#039;nin Çin&#039;in etkisini daha güçlü bir şekilde geri püskürtmesi gerektiğine dair uzun süredir sahip olduğu inancı yineledi. ABD basını Rubio için “Çin şahini” tanımlanmasını kullanıyor.Rubio, Çin için “Sovyetler Birliği&#039;nin asla sahip olmadığı unsurlara sahipler. Teknolojik bir düşman ve rakip, endüstriyel bir rakip, ekonomik bir rakip, jeopolitik bir rakip, bilimsel bir rakip, artık her alanda. Bu olağanüstü bir meydan okumadır” ifadelerini kullandı.
Ancak Çin hükümetine yönelik eleştirileri nedeniyle Çin&#039;e girişi yasaklanan Rubio, ülkenin en üst düzey diplomatı olarak iki ülke arasındaki yoğun rekabetin ortasında silahlı bir çatışmayı önlemek için Çin&#039;le ilişki kurması gerekeceğini kabul etti.Rubio, Kübalı göçmenlerin çocuğu olarak Miami&#039;de doğdu.
Florida Üniversitesi ve Miami Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#039;nden mezun olan Rubio, Batı Miami&#039;de şehir komiseri olarak görev yaptı ve 2010 yılında Senato&#039;ya seçilmeden önce 2000 yılında Florida Temsilciler Meclisi&#039;ne seçildi.
2016&#039;da Cumhuriyetçi başkan adaylığı için Donald Trump ve bir dizi Beyaz Saray adayıyla karşı karşıya geldi. 2024 yılında Trump&#039;ın aday adayı olmak için kısa listede yer alıyordu.Rubio ayrıca Trump&#039;ın “Önce Amerika” gündemini savunarak Dışişleri Bakanlığı&#039;nın en önemli önceliğinin “ABD olacağını” ve Grönland ile Panama Kanalı konusundaki tutumunu açıkladı.
Kanal üzerindeki Çin etkisiyle ilgili sorulara “Bu yüzleşilmesi gereken meşru bir mesele. Bunu Başkan Trump icat etmiyor” şeklinde yanıt verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5V-X354khkqes50ROP9qxQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDnin, yeni, Dışişleri, Bakanı, belli, oldu:, Çin, şahini, Marco, Rubio, kimdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5V-X354khkqes50ROP9qxQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'nin yeni Dışişleri Bakanı belli oldu: " marco rubio kimdir><p>ABD'de Trump'ın başkan olmasıyla Dışişleri'nde Blinken dönemi bitti. Marco Rubio, ABD'nin yeni Dışişleri Bakanı olarak atandı. Peki Çin'e girişi yasak olan ve "Çin şahini" olarak tanımlanan Rubio kimdir?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/teWuO5-kRUmgGr3nifzkpQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Marco Rubio Senato’da 99 oyun tamamını alarak ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı oldu ve Antony Blinken dönemi sona erdi.
2011 yılından bu yana Senato'da Florida'yı temsil eden Rubio, Trump'ın göreve başlaması üzerine dün istifa etti. 53 yaşındaki Rubio’nun, geniş bir dış politika deneyimine sahip olduğu biliniyor.
Çin, İran, Venezuela ve Küba konusunda sert tutumlar sergileyen Rubio, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı, Ortadoğu'da devam eden çatışmalar, Çin ile Tayvan'a arasındaki ihtilaf ve Çin-ABD ilişkisi gibi bir dizi küresel zorlukla karşı karşıya olan görevi devralıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_qZltoCts0OKH8ejbq5Tvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kanada'yı 51. eyalet olarak ilhak etmeyi gündeme getiren Rubio, ABD müttefikleri ile ticaret savaşları tehdidinde bulundu.
Rubio, seçilirken Senato'daki meslektaşlarına “21. Yüzyıl ABD ve Çin arasında yaşananlarla tanımlanacak” diyerek ABD'nin Çin'in etkisini daha güçlü bir şekilde geri püskürtmesi gerektiğine dair uzun süredir sahip olduğu inancı yineledi. ABD basını Rubio için “Çin şahini” tanımlanmasını kullanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lD7Oye_1fE6V--xJ1UpqmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rubio, Çin için “Sovyetler Birliği'nin asla sahip olmadığı unsurlara sahipler. Teknolojik bir düşman ve rakip, endüstriyel bir rakip, ekonomik bir rakip, jeopolitik bir rakip, bilimsel bir rakip, artık her alanda. Bu olağanüstü bir meydan okumadır” ifadelerini kullandı.
Ancak Çin hükümetine yönelik eleştirileri nedeniyle Çin'e girişi yasaklanan Rubio, ülkenin en üst düzey diplomatı olarak iki ülke arasındaki yoğun rekabetin ortasında silahlı bir çatışmayı önlemek için Çin'le ilişki kurması gerekeceğini kabul etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5TFjUp22_EuT8Co0j-xlIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rubio, Kübalı göçmenlerin çocuğu olarak Miami'de doğdu.
Florida Üniversitesi ve Miami Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Rubio, Batı Miami'de şehir komiseri olarak görev yaptı ve 2010 yılında Senato'ya seçilmeden önce 2000 yılında Florida Temsilciler Meclisi'ne seçildi.
2016'da Cumhuriyetçi başkan adaylığı için Donald Trump ve bir dizi Beyaz Saray adayıyla karşı karşıya geldi. 2024 yılında Trump'ın aday adayı olmak için kısa listede yer alıyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zNNPU7-02kWG0xr3Pwubxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rubio ayrıca Trump'ın “Önce Amerika” gündemini savunarak Dışişleri Bakanlığı'nın en önemli önceliğinin “ABD olacağını” ve Grönland ile Panama Kanalı konusundaki tutumunu açıkladı.
Kanal üzerindeki Çin etkisiyle ilgili sorulara “Bu yüzleşilmesi gereken meşru bir mesele. Bunu Başkan Trump icat etmiyor” şeklinde yanıt verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JwuZT4uuTk6Ki9xysfPR-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kartalkaya Kayak Merkezi&amp;apos;nde otel yangını: 10 ölüyak Merkezi&amp;apos;nde otel yangını: 3 ölü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kartalkaya-kayak-merkezinde-otel-yangini-10-oeluyak-merkezinde-otel-yangini-3-oelu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kartalkaya-kayak-merkezinde-otel-yangini-10-oeluyak-merkezinde-otel-yangini-3-oelu</guid>
<description><![CDATA[ Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki Grand Kartal Otel&#039;de gece saatlerinde yangın çıktı. Yangında ilk belirlemelere göre 10 kişi hayatını kaybetti, 32 kişi yaralandı. Ekiplerin geniş çaplı yangını söndürme ve tahliye çalışmaları sürüyor. Otelin dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden 2 bin 200 rakımlı Kartalkaya’da bir otelde saat 03.30 sıralarında yangın çıktı.  İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yangında 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 32 kişinin ise yaralandığını dile getirdi. Yerikaya, yangına çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından 267 personelle müdahaleye devam edilmekte olduğunu dile getirdi.  12 katlı ahşap otelde restoran bölümünde başladığı belirlenen yangında alevler hızla yayıldı.Sömestir tatili nedeniyle doluluk oranının yüzde 80-90 oranında olduğu belirtilen, 237 kişinin konakladığı otelde alevlerin fark edilmesiyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verildi. Binadan tahliye edilenler geçici olarak bölgede bulunan diğer otellere yerleştirilirken, itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile ilerleyen saatlerde alt katlardaki yangının söndürüldüğü belirtildi.  Üst katlardaki yangına müdahale devam ederken, alevlerin ağaçlık alanlara da sıçramaması için yoğun çaba sarf ediliyor. Ekiplerin geniş çaplı yangını söndürme çalışmaları sürüyor.  SAHRA HASTANESİ KURULDU  Yangının çıktığı Grand Kartal Otel&#039;in dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.  Jandarma ekipleri de bölgede hazır bekliyor.  Otelin bir kısmının uçurum olması, alevlere müdahaleyi zorlaştırıyor.Yangının çıktığı Grand Kartal Otel&#039;in dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bjap3yAoyEeSZvNpymuqKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kartalkaya, Kayak, Merkezinde, otel, yangını:, ölüyak, Merkezinde, otel, yangını:, ölü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bjap3yAoyEeSZvNpymuqKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kartalkaya Kayak Merkezi'nde otel yangını: 10 ölüyak Merkezi'nde otel yangını: 3 ölü"><p>Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de gece saatlerinde yangın çıktı. Yangında ilk belirlemelere göre 10 kişi hayatını kaybetti, 32 kişi yaralandı. Ekiplerin geniş çaplı yangını söndürme ve tahliye çalışmaları sürüyor. Otelin dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.</p>Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden 2 bin 200 rakımlı Kartalkaya’da bir otelde saat 03.30 sıralarında yangın çıktı.  İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yangında 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 32 kişinin ise yaralandığını dile getirdi. Yerikaya, yangına çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından 267 personelle müdahaleye devam edilmekte olduğunu dile getirdi.  12 katlı ahşap otelde restoran bölümünde başladığı belirlenen yangında alevler hızla yayıldı.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4VdsRwgIvE-4E2vw9NJjlw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Sömestir tatili nedeniyle doluluk oranının yüzde 80-90 oranında olduğu belirtilen, 237 kişinin konakladığı otelde alevlerin fark edilmesiyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verildi. Binadan tahliye edilenler geçici olarak bölgede bulunan diğer otellere yerleştirilirken, itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile ilerleyen saatlerde alt katlardaki yangının söndürüldüğü belirtildi.  Üst katlardaki yangına müdahale devam ederken, alevlerin ağaçlık alanlara da sıçramaması için yoğun çaba sarf ediliyor. Ekiplerin geniş çaplı yangını söndürme çalışmaları sürüyor.  <strong>SAHRA HASTANESİ KURULDU</strong>  Yangının çıktığı Grand Kartal Otel'in dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.  Jandarma ekipleri de bölgede hazır bekliyor.  Otelin bir kısmının uçurum olması, alevlere müdahaleyi zorlaştırıyor.Yangının çıktığı Grand Kartal Otel'in dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtiliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Görkemli balodan kareler: Donald ve Melania Trump&amp;apos;ın zafer dansı!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/goerkemli-balodan-kareler-donald-ve-melania-trumpin-zafer-dansi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/goerkemli-balodan-kareler-donald-ve-melania-trumpin-zafer-dansi</guid>
<description><![CDATA[ Dün akşam düzenlenen yemin töreni sonrası resmen başkanlığı devralan Donald Trump, geleneksel yemin töreni balosuna eşi ile birlikte katıldı. ABD&#039;nin 47. başkanı ilk dansını silahlı kuvvetler için düzenlenen baloda yaptı. Trump ailesinin en büyük çocukları da eşleriyle birlikte dans pistinde çifte katıldı. Ivanka Trump, daha önce Audrey Hepburn&#039;ün giydiği 1954 tarihli ikonik elbiseyle geceye damga vurdu. İşte görkemli balodan dikkat çeken anlar...ABD&#039;de seçimlerden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek başkanlık koltuğunu Joe Biden&#039;dan resmen devraldı.
Trump merakla beklenen konuşmasına, &quot;ABD&#039;nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek. Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı.&quot; ifadelerini kullandı.Donald ve Melania Trump, yemin töreninin ilk dansını silahlı kuvvetler için düzenlenen bir baloda yaptı.
Beyaz Saray&#039;da bir dizi başkanlık kararnamesi imzaladıktan sonra smokin giyen ABD Başkanı, Başkomutanlık balosunda First Lady ile birlikte dans etti.First Lady Melania Trump ise siyah beyaz askısız bir elbise ve siyah bir gerdanlık tercih etti.
Trump yaptığı konuşmada, etkinliğe katılan askerlere Amerika&#039;nın kendi &quot;Demir Kubbe&#039;sini&quot; inşa edeceğini söyledi.Çifte dans pistinde Başkan Yardımcısı JD Vance ve eşi Usha Vance da eşlik etti.
Trump ailesinin en büyük çocukları ve eşleri de dans pistinde çifte katıldı.
Aile, The Righteous Brothers&#039;ın &#039;Unchained Melody&#039; parçası eşliğinde dans etti.Ivanka Trump, babası Donald Trump&#039;ın göreve başlama balosunda daha önce Audrey Hepburn&#039;ün giydiği 1954 tarihli ikonik haute couture elbisenin özel yapımıyla göz kamaştırdı.Çiftler daha sonra gelenek gereği askerlerle dans etti.
Başkomutan Balosu, ordunun altı koluna adandı ve katılımcıların çoğu resmi üniformalarını giydi.Trump sahneden inmeden önce dev ekranlarda görünen Güney Kore&#039;deki askerlerle sohbet etti.
ABD Başkanı gülerek, &quot;Biz orada nasılız? Kim Jong Un nasıl?&quot; diye sordu.
İlk döneminde Kuzey Kore Lideri Kim ile üç kez görüştü ancak nükleer silahsızlanma anlaşmasına varılamadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vP9LDC7gGU2tPpLbBpXUjA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Görkemli, balodan, kareler:, Donald, Melania, Trumpın, zafer, dansı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vP9LDC7gGU2tPpLbBpXUjA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Görkemli balodan kareler: Donald ve Melania Trump'ın zafer dansı!"><p>Dün akşam düzenlenen yemin töreni sonrası resmen başkanlığı devralan Donald Trump, geleneksel yemin töreni balosuna eşi ile birlikte katıldı. ABD'nin 47. başkanı ilk dansını silahlı kuvvetler için düzenlenen baloda yaptı. Trump ailesinin en büyük çocukları da eşleriyle birlikte dans pistinde çifte katıldı. Ivanka Trump, daha önce Audrey Hepburn'ün giydiği 1954 tarihli ikonik elbiseyle geceye damga vurdu. İşte görkemli balodan dikkat çeken anlar...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a2EzokcqPk2KZjpKFjLsVA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de seçimlerden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek başkanlık koltuğunu Joe Biden'dan resmen devraldı.
Trump merakla beklenen konuşmasına, "ABD'nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek. Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oZ_na8ng80qFA8mfperAAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald ve Melania Trump, yemin töreninin ilk dansını silahlı kuvvetler için düzenlenen bir baloda yaptı.
Beyaz Saray'da bir dizi başkanlık kararnamesi imzaladıktan sonra smokin giyen ABD Başkanı, Başkomutanlık balosunda First Lady ile birlikte dans etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jNbIPX3VyEWWwQ70ZZGTtg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>First Lady Melania Trump ise siyah beyaz askısız bir elbise ve siyah bir gerdanlık tercih etti.
Trump yaptığı konuşmada, etkinliğe katılan askerlere Amerika'nın kendi "Demir Kubbe'sini" inşa edeceğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dFbpAuzJS0SSPgRhK1nT_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çifte dans pistinde Başkan Yardımcısı JD Vance ve eşi Usha Vance da eşlik etti.
Trump ailesinin en büyük çocukları ve eşleri de dans pistinde çifte katıldı.
Aile, The Righteous Brothers'ın 'Unchained Melody' parçası eşliğinde dans etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZCDpQqOfw0Ck4VrNjUCuuw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ivanka Trump, babası Donald Trump'ın göreve başlama balosunda daha önce Audrey Hepburn'ün giydiği 1954 tarihli ikonik haute couture elbisenin özel yapımıyla göz kamaştırdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iQ94dp7n6ESbWz0oSktfSA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çiftler daha sonra gelenek gereği askerlerle dans etti.
Başkomutan Balosu, ordunun altı koluna adandı ve katılımcıların çoğu resmi üniformalarını giydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TrVqskNZ3U6Xzdi5fW7fFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump sahneden inmeden önce dev ekranlarda görünen Güney Kore'deki askerlerle sohbet etti.
ABD Başkanı gülerek, "Biz orada nasılız? Kim Jong Un nasıl?" diye sordu.
İlk döneminde Kuzey Kore Lideri Kim ile üç kez görüştü ancak nükleer silahsızlanma anlaşmasına varılamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J7SZDKdjAESkRdcszY0AKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jWhjQ-kStU2WjU-qCmw-5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K0FvpllwakSiti9-pLIpOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa Parlamentosu’nda Netanyahu’nun yargılanması için çağrı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/avrupa-parlamentosunda-netanyahunun-yargilanmasi-icin-cagri</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/avrupa-parlamentosunda-netanyahunun-yargilanmasi-icin-cagri</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Parlamentosu üyeleri, Gazze’deki ateşkesin tartışıldığı Genel Kurul oturumunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yargılanması çağrısı yaptı. Polonyalı parlamenter Grzegorz Braun oturumda yaptığı konuşmada, “Netanyahu ve kasapları mahkemede yargılanmalı ve umarız darağacını görürler” dedi.Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda Gazze’deki ateşkes, esirlerin serbest bırakılması, insani krizin sona erdirilmesi ve iki devletli çözüme giden yol ele alındı. Oturumun açılış konuşmasını gerçekleştiren AP Başkanı Roberta Metsola, Gazze’deki ateşkes anlaşmasını “herkesin umut ettiği ve birçok kişinin ihtiyaç duyduğu bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Metsola, “Önceliğimiz, anlaşmanın devam etmesini sağlamak ve hedeflerine ulaşmasını temin etmek olmalıdır. Bu, çatışmanın sona ermesini, yardımların ulaştırılmasını ve kalan rehinelerin kurtarılmasını mümkün kılacaktır. Ertesi gün yeni bir umut getirmelidir ve Avrupa üzerine düşeni yapmaya hazırdır.” dedi.  “AVRUPALI LİDERLER, İSRAİL&#039;İN GAZZE&#039;DEKİ EYLEMLERİNDEKİ SUÇ ORTAĞIDIR&quot;  Genel Kurul oturumunda söz alan İrlandalı parlamenter Lynn Boylan, “Gazze’deki soykırım, 460 günü aşkın bir süredir devam ediyor. On binlerce erkek, kadın ve çocuk öldürüldü ve bir toplum yerle bir edildi. Ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşılıyorum fakat Filistin’in yasa dışı işgalinin İsrail açısından hiçbir yaptırımı olmadığı eski düzenimize geri dönemeyiz. Herkesin gözü önünde canlı olarak yayınlanan bu soykırıma AB’nin tepkisi utanç vericiydi. Avrupalı liderler, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinde suç ortağıdır. Bu durum İsrail’e silah sağlayan Avrupalı silah üreticilerinden, İsrail’e diplomatik ve siyasi koruma sağlayan AB’ye kadar uzanmaktadır.” dedi.  “SAVAŞ SUÇLULARI İÇİN HESAP VERME ZAMANI&quot;  Avrupa’nın insan hakları ve uluslararası hukuku koruma açısından başarısız olduğunu ve itibarını kaybettiğini söyleyen Boylan, “Savaş suçları için hesap verme zamanı gelmiştir ve Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Uluslararası Adalet Divanı’nın çalışmaları tam olarak desteklenmelidir” ifadelerini kullandı. Boylan, ayrıca AB’nin BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) aleyhindeki İsrail yasalarının yürürlükten kaldırılması için tüm araçlarını kullanması çağrısında bulundu.  FRANSIZ PARLAMENTER: SADECE BİR SAVAŞ DEĞİL, BİR SOYKIRIM  Fransız parlamenter Mounir Satouri ise, Gazze’de son 15 ay içerisinde yaşananların sadece bir savaş değil, aynı zamanda bir soykırım olduğunu söyledi. Satouri, “Bu ateşkes kalıcı hale gelmelidir. Uluslararası hukuk uygulanmalı ve saygı gösterilmelidir. Filistin ve İsrail’in bu çıkmazdan kurtulmasının yegane yolu budur. Soykırımda sorumluluğu olanların Uluslararası Adalet Divanı’na çıkmaları gerekiyor” dedi. Satouri, “İsrail, apartheid politikalarını sürdürdüğü ve uluslararası hukuka uymadığı sürece bu ülkeye silah ambargosu uygulanması ve İsrail ile yapılan ortaklık anlaşmasının askıya alınması çağrısında bulunuyorum” ifadelerini kullandı.  “NETANYAHU VE KASAPLARI MAHKEMELERDE YARGILANMALI&quot;  Polonyalı parlamenter Grzegorz Braun, “Gerçekleştiğini görmemiz gereken şey, İsrail devletinin Nazilerden arındırılmasıdır. Netanyahu ve kasapları mahkemede yargılanmalı ve umarız darağacını görürler. İhtiyacımız olan şey bu. Katliamdan sorumlu olan kişiler hesap vermeli. Aksi takdirde ne Filistin’de ne de dünyada barış olmaz” dedi.  &quot;NETANYAHU TUTUKLANIP YARGILANMADAN BARIŞ OLMAYACAK&quot;  İspanyol parlamenter Jaume Asens, Gazze’deki ateşkes konusunda iyimser olmadığını söyledi. Asens, “Bu bir barış anlaşması değil. Bu şiddetin, apartheid rejiminin, etnik temizliğin ya da işgalin sonu değil. Hatta kalıcı bir ateşkes bile değil. Bu sadece cehennemin ortasında bir duraklama. Tazminat ve adalet olmadan, Netanyahu tutuklanıp yargılanmadan barış olmayacak” dedi.  Netanyahu’nun barış istemediğinin bilindiğini ifade eden Asens, “Sadece biraz popülerlik kazanmak, yeniden silahlanmak, daha fazla zaman kazanmak ve Batı Şeria’nın ilhakı ile Gazze’de soykırıma devam etmek istiyor. Orada nüfusun yaklaşık yüzde 10’unu zaten yok etti” dedi. Asens, “ABD ve Avrupa, Netanyahu’ya mali, askeri ve siyasi destek sağlamaya devam ettiği sürece durmayacak. Uluslararası Ceza Mahkemesi ve insanlığın en temel talepleri yerine getirilmediği sürece barış olmayacak” ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/065cFnVfUEq1t_EjfXsxCw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupa, Parlamentosu’nda, Netanyahu’nun, yargılanması, için, çağrı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/065cFnVfUEq1t_EjfXsxCw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avrupa Parlamentosu’nda Netanyahu’nun yargılanması için çağrı"><p>Avrupa Parlamentosu üyeleri, Gazze’deki ateşkesin tartışıldığı Genel Kurul oturumunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yargılanması çağrısı yaptı. Polonyalı parlamenter Grzegorz Braun oturumda yaptığı konuşmada, “Netanyahu ve kasapları mahkemede yargılanmalı ve umarız darağacını görürler” dedi.</p><p>Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda Gazze’deki ateşkes, esirlerin serbest bırakılması, insani krizin sona erdirilmesi ve iki devletli çözüme giden yol ele alındı.</p><p> Oturumun açılış konuşmasını gerçekleştiren AP Başkanı Roberta Metsola, Gazze’deki ateşkes anlaşmasını “herkesin umut ettiği ve birçok kişinin ihtiyaç duyduğu bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Metsola, “Önceliğimiz, anlaşmanın devam etmesini sağlamak ve hedeflerine ulaşmasını temin etmek olmalıdır. Bu, çatışmanın sona ermesini, yardımların ulaştırılmasını ve kalan rehinelerin kurtarılmasını mümkün kılacaktır. Ertesi gün yeni bir umut getirmelidir ve Avrupa üzerine düşeni yapmaya hazırdır.” dedi.  <strong>“AVRUPALI LİDERLER, İSRAİL'İN GAZZE'DEKİ EYLEMLERİNDEKİ SUÇ ORTAĞIDIR"</strong>  Genel Kurul oturumunda söz alan İrlandalı parlamenter Lynn Boylan, “Gazze’deki soykırım, 460 günü aşkın bir süredir devam ediyor. On binlerce erkek, kadın ve çocuk öldürüldü ve bir toplum yerle bir edildi. Ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşılıyorum fakat Filistin’in yasa dışı işgalinin İsrail açısından hiçbir yaptırımı olmadığı eski düzenimize geri dönemeyiz. Herkesin gözü önünde canlı olarak yayınlanan bu soykırıma AB’nin tepkisi utanç vericiydi. Avrupalı liderler, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinde suç ortağıdır. Bu durum İsrail’e silah sağlayan Avrupalı silah üreticilerinden, İsrail’e diplomatik ve siyasi koruma sağlayan AB’ye kadar uzanmaktadır.” dedi.  <strong>“SAVAŞ SUÇLULARI İÇİN HESAP VERME ZAMANI"</strong>  Avrupa’nın insan hakları ve uluslararası hukuku koruma açısından başarısız olduğunu ve itibarını kaybettiğini söyleyen Boylan, “Savaş suçları için hesap verme zamanı gelmiştir ve Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Uluslararası Adalet Divanı’nın çalışmaları tam olarak desteklenmelidir” ifadelerini kullandı. Boylan, ayrıca AB’nin BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) aleyhindeki İsrail yasalarının yürürlükten kaldırılması için tüm araçlarını kullanması çağrısında bulundu.  <strong>FRANSIZ PARLAMENTER: SADECE BİR SAVAŞ DEĞİL, BİR SOYKIRIM</strong>  Fransız parlamenter Mounir Satouri ise, Gazze’de son 15 ay içerisinde yaşananların sadece bir savaş değil, aynı zamanda bir soykırım olduğunu söyledi. Satouri, “Bu ateşkes kalıcı hale gelmelidir. Uluslararası hukuk uygulanmalı ve saygı gösterilmelidir. Filistin ve İsrail’in bu çıkmazdan kurtulmasının yegane yolu budur. Soykırımda sorumluluğu olanların Uluslararası Adalet Divanı’na çıkmaları gerekiyor” dedi. Satouri, “İsrail, apartheid politikalarını sürdürdüğü ve uluslararası hukuka uymadığı sürece bu ülkeye silah ambargosu uygulanması ve İsrail ile yapılan ortaklık anlaşmasının askıya alınması çağrısında bulunuyorum” ifadelerini kullandı.  <strong>“NETANYAHU VE KASAPLARI MAHKEMELERDE YARGILANMALI"</strong>  Polonyalı parlamenter Grzegorz Braun, “Gerçekleştiğini görmemiz gereken şey, İsrail devletinin Nazilerden arındırılmasıdır. Netanyahu ve kasapları mahkemede yargılanmalı ve umarız darağacını görürler. İhtiyacımız olan şey bu. Katliamdan sorumlu olan kişiler hesap vermeli. Aksi takdirde ne Filistin’de ne de dünyada barış olmaz” dedi.  <strong>"NETANYAHU TUTUKLANIP YARGILANMADAN BARIŞ OLMAYACAK"</strong>  İspanyol parlamenter Jaume Asens, Gazze’deki ateşkes konusunda iyimser olmadığını söyledi. Asens, “Bu bir barış anlaşması değil. Bu şiddetin, apartheid rejiminin, etnik temizliğin ya da işgalin sonu değil. Hatta kalıcı bir ateşkes bile değil. Bu sadece cehennemin ortasında bir duraklama. Tazminat ve adalet olmadan, Netanyahu tutuklanıp yargılanmadan barış olmayacak” dedi.  Netanyahu’nun barış istemediğinin bilindiğini ifade eden Asens, “Sadece biraz popülerlik kazanmak, yeniden silahlanmak, daha fazla zaman kazanmak ve Batı Şeria’nın ilhakı ile Gazze’de soykırıma devam etmek istiyor. Orada nüfusun yaklaşık yüzde 10’unu zaten yok etti” dedi. Asens, “ABD ve Avrupa, Netanyahu’ya mali, askeri ve siyasi destek sağlamaya devam ettiği sürece durmayacak. Uluslararası Ceza Mahkemesi ve insanlığın en temel talepleri yerine getirilmediği sürece barış olmayacak” ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Gazze&amp;apos;de ateşkes mesajı: Devam edeceğinden emin değilim</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-gazzede-ateskes-mesaji-devam-edeceginden-emin-degilim</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-gazzede-ateskes-mesaji-devam-edeceginden-emin-degilim</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Gazze&#039;de sağlanan ateşkesin devam edeceğinden emin olmadığını belirterek, &quot;Bu, bizim savaşımız değil. Bu, onların savaşı.&quot; dedi.ABD Başkanı Trump, Oval Ofis&#039;te birçok başkanlık kararnamesine imza attığı imza töreninde basın mensuplarına gündeme ilişkin kısa açıklamalar yaptı.  Trump, Gazze&#039;de ateşkesin sürdürüleceğinden emin olup olmadığına ilişkin bir soruya, &quot;Emin değilim. Bu, bizim savaşımız değil. Bu, onların savaşı.&quot;. Diğer tarafın (Hamas&#039;ın) çok zayıfladığını düşünüyorum.” yanıtını verdi.  &quot;Gazze’nin bir fotoğrafına baktım. Gazze, çok büyük bir yıkım alanı. Aslında orasının gerçekten farklı bir şekilde yeniden inşa edilmesi gerekiyor.&quot; diyen Trump, Gazze&#039;nin yeniden inşasına yardım edebileceğini belirtti.  Trump, sözlerine, “Gazze ilginç bir yer. Deniz kenarında muhteşem bir konumu ve harika bir havası var. Orada çok güzel şeyler yapılabilir, Gazze ile gerçekten güzel şeyler yapılabilir.” şeklinde devam etti.TRUMP GÖREVE BAŞLADIAmerika Birleşik Devletleri&#039;nde 47&#039;nci Başkan Donald Trump yemin ederek resmen göreve başladı. Trump konuşmasında &quot;önceliğim ABD olacak&quot; dedi. &quot;ABD&#039;nin altın çağı başlıyor&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bcUj6IuMB0G3x8M8kvJGGA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Gazzede, ateşkes, mesajı:, Devam, edeceğinden, emin, değilim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bcUj6IuMB0G3x8M8kvJGGA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Gazze'de ateşkes mesajı: Devam edeceğinden emin değilim"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Gazze'de sağlanan ateşkesin devam edeceğinden emin olmadığını belirterek, "Bu, bizim savaşımız değil. Bu, onların savaşı." dedi.</p>ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te birçok başkanlık kararnamesine imza attığı imza töreninde basın mensuplarına gündeme ilişkin kısa açıklamalar yaptı.  Trump, Gazze'de ateşkesin sürdürüleceğinden emin olup olmadığına ilişkin bir soruya, "Emin değilim. Bu, bizim savaşımız değil. Bu, onların savaşı.". Diğer tarafın (Hamas'ın) çok zayıfladığını düşünüyorum.” yanıtını verdi.  "Gazze’nin bir fotoğrafına baktım. Gazze, çok büyük bir yıkım alanı. Aslında orasının gerçekten farklı bir şekilde yeniden inşa edilmesi gerekiyor." diyen Trump, Gazze'nin yeniden inşasına yardım edebileceğini belirtti.  Trump, sözlerine, “Gazze ilginç bir yer. Deniz kenarında muhteşem bir konumu ve harika bir havası var. Orada çok güzel şeyler yapılabilir, Gazze ile gerçekten güzel şeyler yapılabilir.” şeklinde devam etti.<p><strong>TRUMP GÖREVE BAŞLADI</strong></p><p>Amerika Birleşik Devletleri'nde 47'nci Başkan Donald Trump yemin ederek resmen göreve başladı. Trump konuşmasında "önceliğim ABD olacak" dedi. "ABD'nin altın çağı başlıyor" ifadesini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gökyüzü bu gece 6 gezegeni bir araya getirecek!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/goekyuzu-bu-gece-6-gezegeni-bir-araya-getirecek</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/goekyuzu-bu-gece-6-gezegeni-bir-araya-getirecek</guid>
<description><![CDATA[ 21 Ocak 2024 tarihinde yani bugün Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs gökyüzünde hizalanacak. &quot;Gezegen geçidi&quot; olarak bilinen bu hizalanmada gezegenler düz bir çizgi üzerinde çıplak gözle  gözlemlenebilecek kadar birbirine yaklaşacak. Gökyüzü meraklılarının Neptün ve Uranüs&#039;ü görebilmek için ise bir teleskop veya güçlü bir dürbün kullanması gerekecek. Eğer bu görsel şöleni kaçırırsanız endişelenmeyin; çünkü altı gezegenin tamamı 28 Şubat&#039;ta tekrar hizaya gelecek...Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024&#039;te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024&#039;te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.Ancak halkın, Neptün ve Uranüs olmak üzere iki gezegeni görebilmesi için bir teleskopa veya güçlü bir dürbüne ihtiyacı olacak.
Eğer kaçırırsanız endişelenmeyin; altı gezegenin tamamı ve bir de &#039;bonus&#039; gezegen olarak Merkür 28 Şubat&#039;ta tekrar görülebilecek.Dünya&#039;nın perspektifinden bakıldığında, gökyüzünde birden fazla gezegen birbirine yakın göründüğünde bir gezegen geçidi meydana gelir.
Gezegen geçidi, tüm gezegenlerin gece göğünde doğudan güneye doğru uzanan uzun çapraz bir çizgi üzerinde dizildiği izlenimini verir.Royal Observatory Greenwich gökbilimcisi Finn Burridge, MailOnline&#039;a yaptığı açıklamada, &quot;Genellikle gezegenler diğerleri batarken doğarlar, ancak birden fazla gezegenin aynı anda görülebilmesi oldukça nadirdir. Bazı geçitlerde üç veya dört gezegen yer alabilir, bu yıl altı gezegenimiz var, bu çok nadir ve oldukça önemli.&quot; dedi.Uzmanlara göre Mars, diğer gezegenlere göre en belirgin farklılığa sahip olacak çünkü rengi çıplak gözle parlak turuncu bir ışık noktası olarak görünecek.En iyi görüşü elde etmek için sokak lambaları gibi ışık kirliliği kaynaklarından uzak bir yer bulmaya çalışın ve gözlerinizin karanlığa alışması için yeterli zaman tanıyın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GfDM5hj2SkCnhRMBVx8-SA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gökyüzü, gece, gezegeni, bir, araya, getirecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GfDM5hj2SkCnhRMBVx8-SA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gökyüzü bu gece 6 gezegeni bir araya getirecek!"><p>21 Ocak 2024 tarihinde yani bugün Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs gökyüzünde hizalanacak. "Gezegen geçidi" olarak bilinen bu hizalanmada gezegenler düz bir çizgi üzerinde çıplak gözle  gözlemlenebilecek kadar birbirine yaklaşacak. Gökyüzü meraklılarının Neptün ve Uranüs'ü görebilmek için ise bir teleskop veya güçlü bir dürbün kullanması gerekecek. Eğer bu görsel şöleni kaçırırsanız endişelenmeyin; çünkü altı gezegenin tamamı 28 Şubat'ta tekrar hizaya gelecek...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aGUFjwTAEEmZ_y3QPHshsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024'te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cUuj9tzEDUmvEVmACYigEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024'te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uBxiiaNOJkqVBL1r0kK9Qg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak halkın, Neptün ve Uranüs olmak üzere iki gezegeni görebilmesi için bir teleskopa veya güçlü bir dürbüne ihtiyacı olacak.
Eğer kaçırırsanız endişelenmeyin; altı gezegenin tamamı ve bir de 'bonus' gezegen olarak Merkür 28 Şubat'ta tekrar görülebilecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kS4eZ5XIbUCX_5UcgYxLsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya'nın perspektifinden bakıldığında, gökyüzünde birden fazla gezegen birbirine yakın göründüğünde bir gezegen geçidi meydana gelir.
Gezegen geçidi, tüm gezegenlerin gece göğünde doğudan güneye doğru uzanan uzun çapraz bir çizgi üzerinde dizildiği izlenimini verir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f6bjm-P7CUyrKtmgAQlNaQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Royal Observatory Greenwich gökbilimcisi Finn Burridge, MailOnline'a yaptığı açıklamada, "Genellikle gezegenler diğerleri batarken doğarlar, ancak birden fazla gezegenin aynı anda görülebilmesi oldukça nadirdir. Bazı geçitlerde üç veya dört gezegen yer alabilir, bu yıl altı gezegenimiz var, bu çok nadir ve oldukça önemli." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NRkn3WIt60OVj7ikYQMY_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlara göre Mars, diğer gezegenlere göre en belirgin farklılığa sahip olacak çünkü rengi çıplak gözle parlak turuncu bir ışık noktası olarak görünecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0yZnGwxMg06UgEcfUNx_3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>En iyi görüşü elde etmek için sokak lambaları gibi ışık kirliliği kaynaklarından uzak bir yer bulmaya çalışın ve gözlerinizin karanlığa alışması için yeterli zaman tanıyın.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Kim Jong Un tanımlaması: &amp;quot;O bir nükleer güç&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-kim-jong-un-tanimlamasi-o-bir-nukleer-guc</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-kim-jong-un-tanimlamasi-o-bir-nukleer-guc</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump Kuzey Kore&#039;yi &quot;nükleer güç&quot; olarak tanımlayarak, ülke lideri Kim Jong Un hakkında “Sanırım Beyaz Saray&#039;a geri döndüğümü gördüğünde mutlu olacak” ifadelerini kullandı.ABD Başkanı Donald Trump, yemin ederek göreve başlamasının ardından Oval Ofis’te Kuzey Kore ile ilgili açıklamalarda bulundu.  İlk başkanlığı döneminde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile görüştüğünü hatırlatan Trump, &quot;İnsanlar onu muazzam bir tehdit olarak görüyordu, ama ben onu sevdim, o da beni sevdi ve onunla çok iyi anlaştık&quot; dedi.  Kim için “O bir nükleer güç” ifadelerini kullanan Trump, “Sanırım Beyaz Saray&#039;a geri döndüğümü gördüğünde mutlu olacak” şeklinde konuştu.  DİPLOMASİYE DÖNÜŞ SİNYALİ  Seçim kampanyası süresince Kim ile olan kişisel ilişkisinden sıkça söz eden Trump’ın son açıklamaları, Kuzey Kore ile diplomasiye dönüş sinyali olarak yorumlandı.  İlk görev döneminde Kuzey Kore ile diplomasi trafiği başlatan Trump, Kim ile ilk görüşmesini 12 Haziran 2018&#039;de Singapur’da gerçekleştirmiş, ikili 26-27 Şubat 2019&#039;da ise Vietnam&#039;da bir araya gelmişti.  Trump ve Kim, son görüşmelerini 30 Haziran 2019&#039;da Koreler arasındaki silahsızlandırılmış bölgede yapmıştı.  Sembolik olarak Kuzey Kore topraklarına geçen Trump, Kuzey Kore&#039;ye ayak basan görevdeki ilk ABD Başkanı olmuştu.  Buna rağmen Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması ve ilişkilerin normalleşmesine yönelik müzakerelerden sonuç alınamamıştı.  Washington - Pyongyang arasındaki gerginlik ABD Başkanı Joe Biden’ın döneminde yeniden zirveye ulaşmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kZLModcZjU2nGSS3lmWqAA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Kim, Jong, tanımlaması:, bir, nükleer, güç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kZLModcZjU2nGSS3lmWqAA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Kim Jong Un tanımlaması: " o bir n g><p>ABD Başkanı Donald Trump Kuzey Kore'yi "nükleer güç" olarak tanımlayarak, ülke lideri Kim Jong Un hakkında “Sanırım Beyaz Saray'a geri döndüğümü gördüğünde mutlu olacak” ifadelerini kullandı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, yemin ederek göreve başlamasının ardından Oval Ofis’te Kuzey Kore ile ilgili açıklamalarda bulundu.  İlk başkanlığı döneminde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile görüştüğünü hatırlatan Trump, "İnsanlar onu muazzam bir tehdit olarak görüyordu, ama ben onu sevdim, o da beni sevdi ve onunla çok iyi anlaştık" dedi.  Kim için “O bir nükleer güç” ifadelerini kullanan Trump, “Sanırım Beyaz Saray'a geri döndüğümü gördüğünde mutlu olacak” şeklinde konuştu.  <strong>DİPLOMASİYE DÖNÜŞ SİNYALİ</strong>  Seçim kampanyası süresince Kim ile olan kişisel ilişkisinden sıkça söz eden Trump’ın son açıklamaları, Kuzey Kore ile diplomasiye dönüş sinyali olarak yorumlandı.  İlk görev döneminde Kuzey Kore ile diplomasi trafiği başlatan Trump, Kim ile ilk görüşmesini 12 Haziran 2018'de Singapur’da gerçekleştirmiş, ikili 26-27 Şubat 2019'da ise Vietnam'da bir araya gelmişti.  Trump ve Kim, son görüşmelerini 30 Haziran 2019'da Koreler arasındaki silahsızlandırılmış bölgede yapmıştı.  Sembolik olarak Kuzey Kore topraklarına geçen Trump, Kuzey Kore'ye ayak basan görevdeki ilk ABD Başkanı olmuştu.  Buna rağmen Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması ve ilişkilerin normalleşmesine yönelik müzakerelerden sonuç alınamamıştı.  Washington - Pyongyang arasındaki gerginlik ABD Başkanı Joe Biden’ın döneminde yeniden zirveye ulaşmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, Melania&amp;apos;nın tuttuğu İncil’e el basmadan yemin etti: Bu bir mesaj mıydı?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trump-melanianin-tuttugu-incile-el-basmadan-yemin-etti-bu-bir-mesaj-miydi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trump-melanianin-tuttugu-incile-el-basmadan-yemin-etti-bu-bir-mesaj-miydi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, yemin töreni sırasında sol elini eşi Melania&#039;nın kendisi için tuttuğu iki İncil&#039;den birinin üzerine değil, yan tarafına koydu.

Peki bunun bir önemi var mı? İşte Amerikan Anayasasının bu konuda söyledikleri...Donald Trump&#039;ın yemin töreninde tartışılan anlardan biri, yemin ederken İncil&#039;e el basmamasıydı
ABD Anayasa&#039;nın 2. maddesi, göreve gelen başkanın şu şekilde yemin etmesi gerektiğini söylüyor: “Birleşik Devletler Başkanlığı görevini sadakatle yerine getireceğime ve Birleşik Devletler Anayasası&#039;nı elimden geldiğince koruyacağıma, muhafaza edeceğime ve savunacağıma yemin ederim.”
Ancak Anayasa, aynı zamanda din özgürlüğünü de koruyor ve “Birleşik Devletler&#039;de hiçbir makam ya da kamu güveni için dini bir test gerekmeyeceğini” belirtiyor.
Sonuç olarak, başkanlar ve diğer kamu görevlileri yemin ederken resmi olması için İncil kullanmak zorunda değil.Birçok yemin töreninde yemin etmek için herhangi bir belgeye ihtiyaç duyulmuyor, sadece yemin eden kişinin yemin metnini okuması yeterli oluyor.
Sosyal medyada bazı kesimler Trump&#039;ın yemin etme şeklinin, deyim yerindeyse, Trump&#039;ı kararlı bir şekilde destekleyen Evanjelik Hıristiyanlara atılmış bir tokat olduğunu öne sürdü. Diğerleri ise bunun kasıtsız olduğunu iddia etti.
Hatta The Onion hiciv sitesi, “kafası karışmış bir Trump&#039;ın” yemin eden Yüksek Mahkeme Başyargıcı John Roberts&#039;a geri vermeden önce yemin İncilini imzaladığı şakasını yaptı.ABD’de misyonu herkes için Birinci Değişiklik özgürlüklerini teşvik etmek olan Özgürlük Forumu, çeşitli federal ve eyalet yasalarının devlet memurları, ordu mensupları ve federal, eyalet veya yerel hükümet için çalışan kişilerin görev yemini etmesini gerektirdiğini söylüyor.
Özgürlük Forumu web sitesinde, bu tür resmi yeminlerin geleneksel olarak tek elle İncil, Kuran, Tevrat gibi dini bir kitap ya da diğer dinlerdeki bir tutma kitabı üzerine yemin edildiğini, bunun da sürecin ahlaki bir bileşeni olduğunu düşündürebileceğini belirtiyor.
Ancak Anayasa ve diğer yasalar görev yemininin sözlerini tanımlarken, yemin etmek için belirli bir kitap ya da belgenin gerekmediğini vurguluyor.USA Today haber sitesine göre tarihsel olarak, göreve gelen başkanların çoğu yemin ederken sağ ellerini kaldırmış ve sol ellerini bir İncil&#039;in üzerine koymuşlardır.
Açılış Törenleri Ortak Kongre Komitesi&#039;ne göre, 1789 yılında George Washington bir Mason Locasından ödünç aldığı İncil ile yemin etmiştir. Çoğu başkan bunu takip etti ve bazıları daha sonra Hıristiyanlığın kutsal kitabını öptü.
Ancak 1967 tarihli bir Washington Post haberine göre Thomas Jefferson ve Calvin Coolidge&#039;in yemin ederken İncil kullanmadıkları bildiriliyor. Freedom Forum&#039;a göre Theodore Roosevelt de 1901 yılında yemin ederken İncil kullanmamıştı. John Quincy Adams ise bir hukuk kitabı üzerine yemin etmişti.Kongre Ortak Komitesi, Trump gibi Harry Truman, Dwight Eisenhower, Richard Nixon, George H. W. Bush, Barack Obama ve Donald Trump&#039;ın her birinin iki İncil üzerine yemin ettiğini bildirdi.
2014 yılında Barack Obama&#039;nın İsviçre Büyükelçisi Suzi LeVine, vatandaşların cinsiyetleri nedeniyle oy kullanmaktan men edilemeyeceğini söyleyen Anayasa&#039;nın 19. değişikliğini gösteren bir Kindle (e-kitap okuyucu) kullanarak yemin etti.
O dönemde Arizona&#039;da Demokrat senatör olan Kyrsten Sinema, 2019 yılında Anayasa&#039;nın bir kopyasını kullanarak Kongre&#039;de yemin etmişti.
Ancak Freedom Forum&#039;a göre dini kitaplar daha yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor.
Lyndon Johnson&#039;ın, Kennedy&#039;nin 22 Kasım 1963&#039;te suikasta kurban gitmesinden hemen sonra, John F. Kennedy&#039;ye ait olduğuna inanılan ve toplu duaları içeren bir Katolik kilisesi missal kitabıyla yemin ettiği bildirildi.Washington Post&#039;un haberine göre, Keith Ellison 2007 yılında Kongre&#039;nin ilk Müslüman üyesi oldu ve bir zamanlar Thomas Jefferson&#039;a ait olan bir Kuran-ı Kerim ile yemin ederek göreve başladı.
2019 yılında ilk iki kadın Müslüman milletvekili olan Temsilciler Ilhan Omar ve Rashida Tlaib&#039;in de Kuran kullanarak yemin ettikleri bildirildi.
2013 yılında, Tulsi Gabbard, yemin ederken Bhagavad Gita (kutsal metin) kullandığı bilinen ilk Kongre üyesi oldu. Kendisi şu anda Trump&#039;ın Ulusal İstihbarat Direktörlüğü için seçtiği isim. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zUtZQmi5EEqwq2JdoE4FZQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Melanianın, tuttuğu, İncil’e, basmadan, yemin, etti:, bir, mesaj, mıydı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zUtZQmi5EEqwq2JdoE4FZQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump, Melania'nın tuttuğu İncil’e el basmadan yemin etti: Bu bir mesaj mıydı?"><p>ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, yemin töreni sırasında sol elini eşi Melania'nın kendisi için tuttuğu iki İncil'den birinin üzerine değil, yan tarafına koydu.

Peki bunun bir önemi var mı? İşte Amerikan Anayasasının bu konuda söyledikleri...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IJJYJis__E6tch_Ld7kUqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump'ın yemin töreninde tartışılan anlardan biri, yemin ederken İncil'e el basmamasıydı
ABD Anayasa'nın 2. maddesi, göreve gelen başkanın şu şekilde yemin etmesi gerektiğini söylüyor: “Birleşik Devletler Başkanlığı görevini sadakatle yerine getireceğime ve Birleşik Devletler Anayasası'nı elimden geldiğince koruyacağıma, muhafaza edeceğime ve savunacağıma yemin ederim.”
Ancak Anayasa, aynı zamanda din özgürlüğünü de koruyor ve “Birleşik Devletler'de hiçbir makam ya da kamu güveni için dini bir test gerekmeyeceğini” belirtiyor.
Sonuç olarak, başkanlar ve diğer kamu görevlileri yemin ederken resmi olması için İncil kullanmak zorunda değil.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EnkEhIHw0UmF1sgD9pFN3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birçok yemin töreninde yemin etmek için herhangi bir belgeye ihtiyaç duyulmuyor, sadece yemin eden kişinin yemin metnini okuması yeterli oluyor.
Sosyal medyada bazı kesimler Trump'ın yemin etme şeklinin, deyim yerindeyse, Trump'ı kararlı bir şekilde destekleyen Evanjelik Hıristiyanlara atılmış bir tokat olduğunu öne sürdü. Diğerleri ise bunun kasıtsız olduğunu iddia etti.
Hatta The Onion hiciv sitesi, “kafası karışmış bir Trump'ın” yemin eden Yüksek Mahkeme Başyargıcı John Roberts'a geri vermeden önce yemin İncilini imzaladığı şakasını yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u3GIlYiqrEmxlu50rCOqpw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’de misyonu herkes için Birinci Değişiklik özgürlüklerini teşvik etmek olan Özgürlük Forumu, çeşitli federal ve eyalet yasalarının devlet memurları, ordu mensupları ve federal, eyalet veya yerel hükümet için çalışan kişilerin görev yemini etmesini gerektirdiğini söylüyor.
Özgürlük Forumu web sitesinde, bu tür resmi yeminlerin geleneksel olarak tek elle İncil, Kuran, Tevrat gibi dini bir kitap ya da diğer dinlerdeki bir tutma kitabı üzerine yemin edildiğini, bunun da sürecin ahlaki bir bileşeni olduğunu düşündürebileceğini belirtiyor.
Ancak Anayasa ve diğer yasalar görev yemininin sözlerini tanımlarken, yemin etmek için belirli bir kitap ya da belgenin gerekmediğini vurguluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2HcfjrVYykKXQo7cT1p3TA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>USA Today haber sitesine göre tarihsel olarak, göreve gelen başkanların çoğu yemin ederken sağ ellerini kaldırmış ve sol ellerini bir İncil'in üzerine koymuşlardır.
Açılış Törenleri Ortak Kongre Komitesi'ne göre, 1789 yılında George Washington bir Mason Locasından ödünç aldığı İncil ile yemin etmiştir. Çoğu başkan bunu takip etti ve bazıları daha sonra Hıristiyanlığın kutsal kitabını öptü.
Ancak 1967 tarihli bir Washington Post haberine göre Thomas Jefferson ve Calvin Coolidge'in yemin ederken İncil kullanmadıkları bildiriliyor. Freedom Forum'a göre Theodore Roosevelt de 1901 yılında yemin ederken İncil kullanmamıştı. John Quincy Adams ise bir hukuk kitabı üzerine yemin etmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zouy9HxPP0eb9DcebWvGzw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kongre Ortak Komitesi, Trump gibi Harry Truman, Dwight Eisenhower, Richard Nixon, George H. W. Bush, Barack Obama ve Donald Trump'ın her birinin iki İncil üzerine yemin ettiğini bildirdi.
2014 yılında Barack Obama'nın İsviçre Büyükelçisi Suzi LeVine, vatandaşların cinsiyetleri nedeniyle oy kullanmaktan men edilemeyeceğini söyleyen Anayasa'nın 19. değişikliğini gösteren bir Kindle (e-kitap okuyucu) kullanarak yemin etti.
O dönemde Arizona'da Demokrat senatör olan Kyrsten Sinema, 2019 yılında Anayasa'nın bir kopyasını kullanarak Kongre'de yemin etmişti.
Ancak Freedom Forum'a göre dini kitaplar daha yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor.
Lyndon Johnson'ın, Kennedy'nin 22 Kasım 1963'te suikasta kurban gitmesinden hemen sonra, John F. Kennedy'ye ait olduğuna inanılan ve toplu duaları içeren bir Katolik kilisesi missal kitabıyla yemin ettiği bildirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dj0WLa8-a0OOUav6nK2sYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Washington Post'un haberine göre, Keith Ellison 2007 yılında Kongre'nin ilk Müslüman üyesi oldu ve bir zamanlar Thomas Jefferson'a ait olan bir Kuran-ı Kerim ile yemin ederek göreve başladı.
2019 yılında ilk iki kadın Müslüman milletvekili olan Temsilciler Ilhan Omar ve Rashida Tlaib'in de Kuran kullanarak yemin ettikleri bildirildi.
2013 yılında, Tulsi Gabbard, yemin ederken Bhagavad Gita (kutsal metin) kullandığı bilinen ilk Kongre üyesi oldu. Kendisi şu anda Trump'ın Ulusal İstihbarat Direktörlüğü için seçtiği isim.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump koltuğu devraldı: Dünya liderlerinden ilk tepkiler</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trump-koltugu-devraldi-dunya-liderlerinden-ilk-tepkiler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trump-koltugu-devraldi-dunya-liderlerinden-ilk-tepkiler</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin 47. Başkanı olarak koltuğu devralan Donald Trump, dünya liderleri tarafından tebrik edildi. Pek çok lider tebrik mesajında, iş birliği ve müttefiklik vurgusu yaptı.ABD&#039;de seçimlerden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek başkanlık koltuğunu Joe Biden&#039;dan resmen devraldı.
Dünya liderleri, Trump&#039;ın ikinci dönemini tebrik etti.O isimler arasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de yer aldı.
Kremlin&#039;den yapılan açıklamaya göre Putin, Trump&#039;ın savaşı sona erdirmek yönündeki açıklamalarını memnuniyetle karşıladı.
&quot;Yeni yönetimle Ukrayna meselesinde diyaloğa açığız&quot; dedi.
Krizin temel nedenlerinin ortadan kaldırılmasını en önemli unsur olarak vurguladı.Buckingham Sarayı&#039;nın açıklamasına göre ise İngiltere Kralı Charles da Trump&#039;a özel mektup gönderdi.
İngiltere ve ABD arasındaki kalıcı özel ilişkiye değindi. Benzer mesajlar İngiltere Başbakanı Keir Starmer&#039;dan da geldi.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise Trump&#039;ın başkanlığını &quot;küresel sorunlar da dahil olmak üzere pek çok sorunun çözümü için bir umut&quot; olarak nitelendirdi.Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Trump göreve başlamasından dolayı kutladı. Mesajında Avrupa Birliği vurgusu yaptı.
Scholz, &quot;27 üyeli ve 400 milyondan fazla nüfuslu Avrupa Birliği olarak güçlü bir topluluğuz.“ ifadelerini kullandı.İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Trump&#039;a görevinde başarılar diledi. İtalyan lider, iki ülke arasındaki dostluğa değindi.
İşbirliğini güçlendirmeye devam edeceklerini belirtti.
Meloni de Trump&#039;ın yemin törenine davet edilen isimler arasındaydı.İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, &quot;İsveç, ABD ile yakın işbirliğinin devam etmesini sabırsızlıkla bekliyor.&quot; ifadelerini kullandı.
Hollanda Başbakanı Dick Schoof da NATO vurgusu yaptı. İki ülkenin yakın bir şekilde çalıştığını aktardı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F9NmLjaL2k-5SbxBGSbGyg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, koltuğu, devraldı:, Dünya, liderlerinden, ilk, tepkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F9NmLjaL2k-5SbxBGSbGyg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump koltuğu devraldı: Dünya liderlerinden ilk tepkiler"><p>ABD'nin 47. Başkanı olarak koltuğu devralan Donald Trump, dünya liderleri tarafından tebrik edildi. Pek çok lider tebrik mesajında, iş birliği ve müttefiklik vurgusu yaptı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I4IhQcZ1o0SLDEt6ntUuDQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de seçimlerden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek başkanlık koltuğunu Joe Biden'dan resmen devraldı.
Dünya liderleri, Trump'ın ikinci dönemini tebrik etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Smh9xUbVzku3Jp5D0TTWOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>O isimler arasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de yer aldı.
Kremlin'den yapılan açıklamaya göre Putin, Trump'ın savaşı sona erdirmek yönündeki açıklamalarını memnuniyetle karşıladı.
"Yeni yönetimle Ukrayna meselesinde diyaloğa açığız" dedi.
Krizin temel nedenlerinin ortadan kaldırılmasını en önemli unsur olarak vurguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GjOchhv7z0-WpJ3g0oxTvw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Buckingham Sarayı'nın açıklamasına göre ise İngiltere Kralı Charles da Trump'a özel mektup gönderdi.
İngiltere ve ABD arasındaki kalıcı özel ilişkiye değindi. Benzer mesajlar İngiltere Başbakanı Keir Starmer'dan da geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UVIP5W61_kiCDtnKboqtfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise Trump'ın başkanlığını "küresel sorunlar da dahil olmak üzere pek çok sorunun çözümü için bir umut" olarak nitelendirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RyqvrXw9LUeF_OCTNPbCyg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Trump göreve başlamasından dolayı kutladı. Mesajında Avrupa Birliği vurgusu yaptı.
Scholz, "27 üyeli ve 400 milyondan fazla nüfuslu Avrupa Birliği olarak güçlü bir topluluğuz.“ ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SMVN3oy0Bkmkgz22JvSFuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Trump'a görevinde başarılar diledi. İtalyan lider, iki ülke arasındaki dostluğa değindi.
İşbirliğini güçlendirmeye devam edeceklerini belirtti.
Meloni de Trump'ın yemin törenine davet edilen isimler arasındaydı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LWur0hvqnk6jbYLW8XW0_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, "İsveç, ABD ile yakın işbirliğinin devam etmesini sabırsızlıkla bekliyor." ifadelerini kullandı.
Hollanda Başbakanı Dick Schoof da NATO vurgusu yaptı. İki ülkenin yakın bir şekilde çalıştığını aktardı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze kayıplarını arıyor: &amp;quot;Şehrimi deprem vurmuş gibi&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazze-kayiplarini-ariyor-sehrimi-deprem-vurmus-gibi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazze-kayiplarini-ariyor-sehrimi-deprem-vurmus-gibi</guid>
<description><![CDATA[ Ateşkesin ardından Gazze&#039;de halk yıkılmış evlerine geri dönmeye ve kayıp sevdiklerini arama çalışmalarına başladı. Bölgenin 2,3 milyonluk nüfusu, 15 aydır yoğun ateş altında olan şehirdeki yıkımın boyutları karşısındaki dehşete düştü. Evine dönen Filistinlilerden biri, &quot;Sanki şehrimi deprem vurmuş gibi... Sokak yok, dükkan yok, hastane veya belediye yok. Sadece enkaz ve altındaki cesetler var.&quot; diye konuştu. Sivil savunma ekipleri yaklaşık 10 bin kayıp insan için arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. İsrail bombardımanından kalan 50 milyon tondan fazla enkazı temizlemenin 21 yıl sürmesi ve 1,2 milyar dolara mal olması bekleniyor.Ateşkesin ilan edilmesinin ardından bir yılı aşkın süredir bombardıman altında olan Gazze&#039;de halk yıkılmış evlerine geri dönmeye ve kayıp sevdiklerini aramaya başladı.Geçtiğimiz pazar günü Hamas&#039;ın elindeki üç rehinenin serbest bırakılması karşılığında İsrail hapishanelerinden 90 Filistinlinin serbest bırakılmasıyla yürürlüğe giren ateşkes, coşkuyla karşılandı.
Acilen ihtiyaç duyulan yardım malzemeleri de böylelikle bölgeye ulaştırılmaya başlandı.
Ancak zaman ilerledikçe kutlamalar yerini büyük ölçüde şok ve üzüntüye bıraktı.Yerinden edilmiş siviller, patlamamış mühimmatla dolu yollarda yürüyerek kasabalarına, köylerine ve mülteci kamplarına doğru uzun bir yolculuğa başladı.
Bölgenin 2,3 milyonluk nüfusu, bir yandan İsrail saldırılarının yarattığı yıkımın boyutunu değerlendiriyor.Savaşta anne, baba ve kardeşini kaybeden kuzeydeki Beyt Lahiya kentinden 22 yaşındaki Yusuf, pazartesi günü evine döndü.
Evine döndükten sonra konuşan Yusuf, &quot;Beyt Lahiya&#039;ya ulaştığımda hissettiğim ilk duygu gördüğüm enkaz karşısındaki şok ve panikti. Sanki şehrimi deprem vurmuş gibi... Sokak yok, dükkan yok, park yok, pazar yok, hastane veya belediye yok. Sadece enkaz var ve altında birkaç ceset var.&quot; dedi.Sivil savunma servisi pazartesi günü yaklaşık 10 bin kayıp insan için resmi bir aramanın sürdüğünü açıkladı.
Ateşkese rağmen Gazze&#039;deki ölü sayısı tırmanmaya devam ediyor: sağlık görevlileri son 24 saatte 62 ceset bulunduğunu ve ölü sayısının 47 bine ulaştığını bildirdi.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 110 bin kişinin daha yaralı olduğunu, bunların dörtte birinin ciddi yaralanmalarla karşı karşıya olduğunu ve 12 bin kişinin acil tedavi için başka yerlere tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.Gazze&#039;nin yeniden inşası ve yönetimine ilişkin uzun vadeli soruların, ateşkesin birinci aşamasının mart ayı başında sona ermesinden önce, şubat ayı başında başlaması planlanan müzakerelerde ele alınması bekleniyor.Birleşmiş Milletler&#039;in bu ayın başlarında yaptığı hasar değerlendirmesine göre, İsrail&#039;in bombardımanından kalan 50 milyon tondan fazla enkazı temizlemenin 21 yıl sürmesi ve 1,2 milyar dolara mal olması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dtqo1YqK5EqPKU0IP3okyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazze, kayıplarını, arıyor:, Şehrimi, deprem, vurmuş, gibi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dtqo1YqK5EqPKU0IP3okyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze kayıplarını arıyor: " deprem vurmu gibi><p>Ateşkesin ardından Gazze'de halk yıkılmış evlerine geri dönmeye ve kayıp sevdiklerini arama çalışmalarına başladı. Bölgenin 2,3 milyonluk nüfusu, 15 aydır yoğun ateş altında olan şehirdeki yıkımın boyutları karşısındaki dehşete düştü. Evine dönen Filistinlilerden biri, "Sanki şehrimi deprem vurmuş gibi... Sokak yok, dükkan yok, hastane veya belediye yok. Sadece enkaz ve altındaki cesetler var." diye konuştu. Sivil savunma ekipleri yaklaşık 10 bin kayıp insan için arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. İsrail bombardımanından kalan 50 milyon tondan fazla enkazı temizlemenin 21 yıl sürmesi ve 1,2 milyar dolara mal olması bekleniyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IcnAT2_XvUu0abaN2JXqVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkesin ilan edilmesinin ardından bir yılı aşkın süredir bombardıman altında olan Gazze'de halk yıkılmış evlerine geri dönmeye ve kayıp sevdiklerini aramaya başladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/esq5_3BxGkGKgW9nqJ0-sg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz pazar günü Hamas'ın elindeki üç rehinenin serbest bırakılması karşılığında İsrail hapishanelerinden 90 Filistinlinin serbest bırakılmasıyla yürürlüğe giren ateşkes, coşkuyla karşılandı.
Acilen ihtiyaç duyulan yardım malzemeleri de böylelikle bölgeye ulaştırılmaya başlandı.
Ancak zaman ilerledikçe kutlamalar yerini büyük ölçüde şok ve üzüntüye bıraktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SrTxFs-vnEm_vyiM6gRRbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yerinden edilmiş siviller, patlamamış mühimmatla dolu yollarda yürüyerek kasabalarına, köylerine ve mülteci kamplarına doğru uzun bir yolculuğa başladı.
Bölgenin 2,3 milyonluk nüfusu, bir yandan İsrail saldırılarının yarattığı yıkımın boyutunu değerlendiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hmXxPJihIUKfRq1zqlKgHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Savaşta anne, baba ve kardeşini kaybeden kuzeydeki Beyt Lahiya kentinden 22 yaşındaki Yusuf, pazartesi günü evine döndü.
Evine döndükten sonra konuşan Yusuf, "Beyt Lahiya'ya ulaştığımda hissettiğim ilk duygu gördüğüm enkaz karşısındaki şok ve panikti. Sanki şehrimi deprem vurmuş gibi... Sokak yok, dükkan yok, park yok, pazar yok, hastane veya belediye yok. Sadece enkaz var ve altında birkaç ceset var." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6DCJ2VgN50uCuUIfVKxM9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sivil savunma servisi pazartesi günü yaklaşık 10 bin kayıp insan için resmi bir aramanın sürdüğünü açıkladı.
Ateşkese rağmen Gazze'deki ölü sayısı tırmanmaya devam ediyor: sağlık görevlileri son 24 saatte 62 ceset bulunduğunu ve ölü sayısının 47 bine ulaştığını bildirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a_ri5BDD2k2tb9HgYzH0yA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 110 bin kişinin daha yaralı olduğunu, bunların dörtte birinin ciddi yaralanmalarla karşı karşıya olduğunu ve 12 bin kişinin acil tedavi için başka yerlere tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FOCSuZhjkUump_WZAW1dgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'nin yeniden inşası ve yönetimine ilişkin uzun vadeli soruların, ateşkesin birinci aşamasının mart ayı başında sona ermesinden önce, şubat ayı başında başlaması planlanan müzakerelerde ele alınması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zmOnv0Y95k2oUU5z7jLMGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birleşmiş Milletler'in bu ayın başlarında yaptığı hasar değerlendirmesine göre, İsrail'in bombardımanından kalan 50 milyon tondan fazla enkazı temizlemenin 21 yıl sürmesi ve 1,2 milyar dolara mal olması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BvGEmJ3oqUqTrWiQXPR_tw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump imzaladı: 80 bin kaçak Türk vatandaşı iade edilebilir</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trump-imzaladi-80-bin-kacak-turk-vatandasi-iade-edilebilir</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trump-imzaladi-80-bin-kacak-turk-vatandasi-iade-edilebilir</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, görev gelir gelmez göçü sınırlamayı amaçlayan bir dizi başkanlık kararnamesini imzaladı. Trump, çok hızlı şekilde kaçak göçmenleri sınır dışı edeceğini açıklamıştı. Son 5 yıl içinde 60 bine yakın Türk vatandaşı Kanada ve Meksika üzerinden kaçak yollarla ABD&#039;ye giriş yaptı. Bunlar resmi rakamlar ve gerçek sayı daha çok olabilir. 16 bin civarında kaçak Türk vatandaşı da gözaltında. Bu kaçakların tümünün iadesi gündemde.ABD Başkanı Donald Trump, görev gelir gelmez,  &quot;Güney sınırındaki işgalin sona erdiğinden&quot; emin olana kadar kaçak göçmenleri &quot;Geri gönderme ve uzaklaştırma&quot; yetkisi veren bir kararnameyi imzaladı. Trump&#039;ın doğumla vatandaşlık hakkını sona erdirmeyi planlalayan bir emir daha verdiği belirtiliyor. Bu emrin nasıl uygulanacağı belirsiz. Doğuştan vatandaşlık ABD anayasasında yer alan bir hak ve kaldırılması için ABD Kongresi&#039;nin her iki kanadında da üçte iki çoğunluk oyu gerekiyor. Trump&#039;ın ABD&#039;de yaşayan belgesiz göçmenlerin çocuklarının artık otomatik olarak ABD vatandaşı olarak kabul edilmesini engellemeye çalıştığı tahmin ediliyor.Trump&#039;ın kaçak göçmenler için verdiği emir ise net. Bu karar, son 4-5 yıldır artan şekilde ABD&#039;ye kaçak şekilde giren Türk vatandaşlarının durumunu da gündeme getirdi. ABD Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi’nin (CBP) resmi verileri Ocak 2021 ve Ağustos 2024 tarihleri arasında toplam 55 bin 808 Türkiye vatandaşının kaçak yollarla geldiğini gösteriyodu. Bu rakamın şu an 60 bini geçtiği tahmin ediliyor. Meksika ve Kanada sınırından yasadışı yollarla ABD&#039;ye giren Türk vatandaşlarının çoğu yakalandı ve resmi veriler yakalananları gösteriyor.ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) resmi verilerine göre, kaçak giriş yaptıktan sonra gözaltına alınan ve ABD tutukevlerinde tutulan Türkiye vatandaşlarının sayısı da yakın zamana kadar 15 bin 151 kişiydi. Bu Türk vatandaşları,  &quot;kamp&quot; adıyla ifade edilen ancak içeride kalanların &quot;cezaevi&quot; olarak tanımladığı tutukevlerinde bulunuyor.Sığınmacı Türkler, gözaltına alındıktan sonra ABD’ye iltica talebiyle mahkemeye çıkartılıyor. ABD’ye iltica talep eden kişinin talebinin mahkeme tarafından kabul edilmesi ve bir ABD vatandaşının sığınmacı Türk’e sponsor olması durumunda, bir hafta ile 3-4 ay gibi bir süre zarfında tutukevinden serbest bırakılıyor. Sığınmacı Türkler’den bazıları da çıkarıldıkları mahkemelerde iltica talepleri reddedildikten sonra Türkiye’ye sınırdışı ediliyor.Kaçak geçiş yapanlar ile tutkuklu bulunanların sayısının 80 bini geçtiği tahmin ediliyor. Bu kişilerin tümü şu an sınırdışı edilebilir.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b2BQ0aMstUGv7KVI44REwg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, imzaladı:, bin, kaçak, Türk, vatandaşı, iade, edilebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b2BQ0aMstUGv7KVI44REwg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump imzaladı: 80 bin kaçak Türk vatandaşı iade edilebilir"><p>ABD Başkanı Donald Trump, görev gelir gelmez göçü sınırlamayı amaçlayan bir dizi başkanlık kararnamesini imzaladı. Trump, çok hızlı şekilde kaçak göçmenleri sınır dışı edeceğini açıklamıştı. Son 5 yıl içinde 60 bine yakın Türk vatandaşı Kanada ve Meksika üzerinden kaçak yollarla ABD'ye giriş yaptı. Bunlar resmi rakamlar ve gerçek sayı daha çok olabilir. 16 bin civarında kaçak Türk vatandaşı da gözaltında. Bu kaçakların tümünün iadesi gündemde.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, görev gelir gelmez,  "Güney sınırındaki işgalin sona erdiğinden" emin olana kadar kaçak göçmenleri "Geri gönderme ve uzaklaştırma" yetkisi veren bir kararnameyi imzaladı. </p><p>Trump'ın doğumla vatandaşlık hakkını sona erdirmeyi planlalayan bir emir daha verdiği belirtiliyor. Bu emrin nasıl uygulanacağı belirsiz. Doğuştan vatandaşlık ABD anayasasında yer alan bir hak ve kaldırılması için ABD Kongresi'nin her iki kanadında da üçte iki çoğunluk oyu gerekiyor. Trump'ın ABD'de yaşayan belgesiz göçmenlerin çocuklarının artık otomatik olarak ABD vatandaşı olarak kabul edilmesini engellemeye çalıştığı tahmin ediliyor.</p><p>Trump'ın kaçak göçmenler için verdiği emir ise net. Bu karar, son 4-5 yıldır artan şekilde ABD'ye kaçak şekilde giren Türk vatandaşlarının durumunu da gündeme getirdi. </p><p>ABD Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi’nin (CBP) resmi verileri Ocak 2021 ve Ağustos 2024 tarihleri arasında toplam 55 bin 808 Türkiye vatandaşının kaçak yollarla geldiğini gösteriyodu. Bu rakamın şu an 60 bini geçtiği tahmin ediliyor. Meksika ve Kanada sınırından yasadışı yollarla ABD'ye giren Türk vatandaşlarının çoğu yakalandı ve resmi veriler yakalananları gösteriyor.</p><p>ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) resmi verilerine göre, kaçak giriş yaptıktan sonra gözaltına alınan ve ABD tutukevlerinde tutulan Türkiye vatandaşlarının sayısı da yakın zamana kadar 15 bin 151 kişiydi. Bu Türk vatandaşları,  "kamp" adıyla ifade edilen ancak içeride kalanların "cezaevi" olarak tanımladığı tutukevlerinde bulunuyor.</p><p>Sığınmacı Türkler, gözaltına alındıktan sonra ABD’ye iltica talebiyle mahkemeye çıkartılıyor. ABD’ye iltica talep eden kişinin talebinin mahkeme tarafından kabul edilmesi ve bir ABD vatandaşının sığınmacı Türk’e sponsor olması durumunda, bir hafta ile 3-4 ay gibi bir süre zarfında tutukevinden serbest bırakılıyor. Sığınmacı Türkler’den bazıları da çıkarıldıkları mahkemelerde iltica talepleri reddedildikten sonra Türkiye’ye sınırdışı ediliyor.</p><p>Kaçak geçiş yapanlar ile tutkuklu bulunanların sayısının 80 bini geçtiği tahmin ediliyor. Bu kişilerin tümü şu an sınırdışı edilebilir. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Barselona limanında patlama: 1 kişi öldü, İspanya acil durum planını devreye soktu!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/barselona-limaninda-patlama-1-kisi-oeldu-ispanya-acil-durum-planini-devreye-soktu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/barselona-limaninda-patlama-1-kisi-oeldu-ispanya-acil-durum-planini-devreye-soktu</guid>
<description><![CDATA[ İspanyol itfaiyeciler, Barselona limanında bir patlama yaşandığını açıkladı. Reuters&#039;ın bildirdiğine göre limanda acil durum planı devreye sokuldu. Katalan haber siteleri, yangında bir kişinin öldüğünü duyurdu.İspanya&#039;nın Barselona şehrindeki limanda bir patlama yaşandığı bildirildi.
İspanyol itfaiyecilerin Reuters&#039;a aktardığına göre limanda acil durum planı devreye sokuldu.Katalan haber sitelerinin bildirdiğine göre kimya sektörünün özel harici acil durum planının (Plaseqcat) alarmını etkinleştiren Sivil Koruma kaynaklarının doğruladığı gibi, bu sabah,  Barselona Limanı&#039;nda meydana gelen patlamada en az bir kişi öldü.Enerji iskelesinde meydana gelen patlamanın, oldukça yanıcı bir ürün olan metil asetatın bulunduğu bir tankta yaşandığı bildirildi.
Ağır yaralanan bir kişinin de olduğu belirtildi ancak durumu bilinmiyor.
Tıbbi Acil Durum Sistemi&#039;nin  kısa sürede rapor vermesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iEHrh5oNnEO3Il-GJu1KKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Barselona, limanında, patlama:, kişi, öldü, İspanya, acil, durum, planını, devreye, soktu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iEHrh5oNnEO3Il-GJu1KKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Barselona limanında patlama: 1 kişi öldü, İspanya acil durum planını devreye soktu!"><p>İspanyol itfaiyeciler, Barselona limanında bir patlama yaşandığını açıkladı. Reuters'ın bildirdiğine göre limanda acil durum planı devreye sokuldu. Katalan haber siteleri, yangında bir kişinin öldüğünü duyurdu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8FyPHQu2Zk6rs319u0TqSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İspanya'nın Barselona şehrindeki limanda bir patlama yaşandığı bildirildi.
İspanyol itfaiyecilerin Reuters'a aktardığına göre limanda acil durum planı devreye sokuldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p883M_DM10C2fnRp_8IaHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Katalan haber sitelerinin bildirdiğine göre kimya sektörünün özel harici acil durum planının (Plaseqcat) alarmını etkinleştiren Sivil Koruma kaynaklarının doğruladığı gibi, bu sabah,  Barselona Limanı'nda meydana gelen patlamada en az bir kişi öldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NT92hBQB_E6rODNsoRb9Qw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Enerji iskelesinde meydana gelen patlamanın, oldukça yanıcı bir ürün olan metil asetatın bulunduğu bir tankta yaşandığı bildirildi.
Ağır yaralanan bir kişinin de olduğu belirtildi ancak durumu bilinmiyor.
Tıbbi Acil Durum Sistemi'nin  kısa sürede rapor vermesi bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I1M9tZx_7E2igGw71l89eA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın Batı Şeria kararı İsrail&amp;apos;i memnun etti: Filistinlilere gözdağı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trumpin-bati-seria-karari-israili-memnun-etti-filistinlilere-goezdagi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trumpin-bati-seria-karari-israili-memnun-etti-filistinlilere-goezdagi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump&#039;ın, Biden yönetiminin Batı Şeria&#039;da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören kararnamesini kaldırmasını İsrail&#039;de aşırı sağcılar memnuniyetle karşıladı. İsrail Maliye Bakanı Smotrich, Filistin topraklarında yeni gaspların sinyalini verdi.ABD&#039;de Joe Biden yönetiminin aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören kararnamesi yeni başkan Donald Trump tarafından kaldırıldı.
İsrail&#039;de Dini Siyonizm Partisi lideri Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Yahudi Gücü Partisi lideri Itamar Ben-Gvir, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Batı Şeria kararını sevinçle karşıladı.Trump&#039;a teşekkür eden Smotrich, Biden yönetiminin Batı Şeria&#039;da Filistinlilerinin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik yaptırımlarının, İsrail&#039;in iç işlerine bir müdahale olduğunu öne sürdü.
Smotrich, &quot;İsrail Devleti, ulusal güvenliğimizi daha da artırmak, yerleşimi anavatanımızın tüm bölgelerine yaymak ve İsrail&#039;in dünyadaki konumunu güçlendirmek için verimli işbirliğinin devam etmesini dört gözle beklemektedir&quot; diyerek Batı Şeria&#039;daki Filistinlilere ait topraklara yönelik yeni gaspların sinyalini verdi.Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından partisinin diğer bakanlarıyla birlikte kabinedeki görevinden ayrılan eski Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, söz konusu kararın uzun yıllara dayanan bir adaletsizliğin düzeltilmesi olduğunu iddia etti.
Ben-Gvir, ABD&#039;nin Hamas&#039;a yönelik politikasını anlaşmalara izin vermeyecek şekilde değiştirmesi talebinde bulundu.Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024&#039;te, işgal altındaki Batı Şeria&#039;da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan ve topraklarını gasbeden aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria&#039;daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım kararı almıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk gününde, Biden yönetiminin &quot;Batı Şeria&#039;da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören&quot; kararnamesini kaldırmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CM7qysctt0GFf6I-tvs1ng.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, Batı, Şeria, kararı, İsraili, memnun, etti:, Filistinlilere, gözdağı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CM7qysctt0GFf6I-tvs1ng.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın Batı Şeria kararı İsrail'i memnun etti: Filistinlilere gözdağı"><p>ABD Başkanı Trump'ın, Biden yönetiminin Batı Şeria'da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören kararnamesini kaldırmasını İsrail'de aşırı sağcılar memnuniyetle karşıladı. İsrail Maliye Bakanı Smotrich, Filistin topraklarında yeni gaspların sinyalini verdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QZBsCovGS0q6VpQ7HYg_OQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de Joe Biden yönetiminin aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören kararnamesi yeni başkan Donald Trump tarafından kaldırıldı.
İsrail'de Dini Siyonizm Partisi lideri Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Yahudi Gücü Partisi lideri Itamar Ben-Gvir, ABD Başkanı Donald Trump'ın Batı Şeria kararını sevinçle karşıladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GFQr9KltU0Gj6jzZHof5Bg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'a teşekkür eden Smotrich, Biden yönetiminin Batı Şeria'da Filistinlilerinin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik yaptırımlarının, İsrail'in iç işlerine bir müdahale olduğunu öne sürdü.
Smotrich, "İsrail Devleti, ulusal güvenliğimizi daha da artırmak, yerleşimi anavatanımızın tüm bölgelerine yaymak ve İsrail'in dünyadaki konumunu güçlendirmek için verimli işbirliğinin devam etmesini dört gözle beklemektedir" diyerek Batı Şeria'daki Filistinlilere ait topraklara yönelik yeni gaspların sinyalini verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mdZcZnZhTEyqB5fYO6XNBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından partisinin diğer bakanlarıyla birlikte kabinedeki görevinden ayrılan eski Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, söz konusu kararın uzun yıllara dayanan bir adaletsizliğin düzeltilmesi olduğunu iddia etti.
Ben-Gvir, ABD'nin Hamas'a yönelik politikasını anlaşmalara izin vermeyecek şekilde değiştirmesi talebinde bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bQQuY0eQRUqFNuCBzD7_DQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024'te, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan ve topraklarını gasbeden aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria'daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım kararı almıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk gününde, Biden yönetiminin "Batı Şeria'da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören" kararnamesini kaldırmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3tbfgizZfU-oxiLu14qaDQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın yemin törenine Zuckerberg damgası: Bezos&amp;apos;un nişanlısından gözlerini alamadı!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trumpin-yemin-toerenine-zuckerberg-damgasi-bezosun-nisanlisindan-goezlerini-alamadi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trumpin-yemin-toerenine-zuckerberg-damgasi-bezosun-nisanlisindan-goezlerini-alamadi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump&#039;ın yemin töreni, akıllardan silinmeyecek görüntülere sahne oldu. Siyasi liderler, iş insanları ve ünlülerin katıldığı törene, Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;in bakışları damga vurdu. Sosyal medyada ses getiren bir videoda, Zuckerberg&#039;in Jeff Bezos&#039;un nişanlısının göğüs dekoltesine bakması dikkat çekti. Zuckerberg dekolteye bakarken, eşi Priscilla Chan&#039;ın da hemen diğer tarafında oturuyor olması eleştirilere yol açtı. Sosyal medyada kısa sürede bir şaka malzemesine dönüşen videoya, &quot;Zavallı Zuck. Evde sorun çıkacak.&quot; yorumları geldi.Donald Trump, siyasi liderler, iş insanları ve ünlülerin katılımıyla 47. ABD Başkanı olarak yemin etti.
Trump&#039;ın yemin törenine katılan üst düzey isimler arasında Mark Zuckerberg ve Jeff Bezos da vardı.
Tören sırasında Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg, Amazon CEO&#039;su Jeff Bezos, Google&#039;ın CEO&#039;su Sundar Pichai ve Tesla&#039;nın CEO&#039;su Elon Musk yan yana oturdu.Sosyal medyada viral olan bir videoda, Mark Zuckerberg&#039;in Jeff Bezos&#039;un nişanlısı Lauren Sanchez&#039;in göğüs dekoltesine bakması dikkat çekti.
Videonun devamında ise Zuckerberg&#039;in interneti çılgına çeviren bir gülümsemeyle bakışlarını kaçırdığı görülüyor.
Zuckerberg göğüs dekoltesine bakarken, eşi Priscilla Chan da hemen diğer tarafında oturuyor.Bu kısa bakış, çevrimiçi bir tartışmayı ateşledi ve birçok kişi Zuckerberg&#039;i davranışından dolayı eleştirdi.
Ancak bazı sesler onu savundu ve Sanchez&#039;in kıyafet seçiminin resmi bir etkinlik için uygun olmadığını öne sürdü.
Kısa sürede yayılan görüntülere sosyal medya kullanıcıları tarafından çeşitli yorumlar yapıldı.Bir sosyal medya kullanıcısı, &quot;Tüyler ürpertici&quot; ifadelerini kullanırken bir diğeri, &quot;Zavallı Zuck. Artık ölümsüz sosyal medya şakası. Ve evde de sorun çıkmasını bekliyorum.&quot; yazdı.Bir başka kullanıcı ise, Mark Zuckerberg ve Jeff Bezos arasında bir kafes dövüşünün hazırlanıyor olabileceği konusunda şaka yaptı.Sanchez&#039;in kombinini eleştiren kullanıcılardan biri ise, &quot;Jeff Bezos&#039;un gelecekteki eşi Lauren Sanchez, bir devlet etkinliği için inanılmaz derecede uygunsuz giyinmiş. Birisi ona kombininin kabul edilemez olduğunu söylemeliydi.&quot; yorumunda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6YcCpq3A50WJquStZx9-AQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, yemin, törenine, Zuckerberg, damgası:, Bezosun, nişanlısından, gözlerini, alamadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6YcCpq3A50WJquStZx9-AQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın yemin törenine Zuckerberg damgası: Bezos'un nişanlısından gözlerini alamadı!"><p>ABD'nin yeni başkanı Donald Trump'ın yemin töreni, akıllardan silinmeyecek görüntülere sahne oldu. Siyasi liderler, iş insanları ve ünlülerin katıldığı törene, Meta CEO'su Mark Zuckerberg'in bakışları damga vurdu. Sosyal medyada ses getiren bir videoda, Zuckerberg'in Jeff Bezos'un nişanlısının göğüs dekoltesine bakması dikkat çekti. Zuckerberg dekolteye bakarken, eşi Priscilla Chan'ın da hemen diğer tarafında oturuyor olması eleştirilere yol açtı. Sosyal medyada kısa sürede bir şaka malzemesine dönüşen videoya, "Zavallı Zuck. Evde sorun çıkacak." yorumları geldi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9sM3fYoOr0-y-bM7y49p1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump, siyasi liderler, iş insanları ve ünlülerin katılımıyla 47. ABD Başkanı olarak yemin etti.
Trump'ın yemin törenine katılan üst düzey isimler arasında Mark Zuckerberg ve Jeff Bezos da vardı.
Tören sırasında Meta CEO'su Mark Zuckerberg, Amazon CEO'su Jeff Bezos, Google'ın CEO'su Sundar Pichai ve Tesla'nın CEO'su Elon Musk yan yana oturdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RTbeEtfMB0-VsBxxIqebyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medyada viral olan bir videoda, Mark Zuckerberg'in Jeff Bezos'un nişanlısı Lauren Sanchez'in göğüs dekoltesine bakması dikkat çekti.
Videonun devamında ise Zuckerberg'in interneti çılgına çeviren bir gülümsemeyle bakışlarını kaçırdığı görülüyor.
Zuckerberg göğüs dekoltesine bakarken, eşi Priscilla Chan da hemen diğer tarafında oturuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JqvH47L9S0OHzliXagVEJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu kısa bakış, çevrimiçi bir tartışmayı ateşledi ve birçok kişi Zuckerberg'i davranışından dolayı eleştirdi.
Ancak bazı sesler onu savundu ve Sanchez'in kıyafet seçiminin resmi bir etkinlik için uygun olmadığını öne sürdü.
Kısa sürede yayılan görüntülere sosyal medya kullanıcıları tarafından çeşitli yorumlar yapıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZbbixYKgFkWR1KMpTcBQrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir sosyal medya kullanıcısı, "Tüyler ürpertici" ifadelerini kullanırken bir diğeri, "Zavallı Zuck. Artık ölümsüz sosyal medya şakası. Ve evde de sorun çıkmasını bekliyorum." yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1G2Qa2xDDk2flRmdadDM7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir başka kullanıcı ise, Mark Zuckerberg ve Jeff Bezos arasında bir kafes dövüşünün hazırlanıyor olabileceği konusunda şaka yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/88h4-s8ix0e5nodHLd0n2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sanchez'in kombinini eleştiren kullanıcılardan biri ise, "Jeff Bezos'un gelecekteki eşi Lauren Sanchez, bir devlet etkinliği için inanılmaz derecede uygunsuz giyinmiş. Birisi ona kombininin kabul edilemez olduğunu söylemeliydi." yorumunda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Ddxng1t00607Ydljr6Q7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Melania Trump&amp;apos;ın şapkasının sırrı: &amp;quot;Başka hiçbir el dokunmadı&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/melania-trumpin-sapkasinin-sirri-baska-hicbir-el-dokunmadi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/melania-trumpin-sapkasinin-sirri-baska-hicbir-el-dokunmadi</guid>
<description><![CDATA[ Melania Trump&#039;ın, eşi Donald Trump’ın yemin törenindeki tarzı tartışmalara yol açtı.

İngiliz Daily Mail gazetesi, Melania’nın seçtiği kıyafetleri ve gündem yaratan şapkasını yorumladı. Melania&#039;nın tarzını yaratan tasarımcılar, giysilerinin ve olay yaratan şapkasının hikayesini anlattı.Melania Trump&#039;ın, kocasının 2017&#039;deki ilk yemin töreni için giydiği pudra mavisi, soluk takım elbise, John F. Kennedy’nin eşi Jackie Kennedy ile karşılaştırmalara neden olmuştu.
1960&#039;lara özgü bir şekilde gevşekçe toplanmış saçları, moda aracılığıyla siyasi idealizmin altın çağını çağrıştırırken gülümseyen bir yüzü çerçeveliyordu.
Donald Trump&#039;ın ikinci dönemi için dün düzenlenen yemin töreninde daha kasvetli bir havayı tercih eden 54 yaşındaki Melania, birçok moda izleyicisini şaşırtacak şekilde, New York&#039;ta niş ama ucuzluktan uzak Amerikalı tasarımcı Adam Lippes tarafından elde dikilen özel bir lacivert ipek yün ceket elbise giydi.Melania&#039;nın bir başka Amerikalı tasarımcı Eric Javits&#039;in elinden çıkma kayık yeleği ise çarpıcı takımı tamamladı.
1993&#039;te Hillary Clinton&#039;dan bu yana hiçbir First Lady açılış günü şapkası tercih etmemişti; bu şapka Melania&#039;nın kıyafetine sadece teatral bir dokunuş katmakla kalmadı, aynı zamanda gözlerini neredeyse tamamen gizledi.
Daily Mail’e göre güneş gözlüklerine olan düşkünlüğüyle bilinen bir kadın için, tüm dünyanın kendisini izleyeceği bir günde belki de en iyi seçim buydu.İlk bakışta 54 yaşındaki Melania, açılış töreninde First Lady&#039;lerden beklenen geleneklere saygı göstermiş gibi görünüyor.
Melania, tercih ettiği Avrupa markalarından kaçındı ve nispeten tanınmayan markaları bu başkanlık himayesi sayesinde satışlarında ani bir artış yakalayabilecek iki tasarımcıya ışık tuttu.
Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada Lippes, New York&#039;taki atölyesinde “Amerikan demokrasisinin güzelliğini temsil eden” bir gelenek için Melania&#039;yı giydirmenin bir “onur” olduğunu ve kıyafetinin Amerika&#039;nın en iyi zanaatkarlarının ürünü olduğunu söyledi.Javits de kendi elleriyle yaptığı (şapkanın üzerindeki el dikişlerinin sadece yüzde 8&#039;i makinede dikildi) bu eserden gururla bahsetti.
“First Lady teslim almadan önce şapkaya başka hiçbir el dokunmadı” dedi.
Daily Mail’e göre “Made in America” takımına övgüler yağdı ve moda yorumcuları yeni First Lady&#039;nin kendisini giydirmeye istekli Amerikalı tasarımcılar bulabilmesine şaşırarak toplu bir nefes aldı. Donald Trump, siyasi kariyerine başladığından beri birçok marka Melania ile çalışmayı reddetmişti.
Yine de Melania&#039;nın bugünkü kıyafeti, en iyi yaptığı şeyi hatırlattı: Diğer First Lady&#039;lerden farklı ve onlardan ayrı giyinmek.
Pazartesi günü Washington&#039;daki St John&#039;s Episcopal Kilisesi&#039;ndeki sabah ayini için siyah cipinden inen Melania ve Donald, ilk başta neredeyse ayırt edilemez figürler gibi görünüyordu.İkisinin de üzerinde uzun koyu renk paltolar vardı; yeni First Lady kalabalığın arasından sıyrılmak için parlak, canlı bir renk benimseme geleneğini terk etmişti.
Melania bunun yerine Avrupa haute-couture modası ile tek renkli sadeliği tercih etti.
Bunun yanı sıra şapkası ve neredeyse maskülen çizgisi, öne çıkmasını sağladı.
Paltosunun her iki yanındaki iki yama cebinin eğimli şıklığı, son yıllarda Melania&#039;nın ana dayanak noktası haline gelen Avrupa&#039;ya özgü özel giyimin bir başka özelliğiydi.Görünümü (kesinlikle Amerikalılar için) alışılmadık bir şapka seçimiyle tam anlamıyla tamamlayarak, 2019&#039;da Kraliçe 2. Elizabeth ile yaptığı görüşmeyi hatırlattı; o zaman çok benzer bir stil giymişti.
Aynı zamanda, böylesine önemli bir olayda nadiren gösterişli bir takı olmadan görünen İngiliz kraliyet kadınlarının törensel kıyafetlerini de yansıttı.
Yine de endisini eleştirenleri bir kez daha şaşırttı.Melania, Amerikan olduğu kesin olan ama aynı zamanda Avrupa siluetlerine çarpıcı bir şekilde benzeyen bir tasarımı tercih ederek, sadece bağımsız bir ruha sahip olduğunu değil, aynı zamanda Jackie Kennedy&#039;nin ustalaştığı bir oyun kitabının tarihsel farkındalığını da göstedi.
Melania Trump, geçtiğimiz günlerde coin çıkardığı haberleriyle de gündeme gelmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sR6Rq6QZi0-alQs__saAOg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Melania, Trumpın, şapkasının, sırrı:, Başka, hiçbir, dokunmadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sR6Rq6QZi0-alQs__saAOg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Melania Trump'ın şapkasının sırrı: " ba hi el dokunmad><p>Melania Trump'ın, eşi Donald Trump’ın yemin törenindeki tarzı tartışmalara yol açtı.

İngiliz Daily Mail gazetesi, Melania’nın seçtiği kıyafetleri ve gündem yaratan şapkasını yorumladı. Melania'nın tarzını yaratan tasarımcılar, giysilerinin ve olay yaratan şapkasının hikayesini anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p2c3VTHYA0avxsli1-cwXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Melania Trump'ın, kocasının 2017'deki ilk yemin töreni için giydiği pudra mavisi, soluk takım elbise, John F. Kennedy’nin eşi Jackie Kennedy ile karşılaştırmalara neden olmuştu.
1960'lara özgü bir şekilde gevşekçe toplanmış saçları, moda aracılığıyla siyasi idealizmin altın çağını çağrıştırırken gülümseyen bir yüzü çerçeveliyordu.
Donald Trump'ın ikinci dönemi için dün düzenlenen yemin töreninde daha kasvetli bir havayı tercih eden 54 yaşındaki Melania, birçok moda izleyicisini şaşırtacak şekilde, New York'ta niş ama ucuzluktan uzak Amerikalı tasarımcı Adam Lippes tarafından elde dikilen özel bir lacivert ipek yün ceket elbise giydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4t6W15vHjEeAToh1MA00uw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Melania'nın bir başka Amerikalı tasarımcı Eric Javits'in elinden çıkma kayık yeleği ise çarpıcı takımı tamamladı.
1993'te Hillary Clinton'dan bu yana hiçbir First Lady açılış günü şapkası tercih etmemişti; bu şapka Melania'nın kıyafetine sadece teatral bir dokunuş katmakla kalmadı, aynı zamanda gözlerini neredeyse tamamen gizledi.
Daily Mail’e göre güneş gözlüklerine olan düşkünlüğüyle bilinen bir kadın için, tüm dünyanın kendisini izleyeceği bir günde belki de en iyi seçim buydu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vjTuKlYAGEa1qZuUfz-wVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlk bakışta 54 yaşındaki Melania, açılış töreninde First Lady'lerden beklenen geleneklere saygı göstermiş gibi görünüyor.
Melania, tercih ettiği Avrupa markalarından kaçındı ve nispeten tanınmayan markaları bu başkanlık himayesi sayesinde satışlarında ani bir artış yakalayabilecek iki tasarımcıya ışık tuttu.
Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada Lippes, New York'taki atölyesinde “Amerikan demokrasisinin güzelliğini temsil eden” bir gelenek için Melania'yı giydirmenin bir “onur” olduğunu ve kıyafetinin Amerika'nın en iyi zanaatkarlarının ürünü olduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DFXPGzWO2UiUEvxsktAy4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Javits de kendi elleriyle yaptığı (şapkanın üzerindeki el dikişlerinin sadece yüzde 8'i makinede dikildi) bu eserden gururla bahsetti.
“First Lady teslim almadan önce şapkaya başka hiçbir el dokunmadı” dedi.
Daily Mail’e göre “Made in America” takımına övgüler yağdı ve moda yorumcuları yeni First Lady'nin kendisini giydirmeye istekli Amerikalı tasarımcılar bulabilmesine şaşırarak toplu bir nefes aldı. Donald Trump, siyasi kariyerine başladığından beri birçok marka Melania ile çalışmayı reddetmişti.
Yine de Melania'nın bugünkü kıyafeti, en iyi yaptığı şeyi hatırlattı: Diğer First Lady'lerden farklı ve onlardan ayrı giyinmek.
Pazartesi günü Washington'daki St John's Episcopal Kilisesi'ndeki sabah ayini için siyah cipinden inen Melania ve Donald, ilk başta neredeyse ayırt edilemez figürler gibi görünüyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JY-UdyLQzEyDxe3dITgxQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İkisinin de üzerinde uzun koyu renk paltolar vardı; yeni First Lady kalabalığın arasından sıyrılmak için parlak, canlı bir renk benimseme geleneğini terk etmişti.
Melania bunun yerine Avrupa haute-couture modası ile tek renkli sadeliği tercih etti.
Bunun yanı sıra şapkası ve neredeyse maskülen çizgisi, öne çıkmasını sağladı.
Paltosunun her iki yanındaki iki yama cebinin eğimli şıklığı, son yıllarda Melania'nın ana dayanak noktası haline gelen Avrupa'ya özgü özel giyimin bir başka özelliğiydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9uvXZuke6kq-akdALS4AaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görünümü (kesinlikle Amerikalılar için) alışılmadık bir şapka seçimiyle tam anlamıyla tamamlayarak, 2019'da Kraliçe 2. Elizabeth ile yaptığı görüşmeyi hatırlattı; o zaman çok benzer bir stil giymişti.
Aynı zamanda, böylesine önemli bir olayda nadiren gösterişli bir takı olmadan görünen İngiliz kraliyet kadınlarının törensel kıyafetlerini de yansıttı.
Yine de endisini eleştirenleri bir kez daha şaşırttı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oBLj51bUnEqKaKDL4t7KcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Melania, Amerikan olduğu kesin olan ama aynı zamanda Avrupa siluetlerine çarpıcı bir şekilde benzeyen bir tasarımı tercih ederek, sadece bağımsız bir ruha sahip olduğunu değil, aynı zamanda Jackie Kennedy'nin ustalaştığı bir oyun kitabının tarihsel farkındalığını da göstedi.
Melania Trump, geçtiğimiz günlerde coin çıkardığı haberleriyle de gündeme gelmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i6lCztLol0apNnoZqMhj7A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kayıp mayınlar IKEA deposundan çıktı: General görevden alındı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kayip-mayinlar-ikea-deposundan-cikti-general-goerevden-alindi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kayip-mayinlar-ikea-deposundan-cikti-general-goerevden-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Polonya&#039;da kaybolan anti-tank mayınlarının IKEA deposunda bulunmasının ardından yaşanan olayda sorumlu olduğu iddia edilen üst düzey bir general görevden alındı.Polonya&#039;da orduya ait anti-tank mayınlar İsveçli tasarım devi IKEA&#039;nın depolarından çıktı. Ülkede 3 Temmuz&#039;da ayında yaşanan olayda, Polonya&#039;nın doğu sınırındaki Hajnwka&#039;daki mühimmat deposundan Mosty mühimmat deposuna taşınması gereken mayınların tamamının trenden boşaltılmadığı ve 10 gün boyunca ülke genelinde seyahat ettikten sonra IKEA deposuna boşaltıldığı tespit edildi. OLAYI ÜSTLERİNDEN SAKLADIPolonya ordusunu sarsan olay bir IKEA depo temsilcisinin askeri yetkililere mühimmatın ne zaman alınacağını sorması üzerine ortaya çıktı. Kayıp anti-tank mayınları IKEA deposunda tespit edilirken, Destek Müfettişliği Başkanı Tümgeneral Artur Kpczyski&#039;nin bu olayı üstlerinden sakladığı ve ikmal raporlarında yanlış rakamlara yer verdiği bildirildi.MAYINLAR DEPODAN ÇIKTI, GENERAL GÖREVDEN ALINDI Yapılan araştırmaların ardından kaybolan mayınların, Orli kasabasındaki IKEA deposunda olduğu kaydedildi. Mayınlar IKEA deposundan güvenli bir şekilde Hajnwka&#039;daki depoya gönderildi. Olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlatılırken Kpczyski, Savunma Bakanının talimatlıyla 9 Ocak&#039;ta görevden alındı. Polonya medyası, Kpczyski&#039;nin Polonya Savunma Bakanlığı tarafından görevden alınmasının yaşanan bu olayla bağlantılı olduğunu yazdı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Axy3U17UREqli4RpVPRQEg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kayıp, mayınlar, IKEA, deposundan, çıktı:, General, görevden, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Axy3U17UREqli4RpVPRQEg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kayıp mayınlar IKEA deposundan çıktı: General görevden alındı"><p>Polonya'da kaybolan anti-tank mayınlarının IKEA deposunda bulunmasının ardından yaşanan olayda sorumlu olduğu iddia edilen üst düzey bir general görevden alındı.</p><p>Polonya'da orduya ait anti-tank mayınlar İsveçli tasarım devi IKEA'nın depolarından çıktı. </p><p>Ülkede 3 Temmuz'da ayında yaşanan olayda, Polonya'nın doğu sınırındaki Hajnwka'daki mühimmat deposundan Mosty mühimmat deposuna taşınması gereken mayınların tamamının trenden boşaltılmadığı ve 10 gün boyunca ülke genelinde seyahat ettikten sonra IKEA deposuna boşaltıldığı tespit edildi.</p><p> </p><p><strong>OLAYI ÜSTLERİNDEN SAKLADI</strong></p><p>Polonya ordusunu sarsan olay bir IKEA depo temsilcisinin askeri yetkililere mühimmatın ne zaman alınacağını sorması üzerine ortaya çıktı. </p><p>Kayıp anti-tank mayınları IKEA deposunda tespit edilirken, Destek Müfettişliği Başkanı Tümgeneral Artur Kpczyski'nin bu olayı üstlerinden sakladığı ve ikmal raporlarında yanlış rakamlara yer verdiği bildirildi.</p><p><strong>MAYINLAR DEPODAN ÇIKTI, GENERAL GÖREVDEN ALINDI</strong></p><p> Yapılan araştırmaların ardından kaybolan mayınların, Orli kasabasındaki IKEA deposunda olduğu kaydedildi. Mayınlar IKEA deposundan güvenli bir şekilde Hajnwka'daki depoya gönderildi. </p><p>Olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlatılırken Kpczyski, Savunma Bakanının talimatlıyla 9 Ocak'ta görevden alındı. </p><p>Polonya medyası, Kpczyski'nin Polonya Savunma Bakanlığı tarafından görevden alınmasının yaşanan bu olayla bağlantılı olduğunu yazdı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Sevgili dostum Şi&amp;quot;: Putin, Çin lideri ile ne konuştu?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/sevgili-dostum-si-putin-cin-lideri-ile-ne-konustu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/sevgili-dostum-si-putin-cin-lideri-ile-ne-konustu</guid>
<description><![CDATA[ Rusya lideri Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping, Donald Trump&#039;ın ABD Başkanı olarak göreve başlamasından birkaç saat sonra telefonda görüştü. Trump, yeni dönemi için Pekin&#039;i ağır gümrük vergileriyle tehdit ederken, Moskova&#039;yı Ukrayna sorununu çözmemesi halinde “büyük bir bela” ile karşı karşıya kalacağı konusunda uyarmıştı.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüntülü görüşme yaptı.
Görüşme, Donald Trump&#039;ın ABD başkanı olarak yeniden göreve gelmesinden saatler sonra gerçekleşti.
Göreve geldiğinden bu yana Washington&#039;un düşmanlarına karşı sert bir tutum takınacağına söz veren  ABD Başkanı Donald Trump, Pekin&#039;i ağır gümrük vergileriyle tehdit etti ve Moskova&#039;yı Ukrayna sorununu çözmemesi halinde “büyük bir bela” ile karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı.Görüşmede Şi&#039;ye “sevgili dostum” diye hitap eden Putin, Rusya ve Çin&#039;in dış baskılara rağmen “dostluk, karşılıklı güven ve destek temelinde” ilişkiler kurduğunu söyledi.
Putin, “Rusya ve Çin&#039;in ortak çalışmaları uluslararası ilişkilerde önemli bir istikrar sağlayıcı rol oynuyor” dedi.
Şi de tercüman aracılığıyla yaptığı açıklamada işbirliğini övdü ve ikili ticaretin artmakta olduğunu söyledi.Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;ya asker göndermesinden bu yana askeri ve ticari bağlarını güçlendiren Moskova ve Pekin, her iki ülkeyi de dünya sahnesinde kötü niyetli aktörler olarak gören ABD&#039;yi endişelendiriyor.
Çin, yaklaşık üç yıldır süren çatışmalarda kendisini tarafsız bir taraf olarak göstermeye çalıştı.Ancak Moskova&#039;nın yakın bir siyasi ve ekonomik ortağı olmaya devam etmesi ve Rusya&#039;nın eylemlerini hiçbir zaman kınamaması, bazı NATO üyelerinin Pekin&#039;i çatışmanın “kolaylaştırıcısı” olarak damgalamasına yol açtı.
Her iki taraf da Xi ve Putin&#039;in sözde güçlü kişisel bağından çokça söz etti; Xi, Rus lideri “en iyi arkadaşı” olarak nitelendirirken Putin de “güvenilir ortağı ”ndan övgüyle söz etti.Rus ordusu, 11 bin Kuzey Kore askerini Kursk bölgesindeki cephe hattına entegre ederek Ukrayna ile devam eden savaşta kritik bir hamle yaptı.
Ukrayna, yüzlerce Kuzey Kore askerinin çatışmalarda öldüğünü öne sürüyor.
İki Kuzey Kore askeri ise geçtiğimiz haftalarda Ukrayna birlikleri tarafından yaralı olarak ele geçirilmişti.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bu kayıplarla ilgili bir açıklama yapmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/86zTF2D3UECXUrq7qlW3cQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sevgili, dostum, Şi:, Putin, Çin, lideri, ile, konuştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/86zTF2D3UECXUrq7qlW3cQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" sevgili dostum putin lideri ile ne konu><p>Rusya lideri Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping, Donald Trump'ın ABD Başkanı olarak göreve başlamasından birkaç saat sonra telefonda görüştü. Trump, yeni dönemi için Pekin'i ağır gümrük vergileriyle tehdit ederken, Moskova'yı Ukrayna sorununu çözmemesi halinde “büyük bir bela” ile karşı karşıya kalacağı konusunda uyarmıştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9NIl77bfKk6Oqmw0HqR-Fw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüntülü görüşme yaptı.
Görüşme, Donald Trump'ın ABD başkanı olarak yeniden göreve gelmesinden saatler sonra gerçekleşti.
Göreve geldiğinden bu yana Washington'un düşmanlarına karşı sert bir tutum takınacağına söz veren  ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'i ağır gümrük vergileriyle tehdit etti ve Moskova'yı Ukrayna sorununu çözmemesi halinde “büyük bir bela” ile karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zzvg78yy-UWAXMGkI24M0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görüşmede Şi'ye “sevgili dostum” diye hitap eden Putin, Rusya ve Çin'in dış baskılara rağmen “dostluk, karşılıklı güven ve destek temelinde” ilişkiler kurduğunu söyledi.
Putin, “Rusya ve Çin'in ortak çalışmaları uluslararası ilişkilerde önemli bir istikrar sağlayıcı rol oynuyor” dedi.
Şi de tercüman aracılığıyla yaptığı açıklamada işbirliğini övdü ve ikili ticaretin artmakta olduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fyuOE9TBTkGTI0JRu3aDkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya'nın Ukrayna'ya asker göndermesinden bu yana askeri ve ticari bağlarını güçlendiren Moskova ve Pekin, her iki ülkeyi de dünya sahnesinde kötü niyetli aktörler olarak gören ABD'yi endişelendiriyor.
Çin, yaklaşık üç yıldır süren çatışmalarda kendisini tarafsız bir taraf olarak göstermeye çalıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mV9ilpd9RE-nG2vnX4kqng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak Moskova'nın yakın bir siyasi ve ekonomik ortağı olmaya devam etmesi ve Rusya'nın eylemlerini hiçbir zaman kınamaması, bazı NATO üyelerinin Pekin'i çatışmanın “kolaylaştırıcısı” olarak damgalamasına yol açtı.
Her iki taraf da Xi ve Putin'in sözde güçlü kişisel bağından çokça söz etti; Xi, Rus lideri “en iyi arkadaşı” olarak nitelendirirken Putin de “güvenilir ortağı ”ndan övgüyle söz etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FjaN_wrbcEmhekLzrHEhJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus ordusu, 11 bin Kuzey Kore askerini Kursk bölgesindeki cephe hattına entegre ederek Ukrayna ile devam eden savaşta kritik bir hamle yaptı.
Ukrayna, yüzlerce Kuzey Kore askerinin çatışmalarda öldüğünü öne sürüyor.
İki Kuzey Kore askeri ise geçtiğimiz haftalarda Ukrayna birlikleri tarafından yaralı olarak ele geçirilmişti.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bu kayıplarla ilgili bir açıklama yapmadı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna&amp;apos;nın özel taburu: &amp;quot;Tek görevleri Kuzey Korelileri avlamak&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ukraynanin-oezel-taburu-tek-goerevleri-kuzey-korelileri-avlamak</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ukraynanin-oezel-taburu-tek-goerevleri-kuzey-korelileri-avlamak</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna özel kuvvetlerinden bir tabur asker, Kuzey Koreli birlikleri yakalamak ve canlı olarak ele geçirmek için özel olarak görevlendirildi. Geçtiğimiz haftalarda Kuzey Koreli iki asker ilk kez canlı olarak ele geçirildi. Ukraynalı subaylar, Kuzey Koreli askerlerin bulunma anını Amerikan gazetesi Wall Street Journal&#039;a anlattı. Aktarılana göre Rus obüsleri, Ukraynalılar ve esirleri ormanda ilerlerken, alışılmadık derecede yoğun bir bombardıman başlattı. Ukraynalı komutan o anları, &quot;Ruslar o an ellerindeki tüm kaynakları, hem Korelilerden hem de bizden kurtulmak için kullandılar&quot; ifadeleriyle anlattı.Ukrayna özel kuvvetlerinden bir tabur asker, Rusya&#039;nın Kursk bölgesindeki bir ormanda yalnız başına yatan yaralı bir Kuzey Kore askeri buldu.
Ukraynalıları fark eden genç asker, umutsuz bir tehdit olarak bir el bombası salladı.
TEK GÖREVLERİ KUZEY KORELİ AVLAMAK
Kuzey Koreliyi avlayan Ukrayna taburu, bu askeri bulmak için özel olarak görevlendirilmişti.
Tek görevi Kuzey Koreli birlikleri yakalamak ve canlı olarak ele geçirmek olan bu askerler, savaş alanını didik aramakla görevli.Ukraynalı birliğin komutanı, bu durum için öğrendiği birkaç Korece cümleyi kullanarak onu sakinleştirmek için, &quot;Kardeşim, her şey yolunda.&quot; dedi.
Kuzey Koreli, Ukraynalı subayın hatırladığına göre, sanki kendini havaya uçurmakla tehdit edercesine bir el bombası kaldırdı.
Tabur komutanı, &quot;Ona bir çocuk gibi davrandık. Kendine zarar vermesini istemedik.&quot; dedi.Rus obüsleri, Ukraynalılar ve esirleri ormanda ilerlerken, alışılmadık derecede yoğun bir mermi yağmuruna tutmaya başladı.
Ukraynalı subay, &quot;Ruslar o an ellerindeki tüm kaynakları, hem Korelilerden hem de bizden kurtulmak için kullandılar&quot; dedi.Rus birlikleri bombardımana beş dakika ara verdiğinde, tahliye aracı hızla ilerledi.
Ukraynalı komutan ve adamları Kuzey Korelileri araca bindirdi ve araç hızla uzaklaştı. Özel kuvvetler görevlerini tamamlamıştı.O ana kadar, Rusya için evlerinden binlerce kilometre uzakta savaşan çok sayıda Kuzey Kore askeri öldürülmüş veya yaralanmıştı, ancak hiçbiri esir alınmamıştı.
Bazıları, yara aldıktan sonra yakalanmalarını önlemek için kendi silah arkadaşları tarafından öldürülmüştü.
Diğerleri ise en liderleri Kim Jong Un&#039;un adını haykırdıktan sonra teslim olmaktansa kendilerini öldürmeyi seçmişti.İki esirin geleceği belirsiz.
Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Rus esaretindeki Ukraynalılarla takas karşılığında onları Kim Jong Un&#039;a iade etmeye hazır olduğunu söyledi, ancak şimdilik Ukrayna&#039;nın gözetiminde kalmaya devam ediyorlar.Kuzey Kore birlikleri ilk kez aralık ayının ortalarında savaş alanına çıktı.
Bu birlikler, ağustos ayından bu yana Ukrayna&#039;nın kısmen işgali altında olan Rusya&#039;nın Kursk bölgesine konuşlandırıldı.
Ukraynalı yetkililer, en az 12 bin Kuzey Koreli askerin bölgede konuşlandırıldığını tahmin ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FBsEqeNvK0OZUsFztXowgw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukraynanın, özel, taburu:, Tek, görevleri, Kuzey, Korelileri, avlamak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FBsEqeNvK0OZUsFztXowgw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna'nın özel taburu: " tek g kuzey korelileri avlamak><p>Ukrayna özel kuvvetlerinden bir tabur asker, Kuzey Koreli birlikleri yakalamak ve canlı olarak ele geçirmek için özel olarak görevlendirildi. Geçtiğimiz haftalarda Kuzey Koreli iki asker ilk kez canlı olarak ele geçirildi. Ukraynalı subaylar, Kuzey Koreli askerlerin bulunma anını Amerikan gazetesi Wall Street Journal'a anlattı. Aktarılana göre Rus obüsleri, Ukraynalılar ve esirleri ormanda ilerlerken, alışılmadık derecede yoğun bir bombardıman başlattı. Ukraynalı komutan o anları, "Ruslar o an ellerindeki tüm kaynakları, hem Korelilerden hem de bizden kurtulmak için kullandılar" ifadeleriyle anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W6w0_CYVdEiQAckbvyhgxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna özel kuvvetlerinden bir tabur asker, Rusya'nın Kursk bölgesindeki bir ormanda yalnız başına yatan yaralı bir Kuzey Kore askeri buldu.
Ukraynalıları fark eden genç asker, umutsuz bir tehdit olarak bir el bombası salladı.
TEK GÖREVLERİ KUZEY KORELİ AVLAMAK
Kuzey Koreliyi avlayan Ukrayna taburu, bu askeri bulmak için özel olarak görevlendirilmişti.
Tek görevi Kuzey Koreli birlikleri yakalamak ve canlı olarak ele geçirmek olan bu askerler, savaş alanını didik aramakla görevli.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kXOuiqWQLEW0WurIBvuw3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukraynalı birliğin komutanı, bu durum için öğrendiği birkaç Korece cümleyi kullanarak onu sakinleştirmek için, "Kardeşim, her şey yolunda." dedi.
Kuzey Koreli, Ukraynalı subayın hatırladığına göre, sanki kendini havaya uçurmakla tehdit edercesine bir el bombası kaldırdı.
Tabur komutanı, "Ona bir çocuk gibi davrandık. Kendine zarar vermesini istemedik." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kAfTSlPfMEqUjYeNfnHPmQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus obüsleri, Ukraynalılar ve esirleri ormanda ilerlerken, alışılmadık derecede yoğun bir mermi yağmuruna tutmaya başladı.
Ukraynalı subay, "Ruslar o an ellerindeki tüm kaynakları, hem Korelilerden hem de bizden kurtulmak için kullandılar" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HuzKYRqPZUiMz6BC281Nnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus birlikleri bombardımana beş dakika ara verdiğinde, tahliye aracı hızla ilerledi.
Ukraynalı komutan ve adamları Kuzey Korelileri araca bindirdi ve araç hızla uzaklaştı. Özel kuvvetler görevlerini tamamlamıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G6ZWGUg24U2Dp5fShbEVFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>O ana kadar, Rusya için evlerinden binlerce kilometre uzakta savaşan çok sayıda Kuzey Kore askeri öldürülmüş veya yaralanmıştı, ancak hiçbiri esir alınmamıştı.
Bazıları, yara aldıktan sonra yakalanmalarını önlemek için kendi silah arkadaşları tarafından öldürülmüştü.
Diğerleri ise en liderleri Kim Jong Un'un adını haykırdıktan sonra teslim olmaktansa kendilerini öldürmeyi seçmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BzB66psZY062WKH-tNiOCg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İki esirin geleceği belirsiz.
Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Rus esaretindeki Ukraynalılarla takas karşılığında onları Kim Jong Un'a iade etmeye hazır olduğunu söyledi, ancak şimdilik Ukrayna'nın gözetiminde kalmaya devam ediyorlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m2RWM43Ajkq76-swlUR9hw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey Kore birlikleri ilk kez aralık ayının ortalarında savaş alanına çıktı.
Bu birlikler, ağustos ayından bu yana Ukrayna'nın kısmen işgali altında olan Rusya'nın Kursk bölgesine konuşlandırıldı.
Ukraynalı yetkililer, en az 12 bin Kuzey Koreli askerin bölgede konuşlandırıldığını tahmin ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e8BQwNRmVk6A_ytcKf34UA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Tank ve füzeleri hazırladı&amp;quot;: Putin, NATO&amp;apos;ya saldırmaya hazırlanıyor iddiası!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/tank-ve-fuzeleri-hazirladi-putin-natoya-saldirmaya-hazirlaniyor-iddiasi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/tank-ve-fuzeleri-hazirladi-putin-natoya-saldirmaya-hazirlaniyor-iddiasi</guid>
<description><![CDATA[ Alman bir askeri yetkili, Rusya lideri Vladimir Putin&#039;in Ukrayna savaşında kaybettiği silahların yerini çoktan doldurduğunu ve NATO&#039;ya saldırmak için koşulları yarattığını iddia etti. Freuding, Putin&#039;in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını söyledi.Önde gelen bir Alman askeri yetkili, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;in NATO&#039;ya saldırmak için koşulları yarattığını ve Ukrayna&#039;daki savaşta imha edilen binlerce tank ve füzenin yerini çoktan doldurduğunu öne sürdü.
Tümgeneral Christian Freuding, Rusya&#039;nın silahlı kuvvetlerinin “sadece muazzam personel ve maddi kayıplarını telafi etmekle kalmadığını, aynı zamanda başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını” söyledi.
Freuding, Die Welt&#039;e yaptığı açıklamada Putin&#039;in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını ve ordunun başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını dile getirdi.Rusya&#039;nın NATO&#039;ya saldırmayı planlayıp planlamadığı net olmasa da Freuding, Putin&#039;in açıkça bunun için koşulları yarattığını ifade eden Freuding, Rusya&#039;nın depolarındaki malzemelerin “arttığını” iddia etti.
Rus medyasına göre Moskova, son 12 ayda ordusunu önemli ölçüde genişletti ve eylül ayında ordusunun aktif personel sayısını 1,5 milyona çıkararak dünyanın en büyük ikinci ordusu haline geldi.
NATO çatışma istemediğini ve Rusya&#039;ya tehdit oluşturmadığını iddia ederken, Putin ve müttefikleri Ukrayna&#039;ya verilen desteği zayıflatmak amacıyla Batı&#039;ya giderek daha fazla &quot;nükleer kıyamet&quot; uyarıları gönderiyor.Ukrayna&#039;nın Batı&#039;daki en büyük destekçilerinden biri olan Almanya, 2,5 milyar sterlinlik bir yardım paketini destekleyip desteklememe konusunda yoğun tartışmalara kilitlenmiş durumda.
Şansölye Olaf Scholz bu paketin Almanya&#039;nın kendi harcama kısıtlamalarını gevşetmesine bağlı olacağını söyledi.
Çoğunlukla hava savunmasını finanse edecek olan yardım paketi, Almanya&#039;da 23 Şubat&#039;ta yapılacak erken seçimler öncesinde Ukrayna&#039;yı desteklemek isteyen siyasi yelpazenin farklı kesimlerinden liderlerin desteğini aldı.
Eğer kabul edilirse bu, bugüne kadar herhangi bir müttefikten gelen en büyük tek paket olacak ve 2025 yılı için Ukrayna&#039;ya tahsis edilen 4 milyar avroluk yardımı tamamlayacak.Putin ve milletvekillerinin Kiev&#039;in topraklarını savunmasını desteklemeyi teklif eden partileri tehdit ettiği hassas bir dönemde geliyor.
Rusya Parlamentosu Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Aleksey Zhuravlyov geçtiğimiz hafta Rusya&#039;nın üç yıl içinde Üçüncü Dünya Savaşı&#039;na hazır olması gerektiğini söyledi.
Putin yanlısı milletvekili, Rusya&#039;nın savaşmak için yeterli gönüllüye sahip olmasına rağmen, erkek nüfusunu 2028-29&#039;a kadar Batı ile büyük bir çatışmaya hazırlamaya başlaması gerektiğini belirtti.
Zhuravlyov, “Avrupa bize 2028-2029&#039;da Rusya ile savaşmaya hazır olacağını açıklıyor. Burada erkek nüfusu hazırlamak ve doğal olarak Anavatanı savunmak gerekiyor. Bu konuda konuşmalı ve bundan utanmamalıyız” yorumunu yaptı.Yorumlara yanıt veren Devlet Duması Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Yuri Shvytkin, Ridus&#039;a “her Rus&#039;un dış saldırı durumunda silahlanması ve Anavatanı savunması gerektiğini anlaması gerektiğini” söyleyerek değerlendirmeye katıldı.
Ancak NATO&#039;dan gelen tehdidin henüz acil bir mesele olmadığını öne sürerek derhal seferberlik çağrısında bulunmaktan kaçındı.Putin aralık ayı sonunda, Batı&#039;nın durumu tırmandırmaya devam etmesi halinde küresel bir çatışmanın patlak verebileceğini söyledi.
Bir devlet televizyonu muhabirine verdiği demeçte Putin, “Biliyorsunuz, kimseyi korkutmaya gerek yok” dedi ve “Birçok tehlike var ve bunlar giderek artıyor” şeklinde bir uyarıda bulundu.
Putin, şunları ekledi: “Ve düşmanımızın bugün ne yaptığını görüyoruz, durumu tırmandırıyor. Eğer istiyorlarsa, bırakalım kötü yaşasınlar, bırakalım daha da tırmansınlar. Biz her türlü meydan okumaya her zaman karşılık vereceğiz.”Rus ordusu, 11 bin Kuzey Kore askerini Kursk bölgesindeki cephe hattına entegre ederek savaşta ilerleme kaydetmeye çalıştı.
Ukrayna, yüzlerce Kuzey Kore askerinin çatışmalarda öldüğünü öne sürüyor.
İki Kuzey Kore askeri ise geçtiğimiz haftalarda Ukrayna birlikleri tarafından yaralı olarak ele geçirilmişti.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bu kayıplarla ilgili bir açıklama yapmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X7TPiH2FrU-0SIodI9TIyw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tank, füzeleri, hazırladı:, Putin, NATOya, saldırmaya, hazırlanıyor, iddiası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X7TPiH2FrU-0SIodI9TIyw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" tank ve f haz putin nato sald iddias><p>Alman bir askeri yetkili, Rusya lideri Vladimir Putin'in Ukrayna savaşında kaybettiği silahların yerini çoktan doldurduğunu ve NATO'ya saldırmak için koşulları yarattığını iddia etti. Freuding, Putin'in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını söyledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vp23vGOqDUyY8TCqnwSeRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Önde gelen bir Alman askeri yetkili, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in NATO'ya saldırmak için koşulları yarattığını ve Ukrayna'daki savaşta imha edilen binlerce tank ve füzenin yerini çoktan doldurduğunu öne sürdü.
Tümgeneral Christian Freuding, Rusya'nın silahlı kuvvetlerinin “sadece muazzam personel ve maddi kayıplarını telafi etmekle kalmadığını, aynı zamanda başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını” söyledi.
Freuding, Die Welt'e yaptığı açıklamada Putin'in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını ve ordunun başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rEuqhY3GaUaPQnVWgRRjmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya'nın NATO'ya saldırmayı planlayıp planlamadığı net olmasa da Freuding, Putin'in açıkça bunun için koşulları yarattığını ifade eden Freuding, Rusya'nın depolarındaki malzemelerin “arttığını” iddia etti.
Rus medyasına göre Moskova, son 12 ayda ordusunu önemli ölçüde genişletti ve eylül ayında ordusunun aktif personel sayısını 1,5 milyona çıkararak dünyanın en büyük ikinci ordusu haline geldi.
NATO çatışma istemediğini ve Rusya'ya tehdit oluşturmadığını iddia ederken, Putin ve müttefikleri Ukrayna'ya verilen desteği zayıflatmak amacıyla Batı'ya giderek daha fazla "nükleer kıyamet" uyarıları gönderiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Km4619AKrkq9pPFxCC4H0A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna'nın Batı'daki en büyük destekçilerinden biri olan Almanya, 2,5 milyar sterlinlik bir yardım paketini destekleyip desteklememe konusunda yoğun tartışmalara kilitlenmiş durumda.
Şansölye Olaf Scholz bu paketin Almanya'nın kendi harcama kısıtlamalarını gevşetmesine bağlı olacağını söyledi.
Çoğunlukla hava savunmasını finanse edecek olan yardım paketi, Almanya'da 23 Şubat'ta yapılacak erken seçimler öncesinde Ukrayna'yı desteklemek isteyen siyasi yelpazenin farklı kesimlerinden liderlerin desteğini aldı.
Eğer kabul edilirse bu, bugüne kadar herhangi bir müttefikten gelen en büyük tek paket olacak ve 2025 yılı için Ukrayna'ya tahsis edilen 4 milyar avroluk yardımı tamamlayacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mp0LEjlyK06z0DkoKUaovw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Putin ve milletvekillerinin Kiev'in topraklarını savunmasını desteklemeyi teklif eden partileri tehdit ettiği hassas bir dönemde geliyor.
Rusya Parlamentosu Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Aleksey Zhuravlyov geçtiğimiz hafta Rusya'nın üç yıl içinde Üçüncü Dünya Savaşı'na hazır olması gerektiğini söyledi.
Putin yanlısı milletvekili, Rusya'nın savaşmak için yeterli gönüllüye sahip olmasına rağmen, erkek nüfusunu 2028-29'a kadar Batı ile büyük bir çatışmaya hazırlamaya başlaması gerektiğini belirtti.
Zhuravlyov, “Avrupa bize 2028-2029'da Rusya ile savaşmaya hazır olacağını açıklıyor. Burada erkek nüfusu hazırlamak ve doğal olarak Anavatanı savunmak gerekiyor. Bu konuda konuşmalı ve bundan utanmamalıyız” yorumunu yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pybzPpgAUEqVhgyLyWOCRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yorumlara yanıt veren Devlet Duması Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Yuri Shvytkin, Ridus'a “her Rus'un dış saldırı durumunda silahlanması ve Anavatanı savunması gerektiğini anlaması gerektiğini” söyleyerek değerlendirmeye katıldı.
Ancak NATO'dan gelen tehdidin henüz acil bir mesele olmadığını öne sürerek derhal seferberlik çağrısında bulunmaktan kaçındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t1rRHhdi40iDv6_ZScPnlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Putin aralık ayı sonunda, Batı'nın durumu tırmandırmaya devam etmesi halinde küresel bir çatışmanın patlak verebileceğini söyledi.
Bir devlet televizyonu muhabirine verdiği demeçte Putin, “Biliyorsunuz, kimseyi korkutmaya gerek yok” dedi ve “Birçok tehlike var ve bunlar giderek artıyor” şeklinde bir uyarıda bulundu.
Putin, şunları ekledi: “Ve düşmanımızın bugün ne yaptığını görüyoruz, durumu tırmandırıyor. Eğer istiyorlarsa, bırakalım kötü yaşasınlar, bırakalım daha da tırmansınlar. Biz her türlü meydan okumaya her zaman karşılık vereceğiz.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jdfuIZ9GMEaBxdwYv5PsFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus ordusu, 11 bin Kuzey Kore askerini Kursk bölgesindeki cephe hattına entegre ederek savaşta ilerleme kaydetmeye çalıştı.
Ukrayna, yüzlerce Kuzey Kore askerinin çatışmalarda öldüğünü öne sürüyor.
İki Kuzey Kore askeri ise geçtiğimiz haftalarda Ukrayna birlikleri tarafından yaralı olarak ele geçirilmişti.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bu kayıplarla ilgili bir açıklama yapmadı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamas tekrar güç topluyor: &amp;quot;İsrail&amp;apos;in suratına inen bir tokat&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/hamas-tekrar-guc-topluyor-israilin-suratina-inen-bir-tokat</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/hamas-tekrar-guc-topluyor-israilin-suratina-inen-bir-tokat</guid>
<description><![CDATA[ Gazze Şeridi&#039;nde ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte yeniden inşa faaliyetleri hız kazandı. İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından Hamas, binlerce üyesiyle birlikte sokaklara döküldü. Gazze&#039;de tekrar güç toplama amacında olan Hamas, tam teçhizatlı ve silahlanmış halde bölgenin güvenliğini sağlamak için çalışıyor. Bu açık güç gösterisi, yeniden inşa çalışmalarının başlamasıyla birlikte Hamas&#039;la ciddi bir iş birliği yapılması gerektiğinin işareti olarak dikkat çekiyor. Amerikan gazetesi Wall Street Journal, grubun Yahya Sinvar&#039;ın kardeşi Muhammed Sinvar&#039;ın komutası altına girdiğini ve yeniden silahlandığını aktarıyor.Gazze Şeridi&#039;nde ateşkes yürürlüğe girdi ve aylardır süren savaşın ardından silahlar nihayet sustu.
İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından Hamas, kontrolü sağlamak amacıyla binlerce savaşçısını sokaklara çıkarmaya başladı.
Amerikan gazetesi Wall Street Journal (WSJ), ateşkesin ardından Hamas&#039;ın Gazze Şeridi&#039;nde tekrar güç toplayabileceğini yazıyor.Hamas&#039;ın tünellerden çıkarak sokaklara geri dönmesi, grubun bölgedeki baskın güç olmaya devam ettiğini vurguluyor. İsrail güçler, Filistinli grubu yok etmeyi başaramadı.
Hamas üyeleri ilk İsrailli rehineleri Kızılhaç&#039;a teslim ettiğinde, Arap arabulucular Hamas&#039;ın elit biriminden savaşçıların tam teçhizatlı ve silahlanmış olarak bölgede olduğunu aktardı.Aylarca tünellerde gizlendikten sonra yapılan bu açık güç gösterisi, yeniden inşa çalışmalarının başlamasıyla birlikte Hamas&#039;la ciddi bir iş birliği yapılması gerektiğinin işareti oldu.Eski bir İsrail rehine müzakerecisi, &quot;Hamas&#039;ın silahlı olarak sahada bulunması, İsrail hükümetine ve ordusuna atılmış bir tokattır.Bu, İsrail&#039;in savaş hedeflerinin asla gerçekleştirilemeyeceğini vurguluyor.&quot; yorumunda bulundu.İsrail ile Hamas arasındaki kırılgan ateşkes, modern Ortadoğu tarihinin en ölümcül savaşlarından biri olan ve bölgede yaklaşık 47 bin kişinin ölümüne yol açan çatışmayı durdurdu.
İsrailli yetkililere göre, 7 Ekim 2023&#039;te başlayan savaştan önce Hamas&#039;ın 30 bine yakın üyesi vardı.
İsrail ordusu, bunlardan 17 bininin öldürüldüğünü savunuyor. Filistinli grup ise kayıplarına dair rakam paylaşmıyor.Hamas&#039;ın eski liderleri İsmail Haniye ve Yahya Sinvar, İsrail saldırılarında öldürülmüştü.
WSJ, grubun Yahya Sinvar&#039;ın kardeşi Muhammed Sinvar&#039;ın komutası altına girdiğini ve yeniden silahlandığını aktarıyor.
Muhammed Sinvar, uzun zamandır büyük ölçüde perde arkasında faaliyet gösterdi ve bu da ona &quot;Gölge&quot; lakabını kazandırdı.
İsrailli yetkililer tarafından her yerde aranan Sinvar, Hamas&#039;ın elindeki en önemli kozlardan biri durumunda.Gazze Şeridi&#039;nin savaş sonrası idaresi için konuşulan planlar arasında, bölgenin kontrolünün Batı Şeria&#039;yı yöneten Filistin Ulusal Yönetimi&#039;ne devredilmesi de var.
Üst düzey İsrailli savunma yetkilileri tek gerçek alternatifin bu olduğunda ısrar ediyor.
Üç aşamalı ateşkesin ilk 42 gününde, İsrailli 33 rehine ve 1900’ün üzerinde Filistinli mahkumun serbest bırakılması öngörülüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YOZLGcu2Ok-5hOBIgMLL9Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hamas, tekrar, güç, topluyor:, İsrailin, suratına, inen, bir, tokat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YOZLGcu2Ok-5hOBIgMLL9Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hamas tekrar güç topluyor: " surat inen bir tokat><p>Gazze Şeridi'nde ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte yeniden inşa faaliyetleri hız kazandı. İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından Hamas, binlerce üyesiyle birlikte sokaklara döküldü. Gazze'de tekrar güç toplama amacında olan Hamas, tam teçhizatlı ve silahlanmış halde bölgenin güvenliğini sağlamak için çalışıyor. Bu açık güç gösterisi, yeniden inşa çalışmalarının başlamasıyla birlikte Hamas'la ciddi bir iş birliği yapılması gerektiğinin işareti olarak dikkat çekiyor. Amerikan gazetesi Wall Street Journal, grubun Yahya Sinvar'ın kardeşi Muhammed Sinvar'ın komutası altına girdiğini ve yeniden silahlandığını aktarıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_p4r1SutGESciXGIvHypUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze Şeridi'nde ateşkes yürürlüğe girdi ve aylardır süren savaşın ardından silahlar nihayet sustu.
İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından Hamas, kontrolü sağlamak amacıyla binlerce savaşçısını sokaklara çıkarmaya başladı.
Amerikan gazetesi Wall Street Journal (WSJ), ateşkesin ardından Hamas'ın Gazze Şeridi'nde tekrar güç toplayabileceğini yazıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9dA84Git-E6AQeiIUL3OtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas'ın tünellerden çıkarak sokaklara geri dönmesi, grubun bölgedeki baskın güç olmaya devam ettiğini vurguluyor. İsrail güçler, Filistinli grubu yok etmeyi başaramadı.
Hamas üyeleri ilk İsrailli rehineleri Kızılhaç'a teslim ettiğinde, Arap arabulucular Hamas'ın elit biriminden savaşçıların tam teçhizatlı ve silahlanmış olarak bölgede olduğunu aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yljvWH4M80aUjBz8_DLUzQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aylarca tünellerde gizlendikten sonra yapılan bu açık güç gösterisi, yeniden inşa çalışmalarının başlamasıyla birlikte Hamas'la ciddi bir iş birliği yapılması gerektiğinin işareti oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6VICrWSdykCRk4wQYD0Qjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eski bir İsrail rehine müzakerecisi, "Hamas'ın silahlı olarak sahada bulunması, İsrail hükümetine ve ordusuna atılmış bir tokattır.Bu, İsrail'in savaş hedeflerinin asla gerçekleştirilemeyeceğini vurguluyor." yorumunda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZGshdb0FtUKZUdr6Y0n6Yg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ile Hamas arasındaki kırılgan ateşkes, modern Ortadoğu tarihinin en ölümcül savaşlarından biri olan ve bölgede yaklaşık 47 bin kişinin ölümüne yol açan çatışmayı durdurdu.
İsrailli yetkililere göre, 7 Ekim 2023'te başlayan savaştan önce Hamas'ın 30 bine yakın üyesi vardı.
İsrail ordusu, bunlardan 17 bininin öldürüldüğünü savunuyor. Filistinli grup ise kayıplarına dair rakam paylaşmıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KEAYy7HhlkmLKIN7LQyXAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas'ın eski liderleri İsmail Haniye ve Yahya Sinvar, İsrail saldırılarında öldürülmüştü.
WSJ, grubun Yahya Sinvar'ın kardeşi Muhammed Sinvar'ın komutası altına girdiğini ve yeniden silahlandığını aktarıyor.
Muhammed Sinvar, uzun zamandır büyük ölçüde perde arkasında faaliyet gösterdi ve bu da ona "Gölge" lakabını kazandırdı.
İsrailli yetkililer tarafından her yerde aranan Sinvar, Hamas'ın elindeki en önemli kozlardan biri durumunda.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1tojQ05CgU6pRu2hv6OCYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze Şeridi'nin savaş sonrası idaresi için konuşulan planlar arasında, bölgenin kontrolünün Batı Şeria'yı yöneten Filistin Ulusal Yönetimi'ne devredilmesi de var.
Üst düzey İsrailli savunma yetkilileri tek gerçek alternatifin bu olduğunda ısrar ediyor.
Üç aşamalı ateşkesin ilk 42 gününde, İsrailli 33 rehine ve 1900’ün üzerinde Filistinli mahkumun serbest bırakılması öngörülüyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon ilk kez hakim karşısına çıktı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/guney-kore-devlet-baskani-yoon-ilk-kez-hakim-karsisina-cikti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/guney-kore-devlet-baskani-yoon-ilk-kez-hakim-karsisina-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, Anayasa Mahkemesi&#039;nde yapılan azil davası duruşmasında liberal demokrasiye inandığını belirterek, &quot;isyan&quot; ve &quot;görevi kötüye kullanma&quot; suçlamalarını reddetti. Yoon, &quot;Anayasa Mahkemesi&#039;nin görevi Anayasa&#039;yı savunmak olduğundan yargıçlardan beni çeşitli açılardan olumlu değerlendirmelerini rica ediyorum&quot; dedi.Güney Kore&#039;de ilan ettiği 6 saatlik sıkıyönetim uygulaması nedeniyle yetkileri askıya alınan Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, hakkındaki azil davasının 3&#039;üncü duruşmasında ilk kez hakim karşısına çıktı.
Başkanlık Güvenlik Servisi&#039;nin (PSS) aldığı yoğun güvenlik önlemleri altında Uiwang şehrindeki Seul Gözaltı Merkezi&#039;nden Anayasa Mahkemesi&#039;ne getirilen Yoon, yerel saatle 14.00&#039;te duruşma salonuna girerek 8 yargıcın gelmesini bekledi.Duruşmanın başında konuşmak için izni isteyerek &quot;Bugün ilk kez katılıyorum, bu yüzden kısa bir konuşma yapacağım&quot; diyen Yoon, reşit olduğu günden bu yana özellikle de kamu hizmeti süresince “liberal demokrasiye inandığını&quot; vurguladı.
Sıkıyönetim ilanının devlet başkanının meşru yetkileri arasında olduğunu yineleyen ve “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarını reddeden Yoon, “Anayasa Mahkemesi&#039;nin görevi Anayasa&#039;yı savunmak olduğundan, yargıçlardan beni çeşitli açılardan olumlu değerlendirmelerini rica ediyorum” ifadelerini kullandı.Yoon, 3 Aralık&#039;ta Ulusal Meclis&#039;e gönderilen özel kuvvetler birliklerinin yasama organını devre dışı bırakmak veya sıkıyönetimi engelleme girişimlerini sekteye uğratmak için orada olmadıklarını belirterek, “Çünkü böyle bir eylemin önlenemez bir krize yol açacağını biliyorum” dedi.
&quot;Bu ülkede parlamento ve haber medyası başkandan çok daha güçlü, çok daha üstün bir konumda&quot; diyen Yoon, &quot;Sıkıyönetimi kaldırma kararını engellemeye çalışsam bu Ulusal Meclis dışında bir yerde gerçekleştirilebilirdi” şeklinde konuştu.Yoon&#039;un savunma ekibi ise müvekkillerine yönetilen “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarının haksız olduğunu savunarak, muhalefetin eylemlerinin hükümeti felç ettiğini ve ülkenin demokratik ve anayasal düzenini çöküşün eşiğine getirdiğini iddia etti.
Yoon&#039;un avukatlarından Cha Gi-hwan sıkıyönetim ilanında görev alan askeri komutanların “Yoon ve üst düzey yardımcılarının siyasi olarak Yoon ile çatışan bazı parlamento üyelerinin tutuklanması emrini verdiği” şeklindeki ifadelerin de doğru olmadığını savundu.Anayasa Mahkemesi&#039;nin dışında toplanan Yoon destekçileri ise slogan ve pankartlarla Yoon hakkındaki azil sürecini protesto etti.
Bölgede yoğun güvenlik önlemleri alınırken polise saldıran bir kadın protestocunun gözaltına alındığı bildirildi.
Güney Kore basını da Anayasa Mahkemesi yakınlarında yapılan bir Yoon&#039;a destek mitingine 4 bin kişinin katıldığını duyurdu.Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol “Muhalefetin devlet karşıtı faaliyetlerde bulunduğu” iddiasıyla 6 saat süren bir sıkıyönetim ilan etmiş, Ulusal Meclis&#039;te yapılan oylama ile Yoon hakkında azil süreci başlatılmıştı.
Yetkileri askıya alınan Yoon hakkında soruşturma açılırken Yoon ise soruşturma komisyonun ifade verme çağrılarını yanıtsız bırakmıştı.Geçtiğimiz Çarşamba günü tutuklanarak ifade vermeye götürülen Yoon, kendisine yönelik soruşturmayı “yasa dışı” olarak niteleyerek polis ve Başkanlık Güvenlik Servisi (PSS) arasında yaşanacak muhtemel bir çatışmada “kan dökülmesini önlemek” için soruşturmacılarla iş birliği yaptığını açıklamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zHrKEfPRikemfmkhIa9ifA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Kore, Devlet, Başkanı, Yoon, ilk, kez, hakim, karşısına, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zHrKEfPRikemfmkhIa9ifA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore Devlet Başkanı Yoon ilk kez hakim karşısına çıktı"><p>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, Anayasa Mahkemesi'nde yapılan azil davası duruşmasında liberal demokrasiye inandığını belirterek, "isyan" ve "görevi kötüye kullanma" suçlamalarını reddetti. Yoon, "Anayasa Mahkemesi'nin görevi Anayasa'yı savunmak olduğundan yargıçlardan beni çeşitli açılardan olumlu değerlendirmelerini rica ediyorum" dedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Si5gfDbgp0qWOdk7cheS2g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore'de ilan ettiği 6 saatlik sıkıyönetim uygulaması nedeniyle yetkileri askıya alınan Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, hakkındaki azil davasının 3'üncü duruşmasında ilk kez hakim karşısına çıktı.
Başkanlık Güvenlik Servisi'nin (PSS) aldığı yoğun güvenlik önlemleri altında Uiwang şehrindeki Seul Gözaltı Merkezi'nden Anayasa Mahkemesi'ne getirilen Yoon, yerel saatle 14.00'te duruşma salonuna girerek 8 yargıcın gelmesini bekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V4f9RCIp00qEZUHe_CTW8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Duruşmanın başında konuşmak için izni isteyerek "Bugün ilk kez katılıyorum, bu yüzden kısa bir konuşma yapacağım" diyen Yoon, reşit olduğu günden bu yana özellikle de kamu hizmeti süresince “liberal demokrasiye inandığını" vurguladı.
Sıkıyönetim ilanının devlet başkanının meşru yetkileri arasında olduğunu yineleyen ve “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarını reddeden Yoon, “Anayasa Mahkemesi'nin görevi Anayasa'yı savunmak olduğundan, yargıçlardan beni çeşitli açılardan olumlu değerlendirmelerini rica ediyorum” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BuqgRwFvJESe12AYEascBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yoon, 3 Aralık'ta Ulusal Meclis'e gönderilen özel kuvvetler birliklerinin yasama organını devre dışı bırakmak veya sıkıyönetimi engelleme girişimlerini sekteye uğratmak için orada olmadıklarını belirterek, “Çünkü böyle bir eylemin önlenemez bir krize yol açacağını biliyorum” dedi.
"Bu ülkede parlamento ve haber medyası başkandan çok daha güçlü, çok daha üstün bir konumda" diyen Yoon, "Sıkıyönetimi kaldırma kararını engellemeye çalışsam bu Ulusal Meclis dışında bir yerde gerçekleştirilebilirdi” şeklinde konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8PZKjieb6USEBUHTK303pw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yoon'un savunma ekibi ise müvekkillerine yönetilen “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarının haksız olduğunu savunarak, muhalefetin eylemlerinin hükümeti felç ettiğini ve ülkenin demokratik ve anayasal düzenini çöküşün eşiğine getirdiğini iddia etti.
Yoon'un avukatlarından Cha Gi-hwan sıkıyönetim ilanında görev alan askeri komutanların “Yoon ve üst düzey yardımcılarının siyasi olarak Yoon ile çatışan bazı parlamento üyelerinin tutuklanması emrini verdiği” şeklindeki ifadelerin de doğru olmadığını savundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rS5HE3OpYUSxYTcQKg8_8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Anayasa Mahkemesi'nin dışında toplanan Yoon destekçileri ise slogan ve pankartlarla Yoon hakkındaki azil sürecini protesto etti.
Bölgede yoğun güvenlik önlemleri alınırken polise saldıran bir kadın protestocunun gözaltına alındığı bildirildi.
Güney Kore basını da Anayasa Mahkemesi yakınlarında yapılan bir Yoon'a destek mitingine 4 bin kişinin katıldığını duyurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XAJ5mrhUEkCF99iaYFnt7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol “Muhalefetin devlet karşıtı faaliyetlerde bulunduğu” iddiasıyla 6 saat süren bir sıkıyönetim ilan etmiş, Ulusal Meclis'te yapılan oylama ile Yoon hakkında azil süreci başlatılmıştı.
Yetkileri askıya alınan Yoon hakkında soruşturma açılırken Yoon ise soruşturma komisyonun ifade verme çağrılarını yanıtsız bırakmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WFt1eIlVe0u0QsQmcylUWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz Çarşamba günü tutuklanarak ifade vermeye götürülen Yoon, kendisine yönelik soruşturmayı “yasa dışı” olarak niteleyerek polis ve Başkanlık Güvenlik Servisi (PSS) arasında yaşanacak muhtemel bir çatışmada “kan dökülmesini önlemek” için soruşturmacılarla iş birliği yaptığını açıklamıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail ordusunda çatlak: Genelkurmay Başkanı Halevi&amp;apos;den istifa mektubu!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-ordusunda-catlak-genelkurmay-baskani-haleviden-istifa-mektubu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-ordusunda-catlak-genelkurmay-baskani-haleviden-istifa-mektubu</guid>
<description><![CDATA[ Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İsrail ordu şefi Herzi Halevi istifa etti. Başbakan Netanyahu&#039;ya mektup ileten Halevi&#039;nin 7 Ekim&#039;teki başarısızlık nedeniyle istifa ettiği bildirildi.Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İsrail ordu şefi Herzi Halevi istifa etti.
Halevi&#039;nin 7 Ekim&#039;teki başarısızlık nedeniyle istifa ettiği bildirildi.İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz&#039;a bir mektup göndererek istifa edeceğini duyurdu.
Halevi, 2 yıl 2 aylık görev süresinin ardından, standart 3 yıllık görev süresinden yaklaşık 10 ay önce, 6 Mart&#039;ta istifa edeceğini söyledi.Halevi, 7 Ekim 2023&#039;te Hamas&#039;ın Aksa Tufanı Operasyonu&#039;na karşı başarısızlığının sorumluluğunu üstleneceğine dair verdiği sözü tutarak istifa ettiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qNrg0sabIE2axXDhDojHng.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, ordusunda, çatlak:, Genelkurmay, Başkanı, Haleviden, istifa, mektubu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qNrg0sabIE2axXDhDojHng.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail ordusunda çatlak: Genelkurmay Başkanı Halevi'den istifa mektubu!"><p>Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İsrail ordu şefi Herzi Halevi istifa etti. Başbakan Netanyahu'ya mektup ileten Halevi'nin 7 Ekim'teki başarısızlık nedeniyle istifa ettiği bildirildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-2TSwoq_IE6j7xHjMek0ng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İsrail ordu şefi Herzi Halevi istifa etti.
Halevi'nin 7 Ekim'teki başarısızlık nedeniyle istifa ettiği bildirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fnkecx3-m0WvpgwoKTBzYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz'a bir mektup göndererek istifa edeceğini duyurdu.
Halevi, 2 yıl 2 aylık görev süresinin ardından, standart 3 yıllık görev süresinden yaklaşık 10 ay önce, 6 Mart'ta istifa edeceğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fkzumoZzQE-HdRRA1W6MOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Halevi, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın Aksa Tufanı Operasyonu'na karşı başarısızlığının sorumluluğunu üstleneceğine dair verdiği sözü tutarak istifa ettiğini bildirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5-9Bra-uL0qKonk189yX5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Azerbaycan’dan Türkiye&amp;apos;ye başsağlığı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/azerbaycandan-turkiyeye-bassagligi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/azerbaycandan-turkiyeye-bassagligi</guid>
<description><![CDATA[ Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Bolu’daki otel yangında 66 kişinin hayatını kaybetmesi dolayısıyla Türkiye’ye başsağlığı diledi.Azerbaycan, Bolu’da Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki bir otelde çıkan yangında 66 kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle taziye mesajı yayınladı.Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kardeş Türkiye&#039;de bir otelde çıkan yangında can kayıpları ve yaralananların olması bizi derinden üzdü. Meydana gelen bu facia nedeniyle hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, dost ve kardeş Türkiye&#039;ye derin üzüntüyle başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi.KAYAK MERKEZİNDE YANGINKartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki bir otelde saat 03.30 sıralarında restoran kısmında başlayan yangın, kısa sürede tüm oteli sarmıştı.Yangında ilk belirlemelere göre 66 kişi hayatını kaybetmiş, 51 kişi yaralanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xtBeygfK20C_x8Rzmg6Zuw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Azerbaycan’dan, Türkiyeye, başsağlığı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xtBeygfK20C_x8Rzmg6Zuw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Azerbaycan’dan Türkiye'ye başsağlığı"><p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Bolu’daki otel yangında 66 kişinin hayatını kaybetmesi dolayısıyla Türkiye’ye başsağlığı diledi.</p><p>Azerbaycan, Bolu’da Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki bir otelde çıkan yangında 66 kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle taziye mesajı yayınladı.</p><p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kardeş Türkiye'de bir otelde çıkan yangında can kayıpları ve yaralananların olması bizi derinden üzdü. Meydana gelen bu facia nedeniyle hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, dost ve kardeş Türkiye'ye derin üzüntüyle başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi.</p><p><strong>KAYAK MERKEZİNDE YANGIN</strong></p><p>Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki bir otelde saat 03.30 sıralarında restoran kısmında başlayan yangın, kısa sürede tüm oteli sarmıştı.</p><p>Yangında ilk belirlemelere göre 66 kişi hayatını kaybetmiş, 51 kişi yaralanmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de ateşkes Batı Şeria&amp;apos;da cinayet: Hamas&amp;apos;tan ayaklanma çağrısı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-ateskes-bati-seriada-cinayet-hamastan-ayaklanma-cagrisi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-ateskes-bati-seriada-cinayet-hamastan-ayaklanma-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de ateşkes ilan edildi ancak İsrail&#039;in Filistinlilere saldırısı Batı Şeria&#039;da devam ediyor. &quot;Terörle mücadele&quot; operasyonu iddiasıyla Cenin&#039;e baskın düzenleyen İsrail ordusu 7 Filistinli&#039;yi öldürdü, 35&#039;ini yaraladı. Hamas, Batı Şeria&#039;daki Filstinlilere İsrail&#039;e karşı ayaklanma çağrısı yaptı. (Haber: Derya Doğan)İsrail ordusu, bugün yaptığı açıklamada işgal altındaki Batı Şeria&#039;nın Cenin kentinde bir “terörle mücadele” operasyonu başlattığını bildirdi.
Filistinli yetkililerin bildirdiğine göre saldırıda 7 Filistinli hayatını kaybetti, 35’i yaralandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cenin&#039;deki saldırıların bölgedeki “terörizmi ortadan kaldırmayı” amaçladığını iddia etti.
Filistinli direniş örgütü Hamas, Batı Şeria&#039;daki Filistinlilere, saldırıya karşılık olarak İsrail güçlerine karşı çatışmaları tırmandırma çağrısında bulundu.Tutuklular ve Eski Mahkûmlarla İlişkiler Komisyonu ve Filistin Esirler Cemiyeti tarafından yapılan ortak açıklamada, İsrail güçlerinin dün akşamdan bu yana işgal altındaki Batı Şeria&#039;da, aralarında bir gazetecinin de bulunduğu en az 20 Filistinliyi tutukladığı belirtildi.
Filistin haber ajansı Wafa&#039;ya göre El Halil, Kalkilya, Ramallah ve Nablus bölgelerinde gerçekleşen tutuklamalara vandalizm eylemleri ve malların tahrip edilmesi de eşlik etti.Geçtiğimiz ekim ayından bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs&#039;te en az 12 bin 100 Filistinlinin tutuklandığı tahmin ediliyor.
İnsan hakları grupları ve uluslararası örgütler, İsrail&#039;in Batı Şeria&#039;da yaptığı baskınlarda gözaltına aldığı mahkûmlara yönelik kötü muameleyi sık sık dile getiriyor.Gruplar, gözleri bağlı ve elleri kelepçeli Filistinlilierin, sıkışık hücrelerde tutulmasının yanı sıra dayak, gözdağı ve taciz de dahil olmak üzere kötü ve aşağılayıcı muamele iddialarını anlatıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dNqon7Pty0O6zP5-QXVN1Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, ateşkes, Batı, Şeriada, cinayet:, Hamastan, ayaklanma, çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dNqon7Pty0O6zP5-QXVN1Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de ateşkes Batı Şeria'da cinayet: Hamas'tan ayaklanma çağrısı"><p>Gazze'de ateşkes ilan edildi ancak İsrail'in Filistinlilere saldırısı Batı Şeria'da devam ediyor. "Terörle mücadele" operasyonu iddiasıyla Cenin'e baskın düzenleyen İsrail ordusu 7 Filistinli'yi öldürdü, 35'ini yaraladı. Hamas, Batı Şeria'daki Filstinlilere İsrail'e karşı ayaklanma çağrısı yaptı. (Haber: Derya Doğan)</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dbhgaYFb_0K-XlShXzyu_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ordusu, bugün yaptığı açıklamada işgal altındaki Batı Şeria'nın Cenin kentinde bir “terörle mücadele” operasyonu başlattığını bildirdi.
Filistinli yetkililerin bildirdiğine göre saldırıda 7 Filistinli hayatını kaybetti, 35’i yaralandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cenin'deki saldırıların bölgedeki “terörizmi ortadan kaldırmayı” amaçladığını iddia etti.
Filistinli direniş örgütü Hamas, Batı Şeria'daki Filistinlilere, saldırıya karşılık olarak İsrail güçlerine karşı çatışmaları tırmandırma çağrısında bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fbhqDKoHvECrN43KVYXEWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tutuklular ve Eski Mahkûmlarla İlişkiler Komisyonu ve Filistin Esirler Cemiyeti tarafından yapılan ortak açıklamada, İsrail güçlerinin dün akşamdan bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da, aralarında bir gazetecinin de bulunduğu en az 20 Filistinliyi tutukladığı belirtildi.
Filistin haber ajansı Wafa'ya göre El Halil, Kalkilya, Ramallah ve Nablus bölgelerinde gerçekleşen tutuklamalara vandalizm eylemleri ve malların tahrip edilmesi de eşlik etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6gNlh3_A7k2i6NdDKTJIbg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz ekim ayından bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te en az 12 bin 100 Filistinlinin tutuklandığı tahmin ediliyor.
İnsan hakları grupları ve uluslararası örgütler, İsrail'in Batı Şeria'da yaptığı baskınlarda gözaltına aldığı mahkûmlara yönelik kötü muameleyi sık sık dile getiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rosHrcHEhkOtqgizPodvDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gruplar, gözleri bağlı ve elleri kelepçeli Filistinlilierin, sıkışık hücrelerde tutulmasının yanı sıra dayak, gözdağı ve taciz de dahil olmak üzere kötü ve aşağılayıcı muamele iddialarını anlatıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jfNX8S5PjkeZZPOotU9EtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Gazze mesajı: Ben olmasaydım rehineler dönemezdi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-gazze-mesaji-ben-olmasaydim-rehineler-doenemezdi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-gazze-mesaji-ben-olmasaydim-rehineler-doenemezdi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Hamas ve İsrail arasında imzalanan ateşkese ilişkin &quot;Ben olmasaydım Gazze&#039;de rehineler geri dönemezdi&quot; dedi. Trump, kendisi başkan olsaydı ABD&#039;de enflasyonun olmayacağını, Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamayacağını, Orta Doğu&#039;daki &quot;savaşın&quot; da yaşanmayacağını savundu.ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray&#039;da gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Trump, iç politikadan dış politikaya birçok konuda mesaj verdi.   Trump, Rusya-Ukrayna savaşının artık sona ermesi gerektiğine işaret ederek hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski ile görüşeceğini söyledi.  Putin&#039;in ateşkes görüşmeleri için müzakere masasına gelmemesi halinde, Rusya&#039;ya ilave yaptırımlar uygulayıp uygulamayacağına ilişkin soruya, &quot;Muhtemelen evet.&quot; yanıtını veren Trump, &quot;Eğer ehil bir başkanınız olsaydı, ki yoktu, o zaman bu (savaş) hiç olmazdı. Ukrayna&#039;daki savaş ben başkan olsaydım hiç yaşanmazdı.&quot; dedi.  Biden&#039;ın Putin&#039;e saygısızlık yaptığını ve süreci kötü yönettiğini savunan Trump, kendisinin Putin&#039;le görüşerek en kısa zamanda savaşın sona ermesi için çalışacağını belirtti.  Bununla birlikte bu sürecin iki taraflı bir ateşkes süreci olduğunu kaydeden Trump, &quot;Zelenskiy bana barışı çok istediğini söyledi ama tango yapmak için iki kişi gerekir. Neler olacağını göreceğiz. (Putin) Ne zaman isterse onunla görüşeceğim. Bu savaşın sona erdiğini görmek isterim.&quot; diye konuştu.  Trump ayrıca, savaşta Rusya&#039;nın 800 bin civarında, Ukrayna&#039;nın ise 600 ila 700 bin asker kaybettiğini ve bu sayıların kamuoyuyla açıkça paylaşılması gerektiğini savundu.  Ukrayna&#039;ya silah göndermeye devam edip etmeyeceği konusuyla ilgilendiğini söyleyen Trump, yol haritasını tam belirlemek için hem Zelenskiy hem de Putin ile görüşeceğini kaydetti.  Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile de görüştüğünü ve Ukrayna savaşının bitmesi konusunda sürece destek olmasını istediğini ifade etti.  &quot;ESİR TAKASI SAYEMDE OLDU&quot;  Bir soru üzerine Trump, &quot;Orta Doğu&#039;ya gitmeyi düşünüyoruz ama henüz değil. Esirler şu an geri dönüyorlar. Eğer ben burada olmasaydım, asla geri dönmezlerdi.&quot; değerlendirmesini yaptı.  &quot;Bu (anlaşma) bir yıl önce yapılsaydı, Biden bu anlaşmayı 1,5-2 yıl önce yapsaydı... Açıkçası 7 Ekim (2023) hiç yaşanmamalıydı. Ancak zayıflıkları nedeniyle bunun olmasına izin verdiler. Biden bunu yapamadı. Bu iş, benim son tarih olarak koyduğum dayatma ile halloldu.&quot; ifadesini kullanan Trump, Biden yönetimini &quot;savaşın uzamasına neden olmakla&quot; suçladı.  Trump, kendisi başkan olsaydı ABD&#039;de enflasyonun olmayacağını, Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamayacağını, Orta Doğu&#039;daki &quot;savaşın&quot; da yaşanmayacağını savundu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7ocFn7fBDE6JVTQu4C3D8g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Gazze, mesajı:, Ben, olmasaydım, rehineler, dönemezdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7ocFn7fBDE6JVTQu4C3D8g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Gazze mesajı: Ben olmasaydım rehineler dönemezdi"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Hamas ve İsrail arasında imzalanan ateşkese ilişkin "Ben olmasaydım Gazze'de rehineler geri dönemezdi" dedi. Trump, kendisi başkan olsaydı ABD'de enflasyonun olmayacağını, Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamayacağını, Orta Doğu'daki "savaşın" da yaşanmayacağını savundu.</p><p>ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Trump, iç politikadan dış politikaya birçok konuda mesaj verdi.   Trump, Rusya-Ukrayna savaşının artık sona ermesi gerektiğine işaret ederek hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski ile görüşeceğini söyledi.  Putin'in ateşkes görüşmeleri için müzakere masasına gelmemesi halinde, Rusya'ya ilave yaptırımlar uygulayıp uygulamayacağına ilişkin soruya, "Muhtemelen evet." yanıtını veren Trump, "Eğer ehil bir başkanınız olsaydı, ki yoktu, o zaman bu (savaş) hiç olmazdı. Ukrayna'daki savaş ben başkan olsaydım hiç yaşanmazdı." dedi.  Biden'ın Putin'e saygısızlık yaptığını ve süreci kötü yönettiğini savunan Trump, kendisinin Putin'le görüşerek en kısa zamanda savaşın sona ermesi için çalışacağını belirtti.  Bununla birlikte bu sürecin iki taraflı bir ateşkes süreci olduğunu kaydeden Trump, "Zelenskiy bana barışı çok istediğini söyledi ama tango yapmak için iki kişi gerekir. Neler olacağını göreceğiz. (Putin) Ne zaman isterse onunla görüşeceğim. Bu savaşın sona erdiğini görmek isterim." diye konuştu.  Trump ayrıca, savaşta Rusya'nın 800 bin civarında, Ukrayna'nın ise 600 ila 700 bin asker kaybettiğini ve bu sayıların kamuoyuyla açıkça paylaşılması gerektiğini savundu.  Ukrayna'ya silah göndermeye devam edip etmeyeceği konusuyla ilgilendiğini söyleyen Trump, yol haritasını tam belirlemek için hem Zelenskiy hem de Putin ile görüşeceğini kaydetti.  Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile de görüştüğünü ve Ukrayna savaşının bitmesi konusunda sürece destek olmasını istediğini ifade etti.  <strong>"ESİR TAKASI SAYEMDE OLDU"</strong>  Bir soru üzerine Trump, "Orta Doğu'ya gitmeyi düşünüyoruz ama henüz değil. Esirler şu an geri dönüyorlar. Eğer ben burada olmasaydım, asla geri dönmezlerdi." değerlendirmesini yaptı.  "Bu (anlaşma) bir yıl önce yapılsaydı, Biden bu anlaşmayı 1,5-2 yıl önce yapsaydı... Açıkçası 7 Ekim (2023) hiç yaşanmamalıydı. Ancak zayıflıkları nedeniyle bunun olmasına izin verdiler. Biden bunu yapamadı. Bu iş, benim son tarih olarak koyduğum dayatma ile halloldu." ifadesini kullanan Trump, Biden yönetimini "savaşın uzamasına neden olmakla" suçladı.  Trump, kendisi başkan olsaydı ABD'de enflasyonun olmayacağını, Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamayacağını, Orta Doğu'daki "savaşın" da yaşanmayacağını savundu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suriye&amp;apos;nin devrik lideri Esad için tutuklama emri</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/suriyenin-devrik-lideri-esad-icin-tutuklama-emri</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/suriyenin-devrik-lideri-esad-icin-tutuklama-emri</guid>
<description><![CDATA[ Fransız yargısının, Suriye&#039;deki Baas rejiminin devrik lideri Beşar Esad için tutuklama emri çıkardığı bildirildi.Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, X hesabından yaptığı açıklamada, &quot;Fransız yargısı Beşar Esad&#039;e karşı tutuklama emri çıkardı. Sednaya Hapishanesi&#039;nde dehşetini gördüğüm rejimin suçları cezasız kalmamalı. Fransa, Suriyeliler için adaletin yerini bulması konusunda seferber oldu ve olmaya devam edecek.&quot; ifadelerini kullandı.  Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığından (Pnat), AA muhabirine yapılan açıklamaya göre, Pnat, 2017’de Suriye’de hayatını kaybeden Suriye asıllı Fransız vatandaşının ölümüne ilişkin açılan soruşturma kapsamında Esad hakkında 16 Ocak’ta tutuklama emri çıkarılmasını istedi.  Fransız yargı kaynaklarından yapılan açıklamaya göre, söz konusu soruşturmadan sorumlu hakimler, cinayet ve sivillere yönelik kasten saldırı nedeniyle savaş suçuna ortaklık yaptığı gerekçesiyle Esad hakkında 20 Ocak’ta tutuklama emri çıkardı.  Barrot ve Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Suriye&#039;de Baas rejiminin devrilmesinin ardından 3 Ocak&#039;ta başkent Şam&#039;daki işkence üssü Sednaya Hapishanesi&#039;nde incelemelerde bulunmuştu.  Fransa&#039;da mahkeme 15 Kasım 2023&#039;te, Esad için insanlığa karşı suça ve savaş suçuna ortaklık ettiği gerekçesiyle tutuklama emri çıkarmıştı.  Mahkeme, Esad&#039;ı, 2013&#039;te Suriye&#039;nin Doğu Guta bölgesinde kimyasal saldırılarında insanlığa karşı suç ve savaş suçuna ortaklık etmekle suçlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GchwogBwQ0CtG4L87wtHQg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Suriyenin, devrik, lideri, Esad, için, tutuklama, emri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GchwogBwQ0CtG4L87wtHQg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Suriye'nin devrik lideri Esad için tutuklama emri"><p>Fransız yargısının, Suriye'deki Baas rejiminin devrik lideri Beşar Esad için tutuklama emri çıkardığı bildirildi.</p>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, X hesabından yaptığı açıklamada, "Fransız yargısı Beşar Esad'e karşı tutuklama emri çıkardı. Sednaya Hapishanesi'nde dehşetini gördüğüm rejimin suçları cezasız kalmamalı. Fransa, Suriyeliler için adaletin yerini bulması konusunda seferber oldu ve olmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.  Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığından (Pnat), AA muhabirine yapılan açıklamaya göre, Pnat, 2017’de Suriye’de hayatını kaybeden Suriye asıllı Fransız vatandaşının ölümüne ilişkin açılan soruşturma kapsamında Esad hakkında 16 Ocak’ta tutuklama emri çıkarılmasını istedi.  Fransız yargı kaynaklarından yapılan açıklamaya göre, söz konusu soruşturmadan sorumlu hakimler, cinayet ve sivillere yönelik kasten saldırı nedeniyle savaş suçuna ortaklık yaptığı gerekçesiyle Esad hakkında 20 Ocak’ta tutuklama emri çıkardı.  Barrot ve Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Suriye'de Baas rejiminin devrilmesinin ardından 3 Ocak'ta başkent Şam'daki işkence üssü Sednaya Hapishanesi'nde incelemelerde bulunmuştu.  Fransa'da mahkeme 15 Kasım 2023'te, Esad için insanlığa karşı suça ve savaş suçuna ortaklık ettiği gerekçesiyle tutuklama emri çıkarmıştı.  Mahkeme, Esad'ı, 2013'te Suriye'nin Doğu Guta bölgesinde kimyasal saldırılarında insanlığa karşı suç ve savaş suçuna ortaklık etmekle suçlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;de Genelkurmay Başkanı Halevi&amp;apos;den istifa kararı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israilde-genelkurmay-baskani-haleviden-istifa-karari</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israilde-genelkurmay-baskani-haleviden-istifa-karari</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, 6 Mart itibarıyla görevden ayrılmak istediğini açıkladı. Helevi istifasını Savunma Bakanı Katz&#039;a iletti.İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi&#039;nin 6 Mart itibarıyla geçerli olacak şekilde istifa etmek istediğini İsrail Savunma Bakanı Israel Katz&#039;a ilettiği bildirildi.   Halevi&#039;nin, IDF’nin 7 Ekim&#039;deki &#039;başarısızlığının sorumluluğunu&#039; kabul ederek görevinden ayrılmak istediği belirtildi.İsrail Genelkurmay Başkanı Halevi, IDF&#039;nin halihazırda önemli başarılar kaydettiğini ve rehineleri serbest bırakmak üzere varılan anlaşmayı uygulama sürecinde olduğunu vurguladı. Halevi, 6 Mart tarihine kadar 7 Ekim&#039;e ilişkin soruşturmaların sonuçlandırılacağını ve IDF&#039;yi &#039;gelecekteki sınamalara&#039; hazırlayacağını söyleyerek, “IDF komutanlığını yüksek kaliteli ve kapsamlı bir şekilde halefime bırakacağım” ifadelerini kullandı.NE OLMUŞTU?7 Ekim&#039;da Hamas Gazze&#039;den ateşlenen roketlerle Aksa Tufanı Operasyonu&#039;nu başlattı. İsrail&#039;e 3 koldan saldırı düzenlendi. Stratejik noktalar, havalimanları askeri bölgeler vurudu. Demir Kubbe yetersiz kaldı. Tel Aviv dahil çok sayıda kente roketler isabet etti.Hamas üyeleri İsrail&#039;e motosikletler ve kamyonetlerle karadan; bazıları da motorlu paraşütlerle havadan sızdı. Kontrol kuleleri etkisiz hale getirildi.Hamas üyeleri paraşütlerle festival alanına indi. Re&#039;im kentindeki Hamas saldırılarında en büyük can kaybı kayıtlara geçti.Baskının ikinci gününde İsrail kabinesi resmen savaş ilan etti ve Gazze&#039;de görülmemiş kıyım başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oSC7wAM9Nk-iHjDZlUi-Uw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailde, Genelkurmay, Başkanı, Haleviden, istifa, kararı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oSC7wAM9Nk-iHjDZlUi-Uw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'de Genelkurmay Başkanı Halevi'den istifa kararı"><p>İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, 6 Mart itibarıyla görevden ayrılmak istediğini açıkladı. Helevi istifasını Savunma Bakanı Katz'a iletti.</p><p>İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'nin 6 Mart itibarıyla geçerli olacak şekilde istifa etmek istediğini İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'a ilettiği bildirildi.   Halevi'nin, IDF’nin 7 Ekim'deki 'başarısızlığının sorumluluğunu' kabul ederek görevinden ayrılmak istediği belirtildi.</p><p>İsrail Genelkurmay Başkanı Halevi, IDF'nin halihazırda önemli başarılar kaydettiğini ve rehineleri serbest bırakmak üzere varılan anlaşmayı uygulama sürecinde olduğunu vurguladı. Halevi, 6 Mart tarihine kadar 7 Ekim'e ilişkin soruşturmaların sonuçlandırılacağını ve IDF'yi 'gelecekteki sınamalara' hazırlayacağını söyleyerek, “IDF komutanlığını yüksek kaliteli ve kapsamlı bir şekilde halefime bırakacağım” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p><p>7 Ekim'da Hamas Gazze'den ateşlenen roketlerle Aksa Tufanı Operasyonu'nu başlattı. İsrail'e 3 koldan saldırı düzenlendi. Stratejik noktalar, havalimanları askeri bölgeler vurudu. Demir Kubbe yetersiz kaldı. Tel Aviv dahil çok sayıda kente roketler isabet etti.</p><p>Hamas üyeleri İsrail'e motosikletler ve kamyonetlerle karadan; bazıları da motorlu paraşütlerle havadan sızdı. Kontrol kuleleri etkisiz hale getirildi.</p><p>Hamas üyeleri paraşütlerle festival alanına indi. Re'im kentindeki Hamas saldırılarında en büyük can kaybı kayıtlara geçti.</p><p>Baskının ikinci gününde İsrail kabinesi resmen savaş ilan etti ve Gazze'de görülmemiş kıyım başladı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Kovuldunuz!&amp;quot;: Trump, göreve gelir gelmez Beyaz Saray çalışanlarını gönderdi!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kovuldunuz-trump-goereve-gelir-gelmez-beyaz-saray-calisanlarini-goenderdi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kovuldunuz-trump-goereve-gelir-gelmez-beyaz-saray-calisanlarini-goenderdi</guid>
<description><![CDATA[ Donald Trump, Biden yönetiminin mirasını ortadan kaldırmak için hiç vakit kaybetmedi ve halefinin atadığı 1000’den fazla kişiyi tespit edip görevden alma sözü verdi. Trump, sosyal medyadan &quot;Kovuldunuz&quot; yazdı.47’inci ABD Başkanı Tump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden “Amerika&#039;yı Yeniden Büyük Yapma vizyonuyla uyumlu olmayan” 4 yetkilinin görevden alındığını duyurdu. 
Trump, paylaşımında “Kovuldunuz!” diye yazdı.Cumhuriyetçi Başkan, Jose Andres&#039;i Spor, Fitness ve Beslenme Konseyi&#039;nden, Mark Milley&#039;i Ulusal Altyapı Danışma Konseyi&#039;nden, Brian Hook&#039;u Wilson Center for Scholars&#039;tan ve Keisha Lance Bottoms&#039;ı  İhracat Konseyi&#039;nden çıkardığını söyledi.Trump, aralarında şiddet suçlarından hüküm giyenlerin de bulunduğu 1600 6 Ocak isyancısı için af çıkardı ve dört yıl önce Kongre Binası&#039;nı basan 14 kişinin cezasını hafifletti.
Ayrıca ABD&#039;yi Paris iklim anlaşmasından ve Dünya Sağlık Örgütü&#039;nden çekmek, TikTok yasağını ertelemek, federal çalışanların evden çalışmasını durdurmak ve hükümet “sansürünü” sona erdirmek için bir dizi icra emri imzaladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-YKLQfXGSEmxdrQVBa3l1g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kovuldunuz:, Trump, göreve, gelir, gelmez, Beyaz, Saray, çalışanlarını, gönderdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-YKLQfXGSEmxdrQVBa3l1g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" kovuldunuz trump g gelir gelmez beyaz saray><p>Donald Trump, Biden yönetiminin mirasını ortadan kaldırmak için hiç vakit kaybetmedi ve halefinin atadığı 1000’den fazla kişiyi tespit edip görevden alma sözü verdi. Trump, sosyal medyadan "Kovuldunuz" yazdı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JxdZddhTuk2vlnZ24VqQew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>47’inci ABD Başkanı Tump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden “Amerika'yı Yeniden Büyük Yapma vizyonuyla uyumlu olmayan” 4 yetkilinin görevden alındığını duyurdu. 
Trump, paylaşımında “Kovuldunuz!” diye yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cTkpqP1Hk0y1OhgrvNpOmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cumhuriyetçi Başkan, Jose Andres'i Spor, Fitness ve Beslenme Konseyi'nden, Mark Milley'i Ulusal Altyapı Danışma Konseyi'nden, Brian Hook'u Wilson Center for Scholars'tan ve Keisha Lance Bottoms'ı  İhracat Konseyi'nden çıkardığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qoV2dxAIGUe0Z2_5ZWXtZw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, aralarında şiddet suçlarından hüküm giyenlerin de bulunduğu 1600 6 Ocak isyancısı için af çıkardı ve dört yıl önce Kongre Binası'nı basan 14 kişinin cezasını hafifletti.
Ayrıca ABD'yi Paris iklim anlaşmasından ve Dünya Sağlık Örgütü'nden çekmek, TikTok yasağını ertelemek, federal çalışanların evden çalışmasını durdurmak ve hükümet “sansürünü” sona erdirmek için bir dizi icra emri imzaladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/isQg6QD170maKyKZ68zZKQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Los Angeles mağdurları için yardım konseri: Onlarca sanatçı sahne alacak</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/los-angeles-magdurlari-icin-yardim-konseri-onlarca-sanatci-sahne-alacak</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/los-angeles-magdurlari-icin-yardim-konseri-onlarca-sanatci-sahne-alacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Kaliforniya eyaleti tarihin en büyük ve yıkıcı yangınlarından birini yaşarken, bu ay sonunda Los Angeles için yardım konseri düzenlenecek. 30 Ocak&#039;ta düzenlenecek olan FireAid konserinde Billie Eilish, Lady Gaga, Red Hot Chili Peppers, Pink gibi sanatçılar yer alacak. Konser eşzamanlı olarak birçok platformda canlı yayınlanacak.Los Angeles&#039;ta şiddetli kuraklık ve kuvvetli rüzgarların da etkisiyle 7 Ocak&#039;ta Pacific Palisades bölgesinde başlayan, Eaton, Hurst, Sunset ve Woodley bölgeleri başta olmak üzere hızla çevreye yayılan orman yangınlarında bugüne kadar en az 25 kişi hayatını kaybetti, 12&#039;den fazla kişiden haber alınamıyor ve on binlerce kişi de tahliye edilmek zorunda kaldı.Binlerce dönüm alanın kül olduğu yangınlarda toplam hasar ve ekonomik kaybın 250 ila 275 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Orman yangınları başladığından bu yana ünlü isimler de yerlerinden edilen veya evlerini kaybedenlere yardım etmek için milyonlarca bağışta bulundu.Şimdi ise birçok ünlü isim yangın mağdurları için konser verecek.
Ayın sonunda müzik ve dayanışma gecesi olarak tanımlanan FireAid yardım konserinde Lady Gaga, Billie Eilish, Katy Perry, Red Hot Chili Peppers, Green Day ve Joni Mitchell gibi isimler yer alacak.FireAid yardım konseri 30 Ocak Perşembe günü saat 18:00&#039;da Los Angeles&#039;ta gerçekleşecek.
Etkinliğe hem Intuit Dome hem de Kia Forum ev sahipliği yapacak.FireAid&#039;de sahne alacak sanatçılar arasında Billie Eilish ve Finneas, Jelly Roll, Katy Perry, Lady Gaga ve P!nk yer alıyor.
Konsere katılacak diğer sanatçılar arasında Earth, Wind  Fire, Gracie Abrams, Green Day, Gwen Stefani, Joni Mitchell, Lil Baby, Red Hot Chili Peppers, Rod Stewart, Sting, Stephen Stills, Stevie Nicks ve Tate McRae yer alacak .Dave Matthews ve John Mayer da ilk kez birlikte sahne alacak.
Sahneye çıkacak isimler arasında Alanis Morissette, Anderson .Paak, Dawes, Graham Nash, John Fogerty, Olivia Rodrigo, Peso Pluma, Stevie Wonder ve The Black Crowes da yer alıyor.FireAid, Apple Music, Apple TV, Max, iHeartRadio, KTLA+, Netflix/Tudum, Paramount+, Prime Video, Twitch&#039;teki Amazon Müzik Kanalı, SiriusXM, Spotify, SoundCloud, Veeps ve YouTube üzerinden canlı olarak yayınlanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PUsN_OChrEOb74BYCoKjUA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Los, Angeles, mağdurları, için, yardım, konseri:, Onlarca, sanatçı, sahne, alacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PUsN_OChrEOb74BYCoKjUA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Los Angeles mağdurları için yardım konseri: Onlarca sanatçı sahne alacak"><p>ABD'nin Kaliforniya eyaleti tarihin en büyük ve yıkıcı yangınlarından birini yaşarken, bu ay sonunda Los Angeles için yardım konseri düzenlenecek. 30 Ocak'ta düzenlenecek olan FireAid konserinde Billie Eilish, Lady Gaga, Red Hot Chili Peppers, Pink gibi sanatçılar yer alacak. Konser eşzamanlı olarak birçok platformda canlı yayınlanacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xj5Jl_j9VESUYQ_73L6BdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Los Angeles'ta şiddetli kuraklık ve kuvvetli rüzgarların da etkisiyle 7 Ocak'ta Pacific Palisades bölgesinde başlayan, Eaton, Hurst, Sunset ve Woodley bölgeleri başta olmak üzere hızla çevreye yayılan orman yangınlarında bugüne kadar en az 25 kişi hayatını kaybetti, 12'den fazla kişiden haber alınamıyor ve on binlerce kişi de tahliye edilmek zorunda kaldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9vAhaffK5UajL6AQXmcnRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Binlerce dönüm alanın kül olduğu yangınlarda toplam hasar ve ekonomik kaybın 250 ila 275 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Orman yangınları başladığından bu yana ünlü isimler de yerlerinden edilen veya evlerini kaybedenlere yardım etmek için milyonlarca bağışta bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DdClUJFDokeJB53zLJVc3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şimdi ise birçok ünlü isim yangın mağdurları için konser verecek.
Ayın sonunda müzik ve dayanışma gecesi olarak tanımlanan FireAid yardım konserinde Lady Gaga, Billie Eilish, Katy Perry, Red Hot Chili Peppers, Green Day ve Joni Mitchell gibi isimler yer alacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KxwCGdjg_kSkUhAuSKdDnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>FireAid yardım konseri 30 Ocak Perşembe günü saat 18:00'da Los Angeles'ta gerçekleşecek.
Etkinliğe hem Intuit Dome hem de Kia Forum ev sahipliği yapacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ROvzWHf3jE62I_e_VoF_Nw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>FireAid'de sahne alacak sanatçılar arasında Billie Eilish ve Finneas, Jelly Roll, Katy Perry, Lady Gaga ve P!nk yer alıyor.
Konsere katılacak diğer sanatçılar arasında Earth, Wind  Fire, Gracie Abrams, Green Day, Gwen Stefani, Joni Mitchell, Lil Baby, Red Hot Chili Peppers, Rod Stewart, Sting, Stephen Stills, Stevie Nicks ve Tate McRae yer alacak .</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hCaEf3nUHkWDRvIFJ7YuAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dave Matthews ve John Mayer da ilk kez birlikte sahne alacak.
Sahneye çıkacak isimler arasında Alanis Morissette, Anderson .Paak, Dawes, Graham Nash, John Fogerty, Olivia Rodrigo, Peso Pluma, Stevie Wonder ve The Black Crowes da yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q9pRdwe1c0CflKBFKKV-wQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>FireAid, Apple Music, Apple TV, Max, iHeartRadio, KTLA+, Netflix/Tudum, Paramount+, Prime Video, Twitch'teki Amazon Müzik Kanalı, SiriusXM, Spotify, SoundCloud, Veeps ve YouTube üzerinden canlı olarak yayınlanacak.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kartalkaya&amp;apos;daki otel yangını dünya basınında: &amp;quot;Facia aileleri yok etti&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/kartalkayadaki-otel-yangini-dunya-basininda-facia-aileleri-yok-etti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/kartalkayadaki-otel-yangini-dunya-basininda-facia-aileleri-yok-etti</guid>
<description><![CDATA[ Kartalkaya&#039;da bir otelde meydana gelen ve 79 kişinin ölümüne yol açan yangın, uluslararası basının da gündeminde geniş yer buldu. Haber ajansları, Türk yetkililerin açıklamalarını ve olayın ayrıntılarını aktardı. Dünyaca ünlü haber siteleri de yangının aldığı canları ve oteldeki faciaya tanık olan kurbanların yaşadıklarını anlattı.Bolu&#039;nun Kartalkaya ilçesinde bir otelde çıkan yangında 76 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi ise yaralandı.
Otelde yaşanan facia, uluslararası basının da manşetlerine yerleşti.
İngiliz The Guardian gazetesi, sitesinin anasayfasında faciaya geniş yer verdi.
Gazete, &quot;Türkiye&#039;nin Bolu dağlarındaki popüler bir kayak merkezi otelinde çıkan yangında 76 kişi öldü. Yangın nedeniyle konuklar pencerelerden atlamak veya yatak çarşaflarını kullanarak binadan kaçmak zorunda kaldı.&quot; ifadelerine yer verdi.
Haberde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya&#039;nın açıklamalarına da yer verildi.
161 odası bulunan otelde 238 misafir olduğu da aktarıldı.Amerikan Bloomberg haber sitesi, haberinin başlığında, &quot;Türkiye 76 kişiyi öldüren yangının ardından yas ilan etti&quot; ifadelerine yer verdi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya&#039;nın açıklamasını aktarılarak ölü ve yaralı sayısı bildirildi.
Yoğun sezonda felaket yaşandığı belirtilen haberde, &quot;Türkiye&#039;nin kuzeyinde çıkan yangın nedeniye soruşturmalar sürüyor.&quot; ifadeleri kullanıldı.
Haberde ayrıca Kartalkaya&#039;nın Türkiye&#039;nin en popüler kayak merkezlerinden biri olduğu vurgulandı.CNN International, Vali Yerlikaya&#039;dan alıntı yaparak yetkililerin yangına müdahale etmek üzere yüzlerce acil durum personelini seferber ettiğini bildirdi.
Haberde, &quot;Yangında onlarca kişi hayatını kaybetti, çaresiz tatilciler alevlerden ve dumandan kaçmak için pencerelerden atlamak zorunda kaldı.&quot; ifadelerine yer verildi.Amerika&#039;nın önde gelen gazetelerinden New York Times da faciayı aktardı.
Gazete haberinde, &quot;Yangın, okulların tatil olduğu ve birçok ailenin kayak pistlerine yöneldiği sırada, gece saatlerinde popüler bir kayak merkezinde çıktı.&quot; ifadelerine yer verdi.
New York Times, NTV&#039;yi kaynak göstererek otelde çalışan kayak öğretmeni Necmi Kepçetutan&#039;ın yaşadıklarını şöyle aktardı:  &quot;Odamdan çıktığımda, restoran olan dördüncü kattaki alevleri gördüm. Sonra alevler oteli sardı. Oteli çok iyi bildiğimiz için bir düzine veya daha fazla kişinin tahliyesine yardımcı olduk. İnsanlar yardım için bağırıyordu.&quot;Associated Press haber ajansı da yangının gece saatlerinde Bolu ilinin Kartalkaya beldesindeki otelin restoranında çıktığını belirtti.
AP, NTV&#039;yi kaynak göstererek oteldeki bazı kişilerin çarşaflarla odalarından çıkmaya çalıştığını da aktardı.
AP&#039;nin haberinde en az 2 kişinin panikle camdan atlayarak hayatını kaybettiği ayrıntısına yer verildi.İngiliz Daily Mail gazetesinin internet sitesi de faciaya geniş yer verdi.
Sitenin haberinde, &quot;Yürek burkan görüntülerde, otelin en üst katları ve çatısının alevler içinde kaldığı, bazı konukların yangından kurtulmak için çarşaflara sarılı odalarından aşağı inmeye çalıştığı görüldü.&quot; ifadeleri kullanıldı.
Daily Mail de NTV&#039;yi kaynak göstererek konukların tanıklıklarını aktardı.
Yangının kurbanlarından birinin, &quot;Bir baba bir yaşındaki çocuğu için bağırıyordu: &#039;Çocuğumu atacağım ya da yanacak.&quot; ifadelerine yer verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xbXhFw76r0m8XWbLosK6HA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kartalkayadaki, otel, yangını, dünya, basınında:, Facia, aileleri, yok, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xbXhFw76r0m8XWbLosK6HA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kartalkaya'daki otel yangını dünya basınında: " facia aileleri yok etti><p>Kartalkaya'da bir otelde meydana gelen ve 79 kişinin ölümüne yol açan yangın, uluslararası basının da gündeminde geniş yer buldu. Haber ajansları, Türk yetkililerin açıklamalarını ve olayın ayrıntılarını aktardı. Dünyaca ünlü haber siteleri de yangının aldığı canları ve oteldeki faciaya tanık olan kurbanların yaşadıklarını anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pg4EpNFqhkaqG5WnwbwNlQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bolu'nun Kartalkaya ilçesinde bir otelde çıkan yangında 76 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi ise yaralandı.
Otelde yaşanan facia, uluslararası basının da manşetlerine yerleşti.
İngiliz The Guardian gazetesi, sitesinin anasayfasında faciaya geniş yer verdi.
Gazete, "Türkiye'nin Bolu dağlarındaki popüler bir kayak merkezi otelinde çıkan yangında 76 kişi öldü. Yangın nedeniyle konuklar pencerelerden atlamak veya yatak çarşaflarını kullanarak binadan kaçmak zorunda kaldı." ifadelerine yer verdi.
Haberde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın açıklamalarına da yer verildi.
161 odası bulunan otelde 238 misafir olduğu da aktarıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9gT6sni1_EmG_dwGcsksKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan Bloomberg haber sitesi, haberinin başlığında, "Türkiye 76 kişiyi öldüren yangının ardından yas ilan etti" ifadelerine yer verdi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın açıklamasını aktarılarak ölü ve yaralı sayısı bildirildi.
Yoğun sezonda felaket yaşandığı belirtilen haberde, "Türkiye'nin kuzeyinde çıkan yangın nedeniye soruşturmalar sürüyor." ifadeleri kullanıldı.
Haberde ayrıca Kartalkaya'nın Türkiye'nin en popüler kayak merkezlerinden biri olduğu vurgulandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LzLsws8u10umDJGw7Ihjug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>CNN International, Vali Yerlikaya'dan alıntı yaparak yetkililerin yangına müdahale etmek üzere yüzlerce acil durum personelini seferber ettiğini bildirdi.
Haberde, "Yangında onlarca kişi hayatını kaybetti, çaresiz tatilciler alevlerden ve dumandan kaçmak için pencerelerden atlamak zorunda kaldı." ifadelerine yer verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rrr_Zi2NRU6InVeYqzKDXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerika'nın önde gelen gazetelerinden New York Times da faciayı aktardı.
Gazete haberinde, "Yangın, okulların tatil olduğu ve birçok ailenin kayak pistlerine yöneldiği sırada, gece saatlerinde popüler bir kayak merkezinde çıktı." ifadelerine yer verdi.
New York Times, NTV'yi kaynak göstererek otelde çalışan kayak öğretmeni Necmi Kepçetutan'ın yaşadıklarını şöyle aktardı:  "Odamdan çıktığımda, restoran olan dördüncü kattaki alevleri gördüm. Sonra alevler oteli sardı. Oteli çok iyi bildiğimiz için bir düzine veya daha fazla kişinin tahliyesine yardımcı olduk. İnsanlar yardım için bağırıyordu."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JmJFH2R9bk6QIbstWykAiQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Associated Press haber ajansı da yangının gece saatlerinde Bolu ilinin Kartalkaya beldesindeki otelin restoranında çıktığını belirtti.
AP, NTV'yi kaynak göstererek oteldeki bazı kişilerin çarşaflarla odalarından çıkmaya çalıştığını da aktardı.
AP'nin haberinde en az 2 kişinin panikle camdan atlayarak hayatını kaybettiği ayrıntısına yer verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FdyZTJQfvUaGsucF6c55qw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiliz Daily Mail gazetesinin internet sitesi de faciaya geniş yer verdi.
Sitenin haberinde, "Yürek burkan görüntülerde, otelin en üst katları ve çatısının alevler içinde kaldığı, bazı konukların yangından kurtulmak için çarşaflara sarılı odalarından aşağı inmeye çalıştığı görüldü." ifadeleri kullanıldı.
Daily Mail de NTV'yi kaynak göstererek konukların tanıklıklarını aktardı.
Yangının kurbanlarından birinin, "Bir baba bir yaşındaki çocuğu için bağırıyordu: 'Çocuğumu atacağım ya da yanacak." ifadelerine yer verildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail’de bıçaklı saldırı paniği: 4 kişi yaralandı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israilde-bicakli-saldiri-panigi-4-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israilde-bicakli-saldiri-panigi-4-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail’in Tel Aviv kentindeki Nahalat Binyamin bölgesinde bıçaklı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda 4 kişinin yaralandığı, saldırganın ise olay yerinde vurularak öldürüldüğü bildirildi. İsrail’in Tel Aviv kentinde bıçaklı saldırı paniği yaşandı. İsrail basınında yer alan haberlere göre, Nahalat Binyamin bölgesine gelen bir saldırgan, elindeki bıçakla çevredekilere saldırarak 4 erkeği yaraladı. Polis Sözcüsü Aryeh Doron, olay yerinden kaçmaya çalışan saldırganın yoldan geçen bir sivil tarafından vurularak öldürüldüğünü açıklarken, saldırganın 18 Ocak&#039;ta turist vizesiyle İsrail&#039;e giren 29 yaşındaki Fas uyruklu Abdelaziz Kaddi olduğu tespit edildi. Şahsın aynı zamanda ABD’de oturum iznine sahip olduğu kaydedilirken, olayla ilgili terör soruşturması başlatıldığı belirtildi.Olası suç ortaklarının bulunma ihtimali nedeniyle halka bölgeden uzak durma çağrısı yapıldı. Saldırıda yaralanan 4 kişinin hayati tehlikesinin olmadığı açıklandı.SHİN BET İSRAİL’E GİRİŞİ SIRASINDA SORGULAMIŞİsrail’in iç istihbarat teşkilatı Shin Bet’ten yapılan açıklamada ise, olayın faili saldırganın İsrail’e girişi sırasında sorgulandığı belirtilerek, &quot;Şahıs, İsrail&#039;e girişi sırasında sorgunun yanı sıra ek kontrolleri de içeren bir güvenlik değerlendirmesinden geçti. Süreç sonunda İsrail&#039;e girişine engel bir güvenlik riskinin olmadığına karar verildi” denildi. Olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldığı açıklandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tDb7gJa6P0-FPhwog5PUfQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail’de, bıçaklı, saldırı, paniği:, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tDb7gJa6P0-FPhwog5PUfQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail’de bıçaklı saldırı paniği: 4 kişi yaralandı"><p>İsrail’in Tel Aviv kentindeki Nahalat Binyamin bölgesinde bıçaklı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda 4 kişinin yaralandığı, saldırganın ise olay yerinde vurularak öldürüldüğü bildirildi.</p><p> İsrail’in Tel Aviv kentinde bıçaklı saldırı paniği yaşandı. İsrail basınında yer alan haberlere göre, Nahalat Binyamin bölgesine gelen bir saldırgan, elindeki bıçakla çevredekilere saldırarak 4 erkeği yaraladı. </p><p>Polis Sözcüsü Aryeh Doron, olay yerinden kaçmaya çalışan saldırganın yoldan geçen bir sivil tarafından vurularak öldürüldüğünü açıklarken, saldırganın 18 Ocak'ta turist vizesiyle İsrail'e giren 29 yaşındaki Fas uyruklu Abdelaziz Kaddi olduğu tespit edildi. Şahsın aynı zamanda ABD’de oturum iznine sahip olduğu kaydedilirken, olayla ilgili terör soruşturması başlatıldığı belirtildi.</p><p>Olası suç ortaklarının bulunma ihtimali nedeniyle halka bölgeden uzak durma çağrısı yapıldı. Saldırıda yaralanan 4 kişinin hayati tehlikesinin olmadığı açıklandı.</p><p><strong>SHİN BET İSRAİL’E GİRİŞİ SIRASINDA SORGULAMIŞ</strong></p><p>İsrail’in iç istihbarat teşkilatı Shin Bet’ten yapılan açıklamada ise, olayın faili saldırganın İsrail’e girişi sırasında sorgulandığı belirtilerek, "Şahıs, İsrail'e girişi sırasında sorgunun yanı sıra ek kontrolleri de içeren bir güvenlik değerlendirmesinden geçti. Süreç sonunda İsrail'e girişine engel bir güvenlik riskinin olmadığına karar verildi” denildi. Olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldığı açıklandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>72 bin kişilik araştırma: Pandemi sonrasında dünya bilime ne kadar güveniyor?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/72-bin-kisilik-arastirma-pandemi-sonrasinda-dunya-bilime-ne-kadar-guveniyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/72-bin-kisilik-arastirma-pandemi-sonrasinda-dunya-bilime-ne-kadar-guveniyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, pandemi sonrası bilime duyulan güveni ölçmek için kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Dünya genelinde 68 ülkeden 72 bin kişinin katıldığı araştırma, bilime olan güvenin yüksek olduğunu, ancak eleştiri ve diyalog ihtiyacının sürdüğünü ortaya koydu.Zürih Üniversitesi ve ETG Zürih&#039;ten 241 bilim insanı öncülüğünde pandemi sonrası bileme duyulan güven ölçüldü. 68 ülkeden yaklaşık 72 bin kişinin katıldığı bu kapsamlı çalışma sonucunda bilime olan güvenin hala yüksek olduğu belirlendi.Araştırmayı yöneten akademisyenlerden Viktoria Cologna, elde edilen verilerin büyük çoğunlukta bilime duyulan güvenin görece yüksek olduğunu belirtti.
Cologna, &quot;Sonuçlarımız, bilim insanlarına duyulan güvenin birçok ülkede güçlü olduğunu ve toplumun bilim insanlarının daha aktif roller üstlenmesini istediğini gösteriyor&quot; ifadelerini kullandı.
Çalışmanın 5 üzerinden yaptığı değerlendirmede, bilime duyulan güvenin ortalaması 3,62 olarak ölçüldü.Katılımcıların bilim insanları hakkındaki görüşleri ise dikkat çekici:
Nitelikli: Yüzde 78Dürüst: Yüzde 57Halkın iyiliğiyle ilgili: Yüzde 56Ancak, bilim insanlarının başkalarının fikirlerine değer verdiğini düşünenlerin oranı sadece yüzde 42 ile sınırlı kaldı.Araştırmada halkın bilime dair öncelikleri de sıralandı. Toplumlar, bilimin toplum sağlığını geliştirme, enerji sorunlarını çözme ve fakirliği azaltma gibi alanlara öncelik vermesini isterken, savunma sanayi ve askeri teknoloji geliştirme konularında ise mesafeli durmayı tercih etti.Çalışmaya liderlik eden bir diğer isim, Niels G. Mede, bilime duyulan güvenin bazı noktalarda kişisel önceliklerle örtüşmediğine dikkat çekti. Mede, &quot;Sonuçlarımız, birçok kişinin bilimin önceliklerini kendi ihtiyaçlarıyla uyumlu bulmadığını hissettiğini gösteriyor. Bilim insanlarının bu tür yorumları ciddiye alıp halkla daha açık bir diyalog kurmasının yollarını araması gerekiyor&quot; dedi.Araştırma, bilime güven konusunda farklı ülkeler ve gruplar arasında dikkat çeken ayrışmalar olduğunu da ortaya koydu. Çoğu ülkede siyasi görüş ile bilime güven arasında bir bağ görülmezken, Batı ülkelerinde sağ görüşlü bireylerin bilime güven oranlarının sol görüşlü bireylere göre daha düşük olduğu kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rXZgZMYSUECT5hN5jccmRw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>bin, kişilik, araştırma:, Pandemi, sonrasında, dünya, bilime, kadar, güveniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rXZgZMYSUECT5hN5jccmRw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="72 bin kişilik araştırma: Pandemi sonrasında dünya bilime ne kadar güveniyor?"><p>Bilim insanları, pandemi sonrası bilime duyulan güveni ölçmek için kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Dünya genelinde 68 ülkeden 72 bin kişinin katıldığı araştırma, bilime olan güvenin yüksek olduğunu, ancak eleştiri ve diyalog ihtiyacının sürdüğünü ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Oy64RNn0vUyyk4nSSW4vbg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zürih Üniversitesi ve ETG Zürih'ten 241 bilim insanı öncülüğünde pandemi sonrası bileme duyulan güven ölçüldü. 68 ülkeden yaklaşık 72 bin kişinin katıldığı bu kapsamlı çalışma sonucunda bilime olan güvenin hala yüksek olduğu belirlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9GDnJ2Rd0kmoV50gQWOl7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmayı yöneten akademisyenlerden Viktoria Cologna, elde edilen verilerin büyük çoğunlukta bilime duyulan güvenin görece yüksek olduğunu belirtti.
Cologna, "Sonuçlarımız, bilim insanlarına duyulan güvenin birçok ülkede güçlü olduğunu ve toplumun bilim insanlarının daha aktif roller üstlenmesini istediğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Çalışmanın 5 üzerinden yaptığı değerlendirmede, bilime duyulan güvenin ortalaması 3,62 olarak ölçüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Fxc2hhN-UKyD33l2i_CHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Katılımcıların bilim insanları hakkındaki görüşleri ise dikkat çekici:
Nitelikli: Yüzde 78Dürüst: Yüzde 57Halkın iyiliğiyle ilgili: Yüzde 56Ancak, bilim insanlarının başkalarının fikirlerine değer verdiğini düşünenlerin oranı sadece yüzde 42 ile sınırlı kaldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A4Fmjyo_rEmgLAqOUPtYJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmada halkın bilime dair öncelikleri de sıralandı. Toplumlar, bilimin toplum sağlığını geliştirme, enerji sorunlarını çözme ve fakirliği azaltma gibi alanlara öncelik vermesini isterken, savunma sanayi ve askeri teknoloji geliştirme konularında ise mesafeli durmayı tercih etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vnbn2TH1XUqC79fv8rVezg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışmaya liderlik eden bir diğer isim, Niels G. Mede, bilime duyulan güvenin bazı noktalarda kişisel önceliklerle örtüşmediğine dikkat çekti. Mede, "Sonuçlarımız, birçok kişinin bilimin önceliklerini kendi ihtiyaçlarıyla uyumlu bulmadığını hissettiğini gösteriyor. Bilim insanlarının bu tür yorumları ciddiye alıp halkla daha açık bir diyalog kurmasının yollarını araması gerekiyor" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F4aCmmmf4EWRXM8Qfqafbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırma, bilime güven konusunda farklı ülkeler ve gruplar arasında dikkat çeken ayrışmalar olduğunu da ortaya koydu. Çoğu ülkede siyasi görüş ile bilime güven arasında bir bağ görülmezken, Batı ülkelerinde sağ görüşlü bireylerin bilime güven oranlarının sol görüşlü bireylere göre daha düşük olduğu kaydedildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yasaklar ülkesi olarak biliniyor: Bu ülkede sifon çekmemek yasak</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/yasaklar-ulkesi-olarak-biliniyor-bu-ulkede-sifon-cekmemek-yasak</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/yasaklar-ulkesi-olarak-biliniyor-bu-ulkede-sifon-cekmemek-yasak</guid>
<description><![CDATA[ Singapur, dünyanın en temiz ve düzenli ülkelerinden biri olarak bilinir. Ancak bu ünün arkasında çok sayıda ilginç ve katı yasak bulunur. Bu yüzden Singapur, bazen &quot;Yasaklar Ülkesi&quot; olarak anılır. Singapur&#039;daki bu kurallar, her ne kadar ilk bakışta katı ve sınırlayıcı görünse de, aslında ülkenin düzenli, temiz ve güvenli bir yer olmasını sağlamaktadır. Bu nedenle, birçok kişi bu kuralları, toplumda düzeni koruyan ve insanların birlikte huzur içinde yaşamasını sağlayan birer toplumsal sözleşme olarak görmektedir.Singapur denilince çoğu kişinin aklına hemen sıkı kurallar ve yasaklar gelir. Ancak bu kurallar, bazılarına göre yasaklardan çok, toplumsal düzeni ve yaşanabilir bir çevreyi korumak amacıyla konulmuş kurallar olarak görülmektedir. Singapur&#039;da sakız çiğnemekten çöp atmaya, asansöre işemekten çıplaklığa kadar pek çok davranış sıkı şekilde düzenlenmiştir. Özellikle yere tükürmek, sokakta su dışında bir içecek içmek gibi eylemler oldukça sert cezalarla karşılanabilir.Singapur&#039;da sakız çiğnemek ve satın almak neredeyse tamamen yasaktır. 1992 yılında yürülüğe giren bu yasak, kamu alanlarını temiz tutmak amacıyla getirilmiştir. Tıbbi amaçlı sakızlar ise sadece eczanelerden ve doktorların önerisiyle satılabilir.Singapur&#039;da yere çöp atmak çok ciddi bir suçtur ve bin dolara kadar para cezası uygulanabilir. Çevre temizliği konusunda son derece hassas olan ülkede, kamu düzeni ve temizlik bu tür kurallarla sıkı bir şekilde korunur.Kamu alanlarında tükürmek de Singapur&#039;da yasaktır. Bu davranışın cezası 500 dolara kadar çıkabilir. Toplum sağlığı ve kamu hijyenini koruma amacı taşıyan bu yasak, ülkenin düzenli ve temiz kalmasına katkıda bulunur.Singapur&#039;da kamu alanlarında sigara içmek sınırlandırılmıştır ve özel olarak belirlenmiş sigara içme alanları dışında sigara içmek yasaktır. Bu kurala uymayanlar ciddi para cezalarıyla karşı karşıya kalabilir.Singapur&#039;da umumi tuvaletlerde sifonu çekmeden çıkmak yasaktır ve bu kuralı ihlal edenler para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Kamu hijyeninin korunması amacıyla getirilen bu yasak, ülkenin temizliğine önem veren politikalarından biri olarak dikkat çeker.Singapur&#039;da asansörlerde idrar yapmak kesinlikle yasaktır. Bu tür olayların önüne geçmek için asansörlerde idrar sensörleri bulunur. Sensörler idrarı algıladığında asansör kapıları kilitlenir ve polis gelene kadar açılmaz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mo4vQrtq3ECq4vT3PU5GRA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yasaklar, ülkesi, olarak, biliniyor:, ülkede, sifon, çekmemek, yasak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mo4vQrtq3ECq4vT3PU5GRA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yasaklar ülkesi olarak biliniyor: Bu ülkede sifon çekmemek yasak"><p>Singapur, dünyanın en temiz ve düzenli ülkelerinden biri olarak bilinir. Ancak bu ünün arkasında çok sayıda ilginç ve katı yasak bulunur. Bu yüzden Singapur, bazen "Yasaklar Ülkesi" olarak anılır. Singapur'daki bu kurallar, her ne kadar ilk bakışta katı ve sınırlayıcı görünse de, aslında ülkenin düzenli, temiz ve güvenli bir yer olmasını sağlamaktadır. Bu nedenle, birçok kişi bu kuralları, toplumda düzeni koruyan ve insanların birlikte huzur içinde yaşamasını sağlayan birer toplumsal sözleşme olarak görmektedir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2xH_T2hrP0-RQ3BEMZZyhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur denilince çoğu kişinin aklına hemen sıkı kurallar ve yasaklar gelir. Ancak bu kurallar, bazılarına göre yasaklardan çok, toplumsal düzeni ve yaşanabilir bir çevreyi korumak amacıyla konulmuş kurallar olarak görülmektedir. Singapur'da sakız çiğnemekten çöp atmaya, asansöre işemekten çıplaklığa kadar pek çok davranış sıkı şekilde düzenlenmiştir. Özellikle yere tükürmek, sokakta su dışında bir içecek içmek gibi eylemler oldukça sert cezalarla karşılanabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gmEyqPHK7kiSlF13ixtRiQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da sakız çiğnemek ve satın almak neredeyse tamamen yasaktır. 1992 yılında yürülüğe giren bu yasak, kamu alanlarını temiz tutmak amacıyla getirilmiştir. Tıbbi amaçlı sakızlar ise sadece eczanelerden ve doktorların önerisiyle satılabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Is9ClAmVrka4t_2UYBlDcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da yere çöp atmak çok ciddi bir suçtur ve bin dolara kadar para cezası uygulanabilir. Çevre temizliği konusunda son derece hassas olan ülkede, kamu düzeni ve temizlik bu tür kurallarla sıkı bir şekilde korunur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9ZdXRvpOXUy9w0CssPhoaQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kamu alanlarında tükürmek de Singapur'da yasaktır. Bu davranışın cezası 500 dolara kadar çıkabilir. Toplum sağlığı ve kamu hijyenini koruma amacı taşıyan bu yasak, ülkenin düzenli ve temiz kalmasına katkıda bulunur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pt6SVYJRLE-OnDfZToz0kA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da kamu alanlarında sigara içmek sınırlandırılmıştır ve özel olarak belirlenmiş sigara içme alanları dışında sigara içmek yasaktır. Bu kurala uymayanlar ciddi para cezalarıyla karşı karşıya kalabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mxBaHamxg023fT1nTkkfNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da umumi tuvaletlerde sifonu çekmeden çıkmak yasaktır ve bu kuralı ihlal edenler para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Kamu hijyeninin korunması amacıyla getirilen bu yasak, ülkenin temizliğine önem veren politikalarından biri olarak dikkat çeker.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G_bgfDyZO0WMd_90xBX2Ww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da asansörlerde idrar yapmak kesinlikle yasaktır. Bu tür olayların önüne geçmek için asansörlerde idrar sensörleri bulunur. Sensörler idrarı algıladığında asansör kapıları kilitlenir ve polis gelene kadar açılmaz.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Batı Şeria ablukada: İsrail&amp;apos;den operasyon, yerleşimcilerden maskeli baskın</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/bati-seria-ablukada-israilden-operasyon-yerlesimcilerden-maskeli-baskin</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/bati-seria-ablukada-israilden-operasyon-yerlesimcilerden-maskeli-baskin</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de 15 ay süren saldırıların ardından ateşkes ilan edildi. Ancak İsrail, bu kez de oklarını Batı Şeria&#039;ya çevirdi. Terörle mücadele iddiasıyla &quot;Demir Duvar&quot; operasyonunu başlattığını duyuran İsrail, onlarca Filistinli&#039;nin hayatını kaybetmesine neden oldu. İsrailli yerleşimcilerin Filistin köylerine düzenlediği baskınlar ise bölgede tansiyonu yükseltti. Yerleşimcilerin yüzlerinde maske ve ellerinde yanıcı maddelerle köylere saldırdığı ortaya çıkarken, İsrail güçleri baskını doğruladı. Batı Şeria&#039;da süren şiddet ve İsrail&#039;in Cenin&#039;deki &quot;askeri operasyonu&quot; yeni soru işaretleri ve endişeleri beraberinde getirdi.İsrail ordusu dün Batı Şeria&#039;nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı’na bir askeri operasyon başlattığını duyurdu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cenin&#039;deki saldırıların bölgedeki “terörizmi ortadan kaldırmayı” amaçladığını iddia etti. Operasyonun &quot;Demir Duvar&quot; olarak adlandırıldığı aktarıldı.
Filistinli direniş hareketi Hamas, Batı Şeria&#039;daki Filistinlilere, saldırıya karşılık olarak İsrail güçlerine karşı çatışmaları tırmandırma çağrısında bulundu.Filistin resmi haber ajansı Wafa, İsrail savaş uçaklarının Cenin&#039;i vurduğunu, keskin nişancılar ve zırhlı araçlar da dahil olmak üzere İsrail güçlerinin şehrin mülteci kampını kuşattığını ve ambulansların içeri girmesini engellediğini bildirdi.
Yerel gazetecilerin videoları, buldozerler de dahil olmak üzere çok sayıda zırhlı aracın Cenin&#039;e girdiğini gösterdi.ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın ABD&#039;nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliğine aday gösterdiği Elise Stefanik, İsrail&#039;in işgal altındaki Batı Şeria&#039;da &quot;İncil&#039;den doğan bir hakkı&quot; olduğunu savundu.
Stefanik, Filistinlilerin kendi devletlerini kurma hakkı konusunda olumlu cevap vermedi.Gazze ateşkesine karşı çıkan aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria&#039;da güvenliğin ülkenin &quot;savaş hedeflerine&quot; eklendiğini söyledi.
Smotrich, Gazze ateşkesi nedeniyle İsrail hükümetinden ayrılmayı düşünmüştü ancak Netanyahu&#039;dan İsrail&#039;in askeri operasyonlarına devam edeceğine dair güvence altıktan sonra kabinede kalmaya karar verdi.Görevden ayrılan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ise, ordunun işgal altındaki Batı Şeria&#039;da &quot;önemli operasyonlara hazır olması gerektiğini&quot; söylediGeçtiğimiz günlerde 40 kadar &quot;maskeli&quot; yerleşimci, kuzeydeki Kalkilya kentindeki Filistinlilerin köylerine saldırdı. Filistinlilere ait çok sayıda ev, iş yeri ve araç kundaklandı.
Kalkilya kentinde yaşayanlar, silahlı yerleşimcilerden oluşan büyük bir grubun kasabadaki araçları ve dükkanları ateşe verdiğini, evlere taş ve molotof attığını aktardı.Uluslararası toplum, son yıllarda giderek artan ve çoğunlukla cezasız kalan yerleşimci şiddetine engel olmakta yetersiz kalıyor.IDF bugün konuya ilişkin açıklama yaptı ve baskına onlarca İsrailli yerleşimcinin katıldığını doğruladı.
Ancak olayla ilgili şimdiye kadar herhangi bir tutuklama gerçekleştirilmedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bDy1aCJ7V0yNLFtkikNbRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Batı, Şeria, ablukada:, İsrailden, operasyon, yerleşimcilerden, maskeli, baskın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bDy1aCJ7V0yNLFtkikNbRg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Batı Şeria ablukada: İsrail'den operasyon, yerleşimcilerden maskeli baskın"><p>Gazze'de 15 ay süren saldırıların ardından ateşkes ilan edildi. Ancak İsrail, bu kez de oklarını Batı Şeria'ya çevirdi. Terörle mücadele iddiasıyla "Demir Duvar" operasyonunu başlattığını duyuran İsrail, onlarca Filistinli'nin hayatını kaybetmesine neden oldu. İsrailli yerleşimcilerin Filistin köylerine düzenlediği baskınlar ise bölgede tansiyonu yükseltti. Yerleşimcilerin yüzlerinde maske ve ellerinde yanıcı maddelerle köylere saldırdığı ortaya çıkarken, İsrail güçleri baskını doğruladı. Batı Şeria'da süren şiddet ve İsrail'in Cenin'deki "askeri operasyonu" yeni soru işaretleri ve endişeleri beraberinde getirdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3nZapXankkWYyXS3nPtVrg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ordusu dün Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı’na bir askeri operasyon başlattığını duyurdu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cenin'deki saldırıların bölgedeki “terörizmi ortadan kaldırmayı” amaçladığını iddia etti. Operasyonun "Demir Duvar" olarak adlandırıldığı aktarıldı.
Filistinli direniş hareketi Hamas, Batı Şeria'daki Filistinlilere, saldırıya karşılık olarak İsrail güçlerine karşı çatışmaları tırmandırma çağrısında bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ltStPlQSR02iEbXYwVFmUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Filistin resmi haber ajansı Wafa, İsrail savaş uçaklarının Cenin'i vurduğunu, keskin nişancılar ve zırhlı araçlar da dahil olmak üzere İsrail güçlerinin şehrin mülteci kampını kuşattığını ve ambulansların içeri girmesini engellediğini bildirdi.
Yerel gazetecilerin videoları, buldozerler de dahil olmak üzere çok sayıda zırhlı aracın Cenin'e girdiğini gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ok-8Ghpt70GIopX3o6FMTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliğine aday gösterdiği Elise Stefanik, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da "İncil'den doğan bir hakkı" olduğunu savundu.
Stefanik, Filistinlilerin kendi devletlerini kurma hakkı konusunda olumlu cevap vermedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AyxkG5YV5E2YaK5iL3wqBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze ateşkesine karşı çıkan aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'da güvenliğin ülkenin "savaş hedeflerine" eklendiğini söyledi.
Smotrich, Gazze ateşkesi nedeniyle İsrail hükümetinden ayrılmayı düşünmüştü ancak Netanyahu'dan İsrail'in askeri operasyonlarına devam edeceğine dair güvence altıktan sonra kabinede kalmaya karar verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fbfc1r_TEEmlbmRKEzNk_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görevden ayrılan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ise, ordunun işgal altındaki Batı Şeria'da "önemli operasyonlara hazır olması gerektiğini" söyledi</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HqM6o4cvYkWfGe7yNHKpsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz günlerde 40 kadar "maskeli" yerleşimci, kuzeydeki Kalkilya kentindeki Filistinlilerin köylerine saldırdı. Filistinlilere ait çok sayıda ev, iş yeri ve araç kundaklandı.
Kalkilya kentinde yaşayanlar, silahlı yerleşimcilerden oluşan büyük bir grubun kasabadaki araçları ve dükkanları ateşe verdiğini, evlere taş ve molotof attığını aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YibBgAsFi0S7ZOKMVaBquw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uluslararası toplum, son yıllarda giderek artan ve çoğunlukla cezasız kalan yerleşimci şiddetine engel olmakta yetersiz kalıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DoLXECso4EWnMSgIkjrrVg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>IDF bugün konuya ilişkin açıklama yaptı ve baskına onlarca İsrailli yerleşimcinin katıldığını doğruladı.
Ancak olayla ilgili şimdiye kadar herhangi bir tutuklama gerçekleştirilmedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vjm6VZFJsUuDMkpZDtG1rA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yalnızlığa dayanamayan depresyondaki balık, karton insanlarla hayata döndü!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/yalnizliga-dayanamayan-depresyondaki-balik-karton-insanlarla-hayata-doendu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/yalnizliga-dayanamayan-depresyondaki-balik-karton-insanlarla-hayata-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;nın Güney&#039;inde yer alan Shimonoseki şehrindeki Kaikyokan Akvaryumu&#039;nda yaşayan bir güneş balığı, depresyona girerek yemek yemeyi reddetti. Tadilat nedeniyle akvaryumun geçici olarak kapatılması, balığın davranışlarını tamamen değiştirdi. Personel, balığı hayata döndürmek için sıra dışı bir yönteme başvurdu.2024&#039;ün Aralık ayında tadilat için kapatılan Japonya&#039;daki  Kaikyokan akvaryumu, çoğu deniz canlısı için sakin bir ortam yaratmış olsa da, bir güneş balığı için bu durum tam tersi bir etki yaptı.
Normalde ziyaretçilerle camın arkasından etkileşim kurmayı seven balık, kapatılmanın ardından su tankının kenarına yaslanarak hareketsiz kaldı ve yemek yemeyi kesti.Akvaryum çalışanları, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda balığın davranışlarındaki bu ani değişikliğe dair &quot;Önce sindirim sorunu sandık, ancak galiba yalnızlıktan kaynaklanıyor. Çalışanlarımızdan biri ‘Ziyaretçileri özlemiş olabilir mi?’ dedi. İlk başta inanmadık ama şimdi düşününce doğru gibi görünüyor!&quot; ifadelerine yer verdi.Balığı neşelendirmek için farklı yöntemler deneyen akvaryum personeli, çareyi oldukça yaratıcı bir fikirde buldu. Çalışanlar, kartondan insan figürleri hazırlayarak tankın yanına yerleştirdi. Bu dokunaklı çözüm işe yaradı!Ertesi gün balığın normale döndüğünü gören personel, sevincini sosyal medyada şu sözlerle paylaştı: &quot;Bir umutla maketleri tanka koyduk ve mucizevi bir şekilde işe yaradı! Balığımız eski enerjisine kavuştu.&quot;
Ziyaretçilerin ilgisini özlediği anlaşılan güneş balığı, karton insanlarla kurduğu bu &quot;yeni bağ&quot; sayesinde depresyondan çıktı. Şimdi akvaryum çalışanları, balığın keyfini yerinde tutmak için alternatif çözümler üzerinde çalışıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WEfu9uhDRU-1xA7iHMS-mg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yalnızlığa, dayanamayan, depresyondaki, balık, karton, insanlarla, hayata, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WEfu9uhDRU-1xA7iHMS-mg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yalnızlığa dayanamayan depresyondaki balık, karton insanlarla hayata döndü!"><p>Japonya'nın Güney'inde yer alan Shimonoseki şehrindeki Kaikyokan Akvaryumu'nda yaşayan bir güneş balığı, depresyona girerek yemek yemeyi reddetti. Tadilat nedeniyle akvaryumun geçici olarak kapatılması, balığın davranışlarını tamamen değiştirdi. Personel, balığı hayata döndürmek için sıra dışı bir yönteme başvurdu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LuJ7Be2T9kuwwcLbgR5Inw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2024'ün Aralık ayında tadilat için kapatılan Japonya'daki  Kaikyokan akvaryumu, çoğu deniz canlısı için sakin bir ortam yaratmış olsa da, bir güneş balığı için bu durum tam tersi bir etki yaptı.
Normalde ziyaretçilerle camın arkasından etkileşim kurmayı seven balık, kapatılmanın ardından su tankının kenarına yaslanarak hareketsiz kaldı ve yemek yemeyi kesti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QJNq-ynUN0apDMCgJPo9iA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Akvaryum çalışanları, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda balığın davranışlarındaki bu ani değişikliğe dair "Önce sindirim sorunu sandık, ancak galiba yalnızlıktan kaynaklanıyor. Çalışanlarımızdan biri ‘Ziyaretçileri özlemiş olabilir mi?’ dedi. İlk başta inanmadık ama şimdi düşününce doğru gibi görünüyor!" ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FFz8q1p-vkSV4wnzUs3iNw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Balığı neşelendirmek için farklı yöntemler deneyen akvaryum personeli, çareyi oldukça yaratıcı bir fikirde buldu. Çalışanlar, kartondan insan figürleri hazırlayarak tankın yanına yerleştirdi. Bu dokunaklı çözüm işe yaradı!</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_OdMnBDVAkahU8c7U1Vxjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ertesi gün balığın normale döndüğünü gören personel, sevincini sosyal medyada şu sözlerle paylaştı: "Bir umutla maketleri tanka koyduk ve mucizevi bir şekilde işe yaradı! Balığımız eski enerjisine kavuştu."
Ziyaretçilerin ilgisini özlediği anlaşılan güneş balığı, karton insanlarla kurduğu bu "yeni bağ" sayesinde depresyondan çıktı. Şimdi akvaryum çalışanları, balığın keyfini yerinde tutmak için alternatif çözümler üzerinde çalışıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Irak&amp;apos;ta tartışmalı yasa değişikliği meclisten geçti: Çocuk yaşta evlilikler yeniden gündemde</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/irakta-tartismali-yasa-degisikligi-meclisten-gecti-cocuk-yasta-evlilikler-yeniden-gundemde</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/irakta-tartismali-yasa-degisikligi-meclisten-gecti-cocuk-yasta-evlilikler-yeniden-gundemde</guid>
<description><![CDATA[ Irak Meclisi, ülke genelinde büyük tartışmalara yol açan &quot;Kişisel Statü Yasası&quot;nda yapılan değişiklikleri onayladı. Söz konusu değişiklikleri eleştirenler, yasa değişikliğinin çocuk yaşta evliliklere fiili olarak yeşil ışık yakacağına dikkat çekti. Meclisten geçen yeni düzenleme, İslami mahkemelere evlilik, boşanma ve miras gibi ailevi meselelerde daha geniş bir yetki alanı tanıyor. Bu değişikliğin, 1959 tarihli mevcut yasayı zayıflatarak kadınlar için sağlanan hukuki güvenceleri ve aile hukukunda sağlanan birliği tehdit ettiği ifade edildi.Irak Meclisi, çocuk yaşta evliliklere dair endişeleri artıran ve kadın hakları savunucuları tarafından eleştirilen &quot;Kişisel Statü Yasası&quot;nda önemli bir değişiklik yaptı.The Guardian&#039;da yer alan habere göre, Irak&#039;ta &#039;Kişisel Statü Yasası&#039;nda yapılmak istenen değişiklikler meclisten onay aldı. Mevcut yasalar evlilik yaşı için genellikle 18’i esas alıyor. Ancak, 21 Ocak’ta yapılan oylama, dini liderlerin İslam hukukuna dayalı yorumlar yaparak, evlilik yaşı konusunda daha esnek kararlar almalarının önünü açtı.Irak Kadın Birliği’nden insan hakları savunucusu Intisar al-Mayali, yapılan değişikliklerin çocuk yaşta evlilikleri teşvik edebileceği ve kadınlar ile kız çocukları üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu.Al-Mayali, bu düzenlemenin, kadınlar için boşanma, velayet ve miras gibi temel haklarda güvence sağlamayı zorlaştıracağına da dikkat çekti.Yasa değişikliği, mecliste kaos ortamında gerçekleşen bir oturumda oylamaya sunuldu. Oylama sırasında vekillerin yarısının oy kullanmadığı, bazı vekillerin ise yüksek sesle tepki gösterdiği, bazı vekillerin meclis kürsüsüne tırmandığı ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QA3mlhqe6EuKT7ZFvmVk8g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Irakta, tartışmalı, yasa, değişikliği, meclisten, geçti:, Çocuk, yaşta, evlilikler, yeniden, gündemde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QA3mlhqe6EuKT7ZFvmVk8g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Irak'ta tartışmalı yasa değişikliği meclisten geçti: Çocuk yaşta evlilikler yeniden gündemde"><p>Irak Meclisi, ülke genelinde büyük tartışmalara yol açan "Kişisel Statü Yasası"nda yapılan değişiklikleri onayladı. Söz konusu değişiklikleri eleştirenler, yasa değişikliğinin çocuk yaşta evliliklere fiili olarak yeşil ışık yakacağına dikkat çekti. Meclisten geçen yeni düzenleme, İslami mahkemelere evlilik, boşanma ve miras gibi ailevi meselelerde daha geniş bir yetki alanı tanıyor. Bu değişikliğin, 1959 tarihli mevcut yasayı zayıflatarak kadınlar için sağlanan hukuki güvenceleri ve aile hukukunda sağlanan birliği tehdit ettiği ifade edildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bGXAoyTKE02isP62BQoQsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak Meclisi, çocuk yaşta evliliklere dair endişeleri artıran ve kadın hakları savunucuları tarafından eleştirilen "Kişisel Statü Yasası"nda önemli bir değişiklik yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f1M5B0eFJEmcPiXer56TTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>The Guardian'da yer alan habere göre, Irak'ta 'Kişisel Statü Yasası'nda yapılmak istenen değişiklikler meclisten onay aldı. Mevcut yasalar evlilik yaşı için genellikle 18’i esas alıyor. Ancak, 21 Ocak’ta yapılan oylama, dini liderlerin İslam hukukuna dayalı yorumlar yaparak, evlilik yaşı konusunda daha esnek kararlar almalarının önünü açtı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4RjF2igbA06mZdUUWDl3Xg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak Kadın Birliği’nden insan hakları savunucusu Intisar al-Mayali, yapılan değişikliklerin çocuk yaşta evlilikleri teşvik edebileceği ve kadınlar ile kız çocukları üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wQkYmq4Rkk2PJ1gbi2O9JQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Al-Mayali, bu düzenlemenin, kadınlar için boşanma, velayet ve miras gibi temel haklarda güvence sağlamayı zorlaştıracağına da dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RIJdp4Hp7kOFyHVQBbbB6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yasa değişikliği, mecliste kaos ortamında gerçekleşen bir oturumda oylamaya sunuldu. Oylama sırasında vekillerin yarısının oy kullanmadığı, bazı vekillerin ise yüksek sesle tepki gösterdiği, bazı vekillerin meclis kürsüsüne tırmandığı ifade edildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dua töreninde gerilim: Trump &amp;quot;edepsiz piskopos&amp;quot;tan özür bekliyor!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/dua-toereninde-gerilim-trump-edepsiz-piskopostan-oezur-bekliyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/dua-toereninde-gerilim-trump-edepsiz-piskopostan-oezur-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Washington Ulusal Katedrali&#039;nin piskoposu Mariann Budd&#039;ın dua töreninde verdiği vaazdan rahatsız oldu. Piskoposu &quot;edepsiz&quot; olarak tanımlayan Trump, özür beklediğini açıkladı. ABD Başkanı sosyal medya paylaşımında, “Dua Töreninde konuşan sözde Piskopos, radikal solcu bir Trump düşmanıydı. Uygunsuz ifadelerinin yanı sıra, tören çok sönüktü. İşinde pek de iyi değil gibi! Kendisi ve kilisesi adına halka özür borçlu!&quot; ifadelerine yer verdi.ABD Başkanı Donald Trump ve ekibi Washington’daki Ulusal Katedral’de geleneksel olarak düzenlenen dua törenine katıldı.
Töreni yöneten piskopos Mariann Edgar Budde vaazı sırasında, yeni başkandan “göçmen ailelere, LGBTQ bireylere ve trans çocuklara” merhamet göstermesini istedi.Piskopos Budde, vaazın büyük bölümünde ülkedeki göçmenler konusunda katı bir tutum izlemesi beklenen başkana seslendi. 
Piskopos, &quot;Sizi ekinlerimizi toplayan, ofis binalarımızı temizleyen, çiftliklerde ve et paketleme tesislerinde çalışan, restoranlarda bulaşık yıkayan ve hastanelerde gece vardiyasına kalan insanlara karşı merhamet göstermeye çağırıyorum. Göçmenlerin hepsi suçlu değil. Vergilerini ödüyorlar ve iyi komşular.&quot; dedi.Trump ise, tören sonunda açıklama yaparak piskoposun vaazını eleştirdi.
ABD Başkanı, yaptığı açıklamada, &quot;Dua töreni çok heyecan verici değildi değil mi? İyi bir tören olduğunu düşünmüyorum. Daha iyisini yapabilirlerdi.&quot; ifadelerini kullandı.
Trump&#039;ın en büyük destekçilerinden biri olan ve dünyanın en zengin insanı Elon Musk da sahibi olduğu sosyal medya platformu X üzerinden piskopos Budde&#039;nin söylediklerine tepki gösterdi.İngiliz Telgraph gazetesinin haberinde Trump&#039;ın piskopos tarafından pusuya düşürüldüğü aktarıldı.
Bugün Truth Social platformundan yeni bir paylaşımda bulunan ABD başkanı, piskoposu “edepsiz” olarak tanımlaı ve özür beklediğini söyledi.Trump paylaşımında, “Dua Töreninde konuşan sözde Piskopos, radikal solcu bir Trump düşmanıydı. Kilisesini çok nezaketsiz bir şekilde siyaset dünyasına soktu. Uygunsuz ifadelerinin yanı sıra, tören çok sönüktü. İşinde pek de iyi değil! Kendisi ve kilisesi adına halka özür borçlu!&quot; ifadelerine yer verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Yk1z2voVVUKuYQU6nWnBQA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dua, töreninde, gerilim:, Trump, edepsiz, piskopostan, özür, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Yk1z2voVVUKuYQU6nWnBQA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250122081330277" class="type:primaryImage" alt="Dua töreninde gerilim: Trump " edepsiz piskopos bekliyor><p>ABD Başkanı Donald Trump, Washington Ulusal Katedrali'nin piskoposu Mariann Budd'ın dua töreninde verdiği vaazdan rahatsız oldu. Piskoposu "edepsiz" olarak tanımlayan Trump, özür beklediğini açıkladı. ABD Başkanı sosyal medya paylaşımında, “Dua Töreninde konuşan sözde Piskopos, radikal solcu bir Trump düşmanıydı. Uygunsuz ifadelerinin yanı sıra, tören çok sönüktü. İşinde pek de iyi değil gibi! Kendisi ve kilisesi adına halka özür borçlu!" ifadelerine yer verdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x-8wnRJ5TUu6UVeuAvXnmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump ve ekibi Washington’daki Ulusal Katedral’de geleneksel olarak düzenlenen dua törenine katıldı.
Töreni yöneten piskopos Mariann Edgar Budde vaazı sırasında, yeni başkandan “göçmen ailelere, LGBTQ bireylere ve trans çocuklara” merhamet göstermesini istedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/maHg3_24I06FEV6NZoLpcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Piskopos Budde, vaazın büyük bölümünde ülkedeki göçmenler konusunda katı bir tutum izlemesi beklenen başkana seslendi. 
Piskopos, "Sizi ekinlerimizi toplayan, ofis binalarımızı temizleyen, çiftliklerde ve et paketleme tesislerinde çalışan, restoranlarda bulaşık yıkayan ve hastanelerde gece vardiyasına kalan insanlara karşı merhamet göstermeye çağırıyorum. Göçmenlerin hepsi suçlu değil. Vergilerini ödüyorlar ve iyi komşular." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZXL8Hx1qU-iYzyfn6zhfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump ise, tören sonunda açıklama yaparak piskoposun vaazını eleştirdi.
ABD Başkanı, yaptığı açıklamada, "Dua töreni çok heyecan verici değildi değil mi? İyi bir tören olduğunu düşünmüyorum. Daha iyisini yapabilirlerdi." ifadelerini kullandı.
Trump'ın en büyük destekçilerinden biri olan ve dünyanın en zengin insanı Elon Musk da sahibi olduğu sosyal medya platformu X üzerinden piskopos Budde'nin söylediklerine tepki gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0TIkvn2EsUWVKXttDpnhGg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiliz Telgraph gazetesinin haberinde Trump'ın piskopos tarafından pusuya düşürüldüğü aktarıldı.
Bugün Truth Social platformundan yeni bir paylaşımda bulunan ABD başkanı, piskoposu “edepsiz” olarak tanımlaı ve özür beklediğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ezDfmrUabEugkBEaOApeLw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump paylaşımında, “Dua Töreninde konuşan sözde Piskopos, radikal solcu bir Trump düşmanıydı. Kilisesini çok nezaketsiz bir şekilde siyaset dünyasına soktu. Uygunsuz ifadelerinin yanı sıra, tören çok sönüktü. İşinde pek de iyi değil! Kendisi ve kilisesi adına halka özür borçlu!" ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w9Cgh2hULUCoM5S3nnPOiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore&amp;apos;de 179 can alan duvar havalimanından kaldırılacak</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/guney-korede-179-can-alan-duvar-havalimanindan-kaldirilacak</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/guney-korede-179-can-alan-duvar-havalimanindan-kaldirilacak</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı, 179 kişinin ölümüyle sonuçlanan kazada uçağın çarptığı pist sonundaki beton duvarın kaldırılacağını açıkladı. Pist bitiminde bulunan ve kazanın bilançosunu ağırlaştırdığı belirtilen beton duvar eleştiri oklarının hedefi olmuştu. Kazanın ardından sorumluluğu kabul eden üst düzey yetkililerden özür ve istifalar gelmişti.Güney Kore’deki Muan Uluslararası Havalimanı&#039;nda 179 kişinin hayatına mal olan uçak kazasına dair soruşturma sürüyor.Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Jeju Air’e ait Boeing 737-800 tipi uçağın gövde üzerine iniş yaptıktan sonra yüksek hızla çarptığı lokalizatör antenlerini barındıran beton duvarın pist bitiminden kaldırılacağı duyuruldu.
Açıklamada, &quot;Muan Uluslararası Havalimanı, mevcut beton duvarı tamamen kaldırmayı ve lokalizatörü kırılgan bir yapıda yeniden kurmayı planlıyor.&quot; denildi.Tayland&#039;ın Bangkok şehrinden kalkan Jeju Air firmasına ait 7C2216 sefer sayılı Boeing 737-800 tipi uçak, 29 Aralık’ta Muan Uluslararası Havalimanı&#039;na inişi sırasında duramayarak pist sonundaki duvara çarpmıştı.
Kazada 179 kişi hayatını kaybederken, uçaktan yalnızca 2 kabin görevlisi yaralı olarak kurtulmuştu.Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı, pilotun kulenin yaptığı kuş çarpması uyarısından sonra acil iniş izni istediğini ve iniş takımları kapalı şekilde gövde üzerine iniş yaptığını açıklarken, kazanın kesin nedenini belirlemek üzere soruşturma başlatılmıştı.Kazaya karışan uçağın olaydan önceki 48 saat içinde 13 uçuş gerçekleştirdiği belirlenirken, Jeju Air facia sonrasında operasyonel güvenliği artırmak amacıyla yılın ilk çeyreğinde toplam bin 878 uçuşu askıya aldığını duyurmuştu.
Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı ise pist bitiminde bulunan ve kazanın bilançosunu ağırlaştırdığı belirtilen beton duvar nedeniyle eleştirilerin hedefi olmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CV-WSFf-rUOEpv7kQWOKoA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Korede, 179, can, alan, duvar, havalimanından, kaldırılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CV-WSFf-rUOEpv7kQWOKoA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore'de 179 can alan duvar havalimanından kaldırılacak"><p>Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı, 179 kişinin ölümüyle sonuçlanan kazada uçağın çarptığı pist sonundaki beton duvarın kaldırılacağını açıkladı. Pist bitiminde bulunan ve kazanın bilançosunu ağırlaştırdığı belirtilen beton duvar eleştiri oklarının hedefi olmuştu. Kazanın ardından sorumluluğu kabul eden üst düzey yetkililerden özür ve istifalar gelmişti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zL9G6pusAUqDqmINIEc-qQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore’deki Muan Uluslararası Havalimanı'nda 179 kişinin hayatına mal olan uçak kazasına dair soruşturma sürüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jZep1a0kY0ufnxvluF-LnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Jeju Air’e ait Boeing 737-800 tipi uçağın gövde üzerine iniş yaptıktan sonra yüksek hızla çarptığı lokalizatör antenlerini barındıran beton duvarın pist bitiminden kaldırılacağı duyuruldu.
Açıklamada, "Muan Uluslararası Havalimanı, mevcut beton duvarı tamamen kaldırmayı ve lokalizatörü kırılgan bir yapıda yeniden kurmayı planlıyor." denildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Kb7fOZYcHUSPNIJx81ZK2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tayland'ın Bangkok şehrinden kalkan Jeju Air firmasına ait 7C2216 sefer sayılı Boeing 737-800 tipi uçak, 29 Aralık’ta Muan Uluslararası Havalimanı'na inişi sırasında duramayarak pist sonundaki duvara çarpmıştı.
Kazada 179 kişi hayatını kaybederken, uçaktan yalnızca 2 kabin görevlisi yaralı olarak kurtulmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XbKp0R-YUU2Hypm7dkPBcg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı, pilotun kulenin yaptığı kuş çarpması uyarısından sonra acil iniş izni istediğini ve iniş takımları kapalı şekilde gövde üzerine iniş yaptığını açıklarken, kazanın kesin nedenini belirlemek üzere soruşturma başlatılmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ogRN5kbYs0mwvh4uTosSCQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kazaya karışan uçağın olaydan önceki 48 saat içinde 13 uçuş gerçekleştirdiği belirlenirken, Jeju Air facia sonrasında operasyonel güvenliği artırmak amacıyla yılın ilk çeyreğinde toplam bin 878 uçuşu askıya aldığını duyurmuştu.
Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı ise pist bitiminde bulunan ve kazanın bilançosunu ağırlaştırdığı belirtilen beton duvar nedeniyle eleştirilerin hedefi olmuştu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyadan taziye mesajları | 24 ülke Kartalkaya&amp;apos;da hayatını kaybedenleri andı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/dunyadan-taziye-mesajlari-24-ulke-kartalkayada-hayatini-kaybedenleri-andi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/dunyadan-taziye-mesajlari-24-ulke-kartalkayada-hayatini-kaybedenleri-andi</guid>
<description><![CDATA[ Kartalkaya&#039;daki otel yangınında hayatını kaybedenler için dünyadan art arda taziye mesajları geldi. 76 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan facia, Avrupa ve dünya genelinde geniş yankı uyandırdı. Ülkelerin ve organizasyonların liderleri, yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi.Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bolu&#039;daki yangın nedeniyle kalplerimiz yaşamını yitirenler ve aileleriyle birlikte. Alevlerle mücadele eden ilk müdahale ekiplerinin inanılmaz cesaretinden onur duyuyoruz. Avrupa bu trajedide Türkiye ve halkıyla birlik içindedir.” ifadelerine yer verdi.Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, başsağlığı mesajını ileterek, “Hayat kurtarmak için sahada ellerinden geleni yapan cesur müdahale ekiplerine minnettarım. Yaralılara acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.Kremlin Sarayı&#039;ndan yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;a Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki Grand Kartal Otel&#039;de meydana gelen yangın nedeniyle telgraf gönderdi.
Putin, telgrafta “Bolu&#039;daki kayak merkezinde meydana gelen yangının yol açtığı trajik sonuçlar nedeniyle başsağlığı dileklerimi kabul edin. Ölenlerin ailesi ve yakınlarına üzüntü ve desteğimi, yaralılar için de acil şifalar dileğimi iletmenizi rica ederim.” ifadelerini kullandı.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, “Dost Türkiye&#039;deki bir kayak merkezinde çıkan yangında çok sayıda can kaybının yaşandığı korkunç trajediden dolayı derin üzüntü duyuyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve tüm Türk halkına, hayatını kaybedenlerin aileleri, yakınları ve etkilenen herkese başsağlığı diliyorum. Yaralanan herkese acil şifalar diliyorum. Ukrayna, bu zor zamanda Türk halkının acısını paylaşıyor.” ifadelerine yer verdi.Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki bir otelde çıkan yangında hayatını kaybedenler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;a taziye mesajı gönderdi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Aliyev mesajında, &quot;Yangında çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği haberi bizi derinden sarstı. Bu faciadan dolayı yaşadığınız üzüntüyü paylaşıyor, şahsım ve Azerbaycan halkı adına sizlere, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, kardeş Türkiye halkına en derin taziyelerimi sunuyor, yaralılara şifalar diliyorum.&quot; ifadelerini kullandı.Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki Grand Kartal Otel&#039;de çıkan yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı.
Miçotakis, X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Türkiye, Bolu&#039;da kayak merkezindeki trajik can kayıpları nedeniyle derin üzüntü içindeyiz. Yunanistan adına kurbanların ailelerine kalpten başsağlığı dilekleri iletiyorum ve yaralılara acil şifalar diliyorum.&quot; ifadelerini kullandı.Ermenistan Dışişleri Bakanlığı,  X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Bolu&#039;da onlarca can kaybına neden olan trajik yangından dolayı derin bir üzüntü içindeyiz. Düşüncelerimiz kurbanlar ve aileleriyle birlikte. Yaralılara acil şifalar diliyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier de yangının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;a taziye mesajı gönderdi.
Steinmeier, Kartalkaya&#039;da çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği otel yangınının kendisini çok üzdüğünü belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı, size ve vatandaşlarınıza, vatandaşlarım adına da en derin taziyelerimi ifade etmek istiyorum. Düşüncelerim kayak tatili sırasında başlarına gelen bu felaketin kurbanlarıyla birlikte. Bu, onların aileleri ve arkadaşları için ani bir kayıp ve anlaşılmaz bir acıdır.” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Steinmeier, yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki Grand Kartal Otel&#039;de çıkan yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı paylaştı.
Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kartalkaya&#039;daki feci yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyerek, “Fransa Türk halkının yasını paylaşıyor.” ifadesini kullandı.Belçika Dışişleri Bakanı Bernard Quintin, Bolu&#039;daki yangına ilişkin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefonda görüştüğünü belirtti.
Fidan&#039;a, ülkesi adına yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğini ilettiğini aktaran Quintin, “Düşüncelerimiz kurbanlarla birlikte. Belçika, Türkiye ve halkının yanındadır” açıklamasını yaptı.Suriye&#039;deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından, Türkçe ve Arapça paylaşılan taziye mesajında, Kartalkaya&#039;da 76 kişinin yaşamını yitirdiği faciadan derin üzüntü duyulduğu belirtildi.
Mesajda, “Kederli ailelere, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz. Kardeş Türk halkı, her zaman en zor anlarımızda yanımı ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DCcPDcPeDUyKrTt0cy-fHQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyadan, taziye, mesajları, ülke, Kartalkayada, hayatını, kaybedenleri, andı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DCcPDcPeDUyKrTt0cy-fHQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyadan taziye mesajları | 24 ülke Kartalkaya'da hayatını kaybedenleri andı"><p>Kartalkaya'daki otel yangınında hayatını kaybedenler için dünyadan art arda taziye mesajları geldi. 76 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan facia, Avrupa ve dünya genelinde geniş yankı uyandırdı. Ülkelerin ve organizasyonların liderleri, yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sE8bXU-q20muHVd2mO_pfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bolu'daki yangın nedeniyle kalplerimiz yaşamını yitirenler ve aileleriyle birlikte. Alevlerle mücadele eden ilk müdahale ekiplerinin inanılmaz cesaretinden onur duyuyoruz. Avrupa bu trajedide Türkiye ve halkıyla birlik içindedir.” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m3itDYX8_kqQWsAQsCajHA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, başsağlığı mesajını ileterek, “Hayat kurtarmak için sahada ellerinden geleni yapan cesur müdahale ekiplerine minnettarım. Yaralılara acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5le2GAHdoUqVIRVAlo55xQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de meydana gelen yangın nedeniyle telgraf gönderdi.
Putin, telgrafta “Bolu'daki kayak merkezinde meydana gelen yangının yol açtığı trajik sonuçlar nedeniyle başsağlığı dileklerimi kabul edin. Ölenlerin ailesi ve yakınlarına üzüntü ve desteğimi, yaralılar için de acil şifalar dileğimi iletmenizi rica ederim.” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1E7C6VUtKE6tvtq0_lCTTw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, “Dost Türkiye'deki bir kayak merkezinde çıkan yangında çok sayıda can kaybının yaşandığı korkunç trajediden dolayı derin üzüntü duyuyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve tüm Türk halkına, hayatını kaybedenlerin aileleri, yakınları ve etkilenen herkese başsağlığı diliyorum. Yaralanan herkese acil şifalar diliyorum. Ukrayna, bu zor zamanda Türk halkının acısını paylaşıyor.” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mvYWFlZHrU6TJXnfpsUzHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki bir otelde çıkan yangında hayatını kaybedenler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a taziye mesajı gönderdi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Aliyev mesajında, "Yangında çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği haberi bizi derinden sarstı. Bu faciadan dolayı yaşadığınız üzüntüyü paylaşıyor, şahsım ve Azerbaycan halkı adına sizlere, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, kardeş Türkiye halkına en derin taziyelerimi sunuyor, yaralılara şifalar diliyorum." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rJGrpPN13kiLJSX2HIbfgA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı.
Miçotakis, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Türkiye, Bolu'da kayak merkezindeki trajik can kayıpları nedeniyle derin üzüntü içindeyiz. Yunanistan adına kurbanların ailelerine kalpten başsağlığı dilekleri iletiyorum ve yaralılara acil şifalar diliyorum." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GXNzCerFwUqHBw6pDFyz9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ermenistan Dışişleri Bakanlığı,  X hesabından yaptığı paylaşımda, "Bolu'da onlarca can kaybına neden olan trajik yangından dolayı derin bir üzüntü içindeyiz. Düşüncelerimiz kurbanlar ve aileleriyle birlikte. Yaralılara acil şifalar diliyoruz." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kzYOvC-vyEKOSnvkEalEKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier de yangının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a taziye mesajı gönderdi.
Steinmeier, Kartalkaya'da çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği otel yangınının kendisini çok üzdüğünü belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı, size ve vatandaşlarınıza, vatandaşlarım adına da en derin taziyelerimi ifade etmek istiyorum. Düşüncelerim kayak tatili sırasında başlarına gelen bu felaketin kurbanlarıyla birlikte. Bu, onların aileleri ve arkadaşları için ani bir kayıp ve anlaşılmaz bir acıdır.” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Steinmeier, yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MXlpQjRP0025vwAZfQh8IQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı paylaştı.
Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kartalkaya'daki feci yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyerek, “Fransa Türk halkının yasını paylaşıyor.” ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RYFwlniO5Ua2Rcbtlrz8Dg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belçika Dışişleri Bakanı Bernard Quintin, Bolu'daki yangına ilişkin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefonda görüştüğünü belirtti.
Fidan'a, ülkesi adına yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğini ilettiğini aktaran Quintin, “Düşüncelerimiz kurbanlarla birlikte. Belçika, Türkiye ve halkının yanındadır” açıklamasını yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u3KxnCuGM0GbpVAuPeyQ0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye'deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından, Türkçe ve Arapça paylaşılan taziye mesajında, Kartalkaya'da 76 kişinin yaşamını yitirdiği faciadan derin üzüntü duyulduğu belirtildi.
Mesajda, “Kederli ailelere, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz. Kardeş Türk halkı, her zaman en zor anlarımızda yanımızda olmuş ve bizi desteklemiştir. Bugün ve yarın, Suriyeliler de Türk kardeşlerinin yanındadır ve bu zor dönemi en kısa sürede atlatmalarını dilemektedir.” ifadelerine yer verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0gs_A6oFskKhtCi2XeMNJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, yayınladığı taziye mesajında, “Bolu Kartalkaya’da bir otelde meydana gelen yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, acılı ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Yangın faciası, Kıbrıs Türkleri olarak bizlerin de yüreğini dağladı. Allah Türk milletini her türlü afetten korusun” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S9ou614KcUqo-xZcQEMzsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türkiye'de Kartalkaya kayak merkezindeki otelde meydana gelen yıkıcı yangından dolayı derin üzüntü duyuyorum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a tam desteğimi iletiyorum.” ifadesini kullandı.
Yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine en içten taziyelerini sunduklarını kaydeden Kobakhidze, Türk halkıyla dayanışma içinde olduklarını bildirdi.
Gürcistan Dışişleri Bakanlığı da yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dy9l1yeaY06tvwQlem76rA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yangına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Yangında hayatını kaybedenler için taziyelerini ileten Şerif, “Türkiye'nin kuzeyindeki Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan bir otelde meydana gelen yangını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Değerli kardeşim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Türk milletine, özellikle de bu kazada sevdiklerini kaybeden kederli ailelere en içten taziyelerimi sunuyor ve yaralıların bir an önce iyileşmesi için dua ediyorum.” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pMhYLNU5SkCKN5SsUWrQ4w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, meydana gelen trajik kaza nedeniyle derin bir üzüntü içinde olduğunu belirtti.
Yıkıcı kayıplar nedeniyle yas tutan ailelere ve sevdiklerine en derin taziyelerini ileten Osmani, “Hayat kurtarmak ve ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmak için yorulmadan çalışan cesur kurtarma ekiplerinin yanındayız. Yaralılara acil şifalar diliyoruz. Bu zor zamanda, düşüncelerimiz ve dayanışmamız Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk halkı ile birliktedir.” ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zd0xFgL2Q0aTnEHvhYEZXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, yangında hayatını kaybedenler için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a taziye mesajı gönderdi.
Mirziyoyev mesajında, yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h_wbXiNs1kSStUUIqBLNxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği başsağlığı mesajında, “Bu zor zamanda Belarus halkı ve şahsım adına bu trajediden etkilenen herkese destek ve dayanışma sözlerimi, içten taziyelerimi kabul edin. Mağdurların ailelerine sabır ve metanet, yaralılara acil şifalar dileriz.” açıklamasında bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S935f5_NmUmZLPgmFGzIvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çekya Başbakanı Petr Fiala, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'de Kartalkaya’daki otelde meydana gelen yıkıcı yangından dolayı derin üzüntü içinde olduğunu söyledi.
Fiala, “Olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine ve bu trajediden etkilenen herkese içten başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Bu zor zamanlarda düşüncelerimiz Türk halkıyla birlikte.” ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yjCnSKJUyku9YsBWmdEckg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>lovakya Dışişleri Bakanı Juraj Blanar, Başbakanı Robert Fico’nun beraberindeki heyetle Ankara’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaretten bir gün sora Bolu’daki kayak merkezinde meydana gelen korkunç trajedi nedeniyle Türk halkına içten başsağlığı dileğinde bulunduğunu belirtti.
Blanar, “Düşüncelerim olayda hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınlarıyla. Yaralılara acil şifa dileklerinde bulunuyorum. Bu kederli günlerde, Türk halkı ile dayanışma içindeyim.” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GuGwKURH1EuwZG7kgh8zwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bahreyn Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Bahreyn'in Türkiye ile dayanışma içinde olduğu belirtildi.
Açıklamada, Türk hükümetine, dost Türk halkına ve olayda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifa dilendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gQC_iNs3n0SrCnj6KKdvyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, yangın kazasında hayatını kaybedenler için Türkiye hükümeti ve halkına en içten başsağlığı dileklerinde bulunuldu.
Yangında yaşamını yitirenlerin ailelerine içten taziyelerin sunulduğu açıklamada, yaralılara acil şifalar dilendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QZblwHf9XU-KMj8nPfb95Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cezayir Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun'un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, hükümete ve Türk halkına samimi taziyelerini sunduğu ve yangında yaşamını yitirenlerin aileleriyle dayanışma içinde olduğu kaydedildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tDYdqNZGy0OcyuYECm6z0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, yangın ve bu acı durumdan nedeniyle Irak'ın Türkiye ile dayanışma içinde olduğu belirtilerek en içten başsağlığı dileğinde bulunuldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zYZRTJSHs0ei5M9qxY0Vxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı mesajı paylaştı.
BAE Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Türk hükümetine, dost Türk halkına ve olayda hayatını kaybedenlerin yakınlarına en içten taziyelerimizi sunar, yaralılara acil şifalar dileriz” ifadeleri kullanıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8lVelEXE002hpOCZ4Muo5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuveyt Emiri Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği taziye mesajında, “Yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileriz” açıklamasını yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_mXy2FqVd0qD52Thgsl6ag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ürdün Dışişleri Bakanlığı da yayımladığı taziye mesajında, “Kardeş Türkiye Cumhuriyeti hükümetine ve halkına en içten taziyelerimizi sunar, hayatını kaybedenlerin ailelerine sabır, yaralılara acil şifalar dileriz.” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege Denizi&amp;apos;ndeki deprem sonrası eğitime ara</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ege-denizindeki-deprem-sonrasi-egitime-ara</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ege-denizindeki-deprem-sonrasi-egitime-ara</guid>
<description><![CDATA[ Ege Denizi&#039;nde dün akşam meydana gelen depremin ardından Midilli Adası&#039;nda yollarda oluşan heyelan nedeniyle üç köyde eğitime bir gün ara verildiği bildirildi.Yunan Devlet Televizyonu ERT&#039;nin haberine göre, dün gece Ege Denizi&#039;nde yerel saatle 22.38&#039;de 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.  Depremin ardından Midilli Adası&#039;nda heyelan nedeniyle bazı yollar kapandı.  Ada&#039;daki 3 köyde tedbir amacıyla eğitime bir gün ara verildi.  Söz konusu deprem Çanakkale, İzmir, Ayvalık, Sakız Adası ve Trakya&#039;da da hissedilmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2wvl_8P4LEWQLe_awsG_tA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ege, Denizindeki, deprem, sonrası, eğitime, ara</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2wvl_8P4LEWQLe_awsG_tA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ege Denizi'ndeki deprem sonrası eğitime ara"><p>Ege Denizi'nde dün akşam meydana gelen depremin ardından Midilli Adası'nda yollarda oluşan heyelan nedeniyle üç köyde eğitime bir gün ara verildiği bildirildi.</p>Yunan Devlet Televizyonu ERT'nin haberine göre, dün gece Ege Denizi'nde yerel saatle 22.38'de 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.  Depremin ardından Midilli Adası'nda heyelan nedeniyle bazı yollar kapandı.  Ada'daki 3 köyde tedbir amacıyla eğitime bir gün ara verildi.  Söz konusu deprem Çanakkale, İzmir, Ayvalık, Sakız Adası ve Trakya'da da hissedilmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uçakta unutulan kedi seyahat tutkunu oldu: 3 uçuşun ardından sahibine kavuştu</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ucakta-unutulan-kedi-seyahat-tutkunu-oldu-3-ucusun-ardindan-sahibine-kavustu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ucakta-unutulan-kedi-seyahat-tutkunu-oldu-3-ucusun-ardindan-sahibine-kavustu</guid>
<description><![CDATA[ Yeni Zelanda&#039;dan Avustralya&#039;ya taşınan bir aile, uçağın kargo bölümüne teslim ettiği &quot;Mittens&quot; adlı kedilerini teslim uzun bekleyişlerine rağmen alamadılar. Unutulan kedi, 24 saatte iki ülke arasında yaptığı 3 uçuşun sonunda sahiplerine kavuştu.Yeni Zelanda&#039;nın Christchurch kentinden Avustralya&#039;nın Melbourne kentine taşınan bir aile, 8 yaşındaki kedileriyle uçağa bindi.Mittens adlı kedinin sahibi Margo Neas yaptığı açıklamada, Avustralya&#039;ya ulaştıklarında 3 saat beklediklerini fakat kargo bölümündeki kedinin teslim edilmediğini belirtti.Neas, kedinin durumunu sorduklarında, kargo bölümündeki eşyalar nedeniyle Mittens&#039;ın fark edilmediğini ve uçağın Yeni Zelanda&#039;ya döndüğünü öğrendi.Bunun üzerine uçaktaki yetkililer, yanlışlıkla &quot;sıklıkla uçan yolculardan biri&quot; olan kedinin Melbourne&#039;a giden bir sefere alınarak ailesine teslim edilmesi için harekete geçti.Böylece 24 saatte Yeni Zelanda ve Avustralya arasında 3 kez uçak yolculuğu yapan Mittens, sahiplerine teslim edildi.
The Air New Zealand hava yolu şirketi sözcüsü Alisha Armstrong, olay nedeniyle Mittens&#039;ın sahiplerinden özür diledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/27UyTnps3k6g-ZhAhVjyCw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uçakta, unutulan, kedi, seyahat, tutkunu, oldu:, uçuşun, ardından, sahibine, kavuştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/27UyTnps3k6g-ZhAhVjyCw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uçakta unutulan kedi seyahat tutkunu oldu: 3 uçuşun ardından sahibine kavuştu"><p>Yeni Zelanda'dan Avustralya'ya taşınan bir aile, uçağın kargo bölümüne teslim ettiği "Mittens" adlı kedilerini teslim uzun bekleyişlerine rağmen alamadılar. Unutulan kedi, 24 saatte iki ülke arasında yaptığı 3 uçuşun sonunda sahiplerine kavuştu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P01BEv1qKEK4WhkJ417rzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinden Avustralya'nın Melbourne kentine taşınan bir aile, 8 yaşındaki kedileriyle uçağa bindi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9fgo_3Hyq0ukfx87C2-i1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mittens adlı kedinin sahibi Margo Neas yaptığı açıklamada, Avustralya'ya ulaştıklarında 3 saat beklediklerini fakat kargo bölümündeki kedinin teslim edilmediğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XOIMzX7JrkyMHmzAkZ6CYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Neas, kedinin durumunu sorduklarında, kargo bölümündeki eşyalar nedeniyle Mittens'ın fark edilmediğini ve uçağın Yeni Zelanda'ya döndüğünü öğrendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0JqRiyjImEWvqY-ZgIwRKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bunun üzerine uçaktaki yetkililer, yanlışlıkla "sıklıkla uçan yolculardan biri" olan kedinin Melbourne'a giden bir sefere alınarak ailesine teslim edilmesi için harekete geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zBkMn_X_7EmIl6-vV6PVhw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Böylece 24 saatte Yeni Zelanda ve Avustralya arasında 3 kez uçak yolculuğu yapan Mittens, sahiplerine teslim edildi.
The Air New Zealand hava yolu şirketi sözcüsü Alisha Armstrong, olay nedeniyle Mittens'ın sahiplerinden özür diledi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna asker istiyor: &amp;quot;Kuzey Kore gönderdiyse Avrupa da gönderebilir&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/ukrayna-asker-istiyor-kuzey-kore-goenderdiyse-avrupa-da-goenderebilir</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/ukrayna-asker-istiyor-kuzey-kore-goenderdiyse-avrupa-da-goenderebilir</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, bir kez daha Avrupa&#039;yı harekete geçirmek için çağrıda bulundu. Ukrayna lideri, herhangi bir barış anlaşmasının uygulanması için &quot;en az 200 bin&quot; askere ihtiyaç olduğunu vurgulayarak müttefiklerinden destek istedi. Kuzey Kore&#039;nin okyanus aşarak savaşa asker yolladığının altını çizen Zelenski, Avrupa&#039;nın coğrafi olarak çatışmalara çok daha yakın olduğunu olduğunu hatırlattı. Kiev, uzun zamandır Rus lider Vladimir Putin&#039;in Ukrayna&#039;daki savaşı kazanırsa diğer ülkelere saldırmaya devam edeceğini iddia ediyor.Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Davos&#039;taki Dünya Ekonomik Forumu&#039;nda konuştu.
Zelenski, Ukrayna&#039;da herhangi bir barış anlaşmasının uygulanması için &quot;en az 200 bin&quot; müttefik askerine ihtiyaç duyulacağını ileri sürdü.Ukraynalı lider burada Avrupa&#039;nın Trump&#039;ın bundan sonra ne yapacağını sorgulamak yerine Ukrayna&#039;yı savunmak için kolektif adımlar atması gerektiğini söyledi.
Zelenski, &quot;Avrupa kendisini güçlü, küresel, vazgeçilmez bir oyuncu olarak kanıtlamalı&quot; ifadelerini kullandı.Kuzey Kore birliklerinin Moskova&#039;nın Kiev&#039;e karşı savaşına dahil olduğunu vurgulayanZelenski, &quot;Avrupa ülkelerini Rusya&#039;dan ayıran bir okyanus olmadığını unutmayalım. Avrupa liderleri, Kuzey Kore askerlerini içeren bu savaşın kendi ülkelerine coğrafi olarak Pyongyang&#039;dan daha yakın olduğunu hatırlamalı.&quot; dedi.Ukraynalı lider ayrıca bir anlaşmaya varılabilirse uluslararası bir barışı koruma operasyonunun nasıl işleyebileceğine dair ayrıntılar verdi ve büyük bir asker grubuna ihtiyaç duyulacağını söyledi.
Kiev uzun zamandır Rus lider Vladimir Putin&#039;in Ukrayna&#039;daki savaşı kazanırsa diğer ülkelere saldırmaya devam edeceğini iddia ediyor.Trump, çatışmayı hızla sonlandıracağına söz verdi.
Pazartesi günü göreve başladıktan sonra konuşan yeni ABD başkanı, Putin&#039;in Rusya&#039;yı &quot;yok ettiğini ve bir anlaşma yapması gerektiğini&quot; söyledi.
Zelenski, Rusya&#039;nın bir savaş ekonomisine dönüştüğünü ve askeri açıdan Avrupa&#039;yı geride bıraktığını ileri sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8hFOA52Li0aC88aQpsCkIg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna, asker, istiyor:, Kuzey, Kore, gönderdiyse, Avrupa, gönderebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8hFOA52Li0aC88aQpsCkIg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna asker istiyor: " kuzey kore g avrupa da><p>Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, bir kez daha Avrupa'yı harekete geçirmek için çağrıda bulundu. Ukrayna lideri, herhangi bir barış anlaşmasının uygulanması için "en az 200 bin" askere ihtiyaç olduğunu vurgulayarak müttefiklerinden destek istedi. Kuzey Kore'nin okyanus aşarak savaşa asker yolladığının altını çizen Zelenski, Avrupa'nın coğrafi olarak çatışmalara çok daha yakın olduğunu olduğunu hatırlattı. Kiev, uzun zamandır Rus lider Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşı kazanırsa diğer ülkelere saldırmaya devam edeceğini iddia ediyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bod79VQK_Ead_F2rZD70Jw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda konuştu.
Zelenski, Ukrayna'da herhangi bir barış anlaşmasının uygulanması için "en az 200 bin" müttefik askerine ihtiyaç duyulacağını ileri sürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IiQA_OrnXkOFutUslpoB3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukraynalı lider burada Avrupa'nın Trump'ın bundan sonra ne yapacağını sorgulamak yerine Ukrayna'yı savunmak için kolektif adımlar atması gerektiğini söyledi.
Zelenski, "Avrupa kendisini güçlü, küresel, vazgeçilmez bir oyuncu olarak kanıtlamalı" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qtYObh4bh0KHlH-yvToKXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey Kore birliklerinin Moskova'nın Kiev'e karşı savaşına dahil olduğunu vurgulayanZelenski, "Avrupa ülkelerini Rusya'dan ayıran bir okyanus olmadığını unutmayalım. Avrupa liderleri, Kuzey Kore askerlerini içeren bu savaşın kendi ülkelerine coğrafi olarak Pyongyang'dan daha yakın olduğunu hatırlamalı." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XzBaBouUKUmCGR4RMyzgOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukraynalı lider ayrıca bir anlaşmaya varılabilirse uluslararası bir barışı koruma operasyonunun nasıl işleyebileceğine dair ayrıntılar verdi ve büyük bir asker grubuna ihtiyaç duyulacağını söyledi.
Kiev uzun zamandır Rus lider Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşı kazanırsa diğer ülkelere saldırmaya devam edeceğini iddia ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gBkc3opsjkecjy6qZZURtQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, çatışmayı hızla sonlandıracağına söz verdi.
Pazartesi günü göreve başladıktan sonra konuşan yeni ABD başkanı, Putin'in Rusya'yı "yok ettiğini ve bir anlaşma yapması gerektiğini" söyledi.
Zelenski, Rusya'nın bir savaş ekonomisine dönüştüğünü ve askeri açıdan Avrupa'yı geride bıraktığını ileri sürüyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;a ait savaş uçağı düştü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/irana-ait-savas-ucagi-dustu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/irana-ait-savas-ucagi-dustu</guid>
<description><![CDATA[ İran&#039;ın Hemedan eyaletinde askeri uçağın düştüğü, 2 pilotun ise yaralı olarak kurtulduğu bildirildi.İran&#039;da askeri uçak düştü, uçakta bulunan 2 pilot ise yaralı olarak kurtuldu.İran resmi haber ajansı IRNA&#039;ya göre, Hemedan Vali Yardımcısı Hamza Emrayi, olaya ilişkin açıklamada bulundu.  Emrayi, askeri uçağın Hemedan&#039;ın Kebuderaheng ilçesinde düştüğünü, kazanın nedeninin ise araştırıldığını söyledi.  Uçağın pilotlarının düşüş öncesinde uçaktan ayrıldıklarını belirten Emrayi, pilotların hafif yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını aktardı.  Uçağın türü hakkında bilgi verilmezken, gerekli açıklamaların daha sonra yapılacağı ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hhuDAb0ib0OnG35VSjWaBw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İrana, ait, savaş, uçağı, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hhuDAb0ib0OnG35VSjWaBw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'a ait savaş uçağı düştü"><p>İran'ın Hemedan eyaletinde askeri uçağın düştüğü, 2 pilotun ise yaralı olarak kurtulduğu bildirildi.</p><p>İran'da askeri uçak düştü, uçakta bulunan 2 pilot ise yaralı olarak kurtuldu.</p><p>İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Hemedan Vali Yardımcısı Hamza Emrayi, olaya ilişkin açıklamada bulundu.  Emrayi, askeri uçağın Hemedan'ın Kebuderaheng ilçesinde düştüğünü, kazanın nedeninin ise araştırıldığını söyledi.  Uçağın pilotlarının düşüş öncesinde uçaktan ayrıldıklarını belirten Emrayi, pilotların hafif yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını aktardı.  Uçağın türü hakkında bilgi verilmezken, gerekli açıklamaların daha sonra yapılacağı ifade edildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;den tarihi yatırım: 500 milyar dolarlık yapay zeka projesi!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdden-tarihi-yatirim-500-milyar-dolarlik-yapay-zeka-projesi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdden-tarihi-yatirim-500-milyar-dolarlik-yapay-zeka-projesi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, ülkede yapay zeka altyapısı kurmak için “Stargate” adlı ortak bir girişim oluşturulacağını ve özel sektörün 500 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray&#039;da yapay zeka araştırma şirketi OpenAI CEO&#039;su Sam Altman, SoftBank CEO&#039;su Masayoshi Son ve teknoloji şirketi Oracle CEO&#039;su Larry Ellison&#039;un katılımıyla basın toplantısı gerçekleştirdi. Trump, OpenAI, SoftBank ve Oracle şirketlerinin ABD&#039;de yapay zeka altyapısı kurmak için “Stargate” adlı ortak bir girişim oluşturacağını ve en az 500 milyar dolar yatırım yapılacağını duyurdu. 100 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK Projenin 100 bin kişiye iş imkanı oluşturacağını belirten Trump, ilk odak noktasının enerji altyapısı olacağını ifade etti. Trump, “Bizim yapmak istediğimiz şey bunu bu ülkede tutmak. Çin rakiptir, diğerleri rakiptir. Biz bu ülkede olmak istiyoruz ve bunu mümkün kılıyoruz. Bu şeyleri inşa etmemiz gerekiyor. Yani çok fazla elektrik üretmeleri gerekiyor. İsterlerse kendi tesislerinde bu üretimi kolayca yapmalarını mümkün kılacağız.” ifadelerini kullandı.Şirket yöneticilerinin önümüzdeki 4 yıl içinde Stargate&#039;e 500 milyar dolar yatırım yapması bekleniyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jU6KlZAy4kGCweVnOGIRlA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDden, tarihi, yatırım:, 500, milyar, dolarlık, yapay, zeka, projesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jU6KlZAy4kGCweVnOGIRlA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'den tarihi yatırım: 500 milyar dolarlık yapay zeka projesi!"><p>ABD Başkanı Donald Trump, ülkede yapay zeka altyapısı kurmak için “Stargate” adlı ortak bir girişim oluşturulacağını ve özel sektörün 500 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da yapay zeka araştırma şirketi OpenAI CEO'su Sam Altman, SoftBank CEO'su Masayoshi Son ve teknoloji şirketi Oracle CEO'su Larry Ellison'un katılımıyla basın toplantısı gerçekleştirdi. </p><p>Trump, OpenAI, SoftBank ve Oracle şirketlerinin ABD'de yapay zeka altyapısı kurmak için “Stargate” adlı ortak bir girişim oluşturacağını ve en az 500 milyar dolar yatırım yapılacağını duyurdu.</p><p> </p><p><strong>100 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK </strong></p><p>Projenin 100 bin kişiye iş imkanı oluşturacağını belirten Trump, ilk odak noktasının enerji altyapısı olacağını ifade etti. </p><p>Trump, “Bizim yapmak istediğimiz şey bunu bu ülkede tutmak. Çin rakiptir, diğerleri rakiptir. Biz bu ülkede olmak istiyoruz ve bunu mümkün kılıyoruz. Bu şeyleri inşa etmemiz gerekiyor. Yani çok fazla elektrik üretmeleri gerekiyor. İsterlerse kendi tesislerinde bu üretimi kolayca yapmalarını mümkün kılacağız.” ifadelerini kullandı.</p><p>Şirket yöneticilerinin önümüzdeki 4 yıl içinde Stargate'e 500 milyar dolar yatırım yapması bekleniyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;yi dünyaya açan kapı kimin kontrolünde olacak?</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazzeyi-dunyaya-acan-kapi-kimin-kontrolunde-olacak</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazzeyi-dunyaya-acan-kapi-kimin-kontrolunde-olacak</guid>
<description><![CDATA[ Şarkul Avsat gazetesi, Mısır ve İsrail istihbaratı arasında yapılan görüşmede, Mısır ile Gazze arasındaki Refah Sınır Kapısı&#039;nın Gazze tarafının Filistin Yönetimi tarafından yönetilmesi konusunda anlaşma sağlandığını aktardı.Arap dünyasının önde gelen günlük gazetelerinden Şarkul Avsat gazetesinin adı açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde Refah Sınır Kapısı&#039;nın geleceğine değinildi.
Habere göre, İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin Bet Başkanı Ronen Bar, İsrail dış istihbarat servisi Mossad Başkanı David Barnea ve Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Mahmud Reşad arasında bir görüşme gerçekleştirildi.Habere göre bu görüşmede, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas&#039;ın liderliğindeki Filistin Yönetimi&#039;nin, Refah Sınır Kapısı&#039;nın Gazze tarafını Birleşmiş Milletlerin uluslararası gözetimi ve denetimi altında yöneteceği konusunda anlaşmaya varıldı.
Görüşmelerin pazartesi ve salı günleri gerçekleştirildiği belirtildi.Konuya dair bilgi veren kaynak, kilit önemdeki sınır kapısının yeniden açılması için henüz bir tarih belirlenmediğini söyledi.Kaynak ayrıca Gazze ile Mısır arasındaki sınır boyunca uzanan Philadelphi Koridoru konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadığını, ancak &quot;görüş ayrılıklarının teknik olduğunu ve çözüleceğini&quot; aktardı.Kaynak, &quot;İsrail koridordan kısmi çekilmeler önerdi, ancak Mısır bu fikri kabul etmedi ve tam bir çekilme ve savaş öncesi duruma geri dönülmesi konusunda ısrar ediyor.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EtfN9rnHuUWSF_sJpzIBZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzeyi, dünyaya, açan, kapı, kimin, kontrolünde, olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EtfN9rnHuUWSF_sJpzIBZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'yi dünyaya açan kapı kimin kontrolünde olacak?"><p>Şarkul Avsat gazetesi, Mısır ve İsrail istihbaratı arasında yapılan görüşmede, Mısır ile Gazze arasındaki Refah Sınır Kapısı'nın Gazze tarafının Filistin Yönetimi tarafından yönetilmesi konusunda anlaşma sağlandığını aktardı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fb96VLmddUa3LPVrkYrKJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arap dünyasının önde gelen günlük gazetelerinden Şarkul Avsat gazetesinin adı açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde Refah Sınır Kapısı'nın geleceğine değinildi.
Habere göre, İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin Bet Başkanı Ronen Bar, İsrail dış istihbarat servisi Mossad Başkanı David Barnea ve Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Mahmud Reşad arasında bir görüşme gerçekleştirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MPZbjxAv3keLEwlBwSkHsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Habere göre bu görüşmede, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın liderliğindeki Filistin Yönetimi'nin, Refah Sınır Kapısı'nın Gazze tarafını Birleşmiş Milletlerin uluslararası gözetimi ve denetimi altında yöneteceği konusunda anlaşmaya varıldı.
Görüşmelerin pazartesi ve salı günleri gerçekleştirildiği belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b3NTZcXn2km_dj7bibknRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Konuya dair bilgi veren kaynak, kilit önemdeki sınır kapısının yeniden açılması için henüz bir tarih belirlenmediğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mA2SmaPeBUuiuszrFCISjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaynak ayrıca Gazze ile Mısır arasındaki sınır boyunca uzanan Philadelphi Koridoru konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadığını, ancak "görüş ayrılıklarının teknik olduğunu ve çözüleceğini" aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OlV-uDd7dEC85BgQd7w3fA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaynak, "İsrail koridordan kısmi çekilmeler önerdi, ancak Mısır bu fikri kabul etmedi ve tam bir çekilme ve savaş öncesi duruma geri dönülmesi konusunda ısrar ediyor." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1NjrklXVx0Kj4Thc4aSktA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Evlat edindiği çocuğun üstüne oturarak öldürdü: Üvey anneye 6 yıl hapis cezası verildi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/evlat-edindigi-cocugun-ustune-oturarak-oeldurdu-uvey-anneye-6-yil-hapis-cezasi-verildi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/evlat-edindigi-cocugun-ustune-oturarak-oeldurdu-uvey-anneye-6-yil-hapis-cezasi-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Indiana&#039;da yaşayan 49 yaşındaki Jennifer Lee Wilson, 10 yaşındaki üvey oğlu Dakota Stevens&#039;ı ezerek öldürmekten 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, çocuğun daha önce yaşadığı istismarı polise bildirmeye çalışmasının ardından gerçekleşti.ABD&#039;de yaşayan 49 yaşındaki Jennifer Lee Wilson, 10 yaşındaki üvey oğlu Dakota Stevens&#039;ı ezerek öldürdüğü için 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı.  Wilson&#039;ın ifadesine göre, 25 Nisan 2024&#039;te Dakota gün boyunca söz dinlememiş ve ev işlerini yapmayı reddetmişti. Evden kaçan çocuk, birkaç sokak ötede bir kadından polisi aramasını istemiş, ancak Wilson, kadına karışmamasını söyleyerek Dakota&#039;yı zorla eve götürmüştü.Güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler, 154 kilogram ağırlığındaki Wilson&#039;ın sadece 41 kilogram ağırlığındaki Dakota&#039;nın üzerine yatarak onu hareketsiz hale getirdiğini gösterdi. Wilson, çocuğun hareketsizliğini numara olarak değerlendirerek yaklaşık beş dakika boyunca onun üzerinde kaldığını belirtti. Bilinci kapanan Dakota hastaneye kaldırıldı, ancak iki gün sonra hayatını kaybetti. Otopsi raporunda ölüm nedeni olarak beyin şişmesi ve uzun süreli oksijen yoksunluğu belirtildi. Ayrıca çocuğun vücudunda organ hasarı ve iç kanamalar tespit edildi.  Ekim ayında Wilson, taksirle adam öldürme suçunu kabul etti. Mahkeme, Wilson&#039;a verilebilecek en yüksek ceza olan 6 yıl hapis cezası verdi. Olay, koruyucu aile sistemindeki denetim eksikliklerini ve çocuk istismarının trajik sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MclY-jv5gEicM8asmq92fQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Evlat, edindiği, çocuğun, üstüne, oturarak, öldürdü:, Üvey, anneye, yıl, hapis, cezası, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MclY-jv5gEicM8asmq92fQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Evlat edindiği çocuğun üstüne oturarak öldürdü: Üvey anneye 6 yıl hapis cezası verildi"><p>Indiana'da yaşayan 49 yaşındaki Jennifer Lee Wilson, 10 yaşındaki üvey oğlu Dakota Stevens'ı ezerek öldürmekten 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, çocuğun daha önce yaşadığı istismarı polise bildirmeye çalışmasının ardından gerçekleşti.</p><p>ABD'de yaşayan 49 yaşındaki Jennifer Lee Wilson, 10 yaşındaki üvey oğlu Dakota Stevens'ı ezerek öldürdüğü için 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı.  Wilson'ın ifadesine göre, 25 Nisan 2024'te Dakota gün boyunca söz dinlememiş ve ev işlerini yapmayı reddetmişti. Evden kaçan çocuk, birkaç sokak ötede bir kadından polisi aramasını istemiş, ancak Wilson, kadına karışmamasını söyleyerek Dakota'yı zorla eve götürmüştü.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WkNWO195MEWOesmQ6TFT3g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler, 154 kilogram ağırlığındaki Wilson'ın sadece 41 kilogram ağırlığındaki Dakota'nın üzerine yatarak onu hareketsiz hale getirdiğini gösterdi. Wilson, çocuğun hareketsizliğini numara olarak değerlendirerek yaklaşık beş dakika boyunca onun üzerinde kaldığını belirtti. <img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4QwvEnH-4ECtzeuL0NgQHg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Bilinci kapanan Dakota hastaneye kaldırıldı, ancak iki gün sonra hayatını kaybetti. Otopsi raporunda ölüm nedeni olarak beyin şişmesi ve uzun süreli oksijen yoksunluğu belirtildi. Ayrıca çocuğun vücudunda organ hasarı ve iç kanamalar tespit edildi.  Ekim ayında Wilson, taksirle adam öldürme suçunu kabul etti. Mahkeme, Wilson'a verilebilecek en yüksek ceza olan 6 yıl hapis cezası verdi. Olay, koruyucu aile sistemindeki denetim eksikliklerini ve çocuk istismarının trajik sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan dikkat çeken karar: Dark Web ile bağlantılı ismi affetti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-dikkat-ceken-karar-dark-web-ile-baglantili-ismi-affetti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-dikkat-ceken-karar-dark-web-ile-baglantili-ismi-affetti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Karanlık Ağ&#039;da (Dark Web) Bitcoin ile yasa dışı ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformu Silk Road&#039;un kurucusu Ross Ulbricht&#039;i affetti. Trump, seçim kampanyası sırasında 2013 yılında gözaltına alınan ve 2015&#039;te müebbet hapis cezasına çarptırılan 40 yaşındaki Ulbricht&#039;i özgürlüğüne kavuşturma vaadinde bulunmuştu. Ulbricht&#039;in platform üzerinden  2 yıl boyunca 214 milyon değerinde uyuşturucu ve diğer yasadışı ürünlerin ticaretini yaptığı ortaya çıkmıştı.ABD&#039;de Joe Biden&#039;dan başkanlık görevini devralan Donald Trump, dikkat çeken kararlar almaya devam ediyor. Trump, Dark Web&#039;de Bitcoin ile uyuşturucu gibi yasa dışı ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformu Silk Road&#039;un kurucusu Ross Ulbricht&#039;i affettiğini duyurdu.ABD Başkanı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, &quot;Ross William Ulbricht&#039;in annesini arayarak oğlunun, tam ve şartsız affını imzalamaktan mutluluk duyduğumu söyledim. Onu mahkum etmek için çalışan pislikler, bana karşı modern dönemde hükümetin silah haline getirilmesinde rol oynayan bazı akıl hastalarıyla aynı kişilerdi. Ross&#039;a 2 müebbet hapis, artı 40 yıl ceza verilmişti. Bu, akılalmaz bir şey” ifadesini kullandı.Donald Trump, seçim kampanyası sırasında 2013 yılında gözaltına alınan ve 2015&#039;te müebbet hapis cezasına çarptırılan 40 yaşındaki Ross Ulbricht&#039;i özgürlüğüne kavuşturma vaadinde bulunmuştu.MİLYONLARCA DOLARLIK SATIŞ YAPILDI  Manhattan&#039;daki bir mahkemede jüri, Ulbricht&#039;i internet üzerinden uyuşturucu kaçakçılığı, bilgisayar korsanlığı ve kara para aklamaktan suçlu bulmuştu.  Savcılar, “küresel karaborsa pazarı” olarak nitelendirilen platform üzerinden 2 yıl boyunca 214 milyon değerinde uyuşturucu ve diğer yasadışı ürünlerin ticaretinin yapıldığını belirtmişti.  En az 100 bin kişinin kullandığı platformdan satın alınan uyuşturucular nedeniyle can kayıplarının yaşandığını öne sürülmüştü.  KİMLİKLERİNİ GİZLEMEK İÇİN BITCOIN KULLANDILAR  Silk Road&#039;da kullanıcıların kimliklerinin ve konumlarının gizlenebilmesi için Bitcoin ile ödeme yapılıyordu.  O dönemde &quot;Dread Pirate Roberts&quot; takma adını kullanan Ulbricht, platform için tehdit oluşturan birkaç kişinin öldürülmesine azmettirmekle suçlanmış ancak herhangi bir cinayetin işlendiğine yönelik hiçbir kanıt bulunamamıştı.  Ulbricht, çıkarıldığı mahkemede &quot;serbest piyasa sitesi&quot; olarak nitelendirdiği Silk Road&#039;u kurduğunu kabul etmiş ancak daha sonra web sitesini başkalarına devrettiğini belirtmişti.  Silk Road platformu, Bitcoin&#039;in bir ödeme aracı olarak kullanılmasıyla kripto paranın ün kazanmasına katkı sağlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UJaY2cMqNEyYrm10zNLafw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, dikkat, çeken, karar:, Dark, Web, ile, bağlantılı, ismi, affetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UJaY2cMqNEyYrm10zNLafw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan dikkat çeken karar: Dark Web ile bağlantılı ismi affetti"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Karanlık Ağ'da (Dark Web) Bitcoin ile yasa dışı ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformu Silk Road'un kurucusu Ross Ulbricht'i affetti. Trump, seçim kampanyası sırasında 2013 yılında gözaltına alınan ve 2015'te müebbet hapis cezasına çarptırılan 40 yaşındaki Ulbricht'i özgürlüğüne kavuşturma vaadinde bulunmuştu. Ulbricht'in platform üzerinden  2 yıl boyunca 214 milyon değerinde uyuşturucu ve diğer yasadışı ürünlerin ticaretini yaptığı ortaya çıkmıştı.</p><p>ABD'de Joe Biden'dan başkanlık görevini devralan Donald Trump, dikkat çeken kararlar almaya devam ediyor. </p><p>Trump, Dark Web'de Bitcoin ile uyuşturucu gibi yasa dışı ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformu Silk Road'un kurucusu Ross Ulbricht'i affettiğini duyurdu.</p><p>ABD Başkanı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Ross William Ulbricht'in annesini arayarak oğlunun, tam ve şartsız affını imzalamaktan mutluluk duyduğumu söyledim. Onu mahkum etmek için çalışan pislikler, bana karşı modern dönemde hükümetin silah haline getirilmesinde rol oynayan bazı akıl hastalarıyla aynı kişilerdi. Ross'a 2 müebbet hapis, artı 40 yıl ceza verilmişti. Bu, akılalmaz bir şey” ifadesini kullandı.</p><p>Donald Trump, seçim kampanyası sırasında 2013 yılında gözaltına alınan ve 2015'te müebbet hapis cezasına çarptırılan 40 yaşındaki Ross Ulbricht'i özgürlüğüne kavuşturma vaadinde bulunmuştu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9pTwqnOT2UyEYc7AsXahuQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Silk Road kurucusu Ross Ulbricht."><strong>MİLYONLARCA DOLARLIK SATIŞ YAPILDI</strong>  Manhattan'daki bir mahkemede jüri, Ulbricht'i internet üzerinden uyuşturucu kaçakçılığı, bilgisayar korsanlığı ve kara para aklamaktan suçlu bulmuştu.  Savcılar, “küresel karaborsa pazarı” olarak nitelendirilen platform üzerinden 2 yıl boyunca 214 milyon değerinde uyuşturucu ve diğer yasadışı ürünlerin ticaretinin yapıldığını belirtmişti.  En az 100 bin kişinin kullandığı platformdan satın alınan uyuşturucular nedeniyle can kayıplarının yaşandığını öne sürülmüştü.  <strong>KİMLİKLERİNİ GİZLEMEK İÇİN BITCOIN KULLANDILAR</strong>  Silk Road'da kullanıcıların kimliklerinin ve konumlarının gizlenebilmesi için Bitcoin ile ödeme yapılıyordu.  O dönemde "Dread Pirate Roberts" takma adını kullanan Ulbricht, platform için tehdit oluşturan birkaç kişinin öldürülmesine azmettirmekle suçlanmış ancak herhangi bir cinayetin işlendiğine yönelik hiçbir kanıt bulunamamıştı.  Ulbricht, çıkarıldığı mahkemede "serbest piyasa sitesi" olarak nitelendirdiği Silk Road'u kurduğunu kabul etmiş ancak daha sonra web sitesini başkalarına devrettiğini belirtmişti.  Silk Road platformu, Bitcoin'in bir ödeme aracı olarak kullanılmasıyla kripto paranın ün kazanmasına katkı sağlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;yi yine soğuklar vurdu: Kar bile yağmıyordu, fırtına uyarıları verildi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/abdyi-yine-soguklar-vurdu-kar-bile-yagmiyordu-firtina-uyarilari-verildi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/abdyi-yine-soguklar-vurdu-kar-bile-yagmiyordu-firtina-uyarilari-verildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’de etkili olan kar fırtınası ve şiddetli soğuk nedeniyle en az 4 kişi hayatını kaybetti. Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS) tarafından dün yapılan açıklamada, kar yağışının çok nadir görüldüğü Körfez Kıyısı&#039;nda tarihi bir yağış görüleceği aktarıldı. Ülkenin güneyinde bulunan Louisiana&#039;da ise ilk kez kar fırtınası uyarısı verildi. Teksas&#039;ta otoyollar ve havaalanları kapandı. Salı günü 2 bin 200&#039;den fazla uçuş iptal edildi, 3 bin uçuş ise  ertelendi.ABD&#039;nin güneyindeki bazı bölgelerde nadir görülen bir kar fırtınası dondurucu soğuğu beraberinde getirdi.
Teksas&#039;ta otoyollar ve havaalanları kapandı. Louisiana&#039;da ise ilk kez kar fırtınası uyarısı verildi.
En şiddetli kar yağışının görüldüğü Louisiana&#039;nın Rayne şehrinde kar kalınlığı 25 santimetreye ulaştı.Şu ana kadar dört kişinin soğuktan öldüğü düşünülüyor; Teksas&#039;taki yetkililer iki vakayı soğukla ​​ilgili olarak araştırırken, Georgia ve Milwaukee&#039;de ise hipotermiden kaynaklanan iki ölüm bildirildi.Ülkenin kuzeyinde, New York eyaletinin bazı bölgeleri, 45 santimetreye kadar kar beklenen başka bir fırtınanın etkisi altına girdi.Çevrimiçi takip sitesi Flight Aware&#039;e göre, ABD içinde salı günü 2 bin 200&#039;den fazla uçuş iptal edildi, 3 bin uçuş da ertelendi.Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS), kar yağışının bile nadir görüldüğü Körfez Kıyısı&#039;nda tarihi bir kar yağışı görüleceğini aktardı.
Yoğun kar yağışı beklentisi açıklanırken, bölge sakinlerine mümkünse seyahat etmekten kaçınmaları tavsiye edildi.New York Valisi Kathy Hochul, pazartesi günü yaptığı açıklamada, batı New York&#039;taki bazı ilçelerde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu. İlçelerin çoğu kar ve aşırı soğukla ​​karşı karşıya.Kanada&#039;nın bazı bölgeleri de özellikle dondurucu kış havasıyla karşı karşıya kaldı, Ontario ve Quebec eyaletlerinde aşırı soğuk uyarıları verildi.
Rüzgarın etkisiyle sıcaklıkların bazı bölgelerde -50 dereceye kadar düşmesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FsMSxXwcfEeQg9k6ZMWWmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDyi, yine, soğuklar, vurdu:, Kar, bile, yağmıyordu, fırtına, uyarıları, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FsMSxXwcfEeQg9k6ZMWWmw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'yi yine soğuklar vurdu: Kar bile yağmıyordu, fırtına uyarıları verildi"><p>ABD’de etkili olan kar fırtınası ve şiddetli soğuk nedeniyle en az 4 kişi hayatını kaybetti. Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS) tarafından dün yapılan açıklamada, kar yağışının çok nadir görüldüğü Körfez Kıyısı'nda tarihi bir yağış görüleceği aktarıldı. Ülkenin güneyinde bulunan Louisiana'da ise ilk kez kar fırtınası uyarısı verildi. Teksas'ta otoyollar ve havaalanları kapandı. Salı günü 2 bin 200'den fazla uçuş iptal edildi, 3 bin uçuş ise  ertelendi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5bLpPGQwkEuAF1RXIybSRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin güneyindeki bazı bölgelerde nadir görülen bir kar fırtınası dondurucu soğuğu beraberinde getirdi.
Teksas'ta otoyollar ve havaalanları kapandı. Louisiana'da ise ilk kez kar fırtınası uyarısı verildi.
En şiddetli kar yağışının görüldüğü Louisiana'nın Rayne şehrinde kar kalınlığı 25 santimetreye ulaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UfLfQWz6VE6qsusiFqAMjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şu ana kadar dört kişinin soğuktan öldüğü düşünülüyor; Teksas'taki yetkililer iki vakayı soğukla ​​ilgili olarak araştırırken, Georgia ve Milwaukee'de ise hipotermiden kaynaklanan iki ölüm bildirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hs-V3sEL_EC0m3GiN5paIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ülkenin kuzeyinde, New York eyaletinin bazı bölgeleri, 45 santimetreye kadar kar beklenen başka bir fırtınanın etkisi altına girdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/--eFBms1Pk6qM66dgiQjLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çevrimiçi takip sitesi Flight Aware'e göre, ABD içinde salı günü 2 bin 200'den fazla uçuş iptal edildi, 3 bin uçuş da ertelendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y0EKpdmug0q9iW8PdP-oew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS), kar yağışının bile nadir görüldüğü Körfez Kıyısı'nda tarihi bir kar yağışı görüleceğini aktardı.
Yoğun kar yağışı beklentisi açıklanırken, bölge sakinlerine mümkünse seyahat etmekten kaçınmaları tavsiye edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ueapapYdRkut6dT--A-hZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New York Valisi Kathy Hochul, pazartesi günü yaptığı açıklamada, batı New York'taki bazı ilçelerde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu. İlçelerin çoğu kar ve aşırı soğukla ​​karşı karşıya.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gJI6YrtsOUO82VUZGtta1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kanada'nın bazı bölgeleri de özellikle dondurucu kış havasıyla karşı karşıya kaldı, Ontario ve Quebec eyaletlerinde aşırı soğuk uyarıları verildi.
Rüzgarın etkisiyle sıcaklıkların bazı bölgelerde -50 dereceye kadar düşmesi bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kGpym-Nmb0Of1IRXbL1xzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>16 yaşındaki futbolcu hayatını kaybetti</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/16-yasindaki-futbolcu-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/16-yasindaki-futbolcu-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ İskoçya&#039;da yaşayan 16 yaşındaki Orla Taylor, yüksek ateş şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Sepsis teşhisi konan genç kız, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Uzmanlar, sepsisin göz ardı edilen belirtilerine karşı uyarıda bulundu.Genç futbolcu Orla Taylor&#039;ın şikayetleri, yılbaşı gecesi başladı. Solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle grip ve sepsis tanısı konan Taylor, ertesi gün yaşamını yitirdi.Turriff United’da futbolcu olan Orla Taylor&#039;ın ölümü, sevenlerini yasa boğdu. Genç futbolcunun ailesi, kızlarının herhangi bir sağlık sorunu olmadığını, her şeyin bir anda gerçekleştiğini anlattı.Sepsis, vücudun enfeksiyonla savaşırken aşırı kimyasal madde salgılaması sonucu gelişen, hayati tehlike oluşturabilen bir durumdur. Bu kimyasallar, vücudun kendi organlarına zarar vererek şoka, organ yetmezliğine ve ölüme yol açabilir. Sepsisin belirtileri, grip ya da mide rahatsızlıklarıyla karıştırılabilir.Sepsisin erken belirtileri arasında şu semptomlar yer alır:

Konuşma bozukluğu, kafa karışıklığı
Aşırı titreme, kas ağrısı, ateş
Döküntüye baskı yapıldığında solgunlaşmama
Şiddetli nefes darlığı
Birkaç saat boyunca idrar yapamama
Benekli veya soluk ciltÇocuklarda kasılmalar, nöbetler ve bastırıldığında geçmeyen döküntüler görülebilir. Sepsis; yaşlılar, hamileler, küçük çocuklar, kronik rahatsızlıkları olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler için daha tehlikelidir. Sepsis belirtileri fark edilir edilmez acil tıbbi yardım alınmalıdır.Sepsis tedavisi, enfeksiyon kaynağının belirlenmesi, antibiyotiklerle kontrol altına alınması ve vücut fonksiyonlarının desteklenmesi şeklinde ilerler.
Antibiyotikler genellikle intravenöz yolla uygulanır ve hastanın klinik durumu değerlendirildikçe tedavi düzenlenir. Sepsis gelişen hastalarda erken tanı ve hızlı müdahale, yaşam şansını artıran en önemli faktörlerdendir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ElQ0TD_4ZUG7xqfv3TDk7w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, futbolcu, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ElQ0TD_4ZUG7xqfv3TDk7w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="16 yaşındaki futbolcu hayatını kaybetti"><p>İskoçya'da yaşayan 16 yaşındaki Orla Taylor, yüksek ateş şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Sepsis teşhisi konan genç kız, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Uzmanlar, sepsisin göz ardı edilen belirtilerine karşı uyarıda bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ubY9MBhMt0mmM26s2Uis9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genç futbolcu Orla Taylor'ın şikayetleri, yılbaşı gecesi başladı. Solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle grip ve sepsis tanısı konan Taylor, ertesi gün yaşamını yitirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YPHs7PmeMkqH6pB0PIS5Eg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Turriff United’da futbolcu olan Orla Taylor'ın ölümü, sevenlerini yasa boğdu. Genç futbolcunun ailesi, kızlarının herhangi bir sağlık sorunu olmadığını, her şeyin bir anda gerçekleştiğini anlattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PZtwOSHvlECcGg0BmNDM9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sepsis, vücudun enfeksiyonla savaşırken aşırı kimyasal madde salgılaması sonucu gelişen, hayati tehlike oluşturabilen bir durumdur. Bu kimyasallar, vücudun kendi organlarına zarar vererek şoka, organ yetmezliğine ve ölüme yol açabilir. Sepsisin belirtileri, grip ya da mide rahatsızlıklarıyla karıştırılabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uSg2_b2DS0i25R02mJc8BQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sepsisin erken belirtileri arasında şu semptomlar yer alır:

Konuşma bozukluğu, kafa karışıklığı
Aşırı titreme, kas ağrısı, ateş
Döküntüye baskı yapıldığında solgunlaşmama
Şiddetli nefes darlığı
Birkaç saat boyunca idrar yapamama
Benekli veya soluk cilt</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ujs1yVsCbUG4mo91vBy8-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çocuklarda kasılmalar, nöbetler ve bastırıldığında geçmeyen döküntüler görülebilir. Sepsis; yaşlılar, hamileler, küçük çocuklar, kronik rahatsızlıkları olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler için daha tehlikelidir. Sepsis belirtileri fark edilir edilmez acil tıbbi yardım alınmalıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wnJnhEaxgkyV-N8XMeq22g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sepsis tedavisi, enfeksiyon kaynağının belirlenmesi, antibiyotiklerle kontrol altına alınması ve vücut fonksiyonlarının desteklenmesi şeklinde ilerler.
Antibiyotikler genellikle intravenöz yolla uygulanır ve hastanın klinik durumu değerlendirildikçe tedavi düzenlenir. Sepsis gelişen hastalarda erken tanı ve hızlı müdahale, yaşam şansını artıran en önemli faktörlerdendir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail hükümetinde çatlak: &amp;quot;Netanyahu, şimdi sıra sende&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/israil-hukumetinde-catlak-netanyahu-simdi-sira-sende</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/israil-hukumetinde-catlak-netanyahu-simdi-sira-sende</guid>
<description><![CDATA[ İsrail hükümetinde kriz gün geçtikçe büyüyor. Kabine içindeki çatlaklar ve bakanlardan gelen hükümeti devirme tehditlerinin gölgesinde, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi istifasını açıkladı. Bu kararın ardından ana muhalefet lideri Yair Lapid, &quot;Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi&#039;yi selamlıyorum. Başbakan Netanyahu ve felaket getiren tüm hükümet şimdi sorumluluk alıp istifa etsin.&quot; açıklamasında bulundu.Gazze&#039;de aylardır çıkmazda olan ateşkes görüşmeleri sonuca vardı ve bölgede silahlar susturuldu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uzun zamandır öngörülen büyük seçimi yapmak zorunda kaldı:  Hamas&#039;la ateşkes anlaşmasını kabul etmek ya da hükümetini ayakta tutmak...
Kriz hiç gecikmeden patlak verdi ve üç aşırı sağcı bakan ateşkes anlaşması nedeniyle istifa etti.Muhalefet, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ve Gazze’den sorumlu Güney Cephesi Komutanı Yaron Finkelman&#039;ın istifalarını duyurmasının ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’yu ve hükümeti de istifaya çağırdı.Ana muhalefetteki Gelecek Var Partisi lider Yair Lapid, X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi&#039;yi selamlıyorum. Başbakan Netanyahu ve felaket getiren tüm hükümet şimdi sorumluluk alıp istifa etsin.” ifadelerini kullandı.Muhalefetteki Evimiz İsrail Partisi Lideri Avigdor Liberman da paylaşımında, Genelkurmay Başkanı Halevi’nin ardından Başbakan Netanyahu ve tüm kabine üyelerinin istifa etmesini istedi.
Liberman paylaşımında, &quot;Genelkurmay Başkanı&#039;nın istifasının ardından Başbakanı ve kabinenin diğer üyelerini sorumluluk almaya ve onu evine kadar takip etmeye çağırıyorum.&quot; ifadesine yer verdi.Demokratlar Partisi Başkanı Yair Golan da &quot;Teşekkürler Herzi. Netanyahu, şimdi sıra sende.&quot; paylaşımıyla Başbakanı istifaya davet etti.Eski İsrail Genelkurmay Başkanı olan Ulusal Birlik partisi lideri Benny Gantz, Genelkurmay Başkanı Halevi&#039;nin hem 7 Ekim felaketine yol açan askeri başarısızlıklardan hem de İsrail ordusunun &quot;başarılı bir şekilde toparlanmasından&quot; sorumlu olduğunu belirtti.
Gantz, &quot;Halevi takdire şayan bir şekilde kamusal sorumluluğunu yerine getiriyor.&quot; ifadesini kullandı.Genelkurmay Balşkanı Halevi, istifa mektubunda Hamas&#039;ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugaylarının 7 Ekim 2023&#039;te Gazze&#039;den düzenlediği saldırı sırasında &quot;kendi komutasındaki İsrail ordusunun vatandaşları koruma görevini yapamadığını, bu feci başarısızlığın sorumluluğunu ilk günden itibaren her gün hissettiğini&quot; belirtti.Gazze ve çevresinden sorumlu Güney Cephesi Komutanı Tümgeneral Yaron Finkelman da Gazze çevresinde yaşayan vatandaşları korumakta başarısız olduğunu belirterek, istifasını sunduğunu duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_nx2DGIT_kmTnHNL40oVhw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, hükümetinde, çatlak:, Netanyahu, şimdi, sıra, sende</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_nx2DGIT_kmTnHNL40oVhw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail hükümetinde çatlak: " netanyahu s sende><p>İsrail hükümetinde kriz gün geçtikçe büyüyor. Kabine içindeki çatlaklar ve bakanlardan gelen hükümeti devirme tehditlerinin gölgesinde, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi istifasını açıkladı. Bu kararın ardından ana muhalefet lideri Yair Lapid, "Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'yi selamlıyorum. Başbakan Netanyahu ve felaket getiren tüm hükümet şimdi sorumluluk alıp istifa etsin." açıklamasında bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6uKiWucPqE2Dj3gM9sofdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'de aylardır çıkmazda olan ateşkes görüşmeleri sonuca vardı ve bölgede silahlar susturuldu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uzun zamandır öngörülen büyük seçimi yapmak zorunda kaldı:  Hamas'la ateşkes anlaşmasını kabul etmek ya da hükümetini ayakta tutmak...
Kriz hiç gecikmeden patlak verdi ve üç aşırı sağcı bakan ateşkes anlaşması nedeniyle istifa etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AsqyfWiNP0a_GZvDCco9wA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Muhalefet, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ve Gazze’den sorumlu Güney Cephesi Komutanı Yaron Finkelman'ın istifalarını duyurmasının ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’yu ve hükümeti de istifaya çağırdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K7Ce_XJiZEGxKMTcixJQIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ana muhalefetteki Gelecek Var Partisi lider Yair Lapid, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'yi selamlıyorum. Başbakan Netanyahu ve felaket getiren tüm hükümet şimdi sorumluluk alıp istifa etsin.” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-n05_oZWCUqoCgvIZ-PTfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Muhalefetteki Evimiz İsrail Partisi Lideri Avigdor Liberman da paylaşımında, Genelkurmay Başkanı Halevi’nin ardından Başbakan Netanyahu ve tüm kabine üyelerinin istifa etmesini istedi.
Liberman paylaşımında, "Genelkurmay Başkanı'nın istifasının ardından Başbakanı ve kabinenin diğer üyelerini sorumluluk almaya ve onu evine kadar takip etmeye çağırıyorum." ifadesine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ljvc_SpNqEqJd-MrYQE_bQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demokratlar Partisi Başkanı Yair Golan da "Teşekkürler Herzi. Netanyahu, şimdi sıra sende." paylaşımıyla Başbakanı istifaya davet etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a3m0aMD-50C1FTpy-SAA_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eski İsrail Genelkurmay Başkanı olan Ulusal Birlik partisi lideri Benny Gantz, Genelkurmay Başkanı Halevi'nin hem 7 Ekim felaketine yol açan askeri başarısızlıklardan hem de İsrail ordusunun "başarılı bir şekilde toparlanmasından" sorumlu olduğunu belirtti.
Gantz, "Halevi takdire şayan bir şekilde kamusal sorumluluğunu yerine getiriyor." ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TjJr2finOEG9Gov3AYbfxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genelkurmay Balşkanı Halevi, istifa mektubunda Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugaylarının 7 Ekim 2023'te Gazze'den düzenlediği saldırı sırasında "kendi komutasındaki İsrail ordusunun vatandaşları koruma görevini yapamadığını, bu feci başarısızlığın sorumluluğunu ilk günden itibaren her gün hissettiğini" belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lG47Zo68eUSR04y3J1pjxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze ve çevresinden sorumlu Güney Cephesi Komutanı Tümgeneral Yaron Finkelman da Gazze çevresinde yaşayan vatandaşları korumakta başarısız olduğunu belirterek, istifasını sunduğunu duyurdu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Polonya&amp;apos;da madende patlama: 12 kişi yaralandı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/polonyada-madende-patlama-12-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/polonyada-madende-patlama-12-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ Polonya&#039;nın güneyindeki Knurow-Szczyglowice madeninde gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada 12 madenci yaralandı. Arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.Polonya&#039;nın güneyindeki Knurow-Szczyglowice taş kömürü madeninde metan gazının sıkışması sonucu patlaması meydana geldi. Maden ocağının bağlı olduğu Jastrzebska Spolka Weglowa şirketi tarafından yapılan açıklamada, patlamada ilk belirlemelere göre 12 maden işçisinin yaralandığı bildirildi. Yerin 850 metre altında gerçekleşen patlama sırasında içeride 44 madencinin olduğu aktarıldı. Yaralanan madenciler çevre hastanelerde tedavi altına alınırken, madendeki arama-kurtarma çalışmaları sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kEUaqD7LjUe_FbKwMepK0A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Polonyada, madende, patlama:, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kEUaqD7LjUe_FbKwMepK0A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250122124840732" class="type:primaryImage" alt="Polonya'da madende patlama: 12 kişi yaralandı"><p>Polonya'nın güneyindeki Knurow-Szczyglowice madeninde gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada 12 madenci yaralandı. Arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.</p><p>Polonya'nın güneyindeki Knurow-Szczyglowice taş kömürü madeninde metan gazının sıkışması sonucu patlaması meydana geldi. </p><p>Maden ocağının bağlı olduğu Jastrzebska Spolka Weglowa şirketi tarafından yapılan açıklamada, patlamada ilk belirlemelere göre 12 maden işçisinin yaralandığı bildirildi. </p><p>Yerin 850 metre altında gerçekleşen patlama sırasında içeride 44 madencinin olduğu aktarıldı. </p><p>Yaralanan madenciler çevre hastanelerde tedavi altına alınırken, madendeki arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka tarihi yeniden yazılıyor: İlk sohbet botu 60 yıl sonra geri döndü</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/yapay-zeka-tarihi-yeniden-yaziliyor-ilk-sohbet-botu-60-yil-sonra-geri-doendu</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/yapay-zeka-tarihi-yeniden-yaziliyor-ilk-sohbet-botu-60-yil-sonra-geri-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zekanın temellerini atan sohbet botu ELIZA, orijinal kodlarının bulunmasıyla 60 yıl sonra yeniden hayata döndü. Modern yapay zekadan farklı olarak &quot;dinleme&quot; odaklı tasarlanan ELIZA, bilim dünyasına ilham vermeye devam ediyor.1960&#039;ların efsanevi sohbet botu ELIZA, 60 yıl aradan sonra yeniden hayat buldu. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü&#039;nden (MIT) Joseph Weizenbaum tarafından geliştirilen ve yapay zeka tarihinin mihenk taşlarından biri olarak kabul edilen ELIZA, Stanford Üniversitesi ve MIT araştırmacılarının çalışmalarıyla yeniden kodlandı.  ELIZA, adını George Bernard Shaw&#039;un ünlü tiyatro oyunu Pygmalion&#039;daki Eliza Doolittle karakterinden alıyordu. Basit bir yapıya sahip olmasına rağmen, kullanıcılarla sınırlı bir sohbet gerçekleştirebiliyordu. Özellikle &quot;terapist&quot; modu, kullanıcıların duygusal ifadelerini daha derinlemesine keşfetmelerine olanak tanıyordu. Örneğin, &quot;Bütün erkekler aynı&quot; diyen bir kullanıcıya ELIZA, &quot;Hangi açıdan?&quot; diye sorarak sohbeti devam ettiriyordu.KAYBOLAN KODLAR BULUNDU Weizenbaum’un, artık kullanılmayan bir programlama diliyle yazdığı orijinal ELIZA kodu, uzun süre kayıp sanılmıştı. Ancak 2021&#039;de Stanford Üniversitesi’nden Jeff Shrager ve MIT arşivcisi Myles Crowley, Weizenbaum’un kişisel arşivlerinde kodun tamamını bulmayı başardı. Shrager ve ekibi, kodu yeniden düzenleyerek ELIZA&#039;yı hayata döndürdü.  Shrager, bu projeyi, &quot;erken dönem yapay zekanın nasıl şekillendiğini anlamak için eşsiz bir fırsat&quot; olarak nitelendiriyor. &quot;Bilgisayar bilimcilerinin kodlarına sahip olmak, onların düşünce süreçlerinin bir kaydına sahip olmak gibidir&quot; diyen Shrager, ELIZA’nın yapay zeka tarihindeki önemini vurguluyor.  MODERN VE ESKİ BİRLEŞİYOR Geri döndürülen ELIZA, orijinal versiyonuna sadık kalarak tasarlandı. Araştırmacılar, orijinal kodda yer alan ve sayılarla ilgili bir hata nedeniyle programın çökmesine neden olan sorunu düzeltmemeyi tercih etti. Shrager, bu kararı, &quot;Mona Lisa’daki bir fırça darbesini düzeltmeye benzer&quot; diyerek açıkladı.  Yeni ELIZA, eski koduyla neredeyse aynı yanıtları verirken, modern yapay zeka araçlarının aksine kullanıcıların ifadelerini derinlemesine keşfetmelerine odaklanıyor. Shrager, ELIZA’nın en önemli özelliğini, &quot;dinlemek&quot; olarak tanımlıyor. Bugünün sohbet botları cümleleri tamamlamaya çalışırken, ELIZA, kullanıcıların konuşmayı sürdürmesine olanak tanıyordu. Hakem değerlendirmesinden geçmemiş olan bu çalışma, arXiv platformunda yayımlandı. ELIZA’nın yeniden hayata döndürülmesi, günümüz yapay zeka sistemlerine kıyasla daha az hatalı ve tarafsız bir yapı sergileyen eski teknolojilere duyulan ilgiyi artırabilir.  Weizenbaum’un 60 yıl önce insan-bilgisayar etkileşiminde açtığı yol, bugün yapay zekanın geldiği noktayı daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. ELIZA, dinleme odaklı yapısıyla modern sohbet botlarına ilham kaynağı olmaya devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_DtBUcjRJE2ampjm9CQO-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, tarihi, yeniden, yazılıyor:, İlk, sohbet, botu, yıl, sonra, geri, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_DtBUcjRJE2ampjm9CQO-w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yapay zeka tarihi yeniden yazılıyor: İlk sohbet botu 60 yıl sonra geri döndü"><p>Yapay zekanın temellerini atan sohbet botu ELIZA, orijinal kodlarının bulunmasıyla 60 yıl sonra yeniden hayata döndü. Modern yapay zekadan farklı olarak "dinleme" odaklı tasarlanan ELIZA, bilim dünyasına ilham vermeye devam ediyor.</p><p>1960'ların efsanevi sohbet botu ELIZA, 60 yıl aradan sonra yeniden hayat buldu. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden (MIT) Joseph Weizenbaum tarafından geliştirilen ve yapay zeka tarihinin mihenk taşlarından biri olarak kabul edilen ELIZA, Stanford Üniversitesi ve MIT araştırmacılarının çalışmalarıyla yeniden kodlandı.  ELIZA, adını George Bernard Shaw'un ünlü tiyatro oyunu Pygmalion'daki Eliza Doolittle karakterinden alıyordu. Basit bir yapıya sahip olmasına rağmen, kullanıcılarla sınırlı bir sohbet gerçekleştirebiliyordu. Özellikle "terapist" modu, kullanıcıların duygusal ifadelerini daha derinlemesine keşfetmelerine olanak tanıyordu. Örneğin, "Bütün erkekler aynı" diyen bir kullanıcıya ELIZA, "Hangi açıdan?" diye sorarak sohbeti devam ettiriyordu.</p><p><strong>KAYBOLAN KODLAR BULUNDU </strong></p><p>Weizenbaum’un, artık kullanılmayan bir programlama diliyle yazdığı orijinal ELIZA kodu, uzun süre kayıp sanılmıştı. Ancak 2021'de Stanford Üniversitesi’nden Jeff Shrager ve MIT arşivcisi Myles Crowley, Weizenbaum’un kişisel arşivlerinde kodun tamamını bulmayı başardı. Shrager ve ekibi, kodu yeniden düzenleyerek ELIZA'yı hayata döndürdü.  Shrager, bu projeyi, "erken dönem yapay zekanın nasıl şekillendiğini anlamak için eşsiz bir fırsat" olarak nitelendiriyor. "Bilgisayar bilimcilerinin kodlarına sahip olmak, onların düşünce süreçlerinin bir kaydına sahip olmak gibidir" diyen Shrager, ELIZA’nın yapay zeka tarihindeki önemini vurguluyor.  <strong>MODERN VE ESKİ BİRLEŞİYOR </strong></p><p>Geri döndürülen ELIZA, orijinal versiyonuna sadık kalarak tasarlandı. Araştırmacılar, orijinal kodda yer alan ve sayılarla ilgili bir hata nedeniyle programın çökmesine neden olan sorunu düzeltmemeyi tercih etti. Shrager, bu kararı, "Mona Lisa’daki bir fırça darbesini düzeltmeye benzer" diyerek açıkladı.  Yeni ELIZA, eski koduyla neredeyse aynı yanıtları verirken, modern yapay zeka araçlarının aksine kullanıcıların ifadelerini derinlemesine keşfetmelerine odaklanıyor. Shrager, ELIZA’nın en önemli özelliğini, "dinlemek" olarak tanımlıyor. Bugünün sohbet botları cümleleri tamamlamaya çalışırken, ELIZA, kullanıcıların konuşmayı sürdürmesine olanak tanıyordu. </p><p>Hakem değerlendirmesinden geçmemiş olan bu çalışma, arXiv platformunda yayımlandı. ELIZA’nın yeniden hayata döndürülmesi, günümüz yapay zeka sistemlerine kıyasla daha az hatalı ve tarafsız bir yapı sergileyen eski teknolojilere duyulan ilgiyi artırabilir.  Weizenbaum’un 60 yıl önce insan-bilgisayar etkileşiminde açtığı yol, bugün yapay zekanın geldiği noktayı daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. ELIZA, dinleme odaklı yapısıyla modern sohbet botlarına ilham kaynağı olmaya devam ediyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Geçen yüzyılda erkekler kadınlara göre 2 kat fazla uzadı</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gecen-yuzyilda-erkekler-kadinlara-goere-2-kat-fazla-uzadi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gecen-yuzyilda-erkekler-kadinlara-goere-2-kat-fazla-uzadi</guid>
<description><![CDATA[ Yeni yayınlanan bir araştırmaya göre, geçen yüzyılda erkeklerin boyu kadınlara göre iki kat daha fazla uzadı. İngiltere merkezli araştırmada çevresel faktörlerin etkisinin erkeklerin büyüme oranını ciddi şekilde etkilediği belirtilirken, kadınların bu zorluklardan daha az etkilendiği belirlendi.İngiltere merkezli The Royal Society Publishing&#039;de yayınlanan araştırmada, dünya genelinde erkek ve kadınların geçen yüzyıldaki boy ve ağırlık değişimleri ele alındı.
Araştırmada, söz konusu değişikliklere ilişkin Dünya Sağlık Örgütü&#039;nden (DSÖ), çeşitli uluslararası kuruluşlardan ve İngiltere&#039;den elde edilen geçen yüzyıla ait veriler incelendi.Geçen yüzyılda erkek ve kadınların boy ve ağırlığında artış görülen araştırmada, erkeklerdeki artışın kadınlarınkine göre 2 kattan fazla olduğu aktarıldı.Araştırmada, yaşam ve eğitim süresi ve gelir durumunun dikkate alındığı İnsani Gelişme Endeksindeki her 0,2&#039;lik artışın, kadınların boyunda yaklaşık 1,68 santimetre ve ağırlıklarında 2,7 kilogram, erkeklerin boyunda yaklaşık 4,03 santimetre ve ağırlıklarında 6,48 kilogramlık yükselişe neden olduğu ortaya kondu.Erkeklerin, kadınlara göre uzun olmalarından dolayı enfeksiyona bağlı hastalık ve besin yetersizliğine karşı daha hassas olabileceğine dikkati çekilen araştırmada, bu nedenle de gelişimlerinin sekteye uğrayabileceğine işaret edildi.Araştırmada, kadınların fiziksel boyutlarındaki gelişimin erkeklere kıyasla çevresel zorluklardan daha az etkilendiği, bu zorlukların çok olduğu şartlarda büyüyen erkeklerin ise &quot;orantısız&quot; şekilde daha küçük olduğunun değerlendirildiği ifade edildi.Bu yüzden çevresel zorlukların az olduğu şartlarda büyüyen erkek ile kadın arasındaki boy ve ağırlık farkının, bu zorlukların çok görüldüğü ortamlardakinden daha fazla olduğu belirtilen araştırmada, çevresel zorluklardan etkilenme oranının kişiden kişiye de değişkenlik gösterebileceğinin altı çizildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DL84yzahAEGncHf1_4H4VA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Geçen, yüzyılda, erkekler, kadınlara, göre, kat, fazla, uzadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DL84yzahAEGncHf1_4H4VA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Geçen yüzyılda erkekler kadınlara göre 2 kat fazla uzadı"><p>Yeni yayınlanan bir araştırmaya göre, geçen yüzyılda erkeklerin boyu kadınlara göre iki kat daha fazla uzadı. İngiltere merkezli araştırmada çevresel faktörlerin etkisinin erkeklerin büyüme oranını ciddi şekilde etkilediği belirtilirken, kadınların bu zorluklardan daha az etkilendiği belirlendi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DZexL48F7EC3iC16wEbgyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere merkezli The Royal Society Publishing'de yayınlanan araştırmada, dünya genelinde erkek ve kadınların geçen yüzyıldaki boy ve ağırlık değişimleri ele alındı.
Araştırmada, söz konusu değişikliklere ilişkin Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ), çeşitli uluslararası kuruluşlardan ve İngiltere'den elde edilen geçen yüzyıla ait veriler incelendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hqJ0-8nN5EeN8FRwUy9Umw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçen yüzyılda erkek ve kadınların boy ve ağırlığında artış görülen araştırmada, erkeklerdeki artışın kadınlarınkine göre 2 kattan fazla olduğu aktarıldı.Araştırmada, yaşam ve eğitim süresi ve gelir durumunun dikkate alındığı İnsani Gelişme Endeksindeki her 0,2'lik artışın, kadınların boyunda yaklaşık 1,68 santimetre ve ağırlıklarında 2,7 kilogram, erkeklerin boyunda yaklaşık 4,03 santimetre ve ağırlıklarında 6,48 kilogramlık yükselişe neden olduğu ortaya kondu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v00abKWVxky3YnzNfDhP8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Erkeklerin, kadınlara göre uzun olmalarından dolayı enfeksiyona bağlı hastalık ve besin yetersizliğine karşı daha hassas olabileceğine dikkati çekilen araştırmada, bu nedenle de gelişimlerinin sekteye uğrayabileceğine işaret edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oqZJg7aIz0KIbf1OwA-ZzQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmada, kadınların fiziksel boyutlarındaki gelişimin erkeklere kıyasla çevresel zorluklardan daha az etkilendiği, bu zorlukların çok olduğu şartlarda büyüyen erkeklerin ise "orantısız" şekilde daha küçük olduğunun değerlendirildiği ifade edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zBcbKnVAlECqqfZSYYN_6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu yüzden çevresel zorlukların az olduğu şartlarda büyüyen erkek ile kadın arasındaki boy ve ağırlık farkının, bu zorlukların çok görüldüğü ortamlardakinden daha fazla olduğu belirtilen araştırmada, çevresel zorluklardan etkilenme oranının kişiden kişiye de değişkenlik gösterebileceğinin altı çizildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filistinli mahkum kadın zulmü anlattı: &amp;quot;Başörtümü takmama izin vermediler&amp;quot;</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/filistinli-mahkum-kadin-zulmu-anlatti-basoertumu-takmama-izin-vermediler</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/filistinli-mahkum-kadin-zulmu-anlatti-basoertumu-takmama-izin-vermediler</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ile Hamas arasındaki esir takası kapsamında serbest bırakılan 90 Filistinliden biri olan Büşra et-Tavil, İsrail askerlerinin düzenlediği baskın ve gözaltı sırasında başörtüsünü takmasına izin verilmediğini ve 14 saat boyunca bu şekilde bekletildiğini anlattı. İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğu aktarıldı.Ateşkes ve esir takası kapsamında serbest bırakılan 90 Filistinliden biri olan Büşra et-Tavil, İsrail zulmünü anlattı. 
Gözaltına alındığı gün arkadaşının evinde olduğunu belirten Tavil, şöyle konuştu:
&quot;İsrail güçleri, arkadaşımın evini altüst ettiler, eşyalarını tahrip ettiler. Başörtümü takmama izin vermediler. Zorla evden çıkarıldım, 14 saat örtüm olmadan gözaltında tutuldum. Hayatım boyunca karşı karşıya kaldığım en zor durumdu diyebilirim. Yaşadığım en zor anlardı.&quot;İsrailli istihbarat subayının, &quot;O evi yıllarca tamir etmeye çalışacaksın, ömrünün sonuna kadar arkadaşına borçlu kalacaksın.&quot; diyerek kendisiyle alay ettiğini anlatan Filistinli kadın, şunları söyledi:
&quot;Ben de Filistinliler arasındaki dayanışmanın ne denli güçlü olduğunu dile getirdim. &#039;Biz savaş halindeyiz, herkes bir şekilde bedel ödüyor. Bizde kimsenin kimseye borcu olmaz. Arkadaşım benden bir şey talep etmeyecek&#039; dedim.&quot;Genç kaıdn, sosyal medya hesaplarında hiçbir şey paylaşmadığı halde bu bahane edilerek yaklaşık 10 ay önce suçsuz yere gözaltına alındığını aktardı.
Tavil, gözaltı sürecinin ardından, İsrail’in işgal ettiği topraklardaki Filistinlileri hiçbir suçlama yöneltilmeksizin tutuklaması anlamına gelen &quot;idari tutukluluk&quot; kapsamında cezaevine gönderildiğini kaydetti.İsrail&#039;in &quot;idari tutukluluk&quot; uygulamasıyla Filistinliler, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden ve kendilerini savunma hakkından mahrum şekilde 6 aya kadar hapse atılabiliyor.
Bu süreden sonra askeri mahkemeye sevk edilen ancak suçlamalardan habersiz bir Filistinlinin tutukluluk süresi 5 yıla kadar defalarca uzatılabiliyor.İsrail güçlerinden baskı ve işkence gördüğünü aktaran Tavil, İsrail ordusunun 7 Ekim 2023&#039;te başlattığı Gazze saldırılarının ardından Filistinlilere yönelik kin ve intikamın, cezaevlerindeki ihlallerin daha da arttığını vurguladı.Tavil, &quot;İsrail 7 Ekim&#039;den sonra öyle sert bir kampanya başlattı ki; gazeteci, insan hakları savunucusu ve eski tutuklulardan kim varsa gözaltına alındı. Hatta Gazze&#039;deki kadın, çocuk ve yaşlılar için sadece dua eden, görüşünü ortaya koyan, soykırıma karşı çıkan herkesi içeri aldı.&quot; diye konuştu.Filistinli kadın, cezaevinde çok zor günler geçirdiklerini, en temel haklardan dahi mahrum bırakıldıklarını, verilen yemeklerin ise son derece sağlıksız ve kötü olduğunu söyledi.
Tavil, &quot;Yemekler bir insanın önüne konulamayacak kadar kötüydü. Sadece hayatta kalmak için yiyip içiyorduk. Çorba ise içinden böceklerin çıktığı bir sudan ibaretti. Esirler açlık, yetersiz beslenme nedeniyle kilo kaybetti. Ayrıca ciddi derecede ilaç sıkıntısı vardı.&quot; ifadesini kullandı.Daha önce birçok kez İsrail hapishanelerine girip çıktığını aktaran, Tavil şunları söyledi:
&quot;Şartlar hiç olmadığı kadar sert ve acımasızdı. Çok ağır şekilde darbedildim. Bu denli bir eziyete uğrayacağımı düşünmüyordum. Hiç ummadığım kadar büyük bir işkence gördüm. Olan bitenlerden tamamen habersizdik. Ne televizyon ne radyo vardı. Ziyaretler engellendi. Elimizde ne varsa aldılar. Hapishane, canlıların kaldığı bir mezarlıktı.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pRSoFuAtukKwb7-oG2hkxg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Filistinli, mahkum, kadın, zulmü, anlattı:, Başörtümü, takmama, izin, vermediler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pRSoFuAtukKwb7-oG2hkxg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Filistinli mahkum kadın zulmü anlattı: " ba takmama izin vermediler><p>İsrail ile Hamas arasındaki esir takası kapsamında serbest bırakılan 90 Filistinliden biri olan Büşra et-Tavil, İsrail askerlerinin düzenlediği baskın ve gözaltı sırasında başörtüsünü takmasına izin verilmediğini ve 14 saat boyunca bu şekilde bekletildiğini anlattı. İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğu aktarıldı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-lfCGFonsUqFJQwHx3V4hA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkes ve esir takası kapsamında serbest bırakılan 90 Filistinliden biri olan Büşra et-Tavil, İsrail zulmünü anlattı. 
Gözaltına alındığı gün arkadaşının evinde olduğunu belirten Tavil, şöyle konuştu:
"İsrail güçleri, arkadaşımın evini altüst ettiler, eşyalarını tahrip ettiler. Başörtümü takmama izin vermediler. Zorla evden çıkarıldım, 14 saat örtüm olmadan gözaltında tutuldum. Hayatım boyunca karşı karşıya kaldığım en zor durumdu diyebilirim. Yaşadığım en zor anlardı."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kgfPAYZTD0qRdc79liMmvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrailli istihbarat subayının, "O evi yıllarca tamir etmeye çalışacaksın, ömrünün sonuna kadar arkadaşına borçlu kalacaksın." diyerek kendisiyle alay ettiğini anlatan Filistinli kadın, şunları söyledi:
"Ben de Filistinliler arasındaki dayanışmanın ne denli güçlü olduğunu dile getirdim. 'Biz savaş halindeyiz, herkes bir şekilde bedel ödüyor. Bizde kimsenin kimseye borcu olmaz. Arkadaşım benden bir şey talep etmeyecek' dedim."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MYuW1nn53EyiWwyzHjnkLg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genç kaıdn, sosyal medya hesaplarında hiçbir şey paylaşmadığı halde bu bahane edilerek yaklaşık 10 ay önce suçsuz yere gözaltına alındığını aktardı.
Tavil, gözaltı sürecinin ardından, İsrail’in işgal ettiği topraklardaki Filistinlileri hiçbir suçlama yöneltilmeksizin tutuklaması anlamına gelen "idari tutukluluk" kapsamında cezaevine gönderildiğini kaydetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GWiSpKWKTEaiQpkZxwYMCg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'in "idari tutukluluk" uygulamasıyla Filistinliler, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden ve kendilerini savunma hakkından mahrum şekilde 6 aya kadar hapse atılabiliyor.
Bu süreden sonra askeri mahkemeye sevk edilen ancak suçlamalardan habersiz bir Filistinlinin tutukluluk süresi 5 yıla kadar defalarca uzatılabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_wk3iukkPk6NUhK-I4rR6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail güçlerinden baskı ve işkence gördüğünü aktaran Tavil, İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'te başlattığı Gazze saldırılarının ardından Filistinlilere yönelik kin ve intikamın, cezaevlerindeki ihlallerin daha da arttığını vurguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8G0RwsvEQUOkoUswr2oOdg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tavil, "İsrail 7 Ekim'den sonra öyle sert bir kampanya başlattı ki; gazeteci, insan hakları savunucusu ve eski tutuklulardan kim varsa gözaltına alındı. Hatta Gazze'deki kadın, çocuk ve yaşlılar için sadece dua eden, görüşünü ortaya koyan, soykırıma karşı çıkan herkesi içeri aldı." diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E07x8FZa906wNLulDZ7m8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Filistinli kadın, cezaevinde çok zor günler geçirdiklerini, en temel haklardan dahi mahrum bırakıldıklarını, verilen yemeklerin ise son derece sağlıksız ve kötü olduğunu söyledi.
Tavil, "Yemekler bir insanın önüne konulamayacak kadar kötüydü. Sadece hayatta kalmak için yiyip içiyorduk. Çorba ise içinden böceklerin çıktığı bir sudan ibaretti. Esirler açlık, yetersiz beslenme nedeniyle kilo kaybetti. Ayrıca ciddi derecede ilaç sıkıntısı vardı." ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t1f7DcQGaESsqqsbPvMMuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha önce birçok kez İsrail hapishanelerine girip çıktığını aktaran, Tavil şunları söyledi:
"Şartlar hiç olmadığı kadar sert ve acımasızdı. Çok ağır şekilde darbedildim. Bu denli bir eziyete uğrayacağımı düşünmüyordum. Hiç ummadığım kadar büyük bir işkence gördüm. Olan bitenlerden tamamen habersizdik. Ne televizyon ne radyo vardı. Ziyaretler engellendi. Elimizde ne varsa aldılar. Hapishane, canlıların kaldığı bir mezarlıktı."</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de ölü sayısı 47 bin 161&amp;apos;e yükseldi: Enkazlardan cesetler çıkmaya devam ediyor</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-oelu-sayisi-47-bin-161e-yukseldi-enkazlardan-cesetler-cikmaya-devam-ediyor</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/gazzede-oelu-sayisi-47-bin-161e-yukseldi-enkazlardan-cesetler-cikmaya-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in 15 ayı aşkın süredir saldırılarına maruz kalan Gazze Şeridi&#039;nde son 24 saatte 53&#039;ü enkaz altından çıkarılan 54 Filistinlinin cansız bedenleri hastaneye nakledildi.Gazze&#039;deki Sağlık Bakanlığından İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkesin 4. gününde yapılan açıklamada, İsrail ordusunun saldırıları sonucu ölenler ve yaralananlarla ilgili son bilgiler paylaşıldı.  Son 24 saatte hastanelere 54 kişinin cansız bedeni ile 19 yaralının ulaştığı aktarıldı. Hayatını kaybedenlerin 53&#039;ünün enkaz altından çıkarıldığı, 1 kişinin de daha önceki saldırılarda aldığı yara nedeniyle öldüğü belirtildi.  İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana düzenlediği saldırılarda yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 47 bin 161&#039;e, yaralıların sayısı ise 111 bin 166&#039;ya çıktı.  Sivil savunma ekiplerinin enkaz altında kalanlara ulaşmak amacıyla arama kurtarma çalışmalarını sürdürdüğü; hala enkaz altında ve yol kenarlarında cansız bedenler olduğu ifade edildi.  Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, son 24 saatte hastanelere 72 kişinin cansız bedenin ulaştığı, bunlardan 68&#039;inin enkaz altından çıkarılanlar olduğu ifade edilmişti.ATEŞKES VE ESİR TAKASI ANLAŞMASI  Arabulucu ülkelerden Katar, 15 Ocak&#039;ta İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.  Anlaşma, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15&#039;te yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde, İsrailli 33 esir ve 1900&#039;ün üzerinde Filistinli esir serbest bırakılacak.  Hamas&#039;ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, anlaşmanın birinci aşaması kapsamında 19 Ocak&#039;ta 3 İsrailli kadını serbest bırakmıştı.  İsrail hapishanelerinde tutulan 90 Filistinli de işgal altındaki Batı Şeria&#039;da bulunan Ofer Askeri Cezaevi&#039;nden serbest bırakılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q8oZ_DqZBEeyn6-6MfzFRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, ölü, sayısı, bin, 161e, yükseldi:, Enkazlardan, cesetler, çıkmaya, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q8oZ_DqZBEeyn6-6MfzFRg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de ölü sayısı 47 bin 161'e yükseldi: Enkazlardan cesetler çıkmaya devam ediyor"><p>İsrail'in 15 ayı aşkın süredir saldırılarına maruz kalan Gazze Şeridi'nde son 24 saatte 53'ü enkaz altından çıkarılan 54 Filistinlinin cansız bedenleri hastaneye nakledildi.</p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkesin 4. gününde yapılan açıklamada, İsrail ordusunun saldırıları sonucu ölenler ve yaralananlarla ilgili son bilgiler paylaşıldı.  Son 24 saatte hastanelere 54 kişinin cansız bedeni ile 19 yaralının ulaştığı aktarıldı. Hayatını kaybedenlerin 53'ünün enkaz altından çıkarıldığı, 1 kişinin de daha önceki saldırılarda aldığı yara nedeniyle öldüğü belirtildi.  İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 47 bin 161'e, yaralıların sayısı ise 111 bin 166'ya çıktı.  Sivil savunma ekiplerinin enkaz altında kalanlara ulaşmak amacıyla arama kurtarma çalışmalarını sürdürdüğü; hala enkaz altında ve yol kenarlarında cansız bedenler olduğu ifade edildi.  Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, son 24 saatte hastanelere 72 kişinin cansız bedenin ulaştığı, bunlardan 68'inin enkaz altından çıkarılanlar olduğu ifade edilmişti.<strong>ATEŞKES VE ESİR TAKASI ANLAŞMASI</strong>  Arabulucu ülkelerden Katar, 15 Ocak'ta İsrail ile Hamas arasında Gazze'de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.  Anlaşma, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15'te yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde, İsrailli 33 esir ve 1900'ün üzerinde Filistinli esir serbest bırakılacak.  Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, anlaşmanın birinci aşaması kapsamında 19 Ocak'ta 3 İsrailli kadını serbest bırakmıştı.  İsrail hapishanelerinde tutulan 90 Filistinli de işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Ofer Askeri Cezaevi'nden serbest bırakılmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Putin&amp;apos;e uyarı: Savaşa son verin yoksa yaptırım uygularım</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-putine-uyari-savasa-son-verin-yoksa-yaptirim-uygularim</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/trumptan-putine-uyari-savasa-son-verin-yoksa-yaptirim-uygularim</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;e &quot;Ukrayna&#039;daki savaşı sona erdirmek üzere anlaşmaya varın&quot; çağrısında bulunarak, aksi halde Rusya&#039;ya ciddi yaptırımlar ve gümrük vergileri getireceğini açıkladı.ABD Başkanı Trump, Truth Social adlı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Putin&#039;e hem çağrıda hem uyarıda bulundu.  ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social&#039;da yaptığı paylaşımda Rusya&#039;ya sert mesajlar gönderdi. Rusya&#039;ya Ukrayna&#039;daki savaşı sona erdirmek için bir anlaşmaya varmaması halinde yüksek düzeyli yaptırım ve ithalatta ek gümrük vergileri getirme tehdidini yineleyen Trump, “Rusya&#039;ya zarar vermek istemiyorum. Rus halkını seviyorum ve Başkan Putin ile her zaman çok iyi ilişkilerim oldu” ifadelerini kullandı.&quot;SAVAŞA SON VERİN YOKSA YAPTIRIM UYGULARIM&quot;  Trump, Rusya&#039;nın II. Dünya Savaşı&#039;nın kazanılmasında yardımcı olduğunu ve bu süreçte yaklaşık 60 milyon insanın hayatını kaybettiğinin unutulmaması gerektiğini söyledi. Trump, “Tüm bunları söyledikten sonra, ekonomisi çökmekte olan Rusya&#039;ya ve Başkan Putin&#039;e çok büyük bir iyilik yapacağım. Anlaşın ve bu saçma savaşı durdurun. Durum sadece daha kötüye gidecek. Eğer yakın zamanda bir anlaşma yapılmazsa, Rusya&#039;nın ABD ve diğer katılımcı ülkelere sattığı her şeye yüksek düzeyde vergi, gümrük tarifeleri ve yaptırımlar uygulamaktan başka seçeneğim olmayacak.” dedi.  Trump, açıklamasında ABD&#039;nin Rusya aleyhindeki muhtemel yaptırım girişimine hangi ülkelerin katılacağı hakkında detay vermedi. Seçim kampanyası sırasında Ukrayna&#039;daki savaşı bir günde bitirebileceği vaadinde bulunan Trump, bugünkü mesajında, “Ben başkan olsaydım hiç başlamamış olacak bu savaşı artık geride bırakalım. Bunu kolay yoldan da yapabiliriz, zor yoldan da. Fakat kolay yol, her zaman için daha iyidir.” dedi.  ABD basını, Trump yönetiminin Ukrayna&#039;daki savaşa diplomatik bir çözüm bulunmasına yönelik bir yaptırım stratejisi üzerinde çalıştığını yazmıştı. Haberlerde, Trump&#039;ın ekibinin Rusya üzerinde baskı oluşturulması için İran ve Venezuela&#039;ya uygulanan yaptırımlara benzer bir yaptırım politikası uygulama seçeneği üzerinde durduğu iddia edilmişti.  &quot;BİR ANLAŞMA YAPMAK ZORUNDA&quot;  Trump, geçtiğimiz pazartesi günü ABD Başkanı olarak ikinci kez göreve başladıktan sonra yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;in Ukrayna&#039;daki savaşı sona erdirmek için anlaşma yapmayarak, “Rusya&#039;yı yok ettiğini” söylemişti. Putin ile görüşmeye hazırlandığını da söyleyen Trump, “Bir anlaşma yapmak zorunda. Rusya, büyük bir sorunla karşı karşıya kalacak diye düşünüyorum” demişti.  Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, geçtiğimiz sene aralık ayında yaptığı açıklamada, ülkesinin savaşta kaybettiği asker sayısının 43 bin olduğunu ve 370 bin askerinin de yaralandığını açıklamıştı. Zelenskiy, hesaplamalarına göre Rusya&#039;nın kaybettiği asker sayısının ise 198 bin olduğunu ve 550 binden fazla Rus askerinin de yaralandığını ifade etmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GBxag3bYzEWLp1RptwJUEA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Putine, uyarı:, Savaşa, son, verin, yoksa, yaptırım, uygularım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GBxag3bYzEWLp1RptwJUEA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Putin'e uyarı: Savaşa son verin yoksa yaptırım uygularım"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e "Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek üzere anlaşmaya varın" çağrısında bulunarak, aksi halde Rusya'ya ciddi yaptırımlar ve gümrük vergileri getireceğini açıkladı.</p><p>ABD Başkanı Trump, Truth Social adlı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Putin'e hem çağrıda hem uyarıda bulundu.  ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı paylaşımda Rusya'ya sert mesajlar gönderdi. Rusya'ya Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek için bir anlaşmaya varmaması halinde yüksek düzeyli yaptırım ve ithalatta ek gümrük vergileri getirme tehdidini yineleyen Trump, “Rusya'ya zarar vermek istemiyorum. Rus halkını seviyorum ve Başkan Putin ile her zaman çok iyi ilişkilerim oldu” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"SAVAŞA SON VERİN YOKSA YAPTIRIM UYGULARIM"</strong>  Trump, Rusya'nın II. Dünya Savaşı'nın kazanılmasında yardımcı olduğunu ve bu süreçte yaklaşık 60 milyon insanın hayatını kaybettiğinin unutulmaması gerektiğini söyledi. Trump, “Tüm bunları söyledikten sonra, ekonomisi çökmekte olan Rusya'ya ve Başkan Putin'e çok büyük bir iyilik yapacağım. Anlaşın ve bu saçma savaşı durdurun. Durum sadece daha kötüye gidecek. Eğer yakın zamanda bir anlaşma yapılmazsa, Rusya'nın ABD ve diğer katılımcı ülkelere sattığı her şeye yüksek düzeyde vergi, gümrük tarifeleri ve yaptırımlar uygulamaktan başka seçeneğim olmayacak.” dedi.  Trump, açıklamasında ABD'nin Rusya aleyhindeki muhtemel yaptırım girişimine hangi ülkelerin katılacağı hakkında detay vermedi. Seçim kampanyası sırasında Ukrayna'daki savaşı bir günde bitirebileceği vaadinde bulunan Trump, bugünkü mesajında, “Ben başkan olsaydım hiç başlamamış olacak bu savaşı artık geride bırakalım. Bunu kolay yoldan da yapabiliriz, zor yoldan da. Fakat kolay yol, her zaman için daha iyidir.” dedi.  ABD basını, Trump yönetiminin Ukrayna'daki savaşa diplomatik bir çözüm bulunmasına yönelik bir yaptırım stratejisi üzerinde çalıştığını yazmıştı. Haberlerde, Trump'ın ekibinin Rusya üzerinde baskı oluşturulması için İran ve Venezuela'ya uygulanan yaptırımlara benzer bir yaptırım politikası uygulama seçeneği üzerinde durduğu iddia edilmişti.  <strong>"BİR ANLAŞMA YAPMAK ZORUNDA"</strong>  Trump, geçtiğimiz pazartesi günü ABD Başkanı olarak ikinci kez göreve başladıktan sonra yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek için anlaşma yapmayarak, “Rusya'yı yok ettiğini” söylemişti. Putin ile görüşmeye hazırlandığını da söyleyen Trump, “Bir anlaşma yapmak zorunda. Rusya, büyük bir sorunla karşı karşıya kalacak diye düşünüyorum” demişti.  Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, geçtiğimiz sene aralık ayında yaptığı açıklamada, ülkesinin savaşta kaybettiği asker sayısının 43 bin olduğunu ve 370 bin askerinin de yaralandığını açıklamıştı. Zelenskiy, hesaplamalarına göre Rusya'nın kaybettiği asker sayısının ise 198 bin olduğunu ve 550 binden fazla Rus askerinin de yaralandığını ifade etmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prens Harry&amp;apos;nin altı yıllık hukuk mücadelesi: Ünlü gazete özür diledi!</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/prens-harrynin-alti-yillik-hukuk-mucadelesi-unlu-gazete-oezur-diledi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/prens-harrynin-alti-yillik-hukuk-mucadelesi-unlu-gazete-oezur-diledi</guid>
<description><![CDATA[ İngiliz Kraliyet Ailesi’nden Sussex Dükü Prens Harry’nin özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği iddiasıyla açtığı davada, &quot;The Sun&quot; gazetesinin sahibi News Group Newspapers (NGN) özür diledi. Haberlerin Prens Harry&#039;nin hayatına, arkadaşlık ve aile ilişkilerine zarar verdiğini kabul eden şirket yüklü bir tazminat ödemeyi de kabul etti. Prens Harry, gazete tarafından &quot;telefonunun hacklendiği ve hukuksuz şekilde elde edilen bilgilerin haberlerde kullanıldığı&quot; iddiasıyla 2019&#039;da dava açmıştı.İngiltere Kralı 3. Charles&#039;ın oğlu Prens Harry&#039;nin, dava açtığı The Sun gazetesinin sahibi News Group Newspapers (NGN) özür açıklamasında bulundu.
Prens Harry, gazeteye &quot;telefonlarını dinleyerek özel hayatını ihlal ettiği ve hukuksuz şekilde elde edilen bilgileri haberlerinde kullandığı&quot; iddiasıyla dava açmıştı.MEdya şirketinden yapılan açıklamada, &quot;The Sun&#039;ın 1996-2021 yılları arasında Prens&#039;in özel hayatına yönelik gerçekleştirdiği müdahaleler ve gazete için çalışan özel dedektiflerin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle koşulsuz ve tam biçimde özür diliyoruz.&quot; ifadeleri yer aldı.Şirket, Prens Harry&#039;nin telefonunun hacklendiği, izlendiği ve kişisel bilgilerin kötü amaçlar için kullanıldığını kabul etti.
Açıklamada, &quot;Gençlik yıllarında kendisinin ve merhum annesi Galler Prensesi Diana&#039;nın özel hayatına ilişkin kapsamlı haberlerin ve ciddi müdahalelerin özel hayatına etkisinden dolayı da özür diliyoruz.&quot; ifadeleri de yer aldı.Hukuksuzca yapılan haberlerin Prens Harry&#039;nin hayatına, arkadaşlık ve aile ilişkilerine zarar verdiğini kabul eden şirket ayrıca yüklü bir tazminatı da kabul etti.Prens Harry, &quot;The Sun tarafından telefonunun hacklendiği, hukuksuz şekilde elde edilen bilgilerin haberlerde kullanıldığı&quot; iddiasıyla gazeteye karşı 2019&#039;da dava açmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vZ7eBXIm30CPgExYC_78cA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Prens, Harrynin, altı, yıllık, hukuk, mücadelesi:, Ünlü, gazete, özür, diledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vZ7eBXIm30CPgExYC_78cA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Prens Harry'nin altı yıllık hukuk mücadelesi: Ünlü gazete özür diledi!"><p>İngiliz Kraliyet Ailesi’nden Sussex Dükü Prens Harry’nin özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği iddiasıyla açtığı davada, "The Sun" gazetesinin sahibi News Group Newspapers (NGN) özür diledi. Haberlerin Prens Harry'nin hayatına, arkadaşlık ve aile ilişkilerine zarar verdiğini kabul eden şirket yüklü bir tazminat ödemeyi de kabul etti. Prens Harry, gazete tarafından "telefonunun hacklendiği ve hukuksuz şekilde elde edilen bilgilerin haberlerde kullanıldığı" iddiasıyla 2019'da dava açmıştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bE5-Rr-G_UmxwR_YChHkrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere Kralı 3. Charles'ın oğlu Prens Harry'nin, dava açtığı The Sun gazetesinin sahibi News Group Newspapers (NGN) özür açıklamasında bulundu.
Prens Harry, gazeteye "telefonlarını dinleyerek özel hayatını ihlal ettiği ve hukuksuz şekilde elde edilen bilgileri haberlerinde kullandığı" iddiasıyla dava açmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/icI7mSdBLkuf8HiY51ncKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>MEdya şirketinden yapılan açıklamada, "The Sun'ın 1996-2021 yılları arasında Prens'in özel hayatına yönelik gerçekleştirdiği müdahaleler ve gazete için çalışan özel dedektiflerin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle koşulsuz ve tam biçimde özür diliyoruz." ifadeleri yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bc47cxwIgU-ytf-Gb8KT6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şirket, Prens Harry'nin telefonunun hacklendiği, izlendiği ve kişisel bilgilerin kötü amaçlar için kullanıldığını kabul etti.
Açıklamada, "Gençlik yıllarında kendisinin ve merhum annesi Galler Prensesi Diana'nın özel hayatına ilişkin kapsamlı haberlerin ve ciddi müdahalelerin özel hayatına etkisinden dolayı da özür diliyoruz." ifadeleri de yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e2Ef-TRq_kyIUtjqtotGmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hukuksuzca yapılan haberlerin Prens Harry'nin hayatına, arkadaşlık ve aile ilişkilerine zarar verdiğini kabul eden şirket ayrıca yüklü bir tazminatı da kabul etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/toFvAQfcIkGoa1VMyLfYww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prens Harry, "The Sun tarafından telefonunun hacklendiği, hukuksuz şekilde elde edilen bilgilerin haberlerde kullanıldığı" iddiasıyla gazeteye karşı 2019'da dava açmıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tayland’da hava kirliliği: 103 okulda eğitime ara verildi</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/taylandda-hava-kirliligi-103-okulda-egitime-ara-verildi</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/taylandda-hava-kirliligi-103-okulda-egitime-ara-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Tayland’da hava kirliliğinin tehlikeli seviyelere yükselmesi nedeniyle 103 okulda eğitime ara verildi.Tayland’da hava kirliliği seviyesi, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından tavsiye edilen seviyeden 20 kat daha yüksek ölçüldü.Bangkok Metropolitan İdaresi’ne (BMA) bağlı 103 okulda 1 ve 5 gün arasında değişen sürelerde derslere ara verildi.BMA Valisi Chadchart Sittipunt, okul müdürlerine bölgelerindeki hava kalitesinin öğrenciler için risk oluşturup oluşturmadığına ilişkin karar verme yetkisi tanıdığını belirtti.Hava kirliliği nedeniyle halka maske takmaları ve açık hava aktivitelerinden kaçınmaları tavsiye edildi.Çalışanlara ve işletmelere cuma gününe kadar evden çalışma çağrısı yapılırken, kamyonların yarın gece yarısından itibaren başkent Bangkok’un belirli bölgelerine girmesi yasaklanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6k4FNLqgaEeCCTcTs4ZhCg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tayland’da, hava, kirliliği:, 103, okulda, eğitime, ara, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6k4FNLqgaEeCCTcTs4ZhCg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tayland’da hava kirliliği: 103 okulda eğitime ara verildi"><p>Tayland’da hava kirliliğinin tehlikeli seviyelere yükselmesi nedeniyle 103 okulda eğitime ara verildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IyuAyhPNukeqTm84zl-YsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tayland’da hava kirliliği seviyesi, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından tavsiye edilen seviyeden 20 kat daha yüksek ölçüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4ZYw2i_Z5k2RTEPo2bRFhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bangkok Metropolitan İdaresi’ne (BMA) bağlı 103 okulda 1 ve 5 gün arasında değişen sürelerde derslere ara verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6lPtfmTHuEeHgE2yv_tmkQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BMA Valisi Chadchart Sittipunt, okul müdürlerine bölgelerindeki hava kalitesinin öğrenciler için risk oluşturup oluşturmadığına ilişkin karar verme yetkisi tanıdığını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dxiy1XqLn0Wz0gVGa9Cdiw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hava kirliliği nedeniyle halka maske takmaları ve açık hava aktivitelerinden kaçınmaları tavsiye edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i3v9PWuIB0eaJ8RNPp7LRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışanlara ve işletmelere cuma gününe kadar evden çalışma çağrısı yapılırken, kamyonların yarın gece yarısından itibaren başkent Bangkok’un belirli bölgelerine girmesi yasaklanacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eL9unYxMlEaOc5ca5d7_4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XUhPwaGex0WBSFyxx4Kl8w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pUb16Qyq40Kv2T00v4F2zQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8kCvHU9lS0Om9eM0WF6jLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vll-cb8PXUeFGIvWnR90mQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suriye Savunma Bakanından PKK/YPG’ye uyarı: Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız</title>
<link>https://izmiringundemi.com.tr/suriye-savunma-bakanindan-pkkypgye-uyari-eger-guc-kullanmak-zorunda-kalirsak-hazir-olacagiz</link>
<guid>https://izmiringundemi.com.tr/suriye-savunma-bakanindan-pkkypgye-uyari-eger-guc-kullanmak-zorunda-kalirsak-hazir-olacagiz</guid>
<description><![CDATA[ Suriye Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, terör örgütü PKK/YPG’yi uyararak, &quot;Müzakere kapısı şu anda açık. Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız.&quot; dedi.Suriye&#039;deki yeni yönetimin Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, terör örgütü PKK/YPG’yi uyardı.Kasra, terör örgütü PKK/YPG’nin oluşturduğu silahlı grupların Savunma Bakanlığı çatısı altında toplanması konusunda, &quot;Müzakere kapısı şu anda açık. Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız. Bize petrol teklif ettiler ama biz petrol istemiyoruz, kurumları ve sınırları istiyoruz.&quot; dedi.FİDAN: &quot;YPG KENDİNİ FESHETMEZSE OPERASYON YAPARIZ&quot; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Ocak&#039;ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG&#039;nin kendini feshetmemesi durumunda askeri operasyon mesajı verdi.  Şam&#039;daki yeni yönetimin savaşmaktan korkan bir yönetim olmadığını belirten Fidan, &quot;Eğer askeri harekat olmasını istemiyorsanız bizim tarafımızdan ya da Suriye&#039;deki yeni yönetim tarafından bunun şartları bellidir. Uluslararası başka ülkelerden gelen teröristlerin ülkeyi, Suriye&#039;yi terk etmesi gerek&quot; diye konuştu.  Fidan ayrıca gereğinin yapılmadığı takdirde askeri harekat yapılacağını söyledi. Türkiye&#039;nin Suriye halkının &quot;zorlu yolunu kolaylaştırmak&quot; için üzerine düşeni yapacağını söylemişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bGQkPvRBAEOtbGttzMVqWg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Suriye, Savunma, Bakanından, PKKYPG’ye, uyarı:, Eğer, güç, kullanmak, zorunda, kalırsak, hazır, olacağız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bGQkPvRBAEOtbGttzMVqWg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Suriye Savunma Bakanından PKK/YPG’ye uyarı: Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız"><p>Suriye Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, terör örgütü PKK/YPG’yi uyararak, "Müzakere kapısı şu anda açık. Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız." dedi.</p><p>Suriye'deki yeni yönetimin Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, terör örgütü PKK/YPG’yi uyardı.</p><p>Kasra, terör örgütü PKK/YPG’nin oluşturduğu silahlı grupların Savunma Bakanlığı çatısı altında toplanması konusunda, "Müzakere kapısı şu anda açık. Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız. Bize petrol teklif ettiler ama biz petrol istemiyoruz, kurumları ve sınırları istiyoruz." dedi.</p><p><strong>FİDAN: "YPG KENDİNİ FESHETMEZSE OPERASYON YAPARIZ"</strong> </p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Ocak'ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG'nin kendini feshetmemesi durumunda askeri operasyon mesajı verdi.  Şam'daki yeni yönetimin savaşmaktan korkan bir yönetim olmadığını belirten Fidan, "Eğer askeri harekat olmasını istemiyorsanız bizim tarafımızdan ya da Suriye'deki yeni yönetim tarafından bunun şartları bellidir. Uluslararası başka ülkelerden gelen teröristlerin ülkeyi, Suriye'yi terk etmesi gerek" diye konuştu.  Fidan ayrıca gereğinin yapılmadığı takdirde askeri harekat yapılacağını söyledi. Türkiye'nin Suriye halkının "zorlu yolunu kolaylaştırmak" için üzerine düşeni yapacağını söylemişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>